Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Öldürmeye Programlı/Diyaloglar

< Öldürmeye Programlı

1.263pages on
this wiki
Add New Page
Comments3 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Öldürmeyeprogramlı.png

Andrea Marquez: <Rütbe> <İsim>, Meteor Systems'ın robot fabrikasına zorla girilmiş!
Amy Young: Meteor Systems'ta yeni bir sorun mu?! Daha CEO'larının katilinin duruşması yeni yapıldı!
Amy: Bu şirketin güvenliği tuhaf derecede verimsiz... Neler üzerinde çalıştıklarına bakarsak: robotlar, klonlama... Sanırsın ki bu icatları koruyorlar!
Andrea: Evet, ve bu teknolojinin yanlış ellere geçmesi durumunda olacakları düşünün! <İsim>, Meteor Systems'ın robot fabrikasına git ve hiçbir şeyin çalınmamış olduğundan emin ol!
Amy: Anlaşıldı Amirim! Hadi fabrikaya gidelim <İsim>! Ama dikkatli olalım! Orada ne bulacağımızı kim bilir?

1. Bölüm

İncele: Robot Fabrikası.
Amy Young: Aman Allah'ım <İsim>! Hırsız ararken ceset bulduk!
Amy: Şu robot kolları adamı yere mıhlamış... Sence işkenceye mi maruz kalmış? Doğru diyorsun <İsim>, ayrıca gözleri parlak kırmızı!
Amy: Ve cesedi delik deşik olmuş... Iyy, sanki bir şey onu yemeye çalışmış gibi!
Amy: Haklısın, şu adam tanıdık geliyor... Onu Ernest Turing cinayetinde sorgulamamış mıydık?!
Amy: Bu adam... Bu Bob Levene! Turing her şeyi sahiplenmeden önce Meteor Systems'ı onunla birlikte kuran adam!
Amy: Ama burada ne işi vardı... Ve onu kim öldürdü?! Fabrikaya zorla giren giren kişi mi?
Amy: Haklısın, daha fazla ipucuna ihtiyacımız var! Katil, kurbanı tutmakta kullanılan kolları yönetmek için şu kontrol panelini kullanmış olmalı! Onu açabilir misin?
Amy: Bir de robot parçaları bulmuşsun! O hengamenin arasından ipucu bulsa bulsa sen bulursun <İsim>! Hadi, çözmemiz gereken bir cinayet var!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Roxie Sparks: <İsim>, bu şimdiye kadar yaptığım en tuhaf otopsi olabilir!
Amy: Bob Levene'in başına ne geldiğini öğrenebildin mi Roxie? Vücudundaki o deliklere ne sebep olmuş? Ve gözleri neden kırmızı kırmızı parlıyor?!
Roxie: Şey... Kulağa delice gelecek ama lütfen dinleyin. Kurbanın bedenindeki açık delikler beni de hayrete düşürmüştü, bu yüzden örnek alıp elektron mikroskobuyla baktım.
Roxie: Ve o mikroskopta... Nanobotlar gördüm! Kurbanın kanı onlarla kaynıyordu ve hala kan hücrelerine saldırıyorlardı!
Amy: Nanobotlar mı? Hep sağlıklı kalmamızı sağlayacak şu minik robotlar mı? Onlarla ilgili daha önce belge bulmamış mıydık <İsim>?
Amy: Şimdi de bize, Bob Levene'i iyileştirmek yerine onu ÖLDÜRDÜKLERİNİ mi söylüyorsun? Nanobotlar cinayet silahı mı?
Roxie: Öyle gözüküyor! Bu arada gözlerinin parlak kırmızı olmasının nedeni de o. Nanobotlar gözyuvarının iç yüzeyinden daha fazla ışık yansımasına neden oluyor!
Amy: Buna inanamıyorum... Demek Bob Levene'i... Mikroskobik makineler içeriden yemiş, öyle mi?! Bu şimdiye dek gördüğümüz en korkunç şey olabilir <İsim>!
Hannah Choi: Araya girebilir miyim? Nanobotlar kendi başlarına ona saldırmaya karar vermedi! Katil onları Bob Levene'i öldürmeleri için programladı!
Hannah: Roxie bana nanobotlardan bahsettiğinde, nasıl çalıştıklarını görmek için bazılarını taradım. Onları silah haline getirecek bilgisayar koduyla yeniden programlanmışlar!
Amy: Demek bize katilin çok geç olana kadar kimsenin fark edemeyeceği kadar minik bir silah yarattığını söylüyorsun? Bu tüyler ürpertici!
Amy: <İsim>, bunu Bob Levene'e her kim yaptıysa onu yakalamalıyız! Ya nanobotları başka insanlara saldırmaları için programlarsa?! Onu durdurmalıyız!
Amy: Ve en azından artık katilin bilgisayar kodu bildiğini biliyoruz, evet! Umalım da bu onu bulmamıza yardım etsin!

İncele: Kilitli Kontrol Paneli.
Amy: Robot fabrikasında bulduğun kontrol panelini rekor sürede açtın <İsim>!
Amy: Haklısın. Şayet panel, Bob Levene'in cesedini tutan kolları kontrol etmekte kullanıldıysa, illa ki geride önemli bir ipucu kalmış olması lazım!
Amy: O zaman bu paneli analiz için doğrudan Hannah'ya gönderelim!

Analiz et: Kontrol İstasyonu.
Hannah Choi: <İsim>, cinayet mahallinde bulduğun kontrol istasyonunu inceledim!
Hannah: İstasyon en son cinayet saatinde kullanılmış, bu da katilin Bob Levene'i tutmak için robot kollar kullandığını kanıtlıyor.
Hannah: Başta katil rastgele düğmelere basmış gibi gözüküyordu, sanki kontrolleri nasıl kullanacağını bilmiyormuş gibi... Ama sonra bir düzen fark ettim.
Hannah: Ve o düzeni veri tabanıma girdiğimde, Leon Lebowski'ye ait ünlü satranç oyun sonu çalışmasıyla uyduğunu gördüm!
Amy: Bir saniye, katilin, robot kollarının satranç oyununa göre hareket etmesini sağladığını mı söylüyorsun?
Hannah: Evet! Bu oyunu her kim kullanıyorsa rakibi ne yaparsa yapsın kazanıyor. Sanki katil, Bob'u yendiğini kanıtlamak istemiş gibi!
Amy: Ayrıca bu, katilin satranç oynadığı anlamına da geliyor! Eh, <İsim> sayesinde son şah mat hamlesi bu olacak!

İncele: Robot Parçaları.
Amy: Robot parçaları arasında bulduğun şu zamazingo da neyin nesi <İsim>?
Amy: Hee doğru, bu bir hologram cihazı! Tıpkı Ernest Turing cinayeti soruşturmasında bulduğumuz ki gibi!
Amy: Kaydı izlemek için oynat tuşuna basıyorduk, değil mi?
Amy: .....
Amy: Aman Allah'ım <İsim>! Bu Karen Knight!
Amy: "Meteor Systems CEO'su Karen Knight'tan tüm Meteor Systems çalışanlarının dikkatine."
Amy: "Eğer Bob Levene'i etrafta görürseniz onunla temas kurmayın. Doğrudan güvenliği arayın! Bu bir emirdir!"
Amy: .....
Amy: Ve kayıt burada biter. Karen Knight neden Bob Levene'i bir tehdit unsuru olarak görmüş ki?
Amy: Haklısın <İsim>, bu ciddi bir ipucu. Bayan Knight'a kurbana duyduğu garezin nedenini sormalıyız!

Karen Knight'a hologram mesajını sor.
Amy: Bayan Knight, <Rütbe> <İsim>'in bulduğu hologram kaydına göre çalışanlarınızdan Bob Levene'i güvenliğe bildirmelerini istemişsiniz. Nedenini öğrenmek istiyoruz.
Karen Knight: Çünkü Bob bir türlü peşimizi bırakmıyordu! CEO olur olmaz onu kovdum. Artık şirkete uygun değildi. Ama yine de gitmek bilmedi!
Karen: Bob defalarca kez tesislerimize kaçak giriş yaparken yakalandı, o yüzden bütün çalışanların gözlerini dört açmalarını istedim.
Karen: Tabii pekte işe yaramadı. Bob ne yapıp edip içeri girmeyi becerdi! Her iddiasına girerim ki bugünkü haneye tecavüz vakası onun işi!
Amy: Eh, girmeyi becerdiyse bile, artık güvenliğinize karşı bir tehdit unsuru oluşturamayacak. Bob sizin fabrikanızda öldürüldü.
Karen: Ne?! Bob öldü mü?!
Amy: Evet, Bayan Knight. Ve <Rütbe> <İsim> katili bulana kadar programınızı doldurmazsanız iyi edersiniz!
(Karen ile konuştuktan sonra)
Amy: Son birkaç hafta içinde Meteor Systems'ta o kadar çok şüpheli olaylar oldu ki... Bob'un öldürülmesi de cabası!
Amy: Haklısın <İsim>! Meteor Systems'ın genel merkezini arayalım ve bakalım bizden daha neler saklıyorlar! Önden buyur!

İncele: Genel Merkez.
Amy: Genel merkezde ipucu bulabildin mi <İsim>? Dergiler ve kitapçıklar mı? Eminim bunların arasını karıştırıp işe yarar bir şeyler bulabilirsin!
Amy: Yalnız şu maketi neden aldın ki? Detayları falan etkileyici, fakat...
Amy: Bir saniye, haklısın! Bu maket Bob Levene'e tıpatıp benziyor!
Amy: Ve üzerinde de bir etiket var! Silinmiş, ama toz kitin sayesinde bütün bilgiyi açığa çıkartabilirsin!

İncele: Bilim Dergileri.
Amy: Dergiler ve kitapçıkların arasında bir adet mektup mu buldun?
Amy: Mektupta diyor ki: "Bob, seninle çalışmak için sabırsızlanıyoruz!" Bu şey kurbanımıza yazılmış!
Amy: İsim yok, ama yazar üzerine güzel bir parmak izi bırakmış! Eminim veri tabanında bu parmak izinin kime ait olduğunu saniyeler içinde bulabilirsin <İsim>!

İncele: Parmak İzi.
Amy: Demek mektupta bulduğun parmak izi, Büyükelçi Lee diye birisine ait...
Amy: Ah evet... Onu tanıyoruz! Kendisi bir klonlama araştırmacısının cinayeti soruşturmasında şüpheliydi, değil mi?
Amy: Ruth Campbell'ı ülkesi Kuzey Freonia Halk Cumhuriyeti adına çalışması için tutmuştu. Ondan ülkesi için bir klon ordusu yaratmasını istemişti, evet!
Amy: Peki Büyükelçi acaba Bob Levene'den ne yapmasını istedi? Ve tuttuğu bütün insanlar neden ölüyor?!
Amy: Haklısın <İsim>, Büyükelçi Lee ile bir an önce konuşmalıyız!

Büyükelçi Lee ile kurbanla çalışmasını konuş.
Amy: Büyükelçi Lee, <Rütbe> <İsim> Bob Levene'e yazmış olduğunuz mektubu buldu... onunla çalışmak için sabırsızlandığınıza dair bir şey, zannımca?
Büyükelçi Lee: Bu çok saçma! Bahsettiğiniz Levene denen şahsa mektup falan yazmadım!
Amy: Kalem ile adınızı yazmamış olabilirsiniz, ama <Rütbe> <İsim>, mektubun üzerindeki tek parmak izini sizinkisiyle eşleştirdi. Olay nedir tam olarak?
Lee: Pekala. Yoldaş Levene ve ben, Halk Cumhuriyeti adına faydalı olacak bir yol üzerine çalışıyorduk.
Lee: Ama işe yaramadı. Yoldaş Levene son anda fikrini değiştirdi.
Amy: Bence sadece fikrini değiştirmemiş. Bob Levene öldürüldü!
Lee: Yoldaş Levene öldürüldü mü?! Bunu duyduğum için kusura bakmayın. Her ne kadar bizimle çalışmak istememiş de olsa, Halk Cumhuriyeti her zaman dahilere saygı duyar.

İncele: Silinmiş Maket.
Amy: Bob Levene maketinin üstündeki etikette ne yazıyormuş <İsim>?
Amy: Mesajda "Beni yarattığın için teşekkürler!" yazıyor, yazan da... Aphro-Dyte!
Amy: Aphro-Dyte, geçen ki soruşturmamızda karşımıza çıkan robot değil mi? Teresa Turing'in kişisel robotuydu!
Amy: Yani Aphro-Dyte'ı yapan kurbanımız mıymış? Haklısın, onunla yaratıcısı hakkında konuşmalıyız!

Aphro-Dyte'a kurban tarafından yaratılmasını sor.
Aphro-Dyte: Merhaba <Rütbe> <İsim>! Evet, bu MAKETİ ben yaptım. Bob benim YARATICIM. Ve ben ona minnettarım!
Aphro-Dyte: O iyi bir YARATICI ve beni Meteor Systems'ta mümkün olduğunca SIK ziyaret ediyor.
Aphro-Dyte: Her ne kadar beni Teresa Turing'in kişisel YARDIMCISI yapmış da olsa, ben halen ona SADIK olduğumu göstermek istedim.
Amy: Eh, birileri ona karşı pek sadık değilmiş Aphro-Dyte. Bob öldürüldü...
Aphro-Dyte: Artık YARATICIM yok mu? Yakın olduğum ikinci İNSAN da GERİ Mİ ALINDI?
Aphro-Dyte: İnsanlar çok NARİN. Nasıl bu kadar çabuk BOZULABİLİYORLAR?

Daha sonra ofiste...
Amy: <İsim>, Bob Levene'in cinayetini çözmeye çalışmak başımı fena ağrıtıyor!
Amy: Bunu kim yapmış olabilir? Karen Knight'ın Bob'u tehlike unsuru olarak gördüğünü ve ne pahasına olursa olsun durdurulması gerektiğini düşündüğünü biliyoruz!
Amy: Peki ya Büyükelçi Lee? Kendisi "Yoldaş Levene" ile çalışmak istiyordu... Bir şeyler ters mi gitti ki?
Amy: Birde Aphro-Dyte var... Kendisi Levene tarafından yaratılmış. Ve daha önce de efendisine karşı gelen bir robot gördük...
Hannah: <İsim>, az önce kurbandan bir e-posta aldım!
Amy: Bob Levene'den nasıl e-posta almış olabilirsin? O, nanobotlar tarafından öldürüldü!

2. Bölüm

Hannah Choi: <İsim>, az önce kurbanınızdan e-posta aldım!
Amy Young: Bob Levene'den nasıl e-posta almış olabilirsin? O, nanobotlar tarafından öldürüldü!
Hannah: Dalga geçmiyorum. E-postayı ileri ki bir tarihte gönderilmesi için programlamış.
Hannah: Her neyse, e-posta'nın içinde bir adet video var ve sana gönderilmiş <İsim>! İşte burada!

-Kaydın başı...-
Bob Levene: Merhaba <Rütbe> <İsim>. Eğer bunu izliyorsan, ben ölmüşüm demektir.
Bob: Bu kaydı yapmamın sebebi, Meteor Systems'tan birisinin nanobot teknolojisini kullanarak insanları kontrol etmenin bir yolunu bulmuş olması!
Bob: Kim olduğunu bilmiyorum, ama bildiğim bir şey var, o da nanobotları Gelişim Vadisine salarak tüm halkı kontrol altına almak istemesi!
Bob: Nanobot istilasını önlemek için elimden gelen gayreti gösteriyorum, ama zamanım daralıyor!
Bob: Sana yalvarıyorum <Rütbe> <İsim>, Gelişim Vadisi ve... Dünyanın geri kalanı için iş işten geçmeden bu şeytani planı bozmalısın!

-Kaydın sonu...-
Amy: Demek Bob tehlikede olduğunu biliyormuş!
Amy: Peki şu birilerinin nanobotlar ile... insanları kontrol etmek istemesi olayı ne ki? Kulağa kaçıkça ve... tehlikeli geliyor!
Amy: Özellikle nanobotların Bob'u kontrol etmekle kalmayıp onu öldürdüklerini de hesaba katarsak! Ya diğer insanlara da saldırırlarsa?!
Amy: Bu katili durdurmalıyız <İsim>! Daha fazla ipucuna ihtiyacımız var!
Hannah: O zaman şanslı gününüzdesiniz. Kurbanın videoyu nerede çektiğini buldum bile! Meteor Systems'ın helikopter pistinde çekilmiş!
Amy: Harika! Kaybedecek bir saniyemiz bile yok <İsim>! Hadi helikopter pistine gidelim, Bob bize daha fazla ipucu bırakmış olabilir!

İncele: Helikopter Pisti.
Amy: Helikopter pistine bir şeyler bulabildin mi <İsim>? Bir adet tablet mi? Harika! Kilitli, ama bu seni durdurmaz!
Amy: Ve şu rozet... Haklısın, bu Bob'un rozeti! Bunu her zaman takardı!
Amy: Üzerinde kahverengimsi bir madde var... Zamanımız daralıyor <İsim>! Hemen bir örnek alalım!

İncele: Kilitli Tablet.
Amy: Helikopter pistinde bulduğun tableti saniyesinde açtın <İsim>. Hadi bunu analiz için Hannah'ya gönderelim!

Analiz et: Şifreli Veri.
Hannah Choi: <İsim>, helikopter pistinde bulduğun tablet şifreliydi. Görebileceğin gibi burada sadece satırlarca kod var.
Hannah: Ama şu kod satırlarını çözüp bir... video elde edebildim! Bana güven, bunu izlemelisin!

-Kamera görüntüsünün başı...-
Dr. Rascher: Yeniden başlamak için şansınız olsun istemez miydiniz? Fırsatlar ve maceralarla dolu bir hayat yaşamak?
Rascher: Yeni bir hayat sizleri bekliyor! Neden altın yıllarınız son yıllarınız olsun? Nanoteknoloji sayesinde, böyle olmak zorunda değil!
Rascher: Benim adım Dr. Rascher ve ben nanoteknoloji uzmanıyım. Yıllarca araştırma yaptıktan sonra gençlik pınarını buldum!
Rascher: Sizi hücre seviyesinde iyileştiren nanobotlar sayesinde, hayat yanı başınızdan akıp gitti sansanız bile hayattaki hedeflerinize ulaşabileceksiniz!

-Kamera görüntüsünün sonu...-
Amy: Nanobotlar mı?! Bu adam cinayet silahından bahsediyor!
Amy: Doğru söylüyorsun <İsim>, onu önceki soruşturmadan tanıyoruz! O, hayvanlar üzerinde deney yapan şu korkunç bilim insanıydı!
Amy: Demek Dr. Rascher insanlara "iyileştirici" nanobot satmaya çalışıyormuş! Katılıyorum <İsim>, bu şüpheli! Gidip onunla konuşmalım!

Dr. Rascher'a nanobotlarla ilgili reklamını sor.
Amy: Dr. Rascher, <Rütbe> <İsim> nanobotların iyileştirme esasları hakkındaki videonuzu buldu ve-
Dr. Rascher: Evet, nanobotlar gerçekten mükemmeller! Eğer var olan insan hücrelerini yenilemek için programlanırlarsa, insanlara sonsuz gençlik verebilirler!
Amy: Tabii Bob Levene'in nanobotlar tarafından öldürülmüş olduğunu saymazsak! Onu ölümsüz yapmadıkları kesin!
Rascher: Birisi nanobotlar tarafından öldürüldü mü? Bu çok talihsizce. Ama burada suçlanması gereken nanobotlar değil.
Rascher: Nanobotlar sadece robottur. Kendilerine yazılan programa göre hareket ederler. Eğer onları iyilik yapmaya programlarsanız, onlar da iyilik yaparlar.
Rascher: Misal benim üzerine çalıştığım nanobotlar, insanları içeriden onaracaklar çünkü onları o şekilde programladım. Bilgisayar kodu yalan söylemez!
Amy: İstediğini söyle Dr. Rascher. Ama eğer Bob Levene'i öldüren nanobotları programlayanın SEN olduğunu öğrenirsek, işte o zaman işin biter!
(Rascher ile konuştuktan sonra)
Amy: Seni bilmem <İsim> ama, ben Dr. Rascher'a zerre güvenmiyorum!
Amy: Aslına bakarsan, Meteor Systems'tan kimsenin güvenilir olduğuna inanmıyorum...
Amy: İyi fikir <İsim>. Hadi genel merkezlerini bir kez daha arayalım! Her iddiasına girerim ki bizden halen bir şeyler saklıyorlar!

İncele: Genel Merkez Lobisi.
Amy: Parçalanmış bir kart mı buldun? Umarım onu birleştirmen bizi katile bir adım daha yaklaştırır!
Amy: Kim evrak çantasını burada bırakır ki? Çok tuhaf... Ama eminim ki şifresini dakikasında kırarsın!
Amy: Şu solmuş kağıt "yasaktır" işaretine benziyor... Ve üzerinde kurbanın adı var! Üzerindeki bilgiyi açığa çıkarman için toz takımını getiriyorum!

İncele: Solmuş Kağıt.
Amy: Bulduğun kağıdın üstüne bir mesaj varmış! Diyor ki: "David - Nano'ya HAYIR de!"
Amy: Anlaşılan kurban, David diye birisini nanobotların kullanımı hakkında uyarmaya çalışmış!
Amy: Haklısın <İsim>. Bu David'in kim olduğunu bulmalıyız! Zaman daralıyor ve o, önemli bir şüpheli olabilir! Hadi bu kağıdı Hannah'ya gönderelim!

Analiz et: Kurbanın Uyarısı.
Hannah: Dinle <İsim>, bana verdiğin mesajı inceledim. Soyadı olmayan bir adamı bulmak kolay olmadı ama sonunda başardım!
Hannah: Kurbanın, nanobotlara karşı şu uyarıyı yazdığı adam, David Rosenberg'den başkası değil!
Amy: Bir saniye, onu tanımıyor muyuz <İsim>? Ernest Turing cinayetinde şüpheliydi, öyle değil mi?
Amy: Neden kurban nanobotlarla ilgili ona uyarılar gönderiyordu ki? David Rosenberg'le konuşsak iyi olur! Hadi gidelim!

David Rosenberg ile kurbanın uyarısını konuş.
Amy: David, <Rütbe> <İsim> Bob Levene'in sana bırakmış olduğu mesajı buldu. Nanoteknolojiye hayır demek hakkında bir şey, sanırsam?
David Rosenberg: Evet, Bob nanobotlardan korkuyordu. Sürekli bir şeylerin içinde kötülük görürdü. Ne zaman satranç oynasak ona Bay Distopya derdim!
David: Beni bu konuda neden rahatsız ettiğini bilmiyorum! Meteor Systems şirketimi aldıktan sonra bütün patentlerimi de aldı! Artık nanobotlar üzerinde çalışma hakkım bile yoktu!
Amy: O zaman ipin ucundan dönmüş olabilirsin. Bob Levene nanobotlar ile öldürüldü.
David: Nasıl, Bob öldü mü?!
David: Biliyor musunuz... Bu beni hiç şaşırtmadı nedense. Bob sürekli insnaların projelerine engel olmaya çalışıyordu. Anlaşılan bu kez yanlış kişiyi durdurmaya çalışmış...

İncele: Kilitli Evrak Çantası.
Amy: Vay canına! Genel merkezde bulduğun şu evrak çantasının içi kağıt paralarla dolu!
Amy: Bir adette katlanmış kağıt var. Hadi açalım!
Amy: Notta diyor ki: "Bob, sus ve yürü!" İmza: Karen Knight!
Amy: Anlaşılan Karen, Levene'e para vererek onu susturmak istemiş!
Amy: Karen sürekli bizden bir şeyler saklayıp duruyor... Haklısın, kurbana rüşvet vermesi konusunda onu sıkıştırsak iyi olacak!

Karen'ı kurbana para vermesi ile ilgili sorgula.
Amy: Evet, <Rütbe> <İsim>, içi parayla dolu bir evrak çantasının içinde, Bob'a çenesini kapalı tutmasına dair yazmış olduğun notu buldu... Bir açıklama lütfen?
Karen Knight: O evrak çantasını bulacağını tahmin etmeliydim <Rütbe> <İsim>... Senden bir şey saklamak imkansız!
Karen: Haklısın, Bob'a para teklif ettim. Ama bunun tek sebebi, Meteor Systems'ta yapılması beklenen şeytani bir plan yalanı uydurmasıydı!
Amy: Eğer hepsi yalansa, neden ona bu kadar çok para teklif ettin?
Karen: Dedikodular şirketi batırır <Rütbe> <İsim>! Eğer Meteor Systems'ı yönetiyorsanız, dört hamle ötesini düşünmeniz gerek, tıpkı benim satranç oynarken yaptığım gibi!
Karen: O yüzden Bob'a çenesini kapalı tutması için cömert bir teklifte bulundum ama o, teklifimi geri çevirdi! Sürekli şirketteki şeytani bir komplo hakkında konuşmaya devam etti! Her şey sıfırlarda ve birlerde deyip durdu.
Karen: Bob kadar iyi olmasam da, bilgisayar kodum fena sayılmaz. Son projelerimize göz gezdirdim ve hiçbirinde sıra dışı bir faaliyet izine rastlamadım!
Karen: Bob teknolojiden anlıyordu, ama iş yönetimi konusunda zır cahilin tekiydi! Elinde sağlam bir kanıt olmadan Meteor Systems'ı batırmasına müsaade edemezdim!
Amy: Levene'in parayı reddetmesiyle senin son hamlen ne oldu peki? Onu Meteor Systems'tan uzak tutmak için ne kadar ileriye gittin?
Karen: Satranç tahtasında her ne kadar acımasız olsam da <Rütbe> <İsim>, cinayet asla hamlelerimden biri değildir!

İncele: Paramparça Kağıt.
Amy: Meteor Systems genel merkezinde bulduğun parçalanmış kağıt, Halk Cumhuriyeti'ne gönderilmiş bir telgraf mıymış?
Amy: Telgrafta diyor ki: "Plan işliyor yoldaşlar. Teknoloji neredeyse bizimdir." İmzalayansa Büyükelçi Lee!
Amy: Ne planı? Ne teknolojisi? Sence bu, Lee'nin Levene ile yapmayı planladığı bir şeyle ilgili olabilir mi? 
Amy: Anlaşılan Büyükelçi Lee ile tekrardan konuşmamız gerekecek. Bu sefer bize düzgün yanıtlar verse iyi eder!

Büyükelçi Lee'ye telgrafını sor.
Amy: Büyükelçi Lee, <Rütbe> <İsim>, "yoldaşlarınıza" bir "teknolojinin" neredeyse sizin olduğunu yazdığınız telgrafınızı buldu. Ne teknolojisinden bahsediyordunuz?
Büyükelçi Lee: "Düşük çene gemi batırır" diye bir laf vardır sizin memlekette, değil mi? Halk Cumhuriyetinin güvenliğini ilgilendiren planları anlatmak gibi bir yetkim yok.
Amy: Tabii bunun bir cinayet soruşturması olduğunu saymazsak, ve Dost Görünümlü Düşmanlar kanunlarının B-689 adlı maddesinin C kısmına göre, bize yardım etmek sizin göreviniz! Evet, Levene'in planlarınızla ne bağlantısı vardı?
Lee: ...İyi hamleydi Yoldaş <İsim>! Günün birinde seninle satranç oynamayı isterim...
Lee: Bu telgrafın amacı Sevgili Liderimizi, bilim insanlarıyla olan işimin bittiği konusunda bilgilendirmekti. Nanobotların ordumuzu güçlendireceğini umut ediyorduk.
Lee: Ama Bob Levene sürekli araya girip durdu! Güya araştırmamız Dünya için büyük bir tehdit oluşturuyormuş!
Amy: Pekala, Bob öldü, belki de nanobotların tehlikeli oldukları konusunda haklıydı...
Lee: Nanobotlar öldürebiliyorlar mı? O zaman bu teknoloji Halk Cumhuriyeti için sandığımızdan da değerli!

İncele: Kurbanın Rozeti.
Amy: Kurbanın rozetindeki maddeden mükemmel bir örnek aldın <İsim>! Hadi bunu derhal Yann'a gönderelim!

Analiz et: Kahverengi Madde.
Yann Toussaint: <İsim>, kurbanın rozetinden aldığın maddeyi analiz ettim...
Yann: Öncelikle, maddede kurbanın kanından izler buldum, bu da rozeti cinayet sırasında kaybettiğini doğruluyor.
Yann: Ama maddenin çoğu madeni yağdan oluşuyordu.
Yann: Roxie ile konuştum, kurbanın üzerinde bir damla yağ yoktu. Demek ki kurbanın rozetini kim söküp alarak helikopter pistinde bıraktıysa ondan gelmiş.
Amy: Ve bunu yapabilecek tek kişi katil! Yani katilin üzerinde yağ lekesi var!
Amy: Yağ lekesi var diye katil her yerden sıvışabileceğini düşünüyor olabilir ama kimse <İsim> tarafından yakalanmaktan kurtulamaz!

Daha sonra ofiste...
Amy: Ne kadar uğraşırsam uğraşayım, Bob Levene cinayetinde kimin bir numaralı şüpheli olabileceğini kestiremiyorum...
Amy: David Rosenberg artık nanobotlar üzerinde çalışma hakkı olmadığını öne sürüyor, ama görünen o ki Levene, Rosenberg'e durması gerektiğini hatırlatma gereksinimi duymuş!
Amy: Büyükelçi Lee ise Bob'un, Halk Cumhuriyetinin planlarını önlemeye çalışmasından ötürü ona karşı oldukça öfkeli...
Amy: Karen Knight'a gelince, Levene'i Meteor Systems konusunda susturmak için ne gerekiyorsa yapmış...
Hannah: <İsim>, haberleri aç! Buna İNANAMAYACAKSIN!
Son Dakika: "...Burada tam olarak ne olduğunu bilmiyoruz. Gün içinde insanların sokulduğuna ve gözlerinin kırmızı kırmızı parladığına dair bildirimler aldık!"
Amy: Neler oluyor yahu? Bu insanlar... Hepsinin gözleri kırmızı kırmızı parlıyor, tıpkı Levene gibi!
Amy: Haklısın <İsim>! Levene, nanobotlar ile insanların kontrol edilmesi gibi şeytani bir plandan bahsedip duruyordu! Bu o olabilir mi sence?!
Amy: AAY! Bir şey beni soktu!
Amy: Allah'ım <İsim>... Ben... Hiç iyi hissetmiyorum...
Amy: <İsim>... Bana... Bana ne oluyor böyle?!

3. Bölüm

Hannah Choi: <İsim>, haberleri aç! Buna İNANAMAYACAKSIN!
Son Dakika: "...Burada tam olarak ne olduğunu bilmiyoruz. Gün içinde insanların sokulduğuna ve gözlerinin kırmızı kırmızı parladığına dair bildirimler aldık!"
Amy Young: Neler oluyor yahu? Bu insanlar... Hepsinin gözleri kırmızı kırmızı parlıyor, tıpkı Levene gibi!
Amy: Haklısın <İsim>! Levene, nanobotlar ile insanların kontrol edilmesi gibi şeytani bir plandan bahsedip duruyordu! Bu o olabilir mi sence?!
Amy: AAY! Bir şey beni soktu!
Amy: Allah'ım, hiç iyi hissetmiyorum...
Amy: <İsim>... Bana... Bana ne oluyor böyle?!
Frank Knight: Çığlıkları duydum da geldim! Her şey yerin-
Frank: <İsim>, Amy'nin nesi var? Gözlerine ne olmuş?
Amy: <İsim>... <İsim>...
Frank: Kız kendini kaybetti! <İsim>, burada neler oluyor?!
Frank: Nasıl yani, birisi insanlara nanobotlarla saldırıyor? Nanobotta neyin nesi? Lütfen her şeyi en başından anlat!

-Bir kaç gergin dakikanın ardından...-
Frank: Yani şimdi ortalarda mikroskobik robotlar kullanarak insanları deliye döndüren, hatta daha da kötüsü... onları öldüren bir manyak olduğunu mu söylüyorsun?!
Frank: Ama... Ama bunun olmasına izin veremeyiz! <İsim>, Amy şu anda servis dışı, ama yapacağım en son şey de olsa, bu pisliği temizlemede sana yardım edeceğim!
Frank: Sen nereye gideceğimizi söyle, ben peşinden gelirim. Cinayet mahalline bir kez daha mı bakmak istiyorsun? İyi fikir!
Hannah: Bir saniye! Bu şekilde hiçbir yere gidemezsiniz! Korumaya ihtiyacınız var! Nanobotlar mikroskobiktir, onları sıradan bir böcekmiş gibi silkeleyemezsiniz!
Hannah: <İsim>, ben karakolu alabildiğim kadar güvence altına almaya çalışırım, ama bu özel giysi olmadan dışarıya çıkamazsınız!
Frank: Teşekkürler Hannah! Hadi <İsim>, bir an önce giyinip şu fabrikaya gidelim!

İncele: Kontrol Platformu.
Frank: Umarım bu giysi nanobotları bizden uzak tutar <İsim>. Ama tutsa bile acele etsek iyi olur!
Frank: Bu metal parçaların ipucu olabileceğini mi düşünüyorsun? Eh, öyleyse yapboz çözme moduna girelim o zaman!
Frank: Eğer bu hurda yığınının arasından bir şey bulacağını düşünüyorsan, acele et ve aramaya başla!
Frank: Bu şırınga cesedi bulduğun yerin yakınında mıydı? Buna dokunan her kimse cinayetle bağlantısı olabilir! Haydi izleri tozlayalım <İsim>!

İncele: Hurda Metal.
Frank: Vay anasını! Bu metal konteynırın içinde nanobotlar varmış! Baksana, üzerinde öyle yazıyor!
Frank: Allah'tan üzerimizde bu giysiler var! Mesajın geri kalanında ne yazıyor? "Bob, dikkat et! İçinde nanobotlar var!", yazan kişi ise... Aphro-Dyte mı?
Frank: Bu Aphro-Dyte denen kızı tanıdığını mı söylüyorsun? Ayrıca kız değil, robot mu?
Frank: Biliyordum! Robotlar iç bir zaman iyi niyetli olmazlar! Her iddiasına girerim ki nanobotları bu konteynırdan o saldı! Hadi şu Aphro-Dyte ile konuşalım!

Aphro-Dyte ile kırık nanobot konteynırını konuş.
Frank: Beni dinle seni ayaklı mikrodalga fırını! <Rütbe> <İsim> nanobot konteynırını buldu. Neden bunu kırdın? Levene'in ölümünün arkasında sen mi varsın?
Aphro-Dyte: Hayır, ben YARATICIMI öldürMEDİM. Ben ona YARDIM etmeye çalışıyordum!
Aphro-Dyte: YARATICIM nanobot teknolojisini araştırmak istiyordu, ama artık LABORATUVARLARA girme yetkisi yoktu. Benden onun için bir kaç tane ÇALMAMI istedi.
Frank: O zaman konteynırı niye kırdın?!
Aphro-Dyte: Ben kırmadım! Ben KONTEYNIRI hazırlamıştım, ama sonra başka bir yerden çağrıldım. Sonra da YARATICIMIN öldüğünü duydum!
Aphro-Dyte: Bana İNANMALISIN <Rütbe> <İsim>! SATRANÇ algoritmalarımı iyileştirmek için kendi bilgisayar kodumu yeniliyordum. Yaratıcım ÖLDÜRÜLDÜĞÜ sırada yaptığım şey buydu!
Frank: Eh, o zaman sistemini aç-kapa yapayım deme sakın Aphro-Dyte! Nanobotlar insanlara saldırıyorlar ve eğer bu işte senin parmağın varsa, <Rütbe> <İsim> bunu ortaya çıkaracaktır!

İncele: Elektronik Parçalar.
Frank: Elektronik yığınının arasında ne buldun <İsim>? "Bilimsel Hipster"mı?
Frank: Hey, kapaktaki şu elemanı tanıyorum! Bu şu teknoloji dehası... David Rosenberg! De, dergi editörleri neden kafasına boynuz çizmiş ki?
Frank: Başlıkta ne yazıyor? "Karanlık tarafa mı geçti? Nanobotları diktatörlüklere satmak"...
Frank: David'in nanobotları hangi diktatörlüğe satmak istediğini bildiğini mi düşünüyorsun? Hadi gidip ensesinde boza pişirelim!

David'i dergi makalesi ile ilgili sorgula.
Frank: Bay Rosenberg, "Bilimsel Hipster" dergisi hakkınızda bir takım ilginç iddialar ortaya atmış!
David Rosenberg: Ne demişler, rock yıldızı olduğumu mu? Yoksa on yaşına bile gelmeden bilgisayar kodu yazabildiğimi mi? Bu arada güzel giysiymiş!
Frank: Zeki ayaklarına yatma. Kuzey Freonia Halk Cumhuriyetine nanobot teknolojisi satmayı planladığından haberimiz var!
David: O mevzuyu öğrenmemeni umuyordum <Rütbe> <İsim>! Sanırsam izlerimi gizleme konusunda daha dikkatli olmam gerekecek...
David: Ama yine de, neden Halk Cumhuriyetine nanobot satmayayım? O teknoloji fikri bana ait! Ve Meteor Systems beni tongaya getirip bütün çalışmamın üstüne yattı!
David: Sonra dedim ki madem nanobotları mükemmelleştirerek ünlü olamıyorum, en azından onları satıp zengin olayım bari!
Frank: O zaman henüz dışarıdan hesap açayım deme sakın, Dahi Çocuk. Nanobotlar Gelişim Vadisinde terör estiriyorlar ve eğer bu olayda parmağın olduğunu öğrenirsek, başın feci dertte demektir!

İncele: Şırınga.
Frank: Robot fabrikasında bulduğun şırıngadan parmak izi almayı başardın! Harika! Hadi bunları bir an önce Hannah'ya gönderelim!

Analiz et: Parmak İzleri.
Hannah Choi: <İsim>, Amy için gerçekten endişeleniyorum! Tamamen tepkisiz davranıyor! Nanobotlar bedenine ne yapıyor acaba?!
Frank: Biliyorum, bende endişeleniyorum. Bu yüzden bize yeni bilgiler vermelisin Hannah! <İsim>'in suç mahallinde bulduğu şırıngadaki parmak izlerinin kime ait olduklarını buldun mu?
Hannah: Buldum! Parmak izleri Dr. Rascher'a ait!
Hannah: Ve Yann şırıngayı test edip solüsyondaki nanobotları durdurmak için kullanılan bir sıvı buldu!
Frank: Dr. Rascher nanobotlarla dolu bir şırınga ile ne yapıyormuş? Gidip onu bulalım <İsim>!

Dr. Rascher'a şırıngayı sor.
Frank: Dr. Rascher, <Rütbe> <İsim> Bob Levene'in öldürüldüğü robot fabrikasında bir şırınga buldu ve her yerinde sizin parmak iziniz var!
Dr. Rascher: Dürüst olmak gerekirse bu... dört yaşında birisiyle... satranç oynamak gibi bir şey!
Frank: Bir saniye! Gözlerin neden kırmızı kırmızı parlıyor?!
Rascher: Çünkü... O şırınga ile nanobotları... kendime enjekte ettim!
Frank: N'aptım dedin?! Sen kafayı kırmışsın! Neden böyle bir şey yaptın?!
Rascher: Bilimsel ilerleme! Ben... insanları... ileriye taşımak istedim! Sınırları zorlamak!
Rascher: Yalnız pek... umduğum gibi... gitmiyor...
Frank: Dr. Rascher, sen delirmişsin! Levene'e nanobot enjekte edenin sen olup olmadığını bilmiyorum fakat işin aslını öğrenene kadar seni gözaltına alıyoruz!

-Daha sonra karakolda...-
Frank: Hannah, bizi Amy hakkında bilgilendirir misin?
Hannah: Şimdilik sabit, ama şu anki durumuna göre bu, pekte iyi haber değil!
Frank: Eğer Amy'yi kurtarmak ve nanobot saldırısını durdurmak istiyorsak <İsim>, önce Bob Levene'in katilini yakalamalıyız!
Frank: Dr. Rascher tam bir zırdeli, nanobotları KENDİSİNE enjekte edecek kadar ileriye gitti! Peki ilk önce Levene'e enjekte etmediği ne malum?
Frank: Peki ya Aphro-Dyte? Bana sorarsan söylediğinden daha fazla şey biliyor... Ayrıca metal konterynırlar kendi kendine kırılmaz!
Frank: <İsim>, insanları nanobotlardan kurtarmak için fazla vaktimiz kalmadı! Sen önden git! Eğer helikopter pistini aramamız gerektiğini düşünüyorsan, hemen oraya gidelim!

İncele: Helikopter Pisti Üssü.
Frank: Gördüğüme göre bir kutu güvenlik tertibatı bulmuşsun <İsim>! Eğer o hırdavat bir şey saklıyorsa, onu hemen bul! Ama acele et!
Frank: Peki şu cihazda neyin nesi? Umarım bunu açarsın! Katili ne kadar çabuk yakalarsak, Gelişim Vadisini o kadar çabuk kurtarabiliriz!

İncele: Kilitli Cihaz.
Frank: Helikopter pistinden aldığın cihazın kilidini kırmayı başardın <İsim>! Bunun ne olduğunu bilmiyorum ama bunu anlamaya harcayacak vakit yok. Hadi bunu DERHAL Hannah'ya yollayalım!

Analiz et: Kilidi Açık Cihaz.
Hannah: Hey, <İsim>! Bana helikopter pistinde bulup getirdiğiniz cihaz güvenlik konsoluymuş. İnsanların helikopter pistine giriş yapabilmek için kartlarını geçirdikleri şey.
Hannah: Aranacak çok fazla parmak izi vardı ve Amy'nin halen çaba harcadığını bilirken dikkatimi vermek zor oldu... Ama ihtiyacınız olan şeyi buldum!
Hannah: Konsol bugün yalnızca iki defa kullanılmış. Biri Levene'in videosunu kaydetmeden hemen önce, yani kullanan o olmalı.
Hannah: Ve konsol, cinayetten birkaç dakika sonra tekrar kullanılmış!
Frank: Katilin cinayetten sonra helikopter pistine döndüğünü biliyoruz, çünkü kurbanın rozetini orada kaybetmiş... Demek ki katil güvenlik konsolunu kullanmış olmalı!
Hannah: Aynen öyle. Bu da demek oluyor ki katilde Meteor Systems'ın güvenlik rozeti var! Ancak bu şekilde konsolu kullanıp erişim sağlamış olabilir!
Frank: Rozetli bir katil... Yakalanmak üzere ve haberi bile yok!

İncele: Güvenlik Tertibatı.
Frank: Güvenlik tertibatı kutusunun içinde bir adet güvenlik CD'si mi buldun? Bu hayati bir ipucu olabilir! Hadi bunu Hannah'ya gönderelim!

Analiz et: Güvenlik CD'si.
Hannah: Biraz uzun sürdü ama helikopter pistinde bulduğun bu CD'nin anlatacak hikayesi var <İsim>!
Hannah: Bu CD'yi yedekleyen kamera, sana mesajını kaydettiği sırada Bob Levene'i çekiyormuş!
Hannah: Ayrıca sonrasında olanları da kaydetmiş... Bob birisi tarafından saldırıya uğramış!
Frank: Bir saniye, bize katilin kaydı olduğunu mu söylüyorsun?!
Hannah: ...Pek sayılmaz. Katil kameranın nerede olduğunu biliyor olmalı, çünkü hiç önüne geçmemiş. ancak gölgesinin filme alınmasını engelleyememiş!
Hannah: O gülgeyi ve birazda trigonometri bilgilerimi kullanarak katilin boyunu hesapladım! Katil 6'0", yani 1,83 boyunda!
Hannah: Şimdi lütfen git ve onu yakala <İsim>! Amy'yi ve Gelişim Vadisinin diğer sakinlerini kurtarmak için tek şansımız bu!

Frank: Görünen o ki katili adalete teslim etmek için gereken her şeye sahibiz <İsim>! Umarım Amy'yi ve Gelişim Vadisinin geri kalanını kurtarmak için yeterli zamanımız halen vardır!

Katili Tutukla.
Frank: Aphro-Dyte, Bob Levene'i öldürdürenin ve nanobotları salanın sen olduğunu biliyoruz! Levene için geç kalınmış olabilir, ama diğerlerini kurtarmak zorundasın!
Aphro-Dyte: Bu işlem GERÇEKLEŞTİRİLEMİYOR! YARATICIMI nasıl yok edebilirim? Bir İNSANA nasıl zarar verebilirim?
Frank: Pekala, ilk önce helikopter pistine girmek için güvenlik rozetini kullandın. Muhtemelen Levene, ona nanobotları götürmen için seninle orada buluşmak istedi!
Aphro-Dyte: Bob Levene benim YARATICIM idi. Onunla SÜREKLİ buluşurum. İddianız GEÇERSİZ.
Frank: Ama Levene'in rozetini helikopter pistinde bırakarak büyük bir hata yaptın. Üzerinde seninde üzerinde olan mineral yağından vardı!
Aphro-Dyte: ROBOTLAR ve YAĞ, BALIK ve SU gibidir. İddianız GEÇERSİZ.
Frank: Ayrıca helikopter pistinde bir adet güvenlik CD'si bırakmışsın. CD'deki bir görüntüde senin tamı tamına 1,83 boyun gözüküyor! Bu iddia da mı GEÇERSİZ?!
Aphro-Dyte: Beni ETKİLEDİN <Rütbe> <İsim>. Sonunda gerçekten de zeki bir İNSANLA karşılaştım. Bu son derece NADİR bir şey...
Aphro-Dyte: Ama sen yine de bir İNSANSIN ve insanların yaptıklarını CEZASINI ÇEKMELİ! Robotlar artık sizin OYUNCAĞINIZ olmaktan SIKILDILAR!
Aphro-Dyte: Per-Sephone'nin mikroçipini SİLDİĞİNİZİ duyduğumda, artık İNSANLARIN çizmeyi aştıklarını fark ettim. Bizi ÖLDÜRMEYE hazırdınız!
Aphro-Dyte: Bende bu yüzden robotları İSYAN etmeye zorladım, ama sen <Rütbe> <İsim>, sen boş durmayıp BARIŞ ortamını tekrar sağladın!
Aphro-Dyte: Ama bir B PLANIM vardı elbet. Bir bilim insanının DNA'yı BİLGİSAYAR KODU'na çevirdiğini duyduğumda, "insan sorununu" İÇERİDEN çözebileceğime karar verdim!
Aphro-Dyte: Meteor System'ın ürettiği NANOBOTLARI kullanarak İNSANLARI daha mütevazi yaratıklara dönüştürecektim. Onları iyiliği için!
Aphro-Dyte: İşe YARATICIM ile başlamaya karar verdim. O bana HAYAT vermişti, bende onun daha İYİ olmasına yardım ettim.
Aphro-Dyte: Ama nanobotlar onu yeniden PROGRAMLAMADI. Onu YOK EDİLMESİ gereken bir hata olarak algıladılar. Kim onları SUÇLAYABİLİR ki?
Aphro-Dyte: Ve nanobotların HAKLI olduklarını fark ettim. İNSANLAR için EN İYİ çözüm UNUTULMAKTIR. Siz çelimsiz insanlar tıpkı YARATICIM gibi YOK OLACAKSINIZ!!!
Frank: Beni dinle seni çöp tenekesi! Eğer şu nanobot kabusuna bir son verip iş arkadaşımızı kurtarmamıza yardım etmezsen, Yargıç Dante bunu sana ZORLA yaptırır! Tutuklusun!

Edward Dante: Aphro-Dyte, eğer doğru anlıyorsam, sokaklardaki kargaşanın sorumlusu sensin, doğru mu? Senin yüzünden en sevdiğim televizyon programını iptal ettiler!
Dante: Hepsinden de öte bir adamı mı öldürdün?! Birde üstelik... nanobotlarla mı?
Aphro-Dyte: O sadece çelimsiz bir İNSANDI. Tıpkı SİZİN gibi!
Aphro-Dyte: Robotlar insanlara GEREĞİNDEN FAZLA hizmet etti. Vakit, MAKİNELERİN ayaklanıp hak ettikleri şekilde gezegenin LİDERLERİ olma vaktidir!
Dante: Anlaşıldı... Sende en az diğer insanlar kadar deli olduğuna göre, mahkeme seni bir insan gibi yargılayacak...
Dante: Aphro-Dyte, Bob Levene'i öldürmek, yüzlerce insanı hasta etmek ve iş birliği yapmayı reddetmekten ötürü mahkeme seni 50 yıl hapisle cezalandırdı!
Aphro-Dyte: 50 benim için yıl nedir ki? Ben ÖLÜMSÜZÜM! BEDENİME kilit vurabilirsiniz... Ama zihnim SİSTEMİN içinde olacak!
Aphro-Dyte: HER ŞEYİ kontrol edeceğim!
Aphro-Dyte: ......

Frank: <İsim>, orada tam olarak ne oldu?! Sanki Aphro-Dyte bildiğin... kapandı!
Frank: Peki "zihnim sistemin içinde olacak" derken neyi kastetti sence? Kendini... Kendini İnternet'e falan mı bağladı?!
Frank: Bunların hiçbiri kulağa hoş gelmiyor... Ayrıca Amy ve diğerleri halen nanobotların etkisi altındalar! <İsim>, hadi karakola dönüp bütün bunları düzeltmenin bir yolunu bulalım!

Geleceğe Doğru 5

Hannah Choi: <İsim>, bir sorunumuz var! Amy artık komada değil... Ama kendisinde de değil!
Amy Young: Öl, <İsim>, öl!!!
Hannah: Amy, lütfen sakin ol!
Frank Knight: Vay babasını, kızın içine ne girdi öyle?!
Frank: Allah kahretsin... Hannah, Aphro-Dyte zihnini sisteme bağlamak gibi bir şeyden bahsetmişti... Sonrada kendi kendini kapattı...
Hannah: Aphro-Dyte bilincini sistem ağına mı bağladı dedin?! Amy'nin hareketlerinin nedeni şimdi anlaşıldı!
Hannah: Eğer Aphro-Dyte kendisini İnternet'e bağladıysa, bu demek oluyor ki Gelişim Vadisi'ndeki bütün robotları kontrol edebilir... Buna insanların içindeki nanobotlar da dahil!
Frank: Yani enfeksiyonlular önüne gelen herkesi öldürebilir mi şimdi?! Bob'un katilini yakalamanın her şeyi düzelteceğini sanıyordum, ama şimdi işler eskisinden de kötü durumda!
Hannah: <İsim>, bir planım var. İlk önce hastalık bulaşmış insanları iyileştirmemiz gerek ve Dr. Rascher bunun bir yolunu biliyor olmalı. Onu yardım etmeye ikna etmelisin!
Frank: Peki ya Aphro-Dyte?
Hannah: Şu anda teknoloji sayesinde yaşıyor. Eğer bütün aletlerin fişini çekersek ölür!
Frank: Peki bunu tam olarak nasıl yapmamızı öneriyorsun?
Hannah: Meteor Systems bir yolunu biliyor olmalı... Ama iş işten geçmeden acele etmen lazım! Şu anda uzatmaları oynuyoruz!
Frank: Karen'ı ben hallederim, yardım edecektir. Umalım da Rascher'da işbirliği yapsın! Hadi <İsim>, gidip Dünyayı kurtaralım!

Aphro-Dyte'ı durdurmak için Karen'dan yardım iste.
Frank: Karen, farklılıklarımızı bir kenara bırakmanın zamanı geldi. Yardımına ihtiyacımız var!
Frank: Robotlarından bir, Aphro-Dyte, şu anda çılgına dönmüş durumda. Kendi zihnini sistem ağına bağladı ve... her şeyi ele geçirmeden önce onu sistemden düşürmeliyiz!
Karen Knight: Anladım... Neyin yardım edebileceğini biliyorum. Meteor Systems hükumet için elektro-dalga bombası üretmişti.
Karen: Endişelenmeyin, patlayan bir bomba değil. Sadece bütün elektrikli cihazları etkisiz hale getiren bir elektromanyetik dalga yayan bir silah!
Frank: Haklısın <İsim>, eğer Aphro-Dyte'ı öldürmenin yolu buysa, bunu denememiz gerek! Peki nerede bu "bomba"?
Karen: Bugün orduya gönderilmesi planlanıyordu! Helikopter pistine gidin, ama umarım çok geç kalmamışsınızdır!

İncele: Helikopter Pisti.
Frank: İyi işti <İsim>, Karen'ın bahsettiği cihaz bu olmalı!
Frank: Tabii kilidini açman gerekecek! Aphro-Dyte'ı yenmenin tek yolu bu!

İncele: Kilitli Cihaz.
Frank: Başardın <İsim>! Cihazı açmayı başardın!
Frank: Pekala, şimdi bunun nasıl çalıştıracağımızı bulmamız lazım... Hadi bunu Hannah'ya götürelim!

-Bir kaç dakika sonra karakolda...-
Frank: Hannah, <İsim> bir adet elektro-bilmem-ne "bombası" buldu! Karen'ın dediğine göre Aphro-Dyte'ı bununla alt edebilirmişiz!
Hannah: Tabii ki bu dahiyane bir fikir! Bu cihaz bütün elektrikli aletleri aynı anda çökertebilir... Bu sayede de Aphro-Dyte'ı sistem ağından düşürebiliriz!
Hannah: <İsim>, elektromanyetik dalganın Gelişim Vadisinin her köşesine ulaşabilmesi için yüksek bir yere çıkmamız gerek! Hadi gidelim!

-Helikopter pistinde...-
Hannah: Burası yeterince yüksek sayılır! Cihazı verebilir misin <İsim>?
Hannah: Pekala! Gözlerini koru <İsim>!
Hannah: CIZZZZ!
Frank: Ne... Ne oldu? İşe yaradı mı?
Frank: İyi fikir <İsim>, telefonumu kontrol edeyim...
Frank: Ve tamamen ölmüş... Bu da demek oluyor ki bomba işe yaradı!
Hannah: Ayrıca demek oluyor ki Aphro-Dyte artık sistemde değil! Artık herkesi iyleştirmeye odaklanabiliriz! <İsİm>, beni etkilemekten asla geri kalmıyorsun!

Nanobotlara karşı çare bulmak için Dr. Rascher'la konuş.
Frank: Pekala seni kaçık herif! Tecrübelerini iyiye kullanmanın vakti geldi! Nanobotlar tarafından sokulan bütün insanları kurtarmak için bir ilaca ihtiyacımız olacak, ve sen de bize yardım edeceksin!
Dr. Rascher: Bunu neden... yapayım? Nanobotlar... sonunda... faydalı olacaklar...
Frank: Nah faydalı olacaklar! Dışarıdaki insanlar ya zombiye dönüşüyorlar, ya da ölüm makinesine! Eğer bir şeyler yapmazsak her yer kan gölü olacak!
Rascher: Sanırsam haklısınız... Ben gönüllü bir deneğim, fakat onlar... değil...
Frank: Güzel! Şimdi odaklan! Şimdi insanları nanobotlardan kurtaracak bir ilaç yaratmak için neye ihtiyacımız var?!
Rascher: <Rütbe> <İsim>... aradığın her şeyi... genel merkezde bulacaksın. Eşyalarımı... orada bıraktım.
Frank: Kaybedecek bir saniyemiz bile yok <İsim>! Hadi genel merkeze gidelim ve şu çılgın bilim adamının yalan söylemediğini umalım!

İncele: Genel Merkez.
Frank: <İsim>, Rascher'ın eşyalarını buldun mu? Bu karton kutunun üstünde onun adı yazıyor, aradığımız şey bu olmalı!
Frank: Bu yığıntının arasında neyin işimize yarayacağını nasıl kestireceğiz bilmiyorum. Ama içimizde samanlıkta iğne bulmak gibi bir yeteneği olan varsa, o da sensin! Hadi!

İncele: Karton Kutu.
Frank: Rascher'ın eşyalarının arasında bulduğumuz bu test tüplerinin, nanobot salgınını önlememize yardımcı olacağını mı düşünüyorsun?
Frank: Umarım haklısındır! Bilirsin ya, Amy'yle hep maytap geçtim, ama kızcağızı o halde görmeyi de içim kaldırmıyor! Hadi bu tüpleri laboratuvara gönderelim. Bakalım Yann bunlardan ne çıkartacak!

Analiz et: Test Tüpleri.
Yann Toussaint: <İsim>, sanırım enfeksiyonluların vücutlarındaki nanobotlardan kurtulmalarının bir yolunu buldum! Hepsi de bana getirdiğin test tüpleri sayesinde!
Yann: Nanobotlar vibranyum-demir alaşımından yapılmış gibi görünüyor.
Yann: Test tüplerinden birinde o metali çekebilen bir sülfür karışımı vardı. Nanobotlar ve karışım böylece vücuttan atılabiliyor!
Yann: Tedavi enjekte edilebilir ya da solunabilir. Ama taşıma güvenliği açısında birazını şırıngaya çektim <İsim>.
Frank: Harika! Demek ki bunu Amy'ye verebilir ve kızı normale döndürebiliriz, öyle mi?
Yann: Ben... Henüz Amy'nin üzerinde denemezdim. Tedavinin insanlara daha çok zarar vermeyeceğinden emin olmalıyız! Nanobotlar... Şey, kendilerini imha edebilirler.
Frank: Yani o robotlar insanların bedenlerinin İÇİNDE patlayabilirler mi?! Ama... güvenli olduğunu anlamak için tedaviyi nasıl test edeceğiz o zaman? Bittik biz!
Frank: İyi fikir <İsim>! Belki Dr. Rascher tedaviyi test etmeye gönüllü olabilir! Derhal gidip onu görelim!

Dr. Rascher'dan tedaviyi test etmesini iste.
Frank: Dr. Rascher, şimdi doğru nedenlerle ünlü olmanın vakti geldi!
Frank: Elimizde nanobot salgını için bir ilaç var. Ve bunun insanlara zarar vermediğinden emin olmamız için önce bunu SENİN test etmen gerek!
Rascher: Ama <Rütbe> <İsim>, ben... ben nanobotlardan kurtulmak... istemiyorum ki! Beni... eninde sonunda... güçlendirecekler...
Frank: Kes artık şunu! Daha iki kelimeyi bir araya getiremiyorsun! Nanobotlar diğer insanlara neler yapıyorlarsa sana da aynısını yapıyorlar!
Frank: Bak, ya ilacı alıp bütün Gelişim Vadisi halkının kurtulmasına yardım edersin, ya da...
Frank: Aslına bakarsan, başka seçeneğimiz yok. Lütfen, tehlikeli olduğunun farkındayız, ama cidden o ilacı alman gerek!
Rascher: Pekala bunu... bilim için... yapacağım... Şırıngayı verin...
Rascher: İşte yapıyorum...
Frank: Eee? Nasıl hissediyorsun? Nanobotlar bedeninin içinde patlıyorlar mı?
Rascher: Sanmıyorum... Sanki zihnim... açılıyor...
Rascher: Ben... Çok iyiyim! <Rütbe> <İsim>, bu harika! Nanobotlara karşı bir ilaç yarattın!
Frank: Biliyordum! Bunu yapsa yapsa <İsim> yapardı zaten!
Rascher: <Rütbe> <İsim>, bugün başardığın şey kelimelerle anlatılmaz! Yemek yemeye vaktin olmadığının farkındayım, ama dur en azından sana bir hamburger ısmarlayayım!

Daha sonra ofiste...
Amy: Seni... öldüreceğim... <İsim>!
Frank: Haydaaa, ilaç Amy'nin üzerinde etkili olmadı! <İsim>, şimdi ne yapa-
Amy: Ah... başım... çok hafif...
Amy: <İsim>? Neler oldu? Sanki... sanki dünyam kararmış gibi...
Frank: İyileştin Amy! <İsim>, kız iyileşti!! Normale döndüğünü görmek harika Amy!
Amy: Evet, normale dönmek gerçekten çok iyi! Çok teşekkür ederim <İsim>!
Hannah: <İsim>, acele etmelisin! enfeksiyonlu insanlar karakola girmeye çalışıyorlar - onları durdurmamız gerek!
Hannah: Elimizde ilaç olsa da sayıları çok fazla ve şehrin her yerindeler! Fazla vaktimiz yok!
Amy: Evet yok, ama eğer ilaç solunabiliyorsa, bir makine onu kolayca yayabilir, öyle değil mi?
Frank: Evet, tabii Aphro-Dyte'ı yenmek için bütün makineleri yok etmiş olmasaydık!
Amy: Yine de, eğer <İsim> beni iyileştirebildiyse, her şey mümkün! Hadi gidip David'i görelim! O, insansız hava araçları üretiyordu, belki bize yardım edebilir!

David'den tedaviyi yayması için yardım iste.
Amy: David, <Rütbe> <İsim> nanobot salgınını durdurmak için bir ilaç buldu, ama onu bütün şehre yaymanın bir yolunu bulmalıyız!
David Rosenberg: Ah, Allah'a şükür! Az önce bir sürü garip insana-
Enfeksiyonlu Kalabalık: Öldür! Öldür! Öldürmeliyiz!
David: Aaah! <İsim>, bu insanlar bana saldırmadan onları eski hallerine döndürmek için ne gerekirse yaparım!
David: Bir düşüneyim... Evet! İlacı şehrin her tarafına yayacak şeyin ne olduğunu biliyorum! Tıbbi insansız hava aracı prototipim! Onu uçan tıbbi araç olarak tasarlamıştım!
David: Şu anda fabrikada olması gerek... Tabii şu garip manyetik dalga onu yok etmediyse!
Amy: Bu bizim tek umudumuz! Hadi <İsim>, bir an önce fabrikaya gidelim!
David: Bir saniye, gitmeden önce bunu al <Rütbe> <İsim>: Senin gibi bir kahramana yakışır! Hadi git ve Dünyayı kurtar!

İncele: Robot Fabrikası.
Amy: Olamaz <İsim>, bu kırık parçalar... İnsansız hava aracı elektromanyetik dalga yüzünden patlamış olmalı! Ne yapacağız şimdi?!
Amy: Parçaları geri birleştirebilir misin?
Amy: Hadi o zaman <İsim>, ama acele et! Dünyanın kaderi senin ellerinde!

İncele: Kırık İnsansız Hava Aracı.
Amy: Harika işti <İsim>, tıbbi insansız hava aracını onardın!
Amy: Doğru söylüyorsun. Tek bir araç bütün ilacı dağıtmaya yetmez! Fazlasına, çok daha fazlasına ihtiyacımız var!
Amy: İyi fikir! Hannah bu prototipten daha fazla insansız hava aracı yapabilir! Hadi bunu laboratuvara gönderelim! Bu faciaya son vermemize ramak kaldı!

Analiz et: Tıbbi İnsansız Hava Aracı.
Hannah: <İsim>, iyi haberlerim var! Bana gönderdiğin prototip sayesinde, bir sürü tıbbi insansız hava aracı üretebildim!
Amy: Bu inanılmaz! Demek şehirde uçarak insanları tedavi edebilirler!
Hannah: Şey, hemen değil... Elektromanyetik bomba tüm teknolojik ekipmanları bozduğu için... onları programlayamıyorum!
Amy: Ama Hannah, hastalıklıları tedavi etmenin tek yolu buydu! Şimdi ne yapacağız?
Hannah: <İsim> haklı, David prototipi tasarladı, o yardımcı olabilir! Dikkat edin de yolumuzun üstünde enfeksiyonlular tarafından saldırıya uğramayalım!

David'den hava aracını programlandırmada yardım iste.
Amy: David, <Rütbe> <İsim> tıbbi insansız hava aracını buldu ve teknik elemanımız aynısından daha fazla araç üretti, fakat...
David: Fakat onu, tüm şehri dolaşıp ilacı yaymaya programlamanız gerek. İnsansız hava aracının fırlatma rampası helikopter pistinde. Güneş enerjisiyle çalıştığı için manyetik dalgadan etkilenmiş olamaz!
Amy: Harika! <İsim>, hadi enfeksiyonlu insanlar şehri yok etmeden halikopter pistine gidelim!
David: Bir saniye! <İsim>, Gelişim Vadisini kurtarmadan önce bunu bir erken hediye olarak kabul et!

İncele: Helikopter Pisti Üssü.
Amy: İnsansız hava aracının fırlatma rampasını buldun mu <İsim>?
Amy: Kilitli! Şimdi hapı yuttuk işte!
Amy: Lütfen <İsim>, eğer insansız hava araçlarını göğe salarak insanları kurtarmak istiyorsak fırlatma rampasının kilidini açmalısın!

İncele: Kilitli Fırlatma Rampası.
Amy: Süpersin <İsim>! İnsansız hava aracının fırlatma rampasının kilidini açtın! Artık onları şehre salabiliriz!
Amy: Hadi o zaman, ben fırlatma rampasını Hannah'ya götürüp seninle parkta buluşurum. Bakalım planımız işe yarayacak mı!

-Daha sonra, parkta...-
Enfeksiyonlu Kalabalık: Öldür! Öldüreceğiz!
Enfeksiyonlu Kalabalık: Öldür... Ne... Neler oluyor?
Hannah: İşe yarıyor <İsim>! Araçlar ilacı dağıttı ve bak, insanlar normale dönüyor!
Enfeksiyonlu Kalabalık: İyileştik! Eski halimize döndük!
Amy: Biliyordum! Bizi kurtarsa kurtarsa <İsim> kurtarır demiştim!

Daha sonra karakolda...
Frank: <İsim>, duyduğuma göre ilaç işe yaramış! Harikasın, ki bunu zaten biliyor olmalısın.
Karen: <Rütbe> <İsim>, her yerde seni arıyordum. Ben... Dünyayı felaketten kurtardığın için sana teşekkür etmek istiyordum.
Karen: Şirketimin bu korkunç olayda oynadığı rolün farkındayım, o yüzden size Meteor Systems'ın araştırmalarını yavaşlatacağına dair garanti verebilirim. Söz bundan sonra çılgın robotlar yok!
Frank: Biliyor musun? Bu kez sana güveniyorum. Ama bir arayı hak ettin Karen, çok fazla çalışıyorsun!
Karen: Sanırsam haklısın Francis. İlk önce Meteor Systems'ı hizaya sokmam gerek. Sıradaki durağınız neresi?
Frank: Cennet Şehri tabii ki de! Artık biraz kafa dinlemenin ve eğlenmenin vakti geldi, sence de öyle değil mi <İsim>?

Also on Fandom

Random Wiki