Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Aile Cinayeti/Diyaloglar

< Aile Cinayeti

1.263pages on
this wiki
Add New Page
Comments0 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Ailecinayeti.png


Şef King: Bugün elimizde hassas bir vaka var <Rütbe> <İsim>. Kadının birisi öldürülmüş ve bebeğinin beşiğine bağlanmış bir halde bulundu.
Jones: Yani... kadın öldürülürken bebekte ordamıymış?
Şef King: Evet tam da öyle. Fakat daha fazlası da var. Kurban Alden Greene'in gelini olan Aileen Greene.
Jones: Alden Greene? Hani şu bölgenin yarısını elinde tutan iş adamı. Oh, bu iyiye işaret!
Jones: Hadi <Rütbe> <İsim>, bizi bekleyen bir VIP cinayet mahalli var!

1. Bölüm

İncele: Bebek Odası.
Jones: Bir kadını bebeğinin yanında öldürmek vahşice birşey. Peki onu bağlamak? Bana sorarsan bu tam bir ruh hastasının işi!
Jones: Umarım Nathan otopside bizi Aileen'in katiline götürecek işe yarar birşeyler bulur!
Jones: Başka ne var elimizde? Cesedin yanındaki not... "Vict. Blv, nehir karşısı", gerisini okuyamıyorum. Bir kez daha yeteneklerine ihtiyacım olacak <İsim>!
Jones: Cesedi bu sabah ailenin dadısı Bayan Fusslepot bulmuş. Onunla da bir ara konuşsak iyi olur.

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Nathan: Kurbanınız sert bir obje ile dövülerek öldürülmüş. Tahminim bir beyzbol sopası. Tabii %100 emin olmak için önce cinayet silahını bulmanız gerekiyor.
Nathan: İlginç olan şey ise, kurban öldükten sonra bağlanmış. Sanki katile onu öldürmek yetmemiş ve onu daha fazla zorlamak istemiş.
Nathan: Kanımca Aileen tarafından daha önceleri küçük düşürülmüş birisini arıyorsunuz. Yani onun üzerinde tekrardan kontrolü ele geçirmek isteyen birisini.
Nathan: Ayrıca kurbanın yüzünde alkol kalıntılarına rastladım, tahminimce Viski, fakat ne kurbanın kanında ne de ağzında alkole rastlamadım.
Nathan: Katil sanırsam kasıtlı olarak bunu kurbanın yüzüne atmış. Bu da katilin viski içtiğini gösteriyor!

Irma Fusslepot ile kurban hakkında konuş.
Irma: Bebek sabahtan beridir ağlıyor. Zavallı Oliver. Annesinin öldüğünü biliyor olmalı!
Jones: Bayan Greene'i o halde bulmak sizi şoka uğratmış olmalı. Eve tam olarak saat kaçta geldiniz?
Irma: Sabah saat 7 gibi. Genellikle Salı günleri hep erken gelirim. Bayan Greene geç saatlere kadar uyumayı severdi. Kendisi dünyadaki en iyi anne değildi zannımca, ne demek istediğimi anladıysanız eğer.
Irma: Esasında Oliver'ı şu ana kadar büyüten bendim. Bay Greene karısının güvenilmez olduğunun farkındaydı çünkü.
Jones: Anladım... <Rütbe> <İsim> Bay Greene ile konuşmak istiyor. Kendisi evde midir acaba?
Irma: Evet, sabah koşusundan yeni döndü. Kendisini oturma odasında bulabilirsiniz. Koridorun hemen solunda.

Paul Greene ile kurban hakkında konuş.
Jones: Pekala <İsim>, unutma, Alden Greene'in oğlu ile muhattap olacağız. Eğer daha sonra Alden Greene'in tepemize çıkmasını istemiyorsak dikkatli davranmamız gerekiyor.


Paul: Karımın katilini bir an önce bulsan iyi edersin <Rütbe> <İsim>! BENİM Evime giren her kim ise bir an önce yakalanıp içeriye tıkılmalı!
Jones: Üzgün olduğunuzun farkındayız fakat buraya size yardım etmek için geldik, Bay Greene. Karınızın hiç düşmanı var mıydı?
Paul: Aileen'in serseri arkadaşları vardı fakat bu şehirde kim Greene ismine saldıracak kadar salak olabilir?!
Paul: Olay haberlere çıkarsa oluşacak skandalı tahmin bile edemiyorum. Haberciler kesin sağlam ekmek çıkartacaklar bu işten. Lanet olasıcalar!


Jones: Ne kadarda etkileyici bir adam. Paul karısının ölümünden ziyade daha çok kimin Greene ismine saldırabilecek olduğunu düşünüyor sanki!
Jones: Şehrin bu kısmındaki insanlara cidden uyuz olmaya başlıyorum <İsim>. Hepsi de insan hayatıdan ziyade para ve itibar derdine düşmüşler!

İncele: Karalanmış Adres.
Jones: Her zamanki gibi sağlam deşifre ettin <İsim>! Bu adresin nasıl Aileen'in yanına geldiğini merak ediyorum açıkçası...
Jones: Ayrıca bunun nereyi işaret ettiğinide merak ediyorum! "STH D3 WAR6"...Aşağıya doğru... yok, çıkartamadım.
Jones: Hadi şunu Alex'e gönderelim, belki birşeyler çıkartır.

Analiz et: Adres.
Alex: Sabah sabah şu ufak bulmaca gayet iyi geldi vallaha. Şu kurbanın yakınında bulduğunuz adres var ya, işte tam da eski fabrikaları işaret ediyor.
Alex: "STH D3 WAR6"; 3 numaralı Güney İskelesi, 6 numaralı Depo anlamına geliyor. Koordinatları navigasyonunuza girdim bile.
Jones: Fabrikalar mı? Sanayi Bölgesi'ne tekrardan gideceğimizi hiç düşünmemiştim! Ya sen, <İsim>? Hadi hemen gidelim!

İncele: Metruk Geçit.
İncelemeden Önce
Jones: Burası beni fena halde tırstırıyor. Aileen gibi bir kadın nasıl olurda buraya gelir ki?!
Jones: Ortalığı bir arayalım, bakalım bu gizemi çözmemize yardımcı olacak birşeyler var mı.


İnceledikten Sonra
Jones: Ne buldun, parçalanmış fotoğraf mı? Bunun için biraz garip bir yer. Hadi birleştirelimde üzerindekilerin kim olduklarını öğrenelim.

İncele: Paramparça Fotoğraf.
Jones: Bir saniye, bu fotoğraftaki kurbanımız! Burada daha genç görünüyor ama bu kesinlikle Aileen!
Jones: Peki yanındaki bu adam kim?... Kocası değil bir kere, ondan eminiz.
Jones: Sende duydun mu? Orada bir adam var!
Jones: Ve eşkâli tamda bu resme uyuyor! HEY, SEN!

Tom Hunt'ın kurbanı tanıyıp tanımadığını öğren.
Tom: Ben yanlış birşey yapmadım! Sadece birkaç gündür burada takılıyordum, bu fabrikanın hâlen birisine ait olduğundan haberim yoktu!
Jones: Sakin ol, seni tepelemeye gelmedik. Fakat bu resimdeki kadın öldürüldü. Senin neyin olurdu?
Tom: Aileen... Aileen öldü mü?
Tom: O benim... eski karımdı. Boşanmıştık ve birden ortalıktan kaybolmuştu, sanırdam beş yıl önceydi. Onun izini bu şehre kadar sürmüştüm ve şimdi öldü mü yani?
Jones: "İzini sürmek" mi? Onu takip mi ediyordun?
Tom: Hayır!... Bakın, ben Aileen'i seviyordum. Ondan ikinci bir şans daha istemiştim fakat o benimle hiç ilgilenmedi, yüzüme bile bakmadı!

2. Bölüm


Şef King: <Rütbe> <İsim>, neden hâlâ raporlarını vermedin? Bayan Greene cinayetinin ne kadar önemli olduğunu hatırlatmama gerek var mı?
Şef King: <İsim>, bu vakayı halledebileceğini ikimizde biliyoruz. Sadece Jones'un seni yavaşlatmasına izin verme!
Jones: Hey, ben yavaş de-
Şef King: Evet öylesin! Her neyse, Alden Greene elimizden gelenin en iyisini yaptığımızdan "emin olmak" için seninle konuşmak istiyor! ŞİMDİ git ve onu gör!


Jones: King bugün solundan felan mı kalktı ne! Şimdi elimizdekileri tekrardan bir gözler önüne serelim: Aileen, onu kontrol etmek isteyen birisi tarafından öldürüldü.
Jones: Viski içen ve... bebeği odada iken bir kadını öldürmekten asla çekinmeyen biri!
Jones: Şimdide Greene evinin hemen karşısındaki kullanılmayan bir bahçeden gelen garip seslerle ilgili şikayetler geliyormuş. Gidip şuna bir baksak iyi olur!
Jones: Birde Alden Greene ile konuşmayı unutmayalım yoksa King beni çok fena haşlar!

Alden Greene'i vaka hakkında bilgilendir.
Alden: <Rütbe> <İsim>, bu vaka ile bizzat ilgilendiğiniz için gerçekten çok sevindim. Zaten en iyisi dışında başkasının bunu yapmasını istemezdim de.
Alden: Umarım içmem sizi rahatsız etmiyordur. Bu iğrenç olay beni fena halde sarstı da.
Alden: Bakın, kısa ve net konuşacağım. Oğlum neredeyse hiç tanımadığı bir kadından çocuk yapmak isteyince bende özel bir dedektif tuttum.
Alden: Anında Aileen'in keş olduğunu, Tom Hunt adındaki eski kocası ile sürekli kavga ettiklerini ortaya çıkardı.
Alden: Zamanında hırsızlıktan da tutuklanmış, daha sonra boşanmış ve Grimsborough'ya kendisini "yenilemek" için yerleşmiş... e hiç kuşkusuz benim oğlumuın parası ile tabiki de.
Jones: İnsanlar DEĞİŞEBİLİRLER, farkettiyseniz... Peki oğlunuzu bunun hakkında bilgilendirdiniz mi?
Alden: Hayır fakat söyleyecektim. Yakın bir zaman önce eski kocası ile tekrardan itibar kurduğunu öğrenmiştim ve bundan pekte iyi birşey çıkmayacağından adım gibi emindim.


Jones: En azından Alden Greene burnunu sokmadan da bu işi halledebilirdik. Adamın fena halde kontrol sorunları var.
Jones: Gelinini gözetlesin diye özel dedektif tutmak mı... Ya eski bir uyuşturucu kullanıcısının varlıklı ailesine girmesi düşüncesini kaldıramadı ise?
Jones: Bence şüpheli konumunda. Her ne kadar bize teklif etmese de... Viski içiyordu, aynı katilimiz gibi.
Jones: Ama bir yerde haklı da. Tom kesinlikle Grimsborough'ya Aileen'i takip etmek için gelmişti. Adamın mekanına tekrardan bir baksak iyi olur <İsim>.

İncele: Uyku Köşesi.
Jones: Pekala, bölye şekilli bir alışveriş torbası nasıl olurda başka bir yre değil de BÖYLE bir yere gelir?
Jones: İçine bir bakalım istersen, <İsim>?

İncele: Alışveriş Torbası.
Jones: İşte sırf bu yüzden insanlar alışveriş fişlerini her zaman torbalarında bulundurmalılar! İşimizi daha da kolaylaştırıyor!
Jones: Haydi şu kredi kartı numarasını laboraturara gönderelim de kime ait olduğunu öğrenelim.

Analiz et: Kredi Kartı Numarası.
Alex: Daha zorlayıcı bir şeyler bulamadınız mı? Benim üstün zekâmı böyle alışveriş torbaları ve kredi kartı numaraları gibi ıvır zıvırla boşa harcıyorsunuz resmen!
Jones: Kes zevzekliği, Alex. Ne buldun?
Alex: Bu yiyecekler iki gün önce alınmış. Ve tabii ki kim tarafından?... Kurbanınız Bayan Aileen Greene tarafından!
Jones: Eğer alışveriş çantası fabrikaya geldiyse bu da demek oluyor ki Aileen Tom'u görmeye GİTMİŞ! Oooo, insanların bize yalan söylemelerinden nefret ediyorum! Hadi gidip şu herifle bir kez daha konuşalım!

Tom Hunt'a Aileen'in alışveriş torbasını sor.
Jones: Eğer eski karınız sizi hiç görmeye gelmiyor ise nasıl oluyor da alışveriş çantası burada bulunuyor acaba, Bay Hunt?
Tom: ...pekala. Aileen bir kaç kez buraya geldi. Genellikle yiyecek ve viski getirirdi, "eski günlerin hatrına".
Tom: Fakat bunu yeni bulduğu parasını yüzüme çarpmak için yaptığından emindim. Sordum soruşturdum, nasıl bir aileye gelin gittiğinden haberim var!
Tom: Her neyse, bir haftadır gelmiyordu. Onun için yeterince "lüks" değişmişim, oh olamaz! Hanımefendi beni görmektense viskisiz kalıp ölüp gitmemi tercih edermiş!
Jones: Peki onu bu yüzden mi öldürdün? Sana artık viski almak istemediği için mi?!
Tom: Tabii ki de hayır! Onun mekanına gitmedim bile! Alden Greene ailesini rahatsız edenleri öldürtecek kadar gözükara bir adamdır, siz beni o kadar çılgın mı sandınız?!

İncele: Arka Bahçe.
Jones: İyi yakaladın, <İsim>! Bu beyzbol sopasının üstü kanla kaplı! Haydi bunu Nathan'a gönderelim!
Jones: Ayrıca sopanın hemen dibinde ayakkabı izleri var. Bu kadarı tesadüf olamaz: Aileen'in katili cinayetten sonra bu bahçeden kaçmış!
Jones: Şahsın ne tür bir ayakkabı giydiğini bulmak için veri tabanına baksak iyi olur!

İncele: Ayakkabı İzi.
Jones: Bahçedeki ayakkabı izini bulduğumuzda katil profilini tamamlayacağını biliyordum <İsim>! Ve beni haklı çıkardın!
Jones: Evet, karşılaştırma yeteneklerine bakacak olursak... katilimiz koşu ayakkabısı giyiyor!
Jones: Bayan Fusslepot sürekli vaktini Greene evinde geçiriyor. Belki ailede kimin koşu ayakkabısı giydiği hakkında bizi bilgilendirir.

Irma Fusslepot'a koşu ayakkabılarını sor.
Irma: Size ailede kimin koşu ayakkabısı giydiğini söylemek gibi bir niyetim yok, sayın memurlar!
Irma: Ben profesyonel bir bakıcıyım, sizin deyiminizle... muhbir değilim! Bay Greene beni en azından karısından daha dikkatli seçti.
Jones: "Seçti" derken...? Bayan Greene'den pek de hoşnut değildiniz sanırsam? Onu küçümsemekten başka yaptığınız bir şey yok çünkü.
Jones: Ve farkettim ki SİZDE koşu ayakkabıları giyiyorsunuz!
Irma: Ben... günün 18 saati ayaktayım. Hem bebeğe bakıyorum, hem ev işi yapıyorum. Koşu ayakkabıları pekte modaya uygun değil belki ama en azından sırt ağrılarıma iyi geliyorlar.

Analiz et: Beyzbol Sopası.
Nathan: Hislerin kuvvetliymiş <İsim>! Bahçede bulduğun beyzbol sopası ile Aileen'in yaralarını karşılaştırdım ve birebir uyuyorlar!
Nathan: Bu beyzbol sopası sizin cinayet silahınız!
Jones: Ha, biliyordum!
Nathan: Ve şimdi umuyorum ki sopadan parmak izi aldınız, değil mi?
Jones...tabii ki de! Sen bizi ne sandın?!... Ama tutma yerine bir daha baksak iyi olur. Emin olmak için yani, değil mi <İsim>?

İncele: Beyzbol Sopasının ucu.
Jones:...anlaşılan katilimiz cinayet silahını bahçeye atmayı bırak, üstünü silmeye bile üşenmiş!
Jones: Ya tarihin en beceriksiz suçlusu ile karşı karşıyayız, ya da bu sopaya cinayetten önce herkesin eli değmiş!
Jones: Ucunda çok fazla parmak izi var, bir tanesini karşılaştırma için nasıl ayıracağımızı bilmiyorum. Neyse, hepsini Alex'e gönderelim, belki o bir şeyler çıkartabilir!

Analiz et: Parmak İzleri.
Alex: Pekala beyler, bir daha ki sefere kapı kolu gönderin, olur mu? Orada bile bu beyzbol sopasının üstündekinden daha fazla parmak izi yoktur herhalde!
Alex: Ailedeki neredeyse herkes buna el sürmüş, hatta bebek bile! Hatta daha fazla parmak izi var fakat analiz edilmeyecek kadar belirsizleşmişler.
Alex: Fakat sopaya en fazla dokunan kişi Scott Greene, hemde açık ara farkla.
Jones: Scott Greene! Paul Greene'in önceki evliliğinden olan oğlu bu. Hadi onunla konuşalım <İsim>!

Scott Greene'i beyzbol sopası hakkında sorgula.
Scott: Tabii ki de o beyzbol sopasını en çok ben elledim çünkü o BENİM beyzbol sopam! Babam bunu bana 7 yaşımdayken vermişti bende Oliver'a doğduğunda verdim.
Scott: Bakın, eğer üvey annemi öldürdüğümü düşünüyorsanız hakikatten kayışı koparmışsınız demektir! Aileen iyi birisiydi ve gayette iyi geçinirdik.
Jones: Ama yinede babanın annenin yerinin alması için başkasıyla evlenmesi kolay olmamıştır, değil mi?
Scott: Annem öldüğünde 9 yaşındaydım. Bunu atlattım... en azından Oliver'in iyi olmasına seviniyorum. Umarım annesini ölürken görmemiştir.
Jones: Eğer sakıncası olmazsa bir şey soracam. Nefesin viski kokuyor sanki. Biliyorum zor zamanlar ama içmek için yaşın biraz ufak değil mi?
Scott: Hass*ktir! Kokudan kurtulduğumu sanıyordum! Bakın, babama söylemeyin yoksa kafamı kırar! Dün gece partiye gitmiştim ve benim içki içmemden nefret eder!

3. Bölüm


Jones: Aileen'in ölümü bayağı bir üzücü... Fakat sanki hayatınında pek de mükemmel olmadığını düşünmeye başlıyorum, <İsim>!
Jones: Görüyorum ki onu koruması kollaması gereken insanlar ona hep aşağılık gözüyle bakmışlar, her biri hemde.
Jones: Fakat hangisi onu öldürecek kadar ileriye gider ki? Adımlarımızı tekrar izlesek iyi olur. Odada bir tane bebek sandığı vardı. Orayı incelememiştim, ya sen, <İsim>?
Jones: Pekala, gidelim o zaman! O sandık bulmacanın son parçası olabilir!

İncele: Oyuncak Sandığı
Jones: Pekala, şimdi iki tane sorum var; Bir: Bu paraların oyuncak sandığında ne işi var? İki: Paralar neden kanla kaplı?!
Jones: En azından ikinci sorunun cevabını alma imkanımız var <İsim>! Hadi bir örnek alalım!

İncele: Kağıt Paralar.
Jones: Harika! Hadi bu örneği laboratuvara gönderelim! Bu paraların nasıl Oliver'ın sandığına girdiğini merak ediyorum doğrusu!

Analiz et: Kan.
Grace: Şimdi siz bu paraları Oliver'ın sandığında bulduğunuzumu söylüyorsunuz? Bu... tuhaf. Ama dahada tuhafı: PAraların üstündeki kan bir değil, iki kişiye ait. Bir tanesi O+, yani Aileen'e ait... ayrıca A+ kalıntılarınada rastladım.
Grace: Sadece Aileen'in katili kanını onunkisi ile karıştırmış olabilir! Bu da katilinizin kan grubunun A+ olduğunu gösteriyor!
Jones: Teşekkürler Grace! <İsim>, acaba Paul'un o sandığın acaba kumbara niyetine kullanıldığından haberi varmıydı. Bir gidip soralım istersen, ne dersin?

Paul Greene ile kağıt paralar hakkında konuş.
Paul: Babam şehrin en iyi bankasının sahibi iken neden oğlumun sandığında para saklayayım ki?
Jones: Sanırsak karınız saklıyormuş. Sanırsak eski kocası karınıza şantaj yapıyormuş ve sizin bunu bilmenizi istememiş.
Paul: Yani Hunt ondan paramı istiyormuş? Vay şerefsiz! İsmini ilk öğrendiğim zaman onun icabına bakmam gerektiğini biliyordum!
Jones: Yani Tom Hunt'tan haberiniz vardı. Sizi babanız mı uyardı?
Paul: Hayır, ama cidden kadının kim olduğundan sonuna kadar emin olmadan o kadınla evleneceğimi mi düşündünüz? Aylar önce Aileen'i aylar öncesinden araştırmıştım!
Paul: Neredeyse düğünü iptal edecektim fakat çoktan çocuğuma hamile kalmıştı. Bu yüzdende kendisini... düzeltme kararı aldım.


Jones: Pekala, cidden bu Green Ailesinin SORUNU ne? Sanki hepsi taş kalpli birer canavarlar!
Jones: Ama Paul bu işten öyle kolay kolay sıyrılamayacak! RAMIREZ, buraye gel!
Ramirez: Beni mi çağırdınız?
Jones: Paul Greene hakkında söyleyueceğin herşeyi bilmek istiyoruz! Özelliklede koşu ayakkabısı giyip giymediğini ve viski içip içmediğini!
Jones: Şimdi, <İsim>, şu cinayet silahını bulduğumuz arka bahçede bir tane ağaç evi vardı. Oraya bir baksak iyi olur.

İncele: Ağaç Evi.
Jones: Bu yırtılmış karttaki kan hâlâ taze! Katil kaçarken onu burada düşürmüş olmalı! Onu tekrar birleştirebilir misin <İsim>?
Jones: Bir de şu teleskop... tam da Aileen'in evine doğru yöneltilmiş! Birisi onu izliyormuş!
Jones: Kim olduğunu bulmamız lazım! <İsim>, parmak izi toplama zamanı!

İncele: Parçalanmış Kart.
Jones: Bir ağaçevinde kolleksiyoncu beyzbol kartı bulmak olağan birşey... fakat bu biraz eski gibi, ve kanla kaplanmış!
Jones: Bu kartı buraya kimin bıraktığını öğrenmemiz lazım! Hadi bir kan örneği alalım <İsim>!

İncele: Beyzbol Kartı.
Jones: Harika! Dua edelimde bu örnek Grace'in bu kartın nasıl ağaçevine ulaştığını açıklayabilmesi için yeterli olsun!

Analiz et: Kan.
Grace: Kartın üstündeki kan kurbanınıza ait.
Jones: Yâni bu kartın Aileen'in öldürülmesi ile alakası VAR! Haklı olduğunu biliyordum, <İsim>!
Jones: Fakat benim hâlâ kafam karışık. Ama Scott Greene beyzbol hayranı ise belki bu kart hakkında bizi biraz bilgilendirebilir.

Scott Greene'e kartı göster.
Scott: Bu... Bu kartı nerede buldunuz?
Jones: Bu kart üvey annenin öldürülmesi ile bağlantılı. Bu sana mı ait?
Scott: Hayır!...Yâni, hayır değil. Bu çok nâdir bir kart ve binlerce dolar değerinde!... Ama keşke benim olsaydı!
Jones: Sanırsam beyzbol hayranısın, Scott?
Scott: Tabii ki de hayranıyım! Ben, babam, dedem, hiç bir maçı kaçırmayız.
Scott: Aileen pek ilgi göstermezdi gerçi. Ne kadar güzel bir oyun olduğunu anlamazdı.


Jones: Herşeyden önce, Scott'un ayaklarına baktın mı? Koşu ayakkabıları giyiyordu... Gerçi günümüzde gençlerin hepsi giyiyorlar da.
Jones: Ve, şu beyzbol kartı. Eğer doğru söylüyorsa ve bu kart o kadar para ediyorsa...
Jones: O zaman Aileen'in katili bir beyzbol hayranı!

İncele: Teleskop.
Jones: Teleskoptan aldığın parmaz izi gün yüzü gibi! Ağaç evinde saklananın kim olduğunu dakikasında buluruz!
Jones: E tabii senin de eşleştirme konusundaki yeteneklerini göz önünde bulundurursak. Denemeye ne dersin? Hadi şu parmak izini diğer şüphelilerin ki ile karşılaştıralım!

İncele: Parmak İzi.
Jones: Veri tabanında bulduğun parmak izi Tom Hunt'a ait! Demek Aileen'i izleyen de o imiş!
Jones: Anlaşılan Greene ailesinde O KADAR DA korkmuyormuş! Ve eğer eve bu kadar yaklaşabildiyde, içeriye girip girmediği ne mâlum?
Jones: <İsim>, hadi şu hıyarı merkeze alalım ve üzerinde biraz daha baskı kuralım! Bizi salak yerine koyduğu yeter artık!

Tom Hunt'a teleskopu sor.
Jones: Bu sefer de bize maval okuma Tom! <Rütbe> <İsim>'in sabrı taşmaya başlıyor, söyleyeyim!
Jones: Aileen'i gözetlediğini biliyoruz! Artık daha fazla durumu kaldıramayacak kadar kıskançlığın tavan yapmıştı ve caddeden karşıya geçip onu öldürdün öyle mi?!
Tom: Tek istediğim onun yeni hayatında mutlu olup olmadığını görmekti! Sadece bundan emin olmak istemiştim!
Jones: Tabii, caddenin karşısına teleskop ile kurularak. Bu hiç te ürkütücü değil zaten!
Tom: Ben Aileen'e asla zarar vermek istemedim!... yani en azından o şekilde değil. Bakın, paraya ihtiyacım vardı ve onda da tomarla vardı! Bana yardım etmeliydi!!


Ramirez: <Rütbe> <İsim>! Dediğin gibi katil profilini Bay Greene ile karşılaştırdım. Görünüşe göre bu sabah koşuya çıkmış, yani koşu ayakkabıları giyiyor!
Jones: Harika! Teşekkürler Ramirez. Bu sefer... iyi iş çıkardın. Peki şimdi-
Irma: <Rütbe> <İsim>! Bana burada olduğunu söylediler. Seninle konuşmam gerekiyor, acil bir durum!

Irma Fusslepot'un ne istediğini öğren.
Irma:... Tanrım, bayılacak gibiyim. Yanınızda sert bir likör yoktur değil mi?
Jones: Kurallar gereği hiç bir polis memuru görev sırasında içki İÇMEZ, Bayan Fusslepot. Şimdi, bize söylemek istediğiniz şey nedir?
Irma: Bunu al <Rütbe>. Oliver bu asbahtan beridir bunu elinde tutuyordu fakat elini daha şimdi açabildim!
Jones: Saç mı? Üstelik te kanla kaplanmış! <Rütbe> <İsim>, bunu hemen laboratuvara gönderelim!

Analiz et: Saç.
Grace: Bebek bu saçı elinde mi tutuyordu? Fakat bu demek oluyor ki... katil bebeği kucaklamış! Korkunç!
Jones: Yani bu saç Aileen'in katiline mi ait?
Grace: Evet. Saç Aileen'in saçıyla aynı renkte fakat basit bir mikroskop karşılaşması saçın onun kafasından gelmediğini gösteriyor.
Grace: Eğer biraz daha vakit olsaydı tam bir DNA profili çıkartabilirdim fakat aceleniz varmış...
Jones: Biz hızlı davranmayı severiz. Ama en azından katilimizin kahverengi saçlı olduğunu biliyoruz ve bu her zaman işe yarar. Teşekkürler, Grace!
Jones: İşte bu kadar, <İsim>! Aileen'in katilini parmaklıklar ardına tıkmak için yeterli delil elimizde.
Jones: Tutuklamaya hazır mısın?

Katili Tutukla.
Jones: Buraya kadar, Scott! Üvey anneni bir beyzbol sopası ile öldürdüğüne dair elimizde kanıt var. Ama aslı soru şu: Neden?
Scott: Oliver'ı babamı ve ailemi korumak için! Aileen pisliğin tekiydi! Dedem de hep öyle söylerdi!
Scott: Onu Oliver'ın sandığına para saklarken gördüm, para çaldığını BİLİYORDUM! BİZİM paramızı çalıp o berbat adama gönderiyordu!
Scott: Dedemin bana verdiği beyzbol kartını bile çaldı! Geri istediğimde de PARÇALAYIP YIRTTI!!!
Paul: Scott! Derhal sus! <Rütbe> <İsim>, oğlum hakkı olduğu üzere avukatı gelene kadar tek bir söz dahi etmeyecek!
Jones: Siz bilirsiniz. Scott Greene, tutuklusun, sessiz kalma hakkına sahipsin. Söyleyeceğin herşey...


Yargıç Hall: Scott Greene, Aileen Greene cinayetinin zanlısı olarak mahkemeye çıkarıldınız.
Yargıç Hall: İşlediğiniz suçun ciddiyeti bakımından bir yetişkin gibi yargılanacaksınız. Söyleyecek birşeyiniz var mı?
Scott: Sen benim babamın KİM olduğumu biliyor musun?! Hapse girmeyeceğim, girmeyeceğim! Bu davaya bakarak kariyerini riske atıyorsun, hanımefendi!
Gerald Young: Scott, lütfen otur. Sayın Hâkim, Bay Greene'in avukatı olarak bu davayı temziye götüreceğimizi bilmenizi istiyorum! Bu dava çarpıklıklarla dolu!
Jones: Yani bu cinayeti sümen altı mı etmek istiyorsunuz, amacınız bu mu?!?!
Yargıç Hall: Sessiz olun! Memur Jones, nerede olduğunuzu hatırlatmak isterim!
Yargıç Hall: Ve siz, Bay Young, <Rütbe> <İsim> en iyi polislerimizden birisidir, bunu da SİZE hatırlatmak isterim! Scott'ın bu vakadaki rolünü çok net ortaya koydular!
Yargıç Hall: Bu nedenle mahkeme Scott Greene'i 20 yıllığına hapse mahkum etmiştir!
Alden: Merak etme, Scott, avukatlarım seni birkaç gün içinde çıkaracak! Başını dik tut!


Jones: Seni bilmem <İsim>, ama ben Greene Ailesinin bir üyesi olmadığıma memnunum! Zenginler bu günlerde cinayetten bile yırtabiliyorlar!
Jones: Şu sümsük avukat, Scott'ı hapisten çıkarmasa bari!
Jones: Ama haklısın <İsim>. Yargı sistemimize güvenmemiz gerek. Scott'ın yaptığını yanına bırakmazlar!

Ek Soruşturma

Samuel King: <Rütbe> <İsim> her zamanki gibi mükemmel bir iş çıkardın! Senin gibi bir polis varken Grimsborough emin ellerde!                                                                                
King:Ama işiniz henüz bitmedi.Alden Greene sizi görmek istiyor.Onu oğlunun evinin önünde bulabilirsiniz.      King:Bayan Fusslepot'ın yardımınıza ihtiyacı var.Sesi biraz tedirgin geliyordu,sanırım bebekle ilgili bir sorunu var.                                                                                                                                                                         
David Jones:Halledeceğiz,patron!Eda,Tom Hunt'ın da nasıl olduğuna bir bakmak istiyorum.Yardıma ihtiyacı olan birine benziyor zavallı!

Git ve Tom  Hunt'ı yokla                                                                                   
Tom Hunt:<Rütbe> <İsim> neden her yerin mor?Neden kanatların var,güzel, çok güzel kanatlar...               
Jones:Bu da ne...Tom?Tom? Kafası kıyak bunun!                                                                                  
Jones:Bu adamdan hoşlandığımı söyleyemem,ama onu bu halde bırakamayız.<İsim>,etrafa göz gezdirip, bu beyinsizin ne tür bir uyuşturucu aldığını bulalım!

İncele:Uyku Köşesi.                                                                                 
Jones :Dikkat et! Bu cam parçaları kim bilir ne için kullanıldı.Bir yerini kesme,<İsim> !

İncele:Kırık Cam Parçaları.
Jones:Cam parçalarıyla kendini kesmemeye uğraşırken nasıl bu kadar hızlı davranabildin bilmiyorum,ama yaralanmadığına sevindim!
Jones:Eminim Tom bu boruyu uyuşturucu tüttürmekte kullanmış.Hadi bunu Grace'e gönderelim.Ölüp de başımıza kalmayacağından emin olmak istiyorum!

Analiz et:Pipet.
Grace:Bu boruyu her kim kullanıyorsa bir an önce durmalı.Çok düşük kaliteli crack kokaini tüttürüyorlarmış!
Jones:Şaşırdığımı söylemem.Tom'un şaftı kaymıştı biz gittiğimizde.Onu hastaneye götürmemiz gerek!
Grace:Orada çok iyi bir doktor tanıyorum,adı Andy Choi.Onu şimdi ararım ve Bay Hunt'ı alması için fabrikaya senin yanına gönderirim.

Tom Hunt'ı bir doktora yolla.
Jones:Tom bizi duyabiliyor musun?Aşırı dozda crack kokaini almışsın.Yanımızda bir doktor var,şimdi seninle ilgilenecek.
Andy Choi:Tamam,artık bana bırakın.Bu şehirdeki uyuşturucu müptelalarına bakmaya alıştım!
Tom:Hehe adamın kafası domates olmuş!Isırmak istiyorum!
Andy:Tom,benim kafam daha olgunlaşmadı.Ama benimle gelirsen,seni harika bir sebze bahçesine götürürüm!
Jones:...doktorlar da hastaları kadar kaçık olmak zorunda mı?
Andy:Tom eminellerde,<Rütbe> <İsim>.Sayende bir kaç gün içinde iyileşir.

Alden Greene'in yardıma ihtiyacı olup olmadığını öğren.
Alden Greene:<Rütbe> <İsim> !Herşeyi çarçabuk hallediyordunuz,sizde sevmediğim şeylerden biri de bu.
Alden Greene:Ne yalan söyleyeyim.Ancak soruşturmanızın sonuçları hakkında biraz canım sıkıldı.Torunumun bu korkunç cinayette masum olduğuna eminim.
Alden Greene:Ama bunu aleyhinize kullanmayacağım.Siz,doğru olduğuna inandığınız şeyi yaptınız,bundan eminim.
Alden Greene:Şimdi asıl konuya geleyim.Bu mül kü satı almak istiyorum,ancak satılık tabelası kaybolmuş,haliyle aramam gereken telefon numarası da!
Alden Greene:Özel bir mülkiyeti alt üst edip aramaya yetkim yok,ama sizin var,değil mi?Yardımcı olursanız çok sevinirim <Rütbe>!

İncele:Arka Bahçe.
Jones:Eski dostumuz,yaprak yığını!Bu yaprakların altından neler neler çıkar kim bilir,öyle değil mi?Hadi bir göz atalım!

İncele:Yaprak Yığını.
Jones:Eski tahta bir tabela parçaları birleştirip ne olduğuna bir bakalım.

İncele:Kırık Tabela.
Jones:Sanırım bu Alden'in araduğı satılık tabelası.
Jones:İrtibat kişisinin adını gördün mü?Dave Simmons!Onu hatırladın mı?
Jones:Birlikte çözdüğümüz ikinci vakada vardı...ne güzel anılardı!Umarım BU evde bir ceset yoktur!
Jones:Neyse!Bu tabelayı Alden'e götürüp sonra da işimize bakalım.

Alden Greene'e tabelayı geri götür.
Jones:Buyurun,Bay Greene!Artık satılık tabelasına kavuştuğunuza göre,satış için kiminle irtibata geçeceğinizi biliyorsunuz.
Jones:Yine de sizin yerinizde olsam Dave Simmons'a dikkat ederdim.Onunla geçmişte birkaç meselemiz oldu,karanlık bir yanı olduğu kesin.
Alden:Onu aklımın bir köşesine yazdım.Çok teşekkür ederim <Rütbe> <İsim>!Bu eski ev yıkıldığında bu mahalle daha güvenli olacak!
Jones:Bunu yıkacak mısınız?
Alden:Tabii ki.İstediğinizi söyleyin,ama Aileen bir çapulcu tarafından öldürüldü.Scoot'ın yaşı kemale erdiğinde,burayı onun için eve dönüştüreceğim.
Jones:...Çocuk bir kadını öldürüyor ve ödül olarak bir ev mi alıyor?Dünya ne hate geldi?


Irma Fusslepot'a ne olduğunu sor.
Irma:<Rütbe> <isim> gelebildiğine sevindim.
Irma:Ne yapacağımı şaşırdım.Oliver durmadan kusuyor,aile doktoru en geç üç saat içinde gelecekmiş.Çok endişeleniyorum!
Irma:Siz bana yardımcı olabilir misiniz,<Rütbe> <İsim> ?Onu yatağa yatırırken Oliver bir şey yemiş galiba,ama ne olduğunu bulamıyorum!
Jones:Zavallı yavrucak!
Jones:<Rütbe> <İsim>, küçük Oliver'a yardım etmemiz GEREK! Hadi gidip odasına bakalım. Her ne yediyse orada olmalı!

İncele:Bebeğin Odası.
Jones:Bebeğin odasında neden içi tohumla dolu bir tabak var?
Jones:Bunlardan bir örnek alalım <İsim>!

İncele:Tabak.
Jones:Güzel.Şimdi bunu Grace'e gönderip Oliver'ı hasta eden şeyin bu olup olmadığına bakalım.

Analiz et:Kalıntılar.
Grace:Bebeğin odasında bulduğunuz tabakta fare zehiri varmış!Bebeğin yiyebileceği bir yere hangi CANAVAR fare zehiri koyar?
Grace:<Rütbe> <İsim>,bir an önce Bayan Fusslepot'ı uyarman gerek bebek bir derhal bir doktora götürülmeli!

Irma Fusslepot'u fare zehiri hakkında uyar.
Jones:Bayan Fusslepot,derhal Oliver'ı hastaneye götürmeniz gerek.Yediği şey fare zehiri olabilir!!
Irma:Tanrı'ya şükür!Durum çok daha çok daha ciddi olabilirdi!
Irma:Neyse ki korktuğumuz gibi değilmiş.Oliver sakinleşti,gelin bakın!Şimdi mışıl mışıl uyuyor.
Irma:Bana inanılmaz yardımcı oldunuz,<Rütbe> <İsim>.Nezaketiniz için teşekkür ederim.Öğle yemeği yemiş miydiniz?

Also on Fandom

Random Wiki