FANDOM


Vaka Diyaloglar
Blenderdekan.png

Andrea Marquez: <İsim>, bugün senin için elimde sıra dışı bir görev var: Bir vitamin barına gidip orada bir saat kadar oturacaksın. Benim yerine bir bardakta havuç suyu iç!
Andrea: Kulağa abes gelebilir, ama dikkatli ol: Bu son derece önemli bir gözetleme operasyonu. Bu yüzden seni göndermem gerekiyor.
Frank Knight: Ha ha, gözetleme işinde havuç suyu mu?! Seninle gelmemi bekleme <İsim>, ben bardaki şüpheli içki tüketimini gözetliyor olacağım!
Andrea: Sen bilirsin Frank, bende zaten <İsim> ile Amy'yi gönderecektim. O en azından senden iyi not alıyor.
Amy Young: Üzerine alınma Frank. Evet, görev nedir Amirim?
Andrea: Ruth Campbell isimli bir kadın, kendisi ünlü bir bilim insanı olur, uzun süredir ölüm tehditleri alıyormuş, bu yüzden koruma için bize geldi.
Andrea: Dediğine göre sapığın biri, onu her gün gittiği vitamin bara kadar takip diyormuş. Bende bu yüzden seni gönderiyorum <İsim>.
Andrea: İşte resmi. Eşkalini iyi aklında tut. Onunla temas kurma, fakat diğer müşterilerden gelecek olan şüpheli hareketlere dikkat et.
Amy: Dikkatle not edildi Amirim! <İsim>, hadi vitamin bara gidelim!

1. Bölüm

İncele: Vitamin Bar.
(İncelemeden önce)
Amy Young: <İsim>, vitamin bar kapalı! Herkes nerede?
Amy: Sanırsam karakola dönsek iyi olacak... Doktor Campbell burada olmadan onu gözetleyemeyiz.
Amy: Yinede etrafı aramamız gerektiğini mi düşünüyorsun? Ters bir şeyler mi var? Tamam, hadi etrafı arayalım!
(İnceledikten sonra)
Amy: Olamaz, sanırsam kusacağım... O blenderlerde insan başı var!
Amy: Hayır, daha yakından bakmak istemiyorum <İsim>! O blenderler ceset parçalarıyla dolu!!! Bu korkunç!
Amy: Tamam, bak... Bakıyorum! Baş siyah saçlı... gözlüklü...
Amy: Aman Yarabbim, haklısın! Bu, Andrea'nın bizi gözetlemekle görevlendirdiği kadının ta kendisi! B... Ruth Campbell'ın cesedi!
Amy: Ona yardım etmek için artık çok geç! Ah <İsim>, bu korkunç! Bunu ona nasıl bir ruh hastası yapabilir?! Resmen... Cesedini blenderden geçirmişler!!!
Amy: Haklısın, bunu yapanı bulmamız lazım. Bir kaç vitamin bar malzemesi almışsın. Bunları arasak iyi olur.
Amy: Ve şu pembe kuponlar... Ruth adlı biri için bir "romantik gezi"nin reklamını yapıyor. Bu kurbanımız olmalı!
Amy: Demek romantik bir gezi planlıyormuş... Ama şimdi bir püreye dönüşmüş vaziyette!
Amy: Katılıyorum <İsim>. Eğer kuponun geri kalanındaki yazıyı geri getirebilirsen, tatil yerine nasıl blenderda bittiğini öğrenebiliriz!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Roxie Sparks: <İsim>, benim insan cesedinden iğrenmeyeceğimi bilirsin. Hatta bir blender içinde posa haline getirilmiş olanlardan bile iğrenmem... Ama onu pancar suyuyla karıştırmak ne demek? Bu iğrenç!
Amy: Roxie, lütfen bu konuda şaka yapmayı bırakır mısın...
Roxie: Bu bir şaka değil! Katil önce Ruth'u parçalara ayırmış, muhtemelen bir tür testere ile...
Roxie: Ama katil blenderlerin içine öyle rastgele meyveler atmamış! Malzemeler bir araya gelerek kusursuz bir asidik ve alkalin bileşeni dengesi oluşturuyor.
Roxie: Görüyorsun ya <İsim>, smoothie yapımı gerçek bir bilim. Katil ete saldıran meyveleri seçmiş ve böylece cesedi posaya çevirmesi daha kolay olmuş. Bu şans eseri olmadı, bir tarife göre yapılmış!
Amy: Aman Allah'ım Roxie, Allah'ını seversen katilin bize bu blenderde yaptığı şeyi içtiğini söyleme!
Roxie: Emin değilim. Fakat bu katil smoothie'lerini bir barmenin kokteyllerini bildiği kadar iyi biliyor!
Amy: Yani kurbanı bir smoothie meraklısı öldürdü, öyle mi? Pekala... Umarım bu vaka beni günde beş meyve diyetimden soğutmaz <İsim>!

İncele: Kupon.
Amy: Demek romantik kupon Ruth ve Nigel Campbell adınaymış.
Amy: Haklısın, bu Nigel Campbell kurbanımızın kocası olmalı!
Amy: Nigel'a karısının hunharca katledildiğini söylemeliyiz... Hiç içimden gelmiyor ama, hadi gidelim!

Nigel Campbell'ı karısının cinayeti hakkında bilgilendir.
Nigel Campbell: Ruth öldü mü?! Ama o... O benim her şeyimdi! O benim hayatımın aşkıydı!
Amy: Sizi böyle bir zamanda rahatsız ettiğimiz için kusura bakmayın... Fakat, karınıza kimin zarar vermek isteyeceği hakkında bir fikriniz var mı?
Nigel: Bilmiyorum! Ruth bana ters bir durumdan bahsetmedi... Ne zaman laboratuvardan eve gelse, sadece işi unutmak isterdi.
Nigel: O harika bir bilim insanıydı! Onun kariyerine odaklanmasını ve insanların hayatlarını değiştirmesini istemiştim! Sırf bu yüzden kendi işimi bırakıp ev işi yapmaya başladım.
Amy: Çoğu erkek bunu yapmaz. Karınız ne tür bir araştırma yapıyordu?
Nigel: Ah, genetikle ilgili bir şey... Ama ben bir bilim insanı değilim <Rütbe> <İsim>, ve DNA hakkında bildiğim tek şey bana fiyonk makarnayı anımsattığı...
Nigel: Ama Ruth bütün gününü laboratuvarında geçirirdi. Belki şişeleri, tüpleri, ekranları falan size daha fazlasını söyleyebilir...
Amy: Evet, laboratuvarı yoklayacağız. Teşekkürler Bay Campbell.

İncele: Araştırma Laboratuvarı.
Amy: <İsim> bunlar... bu fıçıdakiler gerçek insan mı?! Kurban tam olarak ne üzerine çalışıyordu ki?!
Amy: İyisi mi altığın şu kırık parçalar üzerine yoğunlaşalım. Cidden-
Milo: Siz kimsiniz? Burana ne işiniz var?!
Amy: <İsim>, dikkat et!!! Baş... Başında kol...
Amy: Aaaaahhh....

-Bir kaç dakika sonra...-
Milo: Bayan, daha iyi misiniz?
Amy: Ben... Sanırsam. Ben... Kolunuz... Kusura bakmayın, çığlık atmamalıydım, sadece beklemiyordum...
Milo: Tanrı Ana beni insanların korkacakları konusunda uyarmıştı. O yüzden beni hiç çıkarmazdı. Tanrı Ana beni doğru yaratmadı, gördünüz ya.
Amy: Sizi... Birisi mi yarattı? Ama nasıl-
Amy: Ah, haklısın <Rütbe> <İsim>! Bu... adamı düzgün bir biçimde... sorgulamalıyız. Biz size soru sormaya başlayana kadar burada kalın bayım.
Amy: Bu arada laboratuvarda bulduğun şu kırık parçalara bakmayı da unutmayalım!

İncele: Kırık Parçalar.
Amy: <İsim>, onardığın şu nesne askeri bir madalyaya benziyor! Bilimsel laboratuvarda bulunması tuhaf bir şey...
Amy: Madalyanın üzerinde "Halk Cumhuriyeti" yazıyor... Tanıdık gelmedi.
Amy: İyi fikir! Üzerindeki amblemi veri tabanında taratırsak eğer madalya ve... onu orada kaybeden hakkında daha fazla bilgi edinebiliriz!

İncele: Madalya.
(İncelemeden önce)
Amy: Pekala <İsim>, bakalım veri tabanından bu askeri madalya ile alakalı bir şey çıkacak mı. Onu laboratuvarda bırakanın kim olduğunu bulmalıyız!
(İncelemeden sonra)
Amy: Veri tabanındaki bilgiye göre kurbanın laboratuvarında bulduğun madalya, özel bir Liyakat Madalyası imiş, ve Büyükelçi Lee diye birisine verilmiş.
Amy: Dosyada Büyükelçi Lee'nin bir askeri diktatör tarafından yönetilen küçük bir ülke olan Kuzey Freonia Halk Cumhuriyeti'ni temsil ettiği yazıyor.
Amy: Diktatörlükler iyiye işaret değildir, ama doğru diyorsun, kimsenin bizi korkutmasına izin veremeyiz! Hadi gidip Büyükelçi Lee'ye madalyasının kurbanın laboratuvarına nasıl gittiğini soralım.

Büyükelçi Lee'ye madalyasının kurbanın laboratuvarına nasıl gittiğini sor.
Amy: Sayın Büyükelçi, <Rütbe> <İsim> madalyanızı Doktor Campbell'ın laboratuvarında buldu. Acaba bize oraya nasıl gittiğini söyleyebilir misiniz?
Büyükelçi Lee: Yoldaş Campbell'ın laboratuvarına gittiğim sırada orada düşürmüş olmalıyım. O harika bir bilim insanıdır. Halk Cumhuriyeti onunla gurur duyuyor.
Amy: Yoldaş... Iıı, Doktor Campbell Halk Cumhuriyeti adına mı çalışıyordu?
Lee: Halk Cumhuriyeti bilimin en büyük destekçilerindendir. Ve Gelişim Vadisi'de çığır açan teknolojinin beşiği. Doktor Campbell'ın araştırmasına sponsorluk yapıyorduk!
Amy: Öyle mi? Peki ne ist-
Lee: Yaşasın Cumhuriyet! Bu gizli bir bilgi Yoldaş <İsim>! Eğer konuşursam Sevgili Liderimiz beni vurur!
Amy: Tamam. Pekala, o zaman Doktor Campbell'ın öldüğünü bilmeniz gerek. Şu anda araştırması durdu.
Lee: Öldü mü dediniz?! Bu çok kötü! Şimdi yeni bir bilim insanı bulmalıyım, yoksa Sevgili Liderimiz beni öldürür!

Milo'nun kim olduğunu öğrenmeye çalış.
Amy: Pekala, Bay... Milo... Siz bir... "Tanrı Ana" tarafından yaratıldığınızı mı söylemiştiniz?
Milo: Evet, beni Tanrı Ana yarattı. Ben onun klonlamadaki ilk deneyiydim. Ama gördüğünüz üzere pekte iyi gitmedi. Ama Tanrı Ana yine de bana bakacağına dair söz verdi, çünkü ben onun ilk yarattığı şeydim!
Amy: Klonlama mı? Ben... Doğru mu duydum? Siz... bir klonlama deneyi olduğunuzu mu söylediniz?
Milo: İnsan genetik materyalini kullanarak beni DNA'mı bir test tüpünde klonladı! Sonra da bedenimi bir teknede büyüttü, ta ki bu boyuta ulaşana kadar!
Amy: Ama bu imkansız! Test tüpünden insan yaratılamaz ki!
Milo: İşte Tanrı Ana tam da bunu yapıyordu <Rütbe> <İsim>! Bir kaç DNA parçasından yaşayan şeyler yapıyor! Hatta hastalandığım zaman kavanozlarda yeni organlar yetiştiriyor! Artık o işte daha iyi!
Amy: Bu... çok çılgınca! Bir kere test tüplerinde insan büyütemez çünkü bir, böyle bir şey mümkün değil, iki... Şey, ikincisi ise Doktor Campbell öldü!
Milo: Tanrı Ana öldü mü? Ama... Bu olamaz! Artık bana kim bakacak?
(Milo ile konuştuktan sonra)
Amy: Allah'ım <İsim>, zavallı adam. Başına ne geldiğini bilmiyorum, ama cidden başarısız bir klonlama girişiminin sonucu olamaz, değil mi? Bu işi hiç aklım almıyor!
Amy: Ama Doktor Campbell hakikaten de bir kaç DNA parçasından tam bir canlı yaratabildiyse eğer... Bu demek oluyor ki bilimi fazlasıyla ileriye taşımış!
Amy: Tabii Milo şekilsel bozuklukları ile baş etmek için bu hikayeyi uydurmadıysa... Sanırsam gerçeği öğrenmenin tek yolu daha fazla soruşturmak!

İncele: Vitamin Bar Malzemeleri.
Amy: Aman Allah'ım <İsim>, vitamin bar malzemeleri arasında bulduğun şu kağıt... Bu kurbana gönderilmiş bir tehdit!
Amy: Birisi resmini bir blender çiziminin üstüne yapıştırıp "Ölmeye hazırlan, canavar" yazmış!
Amy: Haklısın, bunu yapabilecek tek kişi katil! O zaman kağıdın üzerindeki şu beyaz toz onu yakalamamıza yardım edebilir! Hadi bir örnek alalım!

İncele: Tehdit.
Amy: Harika <İsim>, katilin tehdidinden beyaz toz ayrıştırmayı başardın. Hadi bunu laboratuvara gönderelim!

Analiz et: Beyaz Toz.
Yann Toussaint: <İsim>, katilin tehdidinden aldığın beyaz toz farmasötik bir kokteyl!
Yann: Tozda epinerfin, hepsidin ve motilin var... Genelde hormonal eksiklikleri olan kişilere verilen bir karışım.
Amy: Yani katil hormon mu alıyor?
Amy: Yani, katil hormonal bir dengeye ulaşmaya çalışıyor olabilir ama biz onu yakaladığımızda kanunun dengesi durumu onun aleyhine çevirecek <İsim>!

Daha sonra karakolda...
Amy: <İsim>, bu vaka tam bir kabus! Kadının biri posası çıkana kadar blenderden geçiriliyor, üç kollu bir adam bir klon olduğunu iddia ediyor... Tam bir delilik!
Amy: Haklısın, kendimi toparlıyorum hemen. Bilimin bir numaralı kuralı sadece gerçeklere inanmaktır. Şimdi tam olarak ne biliyoruz?
Amy: Doktor Ruth Campbell vahşice öldürüldü. Takip edildiğini düşündüğü için polisten yardım istedi.
Amy: Kocası bize Ruth'un çok çalıştığını söyledi. Ama ilişkileri mutluymuş: Nigel karısının kariyerini destekliyormuş, ve romantik bir tatile çıkmayı planlıyorlarmış.
Amy: Araştırması önemli olmalı, ama halen tam olarak ne üzerine olduğunu bilmiyoruz. Milo bize Doktor Campbell'ın insan klonlama üzerine deney yaptığını söyledi, ama inanması zor geliyor!
Andrea Marquez: <İsim>! Birisi seninle konuşmak istiyor! Ve adının Ruth Campbell olduğunu söyledi!
Amy: Ama... ama Ruth Campbell öldü! Bu kim ola-
Ruth: <Rütbe> <İsim>, ben Ruth Campbell'ım! Neden sürekli öldüğümü duyuyorum?!

2. Bölüm

Ruth: <Rütbe> <İsim>, ben Ruth Campbell'ım! Haberlerde öldürüldüğümü duydum ama bir yanlışlık var! Ben ölmedim ve sapasağlamım!
Amy Young: Ne?! Bu mümkün değil! Siz Ruth Campbell olamazsınız! <Rütbe> <İsim> onu blenderde püreye dönüştürülmüş halde buldu!
Ruth: Pekala... şey... Ben aslında... göründüğümün aksine tam olarak Ruth Campbell değilim. Ama bunu sadece özelde açıklayabilirim <Rütbe> <İsim>.
Andrea Marquez: Bu saçmalıkta neyin nesi? Bir cinayet soruşturuyoruz ama daha kimin öldüğü bile belli değil mi? Böyle bir şey olmasına müsaade etmem!
Andrea: <İsim>, senden kurbanın evine gidip bu hengameyi adam etmeni istiyorum!
Andrea: Ve Bayan "Campbell", karakoldan ayrılmayın! <Rütbe> <İsim> sizi sorgulayacak.

Ruth Campbell olduğunu iddia eden kadınla konuş.
Ruth: Pekala. Bunun inanılması güç olduğunu tahmin edebiliyorum ama beni dinle <Rütbe> <İsim>... Ben bir klonum.
Amy: Klon mu? Milo gibi mi? Ama sen gayet normal görünüyorsun!
Ruth: Çünkü Ruth beni yaratırken kendi DNA'sını kullandı ve deney başarılı oldu. Belki biraz fazla başarılı...
Ruth: Gerçek Ruth Campbell öldü, fakat eğer katili benim var olduğumu öğrenirse, beni de öldürmek istemeyeceği ne malum? Onun yüzünden ölmek istemiyorum!
Amy: Kafam karıştı, <Rütbe> <İsim> haklı. Kurbanın tıpatıp aynısısın, tabii kızıl saç dışında.
Ruth: Eğer sizde birisinin tıpatıp kopyası olsaydınız, sizde farklı görünmenin yollarını aramaz mıydınız? Ama saçım beni korumayacak!
Ruth: Smoothie yapmayı severim, ama smoothie olmayı hiç istemem!
Amy: Eh, katilleri yakalamak <Rütbe> <İsim>'in uzmanlık alanı. Kim olduğunu bilmiyorum, ama burada güvendesin.
(Ruth ile konuştuktan sonra)
Amy: <İsim>, buna inanamıyorum! Bu bayan cidden kurbanımızın klonu mu?!
Amy: Böyle bir şeyin mümkün olduğunu hayat bile edemezdim. Kendimi sanki geleceğe adım atmış gibi hissediyorum!
Amy: Ama gelecek olsun olmasın, bildiğim tek bir şey var: Ruth Campbell'ı öldüren her kimse, onu eninde sonunda yakalayacaksın!

İncele: Kurbanın Yatak Odası.
Amy: <İsim>, cevaplara ihtiyacımız var, hemde çok acil! Kurbanın evinde bize onu öldürenin kim olduğunu söyleyecek bir şeyler bulabildin mi?
Amy: Gazete yazısı mı buldun? Haklısın, birisi bunu özellikle saklamış gibi... Soluk metni açığa çıkarabilir misin?
Amy: Bir kaç tane hap almışsın... Kutusunda "Hormon Takviyesi" yazıyor... ve katilin hormon aldığını biliyoruz, evet!
Amy: Şişe kirlenmiş, üzerindeki şu maddeden örnek alabilir misin? Katil ile bağlantısı olabilir!

İncele: Gazete Yazısı.
Amy: Harika, kurbanın evinde bulduğun gazete makalesindeki soluk yazıyı belirginleştirdin! Bir bakabilir miyim?
Amy: Şu kelimeler neden yuvarlak içine alınmış? "Bebekler", "çocuğun", "Rus", "kazlar"... Hiçbir şey anlamadım!
Amy: Ama Russell bunların tam olarak ne ifade ettiğini bilir, evet! Hadi bu makaleyi ona gönderelim!

Analiz et: Yuvarlak İçine Alınmış Sözcükler.
Russell Crane: Merhaba <İsim>! Bu gazete yazısını gönderdiğin için teşekkürler! Frank'in demlenme stoklarını saklamak için çözülmesi imkansız bir bulmaca tasarladığımdan beridir bu kadar eğlenmemiştim.
Amy: Yani bu bir bulmacaydı... Bir kod gibi mi? Demek bu yüzden hiçbir şey anlamadım!
Russell: Evet, yazı aslında bir film incelemesiydi. Ama yuvarlak içine alınmış sözcükler gizli bir mesaj veriyor. Son derece standart ajan işi...
Amy: Şey, yani bu... son derece ilgi çekici ve zekice. Ama gerçek mesaj ne acaba?
Russell: Pekala, küçük beynini ayrıntılarla sıkmak istemiyorum ama gizli mesaj şu: "Bu son şansın Doktor. Cumhuriyete sırlarını ver, yoksa ölürsün!"
Amy: "Sırlarını ver, yoksa ölürsün" mü? Bu bir tedhit! Şu "doktor" dedikleri Doktor Ruth Campbell olmalı, <İsim> haklı!
Amy: Mesajdaki "Cumhuriyet"e gelecek olursak bu da Halk Cumhuriyeti olmalı!
Amy: Yani bu tehdit Büyükelçi Lee tarafından gönderilmiş! Hadi gidip şu büyükelçiyi biraz terletelim <İsim>!

Büyükelçi Lee'yi kurbanı tehdit etmesi konusunda sorgula.
Amy: Büyükelçi Lee, <Rütbe> <İsim> Doktor Campbell'a göndermiş olduğunuz gizli mesajınızı buldu. En son onunla anlaşmanız olduğunu söylemişsiniz... Ama görünen o ki onu öldürmekle tehdit etmişsiniz!
Büyükelçi Lee: Demek gizli mesajımı çözdün, Yoldaş <İsim>! Gerçekten çok zekice!
Lee: İtiraf ediyorum: Doktor Campbell Cumhuriyeti hayal kırıklığına uğrattı! Sevgili Liderimiz araştırmasına sponsor oldu ama o, yeteri kadar hızlı çalışmıyordu!
Lee: Aylarca beklememize rağmen tek bir sonuç bile çıkmadı! Sevgili Liderimiz bana kızdı... Stres ile votkalı smoothie içerek başa çıkabildim!
Amy: Doktor Campbell tam olarak ne üzerine çalışıyordu ki?! Bir genetik genetikçi Cumhuriyetiniz adına ne yapabilir?!
Lee: Size anlatmamda sakınca olmaz. Zaten Sevgili Liderimiz, elim boş döneceğim için beni öldürecek. Yoldaş Campbell'a, Cumhuriyetimize klon ordusu yaratması için para vermiştik.
Lee: Sevgili Liderimiz bize güçlü kalmamız için hormon veriyor, ama daha iyi bir şey istiyordu. Dokunulmaz VE yenilenebilir bir klon ordusu!
Lee: O yüzden proje için en iyi bilim insanını bulmam adına beni Gelişim Vadisine gönderdi. Ama ne yazık ki, Yoldaş Campbell bizi yarı yolda bıraktı!
Amy: Bu kulağa deli saçması geliyor! Klon ordusu mu?! Filmlerde yaşamıyoruz!
Amy: Her neyse Sayın Büyükelçi, umarım Doktor Campbell'ı siz öldürmemişsinizdir, yoksa Liderinize sıra gelmeden <Rütbe> <İsim> ile yüzleşmek zorunda kalabilirsiniz!

İncele: Hormon Hapları.
Amy: İyi iş çıkardın <İsim>, kurbanın yatak odasında bulduğun ilaç kutusundan örnek almayı başardın! Hadi bunu Yann'a götürelim!

Analiz et: Kahverengi Madde.
Yann Toussaint: <İsim>, hap şişesinde bulduğun maddede sürpriz bir şey var!
Yann: Birincisi, maddede eser miktarda kurbanın kanına ait izler var.
Amy: Kurbanın kanı mı?! Ama o zaman... Şişe katilin olmalı! Ne de olsa katilin hormon aldığını biliyoruz!
Yann: O zaman ilginç bir katilin peşindesiniz demektir <İsim>. Çünkü aldığın maddenin geri kalanı... Kutsal Yağ!
Amy: Kutsal yağ mı? O da ne öyle?
Yann: Kimyasal bileşenleri veri tabanımızda arattım: Bu yağ türü Hristiyan törenlerinde kullanılıyor. Bunu kokusu için yakıyorlar.
Amy: Yani bunun anlamı, katil bir Hristiyan, öyle mi?
Amy: Hristiyan bir katil... Pekala, bu bilgi soruşturmamıza yeni bir yön verecek! Bunu not ettim <İsim>!
(Analiz sonrası)
Amy: Din hakkına fazla bilgim yok <İsim>, ama dinlerin barış ve affetme üzerine kurulu olduklarını sanırdım... Bilim insanlarını öldürmekte nereden çıktı?
Amy: Neyse, şimdi ne yapıyoruz? Hala cevap bulmamız gereken çok fazla soru var!
Amy: İyi fikir, hadi kurbanın laboratuvarına geri dönelim! Çalışma yerinde bu sırrını çözmemizi sağlayacak bir şeyler bulabiliriz!

İncele: Araştırma Bölgesi.
Amy: Bu oldukça sevimli bir yemek kutusu! Ama bilimsel laboratuvarda ne işi var? Ayrıca neden üzerinde kocaman bir kilit var? Anlamak için şifresini kırman gerekecek <İsim>!
Amy: Birde şu kutu hakikaten tehdit mesajlarıyla mı dolu? Vay be, eğer hepsi Doktor Campbell'a gönderilmişse, neden öldüğüne şaşmamalı!
Amy: İyi dedin, mektupları aramak bizi katile bir adım daha yaklaştırır! Hadi arayalım <İsim>!

İncele: Yemek Kutusu.
Amy: Laboratuvarda bulduğun yemek kutusunun kilidini açmayı başardın <İsim>! İçinde bir tane yırtık fotoğraf var! Hadi birleştirelim!

İncele: Yırtık Fotoğraf.
Amy: <İsim>, birleştirdiğin fotoğraftaki şu kadın Ruth Campbell!
Amy: Yanında da onun ilk genetik deneyi olduğunu iddia eden, zavallı üç kollu adam Milo var.
Amy: Baksana: Milo Doktor Campbell'ın başına üçüncü bir kol çizmiş! Ve yüzünü de yeşile boyamış! Onu kendisine mi benzetmeye çalışıyormuş?
Amy: Haklısın, Milo'yla bir kez daha konuşsak iyi olur...

Milo'ya kurbanın tahrif edilmiş fotoğrafını sor.
Amy: Milo, seninle en son konuştuğumuzda Doktor Campbell'ın senin Tanrı Anan olduğunu ve senin için dünyaları ifade ettiğini söylemiştin.
Amy: Ama <Rütbe> <İsim>, senin onun görünüşünü değiştirerek kendine benzetmiş olduğun fotoğrafını buldu! Bir açıklama yapar mısın?
Milo: Tanrı Ana'nın benden neden bu kadar farklı göründüğünü anlamaya çalışıyordum! Ben neden korkunçtum da o değildi?
Milo: Tanrı Ana bana daha büyük bir Tanrı'ya inanmayı ve Hristiyan olmayı öğretti. Ama ben Onun yaratılışının parçası değilim! Ben hiçbir şeyin parçası değilim! Çok yalnızım!
Amy: Yani seni "yarattığı" için Doktor Campbell'a kızmış mıydın?
Milo: Elbette kızmıştım! Bana bir baksanıza: Ben bir canavarım! Bedenim düzgün çalışmıyor! Sadece smoothie içebiliyorum ve eğer hormon almazsam organlarım çalışmıyor! Benim yaşamamam gerek!
Amy: Milo, hissettiklerini gerçekten anlıyorum...
Amy: Ama eğer gerçekten de öfkeni Tanrı Ana'ndan çıkardıysan, <Rütbe> <İsim>'e hesap vermen gerekecek!

İncele: Karton Kutu.
Amy: <İsim>, bu bir İncil mi? İyi de Doktor Campbell neden bunu aldığı ölüm tehditlerinin arasında saklıyormuş ki?
Amy: İçine bir bakalım... Ah, haklısın; buraya bir şey yazılmış! Ama solmuş... Üzerinde sihrini konuşturur musun?

İncele: Silinmiş İncil.
Amy: İncil de ki mesajda diyor ki: "Tanrının sözü bütün kötülükleri def eder". Demek kurban bu yüzden bunu diğer tehdit mektuplarının yanında tutuyormuş!
Amy: İlk yapmamız gereken şey bu İncili Doktor Campbell'a kimin gönderdiğini bulmak... Sence Hannah bu İncil'in kimden geldiğini bulabilir mi? Tamam, hadi deneyelim!

Analiz et: İncil Tehdidi.
Hannah Choi: <İsim>, sadece bu İncilin kaynağını bulmakla kalmadım ayrıca bunu kurbana kimin gönderdiğini de öğrendim!
Hannah: İncil, Kayıp Koyunların Hristiyan Kilisesinden geliyor. Oradaki rahibeler kendi İncillerini kendileri yapıyor, bunu da onlar yapmış.
Hannah: Ama "Kayıp Koyun" rahibeler öyle düşündükleri kadar lekesiz değil. Onların da herkes gibi parmak izleri var...
Hannah: Bu yüzden incili dumanlı kutuya yerleştirdim ve çok güçlü bir yapıştırıcı bileşeni olan siyanoakrilatı kullandım. Gaz, İncili yapan kişi tarafından bırakılan izlere yöneldi.
Hannah: Çok zor bir işti ama bu işlem bana Rahibe Dolly adında birinin parmak izlerini verdi!
Amy: Yani kurbanı tehdit etmek için şu İncili Rahibe Dolly göndermiş, öyle mi? Ama bir rahibe neden böyle bir şey yapsın ki?! Hadi gidip onunla konuşalım <İsim>!

Rahibe Dolly ile kurbanı tehdit etmesi hakkında konuş.
Amy: Rahibe Dolly, Doktor Ruth Campbell ile aranız nasıldı? <Rütbe> <İsim> ona göndermiş olduğunuz tehdit mesajını buldu!
Rahibe Dolly: Bayan Campbell'ın araştırmasını okudum ve kalbim dehşetle doldu!
Dolly: Genetik, insanlar üzerinde yapılan deneyler... Sırada ne var? Konuşan sebzelerle üç başlı koyun mu?! Doktor Campbell Tanrı'nın işine karışıyordu!
Amy: O yüzden onu uyardınız: "Tanrının sözü bütün kötülükleri def eder"!
Amy: Rahibe Dolly, Doktor Campbell'ın cinayetini soruşturuyoruz. Tanrı'nın intikamını ondan almış olabilir misiniz?
Dolly: Hayır evladım, bir Hristiyan olarak, Tanrı'nın yarattığı canı almak bize düşmez. Ben kimseyi öldürmedim...
Dolly: Ama eğer Doktor Campbell öldüyse, şu anda diğer şeytani yaratıkları ile birlikte Cehennemde cayır cayır yanıyordur!

Daha sonra karakolda...
Amy: <İsim>, soruşturmamızda yol kat etmiş olsak da, halen elimizde cevaptan çok soru var! Sadece Ruth Campbell'ı kimin öldürdüğünü bilmemekle kalmıyoruz, ayrıca bir de klonunu korumamız gerekiyor! Sence sen kadar çılgınca?
Amy: Birde kendisini "yarattığı" için Doktor Campbell'a karşı öfkeli olan üç kollu adam Milo var...
Amy: Tabii kendi ülkesine "klon ordusu" sözü verip bunu gerçekleştiremediği için kurbana karşı kızgın olan Büyükelçi Lee'yi de unutmayalım...
Roxie Sparks: <İsim>, kurbanın yaşayan insan klonuyla tanıştığın doğru mu? Bunun ne anlama geldiğini biliyor musun? Benden de klon olur! Senden de klon olur!
Andrea Marquez: Kes şunu Roxie! Artık şu klon saçmalığından gına geldi yemin ediyorum! <İsim>, birisi kurbanın evine izinsiz girmiş! Derhal oraya git!

3. Bölüm

Andrea Marquez: <İsim>, birisi kurbanın evine izinsiz girmiş!
Amy Young: Ruth'un katili delilleri yok etmeye çalışıyor olmalı!
Andrea: Sizden derhal oraya gidip bölgeyi emniyet altına almanızı istiyorum! İşler şu anda biraz zıvanadan çıkmış olabilir, etrafta kurbanın klonlarının dolaşması falan, ama beni güvenebileceğim tek bir şey var: sert veri!
Andrea: Senden kurbanın evine gidip katili yakalamaya yetecek delilleri getirmeni istiyorum <İsim>!

İncele: Komodin.
Amy: <İsim>, şu çanta bilim kitapları ve defterleriyle dolu! Bu, bize aradığımız cevapları verebilir! Hadi içini arayalım!
Amy: Ve eğer seni tanıyorsam, o kağıt saniyeler içerisinde birleşecektir! Acele etmeliyiz <İsim>, yoksa Ruth'un katilini elimizden kaçıracağız!

İncele: Çanta.
Amy: <İsim>, çantada kurbanımızın klonu ile çekilmiş bir fotoğrafını buldun! İkisini yan yana görmek çok tuhaf!
Amy: İyi yakaladın. Fotoğrafın üstüne bir not yazılıymış. Açığa çıkarabilmen için toz takımını getiriyorum!

İncele: Solmuş Fotoğraf.
Amy: Demek Ruth ve klonunun fotoğrafındaki mesajda: "Eğer hayatını harcamaya devam edersen, onu senden alırım!" yazıyor.
Amy: Kulağa uğursuzca geliyor. Bu mesajı diğer Ruth yazmış olabilir mi?!
Amy: Katılıyorum, kaybedecek bir saniyemiz bile yok. Hadi gidip klonla konuşalım!

Klon'a kurbanın hayatını çalmasını sor.
Amy: Ruth, <Rütbe> <İsim> kurbanla çekilmiş fotoğrafını buldu... Bu mesajı sen mi yazdın? Hani "Hayatını almak" ile alakalı olan?
Ruth: Evet, ben yazdım.
Ruth: Başka birisinin aynadaki yansıması gibi olmanın nasıl bir şey olduğunu bilemezsiniz! Ruth sırf kendisini kanıtlamak için beni yarattı ama benimle ilgilenmedi bile!
Ruth: Eğer din sayesinde bir şeylerin anlam ifade ettiğini anlamamış olsaydım, şimdiye çoktan kafayı kırmıştım!
Ruth: Yetişkin bir kadın olarak doğmanın ne derece kafa karıştırıcı olduğunu tahmin edebiliyor musunuz?! Sırf vücudumun çalışabilmesi için her gün ne kadar hormon almam gerektiğini?!
Amy: Hepsinin kulağa çılgınca geldiği kesin... Mesajı da bu yüzden mi yazdın? "Gerçek" Ruth'u kıskandığın için mi?
Ruth: O hayatını çöpe atıyordu, bende bu yüzden onun yerini aldım! Kocası onun karısı olmadığımı anlamadı bile, buna inanabiliyor musunuz?!
Amy: Bir saniye, sen şimdi... Kurbanın kocasıyla yattım mı dedin?!
Ruth: Onu yemedim ya. O benim o olduğumu sandı!
Amy: Bu muhabbet iyice zıvanadan çıkmaya başladı <İsim>.
Amy: Umarım sırf gerçek Ruth'un hayatını çalmak için onu öldürmemişsindir! Eğer gerçek buysa <Rütbe> <İsim> bunu ENİNDE SONUNDA bulacaktır!
Amy: Doğru diyorsun <İsim>, Nigel ile de konuşmalıyız! Karısının saç renginin farklı olduğunu fark edememiş olmasına inanamıyorum!

Nigel Campbell'a karısının klonuyla ile ilişkisini sor.
Amy: Bay Campbell, karınızın kendisinin bir klonunu yaratmış olduğunu biliyor muydunuz?
Nigel Campbell: Nasıl yani... kendisini klonlamış derken? Bu... Bu delilik!
Amy: Keşke öyle olsaydı. Ruth kendisinin genetik kopyası olan bir kadın üretti. Kendisi tıpkı ona benziyor... tabii kızıl saçı dışında.
Nigel: Kızıl saç mı?
Amy: Evet, kızıl saç. Tanıdık geldi mi? Klon, karınızı taklit ettiğini itiraf etti.
Amy: Ve siz karınızın her Allah'ın günü saç renginin değiştiğini fark etmediğinizi mi söylüyorsunuz, Bay Campbell?!
Nigel: Ruth'un işin içine heyecan katmak istediğini düşünmüştüm! Onun peruk olduğunu sanıyordum!
Nigel: Bakın, Ruth ile aylardır çocuk yapmaya çalışıyoruz! Üretkenliğimin artmasını sağlamak için bana sürekli hormon verdi, ve gücümü toplamak için de smoothie içiyorum!
Nigel: Karımın klonu ile yatmış olduğuma inanamıyorum! Gidip itirafta bulunmalıyım, birisiyle konuşmam gerek!
Amy: O kadar uzağa gitmenize gerek yok. Eğer itiraf edecek bir şeyiniz varsa, <Rütbe> <İsim> onun ne olduğunu ortaya çıkartacaktır!

İncele: Paramparça Kağıt.
Amy: <İsim>, kurbanın evinde bulduğun şu eski gazete makalesi ne hakkındaymış?
Amy: Ah! Başlıkta diyor ki: "Trajik yangında 10 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti". Bu çok kötü!
Amy: Bir de elle yazılmış bir not var... "Onu diriltebilirdim!", ve kurbanımız tarafından imzalanmış!
Amy: Ruth ölmüş bir çocuğu hayata döndürmeye mi çalışıyordu?! Bende vakanın daha fazla çılgınlaşamayacağını düşünmüştüm!
Amy: Haklısın <İsim>, bu mesajın kime gönderilmiş olduğunu bulmalıyız! Hadi bu gazeteyi Hannah'ya gönderelim, o bu çocuğun ailesini bulabilir!

Analiz et: Mesaj.
Hannah Choi: <İsim>, bu yazıyı veri tabanımızdan geçirdim. Ruth'un bu çocuğu kim için diriltmek istediğini biliyorum.
Hannah: Fotoğraftaki çocuk Tom Andrews. 50 yıldan fazla bir zaman önce çıkan bir yangında ölmüş.
Amy: Bu çok üzücü Hannah ama vaktimiz daralıyor! Bize konuşabileceğimiz bir isim ver!
Hannah: Andrews şüphelilerden bir tanesinin soyadı. Dolly Andrews kendini dine verip "Rahibe Dolly" olduğu için bunu bilme şansınız yoktu...
Amy: Kurban, Rahibe Dolly'ye ölen kardeşini hayata döndürmeyi mi teklif etmiş?! Buna olumlu bakmış olmalı!
Amy: <İsim>, kaybedecek bir saniyemiz bile yok! Rahibe Dolly'ye kurbanın bu çılgın teklifini sormalıyız!

Rahibe Dolly ile kurbanın teklifi hakkında konuş.
Amy: Rahibe Dolly, <Rütbe> <İsim> kurbanın sana... uzun zaman önce ölmüş olan erkek kardeşini hayata döndürmeyi teklif etmiş olduğunu öğrendi...
Rahibe Dolly: Ama ben o kağıdı parçalayıp atmıştım! Kimsenin bu... bu sapıklığı duymasını istemiyordum!
Amy: Bunu Ruth'un çılgın teklifini geri çevirdim olarak mı algılayayım?
Dolly: Elbette geri çevirdim! O, benim sevgili kardeşimi ölümden döndürüp sonsuza kadar lanetleyecekti!
Dolly: O kafir ölmüş kardeşimi bir kaç DNA parçasından yeniden yaratarak kalbimi kazanabileceğini düşündü. Tüyler ürpertici!
Dolly: <Rütbe> <İsim>, ben mantıksız birisi değilim. Bilimin iyi şeyler yapabileceğini biliyorum. Her gün aldığım hormonlar bana yardımcı oluyor ve bunun Tanrı'nın bir lütfu olduğuna inanıyorum.
Dolly: Ama Ruth, Tanrıya şirk koştu! O, yaradılışı kendisi yapmak istedi!
Amy: Ve sende onun bununla sıkıştırdın... Rahibe, umarım öfken sırasında Tanrını unutmamışsındır, çünkü eğer unuttuysan, <Rütbe> <İsim> seni yakalayacaktır!

Daha sonra karakolda...
Amy: Başım dönüyor <İsim>! Doktor Campbell'ın çalışması bana halen inanılmaz geliyor!
Amy: Kurbanımızın klonu - ki halen gerçek olduğuna inanamıyorum - kurbanımızın hayatını feci şekilde kıskanıyormuş... Bu yüzden gerçek Ruth'u taklit etmeye başlamış!
Amy: Ve Nigel, kurbanın klonuyla yatmış olduğunu fark edememiş gibi davranıyor! Gerçi onu da suçlayamam ya... kim bunun mümkün olduğunu düşünebilirdi?
Amy: <İsim>, neyin gerçek neyin sahte olduğunu öğrenmek bizim elimizde! Ruth'un katilini bulmalıyız!
Amy: İyi fikir, iyisi mi her şeyin başladığı yer olan vitamin bara gidelim! Belki bu çılgın hikayenin anahtarı oradadır!

İncele: Bar Odası.
Amy: <İsim>, sence bu katilin, kurbanı blenderlere atmadan önce onu parçalamak için kullandığı testere olabilir mi?!
Amy: Bu yapbozun son parçası olabilir! Hadi hemen üzerindeki kandan bir örnek alalım!
Amy: Peki şu kağıt parçası da ne? Bunun üzerinde de mi kan var?!
Amy: Görünüşe göre birileri kendi kanıyla bir şeyi yuvarlak içine almış... Ama kağıt solmuş. Kaybedecek bir dakikamız bile yok, hadi yazının geri kalanını kurtaralım!

İncele: Kanlı Testere.
Amy: Süper! Hadi testereden aldığın şu kanı laboratuvara gönderelim ve bilimin bizim tarafımızda olduğunu umalım, <İsim>!

Analiz et: Kan.
Yann Toussaint: <İsim>, testereden aldığın kan çoğunlukla kurbana ait!
Amy: Biliyordum <İsim>! Cinayet silahını buldun, dahi çocuk!
Yann: Dahası da var. Kan SADECE kurbanın kanı değil. Cinayetin ne kadar sakarca işlendiğini düşünecek olursak katilin kendisini kesmesine şaşmamalı.
Amy: Sadede gel! İnsanların amipten bugünkü formlarına dönüşmeleri milyonlarca yıl sürmüş olabilir ama bu katili yakalamak için o kadar uzun zamanımız yok!
Yann: <İsim>, katilin kan grubu 0+! Şimdi git ve şu katili yakala!

İncele: Solmuş Kağıt.
Amy: <İsim>, bu kağıda çizilmiş olan şeyleri anlamıyorum... ama birileri bir şeyi kanla yuvarlak içine almışsa bu, bu kağıdı laboratuvara göndermemiz gerektiği anlamına gelir! Hadi gidelim!

Analiz et: Tuhaf Çizimler.
Yann: <İsim>, tebrik ederim, harika bir şey bulmuşsun! Suç mahallinde bulduğun insan genomu haritasıyla vakayı çözebileceksin!
Amy: Lütfen uzun bir açıklama seansına girişme ama... İnsan genomu haritası da nedir? Bana öylesine bir karalama gibi görünüyor!
Yann: Bu çizimler insan kromozomları. Bunlar gözlerinin renginden bacaklarının şekline kadar seni sen yapan şeylerdir.
Yann: Ve kağıdın üzerindeki kırmızı yuvarlak kurbanın kanıyla yapılmış <İsim>! Ruth bu kağıtla size bir mesaj göndermiş!
Amy: Yani katil onu doğrarken Ruth bu yuvarlağı mı çizmiş?! Zavallı Ruth!
Yann: Ona teşekkür etmelisiniz! Şu kromozomu yuvarlak içine alarak katili yakalamanız için size çok önemli bir kanıt bırakmış: Katil kızıl saçlı!

Amy: <İsim>, Doktor Campbell'ın katilini yakalamaya yetecek bütün delilleri topladın! Hadi gidip ona doğal seçilimin nasıl işlediğini gösterelim!

Katili Tutukla.
Amy: Nigel Campbell, <Rütbe> <İsim> kendi karını vahşice katletmenden ötürü seni tutukluyor.
Nigel Campbell: Ne? <Rütbe> <İsim>, ne zaman karşılaşsak sıra dışı bir iddia ile geliyorsun. Önce karımın bir klonu olduğunu söyledin, şimdi de onu benim öldürdüğümü ileriye sürüyorsun. Sırada ne var?
Amy: Nigel, hormon şişende Kutsal Yağ bulduk... Sen dindar bir adamsın, o yüzden <Rütbe> <İsim>'e cinayeti itiraf edersen belki içeride daha az yatarsın.
Nigel: İtiraf edecek bir şeyim yok! Ben Ruth'u seviyordum! Onun için kendi işimi bırakıp ev erkeği oldum... Kendimi ona adamıştım!
Amy: Cinayet silahındaki kan grubu seninkiyle örtüşüyor! Ve bir bilim insanının kocası olarak bunu inkar edemezsin!
Nigel: Bilimin her şeye cevabı yoktur <Rütbe> <İsim>! Peki ya sevgi? Ben Ruth'un ölmesini istememiştim, onunla çocuklarımız olacaktı!
Amy: Nigel, karın son dakikada katili hakkında bir ipucu bırakmayı akıl etmiş: bir kağıdın üstündeki kızıl saç genomunu işaretlemiş! O, senin çöküşün oldu!
Nigel: Tamam, itiraf ediyorum! Karımı ben öldürdüm! Artık dayanamıyordum!
Nigel: Klonu bana geldiğinde ben... Ona karşı koyamadım. O sanki Ruth'un daha iyi bir hali gibiydi! Benimle ilgilendi! Benimle vakit geçirdi!
Nigel: Karım sürekli laboratuvarında çalışır dururdu! Peki niçin? Öfkeli sapıklardan ve şu Rahibe Dolly gibi köktendincilerden ölüm tehditleri almak için mi?
Nigel: Cinayeti o manyaklardan birinin üstleneceğini sanmıştım <Rütbe> <İsim>, ama sen sandığımdan da zeki çıktın! Bunu aşk için yaptım! Ben Klon Ruth'u seviyorum ve onunla yaşamak istiyordum!
Amy: Nigel, sen aşk konusunda insanlara akıl verecek en son kişisin! Karını resmen blenderde posaya çevirmişsin!
Amy: Senin artık insan olduğuna bile inanmıyorum Nigel, ama inandığım tek bir şey var, o da tutuklu olduğun!

Edward Dante: Bay Campbell, burada kendisine tıpatıp benzeyen bir kadınla evlenmek istediğin için karını öldürdüğün yazıyor, doğru mu?
Dante: Bu çok absürtçe! O kadar kadının arasında insan neden aynı hatayı tekrarlamak ister ki?
Nigel: Ben karımı seviyordum Sayın Yargıç! Ama o, bilim uğruna beni ihmal etti. Ben sadece biraz daha yanımda olan, beni sevip benimle ilgilenen birisinin olmasını istemiştim!
Nigel: Karım sınırları zorlamak ve bizi insan yapan şeyin ne olduğunu sorgulamızı sağlamak için bir klon yarattı... Ama bu sırada kendi insanlığını unuttu. Beni sevmeyi unuttu.
Dante: Ve sende ondan smoothie yaptın. Pekala, umarım içeride sana mutfak görevi vermezler Bay Campbell. Mahkeme seni otuz yıl hapisle cezalandırdı.
Nigel: Gerçek aşk için otuz yıl nedir ki! Ben... Diğer Ruth'un benim için bekleyeceğini biliyorum... Beklemek zorunda!

Amy: <İsim>, halen şu vakada bulduğun şeylere alışmakta güçlük çekiyorum: genetik deneyler, klonlar...
Amy: Ve şu adamın sırf karısının klonu ile evlenmek için karısını öldürmüş olması da manyaklığın daniskası! Sırada ne var?
Amy: Gelişim Vadisi bir sürü karanlık sırla dolu... Bir daha ki sefere ne bulacağımızı düşünmekten kendimi alı koyamıyorum!

Geleceğe Doğru 3

CRIMINAL CASE'TE GEÇEN BÖLÜM...
Frank Knight: Şu robotlara neden duygu verirler ki? Meteor Systems teknoloji işini fazlasıyla abartıyor!
Hannah Choi: Bu karamsarlık niye Frank? Gelişim o kadar da kötü bir şey değildir!
Frank: Etrafta bu kadar çok robotun olması kötü bir şey OLABİLİR bence... Ya ayaklanıp bizi köleleştirirlerse? Umarım Meteor Systems ne yaptığını biliyordur... Gözümüz açık olsun <İsim>!

-Günümüz...-
Amy Young: <İsim>, Ruth'un ilk klonu olan Milo'yu düşünmeden edemiyorum. Artık "Tanrı Anası" da yok, ona kim bakacak peki?
Andrea Marquez: <İsim>, biri... birisi seni görmek istiyor. Ben... İki dakika otursam iyi olacak.
Amy: Amiri bu kadar tırstıran şey ne olabilir ki <İsim>?
Milo: <Rütbe>... <Rütbe> <İsim>? Bir kadın seni burada bulacağımı söyledi.
Amy: Milo! Laboratuvardan çıkabilmene çok sevindim!
Milo: Ama çıkmamalıydım! Sokaktaki insanlar beni gördükten sonra çığlık attılar! Çocukları ağlattım!
Amy: Canım yaa... Milo'ya yardım etmenin bir yolunu buluruz, değil mi <Rütbe> <İsim>? Yapabileceğimiz bir şey olmalı!
Andrea: Tamam, şimdi daha iyiyim. <İsim>, seni bu... adama yardım etmek istemenden ötürü alkışlıyorum. Fakat biraz beklemesi gerekecek.
Andrea: Kurbanınızın klonu, Ruth Campbell'ın araştırmasını devam ettirmeye karar vermiş. Sizden gidip ne üzerine çalıştığını öğrenmenizi istiyorum.
Andrea: Ayrıca Smooth Delights tekrar işe başlamak için izin istiyor. Sizden ricam, onlar işe başlamadan önce suç mahallinin temiz olduğundan emin olmanız.
Amy: Tamamdır! Evet <İsim>, önümüz dolu! Hangisi ile başlayalım, vitamin barla mı, yoksa Ruth ile konuşmakla mı?

Ruth ile araştırması hakkında konuş.
Amy: Ruth, duyduğumuza göre Doktor Campbell'ın araştırmasını devam ettirmek istiyor muşsun. Doğru mu?
Ruth: Elbette. Gördüğünüz üzere, ben benim... ama aynı zamanda da o'yum. Onun bütün bilimsel düşünceleri beynimde duruyor!
Ruth: O zaman neden onun çalışmasını devam ettirmeyeyim? En azından hayatta bir amacım olmuş olur.
Amy: Fakat onun çalışması... nasıl desem, tehlikeliydi, ve pekte ahlaki değildi. Her ne kadar seni yaratmış olsa da.
Ruth: Pekala, ne yarattığımı tam olarak anlamıyorum. Bir nevi emirleri yerine getirmek gibi bir şey, ama bir yandan da epey bir keyif verici. Şimdi müsaadenizle, bir kaç test sonucu almam gerek.
(Ruth ile konuştuktan sonra)
Amy: Katılıyorum <İsim>, eğer Ruth ne yaptığının farkında bile değilse, araştırmasına bir baksak iyi olacak! Hadi laboratuvarı arayalım!

Araştırma Laboratuvarı.
Amy: Harika, laboratuvarda bir kasa bulmuşsun! Eğer Ruth ya da klonu bir şey saklıyorsa, mutlaka bunun içindedir! Hadi bunu açalım!

İncele: Bilim İnsanının Kasası.
Amy: Harika iş çıkardın <İsim>! O kasayı bir usta misali açtın! Şu içindeki kağıtta ne?
Amy: Hımm, başlıkta "DNA Araştırması" yazıyor, fakat geri kalanı solmuş. <İsim>, sırlarını ortaya çıkarmada sana güveniyorum!

İncele: Silinmiş Belge.
Amy: Şu araştırma kağıdının içeriğini dakikasında çıkardın <İsim>! Gerçi ne anlama geldiklerini bilmiyorum ama... Evet, bunu Hannah'ya göndermeliyiz!

Analiz et: Araştırma Konuları.
Hannah Choi: Laboratuvarda bulduğun araştırma konuları inanılmaz <İsim>! Klon Ruth DNA'yı bilgisayar koduna çevirmeyi başarmış!
Amy: DNA'yı bilgisayar koduna çevirmek mi? Sanırım biyoloji bilgisayar bilimi ile birleşiyor... Başka bir deyişle, hiçbir şey anlamadım. Yardım eder misin?
Hannah: Şimdi, robotlar bilgisayar kodu kullanılarak programlanır.
Hannah: Aynı şekilde insanlar da DNA kullanılarak "programlanır". Genlerimiz robotlardaki birler ve sıfırlar gibidir!
Amy: Tabi robotların programlanması ve yeniden programlanması dışında, mesela bilgisayarlar! Aynı şeyi insanlar üzerinde yapamazsın, biz aynı DNA ile doğar ve ölürüz, öyle değil mi?
Hannah: Şimdilik öyle. Ama Ruth'un kağıdı insan DNA'sının programlanabileceğini ve yeniden programlanabileceğini kanıtlıyor. DNA'yı bilgisayar koduna "tercüme etmen" gerekiyor, onun yaptığı da tam olarak bu!
Amy: Yani... İnsanları da tıpkı robotlar gibi programlamanın mümkün olduğunu mu söylüyorsun? Bu daha önce duyduğumuz her şeyden daha çılgınca!
Hannah: Üstelik sadece o kadar değil! Bu ayrıca insanların robot teknolojisiyle birleşerek yeni türlerin oluşmasına yol açabilir! Programlanabilir biyolojik varlıklar!
Amy: Yani, şey... şu bilin kurgu filmlerindeki sayborglar gibi mi?! Yarı insan yarı robot? Bu çok korkunç bir şey!
Hannah: Bunun bilim adına büyük bir atılım olduğunu biliyorum! Yine de bu teknoloji yanlış ellere düşerse çok tehlikeli olabilir.
Amy: Katılıyorum, Ruth'u bu araştırmayı şimdilik durdurması için uyarsak iyi olur. Çok tehlikeli görünüyor!

Ruth ile araştırması hakkında konuş.
Amy: Ruth, <Rütbe> <İsim>'e neyi araştırdığını tam olarak anlamadığını söylemiştin, değil mi?
Ruth: Doğru. Ben sadece "Aslım'ın" izinden yürüyorum. Onun bildiği şeyleri biliyorum, ama ne manaya geldiklerini bilmiyorum.
Amy: Pekala, <Rütbe> <İsim> sana ne manaya geldiklerini söylesin. İnsan DNA'sını bilgisayar koduna çevirmeyi başarmışsın!
Ruth: Öyle mi yapmışım? Ooo, kulağa önemli bir şeymiş gibi geliyor!
Amy: Bir o kadar da tehlikeli! Eğer kötü ellere düşerse, insanlar rahatça başkalarının DNA'ları ile oynayabilir!
Amy: O yüzden senden durmanı istiyoruz Ruth. Bazı şeylerin bilinmemesi insanlığın hayrına.
Ruth: Bende zaten bilimden sıkılmaya başlamıştım - bütün gün laboratuvarda tıkılı kalmak bana göre değil!
Ruth: Sanırsam Ivywood'a gidip oyunculuk yapmaya başlayacağım. Sonuçta birilerini oynamada usta sayılırım! <Rütbe> <İsim>, hadi bunu bir hamburgerle kutlayalım!

İncele: Vitamin Bar.
Amy: Bu kez ne buldun <İsim>? İnşallah yine blenderde püreye dönüştürülmüş bir ceset bulmamışsındır...
Amy: Ah iyi, zararsız bir kağıt parçası! Fakat solmuş... Hadi şuna bir çare bulalım <İsim>!

İncele: Solmuş Kağıt.
Amy: Vay anasını, vitamin barda bulduğun şu kağıt meğersem bir evlat edinme başvurusuymuş! Diyor ki: "Fırsat çıkar çıkmaz sizinle temasa geçeceğiz"... Bunu kaybeden her kimse bir evlat istiyor olmalı!
Amy: Başvuru numarasını takip edip başvuru yapanın kim olduğunu bulması için bunu Hannah'ya mı gönderelim diyorsun?
Amy: Fazla merak kediyi öldürür derler <İsim>... Ama neyse ki sen kedi değil, usta bir dedektifsin, o yüzden bundan ilginç bir şey çıkacağını düşünüyorum. Hadi bu dosyayı laboratuvara gönderelim!

Analiz et: Evlat Edinme Başvurusu.
Hannah: Vitamin barda bulduğun şu evlat edinme başvurusunu inceledim <İsim>. Bu talebi kimin gönderdiğini asla tahmin edemezsin! Rahibe Dolly!
Amy: Yani sen Rahibe Dolly'nin evlat edinmeye çalıştığını mı söylüyorsun? Ama o bir rahibe! Ve şey, çok yaşlı!
Hannah: Sen açık fikirli biri değil miydin Amy...
Amy: Hadi ama Hannah, onun talebinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını sen de biliyorsun! Etrafta evlat edinmek isteyen bir sürü genç insan varken!
Hannah: <İsim>, bunu söylemekten nefret ediyorum ama Amy haklı. Neden evlat edinmek istediğini bilmiyorum ama Rahibe Dolly bu hayalini asla gerçekleştiremeyecek.
Amy: Gerçi... <İsim>, sen bir dahisin! Bir anneye çok ihtiyacı olan bir "evlat" tanıyoruz! Milo!
Amy: Bu müthiş bir fikir! Onunda aynı fikirde olup olmadığını öğrenmek için gidip Rahibe Dolly ile konuşalım!

Rahibe Dolly ile Milo'yu evlat edinmesi hakkında konuş.
Amy: Rahibe Dolly, <Rütbe> <İsim> evlat edinmek istediğini öğrendi...?
Rahibe Dolly: Ah, evet! İnancımız bize bekar kalmamızı buyuruyor, ama sahipsizlere yardım etmemize mani olmuyor. Her neyse, umudumu yitiriyorum...
Amy: Şey, elimizde evlatlık edinebileceğin bir evlat var aslında. Adı Milo. O çok tatlı ve yakın bir zaman önce... annesini kaybetti. Biraz büyük gerçi ama...
Dolly: Bende genç değilim zaten <Rütbe> <İsim>. Bu genç adamla tanışmak isterim.
Amy: Ah iyi! Yalnız bilmen gereken bir şey var. Onda bir tür... şekil bozukluğu var. Görüyorsun ya, kendisi bir klonlama deneyi, ve-
Dolly: Klonlama deneyi mi?! Bana Tanrı'nın yaratmadığı bir yaratığı evlatlık edinmeyi önerdiğin için kendinden utanmalısın <Rütbe> <İsim>! Şimdi yıkılın karşımdan, gözüm görmesin sizi!
(Dolly ile konuştuktan sonra)
Amy: Pekala, bu pek umduğum gibi gitmedi <İsim>...
Amy: Keşke Rahibe Dolly, Milo'nun ne kadar tatlı birisi olduğunu görse, işte o zaman onun bir canavar olmadığını anlayacak!
Amy: Ah, iyi fikir <İsim>: Belki Milo'nun iyi birisi olduğunu ispatlayacak bir kanıt bulabiliriz!
Amy: İşe kurbanın evini arayarak başlayalım, orada bir şeyler olabilir!

İncele: Kurbanın Yatak Odası.
Amy: Pekala <İsim>, Rahibe Dolly'yi, Milo'yu evlatlık edinmeye ikna etmeyi sağlayacak bir şeyler bulabildin mi?
Amy: Parçalanmış bir kitap mı? Eğer okumak istiyorsan önce onu birleştirmen gerek!

İncele: Paramparça Kitap.
Amy: Aaaaayy, birleştirdiğin şu defter çok tatlı! Bak, bu Milo!
Amy: Görünüşe göre bu resim onun ilk doğum gününde çekilmiş... Vay anasını, o zaman bile bu kadar büyük olduğunu düşünmek çok tuhaf!
Amy: Bir de şu çizim... O ve hayali ailesi!
Amy: Haklısın, Rahibe Dolly'nin yüreğini ancaç bu defter yumuşatabilir! Hadi bunu ona gösterelim!

Milo'nun albümünü Rahibe Dolly'ye göster.
Amy: Rahibe Dolly, Milo ile ilgili son kararını vermeden önce, kendisinin yapmış olduğu şu deftere bakmanı istiyoruz.
Rahibe Dolly: Bu o mu?! Ama onun... O bir ucube!
Amy: Hayır değil! O tatlı bir insan! Başarısız bir genetik deney olması onun suçu değil! Bunun ceremesini neden çeksin?
Dolly: Ben... Şey... Bu resmi o mu çizdi? Pek sevimliymiş.
Dolly: Doğru söylüyorsun <Rütbe> <İsim>! Bu zavallı çocuk Ruth Campbell'ın yaptıklarından ötürü suçlanmamalı. Eğer o bu Dünyadaysa, o da Tanrı'nın bir yarattığı olmalı.
Dolly: Gözlerimi açtığınız için teşekkürler. Milo'nun ailesi olmaktan onur duyarım.
Amy: Ah, Milo çok sevinecek! Hadi, seni onunla tanıştıralım!
Dolly: Harika! Ah, işte bu da senin <Rütbe> <İsim>. Mezhebim Emniyete çalışmalarından ötürü size bunu vermemi istedi.

Rahibe Dolly'yi Milo'ya tanıştır.
Amy: Milo, seni Rahibe Dolly'yle tanıştırmak istiyoruz. Bundan sonra sana o bakacak.
Milo: Bana ev mi buldunuz? Çok teşekkür ederim <Rütbe> <İsim>! Çok sevinçliyim!
Dolly: Eh, ne diyeyim... Resim beni yaşayacağım şoka pekte hazırlamamış anlaşılan <Rütbe> <İsim>!
Dolly: Ne diyorum ben? Tanıştığıma memnun oldum Milo. Bana en sevdiğin yemekleri söyle ki hepsini sana yapayım!
Milo: Balık kafası, ve-
Amy: Ehehe, elbette şaka yapıyor Rahibe Dolly!
Amy: Hadi <Rütbe> <İsim>, burada işimiz bitti!
Milo: Tekrardan teşekkürler <Rütbe> <İsim>. Lütfen bunu al; Sırf senin için kendim yaptım!

Daha sonra ofiste...
Amy: Bilim hakkında ne kadar çok bilgi sahibi olursam bir o kadar da tırsmaya başlıyorum <İsim>! Klonlar, sayborglar, programlanabilen DNA... hepsi kulağa fütüristik korku filmi gibi geliyor!
Amy: Bilim hakkında pek bir şey bilmiyorum, ama böyle bir gücün açgözlü, beceriksiz ve aptal suçluların eline geçmesi halinde neler olabileceğini çok iyi biliyorum!
Amy: Gelişim Vadisi'nde ki insanların ne yaptıklarını bildiklerinden hiç emin değilim... Ya onlar da Klon Ruth gibi bilimin sıkıldıklarında bırakabilecekleri bir oyuncak olduğunu zannediyorlarsa?
Amy: Şu sayborg meselesi ise cidden tedirgin edici... İnşallah bunun gerçek olduğu günü de görmem <İsim>!

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Also on FANDOM

Random Wiki