Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Cesur Yeni Dünya/Diyaloglar

< Cesur Yeni Dünya

1.263pages on
this wiki
Add New Page
Comments2 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Cesuryenidünya.png

Criminal Case'te geçen bölüm...
David Jones: Stuart Huckabee?! Biz de her yerde sizi arıyorduk!
Stuart Huckabee: Ben de öyle tahmin etmiştim zaten. Size gerçekten neler döndüğü konusunda yardımcı olabilirim.
Jones: Amir King'in intiharından mı bahsediyorsunuz?
Stuart: Sadece bununla sınırlı değil! Neden Grimsborough'da bu kadar çok cinayet yaşandığını düşündünüz mü hiç? Bu uğursuzluk falan değil! Fakat gerçeğe ulaşmak için daha derine kazmanız gerek.
Stuart: Gerçekten "kazmak"tan bahsediyorum. <Rütbe> <İsim>, eğer cevapları arıyorsan, limana git. Küreği de unutma!

Doğal limanda...
Jones: Bu işin dibine inmeliyiz, usta... kazmaya devam...

-Beş saat sonra...-
Jones: "Kazmaya devam" he? Stuart efendiye göre söylemesi kolay tabii...
Jones: Ha, hem bu Stuart kendini ne sanıyor ki: Bize kazmamız gerektiğini söyledi ama kendisi ortalıklarda yok. Keşke...
Jones: Aman Allah'ım, <İsim>! Çabuk, dalga gelmeden burayı incelememiz lazım! Bende bu arada Nathan'ı arayayım, kendisine ihtiyacımız olabilir.

1. Bölüm

İncele: Haliç.
David Jones: Toprağın altından iskelet çıkardığına inanamıyorum, <İsim>! Üstelikte oldukça eski görünüyor... Sen bundan ne çıkarttın, Nathan?
Nathan Pandit: Diş yapısına bakacak olursak eğer, bu iskelet bir erkek çocuğuna ait. Kemiklere bakacak olursak ta, çocuk bundan yaklaşık bir 400 yıl önce öldürülmüş.
Jones: İyi de masum bir çocuğu kim öldürür ki?!
Nathan: 400 yıl önce burada kim vardıysa o... <İsim>, çocuğun etnik kökenini öğrenebilmem için kafatası üzerinde yüz yapılandırma testi uygulayabilir misin?
Jones: Stuart, bu iskeleti bulmamızı istediğine göre önemli olmalı... Peki en çok ihtiyacımız olduğu zaman nereye kaybolur bu?
Jones: Ah, tabii, bulduğun şu parşömeni tamamen unutmuşum <İsim>! Parşömen solmuş, ama sen bunu düzeltebilirsin, değil mi?

İncele: İnsan Kafatası.
Jones: Sen artık gerçek bir soğuk vaka ustasısın, <İsim>! Resmen 400 yıl önce öldürülen çocuğun yüzünü yeniden yapılandırdın...
Jones: ...Çocuk bir seyyah mıymış?!
Jones: Stuart bize Grimsborough'nun en derin, en karanlık sırlarını gün yüzüne çıkartacağımızı söylemişti. Sence bu seyyah çocuğun cinayetinden mi bahsediyordu?
Jones: Sanırsam haklısın <Rütbe> <İsim>: bunu öğrenmenin tek yolu soruşturmamıza devam etmek!

İncele: Soluk Parşömen.
Jones: Harika iş çıkardın <İsim>! O soluk parşömeni dakikasında belirginleştirdin!
Jones: Bir çeşit bilmeceye benziyor: "Güneşin gece parladığı yerde, cevaplarınız sizi beklemekte"...
Jones: Aman Allah'ım, haklısın! "Güneşin gece parladığı yer": burası deniz feneri!
Jones: Haydi oraya gidelim! Umarım bu bilmece bizi bazı cevaplara götürür.

İncele: Deniz Feneri.
(İncelemeden önce)
Jones: Pekala, <İsim>, bulduğumuz bilmece bizi bu deniz fenerine yönlendirdi. Bir etrafı arayalım istersen, he?
(İnceledikten sonra)
Jones: Buna inanamıyorum! Daha bir kaç saat önce Stuart, bize King'in ölümü hakkındaki gerçekleri söyleceğine dair söz vermişti... şimdi ise dili boğazından dışarıya sarkıyor!!!
Jones: Düşünsene: önce 400 yıllık bir iskelet çıkartıyoruz... şimdi de bize kazmamız gerektiğini söyleyen adamın cesedini topluyoruz! Gizem üstüne gizem resmen!
Jones: Doğru dedin <İsim>, işe ilk önce cesedi otopsiye göndererek başlayalım: belki bazı sorularımıza cevap alabiliriz.
Jones: Şu parçalanmış portreye bir bakalım hele: tam da Stuart'ın cesedinin yakınında duruyordu... o zaman önemli olabilir. Şunu tekrar eski haline getirir misin?
Jones: Ah, doğru: bu bir çeşit şifrelemeye benziyor, tıpkı şu casus filmlerindeki gibi! Ne yazık ki mesaj solmuş... Casusluk yeteneklerini kullanarak bunu açığa çıkartabilir misin?

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Nathan: Pekala, kurbanın otopsisini tamamladım. Kurbanınız, "Kolombiya Kravatı" denilen bir yöntemle öldürülmüş.
Jones: Kurban kravatla mı öldürülmüş?
Nathan: Hayır, Jones: Kolombiya Kravatı denilen yöntemde katil, kurbanın boğazını keser ve dilini, açılan yaradan dışarıya çıkartır.
Nathan: Verilmek istenen mesaj gayet açık ve net: Katil, kurbanın gereğinden fazla konuştuğunu söylemek istiyor.
Nathan: Kurbanı dilinde kabuklu deniz hayvanı moleküllerine rastladım...
Nathan: ...Analiz edince de bulların istiridye molekülleri olduğunu fark ettim.
Nathan: İlginç olan şu ki, kurbanın kabuklu deniz hayvanlarına karşı alerjisi var!
Nathan: İstiridye kalıntılarının, kurbanın dili boğazından çıkarmaya çalışırken katilin elinden kurbana geçtiğini düşünüyorum.
Jones: O zaman katil istiridye yiyor... Iyy, onu kana susamış bir canavara dönüştüren şey bu olmasın sakın?

İncele: Kırık Tablo.
Jones: Süper iş çıkardın <İsim>! Umarım o kırık tabloyu onarmaktan büyük zevk almışsındır: tam bir yapboza benziyordu çünkü!
Jones: Her neyse, bunu kurbanın cesedinin yakınında bulduk, tamam da, bunun soruşturmamıza ne yarar sağlayacağını--
Herman Cavendish: Cüzzamlı deniz canavarları sizi, ne işiniz var benim bölgemde?! Tabelayı okumadınız mı? GİRİŞ YASAKTIR yazıyor!
Herman: O elinizdeki de ne? HIRSIZLAR! Yeryüzünün asalakları! Tablomu çaldınız!
Jones: Önce bir sakin olun: tablonuz bir cinayetle bağlantılı... ki bu SİZİN arsanızda yaşandı! Bu yüzden <Rütbe> <İsim> size bir kaç soru soracak!

Herman ile cinayet hakkında konuş.
Herman Cavendish: Bölgemde cinayet mi oldu?! Zeus'un şimşeği aşkına, eğer katili yakalarsanız, mutlaka birinci dereceden haneye tecavüz suçundan yargılayın!
Jones: Eee, olur... Şimdi şu tabloya gelelim, Herman. Bunu Stuart Huckabee'nin cesedinin yakınında bulduk.
Herman: Tablomun soruşturmanız ile ne ilgisi var bilmiyorum, ama bu, benim ailemin gururu ve şanıdır, efendim!
Herman: Bu, atam Kaptan Ishmael Cavendish'in gemisinin portresi. 1642 yılında seyyahları Grimsborough'ya sağ salim getiren odur.
Herman: Ah, ne hikayedir ama: 1642 kışıydı, aylardır süren bir deniz seferinden sonra tekne, sonunda doğal limana demir atmıştı. Durun size anlatayım--
Jones: Eee, güzel hikayeyimiş, Herman, ama <Rütbe> <İsim> ve benim elimde araştırmamız gereken bir cinayet var.
(Herman ile konuştuktan sonra)
Jones: Kaba olmak istemezdim <İsim>, ama eğer bekleseydik o çatlak ihtiyar bize hikayesini saatlerce anlatacaktı.
Jones: Doğru: Herman, seyyah teknesinin 1642'de doğal limana demir attığını söylemişti...
Jones: ...aynı zamanda oradan bir iskelet çıkardın!
Jones: Doğru dedin <İsim>: Doğal limana gidip her şeye daha yakından bakmalıyız!

İncele: Soluk Şifre.
Jones: Harika iş çıkardın <İsim>! Şu monogram da ki soluk mesajı dakikasında açığa çıkardın...
Jones: Peki ne diyor? "Tkeyx, Zkvwc..."
Jones: Hah, sanırsam en iyisi bu baş ağrısını çevirmesi için Alex'e yollamak.

Analiz et: Şifreli Mesaj.
Alex Turner: Bu parola tabletinin şifresini çözmede Cathy'nin bana yardım etmesini umuyordum... Normalde bunları birlikte yaparız... ama şimdi dedesi ölünce...
Jones: Anlıyoruz, Alex. Bizde bununla baş etmeye çabalıyoruz. Ve bu soruşturmanın da bize aradığımız cevapları vereceğini umuyoruz.
Alex: Biliyorum... Parola tablete gelince. Şifreyi kullanarak mesajda yazılanları çözdüm: "Jason Palms, haklı çıktın, peşimdeler, ölmemi istiyorlar.". Yazan Stuart.
Jones: Demek Stuart öleceğinden korkuyormuş... haksız da sayılmazmış hani!
Jones: Haklısın <İsim>, bu Jason Palms denen adamla görüşmemiz gerekiyor. Eğer parola tablette yazılanlar doğruysa, Stuart'ın öldüğüne şaşırmayacaktır!

Jason'ı kurbanın şifresi hakkında sorgula.
Jones: Jason Palms, Stuart'ın öldürülmeden önce sana yazdığı şifreli mesajı bulduk. Mesajda: "Sen haklı çıktın, peşimdeler, ölmemi istiyorlar." yazıyor.
Jason Palms: Elbette haklıydım: Ona geçmişi kazmayı bırakmasını, yoksa Kızıl Tarikat'ın onu öldüreceğini söylemiştim. Ama artık öldü, ve gerçeğe ulaşmak için tek başıma çalışmalıyım!
Jones: Dur bir sakinle hele: Stuart'ı kim öldürmek istiyor dedin?
Jason: Kızıl Tarikat! Bu şehrin karanlıklarında yaşayan çok gizli bir örgüt. Gerçeğin açığa çıkmaması için her şeyi yaparlar bunlar!
Jones: Ah, hadi ama, Stuart'ı gizli bir Tarikat'ın öldürdüğüne inanmamızı beklemiyorsun, değil mi?
Jason: Elbette onlar öldürdü, abicim! Ayy, çok fazla şey söyledim! Süper gizli karargahıma gidip Protokol 5'i yürürlüğe koymalıyım!
(Jason ile konuştuktan sonra)
Jones: Çok güzel, o çatlağın dediğine göre Stuart, Kızıl Tarikat denilen gizli bir örgüt tarafından öldürülmüş. Oldu anam, sırada ne var? Dünyayı istila eden uzaylılar falan mı?

İncele: Haliç.
Jones: Aman Allah'ım, haklısın <İsim>! Bu tabut, iskeleti çıkardığımız zaman tamdı... fakat şimdi parçalara ayrılmış!
Jones: Artık katilin Stuart'ı susturmak için öldürdüğü çok açık...
Jones: ...ve şimdide geçmişte yaşanmış olan cinayetin delillerini yok etmeye çalışıyorlar!
Jones: İyi dedin, <İsim>: biraz şansımız varsa eğer, katil ardında bir delil bırakmış olabilir. Hadi şu enkazı elemeye başlayalım!
Jones: Birde şu mektuba baksana, Stuart'a yazılmış: "Derhal geçmişi kazmayı bırak. Sonu hiç iyi olmaz."
Jones: Bu mektup, tehdit gibi kokuyor. İmza yok, fakat belki şu mum mühüründen yararlanarak yazan şahsın kimliğini tespit edebilirsin.

İncele: Parçalanmış Tabut.
Jones: Sence 400 yıllık bir tabutun içinde bir elektronik parçanın ne işi olur, <İsim>?
Jones: ...Aman Allah'ım, haklısın! Katil, eski tabutu parçalarken bunu ardında bırakmış olmalı!
Jones: Hadi katilin bize bıraktığı şu hediyeyi Alex'e gönderelim ve neler yapacağına bakalım.

Analiz et: Devre Kartı.
Alex: 400 yıllık tabutun enkazından çıkardığın devre kartını inceledim <İsim>...
Alex: ...Devre kartının modern teknolojiye ait olduğunu bildiğimize göre, bu, oraya katil tarafından getirilmiş olmalı!
Alex: Söz konusu bu devre kartı ise bir metal detektörü'ne ait. Tahminim o ki katil bunu, tabuttaki tüm kanıtları yok etmekte kullanmış!
Alex: Devre kartı aşırı yüklenme sonucunda metal detektöründen kopmuş olmalı. Tabut, çok eski olmasına karşın, yekpare ahşaptan yapılmış bir tabut.
Jones: Demek katil metal detektörü kullanıyor... eşya parçalamak için hemde! Onu yakaladığımızda o aletin asıl amacını ona anlatmamız gerekecek!

İncele: Mühür.
Jones: Sen tam bir yıldızsın, <İsim>! Her ne kadar bulduğun bu mektup isimsiz de olsa, yinede mühür sayesinde yazanın kimliğini tespit edebildin!
Jones: Demek mektubu Ashton Cooper diye birisi yazmış: "Derhal geçmişi kazmayı bırak. Sonu hiç iyi olmaz."
Jones: Bunun halen tehdit mi, yoksa kurbana karşı dostane bir uyarı mı olduğunu anlamış değilim, ama haklısın, cevabı almak için şu Cooper ile konuşsak iyi olur.

Ashton'a kurbana gönderdiği mektubu sor.
Jones: Ashton Cooper, <Rütbe> <İsim> Stuart Huckabee'ye sizin tarafınızdan yazılan, geçmişi kazmayı bırakmasını istediğiniz bir mektup buldu.
Ashton Cooper: Uyardım, ama dinlemedi bile! O sıçan, kazmaktan kendini alı koyamıyordu: durmadan daha fazla pislik çıkarmak için derine kazıp durdu! 
Jones: Tamam... da bu sizi neden bu kadar ilgilendirdi ki?
Ashton: Yani siz benim kim olduğumu bilmiyor musunuz?! Bu şehri benim ailem 1845 yılında inşa etti. Ondan önce, burası sadece ufak bir seyyah köyünden ibaretti.
Ashton: Bu şehir ailemin dişi tırnağı, ve onun itibarını ve tarihini korumakta benim görevim. Seyyahlar ile zerre alakası olmayan tarihini yani!
Ashton: Stuart bu şehirden nefret ederdi: hep kötü yanlarını görürdü... ama artık sonsuza kadar burada kalacak. Umarım artık burayı sevmeye başlar.

Daha sonra karakolda...
Jones: Vıyy, <İsim>, elimizde kocaman bir gizem var. Önce Stuart bize gelip King'in intiharı hakkındaki gerçekleri söyleyeceğine dair söz veriyor...
Jones: ...sonra doğal limana gidip oradaki bir seyyah çocuğun 400 yıllık iskeletini çıkarmamızı istiyor...
Jones: Ve son olarak ta daha onunla buluşamadan öldürülüyor! Aynı komplo temalı filmlerdeki gibi: büyük sırrı ifşa etmeden susturuluyor!
Jones: Haklısın, bir şekilde o iskeleti çıkarmamız ölümüne neden olmuş olabilir. İki olayda birbiri ile bağlantılı, ama o bağlantı ne işte?
Nathan: <Rütbe> <İsim>, buna inanmayacaksın ama, iki kurban arasındaki kayıp bağlantıyı buldum!
Jones: Neymiş peki Nathan?
Nathan: Aradaki bağ DNA'ları: görüldüğü üzere iki kurbanda aynı aileden geliyorlar!

2. Bölüm


Nathan Pandit: <İsim>, az önce kurbanlarının aynı aileden geldiklerini öğrendim! Bulduğun iskelet, Stuart'ın atasal kuzeni olan Pip Huckabee'ye aitmiş!
Jones: Yani Stuart, o Seyyah çocuğun torunu muymuş?! Haklısın, <İsim>: o zaman bu iki vaka birbiriyle bağlantılı!
Jones: Büyük ihtimalle katil Stuart'ı, atasının ölümünü çözmesine mani olmak için öldürdü...
Jones: ...Bu da demek oluyor ki eğer çocuğun ölümünü çözersek, Stuart'ın cinayetini de çözebiliriz!
Jones: Katılıyorum, <İsim>, çocuk Seyyah gemisi ile buraya geldi: o zaman cinayetinde orada işlenmiş olması lazım!
Jones: Ama biz polisiz, tarihçi değil, o zaman 400 yıl kadar önce bir gemide yaşanmış olan bir cinayeti nasıl çözebiliriz, <İsim>?
Jones: Doğru dedin, Herman bize atasının geminin kaptanı olduğundan bahsetmişti. Belki o bize bazı soruların cevabını verebilir!

Also on Fandom

Random Wiki