Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Can Alıcı Kampanya/Diyaloglar

< Can Alıcı Kampanya

1.262pages on
this wiki
Add New Page
Comments0 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar

San Francisco'da...
Carmen Martinez: <İsim>, seninle dünyayı dolaşmak fazlasıyla hoştu ama sonunda memlekete dönmek gibisi de yok!
Carmen Martinez: Gerçi son kargaşalardan sonra insan kendini vatanında bile huzurlu hissedemiyor. ABD'nin Meksika'da ördüğü duvar, orada bir cinayete yol açacak kadar gerilimi tırmamdırdı...
Carmen Martinez: Çatışmaya uluslararası cemiyet de dahil olunca ABD'de Birleşik Milletler'den çıkma yanlısı bir hareket ortaya çıktı!
Carmen Martinez: Şimdi ise ülkenin BM'den çıkmasını isteyen USNay ile kalmasını isteyen USStay arasında büyük bir çekişme var. İki grup da hem halkı, hem de hükümeti etkilemeye çalışıyor.
Carmen Martinez: İşler bu noktaya ne ara geldi bilmiyorum <İsim>. ABD'de en son bulunduğumda çıkma-kalma gibi zırvalar yoktu.
Elizabeth Ripley: Eh, devir değişti artık! Biz de bununla baş etmek zorundayız! Siyasetin soruşturmalarımıza engel olmasını istemeyiz.
Elizabeth Ripley: <İsim> SOMBRA'nın kurucusunu Kolombiya'da yakaladığında Kuzey'de yaratacakları sorunlar hakkında atıp tutmuştu. Şimdi ise elimizi attığımız yerden sorun çıkıyor!
Elizabeth Ripley: <İsim>, eğer şu anki siyasi çalkantının arkasında SOMBRA yoksa bile bundan kendilerine pay çıkartacakları kesin!
Elizabeth Ripley: Burada neler döndüğünü öğrenmemiz gerek! Gidip USStay hareketinin lideri Sandy Turner'la konuşmanı öneririm! Kendisi San Francisco'da ikamet ediyor.
Carmen Martinez: O iş kolay! Sandy şu anda şehirde bir konuşma yapıyor <İsim>. Hadi gidelim!

-USStay mitinginde...-
Sandy Turner: ...İşte bu nedenle biz Amerikalıların Birleşik Milletler'de kalmalsı gerek. Ancak işbirliği yaparak daha güçlü bir dünya yaratabiliriz!
Miting Kalabalığı: U-S-Stay! U-S-Stay!
Sandy Turner: USStay, dünyaya inananların seçimidir! Ögzürlük dediğimiz bu cesur deneyimle olan ittifakımızı sürdürmek için! Teşekkürler Amerika!

-Birkaç dakika sonra...-
Carmen Martinez: <İsim>, Bay Turner'ın etrafında amma kalabalık vardı he. Neyse ki yakınına gidebilmemizi sağlayacak Büro rozetlerimiz var!
Sandy Turner: <Rütbe> <İsim>, tanıştığımıza memnun oldum! Büro'nun çalışmalarından haberdarım. Konuşmamı beğendiniz mi?
Carmen Martinez: Ancak sonuna yetişebildik. Burada bulunmamızın sebebi...
Sandy Turner: Çok özür dilerim ama başka bir randevum olduğu aklıma geldi. Sizinle daha sessiz bir ortamda konuşmak isterim. Bir saat sonra buluşabilir miyiz?
Carmen Martinez: Şey, aslında acelemiz var ama...
Carmen Martinez: Bitirmeme bile izin vermedi <İsim>! Doğruca arabasına gitti!
Carmen Martinez: Sanırım yapacağımız tek şey beklemek...
*GÜÜÜÜM!!!*
Carmen Martinez: O da neydi öyle <İsim>?! Patlama Lombard Sokağı'ndan geldi! Bay Turner'da o yöne gitmişti! Hadi gidelim!

1. Bölüm

İncele: Lombard Sokağı.
Carmen Martinez: <İsim>, Bay Turner ölmüş! Duyduğumuz patlama arabasından gelmiş!
Carmen Martinez: Şoförü kısmen de olsa halen hayatta! Şu an acil servise götürülüyor!
Carmen Martinez: Doğru dedin, arabanın Sandy'nin oturduğu kısmı daha ağır hasar almış. Belli ki asıl hedef oymuş! Zavallı şoför ise sadece yan hasarmış!
Carmen Martinez: Böyle bir şeyin burnumuzun dibinde olduğuna inanamıyorum! Bunu yapanı bulana kadar bize rahat yok <İsim>!
Carmen Martinez: Haberciler buraya doluşmadan ipuçlarına bir bakalım. Şu kırık kağıt altlığı Sandy'nin hareketleri hakkında bize bilgi verebilir! Bunu birleştirelim.
Carmen Martinez: Birisi kalabalık dağıldığı sırada kamerasını düşürmüş! Belki katili yakalamıştır! Gidişat lehimize değişebilir! Hadi kilidini açalım.
Carmen Martinez: <İsim>, Sandy Turner nüfuzlu bir halk adamıydı. Cinayet haberi hemen yayılır! Hızlı davranmamız gerek!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Grace Delaney: <İsim>, ABD'ye dönerken buraya iş için geldiğimi neredeyse unutmuştum... Ama sonra GÜM! Ve işte bir kadarva daha!
Grace Delaney: Güm derken etkin manada yani! Kurbanın yaralarının derinliği ve açısı onu öldüren bombanın bizzat kendi üstünde olduğunu gösteriyor!
Carmen Martinez: Yani kurban bombayı üzerinde mi taşıyormuş?
Grace Delaney: Evet, göğsüne saplanmış kravat iğnesi parçaları buldum... Sanırsam patlamanın kaynağı da o.
Carmen Martinez: USStay hareketinin lideri... kravat iğnesiyle mi öldürülmüş yani? Öyle küçük bir şey nasıl böyle büyük bir patlamaya neden olabilir ki?
Grace Delaney: Patlayıcılar ve özenli mühendislik! Yumuşak dokusunun üstünde alüminyum alaşımı ve volfram karbür buldum. Bunlar teknoloji harikası elektronik ekipman yapımında kullanılır.
Grace Delaney: Katil bu karmaşık malzemelerden bir patlayıcı üretebildiyse, elektronik ekipmanları kullanma konusunda becerikli olmalı!
Carmen Martinez: Demek katil elektronikten anlıyor! Ateş olmayan yerden duman çıkmaz <İsim>. Elimizde de ateş gibi bir ipucu var!

İncele: Kırık Kağıt Altlığı.
Carmen Martinez: <İsim>, bu kağıt altlığında Sandy'nin konuşmasından sonra izlemesi gereken rota var. Ama görünüşe göre üzerinde bir son dakika değişikliği yapılmış!
Carmen Martinez: Alt kısımda yeni güzergahın kampanya yöneticisi tarafından onaylandığı yazılı.
Carmen Martinez: USStay'in internet sitesine göre Sandy'nin kampanya yöneticisinin adı Laetitia Badu...
Carmen Martinez: Gidip Laetitia'yla konuşalım <İsim>!

Laetitia Badu'ya kurbanın rotasındaki değişikliği sor.
Carmen Martinez: Bayan Badu? Bu Büro'dan <Rütbe> <İsim>. Size Sandy Turner'ın ölümü hakkında birkaç soru sormak istiyoruz.
Laetitia Badu: Tam bir felaket! Hareketimiz parçalandı, ekip panikte... Zavallı şoförün ailesini haberdar edip Sandy'nin cenazesini ayarlamam gerek...
Carmen Martinez: Ayarlama demişken, kısa süre önce Bay Turner'ın rotasını değiştirmişsiniz. Hemen ardından öldürüldüğünü düşünürsek...
Laetitia Badu: Biliyorum, korkunç bir şey! Sandy sürekli ölüm tehditleri alıyordu. Bense hep önlem aldım ama birinin gerçekten de onu öldürmeye teşebbüs edeceğini hiç düşünmemiştim!
Carmen Martinez: Ne tür tehditler? Kim gönderiyordu?
Laetitia Badu: Bazı ruh hastaları isimsiz olarak gönderiyordu, akılları sıra hareketmizi protesto etmek için. Tehditleri layık oldukları yere, yani çöpe attım.
Laetitia Badu: Suikastçının güvenliğimizi nasıl aştığını bilmiyorum ama umarım onu yakalarsın! Böyle bir zamanda Amerikan halkının görmek isteyeceği tek şey adaletin tecelli etmesi.
(Laetitia Badu'yla konuştuktan sonra)
Carmen Martinez: Demek kurban ölüm tehditleri alıyormuş! Kampanya yöneticisinin onları saklamamış olduğuna inanamıyorum!
Carmen Martinez: Doğru diyorsun, Sandy'nin ölümü, içinde bulunduğu USStay hareketiyle bağlantılı olabilir. Hadi miting sahnesine yakından bakalım!

İncele: USStay Mitingi.
Carmen Martinez: Neyse ki miting dağıldı. Kalabalığın ortasında kanıt aramak mümkün olmazdı!
Carmen Martinez: Bence de o çöpü aramalıyız <İsim>! Zamanında çöpten bir sürü işe yarar şey çıkarmışlığımız var.
Carmen Martinez: Bu... Dev şişme flamingo simidi hakkında o kadar da emin değilim. Yine de üzerinden bir örnek alacağım diyorsan, hiç balonunu patlatmayayım derim.

İncele: Çöp Torbası.
Carmen Martinez: Bı konularda uzman değilim <İsim> ama çöpte bulduğun elektronik cihaz uzaktan kumandalı bir fünyeye benziyor!
Carmen Martinez: Hadi cihazı Jonah'a gönderelim! Şüphelerimizi doğrulayabilir!

Analiz et: Elektronik Cihaz.
Carmen Martinez: Jonah, patlamalar hep hoşuna gitmiştir senin. <İsim> ile miting alanında bulduğumuz cihaz hakkında neler söyleyeceksin?
Jonah Karam: Tam da şüphelendiğiniz gibi cihaz, ev yapımı bir uzaktan kumandalı fünye. İşçiliği de sağlam ayrıca. Radyo sinyaliyle elektrikli fünyeyi tetikliyor.
Carmen Martinez: Demek katil patlamayı bu şekilde gerçekleştirmiş!
Carmen Martinez: Fünyenin radyo sinyalleri kullandığını söyledin. Yani katilin bombayı patlatıp kurbanı öldürmesi için Lombard Sokağında bulunmasına gerek yok muymuş?
Jonah Karam: Evet, eylemi miting alanından da gerçekleştirmiş olabilir. Ama dahası da var.
Jonah Karam: Cihazdan garip bir koku aldım. Şüphelerimi teyit etmesi için Lars'a gönderdim...
Jonah Karam: Lars fünyenin içinde bir miktar kül buldu... Bunun da kenevir olduğu ortaya çıktı! Yani katil cihazı yaptığı sırada kafası biraz dumanlıymış!
Carmen Martinez: Katil tüttürmeye meraklı olabilir, ama <İsim> ile onun köküne kibrit suyu dökene kadar rahat etmeyeceğiz!

İncele: Flamingo Yüzme Simidi.
Carmen Martinez: Flamingo simidinden aldığın maddenin ne olduğunu düşündükçe içim kalkıyor <İsim>... Herhalde mikroskopta incelersek görürüz!

İncele: Şeffaf Madde.
Carmen Martinez: <İsim>, flamingo simidinden aldığın şey, Chockas D.Lux adlı birinin teriymiş!
Carmen Martinez: Bu isim bir yerden tanıdık geliyor...
Carmen Martinez: Doğru dedin! Chockas, Avustralya'da karşılaştığımız şu zenne!
Carmen Martinez: San Francisco'daki siyasi bir mitingde ne işi var ki? İyisi mi gidip Chockas'a soralım!

Chockas D.Lux'a San Fransisco'da ne yaptığını sor.
Carmen Martinez: Tekrardan merhaba Chockas. Yine her zamanki gibi şahane görünüyorsun.
Chockas D.Lux: Amerikayı yeni gösterinizle fethetmek istiyorsanız şahane olmanız gerekir!
Carmen Martinez: Yeni gösteri mi? Bu, gelişini duyuran dev flamingoyu izah ediyor. Da USStay mitinginde ne yapıyordun?
Chockas D.Lux: Yavrucuğum, miting benim en büyük sahnem olacaktı! Gösterime izin vermesi için Sandy Turner'ı ikna ettim!
Carmen Martinez: Sandy Turner gösteri yapmana izin mi verecekti? Gerçekten mi?
Chockas D.Lux: Büyük Amerika turneme yarın başlamayı planlamıştım! Yıldızlar, flamalar... Ve elbette parıltı! Ta ki birisi gidip biricik Sandy'mi öldürene kadar!
Chockas D.Lux: Artık miting sürmeyecek, ben de gösteri yapamayacağım! O patlama hayallerimi de havaya uçurdu!
Carmen Martinez: Eh o zaman hayallerini yakınlarda sürdür. <Rütbe> <İsim>'in sana başka soruları olabilir.

İncele: Kilitli Kamera.
Carmen Martinez: Şuna bak <İsim>! Kamera tam da kurbanın ölümünden önce çekilmiş fotoğraflarla dolu!
Carmen Martinez: Burada Sandy mitingden ayrılırken el sallıyor... Sonra da öldürüldüğü yer olan Lombard Sokağı'na doğru yol alıyor...
Carmen Martinez: Yani bu fotoğrafları çeken her kimse patlamaya tanıklık etmiş olmalı!
Carmen Martinez: İyi yakaladın <İsim>! Kameranın tepesine bir isim kazınmış! "Terrance Williams". Kameranın sahibi olmalı!
Carmen Martinez: Terrance'la fotoğraflar hakkında iki çift laf etsek iyi olur!

Terrance Williams'a tanık olduğu patlamayı sor.
Carmen Martinez: Bay Williams, <Rütbe> <İsim> ile size Sandy Turner suikastı hakkında birkaç soru soracaktık.
Terrance Williams: Berbattı! Tam anlamıyla en kötüsüydü! Patlamayı kendi gözlerimle gördüm!
Terrance Williams: Siyaset bilimi dersim için USStay mitinginin fotoğraflı haberini yapmam gerekiyordu. Ama biraz geç kaldım, geldiğimde Bay Turner aracıyla alandan ayrılıyordu.
Terrance Williams: Hocama elim boş gidersem hayatımı kaydırırdı, bu yüzden ben de Bay Turner'ın birkaç fotoğrafını çektim. Sonra birden bire GÜM!
Terrance Williams: Herkes bir yana kaçışıyordu, sıra bende diye düşünmüştüm! O sırada fotoğraf makinemi düşürüp topukladım!
Carmen Martinez: Patlamadan önce çektiğiniz fotoğrafları gördük. Sıra dışı bir şey gözünüze çarptımı hiç?
Terrance Williams: Hayır hacı, gayet sıradan bir gün gibiydi. Kimsenin o patlamayı beklediğini sanmıyorum.
Carmen Martinez: Bay Williams, bir şeyler hatırlarsanız bize mutlaka haber verin!

Daha sonra...
Carmen Martinez: <İsim>, San Francisco'ya Sandy Turner'la konuşmaya geldik ama konuşmamız sadece bir iki dakika sürdü... Sonra bir baktık ki ölmüş!
Elizabeth Ripley: Turner'ın cinayeti hakkında neler öğrendin <İsim>? Şoförü halen komada ve basın da saldırıyla ilgili iddialarla çalkalanıyor!
Carmen Martinez: Katilin Sandy'nin taktığı patlayıcılı kravat iğnesini uzaktan kumandalı fünyeyle patlattığını biliyoruz.
Carmen Martinez: Yani katil patlama sırasında oradan uzakta olabilir... Ama iğneyi Sandy'ye takabilecek kadar ona yaklaşmış olması gerekir!
Carmen Martinez: Sandy'nin ölüm nedeninin merkezinde izlediği siyaset olmalı. ABD'nin Birleşik Milletler'de kalması uğruna tutkuyla yürüttüğü kampanyadan ötürü ölüm tehditleri alıyormuş.
Elizabeth Ripley: Siyasi cinayet şu anda Amerika'nın ihtiyacı olan son şey! İlerlemek için yeterli kanıta da sahip değiliz!
Ingrid Bjorn: <İsim>, haberlerim var! Benimle gel!
Ingrid Bjorn: Sandy'nin şoförü uyanmış!

2. Bölüm

Carmen Martinez: <İsim>, San Francisco'ya Sandy Turner'la konuşmaya geldik ama konuşmamız sadece bir iki dakika sürdü... Sonra bir baktık ki ölmüş!
Carmen Martinez: Sandy'nin ölüm nedeninin merkezinde izlediği siyaset olmalı. ABD'nin Birleşik Milletler'de kalması uğruna tutkuyla yürüttüğü kampanyadan ötürü ölüm tehditleri alıyormuş.
Elizabeth Ripley: Siyasi cinayet şu anda Amerika'nın ihtiyacı olan son şey! İlerlemek için yeterli kanıta da sahip değiliz ve bir numaralı görgü tanığımız, yani Sandy'nin şoförü halen komada...
Ingrid Bjorn: Artık değil! Benimle gel <İsim>! Sandy'nin şoförü uyandı!

-Hastanede...-
Carmen Martinez: Bay Parker, sizi bu şartlarda rahatsız ettiğimiz için kusura bakmayın ama bunu sormamız gerek: Sandy'nin cinayetiyle ilgili ne hatırlıyorsunuz?
James Parker: Direksiyondaydım... sonra yandın... ve araba patladı...
Carmen Martinez: Bomba Bay Turner'ın taktığı kravat iğnesindeymiş. Katilin iğneyi ona nerede takmış olabileceğini biliyor musunuz?
James Parker: Herhangi... bir yerde. Mitingde... Serada...
Carmen Martinez: Sera mı? Hangi sera?
James Parker: New Springs... Serası. Onu... oraya... götürdüm. Üzgünüm... Ama...
Carmen Martinez: Olamaz <İsim>, bayıldı! Hemen hemşireyi çağıralım.
Carmen Martinez: Doğru diyorsun, ardından da o seraya gidelim!

İncele: Sera.
Carmen Martinez: James'in bahsettiği yerin bir kenevir serası olduğunu tahmin etmemiştim! Yasal tıbbi kenevirin Kaliforniya'da sağlam iş yaptığı bilinen bir şey ama kurban hakikaten de buraya gelmiş olabilir mi?
Carmen Martinez: Bulduğun bu fotoğrafa bakılırsa kesinlikle gelmiş! Kenevir bitkilerinin arasında duruyor!
Carmen Martinez: Sert mizaçlı bir adamla el sıkışıyor... Adamın yüzünü veri tabanından aratsak iyi olacak.
Carmen Martinez: Doğru diyorsun, bu kesinlikle Sandy'nin telefonu! Hadi hemen kilidini açalım!
Carmen Martinez: <İsim>, katilin esrar içtiğini zaten biliyorduk, şimdi de kurbanın kenevir serasını ziyaret ettiğini öğrendik. Buradan hayati deliller çıkartacağımızı hissediyorum!

İncele: Çerçeveli Fotoğraf.
Carmen Martinez: <İsim>, fotoğrafta kurbanla el sıkışan adam, seranın sahibi Hunter McFarlene!
Carmen Martinez: Veri tabanına göre Hunter, şimdi başarılı bir iş adamı olan eski bir asker.
Carmen Martinez: Bu esrar yetiştiricisinin USStay hareketinin liderini bizzat tanıması çok ilginç. Hunter'a aralarındaki bağlantıyı sorsak iyi olacak!

Hunter McFarlane'e kurbanı sor.
Hunter McFarlene: Kenevir reçeteniz usule uygun mu? Çünkü değilse size bir şey satamam!
Carmen Martinez: Buraya kenevir almaya gelmedik Bay McFarlene. <Rütbe> <İSim> ile size Sandy Turner cinayeti hakkında birkaç soru sormak istiyoruz. Onu tanıdığınızı düşünüyoruz.
Hunter McFarlene: Tanımam mı! Ortak sayılırdık! Şirketim Sandy'nin USStay hareketine bağışta bulundu!
Hunter McFarlene: Ölmüş olması berbat bir şey. ABD'yi Birleşik Milletler'de tutmaya çalışarak harika bir iş yapıyordu.
Carmen Martinez: Siz de hareketin bayağı içindesiniz gibi.
Hunter McFarlene: Bir zamanlar askerdim <Rütbe> <İsim>. Ülkem için çatıştım ve geri döndüğümde ağır bir yarayla başa çıkabilmem için doktorum ot önerdi.
Hunter McFarlene: Askeriye de edindiğim elektronik bilgim sayesinde kendi seramı kurdum. Artık inandığım amaçlar uğruna silahla değil, bağış yaparak savaşıyorum.
Hunter McFarlene: Umarım Sandy'nin katilini bulursun <Rütbe> <İsim>. Eğer yardım edebileceğim bir şey varsa mutlaka söyle.

İncele: Kurbanın Telefonu.
Carmen Martinez: Sandy'nin siyasetteki çıkıntılı yerini göz önünde bulundurunca, telefonunun şifreli olması pek de şaşırtıcı değil <İsim>. Ama yine de bu Elliot'a engel olmaz, umarım!

Analiz et: Şifreli Telefon.
Elliot Clayton: <İsim>, USStay hareketinin liderinin telefonundan daha iyisini beklerdim valla! Şifrelemesi öylesine vasattı ki! Hem de ne vasatlık!
Carmen Martinez: Vah vah, ne kadar da üzüldük adına. Telefonda işe yarar bir şeyler buldun mu bari?
Elliot Clayton: Sarah Bennett adlı birinden bir e-posta buldum!
Carmen Martinez: Sarah Bennett mi?! Hani ABD Başkan Yardımcısı olan Sarah Bennett?
Carmen Martinez: Gazetecilik günlerimde Sarah Bennett adına bir makale yazmıştım. Birçok insan seçimde onunla çalışmanın Başkanın yaptığı en akıllıca hamle olduğunu söyler!
Elliot Clayton: Müze açılışı yapmak gibi kurdele kesmeli bir takım resmi işler için bu hafta burada. Gönderdiği e-posta da Sandy'nin miting davetini reddetmiş.
Carmen Martinez: İlginçmiş <İsim>. Umarım Başkan Yardımcısı hanımefendiyle görüşmek için randevu alabiliriz!

Sarah Bennett'e kurbana gönderdiği e-postayı sor.
Carmen Martinez: Sayın Başkan Yardımcısı, bizi ağırladığınız için teşekkür ederiz. Bizler Büro'dan geliyoruz ve <Rütbe> <İsim> şu anda USStay hareketinin lideri Sandy Turner'ın cinayetini soruşturuyor.
Sarah Bennett: Tam bir trajedi! Günümüz Amerikasında böyle şeylerin olması dehşet verici!
Sarah Bennett: Beyaz Saray Bay Turner ve şoförüne yönelik bu saldırıyı kınamak için bir bildiri yayınlayacak. Her neyse, size nasıl yardımcı olabilirim?
Carmen Martinez: Size Bay Turner hakkında birkaç soru sormak istemiştik efendim. Sizi mitingine davet ettiğini biliyoruz...
Sarah Bennett: Ah evet. Ekibim daveti benim adıma nazikçe reddetti. Hükümet temsilcisi olarak USStay-USNay çatışmasında resmi olarak taraf tutamam.
Sarah Bennett: Lakin bu cinayete ilişkin kesinlikle taraf tutabilirim! Bu bir rezalet! Demokratik bir toplumda sorunlar suikastla çözülemez!
Sarah Bennett: Büro'nun çalışmalarından haberdarım <Rütbe> <İsim>. Faili bulacağınızdan eminim, bu yüzden ABD federal ajanları bu işi size bırakacak. Ancak görevi sizden devralmalarını isterseniz lütfen bana bildirin!
(Sarah Bennett ile konuştuktan sonra)
Carmen Martinez: Soruşturmayı federallere vermek mi? Hayatta olmaz <İsim>! Allah'tan Başkan Yardımcısı bize güvenip bu konuda ısrar etmedi.
Carmen Martinez: Tabii bizim de o güveni boşa çıkarmamamız gerek...
Carmen Martinez: Doğru dedin <İsim>, Sandy'nin suikastçısını yakalamada mesafe kat etmeliyiz. Daha fazla ipucu bulmak için cinayet mahallini tekrardan arayalım!

İncele: Sokak Taşları.
Carmen Martinez: Bu, katilin cinayet silahını yaparken kullandığı tasarım olmalı!
Carmen Martinez: İyi düşündün. Tasarımın üzerindeki tuhaf beyaz taneler bize önemli bir ipucu verebilir! Hemen bir numune alalım!
Carmen Martinez: Şu kırık video kasetinin üstünde de USStay amblemi var! Sandy'nin kampından gelmiş olmalı. İçindekileri öğrenebilmek için bunu onarmamız gerekiyor!
Carmen Martinez: Şu kurbanın yüzünün maskesine gelince, birisi her şeyi silmeden önce üstüne bir şeyler karalamış. Bu biraz kafamı karıştırdı. İyisi mi yazıyı geri getirmeye çalışalım!

İncele: Bomba Tasarımı.
Carmen Martinez: Katilin tasarımından aldığın taneleri mikroskopta inceleyelim <İsim>! Tam da beklediğimiz türden bir ipucu olabilir!

İncele: Beyaz Tanecikler.
Carmen Martinez: Katilin bomba tasarımından aldığın taneler kinoa mıymış? Ben...
Sanjay Korrapati: Carmeeen! Yine şu iğrenç kinoadan getirdim deme sakın! Yemeyeceğim işte!
Carmen Martinez: Sanjay, bunu daha önce de konuştuk! Kinoa senin için çok faydalı! İçinde bolca protein ve besleyici mineraller...
Sanjay Korrapati: Al o mineralleri başına çal!
Carmen Martinez: Sanjay yavaştan isyankar ergen havalarına girmeye başladı. Bununla nasıl baş edeceğimi...
Carmen Martinez: Affedersin <İsim>. Doğru dedin, katilin bomba tasarımından bu taneleri aldığımıza göre...
Carmen Martinez: Katilin kinoadan hoşlandığını söyleyebiliriz! Yakında kinoayı bırakıp düşük seviye hapishane yemeklerine alışması gerekecek!

İncele: Maske.
Carmen Martinez: Chockas neden üzerinde kurbanın yüzü olan bir maskeye "Zaten Chockas için yeterince şahane değildin!" yazmış olabilir ki?!
Carmen Martinez: Chockas bize Sandy'yle harika bir ilişkisi olduğunu söylememiş miydi? Onunla tekrar konuşsak iyi olur!

Chockas D.Lux'u Sandy Turner'ın tahrif edilmiş maskesi konusunda sıkıştır.
Carmen Martinez: Chockas, bize Sandy Turner'la anlaştığını söylemiştin. Peki neden yüzünün olduğu bu maskeyi tahrip ettin?
Chockas D.Lux: Ah, demek onu buldun <Rütbe> <İsim>.
Chockas D.Lux: Eh, artık saklamanın lüzumu yok! Evet, o maskeyi tahrif ettim! Sandy daha fazlasını da hak etti!
Chockas D.Lux: Size Sandy'nin USStay mitinginde çıkacağımı söylemiştim ya... İşte Sandy gösterimi iptal etti!
Chockas D.Lux: Ona hareketinin ihtiyacı olan tüm şahaneliği katacaktım ama "daha büyük bir kitleyi" bana çok gördü!
Carmen Martinez: Bu da seni epey kızdırmış olmalı!
Chockas D.Lux: Hem de nasıl! Tırlatmamak için bir tane tüttürmek zorunda kaldım! Sandy Amerika kariyerimi baltalamış olabilir!
Carmen Martinez: Umarım onu bu sebepten ötürü öldürmemişsindir Chockas, yoksa kariyerin hapishane hücresinde son bulacak.

İncele: Kırık Videokaset.
Carmen Martinez: <İsim>, eminim Elliot bize bu USStay kasetinde ne olduğunu söyler!

Analiz et: Videokaset.
Elliot Clayton: <İsim>, bana bir videokaset göndermiş olduğuna halen inanamıyorum. Sırada ne tür bir bir teknoloji antikası var? Daktilo falan mı?!
Carmen Martinez: Vaka ne gerektirirse biz de sana onu getiriyoruz Elliot. USStay kasetinde ne varmış? Kurbanın ölümüyle ilgili bir şey mesela?
Elliot Clayton: Şunu izleyin!

-Kaydın başı...-
Laetitia Badu: Seni çok özledim Sandy! Son zamanlarda hiç yalnız vakit geçiremedik!
Sandy Turner: Biliyorum bir tanem. Ama ilişkimizi gizli tutmanın ne kadar önemli olduğunu biliyorsun! Kariyerimi düşün!
Sandy Turner: Bu arada basına verilecek bültenleri hallettin mi?
Laetitia Badu: Senin aksine ben, ilişki ve kariyeri aynı anda yürütebiliyorum. Bültenler hazır.

-Kaydın sonu...-
Elliot Clayton: Anlaşılan kurbanımız işle aşkı birbirine karıştırmayı seviyormuş! Bu da göründüğü üzere sorun yaratmış.
Carmen Martinez: Laetitia bize ilişkileri hakkında tek kelime etmedi! Bu kez konuşsa iyi eder!

Laetitia Badu'ya kurbanla ilişkisini sor.
Laetitia Badu: <Rütbe> <İsim>, Sandy'nin cinayetini çözmeye yaklaşabildin mi? İşleri zar zor yürütüyorum! Basın açıklama bekliyor, Sandy'nin şoförü ölümün kıyısında, Sandy'nin ailesi mahvolmuş...
Laetitia Badu: Eğer reçeteli kenevirim olmasa şimdiye çoktan aklımı oynatmıştım!
Carmen Martinez: Sandy'nin ölümünün seni bu kadar sarsmasına şaşmamalı... Hele ki onunla ilişkin olduğunu göz önünde bulundurunca!
Laetitia Badu: Hayır! Biz... Sadece... Bunu nereden öğrendin <Rütbe> <İsim>?
Laetitia Badu: Lütfen, kimseye bundan söz etmeyin! Eğer insanlar öğrenirse hareketimizin adı lekelenir!
Laetitia Badu: Ama evet... Doğru. Sandy ile ben birlikteydik. Bunun kötü bir fikir olduğunu biliyorduk ama ikimiz de hislerimize söz geçiremedik.
Laetitia Badu: Daha doğrusu BEN hisierime söz geçiremedim.
Carmen Martinez: Evet. Elimizdeki kanıttan da Sandy'nin senin kadar tutkuyla bağlı olmadığı görülüyor!
Laetitia Badu: Son zamanlarda Sandy'nin beni sadece kullandığınden şüphelenmeye başlamıştım! Sanki varımı yoğumu kampanyasına vermiyormuşum gibi!
Laetitia Badu: Bu çok sinir bozucu bir şey! Ben işimi bilen biriyim! Elektronikten bir siyasi hareketi yürütmeye kadar bir sürü konuda yetenekliyim ama o çalışmam için bana "kur yapması" gerektiğini düşünüyordu!
Carmen Martinez: Bunun moral bozucu olduğunu anlıyorum Laetitia. Ama eğer incinen hislerin seni onu öldürmeye ittiyse, bu yeteneklerinin hapishenede epey işe yarayacağından şüphem yok!

Daha sonra...
Elizabeth Ripley: Neler duyuyorum böyle <İsim>? Bana haber vermeden ABD Başkan Yardımcısıyla konuşmaya mı gittin?
Carmen Martinez: Bayan Bennett sorularımızı yanıtlamaktan çekinmedi Şefim. Hatta soruşturmayı bize emanet ederek Federallerin dahil olmasını önledi.
Carmen Martinez: Ayrıca <İsim>'de soruşturmada epey yol aldı! Sandy'nin ziyaret ettiği kenevir serasını bulduk.
Carmen Martinez: Ayrıca neden orada bulunduğunu da biliyoruz: sera sahibi USStay hareketinin maddi destekçilerinden.
Carmen Martinez: Diğer taraftan USStay kampanya yöneticisi, kurbanla sarsıntılı bir ilişki yaşıyormuş...
Carmen Martinez: Kabul etmek gerekir ki olan bitenle SOMBRA'nın görünürde bir ilgisi yok, fakat...
Jack Archer: Hala mı SOMBRA Carmen? Sürekli bizi parmaklarında oynatmalarından bıkmadın mı? Bence tek yapmamız gereken şey... Sakinlemek.
Carmen Martinez: Sakinlemek mi? Ciddi misin sen?!
Jack Archer: Evet, sakinlemek! Belki de SOMBRA'yla konuşup anlaşabiliriz. Belki dost olmayı becerebiliriz!
Carmen Martinez: Jack, iyi misin sen?
Jack Archer: Hiç bu kadar iyi olmamıştım! <İsim>, harika bir fikrim var! SOMBRA'ya katılalım!

3. Bölüm

Carmen Martinez: <İsim>, bu cinayet soruşturması bir gümlemeyle başladı ve halen bunun yüzünden diken üstündeyiz!
Carmen Martinez: Kurban Sandy Turner, ABD'nin Birleşik Milletler'de kalmasını savunan USStay hareketinin lideriydi. Halen bu konuda süren tartışmalar var.
Carmen Martinez: Cinayet sebebinin Sandy'nin siyasi duruşundan kaynaklandığını düşünmüütük, ama şimdi bazı kişisel meseleler de gün yüzüne çıktı. İki durumda da SOMBRA'nın izine...
Jack Archer: Hala mı SOMBRA Carmen? Sürekli bizi parmaklarında oynatmalarından bıkmadın mı? Bence tek yapmamız gereken şey... Sakinlemek.
Carmen Martinez: Sakinlemek mi? Ciddi misin sen?!
Jack Archer: Evet, sakinlemek! Belki de SOMBRA'yla konuşup anlaşabiliriz. Belki dost olmayı becerebiliriz!
Jack Archer: <İsim>, harika bir fikrim var! SOMBRA'ya katılalım!
Carmen Martinez: SOMBRA'ya mı katılalım?! Jack, sen kafayı mı...
Carmen Martinez: Bir saniye...
Carmen Martinez: Jack Percival Archer! Kafayı mı çektin yoksa? Leş gibi esrar kokuyorsun!
Jack Archer: Kafayı çekmek mi? Ben? Yoooooo.
Carmen Martinez: Jack, sen bir polissin! Ne halt yediğini sanıyorsun?! Git kendini bir yere kapat ve ayılmadan da gelme!
Carmen Martinez: Doğru dedin <İsim>... Jack olmadan da esrar, dosyamızda önemli bir yer tutuyor. Katil ot içen biri ve kurbanın serayla bağlantısı var.
Carmen Martinez: Bu vakayı çözmek için üzerimizde ağır bir baskı var ve daha fazla ipucu bulmamız gerekiyor... Bence de şu seraya tekrardan bir gidelim!

İncele: Kenevir Bitkileri.
Carmen Martinez: <İsim>, bu kutu USStay ürünleriyle dolu! Burada ne işi var ki? İçini karıştırsak iyi olacak!
Carmen Martinez: Bunca USStay öteberisinin arasında USNay rozeti bulmak oldukça acayip! Hadi üzerinden parmak izi alalım!
Carmen Martinez: Şu yırtık kağıda gelirsek de... Yapılacak şeyi biliyorsun!
Carmen Martinez: <İsim>, içimden bir ses vakayı çözmek için doğru yolda olduğumuzu söylüyor. Hadi iş başına!

İncele: USNay Rozeti.
Carmen Martinez: Parmak izlerini laboratuvara yollayıp kurbanın siyasi fikirlerine karşı olan kimmiş görelim <İsim>!

Analiz et: Parmak İzleri.
Elliot Clayton: <İsim>, Jack harbiden de kafayı çekip SOMBRA'ya katılmak istediğini mi söyledi? Ya, bunu kaçırdığıma üzüldüm bak!
Carmen Martinez: Hiç hatırlatma bile! Yaptığı ve sarfettiği tüm sorumsuzluklardan...
Carmen Martinez: Her neyse, USNay rozetindeki parmak izlerinin sahibini buldun mu?
Elliot Clayton: Çocuk oyuncağıydı. İzler Terrance Williams diye birine ait!
Carmen Martinez: Demek Terrance USNay'i destekliyor...
Carmen Martinez: Siyaset dersi için USStay mitingine gitmişti ama kurbanın inançlarını kucaklamadığı kesin! <İsim>, gidip Terrance'la tekrar konuşalım!

Terrance Williams'a USNay rozetini sor.
Carmen Martinez: Bay Williams, acaba bize neden...
Terrance Williams: Bir saniye hacı! Önce kinoalı salatamı bitirmeme izin verin. Bu hızla elektronik kulübü toplantısına geç kalacağım.
Carmen Martinez: Kulübün bekleyebilir! Bize USNay destekçisi olduğundan bahsetmemiştin hiç Terrance... Yani Sandy Turner'ın fikirlerine karşı olduğundan!
Terrance Williams: Haydaa... O rozetin başıma iş açacağını tahmin etmeliydim... Seraya gittiğim sırada orada düşürmüş olmalıyım...
Terrance Williams: Ama şimdi cidden yani! Turner'ın fikirleri aptalcaydı! Birleşik Milletler'de kalmak mı? "Dünyaya inanmak" mı? Daha kendi öğrenci borçlarıma inanamıyorum ben! Mevcut sistemin işlemediği gün gibi ortada!
Terrance Williams: En azından USNay'dekiler daha dürüst insanlar. Dünya bir kurtlar sofrası! Dünyaya hükmeden şey para, dostluk değil.
Carmen Martinez: Bu biraz fazla alayvari bir görüş Terrance! Eğer Bay Turner'ı sırf fikirlerine katılmadığın için öldürdüysen, tezini artık hapishane hücrende yazarsın!

İncele: Karton Kutu.
Carmen Martinez: <İsim>, kutudaki ürünlerin her biri USStay amblemi ve Hunter McFarlene'in serasının amblemi ile damgalanmış! Ortaklıkları hakikaten de sağlam gidiyormuş!
Carmen Martinez: Ta ki Sandy, McFarlene'ne şu notu gönderene kadar... "Bu ürünleri katii suretle teşvik edemem!!"... Acaba esrar yaprağının bu işle bir ilgisi var mıydı?
Carmen Martinez: Bence de <İsim> Belli ki Hunter'ın bize söylemesi gereken bazı şeyler var! Hadi onu ziyaret edelim!

Hunter McFarlene'e kurbanın kampanya ürünlerini neden reddettiğini sor.
Carmen Martinez: Bay McFarlene, Sandy ambleminizi kampanyasının ürünlerine koymayı neden reddetti? Bu sizi kızdırmış olmalı...
Hunter McFarlene: Iıı, o mesajı buldunuz demek... O kutuyu yok etmem gerektiğini biliyordum...
Hunter McFarlene: Şunun yaptığına inanabiliyor musunuz? Sen Sandy'nin kampanyasına yığınla para yatır, ama beyefendi amblemimi ürünlerine koymayı reddetsin. Hem de niye? "Destekçilerini kaçırır" diye!
Hunter McFarlene: Beni ne sanıyordu acaba? Suçlu falan mı?! Ben tıbbi amaçlı kenevir satan dürüst bir girişimciyim! İşim insanlara yardım etmek! Sandy'nin bunu anlaması gerekirdi!
Hunter McFarlene: Bütün paramı o iki yüzlü yalancıya sponsorluk yapmaya yatırdım. O kadar beş kuruşsuz kaldım ki her akşam yemeğim kinoa yemekle geçiyor! Hem de ne uğruna? Koca bir hiç uğruna!
Carmen Martinez: Umarım ödeme olarak Sandy'nin canını almamışsınızdır Bay McFarlene, yoksa <Rütbe> <İsim> sizi doğruca ceza evine gönderecek!

İncele: Parçalanmış Kağıt.
Carmen Martinez: <İsim>, bu belgenin üstünde Başkan Yardımcısının makamının amblemi var!
Carmen Martinez: Diyor ki, "Bay Turner, kişisel korumanız için federal koruma kuvvetlerinin atanmasına ilişkin talebiniz tarafıma ulaşmıştır. Bu benim makamımın yerine getiremeyeceği bir istektir."
Carmen Martinez: Aldığı ölüm tehditlerine bakarsak, Sandy'nin güvenliği sıklaştırmak istemesi şaşırtıcı değil. Belki de Başkan Yardımcısı kabul etmiş olsaydı şu anda cinayetini soruşturuyor olmayacakık.
Carmen Martinez: Bence de <İsim>. Başkan Yardımcısı Bennett'le ikinci bir sohbetin vakti geldi!

Sarah Bennett'e Sandy Turner'a federal koruma vermeyi neden reddettiğini sor.
Carmen Martinez: Sayın Başkan Yardımcısı, tekrar rahatsız ettiğimiz için kusura bakmayın. Bizi bir konuda aydınlatabilir misiniz?
Sarah Bennett: Elimden geldiğince yardımcı olmak isterim <Rütbe> <İsim>.
Carmen Martinez: Sandy Turner'ın fazladan güvenlik talebini neden geri çevirdiğinizi merak etmiştik...
Sarah Bennett: Kusura bakma <Rütbe> <İsim>. Bundan daha önce bahsetmem gerekirdi ama aklımdan çıkıvermiş.
Sarah Bennett: Bay Turner'ın istediği şey mümkünatsızdı. Şahsi koruması için federal koruma timi tahsil etmemi istedi...
Sarah Bennett: Ama halkın parasını USStay liderini korumaya harcasaydım bu, kamu oyu önünde taraf tuttuğum izlenimi yaratırdı.
Sarah Bennett: Kampanya yöneticisini çağırıp ona bir kase kinoa ikram ettikten sonra güvenlik önlemlerine değindim. Lakin elimden bu kadarı gelebildi.
Sarah Bennett: Size daha fazla yardımcı olamadığım için kusura bakma <Rütbe> <İsim>. Şimdi gitmem gerek. Programım oldukça yoğun. Soruşturmanızda size bol şans!

Daha sonra...
Carmen Martinez: <İsim>, Sandy'nin katilini yakalamaya fazlasıyla yaklaştık ama halen bazı kritik ipuçları eksik!
Armand Dupont: <İsim>, hastaneden üzücü bir haber aldım.
Armand Dupont: Sandy Turner'ın şoförü yaşam mücadelesini kaybetti. Pauvre homme.
Carmen Martinez: Zavallı adam! Katilin artık bir kurbanı daha var ve halen ortalıkta dolaşıyor.
Armand Dupont: James hayata gözlerini yummadan önce son sözü sanaydı: "İğne... Miting..." Tam olarak ne demeye çalıştığını anlayamadım.
Carmen Martinez: Katilin Sandy'ye yerleştirdiği patlayıcılı kravat iğnesinden bahsetmiş olmalı!
Carmen Martinez: Derhal miting alanına gitmemiz gerek!

İncele: Broşür Yığınları.
Carmen Martinez: Bu Sandy'nin esas kravat iğnesi olmalı. Katil bunu kendi patlayıcılı cihazıyla değiştirmiş!
Carmen Martinez: Kan kurbanın olamaz... Yani katil muhtemelen takas sırasında kendini kesmiş! Kandan bir örnek alalım <İsim>!
Carmen Martinez: Şu lateks eldivenlerin buraya ait olmadığı gün gibi ortada! Hadi hemen üzerindeki kristallerden bir örnek alalım!

İncele: Kravat İğnesi.
Carmen Martinez: bu kravat iğnesi sayesinde vakayı kıracağız <İsim>! Hadi kanı Lars'a götürelim!

Analiz et: Kan.
Lars Douglas: <İsim>, Sandy'nin şoförünün hayatını kaybettiğini duydum. Demek katilin ellerinde artık iki kişinin birden kanı var!
Lars Douglas: Fakat bu kravat iğnesi küçük bir yaralanmanın da büyüğü kadar ölümcül olabileceğinin bir kanıtı! Kesinlikle katili indirmeye yetecek kadar ölümcül!
Carmen Martinez: Katilin kravat iğnesindeki kanından bir şey elde ettim demeye mi getiriyorsun? Sadede gel Lars!
Lars Douglas: Küçük bir numune olduğu için fazla ilerleme kaydedemedim. Lakin katilin kan grubunun A- olduğunu belirlemek için yeterliydi.
Carmen Martinez: <İsim>, bu soğukkanlı katilin kendi kanı tarafından ihanete uğradığını öğrendiğinde suratının alacağı şekli çok merak ediyorum!

İncele: Lateks Eldiven.
Carmen Martinez: Eldivenlerin üstünden aldığın kristalin ne olduğunu bilmiyorum ama Lars kesin bilir!

Analiz et: Beyaz Kristaller.
Lars Douglas: Selam <İsim>! Tak tak!
Carmen Martinez: Lars, farkında mısın bilmem ama çözülmeyi bekleyen bir vaka var. Pekala, kim o?
Lars Douglas: ...Eks sevgilin!
Carmen Martinez: Ne? Kim? Lars, utandırma beni.
Lars Douglas: Patlamaya neden olan, lat-eks eldivenden aldığınız beyaz kristallermiş! Çaktın <İsim>? Patlamaya hazırlayan lat-eksi bulmulsun!
Lars Douglas: Her neyse, bu kristaller, Jonah'ın cinayet silahında kullanıldığını teyit ettiği patlayıcı madde olan RDX maddesine ait!
Carmen Martinez: Demek eldivenler katilin! Başka ne buldun?
Lars Douglas: RDX dışında başka bir madde daha vardı. Başta patlayıcının bir parçası sandım ama sonradan sıradan bir gözlük temizleme sıvısı olduğu ortaya çıktı.
Carmen Martinez: Yani katil gözlük takıyor! <İsim>, katil hapse giderken manzarayı izleyemeyecek desene!

Carmen Martinez: Sandy Turner'ın katilini yakalamak için gereken tüm kanıta sahibiz <İsim>! Hadi bitirelim şu işi!

Katili Tutukla.
Carmen Martinez: Terrance Williams, Sandy Turner'ı kasten ve planlayarak öldürmekten tutuklusun!
Terrance Williams: Yanlış adamı alıyorsun <Rütbe> <İsim>. Ben öğrenciyim. Benim işim kitap okumak, adam öldürmek değil.
Carmen Martinez: Aynı zamanda esrar içtiğine de bahse girerim. Tıpkı Sandy Turner'ın patlayıcılı kravat iğnesini tetiklemek için yaptığın fünyeyi yaparken içtiğin gibi.
Terrance Williams: Fünye mi? Ne fünyesi?! Ne dediğinizi anlamıyorum.
Carmen Martinez: Salağa yatma. Tasarımını bulduk. Her yerine kinoa dökmüşsün.
Terrance Williams: Yani? Burada herkes kinoa yer! Hem ucuz, hem sağlıklı! Bu beni katil yapmaz ki!
Carmen Martinez: O yapmaz ama kanın yapar. Sandy'nin kravatını cinayet silahıyla değiştirdiğin sırada üzerine kanını bulaştırmışsın. Oyun bitti Terrance.
Terrance Williams: Tamam, beni yakaladınız! Ama paraya ihtiyacım vardı! Bugünlerde öğrenci olmak nedir bilmiyorsunuz! Salt öğrenim kredisiyle sınırlı da değil! Kirası var, yemeği var, kitabı var!
Carmen Martinez: Öğrenci dediğin okul masraflarını karşılamak için bir işe girer! Cinayete başvurmaz!
Terrance Williams: İyi para vermişlerdi. Bu ülkeyi Sandy Turner gibi bir vebadan kurtarmayı da zahmet olarak görmedim!
Carmen Martinez: Nasıl, "verdiler"? Birisi bu iş için sana para mı verdi? Kim?!
Terrance Williams: Bilmiyorum, umurumda da değil. USNay hareketinden olduklarını ve e-postama bu şekilde ulaştıklarını söylediler. Onlarla hiç karşılaşmadım, her şeyi İnternet üzerinden hallettik.
Carmen Martinez: Birisi sana birini öldür diye e-posta gönderiyor ve sen sorgusuz sualsiz bunu yerine getiriyorsun, öyle mi?!
Terrance Williams: Bana Sandy'yi öldürmem için yığınla para verdiler! İş bittikten sonra devamının da geleceğini söylediler. Tek bilmem gereken buydu.
Carmen Martinez: Dur sana bilmen gereken başka bir şey daha söyleyeyim: Tutuklusun!

Nigel Adaku: Terrance Williams, Sandy Turner'ı öldürmekle suçlanıyorsun. Savunman nedir?
Terrance Williams: Suçluyum Hakim Bey. Fakat pişman değilim! O adam toplum için siyasi bir kangrendi!
Nigel Adaku: Ülkene hizmet etmenin bir sürü yolu var Bay Williams. Lakin cinayet onlardan biri değil!
Nigel Adaku: Bundan mütevellit mahkeme seni 30 yıl hapisle cezalandırdı!
Terrance Williams: Siz de tıpkı Sandy Turner gibisiniz. Yanlış kararlarla ülkeyi uçuruma sürüklüyorsunuz!

Tekrar merkezde...
Carmen Martinez: <İsim>, yaşlandıkça dünyaya daha az anlam verebilir hale geliyorum. Öğrenciler ne zamandan beridir para karşılığında adam öldürür oldu?
Carmen Martinez: Doğru dedin. Sandy'nin cinayeti çözülmüş olabilir ama vakadaki bazı unsurlar halen şaibeli.
Carmen Martinez: Terrance'a Sandy'yi öldürmesi için kimin neden para verdiğini bilmiyoruz mesela!
Carmen Martinez: Terrance bize sadece bahsettiği şahsın USNay hareketiyle ilişkili olduğunu söyledi. Bu kulağa hiç hoş gelmiyor!
Carmen Martinez: USNay USStay çekişmesinin arkasında her ne varsa bunu bir an önce bulmalıyız!

Karanlığın Sonu 2

Elizabeth Ripley: USStay hareketinin liderinin cinayetini çözüp katilini jet hızıyla yakaladığın için tebrikler <İsim>!
Elizabeth Ripley: Ama aynı zamanda endişe verici bir gerçeği de açığa çıkardın: USNay hareketinden birisi cinayeti işlemesi için katile ödeme yapmış!
Elizabeth Ripley: Cinayetin tek bir USNay softası tarafından mı, yoksa hareketin göbeğindeki yoz bir kadro tarafından mı tezgahlandığını bilmek iyi olurdu!
Elizabeth Ripley: Yapacağın şey belli <İsim>! Katil ile tekrar konuş ve kendisine ödeme yapan şahıs hakkında ne biliyorsa öğren!
Lars Douglas: <İsim>, bir de şey... Vaktin olduğunda Jack'i bulmama yardım eder misin?
Elizabeth Ripley: Archer mı? Yasadışı madde kullanmaktan nezarete tıkmıştım, daha yeni çıktı. Bu kez ne yapmış?
Lars Douglas: Ben de onu anlayamadım ya. Ofisten koşarak çıktığını ve onu gördüğüm için epey telaşlandığını fark ettim!
Lars Douglas: Jack esrarla ilgili bir şeyler mırıldandı ve onu ne pahasına olursa olsun takip etmememi söyledi! Başında bir şey geleceğinden korkuyorum!
Elizabeth Ripley: Yine mi esrar?! <İsim>, Bay Williams'ı sorguladıktan sonra Lars'la seraya git ve Jack'i orada bulmaya çalış. Bulunca da doğruca ofisime getir!

Terrance Williams'a para verenin kim olduğunu öğren.
Carmen Martinez: Terrance, USNay hareketinden birisinin Sandy Turner'ı öldürmen için sana ödeme yaptığını söylemiştin. Konuyu biraz daha açman gerek! Bu şahıs hakkında tam olarak ne biliyorsun?
Terrance Williams: Sorularınıza yanıt verirsem karşılığında ne alacağım? Cezam mı hafifleyecek?
Carmen Martinez: Talepte bulunacak konumda değilsin Terrance! Saçmalamayı bırakıp konuşmaya başlamanı şiddetle öneririm!
Terrance Williams: Öff, peki. Her neyse, bu USNayci şahısla gerçek hayatta karşılaşmışlığımız falan yok. Söyledim ya, benimle İnternetten iletişime geçtiler.
Terrance Williams: Sonra da Casper Tiyatrosu'nun önündeki posta kutusundan, ödemenin diğer yarısını almamla ilgili talimatları göndereceklerdi. Artık bunun üzerine bir bardak soğuk su içebilirim herhalde... Hay şansıma.
Carmen Martinez: Evet Terrance, Casper Tiyatrosu'na on adım dahi yaklaşamayacaksın. Fakat <Rütbe> <İsim> kesinlikle o posta kutusuna bakacak!

İncele: Lombard Sokağı.
Carmen Martinez: İyi yakaladın <İsim>, Terrance'ın bahsettiği posta kutusu bu olmalı! Umalım da onu cinayeti işlemesi için tutan her kimse başka bir mesaj bırakmış olsun. Hadi içini arayalım!

İncele: Posta Kutusu.
Carmen Martinez: Kutudaki mektuplar ve paketlere bakarsak bu akıllı saatin yerinin burası olmadığı kesin! Doğru dedin, saat buraya Terrance için bırakılmış olmalı!
Carmen Martinez: Bu alette büyük ihtimalle cinayetin ödemesini almasına ilişkin talimatlar yer alıyor. Umarım Elliot bunu gönderen kişinin izini sürebilir!

Analiz et: Akıllı Saat.
Carmen Martinez: <İsim> ile bulduğumuz akıllı saatten ne çıktı Elliot? Bunu Terrance'a kimin gönderdiğini bulabildin mi?
Elliot Clayton: Saatteki şifrelemeyi kırmak oldukça eğlenceliydi ama üzerinde çalıştıkça gitgide daha bir tanıdık gelmeye başladı...
Elliot Clayton: Artık eminim <İsim>. Akıllı saat SOMBRA tarafından şifrelenmiş!
Carmen Martinez: Ne?! Terrance'a Sandy'yi öldürmesi için ödeme yapan şahıs SOMBRA'dan mıymış?!
Elliot Clayton: Terrance USNay kampondan birinin kendisiyle temas kurduğunu söylemişti! Bu da SOMBRA'nın harekete sızdığını gösterir...
Carmen Martinez: ...Tabii USNay aslında başından beridir SOMBRA değilse! <İsim>, onlar hakkında daha fazla şey öğrenmemiz gerek!
Carmen Martinez: İyi düşündün. USStay kampanya yöneticisi rakiplerini yakından izliyor olmalı! Gidip onunla konuşalım!

Laetitia Badu'ya USNay'i sor.
Laetitia Badu: Sandy'nin katilini adalete teslim ettiğin için teşekkürler <Rütbe> <İsim>!
Laetitia Badu: Televizyonda söylenenler doğru mu? Gerçekten de cinayeti USNay hareketinden biri mi azmettirmiş?! Bu kadar alçalacaklarını düşünmemiştim doğrusu!
Carmen Martinez: Bir saniye, basının bundan ne ara...
Carmen Martinez: Neyse boşver. USNay ile küresel bir suç örgütü arasında bir bağ olduğundan şüpheleniyoruz.
Laetitia Badu: Heh, USNay'in suçlulardan oluştuğu ortaya çıkarsa canıma minnet!
Laetitia Badu: Yani, elbette üzücü olurdu ama... Bu haber hareketlerine iyi bir darbe indirirdi! İşleri biterdi!
Laetitia Badu: Fakat bildiğim kadarıyla sicilleri temiz. USNay hakkında derlediğim notlar miting sahnesinde bir yerde olmalı... İstersen notlarıma bakabilirsin <Rütbe> <İsim>!
Carmen Martinez: Öyleyse sıradaki limanımız miting alanı! Biraz güç toplamak için yolda bir şeyler atıştırabiliriz <İsim>!

İncele: USStay Mitingi.
Carmen Martinez: <İsim>, bu defterde açıkça USNay'in sponsorları var! Bunlar Laetitia'nın notları olmalı!
Carmen Martinez: Biri şirketin adı, diğeri de kimlikleri olmak üzere iki sütun oluşturmuş. Ancak bunlara sıkça göz attığı için yazıların tamamı solmuş... İyi bir toz atarsak okuyabiliriz sanırım!

İncele: Solmuş Defter.
Carmen Martinez: Laetitia notlarında bir sürü USNay sponsorunu listelemiş...
Carmen Martinez: Bir saniye, doğru! En altta "O.M. MediLab" yazıyor! Bu SOMBRA'nın paravan olarak kullandığı ecza şirketi!
Carmen Martinez: Bu da SOMBRA'nın USNay hareketini desteklediği manasına gelir!
Carmen Martinez: <İsim>, bu büyük bir haber! SOMBRA'nın mevcut toplumsal huzursuzluktan nemalandığını zaten biliyorduk ama artık elimizde buna doğrudan katkı sağladığına dair elimizde kanıt var!
Carmen Martinez: SOMBRA'nın bunu O.M. MediLab eliyle yapması akıllıca. Hindistan'da fonlarını kestik derken Brezilya'da daha güçlü bir halde karşımıza çıktılar ve halen onlara bir şeyler yükleyebilmiş değiliz. Adeta dokunulmazlar.
Carmen Martinez: <İsim>, SOMBRA burada ne tür uzun vadeli bir oyun çeviriyor bilmiyorum ama o oyunu bozmamız gerek! Doğru dedin, ayrıca Laetitia'yı da USNay sponsorları konusunda uyarmamız gerek!

Laetitia Badu'ya O.M. MediLab'dan bahset.
Laetitia Badu: Ee <Rütbe> <İsim>? USNay'in dolabında cesetler falan var mıymış? İplikleri pazara çıktı mı?
Carmen Martinez: En azından ipliği pazara çıkmaya meyilli sponsorları var! Sen de bunları bizzat defterine yazmışsın. Listenin son sırasında yer alan O.M. MediLab.
Laetitia Badu: O.M. MediLab mı? İyi de onlar saygın bir ecza şirketi!
Carmen Martinez: Ecza kuruluşu... Ayrıca da küresel bir suç örgütünün paravanı!
Laetitia Badu: Gerçekten mi? Eğer bu ortaya çıkarsa USNay kampanyası sağlam bir darbe yer!
Carmen Martinez: Bu durum beni şahsi manada sevindirecek olsa da o kadar basit değil. Senin de dediğin gibi O.M. MediLab, tüm amaçları ve faaliyetleriyle saygın bir kuruluş.
Laetitia Badu: Umarım onları çökertirsin <Rütbe> <İsim>! Sana elimden geldiğince yardımcı olmak isterim. Lütfen bu mali desteği kabul edin!

İncele: Sera.
Lars Douglas: Lan..! <İsim>, bu Jack'in gömleği! Bunun serada ne işi var yahu?!
Lars Douglas: Jack'in gömleğini burada kaybetmesine ne sebep olmuş olabilir ki? Doğru dedin. Gömleğin üstündeki tuhaf lekeler bu gizemi çözmemizi sağlayabilir! Hadi bir örnek alalım!

İncele: Jack'in Gömleği.
Lars Douglas: Jack'in gömleğinden aldığın bu örneği doğruca laboratuvara götürüyorum <İsim>! Umarım kardeşim iyidir!

Analiz et: Parlak Madde.
Lars Douglas: Jack'in gömleğinden aldığımız madde makyaj çıktı. Belki de o kadar tuhaf bir durum yoktur...
Lars Douglas: Fakat bu örnekteki makyajda Chockas'ın DNA'sı var!
Lars Douglas: Yani Jack... Chockas esrar serasındayken... Gömleğini çıkarmış.
Lars Douglas: Bence de kulağa garip geliyor <İsim>. İyisi mi gidip Chockas'a neler olduğunu soralım!

Chockas D.Lux'a Jack'i sor.
Lars Douglas: Bayan Chockas, Müfettiş Jack Archer'ı gördünüz mü acaba? Muhtemelen bol miktar kenevirin ortasında koşarken?
Chockas D.Lux: Bir bayana sorulacak soru mu bu <Rütbe> <İsim>! Arkadaşınızı bir yerde gördüm ama tam olarak nerede gördüğümü hatırlamıyorum...
Chockas D.Lux: Hadi ama güzelim! İşte canım, <Rütbe> <İsim> ile Bay... Adınız neydi?
Lars Douglas: D-Douglas. Lars Douglas. Tanıştığımıza memnun oldum hanımefendi.
???: Chockas, olmuyor ama!
Chockas D.Lux: Endişelenme tatlım, Bay Douglas senden hoşlandı sadece! Öyle değil mi?
Lars Douglas: Evet hoşlandı, yani, hoşlandım, yani... Karımdan beridir hiçbir kadına bakmamıştım fakat...
Lars Douglas: Gözleriniz, öyle güzel bir karamel renginde ki! Üzerine şarkı bile yazabilirim!
???: Pekala, bu iş fazla uzadı! Ben gidiyorum!
Chockas D.Lux: Bir tanem, geri dön!
Lars Douglas: Şey... Söylediğim bir şeye mi gücendi? Gözlerle ilgili kısımda biraz hızımı alamadım galiba!
Chockas D.Lux: Ah canım, ne kadar sa sevimlisin öyle. Seni bir çırpıda yalayıp yutabilirim. Bak ne diyorum, sen ve <Rütbe> <İsim> bu kıyafetleri giyin. Belki aşkta şansınız açılır!

-Tekrar ofiste...-
Lars Douglas: Uzun süredir hiçbir kadınla çıkmadığımı anlamışsındır herhalde <İsim>. Chockas'ın o arkadaşı gerçekten güzeldi... Bense resmen onu kaçırdım.
Lars Douglas: Keşke Jack onu görebilseydi. Eminim...
Jack Archer: Pekala, bu işin iyice cılkı çıktı gari! Buna bir son vermen gerek Lars!
Jack Archer: O bendim tamam mı?! Chockas'ın arkadaşı bendim!
Lars Douglas: J-Jack?! O kız... sen...
Jack Archer: Evet, o "kız" bendim! Başıma kakmana gerek yok usta!
Lars Douglas: Ama... Sen çok güzeldin!
Jack Archer: Usta Allah'ını seversen sus!
Jack Archer: Chockas ile karşılaştım ve bana meydan okudu! Kendine kılık değiştirme ustası diyorsun ama kimseyi kız olduğuna inandıramazsın dedi! Ben de tabii bahse girdim!
Lars Douglas: Pekala. Hiç değilse bu SOMBRA'ya katılma fikrinden daha iyi... Daha önceden harbi harbi bunu önermiştin...
Jack Archer: Hakikaten dedim, değil mi? Öldüğümde mezar taşıma aynen şöyle yazın: "İşte sırf bu yüzden uyuşturucu kullanmamalısınız!"
Jack Archer: Gidip gömleğimi geri alayım. Bu hadiseden de bir daha hiç bahsetmeyelim, tamam mı? Hem de hiç.

Daha sonra...
Elizabeth Ripley: Jack'in bulunmuş olmasına sevindim <İsim>. Gerçi kimse ne olup bittiğini anlatmıyor ya...
Lars Douglas: İnan bana Şef. Bilmek istemezsin.
Elizabeth Ripley: Öyleyse daha mühim konulara geçelim. Artık SOMBRA'nın yarattığı "Kuzeydeki tehlike"nin ne olduğu hakkında daha fazla bilgiye sahibiz.
Elizabeth Ripley: SOMBRA'nın planlarını yürütmek için ABD'deki istikrarsızlıktan faydalandığı aşikar! USNay hareketine faal biçimde müdahil olmaları bunun yeterli bir kanıtı!
Carmen Martinez: Bu işi yasal bir işletme gibi görünen ve elimizde sağlam bir kanıt olmadan kapatamayacağımız O.M. MediLab adlı yan şirketleri aracılığıyla yürütüyorlar.
Carmen Martinez: Bunca şerefsizliğin O.M. MediLab'ın yanına kalmasına inanamıyorum <İsim>! Aynı Brezilya'da olduğu gibi bir uluslararası kriz yaratıyorlar ve kimsenin de ruhu bile duymuyor!
Elizabeth Ripley: Gözler önünde gizlenmek SOMBRA'nın uzmanlık alanı. Ama hainliklerini günyüzüne çıkarmaya bir adım daha yaklaştık: ABD'deki siyasi bölünmede onların parmağı olduğunu biliyoruz.
Elizabeth Ripley: Yapmamız gereken şey USNay hareketini derinlemesine araştırmak! Şu anda Seattle'da bir miting düzenliyorlar...
Elizabeth Ripley: Yani valizlerini topla diyorum <İsim>! Sonraki durağımız Seattle!

Also on Fandom

Random Wiki