Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Cinayet Oyunları/Diyaloglar

< Cinayet Oyunları

1.262pages on
this wiki
Add New Page
Comments0 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Cinayetoyunları.png

Kyuşu Ormanlarında...
Carmen Martinez: Sanjay için cidden endişeleniyorum <İsim>! Tokyo'da elimizden kaçtıktan sonra buraya geldiğini biliyoruz, peki ya onu zamanında bulamazsak?
Carmen Martinez: Sanjay'in de tıpkı diğer yetimler gibi SOMBRA tarafından beyninin yıkandığı su götürmez bir gerçek!
Carmen Martinez: Yakuzanın çocuklara silah eğitimi verdiğini bilmemiz beni daha da kaygılandırıyor! <İsim>, kaybedecek bir saniyemiz bile...
Tsukada Çieko: <Rütbe> <İsim>! Yardım et!
Carmen Martinez: Çieko? Seni halen Tokyo'da biliyorduk! Bizi takip mi ettin?
Tsukada Çieko: Kardeşimi buldum... Ölmüş!
Carmen Martinez: Ne? Kardeşin ölmüş mü?
Carmen Martinez: Çieko, bizi derhal ona götürmelisin!

1. Bölüm

İncele: Tapınak Bahçesi.
Carmen Martinez: Çieko, bu ölü çocuğun kardeşin olduğunu doğrulayabilir misin?
Tsukada Çieko: ........
Carmen Martinez: Bunu evet olarak kabul ediyorum. Sen biraz otur istersen, Çieko. <Rütbe> <İsim> cinayet mahallini arayacak. Hazır olduğunda konuşuruz.
Carmen Martinez: <İsim>, şu ana kadar bunca şeye tanık olduk ama çocuk cesetlerine insan alışamıyor. Görünüşe bakılırsa bu oğlan bir okla vurulmuş.
Carmen Martinez: Allah, haklısın! Kurbanın kolunda bir SOMBRA kol bandı var!
Carmen Martinez: İyi de... SOMBRA çocukları öldürecekse, niye beyinlerini yıkasın ki? Hiç mantıklı değil!
Carmen Martinez: Üstelik ya Sanjay'in de başına aynı şey gelmişse? O da belli ki SOMBRA'nın dalaverelerine bulaşmış, artık o da her neyse!
Carmen Martinez: Bir şeyler buldum de <İsim>. Kurbanın adının yazılı olduğu bir sırt çantası mı? Bakalım içinde ipucu bulabilecek miyiz!
Carmen Martinez: Bu katili yakalayacağız <İsim>. Yalnızca Çieko için değil, Sanjay ve SOMBRA'nın pençesindeki diğer tüm çocuklar için!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Angela Douglas: Çieko'nun kardeşinin öldüğüne inanamıyorum <İsim>. İyi ki kızlar bunu görmediler.
Angela Douglas: Ölüm sebebi yara deliğinden kaynaklanan ani kalp durması. Hiroşi, ok ile tam kalbinden vurulmuş.
Carmen Martinez: Belki de şu oka Jonah bir göz atsa iyi olur.
Jonah Karam: Attım bile. Ayrıca bu alelade bir ok değil, bir arbaletten fırlatılmış kısa ok.
Jonah Karam: Kısa ok adı üstünde normal oktan daha kısa olur, bu yüzden de uzun mesafede iyi isabet alamaz. Gidiş yoluna bakılırsa, tahminimce katil 50 metre ötedeymiş.
Carmen Martinez: Oldukça zor bir atış olmalı!
Jonah Karam: Hem de nasıl. Birisini arbaletle öldürmek boya ya da güce bakmaz <İsim>. Beceriye bakar.
Carmen Martinez: Eh, katil arbalet kullanmada becerikli olabilir, ama <İsim>'de katilleri tutuklamada çok beceriklidir!

Çieko'ya kardeşinin cinayetiyle ilgili ne bildiğini sor.
Carmen Martinez: Umarım kendini daha iyi hissediyorsundur Çieko. Ama kardeşin hakkında konuşmamız gerekiyor. Onu nasıl bulduğunu anlatır mısın?
Tsukada Çieko: Otların arasında yatıyordu. Onu bulmak için tam dört ülkeden geçtim...
Carmen Martinez: Kardeşinin burada olduğunu nasıl öğrendin Çieko?
Tsukada Çieko: Sanjay'e Tokyo'dayken bir telefon vermiştim. Sanjay beni aradı. Hiroşi'yi bulduğunu söyledi. Olabildiğince hızlı geldim...
Carmen Martinez: Sanjay'i gördün mü?! Nerede peki?
Tsukada Çieko: Sadece telefonda konuştuk. Sanjay Hiroşi'yi bu tapınağın yakınında gördüğünü söylemişti. Ama onun cesedini bulacağım hiç aklımda yoktu!
Tsukada Çieko: Artık yalnız kalmak istemiyorum <Rütbe> <İsim>! Çok korkuyorum!
Carmen Martinez: Sana bakacağız Çieko! Artık güvendesin!
Carmen Martinez: <İsim>, ben Çieko'yu merkeze götürüyorum. Sonra da sana katılıp şu tapınağa bir göz atarız.

İncele: Şinto Tapınağı.
Carmen Martinez: Çieko bize Hiroşi'nin bu tapınağın etrafında görüldüğünü söylemişti. Herhangi bir ipucu bulabildin mi <İsim>?
Carmen Martinez: Şu tahta yapbozdan pek bir şey çıkmaz gibi geliyor. Ama bakalım fırçayla üzerinden ne çıkartacaksın!
Carmen Martinez: Şu iğnedenlik çok garip. Çocuklara saplanmış iğnelerle sanki bir vudu bebeğini andırıyor. Bunun sahibi her kimse çocuklardan haz etmediği aşikar.
Carmen Martinez: Haklısın <İsim>, iyisi mi şu iğnedenlikteki şu saçlardan bir örnek alalım!

İncele: İğnedenlik.
Carmen Martinez: Hadi şu iğnedenlikten aldığımız saçları mikroskop altına sokalım <İsim>!

İncele: Saç Örneği.
Carmen Martinez: İğnedenlikten aldığın saç örneğiyle eşleşen bir DNA bulabildin mi <İsim>?
Carmen Martinez: Saç Obaasan'ın mıymış? Hani Sıçuan'dan beridir sürekli rastgeldiğimiz şu yaşlı teyze?
Carmen Martinez: Bu çok tuhaf, Obaasan sürekli torunlarının ne kadar güzel olduğundan bahsedip durur! Ne diye iğnedenlik üzerindeki çocuklara iğne batırmak gibi ürkünç bir şey yapsın ki?
Carmen Martinez: Bence de <İsim>, en iyisi gidip bunu Obaasan'a sormak. Hadi gidelim!

Obaasan'a iğnedenliğini sor.
Carmen Martinez: Seni tekrardan görmek ne büyük sürpriz Obaasan. Gitmediğin yer yok valla.
Obaasan: Şinto tapınağında gönüllü çalışıp, kaçak ve yetimlere bakıyorum. Kendi torunlarımla birlikte seyahat ediyorum, lakin yetimlerin de bana ihtiyacı var.
Carmen Martinez: Çocukları bu denli seven biri için, kumaştan da olsalar, çocuklara iğne batırmak tuhaf bir alışkanlık!
Obaasan: Aman canım, şu eski şeyi sadece gergin olduğumda kullanıyorum. Hiç güleceğim yoktu.
Carmen Martinez: Ortada gülünecek bir durum yok Obaasan. Tsukada Hiroşi adlı bir çocuk, sırtından bir okla vurulmuş halde bulundu.
Obaasan: Hiroşi öldü mü? Bu çok fena!
Obaasan: Hepsi senin suçun <Rütbe> <İsim>. Gittiğin her yere ölüm götürüyosun. Şimdi de o karanlık gölgeni bu kutsal mekana getirdin.
Carmen Martinez: Suçu hemen başkalarına yıkmakta da üstüne yok Obaasan. Bak ne diyeceğim... Bir daha yurtdışına çıkmadan önce bize haber ver!

İncele: Tahta Yapboz.
Carmen Martinez: Tahta yapbozda ne yazıyormuş <İsim>?
Carmen Martinez: "Zayıflar ölür" mü? Bu sözü daha önce nerede duymuştuk biz?
Carmen Martinez: Haklısın, tahmin yürütecek vaktimiz yok. Şu yapbozu Marina'ya götürelim. O bir şeyler çıkartır!

Analiz et: Yapbozdaki Yazı.
Carmen Martinez: Marina, <İsim> ile tapınakta bulduğumuz yapboz hakkında bize ne söyleyebilirsin? "Zayıflar ölür". Bu kelimeleri daha önce bir yerde işitmiştik sanki.
Marina Romanova: Cümle bana da tanıdık geldi. Bu yüzden eski dava dosyalarını kurcaladım. <İsim>, bu sözleri söyleyen Mei. Hani Yünnan'da beyni yıkanan kız vardı ya, bunları arkadaşını öldürdükten sonra söylemişti.
Carmen Martinez: <İsim> doğru diyor, Sanjay'in de zayıf olmak istemediğinden bahsettiğini duymuştuk!
Marina Romanova: Kesinlikle. <İsim>, bu cümle açıkça çocukların beyinlerinin yıkanmasıyla bağlantılı.
Carmen Martinez: Yani Hiroşi'yi öldüren her kimse bunu kurbanın zayıf olduğunu düşündüğü için mi yapmış?
Marina Romanova: Aynen öyle. Ama yapbozdaki cümle bir beyin yıkama mantrasından fazlası. Bu aynı zamanda katilin, cinayeti zayıf rakiplere karşı oynanan bir oyun olarak gördüğü anlamına geliyor.
Marina Romanova: <İsim>, katil zaferi konusunda emin olduğunu sana kanıtlamak istiyor. Bu yapboz onun sadece hobisi değil, aynı zamanda da imzası.
Carmen Martinez: Eh, katil yapboz çözmede iyi olabilir, ama <İsim>'de cinayet çözmede tam bir ustadır!

İncele: Hiroşi'nin Sırt Çantası.
Carmen Martinez: Kurbanın sırt çantasında ne buldun <İsim>? Soluk bir broşür mü?
Carmen Martinez: Doğru, broşürdeki şu adam, daha önce karşılaştığımız K-Pop yıldızı SILVERee!
Carmen Martinez: Bir saniye... Kurbanın üstünde bulduğumuz SOMBRA kol bandının aynısından takıyor!
Carmen Martinez: Doğru dedin <İsim>, SILVERee'nin SOMBRA'ya bulaştığından bir süredir şüpheleniyorduk zaten. Şu broşürdeki silik kısmı açığa çıkaralım!

İncele: Solmuş Broşür.
Carmen Martinez: SILVERee'nin broşüründe ne yazıyor? "Av Şimdi Başladı" mı?
Carmen Martinez: Şunu bir açıklığa kavuşturalım <İsim>: SILVERee elinde yayla poz veriyor, kolunda bir SOMBRA kol bandı var ve bir "Av"ı tanıtıyor, doğru mu? Üstelik tam da bir çocuk cesedi bulduğumuz yerin yakınında.
Carmen Martinez: Doğru, şu bülbül kafesten uçmadan onu bir şakıtsak iyi olur!

SILVERee'ye broşürünü sor.
Carmen Martinez: SILVERee, seninle son karşılaşmamızda Kore'de bir TV programındaydın. Seni Kyuşu'ya hangi rüzgar attı?
SILVERee: Hey sen, şey... <Rütbe> <İsim>'di değil mi? Üzgünüm, yeni programım "Av Şimdi Başladı"yla meşguldüm.
Carmen Martinez: "Av Şimdi Başladı" demek! Bir K-Pop programı için biraz fazla kana susamış bir isim değil mi sence?
Carmen Martinez: Ayrıca broşürünü ölü bir oğlanın sırt çantasından çıktığını düşünürsek, şüpheli olmasından bahsetmeme gerek bile yok herhalde. Üstelik çocuk okla vurulmuş.
SILVERee: Ölü bir çocuk mu? Ne kadar sapıkça!
SILVERee: Fakay yine de söyleyeyim, bunun benimle bir ilgisi yok.
Carmen Martinez: Peki ya kolundaki o SOMBRA kol bandına ne demeli? Kore'deyken onları tanımadığını söylemiştin!
SILVERee: Yine mi şu mesele! Size sanatçı olduğumu söyledim, sponsorlarımı tanımak zorunda değilim!
SILVERee: Hey neyse, seninle sohbet hoştu <Rütbe> <İsim>. Fakat Av beklemez!
Carmen Martinez: SOMBRA'nın çocukların beyinlerini yıkamak için senin "şarkılarını" kullandığını zaten biliyoruz SILVERee. Eğer Hiroşi'nin ölümüyle bir ilgin varsa, yakında kendine yeni bir kelepçe modellemeye başlarsın, ona göre!

Tekrar merkezde...
Carmen Martinez: <İsim>, Kyuşu'ya Tokyo'da elimizden kaçan Sanjay'i bulmaya geldik...
Carmen Martinez: Fakat onun yerine Çieko'nun uzun süredir kayıp kardeşi Hiroşi'yi bulduk... ama ölü olarak!
Carmen Martinez: Çieko halen şokta. Kızı karakolda tutuyoruz ama kardeşinin katilini yakalayana kadar güvende olmayacak!
Carmen Martinez: Şu simli kasıntı SILVERee'nin de pek yardımı dokunmuyor. Buraya turneye geldiğini iddia ediyor ama SOMBRA'nın beyin yıkama komplosuna bulaştığından eminiz!
Carmen Martinez: Bir saniye, telefonum çalıyor!
Carmen Martinez: Buyrun ben Carmen. Siz kimsiniz?
Sanjay Korrapati: <Rütbe> <İsim>! Yardım et! Diğer çocuklar beni avlıyor!
Carmen Martinez: Sanjay! Neredesin?!

2. Bölüm

Carmen Martinez: <İsim>, Kyuşu'ya Tokyo'da elimizden kaçan Sanjay'i bulmaya geldik...
Carmen Martinez: Fakat onun yerine Çieko'nun uzun süredir kayıp kardeşi Hiroşi'yi bulduk... ama ölü olarak!
Carmen Martinez: Çieko halen şokta. Kızı karakolda tutuyoruz ama kardeşinin katilini yakalayana kadar güvende olmayacak!
Carmen Martinez: Şu simli kasıntı SILVERee'nin de pek yardımı dokunmuyor. Buraya turneye geldiğini iddia ediyor ama SOMBRA'nın beyin yıkama komplosuna bulaştığından eminiz!
Carmen Martinez: Bir saniye, telefonum çalıyor!
Carmen Martinez: Buyrun ben Carmen. Siz kimsiniz?
Sanjay Korrapati: <Rütbe> <İsim>! Yardım et! Diğer çocuklar beni avlıyor!
Carmen Martinez: Sanjay! Neredesin?!
Sanjay Korrapati: Terk edilmiş bir sınıfta saklanıyorum! Çabuk gelin!
Carmen Martinez: Duydun mu <İsim>? Sanjay'in başı belada!
Carmen Martinez: İş işten geçmeden Elliot'tan arama noktasını tespit edip şu terk edilmiş sınıfı bulmasını isteyelim hemen!

İncele: Terk Edilmiş Sınıf.
Carmen Martinez: Sanjay! Buradasın demek! İyi misin?
Sanjay Korrapati: Peşimdeler! Bana yardım et <Rütbe> <İsim>!
Carmen Martinez: Tamam Sanjay. Buradayız. Seni kimin avladığını söyle bize.
Sanjay Korrapati: Herkes! SOMBRA beni ve diğer tüm çocukları bir araya topladı ve sadece bir kişi kalıncaya kadar birbirimizi öldürmemizi istedi!
Carmen Martinez: SOMBRA sizden birbirinizi öldürmenizi mi istedi?
Carmen Martinez: Anlamıyorum! SOMBRA neden çocuklardan birbirlerini öldürmelerini ister ki?
Sanjay Korrapati: Zayıflar ölür <Rütbe> <İsim>! SOMBRA zayıflara acımaz!
Carmen Martinez: Zayıflar ölür mü? Zaten bir çocuğun cesedini bulduk! Hiroşi'de bu ava katıldı mı Sanjay?
Sanjay Korrapati: Hiroşi öldü mü? Olamaz! Saklanmalıyım!
Carmen Martinez: Saklanmana gerek yok Sanjay, artık güvendesin. Ayrıca neler olduğunu anlamamız için yardımına ihtiyacımız var! İki dakika sonra tekrar konuşuruz, tamam mı?
Carmen Martinez: Eğer SOMBRA çocukları birbirlerini öldürmeye zorluyorsa, Hiroşi'nin öldürülmesi buz dağının sadece görünen kısmı olabilir! Acil yanıt bulmak zorundayız <İsim>! Şu sandığı açabilir misin?
Carmen Martinez: Şu boyalı şey bir oyuncak bebek mi? Üzerinde bir şey yazılı. Bakalım bundan neler çıkacak!
Carmen Martinez: Daha fazla çocuğa zarar gelmeden Hiroşi'nin katiline dair bir ipucu bulmalıyız <İsim>!

Sanjay'e cinayetle ilgili ne bildiğini sor.
Sanjay Korrapati: <Rütbe> <İsim>! Çok korkuyorum!
Carmen Martinez: Artık geçti Sanjay. <Rütbe> <İsim> ile ben varken güvendesin.
Carmen Martinez: De bize bu işe nasıl bulaştığını bir anlatsan. Sana SOMBRA'nın tehlikeli olduğunu söylemiştik!
Sanjay Korrapati: Başta eğlenceliydi... Diğer çocuklarla birlikte tırt K-Pop videoları izliyorduk.
Sanjay Korrapati: Tehlikeli görünmüyordu <Rütbe> <İsim>! Sadece bize güçlü olmayı öğretiyorlardı...
Sanjay Korrapati: Sonra bir baktım elimize silahlar ve kol bandı vermişler ve birbirimizi öldürmemizi istiyorlar! Sadece tek bir çocuk hayatta kalabilirmiş!
Carmen Martinez: Dehşete düşmüş olmalısın Sanjay. Peki ya Hiroşi? O da bu avın içinde miydi?
Sanjay Korrapati: Hiroşi bizim ekipteydi ama başına ne geldi bilmiyorum. Av başlar başlamaz kaçıp sınıfa saklandım!
Carmen Martinez: Artık güvendesin Sanjay. Seni karakola götüreceğiz. Çieko'da orada...
Sanjay Korrapati: Çieko sizinle mi?
Carmen Martinez: Evet. Seni bulmamıza...
Sanjay Korrapati: Derhal toz olmalıyım!
Carmen Martinez: Dur! Sanjay! Geri gel!
Carmen Martinez: Nereye gitti <İsim>? Artık ona nasıl yardım edeceğiz?

İncele: Kilitli Sandık.
Carmen Martinez: Açtığın o sandık silahlarla mı doluymuş?
Carmen Martinez: Sence bu silahlar çocuklar için miydi?! Bu korkunç!
Carmen Martinez: <İsim>, en iyisi Elliot'a bu sandığın izini sürdürmek! Çocuklara silah verenin kim olduğunu bulmalıyız!

Analiz et: Silah Sandığı.
Carmen Martinez: Elliot, <İsim> ile eski sınıfta bulduğumuz silah sandığı hakkında bize ne söyleyebilirsin?
Elliot Clayton: Sandıktaki teslimat numarası, liman idaresinin kayıtlarıyla örtüşmüyor. İçindekilere bakarsak buna pek şaşırmamak gerek.
Carmen Martinez: Hadi ama Elliot, çocukların hayatı söz konusu burada! İşe yarar bir şeyler ver!
Elliot Clayton: Rıhtımın güvenlik kamerası görüntülerini kontrol ettim ve teslimat kamyonlarının plakalarını okuttum. Bilim bakalım kimin adı çıktı: Ronin Ozava!
Carmen Martinez: Ronin mi? Hani şu Tokyo'daki yakuza? SOMBRA'yla çalıştığını biliyoruz zaten!
Carmen Martinez: Ronin ve yancıları çocukları küçük gangsterler olmaları için eğitiyordu! Şimdi bir de onlara silah verme işine bulaşmış!
Carmen Martinez: Tamam, şu namussuzu bir görelim bakalım!

Ronin Ozava'yı silah sandığı konusunda sorgula.
Carmen Martinez: Bulunması zor bir adamsın Ronin. Ama kimse <Rütbe> <İsim>'den sonsuza dek saklanamaz.
Ronin Ozava: Saklanmıyordum. Kyuşu'ya arbaletimle geyik avlamak için geldim.
Carmen Martinez: Bize martaval okuma Ronin! Silah kaçakçılığı yaptığını biliyoruz! Ayrıca SOMBRA'nın çocuklara birbirlerini öldürttüğünü de! Bize ayrıntıları vermeye ne dersin?
Ronin Ozava: Ben bir iş adamıyım <Rütbe> <İsim>. SOMBRA silah istiyor, ben de veriyorum.
Carmen Martinez: Anan seninle gurur duyuyor olmalıdır. Tsukada Hiroşi adlı bir çocuğun cinayeti hakkında ne biliyorsun?
Ronin Ozava: Ben çocuk öldürmem, sayın müfettişler. Canlıyken daha kârlılar çünkü.
Carmen Martinez: Sen bilirsin! <Rütbe> <İsim> seni yasa dışı ateşli silah dağıtımından tutukluyor!
Ronin Ozava: Dışarıda sıradan bir adamım. İçeride ise kralım. Beni korkutamazsın <Rütbe> <İsim>.

İncele: Boyalı Oyuncak Bebek.
Carmen Martinez: O boyalı oyuncak bebeğin üstünde Japonca bir yazı mı varmış <İsim>? Tamam, hadi bunu Dupont'a çözdürtelim!

Analiz et: Japonca Yazı.
Carmen Martinez: Dupont, <İsim> ile eski sınıfta bulduğumuz şu... şeyden ne çıkardın?
Armand Dupont: Bu bir Daruma bebeği. Harikulade bir Japon geleneğidir. Tarihi taa...
Carmen Martinez: Dupont, nutkuna girmeden önce lütfen çocukların tehlikede olduğunu hatırla. Özet geç yani!
Armand Dupont: Mais bien sûr <İsim>! Daruma bebekleri, bir hedef seçip ona ulaşmak için kullanılır.
Armand Dupont: Başta bebeğin gözleri boş olur. Bir hedef belirlediğin zaman bir gözü, o hedefe ulaştığın zaman da diğer gözü boyarsın. Psikoloji ile batıl inancın müthiş bir karışımı.
Carmen Martinez: Peki bu bebeğe yazı yazan kişi neyi hedeflemiş?
Armand Dupont: Malum kişi, Tsukada Hiroşi'nin cinayetini hedeflemiş ve başarmış da! <İsim>'in ortaya çıkardığı yazının manası bu.
Armand Dupont: Türkçe'ye çevirirsek, metinde "Zayıf Hiroşi'yi öldürdüm" diyor.
Carmen Martinez: Yani Daruma bebeğine o yazıyı yazan kişi ancak ve ancak katil olabilir!
Armand Dupont: Kuşkusuz. Katil şifreli bir ipucu bırakmış, ama yazış tarzından Japonca konuştuğu kanısına varılabilir!
Carmen Martinez: İyi dedin <İsim>, Obaasan ve Çieko'nun Japon olduklarını biliyoruz. Bunu kanıtı profillerine ekleyebiliriz.
Carmen Martinez: Eğer katil Japon gelenekleri hakkında bu kadar bilgiliyse, tapınağa geri dönmemiz gerekir! Orada başka bir ipucu bırakmış olabilir!

İncele: Tapınak Köşesi.
Carmen Martinez: <İsim>, görünüşe bakılırsa birisi şu yırtık fotoğrafı yok etmek istemiş! Bence de şuna bir yakından bakalım!
Carmen Martinez: Bu bir ninja yıldızı mı? Tapınakta böyle bir şeyin bulunması pek garip! Doğru, bunun sahibi her kimse, SOMBRA'nın "çocuk avına" bulaşmış olabilir!
Carmen Martinez: Ninja yıldızının üstündeki şu parlak kalıntı da ne peki? Hadi şunu süpürelim!

İncele: Yırtık Fotoğraf.
Carmen Martinez: <İsim>, neden bu çocukların yüzleri çarpılanmış? Kanım dondu resmen!
Carmen Martinez: Haklısın, bu eski bir okul fotoğrafı... Muhtemelen de onlarca yıl öncesine ait.
Carmen Martinez: Şurada yüzü çarpılanmamış bir kız var! Bu gizemin anahtarı o olabilir. Bakalım veri tabanı, kızın bugün neye benzediğini gösterecek mi!

İncele: Fotoğraftaki Bilinmeyen Kız.
Carmen Martinez: O eski sınıf fotoğrafındaki küçük kız Obaasan mıymış?
Carmen Martinez: Yani bu, diğer çocukların yüzlerini çarpılayanın Obaasan olduğu anlamına mı geliyor? İyi de niye? Bu çocuklar onun sınıf arkadaşları olmalı!
Carmen Martinez: Doğru dedin, Obaasan çocuklar için gönüllü çalışan biri için, çocuk görünümlü şeyleri bozmakla fazla vakit harcıyor.
Carmen Martinez: Pekala <İsim>, Obaasan ile bunun hakkında mutlaka konuşmalıyız!

Obaasan'a eski sınıf fotoğrafını sor.
Carmen Martinez: Obaasan, çocukları bu kadar seviyorsan neden eski sınıf arkadaşlarının bu fotoğrafına zarar verdin?
Obaasan: Bu fotoğraf bana üzücü anıları hatırlatıyor <Rütbe> <İsim>. Yıllar geçtikçe sınıf arkadaşlarım birer birer vefat etti, ben de yüzlerini çarpıladım.
Carmen Martinez: Doslarının ölümünü belgelemek için biraz acımasızca bir yöntem!
Obaasan: Bence de. Savaştan önceki acımasız günlerdi. Tabancalar ve arbaletlerle askeri talimler yapardık.
Obaasan: Zor zamanlarda insan böyle şeyleri mecburen öğreniyor <Rütbe> <İsim>. Zayıflar ölür.
Carmen Martinez: Zayıflar ölür mü? Bu SOMBRA'nın sloganı! Bize Hiroşi'nin ölümü hakkında söylemediğin bir şey mi var yoksa?
Obaasan: Neden bahsettiğinizi bilmiyorum! Bırakın da yapbozumu huzur içinde bitireyim!
Carmen Martinez: Öyle olsun Obaasan. Yardımın olsa da olmasa da <Rütbe> <İsim> bu cinayeti çözecek. Ve eğer suçlu çıkarsan, bir sonraki yapbozunu hapiste tamamlarsın!

İncele: Ninja Yıldızı.
Carmen Martinez: Fırlatma yıldızındaki o şey neymiş <İsim>?
Carmen Martinez: Parlak bir şeye benziyor. Tuhaf. Bence de, en iyisi bu örneği laboratuvara göndermek!

Analiz et: Parlak Toz.
Lars Douglas: <İsim>, sana bir iyi bir de kötü haberim var.
Carmen Martinez: Şu an iyi bir haber hiç fena olmaz Lars.
Lars Douglas: İyi haber şöyle, <İsim>'in bulduğu ninja yıldızının üstündeki madde sahne simiymiş!
Carmen Martinez: Sim mi? Hani şu moda aksesuarı olan?!
Lars Douglas: Evet! Sim yapımında kullanılan müthiş kopolimerler var. Bu sim titanyum dioksitle yapılmış, bu da Kore malı olduğu anlamına geliyor.
Carmen Martinez: Kore mi dedin? Bir bakalım... Etrafımızda Kore simiyle kaplı, ninja yıldızı ile gezinen kim var?
Carmen Martinez: Aynen <İsim>! Bu olsa olsa SILVERee'dir!
Carmen Martinez: Artık bu ninja yıldızı sadece klip dekoruymuş gibi davranamaz!
Lars Douglas: Kötü haber ise <İsim>, kızların örneği bulmuş olmaları.
April&May Douglas: <İsim>, bak! Biz peri olduk!
Lars Douglas: Daha önce hiç sim temizlemek zorunda kaldın mı <İsim>? Parlak bir uçuk gibi! Aylarca mikroskobumda kalacak!
Carmen Martinez: <İsim> ile yakalamamız gerek bir katil var Lars. Sim sorunun bekleyebilir.
Carmen Martinez: SILVERee'yle şu simli ninja yıldızı hakkında konuşalım <İsim>!

SILVERee'ye ninja yıldızını sor.
Carmen Martinez: SILVERee, bu ninja yıldızının sana ait olduğunu biliyoruz. Bununla tam olarak ne yapıyordun?
SILVERee: Bu sadece programımın bir dekoru <Rütbe> <İsim>. Tıpkı Japonca öğrenmem ve arbaletle ok atma pratiği yapmam gibi.
Carmen Martinez: Kes yalan atmayı! Kolunda SOMBRA kol bandı var ve şimdi de ninja yıldızı taşıdığın ortaya çıkıyor! Şunu kabul et: SOMBRA'nın avının bir parçasısın!
SILVERee: Bu sadece şov amaçlı! SOMBRA'nın malzemecileri bu ninja yıldızıyla çocukları katletmemi, ya da her neyse işte, onu yapmamı istediler. Bende vay be, dans hareketlerime çok iyi gider dedim!
Carmen Martinez: Gözünü seveyim bize gerçekte bu kadar ahmak olmadığını söyle!
Carmen Martinez: SILVERee, bu av gerçek! Çocuklar ölüyor!
SILVERee: Ne demek çocuklar ölüyor?
SILVERee: Ben kimseyi öldüremem! Ben vejeteryanım!
Carmen Martinez: Ya harika bir oyuncusun ya da tam bir maldeyneğisin SILVERee. Her halükarda <Rütbe> <İsim> bu vakayı çözene kadar gözaltındasın!

Daha sonra merkezde...
Carmen Martinez: <İsim>, ciddi bir krizin ortasındayız! SOMBRA bir çeşit av adı altında çocuklara birbirlerini öldürdüyor ama bunun nedenine dair en ufak bir fikrimiz bile yok!
Carmen Martinez: Kusura bakma <İsim>... Hiroşi'nin katili hala serbestken diğer çocukların tehlikede olmaları canımı sıkıyor!
Carmen Martinez: Ayrıca bu yüzden Sanjay adına özellikle endişeleniyorum... Bizi yardıma çağırıp yine bizden kaçtı! Ya onu...
June Douglas: <İsim>! <İsim>! Bizimle bir oyun oynar mısın?
Carmen Martinez: Şimdi olmaz June. İşimiz var.
June Douglas: Ama Çieko bana arbalet kullanmayı öğretti!
Carmen Martinez: NE? June! Derhal indir onu!
June Douglas: Ama çok kolay <İsim>. Bak, April'in başının üstünde bir elma var ve ben de onu vuracağım!
April Douglas: Hedef benim!
June Douglas: Şimdi tetiği çekiyorum ve...
*PİYUUUV!*

3. Bölüm

Carmen Martinez: <İsim>, ciddi bir krizin ortasındayız! SOMBRA bir çeşit av adı altında çocuklara birbirlerini öldürdüyor ama bunun nedenine dair en ufak bir fikrimiz bile yok!
Carmen Martinez: Bu arada Hiroşi'nin katili hala serbest ve...
June Douglas: <İsim>! Bak! Çieko bize arbalet kullanmayı öğretti!
Carmen Martinez: NE? June! Derhal indir onu!
June Douglas: Ama çok kolay <İsim>. Bak, April'in başının üstünde bir elma var ve ben de onu vuracağım!
April Douglas: Hedef benim!
June Douglas: Şimdi tetiği çekiyorum ve...
*PİYUUUV!*
Jonah Karam: Endişelenme <İsim>! Yakaladım!
June Douglas: Hayıııır! Mükemmel atışımı mahvettin Jonah!
Carmen Martinez: June! Eğer Jonah burada olmasaydı kardeşine zarar verebilirdin!
April Douglas: Sadece oyun oynuyorduk! Çieko bunun zararı olmaz demişti!
Carmen Martinez: Bu olanlara inanamıyorum <İsim>! Kızların aklından ne geçiyor?
Carmen Martinez: Doğru dedin <İsim>, June bunun Çieko'nun fikri olduğunu söyledi! Şu kızla iki çift laf etsek iyi olacak!

-Birkaç dakika sonra...-
Carmen Martinez: Çieko, üçüzlere oynamaları için arbalet vermek de nereden çıktı? June az kalsın kardeşini vuruyordu!
Tsukada Çieko: Ben... biz sadece oynuyorduk <Rütbe> <İsim>... O şeyin bu kadar tehlikeli olduğunu bilmiyordum ve...
Carmen Martinez: Bir arbaletin altı yaşındaki çocukların elinde tehlikeli olacağını bilmiyordun, öyle mi?
Angela Douglas: Bal gibi de biliyordu! <İsim>, bu kız BENİM çocuklarımı öldürmeye çalışıyordu!!!
Carmen Martinez: Angela? Tamam, sinirlerinin bozuk olduğunu anlıyorum da biraz sakin olmayı dene...
Tsukada Çieko: Ben kimseye zarar vermek istemedim <Rütbe> <İsim>!
Tsukada Çieko: Ama belli ki burada istenmiyorum! Dışarıda ölüp gitsem sanki umurunuzda mı olacak? Ben yetimin tekiyim, özleyenim olmaz!
*ÇAAT!*
Carmen Martinez: Çieko, dur!
Angela Douglas: Sen sormadan söyleyeyim Carmen, özür falan bekleme benden! Kızlarıma zarar vermemeliydi!
Carmen Martinez: İyi de Çieko'yu korkutup kaçırmanın ne lüzumu vardı?! Sorumsuz davranmış olabilir, ama o da bir çocuk ve korumamıza ihtiyacı var!
Carmen Martinez: Doğru dedin <İsim>. Çieko muhtemelen kardeşinin öldürüldüğü tapınak bahçesine kaçtı. Hadi onu bulalım!

İncele: Bahçe Köprüsü.
Carmen Martinez: Çieko'yu hiçbir yerde göremiyorum <İsim>... ama gördüğüm üzere kayıp bir telefon bulmuşsun. Umarım bir ipucudur! Hadi şifresini kıralım!
Carmen Martinez: Şu SOMBRA kol bandı tam da korktuğumuz şeydi! Ya "av" da bir çocuğun daha canı yanmışsa? Kol bandındaki lekeden bir örnek alalım!
Carmen Martinez: Bir de pala bulmuşsun! Bıçağının üstüne bir şey kazınmış gibi... Umarım öldürülen başka bir çocuğun adı değildir!
Carmen Martinez: <İsim>, Hiroşi için çok geç olabilir, ama Çieko için henüz geç değil! Katili yakalayıp bu rezil çocuk avına son verelim!

İncele: SOMBRA Kol Bandı.
Carmen Martinez: O SOMBRA kol bandından deri hücreleri topladın <İsim>! Hadi bunları ışık hızıyla Lars'a götürelim!

Analiz et: Deri Hücreleri.
Lars Douglas: June'un April'e ok attığına inanamıyorum <İsim>! Hep Angela'nın evham yaptığını düşünürdüm, meğersem onu dinlemeliymişim!
Lars Douglas: Ayrıca getirdiğin SOMBRA kol bandındaki deri hücrelerine bakınca kafamı daha çok taşlara vurasım geliyor! Bunun olacağını tahmin etmeliydim!
Carmen Martinez: NEYİ tahmin etmeliydin Lars? Söyle hadi, zaman aleyhimize işliyor!
Lars Douglas: <İsim>, deri hücreleri Çieko'nun DNA'sıyla eşleşti! Bu kol bandını takan oymuş!
Carmen Martinez: NE?! Lars, bize Çieko'nun başından beridir SOMBRA'nın "avının" bir parçası olduğunu mu söylüyorsun sen şimdi?
Carmen Martinez: Ama o zaman... Ya kardeşinin cesedine tesadüfen rast gelmediyse? Ya onu öldüren Çieko'ysa? Sonra da kendini korumak için bize koşup masum numarası yaptıysa?!
Lars Douglas: Eğer Çieko'nun da SOMBRA tarafından beyni yıkanmışsa, bu onun neden kızlara oynamaları için arbalet vermenin iyi bir fikir olduğunu sandığını açıklar! Tüylerim diken diken oluyor!
Carmen Martinez: Sanjay'in, Çieko'nun yanımızda olduğunu söylediğimizde kaçmasının nedeni şimdi anlaşıldı! Haklısın <İsim>, o kızın yanıtlaması gereken çok soru var! Onu bulmamız gerek!

Çieko'yu sahip olduğu SOMBRA kol bandı konusunda sorgula.
Carmen Martinez: Şu aciz çocuk ayaklarını bırak artık Çieko. SOMBRA'nın avının içinde olduğunu biliyoruz. Bize gerçeği söyle; kardeşini sen mi öldürdün?
Tsukada Çieko: Sana asla yalan söylemedim <Rütbe> <İsim>! Tek istediğim şey Hiroşi'yi bulup eve götürmekti!
Tsukada Çieko Martinez: Ve kaderin cilvesine bak ki onu bulmamda bana SEN yardım ettin <Rütbe> <İsim>! "SOMBRA" adını ilk senden duydum!
Tsukada Çieko: Yapbozlarda iyiyimdir, ama sen olmasan bu işi çözemezdim. Sen beni her sorguladığında SOMBRA hakkında daha fazla bilgi edindim, bu da beni Hiroşi'ye daha fazla yaklaştırdı!
Tsukada Çieko: "Avdan" haberdar olduğumda onlara katılmayı denedim ama yaşımın büyük olduğunu söylediler. Neyse ki arlabet kullanmada iyiyimdir, bir de kol bandı çaldım. Onları yenebileceğimi biliyordum!
Carmen Martinez: SOMBRA'yı kurnazlıkla yenebileceğini mi sandın? Doğrudan bize gelmen gerekirdi! Ama sen ne yaptın? Bize yalan söyledin ve üçüzlerin hayatını tehlikeye attın! Bize Hiroşi'nin cinayeti konusunda yalan söylemediğine nasıl inanalım şimdi?
Tsukada Çieko: Beni koruyacağına söz vermiştin <Rütbe> <İsim>! Ama Hiroşi'yi koruyamadın! Zayıflar ölür, güçlülerin ise hayatta kalmak için savaşmaları gerekir!
Carmen Martinez: Çieko, senin için savaş bitti artık. Bizimle geliyorsun. Üstelik bu sefer koruma altında değilsin. Göz altındasın!

İncele: Kilitli Telefon.
Carmen Martinez: <İsim>, kilidini açtığın o telefon Ronin'e aitmiş! Gönderdiği mesaja baksana! Diyor ki "Tüm çocuklar elimde, av başlayabilir"!
Carmen Martinez: Doğru, demek Ronin av için sırf silah tedarik etmekle kalmıyormuş! Çocukları da o tedarik ediyormuş!
Carmen Martinez: <İsim>, karakola gidip Ronin'i konuşturmalıyız!

Ronin'i çocuk avıyla olan ilişkisi konusunda sorgula.
Carmen Martinez: Ronin, çocuk avını başından beridir biliyordun! SOMBRA'nın hastalıklı oyununa uygun çocuk bulmak, onların "Kafa Avcısı" olarak sadece başka bir görev miydi?
Ronin Ozava: <Rütbe> <İsim>, sana daha önce de söyledim: SOMBRA bana ödediğinin karşılığını aldı. Ha silah, ha çocuklar, ikisi de benim için aynı.
Carmen Martinez: Biz burada konuşurken dışarıda çocuklar ölüyor! Bu senin için sırf işten mi ibaret? Yakuza olduğunu biliyordum da, en azından biraz bütünlük göstermeni beklerdim!
Ronin Ozava: Bütünlük mü? SOMBRA bana ne ödüyorsa onu yapıyorum... Sonra da rahatlamak için yapboz çözüyorum. Bu da benim bir iş günüm.
Carmen Martinez: Madem senin için her şey aynı, o zaman neden bize yardım etmiyorsun? Bize Hiroşi'yi öldüreni ver! Avın arkasında kimin olduğunu söyle, en azından bir ihtimal cezan hafifler.
Ronin Ozava: Bu oldukça çelişkili oldu <Rütbe> <İsim>. Bir yandan bütünlüğümü sorgulayıp, bir yandan da iş ortaklarımı gammazlamamı mı bekliyorsun? Buna Japonca'da "uragirimono", yani hain derler!
Carmen Martinez: Cinayet işleyen insanlara da mahkemede "suçlu" derler! Hapishane hücrene alışsan iyi edersin Ronin, çünkü uzun bir süre orada kalacaksın!

İncele: Pala.
Carmen Martinez: <İsim>, palada ki ortaya çıkardığın yazıda "Kesavan için intikam" yazılı. Kesavan kim?
Carmen Martinez: Hey, doğru! Kesevan Sajnay'in Tibet'teyken ölen filinin adıydı!
Carmen Martinez: Kesavan öldükten sonra Sanjay'in bir daha ondan hiç bahsetmemesi bana hep tuhaf gelmişti...
Carmen Martinez: Dur bir dakika... Sanjay bize "av" başlar başlamaz kaçtığını söylememiş miydi? Silahı olduğunu hiç söylememişti!
Carmen Martinez: <İsim>, ya SOMBRA'nın beyin yıkama seansları, Sanjay'in kısa hayatında yaşadığı tüm öfke ve adaletsizliği ortaya çıkardıysa? Sence birine zarar vermiş olabilir mi?
Carmen Martinez: Doğru, palası burada olduğuna göre Sanjay'de fazla uzakta olamaz! Hadi onu bulalım!

Sanjay'e palasını sor.
Carmen Martinez: Sanjay! Demek buradasın!
Carmen Martinez: <Rütbe> <İsim> palanı buldu. Bize av başladığı sırada sınıfta saklandığını söylemiştin... Doğru söylüyorsun, değil mi? Yani başka bir çocuğun canını yakmazsın...
Sanjay Korrapati: Elbette yakarım! Yanıma yaklaşanı gebertirim! Karanlıkta saklanmaktan bıktım artık! Zayıf olmaktan gına geldi!
Carmen Martinez: Sanjay! Kendinde değilsin! Seni çıkarlarına alet ediyorlar, beynin yıkanmış olmasa bunları söylemezdin!
Sanjay Korrapati: Hayır, sadece dersimi aldım o kadar! Hindistan'da hayatta kaldım çünkü diğer sokak çocuklarından daha zekiydim! Daha komiktim! Daha iyi özçekim çubukları sattım! Hayatta kaldım çünkü zayıf değildim!
Sanjay Korrapati: Bu av da aynı şey, kazanmak için sadece diğer çocuklardan daha iyi olmam gerekiyor! Kesavan'da bunu isterdi!
Carmen Martinez: Kazanmak mı?! Bu avın kazananı yok Sanjay, hepiniz tehlikedesiniz!
Sanjay Korrapati: Yapboz yarışmasını kazandım bile! Avı da kazanabilirim! Tehlike beni korkutamaz! Kendi parmağımı kestim ve ağlamadım!
Carmen Martinez: Bu kadar yeter Sanjay! Öfkenin nerede bitip SOMBRA'nın beyin yıkama etkilerinin nerede başladığı anlaşılmıyor... Ama <Rütbe> <İsim> bu vakayı kapatana kadar bizimle karakola geliyorsun!

Daha sonra ofiste...
Carmen Martinez: <İsim>, bu vaka gittikçe kötüye gidiyor! Çieko kardeşini kurtarmak için ava sızdığını öne sürüyor... Ama ya başından beridir SOMBRA'ya çalışıyordu ise?
Carmen Martinez: Sanjay başta avın bir parçası olmak istemediğini söylemiş ve sağduyulu bir biçimde saklanmıştı... Ama Kesavan'ın anısı bastırılmış öfkesini su yüzüne çıkardı...
Carmen Martinez: Bu çocuklardan birinin Hiroşi'yi öldürmüş olabileceğini düşünmek bile istemiyorum ama kanıtlara bakarsak da bunu göz ardı edemeyiz. Bu "ava" kurban giden başka çocuk bulmamamız ise küçük bir mucize!
Carmen Martinez: <İsim>, bu av iyice zıvanadan çıkmadan bir patlama yapmalıyız!
Carmen Martinez: Sınıfa dönelim mi diyorsun? Tamam, Sanjay orada saklandığına göre eminim keşfedilmeyi bekleyen başka sırlar da vardır! Hadi gidelim!

İncele: Devrilmiş Sıralar.
Carmen Martinez: Zaman daralıyor <İsim>! Katille ilgili bir şeyler buldum de bana!
Carmen Martinez: Şu tahta parçalar garip duruyor. Sanki biri bir şeyi parçalamış gibi!
Carmen Martinez: Ayrıca bu yepyeni bir okul malzemesi kutusu da tozlu bir sınıfta fazla göze batıyor. Sence biri buraya bir şey saklamış olabilir mi? Hadi bir bakalım!

İncele: Kırık Parçalar.
Carmen Martinez: Arbalet mi? Parçalar halinde? Ta burada üstelik? <İsim>, galiba cinayet silahını bulduk!
Carmen Martinez: Emin olmak için bu arbaleti Jonah'a göndermeliyiz, ama artık katile epey yaklaşmış olmalıyız!

Analiz et: Arbalet.
Jonah Karam: <İsim>, bu arbalet oldukça eski, iyi korunmuş ve cinayet silahıyla birebir örtüşüyor!
Carmen Martinez: Senden tüketici yorumu istemiyoruz Jonah, tetiği çekeni istiyoruz. Bize katil hakkında ne verebilirsin?
Jonah Karam: Korkarım ki pek bir şey veremiyorum. Balistik, bu tarz bir silahın atıcısı hakkında fazla bilgi veremez.
Carmen Martinez: Dışarıda birbirini öldürmeye çalışan çocuklar var Jonah. Devam edebilmemiz için daha fazla şey vermen gerek!
Lars Douglas: Endişelenme <İsim>! Ben de bunun için buradayım! Balistik bizi yüzüstü bırakmış olabilir, ama adli tıp bizden yana!
Lars Douglas: Sana şahane bir haberim var <İsim>. Arbaletin ateş mekanizmasına mavi iplikler takılmış.
Carmen Martinez: Eğer oraya takılmışsa o mavi iplikler katilden gelmiş olmalı!
Carmen Martinez: Yani katil mavi giyiyor! Vakayı kırmaya çok yaklaştık <İsim>!
Jonah Karam: Adli tıp raporu için sağ ol Lars. BU arbaleti kızlarından uzak tutacağımdan emin olabilirsin.

İncele: Okul Malzemeleri.
Carmen Martinez: O kutunun içinde bir adet asker künyesi mi buldun? Buraya kendi kendine gelmiş olamaz herhalde...
Carmen Martinez: Haklısın <İsim>! Bu askeri künye Hiroşi'nin! Katil bunu buraya saklamaya çalışmış olmalı!
Carmen Martinez: Hadi bu asker künyesini hemen Lars'a götürelim!

Analiz et: Asker Künyesi.
Carmen Martinez: Gözünü seveyim kurbanın askeri künyesinde işe yarar bir şey buldum de Lars.
Lars Douglas: Üzgünüm <İsim> fakat bununla pek bir şey yapamadım. Künye termemiz edilmiş.
Carmen Martinez: Şaka yapıyorsun! Dışarıda bir çocuk katili var ve sen bize bir şey veremiyor musun?
Lars Douglas: Tehlikenin farkındayım. Hatırlasanız ben de babayım.
Lars Douglas: Künyenin üstünde bir miktar DNA kalıntısı vardı, ama kapsamlı bir test yapacak kadar yeterli değildi.
Lars Douglas: Lakin ilginç bir şey buldum! İzlerden bazıları bir erkeğe, bazıları da bir kadına aitti. Eğer erkek olan örnek Hiroşi'nin ise...
Carmen Martinez: Evet <İsim>! Kadın olan örnek de katilindir!
Lars Douglas: Aynen. DNA, katilin kadın olduğu sonucunu destekliyor. Bu katili yakalamalısın <İsim>!

Carmen Martinez: İşte bu <İsim>. Tüm kanıtlar elimizde olduğuna göre artık katili tutuklayabilirsin!

Katili Tutukla.
Carmen Martinez: Obaasan! Bunu dediğime inanamıyorum ama Tsukada Hiroşi'yi öldürmekten tutuklusun.
Obaasan: Neden bahsettiğine dair hiçbir fikrim yok <Rütbe> <İsim>!
Carmen Martinez: <Rütbe> <İsim> sınıf arkadaşlarının o fotoğrafını bulduğunda anlamalıydık zaten. Onları da mı öldürdün? Bu yüzden mi yüzlerini çarpıladın?
Obaasan: Ben kimseye zarar vermedim, hele ki küçük Hiroşi'ye asla! Lütfen <Rütbe> <İsim>. Bir yanlışın var!
Carmen Martinez: O çocuklara nineleriymiş gibi davrandın! Sonra'da SOMBRA'nın "zayıflar ölür" mantrasıyla beyinlerini yıkadın! Bunu nasıl yapabildin?
Obaasan: Gidecek yerleri olmayan yetim yavrucaklardı hepsi! Onlara baktım! Yaşamlarına bir anlam kattım! Katkı sağlayıp faydalı olacaklardı! Tıpkı savaştan önce benim yaptığım gibi!
Obaasan: Günümüzde onurun ve sadakatin değerini bir tek yakuzalar biliyor! SOMBRA bu çocuklara hayal edebilecekleri en iyi geleceği sağlıyor <Rütbe> <İsim>!
Carmen Martinez: Onur mu? Gelecek mi? Yeterince güçlü olmadığını düşündüğün çocukları öldürdün! Daruma bebeğinin üstüne de bu yüzden "Zayıf Hiroşi'yi öldürdüm" yazdın!
Obaasan: SOMBRA'da zayıflara yer yoktur. Hiroşi SOMBRA'nın avına katılmak istememişti. Zayıflık gösterdi.
Carmen Martinez: Sen de onu vurdun öyle mi? Hiroşi daha çocuktu!
Carmen Martinez: SOMBRA bunu neden yapıyor Obaasan? SOMBRA neden çocukların beyinlerini yıkıyor? Sırf onları öldürmek için olamaz!
Obaasan: Ağzımdan tek kelime dahi alamazsın <Rütbe> <İsim>. SOMBRA beni bu operasyonun başına baskı altında çözüleyim diye getirmedi.
Carmen Martinez: Hiroşi zayıftı diyorsun, lakin sana kafa tuttu; kayıp ve yapayalnız bir çocuk... Sense gittin ve onu sırtından vurdun? Asıl zayıf kim acaba burada? Artık bunu hapiste düşünürsün.

Nigel Adaku: Obaasan, Tsukada Hiroşi'yi öldürmek, Asya'nın dört bir yanından çocukları kaçırmak ve onların beyinlerini yıkamakla suçlanıyorsun. Savunman nedir?
Obaasan: Yargınızın bana hükmü geçmez. Ben SOMBRA mensubuyum. Savunma yapmam.
Nigel Adaku: İtiraf etmeliyim ki "Obaasan", mahkeme için tam bir muammasın. Elimizde ne bir doğum kaydı, ne de kayıtlı bir adres var. Gerçek adını bile bilmiyoruz.
Nigel Adaku: Lakin belli ki SOMBRA'da kıdemlisin. Bu yüzden mahkeme sana SOMBRA faaliyetleri hakkında bilgi karşılığında cezanı hafifletmeyi öneriyor.
Obaasan: Güçlüler anlaşma yapmaz. Teklifinizi reddediyorum.
Nigel Adaku: Benim de başka seçeneğim kalmadı. Mahkeme seni müebbet hapisle cezalandırıyor!
Obaasan: Bilgi almak için işkence yapmanız daha akıllıca olurdu. Ama onun yerine beni besleyip giydirecek ve yaşlanmama olanak sağlayacaksınız. Zaferiniz bile zayıf.

Carmen Martinez: <İsim>, halen Obaasan'ın sırf birbirerini öldürtmek için Asya'nın dört bir yanından yetimleri toplamış olduğuna inanamıyorum!
Carmen Martinez: Çocukların beyinlerini yıkarayak onları SOMBRA'nın "Zayıflar ölür, güçlüler yaşar" denen hastalıklı mantrasına inandırdı... ve bize bunun nedenini söylemiyor!
Carmen Martinez: Haklısın <İsim>, Obaasan'ın yakalanmasıyla bitecek bir savaş değil bu. Dışarıda halen tehlikede olan çocuklar var. Gidip Şef'e danışalım!

Kaybedilen Masumiyet 6

Şef Ripley: <Rütbe> <İsim>, Obaasan'ı parmaklıklar ardına gönderdin ama çocuklar için kabus henüz bitmedi.
Şef Ripley: Obaasan'ı tutuklayarak SOMBRA'nın çocuk beyni yıkama operasyonuna son vermede önemli bir aşama kaydettin. Ama dışarıda halen tehlikede olan çocuklar var.
Şef Ripley: Bölge emniyeti birbirini avlamaya çalışan çocukların yerlerini tespit etmeye çalışıyor. Dua edelim de Hiroşi SOMBRA'nın avının tek kurbanı olarak kalsın.
Marina Romanova: Bu konuda biraz umut verebilirim <İsim>. Çocuklar beyin yıkamaya çok uzun süre maruz kalmadılar. Polis onları kurtarabilirse etkisi fazla uzun sürmez.
Marina Romanova: Psikolojik tramvanın üstesinden gelmeleri daha uzun sürer. Korkarım ki Sanjay, Çieko ve SILVERee henüz koruma gözaltısından çıkmaya hazır değiller.
Şef Ripley: <İsim>'in bu çocuklar için yapabileceği bir şey var mı peki Marina?
SILVERee: <Rütbe> <İsim>, böldüğüm için kusura bakma... SOMBRA'nın çocuklara yaptığı şeyde benim de payım olduğunu biliyorum. Ama bunu düzeltmenin bir yolu olabilir.
SILVERee: SOMBRA çocukların ailelerini ve arkadaşlarını unutmalarını istiyordu. Yetimleri de işte bu yüzden tercih ettiler çünkü telkine daha yatkınlardı.
SILVERee: Obaasan çocukların bütün yadigarlarına el koymuştu, ama bunlar şimde tapınakta bir yerde olmalı! Lütfen onları bulmana yardım etmeme izin ver <Rütbe> <İsim>!
Şef Ripley: Yardım teklif etmen iyiye işaret SILVERee. Ama akli dengen konusunda endişeliyim. Senin uzman görüşün nedir Marina?
Marina Romanova: Bence harika bir fikir Amirim. Çocuklara mutlu anılarını geri vermek iyileşmelerine yardımcı olur. Hem iyi bir katkıda bulunmak SILVERee'ye de iyi gelir.
Şef Ripley: Anlaştık o zaman. Lakin başka bir durum daha var <İsim>: Ronin seninle konuşmak istiyor. Zannımca bizimle pazarlık yapmak isteyecek.
Şef Ripley: Adımına dikkat et, Ronin çakallık yapacaktır. Ama onu SOMBRA hakkında bilgi sağlamaya ikna etmenin bir yolu olabilir.
Jonah Karam: Seninle geleyim <İsim>! Ronin'den daha çetin gangsterlerin baskı altında çözülüvermelerine çok tanık oldum. Onu konuştururuz!

Ronin'e ne istediğini sor.
Ronin Ozava: <Rütbe> <İsim>, lafı hiç uzatmıyorum. Özgürlüğüm için pazarlık yapmak istiyorum.
Jonah Karam: Hiç şansın yok birader! Sırf yakuza olmaktan epey bir yatacaksın. Üstüne bir de SOMBRA'ya çocuk temin ettiğin için de muhtemelen müebbet yolda.
Ronin Ozava: Peki ya kayıp çocukları bulmanıza yardım edersem? Halen birbirlerini avlamaya çalışıyorlar! Ya onları kurtarmanın bir yolunu biliyorsam?
Jonah Karam: Çocukları kurtarabilir misin?! Dişlerinin dökülmesini istemiyorsan bize nasıl olacağını anlat hemen!
Ronin Ozava: Avdaki bütün çocuklar birer takip cihazı takıyor <Rütbe> <İsim>. Avı durdurmak ve çocukların evlerine sağ sağlim dönmelerini sağlamak için tek ihtiyacın olan şey merkezi komuta birimi.
Ronin Ozava: Kumanda birimi tapınak bahçesinde. Karşılığında bir şey istemiyorum <Rütbe> <İsim>. Sana bir zeytin dalı uzatıyorum.
Jonah Karam: <Rütbe> <İsim> tapınak bahçesini ararken şimdilik hapishanede ayaklarını uzatmakla yetin Ronin!

İncele: Tapınak Bahçesi.
Jonah Karam: <İsim>, bu alet avdaki çocukları takip eden cihaz olabilir! Tabii emin olmak için şifresini kırmak gerekecek!

İncele: Kilitli Cihaz.
Jonah Karam: İletişim cihazının şifresini kırarak iyi iş çıkardın <İsim>! Hadi bunu Elliot'a götürüp bununla çocukları bulabilecek miyiz bakalım!

Analiz et: İletişim Cihazı.
Elliot Clayton: <İsim>, SOMBRA'dan tek celsede apardığım uyduyu hatırladın mı? Hadi adını BOB koyduğum?
Jonah Karam: Geçmiş zaferlerini kutlamanın sırası değil Elliot! Halen dışarıda kurtarmamız gereken ve birbirlerini öldürmek zorunda olduğunu düşünen çocuklar var!
Elliot Clayton: Ben de ondan bahsediyorum <İsim>! SOMBRA iletişim cihazıyla BOB arasında yer uydu bağı kurdum.
Elliot Clayton: Ardından BOB'yi takip cihazını takan çocuklara sinyal göndermeye programladım! Avı iptal ettim ve hayatta kalan çocukları yerel karakola yönlendirdim.
Elliot Clayton: Az önce emniyet müdürü aradı: Yanlarında yirmi civarında çocuk varmış... Yorgunluktan bitap düşmüşler ve bazıları da yaralı, ama hayattalar.
Jonah Karam: Yani çocuklar güvende mi? Bu harika bir haber Elliot!
Jonah Karam: Peki Ronin'i ne yapacağız <İsim>? Çocukları kurtarmamıza yardım etti... ama onu öylece salamayız!
Şef Ripley: <İsim>, Yargıç Büro'ya SOMBRA hakkında bilgi karşılığında Ronin'e cezai indirim uygulama yetkisi verdi. Onunla konuşmaya ben de geleceğim!

Ronin SOMBRA hakkında istihbarat sağlayacak mı öğren.
Şef Ripley: Ronin, çocukları kurtarmamıza yardım ettin. Ama Büro'nun sana muafiyet tanımasını istiyorsan bize daha fazlasını vermelisin.
Ronin Ozava: Büro'nun yakalaması gereken daha büyük bir balık var <Rütbe> <İsim>. Ne de olsa SOMBRA'nın peşindesiniz.
Şef Ripley: Peki sana niye güvenelim Ronin? SOMBRA'nın "Kafa Avcısı" olarak başından beridir onların müttefiğiydin!
Ronin Ozava: SOMBRA'ya yakın olduğum doğrudur. İşte bu yüzden kimsenin veremeyeceği bilgileri size verebilirim. Obaasan SOMBRA'ya ihanet etmez, ama ben en yüksek fiyatı verenle iş yaparım.
Ronin Ozava: Bildiğim şey şu: Terk edilmiş sınıfta SOMBRA'nın gelecek planlarıyla ilgili kayıtlar var. Özgürlüğümün bedeli bu <Rütbe> <İsim>.
Şef Ripley: <Rütbe> <İsim> sınıfı hemen inceleyecek. Ama sana sadece Yargıç teklifte bulunabilir Ronin.
Şef Ripley: Sınıfa gitmeden önce bir şeyler ye <Rütbe> <İsim>! Güce ihtiyacın olacak! Jonah'ı da yanına al!

İncele: Terk Edilmiş Sınıf.
Jonah Karam: Ronin SOMBRA'nın gelecek planlarının bu sınıfta saklı olduğunu söylemişti <İsim>! Hemen bulduğun şu kırık parçaları birleştirelim!

İncele: Kırık Nesne.
Jonah Karam: Birleştirdiğin şey bid DVD'ymiş <İsim>! Üzerinde "Sonraki Aşama" yazıyor!
Jonah Karam: Bu ne demek olursa olsun, BİZİM sonraki aşamamız belli: Bu DVD'yi Elliot'a götürmek! SOMBRA'nın izini yeniden yakalayabiliriz!

Analiz et: DVD.
Elliot Clayton: İyi haber <İsim>, Ronin yalan söylememiş. Sınıfta bulduğun bu DVD gerçekten de SOMBRA tarafından iletişim amaçlı kullanılmış.
Elliot Clayton: Kötü haber ise... Sanırım kayda baksan iyi olacak!

-Kaydın başı...-
???: .....
???: Tebrikler! Eğer bunu izliyorsan SOMBRA'nın avından canlı çıktın demektir!
???: Şimdi bize katılma ve sonraki aşamaya geçme zamanı!
???: Seni burada bekliyoruz! Görüşürüz!

-Kaydın sonu...-
Jonah Karam: Anlamıyorum <İsim>! Kızın bahsettiği şu "sonraki aşama" da neyin nesi? Yani Obaasan'ın avı, başka bir şeyin bir basamağı mıymış?
Elliot Clayton: Ben de öyle düşündüm. Bu yüzden bir şeyler bulmak umuduyla videoyu bir yığın testten geçirdim.
Elliot Clayton: Ne yazık ki kızın kimliğini tespit edemedim ama başka bir şey buldum: Şifrelemedi dijital bir işaretçi, videonun çekildiği yerin Tayland Bangkok olduğunu gösteriyor.
Jonah Karam: Yani SOMBRA'nın "Sonraki Adım"ını ne olduğunu bilmiyoruz ama Bangkok'ta gerçekleştiğini biliyoruz, öyle mi? Haklısın <İsim>, Şef Ripley'e durumu bildirsek iyi olur!

İncele: Şinto Tapınağı.
SILVERee: Çocuklar benim şarkılarımı havalı oldukları için seviyorlardı <Rütbe> <İsim>! Beyinleri yıkandığı için değil! Sence tekrar bir idol olabilir miyim?
SILVERee: Hey, aldığın şu sepet hakkında bir şarkı yazdım bile!
SILVERee: "Kalbim kırık, aklım karışık, ama bir sepet bulduk, işte bu kez başardık..."
SILVERee: Tamam, affedersin <Rütbe> <İsim>...
SILVERee: Bir de pelüş fil bulmuşsun!
SILVERee: Filin üstündeki yazıyı sessiz bir ortamda mı açığa çıkarmak istiyorsun? Sıkıntı değil <Rütbe> <İsim>!

İncele: Pelüş Fil.
SILVERee: O pelüş filin üstünde "Sonsuza dek Kesavan ve Sanjay" yazıyormuş <Rütbe> <İsim>!
SILVERee: Hey, şu Sanjay denen çocuğu hatırlıyorum! Diğer çocuklara Hindistan'ı ve en iyi arkadaşı olan bir fili anlatırdı hep.
SILVERee: Obaasan Sanjay'in Kesavan'ı unutmasını istemişti... Ama kimse arkadaşlarını unutmamalı, öyle değil mi <Rütbe> <İsim>?
SILVERee: SOMBRA'ya yardım etmiş olduğum için çok utanıyorum <Rütbe> <İsim>. Şimdi anlıyorum ki hiç havalı değillermiş! Ama şimdi her şeyi düzeltebilir ve bunu Sanjay'e geri verebilirsin.

Pelüş fili Sanjay'e geri ver.
Sanjay Korrapati: <Rütbe> <İsim>, pelüş Kesavan'ımı bulmuşsun!
Sanjay Korrapati: Obaasan pelüş oyuncaklarla oynamak için yaşımın geçtiğini söylüyordu. Bunun bir zayıflık göstergesi olduğunu söylerdi. Zayıf olmak istemediğim için almasına izin vermiştim!
Marina Romanova: Sen zayıf değilsin Sanjay! SOMBRA'nın elinde korkunç badireler atlattın ve dostlarını da hep hatırladın.
Sanjay Korrapati: Öyle mi düşünüyorsun? Yani... Beni hapse atmayacaksın, değil mi <Rütbe> <İsim>? Yakuzalara bağlılık göstermek için serçe parmağımı kesmiş olsam bile mi?
Marina Romanova: Seni hapse atmak mı? Hiç sanmıyorum Sanjay. Şef Ripley çıkış belgeni birazdan imzalayacak.
Sanjay Korrapati: Sebep olduğum tüm sorunlar için özür dilerim <Rütbe> <İsim>! Bu parayı lütfen kabul et... Elime nasıl geçtiğini sorma, senin daha akıllıca harcayacağından eminim!

İncele: Sepet.
SILVERee: Sepetin içinde bir madalyon buldun <Rütbe> <İsim>!
SILVERee: Bak, içinde Çieko ve Hiroşi'nin resimleri var!
SILVERee: Eminim Çieko bu madalyonu geri aldığına pek sevinecektir!

Madalyonu Çieko'ya geri ver.
Tsukada Çieko: Hiroşi benim küçük kardeşimdi <Rütbe> <İsim>. Onu korumam gerekiyordu! Ama Hiroşi'yi yüzüstü bıraktım!
Marina Romanova: Onu yüzüstü bırakmadın Çieko. Bak, <Rütbe> <İsim> bu madalyonu buldu. SOMBRA çocukları anılarından etmeye çalışsa da Hiroşi seni hiç unutmamış.
Tsukada Çieko: Teşekkür ederim <Rütbe> <İsim>! Bu madalyon bana kardeşimin ne kadar cesur olduğunu hatırlatacak.
Tsukada Çieko: Yetim olabilirim, ama yalnız değilim, bunu da unutmayacağım. Gidecek yerim yokken Büro beni korudu.
Tsukada Çieko: Bu hediyeyi minnettarlığımın göstergesi olarak kabul et <Rütbe> <İsim>. Bir de nereye gidersen git, ne olur SOMBRA'yla mücadeleyi asla bırakma.

Daha sonra ofiste...
Marina Romanova: <İsim>, gözetimimiz altındaki bu üç çocuğun artık serbest bırakılmaya hazır olduklarını söyleyebilirim!
Marina Romanova: SILVERee'nin, Obaasan'ın verdiği hasarı düzeltmende sana yardım edip kendini affettireceği kimin aklına gelirdi! Yine de kapsamlı bir terapiye ihtiyacı var ve ona çok iyi uzmanlar önerebilirim.
Marina Romanova: Ben daha ziyade Çieko ve Sanjay için endişeleniyorum. Onlar daha çocuk! Gidebilecekleri bir aileleri bile yokken onlara ne olacak?
Angela Douglas: <İsim>! Beni bağışla ama konuşmanıza kulak misafiri oldum da, galiba benim bir fikrim var.
Angela Douglas: Bahar Melekleri Vakfı'nı hatırladın mı? Hani Hindistan'dayken Lars'la birlikte yetimleri evlat edinecek aile bulmak için kurduğumuz şu vakıf?
Angela Douglas: Sanjay ve Çieko'nunen iyi aileler tarafından evlat edinmeleriyle bizzat ilgileneceğim!
Marina Romanova: İyi fikir <İsim>! Çocuklara ne düşündüklerini sormaya ne dersin?

Birkaç dakika sonra...
Marina Romanova: Çieko, <Rütbe> <İsim> ile vedalaşma vaktin geldi. Ama seni evlat edinecek iyi bir aile bulabiliriz. Bu konuda ne düşünüyorsun?
Tsukada Çieko: Yani... Tokyo'ya tek başıma dönmek zorunda kalmayacak mıyım? Yeniden bir aileyle yaşayabilecek miyim?
Tsukada Çieko: <Rütbe> <İsim>, sana nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum!
Angela Douglas: Peki ya sen Sanjay? İyi bir aile tarafından evlat edinmek ister...
Sanjay Korrapati: Evlat edinmek mi?! Şaka mı bu? 13 yaşındayım ben! Bana ne yapacağımı söyleyecek yetişkinlere ihtiyacım yok! Obaasan ve Ronin'de denedi ve görün bakın sonu ne oldu!
Angela Douglas: Ama... Sanjay! Evlat edinmek başka bir...
Sanjay Korrapati: Cesedimi çiğnemen gerekir <Rütbe> <İsim>!
*ÇAAT!*
Carmen Martinez: <İsim>, az önce olanları duydum... Sanjay yine kaçmış!
Carmen Martinez: Sanjay inatçı bir çocuk, ama ben galiba onu nasıl yola getireceğimi biliyorum. Hadi onu bulalım!

Sanjay ile evlat edinilmesi hakkında konuş.
Sanjay Korrapati: Evlat edinilmeyi reddediyorum <Rütbe> <İsim>! 8 yaşından beridir bir başıma yaşıyorum!
Carmen Martinez: Sanjay, sokaklara dönmekten daha iyisini hak ediyorsun!
Sanjay Korrapati: Geri döneceğimi kim söyledi? Büro'yla kalmak istiyorum! Senin yanında suçla savaşmak istiyorum <Rütbe> <İsim>!
Carmen Martinez: Bunun için yaşın fazla küçük Sanjay. İlk önce okula gitmen ve...
Sanjay Korrapati: Hayır! Hayır! Lütfen beni gönderme <Rütbe> <İsim>! Yabancılarla yaşamak istemiyorum!
Carmen Martinez: Pekala. Seninle bir anlaşma yapalım Sanjay.
Carmen Martinez: Yasal vasin olmama ne dersin? Bana anne demek zorunda değilsin ama benimle birlikte yaşayabilirsin.
Carmen Martinez: Tabii okula gideceksin ve normal çocuklar gibi yaşayacaksın. Ama yabancılar yerine benimle kalacaksın. Buna ne dersin?
Sanjay Korrapati: Hımmm.... Bilmem ki <Rütbe> <İsim>... Carmen biraz otoriter... ama Kesavan onu sevmişti. Sanırım buna alışabilirim.
Sanjay Korrapati: Tamam Carmen. Anlaştık! Bir şey imzalamam gerekiyor mu? Ya da... Sadece sarılmamız yeter mi?
Carmen Martinez: Sarılmak? Olur...
Carmen Martinez: ......
Carmen Martinez: Evet, bize de böylesi yakışırdı!
Carmen Martinez: Peki, anlaştık o zaman! Biraz ani ve ürkütücü oldu <İsim>... Büro'da çalışmak için sözleşmemi imzalarken bir çocuk büyütmem gerekeceği hiç aklıma gelmemişti...
Carmen Martinez: Ama Sanjay ile birbirimizi anladığımızı düşünüyorum. Sanırım iyi geçineceğiz.

Daha sonra merkezde...
Şef Ripley: Yeni gelişmeler oldu <İsim>, seni hızlıca bilgilendireyim!
Şef Ripley: İlk olarak, Obaasan'ın çocuk kaçırma ağını çökerterek SOMBRA'ya müthiş bir darbe indirmiş oldun. Tebrikler!
Lars Douglas: Ayrıca kızlarım da dahil bütün çocuklar için yaptıklarından ötürü minnettarım <İsim>. Angela ile düşünüp en iyisinin kızları dedelerinin yanına göndermek olduğuna karar verdik.
Carmen Martinez: Üçüzleri özlerim diyorsan <İsim>, Sanjay'in onların yerine ofisi birbirine katacağından emin olabilirsin. Bundan sonra benimle yaşayacak, onu evlat edinme sürecini başlattım bile.
Sanjay Korrapati: Suçluları yakalamanda sana yardım edeceğim <Rütbe> <İsim>!
Şef Ripley: Diğer bir haber ise... Ronin'e ne olacağını bilmek isteyebilirsin. Çocukları kurtarmaya yardım ettiği ve SOMBRA hakkında bilgi sağladığı için Yargıç cezasını askıya aldı.
Jonah Karam: Ne? Aleyhindeki onca kanıta rağmen Ronin elini kolunu sallayarak çıkacak mı?!
Şef Ripley: Kararımızın doğru olup olmadığını zaman gösterecek Jonah. Ronin günün birinde işimize yarayabilir. Ama şimdilik başka önceliklerimiz var.
Şef Ripley: <İsim> beyni yıkanan çocukların "Sonraki Aşama" dedikleri bir şeye katılmak üzere Bangkok'a götürüldüğünü ortaya çıkardı!
Şef Ripley: Eğer SOMBRA'nın gücünün, Obaasan'ın faaliyetlerini ötesine uzandığına dair kanıta ihtiyacımız varsa, o kanıt işte bu!
Şef Ripley: Ama yeteneklerine güvenim tam <İsim>. Onları daha önce yendin, yine yenersin! Umarım yeni zorluklara hazırsındır... Bangkok'ta görüşmek üzere!

Also on Fandom

Random Wiki