Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Ölümcül Gece/Diyaloglar

< Ölümcül Gece

1.266pages on
this wiki
Add New Page
Comments0 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar

Büro'nun Sibirya Genel Merkezi: Noel Arifesi...
Lars Douglas: Mutlu Noeller <İsim>! Yeni yıla yaklaştığımız için acayip heyecanlıyım!
Jack Archer: Ben de yılbaşlarına bayılırım ama <İsim> doğru söylüyor. Bayram havasına girmeden önce halletmemiz gereken bir SOMBRA meselesi var.
Şef Ripley: Nataşa'nın da yardımıyla COSMORUS'tan birisinin SOMBRA'ya fırlatma kodlarını sızdırdığının öğrendik. Soru ise, fırlatmayı planladıkları şey ne?
Şef Ripley: Ayrıca COSMORUS'un Sibirya da bir tesisi olduğunu ve SOMBRA'nın da oraya ulaşmak istediğini de öğrendik.
Jack Archer: COSMORUS'un ta buralara kadar gelip dizlerine kadar kara batmasına sebep olacak şüpheli bir şeyler yaşanıyor olmalı!
Lars Douglas: Kardeşim, hazır buralara kadar gelmişken <İsim>'i de yanına alıp Baykal Gölü'ne gidin ve orada Kuzey Işıklarını seyredin derim! Buraya kadar gelip de o ışıkları görmemek olmaz şimdi!
Lars Douglas: <İsim>, mutlaka sıkı giyin. Buranın havası ölümcüldür, sıcaklık ta -30 dereceleri buluyormuş!
Jack Archer: Pekala <İsim>, SOMBRA'nın fırlatma kodlarıyla ne yapmayı planladığını bulmamız gerek. Hadi aramalarımıza Baykal Gölü'nden başlayalım!

1. Bölüm

İncele: Baykal Gölü.
Jack Archer: <İsim>, gölün ortasındaki buz kitlesinin içinde donmuş bir adam mı var?!
Jack Archer: Evet var! Ve doğru! Buz kitlesinin içinde donmuş adam Noel Baba!
Jack Archer: <İsim>, montundaki şey kan mı?
Jack Archer: Ho ho... O-oo! Bu bir kaza olamaz! Birisi Noel Baba'yı öldürmüş! <İsim>, Noel'i kurtarmalıyız!
Jack Archer: Görüyorum ki ipucu bulmuşsun bile! Bu sahte ak sakal bizim rahmetli Noel Baba'ya ait olmalı ve üzeri kanla kaplı Hemen bundan bir örnek alalım <İsim>!
Jack Archer: Şu parçalanmış kart da neyin nesi? Pek Noelvari görünüyor...
Jack Archer: Pekala <İsim>, hadi donmuş Noel Babamızı çöldeki kardan adam misali erimeden otopsiye götürelim!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Angela Douglas: <İsim>, sence de birisinin Noel Baba'yı öldürmüş olması korkunç bir şey değil mi?
Angela Douglas: İlginç bir bilgi: Noel Baba'nın gezegendeki tüm çocuklara hediye ulaştırabilmesi için 214.200 ren geyiğinin yardımıyla saniyede 1050 kilometre hız yapması gerekiyor.
Angela Douglas: Ne yazık ki bu sürat ve kütle, tıpkı bir uzay aracının Dünya'nın atmosferine giriş yaptığında yanması gibi, tüm ren geyiklerini kavururdu!
Jack Archer: Ren geyiği mangalına gel!
Angela Douglas: Her neyse, Noel Baba'yı öldüren şey bu değil elbette! Kurban vurulmuş gibi görünüyor! Sorun şu ki... Bir kurşuna rastlayamadım.
Angela Douglas: Ayrıca parmak uçlarında kesiklere rastladım. Noel Baba'nın montunun sırtı da ortalama bir buz pateni bıçağının boyutlarında kesiklerle kaplıydı.
Angela Douglas: Tahminime göre katil, kurbanı buzdaki değile kadar sürüklemek için buz pateni giymiş! Bu da katilin buz pateni yaptığı manasına geliyor!
Jack Archer: <İsim>, tam da Noel arifesinde Noel Baba'yı ölü bulduk! Onu öldürüp kayıplara karışanı hemen bulmalıyız!

İncele: Yırtılmış Kağıt.
Jack Archer: <İsim>, yapıştırdığın o kart üç boyutlu bir kartpostal çıktı!
Jack Archer: Noel Baba ile bir cücenin olduğu kartın üstünde: "Noel Baba ve Forrest Sugarcrystal sizleri The Snowed Inn'deki Noel partisine davet ediyor." yazıyor.
Jack Archer: Kartın üstündeki Noel Baba kurban olmalı! Doğru dedin <İsim>, Forrest Sugarcrystal da... cüce olmalı!
Forrest Sugarcrystal: Nick! Hey... Nick! Orada mısın ula?
Jack Archer: Höst! Sen de kimsin?
Jack Archer: Bir saniye... Siman tanıdık geliyor. Sen... Forrest Sugarcrystal mısın?
Forrest Sugarcrystal: Kim soruyor?
Jack Archer: <Rütbe> <İsim> soruyor. Şansa bak ki bizim de sana soracak sorularımız vardı, Bay Sugarcrystal!

Forrest Sugarcrystal'a kurbanı sor.
Forrest Sugarcrystal: Ney, kaç?! O hıyarağasını donmuş halde gölün ortasında mı bulduk dediniz?!
Forrest Sugarcrystal: Çocuklara Noel Baba'nın öldüğünü nasıl söyleyeceğim şimdi?!
Jack Archer: Gerçek adı Noel Baba değildi herhalde...
Forrest Sugarcrystal: İnanmayacaksınız ama Noel Baba'nın gerçek adı Nick Kringle. Ailesi ondan nefret ediyormuş herhalde.
Jack Archer: Peki, kimin nesiydi bu Nick Kringle ve neden onu arıyordun?
Forrest Sugarcrystal: Nick ve ben COSMORUS'ta bakım işleri yapıyorduk, ayrıca her Noel zamanı kasaba da Noel Baba ve cüceyi canlandırıyorduk.
Jack Archer: Bu rol için pek uygun birisi değilmiş gibi duruyor...
Forrest Sugarcrystal: Valla kasaba onu pek severdi, bu yüzden The Snowed Inn'deki partiye gelmeyince endişelendiler. Ben de buraya onu aramaya geldim.
Jack Archer: Ne yazık ki Noel Baba artık kasabaya gelemeyecek ama sen halen buralardasın... O yüzden fazla uzaklaşma, sana sorularımız olabilir.
(Forrest Sugarcrystal ile konuştuktan sonra)
Jack Archer: <İsim>, az önce kocaman insan boyutunda bir cüceyi ıssız bir yerde Noel Baba'nın ölümü hakkında sorgulamış mı olduk şimdi?
Jack Archer: Neyse, kurbanın kasaba halkı için Noel Baba rolübe girdiğini öğrendiğimize göre partinin yapıldığı The Snowed Inn'e gitsek iyi olacak!

İncele: Noel Barı.
Jack Archer: <İsim>, bu barın her yeri yılbaşı kokuyor! Büro'nun Noel partisini burada verebiliriz!
Jack Archer: Heey, Noel baba'nın çuvalı! Kurbana ait olmalı. Hadi içini açıp hediyelere bakalım!
Jack Archer: Noel Baba'nın bir fotoğrafı mı? Kucağına da adamın biri oturmuş! Bu her kimse pek ayık görünmüyor...
Jack Archer: <İsim>, madem bu herifin ki olduğunu çıkartamıyoruz, belki yüzünü veri tabanında taratarak bir şeyler yakalayabiliriz.

İncele: Noel Baba'nın Çuvalı.
Jack Archer: Noel Baba'nın çantasında bulduğun şey ne <İsim>? Bir çeşit küreğe benziyor...
Jack Archer: Ne dedin? Şaplak küreği mi? Hani... Seksle ilgili olan? Hangi çocuk Noel'de BÖYLE bir şey ister ki?!
Jack Archer: Üzerinde bir etiket mi var? Pudralarsak bu "neşeli" hediyenin kime ait olduğunu bulabiliriz.

İncele: Silinmiş Etiket.
Jack Archer: Şaplak küreğindeki etiketin üstünde "Yaramazlık yaptım, bana şaplak at." yazıyor.
Jack Archer: Bu şey bir çocuğa ait olamaz...
Jack Archer: Aslında Dominika adlı birine aitmiş.
Jack Archer: Bizim Aziz Nick'in aslında pek de aziz olmadığına dair bir his var içimde... Hem de hiç. Neyse, hadi şu Dominika'yı barda bulmaya çalışalım!

Dominika Sneguroçka'ya kurbandaki şaplak küreğini sor.
Jack Archer: Affedesiniz bayan? Şey, Dominika... siz misiniz?
Dominika Sneguroçka: Evet. Dominika'dan arzu ettiğin bir şey mi var? Baston şeker kokteyli? Ya da... "Menü dışı" bir istek?
Jack Archer: Nasıl? Aaa... hayır desek? Nick Kringle cinayetini soruşturuyoruz da. Size almış olduğu Noel hediyesini bulduk.
Dominika Sneguroçka: Nick öldü mü? Şimdi kim Noel Baba'yı oynayacak?
Dominika Sneguroçka: Nick'ten önce kaç yıl Noel Babasız geçmişti. Çok Batılı işi diyordu kasaba halkı! Noel'de birazcık eğlenmenin nesi kötü ki?!
Jack Archer: Yani Nick kasabaya taşındı ve buranın kadrolu Noel Baba'sı oldu. Onun dışında ne ile uğraşıyordu peki?
Dominika Sneguroçka: Bilmiyorum ve umurumda da değil. Kendisi Amerikalıydı, dolayısıyla Noel Baba için biçilmiş kaftandı!
Dominika Sneguroçka: Ama iyilikseverliğinin altında Noel ruhunun yattığını falan sanmayın. Dominika, Nick'e olan borcunu ödedi, hem de sadece Dominika'nın bildiği bir biçimde...
Jack Archer: Iıı... Pekala... Sanırım öğreneceğimizi öğrendik... Şimdilik.

İncele: Bilinmeyen Kişi.
Jack Archer: Noel Baba'nın kucağında oturan ayyaş adam, Nikolay Şarapov adında birisiymiş.
Jack Archer: <İsim>, sence bu isim neden tanıdık geliyor?
Jack Archer: Doğru! Onunla Moskova'da karşılaşmıktık! Darya Çernova cinayetinde şüpheliydi. Kendisi COSMORUS'ta çalışan bilim insanı!
Jack Archer: Sibirya da ne işi varmış ki?
Jack Archer: Üstüne üstlük, kurbanın kucağında sarhoş halde! Sanırsam bu alından bilim insanı pek de göründüğü gibi birisi değilmiş.
Jack Archer: <İsim>, iyisi mi Nikolay'la bir sohbet edelim. Fotoğraftaki sarhoş haline bakarsak, kesin barın bir köşesinde sızmıştır.

Nikolay Şarapov'u bul ve ona kurbanla çekilmiş fotoğrafını sor.
Jack Archer: Burada Nikolay Şarapov adında biri var mııı?
Nikolay Şarapov: Şşşşt! Bağırmasana yahu! Başım kazan olmuş zaten! Sanki... Ölecekmişim gibi.
Jack Archer: Bunu söylemen gerçekten ilginç. Nick Kringle, ya da senin deyiminle Noel Baba'nın cinayetini araştırıyoruz.
Nikolay Şarapov: Noel Baba öldü mü? Ama az önce birlikte parti yapıyorduk. Bana içki ısmarlayıp duruyordu.
Jack Archer: Doğrusu seni geceleri içki içip Noel Baba'yla özçekim peşinde koşan birisi olarak gözümde canlandırmamıştım hiç.
Nikolay Şarapov: Değilim zaten. Nick'le işte tanıştım ve sonra kanka olduk. Özümde gayet sıkıcı bir bilim insanıyımdır.
Jack Archer: Sıkıcı ol ya da olma, sana bir kaç soru sormamız gerekiyor, o yüzden alkolü biraz kessen iyi olur...
Nikolay Şarapov: "Alkol" demeyin bana...
Jack: .....

İncele: Kanlı Sakal.
Jack Archer: Noel Baba'nın sakalındaki kandan bir örnek aldığına göre bunu incelemesi için Lars'a gönderebiliriz!

Analiz et: Kan.
Lars Douglas: Jingle bells... Jingle bells...
Lars Douglas: Ah, n'aber <İsim>! Geldiğini görmemişim! Ben de yavaştan Noel havasına bürünüyordum.
Jack Archer: Usta, neşenin üstüne limon sıkmak gibi olmasın da malum, Noel Baba öldü ve onu öldüreni bulmamız lazım.
Lars Douglas: İlk olarak, takma sakaldan aldığınız kanın kurbana ait olduğunu bir belirteyim.
Lars Douglas: Ama örnekte sadece kan yoktu. Daha doğrusu, içinde baharat ve turunçgil karışımı başka bir kırmızı sıvı daha vardı.
Jack Archer: Baharatlı bir kanlı mary'mi yoksa?
Lars Douglas: Sıcak şarap diyelim biz ona. 2. Yüzyılda Roma'da ortaya çıkan bu içki özellikle Avrupa ülkelerinde Noel'in aranan içeceği haline geldi.
Lars Douglas: Benim hanıma sordum ve kurbanın midesinde sıcak şarap olmadığını söyledi. Bu da sıcak şarabı takma sakalın üstüne bırakanın katil olduğu anlamına geliyor!
Jack Archer: Demek katil sıcak şarap içiyor! <İsim> ona ulaşmadan önce lüpleteceği son sıcak özgürlük içkisi olacak diyebiliriz!

Daha sonra...
Şef Ripley: <İsim>, COSMORUS fırlatma kodlarıyla ilgili bir şey öğrenebildin mi?
Jack Archer: Duymadıysanız haber edeyim, Noel Baba öldü, o yüzden elimiz tamamen dolu. Tabii Büro'nun Noel'i katleden bir kuruluş olarak tanınmasını istiyorsanız o ayrı mesele!
Şef Ripley: Archer, zevzekliği bırak da <İsim> ile birlikte Sibirya'da COSMORUS konusunda ilerleme kaydettiniz mi onu söyle.
Jack Archer: İlginçtir ki kurbanımız, COSMORUS'ta bakım elemanı olarak çalışıyormuş. COSMORUS'un Moskova'daki bilim insanı Nikolay'la şirkette tanışmışlar.
Jack Archer: Kurbanın öldürüldüğü gece birlikte partide eğleniyorlarmış.
Jack Archer: Ayrıca huysuz bir cüce adam ve kurbanı hem neşeli hem de zampara bir Noel Baba olarak tasvir eden sadomazoşist bir bar hatunu ile tanıştık.
Jack Archer: Bunun dışında maktul Noel Baba'yla ilgili pek bir şey bilmiyoruz.
Ingrid Bjorn: <İsim>, acil durum! Kurbanın ren geyiği kaçmış!
Jack Archer: Kaçtıysa bundan bize ne?! Zaten onların yaşam alanı dışarısı.
Ingrid Bjorn: Çünkü bütün kanıtları yiyorlar!

2. Bölüm

Jack Archer: Ingrid, kurbanın ren geyiği kaçtı da ne demek?
Ingrid Bjorn: Kurban her Noel öncesinde geyiklerini ren geyiği kılığına sokarak evinin arkasındaki ahırda saklar, sonra da Noel arifesinde meşhur girişini yaparmış.
Jack Archer: Peki kaçmışsa bundan bize ne?
Ingrid Bjorn: Çünkü bütün kanıtları yiyorlar!
Jack Archer: Doğru söylüyorsun <İsim>! Orada henüz ipucu araması yapmamıştık! Hadi Noel Baba'nın evine gidelim!

-Bir kaç dakika sonra, Noel Baba'nın evinde...-
Jack Archer: <İsim>, ne hallere düştük biz?! Buraya SOMBRA hakkında ipucu toplamaya geldik ama kendimizi çakma ren geyiklerine çobanlık yaparken bulduk!
Rudolph: Çatırt... Çatırt... Çatırt!
Jack Archer: Kes şunu yemeyi! Hooo!

İncele: Noel Baba'nın Evi.
Jack Archer: <İsim>, bir avuç aç ren geyiğinin soruşturmamıza engel olmasına izin veremeyiz! Neler buldun?
Jack Archer: Evrak çantası mı? Üstelik üzerinde kurbanın adı var. Evrak çantaları sıkıcı olur ama ille de kilidini açacağım diyorsan bu sana Noel hediyem olsun <İsim>.
Jack Archer: Şuna bak <İsim>! Bu sandık Noel süslemeleriyle dolu! Neden içini aramıyoruz?!
Jack Archer: Bir de üzerimde yüzümün olduğu bir kupa mı buldun? Bu... Amma garip... Birisi İnternet mağazamdan satın almış olmalı. Sibirya'da meşhurum desene!
Jack Archer: Bence at gitsin <İsim>. Soruşturmayla bir ilgisi olduğunu sanmıyorum...
Jack Archer: Doğru, kupanın ağızlığında bir şey var. Şansa bak. Ve... Elbette bundan bir örnek almak isteyeceksin.

İncele: Süs Kutusu.
Jack Archer: O Noel süsü kutusunda ne buldun <İsim>? Uzun bir yapışkan plastik parça mı? Aman ne heyecan verici...
Jack Archer: Haklısın, ipucu ipucudur. Hadi şu plastik şeyi analiz etmesi için Lars'a yollayalım.

Analiz et: Plastik Parça.
Lars Douglas: Selam <İsim>, Noel Baba kostümümü gördün mü? Partide giymek istiyorum ama hiçbir yerde bulamıyorum!
Lars Douglas: Noel Baba demişken... Maktül Noel Baba'nın soruşturması nasıl gidiyor?
Jack Archer: Valla <İsim> ile kurbanın evinde bulduğumuz plastik parçanın bir işe yarayacağını umuyoruz.
Lars Douglas: Doğru ya! Şu plastik parça! Bu, buz pateni bıçağının koruyucu kabı, yani bir bıçak kını.
Lars Douglas: Bu özel kap kurbanın elbisesindeki yırtıkların boyutlarıyla örtüştüğü gibi, parmak uçlarında ki kesiklerle de eşleşti. Bu da demek oluyor ki bıçak kını katilin patenlerine ait!
Lars Douglas: Kının üzerindeki yapışkan maddeye gelince, bu da herkesin en sevdiği Noel lezzeti olan baston şeker!
Jack Archer: Yani katil baston şeker yiyor! <İsim>, görünüşe bakılırsa katil tatlı cinayetlere dayanamıyor!
(Analiz sonrası)
Jack Archer: <İsim>, bize yakın zaman önce birisi baston şeker ikram etmemiş miydi?
Jack Archer: İyi hatırladın <İsim>! Bize baston şeker ikram eden kişi Dominika'ydı. Noel zamanı kokteylleriyle birlikte herkese bu şekerlerden verir!
Jack Archer: O zaman kızağımızın bir sonraki durağının neresi olduğunu biliyoruz... The Snowed Inn!

İncele: Noel Ağacı.
Jack Archer: Yırtılmış bir bar peçetesi mi buldun? Üzerinde önemli bir şey olduğunu düşünüyorsan bunu bantlayalım derim.
Jack Archer: Aldığın şu mektup COSMORUS'tanmış! Üzerinde ne yazdığını okumak zor. Okumak istiyorsak bunu iyice bir tozlamamız gerekecek.

İncele: Yırtılmış Peçete.
Jack Archer: Bantladığın bar peçetesinin üstünde bir mesaj varmış: "Nick, ya beni rahat bırakırsın ya da...!" yazıyor. Belli ki bu metnin yazarı neşeli Noel ruhuna sahip değilmiş.
Jack Archer: İyi yakaladın! Mesaj mor bir keçeli kalemle yazılmış. Bakalım Lars bize bu mor kalemli varyemezle ilgili neler söyleyecek!

Analiz et: Bar Peçetesi.
Lars Douglas: <İsim>, sana bir esprim var! Hazır mısın?
Jack Archer: Usta kusura bakma da gerçekten...
Lars Douglas: Bütün Noel süslerini kaybedersen ne olur? No-elinin körü olur! Çaktın? Elinin körü! Çocuklarıma söyledim kahkaha attılar!
Jack Archer: Pek komikmiş hacı... Yalnız biz buraya üzerinde mor yazı yazan peçete hakkında bilgi almaya gelmiştik.
Lars Douglas: Evet! Mesajın yazıldığı maddeden bir örnek alıp analiz ettim. Çok sayıda balmumu, yağ, boya ve çeşitli sentetik maddeler içeriyordu.
Jack Archer: O nasıl bir kalemmiş öyle?
Lars Douglas: Aslında bu bir kalem değil. Mesaj bir rujla yazılmış!
Jack Archer: Bar peçetesinde mor bir ruj mu? Haklısın <İsim>! Dominika'nın ruju bu renk ve kendisi bar da çalışıyor! Hadi onunla bir kez daha konuşalım!

Dominika'yı kurbana bıraktığı not hakkında sorgula.
Jack Archer: Dominika, sana sormak istediğimiz başka sorular var. Bu seferki mevzu, Nick'e bar peçetesi vasıtasıyla gönderdiğin öfkeli mesaj.
Dominika Sneguroçka: Nick iyice sahiplenici bir havaya girmişti. Dominika'nın işleri onun yüzünden kötü gitmeye başlamıştı.
Dominika Sneguroçka: Tüm gün barda oturur, lezzetli sıcak şarabımla kafayı çeker ve erkek müşterileri kaçırırdı! Ama Dominika böyle para kazanır. Bunu bozmaya kalkanın başı fena derde girer!
Jack Archer: Sen de onu öldürdün yani? Müşteri hizmetleri hattına ne oldu?!
Dominika Sneguroçka: Hayır, onu öldürmedim! Sadece ona korkutma amaçlı ufak bir mesaj yolladım.
Jack Archer: Eğer işini ayakta tutmak için Nick'i öldürdüysen, o zaman burası göreceğin son bar olacak!

İncele: Silinmiş Mektup.
Jack Archer: <İsim>, pudraladığın mektupta "Kozmonot Eğitim Uygulaması" yazıyor. Gönderildiği kişi de Yelena Tereşkova adında biri.
Jack Archer: Ne yazık ki bu Yelena adlı şahsın program başvurusu reddedilmiş. Allah'tan "Mutlu Noeller" diye bitirmişler.
Jack Archer: Haklısın! Gidip Yelena'yı bulmalı ce COSMORUS hakkında tüm bildiklerini anlatmasını sağlamalıyız!

Yelena Tereşkova'ya COSMORUS'tan aldığı ret mektubunu sor.
Jack Archer: Bayan Tereşkova, ben Ajan Archer... Bu da <Rütbe> <İsim>. Size COSMORUS'la olan bağlantınız hakkında bir kaç soru sormak istiyoruz.
Yelena Tereşkova: Sorun, ama soyleyejek bir jeyim yok...
Jack Archer: Yakın zamanda onlardan bir ret mektubu almışsınız... Ayrıca üzerinizde uzay tulumu var. Söyleyecek bir şeyiniz var bence.
Yelena Tereşkova: Kuçukluğumden beridir hep uzaya gitmenin hayalıyle yaşadım. Tam 20 yıldır COSMORUS'un bana fırzat tanımazını bekledim durdum... Ama hep reddedildim!
Yelena Tereşkova: COSMORUS'a uzaya gidebilmek için gyırdim ama yıllardır masa bajında sıramın gyelmesini bekledim durdum! Hem bekledim... Hem de yedim!
Yelena Tereşkova: Bazton şeker yemeyi bırakmazsam... Uzay için fazla şişko olajağım!
Jack Archer: <İsim>, kadınlar ve gözyaşı ile aram hiç iyi değildir, o yüzden daha sonra tekrar gelsek iyi olur...

İncele: Kurbanın Evrak Çantası.
Jack Archer: <İsim>, kurbanın çantası bir sürü "gizli" damgalı belgeyle doluymuş.
Jack Archer: Hepsinde de ayyaş COSMORUS bilim insanı Nikolay Şarapov'un adı var. Nikolay'ın gizli belgelerinin kurbanın çantasında ne işi varmış?
Jack Archer: <İsim>, bunda bir iş var! Uzay bilim insanımızı bir kez daha sorgulamamız gerekecek!

Nikolay'ı kurbanın çaldığı gizli belgeler konusunda sorgula.
Nikolay Şarapov: Dosyalarımın sende ne işi var <Rütbe> <İsim>? Bunlar adı üstünde gizli! Okuma yazman da mı yok?!
Jack Archer: Bence <Rütbe> <İsim> ile konuşurken bu ses tonunu kullanma Nikolay!
Jack Archer: Şimdi soruya gelecek olursak, dosyaların Nick Kringle'ın evrak çantasından çıktı.
Nikolay Şarapov: Nick dosyalarımı mı çalmış?!
Nikolay Şarapov: Onu evrak çantamı karıştırırken yakaladığımda bir haltlar çevirdiğini anlamalıydım! Bir de şu sıcak şarap kadehleri yok mu... Benden faydalanmak için beni sarhoş ediyormuş meğersem!
Jack Archer: Olayın bir versiyonu böyle olabilir. Başka bir versiyonu da Nick'i, hayatın pahasına koruman gereken bilimsel sırlarını çaldığı için öldürmüş olman.
Jack Archer: Her neyse, <Rütbe> <İsim> "Aziz" Nick'i senin öldürdüğünü ortaya çıkarırsa artık kariyerine tam zamanlı mahkum olarak devam edersin!

İncele: Archer Süslü Bardağı.
Jack Archer: Ne güzel <İsim>. Üzerinde yüzümün olduğu kupadan bir örnek almışsın. Şimdi de bunu mikroskopta incelemek istiyorsun. Çok titizsin be...

İncele: Bilinmeyen Madde.
Jack Archer: Niyeeeey? Kupadaki örnekte DNA zinciri buldun ve... DNA'da Asal Havvaa'ya mı ait çıktı?! Bu... Tam bir... Saçmalık.
Jack Archer: Bir Mossad ajanı üzerinde yüzümün olduğu bir kulplu bardakla Sibirya'da ne yapıyor ola ki? Of şu hatun. Hep sürprizlerle dolu...
Jack Archer: Haa... Onunla konuşmak mı istiyorsun <İsim>? İstiyorsun tabiiki de... Bakalım Asal'ın Sibirya'da ne işi varmış.

Asal Havvaa'ya Sibirya'da ne işi olduğunu sor.
Asal Havvaa: <Rütbe> <İsim>, seni burada görmek ne güzel bir sürpriz! Sibirya'da olduğunu bilmiyordum. Ben de buz pateni yapıyor ve... Şehri turluyordum.
Jack Archer: Ne hoş bir tesadüf, değil mi Bayan Havvaa?
Asal Havvaa: Aynen öyle Ajan Archer. Bu arada, bugün acayip yakışıklı göründüğünü söylemiş miydim?
Jack Archer: Iıı... nasıl <İsim>? Kupa mı dedin? Ha evet! Kupa... Bayan Havvaa, acaba bize...
Jack Archer: Of, tamam ya! Beni yakaladın <İsim>! Asal'la ben... Anlarsın ya! Ama benim suçum mu? Kız hem zeki hem güzel. Bu da ölümcül bir birleşim haliylen!
Asal Havvaa: Ne diyebilirim ki <Rütbe> <İsim>? Arkadaşın ağzı iyi laf yapıyor.
Asal Havvaa: Jack'in Sibirya'ya geldiğini öğrendiğimde onun peşinden buraya gelmem gerektiğini fark ettim. Ne de olsa sıcak şarap ve ben olmadan onu bu Sibirya gecelerinde sıcak tutacak bir şey de yok.
Jack Archer: Neyse... Herkesin öğrendiği iyi oldu! <İsim>, hadi artık işimize bakalım!

Daha sonra, Büro Genel Merkezinde...
Şef Ripley: <İsim>... Archer... İyi ki geldiniz. Az önce aldığım duyuma göre bir Büro çalışanının kız arkadaşının son derece gizli yürütülen soruşturmamız sırasında Sibirya'ya geldiği bilgisini aldım.
Jack Archer: <İsim>, geziye birini mi getirdin yoksa? Vay çakal!
Jack Archer: Nasıl yani? Amirim, siz beni ve Asal'ı mı kast ediyorsunuz?
Şef Ripley: Elbette seni kast ediyorum Archer. Bayan Havvaa'nın bir Mossad ajanı olduğunu hatırlıyorsundur herhalde. Umarım soruşturma sırasında görevini aksatacak bir tavırda bulunmaz.
Jack Archer: Asal mı? O sadece bir numaralı adamına destek olmak için burada! Ayrıca, elimizde bir kaç sağlam ipucu da var!
Jack Archer: Kurbanın evrak çantasını bulduk ve içinde Nikolay'a ait bir sürü gizli COSMORUS belgesi vardı. Dediğine göre kurban bunları çalmak için kendisine epey bir içirmiş.
Jack Archer: Aynı zamanda <İsim> ile birlikte, uzaya gitmek için sırasını bekleyen ama soğuk Sibirya'da masa başı işine mahkum olmuş derbeder bir COSMORUS kozmonotu olan Yelena ile tanıştık.
Jack Archer: Bir de tersine denk gelmeyi hiç istemeyeceğim Dominika var tabii... Gerçi düzüne de denk gelmeyi hiç istemem ya...
Jack Archer: Bir saniye. Telefonum çalıyor...
Jack Archer: Archer dinlemede.
Lars Douglas: Alo, <İsim>...
Jack Archer: Hey Lars. N'abıyon bea?
Lars Douglas: Şey... Galiba kurbanın bacasında sıkıştım...
Lars Douglas: Ve az önce biri şömineyi ateşledi!

3. Bölüm

Jack Archer: Bir saniye <İsim>. Telefonum çalıyor...
Jack: Archer dinlemede.
Lars Douglas: Alo, <İsim>?
Jack Archer: Hey Lars. N'abıyon bea?
Lars Douglas: Şey... Galiba kurbanın bacasında sıkıştım...
Lars Douglas: Ve az önce biri şömineyi ateşledi!
Jack Archer: Ne?! Ne demek kurbanın bacasında sıkıştım?!
Lars Douglas: Orası biraz uzun hikaye ve burası fena halde ısınmaya başladı. Belki daha sonra bu mevzuyu konuşuruz?
Jack Archer: <İsim>, Angela'yı yanımıza alalım! Lars Noel kızartması olmadan önce kurbanın evine gidip onu kurtarmamız gerek!

-Bir kaç dakika sonra...-
Jack Archer: Usta, iyi misin? Bir an bizi feci korkuttun.
Lars Douglas: Endişeye gerek yok. <İsim> buradaysa zaten emin ellerdeyim demektir!
Angela Douglas: Allah rızası için Lars! Bir daha bunu yapmayacağına söz vermiştin!
Angela Douglas: Biliyor musun <İsim>, Lars üniversitedeyken Bilim Bölümü Noel Baba rolünü üstlenmeye karar verdi ve kütüphanemizin bacasında içeriye girdi. Tabii girdiği gibi sıkışınca ben de oradan çıkmasına yardım ettim!
Lars Douglas: İlk kömürde aşk denilebilir!
Jack Archer: Sizler yok musunuz!
Jack Archer: Ama artık Lars güvende olduğuna göre biz de işimizin başına dönebiliriz <İsim>! hadi kurbanın evini arayalım ve bakalım yeni bir şeyler bulabilecekmiyiz!

İncele: Karlı Sundurma.
Jack Archer: Bir adet cep telefonu mu bulsun <İsim>? Kurbana ait olabilir... Kilidini açarsan bunu anlayabiliriz!
Jack Archer: Şuna bak <İsim>! Sevgili Noel Baba mektubu! Ben de her sene yazardım... Ama... Hiç yanıt alamazdım.
Jack Archer: Üzerindekiler kırıntı mı? Hadi bunları vakumlayalım da Noel Baba'nı kurabiyelerini çalan kimmiş öğrenelim!
Jack Archer: İçimden bir ses bu fotoğraftan bir şeyler çıkacak diyor, tabii yapıştırabilirsen!

İncele: Sevgili Noel Baba Mektubu.
Jack Archer: <İsim>, Noel Baba mektubundan topladığın bir torba kırıntı karnımı acıktırdı yemin ediyorum...
Jack Archer: Baksana! Üzerinde bir mesaj var: "Sevgili Noel Baba, sen tam bir malsın! EK NOT: Tüm kurabiyelerini yedim!" Bunu yazan her kimse kurbandan pek hoşnut değilmiş.
Jack Archer: Bu mektubu yazanın kim olduğunu bulmalıyız <İsim>, yani bu örneği Lars'a gönderiyoruz!

Analiz et: Kırıntı Torbası.
Lars Douglas: <İsim>, beni o bacadan kurtardığın için tekrardan sağ ol!
Lars Douglas: Noel Baba'nın hediye getirmek amacıyla bacadan girmesinin, ilk kez 1823 yılında "Noel'den Önceki Gece" adlı şiirde geçtiğini biliyor muydunuz?
Jack Archer: İlginçmiş... Ama fazla vaktimiz yok. Noel Baba'nın mektubundan topladığımız kırıntıların ne olduğunu merak ediyoruz. Daha doğrusu bunu kimin yediğini.
Lars Douglas: Ah, kurabiyeler! Bu da başka bir Noel geleneği, tarihi ta Orta Çağ Avrupası'na kadar uzanıyor!
Lars Douglas: Kırıntılardaki salya sayesinde bir DNA profili çıkardım. Kırıntılar Forrest Sugarcrystal diye birisi tarafından bırakılmış!
Jack Archer: Forrest, kurbanın kurabiyelerini yemiş ve sonra da ona o mesajı mı bırakmış?! Amma öfkeli bir cüceymiş!
Jack Archer: Pekala <İsim>. Bir cüceyle kurabiyeler konusunda konuşmamız gerekiyor!

Forrest'la kurbana bıraktığı öfkeli not hakkında konuş.
Jack Archer: Forrest, Nick'e yazığın mektubu bulduk, üzerinde kırıntılar vardı...
Forrest Sugarcrystal: Noel'le ilgili olarak ona yardım etmeyi teklif ettiğimde bütün işi bana kilitleyeceğini tahmin etmemiştim! Buz patenine giyen... Baston şeker karnavalına giden... Sıcak şarap içen cüce... Hepsi bende!
Forrest Sugarcrystal: Noel Baba mevsimsel işini yapmak yerine içki içip yan gelip yatmayı tercih ediyordu! Asıl yaramazlık yapan oydu!
Jack Archer: Gözünü seveyim sırf kötü bir Noel Baba olduğu için onu öldürdüm deme.
Forrest Sugarcrystal: O hıyarı ben öldürmedim... Ama aklıma da gelmedi değil! Tam üç yıldır yapıyordum bu işi! Artık sıkılmıştım!
Jack Archer: Eğer <Rütbe> <İsim>, Noel'i öldüren cücenin sen olduğunu ortaya çıkarırsa terliklerini çıkarıp asabilirsin.

İncele: Kilitli Cep Telefonu.
Jack Archer: Harika, kurbanın telefonunun kilidini açmışsın! Yelena ile aralarında geçen bir mesajlaşma varmış.
Jack Archer: Yelena onu aldatmakla suçlamış... Sonra da bir gezegen resmi mi yollamış? Ah şu kozmonotlar ve şakaları...
Jack Archer: Belli ki Nick'te bizim gibi şaşırmış.
Jack Archer: Tabii ya! Yelena ona "Uranüs"ün fotoğrafını göndermiş... Uranüs derken arada malum bir kelime var ya... Çaktın!
Jack Archer: Her neyse... <İsim>, iyisi mi gidip Yelena'ya evrensel espri anlayışını soralım!

Yelena'yı kurbanla arasındaki mesajlaşma konusunda sorgula.
Jack Archer: Bayan Tereşkova, kurbanın ölümünden kısa bir süre önce onunla yapmış olduğunuz mesajlaşmaları bulduk. Oldukça sinirliymişsiniz. Ne oldu?
Yelena Tereşkova: Ne mi oldu? Kalbim parçalara ayrıldı, daha ne olsun!
Yelena Tereşkova: Nick'le ijte tanışmıjdım ve sonra yakınlaştık. Çok duşunjeli birıydi. Mutluydum çünkü hayatımın adamını bulmujdum.
Yelena Tereşkova: Derken bir geje golde buz patenine gittim... Kozmonot çalıjması amacıyla.
Yelena Tereşkova: Ve ne gordum derziniz? Nick ve şu sarışın barmen Dominika! Patenle daha onje aklıma bile gelmeyen şeyler yapıyorlardı... Ve çifte burgudan bahzetmiyorum hani!
Jack Archer: Yani aşk cinayetiydi. Seni aldattığı için onu öldürdün!
Yelena Tereşkova: Hayır! Kızmıjdım ama onu oldurmedim... Suçlular uzaya gitmez.

İncele: Yırtılmış Fotoğraf.
Jack Archer: Oha... Bu bizim kurban mı ya la? Çok üçgen vücut bir Noel Baba olmuş! O kadar kurabiye yiyip bu kadar karın kasını nasıl yapmış acaba?!
Jack Archer: Sanki bir takım dosyaları okuyor gibi. Sence Nikolay'dan çaldığı dosyalar olabilir mi? Ve... Onu kim izler ki?
Jack Archer: Doğru <İsim>... Sen ve benim dışımda burada olan tek bir "casus" var, o da Asal.
Jack Archer: Lanet olsun, hatun tam bir tilkiymiş! Umarım o kasların değil de dosyaların peşindedir! <İsim>, hadi Asal'ı bulalım!

Asal'a neden kurbanın gözetim fotoğrafını çektiğini sor.
Asal Havvaa: <Rütbe> <İsim>, seni tekrar görmek ne güzel! Jack... Dün geceyi düşündükçe hala gülümsüyorum...
Jack Archer: Bir numarayı kessen hele. Nick'i takip ettiğin gözetim fotoğrafını bulduk. Sanırım buraya sırf beni ısıtmak için gelmedin, değil mi?
Asal Havvaa: Tabii ki hayır aşkitom. Kasabaya gelince elimdeki işleri de halledeyim dedim.
Jack Archer: Noel Baba kılıklı yarı çıplak bir adamın fotoğraflarını çekmekten mi bahsediyorsun?! İş dediğin şey bu mu?!
Asal Havvaa: Eminim Noel Baba kılıklı yarı çıplak adamın oldukça yetenekli bir CIA ajanı olduğundan da haberin yoktu.
Jack Archer: Noel Baba CIA ajanı mıymış? Burada ne işi varmış ki?
Asal Havvaa: Ben de bunu anlamaya çalışıyordum. COSMORUS'u izlemek için üç yıldır burada çalışıyordu ama benim taraftakiler şüphelenmeye başlamıştı.
Asal Havvaa: Onu izlemek ve istihbarat toplamakla görevlendirildim. Ama ne yazık ki öldürülmesine kadar geçen zaman zarfında pek ilerleme kaydedemedim.
Jack Archer: Soruşturmanın planladığın gibi gitmemesine üzüldüm ama bildiklerini bana söylesen de beni <Rütbe> <İsim>'in yanında keriz durumuna düşürmesen!

Daha sonra...
Jack Archer: <İsim>, Noel yaklaşıyor ama biz halen yerli Noel Baba'yı öldürenin kim olduğunu bulamadık!
Jack Archer: Telefonum çalıyor. Acaba arayan yine Lars mı? Bu sefer kimin bacasına sıkıştı acaba?
Jack Archer: Archer konuşuyor.
Ingrid Bjorn: <İsim>, bu gece gölün orada kurbanın anısına bir tören veriliyor. Tüm köy katılacak.
Ingrid Bjorn: Eğer acele etmezsen cinayet mahallindeki tüm kanıtların üzerine basılacak ve hepsi karlar altında kalacak!
Jack Archer: Anlaşıldı Ingrid! İntikal ediyoruz, tamam!
Jack Archer: <İsim>, derhal Baykal Gölü'ne geri dönmeliyiz!

İncele: Donmuş Göl.
Jack Archer: <İsim>, herkeslerden önce buraya gelip inceleme yapabilmemiz tam bir Noel mucizesi! Neler buldun?
Jack Archer: Şu alet kutusunun içinde bir sürü alet edevat var ama işe yarar bir şeyler çıkar mı bilemedim!
Jack Archer: Şu parmaksız eldivenlerin işe yarayacağını mı düşünüyorsun? Üzerinde kırmızı izler var... Doğru <İsim>! Gece yarısı gümüş çanlar çalmadan buna yakından baksak iyi olur!

İncele: Buzda Balıkçılık Aletleri.
Jack Archer: <İsim>, tahminin doğru çıktı! O alet kutusunda pompalı kovanına benzeyen bir şey buldun.
Jack Archer: Eğer bu kovan cinayetle eşleşirse, o zaman cinayet silahının bir parçasını bulmuşuzdur demektir! Bunu doğrulayabilecek tek kişi de yeni silah ve balistik uzmanımız Jonah!

Analiz et: Mermi Kovanı.
Jonah Karam: <İsim>, alet kutusundaki o mermi kovanını çok iyi fark etmişsin!
Jack Archer: Bunun hakkında bize ne söyleyebilirsin peki? Cinayet silahının bir parçası mı?
Jonah Karam: Kovanla karşılaştırma yapabileceğim bir mermi olmadığı için ben de biraz derine inmem gerekti. Kovanın çapını kurbanın üstündeki kurşun yarasıyla çapraz analize tabi tuttum ve eşleştiğini fark ettim.
Jonah Karam: Daha sonra kovanı kimyasal teste soktum ve içinde karbon dioksit izlerine rastladım. İçinde neden kuru buz olduğuna ilk başta anlam veremedim...
Jonah Karam: Ama sonra çaktım köfteyi: Olmayan mermi, bir kovan ve kuru buz tek bir anlama gelebilirdi. Kurban buzdan kurşunla öldürülmüş!
Jack Archer: Buzdan kurşun mu?! Bunun bir şehir efsanesi olduğunu sanıyordum!
Jonah Karam: Katil bu cinayeti işlemek için en uygun ortamı yaratmanın bir yolunu bulmuş. Sıfırın altında hava sıcaklığı ve kuru buzla dolu bir su şarjörü kurşunun patlama anına kadar katı kalmasını sağlamış.
Jonah Karam: Bunu yapan her kimse ne yaptığını biliyormuş... Tabii bir şey dışında. Kovanın üstünde kazara küçük bir ipucu bırakmış: Adı da kırmızı sim.
Jack Archer: Ne derler bilirsin <İsim>: Sim altın gibi parlamaz... Ama bize katili pırıl pırıl gösterir!

İncele: Parmaksız Eldiven.
Jack Archer: Hadi parmaksız eldivenden aldığın bu örneği Lars'a gönderelim! Noel Baba'yı kimin öldürdüğünü bulmamız lazım!

Analiz et: Kırmızı Sıvı.
Lars Douglas: <İsim>, Noel geldi çattı ve Noel Baba katili de hala serbest, o yüzden acele edeceğim!
Lars Douglas: Parmaksız eldivenden aldığın örnek sıcak şarapmış... Ki bunun katilin içtiği bir şey olduğunu zaten biliyordun!
Jack Archer: Katile bak sen! Parmak izini saklamaya bile lüzum görmemiş!
Lars Douglas: Parmak izi bulamamış olman talihsizlik... Ama örnekte daha ilginç bir şeye rastladım. Sıcak şaraba karışmış bir halde Sibirya çobanpüskülü kültürüne ait izler var.
Jack Archer: Sibirya çobanpüskülü kültürü mü? O da ne?
Lars Douglas: Yani katil bir ara çobanpüskülüne temas etmiş olmalı!
Jack Archer: Çobanpüskülü takanlarları gördük! <İsim>, o broşu kelepçe haline getirdiğinde katil bundan hiç memnun kalmayacak!

Jack Archer: <İsim>, Noel Baba'nın celladını tutuklamak için gereken tüm kanıta sahibiz! Hadi bitirelim şu işi!

Katili Tutukla.
Jack Archer: Nasıl ya... Asal?! Noel Baba'yı öldürdüm deme lütfen!
Asal Havvaa: Jack, aşkitom, neler söylüyorsun böyle? Noel Baba'yı neden öldüreyim ki?
Jack Archer: Bilmiyormuş ayağına yatma şimdi! <Rütbe> <İsim> baston şekere bulanmış bıçak kınını buldu! Aramızda özel bir şeyler var sanmıştım!
Asal Havvaa: Elbette var tatlım. Ayrıca buz patenini seviyor olmam katil olduğum anlamına gelmez.
Jack Archer: Hadi ya? Peki nasıl oldu da kurbanı vurmakta kullandığın pompalı kovanının üstünde bulduğumuz kırmızı simlerini bulduk? Buna ne diyeceksin?
Asal Havvaa: İyice paranoyak erkek arkadaş havalarına girmeye başladın diyeceğim. Cidden, kıskançlık sana yakışmıyor.
Jack Archer: Kimi kıskanacakmışım? Baklava kaslı yaramaz Noel Baba'yı mı... Sıcak şaraplı ellerinde öldürdüğün Noel Baba'yı mı?!
Asal Havvaa: Bir şeyi de tadında bıraksan ya! Evet! Nick'i ben öldürdüm! Artık bu konuyu kapatabilir miyiz?
Jack Archer: Neden kapatıyormuşuz?! Birini öldürüyorsun ve bana haber vermek aklına bile gelmiyor mu?! İnsan bir telefon açar en azından!
Asal Havvaa: İşim hakkında söyleyemeyeceğim bazı şeyler var. Bu da onlardan biri.
Asal Havvaa: Bakın, Nick çok tehlikeli, dünyayı kaosa sürükleyecek bir işe kalkışmıştı ve ben de Mossad'dan gelen emirleri uyguladım. Umarım anlayışla karşılarsın <Rütbe> <İsim>.
Jack Archer: Bir adamı öldürdün... Ve yakalandın. Üstelik de kim tarafından? Erkek arkadaşın tarafından. Eğer bana baştan söyleseydin birlikte iş yapabilirdik... Tıpkı normal çiftler gibi!
Asal Havvaa: Şımarma hemen. Tek başıma olsaydım beni asla yakalayamazdın. Aramızdaki bu küçük ilişki bütün kimyamı bozdu! İşte bu yüzden daha önce kimseyle çıkmamıştım!
Jack Archer: Seni tutuklamaktan başka çaremin olmadığını düşünürsek güvene dayalı olmayan bir ilişkiyi nasıl sürdüreceğiz?
Asal Havvaa: Görevini yap sen. Beni merak etme.
Jack Archer: Öyle olsun. Bayan Asal Havvaa, Nick Kringle'ı, nam-ı diğer Noel Baba'yı öldürmekten ötürü tutuklusun!

Nigel Adaku: Asal Havvaa, Nick Kringle cinayetinden ötürü mahkeme karşısındasınız.
Asal Havvaa: Evet, ama üstlerimle bir toplantı yapmışsınızdır diye umuyorum.
Nigel Adaku: Elbette. Mahkemenin bir takım istihbarat teşkilatlarıyla "özel" bir bağlantı halindedir...
Nigel Adaku: Uluslararası güvenliği sağlamak adına ajanların bazen hukuku aşan müdahalelerde bulunduğu gerçeğini göz önünde bulundursak bu suç nedeniyle size ceza verilmeyecek.
Asal Havvaa: Bunlar da işimin bir parçası, Hakim Bey.
Nigel Adaku: Serbestsiniz. Ama ne şartlar altında olursa olsun cinayetten tiksindiğimi de unutmayın. Dava kapanmıştır!

Jack Archer: <İsim>, Asal'ın serbest kaldığına inanamıyorum! Bu işten nasıl yırtmayı başardı?
Asal Havvaa: Sana söylemiştim Jack. Beni merak etme demiştim. Şimdi tüm bu olanları unutup sabahki halimize geri dönelim mi?
Jack Archer: Ondan önce tüm bu olanları düşünmem gerek. Yalnız kalmalıyım.
Jack Archer: Neyse, <İsim> haklı. Nick büyük bir işe bulaşmış ve Mossad'ın hedef listesine girmeyi nasıl başardığını bulmamız lazım!

Karanlık Yaklaşıyor 3

Jack Archer: <İsim>, halen Asal'ın birisini öldürdüğüne ve bundan bir kelime bile bahsetmemiş olduğuna inanamıyorum! Bir ilişkide böyle sırların olması hiç sağlıklı değil.
Marina Romanova: Archer, duygusal güvensizliklerini dinleyecek vakit değil şimdi. Asal işlediği cinayetten paçayı kurtardı ve içimden bir ses hikayenin daha başka türlü olduğunu söylüyor.
Jack Archer: Şef Asal'la tekrar konuşmamızı mı istiyor? Hayır! Duygusal sebeplerden affımı diliyorum!
Marina Romanova: <İsim>, işte sırf bu yüzden ilişki terapisi yerine profil uzmanlığını seçtim.
Marina Romanova: Madem Archer bunalım takılmayı tercih ediyor, o zaman Asal'la konuşmak için ben seninle geliyorum <İsim>. Mossad'ın Nick'i neden ortadan kaldırmak istediğini ondan öğrenebiliriz!
Jack Archer: İyi o zaman, ben de Noel partisi için Lars'a yardım ederim. Biraz erkek muhabbetine ihtiyacım var. <İsim>, vakit bulduğunda gel de bir işin ucundan da sen tut!

Lars'la Noel partisi hakkında konuş.
Lars Douglas: <İsim>, iyi ki sen de bize katıldın! Büro Noel partisinin organizasyon işi bende!
Lars Douglas: Gördüğün üzere Noel Baba kostümüm hazır bile! Şimdi ihtiyacımız olan tek şey, partiyi uçuracak sağlam bir kokteyl!
Lars Douglas: Duyduğuma göre Dominika buralardaki en iyi eggnog'u yapıyormuş. Eğer ondan tarifi alabilirsek akarız!
Jack Archer: O çatlak barmenle tekrar mı konuşmak istiyorsun? Beni sayma lütfen!
Lars Douglas: Usta, tarifi almanın tek yolu bu. Onu hayatı pahasına koruyor. Tarifi Dominika'dan istemek zorundayız!
Jack Archer: Tamam... Ama yalnız gitmem! <İsim>, sen de gelsene? Dominika'dan tırsıyorum da...
Lars Douglas: <İsim>, gitmeden önce sana bir Noel kıyafeti vereyim, böylece yavaş yavaş Noel havasına girersin!

-The Snowed Inn'de...-
Dominika Sneguroçka: Tekrar merhaba <Rütbe> <İsim>! "Özel hizmetim" için mi geldin yoksa?
Jack Archer: Eee... Hayır... Senden küçük bir şey rica edecektik. Ünlü eggnog'unun tarifini verebilir misin, acaba?
Dominika Sneguroçka: O benim büyük annemin tarifi. Kimseye vermem. Hem Dominika'dan "küçük şeyler" rica edilmez. Bir şey istiyorsanız önce emek vereceksiniz.
Jack Archer: Parti vermek istiyoruz ve eggnog'un da buranın en iyisi olduğunu duyduk...
Dominika Sneguroçka: Madem eggnog'u bu kadar çok istiyorsunuz, o zaman tarifi de kendiniz bulmanız gerekir!
Jack Archer: <İsim>, Dominika bize pek yardımcı olmayacak. İyisi mi The Snowed Inn'i arayalım, bakarsın körün taşı o eggnog'u buluruz!

İncele: Noel Barı.
Jack Archer: <İsim>, şu kasedeki kıvamlı sıvı eggnog'a benziyor! Ama doğru, emin olmak için bir örnek almamız gerek!

İncele: Sıvı Kasesi.
Jack Archer: Kralsın <İsim>! O kıvamlı sıvıdan örnek aldığına göre, Lars bunu mikroskop altında inceleyebilir!

İncele: Sıvı.
Lars Douglas: Aldığın örneğin moleküler bileşiminde krema, şeker, yumurta, hindistancevizi ve tarçın varmış. Bu da demek oluyor ki Dominika'nın eggnog'unu bulduk!
Lars Douglas: Bu tarifin neden bu kadar revaçta olduğuna şaşmamak gerek... İçindeki rom miktarı ölümcül düzeyde!
Lars Douglas: Bir de bundan ortaya büyükçe bir kase hazırladık mıydı partiye hazırız demektir! <İsim>, hadi gidip Jack'i bulalım!
Jack Archer: Bulmana gerek yok. Buradayım zaten! Gizli Noel hediyemi arıyorum ama hiçbir yerde yok!
Jack Archer: İçimde hediyeyi Dominika'nın barında unuttuğuma dair korkunç bir his var...
Lars Douglas: Bu da demek oluyor ki... Bara gitmen gerekiyor! Haydi rastgele, baboş!

İncele: Noel Ağacı.
Jack Archer: Benimle geldiğin için sağ ol <İsim>! Hediyem o sepetin içine girmiş olabilir! Dominika geri geldiğimizi fark etmeden içini arayalım!

İncele: Hediye Sepeti.
Jack Archer: <İsim>, sepetin içinde bir hediye bulmuşsun! Ayrıca üzerinde bir de Noel kartı var!
Jack Archer: Kart hafiften solmuş gerçi. Bunun benim kayıp Gizli Noel hediyem olduğunu anlamak için pudralayalım hemen!

İncele: Silinmiş Kart.
Jack Archer: Bulduğun hediyenin üstündeki kartta ne yazıyormuş <İsim>? "Gelmiş Geçmiş En İyi Ortağa" mı? Hımm... Acaba bu hediye kimden?
Jack Archer: Mutlu Noeller <İsim>! Fazla uzaklarda arama... Gizli Noel Baban benim! Bu da sana hediyem!
Jack Archer: Dur, senin için açayım!
Jack Archer: Asal'a verdiğim kulplu bardağı kıskandığını biliyordum, o yüzden bir tane de sana aldım! Sürpriz!
Jack Archer: Sevinçten dilin tutuldu bakıyorum...
Jack Archer: Teşekkürü sonra edersin! Şimdi ofise geri dönüp parti için diğerlerine katılma vakti!

Asal'a neden kurbanı öldürme emri aldığını sor.
Asal Havvaa: <Rütbe> <İsim>, Noel arifesindeyiz ve sen hala çalışıyor musun?
Marina Romanova: Nick'i öldürdüğünden beridir ardında bir sürü cevapsız soru bıraktın. Mesela... Niye ölmesi gerektiği gibi.
Asal Havvaa: Daha önce de söyledim <Rütbe> <İsim>: Bana Nick'i öldürme emri verildi. Üstlerim benimle her detayı paylaşmaz. Ne kadar az bilirsem o kadar iyi.
Asal Havvaa: Ama senin tarafında olduğumu göstermek için sana tüm bildiklerimi anlatıyorum <Rütbe> <İsim>. Nick sadece CIA adına çalışmıyordu. Alengirli işler çevirdiğinden şüpheleniyorduk.
Marina Romanova: Yani Nick... Çifte ajan mıydı diyorsun?
Asal Havvaa: Kesinlikle. Nick CIA istihbaratını üçüncü şahıslara satmadan önce onu etkisiz hale getirmem emredilmişti.
Marina Romanova: Peki kimmiş bu üçüncü şahıslar?
Asal Havvaa: Bulmak için vaktimiz olmadı. CIA Nick'in hain olduğunu fark edince Mossad'dan yardım istedi. Hasar kontrolü ilk önceliğimizdi.
Marina Romanova: Yani CIA ve Mossad, daha Nick'i sorgulamadan infaz etmeye karar verdi, öyle mi?!
Asal Havvaa: Kararları veren ben değilim! Ben sadece bir saha ajanıyım!
Asal Havvaa: <Rütbe> <İsim> lütfen bu parayı ve son tavsiyemi almayı unutma: Nick'in evine git. Faaliyetleriyle ilgili bir ipucu bırakmışsa mutlaka oradadır. Bol şans!

İncele: Noel Baba'nın Evi.
Marina Romanova: <İsim>, ne karmaşık bir durum! Nick'in kime çalıştığını bulmalıyız. Peki faydalı ipuçlarını çerçöp arasında nasıl bulacaksın?
Marina Romanova: Anladım... Başın dara düştümü kağıt parçalarını birleştir! E hadi o zaman!

İncele: Yırtılmış Çek.
Marina Romanova: <İsim>, tahminin doğru çıktı. Birleştirdiğin kağıt bir çekmiş! Ve yazıldığı şirketin adı da... Santa Inc mi?
Marina Romanova: Bir saniye... Nick'in Noel Baba gibi giyindiğini biliyoruz da, neden Santa Inc diye bir şirket kursun ki?
Marina Romanova: Haklısın <İsim>, burada rayına oturmayan bir şey var. Hadi bu çeki Elliot'a gönderelim!

Analiz et: Çek.
Elliot Clayton: <İsim>, bu çekin yazıldığı Santa Inc'in ne olduğunu araştırdım.
Elliot Clayton: Santa Inc, Nick'in kurduğu sınır ötesi bir şirket. Ama Noel ile uzaktan yakından ilgisi yok!
Elliot Clayton: Son bir kaç aydır Nick'in hesabına Global Flux Ltd tarafından düzenli olarak para yatırılıyormuş!
Marina Romanova: Global Flux Ltd mi? Bu isim neden tanıdık geliyor sence?
Elliot Clayton: <İsim> hatırladı. Global Flux Ltd SOMBRA'nın paravanlarından biri! Moskova'daki köstebeğe de ödemeyi bu yolla yapmışlardı!
Marina Romanova: Yani Nick, SOMBRA adına çalışmak için CIA'e ihanet etmiş!
Elliot Clayton: Ayriyetten belirteyim <İsim>: Global Flux Ltd, Nick'in hesabına en son ödemeyi iki gün önce yapmış!
Marina Romanova: Bir saniye... Eğer Nick SOMBRA'dan yakın zaman önce para almışsa bu yakınlarda onlar adına bir iş yapmış olmalı!
Marina Romanova: Haklısın <İsim>! Nick öldüğüne göre... Dostu cüce bir şeyler biliyor olabilir! Hadi Forrest Sugarcrystal'ı bulalım!

Forrest'a kurbanın ikili ajan olması konusunu sor.
Marina Romanova: Bay Sugarcrystal, görünen o ki arkadaşınız Nick CIA adına çalışıyormuş. Haberiniz var mıydı?
Forrest Sugarcrystal: Madem deşifre olmuş... Evet, Nick bir CIA ajanıydı. Ben de onun idarecisiydim. COSMORUS'u takip etmek için gizli görevdeydik.
Marina Romanova: O zaman Nick'in hain olduğundan da haberiniz vardı. SOMBRA'ya bilgi satıyormuş.
Forrest Sugarcrystal: Ne?! Nick... Hain miymiş?! Bu mümkün değil!
Forrest Sugarcrystal: Nick asla CIA'e ihanet etmez... Ya da bana! Ben onun dostuydum!
Marina Romanova: Nick'in SOMBRA'ya bilgi sattığına dair elimizde kanıt var. Sadece sattığı şeyin ne olduğunu bilmiyoruz. Siz biliyor musunuz?
Forrest Sugarcrystal: Nick hiçbir zaman kitaba uygun davranmazdı, ama bu onu hain yapmaz!
Forrest Sugarcrystal: Gerçi siz öyle söyleyince... Nick Kuzey Işıklarını izlemek için gölde epey vakit geçirirdi. Belki de bir buluşma noktası olabilir.
Marina Romanova: Hadi göle gidelim <İsim>! Ayrıca soğuğa çıkmadan önce sıcak bir hamburger alsak iyi olur!

İncele: Baykal Gölü.
Marina Romanova: Bırrr, dondum <İsim>! Sanırsam saha işi hiç bana göre değil! Ama gördüğüme göre bir cep telefonu bulmuşsun!
Marina Romanova: Haklısın! Bu telefon şüpheli derecede ileri teknoloji! Nick'in olabilir! Hadi kilidini aç, parmaklarım uyuştu!

İncele: Kilitli Cep Telefonu.
Marina Romanova: <İsim>, kilidini açtığın cihazın içinde "Karanlık Yaklaşıyor" isimli bir klasör var!
Marina Romanova: Haklısın <İsim>! Bu bir kod adı olabilir. Hadi bu telefonu Elliot'a götürelim de şu karanlığı aydınlatsın!

Analiz et: Açık Telefon.
Elliot Clayton: <İsim>, bulduğun telefon Nick'e aitmiş. "Karanlık Yaklaşıyor" klasöründeki şifreleme metodu da manyak derecede zordu!
Marina Romanova: Elliot, bize telefonun İÇİNDE ne olduğu söyle, nasıl şifrelendiğini değil!
Elliot Clayton: Bir saniye sonra kendi gözlerinizle göreceksiniz!
Elliot Clayton: Tarararam!
Marina Romanova: Vay! <İsim>, bu bir... Uydu hologramı mı?
Elliot Clayton: Tüm teknik spesifikasyonlarıyla birlikte bir uydunun üç boyutlu hologram taslağı. Nick bunu bir kaç gün önce birisine göndermiş. Ama ardında iz bırakmamış.
Marina Romanova: Nick'in gizli banka hesabına yatan paranın kaynağı belli oldu!
Marina Romanova: Nick'in artık ne dümenler çevirdiğini biliyoruz: Bu uyduyla ilgili bilgiyi SOMBRA'ya satmış!
Elliot Clayton: <İsim> doğru söylüyor! Ayrıca Darya Çernova'nın COSMORUS'tan çaldığı fırlatma kodlarının asıl amacı da ortaya çıkmış oldu! Bu kodlar sayesinde uyduyu uzaya göndereceklermiş!
Marina Romanova: <İsim> sayesinde kodlar değişti. Artık SOMBRA'nın uydu inşa ettiğini de öğrendiğimize göre bir saldırı planı yapabiliriz!
Marina Romanova: Noel partisi biter bitmez Şef Ripley'e durumu bildirelim!

Büro'nun Noel Partisinde...
Jack Archer: <Rütbe> <İsim>, bir ajanın sahip olabileceği en iyi partner olduğun için bir kez daha teşekkürler! Biz harika bir ekibiz!
Jack Archer: Hadi gidip Noel Baba Lars'ı bulalım... Kucağına oturmak istiyorum!
Lars Douglas: Ho ho ho! Mutlu Noeller <İsim>!
Lars Douglas: Hediyeni bulmana sevindim Archer! Bak ne diyeceğim. Ben de senin gizli Noel Baba'nım! Bu da senin hediyen!
Jack Archer: Bir... Kazak... Harikaymış usta!
Angela Douglas: Hediye verme faslına geçtiğimize göre... Bu da senin hediyen Lars! Mutlu Noeller, balım!
Lars Douglas: Bayıldım hayatım! Çok teşekkürler!
Elliot Clayton: <İsim>, Lars'ın üç kombolu votkanog kokteylini denedin mi? Yakıyor valla!
Jack Archer: <İsim>, Şef Ripley bizi fark etmeden iki kadeh...
Şef Ripley: Demek buradasın <İsim>! Lars ve Archer içkinin dozunu kaçırdıklarından, en ayık ekip arkadaşlarını toplayıp yanıma gelebilir misin, seninle bir şey konuşmam gerekiyor!

Ofisin sessiz bir köşesinde...
Şef Ripley: <İsim>, sayende SOMBRA'nın bunca zaman neler planladığını nihayet açığa çıkarabildik!
Şef Ripley: Her şey yerli yerine oturdu: COSMORUS'taki güvenlik ihlalleri, çalınan fırlatma kodları, şimdi de Nick'in telefonudaki uydu hologramı.
Şef Ripley: SOMBRA bu bilgiyi COSMORUS'tan çalmış olsa bile, bir uydu inşa etmek oldukça heybetli bir iş! SOMBRA bu kadar parayı nereden buluyor dersin?
Elliot Clayton: Cevabı ben vereyim! Global Flux Ltd'in geçmiş yıllardaki tüm mali işlemlerini inceledim. Vergi kaçakçılığından tutun da zimmete para geçirme, şüpheli ödemeler...
Elliot Clayton: Örneğin Global Flux Ltd, eski Rusya başkanında 3 milyar ruble cukkalamış. SOMBRA'ya dünyanın en yanlış yerlerinde çok büyük bir destek var!
Marina Romanova: Bir saniye, öğrenciyken ifşa ettiğim mali skandaldan mı bahsediyorsun? Vatandaşın milyarlaca rublesini zimmetine geçiren eski başkandan mı?!
Marina Romanova: O adam tüm bunları SOMBRA için mi yapmış?! Ben bunun yüzünden mi az kalsın canımdan oluyordum?!
Elliot Clayton: <İsim>, Global Flux'ın yaptığı ödemelerden bazıları, bir tür depo inşa ettikleri Moğolistan'a gitmiş!
Şef Ripley: Bu da demek oluyor ki Trans-Sibirya demiryolunu kullanarak Moğolistan'a gidiyorsunuz! Hazırlansan iyi olur <İsim>!
Lars Douglas: Bir saniye Amirim! Gitmeden önce...
Lars Douglas: Herkese Mutlu Noeller ve iyi geceler!

Also on Fandom

Random Wiki