Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Cinayet Baharı/Diyaloglar

< Cinayet Baharı

1.266pages on
this wiki
Add New Page
Comments0 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar

Çölde bir yerde...
Carmen Martinez: <İsim>, bunca zamandır çölde yürüyüp duruyoruz! Ingrid'in bize bahsettiği bu kasabayı bulamayacağız galiba!
Carmen Martinez: İyi o zaman. Bir yandan yürürken diğer yandan durumu özet geçelim.
Carmen Martinez: Kasaba da Sultan'ı devirmek için bir protesto hareketi yürütüldüğünü biliyoruz. Nihayetinde halkına zulmeden ve yoksulluk yaşatan bir diktatör bu!
Carmen Martinez: Ingrid, Sultan protestoculara aman vermemeye karar verirse işlerin kötüye gideceğini düşünüyor...
Carmen Martinez: Ama aynı zamanda böyle bir arbede ortamının, Şefin katili Kılıç'ın karışıklık yaratmasına çok uygun olacağına da inanıyor!
Carmen Martinez: Bunun sağlam bir ipucu olmadığının farkındayım <İsim>. Ama şu an elimizdeki tak şey...
Carmen Martinez: Bir saniye, o uzaktaki şey de ne <İsim>?
Carmen Martinez: Bir vaha! Hadi, hemen gidip bir göz atalım!

1. Bölüm

İncele: Yemyeşil Vaha.
Carmen Martinez: Hay lanet! Şu adam... ölmüş! Şaka yapıyor olmalısın <İsim>. Neden gittiğimiz her yerde karşımıza bir ceset çıkıyor?
Carmen Martinez: Biliyorum, bunu es geçemeyiz, soruşturmamız gerek! Ama eğer şansımız varsa, bu adamın ölümü Kılıç'la bağlantılı olabilir...
Carmen Martinez: Bana sorarsan kurbanımız sıradan bir kurşun yarası ile ölmüş. Ama yine de emin olmak için cesedi Angela'ya göndersek iyi olur.
Carmen Martinez: Başka neler buldun <İsim>? İyi yakaladın, bu madalyonun üstünde kurbanın resmi var!
Carmen Martinez: Baksana, arkasında da silik bir yazı var! Hemen pudra takımını getiriyorum!
Carmen Martinez: O sazlıklar da ne? He, arasında bir şey olduğunu mu düşünüyorsun? O zaman bakalım!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Angela Douglas: Selam <İsim>. Bu cinayetle köklere dönüyoruz sanırım. Senin de tahmin ettiğin üzere kurban, kafasının arkasından vurularak ölmüş.
Angela Douglas: Yaranın çapına ve derinliğine bakacak olursak cinayet silahının, dünyadaki bütün orduların kullandığı bir piyade tüfeği olduğunu söyleyebilirim.
Angela Douglas: Ama cesette bir şey daha vardı. Sadece kurbanın şah damarında kuskus taneciklerine rastladım.
Angela Douglas: Tahminime göre katil, kurbanın nabzını kontrol etmiş ve bu sayede kuskus taneciklerini orada bırakmış!
Carmen Martinez: İyi iş çıkadın Angela! Artık kuskus yiyen bir katilin peşinde olduğumuzu biliyoruz! Tabii sen onu hapse attıktan sonra artık ağzına kuskus alamayacak <İsim>!

İncele: Kalp Madalyon.
Carmen Martinez: Cinayet mahallinde bulduğun kurbanın madalyonundaki yazıyı açığa çıkarmakla harika iş çıkardın <İsim>. Üzerinde "Fatıma&Hamza" yazıyor.
Carmen Martinez: Demek kurbanın adı Hamza'ymış. İsmi bir yerden tanıdık geldi sanki <İsim>. Dur bir internetten bakayım...
Carmen Martinez: İşte! Hamza Busefi! Buraya araştırmaya geldiğimiz protesto hareketinin lideriymiş.
Carmen Martinez: Haklısın, madalyondaki genç kadın da karısı olmalı. Hadi gidip Fatıma'ya kocası hakkındaki haberi ulaştıralım!

Fatıma Busefi'yi kocasının cinayetinden haberdar et.
Carmen Martinez: Merhaba Fatıma. Korkarım ki <Rütbe> <İsim> ve ben burada kocanın öldürüldüğünü haber vermek için bulunmaktayız.
Fatıma Busefi: Ko... Kocam öldü mü? Ama... o benim kahramanımdı! O halkın kahramanıydı!
Carmen Martinez: Bunun senin için ne kadar zor olduğunu anlıyorum Fatıma, ama Hamza'ya zarar vermek isteyen birileri var mıydı öğrenmemiz gerek.
Fatıma Busefi: Onun ölmesini isteyecek o kadar çok kişi var dı ki...
Fatıma Busefi: Hamza, halkın Sultan'ı devirmesine yardım etmeye adamıştı kendini... Tüm risklere karşı... her zaman doğru olanı yapmaya hazırdı.
Fatıma Busefi: Hayatının tehlikede olduğunu biliyordu. Sultan hiç bir muhalefete müsamaha göstermez. Gücü elinde tutabilmesinin de sebebi bu.
Fatıma Busefi: Hamza, tüm protestocuların kamp kurduğu protesto meydanında bile güvende hissetmediğini söylemişti. Ve şimdi... Şimdi artık yok!

-Kısa bir süre sonra...-
Carmen Martinez: Uğruna inandığın şey için savaşmak zor olsa gerek... Ama sevdiklerinin güvenliği için hayatını riske atıyor olduğunu bilmek...
Carmen Martinez: Evet, ayrıca şu deminden beridir adını duyduğumuz Sultan'la da bir konuşsak iyi olacak, ama görüşme için önseziden fazlasına ihtiyacımız var!
Carmen Martinez: Haklısın, en iyisi Fatıma'nın bahsettiği protesto meydanını yoklamak! Hadi gidelim!

İncele: Protesto Meydanı.
Carmen Martinez: Burada in cin top oynuyor <İsim>. Anlaşılan sonunda protestocuları kovmayı başarmışlar... Liderlerinin ölmüş olmasının da etkisi olsa gerek. Neyse, neler buldun?
Carmen Martinez: Mikrofon mu? Olamaz, Kurt Haber'in üstelik.
Carmen Martinez: Dünyanın en haysiyetsiz gazetecileri hep Kurt Haber'den çıkar! Kurumun televizyon kanalıyla gazetesinde yalan yanlış ya da ahlaka aykırı da olsa hep en çok tutulan şeylerin haberi yapılır!
Carmen Martinez: Sanırım o mikrofonda parmak izi arasan iyi olacak.
Carmen Martinez: Bir tane de protesto dövizi mi buldun? Evet, üzerinde yapraklar var! Ben süpürgeyi getiriyorum, sen de bir örnek alırsın.

İncele: Mikrofon.
Carmen Martinez: Protesto meydanında bulduğumuz Kurt Haber mikrofonunun üstünden parmak izi almayı başardın! Hadi veri tabanında arayalım bakalım eşleşme bulabilecek miyiz!

İncele: Parmak İzleri.
Carmen Martinez: Protesto meydanında bulduğun Kurt Haber mikrofonunun üzerindeki parmak izleri Thomas Cox'a mı aitmiş? Hay lanet!
Carmen Martinez: Ah, gazeteciyken onunla bir kaç kez karşılaşmıştım <İsim>. Thomas yıllardır Kurt Haber'de çalışır. Yöntemlerimizin pek uyuşmadığını varsayalım.
Carmen Martinez: Hiç canım istemiyor ama, sanırsam Thomas'la konuşsak iyi olacak <İsim>!

Thomas Cox ile meydanda bulunması hakkında konuş.
Carmen Martinez: Ne zamandır görüşmüyorduk Thomas. Protestoları haber yapmak için mi buradasın?
Thomas Cox: Aynen öyle! Beni bilirsin Carmen. Haber nerede, ben orada.
Carmen Martinez: Yaptığın bu haber, Hamza Busefi adlı birisinin ölümüyle ilgili olmasın sakın?
Thomas Cox: Hadi ama Carmen. Haber yayınlanmadan haber hakkında bilgi vermeyeceğimi biliyorsun!
Carmen Martinez: O senin sorunun Thomas. Sen ve Kurt Haber'deki diğerleri bazı şeylerin haberden daha mühim olduğunu yıllardır idrak edemediniz. Burada bir cinayeti araştırıyoruz!
Thomas Cox: Geç bunları Carmen! Sırf Pulitzer ödülünü aldın diye kendini bir...
Carmen Martinez: O zaman <Rütbe> <İsim> seni soruşturmayı engellemekten ötürü tutuklamadan Hamza hakkında bildiklerini anlat!
Thomas Cox: Tamam. Hamza ile Sultan'a karşı yürüttüğü protestoları görüşmek için bir röportaj randevusu almıştım. Bayağı takdir de ediyordum. Bildiğin eski Amerikan tarzı özgürlük savaşı veriyordu!
Carmen Martinez: Şu andan itibaren soruları sadece <Rütbe> <İsim> ben sorarız Thomas, o yüzden buralarda ol!

İncele: Protesto Dövizi.
Carmen Martinez: İyi işti <İsim>, protesto meydanında bulduğumuz protesto dövizinin üstündeki yapraklardan örnek almayı başardın. Hadi bunları Lars'a gönderelim ve işe yarar bir şeyler bulmasını umalım!

Analiz et: Yapraklar.
Carmen Martinez: Lars, <İsim>'in protesto meydanında bulduğu dövizin üstünden topladığı yapraklardan ne çıkardın?
Lars Douglas: Ah, ona bakmaya pek fırsatım olmadı. Onun yerine daha büyük bir şeyle meşguldüm!
Carmen Martinez: Ne bulduğunu söyle en azından!
Lars Douglas: Pekala. Bana gönderdiğiniz yapraklar, sadece Birleşik Krallık'ta satılan bir çay türüne ait.
Lars Douglas: Ve bilin bakalım başka ne var? Yapraklarda Benjamin Scott adında birinin DNA'sına rastladım!
Carmen Martinez: Benjamin mi? Şu çölde karşılaştığımız çocuk değil mi bu <İsim>? Protesto meydanında ne işi varmış?!
Carmen Martinez: Acaba Benjamin başını bu kez ne tür bir belaya soktu... İyisi mi gidip onu yoklayalım <İsim>!

Benjamin Scott ile meydanda bulunması hakkında konuş.
Carmen Martinez: Benjamin, böyle bir yerde tek başına ne yapıyorsun? Burada durumun ne kadar tehlikeli bir yer olduğunun farkındasın, değil mi?
Benjamin Scott: Alt tarafı biraz aksiyon yaşamak istedim <Rütbe> <İsim>. İnsanlar değişim için savaşıyorlar ve ben de bunun bir parçası olmak istiyorum!
Carmen Martinez: Değişim bazen pahalıya mal olur Benjamin. Protesto liderini öldürülmüş halde bulduk!
Benjamin Scott: Hamza öldü mü?! Yapma be.
Benjamin Scott: Sultan'ı devirmeye çalışmasından ötürü ona saygı duyuyordum. O aptal herif, Batı'yla ticaretten tonla para kazanıyor, sonra da o parayı gidip pahalı arabalara ve altın tuvaletlere yatırıyor!
Carmen Martinez: Benjamin, burada insanların altın tuvaletlerden fazlasını protesto ettiklerini biliyorsun, değil mi?
Benjamin Scott: Her neyse. Sonuçta Sultan kötü biri, tabii Batı'da kötü, tabii Büro'da!
Carmen Martinez: Hey Allah'ım, hala ufacık çocuksun sen, değil mi? Beladan uzak dur Benjamin.

İncele: Sazlık Demeti.
Carmen Martinez: Cinayet mahallinde bulduğun o sazlıkların arasında ne varmış <İsim>? Bir çeşit... kanca mı? Üstelik de kanla kaplı!
Carmen Martinez: İşte şimdi katile kancayı taktık <İsim>! Hadi bunu Lars'a gönderelim!

Analiz et: Kanlı Kanca.
Lars Douglas: Selam dostlar! Angela'ya danıştım ve kancadaki kanın kurbana ait olduğunu doğruladı!
Lars Douglas: Ama ayrıca kancanın üstünde un, şeker ve bilimum maddeye ait izlere rastadım. Yani hamur yem yapmak için gereken tüm malzemelere!
Carmen Martinez: Hamur ne?
Lars Douglas: Hamur yem! Balıkçılar tarafından sazan gibi balıkları avlamak için kullanılır.
Carmen Martinez: Yani katil, kurbanı öldürdükten sonra balık mı tutmuş?!
Lars Douglas: Kancaya kan sonradan bulaşmış ve ondan kurtulmaya çalışmış olabilir!
Carmen Martinez: Evet! Artık katilin balık avladığını biliyoruz! Senin oltandan kurtulamayacak <İsim>!

Daha sonra, Büro merkezinde...
Carmen Martinez: İşler iyice arapsaçına döndü <İsim>. Kılıç hakkında hiçbir şey öğrenemedik ve şüphelilerimizden herhangi biri Hamza'yı öldürmüş olabilir!
Carmen Martinez: Thomas'a zerre güvenim yok. Kurt Haber en itibarlı kuruluş değil sonuçta.
Carmen Martinez: Ve Benjamin'de beni şaşırttı. Aksiyonun olduğu yerde olmak istemesini anlarım da, en azından ne kadr ar tehlikeli olduğunu biliyor olmalı!
Carmen Martinez: Her şey Sultan'da bitiyor gibi görünüyor ama onunla konuşmamız için...
Sultan'ın Hizmetkarı: <Rütbe> <İsim>, Sultan I. Mahmud sarayında seninle konuşmak istiyor... Hem de hemen!

2. Bölüm

Carmen Martinez: İşler iyice arapsaçına döndü <İsim>. Kurbanımız bir protesto hareketinin lideri olduğu için şüpheli havuzumuz oldukça geniş.
Carmen Martinez: Her şey kurbanın karşı çıktığı Sultan'ın etrafında bitiyor gibi görünüyor ama onunla konuşmamız için...
Sultan'ın Hizmetkarı: <Rütbe> <İsim>, Sultan I. Mahmud sarayında seninle konuşmak istiyor... Hem de hemen!
Carmen Martinez: Biraz kibarlık göstersen! Dua et ki bizde Sultan'ı görmek istiyorduk.
Carmen Martinez: Bakalım Sultan bize neler anlatacak <İsim>. Ve eğer şansımız yaver giderse, belki sarayından bir kaç ipucu toplayabiliriz.

Sultan Mahmud'un neden bizimle konuşmak istediğini öğren.
Sultan I. Mahmud: <Rütbe> <İsim>, derhal ülkemde bulunma nedenini izah et! Polis kuvvetlerim siz yabancılar burnunuzu sokmadan bir köylünün cinayetini soruşturacak kadar kabiliyetlidir!
Carmen Martinez: Saygısızlık etmek istemeyiz Sultanım ancak Hamza'nın öldürülmesi için SİZİN emir vermediğinizi nereden bileceğiz? Nihayetinde sizi devirmek için protesto öncülüğü yapıyordu!
Sultan I. Mahmud: İktidarımı ele geçirmek isteyen cüretkar hergeleler her zaman vardır! Düşünün, her birini öldürmek istesem koca memlekette adam kalmazdı!
Sultan I. Mahmud: Hayır, onun yerine Hamza'yı sarayıma davet ettim ve ona vekillik teklif ettim. Bilirsiniz, onu susturmak için. Protestocular hep değişim istediklerini söylerler ama ben esasında istedikleri şeyin ne olduğunu biliyorum. Hızlı arabalar ve kazanlar dolusu para!
Carmen Martinez: Peki Hamza teklifinize ne yanıt verdi?
Sultan I. Mahmud: Düşünmek istediğini söyledi. Ama kabul etmeyi planlıyordu. Hep kabul ederler!
Sultan I. Mahmud: Neyse, bu muhabbetten sıkıldım. Çıkabilirsin <Rütbe> <İsim>.

İncele: Saray Girişi.
Carmen Martinez: Sultan'ın sarayında gizlice aranmak sence akıllıca bir hareket mi <İsim>? Ya şu muhafız görür...
Sultan'ın Hizmetkarı: Siz ikiniz ne yapıyorsunuz orada? Derhal burayı terk edin!
Carmen Martinez: Aaay!

-Birkaç dakika sonra...-
Carmen Martinez: Of, ucuz yırttık!
Carmen Martinez: Muhafız bizi saraydan kovmadan önce bir şeyler alabildin mi <İsim>?
Carmen Martinez: Bir... kaşık mı? Tamam... Eğer üstündeki o berrak maddeden bir örnek almak istiyorsan, sana hiç engel olmayayım...
Carmen Martinez: Bir adet de telefon mu? Haklısın! Ekranında kurbanın resmi var... Bunu hemen açmamız gerek!

İncele: Altın Kaşık.
Carmen Martinez: Sultan'ın sarayında bulduğun altın kaşığın üstündeki berrak maddeden örnek alabildin mi?
Carmen Martinez: Bir kaşık için saatlerce Lars'ın analiz raporlarını bekleyesim hiç yok. Hadi bu örneği mikroskopta inceleyelim!

İncele: Berrak Madde.
Carmen Martinez: Sultan'ın sarayında bulduğun altın kaşığın üstündeki berrak sıvıdan ne çıkardın <İsim>?
Carmen Martinez: O madde, Ömer Bahir'in tükürüğü mü?
Carmen Martinez: Evet <İsim>, Fas'ta tanıştığın profesör. Orada kabile reisleriyle temas halinde değil miydi? Şimdi de Sultan'la mı işbirliği yapıyor?!
Carmen Martinez: Acaba burada ne işi var... Evet, bakalım bu profesörün bize öğreteceği şeyler var mı yok mu. Hadi Ömer'le konuşalım!

Ömer Bahir'i Sultanla ilişkisi konusunda sorgula.
Ömer Bahir: <Rütbe> <İsim>, seni görmek ne hoş. Beni çağırdığın sırada ben de balık tutmaya gidiyordum.
Carmen Martinez: Latifeleri bir kenarıya bırakalım Ömer Bey. Sizinle Sultan'la olan ilişkiniz hakkında konuşmak istiyoruz. Bir profesörün bir diktatörle ne işi olur?
Ömer Bahir: Güzel bir soru <Rütbe> <İsim>. Sultan, uzmanlık alanımın kabile stratejisi olduğunu bildiği için benimle temasa geçti.
Ömer Bahir: Sultan ile kuskus yerken günümüzün politik durumu hakkında hararetli bir tartışmanın içine girdik.
Carmen Martinez: Tabii. De, buradaki durumun kabilelerle bir alakası yok, alt tarafı sıradan vatandaşlar adalet savaşı veriyor! Sizin ne gibi bir yardımınız dokunmuş olabilir ki?!
Ömer Bahir: Ben sadece Sultan'ın bana söylediğini yaptım. Bu işin içinden herkesin sağ çıkması için elimden gelenin en iyisini yapıyorum <Rütbe> <İsim>.
Carmen Martinez: Ama Hamza'nın pek sağ çıkmadığı kesin!
Ömer Bahir: Evet, yazık oldu... Umarım bu iğrenç cinayet, durumu kırılma noktasına getirmez. Sadece protestocuların öfkesini arttıracaktır.

İncele: Kilitli Telefon.
Carmen Martinez: Sultan'ın sarayında bulduğumuz kurbanın telefonunu bir usta gibi açtın <İsim>!
Carmen Martinez: Şuraya bak! Hamza Buzzer'da #sultanidevir etiketini takip ediyormuş!
Carmen Martinez: Protestocuların eylem için bir sosyal ağ sitesini kullandıklarına ina...
Carmen Martinez: O da ne? Birisi kurbanın vahada bulduğumuz cesedinin fotoğrafını yüklemiş, evet! Allah, bunu hemen Elliot'a gönderelim!

Analiz et: Akıllı Telefon.
Carmen Martinez: <İsim> ile kurbanın telefonunda bulduğumuz cinayet mahallinin fotoğrafını paylaşanın kim olduğunu bulabildin mi Elliot?
Elliot Clayton: Evet, Angela ile konuştum ve bana fotoğraf paylaşıldığı sırada kurbanın kalbinin daha yeni durduğunu söyledi. Yani fotoğrafı çeken kişi bizzat Hamza'nın katili.
Carmen Martinez: Solgun görünüyorsun evlat. İyi misin?
Elliot Clayton: Sanırım... Sadece gerçek bir ceset gördüğümde bu kadar etkileneceğimi düşünmemiştim. Tahmin ettiğim kadar heyecanlı değilmiş.
Carmen Martinez: Göründüğün kadar sert olmadığını kimseye söylemeyiz, merak etme. Demek bu fotoğrafı katil çekmiş... Onun hakkında bir şey öğrenebildin mi peki?
Elliot Clayton: Hayır. Buzzer'da @protestoyukir hesabını oluşturmak için kullandığı bütün bilgiler sahte ama yine de her hangi bir olasılığa karşı Buzzer'a göz...
Elliot Clayton: Bir saniye <İsim>! @protestoyukir hesabı bir şey daha paylaştı... ama bu kez protesto meydanından!
Carmen Martinez: Hadi, hemen protesto meydanına dönelim <İsim>! Buzzercı katilimizi yakalayabiliriz!

İncele: Ordu Tankı.
Carmen Martinez: Hay lanet, kimseyi göremiyorum. Katil kaçmış olmalı! İpucu bulabildin mi <İsim>?
Carmen Martinez: Kırık parçalar mı? Hemen birleştirelim!
Carmen Martinez: Bir adet de el çantası mı? Valla pek senin tarzın değil sanki <İsim>. Ama içini dilediğin gibi arayabilirsin!

İncele: Paramparça Kağıt.
Carmen Martinez: <İsim>, bu fotoğrafta Benjamin'in elinde silah var! Böyle bir silahı nasıl eline geçirmiş olabilir ki?
Carmen Martinez: Altındaki mesajda da "Yeterince sertim!" yazıyor.
Carmen Martinez: Kimi ikna etmeye çalışıyordu ki?! <İsim>, Benjamin ile bu fotoğraf hakkında konuşmalıyız!

Benjamin Scott ile meydanda bulunan fotoğraf hakkında konuş.
Carmen Martinez: Benjamin, elinde silahla dolaşmakta neyin nesi?!
Benjamin Scott: Annem misin, babam mısın! Bana patronluk taslayamazsın! <Rütbe> <İsim>'e daha önce de söyledim; ben de değişim için savaşmak istiyorum!
Carmen Martinez: Protesto etmekle silaha sarılmak arasında büyük bir fark vardır Benjaminé Ayrıca "Yeterince sertim!" derken neyi kast ettin?
Benjamin Scott: O mesaj Hamza'yaydı. Ona protestosuna katılmak istediğimi söyledim ama bana yeterince sağlam olmadığımı söyledi... Bu uğurda adam öldürebilecek kadar sert olmadığımı belirtti!
Benjamin Scott: Fotoğrafı Buzzer'da paylaşacaktım ama Hamza'nın görmeyebileceğini düşündüm... O yüzden de fotoğrafı ona verdim!
Carmen Martinez: İşi bir adım daha öne götürüp Hamza'yı öldürerek kendini kanıtlamaya çalışmadığından emin misin peki?
Benjamin Scott: Elbette hayır... Amacım zaten Hamza'nın beni kabul etmesini sağlamaktı! Dürüst olmak gerekirse, silah gerçek bile değildi. Plastikti!
Carmen Martinez: Plastik tüfek mi?... Buralarda ol Benjamin. <İsim>'in sana soruları olacak. Bir de Allah rızası için, kendine bir iyilik yap ve büyüklerle oynamaktan vazgeç.

İncele: El Çantası.
Carmen Martinez: Protesto meydanında bulduğun el çantasının içini karıştırma işini bitirdin mi <İsim>? Fatıma adına yazılmış bir hap şişesi bulmuşsun...
Carmen Martinez: Evet, Hamza'nın dul eşi!
Carmen Martinez: Hadi bunu Lars'a gönderelim de şişedeki hapların ne işe yaradıklarını söylesin. İnşallah yine bir şeyler mumyalamakla meşgul değildir...

Analiz et: Hap Şişesi.
Carmen Martinez: Lars, umarım <İsim> ile protesto meydanında bulduğumuz hap şişesine göz atmışsındır. İş, şahsi projelerden önce gelir, biliyorsun!
Lars Douglas: Elbette baktım! Şişedeki haplar bildiğiniz pteroiglutamik asit hapı.
Carmen Martinez: Ptero-ne?
Lars Douglas: Pteroiglutamik asit! Diğer adıyla folik asit. Doğum kusurlarını önlemek için hamile kadınların kullandığı bir takviye.
Carmen Martinez: Yani Fatıma hamile! Haklısın <İsim>. Fatıma'yla bunun hakkında konuşmalıyız!

Fatıma Busefi'ye hamileliğini sor.
Carmen Martinez: Fatıma, neden bize hamile olduğundan bahsetmedin? <Rütbe> <İsim> folik asit haplarını buldu!
Fatıma Busefi: Pardon, Buzzer'daydım da. Telefonu bir bırakayım. Ne demiştiniz?
Carmen Martinez: <Rütbe> <İsim> ile bize neden hamileliğinden bahsetmeyi es geçtiğini soruyorduk!
Fatıma Busefi: Ah... Bahsetseydim ne değişecekti ki <Rütbe> <İsim>?
Carmen Martinez: Kocanın ve çocuğunun babasının öldürüldüğünü göz önünde bulunduracak olursak...
Fatıma Busefi: Peki suçlayacak kendinden başka kim var? Ona hamile olduğumu ilk söylediğimde çocuğumuzun rızası için protestolara katılmaya bir son vermesini istedim!
Fatıma Busefi: Ama Hamza, onu durdurmaya çalışırsam canımı yakmakla tehdit etti. Protesto hakkını kullanarak çocuğunun hayatını riske atıp atmamasının umurunda olmadığını söyledi!
Fatıma Busefi: Peki ya doğmamış çocuğumun bir babaya sahip olma hakkı ne olacak?
Fatıma Busefi: Hayır, artık one hem annelik hem de babalık yapacağım. Ona bir anne gibi kuskus yapıp bir baba gibi balığa götüreceğim!
Carmen Martinez: Pekala Fatıma, Hamza'nın protestolara katılmasına kızman, ona bir son vermene sebep olmamıştır umarım!

Daha sonra, Büro merkezinde...-
Carmen Martinez: Durum hiç iç açıcı değil <İsim>. Kocasının onu tehdit ettiğini ve doğmamış çocuğunun hayatını riske atmaya hazır olduğunu söyleyen Fatıma'yla konuştuk.
Carmen Martinez: Ve Sahra'da olmaması gereken, oyuncak silahlı, kafası karışık bir çocuk olan Benjamin için de durum farklı değil!
Carmen Martinez: Tabii Sultan'a gelince...
Ingrid Bjorn: <İsim>, az önce haber geldi. Protestocular, kurbanın anısına yürüyüş düzenlemiş ve Sultan da onları üzerlerine ateş açmakla tehdit etmiş!

3. Bölüm

Carmen Martinez: Durumun özetini geçelim <İsim>. Kılıç hakkında hiçbir duymadık ve Hamza'nın cinayetinde de neredeyse arpa boyu kadar yol almış değiliz.
Carmen Martinez: Elimizde hamile bir dul ve oyuncak silahlı bir çocuk var...
Ingrid Bjorn: <İsim>, az önce haber geldi. Protestocular, kurbanın anısına yürüyüş düzenlemiş ve Sultan da onları üzerlerine ateş açmakla tehdit etmiş! Bir şey yapmazsak katliam yaşanacak <İsim>!
Carmen Martinez: Ne?! Sultan aklını mı yitirmiş?!
Ingrid Bjorn: Protestocular Hamza'nın cinayetinin arkasında Sultan'ın olduğuna inanıyorlar. Bu da protesto ateşini iyice körükledi!
Carmen Martinez: Cinayette parmağı varsa zaten hiç şaşırmam <İsim>! Derhal Sultan'ın sarayına gidelim. Eğer Hamza cinayeti ile bir bağlantısı olduğuna dair delil varsa mutlaka oradadır!
Carmen Martinez: Ayrıca protestocularla o kadar meşgul ki çaktırmadan içeriye sıvışabiliriz. Hadi hemen Sultan'ın sarayına gidelim!

İncele: Sultanın Banyosu.
Carmen Martinez: Hadi, Sultan'ın sarayında ne buldun <İsim>? Bu vakayı bir an önce bitirmezsek masum insanların hayatı tehlikede olacak!
Carmen Martinez: Parçalanmış bir kağıt mı? Hemen birleştirelim o zaman. Kaybedecek vaktimiz yok!
Carmen Martinez: Şu soluk gazete manşetine bak! Başlıkta "Protesto lideri ÖLDÜRÜLDÜ: Hamza Busefi vurularak öldürüldü!" yazıyor. Soluk kısımları açığa çıkarmamız gerek!
Carmen Martinez: Bir adet de kilitli kamera mı buldun? Bunları kimse senden iyi çözemez <İsim>!

İncele: Paramparça Kağıt.
Carmen Martinez: Birleştirdiğin o kağıt bir tutuklama emriymiş! Suçu da "Sultan'a suikast girişiminde bulunmak"!
Carmen Martinez: Yani birileri Sultan'ı öldürmeye mi çalışmış?! <İsim>, hemen pudra takımını çıkaralım ve kim olduğunu öğrenelim!

İncele: Tutuklama Emri.
Carmen Martinez: Sultana suikast teşebbüsünden ötürü tutuklama emri çıkarılan kişi... Hamza Busefi miymiş?!
Carmen Martinez: Cezası da "kurşuna dizilmek"!
Carmen Martinez: Yani Sultan Hamza'nın ölmesini istemiş! Belki de aynen bu şekilde öldürülmüştür.
Carmen Martinez: Sultan, Hamza'yı başka bir yerde öldürtüp sıradan bir şiddet olayıymış süsü vermek için cesedi vahaya taşımış olabilir!
Carmen Martinez: Hemen gidip Sultanla konuşalım <İsim>. Bu tutuklama emrini açıklaması gerekiyor!

Sultan Mahmud'a kurbanın ölüm cezasını sor.
Carmen Martinez: Hamza Busefi için çıkarmış olduğunuz bu tutuklama emrini sarayınızda bulduk. Hamza'nın sizi öldürmeye çalıştığını söylemeyi unuttunuz herhalde!
Sultan I. Mahmud: Halkın protesto hakkına saygı duyuyorum. Sonuçta neden kraliyeti kıskanmasınlar ki?
Sultan I. Mahmud: Ama Hamza denen o nankör köylü işi fazla büyüttü! O manyak adam ben balık avlarken üzerime boya attı! Muhafızlarım onu kovaladılar ama kaçmayı başardı.
Carmen Martinez: Hamza üzerinize boya mı attı? Ama bu tutuklama emrinde sizi öldürmeye çalıştığı yazıyor! Sırf bir boya yüzünden mi idam emri verdiniz?!
Sultan I. Mahmud: Sana karşı olan sabrımı yitiriyorum <Rütbe> <İsim>! Boya fırlatmak da, suikast düzenlemek de aynı şey! Ve Sultanı öldürmeye çalışmanın cezası da idamdır! Sultan kimseyi affetmez!
Carmen Martinez: <Rütbe> <İsim> de hiçbir katilin peşini bırakmaz! Bu bağlamda bir protestocuyu daha ölü bulursak başınız ciddi belada demektir!

İncele: Gazete Yazısı.
Carmen Martinez: Kurbanın ölümü hakkındaki gazete yazısı, Thomas Cox tarafından mı yazılmış? Bu hiç iyiye işaret değil!
Carmen Martinez: Makalede Sultan'ın nihayet işi kendi halletmeye kalktığı ve protesto liderini öldürdüğü yazıyor!
Carmen Martinez: Allah kahretsin! Sultan hakkında şüphelerim vardı <İsim>, ama Thomas'ın bu iddialarını kanıtlayamayacağından eminim. Ortada şüpheli gazetecilik varsa, arkasında kesin bir Kurt Haber gazetecisi vardır.
Carmen Martinez: Gidip şu sözde gazeteciden öğrenebileceğimizi öğrensek iyi olur. Hadi Thomas'la konuşalım!

Thomas Cox'a kurban hakkında yazdığı makaleyi sor.
Thomas Cox: Yine mi siz? Kusura bakmayın ama pek vaktim yok. Protesto hareketi hakkında Buzzer'da paylaşımlar yapıyorum ve işim bittiğinde gazeteciler yemeğine katılacağım. Mönüde kuskus var!
Carmen Martinez: <Rütbe> <İsim> için vakit ayırmak zorundasın! Hamza'nın cinayeti hakkındaki gazete yazını bulduk. Sultan tarafından öldürüldüğüne dair kanıtın nerede?
Thomas Cox: Bu işler nasıl yürür bilirsin Carmen. Tutacak ne varsa onun haberi yapılır! Kanıt göstermek zorunda değilim! İnsanların okuyacağını bilsem balık avı hikayelerimi yazardım!
Thomas Cox: Aslına bakarsan yazım tüm ABD'de yayınlanmaya başladı. Pulitzer ödülüne adayım! Artık kendini o kadar da özel hissetmiyorsundur, ha Carmen?
Carmen Martinez: Burada mesele sırf ödül almak değil Thomas! Durum zaten bir barut fıçısı. Yaptığın yalan haber de fitili ateşleyebilir!
Thomas Cox: Protestocular başlarına gelecekleri gayet iyi biliyorlar. Ben sadece her iyi gazeteci gibi durum bildirisi yapıyorum!
Carmen Martinez: Eğer <Rütbe> <İsim> Hamza'yı öldürdüğünü ortaya çıkarırsa, durum bildirisi yapacağın tek yer hapishane hücresi olacak!

İncele: Kilitli Kamera.
Carmen Martinez: Vay canına <İsim>! Sultanın sarayında bulduğun o kamerayı ışık hızında açtın!
Carmen Martinez: Yalnız bütün dosyalar şifreli...
Carmen Martinez: Haklısın, iyisi mi bu kamerayı bir an önce Elliot'a yetiştirelim!

Analiz et: Kamera.
Carmen Martinez: <İsim>'in Sultanın sarayında bulduğu kameradaki dosyaların şifrelerini çözdün mü evlat?
Elliot Clayton: Elbette. Şuna bir bak <İsim>!

-Kamera görüntüsünün başı...-
Hamza Busefi: Bu bir savaş çağrısıdır! Sultanın bize böcek muamelesi yapmasına çok uzun süre müsamaha göstersik.
Hamza Busefi: Eşlerinizi ve çocuklarınızı seferber edin! Gerekirse onları ölüme gönderin!
Hamza Busefi: Zorbalığa karşı bu şanlı mücadelemizde bireysel hayatın önemi YOKTUR! Ölerlerse kahraman olarak ölecekler!

-Kamera görüntüsünün sonu...-
Carmen Martinez: Vay be, Hamza gerçekten Sultanı devirmek için gereken her şeyi yapmak üzere destekçilerini teşvik etme konusunda hiç tereddüt etmiyormuş.
Carmen Martinez: Kadınları ve çocukları ölüme göndermeye bile hazırmış!
Carmen Martinez: Ama bu, soruşturmada ilerlememiz için yeterli değil Elliot! Elindekilerin hepsi bu mu?!
Elliot Clayton: Tabiiki de hayır. Hamza'nın bu videoyu Buzzer'da takipçilerine gönderdiğini ve ilk yorum yapan kişinin de Ömer Bahir olduğunu öğrendim!
Carmen Martinez: Ömer mi? O profesör de her taşın altından çıkıyor maşallah! Bir bakıyorsun Fas'taki kabilelerle haşir neşir, bir bakıyorsun Sultanla goygoy yapıyor... Ve şimdi de isyancılarla işbirliğinde, öyle mi?
Elliot Clayton: Tam olarak değil. Ömer'in yorumunda "Bir musibet, bin nasihate bedeldir @Hamza!" yazıyor.
Carmen Martinez: Şunun üzerinden bir kez daha geçsek, evlat.
Elliot Clayton: İnternetten araştırdım ve bunun eski bir Arap atasözü olduğunu öğrendim. Ömer, Hamza'ya davranışlarıyla örnek olmasını söylüyormuş!
Carmen Martinez: Şimdi, Ömer'in protesto lideriyle ilişkisi tam olarak neymiş ki? <İsim>, sanırsam bunu kendisine sorsak iyi olacak!

Ömer Bahir'i kurbanla ilişkisi konusunda sorgula.
Carmen Martinez: Ömer Bey, Hamza'nın Buzzer'da paylaştığı şu videonun altındaki yorumunuza bir açıklık getirir misiniz?
Ömer Bahir: Ah, demek onu gördün <İsim>. Pekala, Hamza'yla protestoculara yaptığı liderlik konusunda bazı anlaşmazlıklarımız vardı.
Ömer Bahir: Hamza tam bir korkaktı! Protesto hareketine öncülük yapacak nitelikte değildi. Videoda da gördüğünüz üzere kendi çıkarları için başkalarının hayatlarını tehlikeye atmaktan çekinmiyordu...
Ömer Bahir: Ama kendi hayatını tehlikeye atmaya gelince beyefendi hemen arazi!
Carmen Martinez: Sultanla dostluk kurmak yerine düşmanlarıyla işbirliği yapmanız biraz garip değil mi?
Ömer Bahir: Daha önce de dediğim gibi mesele sandığınızdan daha karmaşık. Ardındaki tarihi anlamanız mümkün değil!
Carmen Martinez: Eğer <Rütbe> <İsim> Hamza'yı öldürdüğünüz ortaya çıkarırsa sizin de geçmişiniz tarih olacak!

Daha sonra, Büro merkezinde...
Carmen Martinez: Son düzlüğe girdik <İsim>!
Carmen Martinez: Kurbanın Sultana boya fırlatarak memnuniyetsizliğini ifade ettiğini biliyoruz. Sultan da buna karşılık idam edilmesi emrini vermiş!
Carmen Martinez: Ve Ömer de açıkça Hamza'nın protesto liderliği konusunda huzursuzluk içindeymiş. Bu nedenle meseleyi kendi başına halletmek istemiş olabilir.
Ingrid Bjorn: <İsim>, az önce Sultanın cinayet mahallini kapattırdığını duydum. Protestocular için bir mabede döneceğini düşünüyormuş.
Ingrid Bjorn: Son ipuçlarını bulmak için hemen vahaya geri dönmelisin!

İncele: Vaha Kıyısı.
Carmen Martinez: Hadi ama, cinayet mahallinde ne buldun <İsim>?
Carmen Martinez: Sökülmüş bir tüfek mi? Hadi hemen birleştirelim, bu sayede vakayı nihayete erdirebiliriz!
Carmen Martinez: Bir de taş yığını mı? Valla en iyisini sen bilirsin <İsim>. O zaman hemen bunları inceleyelim!

İncele: Sökülmüş Tüfek.
Carmen Martinez: Vay anasını arkadaş, o piyade tüfeğini göz açıp kapayıncaya kadar onardın <İsim>! Bunu askerde falan mı öğrettiler? Her neyse, cinayet silahımız bu olabilir. O yüzden bunu derhal Lars'a gönderelim!

Analiz et: Piyade Tüfeği.
Carmen Martinez: Lars, <İsim>'in cinayet mahallinde bulduğu piyade tüfeği hakkında ne öğrendin?!
Lars Douglas: Merminin etkisini inceleyebilmek için bir kaç farklı nesne üstünde deney yaptım... Ve kurbanın yarasıyla birebir aynı sonuçlar aldığımı söyleyebilirim!
Lars Douglas: O yüzden cinayet silahının piyade tüfeği olduğunu doğrulayabilirim <İsim>!
Carmen Martinez: <İsim> ile cinayet silahını bulacağımıza inanmıyor muydun zaten? Başka neler buldun?
Lars Douglas: Silahın türünden, merminin kurbanın vücuduna giriş açısından ve kurbanın durduğu yerden katilin boyunu hesaplayabildim...
Lars Douglas: Katil tamı tamına 5 fit 6 inç, yani 1,68 boyunda!
Carmen Martinez: İyi iş çıkardın Lars! Artık katilin boyunu biliyoruz! Eminim sen onu parmaklıklar ardına gönderdiğinde kendisini pek bir küçük hissedecek <İsim>!

İncele: Taş Yığını.
Carmen Martinez: Cinayet mahallindne topladığın o taş yığınında ne buldun <İsim>? Sigara izmariti mi?
Carmen Martinez: Haklısın, katil Hamza'yı tekledikten sonra bunu saklamaya çalışmış olabilir! Yalnız şu anda hangi şüphelilerin sigara içtiklerini araştıracak zaman yok. Bu sigara izmaritini bir an önce Lars'a yetiştirmeliyiz!

Analiz et: Sigara İzmariti.
Lars Douglas: <İsim>, cinayet mahallinde bulduğun bu sigara izmariti alev alev yanan bir ipucu!
Carmen Martinez: Esprinin sırası değil Lars! Ne bulduğunu söyle!
Lars Douglas: Şey, sigaranın ucuncan salya örneği almayı başardım. Tam bir DNA örneği alacak vakit yok diye bende kromozomları inceledim...
Lars Douglas: Ve katilin erkek olduğunu öğrendim!
Carmen Martinez: O zaman erkek bir katil arıyoruz! Bakalım kelepçeyi yiyince erkekliği falan kalacak mı <İsim>!

Carmen Martinez: Hamza Busefi'nin katilini tutuklamak için gereken tüm delillere sahipsin <İsim>! Hadi bitirelim şu işi!

Katili Tutukla.
Carmen Martinez: Thomas Cox, Hamza Busefi'yi öldürmek suçundan tutuklusun. Bunu nasıl yaparsın?!
Thomas Cox: Komik olma Carmen. Ben bir gazeteciyim, katil değil!
Carmen Martinez: <Rütbe> <İsim>'in bulduğu, üzeri kurbanın kanıyla kaplı olan olta kancanı nasıl açıklayacaksın peki?
Thomas Cox: Bir sürü insan balık tutmak için vahaya gider. O kancayı oraya herhangi birisi bırakmış olabilir!
Carmen Martinez: Birisini öldürmek zaten yeterince iğrenç bir hareket. Ama kurbanın cesedinin fotoğrafını Buzzer'da paylaşmak da neyin nesi?!
Thomas Cox: O hesabın bana ait olduğuna dair kanıtınız yok. Ayrıca sosya medya hesapları her zaman heklenmeye açıktır!
Carmen Martinez: Kes yalan söylemeyi Thomas! <Rütbe> <İsim> aynı zamanda cinayet mahallinde saklamaya çalıştığın sigara izmaritinin üstünde DNA'nı buldu! Bu kez işin bitti!
Thomas Cox: Pekala. Beni yakaladınız. Hamza'yı ben öldürdüm. Ama kazara oldu, yeminle!
Carmen Martinez: Birisini nasıl kazara kafasından vurabilirsin ki?
Thomas Cox: Protesto hareketi ve Sultanı devirmek için ne kadar ileriye gitmeye hazır olduğu hakkında röportaj yapmak için Hamza'yı vahaya davet çağırmıştım.
Thomas Cox: Hamza bana aldığı tüfeği gösteriyordu. Bir bakmak için elime aldım ve kazara tetiğe bastım!
Thomas Cox: Hamza'nın öldüğünü görünce panik yaptım ama sonra aklıma bir fikir geldi! Onu Sultanın öldürttüğünü iddia ederek işin içinden sıyrıldım!
Carmen Martinez: İğrençsin Thomas! Hamza'yı onurlandırmak yerine onun ölümünü pis işlerine alet etmişsin!
Thomas Cox: Ah, bırak bunları Carmen. Hepimiz iyi haber yakalama konusunda senin kadar yetenekli değiliz. Bazen kendi haberlerimizi kendimiz yaratırız!
Carmen Martinez: O zaman mahkemeden önce de kendine iyi bir haber yaratsan iyi olur Thomas! Tutuklusun!

Nigel Adaku: Thomas Cox, Hamza Busefi'yi öldürmekten ötürü mahkeme karşısındasın. Söylemek istediğin bir şey var mı?
Thomas Cox: Suçluyum, Sayın Yargıç. Ama bundan süper bir haber yakaladım!
Nigel Adaku: Masum bir adamın ölümünü asparagas bir habere mi çevirdin?
Thomas Cox: Aynen öyle Sayın Yargıç! Kurt Haber'de bize iyinin de iyisi olmamız öğretilir... Haber asparagas da olsa!
Nigel Adaku: Pekala Bay Cox, senden ve yaptığın şeyden hiç hoşlanmadım... Ama suçun önceden planlanmış olmadığı için, Uluslararası Mahkeme seni 10 yıl hapisle cezalandırdı!
Thomas Cox: Sanırım yeni makaleler yazmak için yeterince vaktim olacak! Belki hapisane koşulları hakkında yazarım...

Ingrid Bjorn: Thomas Cox'u parmaklıklar ardına göndererek harika iş çıkardın <İsim>!
Ingrid Bjorn: Ama Şefin cinayetini çözme konusunda halen tam olarak ilerleyebilmiş değiliz...
Ingrid Bjorn: "Kılıç"ın bundan sorumlu olduğunu ve yabancıları bölgeden çıkarmak için yerel unsurları birleştirmekle meşgul olduğunu biliyoruz.
Ingrid Bjorn: Ve böyle bir toplumsal huzursuzluk ortamında, Kılıç gibi biri kim bilir neler yapar! Tek seçenek soruşturmaya devam etmek. Hadi!

Çölün Öte Yanı 3

Büro Merkezinde...
Ingrid Bjorn: Thomas Cox'u yakalamak ve Sultanın kendi halkına karşı katliam yapmasını önlemekle harika iş çıkardın <İsim>!
Ingrid Bjorn: Bu mesele de hallolduğuna göre burada asıl bulunma sebebimize dönebiliriz. Şefin katili Kılıç, hala bölgedeki yabancıları atmak için isyancı çeteleri topluyor.
Ingrid Bjorn: Ama ne bunun amacını, ne de Şefin cinayeti ile ne tür bir bağlantısı olduğunu bilmiyoruz!
Carmen Martinez: Şimdi aklıma geldi de... Herkesin işine maydonoz olan bir gazeteciden başka bize en iyi kim yardımcı olabilir ki?
Carmen Martinez: Aynen <İsim>. Bize Kılıç hakkında bilgi verebilecek birisi varsa, o da Thomas'tır!
Sultanın Hizmetkarı: <Rütbe> <İsim>, Sultan I. Mahmud seni derhal sarayında görmek istiyor!
Carmen Martinez: <İsim>, şu anda bildiğin bir dejavu vakası yaşıyorum...
Carmen Martinez: Sultanı biraz bekletmeyi tercih ederim. Bize emirler vermesi hoşuma gitmiyor! Ama sana kalmış <İsim>. Hangisini tercih edersin <İsim>? Thomas'ı sorgulamayı mı yoksa Sultanın ne istediğini öğrenmeyi mi?

Sultan Mahmud'un ne istediğini öğren.
Sultan I. Mahmud: <Rütbe> <İsim>, uğraşmamız gereken çok ciddi bir mesele var!
Carmen Martinez: "Uğraşmamız" gereken mi? Büro sizin sorunlarınızla neden ilgilensin ki? Hamza öldürüldüğünde uğraşmamızı istemiyordunuz!
Sultan I. Mahmud: <Rütbe> <İsim> ile sizi Sultanı cinayetle itham etmekten ötürü tutuklamadığımız için minnettar olmanız gerek. Minnettarlığınızı göstermek için de bize yardım edeceksiniz!
Sultan I. Mahmud: Muhafızlarım, sarayıma birisinin izinsiz girdiğini bildirdi. Normalde suçluyu kendileri bulurlardı ama şu anda protestoları gözetlemekle meşguller.
Sultan I. Mahmud: Bu yüzden evime adım atmaya cüret eden o dürzüyü bulmanız gerek!
Carmen Martinez: Peki size yardım etmek istemiyorsak?
Sultan I. Mahmud: O zaman muhafızlarım suçluyu buldukları yerde ortadan kaldırırlar!
Carmen Martinez: Başkalarının zarar görmesini önlemek için size yardım edeceğiz Sayın Sultan ama <Rütbe> <İsim> polisin vaktinden çalmaktan ötürü size para cezası kesecek!
Carmen Martinez: Hadi <İsim>. Sultanın sarayını arayıp şu davetsiz misafirin kim olduğu hakkında bilgi toplayalım!

İncele: Saray Girişi.
Carmen Martinez: Sultanın sarayında bir tablet mi buldun? İyi de kimin girdiğine dair ipuçları bulman gerekiyordu! İzinsiz giren kişi, arkasında bir tablet bırakmak yerine onu alıp kaçmaz mı?
Carmen Martinez: Hey, haklısın! Bu, Benjamin'in çölde bulduğumuz tabletinin aynısı! Şu çocuk eşyalarını sağda solda bırakmayı bıraksa çok iyi olacak!
Carmen Martinez: Sanırsam şifresini değiştirmiş... O yüzden açma işini sana bırakıyorum <İsim>. Ama acele et. Eğer Benjamin Sultanın sarayına girmişse, onu Sultanın muhafızlarından önce bulmamız şart!

İncele: Kilitli Tablet.
Carmen Martinez: Of ya! Benjamin'in tabletini açmayı başardın ama ekranında sadece bir hata mesajı var!
Carmen Martinez: Bu tableti derhal Elliot'a göndermeliyiz!

Analiz et: Tablet.
Carmen Martinez: Benjamin'in tabletindeki hatayı düzeltebildin mi, koç?
Elliot Clayton: Çocuk oyuncağıydı <İsim>. Bunu kendin halletmemene şaşırdım doğrusu!
Elliot Clayton: Her neyse. Benjaminin e-postalarına bir baktım. Yani, çok havalı bir elemana benziyordu. Ailesine Florida'da olduğunu söylemesi falan.
Elliot Clayton: Ama öğrendim ki meğersem Londra'da tam anlamıyla mükemmel bir aile hayatı varmış! Ailesi onun için feci endişelenmiş! Kim böyle bir aileden kaçar ki?
Carmen Martinez: Aile hayatına bu kadar ilgili olduğunu bilmiyordum, Elliot!
Elliot Clayton: Kendi ailem bu kadar işe yaramaz olmasaydı olurdum belki... Benjamin'inki gibi bir ailem olsaydı onları asla terk etmezdim!
Elliot Clayton: Bu yüzden seninle gelmek istiyorum <İsim>. Belki aklını başına devşirmesini sağlayabilirim.
Carmen Martinez: Bu çok olgunca bir davranış evlat. Başkalarını düşündüğünü görmek pek hoş!
Elliot Clayton: Tamam, bu kadar duygusallık yeter. Hadi <İsim>. Gidip Benjamin'le konuşalım!

Benjamin'in aklını başına getirmeye çalış.
Elliot Clayton: Selam Banjamin. <Rütbe> <İsim> ve ben sana Sultanın sarayında bıraktığın tabletini vermek için buradayız.
Elliot Clayton: Sormamızda sakıncası yoksa onu orada kaybetmeyi nasıl başardın?
Benjamin Scott: Ah, birilerine bunu anlatmak için fırsat kolluyordum bende! Sultana saldırmak için sarayına girdim!
Benjamin Scott: Sonra da, aslında bu kısmı biraz utanç verici... cesaretimi kaybettim ve... tırsıp tüydüm!
Elliot Clayton: Hayır, sen doğru olanı yapmışsın Benjamin! Sultanın çok daha basit nedenlerle adam öldürttüğünü biliyorsun, değil mi?
Benjamin Scott: Ama Sultan, ölmeyi hak ediyor!
Benjamin Scott: Burada insanlar acı çekiyor ve bunu anlıyorum! Tıpkı annemin bana okul çıkışında "minik böceğim" demesi gibi! BÜTÜN arkadaşlarım duymuştu!
Benjamin Scott: Ve annemle babam tezahürat için TÜM kriket maçlarıma geliyorlardı. Bu çok küçük düşürücü bir şey! Neden beni yalnız bırakmıyorlar?!
Elliot Clayton: Sırf kayak tatillerine mani oluyorsun diye seni 7 yaşında yatılı okula yazdıran ve anca ayda yılda bir arayan bir anne-babaya sahip olmayı dene bir de!
Elliot Clayton: Ayrıca istediğin kadar ailenin yaptıklarının "küçük düşürücü" olduğunu düşün, buradaki insanların Sultanın elinden çektiklerinin yanında devede kulak bile kalmaz!
Benjamin Scott: Her neyse. Tabletimi getirdiğin için teşekkürler <Rütbe> <İsim>. Sanırsam bir ödül falan bekliyorsun, o yüzden bunu al. Görüşürüz!

Thomas Cox'a Kılıç hakkında bilgisi olup olmadığını sor.
Thomas Cox: Bu sefer ne istiyorsun Carmen? Yazı yazmakla meşgul olduğumu görmüyor musun? Kendi hapishane gazetemi çıkardım!
Carmen Martinez: He he, iyiymiş. Şu "araştırmaların" sırasında Kılıç isimli bir zat hakkında bir şey duydunmu diye soracaktım.
Thomas Cox: Demek Kılıç, he? Şimdi bahsettiniz de, sanki bir şeyler hatırlıyor gibiyim... Anlatırsam bana ne faydası olacak?
Carmen Martinez: Yumruğumu suratının tam ortasına yememiş olacaksın mesela!
Thomas Cox: Ah evet, şimdi hatırladım. Görüştüğüm protestoculardan biri bana Kılıç'ın "yabancıları kesecek tek şey" olduğunu söylemişti.
Thomas Cox: O anlık ciddiye almamıştım. Bilmecelerle haber yapılmaz, bilirsin!
Thomas Cox: Ama daha sonra bu adı protestolar sırasında tekrar duydum. İnsanlar, Kılıç'ın kendilerine emir verdiğinden bahsediyorlardı. Sonra bu Kılıç'ın protesto hareketlerini organize etmeye yardımcı olduğunu düşünmeye başladım.
Carmen Martinez: Bu da gündemine uygun bir durum tabii... Protestoculardan birinin ana görüşü, Sultanın Batı tarafından desteklendiği yönündeydi. Yani Kılıç'ın ondan kurtulmak istemesi mantıklı.
Carmen Martinez: Eğer Kılıç protestocular ile temas halindeyse, o zaman protesto meydanında ipucu bulabiliriz! Hadi gidelim <İsim>!

İncele: Protesto Meydanı.
Carmen Martinez: Protesto meydanında yırtık parçalar mı buldun <İsim>? Pekala, bunları birleştirmek senin uzmanlık alanın!

İncele: Yırtık Parçalar.
Carmen Martinez: Cidden <İsim>, bir tomar banknotu kim yırtmak ister ki?!
Carmen Martinez: Doğru dedin, birde üzerinde küçük bir... kılıç var! O zaman bu mesajı Kılıç yazmış olmalı!
Carmen Martinez: Malumu ilan etmeyi sevmem sevmem ama, bu mesaj maalesef Arapça... ve ben de bu dili pek iyi hatırlamıyorum.
Carmen Martinez: Tek okuyabildiğim şey "SOMBRA"... Acaba başka bir kod adı falan mı? Anlamak için mesajın gerisini deşifre etmemiz gerek!
Carmen Martinez: Doğru, bu tam Dupont'luk bir iş. Hadi banknotları ona gönderelim!

Analiz et: Banknotlar.
Carmen Martinez: Dupont, <İsim>'in protesto meydanından topladığı banknotlar hakkında bir şey öğrenebildin mi?
Armand Dupont: Aslına bakarsanız mesaj kurbana yazılmış. Diyor ki: "Hamza, eğer SOMBRA'ya yardım edersen bundan daha fazlası da olacak!"
Armand Dupont: Mesajın banknotlar üzerine yazılmış olduğunu göz önünde bulundurunca da, paranın Kılıç tarafından rüşvet olarak verilmiş olduğu kanaatine varabildim!
Carmen Martinez: Peki bu SOMBRA da neyin nesi Dupont? Başka bir kod adı mı?!
Armand Dupont: Malheureusement, bunu söylemem mümkün değil. Çünkü hiçbir fikrim yok! Kitaplarım bile bana yardım edemez!
Carmen Martinez: Haydaa. Çıkmaza girdik <İsim>!
Carmen Martinez: Haklısın. Bizi bu mesaj hakkında aydınlatacak birisi varsa, o da kurbanın dul eşi. Hadi Fatıma ile konuşalım!

Fatıma Busefi'ye kocasının aldığı rüşveti sor.
Carmen Martinez: Rahatsız ettiğimiz için kusura bakma Fatıma, ama yardımına ihtiyacımız var.
Carmen Martinez: Kılıç isimli bir şahsın Hamza'ya tam olarak ne yaptırmak için para verdiğini öğrenmek istiyoruz. <Rütbe> <İsim> rüşvet parasını protesto meydanında buldu!
Fatıma Busefi: Kılıç mı? O adı bir daha asla duymamayı umuyordum <Rütbe> <İsim>!
Fatıma Busefi: Eğer Kılıç olmasaydı, Hamza o gazeteci tarafından öldürülmemiş olacaktı!
Carmen Martinez: Yani kocanın Kılıçla temas halinde olduğunu biliyordun? Ve biz cinayetini araştırırken bize bundan bahsetmek aklına gelmedi, öyle mi?!
Fatıma Busefi: Buna gerek yoktu <Rütbe> <İsim>. Onu öldürenin Kılıç olmayacağını biliyordum. Hamza, Kılıç'ın istediği her şeyi yapıyordu!
Fatıma Busefi: Hamza başta Kılıç'ın rüşvet teklifini geri çevirdi. Hatta Kılıç'ın ona teklif ettiği bir tomar parayı yırttı! Ama sonra para birden tatlı gelmeye başladı...
Fatıma Busefi: Hamza'nın birden radikalleşmesinin arkasında Kılıç vardı... Kılıç, protesto lideri olup Sultanı her ne pahasına olursa olsun devirmesi için Hamza'yı teşvik etti!
Carmen Martinez: Peki ya SOMBRA?
Fatıma Busefi: Üzgünüm ama o adı daha önce hiç duymadım <Rütbe> <İsim>. Tek bildiğim şey Hamza'nın Kılıçla vahada buluştuğu.
Fatıma Busefi: Neyse, biliyorum onu geri getirmeyecek ama, yine de Hamza'nın cinayetini çözdüğün için sana minnettarım <Rütbe> <İsim>. O yüzden sana yemek ısmarlamak istiyorum.

İncele: Yemyeşil Vaha.
Carmen Martinez: Haklısın <İsim>! Tıpkı protesto meydanında bulduğumuz banknotlar gibi bunun da üzerinde kılıç işareti var! Ayrıca üzerinde garip grimsi bir madde de var! Hemen bundan bir örnek alalım!

İncele: Banknot.
Carmen Martinez: İyi işti <İsim>. Banknotta bulduğun o grimsi maddeden harika bir örnek aldın!
Carmen Martinez: İhtiyacımız olan atılım bu olabilir. Hadi bu maddeyi mikroskopta inceleyelim!

İncele: Gri Madde.
Carmen Martinez: Vahada bulduğun banknotun üzerinden aldığın grimsi madde... nehir tortusu muymuş?
Carmen Martinez: İyi de burada nehir yok ki!
Carmen Martinez: Dur bakayım mikroskop raporu ne diyor <İsim>... Tortu da kireç taşı, ince kum, alüvyon ve kil varmış...
Lars Douglas: Mısıra mı gidiyoruz? İşte budur gençler! Bakın, sonunda projemi tamamladım!
Angela Douglas: Lars, her yerde o tavuğu arıyorum. O tavuk bizim akşam yemeğimizdi!
Angela Douglas: O zaman en azından albüm için bir fotoğraf çekeyim. Çocuklar buna bayılacak!
Lars Douglas: Peyniiir!
Carmen Martinez: Arkadaşlar, bir dakika durun! Lars, Mısır derken neyi kastediyordun tam olarak?
Lars Douglas: Tanımladığın tortuyu tabiiki de <İsim>! Mısır'daki geçen Nil nehrinden geliyor!
Carmen Martinez: O zaman Kılıç'ın Mısır'da bağlantıları olmalı <İsim>! İşte bu tam da aradığımız ipucu!

Daha sonra, Büro merkezinde...
Ingrid Bjorn: <İsim>, duyduğuma göre Benjamin ile olan konuşma pek istediğin gibi gitmemiş...
Ingrid Bjorn: Ama asıl iyi haber, Kılıç hakkında yürüttüğün soruşturmada ilerleme kaydetmiş olman!
Carmen Martinez: Kılıç'ın SOMBRA denen biri ya da bir şeyle bağlantısı olduğunu öğrendik, ama bunun ne olduğunu henüz bilmiyoruz tabii. Bu bir şahıs da olabilir, kuruluş da olabilir, her şey olabilir!
Carmen Martinez: Ama işin güzel kısmı, <İsim>'in bulduğu banknot sayesinde Kılıçın Mısırda bağlantıları olduğunu öğrendik!
Carmen Martinez: Kaybedecek vaktimiz yok <İsim>. SOMBRA'nın ne olduğu öğrenmek ve Kılıç'ın Şef'i neden öldürdüğünü öğrenmek istiyorsak Mısır'a gitmemiz gerek!

Also on Fandom

Random Wiki