Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Elm Köşkü'nün Laneti/Diyaloglar

< Elm Köşkü'nün Laneti

1.264pages on
this wiki
Add New Page
Comments3 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Elmköşkününlaneti.png


Eduardo Ramirez: <Rütbe> <İsim>, hemen bir cinci hoca çağır: Elm Sokağı'ndaki perili ev, birini öldürdü!
David Jones: Yine saçmalamaya başlama... bu sefer ne oldu, Ramirez?
Ramirez: Grimsborough'nun perili evi, yani Elm Köşkü, az önce kendi ev sahibini öldürdü! Size söylüyorum, o ev cinlerle dolu!
Jones: Ramirez, hayaletler ve perili evler yoktur. <İsim>, Grimsborough'nun Hayaleti vakasında bunu çürütmüştü, bu sefer de yine seni yalancı çıkaracak!

1. Bölüm

İncele: Perili Ev
(İncelemeden Önce)
Gloria Fernandez: HAYIR! HAYIR! Hector! KOCAM! Bu ev... kocamı öldürdü!
Gloria Fernandez: Ev birden sallanmaya başladı, kapılar gıcırdadı, sonra da çığlıklar geldi... Ev, kapıyı kilitleyip beni dışarıda bıraktı. Onu yakalarken tek yapabildiğim şey, çaresizce olanları dinlemek oldu.
Jones: Ramirez, çıkar şu kadını buradan! Belli ki şokta!
Ramirez: Gördünüz mü, demiştim ben size! O evin perili olduğunu dediydim! Bizi de öldürmeden hemen bu evden çıkıp gitmeliyiz!
Jones: Hadi <İsim>, şimdi sakin kafayla düşünelim: Ortada ne bir hayalet, ne de peri var; sadece bir cinayet olması muhtemel. Hazır mısın?
(İncelemeden Sonra)
Jones: Sapasağlam bir avizenin, tam onun altından geçerken birdenbire Hector Fernandez'in üzerine düşme olasılığı sence nedir?
Jones: Sana katılıyorum <İsim>; bunu bir perili ev olayı olarak değil, bir cinayet vakası olarak görmeliyiz.
Jones: Hadi hemen cesedi otopsiye gönderelim. Nathan mantıklı biridir. Ölümün doğaüstü bir sebeple gerçekleşme olasılığını kısa sürede ortadan kaldıracağını sanıyorum.
Jones: Bu vakanın bir sır perdesiyle örtülü olacağına dair içimde bir his var. Ne dersin, şu sepeti bir arasak mı? Belki içinde ilginç bir şeyler bulabiliriz.
Ramirez: <Rütbe> <İsim>, kurbanın karısı o kadar büyük bir şoktaydı ki sağlık görevlileri ona yüksek dozda sakinleştirici vermek zorunda kaldı. Bir süre kimseyle konuşamayacak.
Ramirez: Diğer yandan, Margaret Littlewood sizinle konuşmak istiyor. Komşuları olarak belki bir yardımının dokunabileceğini söylüyor.
Jones: Tabii ya, Margaret'ın onların komşuları olduğunu anlamalıydım: Kurabiyelerinin kokusunu ta buradan alabiliyorum!

Otopsi: Kurbanın Cesedi
Nathan: Birkaç şey çok net: Kurbanın ölüm nedeni, yukarıdan düşen ve bedenini PARÇALAYAN avize.
Nathan: Ancak, öylesine insan üstü bir kuvvetle aşağı düşmüş ki, yani... neredeyse doğaüstü.
Jones: Ne demek "doğaüstü"?
Nathan: Düşüşün yarattığı darbe hızını hesapladım. Avizenin ağırlığı 220 lbs (100 kg) olduğuna ve 13 ft (4 metre) yükseklikten düştüğüne göre: Eğer normal olarak düşse İDİ, Hector'u böyle parçalaması mümkün olmazdı.
Jones: Yapma lütfen. Sen de cinayeti perili evin işlediğini mi söylüyorsun yani?
Nathan: Elbette hayır. Ama şimdilik kurbanın kıyafetlerine bulaşmış vazelin izi dışında elimde hiçbir bilimsel ipucu yok.
Nathan: Yani Hector, gerçek bir insan tarafından öldürülmüş İSE; O ZAMAN katil, vazelin ile temas etmiş demektir.

Kurbanın komşusu Margaret ile konuş.
Margaret: Bir kurabiye al bakalım, fırından yeni çıktı! Beni görmeye geldiğin için çok teşekkür ederim, <Rütbe> <İsim>. Hector ile Gloria Fernandez'in komşusu olarak bu mesele beni de ilgilendiriyor.
Margaret: Yani ne kadar feci bir olay, öyle değil mi? Evin, Hector'a işkence ederken CANLANDIĞINI duydum. Gördüğü eziyet yüzünden attığı çığlıkları duydum, sonra da gürültülü bir çarpma sesi!
Margaret: Zavallı köpeğim Astrid, havla havla bir türlü susmadı... O perili evin yanında yaşamak tam bir kabus, vallahi billahi.
Jones: Kurabiye için teşekkürler, Margaret. Eve gelince, biz aslında onun perili olduğunu pek de düşünmüyoruz.
Margaret: Tabii ki perili! O ev insanların ruhunu yiyor! Bu trajedinin yaşanmasından önce Hector'un kiliseye gitmeye başlaması beni çok memnun etti.
Margaret: Tabii birdenbire kiliseye gelmeye başlayıp da hemen huzura ermeyi beklememek gerek... Galiba şimdi kendisi de bunun farkına varıyordur.
(Margaret ile konuştuktan sonra)
Jones: Hehe, çok haklısın <İsim>. Kurabiyeler benim en büyük zaafım!
Jones: Ayrıca sana katılıyorum, daha önce hiç kiliseye gitmeyen birinin birden oraya gitmeye başlaması şüpheli bir durum... Kurbanımız neden birdenbire dine sardı dersin?
Jones: İyi fikir, bu gizemi çözmenin en kolay yolu birlikte kiliseye gitmek!

İncele: Sepet
Jones: Bu, Fernandez'in aile fotoğrafı gibi duruyor. Görünüşe göre kurbanın gözleri çıkarılmış. Hayır, bunların hiçbiri ürkütücü değil...
Jones: ... Aa, Fernandez'in bir bebeği olduğunu bilmiyordum.
Camilla Brown: Bebekleri VARDI, TA Kİ ev çocuğu öldürene kadar.
Jones: Ayyy, insanları böyle korkutmasana!
Camilla Brown: Üzgünüm Memurlar, ama bir temizlikçi olarak benim vazifem sessizce yürümektir.
Jones: Demek sen temizlikçisin... Bir saniye, sen biraz önce evin, ailenin bebeğini öldürdüğünü mü söyledin?!

Camilla ile kurbanın temizlikçisi olması hakkında konuş.
Jones: Şunu açıklığa kavuşturalım Camilla; sen Fernandez'in temizlikçisisin ve diyorsun ki bu ev, ailenin bebeğini öldürdü, öyle mi?! Tam olarak nasıl oldu bu?
Camilla: Nasıl oldu sanıyorsunuz? Evin ruhları, bebeği tam da köşkün bu kanadında öldürdü!
Camilla: O günden beri Bay Fernandez köşkün bu kanadını kapattı, çünkü periler evin bu tarafında daha güçlü.
Camilla: Ama bana sorarsanız, Bay Fernandez buraya en baştan hiç taşınmamalıydı. Evi kızdıran ve ruhları ayağa kaldıran şey, onun yabancı kanı oldu!
Jones: Hımm, yani burası ırkçı bir perili ev mi?
Camilla: İstediğiniz kadar alay edin, ama evin bebeği öldürmesinin sebebi öfkedir! Bay Fernandez buradan ayrılmamakta direnince, ev bu kez de onu öldürdü!
(Camilla ile konuştuktan sonra)
Jones: Vuuu, Camilla da en az ev kadar ürkütücü... Bu evin insanları neden korkuttuğunu şimdi daha iyi anlıyorum.
Jones: Haklısın <İsim>; hem Fernandez'in bebeğinin hem de Hector'un bu evde ölmüş olması, evin perili olduğu söylentisinin yayılmasına neden olmuş.
Jones: Camilla, Hector'un köşkün bu kanadını kapattığını, çünkü perili olduğuna inandığını söyledi. Eh, burasının neden bu kadar kırık dökük olduğu anlaşılıyor...
Jones: Madem Hector evin bu kanadından o kadar korkuyordu... o zaman ne diye buraya gelsin ki?
Jones: Ne yazık ki karısına soramayız, çünkü kocasının ölümü yüzünden halen derin bir şokta. Umarım bu sorunun yanıtını bir an önce alırız.

İncele: Şapel
Jones: Margaret bize, Hector'un ölmeden önce sık sık bu kiliseye gidip geldiğini söylemişti. Bizim bulmamız gereken şeyse kiliseye NEDEN sık sık gelip gittiği...
Jones: Yani sence bu kırık cihaz, bu soruya bir yanıt oluşturabilir mi diyorsun <İsim>? O zaman bir araya getirmen mümkün mü?

İncele: Kırık Cihaz
Jones: Kilisede bulduğun bu cihazı kusursuz bir şekilde bir araya getirmiş olmana rağmen, hâlâ bunun ne olduğu konusunda bir fikrim yok.
Jones: Ama şanslıyız ki üzerinde bir isim yazıyor: "Peder Von Pratt". Hadi gidip ona bu cihazın ne işe yaradığını soralım!

Peder Von Pratt'a garip cihazı sor.
Peder Von Pratt: Yüce Tanrım, Hector Fernandez öldü mü? Ona yardım edemedim! Onu o evden zamanında kurtaramadım!
Jones: Lütfen siz de o evin perili olduğuna inandığınızı söylemeyin!
Peder Von Pratt: Ev perili değil, CİNLİ! Hector birkaç hafta önce bana geldi, cinler onu lanetlemişti. Evin onunla konuştuğunu ve ruhunu yemek istediğini söyledi.
Peder Von Pratt: Gerçekten çok ürkütücü olaylardan bahsetti. O evden çıkması için ona yalvardım, ama beni dinlemedi. O zaman ben de ona cin çıkarma ayini yapmayı önerdim.
Peder Von Pratt: Paranormal olayların düzeyini ölçmek için yanıma Geiger sayacımı da alıp evine gittiğimde, gördüm ki, sayacın değerleri almış başını gidiyor!
Peder Von Pratt: Memurlar, lütfen o evden uzak durun. Her yeri bin musibetle dolu. SAKIN ORAYA BİR DAHA GİTMEYİN!

O gece geç saatlerde...
Jones: Beynim durdu, <İsim>. Etrafımızdaki herkes, Hector'u ve bebeği evin öldürdüğüne inanıyor... Peki ya haklılarsa?
Nathan: <Rütbe> <İsim>, size harika haberlerim var; kurban biraz önce benimle mezarından konuştu!

2. Bölüm


Nathan: <Rütbe> <İsim>, size harika haberlerim var; kurban biraz önce benimle mezarından konuştu!
Jones: HASS*KTİR?!
Nathan: Sakin ol, yani morgdan demek istedim. Bildiğiniz gibi olayı kurcalıyordum... yani kurbanın beynini kast ediyorum...
Jones: İğrençsin Nathan.
Nathan: Tam o sırada psikoaktif bir ilaç nedeniyle beyninin sinir ileticilerinde bir anormallik olduğunu fark ettim.
Nathan: Bu ilaç, insanı dehşete düşüren, kabusumsu hayaller gördürten bir ilaçtır. Tahminime göre katil, Hector'u evin gerçekten de perili olduğuna inandırmaya çalışıyormuş.
Nathan: Tam olarak emin olmam için ilacın temiz bir örneğine ihtiyacım var, ama sanırım egzotik bitkilerden yapılan bir karışım bu... ve yalnızca serada bulunabilir.
Jones: Çok iyisin, Nathan! Hadi <İsim>, acele edelim ve kirletilmeden önce suç mahalli olarak serayı korumaya alalım!
(Nathan ile konuştuktan sonra)
Ramirez: <İsim>, biraz önce psikologla telefonda görüştüm. Dediğine göre kurbanın karısı, Gloria Fernandez, sorgulayabileceğimiz kadar sakinleşmiş.
Jones: Teşekkürler Ramirez. <İsim>, sen karar ver: önce kurbanın dul karısı ile mi görüşelim yoksa serayı mı arayalım?

Gloria'ya kocasının ölümünü sor.
Jones: Bayan Fernandez, başınız sağ olsun.
Gloria: Eve taşındığımda, neşeli bir eş ve mutlu bir anneydim, o ev şimdi her ikisini de benden aldı!
Gloria: O ev bebeğimi öldürdükten sonra kocama çıkalım diye yalvardım, ama evi alacak birini bulamadı. Kimse perili bir evi satın almak istemiyordu!
Gloria: Saf kocam, cin çıkarma ayini yaparsa şeytani ruhlardan kurtulurum diye düşündü ama... o kadar yanıldı ki.
Gloria: Yapayalnız kaldım, artık uğruna yaşayacağım hiçbir şey yok. Umarım ev elini çabuk tutar ve beni de öldürür!
(Gloria ile konuştuktan sonra)
Jones: Zavallı Gloria, hem kocasını hem de çocuğunu kaybetti... görünüşe bakılırsa ikisi de evin doğaüstü gücü nedeniyle öldürüldü.
Jones: Sanırım bir şey buldun <İsim>: Peki ya katil, Hector'un cinayetinden kendini aklayabilmek için, insanların evin perili olduğunu düşünmesinden faydalandıysa?
Jones: Eğer bu çocuğun trajik ölümünün etrafında kümelenen koşulları daha detaylı inceleyebilirsek, belki de bu sayede bu esrarı çözebiliriz.
Jones: Kiliselerde normalde doğum ve ölüm kayıtları bulunur. Eğer biraz şansımız varsa, Fernandez'in bebeğinin gerçek ölüm nedenini bulabiliriz.

İncele: Sera
Jones: Tebrikler <İsim>! Görünüşe bakılırsa bu tokmak ve havan, yakın zamanda bir bitkinin ezilmesinde kullanılmış... belki de kurbanımıza verilen ilaç içindir!
Jones: Bundan bir örnek alabilir misin? Böylece havanda hangi bitkinin ezildiğini bulabiliriz.
Jones: Ayrıca bir seraya, ne zamandan beri bir "çiçekçi dükkanı" muamelesi yapılıyor? Buketteki ambalaj kağıdında bir de not var: "Gloria, sana olan aşkım sonsuz, tıpkı güzelliğin gibi."
Jones: Aay, bunu Hector hazırlamış sanırım. Ama haklısın, buketi göndermemiş olması biraz garip.
Jones: Katilin de burada olduğunu bildiğimize göre, buradaki her şeyi ipucu olarak değerlendirmemiz gerekiyor. Öncelikle ambalaj kağıdında parmak izi araması yapalım.

İncele: Havan
Jones: İyi iş çıkardın, <İsim>! Hiç vakit kaybetmeden serada bulduğun havandan topladığın bu örneği Nathan'a gönderelim!
Jones: Umarım bu taze örnek sayesinde, Nathan katilin Hector'a verdiği halüsinasyon ilacının gerçek niteliği konusunda bize bir şeyler söyleyebilir.

Analiz et: Bitki Maddesi
Nathan: Seradaki havandan toplamış olduğun maddeyi analiz ettim. Görünüşe göre birkaç egzotik bitkinin karışımından oluşuyor.
Nathan: Bu bitkilerin her biri, ayrı ayrı incelendiğinde zararsız; ancak birlikte kullanıldığında oldukça etkili bir halüsinojenik uyuşturucu haline geliyor, tıpkı Hector'a verilen ilaçta olduğu gibi.
Nathan: Bu özel ilaç, epinefrin sinir ileticilerini hedef alarak, Hector'da işitsel ve görsel çok güçlü kabus halüsinasyonlarının oluşmasına neden olmuş.
Jones: Tam olarak ne gibi yani?
Nathan: Evinizde dolaşırken, birden duvarların hareket etmeye başladığını, gölgelerin korkunç hortlaklara dönüştüğünü ve günlük seslerin ölümcül feryatlar haline geldiğini düşünün.
Nathan: Bu ilaç, Hector'u korkudan deliye çevirerek ona büyük işkence etmiş olmalı. Kendi evi ona cephe almaya başlayınca, sığınacak bir yeri kalmamış!
Nathan: Katilin, yalnızca birkaç bitkiden bu kadar güçlü bir ilacı yapabilmesi için, bahçıvanlık işinde hayli yetenekli olması gerekir.

İncele: Çiçek Demeti Notu
Jones: Muhteşem iş çıkardın <İsim>! Buketin ambalaj kağıdından bu parmak izlerini aldığına göre, bunları derhal laboratuvara gönderelim!
Jones: Böylece bu buketi Gloria'ya Hector'un mu yoksa başka birinin mi hazırladığını öğrenebiliriz.

Analiz et: Parmak İzleri
Alex: Seradaki buketin üzerinden topladığın parmak izlerinin sahibi... Charles Parker, Tarihi Merkez'in botanikçisi!
Jones: Gloria'nın kocası daha yeni öldü. Charles, çiçeklerle ve aşk notlarıyla kadını şimdiden ayartmaya mı çalışıyor? Hiç vakit kaybetmiyor belli ki!
Jones: Avustralya'ya gitmeyek isteyen o delikanlının trajik ölümünden bu yana onu hiç görmemiştik. Belli ki Charles boş durmamış!

Charles'a Gloria'ya hazırladığı buketi sor.
Charles: Evet, itiraf etmekten utanmıyorum: Gloria Fernandez'e deliler gibi, umutsuzca aşığım. Eğer sevmek suçsa, o zaman ben idamlığım!
Jones: Ona ilk buketini göndermek için, kocasının ölümünün üzerinden hiç olmazsa iki saatten uzun bir süre geçmesini bekleyemediniz mi?
Charles: O buketi ona gizli bir hayranı olarak gönderecektim. Hector'un ölümüyle çakışması güzel bir tesadüf oldu.
Jones: Güzel bir tesadüf mü?! Bahsettiğiniz kişi onun kocası. Şu anda Gloria'nın ne büyük bir keder içinde olduğunun farkında mısınız?
Charles: Amaaan, siz de, Gloria zaten o adamdan soğumaya başlamıştı. Zavallı kadını görmezden gelmesi büyük bir günahtı, şimdi bunun cezasını çekiyor!

İncele: Kilise Sırası
Jones: Tebrikler <İsim>! Haklısın, işimize yarayacak bir belge olup olmadığını kontrol etmek için şu sandığı iyice aramamız gerek.
Jones: Şu nota baksana: "Bana paramı ver sahtekar, yoksa gazabım fena olur!" ... Ve ardından gelen bir rakam dizisi var, ama bazıları solmuş.
Jones: Bunun "perili evle" nasıl bir ilgisi olduğunu bilmiyorum, ama BİLDİĞİMİZ bir şey varsa; o da Hector'un bu kiliseye geldiği ve bu notun görmezden gelemeyeceğimiz kadar tehditkar olduğu.
Jones: Çok iyi fikir <İsim>! Görünmeyen rakamları ortaya çıkarabilirsek, bir imzadan daha çok yararı dokunabilir!

İncele: Sandık
Jones: Önsezilerinde haklıymışsın, <İsim>! Bu sandıkta şehrin ölüm sicilleri var. Bakalım Fernandez'in bebeğinin ölümü kaydedilmiş mi?
Jones: İşte burada: Aurelio Angelo, Gloria ve Hector Fernandez'in oğlu. Ölüm sebebi bilinmiyor; burada yazan tek şey, bebeğin evdeki merdivenlerde ölü bulunduğu.
Jones: Ne büyük trajedi, ama herhangi bir doğaüstü durumdan bahsedilmemiş... Peki o zaman niye herkes bebeği perili evin öldürdüğünü söylüyor, tıpkı Hector'un ölümünde olduğu gibi?
Jones: Gloria'ya bebeğinin ölümüyle ilgili daha fazla bir şey soramayız, bu onu çok üzer. Ama belki komşuları olarak Margaret olayla ilgili bir şeyler hatırlıyordur.

Margaret ile Fernandez'in bebeğinin ölümü hakkında konuş.
Margaret: Evet, Gloria ile Hector Fernandez'in oğullarını hatırlıyorum: Aurelio . Çok güleryüzlü bir bebekti, Astrid'i de çok severdi... sonra işte ev çocuğu öldürdü.
Jones: Tam olarak nasıl oldu?
Margaret: Anlatmadan önce uyarayım, bu hayaletli hikayeyi dinlemeye çok az kişi katlanabiliyor, o yüzden anlatmamı istediğinizden emin misiniz?
Margaret: Pekala. Aurelio'nun öldüğü gece; ev, içindeki bir sürü "iyi sıhhatte olsunlar" ile birlikte canlanmış! Tüm aynalar binlerce parçaya bölünmüş, evin her yerinden korkunç çığlıklar geliyormuş...
Margaret: ... tüm bunlar bittiğinde de Hector, sevimli bebeğini merdivenin üzerinde ölü olarak bulmuş. Basamaklar, bebek aradan geçerken parçalanmışlar.
Margaret: Doktor, en üstteki tırabzandan kazara düştüğünü söyledi, ama hepimiz biliyoruz, o zavallı küçük yavruyu öldüren şey evdi.
(Margaret ile konuştuktan sonra)
Jones: Sanırım bir bebeğin ölümüyle duygusal açıdan baş edebilmenin tek yolu, bunun önlenemeyecek doğaüstü bir olay yüzünden olduğuna inanmak.
Jones: Ama haklısın <İsim>; gün geçtikçe inandığım bir şey var: Hector, cinayetini örtbas etmek için "perili ev" hikayesini kullanan gerçek bir insan tarafından öldürüldü.

İncele: Not
Jones: Süper iş çıkardın <İsim>! Kilisede bulduğun nottaki rakamları şıp diye deşifre etmeyi başardın!
Jones: "Bana paramı ver sahtekar, yoksa gazabım fena olur!" ve ardından gelen bir rakam dizisi... Ama bunların hiçbiri bir şey ifade etmiyor ki!
Jones: Haklısın, kurbanın, bu notu bulduğun kiliseye sık sık gidip geldiğini BİLİYORUZ. Bunun soruşturmayla bir ilgisi olduğunu düşünüyorsan, sana güveniyorum!
Jones: O rakam dizisini Alex'e göndermekle başlayalım. Böylece o da bize, bu önsezili notu kimin, neden yazdığını söyleyebilir.

Analiz et: Rakam Dizisi
Alex: Kilisede bulduğun o tehdit notunun üzerindeki rakamları araştırdım ve bunların bir banka hesabına ait olduğunu buldum.
Alex: Ve bakın ne buldum: Banka hesabı Hector Fernandez'e ait!
Alex: Hector'un yaptığı son para transferlerinin bir listesini çıkardım ve Peder Von Pratt'ın kişisel hesabına yüklü bir miktar para yatırdığını keşfettim.
Jones: Vay vay vay, bir peder ne diye Hector Fernandez'den para alsın ki... tabii bu para cin çıkarma ayinleri için değilse!
Jones: Haklısın <İsim>, sanırım bu sefer günah çıkarması gereken kişi Peder Von Pratt!

Peder'e yüklü miktar parayı sor.
Jones: Peder, bu not size tanıdık geliyor mu: "Bana paramı ver sahtekar, yoksa gazabım fena olur!"? Hector tarafından size yazılmış...
Peder Von Pratt: Hector bana sahtekar dedi, çünkü yaptığım cin çıkarma ayini onun evinde işe yaramamıştı. İyi de bu benim hatam değil ki?
Peder Von Pratt: Hector onu kandırdığımı düşünüyordu. Evin ruhları onu öldürmek için geldiğinde, beni de kendisiyle beraber cehenneme götüreceğine yemin etmişti!
Jones: Peki Hector'un sinirli olmasının, kişisel hesabınıza yüklü miktarda para yatırmasıyla bir ilgisi olabilir mi?
Peder Von Pratt: Ben... Onun bu durumundan faydalandığımı ve cin çıkarma ayini için onu para vermeye zorladığımı itiraf ediyorum. Tanrım beni affetsin, korku dolu bir insandan faydalanmaya çalıştım.
Peder Von Pratt: Ama bu neyi değiştirir ki? Bana ilk geldiğinde, ona ruhunun hiç kurtarılma şansının kalmadığını da söyleyebilirdim!
(Peder ile konuştuktan sonra)
Jones: Peder Von Pratt'in Hector'dan faydalanmış olmasına inanamıyorum... Cemaatinin, Von Pratt'in bir sahtekar olduğunu fark ettiklerini düşünsene. Bütün itibarı mahvolurdu!
Jones: Yine de, görünüşe bakılırsa Hector gerçekten çok kötü durumdaymış. İyi de, ev bunca yıldır periliyse neden cin çıkarma ayinini "şimdi" yaptırmak istesin ki?

Bir süre sonra...
Ramirez: <Rütbe> <İsim>, Elm Köşkü denilen şu perili evin tarihiyle ilgili küçük bir araştırma yaptım.
Ramirez: Köşk, bela üstüne bela yaşayan Brainstone adlı bir aile tarafından yapılmış. Bazıları, ailenin başına gelen "berbat olayların" sebebinin ev olduğuna inanıyor.
Ramirez: Brainstone ailesiyle ilgili daha çok bilgiye erişmeye çalıştım ve Elm Köşkü'nün önünde çekilmiş bu eski fotoğrafı buldum. Bak, fotoğrafta kim var!
Jones: Bu kadın... Camilla, kurbanın temizlikçisi değil mi?! Nasıl olur ulan?! Bu imkansız. Fotoğraftaki kadının o olması mümkün değil!
Ramirez: Tabii Camilla bir hayalet değilse!!!

3. Bölüm


Jones: Öncelikle, herkes Hector Fernandez'in hala perili bir ev tarafından öldürüldüğünü düşünüyor...
Jones: Ramirez sen de çıkmışsın, evin önünde çekilmiş yüzyıllık bir fotoğraf getirip, kurbanın temizlikçisi Camilla'nın fotoğrafta yer aldığını söylüyorsun!
Ramirez: Fotoğrafta VAR! Camilla'nın yüzyıllık bir hayalet olduğunun kanıtı tam karşında!
Jones: Fotoğrafın göründüğü kadar eski olmadığına eminim. Üzerinde bir tarih var gibi duruyor, ama solmuş...
Jones: ... <İsim>, acaba doğaüstü güçlerini kullanarak bu tarihi okunur hale getirebilir misin?
(Ramirez ile konuştuktan sonra)
Samuel King: Ah, işte buradasın <Rütbe> <İsim>! Bir devriye ekibi, seraya gizlice girmeye çalışan hayaletimsi bir şahıs tespit etmiş.
Jones: Saygıda kusur etmek istemem ama, devriye ekibinin "hayaletimsi bir şahıs" gördüğünü pek sanmam... muhtemelen gece gece dolaşan çocuklardır, Amirim.
Samuel King: Belki de izini kaybettirmek için suç mahalline girmeye çalışan katilinizdir!
Jones: Anlaşıldı Amirim, hemen kontrol edeceğiz! <İsim>, görünüşe göre elimizde bizi bir süre oyalayacak kadar işimiz var!

İncele: Eski Fotoğraf
Jones: Yeteneğinden hiçbir şey kaybetmemişsin, <İsim>! Peki, Camilla'nın da içinde yer aldığı, evin önündeki o fotoğraf kaç yılında çekilmiş?
Jones: Nasıl olur ya? Gerçekten de 1841 yılında mı çekilmiş? Ama bu imkansız: Camilla 172 yaşında olamaz!
Ramirez: Tabii Camilla bir hayalet değilse!
Jones: Hayalet falan değil, Ramirez. <İsim> haklı. Bütün bunların mantıklı bir açıklaması vardır. Eminim bu açıklamayı da bize Camilla verebilir...
Jones: Ramirez, sana da bu arada önemli bir görev veriyorum. Şüphelilerden hangilerinin vazelin kullandığını acil olarak öğrenmemiz gerekiyor.
Ramirez: Psişik güçlerimi kullanacağım ve vazelin kullananları şıp diye bulacağım!

Camilla'ya yüzyıllık fotoğrafı sor.
Jones: Camilla, 1841 yılına ait bu fotoğrafta evin önünde TIPKI sana benzeyen şu kadının orada ne işinin olduğunu söyleyebilir misin?
Camilla: O fotoğraftaki kadın benim büyükannem İkinci Beatrice. Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi kadınıdır!
Jones: Yani o da mı bu evin temizlikçisiydi?
Camilla: Tabii ki hayır, o bu evin SAHİBİYDİ! Evinin şimdi hayaletimsi yabancılar tarafından işgal edildiğini duysa mezarında ters döner!
Camilla: Bu büyük ev, ailemizde nesilden nesile aktarılmıştır, ancak abim aptalca bir şekilde tüm aile servetimizi kaybedince evi de satmak zorunda kaldık!
Camilla: Ama bu evi yabancıların devralmasına izin veremezdim: Soyumuzu korumak zorundaydım. O yüzden ben de buraya gelip temizlikçi ve bahçıvan olarak iş başvurusu yaptım.
(Camilla ile konuştuktan sonra)
Jones: Demek Fernandez'in evi, eskiden Camilla'nın ailesine AİTMİŞ?! Sırf eve göz kulak olabilmek için temizlikçi olmak istemesine aklım yatmıyor...
Jones: Ne yalan söyleyeyim, bu kadın biraz ürkütücü, ama hayalet olmadığı kesin. Yani artık ikide bir bundan bahsetmeyi kesebilirsin, Ramirez.
Ramirez: Tamam, belki bu konuda yanıldım, ama o ev gerçekten perili. Hayalet avcısı ekipmanlarımla o eve gideceğim ve bunu size ispatlayacağım.
Jones: Bunu izlemek eğlenceli olacak. Ne dersin <İsim>, oraya gidip bir baksak mı?

İncele: Yükseltilmiş Toprak
Jones: Katilin, izini kaybettirmek için buraya gizlice girmesini önlediğimiz çok iyi oldu. Bak ne buldun, <İsim>!
Jones: Haklısın: Katilin, halüsinasyon ilacını yapmakta kullandığı bitkileri bu bahçe bıçağıyla kestiği ortaya çıkarsa hiç şaşırmam!
Jones: Bahçe bıçağının üzerindeki kana bakarsak, katilin bıçaklarla arası pek iyi değilmiş! Bir örnek alabilir misin?
Jones: Ya bu nesneye ne demeli, bir çeşit düdüğe benziyor... Katılıyorum <İsim>, ürkütücü görünüşüne bakarsak, bunu laboratuvara göndermemiz gerek.

İncele: Bahçe Bıçağı
Jones: Hadi bakalım <İsim>! Serada bulduğun o bahçe bıçağından topladığın kan örneğini hemen Grace'e gönderelim!

Analiz et: Kan Örneği
Grace: Serada bulduğun o bahçe bıçağından topladığın kan örneğini hatırlıyor musun? Kan örneğinde bitki toksinleri izlerine rastladım.
Grace: Nathan'a sordum, o da bu bitki toksinlerinin, halüsinasyon ilacındakilerle birebir aynı olduğunu doğruladı. Bu da demek oluyor ki; katil, bu bıçağı kullanmış ve o sırada kendisini de kesmiş.
Grace: Ne yazık ki kan hücreleri, seradaki böcek ilacı yüzünden hasar görmüş, ama yine de katilin kan grubunu belirlemeyi başardım.
Grace: <İsim>, senin uzmanlığın ve katilin dikkatsizliği sayesinde aradığınız katilin kan grubunun A pozitif olduğunu söyleyebilirim!

Analiz et: Ürkütücü Düdük
Alex: Serada bulduğun o düdük aslında harika bir parça. Hayalet sesi çıkaracak şekilde tasarlanmış. Genelde lunaparklardaki perili evlerin içinde kullanılıyor.
Alex: Grace'ten, üzerindeki salya örneğini analiz etmesini istedim. O da bana, hayalet düdüğünün, botanikçi Charles Parker'a ait olduğunu söyledi.
Jones: Gloria'ya aşık olduğunu bildiğimiz bir adama ait olan, "hayalet sesleri" çıkartan bir düdük... Charles'ın suçlu olduğuna dair tuhaf içgüdülerim var.
Jones: Ama haklısın <İsim>, bir sonuca varmadan önce gidip onunla bir konuşalım.

Charles'a, ona ait olan hayalet düdüğünü sor.
Charles Parker: Yani hayalet sesleri çıkaran düdüğümü buldunuz diye Hector'un ölümünden beni mi sorumlu tutuyorsunuz? Çok yanılıyorsunuz!
Charles: Bazen geceleri Gloria'nın evinin bahçesinde yürümeye giderdim. Birisi oralarda olduğumdan şüphelendiğinde de, hayalet sesleri çıkararak onları korkutup kaçırırdım.
Jones: Durun bir saniye: Neden geceleri gizli gizli o evin etrafında dolaşıyordunuz ki?
Charles: Gloria'nın benden ayrıldığı günden beri, bensiz mutlu olup olmadığını kontrol etmek için onu ve Hector'u gözetlemeye giderdim. Elimde değildi.
Jones: Nasıl ya?! Gloria ile ikiniz birlikte miydiniz?!
Charles: Güzeldi, ancak kısa bir süreliğine. Bebeğinin ölümünden sonra, kederini bahçıvanlıkla atmaya başlamıştı. Bildiğim her şeyi ona da öğrettim ve yavaş yavaş aşık olduk.
Charles: Sonra, başladığı gibi bitirdi her şeyi. Ama onu unutmak neredeyse imkansız hale geldi. Gloria, rüyalarımın ve düşüncelerimin her yerinde!
(Charles ile konuştuktan sonra)
Jones: Ayyy, yine şu korkunç aşk üçgeni: Fi tarihinden bu yana sayısız cinayetin nedeni.
Jones: Biliyorum <İsim>, bu kederli dul kadını, evlilik dışı bir ilişki yaşarken hayal edemiyorum! Sanırım bu hikayeyi bir de ondan dinlemenin zamanı geldi.

İncele: Doğu Kanadı
(İncelemeden önce)
Jones: Tamam, itiraf ediyorum: Burası pek tekin değil, ama Ramirez gibi korkak davranarak hayaletlerden bahsetmeye başlamayacağım.
Ramirez: Booooooooooo!!!
Jones: Bir ha...hay...hayalet!
Ramirez: Hehe, suratının aldığı şekli görmeliydin Jones! <Rütbe> <İsim> gözünü bile kırpmadı, senden daha cesur!
Jones: Aman ne komik. Hadi, işe koyulalım. Başka şaka istemem!
(İncelemeden sonra)
Jones: Süper iş çıkardın <İsim>! Haklısın, bu bir tür tuzak mekanizmasına benziyor...
Jones: Hmm, tam da avizenin düşüp Hector'u öldürdüğü yerde bir tuzak mekanizması. Katılıyorum, bu bir tesadüf olamaz!
Jones: İpucu yakalamak için bu mekanizmayı incelememiz gerek!

İncele: Gizli Tuzak
Jones: Haklısın, <İsim>! Bu tel tokanın, tuzak mekanizmasının içine kazara girdiğini sanmıyorum.
Jones: Ayrıca şunu da söylemeliyim ki; bu tuzak mekanizmasını cinayet mahallinde bulmuş olmamız, bu aleti oldukça şüpheli hale getiriyor!
Jones: Bu tel tokayı hemen laboratuvara gönderip neler öğrenebileceğimize bakalım.

Analiz et: Tel Toka
Alex: Suç mahallindeki o tuzak mekanizmasının içinde bulduğunuz tel tokayı analiz ettim.
Alex: Öncelikle şunu söyleyeyim, bu mekanizma çok eski olmasına rağmen, bir oda BOYUNCA yer alan ağır nesneleri otomatik olarak çekmek üzere tasarlanmış çok etkili bir tür vinç.
Alex: Ancak katil bunu, nesneleri oda boyunca değil de AŞAĞI indirecek şekilde hafifçe değiştirmiş. Avizenin müthiş bir hızla yere düşmesinin sebebi bu.
Alex: Nathan'la da konuştum. Katilin, Hector'u bu şekilde öldürdüğü ve buna doğaüstü bir kaza süsü verdiği konusunda o da benimle aynı fikirde.
Alex: Katil, tuzağın çalışabilmesini sağlamak için; halının, ağırlığıyla tuzağı harekete geçirmeyecek şekilde taşıyabilmesi amacıyla mekanizmaya bir tel toka yerleştirmiş.
Jones: Yani katil, bubi tuzağını kurmak için tel toka kullanıyor... İtiraf edeyim epey orijinal bir fikir.
(Alex ile konuştuktan sonra)
Jones: Haklısın <İsim>, Camilla'nın saçına baktığımızda tel toka kullandığı çok bariz.
Jones: Peçesini o şekilde tutturabilmek için Gloria da tel toka kullanıyor olmalı.
Jones: Hehe, haklısın: Margaret da köpeğinin tüylerini toplamak için tel toka kullanıyor!
Jones: Diğer iki şüpheliyi de göz ardı etmememiz gerekiyor. Gözümüzü dört açalım!

Gloria'ya Charles'la ilişkisini sor.
Gloria: Evet, Charles ve ben kısa bir süre birlikteydik... ama lütfen anlamaya çalışın: Bebeğim öldükten sonra bir boşluğa düşmüştüm...
Gloria: ... ve buradaki birçok kişi de "yabancı" biriyle konuşmak istemiyor. Charles, bana yalnızlığımı unutturdu, ama bunun bir çılgınlık olduğunu fark edip hemen ilişkiyi bitirdim.
Gloria: Siz de biliyorsunuz, bir çocuk aileyi parçalayan değil, bir araya getiren bir şey olmalı. Aurelio'nun anısına ben de evliliğime bir şans daha vermek istedim.
Gloria: Hector ile ilişkimize baştan başladık ve yeniden birbirimize aşık olduk... Hatta başka bir çocuk yapmayı bile konuştuk.
Gloria: Tabii bu ev, bir kez daha elimden alıp parçalayabilmek için benim yeniden mutlu olmamı bekliyordu!
Gloria: O lanetli evi bir başka aileye satmak bile istemiyorum. Gerekirse kendi ellerimle yıkacağım bu evi!
(Gloria ile konuştuktan sonra)
Jones: Zavallı Gloria, o ev elinden NEYİ VARSA almış. Perili olmayabilir, ama onun için lanetli olduğu kesin.
Jones: Umarım kendi iyiliği için bu mahalleden ayrılıp; insanların, kökenini anlayışla karşıladığı başka bir yere taşınır...

O gece geç saatlerde...
Ramirez: <Rütbe> <İsim>, bir itirafta bulunmak istiyorum.
Ramirez: Peder, paranormal olaylar olup olmadığını kontrol etmek için o perili evi aradığı sırada, eve düzenli aralıklarla fotoğraf çeken gizli bir fotoğraf makinesi yerleştirmişti...
Ramirez: ... Evde çekilen tüm fotoğrafları bana verdi, ama... nedense bu fotoğraflar gizemli bir şekilde ortadan kayboldu ve --
Jones: Dur biraz, yani senin elinde suç mahalline ait fotoğraflar var... ve sen bunu bizden sakladın mı?!
Ramirez: O fotoğraflar daha cinayet olmadan ÖNCE çekilmişti, o yüzden işinize yaramaz diye düşündüm! Özür dilerim!
Jones: Haklısın <İsim>; katilin, tuzağı cinayetten günler önce kurmuş olduğunu biliyoruz. Yani, fotoğraf makinesinin az da olsa onu çekmiş olma ihtimali var!
Jones: Ramirez'in kaybettiği fotoğrafların, masasının çekmecesinde bir yerde olduğuna dair içimde bir his var.

İncele: Masa Çekmecesi
Jones: Tebrikler, <İsim>! Ramirez, Fernandez'in evine ait fotoğrafların gizemli bir şekilde ortadan kaybolduğunu söylemişti... Her zaman olduğu gibi, yine masasının çekmecesinde!
Jones: Peder, gizli fotoğraf makinesiyle paranormal olayı araştırmak için evin fotoğraflarını çekmiş... ve görünüşe bakılırsa turnayı gözünden vurmuş!
Jones: Burada kırmızı daire içine alınmış hayaletimsi bir şahıs var! Demek Ramirez doğruyu söylüyormuş. Ev gerçekten de perili!
Jones: Öhö, haklısın tabii. Böyle korkutucu sonuçlara varmadan önce bu fotoğrafı Alex'e göndermemiz gerek.

İncele: Fotoğraf
Alex: Pederin, gizli fotoğraf makinesiyle paranormal olayı araştırmak için evde çektiği fotoğrafları derinlemesine analiz ettim.
Alex: Fotoğraf, kesinlikle tuhaf bir havaya sahip olsa da, bir hayalete ait DEĞİL, aksine bu bir insan.
Alex: Bu şahsın fotoğraftaki konumuna bakınca, bir tuzak kurmaya çalıştığı belli oluyor.
Alex: Bu fotoğraf suç mahallinde çekildiğine göre, bu tuzak, Hector'un başına düşüp onu öldüren avizeyi tetikleyen tuzak olmalı.
Jones: Bu da demek oluyor ki bu fotoğraftaki şahıs katil!
Alex: İşte bu! Fotoğrafı büyüttüğümde, bu şahsın göğsünde duran parlak bir nesneyi fark ettim. Satürasyon seviyesini ayarlayarak da bu parlak nesnenin bir haç olduğunu ortaya çıkardım.
Jones: Yani katil haç mı takıyor? Bilgiler için teşekkürler, Alex!
(Alex ile konuştuktan sonra)
Ramirez: Umarım bu bilgiyi vermekte geç kalmamışımdır. Hangi şüphelilerin vazelin kullandığına dair soruşturmayı bitirdim.
Jones: Aksine Ramirez, bu bilgi yapbozun tamamlanmasında eksik olan son parçayı bize tam zamanında getirmiş olabilirsin. Kulağımızı dört açıyoruz!
Ramirez: Charles Parker, bahçe işleri sırasında ellerini korumak için vazelin kullanıyor.
Ramirez: Margaret da köpeği Astrid'in patileri için vazelin kullandığını söylüyor... bir yandan kurabiye verirken daha başka milyon tane şey de anlattı.
Ramirez: Gloria, cildi için vazelin kullanıyormuş, çünkü perili evin havası daima soğuk ve keskinmiş.
Ramirez: Peder Von Pratt de çatlayan dudakları için vazelin kullanıyor.
Jones: Teşekkürler, Ramirez, çok büyük yardımın dokundu! Evet <İsim>, artık ihtiyacımız olan tüm kanıtlara sahibiz. Katili tutuklamaya hazır mısın?

Katili tutukla.
Jones: Gloria Fernandez, Hector Fernandez'i vahşice öldürdüğünüz için tutuklusunuz!
Gloria: İyi, alın götürün beni. Ama bana deli biriymişim gibi bakmayın: Yaptığımla gurur duyuyorum, o yalancı bunu hak etmişti!
Gloria: Aurelio öldüğünde Hector, bebeğimi öldürenin ev olduğuna herkesi ikna etmişti. Ben de salak gibi ona inandım.
Gloria: Ama geçenlerde, körkütük sarhoş olduğu bir gün Hector, o gece bebeğe yeteri kadar göz kulak olmadığını itiraf etti...
Gloria: Bebeğim küçük bir kaşifti, dünyayı keşfetmeye bayılırdı. Ama o gece başında kimse yokmuş... kaymış ve en üst tırabzandan aşağı merdivene düşmüş.
Gloria: Hector gerçeği itiraf ettiğini hatırlamadı, ben de uydurduğu yalanın gerçek olmasını sağladım. Ona, evin gerçekten de perili olduğuna inanmasını sağlayacak ilacı verdim.
Gloria: Salak adam eve cin çıkaran birini getirdi, ama bu daha çok işime yaradı. Evin perili olduğuna ne kadar çok insan inanırsa, cinayetten de o kadar az insan kuşkulanırdı.
Gloria: Ben de zamanı geldiğinde onu öldürdüm. Şimdi bana istediğinizi yapabilirsiniz, ama ben her annenin yapacağı şeyi yaptım.


Yargıç Olivia Hall: Gloria Fernandez, jüri kararını vermeden önce ekleyecek son bir şeyiniz var mı?
Gloria Fernandez: Bana vereceğiniz ceza ne olursa olsun, bebeğimi kaybetmenin yanında hiç sayılır!
Yargıç Hall: Her ne kadar acılarınızı anlıyor olsak da, bu size bir insanı, hem de kocanızı öldürme hakkı vermez.
Gloria: O canavar adam, yavrumu öldürdükten ve bunu sır gibi sakladıktan sonra her şeye hakkım vardı!!! Tek yaptığım şey adaleti sağlamaktı!
Yargıç Hall: Gloria Fernandez, müebbet hapisle cezalandırıldınız. Bu vesileyle, intikamın daha çok trajedi yaratmaktan başka işe yaramadığı hatırlansın.


Jones: Bu vaka bende bir boşluk yarattı. Bir trajedinin, tüm hayatın boyunca peşini bırakmaması çılgınca değil mi?
Jones: Haklısın <İsim>, biraz açık hava iyi gelir. Ormana doğru gidip, ruhlarımıza biraz olsun dinginlik aşılamaya ne dersin?

Ek Soruşturma


Samuel King: Bir işi daha başarıyla hallettin, <Rütbe> <İsim>, tebrikler! Samuel King: Bu vakayı sonlandırmak isterdim, ancak Bayan Littlewood sanırım Elm Köşkü'nde bir sorunla karşılaşmış. Satılabilmesi için evi temizlemeye uğraşıyordu. Görmenizi istediği bir şey bulmuş.
Nathan: Amirim! Böldüğüm için kusura bakmayın, ama arkadaşlarım tekrar seraya dönebilir mi acaba? Bunu derneğim adına rica ediyorum. Biliyorsunuz, ben Orkide Sevenler Derneği'nin aktif bir üyesiyim ve --
Samuel King: Tamam Nathan, seradaki işlerimiz bitti, derneğiniz orada toplanmaya devam edebilir. Şimdi, sanırım hepinizin yapacak işleri var!
(Samuel King ile konuştuktan sonra)
Nathan: Hey <İsim>, bir sonraki toplantımıza sen de gelmelisin! Hem böylece Charles'ı da bir yoklamış olursun, davadan sonra mahvoldu.
Jones: İyi fikir, ve -- Dur biraz, şu Peder Von Pratt değil mi? Acaba niye karakola geldi? Hadi onunla konuşalım, <İsim>!

Charles Parker'ı yokla.
Charles: Merhaba <Rütbe> <İsim>. Selam Nathan, orkidelerin nasıl? Orkide Sevenler Derneği toplantıları nasıl gidiyor?
Nathan: Çiçeklerim harika durumda. Orkidelerin güzelliğiyle tanışması için <Rütbe> <İsim>'e yanımda bir tane hediye getirdim. Tam tahmin ettiğim gibi, çiçeklerden iyi anlıyorlar!
Nathan: Neyse, soruşturma sırasında olanları duydum. Nasılsınız?
Charles: Sevdiğim kadının soğukkanlı bir katil çıkması büyük bir şok oldu! Gloria'yı gerçekten sevmiştim, onu eski haliyle çok sevmiştim. Ama o trajik kaza onu çok değiştirdi, ben bile tanıyamaz oldum...
Charles: O yüzden kendimi bu iç karartıcı düşüncelerden kurtarmak için, kendimi bir işe verdim: Yeni bir etçil çiçek yetiştirmek istiyorum! Güzel, ama ölümcül bir tür. Tıpkı Gloria gibi.
Charles: Ama kafam öyle dağınık ki, ihtiyacım olan poleni kaybettim! Küçük bir şişenin içinde saklıyordum, şurada bir yere koymuştum. <Rütbe> <İsim>, lütfen bana yardım edebilir misiniz? Ona gerçekten ihtiyacım var!

İncele: Sera
Nathan: Arama yapmanın bu kadar eğlenceli olabileceğini hiç düşünmemiştim! Burasını çok seviyorum, köşe bucak araştırmak muhteşem olacak! Özellikle o toprak yığınına dikkat etmeni sağlayan şey neydi, <İsim>?
Nathan: Charles'ın kaybettiği polen şişesi sence onun içinde midir? Kenara çekileyim de içini ara o zaman.

İncele: Toprak ve Çiçek Yığını
Nathan: Harika, Charles'ın çiçek yetiştirmek için ihtiyacı olan şişe bu! Bu değerli polenini, bu toprak yığınının içine düşürmeyi nasıl becermiş ki?
Nathan: Hadi gidip bunu ona geri verelim. Bahçıvanlıkla uğraşmanın stresi aldığını ve insanın kafasını dağıtmaya ihtiyacı olduğunu biliyorum. Sence bana da yeni bir orkide türünü nasıl yetiştireceğimi öğretebilir mi?

Polen şişesini Charles Parker'a geri ver.
Charles: Polen şişem! Teşekkürler <Rütbe> <İsim>!
Charles: Sayende yeni çiçeğim kusursuz olacak! Güzel, harikulade! Şaheserim olacak!
Nathan: Şimdiden iyi görünüyorsun Charles, bu yetiştirme projesinin seni neşelendirmesine sevindim.
Nathan: Sayende, bu sera harika bir yer olacak. Kimse senin kadar iyi bahçıvanlık tavsiyesi veremiyor, orkidelerimi ne zaman buraya getirsem daha sağlıklı oluyor!
Charles: Elbette, kendi bitkilerime bakabildiğim sürece, her şeyi atlatabilirim.
Gloria ile yaşadığım bu trajediyi bile...
Charles: Tekrar teşekkürler <Rütbe> <İsim>. Yetiştirme işi biraz zaman alacak, ama bir gün etçil bitkime bakmaya da gelin..

Margaret Littlewood'a derdini sor.
Margaret: <Rütbe> <İsim>! Tanrı'ya şükür geldiniz! Gelip bana yardım etmeye vaktiniz olmaz diye korkuyordum!
Jones: Olur mu, tabii ki geliriz Margaret. Vatandaşlara yardım etmek vazifemiz! Bize göstermek istediğiniz bir şey varmış, nedir problem?
Margaret: Evi temizlemesinde Camilla'ya yardım ediyordum. Biliyorsunuz, ev satılıyor. İnşallah Camilla evi satın alabilecek, zavallı kadın, ailesinin evinde yabancıların oturmasına artık dayanamaz...
Margaret: Neyse, ben de salonu toparlıyordum. Ev öyle darmadağınık ki, mutlaka yardım etmem gerekiyordu! Ama birden Astrid havlamaya başladı. Bir kaseyi kokluyor ve açmaya çalışıyordu.
Margaret: Ben kızımı tanırım, çok iyi koku alır! O kasede ters bir şeyler olduğunu hemen anladım. Açtığımda içinin beyaz bir tozla dolu olduğunu fark ettim!
Margaret: Fernandez ailesinin başına gelenleri düşününce çok korktum, bunun uyuşturucu çıkması beni hiç şaşırtmaz! Kaseyi köşkte bıraktım ve hemen sizi aradım. Bir bakarsanız iyi olur!

İncele: Perili Ev
Jones: Margaret haklı. Kasenin içindeki toz gerçekten de uyuşturucuya benziyor! Acaba köşke nasıl girmiş...
Jones: Umarım tehlikeli bir şey değildir. Hadi, <İsim>, incelemesi için kaseden bir toz örneği alıp Grace'e verelim!

İncele: Toz Kasesi
Jones: İşte bu kadar; bu toz örneği, kasenin içinde ne olduğunu birazdan bize söyleyecek! Görünüşe göre bu evde hikaye bitmiyor. Hadi laboratuvara gidelim!

Analiz et: Toz Örneği
Jones: Ee Grace, Elm Köşkü'ndeki bu kaseden çıkardığımız toz hakkında bize neler söyleyebilirsin?
Grace: Buna şaşıracaksınız. Bu tozun uyuşturucuyla bir ilgisi yok. Zaten tarihi bölgede pek uyuşturucu satıcısı olduğunu da sanmıyorum...
Grace: Bulduğunuz bu toz, altı üstü "bebek süt tozu". Tamamen zararsız. Gerçi, kokusuna ve rengine bakılırsa kullanma tarihi çoktan geçmiş.
Jones: Bebek süt tozu mu? Astrid'in niye çıldırdığına şaşmamalı! O köpek, sahibinin yemeklerine öyle alışık ki kalıbımı basarım her yerden yiyecek bulabilir... Hadi gidip Margaret'a da söyleyelim ki kadının içi rahatlasın. (?)

Sonuçları Margaret Littlewood'a ver.
Jones: Geldik Margaret, sana iyi haberlerimiz var: Astrid'in evde bulduğu toz uyuşturucu değilmiş!
Margaret: Bunu duyduğuma çok sevindim, <Rütbe> <İsim>! Düşünebiliyor musunuz? Uyuşturucu; hem de komşumun evinde! Çok korkunç bir şey olurdu bu! Peki o toz neyin nesiymiş?
Jones: Yalnızca bebek süt tozuymuş. Uzmanımız bunun bozulmuş olduğunu doğruladı. Büyük ihtimalle Fernandez, bebeğinin trajik ölümünden sonra onu orada unuttu. Çok kötü kokmaya başlamış, Astrid de bu sayede fark etmiş--
Margaret: Gerçekten mi? Canım Astrid'im ne de yetenekli! Köpek Yarışması'ndaki tüm madalyaları kazanacak! Öyle heyecanlıyım ki!
Jones: Darılma ama, köpeğin büyük ihtimalle tozu yemiş--
Margaret: Öyle yetenekli ve tatlı ki! A benim tatlı kızım, annecik için kazanacaksın değil mi? Teşekkürler <Rütbe> <İsim>! Al bunu. Kafam öyle karışıktı ki, dağıtmak için bir şeyler pişirdim.

Peder Von Pratt'e derdini sor.
Peder Von Pratt: Aa! <Rütbe> <İsim>! Geldiğine çok sevindim, yardıma ihtiyacım var!
Peder Von Pratt: Hector'la aramızda yaşananların ve yaptığın soruşturmanın ardından, yaptıklarımı şöyle bir gözden geçirdim. Hatalıydım, cemaatimden birini aldattım ve papaz olarak görevimi yerine getiremedim.
Peder Von Pratt: Ama kendimi affettirmek istiyorum! Masum insanlardan aldığım paraları güzel bir amaç uğruna kullanmak istiyorum! İzcilerimizin onuruna, büyük bir piyangosu olan bir vakıf kermesi düzenliyorum.
Peder Von Pratt: Sahip olduğum tüm parayı yatıracağım. Toplanan paranın tamamı da izci derneğine aktarılacak.
Peder Von Pratt: Ama piyangoda vermek istediğim güzel uçurtma kayıp! Şapelde bir yere koydum ama bulamıyorum... Lütfen, <Rütbe> <İsim>, uçurtma piyangonun büyük ödülü! Bulmamda bana yardım eder misin?

İncele: Şapel
Jones: Bu renkli kumaş, kiliseye ait değilmiş gibi duruyor. İnsanlar belli ki burada birçok şeyini unutmuş. Şu da Peder Von Pratt'in uçurtması işte!
Jones: Piyangonun büyük ödülünü bu halde bırakamayız! Şimdi itibarını konuşturup bunu onarma vaktidir, <İsim>!

İncele: Kumaş Parçaları
Jones: Mükemmel, piyangodan bu uçurtmayı kazanacak çocuk çok sevinecek! Onarma işini çok iyi hallettin, <İsim>!
Jones: Hadi, gidip bunu Peder Von Pratt'e geri verelim. İtibarını kurtarmaya çalışması gayet güzel bir hareket. Sahtekar olduğu ortaya çıksaydı cemaati çok sarsılırdı...

Uçurtmayı Peder Von Pratt'e ver.
Jones: Peder Von Pratt, işte kaybettiğiniz uçurtmanız. <Rütbe> <İsim> onu bulduğunda kırılmıştı, o nedenle buraya girip çıkan çocuklara göz kulak olmanızı öneririz!
Peder Von Pratt: Kırılmış mıydı? Harika onarmışsın <Rütbe> <İsim>, çok teşekkür ederim! Ödül olarak verdiğimiz bu uçurtma sayesinde eminim vakıf kermesi çok başarılı olacak!
Peder Von Pratt: Utanç verici sahtekarlıklarımdan elde ettiğim paralar yine de bitmezse, onları da kiliseye bir koro kurmakta kullanacağım! Cemaat üzerinde olumlu bir etki yaratacaktır.
Peder Von Pratt: Acaba sen de koroya katılmak ister miydin, <Rütbe> <İsim>? Yaptığım kostümler eminim sana çok yakışırdı! Lütfen, en azından bir dene!

Also on Fandom

Random Wiki