Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Engereklerin Yuvasında/Diyaloglar

< Engereklerin Yuvasında

1.264pages on
this wiki
Add New Page
Comments0 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Engereklerinyuvasında.png


Samuel King: <İsim>! Gelen raporlara göre Engerekler çetesinin lideri Salvador Cordero öldürülmüş! Olayın Engereklerin merkezinde, yani Engerek Çukuru dedikleri şu kılıksız tamirhanede gerçekleştiği dışında bir şey bilmiyoruz.
Samuel King: Ayrıca şehrin belediye başkanı Howard Johnson beni aradı. Bu vakayla özel olarak ilgilendiği belli oluyor, o yüzden beni hayal kırıklığına uğratayım demeyin!
David Jones: Vay be, Salvador ölmüş ve Belediye Başkanı da takipte… <Rütbe> <İsim>, bu bizim en önemli vakamız olabilir!

1. Bölüm

İncele: Engerek Çukuru
Jones: Salvador’un ölmesini birçok kişi istiyordu… Pıhtılaşmış kanlara bakınca adamı sanki bin kere öldürmüş kim öldürdüyse!
Jones: Aslına bakılırsa hangisinin kan, hangisinin dökülmüş yağ olduğunu ayırt edemiyorum!
Jones: Bu ilaç kutusunu neye yormalı bilmiyorum, o yüzden laboratuvara gönderelim, bakalım onlar bir şey bulabilecekler mi?
Jones: Peki bu paramparça karta ne diyorsun? <İsim>, bu konularda uzman sensin. Bir araya getirebilir misin sence?

Otopsi: Kurbanın Cesedi
Nathan: Salvador’un kafatası kırılıp yarılmış! Böylesi cani bir cinayet, katilin ona karşı çok öfkeli olduğunu gösteriyor!
Nathan: Ayrıca kafasının içinde cam parçaları buldum, yani katilin bir cam şişe kullandığını düşünüyorum.
Nathan: Cinayet sebebinin şerefle ilgisi olduğunu düşünüyorum. Bunu neden söylüyorum? Çünkü katil Cordero’nun cesedine tükürmüş!
Nathan: Ah, bir de şuna bayılacaksınız: Katil tükürürken sakızını da tükürmüş! Bu da demek oluyor ki katil sakız çiğniyor!

Analiz et: İlaç Kutusu
Alex: Görünüşe göre bana verdiğiniz bu ilaç kutusu bir astım spreyi kutusuymuş. Veri tabanında seri numarasını araştırdım, belki bir ipucu çıkar diye… ancak bir şey elde edemedim.
Alex: Bu da demek oluyor ki bu ilaç yasa dışı yollarla alınmış: Ya ucuz olduğu için ya da kullanan kişi bunu gizli tutmak istediği için.
Jones: Yani herhangi birine ait olabilir!
Alex: Nathan’dan Salvador’un akciğerlerine bakmasını istedim: Herhangi bir sorun görünmüyor…
Alex: Bu da demek oluyor ki astımlı olan kişi kurban değil… katil!

İncele: Paramparça Kart
Jones: Harika iş çıkardın, <İsim>! Şu işe bak: Tony Marconi’nin kulübüne ait bir Mavi Flamingo kartı. Neden hiç şaşırmadım dersin!
Jones: Üzerinde de bir mesaj var: “Son Uyarı” … Belli ki Salvador bu tehdidi çok ciddiye almamış.
Jones: Marconi’nin bu işe bulaştığı belli! <İsim>, belki bu kez şansımız yaver gider de bu adamı yakalarız!

Tony Marconi ile kurban hakkında konuş.
Tony Marconi: Birçok müşteri Mavi Flamingo’ya gelip kulübün kartını alır. Kartların burada olmasının amacı da budur. Birilerinin alması.
Jones: Masummuş gibi davranmayı bırak, Marconi! Sana yakışmıyor.
Tony Marconi: Bak sana ne diyeceğim. Şu çapulcu Troy Cassidy de dün gece buradaydı. Bir kere de değişiklik olsun diye onu rahatsız etseniz?
Tony Marconi: Bunu anlayamayacak kadar salak olma ihtimaline karşı, hemen ekleyeyim Jones, retorik bir soruydu bu!
(Marconi ile konuştuktan sonra)
Jones: Bunu söylemekten nefret etsem de itiraf etmeliyim Marconi haklı. Gidip Troy ile konuşmamız gerek.
Jones: Şu çete vakasından öğrendiğimiz bir şey varsa, o da Salvador’un Troy’dan nefret ettiğidir.
Jones: Kafatası’nın lideri olarak da Troy’un, Salvador’un ölmesini istemek için çok güçlü bir sebebi var.
Jones: Marconi’ye gelince, istediği kadar yırtınsın, kulübünü arayacağız!

Troy Cassidy ile kurban hakkında konuş.
Troy Cassidy: Evet, dün gece Mavi Flamingo’da kafa dağıtıyordum. N’olmuş?
Troy: Salvador’u benim öldürdüğümü mü düşünüyorsunuz? Tamam, belki o benim rakibimdi, ama sırf daha akıllı biri yerine Salvador gibi beyinsiz biriyle ilgilenmeyi tercih ettiğim için böyleydi.
Troy: Ayrıca onu uzun zamandır görmüyorum. Konuşacak hiçbir şeyimiz yoktu. Ve ölümü de kesinlikle bana bir çıkar sağlamadı.
Jones: Peki kıyafetlerindeki bu yağ lekesi de neyin nesi?
Troy: Bunun konumuzla ne ilgisi var ki?! Bisikletimi tamir ediyordum. Ve kaldığım yerden de devam etmek istiyorum, o yüzden beni rahat bırakın!

İncele: Mavi Flamingo
(İncelemeden önce)
Jones: Aha, Marconi kulübü baştan aşağı yenilemiş… Resmen açıklayabiliriz: Adam tam bir zevksiz. (İncelemeden sonra)
Jones: Burası bir kulüp mü yoksa bir tamirhane mi? Üzerinde yağ lekeleri olan şu kıyafet yığını kafamı karıştırdı…
Jones: Katılıyorum <İsim>, kesinlikle bu kıyafetleri de iyice araştırmalıyız!

İncele: Kıyafet Yığını
Jones: İyi iş çıkardın, <İsim>! Kıyafetlere araba yağına bulanmış ve Engerek Çukuru’ndakilere benzer bir de tornavida var! Marconi’yi bu kez köşeye kıstırdık!
Tony Marconi: Elinizde beni suçlayacak hiçbir şey yok! O tornavida benim değil.
Jones: Yok ya? Senin kulübünde çıktı! Senin değilse kimin olacak?!
Ginger: Tornavida benim, Jones.
Jones: GINGER! SEN ne arıyorsun BURADA?!

Ginger'a neden Mavi Flamingo'da olduğunu sor.
Jones: Ginger, bu tornavidayla ne yaptığını bize açıklasan iyi olur.
Ginger: Kimse <İsim> ve senin kadar nazik değil, Jones… Bir kızın korunmaya ihtiyacı var. Bu alet yanımda olduğu sürece, kimse beni kötü yola döndüremez!
Jones: Lütfen bana bu tornavidayı Salvador’un merkezinden aldığını söyleme!
Ginger: Tabii ki hayır! Salvador’dan korkuyordum, o yüzden ondan ve kılıksız tamirhanesinden uzak durdum. Ayrıca oradaki toz, astımıma iyi gelmiyordu.
Ginger: Kusura bakma pek yardımcı olamadım. Marconi’nin de üzerine pek gitme, Jones. O bütüneyle kötü biri değil… En azından kadınlara karşı.


Jones: Ginger’ı tanıyorsam tavırlarının biraz şüpheli olduğunu söyleyebilirim.
Jones: İyi de o gözlerle nasıl yalan söyleyebilir ki!

2. Bölüm


Samuel King: Jones! Marconi’nin avukatları, ona karşı manyaklık derecesinde takıntın olduğu gerekçesiyle sana sınırlama emri koydurtmuş!
Jones: Ne? Ama ben bir şey yapmadım ki! Marconi’nin suçlu olduğu anlamına gelmiyor mu bu? Yakalanmaktan korktuğu için yaptı!
Samuel King: YETER! Yasal olarak buna izni var, ayrıca onu anlayabiliyorum. Marconi’ye karşı duyduğun kişisel nefretinin işine müdahale etmesine izin verdin ve çizgiyi aştın!
Samuel King: Jones, bu noktadan itibaren artık Marconi’den ve kulübünden uzak duracaksın, yoksa seni izne ayırırım, duydun mu beni? Neyse ki <İsim> makul davranıyor.
Samuel King: Şimdi gidip o lanet tamirhanedeki bütün takım çantalarını arayın! Ayrıca suç mahallinin tam yakınında olduğu için kanalizasyonu da taradınız, değil mi?
Samuel King: HAYIR MI? Cinlerimi tepeme çıkarmayın, hemen gidip kanalizasyonu arayın! Jones, arabayı bu kez SEN kullanacaksın!

İncele: Takım Çantası
Jones: Biliyorum, hiç olmadık yerlerdeki nesneleri bulmak konusunda yeteneklisin <Rütbe> <İsim>, ama bu kadar küçük bir takım çantasından bu kadar çok şey çıkaracağını beklememiştim!
Jones: Önce, bu yağ lekeli çaputu laboratuvara gönderelim. Peki ya bu paramparça harita? Onu tekrar birleştirebilir misin?
Jones: Şu künyeye bir baksana. Üzerinde “Ash” ismi kazınmış Engerek logosu var… Sana bir şey ifade ediyor mu?
Jones: Bunu daha önce görmüştük, <İsim>! Hem de ilk vakamızda! Bu kesin Ash Bison’a ait!
Jones: Ash’i uzun zamandır görmemiştim, ama Engerekler çete üyesi olarak çok meşgul olmalı tabii. Galiba şimdi onunla konuşmanın tam zamanı!

Ash Bison ile kurban hakkında konuş.
Ash Bison: Künyemi bulduğunuz için teşekkürler. Ciddiyim, mükemmel iş çıkardınız. Etkilendim.
Jones: Ha ha ha, Ash. En azından Salvador’un ölümüne üzülmüş gibi yapman gerekmiyor mu?
Ash Bison: Adam beyinsizin tekiydi. Astımımı azdırmak için saçma sapan şeyler yapar, sonra da gülerdi. Son gülen iyi gülermiş!
Jones: Vay vay. Astım demek. Bir de eğer yanılmıyorsam ağzındaki şey bir sakız, değil mi? Ash, sen mükemmel bir şüphelisin!
Ash Bison: Listenizin tepesinde olduğum için gururlandım, ama SEN mükemmel bir kum torbasına dönmeden beni rahat bıraksan iyi edersin!

Analiz et: Yağ Lekeli Çaput
Grace: İlk bakışta bile insan bu çaputun araba yağına bulandığını anlayabilir. Tamirhanede bulunduğuna göre buna çok da şaşırmamak lazım.
Grace: ASIL sürpriz olan şeyse üzerinde bulduğum cam parçaları. Cordero'nun yaralarının içinde bulduğum cam kırıklarıyla eşleşiyor...
Grace: Bu da katilin, cinayeti işledikten sonra çaputu kullandığını kanıtlıyor.
Grace: Ayrıca iplik parçaları da bu çaputun, kıyafetin üzerine sürtüldüğünü gösteriyor. Bunun sebebi de katilin, kıyafetindeki yağ lekesini çıkarmaya çalışmış olması.
Grace: Tabii ki becerememiş. Bu tip araba yağlarını çıkarmak mümkün değildir, bu demek oluyor ki katilin üzerinde yağ lekeli kıyafetler var!
Jones: Ee, tamam... Güzel... ııı... iyi iş çıkardın... Grace.


Jones: <İsim>, Grace'in yanında söylemek istemedim ama, Ginger'ın kıyafetinin üzerinde bir yağ lekesi olduğunu görmüş müydün?
Jones: Her ne kadar bize orada olmadığına dair yemin etmiş olsa da Ginger'ın Engerek Çukuru'nda olduğu anlamına geliyor. Bize yalan söylediğine inanamıyorum, <İsim>!
Jones: Ama hemen bir sonuca varmayalım... belki de kızın oraya gitmek için bir sebebi vardır... Salvador'un tamirhanesi... Neyse, gidip kendisine soralım!

Ginger’a neden birincil suç mahallinde bulunduğunu sor.
Ginger: Nasıl anladınız? … Of, yani bu yağ lekesi yüzünden mi? El losyonuyla çıkarmaya çalıştım bu lanet şeyi, ama daha kötü oldu.
Ginger: Evet, Engerek Çukuru’ndaydım. Ama isteyerek değil! Salvador beni zorla götürdü, ya onun hesabına çalışmam ya da bedelini ödemem gerektiğini söyleyerek!
Ginger: İşim yok da o pislik herif için çalışacağım! Yüzüne tükürdüm, o aşağılık da beni tokatladı! Ve sonra…
Ginger: Biliyorsunuz, hayat kadını olmama rağmen, benim de “Hayır” deme hakkım var. Değil mi?
Jones: Ginger… yani sen şimdi bize… Cordero’nun sana…
Ginger: Hayır. Durdu… öylece kalakaldı da diyebiliriz. Ah o pisliği öldüren her kimse onu teşekkür edebilsem!


Jones: Salvador’un yaptığı kötülüğün sınırı yok! Hayatta olsaydı, onu defalarca öldüreceğimden emin olabilirsin!
Jones: Bana sorarsan, bu anlattığı hikâye Ginger’a adam öldürmesi için yeterli sebep verir…
Jones: Berbat bir şey bu, <İsim>. Şu anda tüm ipuçları Ginger’ı bir numaralı şüpheli olarak gösteriyor! Umarım o değildir… Buna katlanamam.

İncele: Paramparça Harita
Jones: Bu kesinlikle bir harita… Ama Engerek Çukuru’nda işi ne?
Jones: Bir dakika! Bu bölgenin haritası bu! Kırmızı ve mavi… Sence bunlar Kafatası ve Engerekler çetelerinin renkleri olabilir mi?
Jones: Katılıyorum, <Rütbe>. Görünüşe göre çeteler, bölgeyi mıntıkalara ayırmaya uğraşıyorlarmış… Ama sanırım bu işin sonu güzel bitmemiş!
Jones: İki çete lideri de bunun için burada buluşuyormuş demek, böylece Troy’un, son zamanlarda Salvador’u gördüğü kanıtlanıyor; her ne kadar bize yalan söylemiş olsa da!
Jones: <İsim>, bu, Troy’a çok iyi bir öldürme sebebi veriyor. Gidip onu görmeliyiz… Bu kez bize gerçeği söylese iyi eder!

Troy'a neden birincil suç mahallinde bulunduğunu sor.
Troy: Ne? Salvador’un tamirhanesindeydim diye beni tutuklayamazsınız ya! Evet, tamam yani, bir süre oraya gittim… ee, n’olmuş?
Troy: Bulduğunuz o harita ne mi? Karşılığında kendi arazimden pay vererek onu çete savaşından vazgeçirmeye uğraşıyordum. Ama o aptal herif istedikçe istedi!
Jones: Bak ne diyeceğim, Troy: Anlattıklarına bakılırsa, onun ölümünden epey çıkar sağlayacakmışsın gibi duruyor. Ayrıca bu toplantının kavgayla sonuçlanmış olması da işleri daha çok zorlaştırıyor!
Troy: Evet, tamam, Salvador’un karşısında kendimi kaybettim, ama onu ben öldürmedim! Son zamanlarda epey gerginim çünkü sigarayı bırakmaya çalışıyorum. Astımıma iyi gelmiyor.
Troy: Sakız çiğnedim, işe de yaradı, ama nikotinin yerini hiçbir şey tutmuyor. Anlatabildim mi?


Jones: Bak şu avanağın yaptığına! Sakız çiğniyor… Astımlı… Tüm bu bilgileri Troy’un bize altın tepside sunduğunu fark ettin, değil mi?

İncele: Kanalizasyon
Jones: Bu da ne? Sen burada kuru halinle bunları buldun da, ben kanalizasyona dalıp HİÇBİR ŞEY bulamadım mı yani? Aha. Şey, ıı, mükemmel iş çıkarmışsın <İsim>.
Jones: Ayakkabının üzerinde araba yağı izleri var gibi duruyor. <İsim>, üzerinden bir toprak örneği çıkarmayı denesen nasıl olur?
Jones: Şu el losyonuna bir baksana, üzerindeki kanı fark edebildin mi? <İsim>, sanırım bundan bir örnek toplamalısın!

İncele: Ayakkabı
Jones: İyi iş çıkardın, <İsim>! Toprak örneğinin analizi, bize bu ayakkabının sahibinin nereye gittiğini söyleyecektir!

Analiz et: Toprak Örneği
Grace: Kanalizasyondaki ayakkabının üzerinden aldığınız bu toprak örneği gerçekten çok ilginçmiş. İçinde, Engerek Çukuru’ndakiyle birebir aynı olan araba yağı izleri buldum. Bu da demek oluyor ki; ayakkabının sahibi oradaymış!
Jones: Evet, ilginç tabi… Ama pek işimize yaramadı.
Grace: Şimdi söyleyeceğim şey işe yarayacak: İçinde ayrıca, sadece Cooperville’de bulunabilecek toprak izlerine rastladım. Bu da şüpheli listesini epey kısaltıyor!
Jones: Müthiş iş çıkardın, Grace, teşekkürler!


Jones: <İsim>, düşün, Cooperville’de tanıdığımız biri var mı?
Jones: One-Tooth-Sam, elbette! O vahşi vakayı çözdüğümüz günden beri onu görmedik!
Jones: Sam’i tekrar görmek iyi gelecek. Hem Cooperville’de olup biten her şeyi bilir, o yüzden hemen gidip onunla konuşalım!

One-Tooth-Sam'in neden birincil suç mahallinde bulunduğunu öğren.
One-Tooth-Sam: Elbette o ayakkabının kime ait olduğunu biliyorum: Benim! Dürüst konuşmak gerekirse, kısa süre önce Engerek Çukuru’ndaydım.
One-Tooth-Sam: Salvador’u Cooperville’deki vandallıklara son vermesi konusunda ikna etmeye çalıştım. Gereksiz bir çabaydı aslında. Salvador beni dışarı attı, tam da bir yağ birikintisinin içine!
Jones: Bunu duyduğuma üzüldüm Sam, ama bu durumun seni bir şüpheli yaptığını anlarsın umarım. Vaka sonuçlanana kadar buralardan ayrılmaman gerekiyor.
One-Tooth-Sam: Merak etme, zaten bir yere gitmeyi de düşünmüyorum, hem ikinizi daha çok görmek de güzel olur!
One-Tooth-Sam: Bir de şey, ikinizden birinde sakız olma ihtimali var mı acaba? Öğle yemeğinde çok fazla sarımsak yemişim, koku beni mahvetti.
(One-Tooth-Sam ile konuştuktan sonra)
Jones: Önce Ginger, şimdi de Sam… <İsim>, arkadaşlarımızın şüpheli çıkmalarına inanamıyorum!

İncele: El Losyonu
Jones: Şimdi umalım da Grace el losyonunun üzerinde bu kanın ne aradığını bize açıklayabilsin!

Analiz et: Kan Örneği
Grace: El losyonunun üzerinde bulduğunuz kanı analiz ettim. Görünüşe bakılırsa kan Salvador’a ait.
Jones: Bu da ne… Ama nasıl? Bu çok saçma!
Grace: Aslında hiç de saçma değil, Jones. Tüm kanıtları yok etmeye çalışan katil aslında hayati bir bilgiyi korumuş oldu böylece. Katil el losyonu kullanıyor!


Jones: <İsim>, bu el losyonu meselesi bana çok hayati bir rol oynadığı Rus Vakasını hatırlattı!
Jones: Rus Vakası dosyalarında, el losyonu kullanan şüphelileri belirlemiştim ve listede Tony Marconi de vardı! Bu da demek oluyor ki katilimiz o!
Jones: … Tamam, haklısın, <İsim>. Marconi’yi rahat bırakacağım. Neyse, bir şey demedim say, ama lütfen notlarının arasına Marconi’nin el losyonu kullandığını ekle…

3. Bölüm


Jones: <Rütbe> <İsim>, bu vaka benim beynimi döndürdü! Konuştuğumuz herkes Salvador’un ölmesini istediğini söyledi… bir tek Marconi hariç!
Jones: Sana diyorum, Marconi bizden bir şeyler saklıyor! Bana sınırlama emri koydurtmamış olsaydı sakladığı şeyi öğrenebilirdik…
Jones: Bir saniye, bir saniye! Buldum! <İsim>, bu emir sadece beni kapsıyor! Yanına Ramirez’i de alıp Marconi ile konuşmaya git!
Ramirez: Gerçekten mi? Beni bir soruşturmaya mı dahil ediyorsunuz? Vay be!
Jones: Çok iyi iş çıkaracağına eminim, Ramirez. Çok fazla heyecan yapma, yeter! <İsim>, senin de zamanın olduğunda benimle kanalizasyonu aramaya gelsene, bir şey kontrol etmek istiyorum!

Ramirez’in yardımıyla Marconi’yi sorgula.
Tony Marconi: Siz benimle dalga mı geçiyorsunuz! Tüm polise mi sınırlama emri getirmem gerekiyor?
Ramirez: Size sadece birkaç soru sormak istiyoruz, Bay Linguini, efendim.
Tony Marconi: Adım Marconi, beyinsiz! Gidip Ash Bison denen o herifle konuşsanıza! Engerekler çetesinin yeni lideri oldu!
Ramirez: Bu ipucu için teşekkürler, Bay Tortellini, ama…
Tony Marconi: Adım MARCONI, seni beyinsiz! Hay aksi, senin yüzünden sakızımı yere düşürdüm!
(Marconi ile konuştuktan sonra)
Ramirez: Marconi’nin kıyafetinin üzerindeki yağ lekesini fark ettin mi? Dikkatimi dağıttı hep!
Ramirez: Katılıyorum, <Rütbe> <İsim>. Ash Bison’ın Engerekler çetesinin yeni lideri olması, takip edilmesi gereken bir bilgi!
Ramirez: Belki ben de bir daha Marconi ile konuşmamalıyım… adam beni gerdi. Ama haklısın, <Rütbe> <İsim>, kulübünde daha yakından arama yapmamız gerekiyor!

Kurbanın ölmesinin onun çok işine geleceğini söyleyerek Ash Bison’u sorgula.
Ash Bison: Yine harika bir iş çıkarmışsınız. Benim Engereklerin yeni lideri olduğumu öğrendiniz yani… Aman ne büyük sır!
Ash Bison: Evet, mutluyum. Salvador’un katilini yakaladığınızda bana bir haber uçurun, ona teşekkür kartı göndermek istiyorum!
Ash Bison: Ben geri zekalı falan değilim. Bu bölgenin gerçek patronu her zaman Marconi olacak. Bunu böyle bellemeyen ölür.
Jones: Son bir şey daha, Ash. Üzerindeki yağ lekesini nasıl açıklayacaksın?
Ash Bison: Şaka mı yapıyorsun? O kadar da zeki değilmişsin. Günümün çoğunu Engerek Çukuru’nda geçiriyorum. Tabii ki üzerime leke bulaşacak!

İncele: Dans Pisti
Ramirez: Aferin sana ve bana, <Rütbe> <İsim>! Bu bir astım spreyine benziyor!
Ramirez: Iıı, şimdi bunu bulduk da, ne yapacağız peki?
Ramirez: Değil mi, tabii ki, teşekkürler <Rütbe> <İsim>! Üzerinde parmak izi var mı diye bu spreyi inceleyelim!

İncele: Astım Spreyi
Ramirez: Süper iş çıkardın, <Rütbe> <İsim>! Senin gibi bir uzmanı iş üstünde izlemek ne büyük onur!
Ramirez: Galiba şimdi de kimlik taraması için bu parmak izini Alex’e göndermemiz gerekir, değil mi? Tamam, <Rütbe> <İsim>, patron sensin!

Analiz et: Parmak İzi
Alex: Parmak izini veri tabanında araştırdım. Çok bilimsel konuşmak istemem ama, çapraz sorgulama yaptım ve izin görüntüsünü izole ettim...
Alex: Görünüşe göre parmak izi Tony Marconi'den başkasına ait değil!
Ramirez: Ne diyorsun...?
Alex: Evet. Marconi astımlı!
Ramirez: Eh, <Rütbe> <İsim>, umarım yardımım dokunmuştur. Tek söylemek istediğim, seninle çalışmak büyük bir keyifti!

İncele: Kanalizasyon Çıkışı
(İncelemeden önce)
Jones: Hah <İsim>, geldin demek! Hadi işe koyulalım!
(İncelemeden sonra)
Jones: <İsim>, senin içgüdülerine güvenmem gerektiğini öğrendim, o nedenle bu bıçak önemli diyorsan, önemlidir!
Jones: Üzerine işlenmiş bir seri numarası var, ama okunmayacak kadar solmuş. <İsim>, sence bu numarayı deşifre edebilir misin?

İncele: Bıçağın Seri Numarası
Jones: İyi iş çıkardın, <Rütbe> <İsim>! Bu seri numarasını şimdi Alex’e verelim de veri tabanına baksın, bakalım sahibi kimmiş!

Analiz et: Seri Numarası
Alex: Bu bıçak Samuel Bennett denen birine ait. Asker yapımı olduğu için öğrenmesi kolay oldu.
Alex: Ancak, Samuel Bennett'le ilgili bulabildiğim tek şey eski bir asker fotoğrafı oldu. Üzgünüm, daha fazla bir şey bulamadım.
Jones: Çok tuhaf, sanki bu adamı yakınlarda görmüş gibiyim...
Alex: Gerçekten öyleyse, o zaman bir hayalet görmüşsün demektir! Samuel Bennett, sistemden uzun süre önce çıkmış, sanki birdenbire ortadan kaybolmuş!


Jones: Bir dakika! Evet, işte bu! <İsim>, bu fotoğrafın bana kimi anımsattığını biliyorum!
Jones: Şu surata baksana, fotoğrafın çekildiği tarihten bu yana epey değilmiş, ama gülümsemesi aynı: Bu One-Tooth-Sam!
Jones: Olamaz, <İsim>, bu çok kötü! Sam'in bıçağını kaybettiğini pek sanmıyorum... Daha ziyade sonsuza kadar bulunmamasını istemişe benziyor!
Jones: <İsim>, Sam suçlu biri gibi davranıyor. Yine de gidip onunla konuşalım, belki de bunun için çok masumane bir açıklaması vardır...

Bulduğun bıçağıyla ilgili olarak One-Tooth-Sam'i sorgula.
One-Tooth-Sam: Evet, bu bıçak benim, ama sizin de anlamanız lazım. Engerekler zaten hepimizin hayatını cehenneme çevirdi. Şimdi de Salvador denen adam gelip inimizdeki kızlardan birini korkuttu!
One-Tooth-Sam: Benim de bir şey yapmam gerekiyordu! Yaşlıyım, astımım gitgide azıyor, yani yakalansam bile o kadar da mühim değil diye düşündüm. Tek istediğim Salvador'un ölmesiydi!
One-Tooth-Sam: Ama Engerek Çukuru'na vardığımda Salvador'u gördüm ve... tırstım. Ondan ne kadar nefret etsem de, bir insanı öldürmeye elim varmadı.
One-Tooth-Sam: ... Doğrusu şu, ben zayıf, zavallı yaşlı bir adamım... Hayatımda tek bir şeyi bile doğru düzgün yapamıyorum.
Jones: Sen zayıf biri değilsin, Sam. Cemiyetimizin bel kemiğisin. İnsanlar sana bel bağlıyor! Ayrıca, bu canavarların işini görmek bizim vazifemiz.
(Sam ile konuştuktan sonra)
Jones: Zavallı Sam. Onu iyi tanıdığımı sanıyordum... Ama bazı unsurlar var ki onu suçlu durumuna düşürüyor!
Jones: Umarım bize doğruyu söylüyordur: Böyle pamuk gibi kalbi olan birini, sırf cemiyetini korumaya çalıştığı için içeri atmak hiç hoşuma gitmez!


Jones: İsim, inanması zor geliyor ama bu bizim çözülmeyen ilk vakamız olabilir! Görünüşe bakılırsa ben yine devriye görevine geri döneceğim!
One-Tooth-Sam: <Rütbe> <İsim>, Jones! Her yerde sizi arayıp duruyordum! Ben ve bizim çocuklar, işimize yarar bir şey var mı diye ara sıra çöp kutularına bakarız.
One-Tooth-Sam: Birisinin içinde, üzerinde kan lekesi olan cam bulduk!
One-Tooth-Sam: Normalde pek önemsemezdik, ama Engerek Çukuru'nun yakınlarında bir yerde olduğu için en iyisi size getirelim dedik.
Jones: Teşekkürler Sam, bu pekala bulmacanın kayıp parçası olabilir! Bulmaca demişken, <İsim>, bu parçaları bir araya getirebilir misin acaba?

İncele: Cam Parçaları
Jones: Aferin, <İsim>! Bu bir cam şişe ve üzeri de gerçekten kanla kaplı. Hiç vakit kaybetmeden bunu laboratuvara gönderelim!

Analiz et: Parçalanmış Şişe
Grace: Bu şişenin camı, Salvador'un kafatasının içinde bulunan cam parçaları ile eşleşiyor.
Grace: Ayrıca üzerindeki kan da, kurbanın kanıyla aynı.
Grace: Yani tebrikler, <İsim>, cinayet silahını buldun!
Grace: Bu da yetmezmiş gibi, bir güzel haber daha: Şişenin üzerinde farklı bir kan grubu var! Salvador'a değil, katile ait!
Grace: Müthiş dedektiflik çalışmanız sayesinde, artık katilin kan grubunun AB+ olduğunu biliyoruz!


Jones: <İsim>, görünüşe göre artık katili yakalamaya hazırız! Ama bu konuda hata yapamayız, bu yüzden çok dikkatli olmalıyız!

Katili tutukla.
Jones: Buraya kadar, Marconi! Salvador Cordero'yu öldürmekten tutuklusun!
Tony Marconi: Bu olay yüzünden beni yakalayıp yakalayamayacağınızı merak ediyordum, ama ben de işinizi kolaylaştırdım sanırım.
Jones: Ben de aynı şeyi düşünüyordum. Bu kadar dikkatli biri nasıl olur da böyle acemi bir hata yapar?
Tony Marconi: Hata yapan Salvador'du Jones, ben değil... Buranın gerçek patronunun kim olduğunu göstermek için o koca kafalı beyinsizin yanına gitmiştim...
Tony Marconi: ... Ama o kılıksız tamirhanesine vardığımda, herifin Ginger'ın canını yaktığını gördüm... Buna inanabiliyor musun?! Domuz, kızdan faydalanmaya çalışıyordu!
Jones: Sen de Ginger'ı korumak için... onu öldüreyim mi dedin?
Tony Marconi: Kadınlara vuramazsın. Vuramazsın işte...
Jones: Ginger'ı kurtardığın için memnun oldum, Tony, ama onu öldürmemen gerekiyordu. Suçlular parmaklıkların arkasına gönderilmeli, toprağın altına değil...
Tony Marconi: Birisinin o çöpü atması gerekiyordu... Beni tanıyorsun Jones, ikimiz birbirimize benziyoruz. İkimiz de cemiyetimizi korumak için ne gerekiyorsa onu yaparız.
Jones: Yanlışın var Marconi. Sen, kendini yasaların üzerinde görüyorsun, ben ise yasaların HERKESİN üzerinde olduğunu hatırlatmak için buradayım!


Yargıç Olivia Hall: Ekleyeceğiniz başka bir şey var mı, Bay Marconi?
Tony Marconi: Evet. Asıl suç, yaptığım şey yüzünden beni parmaklıkların ardına koymaktır.
Yargıç Hall: Bir adamı öldürdünüz, Bay Marconi. Bir insan!
Tony Marconi: Kusura bakmayın ama, Ginger'a saldırdığı an Salvador denen adam insan olarak anılma hakkını da kaybetti. Benim kitabımda bu, yaşama hakkını da kaybetti demektir.
Yargıç Hall: Olabilir, ama benim kitabımda kurallar açıktır: Hayat, hayattır. Ve bu hakkı alıp vermek size düşmez.
Tony Marconi: Anlaşamadığımız konusunda anlaştık o zaman.
Yargıç Hall: Bay Marconi, işlediğiniz suçun farkına varabilmeniz için yapabileceğim bir şey yok. Gerçekle bağlantınız kopmuş, toplum için tehlikelisiniz. Bu yüzden 20 yılı şartlı, tahliyesiz müebbete mahkum edildiniz.
Ginger: Benim için yaptığını hiçbir zaman unutmayacağım, Tony!
Tony Marconi: Sen merak etme bebeğim, bende bu avukatlar olduğu sürece, göz açıp kapayıncaya kadar çıkarım.


Jones: Tebrikler, <İsim>, sonunda Marconi'yi tutukladık!
Jones: ... Ama itiraf etmem gerekir ki, onu sayısız pis suçları için değil de bu yüzden yakaladığım için aslında biraz öfkeliyim...
Ramirez: <Rütbe> <İsim>, King seni derhal ofisinde görmek istiyor!


Samuel King: Hah, <İsim>, işte buradasın! Seninle tanışmak isteyen çok önemli biri var.
Başkan Johnson: Sizinle tanışmak büyük bir onur <İsim>, hakkınızda harika şeyler duydum!
Başkan Johnson: Bu kasabanın vatandaşları sizin gibi birine sahip oldukları için çok şanslı! Tanrı, onların size ihtiyacı olduğunu biliyor... Böyle çalışmaya devam edin, <İsim>!
Samuel King: <İsim>, Belediye Başkanı'nın seni bizzat tebrik etmesi nasıl bir duygu? Ne yalan söyleyeyim, seninle inanılmaz gurur duyuyorum.
Samuel King: Grimsborough'da suçlular olduğu sürece, senin gibi insanlara da ihtiyacımız olacak, <Rütbe> <İsim>!

Ek Soruşturma


Samuel King: <İsim>, kendini çoktan kanıtladın ve hızla rütbeleri tırmanarak elimizdeki en iyi adamlardan biri haline geldin!
Samuel King: Senden yapmanı istediğim birkaç şey daha var, bunları da tamamladığında seni büyük bir ödül bekliyor.
Samuel King: Ginger telefon etti, yardımına ihtiyacı varmış. Seni Mavi Flamingo'da bekleyeceğini söyledi.
Samuel King: Ayrıca One-Tooth-Sam'i de bir yoklamanı ve Marconi'yi parmaklıkların ardına atmamızda bize yardımcı olduğu için teşekkür etmeni istiyorum.
Jones: Kulağa hoş geliyor, Şef! Ee <İsim>, tekrar sokaklara düşmeye hazır mısın?


Ramirez: <İsim>, Troy Cassidy aradı, yardımına ihtiyacı varmış. Bir yere not ettim. Diyor ki: "Hayır, bu bir şaka değil, evet, acil."
Jones: Troy bizim yardımımızı mı istiyor? O eşkıyaya ne diye yardım edelim!
Jones: Peki, <İsim>, galiba haklısın. Önemli bir şey olmasaydı bu adam gelip de bizden yardım istemezdi.

Ginger'ın yardımına ihtiyacı var.
Ginger: Off <Rütbe> <İsim>, biliyordum bu kadar güzel bir şeyin uzun sürmeyeceğini. Hapse gönderilmeden önce Marconi beni Mavi Flamingo'nun yeni müdürü yapmıştı...
Ginger: Bunu kanıtlayacak yasal belgem falan da vardı, ama o lanet Curtis kağıtları elimden aldı ve beni yalancılıkla suçladı!
Ginger: Kulübün arka tarafında Biff onu gözetim altında tutuyor, ama Curtis'i belgeyi geri vermeye ikna edemiyoruz.
Jones: Biz hallederiz, Ginger! Curtis'la adamakıllı konuşur ve belgeni sana geri vermesini sağlarız!
Ginger: Siz olmasanız ne yapardım bilmiyorum! Sen benim koruyucu meleğimsin, <Rütbe> <İsim>!


Curtis Newman: Bu belge bariz sahte! Belki diğerleri onun yalanlarına kanıyor, ama ben bu kulübün bir fahişeye devredilmesini reddediyorum!
Jones: Sözlerine dikkat et Curtis! O belgeyi derhal bize ver; gerçek olup olmadığını şıp diye anlarız!
Curtis Newman: Mümkün değil! O gerzek yalancıyı koruduğunuza inanamıyorum! Peki ya belge? Bende değil!
Biff Wellington: Yalan söylüyor, <Rütbe> <İsim>! Curtis'in kulübe elinde bir çantayla girdiğini gördüm, belki de yeni patronun belgesi onun içindedir.
Jones: İpucu için teşekkürler, Biff! Tamam, <İsim>, o zaman şimdi baş belası çantayı bulmak için kulübü aramamız gerek!

İncele: Mavi Flamingo
Jones: İyi iş çıkardın, <İsim>! Ginger'ın belgesinin Curtis'in çantasında olup olmadığını anlamanın tek bir yolu var. Onu aramaya hazır mısın?

İncele: Evrak Çantası
Jones: İyi iş çıkardın, <İsim>! Şuna bak, gayet yasal görünüyor. Yine de doğrulamak ve Curtis'in çenesini kapamasını sağlamak için Marconi'nin imzasını laboratuvara gönderelim!

Analiz et: Yasal Belge
Alex: Bunun öylesi ya da böylesi yok, bu kesinlikle Marconi'nin imzası. Bu da demek oluyor ki bu belge yüzde yüz yasal!
Jones: İyi işti, Alex! <İsim>, bunu Curtis'in suratına zevkle çarpacağım! Ama önce Ginger'a güzel haberi verelim!

Kulübün yeni müdürü Ginger.
Jones: Ginger, Mavi Flamingo'nun yeni müdürü olarak başlayacağın yeni görevin için seni tebrik ederim!
Ginger: Aaa, onu buldunuz demek! Harikasın, <Rütbe> <İsim>! Aman Tanrım, hayatımın böylesine yoluna girdiğine bir türlü inanamıyorum!
Ginger: Görünüşe göre hepimiz kendi hayatlarımızı yaşayacağız, ama sizleri çok özleyeceğim... Bakın ne diyeceğim, sırf sizleri görmek için bile başımı belaya sokmayı düşünebilirim...
Jones: Sen bunları hak ettin, Ginger... Çok iyi iş çıkaracağına eminim! Curtis'i de kafana çok takma, seni bir daha rahatsız etmemesini sağlarız.
Ginger: Çok teşekkür ederim, <Rütbe> <İsim>! HER ŞEY için... Kendinize çok iyi bakın ve lütfen bunu alın.

Troy'un yardımına ihtiyacı var.
Troy Cassidy: Salvador cinayetini çözmen beni çok etkiledi. Aradığın her şeyi buluyordun, o yüzden bana yardım edebileceğini düşündüm.
Troy Cassidy: Sorun şu: Uzun zaman önce birisi bana ait bir tasarımı almıştı ve çalanın Engerekler olduğuna adım gibi eminim. Her yerde aradım, ama nafile!
Jones: İyi de sana niye yardım edelim, Troy? Sen bize hiç yardımcı olmadın ki.
Troy Cassidy: O tasarım benim daha iyi bir hayat biledim. Bulursanız, çete hayatını bırakıp tam zamanlı bir mucit olarak çalışacağım. Bir daha sizin başınızı da ağrıtmayacağım.
Jones: Söz mü? Peki madem, <İsim>, Engerek Çukuru'na gidip Troy'un tasarımını arayalım bakalım!

İncele: Engerek Çukuru
Jones: Bunun bir zamanlar tasarım olduğu çok belli. Galiba Engerekler zevk olsun diye bunu paramparça etmiş!
Jones: Troy bunu görse muhtemelen ortalığı kasıp kavurur! ... O yüzden bunu ona vermeden önce birleştirsek daha iyi, değil mi?

İncele: Paramparça Tasarım
Jones: Süper iş çıkardın, <İsim>! Görünüşe bakılırsa bu tasarım yeni bir tür motosiklete ait. Çok da zekice!
Jones: Ama şu da var <İsim>, eğer Troy bize yalan söylemişse ve bu tasarım ona ait değilse, bu durumda biz hırsızlığa suç ortaklığı yapmış oluruz!
Jones: O yüzden bir HATAYA neden olmamak adına, bence bu tasarımı alıp, üzerindeki parmak izini doğrulatarak ona ait olduğunu onaylatmamız gerek!

İncele: Tasarım
Jones: Tebrikler, tertemiz bir parmak izi, laboratuvara gönderilmeye hazır. Tasarımın Troy'a ait olup olmadığını şıp diye öğreneceğiz!

Analiz et: Parmak İzi
Alex: O tasarımdan aldığınız parmak izleri Troy Cassidy'ye ait. Bu arada harika bir motosiklet bu. Bayıldım!
Jones: Troy'un bir dahi olduğu kimin aklına gelirdi? Benim gelmeyeceği kesin! Tamam, <İsim> o zaman bu dahiye gidip icadını geri verelim!

Troy'a projesini geri ver.
Troy Cassidy: Teşekkürler millet, şimdi şöhret beni bekliyor! Size garanti veriyorum, bu, dünyada devrim yapacak!... motosiklet dünyasında!
Jones: Bol şans, Troy... Verdiğin sözü de unutma, olur mu?
Troy Cassidy: Tamam, bu hayattaki ikinci şansıma yelken açacağım! Çete hayatını bırakıyorum, buradan defolup gidiyorum.
Troy Cassidy: Şanslısın: Artık Ash başlarında olduğu için Engereklerin sesi kesilir. Salvador'a göre daha az aptal ve daha az vahşidir.
Troy Cassidy: Neyse, teşekkürler, <Rütbe> <İsim>! Bunu almanı istiyorum: Ben tasarladım.

One-Tooth-Sam seninle konuşmak istiyor.
One-Tooth-Sam: <İsim>, ben de sana teşekkür etmek istiyordum. Geçmişimi gömme vaktimin geldiğini fark etmemi sağladın!
One-Tooth-Sam: Kimliği geride bırakmayı karar verdiğimde, kalan son hazinemi, kanalizasyonda metal bir kutuya saklamıştım... Ama o kadar uzun zaman oldu ki yerini hatırlamıyorum bile!
Jones: Merak etme, Sam. <İsim> ve ben o kutuyu şıp diye bulacağız! Sana bu kadarını borçluyuz artık!

İncele: Kanalizasyon
Jones: Aferin, <İsim>. Bu pek hazine kutusuna benzemiyor, epey de eski. Emin olmak için kontrol edelim.
Jones: İşte sana bir test, <İsim>: Ben alfabeyi sayana kadar sen bu kilidi açabilecek misin bakalım?
Jones: A... B... C...

İncele: Kilit
Jones: Vaay, <İsim>, kutunun kilidini ben daha F'ye gelemeden açmayı başardın. Bu inanılmaz bir şey!
Jones: Peki, içinde gerçekten Sam'in "hazinelerinin" olduğundan emin olmak için iyice aramaya hazır mısın?

İncele: Metal Kutu
Jones: Bu mücevher gerçekten büyüleyici! Elbette gerçek değildir, yoksa evsiz bir adamın böyle bir şeyi bu kadar süre saklayıp satmaması mantıksız olur.
Jones: Belki de Sam cidden sıyırmaya başladı... Gerçeği öğrenmenin tek bir yolu var: Bu mücevherin sahte olup olmadığını anlaması için Grace'e gidelim!

Analiz et: Mücevher
Grace: Bu mücevherin Sam'e ait olduğuna emin misiniz? Eğer öyleyse, bu onu Grimsborough'nun en zenginlerinden biri yapar!
Jones: Ne? Yani bana One-Tooth-Sam'in bir milyoner olduğunu mu söylüyorsun?! Rezilden vezir olmak diye ben buna derim!
Jones: İyi de neden bunu daha önce satmamış ki? Haklısın, <İsim>, gidip ona soralım en iyisi!

One-Tooth-Sam'e mücevherini geri ver.
One-Tooth-Sam: Bu mücevheri karıma almıştım, taa o zaman... Sonra karım, dünyadaki bütün paranın bile onu kurtaramayacağı bir hastalığa yakalandı.
One-Tooth-Sam: Öldüğünde, parayı görmek bile midemi bulandırıyordu, ben de hepsinden kurtuldum... Bir tek bu mücevheri atmaya gönlüm el vermedi.
One-Tooth-Sam: Evsiz yaşamıma başladığımda para umrumda değildi ve çok da mutluydum. Ama artık yardım etmem gereken bir cemiyetim var.
One-Tooth-Sam: Elimdeki tüm parayı son kuruşuna kadar Cooperville ve bu bölge için harcayıp, burayı eski güzel günlerine döndürmeye çalışacağım. Karım yaşasaydı bunu isterdi.
One-Tooth-Sam: Para BENİ yüzüstü bırakmış olsa da, başkalarını kurtaracağını biliyorum. Bunu fark etmemi sağladığın için teşekkür ederim, <Rütbe> <İsim>. Lütfen bunu alın.


Samuel King: Salvador ve Marconi sahneden indiklerine göre, bu bölge artık kendini toparlayabilir.
Samuel King: Bu bölgeyi temizlemekle çok önemli bir iş başardın, <İsim>. Bu yüzden ben de seni Finans Merkezi'ne tayin ediyorum!
Samuel King: Unutmadan söyleyeyim, ayrılmadan önce seni tebrik etmek isteyen biri var.
One-Tooth-Sam: Buradaki birçok kişiye umut verdin, sıradaki bölgede de aynısını yapacağından eminim, <Rütbe> <İsim>!
Jones: One-Tooth-Sam! Vaay, bambaşka biri gibi duruyorsun.
One-Tooth-Sam: Öyle de hissediyorum! Bol şans, <Rütbe> <İsim>, irtibatı da koparmayalım!

Also on Fandom

Random Wiki