Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Ölüm Sıçrayışı/Diyaloglar

< Ölüm Sıçrayışı

1.263pages on
this wiki
Add New Page
Comments0 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Ölümsıçrayışı.png

Andrea Marquez: Beyaz Tepeler'e hoş geldin <Rütbe> <İsim>! Bu bölge, adını göz alıcı dağlarından alıyor.
Andrea: Buraya her ne kadar iş için gelmişte olsak, vaktin olduğu zaman ormanları, kamp alanlarını, hatta mağaraları bile ziyaret etmelisin.
Andrea: Buralar hep turist kaynar, ama neyse ki elimizde elinden tutabilecek bir yerli var!
Amy Young: Selam <İsim>! Sana bölgemi göstermem için hazır mısın? Görmen gereken bir sürü şey var... hatta belki ailemle bile tanışabilirsin.
Amy: Ama ondan önce, elimde iki tane Frosty Kupası için bilet var! Frosty Kupası, Pasifik Koyu'nda düzenlenen en büyük kış sporları turnuvasıdır!
Amy: Yalnız koltuklarımızı bir an önce kapsak iyi olur. Bu sene yarışmada ilk defa kadınlar da yarışıyor, ve o da birazdan başlamak üzere! Hadi gidelim!

-Frosty Kupası'nda...-
Amy: Manzara güzel, değil mi <İsim>? Üstelik en sevdiğim Kral Mandıra ürünlerinden bir tanesini tam zamanında alabildim!
Kayak Spikeri: Hepinize geldiğiniz için teşekkür ederim! Frosty Kupası, ilk defa düzenlenen Kadınlarda Kayakla Atlama ile başlıyor!
Kayak Spikeri: Ve ilk sporcu... muhteşem Anjulie Cruz! Şu anda bir tarih yazılmakta bayanlar ve baylar! Şu anda ilk kadın sporcu Frosty Kupası rampasından atlayışını gerçekleştirmek üzere!
Kayak Spikeri: Ve Anjulie rampadan inmeye başladı! Şu anda hız kazandı ve rampadan aşağıya doğru iniyor... Anjulie rampadan atlamak üzere-
Kayak Spikeri: Vay babanın kemiğine!!! Anjulie Cruz resmen... ikiye ayrıldı??!?!
Amy: Aman... Yarabbi...
Amy: Nasıl oldu o öyle?! Ne yapacağız şimdi, <İsim>?
Amy: Haklısın, bir an önce soruşturmaya koyulmalıyız!

1. Bölüm

İncele: Kayak Rampası.
Amy Young: Buna inanamıyorum! Anjulie Cruz, rampadan aşağıya son sürat iniyordu ve... birden bire ortadan ikiye mi kesildi?!?!
Amy: Haklısın <İsim>, kimse kayak yaparken ortadan ikiye kesilmez! Burada planlanmış bir cinayet var! Üstelikte Frosty Kupasının büyük açılışında!
Amy: Bu çok kötü bir durum. Umarım Roxie, bize otopsiden sonra daha fazla bilgi verebilir. Hadi cesedi laboratuvara gönderelim!
Amy: Neyse ki bir kaç tane delil bulmuşsun. Şu telefona bak: Üzerinde kurbanımıza çok benzeyen bir kadın kayakçı var! Bunu açabileceğini düşünüyor musun <İsim>?
Amy: İyi yakaladın <İsim>. Bu, kurbanımızın kayak ayakkabılarından biri! Cinayet sırasında ayağından çıkmış olmalı. Üzerinde bir şeyler yazıyor sanki. Eminim üzerinde ne yazdığını saniyesinde bulacaksın!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Roxie Sparks: Bana ikiye bölünmüş bir ceset mi getirdin <İsim>? Dilimlenmiş ekmekten sonra gördüğüm en harika şey oldu!
Amy: Roxie! Bu söylediğin şey çok midesizce!
Roxie: Haklısın, dilimlenmiş ekmek o kadar da lezzetli değildir. Bir bakalım... <İsim>'in anlattığına göre kurban, kayak rampasından atlayışa geçtiği sırada ortadan ikiye kesilmiş.
Roxie: Dağdan aşağıya inerkenki hızını düşünecek olursak eğer, kızı kesebilecek tek muhtemel silahın rampanın sonuna yerleştirilmiş olması gerekir.
Roxie: İnce ve fark edilmeyecek, görünmez bir şey... Bu da kurbanımızın kesinlikle rampanın sonuna gerili bir tel ile kesildiğini gösteriyor.
Amy: Ne?! Bir tel ile mi? Bu çok sapıkça! <İsim>, suç mahallinde tel görmedin, değil mi?
Amy: Tabii... Anjulie'nin atlayışı sırasındaki tüm o karmaşada... Belki de katil teli aşağıya götürüp saklamış olabilir mi? Burada acemi bir suçlu ile uğraşmıyoruz sanırım <İsim>.
Roxie: Acemi olmayabilir, fakat katilin bir şeyleri ortadan ikiye kesmeyi sevdiği ortada! Ah, acayip heyecanlandım!
Roxie: Her neyse, kurbanın vücudunun kesildiği yerde yine de değişik bir madde bulmayı başardım: Fazlasıyla rafine edilmiş benzin.
Roxie: Benzinin aşırı sıcaklıklara direncine bakarak bunun özellikle kar araçları için kullanıldığını söyleyebilirim.
Roxie: Katilin kar aracı benzinini kullanarak kayak rampasındaki teli yağladığını ve daha az görünür hale geldiğini düşünüyorum.
Amy: Yine de harika iş çıkardın <İsim>, bir şeyi kesinlikle biliyoruz... Katil bir kar aracına sahip!

İncele: Kurbanın Telefonu.
Amy: Anjulie'nin telefonunu açarak harika iş çıkardın <İsim>! Buna onun izni olmadan bakmaktan nefret ederdim ama, artık yaşamadığına göre, başka şansımız yok.
Amy: Anlaşılan son arayan kişi hep aynı numaradan. 425-606-3257... Bir saniye...
Amy: Allah diyeyim! Bu numarayı tanıyorum... Amanın! Bu Bobby Prince'in numarası!
Amy: Evham yaptığım için kusura bakma <İsim>, aslında... o numarayı tanımamın sebebi, Bobby ve benim lise yıllarında sevgili olmamız!
Amy: Ah, Bobby Prince! Ben emniyete katıldıktan sonra yollarımız ayrıldı fakat... Buna inanamıyorum! Onunla tekrardan konuşmak harika olacak!
Amy: Elbette <İsim>, onunla soruşturma kapsamında, kısıtlı olarak konuşacağız.... Fakat, saçım düzgün, değil mi?

Bobby Prince'e neden Anjulie'yi aradığını sor.
Bobby Prince: Amy? Bu sen misin? Şekilli polis ceketi falan, ne kadarda büyümüşsün!
Amy: Selam Bobby boo... Yani Bobby. Ve evet, teşekkürler. Seni görmek harika-
Amy: Kusura bakma <Rütbe> <İsim>, haklısın, iş için buradayız. Bobby, kayakla atlamacı Anjulie Cruz'u rampadan atlamadan hemen önce en son arayanın sen olduğunu biliyoruz.
Bobby: Evet, ona Frosty Kupasında şans dilemek için aramıştım. Olanlar berbat, ayrıca sevdiği bir şeyi yaparken ölmüş olması da çok kötü. Anjulie'yi buralarda çok sık görürdüm.
Amy: Buralarda mı?
Bobby: Evet. Belki bilmiyorsundur Amy, fakat ben buraya, yani dağlara çok sık gelirim... Bu sayede doğayla iç içe... gerçek bir adam gibi yaşıyorum.
Amy: Kulağa çılgınca geliyor... ama bir o kadar da heyecan verici...
Amy: Affedersin <İsim>. Pekala Bobby, Anjulie'yi ölümünden önce defalarca kez aramışsın. Bu yüzden onunla nasıl bir ilişkin olduğunu öğrenmek istiyoruz.
Bobby: Üzgünüm, ama bu konuda söyleyebileceğim pek bir şey yok. Tek diyebileceğim, onu dün gece otel lobisinde gördüğüm. Keşke daha fazla yardımım dokunabilseydi.
Bobby: Ama umarım bunun dibine inebilirsin Amy. Belki arkasından bir fincan kahve içmeye gideriz, ne dersin?
(Bobby ile konuştuktan sonra)
Amy: Bobby polis ceketimden oldukça etkilenmiş gibi duruyordu, öyle değil mi?
Amy: Uçarılaştığım için kusura bakma <İsim>... Kurbanımızı arayan son kişi olabilir belki, ama cidden onun katil olabileceğini düşünmüyorsun, değil mi?
Amy: Haklısın, Anjulie'yi en son otel lobisinde gördüğünden bahsetmişti. Aramaya gideceksen, bende seninle geliyorum!

İncele: Dinlenme Alanı.
Amy: Arama yeteneklerin inanılmaz <İsim>!
Amy: Anjulie'nin spor çantasını bulmuşsun! Eminim oradan sağlam bir ipucu çıkartacaksın!
Amy: Peki şu parçalanmış kumaşı neden aldın? Eminim sen bunu geri birleştirdikten sonra cevabımı almış olacağım!

İncele: Kurbanın Spor Çantası.
Amy: Anjulie'nin spor çantasının içindeki onca spor malzemesinin arasında o kartı çıkarmakla süper iş çıkardın <İsim>! Ayrıca çok güzelde bir kart!
Amy: Yalnız kartın üzerindeki metin solmuş. Adli tozu kullanmaya ne dersin? Eminim senin için hiç sorun olmayacak!

İncele: Silinmiş Kart.
Amy: Anjulie'nin spor çantasında bulduğun karttaki metni oldukça hızlı açığa çıkardın <İsim>!
Amy: Kartta, "Sevgili Anjulie, sana güveniyoruz! Sevgilerle, Sharon White" yazıyor. Anlaşılan yıldızımızın üzerinde başarılı olması için yoğun bir baskı varmış.
Amy: Nasıl, <İsim>? Sharon White ile konuşup Anjulie ile nasıl tanıştığını mı sormalıyız? İyi fikir!

Sharon White'a kurbana yazdığı kartı sor.
Sharon White: Anjulie'nin öldüğüne inanamıyorum! Üstelik sırf rampadan aşağıya atladığı için! Ya onun yerinde ben olsaydım?!
Amy: Onun ölümü cidden bir felaket oldu. Sizde bir kayakla atlamacı mısınız, Bayan White?
Sharon: Evet, Anjulie'yi de bu yüzden tanıyordum. İkimizde kadın sporcuların Frosty Kupasında yarışamayacak olmalarından ötürü hayal kırıklığına uğramıştık.
Sharon: Sonra birlikte çalışıp insanlara kadınlarında yarışabileceklerini ve yarışacaklarını ispatlamaya uğraştık. Bunca direnişten sonra, hak ettiğimizi elde etmiştik.
Sharon: Bu, bütün kadın sporcular için büyük bir kazançtı. Üstelik onun atlayışı büyük bir an olacaktı; Frosty Kupasında kayakla atlayan ilk kadın sporcu!
Sharon: Ama şimdi, herkes başarımızı unutacak ve onun öldürülmüş olduğunu hatırlayacak!
Sharon: Bu bir facia. Sırf Anjulie'yi kaybetmiş olduğumuz için değil, aynı zamanda kadınların spordaki imajı içinde kocaman bir facia!

İncele: Koparılmış Lifler.
Amy: Harika, bu birleştirdiğin şey bir hayran tişörtüymüş!
Amy: Bir saniye, iyi yakaladın <İsim>, bunun üzerinde kurbanımız var! Üzerinde de şöyle bir şey yazıyor: "Rampaların Kraliçesine bir Kral".
Amy: "Kraliçeye bir Kral" mı? Sence Hannah bize bu tişörtü yapanın kim olduğunu ve neden böyle bir slogan kullandıklarını bulabilir mi? Oldu o zaman, ben bunu kendisine gönderiyorum!

Analiz et: Tişört.
Hannah Choi: Günümüzde ünlüler her şeyin üzerine yüzlerini koyuyorlar! Yine de şahsen başka bir insanın yüzünün bir kopyasını üzerimde taşımayı tuhaf buluyorum.
Hannah: Her neyse, tişörtün üzerinde "Rampaların Kraliçesine bir Kral" yazıyor. Kraliçe dediği Anjulie olmalı. Böylece geriye tek bir soru kalıyor... Kral kim?
Hannah: Yakından bakınca Anjulie'nin bir dondurma külahı tuttuğunu görebilirsiniz... Bu yüzden "kral" derken dondurma markası olan Kral Mandıra'dan bahsettiğini anlamak pek uzun sürmedi.
Amy: Ah, Kral Mandıra dondurmalarına kesinlikle bayılıyorum!
Hannah: Görünüşe göre Anjulie'de seviyormuş. Kral Mandıra, Anjulie'ye sponsorluk yapıyordu, hem de iyi bir ücret karşılığında. Onlardan gelen destek sayesinde neredeyse yarım milyon dolar alacaktı.
Hannah: Biraz araştırma yaptım ve Kral Mandıra'da sponsorluk işlerini yürüten Calvin Ono adında bir adam buldum.
Amy: Vay canına, en sevdiğim dondurma markasının bana sponsor olması ne kadar da havalı olurdu! Calvin Ono ile gidip konuşsak mı <İsim>? Hemen arkandayım!

Calvin Ono ile Anjulie'ye sponsor oluşu hakkında konuş.
Calvin Ono: Buna inanamıyorum! Anjulie, göz bebeğim, öldü! Bu çok canice! Gaddarca! Aşağılık! Ne yapacağım şimdi ben!
Amy: Lütfen sakinleşin Bay Ono. Ne zamandan beridir kurbanın sponsorluğunu yapıyordunuz?
Calvin: Çocukluğundan beridir! Onu yıllar önce, rampanın başında Kral Mandıra dondurmalarından yerken gördüğümde keşfetmiştim.
Calvin: O zamanlar daha küçük bir kızdı, fakat bana hayallerinde bir gün Frosty Kupasında yarışmak olduğunu söylemişti. Ayrıca yüzünde de bir şampiyon ifadesi vardı.
Calvin: Bu yüzden Kral Mandıra ekibini ona sponsor olmaları için ikna ettim, ve aralıksız onay işlemleri üzerinde çalışarak onu, ve ürünümüzü halka sundum.
Calvin: Sonunda bütün uğraşlarımız işe yaradı ve kendisine Frosty Kupasının yüzü olma teklifi geldi! Sayemde kendi öz be öz Kral Mandıra kızımız, artık bir ünlü olmuştu!
Calvin: Ama sonra öldürüldü! Hem onun hayatı, hem de benim yıllarca verdiğim uğraşlar, bir çırpıda mahvoldu! Artık bir külah dondurma bile keyfimi yerine getiremez!

İncele: Kayak Ayakkabısı.
Amy: Vay anasını. Anjulie'nin kayak ayakkabısındaki mesajda "Son atlayışının tadını çıkar" yazıyor... Bence bu gayette bir tehdit!
Amy: Bu mesajı yazan her kimse Anjulie'nin dağdan son kez inecek olduğunu biliyordu... Yani demek istediğin...
Amy: Bu mesajı yazan kişi katil olmalı! Bu konuda sana sonuna kadar katılıyorum <İsim>, hadi bu ayakkabıyı laboratuvara gönderelim!

Analiz et: Gömülü Ayakkabı.
Yann Toussaint: Ah <İsim>, Caz Şehri'nde olanlardan sonra dağ havasının ruhuma iyi geldiğini söylemem gerek. Çok... tazelenmiş hissediyorum, nihayet!
Yann: Her neyse, <İsim> tarafından getirilen kar ayakkabısının üzerindeki yazılara yakından baktım ve yazının belirli bir nesne ile kazınmış olduklarını fark ettim.
Yann: Daha iyi bir edinmek için, sıra dışı maddeler olup olmadığını görmek için ayakkabıyı kontrol ettim. Kazınma izleri içerisinde iki farklı tür peynir izine rastladım: Gravyer ve emmental peyniri.
Yann: Emin olmak için burada ki İsviçre restoranını aradım ve onlarda gravyer ve emmental peynirinin klasik bir yemeğin tarifinde birlikte eritilerek kullanılmak için ideal olduklarını doğruladılar... yani fondü'nün!
Yann: O yüzden mesajın bir fondü çubuğu kullanılarak yazılmış olması gerekiyor! Bu da katilin, cinayet öncesinde lezzetli bir yemek yediğini gösteriyor.
Amy: Bu cinayet küflenmiş bir peynir gibi kokabilir ama <İsim> sayesinde ufak bir kanıtımız var... Katilin fondü yediğini biliyoruz!

Daha sonra karakolda...
Amy: Ne vaka ama <İsim>! Memleketim olan Beyaz Tepeler'e geri dönüyorum, tam da döndüğüm sırada bir cinayet ile karşı karşıya kalıyoruz!
Amy: Üstelikte bir ünlü cinayeti ile! İşin daha da kötü yanı ise, sevdiği işi yaparken... yani kayakla atlarken öldürülmüş olması.
Amy: Şu ana kadar elimize ağlayan bir kayakla atlamacı ve isterik bir sponsor var, ve ikisi de Anjulie'nin ölümü yüzünden perişan olmuş durumdalar.
Amy: Birde Bobby var tabii... saç sakalla birlikte oldukça büyük görünüyor, ama kalbi halen genç...
Amy: Allah, yine allak bullak oluyorum, ufaktan bir ara vereyim iyisi mi. Bana şuradaki Girly Gossips dergisini uzatır mısın sana zahmet? Biraz kafamı dağıtmam lazım.
Amy: Bu da ne <İsim>? Derginin kapağında Anjulie'mi var? Sence ölümünün ardından bile dedikodu yapılması doğru bir şey mi?
Amy: Bakalım ne yazıyormuş... "Aşkta sıkıntı mı var? Ünlü kayakla atlamacı ve Frosty Kupasının poster kızı Anjulie Cruz, geçen akşam iki yıllık erkek arkadaşı Bobby Prince ile kavga ederken görüntülendi"....
Amy: "Bobby Prince" ile mi?!?!
Amy: Bobby şu ana kadar Anjulie ile çıkıyordu ve bana bunun lafını bile etmedi, öyle mi?! Buna bilgi saklamak derler... ve bu bir suçtur!

2. Bölüm


Amy Young: Buna inanamıyorum! Kurbanımız Anjulie Cruz, rampadan atladığı sırada öldürülüyor, ve bende tam onun arkasından Girly Gossips'te bu makaleyi okuyorum!
Amy: "Ünlü kayakla atlamacı ve Frosty Kupasının poster kızı Anjulie Cruz, geçen akşam kaplıcalarda, iki yıllık erkek arkadaşı Bobby Prince ile kavga ederken görüntülendi".
Amy: Bobby bana neden Anjulie ile çıktığından bahsetmedi? Bizden bu bilgiyi saklamaması gerekiyordu... Hadi gidip onunla konuşalım! Bu sefer hikayesini adam akıllı anlatsa iyi eder!
Amy: Pekala, derin nefes al Amy, derin nefes al. Kusura bakma <İsim>, bazen sinir yaptığımda kendi kendime konuşuyorum işte.
Amy: Her neyse, haklısın <İsim>. Eğer dün gece Kaplıcaların orada kavga ettilerse şayet, orayı gidip aramak akıllıca olur.
Amy: Ben gidip bölgeyi temizliyorum, sende arkasından aramaya başlarsın. Hadi gidelim <İsim>!

Bobby Prince'e Girly Gossips'te Anjulie ile olan birlikteliği hakkında soru sor.
Amy: Bobby, bize Anjulie'yi az buz tanıdığını söyledin, fakat Girly Gossips dergisinde onunla kavga ettiğin yazıyor! Polise yalan söyledin... Bana yalan söyledin!
Bobby Prince: Sana yalan söylemek gibi bir niyetim yoktu, bal ayısı-
Amy: Ben artık senin bal ayın falan değilim! Ve <Rütbe> <İsim> gerçeği duymak istiyor!
Bobby: Tamam, özür dilerim! Doğru duymuşsun <Rütbe> <İsim>, Anjulie ile çıkıyordum, bunu neden daha önce söyleme gereği görmemiştim. Bu herkesin önünde tuhaf kaçardı şayet!
Bobby: Fakat neden o magazin dergisinde kavga ettiğimizi soracak olursanız eğer, sebebi beni terk etmesi idi! Kar aracımın üzerinde eve giderken bütün gece ağladım!
Bobby: Şimdi ünlü oldu ya, benim gibi birisi ile birlikte iken görülmek istemezmiş hanımefendi! Bu ne cürret ulan?!
Bobby: Üstelik o geceki randevumuzu da iptal etmiş... Ona fondü hazırlıyordum! Nasıl benim fondümden daha iyilerine layık olduğunu düşünebilir?
Amy: Yani... şimdi tek misin?
Bobby: Evet, ve bir daha onun gibi birisi ile öldürseler çıkmam! Cidden benim kalbimi öyle zart diye ortadan ikiye bölebileceğini mi sandı acaba?! O kız kendisi kaşındı!!!
(Bobby ile konuştuktan sonra)
Amy: Halen Bobby'nin Anjulie ile çıktığına ve Anjulie'nin sırf ünlü olduğu için onu terk etmiş olduğuna inanamıyorum!
Amy: Bobby oldukça bozulmuş görünüyordu... sence onu teselli etmeli miyim?
Amy: Haklısın <İsim>, vakaya odaklanmam lazım. İnşallah Bobby Prince katil falan çıkmaz... Onu tutuklamayı yüreğim kaldırmaz vallaha.

İncele: Kaplıca.
Amy: İpuçları bir bir önüne düşüyor, öyle değil mi <İsim>? Bu kağıt parçalarını ne kadar hızlı birleştireceğini görmek için sabırsızlanıyorum!
Amy: Üstelik bu soluk formun üstünde Anjulie'nin adı var, ama eminim ki sen, metnin geri kalanını en kısa sürede açığa çıkartacaksın!

İncele: Pano Formu.
Amy: Süper iş çıkardın <İsim>! Demek Anjulie'nin imzasını attığı şey bir dilekçeymiş.
Amy: Dilekçede "Cinsiyet Ayrımcılığı ile Mücadele" yazıyor ve üzerinde UKB logosu var.
Amy: Peki UKB ne manaya geliyor sence? Bu konuda seninleyim <İsim>. Hadi bu dilekçeyi laboratuvara gönderelim!

Analiz et: Dilekçe.
Hannah Choi: Kurbanı tanımıyordum ama <İsim>'in bulduğu dilekçeyi o hazırladığına göre çok fena bir kızmış!
Hannah: Bu dilekçe UKB'yi, yani Uluslararası Kayak Birliğini cinsiyet ayrımcılığı konusunda dava etmek için destek toplama adına hazırlanmış.
Hannah: Tüm kayak etkinliklerini yöneten UKB, Frosty Kupasında yarışmak isteyen tüm kadın kayakla atlama sporcularını reddetmeye devam etmiş!
Hannah: Fakat Anjulie dava etmekle tehdit ettiği zaman UKB onun sözünü dinlemiş olmalı çünkü bu sene nihayet Frosty Kupasına Kadınlarda Kayakla Atlama eklenmiş! Helal olsun sana Anjulie!
Hannah: UKB, Kadınlarda Kayakla Atlama etkinliğine karşı çıkan Sven Blattner adında ihtiyar bir herif tarafından idare ediliyor.
Amy: Kadınların Kayakla Atlamasına karşı çıkmak mı? Halen 19. Yüzyılda yaşadığını falan mı sanıyor? Katılıyorum <İsim>, bu adamla iki çift laf etmemiz gerekiyor!

Sven Blattner'a Anjulie'nin Uluslararası Kayak Birliğini dava etmek için verdiği dilekçeyi sor.
Amy: Bay Sven Blattner, <Rütbe> <İsim>, UKB'nin Anjulie Cruz ile olan münakaşası hakkında size sorular sormak istiyor, ki eminim ki kendisinin bu sabah öldürülmüş olduğundan haberiniz vardır.
Sven Blattner: Ah, evet. Anlaşılan kız, beladan başka bir şey getirmiyor. Yani, başına gelenlerin trajik olduğunu inkar etmiyorum, ama milletle kavga etmeye bayılırdı.
Sven: UKB'yi dava ederek ne yapmaya çalışıyordu acaba?! Frosty Kupası varsa bizim sayemizde var! Biz olmasak kayakçılıkta olmazdı!
Amy: Fakat herkes katılamıyormuş... özellikle de kadınlar. Tek amaçladığı şey kadın-erkek eşitliği imiş.
Sven: Eşitlikmiş, sevsinler. Turnuvaya yeni bir etkinlik eklemek, ki ne olduğu fark etmez, zaman ve para kaybı demektir.
Sven: Ayrıca bize saldırmak yerine insan gibi rica edebilirdi! Üstelik beni kar aracıma zarar vermekle tehdit bile etti!
Sven: UKB'nin koruması gereken bir görüntüsü vardır. Birde dava ile tehdit etmek mi? İşte bunun sonu kimse için iyi olmazdı, ki buna kendisi de dahil!
Sven: Biz ona istediğini verdik, ve ne olduğunu gördünüz? Neyse, ben diyeceğimi dedim, şimdi turnuvayı tekrardan başlatma zahmetine girmeden önce biraz fondü yemeye gideceğim.
(Sven ile konuştuktan sonra)
Amy: O ihtiyar amma huysuz çıktı ha! Anjulie UKB'yi tehdit ederek hakikaten de adamın damarına basmış, öyle değil mi?
Amy: Frosty Kupasını tekrardan başlatmaktan bahsetti... Bu da demek oluyor ki rampalar artık soruşturma adı altında kapalı olmayacak!
Amy: İyi akıl ettin <İsim>, hadi gidip cinayet mahalline tekrardan göz gezdirelim... Eminim ki katil ardında daha fazla iz bırakmıştır! Hadi gidelim!

İncele: Kayakla Atlama İniş Alanı.
Amy: Vay canına <İsim>, sanki ipuçları teker teker önüne atlıyorlar! O mal kutusunun içinde işe yarar bir şeyler bulacağını mı düşünüyorsun?
Amy: Birde kağıt parçaları bulmuşsun... Sen bunları birleştirdikten sonra bunun ne olduğunu öğreneceğiz <İsim>!

İncele: Paramparça Kalıntılar.
Amy: Hiç bir bulmaca sana engel olamaz <İsim>! O dergiyi birleştirmek senin için çocuk oyuncağı oldu!
Amy: Bu bir Bugün dergisi, Pasifik Koyu'nda olan bütün son dakika haberlerini yazar. Anlaşılan Anjulie "Yılın Kadını" olarak kapaktaki yerini almış! Ne başarı ama!
Amy: Bir saniye, Sharon White, Anjulie'nin yüzünü ve adını çarpılayarak yerine kendi adını yazmış! Ama ben onların arkadaş olduklarını sanıyordum! Haklısın <İsim>, onunla tekrardan konuşmalıyız!

Sharon White'ı dergideki Anjulie'nin isminin üzerine neden kendininkini yazdığı konusunda sorgula.
Amy: Sharon White, şu derginin üzerinde Anjulie'nin adını ve yüzünü neden çarpıladığını öğrenmek istiyoruz. İkinizin arkadaş olduğunu düşünüyordum?
Sharon White: Onun Yılın Kadını seçilmesi kadar saçma bir şey olamaz. Makaleyi fondü yediğim sırada gördüm ve bütün iştahım kaçtı!
Sharon: Ben ondan daha iyi bir kayakçıyım bir kere, ve herkeste bunun farkında! Fakat as kayakçı seçilen o oldu ve beni de onun yedeği yaptılar! Peki neden biliyor musunuz?
Sharon: Sırf görünüşü yüzünden tabii ki de! Dediler ki poster kızı Anjulie kaysın, yoksa izleyenler hayal kırıklığına uğrarlarmış! Sporda ne zamandan beridir atletizm yerine gülücükler ön planda acaba?
Sharon: İşin daha da kötüsü, dostum bildiğim Anjulie, bu fikri desteklemekten geri kalmadı! Onu sıkıştırmak için kar aracım ile onun evine gitmiştim, ama o ne yaptı? Kapıyı suratıma çarptı!
Sharon: Sahtekar. Belki ölmeyi hak etmedi ama, Frosty Kupasında ilk atlayışı yapmayı hak etmediği kesin!

İncele: Mal.
Amy: Vay canına, onca malın arasından o teli çok çabuk çıkardın <İsim>!
Amy: Neden bir tel çıkardın ki? Gayette zararsız bir şey aslında... ya da... bir saniye...
Amy: Allah! Doğru dedin <İsim>! Roxie kurbanımızın bir tel ile öldürüldüğünü söylemişti!
Amy: Bu teli Roxie'ye göndermek iyi bir fikir... O, bunun Anjulie'yi öldüren tel olup olmadığını anlar!

Analiz et: Tel.
Roxie Sparks: Pekala <İsim>, Roxie'nin sezgileri için mi geldin? Görünen o ki, bu olayda tel çok gerilmiş!
Roxie: Bu bir tel şakası, anlamadın mı? Ah, bana bam teline basmışım gibi bakma. Peki üzgünüm, burada bırakıyorum!
Roxie: Tüm kan izleri silinmiş olmalı, fakat telde, daha önce kurbanda bulduğum örnek ile eşleşen kar aracı benzini bulmayı başardım.
Roxie: Bu, cinayet silahını bulduğun anlamına geliyor! İyi iş çıkardın <İsim>!
Roxie: Telin uçlarını daha da yakın bir analizden geçirdim, çünkü katilin bıraktığı izler büyük ihtimalle orada olur.
Roxie: Uçlarında bir molekülün küçük izlerini bulabildim. Kurban sadece çarptığı anda tele temas ettiğinden, izler kurbana ait olamaz.
Roxie: Bu, molekülün kesin surette katilden geldiği anlamına geliyor, fakat ne yazık ki onu tanımlayamadım. Seni hayal kırıklığına uğrattığım için üzgünüm <İsim>.
Amy: Ah, merak etme Roxie, işin uzmanı yanımızda! Sen kesinlikle molekülü veri tabanımızda kısa sürede eşleştirirsin <İsim>!

İncele: Bilinmeyen Molekül.
Amy: Sağlam bir dedektif işi çıkardın <İsim>! Cinayet silahının üzerindeki molekülün neye ait olduğunu buldun!
Amy: Bu bir dudak merhemi! Hazır bahsi geçmişken, bende biraz kullansam fena olmaz aslında. Dağlarda hava çok kuru olur, o yüzden her yerim çatlamaya başlıyor.
Amy: Nasıl, <İsim>? Ah, evet, dudak merhemini cinayet silahının uçlarında bulduğumuza göre... bu da katilin dudak merhemi kullandığını gösterir!

İncele: Paramparça Kağıt.
Amy: Harika iş çıkardın <İsim>! Onardığın şey, "Anjulie'nin Kayakla Atlama Dersleri" ile ilgili bir reklam afişi imiş.
Amy: Kurbanımız ders mi verecekmiş? Fırsatını bulamadan ölmüş olması ne kötü!
Amy: Ah, iyi yakaladın <İsim>. Fiyat kısmındaki 9000 Doların etrafı kırmızı bir çember içine alınmış ve yanında çok sayıda ünlem işareti var... Bu, kayak dersi için oldukça tuzlu bir miktar!
Amy: Anlaşılan bu afiş, Claire Cambridge adlı bir kadına gönderilmiş. Ne dersin, gidip onunla konuşalım mı? Seve seve seninle gelirim!

Claire Cambridge'e Anjulie'nin kayakla atlama kursu reklamını sor.
Amy: Bayan Cambridge, <Rütbe> <İsim> size, Anjulie'nin Kayakla Atlama Kampı adına gönderilmiş bir kartpostal buldu.
Claire Cambridge: Ahi evet! Derslere katılma ihtimalim olduğu için kendilerinden bilgi talep etmiştim. Aslına bakarsanız ben, gündelik bir kayakçıyım fakat daha önce hiç atlamamıştım.
Claire: Dersi almanın sporu öğrenmek adına yararlı olacağını düşünüyordum. Boş zamanlarımda yapmayı en sevdiğim şey kayakla kaymaktır... tabii fondü yemeyi saymazsanız!
Claire: Ayrıca ders bu dağda yapılacakmış, yani tam da benim oturduğum yerde! Derse kar aracım ile beş dakikada gidebilirdim!
Claire: Fakat sonra afişi gördüm, ve ders inanılmaz derecede pahalıymış! Kayakçılık en ucuz spor olmayabilir ama şu atlama meselesi? İşte fiyatları tavan yaptıran şey de bu!
Amy: Bayan Cambridge, acaba bize Anjulie'nin öldürülmesi hakkında bilgi verebilir misiniz?
Claire: Öldürülmesi mi? Tek yaptığım şey kartpostalı yırtıp atmaktı! Ben kimseyi öldürmem! Size yardım etmeyi çok isterdim, fakat ben sadece kayak yapmak isteyen sıradan bir kayakçıyım!

Daha sonra karakolda...
Amy: Ne kargaşa ama. Anlaşılan güleryüzlü yıldızımız Anjulie Cruz, ölümünden önce zaten kaygan zemin üzerinde yürüyormuş, yani ne kadar düşman edindiğine bakacak olursak tabii.
Amy: Sven Blattner'in, kurbanımız UKB'yi dava ettiğinden beridir kendisine karşı halen bir garezi var.
Amy: Sharon White, daha iyi bir kayakçı olmasına rağmen Frosty Kupasındaki yeri Anjulie tarafından kapıldığı için kendisini ihanete uğramış hissediyor.
Amy: Kurbanımız Bobby'yi terk ederek cidden tepesini attırmış. Onun kendisini düşünen birisi ile birlikte olmaya ihtiyacı var, tatlı ve iyi birisine, mesela...
Andrea Marquez: <Rütbe> <İsim>, derhal otel lobisine geri dön! Uluslararası Kayak Birliğinin başkanı bir basın toplantısı düzenliyor, ve Anjulie'nin ölümü hakkında bir açıklamada bulunmakta!
Amy: Ne?!

3. Bölüm

Andrea Marquez: <Rütbe> <İsim>, bir an önce otel lobisine geri dön!
Andrea: Uluslararası Kayak Birliğinin başkanı bir basın toplantısı düzenliyor ve Anjulie'nin ölümü hakkında bir açıklamada bulunmakta!
Amy Young: Ne?! Bu, kadınların Frosty Kupasında kayakla atlamalarına müsaade edilmesine direnen Sven Blattner! Gidelim, bakalım <İsim>'e ne açıklamada bulunacak!

-Otel Lobisi basın toplantısında...-
Sven Blattner: Geldiğiniz için teşekkür ederim, bayanlar ve baylar. Sizinle çok talihsiz koşullar altında buluşmaktayız.
Sven: Anjulie Cruz'un ölümü bütün kayak camiası için büyük bir trajedi. Daha fazla kadın atletin bu şekilde ölmesine müsaade edemeyiz.
Sven: Bundan ötürü, Frosty Kupasındaki kadınlarda kayakla atlama kategorisi şu andan itibaren... kaldırılmıştır!

Amy: Duydun mu <İsim>?! Sven Blattner, kadınlarda kayakla atlamayı tekrardan kaldırdı. Sence bu başından beridir onun planladığı bir şey olabilir mi?
Amy: Zaten kadınların yarışmalarını istemiyordu, belki Anjulie'nin öldürülmesi, istediğini elde etmesi için iyi bir bahane olabilir!
Amy: Sonuna kadar katılıyorum <İsim>, onunla konuşmamız gerek!
Amy: Ha, hazır gelmişken lobiye tekrardan mı bakayım diyorsun? İyi fikir, katilin cinayetten sonra olanları öğrenmek için buraya gelmiş olma ihtimali yüksek!
Amy: Ben insanları çıkartırım, sende rahat rahat lobiyi ararsın. Haydi işinin başına <İsim>!

Sven Blattner'ı Kadınlarda Kayakla Atlamayı Frosty Kupasından neden kaldırdığı ile ilgili sorgula.
Sven Blattner: Sayın memurlar, sizi basın toplantımda gördüğüme ne kadar sevindim anlatamam. Acaba dudak merhemimi gördünüz mü? Yine bir yerlerde unuttum galiba.
Amy: Hayır Bay Blattner, görmedik, fakat Kadınlarda Kayakla Atlamayı Frosty Kupasından kaldırdığınızı duyduk. Anjulie gittiğine göre, etkinlikten kurtulmak oldukça kolay olmuştur, tam da istediğiniz gibi!
Sven: Burada bir yanlış anlaşılma var, sayın memurlar. Kadınlarda Kayakla Atlamayı ayrımcılıktan ötürü kaldırmadım, kadınların güvenliği için kaldırdım!
Sven: İşin aslı şu ki, etkinlik aslında başından beridir olmamalıydı, yani en azından elimizdeki rampalar ile.
Sven: Kadınların yeterince hızlanıp güvenli bir iniş yapmaları için daha uzun rampalara ihtiyaç duydukları bilimsel olarak kanıtlanmış bir şey. Fakat sırf bir kaç yarışmacı için yeni rampalar inşa etmek bize milyon dolarlara mal olur!
Sven: Fakat Anjulie, güvenli olmadığına dair uyarmamıza rağmen yine de etkinliğin Frosty Kupasına eklenmesi konusunda ısrar etti, bizde kabullendik.
Sven: Ama şimdi o öldü. İnşallah diğer kadın sporcular geri adım atarlar ve UKB'yi rahat bırakırlar!

İncele: Şömine.
Amy: Ne yazık ki Bul Karayı Al Parayı oynamıyoruz, yoksa kazanan mutlaka sen olurdun <İsim>!
Amy: Aldığın şu afişin üzerinde "Frosty Kupasını yasaklayın, Anjulie'yi yasaklayın" yazıyor... Anlaşılan birilerinin sadece kurbanımızla değil, bütün Kupa ile bir sıkıntısı varmış! Bunun üzerinden izleri toplayabilir misin?
Amy: Peki bu kırık parçalar ne olabilir sence? Bunları birleştireceğin konusunda sana güveniyorum <İsim>!

İncele: Boykot Broşürü.
Amy: O boykot broşürünün üstünden parmak izi alarak harika iş çıkardın <İsim>! Eminim bu izleri veri tabanımızda daha da çabuk karşılaştıracaksın!

İncele: Parmak İzleri.
Amy: Parmak izlerini jet hızında karşılaştırdın <İsim>! Bunlar Claire Cambridge'e aitmiş! Bu, Anjulie'nin kayakla atlama derslerine ilgi duyan kadın!
Amy: Peki eğer Claire kendisi bir kayakçıysa, neden Frosty Kupasını, özellikle de Anjulie'yi boykot etsin ki? Evet, onunla konuşmamız lazım!

Claire Cambridge'e Frosty Kupasını neden boykot ettiğini sor.
Amy: Claire, senin, Anjulie ve Frosty Kupasını boykot afişini bulduk. Ve bu kadar hırslı bir kayakçı olduğunu varsayınca da, şaşırdığımı gizleyemem.
Claire Cambridge: Ah, Anjulie'yi unutalım artık, neden hala onun hakkında konuşuyoruz ki! Sırf biraz ünlü diye geri kalanları, yani bizi kayakçılıktan soğutabileceğini sanıyor!
Amy: Ne demek istediğini anlamadım. Kendisi bize insanları kayakçılığa özendiriyormuş gibi geldi. Kadınları kayakla atlama adına topladı, çalışma kampı var-
Claire: Ah, yine bana şu sınıftan bahsedip ağzımı açtırtmayın. Reklamı neden yırtıp attığımı biliyor musunuz? Kayıt olmak için yanına gittiğimde, bana hiç bulaşmama mı, çünkü bu iş için fazla yaşlı olduğumu söyledi!
Claire: Allah rızası için daha yaşım 32! Tamam, çatlayan dudaklarım için dudak merhemi kullanıyor olabilirim, fakat vücudumun geri kalan yerleri gayette normal işliyor!
Claire: Sonra kız bana benim yaşımdaki birisinin Frosty Kupasında asla yer alamayacağını ve kampının sadece profesyonel potansiyeli olan kayakçılara açık olduğunu söyledi!
Claire: Önce o rampaları dikerek bu güzelim dağın ağzına ediyorlar, sonrada insanlar en harikulade olmadıkları müddetçe o rampaları kullanmalarına müsaade etmiyorlar, öyle mi?! Buna düpedüz ayrımcılık derler, ve bu koca bir haksızlık!
Claire: Anjulie sırf bir kaç tişörtte yüzü var diye kayakçılığın geleceğini idare edip, kimin kayıp kimin kayamayacağına karar veremez. Şu Frosty Kupası, sonra onun gibi insanlar... buradaki asıl kötüler onlar!
Claire: Ancak rekabetçi sporların verdiği zararı insanlara gösterebilirsem insanlar tekrardan rahatça ve eşitlik ile kayakla kaymanın tadını çıkartabilirler!

İncele: Kırık Parçalar.
Amy: Harika işti <İsim>! Anjulie'nin kayak kaskını birleştirdin!
Amy: Bir saniye... iyi yakaladın <İsim>! Birisi bunun üzerine "hain" yazmış! Bunu kim yapar ki? Hadi bulmak için bunu laboratuvara gönderelim!

Analiz et: Kurbanın Kaskı.
Hannah Choi: Abi, bu kask çok dandik, ama sanırım bende iki milyon dolar karşılığında her şeyi giyerdim.
Amy: İki milyon dolar mı? Hannah, kurbanın kaskı hakkında konuşuyorsun, değil mi?
Hannah: Aslında, Anjulie'nin ölmeden önce yaptığı son sözleşmeden bahsediyorum... Görünen o ki, Rocket Cow ile iki milyon dolarlık bir sponsorluk anlaşması imzalamış!
Amy: Rocket Cow mu? Ama dur bir dakika... <İsim> iyi bir noktaya değindi... Anjulie'nin hali hazırda Kral Mandıra dondurmaları ile bir sponsorluğu yok muydu?
Hannah: Kral Mandıra sponsorluğunu bırakıp yüksek teklifi kabul etmiş olmalı... Dünyanın parasından bahsediyoruz burada!
Amy: Kral Mandıra sponsorunun tepesi atmış olmalı! Sence "hain" kelimesini kaska o mu yazdı?
Hannah: Öyle olmalı. Belli ki kıymetli poster kızı o kadar da sadık değildi. Onunla konuşmak iyi fikir <İsim>!

Calvin Ono'ya Anjulie'nin neden sponsorluk sözleşmesini bozduğunu sor.
Calvin Ono: Rocket Cow. Buna inanabiliyor musunuz? Kız gitti ve Rocket Cow ile sözleşme imzaladı! O şeyin tadı resmen dudak merhemime benziyor... diğer bir deyimle, iğrenç!
Amy: Katılıyorum, sizin dondurmalarınız Rocket Cow'dan daha lezzetli, fakat konumuz o değil...
Calvin: Sponsorluk demek sadakat demektir! Aramızda özel bir bağ vardı, fakat o, o bağın en sevdiğim fondü gibi eriyip gitmesine müsaade etti!
Calvin: O kız benim uğraşlarım sayesinde Frosty Kupasının yüzü olabildi! Ama o ne yaptı? Bana teşekkür edeceğine sponsorluk sözleşmemizi feshetti!
Calvin: Bu basit bir iş sözleşmesi değildi. Onu destekledim, ona yol gösterdim... Ona kar aracı kullanmayı bile öğrettim!
Calvin: Ama o, söhretin beynini yıkamasına izin verdi. Dondurma karşılaştırması yaptığım için kusura bakmayın, ama öyle kafasına göre gidip farklı bir haftanın lezzeti seçemez!
Calvin: Bütün kariyerimi ona adadım, fakat o, bütün rüyalarımı bir çırpıda yıkıverdi. Atlayışı, ölmesi, beni sırtımdan bıçaklamasının cezası oldu!

'Daha sonra karakolda...'
Amy: Seni bilmem <İsim>, fakat şüphelilerimizin bu husumetleri bazen kanımı donduruyor!
Amy: Claire Cambridge'in Anjulie'nin rekabetçi yapısından, özellikle de kendisi gibi kayakçıları hor görmesinden iğrendiğini biliyoruz.
Amy: Ayrıca sponsoru Calvin Ono, Anjulie sponsorluk sözleşmesini feshettiği için küplere binmiş durumda.
Amy: En azından Sven Blattner kadınların güvenliği konusunda endişeli görünüyordu... ama şüphelilerimizin hangi birisine güvenebilirsin ki!
Amy: Ama harika bir iş çıkardın <İsim>. Sayende katili yakalamaya çok yaklaştık, fakat elimizde halen bazı vidalar eksik.
Andrea Marquez: Yaklaştık, fakat zaman lehimize işlemiyor! Turizm ofisinden bir duyum aldım... Soruşturma kapsamında kaplıcaları kapattığımız için bir hayli mutsuz durumdalar.
Andrea: Beyaz Tepelerin ne denli turistik bir yer olduğunu bilirsin, o yüzden bizden bir an önce kaplıcaları tekrardan halka açmamızı talep ediyorlar.
Andrea: Eğer yerinizde olsaydım, şimdi oraya gidip son bir kez daha bakardım. <Rütbe> <İsim>'in dedektiflik hünerleri sayesinde, bu cinayetin kalan son parçalarınızı bulacağınızdan adım gibi eminim!

İncele: Termal Kayalar.
Amy: Hiçbir zaman işinden sapmıyorsun <İsim>! O sepet şüpheli bir şeyler saklamak için mükemmel bir yer... İçinden büyük bir ipucu çıkartacağından adım gibi eminim!
Amy: Ayrıca kaplıcalarda tel keskisi bulmakta tuhaf bir şey, tabii birisi bunu buraya kazara bırakmadıysa...
Amy: Noktaları iyi birleştirdin <İsim>! Katil Anjulie'yi öldüren teli kesmek için bu keskiyi kullanmış olmalı!
Amy: Üzerinden bir örnek alarak emin olabilirsin belki. Eminim bu ipucu bize katilimiz hakkında kilit bir bilgi verecektir!

İncele: Tel Keskisi.
Amy: Delillerden örnekleri bu kadar çabuk toplaman beni her zaman etkilemiştir! O tel keskinin üstünden bu iplikleri toplamak buna harika bir örnek!
Amy: Bu numune hakkında içimde iyi bir his var <İsim>: katili yakalamaya çok yaklaştık, bunu hissedebiliyorum! Hadi, şu numuneyi bir an önce laboratuvara gönderelim!

Analiz et: İplikler.
Yann Toussaint: İyi buldun <İsim>. Topladığın yeşil ipliklerin üstünde kar aracı benzini izine rastladım ve kurbanın vücudundaki izlerle eşleştiğini doğruladım.
Yann: Bu yüzden iplikler katile ait olmalı!
Yann: Yağlı kısım dışında, topladığın iplikler çok yumuşak bir kumaşa ait... Kaşmire. Bu da onların bir şapkaya ait olmadıklarını gösteriyor.
Yann: İpliklerin uzunluğuna ve dokusuna bakılırsa, bir atkıya aitler. Rengi de sana ne tür bir atkı olduğunu gösteriyor.
Amy: Demeye çalıştığın şey... Ah, benden önce davrandın <İsim>! Katil yeşil bir atkı takıyor!

İncele: Kaplıca Sepeti.
Amy: O sepetin içini çok çabuk eledin <İsim>! Bir adet fondü çubuğu bulmuşsun... Şu anda biraz fondü harika giderdi!
Amy: Nasıl, <İsim>? Fondü katil ile doğrudan alakalı bir delil mi?
Amy: Doğru! Katil, kurbanın kayak ayakkabısına ölüm notunu bir fondü çubuğu ile yazmıştı! Ben bunu senin için derhal laboratuvara gönderiyorum!
Amy: Cinayet vakası çözülmek üzere <İsim>. Neredeyse sandalyemden düşeceğim!

Analiz et: Fondü Çubuğu.
Yann: Bir fondü çubuğu mu <İsim>? Bu polis ekibinin bazı üyelerinin biraz aç olduklarını mı söylüyorsun?
Amy: Yann, mükemmel bir nesne, çünkü <İsim> katilimizin fondü yediğini hatırladı!
Yann: <İsim>, içgüdülerin yine haklı çıktı. Çubuğun ucunda plastik parçaları buldum, kurbanın kar ayakkabısında bulunan kazıntılarla eşleşiyor.
Yann: Bu da demek oluyor ki bu fondü çubuğu gerçekten de katil tarafından kullanılmış.
Yann: Fondü çubuğunun sapından biraz DNA örneği almayı başardım.
Amy: Biraz DNA... bize ne anlatıyor Yann?
Yann: Çok fazla bir şey bulamadım, sadece saptaki DNA'nın bir erkeğe ait olduğunu öğrendim... Bu, katilin bir erkek olduğunu gösteriyor!

Amy: Her zamanki gibi yine başardın <İsim>. Kurbanımızı kimin öldüreceğini öğrenmemize yetecek kadar delil topladın!
Amy: Anjulie için, Beyaz Tepeler için, ve adalet için... doğru katili tutuklamaya!

Katili Tutukla.
Amy: Sven Blattner, Anjulie'yi öldürmekten tutuklusun!
Sven Blattner: Şimdi bir saniye bekleyin. Ben UKB'nin başkanıyım! Ne diye kendimi desteklemeye adadığım kayakçılardan birisinin öldürmek isteyeyim ki?
Amy: Bizde onu merak ediyoruz işte! Fakat <Rütbe <İsim> kullandığın tel keskisini bulmakla kalmadı, ayrıca Anjulie'yi öldürürken kullandığın telin kendisini de buldu!
Amy: Üzerinde kar aracının yakıtından kalan izler vardı, ayrıca uçlarında dudak merheminin izleri! Bunu yapanın sen olduğunu biliyoruz, Bay Blattner!
Amy: Anjulie gibi yükselen bir yıldızı ne diye öldürürsün? Kız madalyayı kazanmayı hak ediyordu!
Sven: O, Frosty Kupasında olmayı hak etmiyor! Hiçbir kadın hak etmiyor!
Sven: Kayakla atlama bir erkek sporudur! Benim zamanımda bu spor ve Kupa ciddiye alınırdı! Fakat şimdi koca bir şaka oldu çıktı!
Amy: Sence sırf kadınlarda aynı haklarla katıldıkları için mi koca bir şaka? Senin madalya alma şansın vardı, peki sen kimsin ki başka insanların da yarışmalarına engel oluyorsun?
Sven: Madalya alma şansım vardı ama hiçbir zaman alamadım... Ben alamıyorsam bir kadının almasına da müsaade etmem!
Amy: O zaman Bay Blattner, yaptığın şeyin cezasını çekeceksin ve hapiste sana madalya vermeyeceklerinden emin olabilirsin. <Rütbe <İsim> seni tutukluyor!

Edward Dante: Sven Blattner, Frosty Kupası sporcusu Anjulie Cruz'u öldürme suçundan mahkemeye çıkartıldınız. Söylemek istediğiniz kayda değer bir şeyler var mı, yoksa şu işi bir an önce halletmeye mi koyulalım?
Sven: Sayın Yargıç, müsaade edin de size kayakla atlama sporu hakkında biraz bilgi arz edeyim.
Dante: Haydaa, işte başlıyoruz. Eğer uyuklarsam kusura bakmayın... Devam edin Bay Blattner.
Sven: Spor asırlardan beridir bir erkek uğraşı olmuştur, daha doğrusu insanoğlunun var oluşundan beridir. Amaç kişinin kahramanlığını ölçmektir. Kayakla atlamada bir burada istisna değil!
Sven: Ama şimdi bir kaç kadın da yarışsın diye ne uğraşlar vermek zorunda kalıyoruz... Sırf onlar için rampaları daha uzun ve yumuşak yapmamız gerekiyor, tabii onların bunun bize ne kadara patladığından haberleri bile yok!
Sven: Günümüzde kayakla atlama gibi sporlar koca bir şaka oldu artık... Ne bir tehlike var, ne de bir başarma hırsı.
Sven: İşin daha da kötüsü o sinir bozucu kız, sırf iyi adamı oynamadım diye beni dava etmekle tehdit etti! Birilerinin spor adına artık harekete geçmesi gerekiyordu, bende tam da onu yaptım işte!
Dante: Bay Blattner, burada sözünüzü kesmem gerekiyor. Başarılı bir genç kızı öldürme nedenleriniz son derece gaddarca, canice ve yanlış.
Dante: Spor herkes içindir, sırf senin gibi huysuz herifler için değil! Benimde çok güzel bir torunum var ve o da herkes gibi, kadın erkek fark etmezsizin herkesin yapacağı şeyleri yapmayı hak ediyor.
Dante: Yüzüne söylemek zorunda kaldığım için kusura bakma kardeş, fakat bu mahkeme salonundaki herkesin seni parmaklıklar ardında görmek isteyeceklerini düşünüyorum. Sven Blattner, Anjulie Cruz'u öldürmek suçundan seni 25 yıl hapse mahkum ediyorum. Herkes ayağa kalksın!

Amy: O cinayeti çözmen beni tekrardan etkiledi <İsim>!
Amy: Memleketim olan Beyaz Tepelerde bu denli şiddete tanık olmayı beklemiyordum, ama senin burada olduğunu bilmem işleri yoluna koyuyor!
Amy: Peki... Ne dersin? Sence kendimize bir adet Kral Mandıra dondurması alalım mı? Vanilya en sevdiğim tattır... istersen bana gösteriş fukarası de, ama bence en iyisi o!

Ek Soruşturma

Amy Young: <İsim>, seni burada gördüğüme ne kadar sevindim anlatamam! Bobby ile buluşmayı ümit ediyordum, artık soruşturma kapandığına göre, seni onunla adam akılla tanıştırmak istiyorum!
Amy: Nasıl, <İsim>? Ah evet, şu anda bekar olduğu doğru, fakat onunla konuşmak isteme nedenim bu değil elbette... Ben daha ziyade ikinizin kaynaşmasını istiyorum, hepsi bu!
Andrea Marquez: Ne yazık ki, mesain henüz bitmedi <İsim>! Sharon White, birisi tarafından taciz edildiğini iddia ediyor!
Andrea: Git ifadesini al ve onu rahatsız eden kimmiş öğren. Kadınlar artık her ne kadar buradaki rampadan atlayamayacak olsalar da, başka bir skandal yaşanmasını hiç istemem...
Amy: Anlaşıldı, Amir Marquez. Sharon ile en kısa zamanda konuşmaya gideceğiz.
Amy: <İsim>, ben Bobby'yi arayıp bizimle otel lobisinde buluşmasını söylerim! Bizim meşgul insanlar olduğumuzu biliyor, o yüzden önce Sharon'la konuşmak istersen, eminim kim buna aldırış etmeden bekleyecektir!

Bobby Prince'i kontrol et.
Bobby Prince: Selam <Rütbe> <İsim>, selam Bal Ayısı... yani Amy. Haha, eski alışkanlıklar kolay kolay bırakılmıyor! Beyaz Tepeler'e yerleşme işleri nasıl gidiyor?
Amy: Geri dönmek harika. Aklıma gelmişken <İsim>, Bobby dağlardaki en güzel yerleri avucunun içi gibi bilir. Bir ara bizi gezmeye çıkartırsın artık!
Bobby: Seve seve, fakat ne yazık ki harita kabımı kaybettim... Dağlar haritasız gezilmeyecek kadar tehlikeli yerlerdir. İnşallah harita kabım çalınmamıştır!
Amy: Ah, eminim ki <Rütbe> <İsim> haritanı şıp diye bulacaktır, Bobby Boo!
Amy: Yani... senin için sakıncası olmaz, değil mi, <Rütbe> <İsim>?
Bobby: Benim için bunu yapar mısın? Harika, onu buralarda bir yerlerde bırakmış olmam lazım...
Amy: Senin için her şey, yap-... yani, elbette, vatandaşa yardım etmek bizim görevimiz, hehe. Pekala <İsim>, iyisi mi ben iyice pancar gibi kızarmadan etrafı arayalım!

İncele: Dinlenme Alanı.
Amy: Ah, iyi yakaladın <İsim>, bu, Bobby'nin harita kabı olmalı! Neyse ki çalan olmamış...
Amy: Senden çok fazla şey istediğimin farkındayım <İsim>, fakat bu harita kabı Bobby için son derece mühim. Eksik bir şey olmadığından emin olmak için içini arayabilir misin?

İncele: Harita Kabı.
Amy: Nasıl? <İsim>, bu bulduğun kart... bana mı? Bobby'nin harita kabında hemde?
Amy: Bu çok tatlı! Üzerinde "Hoşgeldin Amy" yazıyor. İmza, Bobby Boo ve...
Amy: Duncan mı?! <İsim>, bu benim abimin adı! Duncan Young! Ah, cidden seni onunla tanıştırmam gerek, eminim ona bayılacaksın! Fakat ilk önce seni ufak bir şey konusunda uyarmalıyım...
Duncan Young: O işi sonra yapsan, Amy? <Rütbe> <İsim>'e tekerlekli sandalyeye mahkum olduğumdan bahsetmemiş miydin? Merak etme, eminim kendisi zaten bunu fark etmiştir. Selam kardeşim!
Amy: Duncan! Sen ne zamandan beridir buradasın?!
Duncan: Beni görmeye gelemeyecek kadar meşgul olduğunun farkındayım, o yüzden mektuplarında şu sürekli bahsettiğin partnerini birde kendi gözlerimle görmek istedim.
Duncan: <Rütbe> <İsim>, ben Duncan Young. Amy'nin abisiyim. Seninle tanışmak büyük bir onur!
Duncan: Hoşgeldin kartını bu şekilde bulduğun için kusura bakma, Bobby'nin bunu sana göndermesi gerekiyordu, yerini karıştırması değil! İnşallah hediyeyi de kaybetmemiştir!
Amy: Hediye mi? Bize mi? Oooo, bu çok heyecan verici <İsim>! Hadi bir an önce gidip Bobby'yi görelim! Zaten ona harita kabını geri vermemiz gerekecek!

Bobby'ye ekipmanını geri ver ve hediyeyi sor.
Bobby: Ufak hediyeni az kalsın kaybedecek olduğum için kusura bakma, Bal Ayısı! Duncan ve ben, he ne kadar takılamayacak kadar meşgul olduğunu bilsekte, sana güzel bir hoşgeldin sürprizi yapmak istemiştik!
Amy: Ah, <Rütbe> <İsim> ile çalışmanın yorucu olduğu doğru, ama ondan daha iyi bir partner bulamazdım herhalde! Ayrıca çok fazla şey öğreniyorum!
Amy: Kusura bakma, kendimi kaybediyorum yine! Her neyse, Duncan bir... şey... hediyeden bahsetmişti?
Bobby: Ah, elbette! Buyrun, elimde ikinize de birer tane var! Beyaz Tepelere hoş geldin <Rütbe> <İsim>. Umarım harika vakit geçirirsin!

Sharon White ile saldırısı hakkında konuş.
Sharon White: Ah, <Rütbe> <İsim>, seni görünce içim rahatladı! Burada, kaplıcalarda sonuna kadar hak ettiğim dinlenmenin tadını çıkartıyordum ki...
Sharon: ...birden gaipten sesler duymaya başlarım! Sanki birisi beni izliyormuş gibi kötü bir hisse kapıldım! Sonra da bir gölge gördüm: korkunçtu!
Amy: Bir gölgeden mi korktun yani?
Sharon: Anlamıyorsunuz. O sıradan bir gölge değildi. Sanırsam o, Uyurgezerdi!
Amy: Uyur... Cidden bir şehir efsanesinden bahsediyor olamazsın, değil mi? Hani şu ormandan çıkıp insanları kaçırdığına inanılan gulyabani?
Sharon: Evet oydu! Uyurgezer gerçek <Rütbe> <İsim>, yakında sen de kendi gözlerinle göreceksin!
Amy: Pekala, ben bilmem ama... Haklısın <Rütbe> <İsim>, her ne kadar bir canavar olmasa da, tacizci demek kötü haber demektir. Sence kaplıcalara bir göz gezdirmeli miyiz?

İncele: Kaplıca.
Amy: Ne buldun <İsim>? Ah, haklısın, bu parçalanmış kumaşın yeri burası olamaz...
Amy: Sence bunu buraya Sharon'ın tacizcisi bırakmış olabilir mi? Katılıyorum, bu kumaşın parçalanmadan önce neyi temsil ettiğini öğrenmemiz lazım!

İncele: Parçalanmış Kumaş.
Amy: Bu çok korkunç <İsim>! Bulduğun parçalanmış kumaş meğersem bir maskeymiş!
Amy: Bir saniye... Bu maske, Uyurgezerin yüzünün birebir aynısı! En azından onu gördüğünü iddia eden insanların anlattıklarına göre...
Amy: Sence birileri, kendilerini Uyurgezer gibi mi göstermeye çalışıyor? Haklısın, iyisi mi bu maskeyi Hannah'ya gönderelim.

Analiz et: Uyurgezer Maskesi.
Hannah Choi: İtiraf etmem gerek ki <İsim>, nadiren bana bu maske gibi ürkütücü şeyler yolluyorsun!
Hannah: Uyurgezer hakkında bir şeyler okumuştum. Söylentiye göre, ormanın derinlerinde insanları kaçırıp öldüren bir adammış... Bu efsane buralarda iyi bilinir!
Hannah: Ormanda bulunan cesetler hakkında haberler okudum ve birkaç kişi onu gördüğünü iddia ediyor! Tarifleri çok kesin...
Hannah: Dahası, bu maskeyi yapan kişi, Uyurgezer gibi görünsün diye en ince ayrıntıya bile dikkat etmiş! Eğer bunu Sharon'ın tacizcisi yaptıysa, kendini işine adamış olmalı!
Amy: Bu çok korkutucu! <İsim>, Sharon'ı kontrol etmeliyiz. Tehlikede olabilir!

Sharon White'a Uyurgezer konusunda moral ver.
Amy: Tekrardan merhaba Sharon. Korkarım ki <Rütbe> <İsim>, maskeli bir şahsın seni kaplıcada izlediğine dair kanıt buldu.
Sharon: Size söylemiştim! Uyurgezer GERÇEKTEN de bana zarar vermeye çalışıyor!
Sharon: Ayrıca bir şey daha oldu! Biraz alıştırma yapmak istiyordum ve eşyalarımı almak için rampanın oraya gittiğimde, birisinin eşyalarıma zarar vermiş olduğunu fark ettim!
Amy: Cidden mi? Haklısın <İsim>, o eşyalara baksak iyi olur! Nerede bıraktım demiştin, Sharon?
Sharon: Ah, eşyalarımı kayak rampasının orada bıraktım. Sizi tekrardan rahatsız ettiğim için kusura bakmayın, en azından gitmeden önce yiyecek bir şeyler alın. Ben ısmarlıyorum!

İncele: Kayak Rampası.
Amy: Pekala <İsim>, bu gözlükler Sharon'a ait olmalı! Birisi bunu fena paralamış, sence bunu yapan Sharon'ın tacizcisi olabilir mi?
Amy: Haklısın, önce birisi onu kaplıcada korkutmaya çalışıyor, şimdi de ekipmanı zarar görüyor... Umarım bu gözlükten şu tacizci hakkında bir şeyler bulabilirsin <İsim>!

İncele: Kayak Gözlüğü.
Amy: Sharon'ın gözlüklerinden bu parmak izlerini almakla harika iş çıkardın <İsim>! Umarım bunlar Hannah'ya Sharon'ın tacizcisini bulması için yeter!

Analiz et: Parmak İzleri.
Hannah: Pekala <İsim>, buna inanmayacaksın! Bulduğun parmak izlerini veri tabanında araştırdım ve...
Hannah: Sharon'ı taciz eden kişi aslında Claire Cambridge!
Amy: Claire mi?! Frosty Kupasına karşı olan kadın mı? Sharon'ın gözlüğünü mahveden kişi o mu?
Amy: <İsim>, ürkütücü Uyurgezer maskesini takan kişi de o olabilir mi? Haklısın, derhal Claire ile konuşmamız lazım!

Claire Cambridge'i Sharon'a saldırıları konusunda sıkıştır.
Amy: Claire Cambridge, <Rütbe> <İsim>, Sharon'ın sabote edilmiş gözlüklerinin üzerinde senin parmak izlerini buldu. Neden onu taciz ediyorsun?
Claire Cambridge: Taciz etmek mi? Hadi ama, bu sadece onun BENİM dağlarımda bir daha kaymamasını sağlamak için yaptığım ufak bir işaretti.
Amy: Vallaha mı? Bu Uyurgezer maskesini takarak onu korkutmaya çalıştığını biliyoruz! Bu iş ciddi, Claire!
Claire: Ne... Ben bu maskeyi kullanmadım! Bunu ömrüm hayatımda ilk defa görüyorum! Bana inanmalısın <Rütbe> <İsim>. Ben, Sharon'ı korkutmak için sadece ekipmanı ile oynadım, o kadar!
Amy: Doğruyu bile söylüyor olsan, bu yaptığın şeye başkasının eşyasına saldırmak denir! Para cezasına çarptırıldın Claire, ayrıca deneyimli kayakçıları rahat bıraksan iyi edersin!
(Claire ile konuştuktan sonra)
Amy: Biliyor musun <İsim>, acaba Claire, bu maskeyi daha önce hiç görmediğini söylerken doğru mu söylüyordu diye merak ediyorum...
Amy: Sence buralarda, insanları korkutup Uyurgezermiş gibi davranan birileri olabilir mi? Bu kulağa hiç hoş gelmiyor işte...

Daha sonra karakolda...
Amy: Abimle sonunda tanışmış olmana çok sevindim <İsim>! Ufak sürprizi beni gerçekten çok sevindirdi!
Amy: Eskiden birbirimizle aramız daha sıkıydı, ama son zamanlarda aramız bir nebze açıldı... Hele ki geçirdiği kazadan sonra...
Amy: Neyse, artık Beyaz Tepelerde olduğumuza göre, Duncan'ı ve... Bobby'yi daha sık görmeyi umut ediyorum!
Amy: Ah, haklısın <İsim>, diğer yandan da şu çakma Uyurgezerin kim olduğunu öğrenmekle meşgul olabiliriz...
Amy: Ben şahsen o şehir efsanesine hiç inanmamıştım, fakat buradaki çoğu insan inanır. Birileri o maskeyi giyerek buralarda dolanırsa neler olur kim bilir?

Also on Fandom

Random Wiki