FANDOM


Vaka Diyaloglar
Aramızdakikatil

CRIMINAL CASE'TE GEÇEN BÖLÜM...
Frank Knight: Danny, işin arkasında Louis De Rico'ya emir veren bir beynin olduğunu biliyoruz... Kim olduğunu öğrenmek istiyoruz!
Danny Moto: <Rütbe> <İsim>, çok yakından tanıdığın birisi bu... Büyük soygunla ilgili olarak elinize geçen her ipucunu Louis'ye hemen haber veren biri...
Danny: Hücredeyken onun adını söyleyemem. <Rütbe> <İsim>, beni karakola götürürsen konuşurum!
Frank: <İsim>, ben bu zibidiye güvenmiyorum. Sen önden karakola gidip Andrea'ya durumu bildirir misin? Ben de Danny efendiye eşlik edeyim.

-Günümüz...-
Andrea Marquez: <İsim>, umarım aradığımız yanıtlar Danny'de vardır. Mennagio soygununun arkasında kimin olduğunu bulmamız gerek...
Andrea: Ayrıca kumarhanenin kasasındaki plütonyumu çalanın da o olup olmadığını öğrenmeliyiz!
Andrea: Frank'in, Danny'ye tek başına eşlik etme fikrinden hoşlanmadım. Telsizle ona ulaşmaya çalışacağım...
Andrea: Frank, beni duyuyor musun? Neredesin?
Frank: Seni duyuyorum Andrea. Barajın üzerinden geçiyoruz, 10 dakika sonra oradayız. Tabii mızmız yolcumuz BİR DAHA çiş molası istemezse!
Frank: Bu da... LAN! Dur, yapa...
Andrea: Frank? FRANK?! Neler oluyor?! Cevap ver!
Andrea: Telsiz kesildi... <İsim>, yoksa...
Andrea: Frank barajın üzerinden geçtiklerini söyledi! Amy'yi de yanına alıp bir an önce oraya gidin!

1. Bölüm

İncele: Hidroelektrik Baraj.
Amy Young: Frank?! Frank, neredesin?
Amy: <İsim>, onu görebiliyor musun?! Allah'ım, umarım iyidir!
Frank Knight: Of, bağırmasana kızım! Başım zaten kazan gibi...
Amy: Frank, hayattasın!! Of, ne kadar mutluyum anlatamam!
Amy: Ama Danny... Danny ölmüş! Frank, neler oldu burada?! Danny'yi kim öldürdü?
Frank: Hatırladığım tek şey lastiklerin patladığı ve birisinin beni bayılttığı!
Amy: <İsim> haklı Frank. Kusura bakma ama seni sorgulamak zorundayız. Tek tanık sensin.
Amy: İyi düşündün <İsim>, Danny'nin cesedini Roxie'ye gönderelim, bakalım bize neler söyleyecek.
Amy: Bir yol tuzağı mı buldun... Haklısın, katil arabanın lastiklerini patlatmak için bunu kullanmış olmalı!
Amy: Üzerinde bir tür madde var... Bir örnek alalım <İsim>!
Amy: Danny'yi öldüren her kimse polis aracına saldıracak kadar gözü dönmüş demektir. Kesin olan şey, karşımızda gizleyecek bir şeyi ve kaybedecek hiçbir şeyi olmayan bir katil var!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Roxie Sparks: Vay be <İsim>, bu cinayet şok edici! Yani, baya elektrikli!
Amy: Danny elektrikle mi öldürüldü demek istiyorsun? İyi de neyle?
Roxie: Göğsündeki yanık izlerine bakılırsa, sersemletme tabancası ile öldürülmüş!
Amy: Sersemletme tabancası mı? Ama bu silahlar insanları ÖLDÜRMEZ ki?
Roxie: İşin süper yanı da bu! Katil sersemletme tabancasıyla oynayarak voltajı, bir insanı öldürecek seviyeye yükseltmiş olmalı!
Roxie: Elbette nasıl yaptığını anlamanız için gerçek cinayet silahını bulmanız gerek, ama kesin olan bir şey var; katil elektronik bilgisine sahip!
Amy: Aha! Katil, devre kartıyla ilgili her şeyi biliyor olabilir, ama kimse eski model bir cinayet soruşturmasını <İsim> kadar iyi yürütemez!

Frank Knight'la saldırı ve trafik kazası hakkında konuş.
Amy: Frank, <İsim> yanında, lütfen saldırıyla ilgili hatırladığın her şeyi ona anlat!
Frank: Ne olduğunu bilmiyorum ki. Danny ile barajın üzerinden arabayla geçiyorduk, sonra birden lastikler patladı!
Frank: Arabadan çıktığımda kimse yoktu. Sonra... başıma bir darbe aldım ve kendimden geçtim!
Amy: Danny, sana Louis'yi süreçten sürekli olarak haberdar eden o altıncı adamın kim olduğunu söyleyebilmiş miydi? Karakolda birisi mi?
Frank: Onu değil, ama başka bir şey söyledi. Soygun ekibinin, ekipmanlarından bazılarını Cennet Şehri Hurdalığına attığından bahsetti!
Frank: Madem katil soygunla alakalı, belki orada bir ipucu bulabilirsin! Yaralı bir dedektif için hiç de fena değilim, ha <İsim>?
Amy: Hem de hiç. Hadi <İsim>, gidip şu hurdalığa bir göz atalım!

İncele: Hurdalık.
Amy: Şu hurdalığa bak <İsim>! Eski kumarhanelerin ölmeye geldiği ve... görünüşe bakılırsa soygun ekibinin de ekipmanlarını attığı bir yere benziyor!
Amy: Çok iyi yakaladın! Bu evrak çantasının üzerinde kurbanın adı var! Açabilir misin? Bence açabilirsin!
Amy: Bulduğun bu tuhaf ahşap yığını da neyin nesi? Bir çeşit yapboz mu?
Amy: Haklısın! Danny bir matematik dehası, belki de bu onunla ilgilidir! Hadi parmak izi için pudralayalım!

İncele: Danny'nin Evrak Çantası.
Amy: Danny'nin evrak çantasında bulduğun bu kağıt parçasının üzerinde ne var <İsim>?
Amy: Bir makinenin süper karmaşık tasarımı gibi duruyor...
Amy: Notların bir çoğu silinmiş... Ama senin bunları bir çırpıda açığa çıkaracağından eminim <İsim>!

İncele: Silinmiş Plan.
Amy: Olamaz! Danny'nin evrak çantasında bulduğun çizim, plütonyum gerektiren bir makineye aitmiş!
Amy: Bunun Mennagio'nun kasasından çalınan plütonyumla bir ilgisi olabilir mi sence, <İsim>?
Amy: Elbette, haklısın. Bu kadar tesadüf akla yatkın değil! Bu çizim ve soygun birbirleriyle bağlantılı olmalı!
Amy: Çok iyi fikir, hadi bunu Hannah'ya gönderelim, bakalım tasarımla ilgili olarak bize neler söyleyebilecek!

Analiz et: Çizim Detayları.
Hannah Choi: <İsim> ben... ben hiçbir şey anlamıyorum. Bu çizimi nereden buldun?!
Amy: Kurbanın evrak çantasının içinde bulduk. Niye ki? Bu makinenin ne işe yaradığını biliyor musun?
Hannah: Şey... evet. Bu üzerinde çalıştığım bir proje...
Amy: Ne?! Yani bu çizim sana mı ait?
Hannah: Evet, ama Danny'nin evrak çantasında ne işi var anlamadım. Masamdaki çekmecede kilitli olması gerekiyordu! Kimse bunu bilmiyordu!
Amy: Ben... Hannah, <İsim> haklı, bunu göz ardı edemeyiz. Seni resmen sorgulamak zorundayız.

Hannah Choi'ye gizli projesini sor.
Amy: Hannah, neden plütonyum yapmayı gerektiren bir makine yapmayı planlıyordun? Ve tasarımı neden kurbanın evrak çantasında bulduk?
Hannah: Bakın, oraya nasır girdiği hakkında hiçbir fikrim yok! Danny... Danny sorgu için karakola geldiğinde onu çalmış olmalı!
Amy: Peki ya plütonyum? Kumarhane kasasından onu sen mi çaldın yoksa?
Hannah: Tabii ki hayır! Ben asla böyle bir şey yapmam <İsim>! Yasal olarak plütonyum elde etmek neredeyse imkansız ama çalmaya yeltenecek kadar da çıldırmadım!
Hannah: Ben bu makine üzerinde aylardır çalışıyorum. Yeni tip bir veri tabanı, o kadar güçlü ki doğru bir enerji kaynağıyla kullanıldığında, sorduğunuz tüm sorulara yanıt verebilecek!
Amy: Anlaşıldı, Hannah. Umarız Danny'nin ölümü veya plütonyum hırsızlığıyla alakalı olduğuna dair bir şey bulmayız... Ekipten birini tutuklamayı asla istemem!
(Hannah ile konuştuktan sonra)
Amy: <İsim>, ne düşüneceğimi bilmiyorum! Hannah'nın, makinesi için plütonyuma ihtiyacı varmış... Sırf ona ulaşmak için soygunu düzenlemiş olabilir mi?!
Amy Evet haklısın, Danny'nin suçlamalarının bizi bölmesine izin vermemeliyiz. Ekibimizden şüphelenmek için daha fazlası gerek!

İncele: Yapboz.
Amy: Harikasın! Hurdalıkta bulduğun o yapboz oyunundan parmak izi toplamayı başardın! Hadi bunları veri tabanına sokalım!

İncele: Parmak İzi.
Amy: Ne?! Bu mümkün değil! Hurdalıkta bulduğun yapboz oyunundaki parmak izleri Russell'a mı aşt çıktı?!
Amy: Bu bir hata olmalı! Russell'ın parmak izlerinin Danny'nin yapbozunda olmasının illaki mantıklı bir açıklaması vardır... Altıncı adamın Russell olması DIŞINDA bir açıklama!
Amy: Sanırım başka şansımız yok. Russell'ı da sorgulamamız gerek. Mutlaka mantıklı bir açıklaması vardır!

Russell Crane'e yapboz oyununda görülen parmak izlerini sor.
Amy: Russell, biz bu yapbozu bulduk da... Sanırım kurbana aitmiş... Üzerinde senin parmak izlerinin ne işi var peki?
Russell Crane: Ah, demek buldunuz... Pekala, gizleyecek bir şeyim yok. Bu Danny'nin bana bir hediyesi!
Amy: Hediye mi? Yani kurbanı tanıyor muydun?!
Russell: Arkadaş falan değildik. Danny'yle ilk kez sen onu sorguladığında karşılaştık. <İsim>. Hayatımda gördüğüm en zeki insandı ki ben bunu söylüyorsam bir anlamı vardır.
Russell: Lafladık, karakoldan ayrılmadan önce bana test olsun diye bu yapbozu verdi. İki dakikada çözdüm ama sonra aklımdan çıktı!
Amy: Ve bir şekilde şehrin öteki tarafındaki bir hurdalıkta bulduğumuz Danny'nin evrak çantasından çıktı... Russell, bize her şeyi anlattığından emin misin?
Russell: Amy, boşuna kafanı yorma. Benim Danny'nin ölümüyle hiçbir ilgim yok <İsim>, ama vakayı çözmenizi merakla bekleyeceğim!

İncele: Yol Tuzağı.
Amy: Cinayet mahallinde bulduğun yol tuzağından iyi bir örnek almayı başardın <İsim>. Hadi bunu Yann'a gönderelim!

Analiz et: Bilinmeyen Madde.
Yann Toussaint: Bana getirdiğin madde o kadar güçlüydü ki pencerelerden birini açmak zorunda kaldım <İsim>!
Yann: Görünüşe bakılırsa bu madde viskiymiş, oldukça sert ve pahalı bir tür. Nerede buldunuz?
Amy: Katilin, Frank'in aracını durdurmakta kullandığı yol tuzağının üzerinde.
Yann: O zaman bunun tek açıklaması var! Aradığınız katil viski içiyor!
Amy: Haha! Ya o ya da katil Frank! Onun viskiyi ne kadar çok sevdiğini biliyoruz!
Amy: Affedersin <İsim>, hiç komik değildi... Neyse, sen işin peşinde olduğuna göre artık katil çok fazla viski içemeyecek!

Daha sonra ofiste...
Amy: Ne acayip bir sabah! Bir kaç saat önce Danny, soygunun altıncı adamının kim olduğunu söylemek için buraya geliyordu. Şimdi onun cinayetini araştırıyoruz!
Amy: Bulduğumuz tüm ipuçları da ekip arkadaşlarımızı hedef gösteriyor! Danny'yi karakola arabayla getiren Frank'ti, ama onu bayılttılar...
Amy: Hannah'nın bir suça dahil olmuş olması mümkün değil! Yeni veri tabanı için plütonyum arayışındaydı ve kasadan da plütonyum çalındı ama... bu sadece bir tesadüf!
Amy: Ve zavallı Russell, kendini bu vakanın içinde buldu. Kurbandan bir hediye almışsa ne olmuş? Bunun nesi yanlış ki?!
Amy: Tüm bunlar, Louis De Rico'ya karakoldan birinin bilgi ulaştırdığıyla ilgili olarak Danny'nin doğruyu söylediği konusunda beni endişelendiriyor...
Amy: Hayır. Bu çok saçma. Emniyetten hiç kimse bu işin içinde olamaz!
Andrea Marquez: <İsim>, cephanelikte bir yol tuzağının eksildiğine dair rapor aldım. Suç mahallinde bunlardan bir tane bulmamış mıydın?!
Amy: Evet, ama... Bizim bulduğumuz yol tuzağı, aracı durdurmak için katil tarafından kullanıldı, aynısı olamaz ki! Tabii eğer...
Andrea: Katilin cephaneliğimize erişim şansı yoksa. Bu da demek oluyor ki katil ekipten biri!

2. Bölüm

Andrea Marquez: <İsim>, sanırım gerçekle yüzleşmenin vakti geldi: Danny'nin katili her kimse emniyet içinden biri! Artık kimseye güvenemeyiz!
Amy Young: Amirim, katilin Frank'in aracını durdurmakta kullandığı yol tuzağının cephaneliğimizden geldiğini biliyorum, ama...ekipten birinin bizi bu şekilde aldatacağına inanamıyorum!
Andrea: Hiçbir şeyi şansa bırakamayız! Özellikle Danny soygunun altıncı adamının polis olduğunu ima etmişken! Büyük bir ihtimalle bu sırrı korumak için Danny'yi öldürdü!
Amy: <İsim>, bu baskıya nasıl dayanacağım bilmiyorum! Ekibimizin bu olayla ilgisi olmadığını kanıtlamanın bir yolunu bulmalıyız!
Andrea: İşe cephaneliğe giderek başlayalım, katilin yol tuzağını almak için oraya gittiğini biliyoruz. Her taşın altına bakalım!

İncele: Polis Silah Deposu.
Amy: Kendi cephaneliğimizi aramak çok tuhaf! Katilin buraya yaptığı ziyaretle ilgili bir şey bulabildin mi <İsim>?
Amy: Katılıyorum, bu kırık parçalar buraya ait durmuyor. Hadi bunları toparlayalım!
Amy: İyi de bu şifreli silah kasası neden ilgini çekti <İsim>? Cephanelik zaten silahla dolu!
Amy: Ah, anladım, kilit hasar görmüş. Eminim şifresini ezbere biliyorsundur, o yüzden açma işini sana bırakıyorum.

İncele: Kırık Parçalar.
Amy: Demek cephanelikte bulduğun bu kırık parçalar bu küçük kafatasına aitmiş. Ne tuhaf, bunu sanki daha önce görmüştüm...
Amy: İnanamıyorum! Haklısın! Roxie'nin tıpkı bunun gibi bir kolyesi var! Acaba... bu onun mudur?!
Amy: İyi de Roxie'nin cephanelikte ne işi varmış? Adli tabipler silah taşımaz ki!
Amy: <İsim>, görünüşe bakılırsa Roxie'yi şüpheliler listesine eklememiz gerekiyor... Hadi gidip konuşalım onunla!

Roxie Sparks'a kolyesinin cephanelikte ne aradığını sor.
Roxie Sparks: <İsim>, harikasın, demek kolye mi buldun! Her gün aynı şeyi giyiyorum, o yüzden tüm elbiselerimin yedeği var! Nerede buldun?
Amy: Cephanelikte bulduk. Şey... Roxie... Üzgünüm ama artık soruşturmada şüpheli durumundasın. Çünkü katil cephaneliğe gizlice girip...
Roxie: O geri zekalının cinayetinin şüphelisi miyim yani? Sırf cephaneliğe gittim diye hemde?!
Roxie: <İsim>, yaptığın soruşturmalarda bana yalnızca bir ceset gönderiyorsun! Benim de çok fazla boş zamanım var, o yüzden arada bir cephaneliğe gidip... kestiriyorum. Hepsi bu!
Amy: Roxie! Bu doğru bile olsa, hiç profesyonelce bir hareket değil!
Amy: Neyse, başka şansımız yok. Soruşturma bitene kadar emniyetten ayrılman gerekiyor.
Roxie: Peki ama otopsileri kim gerçekleştirecek?! Kim soğuk espriler yapacak?! Benimle ilgili olarak çok fena yanılıyorsun <İsim>!

İncele: Şifreli Silah Kasası.
Amy: Şifreli silah kasasını açmayı başardın! İçinden bir şey çıktı mı?
Amy: Bir sersemletme tabancası eksik! Katilin, Danny'yi öldürürken bir sersemletme tabancası kullandığını biliyoruz!
Amy: Yol tuzağını da buradan çaldığına göre... Pekala bu silahı da çalmış olabilir!
Amy: Kasanın dibinde bir şey mi buldun? Altın bir para mı?!
Amy: Hehe! Katil bir altın para bırakmış! İlk hatası! Hadi bunu derhal...
Amy: Dur biraz, ekibin yarısı şüpheli. Bunu kime göndereceğiz?!
Amy: Belki Yann bu paradan bir şeyler öğrenmeyi başarır! Umarım ona güvenebiliriz!

Analiz et: Altın Para.
Yann Toussaint: <İsim>, sana kötü haberlerim var...
Amy: Yann, seninde bu soruşturmada şüpheli olduğunu söyleme! Bunu kaldıramam!
Yann: Hayır, ama altın paradan hiçbir şey bulamadım <İsim>. Beceriksizin tekiyim!
Amy: Endişelenme Yann! <İsim> sana yardım edebilir! Birlikte düşünelim. Russell olsa ne yapardı? Sence paranın üstündeki "M" ne demek?
Amy: <İsim> haklı! "M", Mennagio Kumarhanesinin logosu! Soygun çetesinin soyduğu yer!
Yann: O zaman bu alelade bir altın para değil... bu bir kumar fişi! Bu da demek oluyor ki...
Amy: Katil kumar oynuyor! Gördün mü Yann? <İsim> yanımızda olduğu sürece her şeyi başarabiliriz!
(Analiz sonrası)
Amy: <İsim> kimseye güvenemiyor oluşumuzdan nefret ediyorum! Of, Yann'ın söylediklerine bile güvenmememiz gerek belki!
Amy: Haklısın, karakoldan uzaklaşmak bana iyi gelecek. Hadi hurdalığa geri dönelim, belki vakayla ilgili önemli bir ipucunu gözden kaçırmışızdır!

İncele: Kırık Kumarhane Tabelaları.
Amy: Bunda hiç şüphe yok. Soygun çetesi, malzemelerini almak için bu hurdalığı kullanmış! Bulduğun şu ekipman çantasına bak! Hadi içini arayalım!
Amy: Bulduğun kağıt parçasının üzerinde kurbanın bir fotoğrafı var! Ne yazıyor başka?
Amy: "Şüpheli Suç Kaydı" mı? Anladım! Bu Danny'ye, Louis De Rico cinayeti nedeniyle resmen tutuklandığında yüklenen suçlar listesi! İyi de burada ne işi var?!
Amy: Haklısın, burada başka bir şey daha yazıyor. Pudra takımını getireyim de daha yakından bak!

İncele: Suç Kaydı.
Amy: Danny'nin suç kaydındaki mesajda neler yazıyor: "Çeneni kapat, yoksa sen bilirsin!". <İsim>, birisi kurbanı tehdit etmiş!
Amy: İyi de bunu kim yazmış olabilir? Bu kağıdı, sanıktan başka gören tek kişi elbette tutuklamayı yapan... polis memuru...
Amy: Olamaz <İsim>, yoksa bu tehdidi Frank'mi yazdı?! Ama... Neden?!
Amy: Katılıyorum, doğruca Frank'in evine gidip ona bunu sormamız gerek! Umarım iyi bir açıklaması vardır!

Frank'e Danny'ye yazdığı tehdit mesajını sor.
Amy: İçine nasıl bir şeytan girdi de kurbana böyle bir tehdit mesajı yazabildin Frank?! Ondan "çenesini kapatmasını" istemek de nedir? Sana yakıştıramadım!
Frank Knight: Hay aksi, demek buldun! <İsim>, düşündüğün gibi değil!
Frank: Bak... Beni arayıp da Danny'nin "altıncı adamı" tanıdığını söylediğinde aklıma şu geldi.
Frank: Yani, belli ki bu adam emniyetten birisi ve ben de düşündüm ki... Birisinin bize çaktırmadan alttan iş çevirmesi garip değil mi sence de? <İsim> hiçbir şeyi kaçırmıyor çünkü!
Frank: Ben de... Ben de Danny'nin şey diyeceğini sandım... "Köstebek <İsim>"! Seni korumak istedim <İsim>! Danny'nin, kariyerini mahvetmesini istemedim!
Amy: Sen DELİRDİN mi?! <İsim>, suçlulara yardım mı ediyor sandın?! Herkes...
Frank: Ya tamam, bir önceki gece gittiğim poker partisi yüzünden akşamdan kalma olduğumu itiraf ediyorum. Ama... o zaman mantıklı gelmişti!
Amy: Frank, sana yemin ediyorum...
Karen Knight: Kim bağırıyor öyle Francis, yatağa gelmiyor musun?
Amy: Karen?! Ben... Ben... Siz tekrar bir araya mı geldiniz?!
Karen: Evet! Tıpkı eski günlerdeki gibi. Tek farkı Francis'in eski Chevy'sinde değil de emniyetin cephaneliğinde sevişiyoruz!
Amy: Emniyetin cephaneliğinde... ilişki mi yaşıyordunuz?! Orası bir suç mahalli! Karen, <İsim> bu konuda seninle konuşmak istiyor!
Karen: Peki! Francis, git ve yatağı ısıt!

Karen Knight'a cephanelikte ne işi olduğunu sor.
Amy: Seni elbiselerinle görmek ne güzel Karen. Sen ve Frank, "takılmak" amacıyla ne zamandır emniyetin cephaneliğini kullanıyorsunuz?
Karen Knight: Bu kişisel bir soru!
Amy: Bak, Danny'nin katili cephaneliğimizden birkaç malzeme çaldı. Biz bunu yapanın bir polis memuru olduğunu sandık, ama eğer siz böyle gizlice oraya giriyorsanız...
Karen: Ben hayatım boyunca ne bir şey çaldım ne de birini öldürdüm!
Amy: Yani birdenbire Frank'e geri dönmeye mi karar verdin? Buna asla inanmam! Karakola girmek için onu kullandın, değil mi?
Karen: Aşk çok sihirli bir duygu, sen de tadına bakmalısın. Francis, <Rütbe> <İsim> ile çalıştığından beri çok değişti. Çok düşünceli biri oldu.
Karen: Francis ev işlerinde bile yardım ediyor artık, küçük elektronik aletleri onarıyor. Elbette bunu bende yapabilirim ama niyeti yeter.
Karen: Yoğun iş gününün ardından, eve bir kadeh viski ve beni uğraştırmayan bir erkekle karşılaşmak mükemmel!
Karen: Beni istediğin şeyle suçla <İsim>. Ama beni Francis'i sevmemekle suçlayamazsın. Onun için her şeyi yaparım!

İncele: Soygun Ekipmanı.
Amy: Soygun ekipmanının içinde bir kağıt parçası mı buldun? Neymiş? Gizli bir plan mı? İtiraf mı?!
Amy: Aaa... Bir çeşit grafik. Ama yanında da bir takım insanlar var. Bunlar yakaladığın katiller değil mi <İsim>?
Amy: Bak, bu Şeyh Faisal! Bu da Jeremy Bowman, hatırladın mı? Bir striptizciyi öldürmüştü!
Amy: Görünüşe bakılırsa birisi eski vakaları inceliyor! İyi de neden?
Amy: Burada yazılı başka şeyler mi var? O zaman bir an önce temizle de bunun ne anlama geldiğini öğrenelim!

İncele: Grafik.
Amy: Hurdalıkta bulduğun o grafik daha da garipleşmeye başladı. Üzerinde kurbanın fotoğrafı varmış!
Amy: Bir de not var: "ARB x y x DB7 = bu anormallik silinmeli"!
Amy: <İsim>, bu bir ölüm tehdidi mi?! Birisi Danny'yi "silmeyi" mi planlıyormuş?
Amy: Bu grafikle ilgili daha fazla bilgiye sahip olmalıyız!... Umarım Yann matematikte iyidir!

Analiz et: Grafik Notları.
Yann: <İsim>, bana işkence mi etmek istiyorsun?! Lütfen ekibi toparla, hurdalıkta bulduğun bu grafikten zar zor bir şeyler çıkartabildim!
Yann: Tek yapabildiğim şey "ARB"nin açılımının "Yineleyen Anormal Davranış" olduğunu bulmak oldu, bir adli psikoloji terimiymiş...
Amy: Yoksa bu grafiğin Russell'a mı ait olduğunu söylemeye çalışıyorsun?!
Yann: Üzgünüm Amy. Evet, gerçekten de gidip Russell'la bu konu hakkında konuşmalısınız.

Russell'a tuhaf grafiği sor.
Amy: Russell, bu grafik ne anlama geliyor? Gerçekten Danny'yi "silmek" mi istedin?!
Russell Crane: Demek başyapıtımı buldun! Katilleri, daha cinayet işlemeden yakalamamızı sağlayacak bir algoritma üzerine çalışıyorum!
Russell: Ama işte Danny çıkıp her şeyi mahvetti! Gördüğünüz gibi, bu profile uymuyor. Onun değerleri normal eğrinin çok dışında kalıyor!
Russell: Değerleri düzeltmek için her şeyi denedim. Sorunu çözmek için yepyeni bir elektronik cihaz bile yaptım. Ama hiçbir işe yaramadı!
Russell: Bu nedenle bir süre kendime olan güvenimi kaybettim. Ama Cennet Şehri'nde viski ve ruletle geçen bir gecenin çözemeyeceği hiçbir şey yok!
Russell: İyi haberse, artık Danny öldüğü için, onun değerlerini gözardı edebilirim! Güzel grafiğim çalışıyor!
Amy: Ne?! Genç bir çocuk öldü ve senin umurunda olan tek şey aptal araştırmanın değerleri mi? Bunun seni ne kadar şüpheli yaptığının farkında değil misin?! Bunun beni nasıl etkilediğinin farkında değil misin?!
Russell: Hiçbir şey anlamadım. Bunun SENİNLE ne ilgisi var ki?
Amy: Dahisin dahi olmasına ama, hayatımda gördüğüm en aptal adamsın. <İsim>, hadi gidelim...

Daha sonra ofiste...
Amy: <İsim>, Danny'nin katili ekibimizden biri, ama kim?! Dostlarımızdan birinin bunu yapmış olmasına inanamıyorum!
Amy: Evet, Russell sırf araştırma verileri tutarlı olsun diye Danny'nin ölmesini istemiş, ama bu yüzden birisini asla öldürmez... değil mi?
Amy: Frank'te Danny'yi sadece seni korumak için tehdit ettiğini iddia ediyor <İsim>. Bu çok aptalca, mutlaka yalan söylüyor!
Amy: Acaba eski karısı onun davranışlarını etkiliyor olmasın? O kadına güvenmiyorum!
Hannah Choi: <İsim>, bir konu hakkında konuşmamız gerek.
Amy: Hannah! Burada ne arıyorsun? Sen bir şüphelisin, buraya gelemezsin!
Hannah: Mesele de bu... İtiraf etmeye geldim.
Hannah: <İsim>, soygun ekibine yardım eden kişi benim. Altıncı adam benim!

3. Bölüm

Hannah Choi: <İsim>, bir konu hakkında konuşmamız gerek.
Amy Young: Hannah! Burada olmaman gerek! Sen Danny'nin cinayeti soruşturmasında şüphelisin, bu vakayı çözene kadar burayı terk etmelisin!
Hannah: Mesele de bu. Soygun ekibine yardım eden kişi benim. Danny'nin bahsettiği "altıncı adam" benim!
Amy: Ne?! Hannah, suçluların bir kumarhaneyi soymalarına yardım mı ettin yani?!
Amy: Sakın Danny'yi öldürdüğünü söyleme!
Hannah: Tabii ki hayır! Ben kimseyi öldüremem!
Amy: Artık burama kadar geldi! Aylar boyunca güvendiğimiz insanlar bize ihanet ediyor!
Amy: Hannah, suça yardım ve yataklık yapmaktan tutuklusun. <İsim> birazdan seni sorgulayacak!
Amy: Bu vaka gitgide çığırından çıkıyor! <İsim>, sanırım cephaneliğe gidip silahlarımızı almalıyız. Madem kimseye güvenemiyoruz, her şeye hazırlıklı olmalıyız!

Hannah'yı soygun çetesine yardım konusunda sorgula.
Amy: Hannah, lütfen soruşturmamızı soygun çetesine haber veren köstebeğin sen olmadığını söyle bize!
Hannah Choi: Benim... Onlara ben yardım ettim ve çok özür dilerim!
Hannah: Birkaç hafta önceydi. Sohbet odalarından birinde, elektroniğin neden kuantum fiziğinden daha eğlenceli olduğu konusunda başka bir hacker'la tartışırken anonim bir kullanıcı sohbete dahil oldu.
Hannah: Bu anonim kullanıcı sözde kırılması mümkün olmayan bir kumarhane güvenlik şifresi yayınladı. Kullanıcıları test ediyordu ve bende kırmayı başardım!
Hannah: Ama sonra <İsim>, soygun çetesini soruşturmaya başladı ve...
Amy: Anonim kullanıcının Danny olduğunu fark ettin! Mennagio'nun güvenlik şifresini sana kırdırmış oldu yani! Hannah, çok salaksın!
Hannah: Kodun gerçek olduğunu bilmiyordum ki! Mahvoldum... Yemek yiyemedim, uyuyamadım... Online poker bağımlılığım tekrar başladı!
Hannah: Başımdan geçen onca şeyden sonra... Sabıkalarımı gündeme getiren Danny'den nefret ettim. Yalan söyleyecek değilim, öldüğünü duyunca üzülmedim!
Amy: Ve intikam en güçlü güdülerden birisidir... Kusura bakma ama katilin sen olmadığından emin olana kadar nezarette kalacaksın!

İncele: Şifreli Silah Kasası.
Amy: <İsim>, silahımı aldım! Katille ilgili bir şeyler bulabildin mi?
Amy: Haklısın, bulduğun bu klasör dolabı kırılarak açılmış! Hadi içine bakalım!
Amy: Cephanelikte menünün ne işi var?! Dur biraz, ön kısmında Mennagio'nun amblemi var! Hadi açalım!
Amy: İçinde bir mesaj var: Diyor ki: "Louis, lütfen bu soygunu yapma! Sen ölürsen ben ne yaparım bilmiyorum..."
Amy: <İsim>, bu mesaj Louis De Rico'ya yazılmış! Belli ki birisi ona fena şekilde tutkunmuş...
Amy: Bu mesajı her kim yazdıysa, Louis'yi öldürdüğü için Danny'den intikam almak istemiş olabilir mi?!
Amy: Çok iyi fikir! Mesajın altında bir rujlu öpücük var. Bundan bir örnek alabilirsen, mesajı kimin yazdığını öğrenebiliriz! Hadi acele edelim!

İncele: Klasör Dolabı.
Amy: <İsim>, birisi bu klasör dolabını kurcalamış! Bir önceki soruşturmalardan edindiğimiz tüm kanıtları karıştırmış!
Amy: Bunu yapan her kimse, bulduğun bu fotoğrafı parçalamış. Sence neyi gizlemeye çalışıyormuş?
Amy: Bu fotoğrafı bir an önce toparlamamız gerekiyor!

İncele: Paramparça Kağıt.
Amy: Cephanelikte bulduğun bu paramparça fotoğraf, Danny davasındaki eskizlerden biri çıktı! Bak, Yargıç Dante!
Amy: Peki Danny'nin tam arkasında oturan bu öfkeli kadın kim?... Haklısın, bu Karen! Danny'nin davasına mı katılmış?!
Amy: Bu kadının kıçına tekmeyi indirmek için sabırsızlanıyorum! Bir şeyler gizlediğini biliyordum! Hadi neymiş bulalım!

Karen'a Danny'nin mahkemesine neden katıldığını sor.
Amy: Karen! Danny'nin davasında ne işin olduğunu açıklayacak mısın yoksa seni şuracıkta tutuklayalım mı?!
Karen Knight: O eskizi parçalamanın onu senin karşına çıkarmaktan başka bir işe yaramayacağını bilmeliydim <İsim>.
Karen: Evet, Danny'nin davasına katıldım. Oraya Meteor Systems'i temsile gittim. Danny bizim yanımızda stajyer olarak çalışırdı.
Karen: En kötü elemanlardan biriydi: Her gün işe geç kalırdı, kahvemi bir türlü doğru getirmezdi ve masada yüklü paranın olduğu poker gecesinde evimi arayıp fotokopi makinesi nasıl çalışıyor diye sordu!
Karen: Elbette onu kovdum. Salağın cinayetten tutuklandığını duyduğumda da şaşırmadım. Ama mahkemeye sırf Meteor Systems'ten bahsetmediğinden emin olmak için gittim. Yeterince kötü reklamımız oldu!
Karen: İnan bana <Rütbe> <İsim>, gerçeği söylüyorum! Bana sorarsan kendi ekibine daha yakından bakmalısın, o Russell denen adama hiç ısınamamıştım zaten, bir de Hannah'ya...
Amy: Daha da ileriye gidemez derken, kendini aşmaya devam ediyorsun Karen! Frank sana güveniyor olabilir, ama bir gözümüz senin üzerinde olacak!

İncele: Menü.
Amy: Harika, menüdeki rujdan bir örnek almayı başardın! Hadi bunu derhal Yann'a gönderelim!

Analiz et: Ruj.
Yann Toussaint: Nihayet! Yeteneklerime uygun bir analiz! Menüde bulduğun bu ruj, çölde karşıma çıkan su gibi geldi!
Yann: Ama tabii aldığım sonuçlar... çok korkunç.
Yann: Rujun markası "Alevli Dudaklar", ama içinde bir çok farklı maddeye de rastladım: Kahve, yüksek miktarda alkol, formaldehi...
Amy: Ne?! Rujda formaldehit mi buldun? Bu mumyalama ilacı değil mi?
Yann: Evet, cenazeciler ve... adli tabipler tarafından kullanılır.
Amy: Buna inanamıyorum! Roxie, neden suçlu olduğu bilinen insanlara neden rujlu öpücük gönderiyormuş?! <İsim>, onunla konuşmamız gerek!

Roxie'yle Louis De Rico ilişkisi hakkında konuş.
Amy: Biz dostuz, değil mi Roxie? Danny'nin öldürdüğü adamla ilişki yaşadığını itiraf etmeye ne dersin? Bizden bir şeyler mi gizliyorsun?
Roxie Sparks: Affedersin <İsim>, sana söylemem gerekiyordu ama... Ben ve Louis... gerçek aşkla bağlıydık!
Amy: Bir suçluyla aşk mı yaşıyordun? Nasıl yaparsın bunu?!
Roxie: Planlayarak yapmadım ki! Öyle birden... oluverdi. Aşk tuhaf bir şey.
Roxie: <İsim>, ben Amy gibi sarışın ve çıtı pıtı değilim, Russell gibi erkekler dizlerime kapanmıyor benim. Komik, iri bir kız olmak kolay değil. İnsan yalnızlaşıyor.
Roxie: Ama bir kaç hafta önce yirmibir oynamak için Mennagio Kumarhanesine gittim ve... orada biriyle tanıştım...

-Birkaç hafta öncesi...-
Roxie: Of şu barmen! Doğru dürüst içki bile dolduramıyor. İçtiğim öksürük şurupları daha alkollüydü be!
Louis De Rico: Affedersiniz, yanınız boş mu?
Roxie: Evet... Benim gibi, boş ve yalnız! Ne içersin, yakışıklı?
Louis: Artık bir şey içmeyeyim tatlım. Yeterince içtim. Hatta neredeyse geri dönüşü olmayan içkiye ulaştım denilebilir...
Roxie: "Geri dönüşü olmayan içki"... Aman Allah'ım! Kelime oyunlarını sen de sever misin?!
Louis: Sevmek mi? BAYILIRIM, hem onlara hem de onu yapan kadınlara!

-Günümüz...-
Roxie: Birlikte benim evime gittik. Çok kibardı, çok komikti. Evet, o bir hırsız: Kalbimi çaldı!
Amy: Ama Roxie... Bir suçluyla nasıl çıkarsın? Sonunun iyi olmayacağını bilmiyor muydun?
Roxie: Bu şekilde biteceğini bilmiyordum tabii... Louis'nin Danny tarafından öldürüleceğini! O çocuk tüm mutluluğumu, umutlarımı çaldı benim!
Amy: Roxie, intikam için Danny'yi öldürmediğin konusunda sana inanmayı çok isterim. Bu soruşturma sırları bir bir ortaya döküyor... Umarım artık bir şey gizlemiyorsundur.

Daha sonra ofiste...
Amy: <İsim>, işler iyice çığırından çıkmaya başladı! Hannah, soyguna yardımdan tutuklandı...
Amy: Roxie bir suçluya aşıkmış...
Amy: <İsim>, ben artık ekibimizi tanımakta bile güçlük çekiyorum!
Andrea Marquez: <İsim>, haberler kötü! Cinayetin gerçekleştiği barajda çalışan mühendisler acil durum kapaklarını açmak üzere. Suç mahalli her an sularla kaplanabilir!
Amy: Ne? Kim bilir hangi kanıtları kaybedeceğiz! <İsim>, bir an önce baraja dönmemiz gerekiyor! Kaybedecek bir saniyemiz bile yok!

İncele: Kaza Geçirmiş Polis Arabası.
Amy: Hadi <İsim>, ne kadar çok vakit kaybedersek katili yakalama şansımız da o kadar azalır! Barajda bir şeyler bulabildin mi?!
Amy: Bir kaç kırık parça mı? Onları toparlamak senin için çocuk oyuncağı olsa gerek <İsim>. Hadi başlayalım!
Amy: Bu da ne?! Balıkçılık ekipmanları mı?! Elimizde ölmüş bir muhbir var, ekibimizin içine bir "köstebek" dadanmış, katil ortalıkta dolaşıyor ve sen yemek peşinde misin?!?!
Amy: Affedersin! Haklısın, bu ekipmanın içine gizlenmiş bir şeyler olabilir! Hadi bir göz atalım, hemen!

İncele: Balıkçılık Kutusu.
Amy: İyi işti <İsim>! Suç mahallindeki balıkçılık ekipmanında bir sersemletme tabancası buldun!
Amy: Katilin, Danny'yi öldürmekte kullandığı sersemletme tabancası olmalı! <İsim>, cinayet silahını buldun!
Amy: Tabancanın üzerinde bir miktar kan var. Bu, vakanın hayati ipucu olabilir! Hadi, bir örnek alalım!

İncele: Sersemletme Tabancası.
Amy: Acele edelim <İsim>! Cinayet silahında bulduğun kanı bir an önce Yann'a göndermeliyiz!

Analiz et: Kan.
Yann: Bitiş çizgisine çok yaklaştığını biliyorum <İsim>, o yüzden kısa keseceğim.
Yann: Cinayet silahından alıp getirdiğin kan örneği, balıkçılık ekipmanındaki türlü maddeler yüzünden kirlenmiş durumdaydı: Kurt parçacıkları, su, yem...
Amy: Özet geç Yann. Kısa keseceğim demiştin!
Yann: Şey, bu kandan öğrendiğim tek şey katilin kan grubunun A+ olduğu!
Amy: Tutuklama için yeterli bile! Neredeyse bitirdik <İsim>. Hiç bu kadar gergin olduğumu hatırlamıyorum ama bu işi sonlandırmamız gerek!

İncele: Kırık Parçalar.
Amy: Bulduğun bu kırık parçaları birleştirince Gold Stag Viski şişesi oldu! Katilin, yol tuzağına viski döktüğünü biliyoruz! Bu şişe onun olmalı!
Amy: Çabuk ol <İsim>, bu şişeyi çok geç olmadan Yann'a gönderelim!

Analiz et: Viski Şişesi.
Amy: Yann, <İsim> cinayet mahallinde bu viski şişesini buldu. Haklı mıymışız, bu şişe katile mi ait?
Yann: Galiba öyle. Parçacıkların şekline bakarsak şişe kazara parçalanmış. Oldukça sert ve yuvarlak bir şeye vurularak parçalanmış!
Amy: Yani Frank'in başı mı demek istiyorsun?! <İsim>, katil cinayet mahallinde Frank'i viski şişesiyle mi bayıltmış yani?! Çelişkiye gel!
Yann: Neyse ki bayıltmış. Katilin elleri terliymiş, bu sayede şişenin ağzından, yani katilin elle tuttuğu yerden DNA örneği almayı başardım!
Yann: DNA eksikti, ama yine de katilin cinsiyetini belirlememe yetti. <İsim>... peşinde olduğun kişi bir erkek!
Amy: Demek katil bir erkek! Allah'ım, bu demek oluyor ki... ya Frank ya da... olamaz, olamaz!!!
Amy: <İsim>, Danny'nin katilini yakalamaya çok yaklaştık, ama kendimi hiç bu kadar üzgün hissetmemiştim!

Amy: <İsim>, Danny'yi kimin öldürdüğünü artık biliyorsun, değil mi? Hayır, söyleme! Ben... ekibimizin masum olduğuna bir süre daha inanmak istiyorum.
Amy: Evet, biliyorum, kanun her şeyin üzerinde olmalı. O zaman, hadi katili tutuklayalım.

Katili Tutukla.
Amy: Biz... Tekrardan Frank'in evine geldik. Yani bu demek oluyor ki...
Amy: Allah'a şükür, demek Danny'yi Russell öldürmedi! Öyle korkmuştum ki!
Amy: Aman Allah'ım, o zaman... Frank?! Sen... birini mi öldürdün?! Bunu nasıl YAPABİLDİN?!?!
Frank Knight: <İsim>, cidden birini öldürdüğüme inanmıyorsun, değil mi? Biz partneriz!
Amy: Frank, işimizi daha da zorlaştırma lütfen. Yol tuzağında viskinin izlerini bulduk, onun sen olduğunu biliyoruz!
Frank: Yapmayın! Beni tanıyorsunuz, ben hiç viskiyi döküp geri yalamamazlık eder miyim!
Amy: Bunu yapmış olduğuna inanamıyorum! Birini öldürmek için polisin malını çaldın! Birde arkanda poker fişini unuttun!
Frank: <İsim>, dinle beni! Masum olduğumu biliyorsun!
Amy: Kes artık Frank! Danny'yi öldürmekte kullandığın sersemletme tabancasında kanını bulduk!
Amy: Katilin sen olduğunu biliyoruz, bahse girerim altıncı adam da sensin! Hepimizi ALDATTIN!!!
Frank: Bu kadar ileri gitmeyi planlamamıştım! Birini öldürmek aklımın ucundan bile geçmezdi! İşler... kontrolümden çıktı!
Frank: Soygunu ben planlamadım! Ben sadece... <İsim> soruşturmayı yürütürken onlara tüyo verdim...
Frank: Cennet Şehrine ilk geldiğimizde Louis De Rico benimle bağlantıya geçti. <İsim> soruşturmayı yürütüyordu, o konuda benden bilgi istedi.
Frank: Bana para teklif etti. Hayal bile edemeyeceğimden çok para. Bir daha para sorunum olmayacak kadar! Ben de... Ben de <İsim> kumarhane soygunu soruşturmasını yaparken ona içeriden bilgi verdim...
Frank: Bu kadarla kalacak sanmıştım ama Louis yoklamaya devam etti! Ona her şeyi anlatmazsam <İsim> ile konuşup köstebek olduğunu söylerim dedi!
Frank: Louis öldürüldüğünde içim çok rahatladı! Her şeyin sona erdiğini sandım. Ama sonra Danny'yi tutukladığımızda o "altıncı adamdan" bahsetti... Ben de panikledim.
Frank: Hızlı düşünmem gerekiyordu, Danny sana her şeyi anlatacaktı. Hemen aklıma bir plan geldi.
Frank: Cephanelikten bir yol tuzağı ve bir de sersemletme tabancası çaldım, sonra da Danny'ye karakola kadar eşlik etme teklifini yaptım.
Frank: Andrea aradığında trafik kazası olmuş gibi yaptım. Sonra da... Danny'ye elektrik verdim. Çığlıkları hala kulaklarımdan gitmiyor...
Frank: Sonra da viski şişesini aldım ve <İsim> gelmeden az önce benden şüphelenmeyesiniz diye kendimi bayılttım.
Amy: Ve ekibin geri kalanını da işe bulaştırdın. Russell'ın araştırmasını, Roxie'nin kolyesini, Hannah'nın planını çalıp, kendini korumak için bunları uygun biçimde yerleştirdin!
Frank: Ne? Hayır! Ben böyle bir şey yapmadım! Asla yapmam!
Frank: Öyle utanıyorum ki! Böyle olsun istememiştim... Fena dibe battım. Durduramadım!
Amy: Louis De Rico'dan para aldığında durdurabilirdin. Sersemletme tabancasını ateşlediğinde durdurabilirdin. Arkadaşlarına ihanet ettiğinde durdurabilirdin.
Amy: İstediğin an durdurabilirdin. Ama durduramadın. Frank, cinayet, komplo ve gelmiş geçmiş en kötü polis olma suçlarından dolayı tutuklusun!

Yargıç Dante: Frank Knight, senin yasaları uygulaman gerekiyordu. Ama sen ne yaptın? Yeni alınmış çocuk oyuncağı gibi kırıp parçaladın. Söyleyecek bir şeyin var mı?
Frank: Yok, sayın Yargıç. Suçum sabit.
Dante: Ben de seni, şartlı tahliyesiz 40 yıla mahkum ediyorum.
Frank: Hak ettiğim buydu. Sizden çok öz...
Karen Knight: HERKES DURSUN! Kimse kıpırdamasın, yoksa amir gider!
Frank: Karen?! N'apıyorsun... Andrea'yı bırak! Ben suçluyum, suçlu olduğumu biliyorsun!
Karen: Kapa çeneni Francis, hemen buraya gel! Gidiyoruz! <İsim>, kocamı alıp şehirden defolup gidiyorum!
Amy: Cesedimi çiğnemen gerek!
Karen: Ah, şirin polis memuru. Beni durduracağını mı sanıyorsun? Elindeki şeyi nasıl kullanacağını biliyor musun ki?
Amy: Görmek ister misin?
Andrea Marquez: Amy! Dur! Bırak Frank gitsin. Onları kanun karşısına başka bir gün çıkartırız!
Amy: Ama... Ama Amirim...
Andrea: Bu bir emirdir!
Amy: Tamam...
Karen: Hadi Francis, buradan gidiyoruz. Bu arada unutmadan, <İsim>... Şu aradığın "altıncı adam" var ya. Onun kadın olacağı hiç aklından geçmedi mi acaba?

-Bikaç dakika sonra...-
Amy: Amirim, iyi misiniz?
Andrea: İyiyim.
Amy: Onu yakalayabilirdim. Onu durdurabilirdim!
Andrea: Hayır Amy, onun seviyesine inemeyiz. O kadın tam bir şeytan. Onu yakaladığımızda, ki yakalayacağız, onu canlı ele geçirmek istiyorum!
Amy: Peki ya Frank? O bir katil!
Andrea: Evet... Onu adalet karşısına çıkartacağız. Affedersin <İsim>, sanırım biraz yalnız kalmam gerekiyor. Bugün yaptıkların için çok teşekkür ederim.

-Daha sonra, mahkeme salonunun dışında...-
Russell Crane: Amy, orada çok cesurca davrandın.
Amy: Eee... Teşekkürler Russell, ama Karen ve Frank yine de kaçtı.
Russell: Kendine çok yüklenme. Ben Karen'a asla çıkışamazdım. Bana sorarsan, karşılaştığım en cesur polis sensin...
Russell: ...ve de en güzeli.
Amy: Russell, ben...
Russell: Pekala, sanırsam aylardır yapmak istediğim şeyi yapmanın vakti geldi...
*....*
Amy&Russell: Eee... Affedersin <İsim>... bizi biraz yalnız bırakabilir misin?

Büyük Soygun 6

Daha sonra karakolda...
Hannah Choi: <İsim>, bu doğru mu? Danny'yi Frank mi öldürdü?!
Roxie Sparks: Karen'da mahkeme salonundan kaçmasını mı sağladı?!
Amy Young: Evet. Kaçtılar.
Roxie: Buna inanamıyorum! <İsim>, aldatıldığına çok üzülmüş olmalısın!
Hannah: Düşünsene! Aylardır Frank'le çalışıyorduk ve en en başından beridir aslın...
Andrea Marquez: En başından beri değil! Ne olduysa Louis ile tanıştıktan sonra oldu. <İsim>, bu olayda Frank'in anlattığından daha fazlası olduğuna eminim. Onun soğukkanlılıkla bir insanı öldürmesi mümkün değil!
Hannah: Amirim... Ama itiraf etti. Ve adaletten kaçtı... Masum bir insan bunu yapmazdı ki...
Andrea: Hakikati öğrenmenin tek yolu onları yakalamak. <İsim>, peşlerini bırakmayacağın konusunda sana güvenebilir miyim?
Amy: Elbette Amirim, Frank'i adaletin karşısına çıkaracağız, tabii Karen'ı da! <İsim>, belki baraja geri dönerek başlayabiliriz!
Andrea: İyi fikir. Ayrıca hurdalığa da bir göz atın. Karen'ın, aleyhine işleyecek kanıtları oraya atması muhtemel. Olay zaman aşımına uğramadan başlayın!

İncele: Hidroelektrik Baraj.
Amy: Ne Frank ne de Karen'a ait bir ize rastladım <İsim>... Sen bir şeyler bulabildin mi?
Amy: Bu tablet onlara ait olmalı mı diyorsun? Çabuk, kilidini açalım!

İncele: Kilitli Tablet.
Amy: İçgüdülerinde haklıymışsın <İsim>! Bu Karen'ın tableti olmalı! Hadi bunu Hannah'ya gönderelim, Karen'ın sırlarını bir çırpıda açığa çıkaracaktır!

Analiz et: Karen'ın Tableti.
Hannah: <İsim>, Karen zekiymiş. Barajda bulduğun bu tabletten tek bir gizli belge bile çıkmadı...
Hannah: Ancak... Alışveriş listesine benzeyen bir şey gözüme çarptı.
Amy: Alışveriş listesi mi? Frank bizi aldattı, Karen ile birlikte kaçak durumundalar ve sen bize alışveriş listesinden mi bahsediyorsun?!
Hannah: Bir dinle hele. Listede koruyucu başlık, su şişeleri, hazır gıda, güneş kremi vardı... Yani çöle yapılacak bir gezi için ihtiyaç duyacakları her şey!
Amy: Çöl mü? Yani Karen ile Frank, Ren Kanyonu'na mı kaçtılar diyorsun?
Hannah: Hayır, Ren Kanyonunda koruyucu ekipmana ihtiyaçları yok. Bence bildiğimiz Çöl bölgesine gittiler.
Amy: Çöl bölgesi mi?! Yani kuş uçmaz kervan geçmez toprak parçası mı?! Ama... oraya artık kimse gitmiyor ki, tüm bölge kapatıldı.
Hannah: Bu da orasını mükemmel bir saklanma yeri yapıyor! <İsim>, Roxie'den daha fazla bilgi edinebilirsin, oraya bir kaç kez gitti.

Roxie'den Çöl hakkında daha fazla bilgi iste.
Roxie: Karen ve Frank Çöl'e mi kaçtılar diyorsun <İsim>? Aslına bakarsan çok da mantıklı!
Roxie: Kuru havanın vücut bozukluklarına etkisi konulu tezim üzerinde çalışırken oraya gittim... Bölge çok tehlikeli. Devasa kum fırtınaları olur ve toprak da yıllardır süren deneyler yüzünden kirlenmiştir!
Roxie: Kapatılmış olmasına şaşmamalı. Frank ile Karen, orasının bakılacak en son yer olduğunu düşünmüş olmalı!
Amy: Evet ama Frank başına gelecekleri bilmeliydi. <İsim>, hakikati her zaman ortaya çıkartır!
Roxie: Dürüst olmak gerekirse, tüm bunları Frank'in yaptığına inanmıyorum.
Roxie: Ne dersin <İsim>, bu akşam hep beraber içmeye gidelim mi? Ekibin kaynaşmaya ihtiyacı var. Burada ilk kadehlere yetecek kadar para var!

İncele: Hurdalık.
Amy: Pekala <İsim>, bu kutunun içinde Frank ile Karen'ın planlarıyla ilgili ipucu bulabilirim diyorsan acele edip içindekilere bir an önce bakmalısın!

İncele: Elektronik Aletler Kutusu.
Amy: Kutuda bulduğun bu klasörde neyin nesi <İsim>? Hadi bunu açıp içinde ne varmış bakalım...
Amy: Allah, bu plütonyum değil mi?! Tüm bu yaşananlar arasında kumarhanedeki plütonyum hırsızlığını tamamen unutmuşum!
Amy: Katılıyorum <İsim>, Frank'in bununla ilgileneceğini sanmıyorum. Ama... Karen'ın ilgisini çekiyor olabilir! Hadi, silinmiş parçaları bir an önce açığa çıkaralım!

İncele: Silinmiş Dosya.
Amy: Açığa çıkardığın mesajda ene yazıyor? "Plan başarısız olmamalı!" Haklıymışız! "Plan" soygunu işaret ediyor olmalı. Bu da... onun asıl amacının plütonyumu almak olduğunu gösteriyor!
Amy: Katılıyorum, bu dosyayı Hannah'ya gönderelim de bakalım kağıtların kalanından neler öğrenebilecek!

Analiz et: Klasörün İçeriği.
Hannah: <İsim>, hurdalıkta bulduğun dosya muhteşemmiş! Soygunla ve plütonyum hırsızlığıyla ilgili tüm bilgileri içeriyor!
Hannah: Görünüşe bakılırsa her şeyin arkasında Karen varmış! Soruşturmanla ilgili bilgileri Frank sızdırmış olabilir ama asıl "altıncı adam" Karen'mış!
Hannah: Tüm soygunu dikkat dağıtmak için organize etmiş ki böylece Louis kumarhaneden plütonyumu çalabilsin. Tabii işler planladığı gibi gitmedi...
Amy: Çünkü Louis, plütonyuma erişemeden öldürüldü. Ama plütonyum yine de çalındı! Karen mı çaldı peki?
Hannah: Hayır. Dosyaya göre... Sen Louis'nin cinayetini araştırırken plütonyumu da Karen için Frank çalmış. Riskli bir plan, ama zekice. Ne de olsa kasaya seninle birlikte girdi <İsim>.
Amy: Buna inanamıyorum! Demek Frank... Frank bütün bunları gönüllü olarak mı yapmış?, Hırsızlık, cinayet?!
Amy: <İsim>, bu konuyla ilgili olarak Russell'la konuşmaya ne dersin? Yani... Sonuçta o bir profil uzmanı. Belki Frank'in bunları neden yaptığını açıklayabilir!
Hannah: Hı-hı, elbette. Hepimiz yeni sevgilini görmek istediğini biliyoruz. Tabii, herkes öpücüğü duydu.
Amy: Saçmalama Hannah. Hadi <İsim>, gidip Russell'ı görelim, bakalım Frank'in bunları ne sebeple yaptığını biliyor mu.

Russell'a Frank'i sor.
Russell Crane: Selam Amy. Ben de acaba akşam yemeğ...
Amy: Seninle yemeğe çıkmayı çok isterim ama şimdi değil. Öncelikle Frank'i yakalamamız gerek.
Russell: Elbette. <İsim>, eğer yapabileceğim bir şey varsa...
Amy: Karen'ın, Frank'i manipüle ettiğini ve onun aslında masum olduğunu söyleyebilirsin. Plütonyumu onun çaldığını biliyor musun?!
Russell: Ne yazık ki, özgür iradesiyle çaldığına eminim.
Russell: Frank'in en çok pişman olduğunu söylediği şey nedir? Ailesi. Karısını ve çocuklarını kaybettiği için kendisinden nefret ediyordu.
Russell: Bize ihanet ettikten sonra başına gelenlere bakın. Karen ona geri dönmekle kalmadı, kaçmasına yardım da etti!
Amy: Yani Frank'in tüm bunları, ailesine tekrar kavuşmak için isteyerek yaptığını mı düşünüyorsun?
Russell: Mümkün. Alacağı ödülün seni aldatmasına değeceğini düşünmüş <İsim>.
Russell: Gitmeden, izin verin de size hamburger ısmarlayayım. İkiniz de açlıktan her an bayılacakmış gibi duruyorsunuz!

Daha sonra karakolda...
Amy: <İsim>, Frank'in Karen tarafından manipüle edildiğine dair kanıt buluruz diye umuyordum ama görünüşe bakılırsa her şeyi isteyerek yapmış.
Amy: Neyse ki artık Karen'ın, kasadaki plütonyumun peşinde olduğunu biliyoruz! Acaba bununla ne yapmayı planlıyor?
Amy: Bu sorunun yanıtını bulmadan onları yakalayacağız. Ama senin sayende, şimdi Çöl'e gidiyoruz!
Amy: Haklısın, böyle tehlikeli bir yere hazırlıksız gidemeyiz. Bakalım Hannah bize yardım edebilir mi!

Hannah'dan yardım iste.
Hannah: Demek gidiyorsun, he <İsim>? Frank'in peşine mi düşüyorsun?
Amy: Başka şansımız var mı ki? Adaletten kaçmasına izin veremeyiz!
Hannah: Evet ama... Yani, cidden Çöl'e mi gideceksin? Bu delilik!
Amy: Plütonyumu kötü emelleri için kullanmadan önce Karen'ı durdurmamız gerek. Bize yardım edebilir misin, edemez misin?
Hannah: Aslına bakarsanız, edebilirim. Kısa süre önce, üzerinde çalışmak için son teknoloji ürünü bir kask siparişi vermiştim. Bunlar sizi Çöl'deki kum fırtınalarına ve kirliliğe karşı koruyacaktır.
Amy: Harikasın! <İsim>, hadi cephaneliğe inip bu kaskları alalım!

İncele: Polis Silah Deposu.
Amy: Hay lanet, bu kırık parçalar sence Hannah'nın bahsettiği kasklar mı?! Umarım onarmayı başarabilirsin!

İncele: Bozuk Aksesuar.
Amy: Harikasın <İsim>! Bu kask yeni gibi oldu!
Amy: Sanırım artık hazırız... Ama haklısın, ayrılmadan önce Roxie ile konuşmamız gerek. Daha önce Çöl'de bulunmuş tek kişi o, belki bize işe yarar tavsiyelerde bulunabilir!

Roxie'den Çöl kovalamacasına hazırlanma konusunda yardım iste.
Roxie: <İsim>, Çöl'ün zorlu hava şartlarına dayanabilmeniz için bu kasktan daha fazlasına ihtiyacınız var!
Amy: Bizde zaten bu yüzden buraya geldik. Bir tavsiyen var mı?
Roxie: Oraya GİTMEYİN demekten başka mı?
Roxie: Bol bol su götürün. Mümkün olduğunca kum fırtınalarından uzak durun. KAYBOLMAYIN, yoksa ölürsünüz.
Amy: Çok cesaretlendirici oldu. Teşekkürler Roxie.
Roxie: <İsim>, umarım her şey yolunda gider. O kaskla birlikte tulum giymeyi de unutma! Çöl'deki tüm pisliklere karşı seni koruyacaktır!

Daha sonra karakolda...
Andrea: <İsim>, raporunu okudum. Demek Frank ile Karen Çöl'e kaçtılar, öyle mi? Akıllarını kaybetmiş olmalılar!
Andrea: Onların peşinden gitme cesaretine hayranım. Ama uyarmadı deme, bu hiç de kolay bir görev değil. Daha önce hiç olmadığın kadar büyük bir tehlikenin içinde olacaksın.
Amy: Biliyoruz Amirim, ama yapmak zorundayız!
Andrea: Bol şans. Orada her ne olursa olsun... güvende kalmaya bak! Hadi artık git <İsim>, kaybedecek bir saniyemiz bile yok!

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Also on FANDOM

Random Wiki