Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Basit Bir Cinayet/Diyaloglar

< Basit Bir Cinayet

1.263pages on
this wiki
Add New Page
Comments6 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
İlkokulcinayeti.png


Jones: Alex! Bütün gece uçmuş gibi görünüyorsun! Matmazel King ile olan buluşmanın iyi geçmiş olması lazım!
Alex: Öff, yapmayın şunu! Rezil ötesiydi! Yemek sırasında bütün şarabı olduğu gibi üzerine döktüm, bu da yetmezmiş gibi kızı eve bırakırken az daha kedisini eziyordum!
Jones: Eee, neşelen biraz! İçimde bugün Grimsborough'da güzel bir gün olacağına dair bir his var. Güneş açmış, kuşlar türkü çığırıyorlar, yeni kapuçino makinemiz geldi ve...
Ramirez: Bir cinayet yaşandı! Grimsborough İlköğretim Okulunda yardımına ihtiyaçları var <Rütbe> <İsim>!
Ramirez: Az önce öğretmenlerden Bayan Honeycomb aradı. Sınıfında bir ceset bulmuş!
Jones: Öhh... Her şeyin fazla iyi gittiğini anlamalıydım. Allah rızası için kurbanın bir çocuk olduğunu söyleme, vallaha bu kadarını kaldıramam.
Ramirez: Yok, Allah'tan çocuk değil... Ama en az onun kadar berbat. Okula gittiğin zaman kendin görürsün, <Rütbe> <İsim>...

1. Bölüm

İncele: Sınıf.
Jones: Anam! Kurbanın boğazı ta omurgasına kadar kesilmiş! Allah'tan sağlam bir miden var <İsim>!
Jones: Şuraya bak, pasaporttaki kız kurbanımıza tıpatıp benziyor!
Jones: O zaman kızın adı... hay ben senin! Baskı solmuş. Ne yazdığını çıkartabilir misin <İsim>?
Jones: Ney?! Tabanca mı buldun?! Ama... kurbanın üzerinde her hangi bir kurşun yarası yok! Hadi şuna bir de yakından bakalım <İsim>!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Nathan: Harika, son cinayet kurbanımız masaya getirildiğinde tam da kahvaltımı yapıyordum! Ama pastırma keyfimi hiçbir şey bozamaz.... Mmmhh...
Jones: Iyy! Böyle bir durum söz konusu iken nasıl oluyor da pastırma düşünebiliyorsun Nathan?! Kurbanın içerisinde bulunduğu hali görmedin galiba?
Nathan: Gördüm, merak etme... Tabii hayatımda da bu kadar berbat bir şey daha görmedim. Ama her ceset gördüğümde yemeyi bıraksaydım eğer, Alex gibi kurur kalırdım!
Nathan: Hadi işe koyulalım: Kurbanın boynundaki son derece derin kesik, katilin kör bir bıçakla kafasını gövdesinden ayırmaya yeltendiğini gösteriyor.
Nathan: Resmi ölüm sebebini aşırı kan kaybı olarak kaydettim ama cinayet sahnesini kısmen canlandırabilmemi sağlayan bir şey buldum...
Nathan: Kurbanın kirpiklerinde salbütamol vardı... Bu, astım spreylerinde kullanılan kimyasaldır.
Nathan: Katil, kurbanı şaşırmak için gözüne astım spreyi sıkmış olmalı. Salbütamol, insanı bir anda kör eder. İsterseniz göstereyim...
Jones: Eehh, hayır, sağol Nathan! Öğrendiğimiz şey şu ki, aradığımız katil astım hastası!

İncele: Pasaport.
Jones: Pekala, pasaportta yazdığına göre kurbanımızın adı Irina Nemovska. Daha geçen hafta yirmi-birine girmiş...
Jones: ...üstelikte Rus vatandaşı! İyide genç bir Rus kızın Grimsborough İlkokulunda ne işi olur ki?
Jones: Haklısın <İsim>. Irina'nın cesedi Bayan Honeycomb'un sınıfında bulunmuştu, o zaman kendisi kurbanın buraya nasıl geldiğini de biliyor olmalı. Hadi onu bulalım.

İncele: Tabanca.
Jones: Harika <İsim>! Hadi tabancanın üzerinde bulduğun şu lifleri doğruca laboratuvara postalayalım! Belki bu tabancanın nasıl kurbanın dibinde bittiğini öğrenebiliriz!

Analiz et: Saç.
Grace: <Rütbe> <İsim> ile birlikte tabancada bulduğumuz iplikler, pelüş bir oyuncağa aitmiş. Tahminim bir oyuncak ayı olduğundan yana.
Jones: Oyuncak ayı mı? İyide ne tür bir ruh hastası tabancasını saklamak için bir oyuncak ayı kullanır ki?! Çok kullanışlı da değil hani!
Grace: Bir zahmet dahiyane yorumlarını kendine sakla, Jones... <Rütbe> <İsim>, tabancayı cesedin yanında buldu, değil mi?
Grace: Pekala, sanırsam katil, Irina'yı bu silahla vurmaya çalışmış. Tabii okula silahla giremeyeceği için de, bunu bir oyuncak ayının içine saklamış!
Jones: İyi de katil, onca zahmete girip içeriye silah soktuktan sonra neden Irina'yı bıçaklamak istesin ki?
Grace: Çünkü tabanca bozukmuş! Silahın ateşleme haznesinde bulduğum üretim hatası, silahın hiç bir işe yaramadığını gösteriyor.
Grace: Katil tabancanın kusurlu olduğunu fark ettiğinde de, cinayeti tamamlamak için en yakınındaki silahı kullanmış olmalı.
Jones: Yani bir oyuncak ayısı olan ve silahını kontrol etmeyi bile beceremeyen bir katil mi arıyoruz şimdi? Bu ne ya, katil 5 yaşında bir çocuk falan mı yoksa?

Bayan Honeycomb'a kurbanı tanıyıp tanımadığını sor.
Jenny: B-b-ben... ben hayatımda böyle korkunç bir şey daha görmedim! Allah'a şükür cesedi bulduğumda çocuklardan birisi yoktu...
Jenny: Allahım, Allahım... o görüntüyü kafamdan atamıyorum!
Jones: Bu durumun sizi ne kadar sarstığını biliyoruz Bayan Honeycomb, ama <Rütbe> <İsim> yardımınıza ihtiyaç duyuyor... Irina Nemovska isimli birisini tanır mıydınız?
Jenny: Hmm.. Bir düşüneyim, Irina, Irina... ah, evet. Şu buraya geçen sene taşınan sonradan görme Mills ailesine çocuk bakıcılığı yapıyordu.
Jenny: Grimsborough İlkokulunun pekte hitap ettiği tipler değiller ama, kızları en iyi öğrencim olmayı başardı!
Jones: Peki ya bakıcısı olan Irina? Onunla bir tanışıklığınız var mı?
Jenny: Eee, hayır, genellikle yabancı bakıcılardan uzak dururum... bana sorarsanız sadece evlere servis gelinlerin bir kademe üzerindeler!
(Jenny ile konuştuktan sonra)
Jones: İsmi kulağa hoş gelebilir ama, Bayan Honeycomb cidden insanlara karşı biraz fazla ön yargılı... hem de şokta olmasına rağmen!
Jones: Haklısın <İsim>, iyisi mi kurbanımızın bakıcılık yaptığı evi bir arayalım. Hadi Ramirez'den Mills evinin adresini bulmasını isteyelim.

Karakolda...
Ramirez: <Rütbe> <İsim>! Mills'lerin ev adreslerini buldum! Karakoldan yirmi dakikalık bir mesafede oturuyorlar!
Jones: Teşekkürler Ramirez. <Rütbe> <İsim>, istediğin zaman Mills'lerin evine gidebiliriz!

İncele: Kızın Yatak Odası.
(İncelemeden Önce)
Jones: Ahh, işte burası... kurbanımızın yaşadığı yer olan Mills evi!
Jones: Hmm, çok garip... giriş kapı ardına kadar açık fakat evde kimse yok gibi. Sence etrafı bir kolaçan edelim mi <İsim>?
Jones: Merhaba? Bay Mills... Bayan Mills...
Jones: Kimse yok muuuu?
Jones: Oyy! Şu ince ekran televizyona baksana hele! Bununla ne hafta sonu derbileri izlenir ama ha!
Jones: Hmm, mutfakta da kimse yok... ama tabaktaki kurabiyeler halen sıcak! Hadi yukarıya bakalım, <İsim>!
Jones: Vay be, burası kocaman! Tüh, keşke iç mimar buranın playboy havasını almasaymış. Hey, bak! Odada çok şekilli oyuncaklar görüyorum, hadi bir bakalım!
(İnceledikten sonra)
Jones: Ne sevimli bir oda ama! Kıskandım bak şimdi... bende küçükken hep pembe bir odam oldun isterdim!
Jones: Ne? Erkeklerde pembe rengini sevebilirler! Her neyse, ne buldun <İsim>?
Jones: Cep telefonu mu? Üstelik bir de Rusça şifre mi istiyor?! Bu ancak kurbanımıza ait olabilir!
Jones: İyide neden kurbanımız telefonunu küçük bir kızın odasında bırakabilir ki?
Jones: Haa, tabii! Irina malum Mills ailesine çocuk bakıcılığı yapıyordu, burası da bakıcısı olduğu küçük kızın odası olmalı!
Jones: Peki ya şu parçalanmış fotoğrafa ne diyorsun. Üzerinde birden fazla insan varmış gibi duruyor...

İncele: Parçalanmış Fotoğraf.
Jones: Harika <İsim>! Birleştirdiğin şu fotoğraf meğersem kurbanımız ve hizmetinde olduğu aile ile bilikte çekilmiş tatlı bir tatil fotoğrafıymış!
Jones: İyi de kim neden böyle güzel bir fotoğrafı yırtıp atmak ister ki?
Jones: Şşşttt... O da ne?! Koridordan sesler duyuyorum...
Sarah: Kimsiniz? Ve odamda ne işiniz var?
Jones: Oh, merhaba küçük kız! Bizler Grimsborough Polis Departmanından geliyoruz ve burada bulunmamızın nedeniii... bakıcın Irina.

İncele: Cep Telefonu.
Jones: Irina'nın telefonunun şifresini saniyesinde kırdın, <İsim>! Sen bütün şifre kırıcıların efendisisin!
Jones: Haydi telefonun arama geçmişine bir bakalım... Burada bir tane numara görüyorum ama kurbanımız ölümünden tam iki saat önce bu numarayı aramış!
Jones: Ne dersin, bir kerede Alex'in numarayı bulması kısmını atlatıp numarayı kendimiz arasak? Irina'nın telefonunu kullanabiliriz!
Jones: Pekala, çalıyor...
Caroline: Alo, Irina?
Jones: Iıı, ben Irina değilim, adınızı alabilir miyim, hanımefendi?
Caroline: Ben Caroline Fitzgerald, peki ben de SİZİN kim olduğunuzu öğrenebilir miyim acaba? Irina'nın telefonunun sizde ne işi var?
Jones: Bayan Fitzgerald? Hani şu Tehdite Son Birliğinin başkanı olan?! Siz konuşmayı beklediğimiz en son kişiydiniz!
Jones: Bizimle karakolda buluşabilir misiniz? Acil olarak Irina hakkında konuşmamız lazım!

Koridordaki küçük kız ile konuş.
Jones: Senin adın Sarah, değil mi? Bak bu <Rütbe> <İsim>, anne-babanla bakıcın Irina hakkında konuşmamız gerek.
Sarah: Reereem hakkında mı? Öğretmenim Reeree'nin gittiğini söylemişti. Bir yere gideceğimiz zaman uçağa bineriz... o zaman tatile gitmiş olmalı!
Jones: Eeehhh... şey... annen-baban nerede, Sarah?
Sarah: Hmm, öğleden sonra beni okuldan aldılar. Bayan Honeycomb'un komik bir şey anlatmış olması lazım çünkü annem epey bir gülüyordu...
Sarah: Ama eve geldiğimizde, en sevdiğim fotoğrafı yırtıp attı! Bu babamın Reeree'nin ateşli çıktığını söylediği fotoğraftı. Ateşi varmış gibi görünmüyordu... yani yanakları kızarmamıştı en azından!
Jones: Anladım. Ebeveynlerin buradalar mı? <Rütbe> <İsim> kendileri ile konuşmak zorunda da.
Sarah: Yok. Evlilik terapistine gittiler. Annem'in dediğine göre bu "evliliklerini kurtaracakmış". Ben de onlar gelene kadar evde kalmak zorundayım...
(Sarah ile konuştuktan sonra)
Jones: Ayy, ne tatlı bir kız ama!
Jones: Ama anne-babası tam bir andavalın önde koşturanı olmalılar! Çocuklarını böyle evde bir başına bıraktıklarına inanamıyorum!
Jones: Katılıyorum <İsim>. Bu evde, Irina'nın öldürülmesinden önce bir şeyler yaşanmış olmalı. Umarım çok yazın bir zamanda Bay ve Bayan Mills ile konuşabiliriz!

Caroline'a Irina ile olan ilişkisini sor.
Jones: Üzgünüz Bayan Fitzgerald, ama Irina, korkunç bir suça kurban gitti... ve en son aradığı kişi de siz mişsiniz!
Caroline: Oh, zavallı Irina! Çok kötü bu! Peki şimdi nerede? İyi mi?
Jones: Kusura bakmayın ama, Irina öldü! <Rütbe> <İsim> şu anda cinayetini araştırıyor...
Caroline: Öldü mü?! Ama nasıl olur?! Onu bu sabah okul otobüsünde görmüştüm! Beni arayıp otobüs gözetmenliği yapıp yapmayacağımı sordu...
Caroline: O zavallı kızcağızın başına bir şeyler geleceği belliydi! O güzelliği ile bir çok dedikodunun da hedefi oldu...
Jones: Irina hakkında dedikodular mı vardı? Ne tür dedikodu bunlar?
Caroline: Oh, her zaman ki şeyler işte, koca ayartmak, para çalmak, vırt zırt... hepside külliyen yalan tabii! Kıskanç kadınlar hemen en ufak bir tehditte karakter katili moduna geçiyorlar resmen!
(Caroline ile konuştuktan sonra)
Jones: Pekala, anlaşılan kurbanımız, Caroline Fitzgerald'da hiç beklemediği bir arkadaş bulmuş... Kendisinin pekte iyi bir itibarı olmayan kişiler ile arkadaş olmayacak kadar seçici birisi olduğunu düşünürdüm!
Jones: Tabii bunlar buzdağının görünen kısmı, sonuçta kitabı kapağına bakarak yargılayamazsın!

Daha sonra Karakolda.
Alex: <İsim>! Sana acayip haberlerim var!
Jones: Zımba gibi görünüyorsun, Alex? Cathy geri mi aradı yoksa?
Alex: Yok, henüz değil. Sizinle konuşmak istediğim şey bu değildi...
Alex: Mutlu olmamın sebebi sana bakıcı cinayeti ile ilgili fevkalade bir ipucu bulmuş olmam, <İsim>!
Alex: Kurbanız öldürülmeden bir gün önce ölüm tehditleri alıyormuş!!!

Also on Fandom

Random Wiki