Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Cinayet İhtimali Parçalı Bulutlu/Diyaloglar

< Cinayet İhtimali Parçalı Bulutlu

1.264pages on
this wiki
Add New Page
Comments0 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Cinayetihtimaliparçalıbulutlu.png


Amy Young: Merhaba <İsim>! Umarım işe gelirken yağmura yakalanmamışsındır!
Amy: Bugünün hava durumu tahminlerine bir göz gezdireyim. Ah bak, ön sayfanın başlığında "Üçüncü Ay Dönümü" yazıyor.
Amy: Ay dönümü kutlamalarına bayılırım! Bir adet üzüm suyu şişesi patlatmak için harika bir fırsat!
Andrea Marquez: Burada kutlanacak bir durum yok, Amy. Bugün Yves Kasırgasının Caz Şehri'ni vuruşunun üçüncü ay dönümü.
Amy: Aa... bu üzerine meyve suyu içilecek bir şey değil işte.
Andrea: Söylesene <Rütbe> <İsim>, gidip yıkılan mahalleleri ziyaret etmeye ne dersin? Belki oralardaki kasırgazedelere yardım etmenin bir yolunu buluruz.
Amy: Harika bir fikir, hatta bende gelirim. Köşede ziyaret edebileceğimiz bir mahalle biliyorum!

-Terk edilmiş mahallede...-
Amy: Vay be, bu mahallenin bu denli yıkılmış olabileceğini tahmin etmiyordum <İsim>. Üstelik yağmur da yağıyor... Durum daha da nemlenebilir mi sence?
Amy: Bak! Şu zavallı adam dışarıda uyuya kalmış! Doğru, etrafa bakınsak iyi olur, belki yardımcı olmanın bir yolunu buluruz.

1. Bölüm

İncele: Yıkık Ev.
Amy Young: Aman Yarabbim! Bu uyuyan adam aslında ölüymüş! Anlaşılan yeni bir cinayete çattık <İsim>!
Amy: Sanki katil, cesedi bu havada ulu orta bırakmayacak kadar nezaketli olabilirmiş!
Amy: Neler diyorum ben, katilin aklında nezaket ne gezer! Bazen suçlularla uğraştığımızı unutuyorum <İsim>.
Amy: Görünüşe göre kurbanımızın boynu kesilmiş... uff! İnşallah tikli falan değildi. Elbette <İsim>, ben cesedi senin yerine otopsiye gönderirim.
Amy: Bir kaç tane şüpheli eşya daha bulmuşsun. Bu lekeli rozetin üzerinde kurbanımızın yüzü var. Üzerinde yazanların tamamını çıkartacağından adım gibi eminim!
Amy: Birde şu yırtık panço... Üzerinde bir mesaj mı yazıyor?! Bunu birleştirse birleştirse sen birleştirirsin <İsim>!
Amy: Bende kendi pançomu çıkartıp soruşturmaya dahil olabilirim!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Roxie Sparks: Cinayet sırasında kurbanın canı boğazına gelmiş belli ki. Boğazına gelmiş derken, gerçekten de boğazı tam ortadan yarılmış.!
Amy: Roxie! Bu korkunç!
Roxie: Ben zekice olduğunu düşündüm. Ama şakayı bir kenara bıraksak, kurban, şah damarı bir çeşit yuvarlak testere bıçağı ile kesildikten sonra kan kaybından ölmüş. Birden fazla giriş izinden bu anlaşılıyor.
Roxie: Bu adamın boğaz boğaza mücadele ettiğini düşünüyorum... Ah, yeter ama!
Roxie: Konumuna ve göğsündeki morluklara bakılırsa kurban, <İsim> tarafından bulunduğu koltuğa itilmiş olmalı.
Roxie: Muhteşem çıkarım yapma becerilerimi kullanarak, itildiği yerde giysilerinin üzerinde tarama yaptım ve elimle koymuş gibi kedi tüyü izleri buldum!
Amy: Kedi tüyü mü? Bu demek oluyor ki... Ah, sen daha hızlısın <İsim>! Demek ki katilin bir kedisi var!

İncele: Kurbanın Rozeti.
Amy: O çalışan rozeti tam bir altın bilet <İsim>! Artık kurbanımızın adını biliyoruz...
Amy: Ah, buna inanamıyorum! Bu hava durumu spikeri Clifford Grady! Nasıl oldu da onu önceden tanıyamadım?
Amy: Yves Kasırgası Caz Şehrini vurmadan önce insanları uyarmadığı için buralarda nefret edilen birisiydi.
Amy: Rozetini bulmuş olduğun için şanslıyız <İsim>. Bu sayede çalıştığı yere gidip hakkında daha fazla bilgi edinebiliriz. O zaman doğru hava iş istasyonuna!

İncele: Hava İş İstasyonu.
Amy: Arama bulma yeteneklerin bir numara <İsim>! Bu tablet bize kurbanımız hakkında bilgi verebilir. Benim şifre kırmakla aram hiç iyi olmamıştı... Sen bunu kırabilir misin?
Amy: Şu metal zımbırtı da neyin nesi? Bir çeşit hava cihazı mı? Üzerine bir şeyler kazınmış fakat okunmuyor. Üzerinde yazan şeyi sen okuyabilir misin?
Amy: Harika, bu randevu kartı kurbanımız Clifford Grady adına yazılmış!
Amy: Üzerinde bir kadının yüzü dışında hiçbir bilgi yok... Ama eminim ki sen, bu yüzü veri tabanından karşılaştırıp bir isim çıkartabilirsin!

İncele: Randevu Kartı.
Amy: İyi iş çıkardın <İsim>. Demek kurbanımızın randevu kartının üzerindeki yüz, Caz Şehrinde bir terapist olan Madeleine Deville adlı birisine aitmiş!
Amy: Demek kurbanımız hastalarından birisiymiş... İyi de neden bir terapiste gitme ihtiyacı duysun ki?
Amy: Doğru dedin <İsim>, iyisi mu şu Madeleine'ı bir ziyaret edelim!

Madeleine Deville'e randevu kartını sor.
Amy: Bayan Deville, hastalarınızdan biri olan Clifford Grady bu sabah ölü bulundu ve <Rütbe> <İsim>, eşyaları arasında sizin randevu kartınızı buldu.
Madeleine Deville: Demek sonunda birisi onu hakladı, öyle mi? En azından bir tane baş ağrısı ile artık uğraşmayacağım.
Amy: Baş ağrısı mı? Ortada bir cinayet var! Sanırsam durumun ciddiyetini kavrayamadınız, Bayan Deville.
Madeleine: Ona acıma, bebeğim. Grady, Yves Kasırgasının yaklaştığını haber vermedi, üstelik bundan zerre suçluluk duymadı!
Madeleine: Kedilere karşı olan alerjisi gibi diğer ufak tefek şeylerinden şikayette bulundu, fakat bir tarafları yeyip te işini yapmadığı için Caz Şehrindeki insanlardan özür dileme zahmetine bile girmedi!
Madeleine: O adam tam bir vicdansız, bencil birisiysi ve sürekli ayaklarını yastıklarıma koyardı! Terapiye ihtiyacı vardı belki, fakat keşke benimle olmasaymış!

İncele: Rüzgar Ölçer.
Amy: Şu alet üzerinde ki metni açığa çıkardın <İsim>! Mesajda "Yves senin suçun Grady!" yazıyor.
Amy: Yves dediği burayı üç ay önce vuran Yves kasırgası olmalı, Grady ise gayette kurbanımız...
Amy: Ah, iyi yakaladın <İsim>, mesaj, Peggy Pascal diye birisi tarafından yazılmış. Hannah'yı arayıp bu şahıs hakkında neler bildiğini sorayım hemen.
Amy: Selam Hannah, Peggy Pascal adlı şahıs hakkında bilgi sahibi edinmek istiyorum. Verdiğim isme bir bakabilir misin?
Hannah Choi: "Kaçık Pascal"'dan mı bahsediyorsun? Peggy'yi liseden tanırım! Biraz kimsesiz bir kızdı, fırtına olduğu zamanlar okulun çatısına çıkardı.
Hannah: Duyduğuma göre bir keresinde yıldırım çarpmış, o yüzden de saçı kocaman olmuş. Şu anda mesleğini Fırtına Avcısı olarak yapıyor.
Amy: Fırtına avcılığı yaparak geçimini sağlamak mı? Kulağa tehlikeli geliyor. Katılıyorum <İsim>, kurbanımıza neden o mesajı gönderdiğini öğrenmemiz lazım. Hadi Peggy ile konuşalım!

Peggy Pascal'a rüzgar ölçer mesajını sor.
Peggy Pascal: Şu güzelliğe bir bakın. Bu cihaz, A sınıfı titanyumdan yapılma bir rüzgar ölçerdir ve rüzgarın hızını ölçmeye yarar. Bu cihaz, Yves Kasırgası'nı tahmin ederken kullandığım cihazın ta kendisi!
Peggy: Kilometrelerce mesafeden yaklaştığını görmüştüm... Sanki gücünü kemiklerime kadar hissettim. O fırtına hakkında efsaneler bile yazılabilir!
Amy: Şey... Sanırsam ne demek istediğinizi anlamadım, Bayan Pascal. Bütün bunların Clifford Grady ile ne alakası var?
Peggy: Anlamadınız mı? Sevgili havacı dostumuz millete o gün önemli bir şey olmayacak olduğunu söylemişti! Onu yakaladım ve insanları sığınaklara gitmeleri konusunda uyarmasını söyledim!
Peggy: Ama o inatçı adam beni dinlemedi bile! Onun ölmesi gerekirken onun yerine bir sürü insan öldü!
Amy: Bu oldukça sert bir iddia, Bayan Pascal, yani Bay Grady'nin bu sabah öldürülmüş olduğunu göz önünde bulundurursak.
Peggy: Öldürülmüş mü? Bilmiyordum ama, çelişkiye gel... Beni dinlemeyen adam sonunda susturuldu.

İncele: Tablet.
Amy: Vay, o tableti ışık hızında açtın <İsim>!
Amy: Bir adet düşüş eğrisi olan bir grafik gösteriyor...
Amy: Ah! Hava iş istasyonunun logosunu iyi yakaladın! Bu tablet kesinlikle kurbanımız ile alakalı.
Amy: Lafı ağzımdan aldın <İsim>. Hadi bu tableti laboratuvara gönderelim.

Analiz et: Kurbanın Tableti.
Hannah: <İsim>, bulduğun bu tablete baktım da, Caz Şehri İstasyonu için izlenme oranlarını gösteriyordu. Yani kurbanın çalıştığı televizyon istasyonunun.
Hannah: Çizgi üç ay önce bugün birden düşüş gösteriyor ve o günden bu yana da her gün azalarak devam ediyor. O gün ne olduğunu tahmin edebilir misin?
Amy: Üç ay önce... 1950'li yıllardan bir kaplumbağa ailesinin hayatını anlatan Snappy Days dizisini iptal ettikleri zamana denk geliyor...
Hannah: Hayır Amy, üç ay öncesi Yves Kasırgasının vurduğu gün!
Amy: Ah, nasıl olur da unuturum!
Hannah: İyi bir noktaya değindin <İsim>, Caz Şehri istasyonunun CEO'su Richie Lacroix ile konuşmak mantıklı olabilir. Senin için iletişim bilgilerini bulayım!

Richie Lacroix'ya izlenme oranını sor.
Richie Lacroix: Grady mi? Öldürüldü mü? O konu hakkında bir bilgim yok. O beceriksiz andavalı dün, izleyici oranları önüme geldikten sonra kovmuştum.
Richie: Onun yüzünden kanalım boykot edildi! Neredeyse bütün programları iptal etmek zorunda kaldım!
Amy: Boykot mu edildi? Yani insanlar kanalınızı izlemeyi mi bıraktılar?
Richie: Aynen öyle, şekerim. Ona son derece basit bir iş vermiştim, ama o ne yaptı? Ona verdiğim işi s**ıp sıvadı! Şimdi ise ceremesini ben çekiyorum!
Amy: Size karşı geliyor olarak algılamayın, Bay Lacroix, fakat fırtına yüzünden çeken başka insanlarda var. Bazılarını evlerini, mallarını, hatta aile fertlerini kaybettiler...
Richie: Züürt edebiyatını kendine sakla, balım. Ben bir iş adamıyım, ve benim işimde eğer b*k yoluna giderse, ben asıl ONA felaket derim!

İncele: Yırtık Panço.
Amy: O pançonun üzerinden bir tür mesaj açığa çıkardın <İsim>. Iyy, bu bildiğin kanla yazılmış!
Amy: Mesajda şöyle yazıyor: "La vengeance est un plat..." İyi de bu ne demek ki?
Amy: Russell'ın bize yardım edebileceğini mi düşünüyorsun? Elbette, bu pançoyu ona seve seve ulaştırırım.

Analiz et: Panço Mesajı.
Russell Crane: Elimizde büyüleyici bir nesne var. Basit bir test, pançonun üzerindeki yazının gerçekten de kurbanın kanı ile yazılmış olduğunu doğruladı.
Amy: Kanla mı? Bu korkunç! İnsan nasıl olur da cinayeti sanat projesine dönüştürür!
Russell: Bu sadece parmak boyasından fazlası. Mesaj, çok bilinen bir Fransız deyişinin başlangıcı. Anlamı: "İntikam, soğuk yenilen bir yemektir."
Russell: İntikamla ilgili alıntı, kötü tahminler ve kendini koruma ihtiyacı çağrıştıran panço ile birleştirildiğinde... Ah evet, her şey yerine oturuyor...
Russell: Katilimiz bu mesajı uyarı olarak değil, işlediği cinayet ile ilgili kişisel bir hatıra olarak yazmış!
Amy: Ne?! Benim aklıma hatıra dendiğinde kar küreleri gelir, kanlı pançolar değil!
Russell: Fransızca kullanması incelikli gözükme ihtiyacı veya gizli olup eylemlerini gösterme isteğini gösteriyor... Henüz hangisi olduğundan emin değilim.
Amy: Eh, senden hiçbir şey kaçmaz <Rütbe> <İsim>! Bir şeyi kesin öğrenmiş olduk... Katil Fransızca biliyor!

Daha sonra karakolda...
Amy: Eğer bu soruşturmadan bir şey çıkardıysak <İsim>, o da kurbanımızın bilindik mahallenin dost canlısı havacısı olmadığı.
Amy: Peggy Pascal'ın uyarılarını dinlemedi, şimdi de bütün bölge fırtınadan onu sorumlu tutuyor.
Amy: Patronu Richie Lacroix kendisini televizyon reytinglerinin düşmesinden ötürü kovmuş.
Amy: Aynı zamanda Madeleine Deville, kurbanın terapisti olmaktan pekte memnun değilmiş. Bana sorarsan şu anki en bulanık vaka ile uğraşıyoruz.
Amy: Neyse ki katilin Fransızca bildiğini ve kedi sahibi olduğunu ortaya çıkardın... Bu bir başlangıç!
Andrea Marquez: <Rütbe> <İsim>, derhal kurbanın evine gitmen gerekiyor!
Andrea: Aldığımız ihbara göre dün gece birisi Grady'nin arka bahçesine izinsiz giriş yapmış.
Amy: Grady'nin evine izinsiz giriş mi? Sence bu katil olabilir mi?!

2. Bölüm


Andrea Marquez: <Rütbe> <İsim>, az önce kurbanımızın ev sahibesi Bayan Agatha Christmas'dan bir ihbar aldık!
Andrea: Dediğine göre dün gece birisi, kurbanın bahçesine izinsiz giriş yapmış. Grady'nin ölüm haberini almış ve oldukça da korkmuş durumda!
Amy Young: Birileri kurbanımızın evine, tamda öldürüldüğü günün öncesinde izinsiz mi girmiş? <İsim>... Sence bu katil olabilir mi?!
Andrea: Bunu avluyu incelemeden bilemeyiz. Oraya gittiğinde hikayenin tamamını öğrenmek için ev sahibesi ile konuş. Sana güveniyorum <Rütbe> <İsim>!

Agatha Christmas'a kurbanın avlusuna girmesini sor.
Agatha Christmas: Allah'ım, dün gece yüreğim ağzıma geliyordu resmen! Dün gece avludan gelen ayak sesleri duydum ve onların Grady'nin leş kokan ayakları olmadığını fark ettim!
Amy: İçeriye zorla giren şahsın kim olduğunu görebildiniz mi?
Agatha: Maytap mı geçiyorsunuz benimle?! Odamdan dışarıya adımımı bile atamadım!
Agatha: Aslına bakarsanız, bunun olduğuna veya Grady'nin öldürülmesine pekte şaşırmadım açıkçası.
Amy: Clifford Grady'nin öldürülecek olduğunu biliyor muydunuz yoksa?
Agatha: Olması bekleniyordu zaten. İnsanlar onu korkutmak için evime tehdit mesajları gönderiyorlardı! Hatta avlumu yumurta yağmuruna bile tuttular... Nergislerimin üstü başı yumurta akı oldu!
Agatha: Kendi hayatım ve yavru kedilerimin hayatları için çok korkuyordum! O adama gitmesi için yalvardım, ama gitmeye niyeti yoktu! Ama artık yok, belki biraz huzura kavuşabilirim!

İncele: Avlu.
Amy: İyi incelemeydi <İsim>! Bu kağıt parçalara ayrılmış... İşimizi kolaylaştırmak gibi bir niyetleri yok anlaşılan... Ama sen bunu her türlü geri birleştirirsin!
Amy: Bir adet ot biçici mi buldun? Bu aletler evlerin bahçelerindeki otları kesmek için son derece kullanışlı! Yalnız bir saniye...
Amy: Bunun üzerinde kan var! Üstelik şimdi Roxie'nin nasıl kurbanın boynunu yuvarlak bir testere ile kesmiş olduğunu söylediğini hatırlattırdın da...
Amy: Bunun cinayet silahı olabileceğini düşünmüyorsun, değil mi?!
Amy: Öyk, sanırım bir süre çimleri biçmesem iyi olacak... Ama haklısın <İsim>, bunun üzerinden her ihtimale karşı kan örneği toplasak iyi olacak.

İncele: Ot Biçici.
Amy: Kan toplama konusunda cidden bir ustasın <İsim>, üstelik bahçe aletlerinden bile!
Amy: Bu kan biraz... tuhaf renkli mi yoksa bana mı öyle geliyor? Sende mi daha önce hiç görmedin? Pekala, ben bunu senin yerine laboratuvara yollarım!

Analiz et: Kirlenmiş Kan.
Yann Toussaint: Güzel, orayı kontrol et <İsim>. Ot biçici de bulunan kan gerçekten de kurbanımızın kanıyla eşleşiyor.
Amy: O zaman ot biçici, gerçekten de cinayet silahımız mı?
Yann: Aynen öyle. Kanda tuhaf bir turuncumsu, pudralı renk vardı. Yara açıldıktan sonra kanla karışan harici bir madde ile kirlenmiş.
Yann: Mikroskopta inceleyerek ve birazda koku duyumu kullanarak maddenin ne olduğunu tespit ettim... Şu bizin Kajun baharatından başka bir şey değil!
Amy: Ah, bu işleri biraz renklendiriyor, öyle değil mi <İsim>? En azından katilin Kajun yemeği yediğini biliyoruz!

İncele: Paramparça Kağıt.
Amy: Şu birleştirdiğin eskizin üzerinde çizilmiş olan şey de neyin nesi <İsim>?
Amy: İyi yakaladın! Eskizin üzerindeki mesajda "Grady, acil durum!" yazıyor. Yani kurbanımıza yazılmış.
Amy: Şu hesaplamalara bakınca bile başıma bir ağrı çöküyor! Bence de buna en iyisi Hannah bir göz gezdirsin!

Analiz et: Eskiz.
Hannah Choi: <İsim>, buna inanamayacaksın! Kurbanın avlusunda bulduğun eskizdeki formülleri araştırdım. Rüzgar, nem ve bulut hareketlerine dair ölçümler buldum...
Hannah: Uzun lafın kısası... ve inan bana, bunun kulağa ne kadar çılgınca geleceğini biliyorum ama... Bu eskiz güya havayı kontrol eden bir makineyi gösteriyor!
Amy: Nasıl? Havayı kontrol eden bir makine mi? Hannah bu... biraz absürt değil mi sence de? Böyle şeyler bilim kurgu filmlerinde olur!
Hannah: Böyle bir makinenin olduğunu söylemiyorum ama eskiz bunu gösteriyor. Muhtemelen bir delinin icadı. Bende içgüdülerimden hareketle, lisedeki matematik hocamızdan eski sınavlarımızın kopyalarını istedim.
Hannah: Bu formülleri önceden gördüğüme dair bir hisse kapıldım ve tahmin ettiğim gibi, bir öğrencinin yazısıyla eşleşti... O da bizim Fırtına Avcımız Peggy Pascal'dan başkası değil!
Amy: Peggy Pascal bu sözde hava makinesi eskizini mi çizmiş? Katılıyorum <İsim>, ona makinenin üstünde neden Grady'nin adının olduğunu sormalıyız!
Amy: Meteoroloji istasyonuna gitme fikrine katılıyorum. Bu tuhaf hava makinesi ile ilgili orada daha fazla şey öğrenebiliriz!

Peggy Pascal'a makinenin eskizini sor.
Amy: Peggy, <Rütbe> <İsim> görünüşe göre havayı kontrol edebilen bir cihazın çizimini yapmış olduğun eskizi buldu. Bu senin uydurduğun bir şey mi?
Peggy Pascal: İnanın bana, o makine hayal ürünü değil. Uzun zamandır Yves gibi canavar bir kasırganın nasıl olup ta Grady'nin hava grafiklerinde görülmediği üzerine teoriler üretmeye çalışıyorum.
Peggy: Ama cevap gayet basit, ve bu eskizde bunu kanıtlıyor... Yves Kasırgasının fark edilememiş olmasının nedeni uydurma... Daha doğrusu insan yapımı bir kasırga olması!
Amy: Iıı, sana inanmadığımı ima etmiyorum, Bayan Pascal, ama... Acaba bu iddia bilimsel veriler tarafından da destekleniyor mu?
Peggy: Pekala, sizde herkes gibi bana deli deyin! Anlaşılan şu günlerde beni tek dinleyen şey kedim.
Peggy: Grady zaten bana inanmamıştı! Eskizimi yırtıp attı ve bana "Kafadan Çatlak Peggy" dedi. Üstelik birde toplum içinde adımı deliye çıkarmakla tehdit etti beni!
Peggy: Ama ben deli değilim. Fırtınalar benim sevdam, Fransızların deyimi ile raison d'être'm. Gün gelecek ve insanlar benim başından beridir haklı olduğumu anlayacaklar!

İncele: Dağınık Masa.
Amy: Sence bu parçalanmış kart neyin nesi olabilir <İsim>? Zahmete girip bunu onarmaya ne dersin?
Amy: Şu sandık, ne işe yaradığını anlamadığım hava cihazları ile dolu... Keşke zamanında astronomi derslerini dinleseymişim!
Amy: Ama senin bu sandığın içinden işe yarar bir şeyler çıkartacağından eminim <İsim>!

İncele: Parçalanmış Kart.
Amy: <İsim>, bu onardığın şey, Clifford Grady adına yazılmış bir davetiye kartıymış.
Amy: Bu cidden çok hoş! Üstelik üzerinde küçük bir kızın resmi var...
Amy: Allah'ım, haklısın <İsim>! Kartın üzerinde aslında "Colette Bordeaux anısına" yazıyor... Bu bir anma davetiyesi! O küçük kız ölmüş!
Amy: Böyle küçücük bir kızın ölmesi... Bu hiç adil değil. Bu yürek parçalayıcı!!!
Amy: Haklısın, şimdi duygusallaşmanın zamanı değil. Özellikle de davetiyenin kurbanımız ile bağlantılı olduğunu göz önünde bulundurursak eğer.
Amy: Kızın annesinin adı kartta yazıyor. Eğer şu Marie Bordeaux'yu görmeye gideceksek, konuşma işini sen yapar mısın? Ben duygusallaşabilirim de.

Marie Bordeaux'ya anma davetiyesini sor.
Amy: Bayan Bordeaux, zor bir mevzu, farkındayım, fakat <Rütbe> <İsim>'in Clifford Grady'ye gönderilmiş olan anma davetiyesi hakkında sizinle konuşması gerekiyor.
Marie Bordeaux: Colette, güzel kızım! Yves Kasırgası sırasında öldü... Tek çocuğum gitti!
Amy: Kaybınız için üzgünüz Bayan Bordeaux, sizin için çok zor olmalı...
Marie: Hepsi Clifford Grady'nin suçu! Eğer fırtına hakkında insanları uyarmış olsaydı, Colette şimdi hayatta olabilirdi!
Marie: Belki af diler umutları ile şansımı deneyip ona cenaze için davetiye göndermiştim, ama gelmeye bile yeltenmedi! Buna inanabiliyor musunuz?
Marie: Bunun ne denli üzücü bir şey olduğunu anlayamazsınız. Artık sahip olduğum tek şey yaşlı kedim, fakat giden çocuğunuzun yerini hiçbir şey dolduramaz.
(Marie ile konuştuktan sonra)
Amy: Zavallı Bayan Bordeaux, fırtına sırasında evladını kaybetti. Bunun ne denli üzücü bir şey olduğunu hayal bile edemiyorum.
Amy: Haklısın <İsim>, şimdi göz yaşlarında boğulmanın zamanı değil. Kendimi toparlayıp bu vakanın dibine inme işinde sana yardımcı olmam gerek!

İncele: Hava Sandığı.
Amy: Ellerin mıknatıs gibi çalışıyor <İsim>! Bu ilaç şişesini o sandığın içinden oldukça hızlı çıkardın!
Amy: Üzerindeki etiket hafiften solmuş, ama eminim ki sen, bunun üzerinde yazan şeyi şıp diye çözeceksin!

İncele: Hap Şişesi.
Amy: O ilaç şişesindeki yazıyı ortaya çıkartarak harika bir iş çıkardın <İsim>!
Amy: Görünüşe bakılırsa bu ilaç kurbanımıza aitmiş. Ne olabilir ki bu?
Amy: Haklısın <İsim>, bu hapların ne olduklarını bulmaları için uzmanlara bıraksak iyi olur. Ben bunları laboratuvara gönderirim!

Analiz et: Reçete.
Yann: Kurbanımızın ilaçlarını inceledim ve onların bir kaç yıl önce Pasifik Eczacılık tarafından üretilmiş bir uyku ilacı olan Slertec olduğunu tespit ettim.
Yann: Bazı hastalarda depresyon ve intihar düşüncelerine yol açtığı tespit edildiğinden piyasadan kaldırılmıştı. Bu ilaçlar yine de kurbanımıza yazılmış.
Amy: Biri Clifford Grady'nin intihar etmesini mi sağlamaya çalışıyordu?
Yann: Korkarım ki evet, üstelik doza baktığımızda da öyle gözüküyor. Günde 10 hap... Birinin aklını karıştırmaya yeter de artar!
Yann: İlaçlar Madeleine Deville adlı bir terapist tarafından yazılmış gibi görünüyor.
Amy: Ne? Madeleine Deville, Grady'yi sevmezdi ama intihara yol açan bir ilaç yazmak mı? Bu biraz aşırı! Bu konuda sana katılıyorum <İsim>, gidip onunla konuşalım!

Madeleine Deville'e ilaç reçetesini sor.
Amy: Seni suç üstü yakaladık, Madeleine Deville! <Rütbe> <İsim>, Clifford Grady'ye yazmış olduğun reçeteli ilaçları buldu. Bunların piyasadan kaldırılmış olduğundan haberin vardı herhalde!
Madeleine Deville: Ah, yapmayın ama, bu haplar gayet güvenli, bunları kedime bile güvenle veririm. Bütün o tıbbi araştırmalara inanmayın!
Amy: Bu, Clifford Grady'ye yazmış olduğun dozu açıklamaya yetmez... Sanki ilacın bütün yan etkilerinin onun üzerinde görülmesini kasten istemişsin gibi!
Madeleine: Pekala, daha yüksek bir dozaj istemişti, bende ona bunu verdim! Burada her hangi bir suç yok!
Amy: Ben şahsen ikna olmadım, ve <Rütbe> <İsim>'in yüzündeki ifadeye bakınca, onunda ikna olmadığını söyleyebilirim!
Madeleine: Gerçekçi olalım <Rütbe> <İsim>. Kimse Clifford Grady'yi istemiyordu. O, herkesin hayatını emen bir ottu. Özellikle de benim... Onu görmekten kıl kapıyordum!
Madeleine: Ona olan nefretim beni çileden çıkartıyordu. Ona boş vaktim olmadığını söylememe rağmen buraya damlardı! Sırf ondan kaçmak için Fransa'ya bile dönmeyi düşündüm.
Madeleine: Ömrüm hayatımda birisinden bu kadar nefret ettiğimi hatırlamıyorum, fakat bu, onu benim öldürdüğüm anlamına gelmez. Demek istediğim, eğer onu öldüren her kimse, hepimize büyük bir iyilik yaptı!

Daha sonra karakolda...
Amy: Bu vaka her yöne savruluyor, öyle değil mi <İsim>? Hem kurbanın ev sahibesi, hem de terapisti Madeleine Deville onun gitmesini istiyorlarmış.
Amy: Peggy Pascal, Clifford kendisine deli dedikten sonra kendisini aşağılanmış gibi hissediyor.
Amy: Ve Marie Bordeaux, kızının cenazesine katılmadığı için onu gaddar olarak görüyor.
Andrea Marquez: Derhal televizyonu aç <Rütbe> <İsim>! JTS'den Richie Lacroix bir duyuru yapıyor!
Amy: Kurbanımızın eski patronu olan Richie mi? Onunla önceden konuşmuştuk! Ne söyleyecek ki?
Richie Lacroix: Haydi eller havaya millet! Birisi Clifford Grady'yi hakladı, ve şimdi de bunu kutlama zamanı... Onun eski evinde bir parti vermeye ne dersiniz?
Richie: Vahşice cinayetinin detayları ve bunu neden köküne kadar hak ettiğini öğrenmek için bizden ayrılmayın sayın seyirciler. Ceset, cinayet ve sonrasındaki zafer... Hepsi burada, JTS'te!
Amy: Ney?!

3. Bölüm


Andrea Marquez: Derhal televizyonu aç <Rütbe> <İsim>! Kurbanımızın patronu Richie Lacroix duyuru yapıyor!
Richie Lacroix: Sadece JTS'te, bir kamu figürü, canavar ve Yves Kasırgasının bir numaralı sorumlusu olan Clifford Grady cinayetinin iç yüzünü görebilirsiniz!
Richie: Vakit, onun ölümünü kutlama vaktidir... O zaman neden eski evinde parti vermiyoruz? Vahşice cinayetinin ilginç detaylarını öğrenmek için bizden ayrılmayın sayın seyirciler!
Amy Young: Buna inanamıyorum <İsim>, Richie Lacroix, cinayet sorulturmamızı televizyona çıkartıyor! Ayrıca kurbanın evinde kutlama partisi mi? Bu işin sonu felaket olur!
Amy: Haklısın, derhal gidip Richie ile konuşmalıyız. Ayrıca insanlar kurbanımızın avlusunu yağmalamadan orayı da bir kez daha arasak iyi olur!

Riche Lacroix'yı cinayeti televizyonda duyurmasına dair sorgula.
Amy: Sizi televizyondan izledik, Bay Lacroix. Bir cinayeti duyurup insanları bunu kutlamaya teşvik ederek <Rütbe> <İsim>'in soruşturmasına engel oluyorsunuz!
Richie Lacroix: Hikayeler uydurmak şov dünyasının bir parçasıdır, balım. Ben sadece seyirciyi coşturmak için Grady'nin cinayetini ilginç bir şekilde sergiliyordum.
Amy: Rica ediyorum bana yiyecek adı ile hitap etmeyin, efendim. Ayrıca Grady'nin cinayeti hakkında da hikayeler uyduramazsınız!
Richie: Benim şirketimde benim kurallarım geçer. İstesem en sevdiğim Kajun yemeği tarifleri hakkında yığında program yayınlayabilirim.
Richie: Grady'den tiksinen insanlar, onun ölüşünü izlemek için ekranlara yapışacaklar! Hatta hikayeyi Fransızca ya çevirerek bunun bütün dünyaya yayılmasını bile sağlayabilirim!
Amy: Grady'nin ölümünden kendi payınızı çıkartmanız sizi bir numaralı şüpheli konumuna düşürüyor, umarım farkındasınızdır!
Richie: Ben ve şüpheli olmak mı? Hazır eliniz değmişken kedimi de şüpheli listenize alsanıza. Seyirciler buna bayılırlar. Maksat reytingler tavan yapsın, bacım. Hiç bir şey skandal kadar çok satmaz.

İncele: Çiçek Teşhiri.
Amy: Beni etkilemekten asla geri kalmıyorsun <İsim>! O sepetin içinden ne çıkartacağını görmek için sabırsızlanıyorum!
Amy: Burada bir adet şikayet mektubu var. Tek görebildiğim şey kurbana karşı yazılmış olduğu, fakat mektubun kimlik numarası tamamen solmuş.
Amy: Eğer numarayı tanımlayabilirsek, şikayetin ne hakkında olduğunu da öğrenebiliriz! Ve bunu çözse çözse sen çözersin <İsim>!

İncele: Yiyecek Sepeti.
Amy: Sanırsam bir şeyin üzerindesin <İsim>! Yiyecek sepetinde bulmuş olduğun şu paramparça fotoğraf... Umarım bunu onarabilirsin!

İncele: Paramparça Fotoğraf.
Amy: Helal olsun sana <İsim>! O fotoğrafı bir usta gibi birleştirdin, üstelik üzerinde kurbanımız var!
Amy: Fotoğrafta "Seni seviyorum, Dayıcım" yazıyor, o zaman bu küçük kız onun yeğeni olmalı. Sence de tam bir cimcime değil mi!
Amy: Nasıl, <İsim>? Onu tanıdığını mı söylüyorsun?
Amy: Amanın! Bu, şu cenaze davetiyesinde resmi olan kız, hani şu fırtınadan ölen!
Amy: Demek Grady, kızın dayısıymış, yani annesi Marie ile de akraba.
Amy: Marie bize neden akraba olduklarından bahsetmedi? Sence bir şeyler mi saklıyor? Katılıyorum <İsim>, onunla tekrardan konuşmamız gerek!

Marie Bordeaux'yla kurban ile olan akrabalığını gizlemesi hakkında konuş.
Marie Bordeaux: Evet, Clifford tekniksel yönden abimdi, fakat onu aileden saymıyorum artık, hele ki kızımın ölmesine göz yumduktan sonra!
Amy: Sıkıntınızı anlıyorum, Bayan Bordeaux. Kızınız, abinizin duyurmadığı bir kasırga olan Yves Kasırgasında can verdi...
Amy: Ama belkide öfkenizi fırtına yerine ondan çıkartıyorsunuzdur? Benimde bir abim var ve bazen ikimiz-
Marie: Senin abinden bana ne?! Evlat acısının nasıl bir şey olduğunu bilemezsin! Fırtınanın yaşandığı gün Fransızca dersi veriyordum, bu yüzden kızım Colette'e bakmaya fırsatım olmadı.
Marie: Bu yüzden Colette'i Clifford'ın evine gönderdim. O gün ona bakmayı kabul etmişti.
Marie: Hatta o gün akşam yesinler diye meşhur Kajun baharatlı bamyamdan göndermiştim... Son yemeğini güzelce yemiş olsa keşke!
Marie: Onun güvenliğini sağlamak Clifford'ın sorumluluğu idi, fakat o bunu beceremedi! Nasıl bir insan, yeğeninden önce kendisini kurtarmaya çalışır!
Marie: İşte bu yüzden Clifford'ı asla affetmeyeceğim. Colette onun yüzünden öldü!

İncele: Şikayet Mektubu.
Amy: Sana güvenebileceğimi biliyordum <İsim>! Ben bu şikayet mektubunu senin yerine Hannah'ya gönderirim!

Analiz et: Şikayet Mektubu.
Hannah Choi: <İsim> kodu kullanarak şikayeti ortaya çıkardı, bende mahkeme katibinin odasını biraz karıştırarak kurbanımız aleyhine verilmiş dosyayı buldum.
Hannah: Şikayetçi, Clifford Grady'yi şöyle suçlamış: "Derhal tutuklanması ve en ağır şekilde cezalandırılması gereken bu hain, cani... Kedimi öldürmüştür!"
Amy: Ne? Grady birisinin kedisini mi öldürmüş?! Ne canice!
Hannah: Şikayet sahibinin adı ise Agatha Christmas.
Amy: Agatha mı? Bu Grady'nin ev sahibesi! Ve Grady onun kedisini öldürmüş! Haklısın <İsim>, onunla konuşmalıyız!
Hannah: Bir şey daha var. Katilin Kajun yemeği yediğine dair <İsim> tarafından bir kanıt bulunduğunu duydum...
Hannah: Şüphe çekmek istemiyorum ama lisede Cuma günleri Kajun yemeği çıktığını hatırlıyorum da... Peggy Pascal hep ilk sıraya giren olurdu!
Amy: Dikkatle not edildi. Şüpheli listemizde Kajun yemeği yiyen bir başka kişi! Sence Agatha bu tanıma uyar mı? Bunu öğrenmenin tek bir yolu var, gidip onunla konuşalım!

Agatha Christmas'a kurban hakkında ki şikayetini sor.
Agatha Christmas: Ah, Whiskers! Onu o kadar çok özlüyorum ki! Zavallı kediciklerim anneleri olmadan çok zor zamanlar geçiriyorlar.
Agatha: O Grady denen adam bir suçlu! Bir katil! Savunmasız yavru bir kediyi öldüren herkes en acı şekilde gebermeyi hak eder!
Amy: "Gebermek" ve "en acı şekilde" kelimelerini atmadan önce biraz sakinleşsek iyi olur. Kedinizi Grady'nin öldürdüğüne emin misiniz?
Agatha: Evet, o öldürdü. Alerjisi olduğu söyledi, fakat o zaman neden onu öldürmek yerine pılını pırtını toplayarak defolup gitmedi?
Agatha: Whiskers'ımın aldığı ilgiyi kıskanmaya başlamıştı. Onun için yaptığım Kajun bisküvilerini hiçbir zaman onunla paylaşmamıştım.
Amy: Sizce Grady, sırf kedinizi kıskandığı için mi onu öldürdü?
Agatha: Kendisi bana öyle dedi! Bu sefer çizgiyi aştı ama. Eğer Grady benimle savaş istiyordu ise, bunu sonuna kadar alacaktı!

Daha sonra karakolda...
Amy: Topladığımız bilgilere bakacak olursak <İsim>, kurbanımız Clifford Grady meğersem aşağılık herifin tekiymiş.
Amy: Ev sahibesi, kedisini öldürdüğü için kendisine karşı oldukça öfkeli. Marie Bordeaux, abisi olmasına rağmen kızının ölümünden onu sorumlu tutuyor!
Amy: Richie Lacroix, cinayeti kullanarak kanalına izleyici çekme uğraşında... Onun üzerinde epey yoğun şüphe bulutları dolaşıyor.
Amy: Üstelik hava da kapanmaya başladı...
Amy: Ama bu yargılama yeteneklerini bulutlandırmaz, öyle değil mi <İsim>? Soruşturma yeteneklerin sayesinde bu vakanın sonuna yaklaştık!
Amy: Allah, haklısın! Yağmur... Yağmur bütün delilleri silip süpürebilir! Derhal cinayet mahalline geri dönmeliyiz <İsim>!

İncele: Ev Enkazı.
Amy: Neyse ki yağmur gelmeden şu delilleri toplayabildik. Sence şu kalıntıların altında bir şeyler saklanmış olabilir mi? Bunun dibine ineceğine inanıyorum <İsim>!
Amy: Şu yemek kutusunun içinde sanki kırmızı bir artık varmış gibi duruyor... Tabii öyle lezzetli bir görüntü değil. Sence bu bir delil olabilir mi?
Amy: Ah, çok zekice <İsim>! Katilimiz Kajun yemeği yiyor ve kutu da tamda bununla doluydu! Şu kutudan bir adet numune alabilir misin?
Amy: Katili en kısa zamanda yakalayacaksın <İsim>, bundan adım gibi eminim!

İncele: Kalıntı.
Amy: Ve <Rütbe> <İsim> yine yapacağını yapar! O kalıntıların arasından boya fırçası çıkarmak harika bir işti!
Amy: Fırçanın üzerindeki şey kan mı? Iyy! Acaba bu, bir şeyleri boyamak için mi kullanıldı?
Amy: Doğru diyorsun <İsim>! Bu boya fırçasının üzeri kanla kaplı... Ayrıca katilin, pançonun üzerindeki mesajı kurbanın kanı ile yazmış olduğunu da biliyoruz!
Amy: Bu da demek oluyor ki katil, pançonun üzerine yazı yazarken bu fırçayı kullanmış! Elbette <İsim>, ben bu fırçayı derhal laboratuvara gönderirim!

Analiz et: Boya Fırçası.
Yann Toussaint: Bağlantıyı iyi kurdun <İsim>! Şüphelendiğin gibi, boya fırçasının üzerindeki kan, pançonun üzerindeki kanla eşleşiyor.
Yann: Ve beklediğimiz gibi, ikisi de kurbanın kanı ile eşleşiyor. Bu kesinlikle katilin işi.
Amy: Kanla mesaj yazmak mı? Bana sorarsan oldukça iğrenç bir hobi!
Yann: Fırçanın sapından iz alamadıysam da, fırça kıllarından özel bir şey çıkartabildim.
Yann: Tüm kıllar, sadece bulduğum bir kaçı dışında sentetik... Bu bulduklarım da insan kılı çıktı!
Yann: Kurbanın saçı olmadığı şüphe götürmez... Katil siyah saçlı!

İncele: Kajun Yemeği Kutusu.
Amy: Sende cidden bir detektif gözü var <İsim>! Şu Kajun yemeği kutusundan bulmuş olduğun maddeyi senin yerine laboratuvara gönderirim!

Analiz et: Kırmızı Madde.
Yann: Yemek kutusunda bu maddeyi bulman iyi işti <İsim>! Dikkatli bir incelemeden sonra, katilimizin bu yemeği afiyetle yediğini söyleyebilirim!
Amy: Bunu da nereden çıkardın?
Yann: Çünkü kutu yalanarak silinip süpürülmüştü. Bana gönderdiğiniz madde ise bir ruj!
Amy: Ruj mu? Yani katil bir kadın, öyle mi?
Yann: Hadi ama Amy, böyle genellemeler yapmayacak kadar iyisin. Bu konuda örnek alman gereken kişi <İsim>. Ancak...
Yann: Kutudan aldığın ruj, aynı zamanda ölü deri hücreleri içeriyordu ve bu hücreler sayesinde katilin, gerçekten de bir kadın olduğunu doğrulamak işten değildi!
Amy: Biliyordum! Bu parlak bir buluştu <İsim>, artık katilimizin bir kadın olduğunu biliyoruz!


Amy: Sanırsam bir kez daha başardın <İsim>! Clifford Grady'nin katilini yakalayacak yeterli delile sahipsin!
Amy: Sayende başka bir başarılı cinayet soruşturmasında yerimi almış oldum! Ay dönümünü falan boşver... Asıl üzüm suyunu hak eden şey bu!
Amy: Haklısın, henüz işimiz bitmedi. Bende kaptırdım gidiyorum işte.
Amy: Git ve katili tutukla <İsim>!

Katili Tutukla.
Amy: Şu anda şoka girdim Bayan Bordeaux! Fakat <Rütbe> <İsim> tarafından bulunan delillerin hepsi de sizi işaret ediyor... Clifford Grady'yi öldüren siz siniz!
Marie Bordeaux: Ben ve birisini öldürmek mi? Saçmalama, hayatım. Ben sadece biricik kızının yasını tutan bir anneyim.
Amy: Adam öldürmek, yas tutmak için pekte uygun bir hareket değil bence. Her şey burada... Fransızca dersleri, boya fırçasındaki saç...
Marie: Demek bir adet boya fırçası buldunuz. İyi de bunun benimle ne ilgisi var?
Amy: Dahası da var! <Rütbe> <İsim>, içinden yemek yediğiniz Kajun yemeği kutusundan deri hücrelerinizi çıkardı!
Amy: Clifford'ı sizin öldürdüğünüzü biliyoruz. Yaptığınız şeyden hiç mi suçluluk duymuyorsunuz?
Marie: Suç mu? Etrafındakilere zarar veren bir otu kökünden sökmenin neresi suç? Sayemde artık yas tutanlar bir nebze huzur bulabilecekler!
Amy: Ama o sizin abinizdi! Bunu bir ailenizin bir ferdine nasıl yaparsınız?
Marie: O aile ferdi falan değildi. Aile demek sevgi demektir, ayrıca bir aile ferdi, asla küçük bir kızı fırtınada savunmasız bırakmaz. Bu, sevginin tam zıttı demek.
Amy: Her ne kadar yas tutuyor olsanız da, birisini öldürmek bunun üstesinden gelmek için çözüm değildir. Marie Bordeaux, tutuklusunuz!


Edward Dante: Marie Bordeaux, hava durumu sunucusu Clifford Grady'yi öldürmek ile suçlanıyorsunuz.
Dante: Ah, bir saniye, bu, şu televizyondaki somurtkan herif değil mi? Hmm, belki kanal bu kez biraz daha şen şakrak birisini alır... Hepimiz iyi bir hava tahmini isteriz, değil mi?
Dante: Her neyse, Bayan Bordeaux, ifadenizde onu, kızınızın öcünü almak için öldürdüğünüzü söylemişsiniz... Bir saniye, kurban sizin öz kardeşiniz miydi?!
Marie: Anlamıyorsunuz sayın Yargıç. Onun yüzünden biricik kızımı kaybettim... Bugün onun onuncu doğum günü olduğunu biliyor muydunuz?
Marie: Bunun için yaşıyor olması gerekirdi! Kendi yeğeninin cenazesine bile katılmaması da artık bardağı taşıran son damla oldu. Bir şeyler yapmam gerekiyordu, yoksa hiçbir zaman acımın üstesinden gelemeyecektim!
Dante: O zaman "zaman her şeyin ilacıdır" sözünün doğru olduğunu umalım, çünkü hapiste acınızın üstesinden gelmek için bol bol vaktiniz olacak.
Dante: Marie Bordeaux, Clifford Grady'yi canice öldürmekten ötürü mahkeme sizi 5 yıl içinde şartlı tahliye edilmek olasılığı ile 10 yıl hapis cezasına çarptırdı. Herkes ayağa kalksın!


Amy: Pekala, sayende bir vaka daha çözülmüş oldu <Rütbe> <İsim>.
Amy: Yalnız mutsuzluğumu saklayamayacağım... Kızını ve abisini kaybetmek... Oldukça moral bozucu bir aile dramı. Neyse ki benim ailemde böyle olaylar yaşanmıyor!
Amy: Nasıl, <İsim>? Neden pançomu mu giydim? Senden bir şey öğrendiysem eğer, o da bir sonraki fırtına için hiç bir zaman tam anlamı ile hazır olamayacağındır!
Amy: Pekala, sanırsam bu dikkat olayını bu sefer biraz abarttım... Sırf eğlence olsun diye giyiyorum zaten!

Ek Soruşturma


Hannah Choi: Başarının haberlerini aldım <İsim>, oldukça fırtınalı bir soruşturmaymış!
Hannah: Peggy'nin bahsettiği şu teori üzerine düşünüyordum da. Havayı kontrol eden bir makine düşüncesi kulağa çılgınca gelebilir... Ama Peggy tuhaf birisi olsa da, kesinlikle aptal değil.
Hannah: Yves Kasırgasının doğal olmadığını iddia ediyorsa eğer, bence bunu araştırmakta fayda var!
Hannah: Haklısın <İsim>, belki hava iş istasyonunda kasırga hakkında daha fazla bilgi bulabiliriz... Bana eşlik eder misin? Harika olur!
Andrea Marquez: Biraz dur bakalım <İsim>! Eğer o tarz teorileri inceleyecek vaktin varsa şayet, o zaman vatandaşlara da yardımcı olmalısın...
Andrea: Az önce Agatha Christmas aradı. Halen birilerinin mülkünde dolandığına dair şikayette bulundu. Karşılaştığı tacizden sonra bu konuyu oldukça ciddiye almalıyız!
Andrea: Hava iş istasyonuna gitmene mani olmayacağım, fakat Amy'yi de yanına alıp Agatha'yı da yoklamayı unutma.


Agatha Christmas'a onu endişelendiren şeyin ne olduğunu sor.
Agatha Christmas: Allah'ım, <Rütbe> <İsim>! Çok şükür buradasın! Birileri tekrardan avlumda dolanıyor!
Agatha: Bakmam gereken kedilerim var, ayrıca insanların ihtiyaçları olduğu zaman çocuklarına bakıyorum. Güvenliklerini bu şekilde tehlikeye atamam!
Lily Toussaint: Merhaba <Rütbe> <İsim>! Bak James, <Rütbe> <İsim> gelmiş! Baba bize kibar olmamızı söyledi! Merhaba de bakayım!
James Toussaint: Merhaba <Rütbe> <İsim>!
Amy Young: Siz ikiniz birbirinize çok benziyorsunuz... Ah, evet <İsim>, bunlar Yann'ın çocukları James ve Lily!
Amy: Çok tuhaf, ailesi ile alakalı bir şüpheli olsa Yann bize bundan bahsederdi diye düşünüyordum... Neyse, sanırsam artık bir önemi yok.
Agatha: Yann'ı tanıyor musun <Rütbe> <İsim>? Çocuklarına yıllardır bakıcılık yapıyorum!
Agatha: Şimdi neden çocukları bu denli korumak istediğimi anlıyorsundur! Avlumda yabancıların dolaşmasına müsaade edemem!
Amy: Haklısın <Rütbe> <İsim>! Merak etme Agatha, etrafı arayıp güvenliği sağlarız!

İncele: Avlu.
Amy: Ah, o toprak yığınının içinde bir şeyler olduğunu mu düşünüyorsun <İsim>? Doğru, Agatha'yı rahatsız eden şahıs burada bir iz bırakmış olabilir... O zaman hadi kazalım!

İncele: Toprak Yığını.
Amy: İyi işti <İsim>. Bulmuş olduğun şu kağıt Agatha'yı rahatsız eden şahsa ait olmalı!
Amy: Bir gazeteye benziyor, fakat tam olarak ne hakkında olduğunu çıkartamadım... Şu parçaları geri birleştirebilir misin?

İncele: Paramparça Gazete.
Amy: "Kuklacı yine saldırdı!" Ne hoş ama, <İsim>. Agatha'nın avlusunda bulmuş olduğun şu makale meğersem bir kukla ustası hakkındaymış!
Amy: Dur şu makaleyi bir okuyalım... "Yetkililer, iki kişinin çürüyen cesetlerini bulduktan sonra Caz Şehrinin mahallelerinden birinde ceset avına çıktılar..." Olamaz, bu kulağa hiç hoş gelmiyor işte...
Amy: "Emniyet Kuvveti yetkilileri, cesetlerin sergileniş şeklinden ötürü bunun, Kuklacı lakaplı seri katilin yeni bir cinayeti olduğu konusunda karar kıldılar"!
Amy: Bu... Bu kuklalar hakkında falan değil! Bu bir seri katil hakkında!
Amy: Haklısın <İsim>. Russell bu konularda uzmandır! Bu makaleyi hemen ona gönderiyorum!

Analiz et: Kuklacı Makalesi.
Russell Crane: Bana gönderdiğin şu kuklacı makalesi büyüleyiciydi <İsim>! Ama endişelenme. Bu cinayetler çok uzun zaman önce oldu!
Amy: Şükürler olsun! Yani seri katil tutuklandı mı?
Russell: Şey, pek değil. O sadece... Öldürmeyi bıraktı. Ve görünüşe göre yeryüzünden kayboldu.
Amy: Bu hiçte içimi rahatlatmadı... Hem bu makaleyi Agatha'nın avlusuna kimin bırakmış olabileceğiyle ilgili de bir şey söylemiyor!
Russell: Şey, bu konuda size yardımcı olabilirim. Araştırmalarım beni her defasında aynı yöne, yıllar boyu bu vaka ile uğraşan bir "uzman"a çıkardı. Bu kişi, Madeleine Deville.
Amy: Madeleine Deville'mi? Terapist yani?! Ama o ne diye bir seri katil ile ilgilenir ki?
Russell: Şey, izin verirsen <İsim>, o soruyu seninle birlikte Madeleine'a sormak isterim! Büyüleyici bir tartışma konusu olacağı kesin!

Madeleine Deville'i seri katil hakkında sorgula.
Madeleine Deville: Bu fotoğrafı nereden buldun <Rütbe> <İsim>? Bu benim kişisel arşivlerimde saklıydı! Yanındaki de kim? Yeni partnerin mi?
Russell: Ben Emniyette profil uzmanlığı yapıyorum, Bayan Deville. Sizden makalenizin nasıl olup ta Bayan Christmas'ın avlusunda bittiğini öğrenmek istiyoruz.
Madeleine: Nasıl? Kuklacı gibi seri katilleri araştırmak artık yasa dışı mı oldu?
Madeleine: Bir kitap üzerinde çalışıyorum. Kuklacı sadece ebeveynleri öldürür ve geride yüzlerce yetim bırakırdı... Şu anda hepsi ile röportaj yapıp o tramva ile nasıl baş ettiklerini öğrenmeye çalışıyorum.
Madeleine: Hayatta kalan tek bir kişi ile görüşmek istiyorum fakat onu bulamıyorum! Şu anda elimde sadece ailesinin öldürüldüğü dönemden kalan resmi var. O zamanlar daha genç bir delikanlıydı...
Madeleine: O çocuğu yetişkin hali ile tanıdığımı düşünüp onu avluya kadar takip etmiştim... Ama sonra ortadan kayboldu!
Russell: <Rütbe> <İsim> haklı. Kitabınızı bu hayatta kalan şahsı rahatsız etmeden de yazabilirsiniz! Bu resim bizde kalıyor, sizde haneye tecavüz suçundan para cezasına çarptırılıyorsunuz!
(Madeleine ile konuştuktan sonra)
Russell: Doğru diyorsun <İsim>, Madeleine kesinlikle ailesi Kuklacı tarafından öldürülen bu şahsı aramaktan vazgeçmeyecek... Ayrıca onun, onunla konuşmak isteyeceğini de hiç sanmıyorum.
Russell: İyi fikir! Bu resmi veri tabanında taratarak bu çocuğun kim olduğunu öğrenebiliriz. Onu Madeleine'ın soruşturması konusunda uyarabiliriz de!

İncele: Çocuk Fotoğrafı.
Russell: Nasıl ya... Bu resimdeki, yani Kuklacının elinden sağ kurtulan çocuk... Meğersem bizim Yann'mış!
Russell: Yann'ın ebeveynleri bir seri katil tarafından mı öldürülmüş?!
Russell: Henüz on dört yaşındayken anne ve babasını kaybetmiş olduğunu biliyorum, fakat onların aslında Kuklacı'nın kurbanı olduklarını düşününce...
Russell: Ona sormam gereken bir sürü soru var <İsim>! Hadi laboratuvarına gidelim!

-Yann'ın laboratuvarında...-
Yann Toussaint: <İsim>, Russell, özür dilerim. Ebeveynlerimin hikayesini bu şekilde öğrenmenizi istemezdim...
Russell: Merak etme, seni analiz falan etmeyeceğim... en azından şimdilik. Ben sadece seri katiller ile ilgileniyorum! Üstelik bu, kulağa oldukça etkileyici geliyor...
Yann: "Etkileyici" demek doğru olur mu bilmem... Annem ve babam onun ne ilk, ne de son kurbanları idi. O zamanlar herkes Kuklacıdan korkardı...
Yann: O zamanlar daha 14 yaşındaydım... Bunu üzerimden atamamıştım. Sırf bu yüzden dünyayı dolaşmaya, o cinayetten uzaklaşmaya karar verdim...
Yann: Seyahatim sırasında pek fazla şey buldum, ama hiç biri ebeveynlerimin cinayetinin şokunu üzerimden atmama yetmedi... Bende bununla yüzleşmek için Caz Şehrine geri döndüm.
Russell: Evet, üstelik bir şekilde tekrardan hayatta yolunu bulmuşsun... Şimdi yeni bir ailen bile var!
Yann: Doğrudur... Fakat Kuklacının hiçbir zaman yakalanamamış olmasını da unutamıyorum. Cezasını bulmadı... Kusura bakmayın ama daha fazla konuşmak istemiyorum.

İncele: Hava İş İstasyonu.
Hannah: İyi iş çıkardın <İsim>. Bu, Caz Şehrinin hava haritasına benziyor fakat fena halde ıslanmış... Bunu tekrardan okunur hale getirebilir misin?

İncele: Hava Haritası.
Hannah: İyi yakaladın <İsim>! Şu bulmuş olduğun harita aslında Yves Kasırgasının güzergahını gösteriyor! İşte tam da ihtiyacımız olan şey!
Hannah: Bana bir kaç saat süre ver ki, kasırganın kökenleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olalım!

Analiz et: Kasırga Değerleri.
Hannah: <İsim>, bulduğun bu harita ilginç bilgilerle doluydu! Teknik ayrıntıları şimdi anlatmayacağım ama esasen Yves'in oldukça benzersiz bir kasırga olduğunu gösteriyor.
Hannah: Kasırgalar genellikle basit fırtınalar şeklinde başlar, sonra giderek büyür. ancak bu harita, Yves Kasırgasının Caz Şehri yakınlarında neredeyse birden belirdiğini gösteriyor!
Hannah: Peggy'nin şu deli saçması hava kontrol makinesi konusunda haklı olduğunu söylemiyorum <İsim>, ancak bu kasırganın neden doğal olmadığını düşündüğünü daha iyi anlıyorum.
Hannah: İyi fikir <İsim>, bu haritayı Peggy'ye göstermeliyiz. Belki bu sayede bize daha çok şey anlatabilir!

Peggy Pascal'a kasırga haritasını göster.
Hannah: Aaa... Selam Peggy. Beni hatırladın mı? Hani liseyi birlikte okumuştuk...
Peggy Pascal: Ah, elbette hatırladım! Sen şu bütün gününü bilgisayar odasında geçiren garip kızsın!
Hannah: "Garip kız" mı? Aaa... Her neyse. <Rütbe> <İsim> Yves Kasırgasının oluşumunu gözetleyen bu dosyayı buldu ve-
Peggy: AH! Bu harita teorimi kanıtlıyor <Rütbe> <İsim>! Yves Kasırgası doğal olamayacak kadar çok hızlı oluştu!
Peggy: Size söylüyorum, birisi onu kontrol ediyordu! Ve eğer onu durdurmazsak ikinci bir kasırga yaratabilir!
Peggy: İşte bu yüzden havayı izlemem gerekiyordu... Basınç değerlerini ölçmesi ve kasırgaları daha verimli bir biçimde saptaması için bir cihaz tasarlamıştım, fakat onu yıkık mahallede kaybettim!
Peggy: Lütfen <Rütbe> <İsim>, cihazımı bulmamda bana yardım eder misin? Bu herkesin güvenliği için! Hatta sizi cesaretlendirme niyetine size hamburger bile ısmarlarım!

İncele: Yıkık Ev.
Hannah: İyi yakaladın <İsim>! Bu Peggy'nin makinesi olmalı... Ya da birisinin hurdaya dönmüş fırını!
Hannah: Çözmen için o yapbozu sana bırakıyorum, ben yapbozları sadece bilgisayar oyunlarının içinde olursa çözerim...

İncele: Kırık Makine.
Hannah: İyi işti <İsim>! Bu, Peggy'nin hava aletlerinden birisine benziyor! Hadi bunu ona geri verelim!

Peggy Pascal'a makinesini geri ver.
Peggy: Teşekkürler <Rütbe> <İsim>! Harikasın. Bu cihaz sayesinde basınç değerleri, rüzgar hızı ve bilimum bilgileri alarak hava tahminlerini daha doğru bir biçimde yapabileceğim.
Peggy: Ayrıca her hangi bir ani değişikliği de dakikasında saptayabileceğim! Artık hiç bir kasırgaya hazırlıksız yakalanmayacağım!
Peggy: Eğer Yves Kasırgası insan yapımı ise, Caz Şehri her an tekrardan vurulabilir...
Peggy: Ve sayende, daha fazla yıkım olmasının önüne geçebileceğim! Seninde hazır olman gerekir <Rütbe> <İsim>. O yüzden bunları al!

Daha sonra karakolda...
Russell: Pekala, işte bu oldukça ilginçti. Şu Kuklacı denilen seri katil hakkında daha fazla bilgi edinmeyi çok isterim... Acaba Yann, ebeveynlerinin öldürülmesi hakkında konuşmaya yanaşır mı...
Amy: Olanları duydum, çok korkunç bir hikaye. Onu rahat bırakmalısın Russell!
Amy: Ben daha çok Peggy'nin teorisi hakkında endişeleniyorum... Ya haklıysa? Ya kasırglar bir makine tarafından üretilebiliyorsa?!
Russell: Hadi ama Amy. Bu sadece başka bir komplo teorisi. Saçmalık!
Amy: Hayır değil! Hannah bile Yves Kasırgasının sıra dışı olduğunu söyledi! Ben çok ciddiyim Russell, eğer ortalıkta havayı kontrol edebilen birileri varsa, daha kim bilir neler yaşanır!
Amy: Ben hazır olmayı yeğlerim! <İsim>, inşallah Peggy, sayende bir sonraki Kasırgayı önceden tahmin edebilir!

Also on Fandom

Random Wiki