Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Ölüm Maçı/Diyaloglar

< Ölüm Maçı

1.263pages on
this wiki
Add New Page
Comments0 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Ölümmaçı.png

Bangkok, Tayland...
Jack Archer: <İsim>, Asya'da vaktimiz epey koşuşturmacalı geçti! Bir adam kaçırma ağı, beyni yıkanan çocuklar, masum görünümlü bir ninenin aslında SOMBRA'nın çocuk toplama sorumlusu olduğunun ortaya çıkması!
Jack Archer: Sanjay'i SOMBRA'nın pençesinden kurtardıktan sonra Carmen'in onu evlat edinmesi de cabası! Bunun olduğuna halen inanamıyorum!
Şef Ripley: SOMBRA'nın çocuk toplama programını ifşa ettik, ama işimiz halen bitmedi!
Şef Ripley: Obaasan parmaklıklar ardında, ama artık elimizde SOMBRA'nın acımasız avından sağ kurtulan çocukların buraya, Bangkok'a getirildiklerine dair elimizde kanıt var!
Jack Archer: Ama neden? İşte bu yüzden Okyanusya'ya geldik <İsim>. Burası Dünya'nın kültürel ve coğrafi anlamda en çeşitli bölgelerinden biridir!
Ingrid Bjorn: <İsim>! Az önce bölge emniyetinden ülkenin en meşhur Tay boksu şampiyonunun ölü bulunduğu haberini aldık!
Ingrid Bjorn: Thanid Tongproh, bu akşam Rajadamnern Stadyumu'nda unvanını koruma maçına çıkacaktı!
Jack Archer: Bu Taylandlı yetkilileri ilgilendiren bir mesele değil mi? Biz daha büyük bir balığın peşindeyiz!
Ingrid Bjorn: Ölüm nedeni anlaşılana kadar bölge emniyeti olayın gizli tutulmasında kanaat kıldı. Bu yüzden de Büro'nun soruşturmayı el altından yürütmesini talep etti!
Ingrid Bjorn: Bu yüzden bu vakaya senin bakmanı istiyorum! Eğer SOMBRA'nın izini süreceksek, yetkililerin yanımızda olması gerekir!
Jack Archer: <İsim>, hadi şu stadyuma gidip meselenin temeline inelim!

1. Bölüm

İncele: Stadyum.
Jack Archer: Vay anasını sayın seyirciler! Adam cartayı çekmiş bildiğin. Ringin iplerinde sallanıyor resmen!
Jack Archer: Ölüm nedenini anlamak için otopsiyi beklememiz gerekecek ama boynudaki izlere bakarsak bu adamın öldürüldüğü kesin!
Jack Archer: İpucu bulabildin mi <İsim>? Hey, bu spor çantasından bir şey çıkabilir! Üzerindeki logo kurbanın şortundakiyle aynı, yani Thanid'in olabilir!
Jack Archer: Şu karton parçaları ne olabilir ki? Hadi bunları birleştirip öğrenelim!
Jack Archer: Pekala <İsim>, SOMBRA'yı kovalıyor olmayabiliriz ama elimizde bir dövüş olduğu kesin!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Angela Douglas: Selam <İsim>! Üçüzler dedelerinin yanına döndüğünden beridir laboratuvar asistanım yok. Burası iyice boş kaldı!
Jack Archer: Ah evet... Sanırım onları epey özleyeceğim!
Angela Douglas: Vay, Jack Amca! Senin bu kadar yufka yürekli olduğunu bilmezdim!
Jack Archer: Ben yufka yürekli falan değilim!
Angela Douglas: Tabii... Şimdi cesede dönelim. Ölüler masal anlatmaz derler ama, kurban bana bu cinayet hakkında epey bir şey anlattı <İsim>!
Angela Douglas: Kurbanın boğazının etrafındaki bağlanma izleri, büyük ihtimalle arkadan kısa bir halatla boğulduğunu gösteriyor.
Angela Douglas: Ayrıca Thanid'in kanında alkol olduğunu öğrenmek de kulağınıza epey şaşırtıcı gelebilir!
Jack Archer: Alkol mü?! İyi de şampiyon bir dövüşçü neden alkol alır ki? Hem de büyük unvan mücadelesinden saatler önce!
Angela Douglas: Ceset bana o kadarını anlatmadı. Ama bu durum, katilin antrenmanlı bir atleti nasıl gafil avladığını ve üstesinden geldiğini açıklamaya yetebilir.
Angela Douglas: Ancak kurban sarhoş bile olsa, katilin onun gücü ve dayanıklılığını bastırabilmiş olmalı. Bu da katilin oldukça zinde olduğu anlamına gelir!
Jack Archer: Görünüşe bakılırsa <İsim>, kurbanımız daha eldivenlerini takmadan dengini bulmuş! Ama katilin senden kaçabilmesi için fiziksel olarak zinde olması yeterli olmayacak!

İncele: Spor Çantası.
Jack Archer: Kurbanın çantasında bir kibrit kutusu mu buldun <İsim>? Profesyonel bir kikboksçu neden sigara içer ki?
Jack Archer: Kutudaki logoda "Lychee Dreams Tatil Köyü Barı" yazıyor. Doğru, kurban oranın müdavimi olabilir!
Jack Archer: Hadi plaja inip şu tatil köyü barına bir bakalım <İsim>!

İncele: Plaj Barı.
Jack Archer: Vay be <İsim>, burası amma şekilli bir yermiş! Elime kokteyl alıp keyif yapasım geldi valla!
Jack Archer: Ama haklısın tabii, yapılacak işler var! Kurbanın buraya geldiğini biliğimize göre, cinayete ışık tutacak bir şeyler buldun mu?
Jack Archer: Şu el sargısı, kurbanın kullandığına benziyor. Aslına bakarsan, cesette sargılardan biri eksikti. Şu renkli tozdan bir örnek alsak iyi olacak!
Jack Archer: Kilitli bir tablet her zaman işe yarar bir ipucudur <İsim>, hele ki üzerinde kurbanın resmi varsa. Şifreyi kırma işi sende!
Jack Archer: Şu bar fişinde de kurbanın adı yazılı! Altında bir şey yazıyor ama ıslanmış. Hadi şunu temizleyelim!

İncele: Bar Fişi.
Jack Archer: Bar fişindeki el yazısı mesajda "Bar masraflarını SON kez karşılıyorum! Maniwan" yazıyor.
Jack Archer: Çok tuhaf... Bir Tay boksu şampiyonundan kendi hesabını ödeyebilmesini beklerdim!
Jack Archer: Doğru dedin <İsim>! Eğer bu Maniwan Thanid'in hesabını karşılıyorsa, barmen olmalı! Hadi onu bulalım!

Maniwan Tongproh'a kurbanı sor.
Jack Archer: Affedersin, Maniwan sen misin? Meşgul olduğunu biliyoruz ama sana Thanid Tongproh hakkında birkaç soru sormak istemiştik.
Maniwan Tongproh: Eeeh... Bu kez ne halt yemiş?!
Jack: Korkarım ki epey büyük bir halt... Kendisi öldürüldü.
Maniwan Tongproh: NE?! Kocam öldü mü?!
Maniwan Tongproh: Thanid'e böyle bir şeyi kim yapar?!
Jack Archer: Thanid kocan mıydı?!
Jack Archer: Cidden çok üzgünüz. Şey... Thanid'i en son ne zaman gördün?
Maniwan Tongproh: Haftanın her gecesi olduğu gibi dün gece de buradaydı.
Maniwan Tongproh: Thanid hep aynıydı. İçki, sigara, kadınlar, antrenman da miskinlik. Şampiyon olduğu kadar zamparaydı da!
Maniwan Tongproh: Ama Thanid sahip olduğum tek aileydi ve her şeye rağmen onu seviyordum!
Jack Archer: Başın sağ olsun. <Rütbe> <İsim> kocanın cinayetiyle ilgili bir şey bulur bulmaz ilk sana haber edeceğiz!

İncele: El Sargısı.
Jack Archer: Harika işti <İsim>! Hadi kurbanın el sargısından topladığın bu örneği Lars'a götürelim!

Analiz et: Sarı Toz.
Lars Douglas: <İsim>, iyiki geldin! Üçüzler dedelerinin yanına döndüğünden beridir tak tak esprilerimi dinleyecek kimse kalmadı!
Jack Archer: Evet, anlıyorum kard...
Lars Douglas: Tak tak!
Jack Archer: Peki kardo... Efendim?
Lars Douglas: Hapı yuttuk!
Jack Archer: Hangi hapı?
Lars Douglas: Vitamin hapı! Anladın? Vitamin hapı yuttuk?
Jack Archer: Oooldu... <İsim> ile kurbanın el sargısından aldığımız örnekten bir şeyler çıktı mı bari?
Lars Douglas: Ben de onu izah ediyorum ya! Topladığın o tozda retinol, folik asit ve askorbik asit gibi çeşitli kimyasal bileşenler içeriyor! Bunlar multivitamin haplarının genel içerikleri!
Lars Douglas: Kurban ayaklanıp el sargısını tatil köyü barına bırakamayacağına göre, bunu katil düşürmüş olmalı!
Jack Archer: Yani katil vitamin alıyor! Onu yakaladığımızda cinayetin sağlığa zararlı olduğunu anlayacak, <İsim>!

İncele: Kilitli Tablet.
Jack Archer: Kurbanın tabletinin kilidini açmakla güzel iş çıkardın <İsim>! Baksana, Thanid'in en son açtığı şey bir video kaydıymış. Hadi oynata basalım!

-Video'nun başı...-
Thanid Tongproh: Herkes Baxter'ın bugüne dek en büyük rakibim olduğunu söylüyor, ama şampiyon benim ve bu dövüş bittiğinde de şampiyon olarak kalacağım!
Baxter Fraser: Hayatım boyunca bu unvanı kazanma şansını kolladım. Senin vaktin geçti Thanid, artık sıra bende!
Thanid Tongproh: Baxter, beni ringin içinde veya dışında alaşağı etmekle tehdit ederek korkutmaya çalışıyorsun. Ama unvan için karşı karşıya geldiğimizde asıl korkunun ne olduğunu göreceksin!
Baxter Fraser: Şu anda yeni şampiyona bakıyorsun! O ringe çıktığına pişman olacaksın. Bu senin son dövüşün olacak!

-Videonun sonu...-
Jack Archer: Vay be <İsim>, bayağı atışmışlar! Görünüşe bakılırsa Baxter, Thanid'in unvan rakibiymiş!
Jack Archer: Muhtemelen sadece kurusıkı atmaydı, ama öyle ya da böyle Thanid'i saf dışı etmek istiyor gibi görünüyordu!
Jack Archer: <İsim>, bakalım Baxter kurban hakkında halen ileri geri konuşuyor mu!

Kurbanın unvan rakibiyle konuş.
Baxter Fraser: RRAAAAAHHH!!!
Jack Archer: Höst, yavaş birader! Yumruklarına sahip ol!
Baxter Fraser: Affedersiniz, bir savaşa hazırlanırken bir kaplan misali tamamen dövüşe odaklanırım! Bu gece şampiyonluk ben olacağım!
Jack Archer: Biraz hızını düşür bakalım, Kaplan! Sanırım dövüşün iptal edildiğinden haberin yok. Thanid Tongproh öldürüldü!
Baxter Fraser: NE?!
Baxter Fraser: Peh, tam Thanid'lik bir hareket! Benimle dövüşmekten tırstığını biliyordum, onun yerine gidip ölmeyi tercih etmiş!
Jack Archer: Hee... de, bunun planının parçası olduğunu pek sanmıyorum!
Baxter Fraser: Uzun zamandır birbirimizle dövüşmeyi bekliyorduk, bu şansı kaçırıdığımız için üzgünüm. Yumruğumu suratına indirmekten keyif alacaktım!
Jack Archer: Evet, yazık oldu. Ha birde... Sarı gözler ne iş?
Baxter Fraser: Bunlar lens. Hayranlarım bana "Engerek" dedikleri için imajımla gidiyor!
Jack Archer: Pekala "Engerek", bir yere sıvışayım deme. <Rütbe> <İsim> seninle tekrar konuşmak isteyebilir!

İncele: Yırtık Karton.
Jack Archer: Birleştirdiğin o reklam panosu bir kikboks salonunun reklamıymış! "Simply Warriors Muay Thai'de şampiyonlardan eğitim alın" yazıyor!
Jack Archer: Koç da Orlando "Dukes" Weathers diye biri!
Jack Archer: Haklısın <İsim>! Salonun logosu, kurbanın çantası ve şortundakiyle aynı... Antrenmanını orada yapıyor olmalı!
Jack Archer: Sende benim düşündüğümü mü düşünüyorsun? Koç Weathers ile teke tek görüşme vakti!

Koç Weathers ile Thanid'in eğitimi hakkında konuş.
Jack Archer: Koç Weathers? Stadyumda reklamınızı bulduk da sizinde bir konuda...
Orlando Weathers: Ders almak mı istiyorsunuz? Harika! O tanıtımların işe yarayacağını biliyordum! Akıllıca bir karar vermişsin dostum. Burada şampiyonlarla antrenman yapacaksın! Bana "Dukes" diyebilirsin!
Jack Archer: Iıı... peki, "Dukes". Kötü haberlerimiz var. Şampiyonlarınızdan biri olan Thanid Tongproh'u ölü bulduk!
Orlando Weathers: Thanid öldü mü?! Bu nasıl olur?! Formunun zirvesindeydi... Bu gece şampiyonluk kemerini koruyacaktı!
Jack Archer: Şu anki şampiyon olarak Thanid'in pek çok rakibi olduğunu tahmin ediyorum. Bu rekabeti ring dışına taşımak isteyecek birileri var mıydı?
Orlando Weathers: Yenilmez şampiyon olarak eldivenlerimi astığımdan beridir dövüşçü yetiştiriyorum. Rekabet oyunun bir parçasıdır. Dövüşçüler, şampiyonluk kemerini rakiplerini öldürerek kazanamazlar.
Orlando Weathers: Tüh ya. Thanid çocukluğundan beridir benimle antrenman yapardı. Onunla aile gibiydik! Artık ne yapacağım, bilmiyorum!
Jack Archer: Hem bir şampiyon, hem de bir dost kaybettiğiniz için üzgünüz Bay Weathers.
Orlando Weathers: Bu gece Thanid'in hayatının en büyük gecesi olacaktı... Son gecesi olacağı hiç aklıma gelmemişti!

Tekrar Büro merkezinde...
Jack Archer: Pekala <İsim>, soruşturma pek de umduğum gibi gitmiyor.
Jack Archer: SOMBRA'nın "sonraki aşama" programıyla ilgili tek bir iz bile bulamadık...
Jack Archer: Şimdi de bir Tay boksu şampiyonunun katilini bulmak için zamanla dövüşüyoruz!
Jack Archer: Kurbanın koçu Thanid'i yıllardır çalıştırıyormuş. Şampiyonunu öldürmek için ne tür bir sebebi olabilir ki?
Jack Archer: Maniwan haliyle kocasının ölümüne üzülmüş, ama belkide içkiciliğinden ve çapkınlığından sonunda bıkmıştır.
Jack Archer: Bir de Thanid'in ağır konuşan rakibi Baxter Fraser var, ama rekabeti ringin dışına taşımış olabilir mi ki?
Jack Archer: Bunlardan pek bir şey çıkmaz...
Ingrid Bjorn: <Rütbe> <İsim>, buna baksan iyi olur!
Jessica Luang: Son dakika, Bangkok'un sevilen orta sıklet şampiyonu Thanid Tongproh öldürülmüş olarak bulundu!
Jassica Luang: Alınan bilgiye göre Tongproh, rakibi Baxter Fraser'a karşı unvanını koruma mücadelesinden saatler önce Rajadamnern Stadyumunda ölü bulundu.
Jessica Luang: Uzun zamandır şampiyonluğu kaptırmayan boksörün hayranları, stadyumu ve Tongproh'un koçuyla antrenman yaptığı Ayutthaya Parkı'nı ziyaret ederek saygılarını sunuyorlar.
Jessica Luang: Konuyla ilgili gelişmeleri takip etmek için bizden ayrılmayın.
Ingrid Bjorn: Basının bundan nasıl haberi oldu Archer?! Bu soruşturmayı gizli tutman gerekiyordu!

2. Bölüm

Jack Archer: Pekala <İsim>, soruşturma pek de umduğum gibi gitmiyor.
Jack Archer: SOMBRA'nın "sonraki aşama" programıyla ilgili tek bir iz bile bulamadık...
Jack Archer: Şimdi de bir Tay boksu şampiyonunun katilini bulmak için zamanla dövüşüyoruz!
Ingrid Bjorn: <Rütbe> <İsim>, buna baksan iyi olur!
Jessica Luang: Son dakika, orta sıklet şampiyonu Thanid Tongproh öldürülmüş olarak bulundu!
Jessica Luang: Uzun zamandır şampiyonluğu kaptırmayan boksörün hayranları, stadyumu ve Tongproh'un antrenman yaptığı Ayutthaya Parkı'nı ziyaret ederek saygılarını sunuyorlar.
Ingrid Bjorn: Basının bundan nasıl haberi oldu Archer?! Bu soruşturmayı gizli tutmanı söylediğimi sanıyordum!
Jack Archer: Valla şüphelilerle konuşmadan cinayet çözmek pek de kolay olmuyor açıkçası!
Ingrid Bjorn: Yine de derhal bu vakanın köküne inilmesini istiyorum!
Jack Archer: Doğru dedin <İsim>! O muhabir kurbanın sürekli Ayutthaya Parkı'nda antrenman yaptığından bahsetti!
Jack Archer: Hadi Ayutthaya Parkı'nda gidip ipucu arayalım ve... Ingrid'in ayağının altından çekilelim!

İncele: Ayutthaya Harabeleri.
Jack Archer: Thanid'in neden burada antrenman yapmaktan zevk aldığını görebiliyorum <İsim>. İpucu bulabildin mi?
Jack Archer: Şu kağıt yığını önemli olabilir. Bandı getiriyorum!
Jack Archer: Şu yaprak sepeti ne alaka? Sanırım göz atmaya değer, eleme işi sende!

İncele: Yaprak Sepeti.
Jack Archer: Sepette bulduğun o saç bandı, kurbanın şu resimde takdığı saç bandına oldukça benziyor!
Jack Archer: Hadi bu saç bandını doğruca Lars'a götürelim!

Analiz et: Kurbanın Saç Bandı.
Lars Douglas: O sepeti alt üst etmeyi iyi akıl etmişsin <İsim>! Saç bandının cinayet silahı olduğunu kanısına varabildim!
Lars Douglas: Karıcığım saç bandının ip profilinin, kurbanın boynundaki bağlanma izleriyle eşleştiğini doğruladı!
Jack Archer: Ne?! Thanid kendi saç bandıyla mı öldürülmüş dedin?!
Lars Douglas: Korkarım ki evet. Gerçi Dupont'un dediğine göre buna mongkol deniyormuş. Tay boksörleri tarafından maçtan önce takılan, iyi talih ve korumayı simgeleyen kutsal bir baş süsüymüş.
Lars Douglas: Şimdi, kesin bir DNA eşleşmesi yakalayamasam da mongkolda, katilin kurbanı boğarken ihtiyaç duyacağı kavrama pozisyonuna uygun tırnak parçacıkları buldum.
Lars Douglas: Tırnak parçacıklarının üzerinde sitral içeren açık yeşil bir maddeden izler vardı.
Lars Douglas: Sitral, Tay mutfağında sıkça kullanılan bir ot olan limon otunda bulunan kokulu bir yağdır!
Jack Archer: Yani katil limon otu mu yiyormuş?! Vakti varken alabildiğince tadını çıkarsın bakalım <İsim>. Hapisane mönüsünde limon otu olduğunu sanmıyorum şayet!
(Analiz sonrası)
Jack Archer: Pekala <İsim>, cinayet silahını bulduk ama katili bulmaktan epey uzaktayız!
Jack Archer: İyi fikir! Hadi tatil köyü barına dönüp Thanid'in en evdiği alem mekanına yakından göz atalım!

İncele: Plaj Barı Lobisi.
Jack Archer: Iıyy! O kanlı dişi niye aldın <İsim>? Eğer işe yarayacağını düşünüyorsan, kan örneği alma işini sana bırakıyorum!
Jack Archer: O röntgen daha benlik bir ipucu! Hadi resmi çapraz analiz edip soruşturmayla ilgisi var mı yok mu bakalım!
Jack Archer: O defter işe yarayabilir. Kurbanın adı okunuyor ama sayfanın geri kalanı solmuş. Hadi buna bir toz atalım!

İncele: Solmuş Defter.
Jack Archer: Defterdeki yazıyı açığa çıkararak iyi iş başardın <İsim>, ama yine de bundan bir şey çıkartamadım!
Jack Archer: Thanid ile Baxter arasındaki şampiyonluk mücadelesiyle ilgili olduğu aşikar, da şu rakamlar ne ayak? Ayrıca "Kaybetmemeli" ne demek oluyor?
Jack Archer: Doğru <İsim>! Mesele rakamları deşifre etmekse bize tek bir kişi yardım edebilir... Elliot!

Analiz et: Defterin İçeriği.
Elliot Clayton: Hey <İsim>! Defterdeki şu rakamların analizini tamamladım!
Elliot Clayton: Bu rakamlar para hatlarını temsil ediyor, daha doğrusu bahis oranlarını. Fraser +120 ile zayıf halka. Yani örneğin 120 dolar kâr etmen için 100 dolar yatırman yeterli.
Elliot Clayton: Thanid ise -130 ile açık arar favori. Yani 100 dolar kâr etmen için 130 dolar yatırman gerek.
Elliot Clayton: Zayıf halka için kâr marjı çok daha yüksek çünkü kazanma ihtimali de bir o kadar düşük. Thanid'in kazanacağı öngörüldüğünden, kâr marjı daha az.
Jack Archer: Anladım. Demek nottaki "Kaybetmemeli!" den kastı bu. Peki ya diğer rakamlar?
Elliot Clayton: Bunları yerel bahis kurumlarıyla karşılaştırdım ve Chon Sansurin adlı bir bahisçinin veri tabanındaki iki dövüşçünün referansları olduğunu öğrendim!
Jack Archer: O defteri aldığın iyi olmuş <İsim>! Her iddiasına girerim ki ne düşündüğümü tahmin ediyorsundur. Chon Sansurin'i ziyaret etme vakti geldi!

Chon Sansurin ile bahis notları hakkında konuş.
Jack Archer: Affedersiniz, Chon Sansurin siz misiniz?
Chon Sansurin: Sawadtee! Ta kendisi, krup! Hadi gelin de şu limon otlu baharatlı tavuğu birlikte yiyelim! Bahis mi oynamak istiyorsunuz? Buralardaki en iyi oranlar bende!
Jack Archer: Bahis yok Bay Sansurin. Ama defterinizi bulduk ve sizinle Thanid Tongproh cinayeti hakkında konuşmak istiyoruz.
Chon Sansurin: Biliyorum, haberlerde gördüm! Şammiyon bir Tay dövüşçüsünün unvan maçı gününde öldürülme olasılığı... Milyonda bir ihtimal!
Chon Sansurin: Yazık oldu, banka hesabım o herifi epey özleyecek! Beni çok zengin etmişti!
Jack Archer: Şefkatiniz pek dokunaklıymış Bay Sansurin. Defterinize bakacak olursak, Thanid'in unvanını kaptırmayacağından pek eminmişsiniz, doğru mu?
Chon Sansurin: Buna şüphe yok, kendisi her zaman banko şampiyondur!
Chon Sansurin: Rakibini gebertecekti... Ah özür dilerim, kelime seçimim biraz uygunsuz oldu!
Jack Archer: Umalım da kendi iyiliğiniz için onu siz gebertmemiş olun. Çok uzaklaşmayın da, sizinle tekrar konuşmamız gerekebilir!
Chon Sansurin: Mesele değil <Rütbe> <İsim>, ben hep buralardayım, krup! Ayrıca defterimi bulduğunuz için de teşekkürler... İstediğiniz zaman gelip müesseseden bahis oynayabilirsiniz!

İncele: Kanlı Diş.
Jack Archer: O dişi almanı hatırladıkça halen midem kalkıyor <İsim>! Ama öyle olsun, aldığın şu örneği mikroskop altına sokalım!

İncele: Kan.
Jack Archer: Mikroskop profiline göre dişte bulduğumuz kan, kurbanın karısı Maniwan Tongproh'a aitmiş!
Jack Archer: Bence de <İsim>, bu kulağa hiç hoş gelmiyor! Derhal Maniwan'ı bulup bu dişi nasıl yitirdiğini öğrenmeliyiz!

Maniwan Tongproh'a kırık dişini sor.
Maniwan Tongproh: Ah, sen miydin <Rütbe> <İsim>?! Limon otu siparişi vermiştim de, kurye geldi sandım!
Jack Archer: Maniwan, sana bulduğumuz şu kırık dişi sormak istemiştik. Bunu nasıl yitirdiğini <Rütbe> <İsim> ile bana anlatır mısın?
Maniwan Tongproh: Bunu yerde mi buldunuz? Ne kadar utanç verici!
Maniwan Tongproh: Ama Thanid öldüğüne göre, sanırsam artık saklamama gerek yok. O dişi kıran Thanid'di.
Jack Archer: Ne?! Thanid seni dövüyor muydu? Hem de dişini kıracak kadar?!
Maniwan Tongproh: Herkes Thanid'i severdi, ama kimse ringin dışında da şiddete başvuran birisi olduğunu bilmezdi!
Maniwan Tongproh: Ne zaman tepesi atsa beni döverdi. Bir gün beni öldüreceğinden korkuyordum!
Jack Archer: Bu korkunç bir şey Maniwan. Kocanın sana bu derece acımasız davranmasına çok üzüldük!
Maniwan Tongproh: Çok üzgünüm, ama bir yandan ölmesine sevinmediğimi de söyleyemem!
Jack Archer: Eh, umarım meseleyi kendince halletmemişsindir!

İncele: Röntgen Filmi.
Jack Archer: Veri tabanı sakatlanma profiline dair bir eşleşme yakaladı... Röntgen Baxter Fraser'a aitmiş!
Jack Archer: Thanid'in rakibinin kolu mu kırıkmış? Bana sorarsan bu, gayet makul bir cinayet sebebi! Belli ki Baxter'la görülecek bir hesabımız var, <İsim>!

Baxter Fraser'a kırık kolunu sor.
Jack Archer: Mesele kırık kolun Bay Fraser. Bu şekilde şampiyonluğu kazanman zor olurmuş!
Baxter Fraser: Ah... Demek onu öğrendiniz? Bunu olabildiğince gizli tutmaya çalışmıştım. Bir tek doktorumla Thanid biliyordu.
Jack Archer: Thanid biliyor muydu?!
Baxter Fraser: Kolum kırıldığında ilk önce, Thanid'e unvan maçını erteleyelim dedim. Hayır dedi!
Jack Archer: Yani Thanid, sakat olduğunu bildiği halde maçı ertelemedi mi? Bu da seni epey kızdırmış olmalı!
Baxter Fraser: Pek sayılmaz! Ben her zaman üst düzey formdayımdır ve güçten düşmemek için de vitaminlerimi düzenli olarak alırım. Kırık kolla bile onu yıkar geçerdim!
Jack Archer: Ee, artık kimin galip geleceğini öğrenemeyeceğiz, ne dersin? Ama sırf dövüşü iptal ettirmek için Thanid'i öldürdüysen, bir sonraki sağlık kontrolünü hapishanenin revirinde yaparsın!

İncele: Yırtık Belge.
Jack Archer: Bir tane tez kağıdı mı buldun? Başlığında "Sinir Yollarının Potansiyelini Açmak" yazıyor!
Jack Archer: He, gördüm! Tez'in başında kurbana yazılmış bir not var! "Thanid, nadir bir fırsatı kaçırıyorsun!" yazılı.
Jack Archer: Hımm... Bu araştırma kağıdının şampiyon bir kikboksçuyla ne ilgisi olabilir ki?
Jack Archer: Şu Profesör Marshall Metcalf'ın adresini bulayım hemen.
Jack Archer: Nasıl ya, Profesör Metcalf'ın üniversite fotoğrafı hatalı olmalı... Cildi mavi görünüyor! Neyse, hadi ona şu kağıdı sıralım!

Profesör Metcalf'a araştırmasını sor.
Marshall Metcalf: Ah, merhaba, hoş geldiniz! Pek ziyaretçim olmaz da!
Jack Archer: N'OLUYO LA...?! Kutsal inek aşkına, siz GERÇEKTEN de mavi misiniz? Bu nasıl olur?!
Marshall Metcalf: Ha evet, şu şey. İnsanlara bunun itici gelebildiğini unutuyorum bazen. Kendi üzerimde deney yapmak gibi bir alışkanlığım vardır. Bazende beklenmedik... yan etkileri olabiliyor!
Jack Archer: Peki... şey... Bu her gün gördüğümüz bir şey değil!
Jack Archer: Her neyse, buraya teziniz hakkında konuşmaya geldik. Thanid Tongproh'un kaçırdığı şu "fırsat" da neymiş?
Marshall Metcalf: Ah, ölümünü mü soruşturuyorsunuz? Öldürüldüğünü duydum da, sizce de korkunç değil mi?!
Marshall Metcalf: Thanid'e bazı performans arttırıcı maddelerle ilgili deneylere katılmasını teklif ettim. Tamamen yasal ve hilesiz tabii!
Marshall Metcalf: Thanid, benim aldığım vitaminlerden biraz daha etkin maddelerin kullanıldığı, tamamıyla zararsız olan bu deneylere katılmayı reddetti!
Marshall Metcalf: Thanid deneylere katılmış olsa, belki de halen hayatta olurdu!
Jack Archer: "Zararsız deneyler" mi? Kendini maviye çeviren birinden bunu duymak pek yenilir yutulur türden değil! Bir yere kaybolmayın Profesör Metcalf, sizi tekrar görebiliriz!

Tekrar merkezde...
Jack Archer: Seni bilmem <İsim> ama sanki şüphelilerle cinayet hakkında konuştukça, mesele daha içinden çıkılmaz bir hal alıyor gibi geliyor bana!
Jack Archer: Baxter Fraser'ın kolunun kırık olduğunu ve dövüşü erteletmek istediğini öğrendik. Ama Thanid'i temelli saf dışı bırakacak kadar çaresiz miydi?
Jack Archer: Chon Sansurin, Thanid'e oynadığı bahisleri sürekli kazanıyordu, "altın yumurtlayan tavuğunu" kesmesi mantıklı olmaz.
Jack Archer: Bir de Profesör Marshall Metcalf var tabii... Halen o herifin kendini maviye çevirdiğine halen inanamıyorum!
Lars Douglas: Şey... <İsim>? Galiba bir sorunumuz var!
Jack Archer: LARS?! Sen... Mavi olmuşsun!

3. Bölüm

Jack Archer: <İsim>, sanki şüphelilerle cinayet hakkında konuştukça, mesele daha içinden çıkılmaz bir hal alıyor gibi geliyor bana!
Jack Archer: Ayrıca soruşturma uzadıkça SOMBRA'nın kaçma ihtimali de artıyor!
Lars Douglas: Şey... <İsim>? Galiba bir sorunumuz var!
Jack Archer: LARS?! Ne yaptın sen? Mavi olmuşsun!
Lars Douglas: Biliyorum! Profesör Metcalf'ın öz deneylerinden etkilendim ve araştırmasını biraz inceledim. Sonra da... Vaziyet bu!
Jack Archer: Hay Allah dostum, iyi misin?!
Lars Douglas: İyiyim birader, ama Profesör Metcalf'ı bulup bunu nasıl düzelteceğimizi sormamız gerek. Hep mavi olarak kalmak istemiyorum <İsim>!
Jack Archer: O zaman bir an önce bunu düzeltsek iyi olur! Angela seni böyle görürse paralar valla!
Lars Douglas: Bir şey daha var <İsim>! Profesörün deneylerini araştırırken kurbanın performans arttırıcı deneyleri reddetmesine rağmen bazı rakiplerin reddetmediklerini öğrendim!
Lars Douglas: Profesör diğer Tay dövüşçüleri üzerinde deney yapıyormuş!
Jack Archer: Peki Lars, o zaman <İsim> ile gidip Profesör Metcalf ile araştırması hakkında konuşun, bir de bakın bakalım seni normale döndürebilecek mi!
Jack Archer: Ben de bu arada park harabelerine gideyim <İsim>. Orada buluşup olay mahallini tekrardan gözden geçilerim... Kaybedecek bir saniyemiz bile yok!

Lars'ın mavi cildi için bir panzehiri bul.
Marshall Metcalf: <Rütbe> <İsim>! Sesli konuştuğum için kusura bakmayın, limon otu ve amonyağın yenileyici özelliklerini deniyordum da, karışım duyma güçlüğü çekmeme yol açtı!
Lars Douglas: Şey... Profesör Metca...
Marshall Metcalf: Aman Yarabbim, sen mavisin! Bunu nasıl becerdin yahu?!
Lars Douglas: Sizin araştırmalarınızdan esinlendim, Pröfesör Metcalf ve kendi çapımda küçük bir deney yapmak istedim!
Lars Douglas: Halen mavi olduğunuza göre sanırım bu durumun geri dönüşü yok!
Marshall Metcalf: Hiç de değil! Bir panzehirim var, ama kendi üstümde denemeye üşendim. Aslında mavi olmak hoşuma gitmeye başladı denilebilir!
Lars Douglas: Bu harika bir haber, tekrar pembe olabileceğim! Teşekkürler!
Marshall Metcalf: Hiç sorun değil! Şimdi müsaadenizle, kampüsün etrafımda günlük koşumu yapacağım!
Lars Douglas: Bir saniye Profesör Metcalf! Performans arttırıcı deneylerinizi diğer Tay boksörlerinin üzerinde uyguladığınızı öğrendik!
Marshall Metcalf: Hah, tıpkı Thanid gibi konuştunuz! Sırf Thanid ve o rakibinin katılmayı reddetmesi diğer diğer dövüşçülerin katılmayacağı anlamına gelmiyor!
Marshall Metcalf: Thanid, deneylerim rakiplerime haksız bir üstünlük sağlar diye kızıp, durmam için beni uyarmıştı. Hatta araştırmalarımı boks yetkililerine şikayet etmekle bile tehdit etti beni!
Lars Douglas: Tabii artık öldüğü için böyle bir şey olmayacak... Tam da istediğiniz gibi!
Lars Douglas: Bakın, bana bu panzehiri vediğiniz için sağ olun, ama <Rütbe> <İsim> Thanid'i susturmak için onu öldürdüğünüzü ortaya çıkarırsa, boks yetkileri endişelenmeniz gereken son şey olur!

İncele: Park Harabeleri.
Jack Archer: Vaka için zaman işliyor <İsim>... İpucu bulabildin mi? Yırtık bir fotoğraf mı? Bir turist tarafından düşürülmüş olabilir, ama yine de birleştirmeye değer!
Jack Archer: O kilitli telefon da kurbana ait olabilir! İçinde ipucu olup olmadığını öğrenmek için önce kilidini kırmamız gerekecek!

İncele: Yırtık Fotoğraf.
Jack Archer: Bu yırtık fotoğraf kurbanın fotoğrafı ve bu harebelerde... sanırsam "hayranları" diyebileceğimiz iki kızla poz vermiş!
Jack Archer: Evet, fotoğrafın üstünde bir not var. Diyor ki, "Ya anntrenmanını ciddiye al, ya da kendine başka bir koç bul!"
Jack Archer: Bunu Koç Weathers mı yazmış? Bu çok garip, Thanid'in antrenörü şampiyon dövüşçüsünden övgüyle bahsedip dururdu.
Jack Archer: Haklısın, Orlando Weathers'la bir kez daha konuşsak iyi olacak!

Koç Weathers'la Thanid'e notu hakkında konuş.
Orlando Weathers: Ah, geldiğini görmemişim <İsim>, tam antrenmanımı bitiriyordum. Limon otu ve zencefil şifa iksirimi denemek ister misin?
Jack Archer: Yok, almayalım, sağ olun. Size şu fotoğrafı sormak istemiştik. Thanid'in antrenmanından pek memnun değilsiniz gibi!
Orlando Weathers: Thanid o fotoğrafı yırtıp atmış mı? O kadar sinir bozucu bir herifti ki!
Jack Archer: Anlamıyorum. Thanid'i uzun süredir çalıştırıdğınızı ve formunun zirvesinde olduğunu söylemiştiniz!
Orlando Weathers: Formunun zirvesinde İDİ, benim gibi vitamin takviyesi almasına da gerek yoktu. Thanid'in sorunu disiplindi!
Orlando Weathers: Eminim şimdiye kadar Thanid'in sıradan bir atlet olmadığını anlamışsınızdır. Şampiyon olmuş olabilir ama davranışları tam bir kepazelikti!
Orlando Weathers: İçki, sigara, hovardalık, ne ararsanız. Antrenmalarına hiç odaklanmıyordu. Thanid doğuştan atletti ama o unvanı hak etmiyordu!
Jack Archer: Epey hayal kırıklığına uğramışsın Koç! Umarım Thanid'in şampiyonluk kemerini elinden temelli alan sen değilsindir, yoksa bütün dövüşçülerin başka bir koç bulmak zorunda kalacak!

İncele: Kilitli Telefon.
Jack Archer: Bulduğun telefon, şu bizim bahisçi Chon Sansurin'e aitmiş! Buraya nasıl gelmiş acaba?
Jack Archer: Doğru dedin <İsim>, Chon gibi bir herif gerçeği kolay kolay şakımaz, o yüzden önce bu telefona yakından baksak iyi olacak. Hadi bunu Elliot'a götürelim!

Analiz et: Telefon.
Elliot Clayton: Bana sürekli bahisle alakalı ipuçları getiriyorsun <İsim>. Valla bahise başladığını düşünmeye başlayacağım hani!
Jack Archer: Bahisle alakalı ipucu mu? Chon'un telefonunda ne buldun ki?
Elliot Clayton: Chon'un İnternet'te kumar müdavimi olması size pek şaşırtıcı gelmemeli. En son bahislerini inceledim ve parasını hep Thanid Tongproh'a yetırdığını gördüm... Bu sefer hariç!
Elliot Clayton: Hesap hareketlerine göre Chon, Thanid'in unvanını kaybetmesi üzerine büyük bir miktar parayla bahis oynamış!
Jack Archer: Ne?! Chon neden onca parayı kazanması her an garanti olan şu çok sevdiği şampiyonunun rakibine yatırsın ki? Bence de <İsim>, Chon'un açıklaması gereken şeyler var!

Chon Sansurin'e neden Thanid'in zaferinin aleyhine bahis oynadığını sor.
Jack Archer: Bay Sansurin, madem Thanid'in kazanacağından bu kadar emindin, o zaman neden kaybetmesine oynadın?
Chon Sansurin: Iıı, evet. Kulağa tuhaf geliyor değil mi? Ama hesap ortada, krup!
Chon Sansurin: Thanid bu unvan maçının favori ismi olabilir, ama bazen rakamların ötesine bakmak gerekir. Bahis önsezi gerektirir... En iyi olmamın da nedeni bu!
Jack Archer: Ve "önsezin", Thanid'in yenileceğini mi söylüyordu?
Chon Sansurin: Evet! Şan şöhret günlerinin bittiğini görüyordum. Herif hiç antrenman yapmaz, deli gibi parti yapardı. Onu hep tatil köyü barında içerken görüyordum!
Chon Sansurin: Ben vitaminlerimi alır, formumu korurum. Ama o kendine hiç bakmazdı. Thanid yeteneklerini kaybediyordu ve yerinden olması an meselesiydi!
Jack Archer: Bu büyük bir kumar Bay Sansurin. Thanid her zamanki gibi kazansaydı bir servet kaybedecektin!
Jack Archer: Umarım ihtimalleri dengelemek için Thanid'i öldürmemişsindir, aksi halde şansının tükendiğini göreceksin!

Tekrar merkezde...
Jack Archer: Ölünün arkasından konuşmayı sevmem <İsim>, ama görünen o ki Thanid Tongproh, pek de herkesin sandığı gibi bir milli kahraman değilmiş!
Jack Archer: Koç Weathers başta öğrencisi için pek olumlu konuşmuştu, ama Thanid'in antrenmanlara karşı tutumu, "Dukes"u çileden çıkarmış olabilir mi?!
Jack Archer: Thanid, Profesör Metcalf'ı "zararsız" performans arttırma deneylerine düdüğü çalmakla tehdit ediyormuş. Belkide mavi ciltli dostumuz onu temelli susturmak zorunda kalmıştır!
Jack Archer: Belki de Chon Sansurin, Thanid'in unvanını kaybetmesine bir servet yatırırken kendini o kadar da şanslı hissetmiyordu!
Jack Archer: Peki elimizde ne kaldı? Harika fikir <İsim>! Hadi cinayet mahalline geri dönelim... Belki stadyumda gözümüzden kaçan bir şeyler vardır... Ama acele etmemiz gerek!

İncele: Ring Kenarı.
Jack Archer: Görünüşe bakılırsa katil, o güvenlik kamerasını duvardan sökerek devre dışı bırakmaya çalışmış. Sanırım bozulmamı <İsim>, ama kilidini açman gerek!
Jack Archer: Doğru diyorsun! Katil delillerden kurtulmak için çöp kutusunu kullanmış olabilir... Hadi hızlıca bir göz atalım!

İncele: Çöp Kutusu.
Jack Archer: Umarım o çöp kutusunda çöp dışında bir şeyler bulmuşsundur <İsim>! Bu bir tür kartvizit falan mı?
Jack Archer: Bir dövmecinin sadakat kartına benziyor... Da üzerindeki o yeşil leke ne ki? Eğer bu kartın bir ipucu olduğunu düşünüyorsan, bunu ışık hızıyla Lars'a götürsek iyi olur!

Analiz et: Lekeli Kart.
Lars Douglas: Bak <İsim>! Tekrar pembe oldum! Panzehir işe yaradı!
Jack Archer: Bu harika dostum! Umarım öz deney günlerin sona ermiştir!
Lars Douglas: Eee... Söz veremem. <İsim>, her halükarda stadyumdan o kartı alman iyi olmuş!
Lars Douglas: Merak ettiğin şu yeşil leke var ya? Bileşimi, cinayet silahında bulduğum limon otuyla tam eşleşiyor!
Jack Archer: Yani katil, kartviziti çöpe atarak ondan kurtulmaya çalışmış! <İsim> ile onu bulacağımızı akıl edememiş belli ki!
Jack Archer: Eğer katil bir dövmecinin sadakat kartına sahipse... O zaman bir dövmesi olmalı!
Jack Archer: Katil artık bizden saklanamaz <İsim>. Dövmesi onu katil diye işaretleyecek zaten!

İncele: Kilitli Güvenlik Kamerası.
Jack Archer: O güvenlik kamerasını deşifre ederek iyi iş çıkardın <İsim>! Acaba katili kaydetmiş midir?
Jack Archer: Hadi bu kamerayı Elliot'a gönderelim, bakalım görüntülere ulaşabilecek mi!

Analiz et: Güvenlik Kamerası.
Elliot Clayton: Göderdiğin şu güvenlik kamerası için sağ ol <İsim>. Rakamlardan gına gelmişti valla!
Jack Archer: Gününü aydınlatabildiysek ne mutlu bize Elliot. Eee, işe yarar bir şeyler bulabildin mi bari?
Elliot Clayton: Şey, kamera söküldükten sonra kaydı durdurmuş ve verilerin çoğu da hasar görmüş.
Elliot Clayton: Ama görüntü analizi yapmak için Thanid'in öldürüldüğü ana en yakın zamanı inceledim. Kameranın önünden yalnızca bir kişi geçti; yani katil o olmalı!
Elliot Clayton: Hasar nedeniyle görüntü ne yazık ki çok karanlık ve düzeltme algoritmasından geçirmeme rağmen bir eşleşme yakalayamadım.
Jack Archer: Yani hiçbir şey bulamadın mı? Vaktimizden çalmayı bırak Elliot!
Elliot Clayton: Hiçbir şey? Ben? Kamera, katil geçerken parlak bir ışık kırılması kaydetmiş ve bundan parlak bir yüzeyin yansıması olduğunu çıkarabildim.
Elliot Clayton: Işığın dengesi ve yansımanın yoğunluğuna bakarak kırılmanın bir gözlük camından kaynaklandığını tespit ettim. Yani aradığınız katil gözlük takıyor!
Jack Archer: <İsim>, katil kameraya zarar vererek kurtulacağını düşündüyse belli ki pek dar görüşlüymüş. Gözlük takan bir katil için gözünü dört aç!

Jack Archer: Yapbozun son parçasını da buldun <İsim>! Thanid'in katilini tutuklamak için gereken tüm kanıta sahibiz! Hadi onu alalım!

Katili Tutukla.
Jack: Chon Sansurin, <Rütbe> <İsim> seni Thanid Tongproh cinayetinden ötürü tutukluyor!
Chon Sansurin: Ben ve şampiyon bir Tay boksörünü öldürmek mi? Antrenmanlı bir dövüşçüyü alt etme olasılığım... Milyonda bir!
Jack Archer: Ama daha önce de söylediğin gibi zindesin... Ve Thanid ölümü sırasında sarhoştu. Yani onu kolayca gafil avlamış olabilirsin!
Chon Sansurin: Peki tamam. Ama bu da ihtimali... Binde bire falan indirir! Hala uzak ihtimal, krup!
Jack Archer: Oyun bitti! Cinayet silahındaki limon otu izlerini ve sadakat kartını bulduk!
Chon Sansurin: Cidden elinizdekiler sadece bunlar mı? Bangkok'ta limon otu yemeyen mi var yahu? Ama bu katilin ben olma ihtimalini... Yüzde bire indirir!
Jack Archer: İstediğin kadar yalan söyle ama kameralar yalan söylemez! Cinayet mahallindeki görüntün elimizde ve gözlüğün seni ele verdi! Bu konuda ne diyeceksin?!
Chon Sansurin: Eee, şey... bu...
Chon Sansurin: Pekala <Rütbe> <İsim>, ihtimallere karşı çıkamam...
Chon Sansurin: Thanid'i ben öldürdüm, ama hepsi onun suçuydu. Anlaşmamızı ihlal etti!
Jack Archer: Anlaşma mı?! Ne diyorsun sen yahu?
Chon Sansurin: Thanid ile dövüşü kasten kaybedeceğine dair bir anlaşma yapmıştık. Bir servet yatırmıştım ve ona da payını verecektim!
Chon Sansurin: Ama dövüşten önce ayrıntıları netleştirmek için stadyuma gittiğimde Thanid fikrini değiştirmişti! Maçı satmayı reddetti!
Chon Sansurin: O maçın iptal edilmesi gerekiyordu, yoksa her şeyimi kaybedecektim!
Jack Archer: Sırf bahiste para kaybetmemek için mi adam öldürdün yani?!
Jack Archer: Dövüşlere bahis yatırmak başka, karanlık anlaşmalar yapmak ve insanların hayatlarıyla oynamak başka şey! Thanid Tongproh'u öldürmekten tutuklusun!

Nigel Adaku: Chon Sansurin, Thanid Tongproh'u öldürmekle suçlamıyorsun. Savunman nedir?
Chon Sansurin: Suçsuzum Hakim Bey! Tamamen nefsi müdafaaydı, krup!
Chon Sansurin: Thanid anlaşmamızı ihlal etti ve dövüşte kasten yenilmeyi reddetti!
Chon Sansurin: Tüm maddi birikimimi bahse yatırmam umurunda değildi, Bangkok mafyası da ona bahis yatırmıştı!
Chon Sansurin: O adamlar para kaybetmeyi hiç hoş karşılamazlar ve mafya karşısında hayatta kalma olasığım da oldukça zayıf. Hayatım da dahil her şeyimi kaybedecektim! Ya o ölecekti, ya da ben Sayın Yargıç!
Nigel Adaku: Bu bahsettiğin şeye nefsi müdafaa denmez Bay Sansurin. Spor müsabakalarına şahsi kâr amaçlı hile karıştırmak ve mafyayla anlaşmalar yapmak riskli bir iştir. Bunu herkesten daha iyi bilmeniz gerek!
Nigel Adaku: Chon Sansurin, yasa dışı bahis eylemlerini göz önüne alarak, mahkeme seni yirmi yıl hapis cezasına çarptırıyor!
Chon Sansurin: Yirmi yıl mı? Bak ne diyeceğim, krup. İddiasına girereim iyi halden on yılda çıkarım!

Şef Ripley: Thanid Tongproh'un katilini yakalayarak iyi iş çıkardın <İsim>! Taylandlı yetkililer vakayı çözmenden çok memnun kaldılar ve bize kendi soruşturmamızı yürütebilmek için bize müsaade verdiler!
Şef Ripley: Bangkok'a SOMBRA'nın "sonraki aşama" programı için geldik, ama onlara ait hiçbir ize rastlamadık!
Jack Archer: Tek bildiğimiz şey, SOMBRA'nın adam toplamak için hazırladığı o videonun Bangkok'ta çekildiği... Bir şeyler yapmak için yeterli değil tabii!
Elliot Clayton: <İsim>! Tayland'da bulunma sebebimizi bilen birinden BOB yoluyla şifreli bir ileti aldım!
Elliot Clayton: Kim olduğunu bilmiyorum, ama SOMBRA'nın "sonraki aşama" programını bilen biri!

Sonraki Aşama 1

Elliot Clayton: <İsim>! Tayland'da bulunma sebebimizi bilen birinden güvenilir uydumuz BOB yoluyla şifreli bir ileti aldım!
Elliot Clayton: Mesaj aynen şöyle: "<Rütbe> <İsim>! SOMBRA'nın "sonraki aşama" programını soruşturmaya devam etmelisin. Birçok insanın kaderi, planlarını durdurmana bağlı!"
Elliot Clayton: "Ama Bangkok'taki işin henüz bitmiş sayılmaz. Thanid Tongproh göründüğü gibi biri değildi. Geçmişini derinlemesine incelemen gerek!"
Elliot Clayton: "Bana güvenmek için bir nedenin olmadığını biliyorum <İsim>, ama şüphelerini kenara bırakıp içgüdülerini izlemelisin. X"
Şef Ripley: X mi? X de ne yahu?!
Elliot Clayton: İsimsiz kaynağın imzası olmalı. Sade bir X!
Şef Ripley: Peki bu X nasıl oluyor da operasyonumuz hakkında bu kadar çok şey biliyor?! Bir güvenlik açığımız falan mı var Elliot?!
Elliot Clayton: Mümkünatı yok! Sistem korumalarımın aşılması olanaksız!
Şef Ripley: Pekala, bu X her kimse bir konuda haklı... Ona güvenmek için bir tek nedenimiz bile yok!
Jack Archer: Yine de Şef, <İsim> ile hemfikirim. Bu ipucunu inceleyerek bir şey kaybetmeyiz!
Jack Archer: <İsim>, eğer Thanid'in geçmişine daha detaylı bakacaksak, aramaya cinayet mahallinden başlayabiliriz. Hadi oraya gidip neler bulacağımıza bakalım!
Jonah Karam: <İsim>! İyi ki çıkmadan yakaladım seni! Bu isimsiz ipucuyla meşgul olduğunun farkındayım ama... Yardımına ihtiyacım var! Lütfen vaktin olduğunda yanıma gel!

Jonah ile yardım isteği hakkında görüş.
Jonah Karam: <İsim>! İyiki yardımıma geldin! Bu çok utanç verici, ama bana gülmeyeceğine güvenebileceğim tek kişi sensin!
Jonah Karam: Şu anki koşullara bakılırsa lüzumsuz görünebilir, ama mesele Marina. Bhutan'da içtiğimiz o içkiden beridir bana soğuk davranıyor!
Jonah Karam: Onuna konuşmaya çalıştığımda dilim dolanıyor. Çoğu zaman konuşabilsem de ne diyeceğimi bilemiyorum!
Jonah Karam: Gerçekten Marina'yı daha yakından tanımak ve benim iri kıyım bir kiralık katil olmadığımı anlamasını istiyorum!
Jonah Karam: Yardım edecek misin <İsim>? Harika! Sana borçluyum!
Jonah Karam: Sanırım Marina'yı daha önce tatil köyü barına giderken görmüştüm. Belki halen oradadır, bir baksak mı? Hazır gitmişken bir şeyler de içeriz... İlk el benden!

İncele: Plaj Barı.
Jonah Karam: Hey, şu Marina'nın çantası değil mi? Üzerinde onun baş harfleri var! Ama onu hiçbir yerde göremiyorum <İsim>!
Jonah Karam: Harika <İsim>! Marina'nın çantasını ona götürebilirim, beşki de tekrar benimle bir şeyler içmeyi kabul eder!
Jonah Karam: Ah evet! Önce çantanın onun olduğundan emin olmalıyız. Kilitler konusunda iyi olduğunu duydum... Bu şerefi sana bırakıyorum!

İncele: Marina'nın Çantası.
Jonah Karam: Şey, <İsim>, bunun Marina'nın çantası olduğundan emin misin? Bu broşür pek onluk değil de.
Jonah Karam: Broşür, yakında Rajadamnern Stadyumu'nda yapılacak bir Tay boksu maçı için mi?
Jonah Karam: Bu el yazısını nerede görsem tanırım, bu Marina'nın el yazısı! Broşüre "İnanılmaz" yazmış! Belkide sandığımdan daha fazla ortak noktamız vardır!
Jonah Karam: Marina'nın dövüş sporlarına ilgi duyduğunu tahmin etmezdim doğrusu. Belki bir çift dövüş bileti alıp ona sürpriz yapabilirim!
Jonah Karam: Hay lanet, hakılsın <İsim>, broşürde biletlerin tükendiği yazıyor!
Jonah Karam: Thanid'in eski koçu Orlando Weathers'ın bize bilet ayarlayabileceğini mi düşünüyorsun? En azından denemeye değer. Hadi gidelim!

Koç Weathers ile konuş.
Orlando Weathers: Ah, siz Bürocular beni epey meşgul ediyorsunuz <İsim>. O kızıl saçlı genç bayan az önce buradaydı!
Jonah Karam: Marina burada mıydı?!
Orlando Weathers: Evet, spor salonuna gelip antrenmanımız ve dövüşçülerimiz hakkında bir sürü şey sordu. Sonra da merkeze dönmüş olmalı!
Jonah Karam: Bu harika <İsim>! Marina'nın Tay boksuyla bu derece ilgili olduğunu aklımın ucundan dahi geçmemişti! Nihayet ortak bir noktamız oldu!
Jonah Karam: Koç Weathers, önümüzdeki maçlara biletin varsa bana bir iyilik yapar mısın? Tüm biletler tüken...
Orlando Weathers: Sorun değil dostlarım. Büro için her şeyi yaparım! Thanid'in katilini bulduğunuz için size o kadar minnettarım ki, size borçluyum. Size ring kenarından VIP bilet ayarlayacağım!
(Weathers ile konuştuktan sonra)
Jonah Karam: Harika akıl ettin <İsim>, artık görmek için can attığı bu maçlar için bilet alarak Marina'ya sürpriz yapabilirim!

Jonah'ı Marina'yı boks maçına davet etmesine yardım et.
Jonah Karam: Selam Marina! Çantanı bulduk. Tatil köyü barında unutmuşsun!
Marina Romanova: Ah, teşekkürler <İsim>! Dalgınlıktan çantamı unutmuşum!
Jonah: Ee.. Marina... Şu çok sevdiğin Tay boksu maçlarına benimle gelmek ister miydin merak ettim?
Jonah Karam: Ben de senin kadar hayranı olduğum için ikimize ring kenarından VIP bilet aldım!
Marina Romanova: Bir saniye... Ne? Nasıl... Çantamı mı açtın?!
Jonah Karam: Şey... Ben... Iıı.. <İsim> ile düşündük de...
Marina Romanova: <İsim>'in fikriydi demeye getiriyorsun yani! İyi de dövüş maçı izlemek isteyeceğimi nereden çıkardın?!
Jonah Karam: Hımmm... Bu sporla ilgilendiğini düşündüm ve... Dövüşçüleri ringde görmek isteyeceğini sandım!
Marina Romanova: Allah'ım, kırk yıl düşünsem aklıma gelmez! Dövüşçülerin psikolojisiyle ve rakiplerinin beynini dağıtmayı istemeleri için nasıl bir motivasyona sahip olduklarıyla ilgileniyorum... Ama onları izlemek gibi bir niyetim yok!
Jonah Karam: Ah... Peki... Öyleyse...
Marina Romanova: Çilene bir son vereyim Jonah. Yöntemlerin tartışmaya açık da olsa çabalarını takdir ediyorum.
Marina Romanova: Dövüşle ilgilendiğim söylenemez... Ama beni yemeğe götürebilirsin!
Jonah Karam: Gerçekten mi?! Yani... Evet, seve seve hemde!
Marina Romanova: Anlaştık o zaman! <İsim>, sana da bir sürprizim var! Koç Weathers, spor salonuyla ilgilenmeme pek sevindi ve hatıra olarak bana bu mongkolu verdi!
(Marina ile konuştuktan sonra)
Jonah Karam: Sana bir teşekkür borçluyum <İsim>. Sen olmasaydın Marina'yla iki kelimelik konuşmaların ötesine geçemezdim!
Jonah Karam: Ama şimdi yemeğe çıkıyoruz... Onunla ne konuşacağım? Ve üstüme ne giyeceğim?!

İncele: Stadyum.
Jack Archer: Cinayeti çözdükten sonra cinayet mahallini tekrar kurcalamak çok sinir bozucu <İsim>! Asıl SOMBRA'ya odaklanmamız gerekiyor!
Jack Archer: Burada kurbanla ilgili bir şey bulacağımızdan da pek...
Jack Archer: Ah... şey, sanırım haklısın <İsim>. Üzerinde kurbanın adının yazdığı bir kutu işimize yarayabilir!
Jack Archer: Hadi şu kutunun içine bakalım!

İncele: Kurbanın Kutusu.
Jack Archer: Kurbanın kutusunda bir şey bulabildin mi <İsim>? Ne aradığımızı bilsek daha iyi olurdu kanımca!
Jack Archer: Hımm... Yırtık bir fotoğraf. Bunu birleştirmeden ne olduğunu bilmemiz mümkün değil. Yapılacak şeyi biliyorsun!

İncele: Yırtık Fotoğraf.
Jack Archer: O fotoğraf, bir sınıftaki genç bir çocuğun fotoğrafıymış! Acaba Thanid olabilir mi bu?
Jack Archer: Haklısın <İsim>, bu sınıf bir yerlerden tanıdık geldi, ama nereden?
Jack Archer: Hadi bu fotoğrafı Elliot'a gönderelim, belki çapraz eşleştirme yapabilir!

Analiz et: Sınıf Fotoğrafı.
Jack Archer: Elliot, <İsim> ile kurbanın eşyaları arasında bulduğumuz o fotoğraftan bir şeyler çıkarabildin mi?
Elliot Clayton: Elbette! Hepsinden önce fotoğraftaki genç çocuğun üzerinde yüz tarama algoritmasını kullanarak, bunun Thanid'in 12 yaşında çekilmiş bir resmi olduğunu buldum!
Elliot Clayton: Daha bitmedi. Bu sınıfın sana tanıdık gelmesinde şaşılacak bir durum yok <İsim>, çünkü daha önce orada bulunmuştun... Japonya'dayken!
Jack Archer: Tabii ya! Bu Sanjay'in saklandığı sınıf değil miydi <İsim>? Suç mahallerinin fotoğraflarını görmüştüm. Ama yıllardır terk edilmiş gibi görünüyordu!
Elliot Clayton: Bu fotoğrafa göre sekiz yıldır.!
Jack Archer: Haklısın <İsim>, bu sınıf SOMBBRA'nın çocuk toplama programının bir parçası olarak kullanılmış olmalı! En nihayetinde "sonraki aşama" videosunu orada bulmamış mıydın?
Jack Archer: Sence Thanid, toplanan çocuklardan biri olabilir mi? Emin olmamız gerek!
Jack Archer: İyi fikir <İsim>, Thanid'in eşi bize onun çocukluğu hakkında pek çok şey anlatabilir! Hadi onunla konuşalım!

Maniwan ile Thanid'in çocukluğu hakkında konuş.
Jack Archer: Maniwan, kocanın genç bir çocukken çekilmiş bu fotoğrafını bulduk da, sana Thanid'in çocukluğu hakkında neler bildiğini soralım dedik.
Maniwan Tongproh: Vay canına, bu fotoğrafı uzun süredir görmemiştim. Thanid, ona bunu sorduğumda ço kızmıştı. Okulda çekilmiş bir fotoğraf olduğunu söyledi, hepsi o kadar.
Maniwan Tongproh: Kocam çocukluk döneminden bahsetmeyi sevmezdi, bu konu hakkında çok nadiren konuşurdu. Sadece küçük bir çocukken anne ve babasının öldürüldüğünü biliyorum.
Jack Archer: Yani Thanid, yetim olarak mı büyüdü diyorsun?!
Maniwan Tongproh: Evet, ama o sözcükten nefret ederdi. Thanid, bu tabirin onu zayıf gösterdiğini söylerdi. Sanırım Thanid'in içmesinin asıl sebebi, gençliği konusunda mutsuz olmasıydı.
Maniwan Tongproh: Kendini gerçekten kötü hissettiğinde, kafasını dağıtmak için Ayutthaya harabelerine giderdi.
Jack Archer: Yardımın için sağ ol Maniwan, merhum kocan hakkında konuşmanın zor olduğunun farkındayız.
Maniwan Tongproh: Sorun değil. Ayrıca Thanid'in katilini bulduğun için teşekkürler <İsim>, sana minnettarım. Bir Lychee Dreams yemeği yiyin lütfen, ben ısmarlıyorum. Biraz kendinizi toplamanız gerekiyor gibi görünüyor!
(Maniwan Tongproh ile konuştuktan sonra)
Jack Archer: Demek Thanid, itiraf etmek istemese de yetimmiş. Onun bir SOMBRA üyesi olma ihtimali gitgide artıyor.
Jack Archer: Acaba X'in, Thanid'de görünenden fazlası var dediğinden kastı bu muydu?!
Jack Archer: Evet <İsim>, Maniwan, Thanid'in kafasını dağıtmak için sürekli Ayutthaya harabelerine gittiğinden bahsetti! Park harabelerine gidip Thanid'in geçmişi hakkında daha fazla ipucu bulmaya çalışsak iyi olur!

İncele: Ayutthaya Harabeleri.
Jack Archer: Soluk bir mektup mu aldın <İsim>? İyi yakaladın, mektup Thanid'e yazılmış!
Jack Archer: Hadi mektubun geri kalanını temizleyip ne yazdığını görelim!

İncele: Solmuş Mektup.
Jack Archer: <İsim>, bulduğun bu mektupta diyor ki, "Thanid, bu dövüş, halen işe yarar olduğunu kanıtlamak için SON şansın. İşimize yaramayan, zayıf kişilere ne olduğunu unutma! Obaasan."
Jack Archer: Thanid, Obaasan'dan mesaj mı almış?! Artık onun SOMBRA üyelerinden biri olduğuna dair şüpheye mahal kalmadı!
Jack Archer: Bunu kabullenmekten nefret ediyorum <İsim> ama bu X kimin nesisye haklıymış. Thanid'de hakikaten de görünenden fazlası varmış!

Daha sonra merkezde...
Jack Archer: Bunu kabullenmekten nefret ediyorum <İsim> ama X'ten gelen o ipucu olmasaydı, Thanid Tongproh'un SOMBRA üyelerinden biri olduğunu asla öğrenemeyecektik!
Şef Ripley: Thanid, bu fotoğraf çekildiğinde bir çocuktu, bu da demek oluyor ki SOMBRA, sandığımızdan daha uzun süredir çocukların beynini yıkıyormuş!
Jack Archer: İyi de Thanid, neden Obaasan'a kendini kanıtlamak zorundaymış ki? Ne konuda işlerine yarayıp yaramayacağını mı öğreneceklerdi?! Bu, SOMBRA'nın "sonraki aşama" planının parçası mı?
Jack Archer: Halen elimizde yığınla cevapsız soru var!
Elliot Clayton: <İsim>, X'ten bir şifreli mesaj daha aldık! Eminim bunu duymak isteyeceksin!
Elliot Clayton: Diyor ki, "Verdiğim ipucunu izleyip kurban hakkındaki gerçeği öğrendin. İstihbaratıma güvendin <Rütbe> <İsim>... Umarım güvenmeye devam edersin!"
Elliot Clayton: "Sonraki Aşama programı hakkında bilgi edinmeye çalışıyorsun. Singapur'da Michelle Zuria sana yardımcı olacak. Ama çok dikkatli ol. Acele etmen gerek! X."
Jack Archer: Sen ne anladın bu işten <İsim>? Sence X'e güvenebilir miyiz?
Şef Ripley: O kadarını iddia edemem, ama bu ipucu olmasaydı SOMBRA'nın sonraki aşaması hakkındaki soruşturmamız bu kadar ilerleyemezdi. Bu yüzden Michelle Zuria hakkındaki bu ipucunu değerlendirmemiz gerek!
Şef Ripley: Eşyalarınızı toplayın millet, Singapur'a gidiyoruz!

Also on Fandom

Random Wiki