Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Buz Cinneti/Diyaloglar

< Buz Cinneti

1.262pages on
this wiki
Add New Page
Comments0 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Buzcinneti.png

Güney Kutbu, Antartika...
Jack Archer: Tecrübelerime dayanarak söylüyorum usta, her şey iyi olacak. İnan bana. Şimdi gitmem lazım, <İsim> geldi!
Jack Archer: Affedersin <İsim>, telefonda Lars'la konuşuyordum da. Kendini toparladığından emin olmak istedim.
Jack Archer: Hepimiz Angela'nın SOMBRA köstebeği çıkmasıyla sarsıldık ama en ağır darbeyi Lars yedi!
Jack Archer: Neyse ki üçüzlerle vakit geçiriyor. Karın ve çocuklarının annesinin bir suç örgütüne çalıştığının ortaya çıkması yeterince yıkıcı bir şey olmalı!
Elizabeth Ripley: Güvendiğimiz birisinin aslında ezeli düşmanımızın safında olduğunun ortaya çıkması ile hepimiz vicdan muhasebesi yaptık!
Elizabeth Ripley: İşte bu yüzden Grace Delaney'i yeni adli tabibimiz olarak ekibe katmak için Antartika'ya geldik.
Elizabeth Ripley: Sanırım Grace ile Grimsborough EM'de çalışmıştın <İsim>, bu yüzden Büro'ya geçişinde ona yardımcı olmanı istiyorum!
Grace Delaney: Selam <İsim>! Seni yeniden gördüğüme o kadar sevindim ki kendimi tutmasam ağlayacağım!
Grace Delaney: Kısa süre önce bu istasyona doktor olarak katıldım. Bir yandan da sert iklimlerde hücre yenilenmesiyle ilgili kendi araştırmamı yürütüyorum.
Grace Delaney: Şef Ripley durumunuzdan bahsedince ben de doğal olarak Büro'ya elimden geldiğince yardımcı olabileceğimi söyledim!
Grace Delaney: Sanırım...
Ernest Emerson: İMDAT! Yardım edin, biri kılıç dişli kaplan tarafından öldürüldü!
Grace Delaney: Eeeehh... <İsim>, bu Dr Ernest Emerson, Antartika'daki tarih öncesi vahşi yaşamla ilgili biraz şey... garip teorileri olan bir arkeolog kendisi.
Ernest Emerson: Teoriler mi?! Az önce birisi araştırma istasyonun dışında saldırıya uğradı ve sen hala teori mi diyorsun?!
Jack Archer: Bu herif ciddi mi? Birisi harbi harbi bir tarih öncesi yaratık tarafından mı öldürüldü yani?
Elizabeth Ripley: Saçma salak konuşma! Belli ki bu arkadaşın kafası karışmış. <İsim>, senden Jack'le birlikte istasyon avlusuna gidip neler olduğunu öğrenmeni istiyorum!

1. Bölüm

İncele: İstasyon Avlusu.
Jack Archer: Aman Allah'ım <İsim>, şu arkeolog haklıymış! Bu kız bildiğin katledilmiş!
Ernest Emerson: Sizi uyarmıştım, değil mi?! Hepinizi uyarmıştım! Kılıç dişi bir kaplan geri döndü ve Julia'yı öldürdü!
Jack Archer: Sakin ol dayı, burası bir cinayet mahalli! Şimdi, sen bu kızı tanıdığını mı söylüyorsun?!
Ernest Emerson: Adı Julia Lloyd. Buradaki araştırma keşfinde çalışan bir iklim değişikliği aktivistiydi. Kılıç dişli bir kaplan onu öldürdü!
Jack Archer: Orasını anladık Dr Emerson. <Rütbe> <İsim> sizinle birazdan konuşacak!
Jack Archer: Ben tarih öncesi yaratık falan bilmem <İsim>, ama bu kızın eceliyle ölmediği kesin!
Jack Archer: Alışma dönemi buraya kadarmış... Görünüşe göre Grace'in elinde şimdiden bir otopsi var!
Jack Archer: Şu yün bere kurbanın kanıyla kaplı ve üzerinde ufak parçalar var. Bunlardan bir örnek alalım!
Jack Archer: Ooff... <İsim>, o kadar badireler atlattık ama hiçbir şeyin düzeldiği yok. Toparlanma planlarımızı buzda bırakmamız gerekecek!
Jack Archer: İster tarih öncesi yaratık olsun, ister soğukkanlı bir katil... Öyle ya da böyle bu gizemin dibine inmeliyiz!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Grace Delaney: <İsim>, Büro'ya yeni adli tabip olarak katılmamı istediğinde beni işe bu kadar erken başlatacağını beklemiyordum!
Jack Archer: Keşke daha iyi şartlarda tanışsaydık Grace. Güya buraya toparlanmak için gelmiştik ama şu anda elimizde vahşi bir cinayet var...
Jack Archer: ...Daha da kötüsü, dışarıda bizi moleküllerimize ayırmaya meyilli kadim bir yaratık fink atıyor!
Grace Delaney: <İsim>, son zamanlarda zor günler geçirdiğini biliyorum ama maalesef Bayan Lloyd'un otopsisinde Dr Emerson'ın iddialarını çürütecek hiçbir kanıt bulamadım!
Jack Archer: Ne?! Julia Lloyd'un gerçekten de tari öncesi bir canavarın saldırısına uğradığını mı söylüyorsun bize?!
Grace Delaney: Tam değil. Ama sonuçlarım... kesin değil. Kurbanın mide ve göğsünden defalarca kez bıçaklandığı açık; bu büyük yuvarlak yaralar çok derin. Ayrıca kafa ve gövdede de morluklar buldum.
Grace Delaney: Eğer bu yaralar diş iziyse, daha önce hiç görmediğim bir hayvana ait olduğu kesin. Eğer silah ile yapılmışsa da hangi silah olduğunu belirleyemedim.
Jack Archer: Bize bu saldırı hakkında söyleyebileceğin başka bir şey yok mu?
Grace Delaney: Julia'yı öldüren her neyse ardında bir şey bırakmış ama kesin bir sonuç yok. Kurbanın yaralarında hayvan kürkü parçacıkları buldum. Ya kurbana bir tür hayvan saldırmış, ya da katil kürk giyiyor!
Jack Archer: Bunların hiçbiri içimizi rahatlatmıyor <İsim>. Ya istasyonda soğukkanlı bir katil var, ya da dışarıda kana susamış vahşi bir yaratık. Hangisi olursa olsun, üstünde kürk olduğunu biliyoruz!

Ernest Emerson'a teorisini sor.
Jack Archer: Dr Emerson, tarih öncesi hayvan söylemlerinizi geri plana atıp, <Rütbe> <İsim>'e burada neler olduğundan bahseder misiniz?
Ernest Emerson: Söylem mi?! Siz de tıpkı onlar gibi konuşuyorsunuz! İnsanlar yıllardır buradaki araştırmalarımla alay ediyor ama bu vahşi saldırı tam da korktuğum şeydi... Buzul Çağı'nın kadim yaratıkları geri döndü!
Jack Archer: "Geri plana atmak" sözünün neresini anlamadınız Dr Emerson? Kadim yaratıklarmış!
Ernest Emerson: Yaklaşan küresel ısınma ile buzullar erimeye başladı. Buzul alanlarının altında antik dönemden kalma milyarlarca bakteri ve mikrop donmuş halde bekliyor.
Ernest Emerson: Bu mikroplar çözüldükçe de vahşi hayatın DNA'ları yeniden canlanıyor... Bu canlılar geri dönüyor!
Jack Archer: Ve siz bu yaratıklardan birinin Julia Lloyd'u öldürdüğünü düşünüyorsunuz, öyle mi?!
Ernest Emerson: İroniyi anlamadınız mı? Bir iklim değişikliği aktivisti, küresel ısınmanın sonucu olarak ortaya çıkan bir tarih öncesi bir canavar tarafından saldırıya uğruyor!
Jack Archer: Cidden Julia Lloyd'un buzun altından gelen bir milyon yaşında bir yaratık tarafından öldürüldüğüne inanmamızı mı bekliyorsunuz?
Ernest Emerson: Cesedini gördün <Rütbe> <İsim>! Bu vahşet insan elinden çıkmış olamaz!
Jack Archer: Orası hiç belli olmaz Dr Emerson! Siz de bu arada bir yere kaçmayın!

İncele: Yün Bere.
Jack Archer: Kurbanın beresinden topladığın şu deri hücrelerini mikroskop altında inceleyelim <İsim>. Bakalım kime ait çıkacak!

İncele: Deri Hücreleri.
Jack Archer: Veri tabanında bu araştırma tesisinin müdürüyle bir eşleşme bulduk <İsim>... Adı Blair Carpenter. İyi de DNA'sı kurbanın beresine nasıl geçmiş?
Jack Archer: Valla hayvan saldırısı mı, yoksa cinayet mi bilmem ama en azından Blair Carpenter durumu aydınlatabilir!

Blair Carpenter'a cinayet mahallinde bulunup bulunmadığını sor.
Jack Archer: Blair Carpenter, bize deri hücrelerinizin Julia Lloyd'un beresine nasıl geçtiğini açıklar mısınız? Kendisi öldürüldü de!
Blair Carpenter: Ne?! Julia öldü mü?!
Blair Carpenter: Bereye gelince, bere bana ait. Julia kendi beresini dışarıda hep kaybederdi, bu yüzden kendi beremi ona ödünç verdim. Gerçekten bu istasyondan birinin Julia'yı öldürdüğünü mü söylüyorsunuz?
Jack Archer: Durum onu gösteriyor Bay Carpenter. Gerçi şu arkeolog Dr Emerson Julia'nın tarih öncesi bir yaratık tarafından saldırıya uğradığına inanıyor!
Blair Carpenter: Ah, şu çatlakla karşılaştınız demek. Siz ona kulak asmayın!
Blair Carpenter: Julia biraz saf bir kızdı... Gerçi bu istasyondaki herkes öyle. Güney Kutbu zorlu bir ortam. İnanılmaz soğuk, üstelik gece veya gündüz bir başladımı aylarca sona ermiyor.
Blair Carpenter: Bu bölgenin yerlileri yoktur ve bütün nüfus istasyondaki üç beş araştırmacıdan ibaret. Son derece dünyadan uzak olduğumuz için hepimiz bıçak sırtındayız!
Blair Carpenter: Bu da yetmezmiş gibi düzenli gelen tedarik gemimiz birkaç ay önce kıyıya vurdu. Bu yüzden gıda kaynaklarımız çok kıt. Geminin adını "Depo" koyduk çünkü herkes enkaza gidip malzeme bulmaya çalışıyor.
Blair Carpenter: Doğruyu söylemek gerekirse insanlar burada biraz tırlatıyor. Şu canavar muhabbeti de bunun kanıtı!
Blair Carpenter: Keşke daha fazla yardımım dokunsaydı. İhtiyacınız olan bir şey varsa beni istediğiniz zaman görebilirsiniz!
(Blair Carpenter ile konuştuktan sonra)
Jack Archer: Sonunda mantıklı konuşan birisi çıktı <İsim>! Bay Carpenter açıkça bu tarih öncesi yaratık muhabbetinin deli saçması olduğuna inanıyor!
Jack Archer: Evet <İsim>, Carpenter birkaç ay önce kıyıya vuran bir tedarik gemisinden bahsetti. Eğer birisi yakın zamanda malzeme bulmak için gemiye gitmişse, katil de onlardan biri olabilir!
Jack Archer: Sanırım şu "Depo"yu gezip gemiyi kendimiz aramamızın zamanı geldi!

İncele: Gemi Enkazı.
Jack Archer: Burası çok soğuk <İsim>. Burnumu hissetmiyorum! Üstelik güverte de kaygan! Gözünü seveyim ipucu buldum de de içeriye girelim!
Jack Archer: Vay, şu koli yırtılarak açılmış! Sence bunu bir hayvan yapmış olabilir mi, yoksa insan mıdır? Her halükarda içine baksak iyi olur!
Jack Archer: Şu klipsli altlığın üstünde "Wolfy Entertainment" çıkarmasının da işi ne? Kar yüzünden bir kısmı silinmiş... Toz takımıyla bunu iki dakikada halledersin <İsim>!
Jack Archer: Tabii tüm bunları içeride yapalım yoksa zatürreye yakalanacağım!

İncele: Yırtılmış Koli.
Jack Archer: Gemide bulduğun o tedarik kolisinde bir adet kurutulmuş et paketi mi buldun <İsim>? Antartika gibi ücra yerlerde bozulmayan kuru et önemli olsa gerek.
Jack Archer: Öeğh, paketin üstünde kan var! Şundan bir örnek alalım!

İncele: Kurutulmuş Et.
Jack Archer: Pekala, hadi kurutulmuş et paketinden aldığımuz bu örneği Lars'a gön...
Jack Archer: ...deremeyiz çünkü Lars burada değil. O zaman sanırım Grace'e göndereceğiz...
Jack Archer: Lars umarım iyidir <İsim>. Onu tekrar arayıp ne yaptığını sorsam iyi olacak!

Analiz et: Kan.
Jack Archer: Lars ailesiyle vakit geçirirken onun laboratuvar görevini üstlendiğin için sana minnetarız Grace. <İsim> ile kurutulmuş et paketinden topladığımız kan örneği soruşturmayla alakalı bir şey çıktı mı bari?
Grace Delaney: Kesinlikle! Kan kurbanımız Julia Lloyd'a ait!
Grace Delaney: Daha da önemlisi kanın taze olması, yani yakın zaman önce oraya katili tarafından bırakılmış! Yani Julia'yı öldüren her kimse... ya da neyse o paketi yırtıp açmış!
Grace Delaney: Üzgünüm ama sonuç Dr Emerson'ın Julia'nın bir hayvan tarafından saldırıya uğradığı iddiasını çürütmüyor... Sonuçta hayvanlar da kurutulmuş et yer!
Grace Delaney: Katil kendi etti kendi bulacak <İsim>. Kesin bir şey var: İnsan da olsa hayvan da olsa aradığımız katil kurutulmuş et yiyor!

İncele: Silinmiş Klipsli Kağıt Altlığı.
Jack Archer: Görünüşe göre bu klipsli altlık Jazz Foster diye birisine ait.
Jack Archer: Wolfy Entertainment'tan birinin buzun ortasındaki bir gemide ne işi olur ki?!
Jack Archer: Bunu öğrenmenin tek bir yolu var <İsim>. Gidip Jazz Foster'la konuşalım!

Jazz Foster'ı klipsli kağıt altlığı hakkında sorgula.
Jazz Foster: Klipsli altlığımı bulmuşsunuz! Alın size "Güney Kutbunda Hayatta Kalma" araba çıkartması vereyim, tam bir reyting canavarı olacak!
Jack Archer: Güney Kutbunda Hayatta Kalma mı... O ney lan?!
Jazz Foster: Wolfy Network'ün son bombası! Antartika'da yeni bir realite şov mekanı arıyorum! Siz de yazılabilirsiniz ama baştan söyleyeyim, rekabet çok yaman!
Jack Archer: Yok, almayalım biz. Julia Lloyd'u tanır mıydınız? Kendisi öldürüldü de!
Jazz Foster: Birisi mi öldürüldü dediniz?! Zamanlama harika! Biraz drama ve biraz da merak... Bir televizyon programı için daha ne gerek! Acaba bunun bir cinayet olma olasılığı var mıdır?
Jack Archer: Maytap mı geçiyorsun sen bizimle?!
Jack Archer: Julia'nın ölümünü araştırıyoruz... Lakin burada bulunan bir arkeolog kendisinin bir tür tarih öncesi hayvanın saldırısına uğradığını iddia ediyor!
Jazz Foster: Süper! Gerçekten de tarih öncesi bir yaratık etrafta kol gezip istasyon ahalisine saldırıyorsa, "Güney Kutbunda Hayatta Kalma" kesinlikle zirveye oturur!
Jack Archer: Biz burada birisi öldürüldü diyoruz senin tek düşündüğün şey reytingler! Senin kalbin buz tutmuş Bay Foster!
Jazz Foster: Buz tutmak mı! Haha, güzel espriydi! Bunu yazdım aklımın bir kenarına!
Jack Archer: Oof, kaçalım buradan <İsim>. Bu herifi daha fazla dinleyemeceğim!

Tekrar araştırma istasyonunda...
Jack Archer: Güya buraya Angela'nın SOMBRA köstebeği olduğunu ortaya çıkardıktan sonra toparlanıp yaralarımızı sarmaya gelmiştik. Seni bilmem <İsim> ama ben aşırı stresliyim!
Jack Archer: Daha Antartika'ya varalı beş dakika bile olmadan zart diye elimize vahşi bir cinayet düşüverdi! Daha da kötüsü, dışarıda bir yerde kana susamış tarih öncesi bir yaratık var!
Jack Archer: Doğru diyorsun <İsim>, gerçeklere odaklanmamız gerek. Dr Ernest Emerson Julia'nın bir kılıç dişli kaplan tarafından öldürüldüğünü iddia ediyor... Ama cesedi bulan da oydu. Sence Julia'yı kendisi öldürmüş olabilir mi?
Jack Archer: İstasyon müdürünün beresini cinayet mahallinde bulduk, ama onu kurbana ödünç verdiğini öne sürüyor. Belki de yalan söylüyordur ve aslında orada bulunmuştur!
Jack Archer: Şu yapımcı Jazz Foster'a ne demeli peki, tam bir alığın önde gideni... Ama bu onun katil olduğu anlamına gelir mi ki?
Jack Archer: Bunların hepsi olası şüpheliler <İsim>... Ama ya Dr Emerson haklıysa ve Julia vahşi bir hayvanın saldırısına uğradıysa?!
Grace Delaney: O ihtimali aklından çıkarabilirsin <İsim>. Julia'nın cesedi üzerinde birkaç test daha yaptım ve yeni kanıtlar buldum...
Grace Delaney: ...Julia'nın bu istasyondan birisi tarafından öldürüldüğünü doğrulayabilirim!

2. Bölüm

Jack Archer: Güya buraya Angela'nın SOMBRA köstebeği olduğunu ortaya çıkardıktan sonra toparlanıp yaralarımızı sarmaya gelmiştik ama ben şu anda aşırı stresliyim!
Jack Archer: Elimize vahşi bir cinayet vakası... Daha da kötüsü, dışarıda bir yerde kana susamış tarih öncesi bir yaratık var!
Grace Delaney: O teoriyi aklından çıkarabilirsin <İsim>! Julia'nın üstünde daha fazla test yaptıktan sonra cinayetin insan eliyle işlendiğine dair kapı gibi kanıt buldum!
Grace Delaney: Yaralardan bir tanesinde ufak bir tahta kıymığı buldum. Hayvanın dişleri tahtadan olamayacağına göre, bu apaçık bir cinayet!
Grace Delaney: Yuvarlak bir ahşap direk veya kazık arayabilirsin <İsim>, ucu sivri bir şey!
Jack Archer: Yüreğime su serpildi <İsim>! Ortada tarih öncesi yaratık falan yokmuş!
Jack Archer: Hee... Doğru dedin. Yani kuş uçmaz kervan geçmez bir araştırma merkezinde Julia Lloyd'u vahşice bıçaklayıp öldüren bir katille tıkılıp kaldık!
Jack Archer: Şey... Sence şu laboratuvar tesislerinde ipucu arasak mı <İsim>? Katil orada bulunmuş olmalı. Evet, şey... Dikkatli olalım, tamam mı?

İncele: Penguen Araştırma Merkezi.
Jack Archer: Şu penguen hologramını gördün mü <İsim>? Çok iyi değil mi!
Jack Archer: Doğru dedin, ipucu bulmaya odaklanmalıyım! Ortada yakalamamız gereken bir katil var... Ama penguenler de çok tatlı, ne yapayım!
Jack Archer: Penguen demişken, bulduğun şu not kağıdında kurbanın adı yazılı! Hadi şu soluk kısmı kazıyıp ne yazdığına bakalım!
Jack Archer: Şu kilitli dolaptan bir şeyler çıkabilir. Kilidi açma işi sende!
Jack Archer: Kırık parçalar mı aldın <İsim>? Milletin arkasını niye biz topuyoruz? Eh, işe yarayacağını düşünüyorsan bunları birleştirelim o zaman!

İncele: Silinmiş Not.
Jack Archer: Hımmm, bu kurbanın Sharon Jeung diye birisiyle olan randevusu için hatırlatma notuymuş.
Jack Archer: İstasyon kayıtlarına göre Sharon buranın personel psikoloğu.
Jack Archer: Güney Kutbu'nda yaşam son derece izole ve yalnız olabilir. Acaba Julia'nın da sorunları mı vardı? Hadi Sharon Jeung'a sorup öğrenelim!

Sharon Jeung ile kurbanla randevusu hakkında konuş.
Jack Archer: Bayan Jeung, size Julia Lloyd ile ayarladığınız randevuyu sormak istemiştik. Kendisi...
Sharon Jeung: Julia'nın ölümü tam bir şok oldu! İstasyon'da herkesin ağzında bu konu var!
Sharon Jeung: Önce tarih öncesi yaratık söylentileri, şimdi de ortalıkta kol gezen vahşi bir katil!
Sharon Jeung: Julia gibi birisine böyle korkunç bir şeyi kim yapar bilemiyorum. İşi konusunda o kadar heyecanlı, davasına o kadar bağlıydı ki... Tam da böyle bir yerde ihtiyacımız olan pozitif enerjiye sahipti!
Jack Archer: Yani ölümünden önce herhangi bir duygusal zorluk yaşamıyordu, öyle mi?
Sharon Jeung: Alakası bile yok! İstasyonda çalışan herkesle düzenli seanslar ayarlıyorum. Julia'nın daima istikrarlı ve neşeli bir karakteri vardı!
Jack Archer: Teşekkürler Bayan Jeung. Eğer soruşturmamıza yardımı dokunacak bir şey aklınıza gelirse lütfen <Rütbe> <İsim>'e söyleyin!

İncele: Kilitli Dolap.
Jack Archer: Aman Allah'ım, kilitli dolapta bulduğun o kırık kano küreği kanla kaplı <İsim>!
Jack Archer: Bir saniye, doğru dedin! Grace kurbanın yaralarında kıymık bulduğunu ve ahşap bir kazık aramamızı söylemişti.
Jack Archer: Cinayet silahını bulmuş olabilirsin <İsim>! Kaybedecek bir saniyemiz bile yok, bu küreği hemen Grace'e götürelim!

Analiz et: Kano Küreği.
Grace Delaney: Otopside cinayet silahını belirleyememe şaşmamalı <İsim>. Kim birisini br kano küreğiyle öldürür ki?
Jack Archer: Demek <İsim> haklıymış, kano küreği gerçekten de cinayet silahı!
Grace Delaney: O konuda şüphe yok. Kan kurbana ait ve Julia'nın yaralarında bulduğum kıymık da bu kürekten gelmiş!
Grace Delaney: Ama katil hakkında bir şey daha buldum! Kurbanın kanına ayrıca deniz suyu karışmış!
Grace Delaney: Kano küreğini laboratuvarda buldun ve istasyonun çevresi de tatlı su karıyla dolu. Yani bunun tek açıklaması var: Kürek cinayetten kısa süre önce açık denizde kullanılmış!
Jack Archer: <İsim> bu ipucu sayesinde artık boşa kürek çekiyor olmayacağız... Kano yapan bir katil arıyoruz!
(Analiz sonrası)
Jack Archer: Cinayet silahını bulman sayesinde cinayeti çözmek üzereyiz <İsim>!
Jack Archer: Hımm doğru diyorsun. Eğer katil kano kğreğini yakın zamanda kullanmışsa, şu batık geminin yakınında bulunmuş olabilir.
Jack Archer: Gidip güverteye yakından bakalım. Başka ipuçları bulabiliriz!

İncele: Gemi Güvertesi.
Jack Archer: Aldığın şu sırt çantası kurbanınmış <İsim>. Üzerindeki etikette onun adı yazılı. Hadi içine bakalım!
Jack Archer: Şu kilitli alet parçası bir dizüstü mü? Ne kadar eski olduğuna bakılırsa çalışması bile şaşırtıcı. Öyleyse şifresini kırıp ne bulabileceğimize bakalım!

İncele: Eski Dizüstü Bilgisayar.
Jack Archer: <İsim>, dizüstünün şifresini kırdın ama ara yüzü bağayı fi tarihinden kalma. Bunun için beynimizi patlatmaya gerek yok. İyisi mi bunu Elliot'a götürelim!

Analiz et: Eski Dizüstü Bilgisayar.
Elliot Clayton: Önce şunu belirteyim <İsim>, bana gönderdiğin şu dizüstü üstünde çalışmak zorunda kaldığım en antika bilgisayarlardan biriydi!
Elliot Clayton: Dizüstü şu arkeolog Dr Ernest Emerson'a ait! Nuh nebiden kalma dosyalama sistemiyle biraz boğuştuktan sonra tarih öncesi, şey... her şey hakkındaki araştırmasıyla ilgili epey bir bilgi buldum!
Elliot Clayton: Lakin Mezozoik çılgınlıklarla dolu sayfaların arasında soruşturman için önemli sayılabilecek bir şey keşfettim <İsim>!
Jack Archer: E hadi o zaman çıkar ağzındaki baklayı Elliot!
Elliot Clayton: Dr Emerson'ın banka hesaplarına göz gezdirdim. Üç ay önce hesabındaki para suyunu çekmiş ve şu anda borç içinde!
Elliot Clayton: Dahası Dr Emerson'ın mali destekçilerinden gelen birkaç e-posta da buldum. Görünüşe göre sponsorlar, Dr Emerson bir sonuca ulaşmazsa artık ona finansman sağlamamakla tehdit ediyorlarmış!
Jack Archer: Antartik araştırmalarının ucuz olduğunu hiç sanmıyorum. Dr Emerson teorilerini haklı çıkarmak için baskı altında olmalı!
Jack Archer: Bunu söylemek ciğerimi yakıyor <İsim> ama şu yaşlı fosil Dr Ernest Emerson ile bir kez daha konuşmamız gerekiyor!

Ernest'i finansmanının kesilmesi hakkında sorgula.
Jack Archer: Dr Emerson, öğrendiğimize göre Antartika keşfiniz için sağlanan finansman tehdit altındaymış!
Ernest Emerson: Siz... Bunu nereden öğrendiniz? Özel işlerime burnunuzu mu soktunuz?
Ernest Emerson: Aah, haklısınız gerçi. Güney Kutbu'nda paleontolojik faaliyet kanıtı bulmak için yaptığım araştırma bir araştırma bursu tarafından finanse ediliyor.
Ernest Emerson: Bağışçılarımın artık sabrı tükendi. Kimse teorilerimi ciddiye almıyor ve kanıt istiyorlar! Antartika'da soyu tükenmiş bitki veya hayvanlara dair kanıt bulamazsam finansmanı temelli kesecekler!
Jack Archer: Kanıt mı? Mesela bir iklim değişikliği aktivistinin kılıç dişli kaplanın saldırısına uğraması gibi mi? Bu en başta sizin fikrinizdi Dr Emerson!
Ernest Emerson: Sırf bilimsel iddialarımı doğrulamak için masum bir kadını vahşice öldürebileceğimi mi ima ediyorsunuz? Bu düpedüz bir hakaret ve kabul edilemez!
Ernest Emerson: Benim işim hayal üretmek değil, gerçekleri açığa çıkarmak! Ben katil değilim, yaşamımı bilime adamış biriyim!
Jack Archer: Gerçek şu ki Dr Emerson, eğer teorisine sahte kanıtlar göstermek için Julia'yı öldürdüyseniz, yaşamınızı hapse adamanız gerekecek!

İncele: Kurbanın Sırt Çantası.
Jack Archer: Çanta doğal olarak Julia'nın kişisel eşyalarıyla doluymuş. Ama bulduğun şu romantik DVD biraz fazla kişisel <İsim>!
Jack Archer: Üzerine yapıştırılmış notta "Dün gece eğlenceliydi!" yazıyor.
Jack Archer: Julia ile romantik aşk filmi izleyen kimdi acaba <İsim>? Not imzalanmamış ama el yazısını analiz edebiliriz!

İncele: El Yazısı Not.
Jack Archer: Not istasyon müdürü Blair Carpenter tarafından mı yazlımış?! Kurbanla birlikte aşk hikayeleri izleme gibi bir huyunun olduğundan bahsetmeyi unutmuş belli ki!
Jack Archer: Bu ancak romantik ilişki içinde olduğun birisiyle yapılır <İsim>! Asal ile ben de sürekli bu tür filmler izlerdik!
Jack Archer: Belki de Blair Carpenter'ın Julia'ya "ödünç verdiği" tek şey şapkası değildir. Hadi gidelim <İsim>, Carpenter'ın bize bir açıklama borcu var!

Blair ile kurbanla olan ilişkisi hakkında konuş.
Jack Archer: Bay Carpenter, istasyon müdürü olduğunu düşünülürse, burada çalışan insanlarla romantik ilişki yaşamak gibi bir alışkanlığınız mı var?
Blair Carpenter: Romantik ilişki mi? Siz ne diyorsunuz yahu?
Jack Archer: Julia'ya yazdığınız notu bulduk. Akşamlarınızı birlikte aşk hikayeri izleyerek geçirmek istediğinizden bahsediyordu.
Blair Carpenter: Ha şu mu! Komik olmayın, her şeyi yanlış anlamışsınız! Julia benim kızım olacak yaştaydı!
Blair Carpenter: Julia ile arkadaştık ama öyle sandığınız gibi değil. Kız burada çok yalnızdı. Filmleri çok seviyordu ben de ona eşlik ediyordum!
Blair Carpenter: Tamamen masumane bir şey yani! Birlikte film izler, kurutulmuş et yerdik. Hatta bir keresinde beni kano yapmaya davet etti ama hava soğuk olduğu için pek hoşuma gitmemişti!
Blair Carpenter: Julia bana kızımı hatırlatıyordu, bu yüzden o kadar iyi geçiniyorduk. Bana ailemi anımsatıyordu. Onları pek sık göremiyorum!
Jack Archer: Pek dokunaklı bir hikayeymiş Bay Carpenter. Ama umarım <Rütbe> <İsim> arkadaşlığınızın cinayetle noktalandığını ortaya çıkarmaz yoksa ailenizi ancak hapishanenin ziyaret saatlerinde görebilir olursunuz!

İncele: Paramparça Seramik.
Jack Archer: O şey bir kulplu bardak mıymış <İsim>? Kenarında da ruj izi var.
Jack Archer: Doğru dedin, üzerine bir isim işlenmiş. "Kane" yazıyor! İyi de bu erkek ismi... Bir erkeğin kulplu bardağında ruj izinin ne işi olur?
Jack Archer: İstasyon kayıtlarına göre bu laboratuvarda çalışan Dr Kane Glazebrook adında birisi varmış... Sanırım ona bu kulplu bardağı sormamız gerekecek!

Dr Glazebrook'a kulplu bardağını sor.
Jack Archer: Dr Glazebrook, kırık kulplu bardağınızı bulduk ve...
Kane Glazebrook: Aah, buna inanabiliyor musunuz? Şu iklim değişiklikçisi kız sürekli eşyalarımı alıp duruyor. Önce kulplu bardağımın her yerine rujunu bulaştırdı, sonra da onu kırdı!
Jack Archer: Julia Lloyd'dan mı bahsediyorsunuz? Öldürüldüldüğünün farkındasınızdır herhalde... Onu tanıyor muydunuz?
Kane Glazebrook: İsmini biliyordum ama dürüst olmak gerekirse pek konuşmazdık. Laboratuvarımdan az çıkarım, araştırmamın sıkı bir teslim tarihi var. Uyuyamıyorum, hatta bugünlerde yemek yemeye bile vaktim yok. Sadece kurutulmuş et atıştırıyorum, o kadar.
Jack Archer: Aceleniz ne ki?
Kane Glazebrook: Acelem mi ne?! Dalga mı geçiyorsunuz siz?! Güney Kutbu'nun "yazı" sadece dört ay sürer ve benim de bu süre içinde normalde bir yıl sürecek kadar deneyi gerçek kış gelmeden tamamlamam lazım!
Kane Glazebrook: Bu yüzden diğer araştırmacılarla boş muhabbetlere girecek zamanım olmadığını anlarsınız sanırım!
Jack Archer: Sizinle tekrar konuşmamız gerekirse zamanınızı bize ayırmanız gerekecek ama Dr Glazebrook!

Daha sonra araştırma istasyonunda...
Jack Archer: Julia'nın tarih öncesi bir yaratık tarafından öldürülmemiş olması içimi rahatlattı <İsim>...
Jack Archer: ...Ama bu istasyonda bulunan birinin vahşi bir katil olduğu anlamına gelir!
Jack Archer: İstasyonun psikoloğu Sharon Jeung kurbandan sırf övgüyle bahsetti, Dr Kane Glazebrook ise kızın varlığından haberinin bile olmadığını söylüyor.
Jack Archer: Blair Carpenter'ın Julia'yla romantik filmler izlemek gibi bir alışkanlığı var ama ilişkinin tamamen platonik olduğunu öne sürüyor.
Jack Archer: Ben paramı şu çatlak arkeolog Dr Ernest Emerson'a yatırıyorum! Teorisini dünyaya kanıtlamak ve araştırma finansmanını geri kazanmak için tek ihtiyacı olan bir hayvan saldırısıydı!
Jack Archer: <İsim>, bir an önce...
Jack Archer: .......
Jack Archer: Lan! Işıkları kim söndürdü?!

3. Bölüm

Jack Archer: Grace'i almak için Antartika'ya yaptığımız gezi hiç de umduğum gibi gitmedi <İsim>!
Jack Archer: Julia'nın tarih öncesi bir yaratık tarafından öldürülmemiş olması içimi rahatlattı...
Jack Archer: ...Ama bu istasyonda bulunan birinin vahşi bir katil olduğu anlamına gelir!
Jack Archer: <İsim>, bir an önce...
Jack Archer: Lan! Işıkları kim söndürdü?!
Jack Archer: <İsim>, neredesin?! Neler oluyor? Ya katil buradaysa?!
Grace Delaney: <İsim>...
Jack Archer: Aaaah!
Jack Archer: Grace! Sen miydin! Karanlıkta öyle sinsice yaklaşma!
Grace Delaney: Sakin o Jack! Şiddetli bir tipi yaklaşıyor ve elektrikler kesildi! Ama endişelenme, Elliot iş başında!
Jack Archer: Endişelenme mi? Önce tarih öncesi yaratık, sonra vahşi bir cinayet, şimdi de ekeltrik kesintisi... İş iyice sarpa sarmaya başladı!
Grace Delaney: Karanlıktan korkmuyorsun, değil mi Jack? Işıklar beş dakikaya döner!

-Daha sonra...-
Jack Archer: Şükürler olsun ışıklar tekrar döndü!
Jack Archer: <İsim>, şimdi şu tipi gelmeden vakayı çözmemiz lazım. Yoksa burada vahşi bir katille tıkılı kalacağız!
Jack Archer: Kar bütün delilleri gömmeden cinayet mahalline dönelim!

İncele: Karlı Kayalar.
Jack Archer: Tam zamanında <İsim>! Şu tipi hızlı yaklaşıyor!
Jack Archer: Şu yırtık fotoğrafı almak akıllıca bir hamleydi. Hadi parçalar uçmadan şunu birleştirelim!
Jack Archer: Şu laboratuvar soğutucusunun üzerinde Dr Kane Glazebrook'un adı yazıyor. Hadi içine bakalım!
Jack Archer: Üzerinde kurbanın adının yazdığı şu kağıtta da "Aylık Değerlendirme" yazıyor. Geri kalanı kar tarafından silinmiş, bakalım kurtarabilecek miyiz. Acele etmeliyiz, tipi gitgide kötüleşiyor!

İncele: Paramparça Fotoğraf.
Jack Archer: Bu fotoğrafta iki tane penguen... Wolfy Entertainment çıkartması için kavga ediyor! Aynı Jazz Foster'ın klipsli altlığında gördüğümüz çıkartma gibi!
Jack Archer: Üzerinde de bir mesaj var: "Seni burada çekim yapmaman konusunda uyarmıştım!"
Jack Archer: Birileri Jazz Foster'ın "Güney Kutbu'nda Hayatta Kalma" planlarından pek memnun değilmiş anlaşılan. Soralım kendisine kimmiş bu öfkeli şahıs! Ama acele edelim, kar gittikçe kalınlaşıyor!

Jazz'ı fotoğraftaki mesaj hakkında sorgula.
Jack Archer: Bay Foster, istasyondan birisi Güney Kutbu'nda realite şovu çekme planlarından pek hoşnut kalmamış!
Jazz Foster: Off! Etrafı kirletmeyeceğim diye çantamda boş kurutulmuş et paketleriyle dolaşıyorum ama birkaç penguenin yaşadığı bir yere bir çıkartma düşürdüm diye herkes deliye dönüyor!
Jazz Foster: Bu şu işgüzar aktivist Julia Lloyd'un işi. Çekimimizi engellemek için elinden geleni yapıyordu. Binlerce kilometrelik buzdan ve uçmayı bile beceremeyen pofuduk kuşlardan bana ne!
Jack Archer: Julia yolundan çekildiğine göre, film ekibinin dükkanı açması daha rahat olacak, öyle değil mi Jazz?
Jazz Foster: Neyi ima ediyorsunuz?! Ben bir kadın avcısı olabilirim ama katil değilim!
Jazz Foster: Zaten ihtiyacım olan tüm alanları keşfettim. Hatta açıkta çekim mekanları bulmak için kano bile kullandım. Her şeye müdahil bir çevreci Güney Kutbu'nda Hayatta Kalma'nın önüne geçemezdi zaten!
Jack Archer: Umarım bize yalan söylemiyorsundur Jazz, yoksa bir dahakine Hapishane Hücresi'nde Hayatta Kalma için mekan arıyor olursun! Onun da ne kadar reyting getireceği meçhul!

İncele: Laboratuvar Soğutucusu.
Jack Archer: Kurbanın giriş kartı Dr Glazebrook'un soğutucusuna nasıl girmiş <İsim>?
Jack Archer: Bence de, tipi istasyona ulaşmadan Dr Kane Glazebrook'a bunu sormamız gerek!

Kane'e kurbanın giriş izninin neden kendisinde olduğunu sor.
Jack Archer: Dr Glazebrook, Julia Lloyd'un giriş izin kartının sizde ne işi olduğunu açıklar mısınız?
Kane Glazebrook: Aaah, öldükten sonra bile yakamdan düşmüyor!
Kane Glazebrook: Julia beni bir türlü rahat bırakmıyordu. Sürekli laboratuvarıma gelip ona araştırmamı açıklamamı istiyordu.
Kane Glazebrook: Tamam, heyecanlı bir kızdı, hatta bir gün araştırma keşiflerimden birinde benimle kano kullanmak bile istemişti ama benim harcayacak bir dakikam bile yok!
Kane Glazebrook: Güneş 24 saat tepemdeyken uyuyamıyorum. Ve gecenin sonsuz olduğu gerçek Antartika kışı gelmeden buradan gitmem lazım. Onu uzak tutmanın tek yolu giriş kartını almaktı!
Jack Archer: Fazla gerginsiniz Dr Glazebrook. Julia'nın sizi rahat bırakması ne kadar ileriye giderdiniz?
Kane Glazebrook: Ha, eğer onu öldürdüğümü düşünüyorsanız sıyırmışsınız demektir! Cinayet işlemeye vaktim mi var bakalım!
Jack Archer: Kendi iyiliğiniz için umarım Julia'nın "verdiği rahatsızlık", sınırı aşmanıza neden olmamıştır Dr Glazebrook, yoksa içeriye girdikten sonra epey zamanınız olacak!

İncele: Solmuş Belge.
Jack Archer: Hımm, bu kurban adına çıkartılmış bir tür psikolojik değerlendirmeye benziyor <İsim>. Bu bir Rorschach testi, bunlardan daha önce de görmüştük!
Jack Archer: Önerilen tedavi ECT'ymiş. O da ne demekse artık! İyisi mi bu değerlendirmeye bir de Marina baksın. O bunun ne olduğunu bilir!

Analiz et: Psikolojik Rapor.
Marina Romanova: İyi ki istasyon psikoloğuyla konuşmadan önce Julia'nın psiko değerlendirmesini bana getirdin <İsim>. Oldukça huzur bozucu!
Jack Archer: Julia'nın aslında o kadar da istikrarlı ve dengeli birisi olmadığını mı söylüyorsun?
Marina Romanova: Tam tersi... Asıl endişelenmemiz gereken Bayan Jeung'ın akıl sağlığı!
Marina Romanova: Julia'nın beyin dalgaları ve Rorschach testi tamamen normal. Tam da sağlıklı ve mutlu bir kişide olması gerektiği gibi.
Marina Romanova: Öte yandan Bayan Jeung'ın sonuçları ise... endişe verici. Burada elektrokonvülsif tedavi önermiş... Yani şok tedavisi!
Jack Archer: Ne?! Sharon Jeung yüzde yüz sağlıklı bir hastanın elektroşok tedavisi almasını mı önermiş?!
Marina Romanova: Onunla konuşmak için seninle geliyorum <İsim>. Sharon Jeung'a sormam gereken birkaç soru var!

Sharon ile kurbanın psikolojik değerlendirmesi hakkında konuş.
Marina Romanova: Bayan Jeung, Julia Lloyd hakkında yaptığınız psikolojik değerlendirmeyi okudum... Oldukça huzur kaçırıcı!
Sharon Jeung: Haklısınız, size daha önce yalan söylediğim için özür dilerim! Julia yalnızlıkla pek baş edemiyordu.
Sharon Jeung: Ona verdiğim kano derslerini seviyordu ama dürüst olmak gerekirse ciddi yardıma ihtiyacı vardı!
Marina Romanova: Ciddi olamazsın! Julia'nın psikolojik profili gayet normal. Bence asıl ciddi yardıma ihtiyacı olan sensin!
Sharon Jeung: Öyle mi?! Kuş uçmaz kervan geçmez, sadece kurutulmuş et yenen bu yerde hasta tedavi etmekten ne anlarsın sen?!
Sharon Jeung: Kardan ve penguenlerden başka bir şeyin olmadığı bir yerde insanları mutlu olmasını sağlamak ne kadar zor, biliyor musun sen!
Sharon Jeung: İstasyondaki herkes bıçak sırtında, Julia ise içlerinde en kötüsü! Sürekli küresel ısınmanın ciddi sonuçları, çevremize vereceği zarar hakkında konuşup duruyordu!
Sharon Jeung: Baskı yüzünden kafayı yemişti ve herkesi olumsuz etkiliyordu. Kökten bir tedavi uygulamak zorundaydım, Julia'nın durdurulması gerekiyordu!
Marina Romanova: Bence burada kafayı yiyen birisi varsa o da sensin Bayan Jeung!
Marina Romanova: Umarım kendini hepten kaybetmemişsindir, yoksa hapishane hücresinde kendini değerlendirmek için bol bol vaktin olacak... Tercihen duvarları yastıkla kaplı bir hücrede!

Araştırma istasyonunun dışında...
Jack Archer: Off, temiz hava iyi geldi valla!
Jack Archer: İşler benim için fazla gerginleşti <İsim>. Şüpheliler gitgide beni ürkütmeye başladı!
Jack Archer: O-oo, belki de dışarıya hiç çıkmamalıydık <İsim>. Tipi galiba...
Jack Archer: Aman Allah'ım <İsim>, hiçbir şey göremiyorum! Elini tutabilir miyim?!
Jack Archer: <İsim>, orada mısın? Biraz yardım etsen?

-Tekrar içeride...-
Jack Archer: Off, bir an içeri giremeyeceğiz sandım! Kar da ölmek istemiyorum!
Jack Archer: Tarih öncesi canavar saldırısını eledik ama insan şüphelilerimizde azalma olmadı!
Jack Archer: Galiba ben de hafiften tırlatmaya başladım <İsim>! Bu vakayı bir an önce çözüp bu istasyondan gitmeliyiz!
Grace Delaney: Yakın zamanda gidebileceğimizi sanmıyorum. Tipi bütün iletişim hatlarımızı kesti. Korkarım ki burada tıkılı kaldık!
Jack Archer: Yani bu araştırma laboratuvarında bir katille kapalı mı kaldık?!
Jack Archer: Penguen araştırma laboratuvarına bir kez daha bakmamız gerektiğini biliyorum <İsim> ama biraz acele etsek! Gerçekten gerilmeye başladım!

İncele: Laboratuvar Masası.
Jack Archer: Bu kurbanın eldivenine benziyor <İsim>! Lakin bunun üstünde beyaz bir madde var. Hemen bir örnek alalım!
Jack Archer: Kano rotalarını gösteren bir bir harita mı buldun <İsim>? Julia'nın katili kano yaptığına göre bu ona ait olabilir. Haritanın üstünde kahverengi parçacıklar var. Süpürme işi sende!
Jack Archer: Acele edelim <İsim>! Vahşi bir katil ortalıkta dolaşırken bu araştırma istasyonunda hiç rahat değilim!

İncele: Kano Rotası Haritası.
Jack Archer: Haritadan aldığın şu örneği hızlıca işleme sokalım <İsim>! Grace bize bu parçacıkların ne olduğunu söyleyebilir!
Jack Archer: Umarım çok uzun sürmez. Burada soğukkanlı bir katille kapana kısılmış olmak tüylerimi ürpertiyor!

Analiz et: Kahverengi Parçalar.
Grace Delaney: Haberler iyi <İsim>! O kano haritasından aldığın parçacıklar aslında kurutulmuş etmiş!
Jack Archer: Yani bu harita kesinlikle Julia'nın katiline ait! Ardında başka bir delil bırakmış mı peki?
Grace Delaney: Evet, bırakmış! Kurutulmuş et parçalarının bir kısmında gözlük temizliyicilerinin ana maddesi olan izopropl alkol vardı!
Jack Archer: Yani katil gözlük takıyor.
Grace Delaney: Alkolün yoğunluğuna ve kalitesine bakılırsa , bu temizleyici biraz daha özel bir ürün. Soğuk iklimler ve polarize güneş gözlükleri için özel üretilmiş!
Jack Archer: Hah şöyle <İsim>! Julia'nın katilinin polarize güneş gözlüğü taktığı artık yüzümüze karşı parlayan bir kanıt!

İncele: Eldiven.
Jack Archer: Kurbanın eldiveninden aldığın şu beyaz madde katili yakalamamız için gereken son şey olabilir <İsim>. Hadi bunu Grace'e götürelim!

Analiz et: Beyaz Madde.
Grace Delaney: Kurbanın eldiveninden aldığın madde bana katili hakkında pek çok şey söyledi <İsim>!
Grace Delaney: Madde üzerinde yaptığım ön testler bunun pantenol, sodyum hidroksit ve birkaç element daha içeren bir çeşit cilt kremi olduğunu gösterdi.
Grace Delaney: Fakat tüm bunlar fazla genel olduğu için daha derine bakıp mühim bir madde buldum... Aloe barbadensis yaprağı suyu!
Jack Archer: Hiçbir şey anlamadım Grace. Ne suyu?
Grace Delaney: Aloe barbadensis yaprağı suyu. Halk arasında aloe vera olarak bilinir. Birçok ürünün içinde bulunur ama Güney Kutbu gibi yerlerde daha çok soğuk ısırması geçirenlerin işine yarar!
Grace Delaney: Otopside kurbanın üstünde soğuk ısırması kremi izine rastlamamıştım, bu da kremin Julia'nın katilinden geldiği anlamına gelir!
Jack Archer: İşte asılabileceğimiz bir ipucu <İsim>! Soğuk ısırması geçirmiş bir katil arıyoruz!

Jack Archer: Oldukça canavarvari bir vakaydı <İsim>, ama artık katilin maskesini düşürecek tüm kanıta sahibiz. Katili nihayet kelepçelerle görmek içimi rahatlatacak!

Katili Tutukla.
Jack Archer: Blair Carpenter, Julia Lloyd'u öldürmekten tutuklusun!
Blair Carpenter: Delirdiniz mi siz? Julia'yı öldürmek için ne gibi bir sebebim olabilir?
Jack Archer: Sebebin nedir bilemeyiz ama onu öldürdüğünü biliyoruz. Kurutulmuş et paketinin üstünde Julia'nın kanını bulduk!
Blair Carpenter: Herkesin malzeme aradığı bir gemi enkazındaki paketten mi bahsediyorsunuz? Paketi herkes açmış olabilir!
Jack Archer: Julia'ya saldırdığını biliyoruz Carpenter. Kurbanın yaralarında montundaki kürkten tüyler bulduk!
Blair Carpenter: Kanında... Kürk ha... kanında...
Blair Carpenter: Hayır, saçmalık bu! Burada herkes kürk giyer. Fark etmediyseniz dışarıda dondurucu soğuk var! Siz de geldiğinizden beridir kürk giyiyorsunuz!
Jack Archer: Bitti artık Blair. Kurbanın eldiveninde soğuk ısırması kremini bulduk. Hani onu öldürdükten sonra ondan aldığın eldiveninde!
Blair Carpenter: Julia'nın eldiveni... Julia'nın eldiveni elimdeydi. Nasıl almıştım ki?
Blair Carpenter: Eldiveni... Eldiveni elimdeydi... Sonra beresindeki kan... Çok fazla kan... Her yer kanla kaplıydı!
Jack Archer: İyi misiniz Bay Carpenter?
Marina Romanova: <İsim>, seninle özel konuşabilir miyiz? Ben galiba burada neler olduğunu biliyorum.

-Saniyeler sonra...-
Jack Archer: Marina, eğer fark etmediysen <İsim> Blair Carpenter'ı tutukluyordu... Cinayeti itiraf etmek üzereydi!
Marina Romanova: Ben de işte bu yüzden buradayım! <İsim>, sanırım Bay Carpenter çözülmeli amnezi geçiriyor!
Marina Romanova: Bu aşırı stresten kaynaklanan bir hastalık. Bunu yaşayan insanlar daha fazla duygusal tramvayı önlemek için anılarını bastırırlar.
Jack Archer: Blair'in Julia'yı öldürdüğünü hatırlayıp hatırlamaması mesele değil. O canavar cinayetten içeri girecek!
Marina Romanova: Her halükarda <İsim>, Blair'in sorgusunda yanında bulunmak istiyorum.

-Sorgu devam ediyor...-
Marina Romanova: Bay Carpenter, Julia'nın öldürüldüğü cinayet mahallinde olduğunuzu hatırlıyorsunuz. Başka neler hatırlıyorsunuz?
Blair Carpenter: Şey... Kano küreğini hatırlıyorum, elimdeydi. Sonra onu ikiye kırmıştım!
Marina Romanova: Niye kırdınız peki?
Blair Carpenter: Julia ile konuşuyorduk... Sonra tartışmaya başladık! Eline dokunmak istedim ama beni itti. İşte o zaman küreği kırdım ve...
Blair Carpenter: Ona vurdum! Aman Allah'ım, şimdi hatırlıyorum!
Blair Carpenter: Başına vurdum ve yere düştü. Sonra da küreği ona defalarca kez sapladım!
Marina Romanova: Benimle kalın Bay Carpenter. Şimdi anlatın, Julia'yı niye öldürdünüz?
Blair Carpenter: Kafa dengi biriyle karşılaştığımı düşünmüştüm. Julia çok masum bir kızdı. İkimizde burada yalnızdık, özel bir şeyler paylaştığımızı düşüüyordum!
Blair Carpenter: Ama beni reddedince... Dayanamadım! Soyutlanma, çaresiz yalnızlık... Kasvetli, gri soğuk!
Blair Carpenter: Bir anlık parlamayla sigortalarım attı! Yalnızlığa geri dönemezdim, dönemezdim işte!
Blair Carpenter: Dediklerimi unutma <Rütbe> <İsim>! Gerçek katil Güney Kutbu! Haşin ve merhametsiz! Sonunda hepimizi yutuyor!
Marina Romanova: Ne yazık ki bu haşim ve merhametsiz ortamla başa çıkamamanız sizi cinayete itti. Bay Carpenter, Julia Lloyd cinayetinden tutuklusunuz!

-Daha sonra...-
Elizabeth Ripley: Blair Carpenter'ı Julia Lloyd cinayetinden ötürü göz altında tuttuğunu biliyorum <İsim> ama Marina bana hafifletici sebepler olabileceğini söyledi.
Marina Romanova: Güney Kutbu'nda mahkeme salonu bulunsaydı bile Bay Carpenter suçlu olarak yargılanamazdı. İhtiyacı olan şey hapis değil, psikolojik yardım!
Marina Romanova: İhtiyacı olan yardımı alana kadar göz altında tutarız. Ben Bay Carpenter'ın mahkeme emriyle psikiyatri tesisinde tedavi görmesini öneriyorum!
Elizabeth Ripley: Bu fazlasıyla menfur bir vakaydı <İsim>. Üstelik bunu çok zor şartlar altında çözdün.
Elizabeth Ripley: Ama artık Grace takıma girdiğine göre tekrardan SOMBRA'nın peşine düşebiliriz! İçimizden birinin SOMBRA köstebeği olduğu ortaya çıktıntan sonra artık onları temelli yok etmek bir numaralı önceliğimiz olmalı!
Grace Delaney: Korkarım ki henüz bir yere gidemeyiz Şef Ripley! Tipi geçti ama istasyonun iletişim ağı hala kesik ve hatların tamir edilmesi gerekiyor!
Grace Delaney: Buradan ayrılmadan önce ana karayla yeniden temas kurmamız gerekiyor!

Kötülüğün Kökü 1

Grace Delaney: Julia'nın cinayetini çözmüş olabilirsin ama korkarım ki henüz bir yere gidemiyoruz! Tipi istasyonun iletişim ağını kesti ve hatların onarılması gerekiyor!
Grace Delaney: Birilerini arayıp bizi almasını isteyeceksek önce ana karayla teması yeniden kurmamız gerekiyor!
Jack Archer: Burada tıkılı kalamayız! Artık sen de ekibe katıldığına göre SOMBRA'ya karşı saldırıya geçip onları temelli alt etmenin vakti geldi!
Michelle Zuria: <İsim>, Antarktika'dan ayrılmadan önce SOMBRA'nın izini sürmemiz için bir yol olabilir!
Michelle Zuria: Yıllar önce SOMBRA'nın Güney Kutbu keşifleri hakkında vaka dosyaları okuduğumu hatırlıyorum. Biraz uzak ihtimal ama Antarktika'daki faaliyetlerine dair bilgi edinebiliriz!
Jack Archer: Ciddi misin sen? SOMBRA'nın Antarktika'da ne işi olur ki? Genetiğiyle oynanmış sarı gözlü suikastçı penguenler ordusu mu yaratacakmış?
Grace Delaney: İstasyonun ana sistem bilgisayarlarını kullanabilirsin <İsim>. Güney Kutbu'na yapılan keşiflerle ilgili tüm veriler yerel olarak depolanıyor. Yani ağ bağlantısı olmadan da verileri kullanabilirsin.
Grace Delaney: Tesis çalışanlarının kullandığı dış mekan bilgisayar terminallerinden birine erişebilirsin. Dışarıda istasyonun önünde bir tane olacaktı.
Jack Archer: Pekala <İsim>, sanırım dışardaki terminallerden birini bulma konusunda Michelle sana yardımcı olabilir.
Jack Archer: İletişime gelince, Elliot'un istasyonun ağını onarması günler sürer ve bizim de o kadar zamanımız yok!
Jack Archer: İyi fikir <İsim>! Dr Glazebrook ana karayla temas kurmanın başka bir yolunu biliyor olabilir. Gidip onunla konuşalım!

Kane ile ana karaya ulaşma yolları hakkında konuş.
Jack Archer: Dr Glazebrook? Araştırmanız için zamanın kısıtlı olduğunu biliyoruz ama istasyon ağı çöktüğü için, ana karayla temas kurmamızda bize yardım edebilir misiniz acaba?
Kane Glazebrook: Off! Yardımcı olsam fena olmaz aslında. Şu tipi labotaruvar sistemlerimin hepsini çökertti!
Kane Glazebrook: Tedarik gemisinin enkazında bir tür verici bulabileceğinizi düşünüyorum ama muhtemelen bozuktur. Ekibinizde teknolojiyle arası iyi olan birisi vardır umarım?
Jack Archer: Evet... Öyle birisi var!
Kane Glazebrook: İyi şanslar <Rütbe> <İsim>! Bağlantıyı yeniden kurabilirsen bana çok yardımı dokunur! Bunu al lütfen. Julia bana hediye olarak vermişti ama burada olsaydı senin almanı isterdi!

İncele: Gemi Enkazı.
Jack Archer: Böyle olacağını düşünmemiştim ama fırtınadan sonra sanki daha da bir soğuk oldu <İsim>! Umarım buraya kadar yürüdüğümüze değer!
Jack Archer: Hey, kırık bir cihaz bulmuşsun. Bu da bir başlangıç sayılır. Hadi bunu birleştirelim!

İncele: Kırık Radyo.
Jack Archer: Bu bir denizci radyosu <İsim>. İşte şimdi bir şeyler yakaladık!
Jack Archer: Dr Glazebrook haklıymış, bunun çalışıp çalışmadığını ancak bir teknisyen anlar. Bakalım Elliot bu radyodan neler çıkartacak!

Analiz et: Radyo.
Elliot Clayton: O penguen araştırmacısı bu denizci radyosunun işe yararlılığı konusunda haklı çıktı <İsim>!
Elliot Clayton: Sadece devrelerin tellerini birleştirip gerekli frekansları izole ettim. Artık mesaj gönderebiliriz!
Jack Archer: Harika Elliot! Ben çantalarımı toplamaya gidiyorum. Nihayet bu donmuş kaya parçasından kurtulup medeniyete dönebiliriz!
Jack Archer: Artık gittiğimize göre, Grace de artık resmi olarak adli tabiplik görevini üstlenebilir. Hadi gidip ona iyi haberleri verelim!

Grace'e ekibe katılmaya hazır olup olmadığını sor.
Grace Delaney: Elliot bana denizci radyosunu çalıştırdığını söyledi <İsim>, üstelik dış dünyayla yeniden iletişim kurmuşsun!
Jack Archer: Doğru Grace! Yani artık bir taşıma helikopteri çağırıp yeniden SOMBRA'nın peşine düşebiliriz, tabii sen de bize katılmaya hazırsan?
Grace Delaney: Hazırım <İsim>. Nişanımı atıp Grimsborough'dan ayrıldığımdan beridir macera peşinde dünyayı dolaştım. Sonunda kendi araştırmamı yapmak için buraya geldim.
Grace Delaney: Bu vaka üzerinde çalışmak bana polislik işine dahil olmanın, kendimden daha büyük, kendi amaçlarımın ötesinde bir şeyin parçası olmanın nasıl olduğunu tekrar hatırlattı.
Grace Delaney: SOMBRA'yı temelli çökertmeniz için elimden geleni yapacağım!
Jack Archer: Öyleyse anlaştık Grace. Büro'ya hoş geldin!
Grace Delaney: Ekibe katılmak benim için bir şeref <İsim>. Gidip eşyalarımı toplayayım! Hepiniz böyle çetin bir sınavdan geçtiğiniz için ana karaya vardığımızda herkesi yemeğe çıkartacağım... Hesaplar benden!

İncele: İstasyon Avlusu.
Michelle Zuria: Grace haklıymış <İsim>, istasyonun dış mekan bilgisayar terminallerinden birini buldun!
Michelle Zuria: Haliylen şifreli, ama bunun senin için bir sorun yaratacağını sanmıyorum <İsim>.

İncele: Dış Mekan Bilgisayarı.
Michelle Zuria: Bilgisayar terminalinin kilidini açtın <İsim>. Artık içerideyiz!
Michelle Zuria: Bize birkaç saat ver. Elliot ile ana bilgisayarda SOMBRA'nın Antartika'daki geçmiş faaliyetlerine dair iz bulmaya çalışacağız!

Analiz et: Bilgisayar Arşivleri.
Elliot Clayton: Tam zamanında <İsim>! Michelle'le birlikte bu bilgisayar terminalinden istasyonun ana bilgisayarına bakabildik!
Elliot Clayton: Bu araştırma tesisinde tüm araştırma ve keşiflerin 40 yıl öncesine kadar giden kapsamlı kayıtları var. Başta Michelle'e hiçbir şey tanıdık gelmedi!
Michelle Zuria: Ta ki Eduardo Ruiz ismiyle karşılaşana kadar! Kendisi, örgüte ilk girdiğim dönemde bir vaka üzerinde çalışırken tanıştığım üst düzey bir SOMBRA ajanıydı.
Michelle Zuria: Ruiz birkaç yıl önce öldü. Duyduğuma göre kalp krizi geçirmiş.
Michelle Zuria: Ama adının Güney Kutbu kayıtlarında geçmesi şüphelerimi doğruluyor... SOMBRA 1970'lerin başında Güney Kutbu'ndaymış!
Elliot Clayton: Buna inanabiliyor musun <İsim>? SOMBRA'nın bu kadar uzun süredir faal olduğunu bilmiyorduk!
Michelle Zuria: Sorun şu ki keşiflerin Amtarktika'ya yapılmasının dışında ne ile ilgili olduklarına dair hiçbir bilgi yok.
Michelle Zuria: Doğru diyorsun <İsim>. Dr Ernest Emerson burada yıllardır araştırma yaptığını söylemişti. Belki de Eduardo Ruiz'le yolları kesişmiştir? Uzak ihtimal ama bakarsın şansımız yaver gider!

Ernest'e Eduardo Ruiz'i sor.
Ernest Emerson: <Rütbe> <İsim>, Bayan Lloyd cinayetindeki sır perdesini araladığın için öylesine rahatladım ki! Araştırmalarımın çıkarına ters düşse de, Julia'nın kılıç dişli bir kaplan tarafından öldürülmediğine şükrediyorum!
Michelle Zuria: Aslında biz de bu sebepten ötürü buradayız Dr Emerson. Antarktika keşifleriniz sırasında Eduardo Ruiz adlı bir adamla karşılaşıp karşılaşmadığınızı öğrenmek istiyoruz.
Ernest Emerson: Ruiz mi dediniz? Hımm, yıllar boyu o kadar çok insan gelip gitti ki...
Ernest Emerson: Sanırsam Eddie Ruiz'den bahsediyorsunuz, en azından bize ona öyle hitap etmemizi söylerdi. Dürüst olmak gerekirse huysuz herifin tekiydi. Güney Amerika'dan geldiği için sürekli soğuktan şikayet ederdi.
Ernest Emerson: Onunla sadece üç beş kez karşılaştım. Ruiz ve araştırma ekibi burada bir proje üzerine çalışıyorlardı. 1950'lerin sonunda başlamışlardı.
Michelle Zuria: 1950'ler mi? İstasyon kayıtlarında adı sadece 1970'lerde geçiyor!
Ernest Emerson: Dijital kayıtları diyorsunuz herhalde! Ondan önceki Güney Kutbu faaliyetleri hakkında bilgi edinmek istiyorsanız basılı arşivleri karıştırmanız gerek <Rütbe> <İsim>!
Michelle Zuria: Bilgi için teşekkürler Dr Emerson, çok yardımı dokundu. Araştırmanız için de iyi şanslar!
Ernest Emerson: Dr Ernest Emerson'ın bu dünyada henüz işi bitmedi, bu sözlerimi unutmayın! İşte <Rütbe> <İsim>, yemeğimin bir kısmını alabilirsin. Pek lezzetli değildir ama enerji patlaması yaşatır!
(Ernest Emerson ile konuştuktan sonra)
Michelle Zuria: Evet <İsim>, Dr Emerson'ın dediğine göre Eduardo Ruiz 1950'lerde Antarktika'ya yapılan araştırma keşiflerine katılmış. SOMBRA'nın bunca zamandır faaliyette olduğunu bilmiyordum doğrusu!
Michelle Zuria: İstasyon bilgisayarındaki kayıtlar 1970'lere kadar uzanıyor, bizim ise daha geriye gitmemiz gerek. Dr Emerson'ın bahsettiği şu basılı arşiv nerede acaba?
Michelle Zuria: İyi dedin <İsim>, aramaya araştırma laboratuvarından başlayabiliriz. Hadi gidelim!

İncele: Penguen Araştırma Merkezi.
Michelle Zuria: Aldığın şu arşiv kutusu tam da aradığımız şey olabilir! Kollarını sıva <İsim>, bakalım içinden neler çıkacak!

İncele: Arşiv Kutusu.
Michelle Zuria: İşte bu <İsim>! Arşiv kutusunda bulduğun o eski gazete makalesinin manşetinde Eduardo Ruiz'in adı yazılı!
Michelle Zuria: Bu gazete oldukça eski ve makalenin büyük kısmı solmuş. Toz takımını getireyim ama dikkatli olsak iyi olur!

İncele: Silinmiş Makale.
Michelle Zuria: Aman Allah'ım, fotoğraftaki geminin ismine baksana <İsim>! Adı SOMBRA'ymış!
Michelle Zuria: SOMBRA'nın Antarktika'ya geldiğini biliyorduk da, bu kadar rahat davranmalarını beklemezdim! Avustralya'da bulduğun gemi enkazı bu kadar dikkat çekmiyordu!
Michelle Zuria: Başlıkta da "Arjantin hükumeti, keşfi başarısız kıldı!" yazıyor!
Michelle Zuria: Makale Ruiz tarafından yürütülen bu keşfin toprak kazanma ihtimalini araştırdığını, ama nihayetinde Arjantinli yetkililer tarafından sonlandırıldığını söylüyor.
Michelle Zuria: Demek o zamanlar SOMBRA bir şekilde kendi adamlarından birini Antarktika'ya göndererek resmi bir keşfe el koymuş... Yani faaliyetlerinin başlangıcı 1950'lerin sonuna kadar gidiyor!
Michelle Zuria: Doğru dedin <İsim>, bu da akla başka bir soruyu getiriyor. SOMBRA Arjantin'e döndükten sonra ne yaptı?
Michelle Zuria: Başka kararlar almadan önce burada bulduklarımızı Şef Ripley'e iletmemiz gerekiyor.

Daha sonra...
Elizabeth Ripley: Ana karayla iletişim hatlarını onararak sağlam bir iş çıkardın <İsim>. Gerekli kişilerle konuştum, helikopter kalktı ve birkaç saat içinde burada olur!
Grace Delaney: Her şeyimi topladım <İsim>. Sen de hazırsan!
Elizabeth Ripley: Geç bile kaldık. SOMBRA'nın Güney Kutbu'ndaki faaliyetlerini keşfettiğine göre bir an önce gidebiliriz!
Elizabeth Ripley: O makaleye göre SOMBRA, 60 yıl kadar önce Antarktika'ya bir keşif görevi yürütmüş!
Elizabeth Ripley: Ama proje Arjantin hükumeti tarafından feshedilmiş, bu da SOMBRA'nın oraya döndüğüne işaret eder.
Elizabeth Ripley: Eğer SOMBRA'yı kökten temizleyeceksek ilk önce nasıl ortaya çıktıklarını bulmamız gerek <İsim>. Bu da ancak 1950'lerin sonunda Güney Amerika'da gerçekleşmiş olabilir!
Elizabeth Ripley: Sorularımıza yanıt bulmamız gerekiyor <İsim>, ve yolculuğumuzun ilk durağı da Arjantin! Hazırlan, helikopter gelir gelmez yola çıkıyoruz!

Also on Fandom

Random Wiki