Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Akıllı Para/Diyaloglar

< Akıllı Para

1.262pages on
this wiki
Add New Page
Comments0 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Akıllıpara.png

Andrea Marquez: <İsim>, yüksek teknolojinin beşiği Gelişim Vadisi'ne hoşgeldin! Burada her şey mümkün... tabii bilgisayar biliminde uzman olduğun müddetçe!
Andrea: Bugün heyecan verici bir görevimiz var. Meteor Systems'ı duymuş muydun? Günümüzde kullandığımız bir çok cihazı yapanlar onlar!
Hannah Choi: Misal bunun gibi! Selam <İsim>! Yeni teknolojik gözlüğüme bak! Bu güzellik sayesinde seninle konuşurken internette takılabiliyorum. Sence de harika değil mi?!
Hannah: Gelişim Vadisine geldiğimiz için öyle heyecanlıyım ki! Burada teknoloji İNANILMAZ derecede üst seviye! Kendini kaybetmeye hazır ol <İsim>!
Andrea: Hannah, bu bölgede büyük yardımların olacağından adım gibi eminim, ama bu göreve Amy'yi göndereceğim... Meteor Systems'ta verilen bir partiyi gözetlemekle görevlendirildik, ve işin içinde içki olduğu zaman Frank güvenilecek en son kişi.
Andrea: Meteor Systems, Drone Zone adlı yeni açılmış bir şirketi satın alma başarısını kutluyor. Parti Drone Zone ofisinde verilecek.
Andrea: <İsim>, Amy seninle Drone Zone ofisinde buluşacak. Her şeyin yerli yerinde olduğundan emin ol!

-Drone Zone Ofisinde...-
Amy Young: Selam <İsim>! Şu ofise bir bak! Andrea bana Meteor Systems'ın Drone Zone'u satın alışını kutlayacağı partiyi gözetleyeceğimizi söyledi.
Amy: Parti bir kaç dakika sonra başlar... Ama misafirlerin gelmesini beklerken bir iki bir şey atıştırabiliriz...
Amy: Nasıl, <İsim>? Zaten birisi var mı? Ve pek iyi de gözükmüyor mu? O-oo... protokolü biliyorsun. Hadi mekanı arayalım...

1. Bölüm

İncele: Şirket Ofisi.
Amy Young: Nasıl... Bu adam ölesiye paraya mı boğulmuş?! Bu korkunç! Kim birisini bu şekilde öldürebilir ki?!
Amy: Ah! Gözlüğü olmayınca tanıyamadım neredeyse... Kurban Ernest Turing! O... Meteor Systems'ın CEO'su!
Amy: İnsanlar ondan "Teknolojinin Efendisi" diye bahsederlerdi. Meteor Systems'ı 20li yaşlarında kurdu ve onu dünyanın en büyük elektronik firmalarından biri haline getirdi.
Amy: Onu paraya boğan her kimse belkide servetini kıskanmıştır... Hadi şu ipuçlarına bakalım!
Amy: O da ne? Bir insansız hava aracı mı? Hani şu havada oradan oraya uçan cihazlardan mı? Kilidini açmalısın!
Amy: Şu buz kovası da Frank'in alabileceği bir şeye benziyor... Ama eğer içinde bir şey saklıysa, onu bulacağından eminim!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Roxie Sparks: İddiaya girerim kurbanın kumbara olmak gibi bir düşüncesi yoktu! Adamın içinde bir ülkeyi satın almaya yetecek kadar para çıktı!
Amy: Roxie, paraları cebe indireyim deme sakın!
Roxie: Tabii ki... Hayır... Neyse, kurban nefes borusunu tıkayan paralar nedeniyle boğularak ölmüş.
Amy: O zaman cinayet silahı para oluyor demektir! İnsanların para ödeyerek adam öldürttüğünü biliyordum da, parayı gerçekten kullanarak öldürenini de ilk kez görüyorum!
Roxie: Bununla da kalmıyor. Kurbanın cesedinin çeşitli yerlerinde garip şişlikler buldum...
Roxie: Kulağa garip gelecek ama katilin, kurbanın çakralarına basınç uyguladığından eminim! Yoga öğretisine göre çakralar, insan vücudunda bulunan ve ruh hali ile sağlığı etkileyen enerji noktalarıdır.
Amy: Bu biraz garip... Peki bize katille ilgili bilgi veriyor mu?
Roxie: Buradan çıkan sonuca göre katil, yoga yapıyor!
Amy: Katil yoga mı yapıyor? Eh, görünüşe göre cinayet güdülerini yatıştırmayı başaramamış!

İncele: Kilitli İnsansız Hava Aracı.
Amy: İyi iş çıkardın <İsim>, insansız hava aracının kilidini açmayı başardın! Bak, çalışıyor!
İHA: .....
İHA: ÇLAK!
Amy: N-n...N'oluyor...
İHA: RATATATAT!
Amy: AAAAAH, bu şey bize ateş ediyor!
İHA: RATATATAT!
Frank Knight: <İsim>, siper al! Ben onun icabına bakarım!
Frank: BAM! BAM!
İHA: .....
Amy: Frank, hayatımızı kurtardın! Ama sen... Buraya nasıl geldin?!
Frank: Şey, Andrea'nın bir parti görevinden bahsettiğini duydum... O yüzden bir uğrayayım dedim, belki içki falan vardır diye...
Frank: Her neyse, buraya gelmem tam isabet olmuş <İsim>! O havada uçup ateş eden şey de neyin nesiydi öyle?!
Amy: O bir insansız hava aracı. <İsim> haklı, üzerinde bir mesaj var: "David'den Ernest'e". Birisi bu insansız hava aracını kurbanımıza göndermiş!
Amy: Bakalım Hannah bize bu "David"'in kim olduğunu söyleyebilecek mi?
Amy: İşte bu! Hannah, insansız hava aracının muhtemelen Drone Zone'un kurucusu David Rosenberg'den gelmiş olabileceğini söylüyor.
Amy: Kurbanımız Drone Zone'u satın alıyor, ve eski sahibinin ona gönderdiği hediye bu mu?!
Amy: Frank, sen karakola dönsen iyi olur. <İsim>, hadi şu David'le konuşalım!

David Rosenberg ile kurbana verdiği tehlikeli insansız hava aracı hakkında konuş.
Amy: David Rosenberg, <Rütbe> <İsim> Ernest Turing'e gönderdiğin insansın hava aracını buldu. Az kalsın bizi öldürüyordu!
David Rosenberg: Korkmayın, onlar sadece plastik mermi. Sadece "cinaslı" bir jestti: Turing şirketimi aldığından mütevellit bıçaklar, bütçenin "kesilmesini" temsil ediyordu... Boş verin, şakam sizin için fazla zekice.
Amy: Gayet iyi anladın Bay Rosenberg, ama komik olduğunu düşünmüyoruz, hele ki Turing senin eski ofisinde öldürülmüş olarak bulunmuşsa!
David: Öldürülmüş mü dediniz?! Hem de Drone Zone ofisinde?! Bu çok kötü! Odada hasar falan var mıydı? Orayı dekore etmem aylarımı aldı!
Amy: Eğer yerinde olsaydım, bir cinayet soruşturmasında şüpheli olmaktan ötürü endişe duyardım...
David: Şaka yapıyorum! Turing'in ölmüş olması berbat bir şey. Bunu duymasının sevincini yaşayamayacak belki ama... O benim bir yerde rol modelimdi.
David: Onu yakınlardaki parkta gereçlerini denerken görürdüm. Ve kendi kendime derdim ki: "Bir gün o, ben olacağım!"
David: Her neyse, işime dönsem iyi olur <Rütbe> <İsim>. Gelişim Vadisinin en parlak beyinleri asla ara vermez!
(David ile konuştuktan sonra)
Amy: Bu adam tam bir kaçık! Eğer silahlı bir insansız hava aracının komik olduğunu düşünüyorsa, Turing'i öldürmenin de eğlenceli olduğunu düşünmüş olabilir!
Amy: İyi hatırladın <İsim>! Bize kurbanı sürekli yakınlardaki parkta gördüğünden bahsetmişti. Hadi orayı yoklayalım!

İncele: Park.
Amy: Vay be <İsim>! Bir robot mu buldun? Bu çok süper!
Per-Sephone: .....
Amy: Hımm, kapalı gibi... Acaba bir yerinde açma düğmesi falan var mı...
Per-Sephone: .....
Per-Sephone: .....
Per-Sephone: MERHABA. Benim adım Per-Sephone. HİZMETİNİZDEYİM.
Amy: Allah! <İsim>! Bu... bu konuşan bir robot! Allah'ım... bu şey gerçek mi?
Per-Sephone: Evet, ben GERÇEĞİM. Evet, her şeyi ANLIYORUM.
Amy: Aman Yarabbim! Bizi anlıyor! Resmen bir robotla konuşuyoruz! Bu inanılmaz!
Per-Sephone: Eğer YARDIMIMA ihtiyacınız yoksa, lütfen beni YARATICIM Ernest Turing'e geri götürün.
Amy: Seni Ernest Turing'mi yarattı? Amanın. <Rütbe> <İsim>, sanırsam bu robotu... sorgulamamız gerekecek!
Amy: Bir saniye, yani şimdi robot bir şüpheli mi? bu çok tuhaf!
Amy: Pardon, ipuçlarına dönelim. Şu Drone Zone güvenlik kartı bariz bir biçimde kurbanımıza ait, üzerinde resmi var.
Amy: Esas soru şu ki: Kurbanın rozeti nasıl buraya geldi? Yoksa... Haklısın, katil cinayeti işledikten sonra ofisten çıkmak için bu kartı kullanmış olmalı!
Amy: Eğer katil bu karta dokunmuşsa, üzerindeki şu siyah maddeyi de o bırakmış olmalı! Hadi bir örnek alalım!

Kurbanın Robotu Per-Sephone ile konuş.
Per-Sephone: MERHABA <Rütbe> <İsim>. Bana bir SORU sor. Sana nasıl YARDIMCI olabilirim?
Amy: Seninle konuşmak harika bir şey, Per-Sephone! Ernest Turing'in gerçek ve canlı bir robot yaratmış olduğuna inanamıyorum!
Per-Sephone: Ben geçen sene doğdum. YAPILDIM. Ernest Turing benim BABAM. Yaratıcım. O benim TANRIM. Nerede o?
Amy: Bunu söylediğim için üzgünüm ama, Tanrın bu sabah ölü bulundu.
Per-Sephone: Bu işlem gerçekleştirilemiyor <Rütbe> <İsim>. O ÖLDÜ mü? O yenilenebilir, değil mi? Her şey YENİLENEBİLİR. Onu önce kapatın, sonra tekrar açın.
Amy: İnsanların makinelere göre "yenilenmeleri" daha karışık. Turing'i kimin öldürmüş olabileceğine dair bir fikrin var mı?
Per-Sephone: Herkes Ernest Turing'i SEVİYOR. Ben Ernest Turing'i SEVİYORUM. Bu işlem gerçekleştirilemiyor!

İncele: Kurbanın Rozeti.
Amy: Harika! Kurbanın güvenlik kartındaki siyah maddeden almayı başardın!
Amy: Katilin cinayet mahallinden bu kartı kullanarak uzaklaşmış olabileceğini biliyoruz... Bu da demek oluyor ki bu maddeyi doğru laboratuvara yollamalıyız!

Analiz et: Siyah Madde.
Yann Toussaint: <İsim>, kurbanın güvenlik kartından almayı başardığın siyah madde örneğine göz attım...
Yann: Matbaalarda kullanılan bir tür siyah mürekkepmiş. Daha ayrıntıya girersem çizgi romanların basımında kullanılanlardan!
Amy: Çizgi roman mürekkebi mi? Yani kurban boğularak ölürken, katil de zamanını kitap okuyarak mı geçirmiş?!
Amy: <İsim> onu hapse gönderdiğinde çizgi roman okumak için epey vakti olacak!

İncele: Buz Kovası.
Amy: İyi yakaladın <İsim>! De, bu uçak bileti nasıl olmuşta buz kovasının içine girmiş?!
Amy: Bu bilet kime ait acaba? İçeriği solmuş, ama onu kurtaracağını biliyorum!

İncele: Silinmiş Uçak Bileti.
Amy: Demek cinayet mahallinde bulduğun uçak bileti Teresa Turing diye birisine aitmiş!
Amy: Turing... Haklısın, kurbanımızın ki ile aynı soyadı! Teresa onun karısı olmalı!
Amy: İyi fark ettin <İsim>! Bu bir son dakika bileti! Oldukça garip bir tesadüf... Hadi gidip Teresa ile konuşalım!

Teresa Turing ile kocasının ölümü hakkında konuş.
Teresa Turing: Kocamın öldüğüne inanamıyorum! Bugün hayatımın en kötü günü! Artık...
Teresa: Bir dakika, o zaman birisine gidip üstü açık arabasını galeriden almasını söyleyebilirim. Sonuçta artık bana ait.
Amy: Acınız çok dokunaklı... <Rütbe> <İsim> cinayet mahallinde bu son dakika biletini buldu. Tek başınıza gitmeyi mi planlıyordunuz?
Teresa: He, o mu? O anlık yapılmış bir şey. Kocam bana parasını çarçur ettiğimi söylüyordu, o yüzden ona istediğimi yapabileceğimi göstermek için kendime pahalı bir uçak bileti satın aldım!
Teresa: Ne delirdi ama! Ama beni affetti. Her zaman affeder zaten. Kimse bu yüze ve vücuda dayanamaz!
Amy: Bu biraz narsistçe, ve oldukça şüpheli! Demek kocanızı hiç sevmiyor dunuz, öyle mi?
Teresa: Hah! Aşk karın doyurmuyor güzelim. Aşk seni tatile çıkarmaz. Aşk senin olsun, ben parayı seçiyorum.

Daha sonra karakolda...
Amy: Ne vaka ama <İsim>! Halen bir robotla yüz yüze iletişim kurduğumuz için ağır bir şok içerisindeyim!
Amy: Diğer şüphelilerde pek nazik insanlar sayılmazlar. David Rosenberg'in şirketi kurbanımız tarafından satın alınmış ve David'de ona, oldukça tehlikeli bir biçimde teşekkür etmiş...
Amy: Ve Turing'in karısı da sırf parası için onunlaymış! Kurban kelimenin tam anlamı ile paraya boğulmuş... Sence bunu o yapmış olabilir mi?
Hannah Choi: <İsim>! Ne kadar elektronik cihazınız varsa kapatın! Karakolun sunucularına korsan giriş yapıldı!
Hannah: Birisi sunucularımıza virüs bulaştırmış... Bütün dosyalarımız kaybolabilir! Hemde sonsuza kadar!

2. Bölüm

Hannah Choi: <İsim>! Ne kadar elektronik cihazınız varsa kapatın! Birileri karakolun sunucularına virüs bulaştırmış!
Amy Young: Ne demek istiyorsun Hannah?! Dosyalarımız tehlikede mi?
Hannah: Evet! Ben virüsü bir süre kontrol altında tutabilirim fakat... Eğer bunun arkasında kimin olduğunu bir an önce bulmazsan kepenkleri indirmek zorunda kalabiliriz!
Hannah: Virüsün izini sürdüm ve Meteor Systems sunucularından geldiğini fark ettim; ağlara oradan karışmış!
Amy: Bir saniye, Meteor Systems'mı?! <İsim>, sence tam da CEO'larının öldürüldüğü gün kendi sunucularından virüs salınması ihtimali yüzde kaçtır?
Amy: Katılıyorum, bu kesinlikle tesadüf olamaz! Virüsü salan her kimse kurbanımızla bağlantılı olmalı! Hadi Meteor Systems sunucu odasına gidelim!

İncele: Sunucu Odası.
Amy: <İsim>, virüsü kimin salmış olabileceğine dair bir ipucu bulabildin mi?
Amy: Cidden bu külüstür bilgisayarın bununla alakası olduğunu düşünmüyorsun, değil mi? Bu ancak ninemin kullanacağı bir şeye benziyor!
Amy: Elbette, içgüdülerin asla yanılmaz. Pekala, bu bilgisayar kilitli, ama şifreyi tahmin edebileceğinden eminim!
Amy: Peki şu devre kartındaki belli belirsiz siyah izlerde neyin nesi? Ben toz takımını getiriyorum, belki bunu okunur hale getirebiliriz!

İncele: Kilitli Bilgisayar.
Amy: O bilgisayarın yeteneklerin karşısında hiç şansı yoktu <İsim>!
Amy: Peki ekranındaki şu mesajda ne? Diyor ki: "Beni asla yakalayamayacaksınız"... Peki virüsten mi, cinayetten mi yoksa tamamen farklı bir şeyden mi bahsediyor?
Amy: Ayrıca bir adamın pikselleştirilmiş resmi var. Mesajı yazan o olmalı!
Amy: <İsim>, bu adamı veri tabanından bulabileceğini mi düşünüyorsun? Sanırsam pikselden kanlı canlı bir şey çıkartsa çıkartsa sen çıkartırsın!

İncele: Pikselleştirilmiş Portre.
Amy: Demek bilgisayar erkanında resmi olan adam Bob Levene diye birisiymiş! İyi iş çıkardın <İsim>!
Amy: Hadi gidip Bob'a, Meteor Systems'ta bıraktığı alaycı mesajın anlamını soralım... Verecek bir cevabı olursa iyi olur!

Bob Levene'i ayalcı mesajı konusunda sorgula.
Amy: Bay Levene, <Rütbe> <İsim> bilgisayarınızı Meteor Systems sunucu odasında buldu. O mesaj kimeydi?
Bob Levene: Ah, o mesaj size değildi! Turing'eydi!
Amy: Vallaha mı? Sanırsam Turing artık sizi hiçbir zaman yakalayamayacak, kendisi öldürüldü de!
Bob: Turing öldü mü?! O zaman o virüse boşu boşuna zamanımı harcamışım! Bilseydim onun yerine çizgi romanımı bitirirdim!
Amy: Ne?! O virüsü salan siz miydiniz! Az kalsın Emniyetin sunucularını çökertiyordunuz!
Bob: Öyle mi yapıyor muşum? Öyleyse sunucularınızın zayıf noktasını gösterdiğim için bana teşekkür etmelisiniz, <Rütbe> <İsim>. Çoğu insan bunun için bana para verir!
Bob: Her neyse, ben sadece Meteor Systems'ı hedef almıştım! Turing'in sağlam bir derse ihtiyacı vardı!
Bob: O adam, programcılar sanki kendi mallarıymış gibi davranıyordu, halbuki onu bu kadar zengin yapanlar bizleriz!
Bob: O virüsü saldım çünkü bu sayede programcılardan yardım istemekten başka şansı kalmayacaktı! Bu sayede biraz aklını başına devşirirdi!
Amy: Ama tek yaptığınız şey Emniyetin kötü tarafına denk gelmek oldu, Bay Levene! Eğer parmaklıklar ardında çürümek istemiyorsanız derhal o virüsü yok edin!

İncele: Silinmiş Devre Kartı.
Amy: Ana, bunu beklemiyordum <İsim>! Meteor Systems sunucusunda bulduğun devre kartının üzerinde "Yardım edin" yazıyormuş!
Amy: Birisi yardım çağrısında bulunuyor! Hadi bu kartı Hannah'ya gönderelim, o bunu yazanın kim olduğunu bulabilir!

Analiz et: Zor Durum Mesajı.
Hannah Choi: <İsim>, virüs makinemi sıfırlamadığı için şanslısın. Bu sayede Meteor Systems sunucu odasından getirdiğin devre kartını inceleyebildim.
Hannah: Kurban belli ki şirketin her noktasını kontrol altında tutmaya özen gösteriyormuş, zira devre kartları da burada, Gelişim Vadisinde üretilmiş!
Hannah: Mesaj, karta gömülmüş, bu da demek oluyor ki ancak bunu üreten işçi tarafından yazılmış olabilir. Üretim numarasından yola çıkarak işçinin adına ulaştım: Zhou Li adında biri.
Amy: Harikasın Hannah! <İsim>, hadi gidip Zhou Li'nin neden yardıma ihtiyacı olduğunu öğrenelim!

Zhou Li'ye zor durum mesajını sor.
Zhou Li: Lütfen, ben polisle bela istememek. Ben çalışmak. Vergi vermek. Bela istememek.
Amy: Zhou, <Rütbe> <İsim> sadece neden Meteor Systems devre kartının üzerine "yardım edin" yazdığını öğrenmek istiyor. Ters bir şeyler mi vardı?
Zhou: O... kötü iş. Ben çalışmak gece gündüz, ama para alamamak. O dedi bana "Maaşını ödeyecek ben", ama Zhou hiçbir zaman alamadı para.
Amy: Kimmiş o seni köle gibi çalıştırıp da paranı vermeyen? Bu iğrenç!
Zhou: Bay Turing. O değil iyi adam. Ben bodrumda çalışırken o uyumak parkta!
Zhou: Ama lütfen, ona kızgın olduğumu söylemeyin siz. Bana hediye olarak güzel bir yoga minderi verdi. ve eğer çalışırsam ben, bana bir gün maaşımı verecek.
Amy: Korkarım ki maaşını alamayacaksın Zhou. Bay Turing öldürüldü.
Zhou: Ben bir şey bilmemek. Lütfen. Bela istemiyor ben!
(Zhou ile konuştuktan sonra)
Amy: Zavallı Zhou li... resmen köle gibi çalıştırılıyormuş!
Amy: Bay Turing asla işçilerini düşünmüyormuş! Daha doğrusu, genel olarak çok kötü bir adammış!!!
Amy: Pardon <İsim>, kurbanı yargılamanın haddim olmadığını biliyorum. Ne yapmış olursa olsun, katilini yakalamak zorundayız!
Amy: İyi fikir, parka geri dönmeliyiz. Zhou, Turing'in vaktini parkta geçirdiğinden bahseden ikinci kişi!

İncele: Çeşme.
Amy: İpucu bulmakta üstüne yok <İsim>! Eminim şu kırık parçalar onları geri birleştirdiğinde büyük bir ipucu olacak!
Amy: Bir adet ATM mi? Paran mı bitti ki?
Amy: Bir saniye! Katil kurbanı paraya boğmuştu... Sence parayı da bu ATM'den çekmiş olabilir mi? O zaman şu ekranı açmamız gerek!
Amy: Şu çantanın üzerinde kurbanımızın adı yazıyor! Hadi içini arayalım!

İncele: Kurbanın Çantası.
Amy: Parkta bulduğun kurbanın bilgisayar çantasından çıkardığın şu kağıtta neyin nesi <İsim>? Üzerinde "Firma Kapatılışı" yazıyor...
Amy: Ve üzerinde Drone Zone amblemi var! Ayrıca kurbanımızın imzası!
Amy: Bir saniye, kurbanımız Drone Zone'u kapatmak üzere miymiş?! Ama onu daha yeni David Rosenberg'den satın aldı!
Amy: Haklısın, David bunun hakkında bir şey biliyordur! Hadi gidip ona soralım!

David Rosenberg'e Drone Zone'un kapatılmasını sor.
Amy: David Rosenberg, Ernest Turing'in firmanı kapatmayı planladığını biliyoruz... Ve seninde bundan haberin vardı, değil mi? Ona o insansız hava aracını da bu yüzden gönderdin!
David Rosenberg: ...Bir polisin bu kadar zeki olabileceğini tahmin etmemiştim. Beni yakaladın <Rütbe> <İsim>. Evet, Turing'in Drone Zone'u kapatmayı planladığını biliyordum.
David: Drone Zone benim hayatımın çalışması! Turing'in onu kapatmayı değil, geliştirmek istediğini düşünmüştüm!
Amy: İyi de neden sırf kapatmak için firmanı satın alsın ki? Rekabetten kurtulmak için mi?
David: Drone Zone Meteor Systems için bir tehdit değildi. Sanırsam benim İHA teknolojimin peşindeydi. Firmayı da patentleri alabilmek için satın aldı.
David: Her neyse. Ona o insansız hava aracını gönderdikten sonra yoga eğitmenim ile buluşup sinirimi attım. Şu anda sakinim.
David: Ve yeni projem üzerinde çalışmaya başladım bile! İki tane en sevdiğim şeyi birleştiriyorum: bilgisayarlar ve çizgi romanlar!

İncele: Kilitli ATM.
Amy: Ekranda üzeri çarpılanmış bir dolar işareti var, yani makinenin içi boş. Belki bu yüzden kilitliydi...
Amy: Ama bu şüphelerimizi doğruluyor! Belli ki katil, kurbanımızı boğmakta kullandığı paraları buradan çekip makineyi tamamen boşalttı! Hadi bu ATM'yi Hannah'ya gönderelim!

Analiz et: Boş ATM.
Hannah: <İsim>, bu ATM'yi nasıl oldu da ofise getirebildiniz?!
Amy: El arabasına yerleştirip tüm şehir boyunca sürüklemek zorunda kaldık... Bize bir şeyler bulduğunu söyle, Hannah!
Hannah: Şanslısın. Bu ATM'yi son kez kesinlikle katil kullanmış!
Hannah: Kurbanın boğazına sokulan banknotlar bu ATM'de tutulan banknotların seri numaralarıyla örtüşüyor!
Hannah: Ama parayı çekmek için kart kullanmamışlar. Bir dizi sıfır ve birden oluşan oldukça karmaşık bir formül kullanarak ATM'nin komut satırını kırmışlar.
Amy: Lütfen benim de anlayacağım şekilde tercüme eder misin, Hannah?
Hannah: Peki. <İsim>, katil çok iyi derecede bilgisayar kodu biliyor! ATM sistemini kırmanın tek yolu bu!
Amy: Bilgisayar kodu bilen bir katilin peşinde olsak da, senin zekanla boy ölçüşemez <İsim>!

İncele: Kırık Parçalar.
Amy: Aman Allah'ım... <İsim>, o birleştirdiğin şey bir... robot başı mı? Bu şey bir acayip görünüyor!
Amy: Sanırsam bir kadına benzetilmiş. Sarı saç, mavi gözler, kibirli bir gülüş...
Amy: Vay anasını! İyi yakaladın <İsim>! Bu robot, kurbanımızın karısı Teresa Turing'e benziyor! Ona bunu sormamız gerek!

Teresa Turing ile ona benzeyen robot başı hakkında konuş.
Teresa Turing: Buna inanabiliyor musunuz? Benim hıyar kocam, bana tıpatıp benzeyen bir robot yapacakmış!
Teresa: Başta aslında... şey, bana güzel olduğumu belirtmek için yaptığını düşünmüştüm. Beni onurlandırmak için yaptığını sanıyordum!
Teresa: Ama sonra onu, benim yerime yaptığını söyledi! Dedi ki robot, kendi parasından benim kadar çok harcamaz ve estetik ameliyatı olmadan sonsuza dek genç ve güzel kalabilirmiş!
Teresa: Dedi ki makinesini bana birebir benzettikten sonra, beni beş parasız bırakacakmış!
Teresa: Ne cürretle beni, bir metal yığınına tercih edebilir!
Amy: Cidden çok üzgün görünüyorsunuz, Bayan Turing. Bazen insanlar, sizin gibi üzüldükleri zaman bunu dışa vurabilirler.
Teresa: Dışa vurmak mı? Onun için göz boyamı mahvetmem. Her neyse, gitmem gereken bir yoga dersim var. Sonuçta bu vücuda sahip olmak kolay değil!
Amy: Eğer kocanızı öldürenin siz olduğunu öğrenirsek, Bayan Turing, kilonuzdan daha vahim şeyleri düşünmek zorunda kalabilirsiniz!

Daha sonra, karakolda...
Amy: Buna İNANABİLİYOR MUSUN <İsim>? Teknolojinin EFENDİSİ denilen KURBANIMIZIN bu kadar çok DÜŞMAN edinmiş olacağını kim bilebilirdi ki?
Amy: David Rosenberg, firmasını KAPATTIĞI için Turing'i bayağı bir RAHATSIZ ediyormuş.
Amy: Ve Teresa Turing, bir ROBOT ile değiştirilecek olduğunu öğrenmiş... Bir erkeğin KARISINA yapabileceği pek hoş bir şey değil.
Amy: BİLMİYORUM <İsim>. Bütün bu İŞLEMLER gerçekleştirilemiyor!
Amy: Bu işlem GERÇEKLEŞTİRİLEMİYOR...
Amy: BU işlem GERÇEKLEŞTİRİLEMİYOR! Sistem kapatılıyor... 3... 2... 1...
Amy: ......
Amy: BAM!

3. Bölüm

Amy Young: BU işlem GERÇEKLEŞTİRİLEMİYOR! Sistem kapatılıyor... 3... 2... 1...
Amy: BU işlem GERÇEKLEŞTİRİLEMİYOR! Sistem kapatılıyor... 3... 2... 1...
Amy: ......
Amy: BAM!
Amy: Geç kaldığım için kusura bakma <İsim>. Koşarak gel... g...
Amy: Bu... Bu da ne? Bu... Bu şey ben miyim?! Başım nerede?!
Hannah Choi: Selam millet! Amy-Bot'um hakkında ne düşünüyorsunuz? Harika, değil mi? Bir tane de-
Amy: O korkunç şeyi SEN Mİ yaptın, Hannah?! Senin sorunun ne?!?!
Hannah: Ben... Hoşuna gider sanıyordum. Sana tıpatıp benziyor!
Amy: Benim başım baskı altındayken BAM diye patlamaz! Böyle bir şey yaptığına inanamıyorum!
Hannah: Pa... Patladı mı? Affedersin, öyle olmasını istememiştim! Meteor Systems'ta ki elemanlardan bir robot tasarlamalarını istemiştim, sanırsam bazı kabloları karıştırmışlar...
Amy: Eşek şakalarına harcayacak zamanımız yok, Hannah! Meteor Systems'ın başı öldürüldü ve şüpheli listesini daraltmamız gerekiyor!
Amy: Katılıyorum <İsim>, Meteor Systems sunucu odasına geri dönelim. Kurban hakkında ne öğrenirsek orada öğrenebiliriz!

İncele: Sunucu Ekipmanı.
Amy: <İsim>, bizi katile götürecek bir şey bulabildin mi? Bakalım şu ekipmanların arasında bir şeyler var mı!
Amy: Bu kağıt kurbanımız tarafından dosyalanmış! Hadi soluk yerleri belirginleştirelim!
Amy: Şu gözlükte de Turing'in fotoğraflarında taktığı gözlüğe tıpatıp benziyor... Bunu cinayet mahallinde bulamamıştık... sence bu gözlük ona ait olabilir mi <İsim>?!
Amy: Üzerinde garip altın rengi bir madde var. Bir örnek alırsan eğer, vakaya daha fazla ışık tutabiliriz!

İncele: Solmuş Kağıt.
Amy: Demek o kağıt bir sınır dışı emriymiş! Ve Zhou Li adına verilmiş!
Amy: Bu, şu daha önce konuştuğumuz kız, hani Meteor Systems'ta köle gibi çalıştırılan!
Amy: Kurban neden kendisi için bedavaya çalışmaya hazır birisinden kurtulmak ister ki? Bu işte bir bit yeniği var, hadi gidip Zhou ile konuşalım!

Zhou Li'ye kurbanın onu neden sınır dışı etmeye çalıştığını sor.
Amy: Zhou Li, Ernest Turing'in senin adına çıkarttığı sınır dışı emrini bulduk. Neden seni göndermeye çalışıyordu?
Zhou Li: Bay Turing biliyor ben zeki ve iyi bir işçi. Bilgisayar kodu bilmek ben. Ama ben artık çalışmamak bedavaya.
Zhou: Kanunu araştırmak ve öğrenmek Bay Turing'in beni bedava çalıştıramayacağını. Sonra ona demek ben, sen suçlu!
Zhou: Ama sonra Bay Turing kızmak bana, sonra demek eğer çalışmazsa ben, ülkeden kovdurmak beni.
Amy: Demek onun için çalışmazsan seni sınır dışı ettirmekle tehdit etti...
Zhou: Eğer kalırsam ben, her gün çalışmak ve hiç maaş alamamak, ama gidersem, bana Pasifik Koyu'nu terk ettirmek! Burası benim ev, gidemez ben!
Zhou: Bay Turing öldü, ve ben bulabilmek daha iyi iş. Çizgi roman almak için para biriktirebilmek ben. Onlar sayesinde Türkçe öğrenmek. Artık beni kimse çalıştıramamak bedavaya!
Amy: İnşallah Bay Turing'in hayatını sonlandıran sen değilsindir, Zhou, yoksa kendini olduğundan daha tutsak hissedebilirsin!

İncele: Kurbanın Gözlüğü.
Amy: Kurbanın gözlüğünden o altın rengi maddeyi almakla harika iş çıkardın <İsim>! Hadi vakit kaybetmeden bunu laboratuvara gönderelim!

Analiz et: Altın Sıvı.
Yann Toussaint: <İsim>, kurbanın gözlüğünden aldığın bu altın madde benim şu ana kadar gördüğüm en tuhaf bileşiklerden biri!
Yann: Basite indirgersem bu madde kan... ama robotlar için!
Amy: Ne? Robotların kanı mı var?! Hem de altından?
Yann: Altın rengi, tıpkı kanın bizi canlı tutması gibi robotların da mekanizmalarının çalışmasını sağlayan sıvıyla eritilmiş manyetik malzemelerden geliyor.
Amy: Bu çok tuhaf! Bu demek oluyor ki kurbanın gözlüğüne en son dokunan "kişi" bir robot muymuş?
Amy: İyi bir noktaya değindin <İsim>. Kurbanla yakın temasta olduğunu bildiğimiz bir robot var... Per-Sephone! Hadi gidip onunla konuşalım!

Per-Sephone ile kurbanın gözlüğündeki robot kanı hakkında konuş.
Amy: Tekrar merhaba Per-Sephone. <Rütbe> <İsim>, kurbanın gözlüğünde senin "kanından" izler buldu...
Per-Sephone: Evet, bu benim KANIM. Çizgi roman okurken ARIZALANDIM, ama sonra ONARILDIM.
Amy: Sen çizgi roman mı okuyorsun? Robotların hobileri olduğunu bilmiyordum...
Per-Sephone: HOBİLER, İNSANLAR için önemlidir. Yaratıcım insanları ANLAMAMI istedi, o yüzden kendime hobi edindim, mesela YOGA. Yoga'yı ANLAMIYORUM, ama deniyorum.
Amy: Anladım... Her neyse, peki <Rütbe> <İsim>'in, "kanının" nasıl Turing'in gözlüğünde bittiği sorusuna cevap verebilir misin?
Per-Sephone: Gözlüğü KIRILDI, bende onu onardım. Ben eşyaları ONARIRIM. Ama YARATICIMI onaramam. O tamir EDİLEMEZ.
Amy: Turing ile kavga etmediğine emin misin?
Per-Sephone: Elinde yeni bir TEKNOLOJİ vardı. Benim bilgisayar kodumdan daha iyi. Beni ESKİTECEKTİ.
Per-Sephone: Ama beni nasıl ESKİTEBİLİR? Ben onun robotuyum ve o benim YARATICIM!
Amy: Pekala... Umarım Turing'i eskitenin sen olduğunu ortaya çıkarmayız, yoksa robot ta olsan başka bir şey de olsan sonuçlarına katlanmak zorunda kalırsın!

İncele: Elektronik Ekipman.
Amy: Bu heykel nasıl olmuşta bunca kablonun arasına girmiş? Bana sorarsan rafta falan durması gerekirdi!
Amy: İyi yakaladın <İsim>, kaidesinde bir şey yazıyormuş... Ne yazdığını ortaya çıkarman da sana güveniyorum!

İncele: Heykel.
Amy: Sunucu odasında bulduğun heykel, kurbanımız adına verilmiş bir ödülmüş, kaidesinde adı yazıyor!
Amy: Ayrıca bir tane de "B. Levene" var. Bu, "B. Levene", sence Turing'in sunucularına virüs salmak isteyen programcı Bob Levene olabilir mi?!
Amy: Buna inanamıyorum! Bob, kurbanımızla birlikte "En İyi Firma" ödülünü kazanmış! Hadi gidip şunu öttürelim <İsim>!

Bob Levene'i kurbanla kazandıkları ödül konusunda sorgula.
Amy: Bay Levene, <Rütbe> <İsim>, kurbanla kazanmış olduğunuz şu ödülü buldu...
Amy: Yalnız merak ediyorum. Nasıl oldu da birlikte bir şirket kurmuşken işler Turing'in sunucularını bir virüsle çökertmek istemeye kadar geldi...
Bob Levene: Onu attığımı sanıyordum. Onu bulacağını tahmin etmeliydim, <Rütbe> <İsim>!
Bob: Evet, Turing ve ben Meteor Systems'ı birlikte kurduk. Tahmin ederim ki bunu bilmiyordunuz, değil mi? Her şeyi tek başına yapmış gibi davranmaya bayılırdı!
Amy: Bu yüzden mi onunla çalışmayı bıraktınız?
Bob: Ben bırakmadım! Ama o, beni kendi şirketimde kağıt toplayıcılığa düşürdü ve beni kovmakla tehdit etti!
Bob: Meteor Systems'ı gerçek yapanın ben olduğu düşüncesini kaldıramıyordu. Daha kod bile bilmez! Bütün teknolojimizi yaratan benim!
Bob: Ama şirketi terk edemedim. Şu Drone Zone'cu eleman gibi genç girişimciler zaten bilgisayar kodu biliyorlar. Bana ihtiyaçları yok.
Amy: Yani kurban size ihanet edip beş parası bıraktı, ve sonra da paraya boğularak öldürüldü, öyle mi? Fazla uzaklaşmayın Bay Levene, <Rütbe> <İsim> sizi çok kısa bir süre sonra görmeye gelebilir.

Daha sonra karakolda...
Amy: Pekala <İsim>, anlaşılan Turing'in düşman edinmekte üstüne yokmuş...
Amy: İlk önce Meteor Systems'ı birlikte kurmalarına rağmen Levene'i kovmakla tehdit etmiş, bu yüzden adam sinir küpüne dönmüş!
Amy: Ayrıca Gelişim Vadisinde kalmayı çok isteyen zavallı Zhou'yu sınır dışı etmekle tehdit etmiş. Umutsuzluk insanları çılgınca şeyler yapmaya itebilir...
Amy: Haklısın, Turing'in bütün köprüleri yaktığını bildiğimize göre, son delilleri toplamakta acele etsek iyi olur!
Amy: Drone Zone ofisine önden buyur <İsim>. Hadi kendimize bir katil yakalayalım!

İncele: Dinlenme Odası.
Amy: Aldığın o şeyde neyin nesi <İsim>? Bunun ne olduğuna dair zerre fikrim varsa ne olayım!
Amy: Bu şey her neyse kilitli gibi. Eğer şifresini kırabilirsen, ne işe yaradığına dair bilgi sahibi olabiliriz!
Amy: Bir de bulduğun şu parçalar... hadi onları hemen birleştirelim! Çözmemiz gereken bir cinayet var!

İncele: Kırık Makine.
Amy: O makineyi birleştirdin, ama halen ne olduğunu anlamış değilim... Bir tane göz resmi var... İçine bakman falan mı gerekiyor?
Amy: He, bunun bir güvenlik cihazı olduğunu mu düşünüyorsun? Anladım, gözünü tarıyor, ve giriş iznin varsa kapıyı açıyor!
Amy: Haklısın, bu demek oluyor ki katil, Drone Zone binasına girebilmek için bunu kullanmış olmalı! Hadi şu tarayıcıyı Hannah'ya gönderelim!

Analiz et: Göz Tarayıcı.
Hannah Choi: Drone Zone oldukça teknolojik bir yer tamam, ama göz tarayıcısı da nereden çıktı? Laboratuvarımda olması için neler vermezdim!
Amy: Ben de katil kaçmadan bu cinayeti çözmek için neler vermezdim! Tarayıcıdan katille ilgili bir şey öğrenebildin mi?
Hannah: Tarayıcı, bunu kullanan her kişinin kaydını tutuyor ama elbette katil bunu paramparça ettiği için veriler de ciddi şekilde hasar görmüş.
Hannah: Yine de göz rengi taramalarını tutan yedek güvenlik kaydını kurtarmayı başardım...
Hannah: Kurbanın öldürülmesinden hemen önce taranan son gözün rengi de... Mavi!
Amy: Demek oluyor ki mavi gözlü bir katilin peşindeyiz! <İsim> onu demir parmaklıkların ardına tıktığında mavi mavi bakar artık!

İncele: Kilitli Cihaz.
Amy: Şu... ne idüğü belirsiz cihazın kilidini açmakla harika iş çıkardın <İsim>! Hadi bunu Hannah'ya gönderelim, o bununla ne yapacağını bilir!

Analiz et: Bilinmeyen Cihaz.
Hannah: Bu hologram cihazı müthiş bir aygıt <İsim>, vakada sana önemli bir rol kat ettirecek!
Amy: Yani bu aygıt hologram cihazı mıymış?
Amy: ...Eee, şey... Bir hologram cihazı tam olarak ne YAPAR?
Hannah: Bir projektör gibi düşün, görüntü ve ses kaydeder ama çok daha müthişi! Açayım da gör.
Hannah: "Merhaba sevgili dinleyiciler. Ben Meteor Systems'ın kurucusu Ernest Turing. Bu mesajı kendisine olan şükranlarımı bildirmek için..."
Amy: <İsim>, konuşan kişi kurban!
Hannah: "Bu şirket o olmadan asla olmazdı... Hey? Kim var orada?"
Hannah: "Ne yapıyorsun? Hayır! Aah!"
Hannah: Mesaj burada kesiliyor.
Amy: <İsim>, sende benim düşündüğümü mü düşünüyorsun? Turing'in konuşması, katil tarafından kesilmiş olmalı! Hologramda görülmüyor olması ne talihsizlik!
Hannah: Onu göremesek bile, Turing'in bakış açısından ve boyundan yola çıkarak... Katilin 5'6", yani 1,68 metre boyunda olduğunu hesapladım!
Amy: 1,68'mi sadece? İçeri girdiğinde katilin boyu daha da kısalacak!

Amy: Yine başardın <İsim>, katili yakalamaya yetecek bütün delilleri topladın!
Amy: Birileri bir teknolojini öldürüp paçayı sıyırabileceğini mi düşündü? Bir kez daha düşünse iyi olur! Hadi gidip onu tutuklayalım!

Katili Tutukla.
Amy: Gözlerime inanamıyorum! <İsim>, ciddi ciddi bir robotu mu tutuklayacağız? Bunu yapabilir miyiz ki?
Per-Sephone: Bu TUTUKLAMA gerçekleştirilemiyor, <Rütbe> <İsim>. Ben insanlara ZARAR VERMEM. Onları ONARIRIM.
Amy: Ama yine de, Turing'i öldürmek için kullandığın paraları, bilgisayar kodu yeteneklerini kullanarak kırdığın ATM'den aldığını biliyoruz!
Per-Sephone: Ben bilgisayar kodunu İYİLİK için kullanırım. SORUNLARI çözmek için.
Amy: Tam da cinayetten önce Drone Zone ofisine girdiğin sırada giriş kaydını alan göz tarayıcısı gibi sorunlar mı? Onu kırmış olabilirsin, ama <Rütbe> <İsim> yine de göz rengini öğrenmeyi başardı!
Per-Sephone: Yaratıcıma yeni ŞİRKETİNDE yardım etmek için OFİSE girmiştim. Ben onun yardımcısıydım. Ona YARDIM ETTİM.
Amy: Boğazına paraları tıkıştırmanın ona yardımcı olacağını mı düşündün?! Ayrıca neden çakralarına basınç uyguladın? Bu bir tür işkence miydi?!
Per-Sephone: Sadece AÇMA-KAPAMA düğmesini bulmaya çalışıyordum! Benim AMACIM insanlara en çok İSTEDİKLERİ şeyi vermek! Ben de onu YAPTIM.
Per-Sephone: Efendim her zaman daha fazla PARA istediğini söylerdi. Her zaman DAHA FAZLA isterdi. O yüzden onu KAPATIP devrelerini PARAYLA doldurdum.
Per-Sephone: Ama sonra tekrar AÇILMADI. PİLİNİN DOLMASI gerektiğini düşündüm, o yüzden onu PARKTA bekledim.
Per-Sephone: Ben sadece YARATICIMIN mutlu olmasını istedim. ANLAMIYORUM. ÖLDÜĞÜNÜ söylüyorsunuz ve ben bunu ANLAMIYORUM.
Amy: Belki anlamıyorsun. Ben de halen bir robotu kelepçeleyecek olduğumuza inanamıyorum ama... Per-Sephone, tutuklusun.

Edward Dante: Mahkemede bir robot mu? Sırada ne var, tost makinesi mi?
Dante: Evet Per-Sephone, bu oldukça alengirli bir vaka. Ben sadece insanları yargılamayı bilirim. Yani etten kemikten yapılmış, duyguları ve düşünceleri olan-
Per-Sephone: Ben metalden yapıldım, Sayın YARGIÇ. Ben aynı KANA sahip değilim ve UYUMUYORUM. Fakat SEVMEYİ biliyorum. Ve Ernest Turing'i SEVİYORDUM!
Per-Sephone: DÜŞÜNMEYİ biliyorum. Ve ÖĞRENİYORUM. Her gün daha fazla şey öğreniyorum. Yaratıcımın PARAYI sevdiğini biliyordum, bu yüzden ona daha fazlasını verdim!
Per-Sephone: Kendi kendini YOK EDECEĞİNİ bilmiyordum. Ama artık biliyorum. ÖĞRENDİM.
Dante: Öyle bile olsa, ortalıkta serbestçe dolaşmana müsaade edemeyiz. Ama şimdi seni hapse göndermekte olmaz. Diğer mahkumlar seni söküp senden telefon yaparlar!
Dante: Seni parçalarına ayırtmak ta istemiyorum. Bu, cinayet gibi bir şey olur...
Dante: Evet, Per-Sephone, mahkeme ne yapacağını şaşırdı! Ama bir insanı öldürdüğün ve bunu tekrarlama ihtimalin olduğu için mahkeme, mikroçipin tamamen temizlenene kadar seni kapatmaya kara verdi.
Dante: Belki satranç oynamak için tekrar programlamlanabilirsin... Kendime iyi bir rakip bulamıyorum, bütün iyi oyuncular Hakkın rahmetine kavuştu!
Per-Sephone: Yani YAŞAYACAK, fakat YARATICIMI hatırlamayacak mıyım? Keşke onun yerine beni parçalarıma ayırsaydınız...

Amy: Vay canına <İsim>. Tarihte ilk kez bir robotu mahkeme karşısına çıkarttık! Bu günleri de göreceğimizi kim bilebilirdi?
Amy: Halen buralarda teknolojinin bu kadar ileri seviyede olduğuna inanamıyorum. Sence etrafta Per-Sephone gibi konuşabilen, hatta düşünebilen robotlar var mıdır?!
Amy: Diyelim ki var... ya onlar da Per-Sephone gibi sorun çıkarırlarsa?! Robotların bozulması durumları için yeni yasalar mı çıkartılacak?!
Amy: Seni bilmem ama, benim bu yeni bilgiye alışmam biraz zaman alacak. Artık telefonuma bile eski gözle bakmayacağım!
Amy: Ama en azından emin olduğum bir şey var: hiçbir robot seni zekasıyla alt edemez <İsim>!

Geleceğe Doğru 1

Hannah Choi: <İsim>, şu son vakanda olan bir şey aklımı karıştırıp duruyor. Nasıl olur da bir robot bir insanı öldürebilir? Bilirsin ya, robotlar kendi programlarını geçersiz kılamazlar...
Hannah: ...Ve yapay zekanın bir numaralı önceliği, bir robotun ASLA bir insana zarar vermeyecek olmasıdır!
Amy Young: Yani diyorsun ki Per-Sephone, aslında Ernest Turing'i kendi imkanlarınca öldürmemeliydi... ama öldürdü.
Amy: O zaman Gelişim Vadisindeki diğer robotlar da insanları öldürebilirler mi? Endişelenmeli miyiz?!
Amy: İyi fikir <İsim>! Eğer bize Per-Sephone'nin aklının içinde neler olduğunu söyleyecek birisi varsa, o da Bob Levene'dir! Sonuçta kurbanın iş ortağıydı!
Hannah: Bir de Ernest Turing'in neden Drone Zone teknolojisi ile bu kadar çok ilgilendiğini öğrenebilir misin <İsim>? Sana da şüpheli gelmiyor mu?
Amy: Tamam, yoklarız! Hangisiyle başlayalım <İsim>? Drone Zone'u aramakla mı, yoksa Bob'la konuşmakla mı?

Bob'u Per-Sephone'nin davranışları konusunda sorgula.
Amy: Bob, <Rütbe> <İsim> senden bir konuyu anlamamız için yardım istiyor: Programlarının güvenlik kısıtlamalarından ötürü bir robotun bir insanı öldürmesinin imkansız olduğunu sanıyorduk.
Bob Levene: Doğru: bir robot için bir insana herhangi bir biçimde zarar vermesi yasaktır.
Amy: Peki o zaman Per-Sephone, Ernest'i nasıl öldürebildi? Programının onun birisine zarar vermesine engel olması gerekmiyor muydu?
Bob: Güzel soru, bunun nasıl olduğunu şahsen bende merak ediyorum. Ne yazık ki Per-Sephone'nin mikroçipi silindi, o yüzden ona soramayız...
Bob: Ama eğer bütün istatistiklerinin bulunduğu veri günlüğünü bulabilirse, <Rütbe> <İsim>, sisteminde neyin ters gittiğini öğrenebilirsin! Buralarda bir yerde olmalı...
Amy: Yardımın için teşekkürler. Evet <İsim>, sunucu odasını arayalım mı? Elimizdeki en iyi ihtimal orası!

İncele: Sunucu Odası.
Amy: Per-Sephone'nin veri günlüğünün bu bakım kutusunun içine saklanmış olabileceğini mi düşünüyorsun <İsim>? Olur, içini ara, ama bu arada kablolara dolanayım da deme!

İncele: Bakım Kutusu.
Amy: İyi işti <İsim>, bütün bu sunucu ıvır zıvırının arasından bir adet tablet çıkardın! Tabii ki de kilitli... şimdilik!

İncele: Kilitli Tablet.
Amy: O tableti açmakla harika iş çıkardın <İsim>! Haklısın, bu şey kesinlikle robot verilerini takip etmek için kullanılmış! Sence Per-Sephone'nin olabilir mi?
Amy: İyi fikir, hadi bu tableti Hannah'ya gösterelim!

Analiz et: Veri Günlüğü.
Hannah Choi: <İsim>, sunucu odasında bulduğun tablet, Per-Sephone'nin sabit sürücüsünün veri günlüğünü içeriyor! Verdiği tüm kararlar kaydedilmiş!
Amy: Yani Ernest Turing'i öldürmesi sırasında gerçekte neyin yaşandığını öğrenebilecek miyiz?!
Hannah: Evet. İşler de burada karışıyor... Sizin de bildiğiniz gibi bir robot, normalde ikili değişken sistemiyle karar alır: Evet-Hayır. 1-0.
Hannah: Ama Per-Sephone'nin durumunda oldukça karmaşık bir bilgi işleme sisteminin kanıtlarına rast geldim! Sanki... Karar verirken gerçekten DÜŞÜNÜYORMUŞ gibi!
Amy: Dur biraz. Bu robotun kendi kendine düşünebildiğini mi söylüyorsun?! Bir insan gibi?!
Hannah: Evet. Biliyorum, kulağa çılgınca geliyor. Ama bu veriyi başka türlü yorumlamak mümkün değil!
Hannah: Sanırım insanlara zarar vermesini engelleyen programını da bu şekilde geçersiz kılmayı başarmış olmalı.
Amy: Düşünen robotlar... Buna inanamıyorum!
Amy: Haklısın <İsim>, Bob Levene ile bir kez daha konuşmamız gerek. Birisi bu konuda bilgilendirilmeli!

Bob'u Per-Sephone'nin olağan dışı zeka seviyesi konusunda sorgula.
Amy: Bay Levene, <Rütbe> <İsim> Per-Sephone'nin veri günlüğünü buldu.
Amy: Sırf Turing'i öldürmek için kendi programını geçersiz kılmakla kalmamış, ayrıca elimizde... şey... düşünebildiğine dair kanıt var!
Bob: Siz şimdi bana Turing'in DÜŞÜNEBİLEN bir robot yaptığını mı söylüyorsunuz?! O herifte hakikaten de iş varmış!
Bob: Robot teknolojilerinde yıllardır çalışıyorum ama böyle bir sonuca yaklaşanını daha önce hiç görmedim. Robotlar zekiymiş gibi davranabilirler, ama kendi kendilerine düşünmek mi?
Bob: Şu anda harika bir dönemde yaşıyoruz <Rütbe> <İsim>. Eğer robotlar düşünebiliyorsa, kim bilir gelecek bizim için neler saklıyor!
Amy: Kulağa tehlikeli geliyor... Bu, Gelişim Vadisindeki bütün robotların potansiyel katil oldukları anlamına mı geliyor?! Yani kendi programlarını geçersiz kılıp istediklerini yapabilirler mi?!
Bob: Sanmam. Bu daha çok görünmez kaza.
Bob: Bu konuyu daha fazla araştırmam gerekiyor. Bu konuşmaya devam etmeden önce bir şeyler atıştırmaya ne dersin <Rütbe> <İsim>?

İncele: Şirket Ofisi.
Amy: Sence ofiste bulduğun şu paramparça kağıt, bize kurbanın neden Drone Zone teknolojisini almak istediğini söyleyebilir mi?
Amy: Haklısın, bunu öğrenmenin tek yolu, bu belgeyi birleştirmek!

İncele: Paramparça Belge.
Amy: Şu belgeyi saniyesinde toparladın <İsim>! Buna alışabileceğimi sanmıyorum!
Amy: Belgenin üstünde Meteor Systems amblemi ile... bir tane de örümcek robotu mu var? Katılıyorum, iyisi mi bunu Hannah'ya gönderelim!

Analiz et: Teknoloji Kağıdı.
Hannah: <İsim>, bana gönderdiğin madde Meteor Systems amblemi taşıyor taşımasına ama aslında Drone Zone tarafından geliştirilen bir teknolojiyle ilgili!
Hannah: Söz konusu teknoloji insansız hava araçlarını daha "zeki" yapmakta kullanılmış ancak bu belgeye bakılırsa Meteor Systems, bunu duyarlı nanobotlar yaratmakta kullanmış! Müthüş bir şey değil mi?!
Amy: Şey, müthiş bir şey olabilir tabii ama önce "nanobot"un ne olduğunu bilmem gerek, Hannah...
Hannah: Oldukça zeki, hastalıkların iyileştirilmesinde yardımcı olan mikroskobik robotlar anlamına geliyor.
Amy: Yani minyatür robotlar başımıza doktor mu olacak?
Hannah: Minyatür değil, mikroskobik! Vücudumuzun içine enjekte edilecek!... İnsan bağışıklık sistemi nasıl çalışıyor, biliyorsun değil mi?
Amy: Ee... Bu bir tuzak soru mu?
Hannah: Bağışıklık sistemini, parazitler, hastalıklar gibi daha bir çok işgalciye karşı savaşan, vücudun özel ordusu olarak düşün. İnsanların hasta olmalarını önleyen şey yani.
Amy: Ama insanlar yine de hasta olur...
Hannah: Aynen! Ama bağışıklık sistemi tüm tehditleri tespit edemez. İşte bu noktada nanobotlar devreye giriyor: Bağışıklık sistemimizin bir parçası olacaklar ve onu daha güçlü hale getirecekler!
Hannah: Aslına bakılırsa, nanobotlar vücudumuzu onarırken, belki hiç hastalanmayız bile! Müthiş bir şey değil mi bu?!
Amy: Bizi içeriden iyileştiren minyatür robotlar mı? Kulağa delice geliyor!
Hannah: Bir düşün Amy! Hiç hastalığın olmadığı bir dünya! Bu teknoloji sayesinde!
Amy: Bunların gerçekleşebileceğine hala inanamıyorum ama <İsim> haklı. Bu teknoloji ile ilgili olarak gidip David ile konuşmalıyız, zira bilmeden de olsa bunu icat eden o.

David'i teknolojisinin kapasitesi konusunda bilgilendir.
Amy: David, <Rütbe> <İsim>, Turing'in senin İHA teknolojini kullanarak mikroskobik robotlar yaratmak istediğine dair kanıt buldu. Duyduğum-
David Rosenberg: Yani teknolojimi nanobot yapmak için mi kullanacakmış?!
David: ...Daha önce niye aklıma gelmedi ki? Her şey apaçık ortada işte! Ben İHA'lara kafayı takmışken Turing, resmin tamamını görebilmiş!
Amy: Yani bize bunun mümkün olduğunu mu söylüyorsun?! Yani insanları... iyileştirmek için mikroskobik robotlar yapılabilir mi?!
David Evet! Detaylar sizin anlayamayacağınız kadar karışık, ama bu kesinlikle yapılabilir!
Amy: Kulağa çok çılgınca geliyor, ama memnun olmana sevindik.
David: Memnun olmak mı?! Havalara uçuyorum şu anda! Az önce bana bilimin ilerlemesinde bir sonraki büyük adım olacak olan teknolojiyi icat ettiğimi söylediniz! Meteor Systems sayesinde ünlü olacağım!
David: Buyur, teşekkür maliyetinde kabul et <Rütbe> <İsim>. Sonuçta para kazanmak için para harcamalısınız!

Daha sonra ofiste...
Amy: Ernest Turing kulağa bildiğin çatlak profesörmüş gibi geliyor, sence de öyle değil mi <İsim>?
Amy: Mikroskobik robotlar tasarlaması, Per-Sephone'yi kendi kendine düşünebilecek kadar zeki yapması... Sence teknolojiyi biraz fazla mı ileriye götürdü?
Amy: Haklısın, bana sorarsan daha tehlikeli bir şeyi planlamış olmadığından emin olsak iyi olur...
Amy: İyi fikir <İsim>, bunu deneyip öğrenebiliriz. Parkta bir şeyler bırakmış olabilir, hadi gidip orayı süpürelim!

İncele: Park.
Amy: Pekala <İsim>, parkta bir şeyler bulabildin mi? Manila klasöründe soluk bir kağıt mı?
Amy: Eksik bilgiyi kurtarman için derhal toz takımını getiriyorum!

İncele: Silinmiş Dosya.
Amy: Aman Yarabbim! Bu, Ernest Turing'in vasiyeti! Hadi bunu Hannah'ya gönderelim ki bize detaylarını söylesin!

Analiz et: Kurbanın Vasiyeti.
Hannah: <İsim>, bana diğer gönderdiklerin kadar eğlenceli olmasa da, Turing'in vasiyeti bir kadını çok mutlu yapacak!
Amy: Mutlu bir kadın mı? Kimden bahsediyorsun?
Hannah: Bu vasiyete göre Ernest Turing'in dul kalan eşi Teresa Turing, Meteor Systems'ın CEO'luğunun tek yasal varisi!
Amy: Teresa Turing, Meteor Systems'ın başına mı geçecek? Büyük bir felaketin eli kulağındaymış gibi geliyor... Haklısın <İsim>, gidip bu haberi ona vermeliyiz!

Kurbanın vasiyetini Teresa'ya geri ver.
Teresa Turing: <Rütbe> <İsim>, rahmetli kocamın vasiyetini bulmuşsun! Ne yazıyor? Ne kadar para alacağım?
Amy: Şey, Bayan Turing, siz artık Meteor Systems'ın yeni CEO'susunuz...
Teresa: Yani kocam bana bıraka bıraka İŞİNİ mi bırakmış?! Bu bir tür cezalandırma falan-
Teresa: Bir saniye. Bu, onun maaşını da alabileceğim anlamına geliyor, değil mi? Ve insanlar beni ciddiye alıp dinleyecekler, öyle mi?
Amy: Evet, sanırsam CEO'nun anlamı tam olarak bu, Bayan Turing.
Teresa: Bu harika! Bütün hayatım boyunca aptal sarışın muamelesi gördüm, ama artık Dünya beni ciddiye almak ZORUNDA kalacak!
Teresa: İşteki ilk önceliğim neydi benim? Kişisel bir yardımcıya ihtiyacım olacak ve... Ernest'in ofisini yeniden döşeteceğim...
Amy: Bu... kulağa oldukça hırslı bir başlangıç gibi geliyor, Bayan Turing... Haklısın <İsim>, gitsek iyi olacak.
Teresa: Lütfen teşekkür niyetine bunları kabul et <Rütbe> <İsim>. Yapabileceğim en son şey bu!

Daha sonra ofiste...
Amy: Seni bilmem <İsim> ama, ben şahsen Meteor Systems'ın yeni CEO'su Teresa Turing ile pek emin ellerde olduğuna inanmıyorum...
Amy: Gelişim Vadisinde tuhaf bir şeyler oluyor ama ne olduğunu tam olarak kestiremiyorum... Ve buradaki bir sürü zeki insanı alt etmekte kolay olmayacak...
Amy: Ama senin meydanı boş bırakmayacağını biliyorum <İsim>! Bu yüksek teknolojinin hüküm sürdüğü harikalar diyarında ki gizemli entrikalarının dibine ineceğiz, eminim!

Also on Fandom

Random Wiki