FANDOM


Vaka Diyaloglar
Evgibisiyok.png

Amy Young:<İsim>, Andrea beni seninle birlikte terk edilmiş panayır alanına gidip Randolph ile buluşmak için görevlendirdi!
Amy: Yalnız gitmemiz gerektiğine emin misin? Yani... Andrea cidden Randolph'un bir uzaylı olduğunu mu düşünüyor?!
Amy: Ya bir şeyler ters giderse? Albay Spangler Randolph'a yardım etmeye çalıştı ve başına neler geldi!
Amy: Elbette <İsim>. Emir emirdir. Hadi terk edilmiş panayır alanına gidelim ve Randolph bizden ne istiyormuş öğrenelim!

-Terk edilmiş panayır alanında...-
Amy: Bu terk edilmiş panayır alanı beni feci şekilde korkutuyor! Ya katil palyaçolar varsa?
Amy: Haklısın <İsim>, konsantre olmalıyım. Buraya Randolph ile buluşmaya geldik, ama onu hiçbir yerde göremiyorum!
Amy: Çok bayıldığım söylenemez ama, bir yerde haklısın. Eğer ayrılırsak daha fazla alanı arayabiliriz.
Amy: Randolph buralarda bir yerde olmalı. Eminim onu ilk sen bulursun <İsim>!

1. Bölüm

İncele: Panayır Alanı.
Amy Young: Randolph'u poligonda mı buldum dedin? Göğsü açık mıydı? Lütfen bana öldüğünü söyleme!
Amy: Aman Allah'ım, bütün organları resmen gün gibi ortada...
Amy: Önce Spangler öldürüldü şimdi de Randolph'mu? O Ren Kanyonunda karşılaştığımız en zararsız kişiydi! Bunu ona kim yapmış olabilir?
Amy: Haklısın, ipuçlarına odaklanmalıyız! Bu panayır alanı terk edilmiş... ama şu oyuncak makinesi halen çalışıyor gibi!
Amy: O oyuncak makinesi her ne saklıyorsa, eminim onu dakikasında bulursun!
Amy: Ve şu kartın üstünde garip derecede tanıdık bir güve amblemi var, öyle değil mi? Ben toz çantasını getiriyorum, sen de üzerindeki bilgiyi açığa çıkartırsın!

Otopsi. Kurbanın Cesedi.
Roxie Sparks: Eh <İsim>, sanırsam Randolph'ta senin benim gibi etten kemikten insanmış!
Roxie: Ama katilin işimi benim yerine yapmasını takdir ettim! Randolph ölümüne otopsi edilmiş!
Amy: Roxie, biraz saygın olsun. Randolph biraz çatlak olabilirdi, ama yine de iyi bir elemandı!
Roxie: Üzgünüm... En azından katil iş için doğru bisturiyi kullanacak kadar saygılıymış...
Amy: Demek cinayet silahı bisturi olabilir? Gözümüzü açık tutmalıyız...
Roxie: Dahası da var! Organları tertemiz! Sıfır gibi! Randolph uzaylı olmayabilir ama morgda şimdiye kadar gördüğüm en sağlıklı insan!
Roxie: Elbette, cildinde bulduğum ufak renk lekelerini merak ettim... Bunlar sevilen bir şekerde kullanılan gıda boyasıymış!
Roxie: Ama içine bakarak söyleyebilirim ki Randolph şeker yemiyordu, yani...
Amy: Yani katilin şeker yediğini mi söylüyorsun? Nasıl bir tip, otopsi sırasında şeker yiyebilir ki?
Roxie: Ne diyebilirim ki, bazen insanların atıştırması gerekir! Tabii ben yemek için morgdan ÇIKIYORUM. Bunu kim yaptıysa hırslı... Hatta deli olmalı.

İncele: Silinmiş Kart.
Amy: Olay yerinde bulduğun kartvizit Otto Schmetterling'e mi aitmiş? O, Burt Montana cinayetinde bir şüpheli değil miydi?
Amy: Schmetterling şimdi de kendini bir tür tüccar olmaya mı hazırlıyor? Kartta "garip ve tuhaf şeyler" ile ilgilendiği yazıyor... Ürkütücü...
Amy: Evet, panayır yerinde toplanabilir eşyalar var ama onları kiminle takas edecekti ki? Buralarda dolanan tek kişi Randolph'tu!
Amy: Seninleyim <İsim>! Hadi Bay Schmetterling'e katvizitinin cinayet mahallinde ne aradığını soralım!

Otto Schmetterling'e kartvizitinin panayır alanında ne aradığını sor.
Otto Schmetterling: Elbette kartvizitimi panayır alanında bıraktım <Rütbe> <İsim>. Kartvizitimi tuhaf şeylerin bulunabileceği her yere bırakırım!
Otto: Ren Kanyununda gerçek ve yaşayan bir uzaylı olduğunu öğrendim ve onu kendi gözlerimle görmek istiyordum! Adı Randolph'tu sanırsam...
Amy: Cidden Randolph'un bir uzaylı olduğuna inanıyor musunuz?!
Otto: Evet, insanlar onu bulduklarında bana haber versinler diye onlara kartımı bırakıyorum. Bana yardım etmeye ne dersiniz? Ucunda iyi para var...
Amy: Antikacılığa ayıracak vaktimiz yok, Bay Schmetterling. Randolph öldürüldü!
Otto: Ah, ne yazık... Neyse, zaten uzaylı bulmak için istediğim zaman 61. Bölgeyi gözlemleyebilirim...
Amy: 61. Bölge mi? O da ne?
Otto: Orası Ren Kanyonundaki bütün uzaylıların gönderildikleri gizli bir askeri üs... Yani benim duyduğum kadarıyla... Ama sıradan bir insansanız oraya girmeniz gayet zor!
Otto ile konuştuktan sonra)
Amy: Çöl sıcağı Bay Schmetterling'in kafasına vurmuş olmalı! 61. Bölgedeki uzaylılar mı? Bu delilik!
Amy: Randolph'un kendisinin uzaylı olduğuna inandığını biliyorum... Albay Spangler'da aynısını düşünüyormuş! Belki 61. Bölgede bir inanan daha vardır?
Amy: Ama 61. Bölgeye nasıl gireceğiz? Güvenlik fazla sıkı...
Andrea Marquez: İşin o kısmını bana bırakın. 61. Bölgeye gidin. Ben Yargıç Dante'yi arayacağım. Giriş iznin en kısa zamanda elinde olacak <İsim>, yoksa başlarına gelecek var!

İncele: Ordu Üssü.
Amy: Biliyor musun, bu 61. Bölge denen yer o terk edilmiş panayır alanından bile daha ürkütücü... Herkes nerede?
Amy: Haklısın <İsim>. Buraya muhabbet etmeye değil, delil toplamaya geldik! Ne buldun?
Amy: Şu tabletin üzerindeki kamuflaj motifi "ordu" diye haykırıyor. Eminim kilidini açıp içinde Randolph ile ilgili bir delil var mı bulursun!
Amy: Haklısın, o paramparça kağıt buraya ait değil. Eminim onu saniyesinde birleştireceksin!

İncele: Kilitli Tablet.
Amy: O ordu tabletini rekor sürede açtın <İsim>! Bir kaç tane dosya görüyorum... İçlerinde ne olabilir ki?
Amy: Haklısın, bu tam Hannah'lık bir iş! O, bu tabletin içini dışına çıkartır!

Analiz et: Tablet.
Hannah Choi: Hey <İsim>, tahmin edebileceğin gibi, bu ordu tabletindeki uygulamaların şifresini çözmeyi başardım.
Hannah: Standart ordu şeyleri vardı... Ta ki videolara bakana ve General Freeman'ın kışkırtıcı konuşmasını bulana kadar! Şuna bir bak...

-61. Bölge, Durum Raporu, 0600...-
General Freeman: Dinleyin, askerler!
Freeman: Belki kimileriniz Albay Spangler'ı kahraman olarak hatırlar, ama ben onu aptalın teki olarak hatırlıyorum!
Freeman: Kısa kesilen hayatının sonlarına doğru, Spangler gezegenimizin ziyaretçilerinden birini serbest bırakmaya karar verdi.
Freeman: Şimdi, arkasında bıraktığı bu dağınıklığı toparlamak zorundayız! Görevimiz onu izlemek, yakalamak...
Freeman: Hey, sen! Şu tableti hemen kapat! Biz burada, tekrar ediyorum, durum raporlarını kayda almayız!

-Kamera görüntüsünün sonu..-
Amy: General Freeman biriminin "gezegenimizin ziyaretçisini" izlemesini ve yakalamasını mı istemiş? Yani uzaylı mı demek istiyor?
Amy: Ve özellikle Albay Spangler'dan bahsetmiş... Sence Freeman'ın sözünü ettiği "ziyaretçi" Randolph muydu?
Amy: Katılıyorum <İsim>, General Freeman'la bir durum raporu da biz yapmalıyız! Bu uzaylı saçmalığına bir son vermenin zamanı geldi!

General Freeman'a videoyu sor.
General Freeman: 61. Bölgeye gelip ordu malına el koyarak haddini aşıyorsun, <Rütbe> <İsim>! Burada hassas milli güvenlik sorunları ile uğraşıyoruz!
Amy: Uzaylılar gibi milli güvenlik sorunları mı, General Freeman?
Freeman: 61. Bölgede yaşananları ne doğrulayabilirim, ne de inkar edebilirim.
Amy: Belki bize cinayet kurbanımız Randolph hakkında bilgi verebilir siniz?
Freeman: Randolph öldürüldü mü?! Nasıl?!
Amy: Yürüyen bir soruşturmanın detaylarını paylaşmak gibi bir yetkimiz yok, General Freeman.
Freeman: Tamam, siz kazandınız... İşte size anlataBİLECEKlerim. Randolph'un halen Ren Kanyonu'nda olabileceğine dair istihbarat aldık. Onu 61. Bölgeye geri getirmek için bir görev başlattım.
Freeman: Ve bu halen benim görevim. Sizden derhal onun cesedini ve soruşturmanız ile ilgili olan her şeyi 61. Bölgeye getirmenizi istiyorum!
Amy: Mümkün değil, Freeman! Ayrıca insanlar şüphelenip sizin süper gizli sığınağınızda gezinmeye başlayabilirler!

İncele: Paramparça Kağıt.
Amy: Birleştirdiğin o makale "Aylık Tuhaf Bilim" hakkında mı? Niş pazarına gel!
Amy: Makalenin başlığında "Kendi Uzaylı Otopsinizi Yapın" yazıyor! Bunu kim yapabilir ki? Uzaylı diye bir şey yok! Üstelik iğrenç bir şey bu!
Amy: Makalenin yazarı "Doktor D" adında biri... Bu, onu bulmamıza yardım etmez!
Amy: Haklısın <İsim>! Yazarın fotoğrafını veri tabanında karşılaştırabilirsin! Kesin makaleyi yazanın kim olduğunu böylece bulursun!

İncele: Otopsi Makalesi.
Amy: Veri tabanına göre o uzaylı makalesini yazan kişi, Jarvis Donne adında birisiymiş. Veri tabanında ayrıca 61. Bölgede tıbbi araştırmalardan sorumlu olduğu yazıyor!
Amy: Haklısın <İsim>! Otopsi alanındaki uzmanlığı Randolph üzerinde uygulanmış olabilir!
Amy: Bay Donne ile bu makale hakkında konuşmamız gerek!

Jarvis Donne'u uzaylı otopsisi makalesi ile ilgili sorgula.
Jarvis Donne: UFO muhabbetleri dışında yazılarımın hayranlarıyla buluşmak ne güzel! İmzayı kimin için atıyorum?
Amy: <Rütbe> <İsim> yazınızdan ziyade otopsi işinizle ilgileniyor, Bay Donne.
Jarvis: DOKTOR Donne, teşekkür ederim. Biyoloji alanında doktoram VAR ve bir kaç tane önemli araştırma projesinde çalıştım!
Amy: Biyoloji alanında doktoranız var ve "Aylık Tuhaf Bilim" dergisinde yazıyorsunuz? Bu... ilginç...
Amy: Her neyse, acaba 61. Bölgedeki araştırmalarınıza, Randolph adlı bir genç adam da dahil miydi?
Jarvis: Evet dahildi! Randolph 61. Bölgede kaldığı sırada onunla arkadaş olmuştum. Diğer... testlerin yanında birbirimizle bir sürü kelime oyunu oynardık...
Jarvis: Ama ne yazık ki Randolph, araştırmamın en önemli yerinde kaçtı...
Amy: Randolph "kaçtı" mı?! Ondan arkadaştan ziyade bir mahkummuş gibi bahsediyorsunuz!
Jarvis: Ah, hayır, arkadaş İDİK. Randolph bugüne kadar karşılaştığım en cana yakın ve güvenilir uzaylıydı!
Amy: Çok güzel... Randolph'un uzaylı olduğuna inanan birisi daha!

İncele: Oyuncak Makinesi.
Amy: Aman Allah'ım! Oyuncak makinesinde bulduğun o sayfa kanla kaplı!
Amy: Haklısın <İsim>. Eğer bu sayfayı Yann'a gönderirsek, bize tam olarak ne ile uğraştığımızı söyleyebilir.

Analiz et: Kitap Sayfası.
Yann Toussaint: <İsim>, panayır alanında bulduğun şu sayfadaki kanı karşılaştırdım: kesinlikle kurbana ait olmalı!
Hannah: Araya girdiğim için üzgünüm, ama o sayfayı daha önce gördüm! "Uzaylılar Hakkındaki Gerçekler" kitabından!
Hannah: Aptalca bulacağınızı biliyorum, ama o kitap aramızdaki uzaylıları bulmak isteyen UFO ve uzaylı çatlakları için bir klasiktir!
Yann: Şey, o sayfada o kadar çok kan var ki, Randolph'u öldüren kişinin kitabı okuduğunu söylemek yanlış olmaz.
Amy: Demek katil, "Uzaylılar Hakkındaki Gerçekler"'i okuyormuş... Belki de Randolph'un uzaylı olup olmadığını öğrenmek istiyordur!

Daha sonra karakolda...
Amy: Zavallı Randolph... Bir kaç insan onun uzaylı olduğuna ikna olmuş ve birisi ölene kadar üzerinde otopsi yapmış! Sence uzaylı olup olmadığını kanıtlamaya mı çalışıyorlardı?
Amy: Jarvis Donne cinayeti işleyebilecek uzmanlığa sahip. Ayrıca kendisi Randolph'un bir "Dünyalı" olmadığına ikna olmuş gibiydi.
Amy: Ve General Freeman Randolph'u yakalayıp 61. Bölgeye geri getirmek istiyordu. Halen Randolph'un cesedini istiyor!
Hannah: <İsim>! Bunu görmelisin! Az önce uzaydan bir mesaj aldım!

2. Bölüm

Hannah Choi: <İsim>! Bunu görmelisin! Az önce uzaydan bir mesaj aldım!
Amy Young: Hannah, neler söylüyorsun sen?!
Hannah: SFAL'yi duymuşmuysunuz? Diğer bir adıyla "Uzaylı Yaşamı Arama"? SFAL'deki araştırmacılar zeki yaşam formları bulmak umudu ile radyo dalgaları yakalamak için evreni tararlar!
Hannah: Bende bilgisayarımla SFAL'nin radyo sinyali verisini yakaladım ve verinin bu Dünyadan olmadığını fark ettim!
Hannah: Veri rastgele değil, kendini sürekli tekrar ediyor. Şu ana kadar çevirme programım en çok tekrar edilen kelimeyi buldu: Krep-9!
Hannah: <İsim>, yanlışsam düzelt. Krep-9, Randolph'un geldiğini iddia ettiği gezegen değil miydi?
Amy: Sanki Randolph bunu söylediğinde ona inanmıştık da. Başka bir gezegenden mesaj aldığına nasıl inanıyorsun?!
Hannah: Mesajın geri kalanını da çevirmeye çalışacağım, bu sayede olayın üstüne biraz ışık tutabilirim.
Hannah: Bu arada, inansan da inanmasan da <İsim> haklı: Gidip SFAL Radar Sahasını yoklamanız gerek!

İncele: Radar Sahası.
Amy: Şuraya baksana. Gökteki yıldızlar ve şu radar çanaklarının arasında kendimi oldukça küçük ve önemsiz hissediyorum...
Amy: Pekala, radar sahası bizden ne saklıyormuş? Bir adet şeker paketi! Demek katil, Randolph üzerinde otopsi yaparken bunlardan yiyormuş...
Amy: Ah bir saniye... o şeker paketi kanla kaplı... Örnek almak için gerekenden fazla kan var <İsim>. Bu işi sana bırakıyorum...
Amy: Lütfen dikkatimi dağıt... Başka ne buldun? Paramparça bir fotoğraf mı? Senin yapboz yeteneklerin sayesinde resmin tamamını en kısa sürede göreceğiz!

İncele: Paramparça Fotoğraf.
Amy: Birleştirdiğin şu fotoğrafta Randolph var! Peki yanındaki eleman da kim?
Amy: Rozetinde " Haku" yazıyor ve kendisi burada, SFAL radar sahasında çalışıyor!
Amy: Haklısın <İsim>, gidip şu Haku denen elemanla konuşalım ve Randolph ile arkadaş olup olmadığını öğrenelim!

Haku Kamaka'ya kurbanla ilişkisini sor.
Haku Kamaka: Elbette, Randolph'u tanıyordum... O, SFAL'nin Dünyaya düşen küçük yıldız adamıydı...
Haku: Yani, O, kendisinin uzaylı olduğuna ikna olmuştu. Şahsen "Uzaylılar Hakkındaki Gerçekler"'i okudum ve kendisi benim gözüme insan gibi göründü...
Haku: Her neyse, bu resmi, Randolph "ana gezegeni" Krep-9'a mesaj göndermek istedikten sonra çekindik...
Amy: Ve cidden Krep-9'a mesaj mı gönderdiniz yani?!
Haku: Evet! Ekipmanı kötüye kullanmaktan ötürü başım derde girebilirdi, ama hey! Sonuçta her şey bilimsel araştırma için!
Haku: Dürüst olmak gerekirse, bu bir şakaydı! Krep-9 en az 40 ışık yılı uzaklıkta! Randolph'un mesajı evrenin o kesimine ulaşana kadar ben çoktan emekli olmuş olurum!
Amy: Bir saniye! Sen şimdi Krep-9'un var olduğunu mu söylüyorsun?! Gerçek bir gezegen mi ki o?
Haku: Elbette Krep-9 gerçek bir gezegen! Niye olmasın ki?!
Haku: Ama artık önemli değil... Randolph artık evinden, ve ya başka bir gezegenden mesaj almak için burada olmadıktan sonra...

İncele: Şeker Paketi.
Amy: Eminim radar sahasında bulduğun o şeker paketinden bir damla numune almışsındır <İsim>!Amy: Hadi bunu laboratuvara gönderelim!

Analiz et: Kan.
Yann Toussaint: <İsim>, şeker paketinden aldığın kan örneğinde test yaptım ve bazı sürprizlerle karşılaştım!
Yann: Kan kurbana ait, bu sürpriz sayılmaz...
Yann: Ama aynı zamanda bir hapşırıktan gelen sümük damlaları buldum! Alerjiye karşı kullanılan antihistamin ilaçla karışıktı!
Yann: Randolph'un sağlığının mükemmel olduğunu düşünürsek, şu şeker paketine hapşıran lişi katil olmalı!
Amy: Demek katilin alerjisi var! Umarım hapse karşı alerjisi yoktur, çünkü yakında boylayacağı yer orası!
(Analiz sonrası)
Amy: Evet, katilimizin alerjisi olduğunu öğrendik, ve bu şüpheli havuzunu bir nebze daraltacaktır...
Amy: Halen birisinin Randolph'a bunu yapmış olmasına inanamıyorum. O kimseye zarar vermedi!
Amy: Haklısın <İsim>, en azından bunu yapanı parmaklıklar ardına tıkabiliriz. Doğru dedin, cinayet mahalline tekrardan bakmak bize katil hakkında daha fazla ipucu verebilir!

İncele: Panayır Alanı Stantları.
Amy: Şu çılgın karnaval posterlerine bir bak! Sence bir şey saklıyor olabilirler mi? Eminim sakladıkları şey her neyse onu bulacaksın!
Amy: Ayrıca parçalanmış bir fotoğraf var! Yapboz becerin bizi bütün bilgiye götürecek!
Amy: Bu cam kavanoz da neyin nesi? Kaidesinde "Uzaylı Başı" yazıyor... Bir tür şaka oyuncağı mı? Camın üzerinde fazlası yazıyor gibi... Ben toz takımını getiriyorum!

İncele: Karnaval Posterleri İstifi.
Amy: O eski posterler bir anahtarlık mı saklıyormuş? Uzaylı başı şeklinde yapılmış! Vaka ile alakalı gibi!
Amy: Eğer tozlarsan, üzerinden parmak izi örneği alabilir ve anahtarlığın kime ait olduğunu bulabiliriz!

İncele: Anahtarlık.
Amy: Harika! Karnaval posterlerinin arasında bulduğun anahtarlıktan parmak izi almayı başardın! Hannah bunların kime ait olduğunu bulur!

Analiz et: Parmak İzleri.
Hannah Choi: <İsim>, neden bu parmak izlerini bana gönderdin? Yapacak daha önemli işlerim var!
Hannah: Krep-9'dan gelen mesaj kendi kendine çözülmeyecek!
Amy: Tavrına dikkat et, Hannah! İlk önceliğimiz Randolph'un katilini bulmak, ıvır zıvırı tercüme etmek değil! Bize parmak izlerinin kime ait olduğunu söyle yeter!
Hannah: İyi. Parmak izleri Astrid Saucer'a ait. Onu hatırladığına eminim <İsim>, kendisi astronot cinayetinde şüpheliydi.
Amy: Astrid Saucer UFO aramalarıyla ünlüydü. Ve Randolph'u tanıyordu! Ona anahtarlığının suç mahallinde ne işi olduğunu sormalıyız!

Astrid Saucer'a anahtarlığının suç mahallinde ne aradığını sor.
Astrid Saucer: Anahtarlığımı bulmana çok sevindim <Rütbe> <İsim>! Onu Ren Kanyonuna ilk geldiğim zaman almıştım! Benim için büyük bir manevi değeri var.
Amy: Yalnız onu nerede bulduğumuzu söylememiz pek hoşunuza gitmeyebilir, Bayan Saucer. Onu Randolph'un cesedini bulduğumuz panayır alanında bulduk.
Astrid: Cesedini mi?! Randolph öldürüldü mü?!
Astrid: Bu anahtarlığı Randolph'u en son gördüğüm zaman kaybetmiştim. Onunla takılmak için bisikletime atlayıp panayır alanına giderdim...
Astrid: Gerçek bir uzaylıyla takılmak inanılmaz heyecan vericiydi!
Amy: Ah evet... Sende Randolph'un uzaylı olduğunu düşünenlerden biriydin...
Astrid: Randolph uzaylı İDİ zaten! Her gece vaktimi şeker yiyerek ve "Uzaylılar Hakkındaki Gerçekler"i okuyarak geçirdiğim için biliyorum!
Astrid: Tek yapmak istediğim şey ona evi Krep-9'a dönmesinde yardım etmekti. En azından orada daha az üşür ve daha çok mutlu olurdu...

İncele: Paramparça Fotoğraf.
Amy: Ben daha gözümü bile kırpmadan fotoğrafı birleştirdin <İsim>! Üzerindeki mesajda diyor ki: "Randolph! Bunu mu istiyorsun? Gel de al o zaman!"
Amy: Bu General Freeman değil mi? Elindeki şu garip nesne de neyin nesi?
Amy: Het neyin nesiyse, anlaşılan Freeman, bunu kullanarak Randolph'u bir sıkıştırmak için onunla alay ediyor. Hadi gidip Freeman'a Randolph'tan ne istediğini soralım!

Freeman'a kurbana gönderdiği mesajı sor.
General Freeman: O fotoğrafın amacı, Randolph'u üsse çekmek. Onun uzay aracının bizde olduğuna inanmasını sağlamak istedim.
Amy: Cidden birisinin o ufacık şeyin bir uzay aracı olduğuna inanmasını mı bekliyorsunuz?
Freeman: Randolph'un uzaylı olduğunu biliyordum. Ve bir uzaylı olarak ciddi bir tehdit oluşturuyordu! Karantinaya alınması gerekti!
Freeman: Hapşu!
Amy: İyi yaşayın! Kusura bakmayın da ben şahsen Randolph'u pek bir tehlike olarak göremiyorum... Uzaylı olmasını saymıyorum bile!
Freeman: Bu sadece ne kadar saf olduğunuzu gösterir! Eğer insanlar evrendeki tek zeki yaşam formu olmadıklarını öğrenseler neler olurdu hiç düşündünüz mü?!
Freeman: Toplu sinir krizleri yaşanırdı! İnsanlar kendi önemsizliklerinin gözü önünde nasıl iş görebilirlerdi?!
Freeman: Her ne kadar Randolph'u yok etmiş olmasam da, iyi ki birileri yapmış. İnan bana kızım, eğer varlığı duyulsaydı, emin o Dünyada durmak istemezdin!
Amy: General Freeman, biz daha çok sizin gibi aşırı hevesli askerlerden çekiniyoruz!

İncele: Örnek Kavanozu.
Amy: O örnek kavanozunun üstünde gerçekten de bir şey yazıyormuş <İsim>! Mesajda: "Koleksiyonum için mükemmel" diyor...
Amy: Haklısın <İsim>! O korkunç kafataslı güve amblemi, Otto Schmetterling'in imzası!
Amy: Sence Bay Schmetterling, Randolph'un başını koleksiyonuna katmak istemiş olabilir mi? İyisi mi gidip ona soralım!

Otto'yu uzaylı kafalı konteynırıyla ilgili sorgula.
Otto Schmetterling: Elbette Randolph'u koleksiyonum için istiyordum... Ren Kanyonunda serbestçe gezinen başka uzaylı var mı?
Otto: "Uzaylılar Hakkındaki Gerçek"i okuduktan sonra Randolph'u, garip ve tuhaf koleksiyonuma katmam gerektiğini biliyordum!
Amy: O yüzden kafasının yeterli olmayacağını düşünüp onu tümden mi yardınız?
Otto: Neden öyle bir şey yapayım ki? Randolph'un şu şeker kadar küçük bir parçası bile beni nam sahibi yapmaya yeterdi! En azından koleksiyoncular arasında...
Otto: İtibarımın nasıl yükseleceğini düşünebiliyor musunuz? Açık arttırmalara nasıl egemen olacağımı? Durdurulamaz olacaktım!
Otto: Ama artık onun aslında sıradan bir insan olduğunu gördüm ya, Randolph'un benim için hiç bir değeri kalmadı...

Daha sonra karakolda...
Amy: Bu vakada iyice beynimi çorbaya çevirdi! Merak ediyorum da acaba Randolph'un üzerinde otopsi yapanın kim olduğunu bulabilecek miyiz!
Amy: Otto Schmetterling bize Randolph ile artık ilgilenmediğini söyledi, ama önceki planı kafasını o korkunç kavanozun içinde saklamakmış...
Amy: Ve General Freeman, Randolph'un insanlığa bir tehdit olduğunu düşünüyor... Belki Freeman bizi korumak için onu öldürmüştür?
Amy: Zavallı Randolph... Anlaşılan Astrid Saucer, ona yardım etmek isteyen tek kişiymiş...
Hannah: <İsim>, başardım! Bilgisayarımın Krep-9'dan yakaladığı mesajı deşifre ettim! Buna inanamayacaksın!

3. Bölüm

Hannah Choi: <İsim>, başardım! Bilgisayarımın Krep-9'dan yakaladığı mesajı deşifre ettim! Buna inanamayacaksın!
Hannah: Krep-9 uzaylıları Dünyaya geliyor!
Amy Young: Uzaylılar Dünyaya mı geliyor?! Hannah, cidden bir tatile ihtiyacın var!
Hannah: Bilgisayarım bu konuda yalan söylemez!
Hannah: Ayrıca, Ren Kanyonuna geldiğimizden beridir tuhaf şeylere bir bakın: kristal kafatasları, konuşan bir Aztek heykeli...
Amy: Tamam. Diyelim ki uzaylılar geliyor. Buraya varmalarına ne kadar zaman var?
Hannah: Hesaplamalarıma göre Krep-9 uzaylıları, en az üç saat sonra burada olacaklar!
Amy: Bunun kelimesine inanmıyorum, ama <İsim> haklı, Randolph ile alakalı her şey bu soruşturmada önemli.
Amy: İyisi mi radar sahasına geri dönüp Randolph ile "Krep-9" arasındaki yıldızlar arası takas hakkında bilgi toplayalım!

İncele: Uydu İstasyonu.
Amy: Ne diyorsun <İsim>? Sence Hannah doğru mu söylüyor? Dünyaya gelmelerini bırak, daha halen uzaylıların var olduğuna bile inanamıyorum!
Amy: Haklısın! Şu anki önceliğimiz Randolph'un katilini bulmak!
Amy: Eğer bu karton kutunun içindeki bir şeyin yardımının dokunacağını düşünüyorsan, hadi içini arayalım!
Amy: Bu not defteri de ne? Üzerinden Randolph'un adı yazıyor! Hadi mesajın geri kalanını kurtaralım!
Amy: Ayrıca bir adet telefon mu buldun? Kim son derece iyi bir telefonu atar ki? Şüpheli bir hareket...
Amy: Telefonu açabileceğini biliyorum ama acele etsen iyi olur! O "uzaylılar" buraya kim bilir ne zaman gelirler?

İncele: Cep Telefonu.
Amy: Radar sahasında bulduğun cep telefonunun kilidini açtın mı? Harika, hadi hiç bekletmeden bunu Hannah'ya gönderelim!

Analiz et: Açık Telefon.
Hannah: Evet <İsim>, radar sahasında bulduğun telefon, Haku Kamaka'nın benden bile daha inek olduğunu kanıtlıyor!
Amy: SFAL araştırmacısı Haku'mu? Hani şu Randolph'a uzaya mesaj göndermesinde yardımcı olan?
Hannah: Ta kendisi! Telefonun çöpünde bir videosunu buldum! Sanırım bunu ilginç bulacaksınız...

-Haku'nun Günlüğü, Yıldız Tarihi 2015.76...
Haku Kamaka: Pekala çocuklar, bu acayip önemli! Geçen gün dalga geçtiğim şu Randolph denen elemanı hatırlıyor musunuz? Hani uzaylı olduğunu söyleyen?
Haku: Eh, ben yanılmışım! Randolph gerçekten de uzaylıymış!
Haku: Ve SFAL'nin aradığı yıldızlar arası iletişimin anahtarını elinde tutuyor! Onun bildikleri dünyayı değiştirebilir!
Haku: Merak etmeyin çocuklar! Ondan alabileceğim her türlü bilgiyi edinmeden önce Krep-9'a dönmesine izin vermem!

-Kamera görüntüsünün sonu...-
Amy: Demek Haku, GERÇEKTEN DE Randolph'un uzaylı olduğuna inanıyormuş! Bize tam tersini söylememiş miydi <İsim>?
Hannah: Haku sadece Randolph'un uzaylı olduğunu bilmekle kalmıyormuş, onu Ren Kanyonunda tutmaya da kararlıymış!
Amy: Acaba Haku, Randolph'u burada tutmak için ne kadar ileriye gitmiş olabilir! Gidip onu bu videoyla ilgili sıkıştıralım <İsim>!

Haku'yla video mesajı hakkında konuş.
Amy: Merhaba, Haku... <Rütbe> <İsim> Randoph hakkında yaptığın ufak videoyu gördü...
Haku Kamaka: N-n... Ne videosu?
Amy: Bize numara yapma! Randolph'u Dünyada tutmak için yaptığın planlardan haberimiz var! Onun uzaylı olduğuna inandığını biliyoruz!
Haku: Bakın bu... Sandığınız gibi değil!
Haku: Evet, Randolph'un Dünyada kalmasını istiyordum. Hatta ona bütün şekerimi vererek rüşvet bile teklif ettim!
Haku: Ama ona asla zarar vermemem! Ondan öğreneceğim çok şey vardı! O, biz ezik insanların daha yeni yeni anlamaya başadığı evren hakkında bir sürü şey biliyordu!
Haku: Ama artık önemli değil! Verilerimize göre, Krep-9 uzaylıları çok yakında Dünyada olacaklar!
Haku: Bu arada, onlara Randolph için adaleti sağlamanızda size yardım ettiğimi söyler misiniz? Belki beni de yanlarında götürürler ve yıldızlar arası yolu kendi gözlerimle görürüm! İnşallah onlara karşı alerjim falan yoktur!
Amy: Hiçbir yere gitmiyorsun, Haku. Sen valizini bile toplamadan seninle tekrardan konuşmaya gelebiliriz!

İncele: Silinmiş Defter.
Amy: Radar sahasında bulduğun defter, Astrid Saucer'ın günlüğüymüş. Mesajında: "Randolph'un başına gelenlerden sonra insan olmaktan utanıyorum!" diyor.
Amy: Anlaşılan kendisini suçlu hissediyor. Ama bu cinayetten önce mi, yoksa sonra mı yazılmış?! Haklısın, Astrid ile tekrardan konuşmalıyız!

Astrid ile günlük yazısı hakkında konuş.
Amy: Astrid, <Rütbe> <İsim> radar sahasında günlüğünü buldu... Günlüğüne Randolph'un başına gelenlerden ötürü "insan olmaktan utandığını" yazmışsın. Bu bir itiraf mıydı?
Astrid Saucer: Eğer Randolph'u öldürme itirafı olduğunu düşünüyorsanız hayır! Sadece hislerimi yazmıştım! Zaten günlükte tam olarak bu işe yarar!
Astrid: Hapşuuuu! Harika, alerjilerim yine azdı!
Astrid: <Rütbe> <İsim>, Randolph'un insanların elinde nelere maruz kaldığını bildikçe tüylerim ürperiyor. Özellikle ordunun elinde!
Astrid: Ona neler yaptıklarından haberiniz var mı? Sırf bilim adına onu ne tür işkencelere maruz bıraktıklarından?!
Astrid: Kim bütün bunları öğrendikten sonra insan olduğundan utanMAZ, <Rütbe> <İsim>?
Amy: Ya da masum bir İNSANI öldürdüğün için kendini suçlu hissettin... Bir yere kaybolma Astrid, seninle işimiz bitmemiş olabilir!

İncele: Karton Kutu.
Amy: O kutunun içinde ne buldun? Hey, bu panoda Randolph'un resmi var!
Amy: Bu anatomik çizim, Randolph'un bedenini mi gösteriyor? Ve şu notlara bak! "Üstün görüş, aşırı esneklik, yüksek direnç"...
Amy: Haklısın, ayrıca Doktor Donne'un adı yazıyor! Demek bu pano ona aitmiş!
Amy: Jarvis zavallı Randolph'a ne yapmayı planlıyordu?! Onunla bir an önce konuşmalıyız!

Jarvis'e kurbana dair anatomi notlarını sor.
Jarvis Donne: <Rütbe> <İsim>, araştırma notlarımı nasıl buldun?! Derhal onları bana ver!
Amy: Demek araştırmanız bunun hakkındaymış! Randolph'un fizyolojisini mi inceliyordunuz?
Jarvis: Elbette! Uzaylı fizyolojisi benim uzmanlık alanım. Hatta "Uzaylılar Hakkındaki Gerçekler"e danışmanlık bile yaptım!
Jarvis: Haaap-şuuaa! Pardon, kauçuğa karşı alerjim iyice kötüleşiyor!
Jarvis: Kim bilir Randolph üzerinde yaptığım araştırma sayesinde kaç insanın hayatı güçlenebilir? Görüşün düzelmesi! İleri yaşlarda esneklik!
Jarvis: Randolph şeker gibiydi. Dışı sıradan, içindekiler ise tam bir gençlik şelalesi!
Amy: Adli tabibimiz Randolph'un bedeninin son derece iyi korunmuş olduğundan bahsetmişti... Ama bütün bunları elde etmek için arkadaşınızı feda eder miydiniz?
Jarvis: Bakın, Randolph'la fazla sıkı fıkı olamazdım. Sonuçta bir bilim insanıyım ve profesyonel mesafemi korumam gerek.
Amy: Yani hiç suçluluk hissetmeden üzerinde otopsi yapabilir diniz? Buralarda kalın, Doktor Donne. İçimden bir ses sizinle olan işimizin henüz bitmediğini söylüyor!

Daha sonra karakolda...
Amy: Elimizde bir sürü şüpheli var ve hepsi de ya Randolph'u yok etmek, ya araştırma amaçlı beynini almak, ya da daha kötü şeyleri amaçlıyorlarmış!
Hannah: <İsim>, Krep-9 uzaylılarından gelen mesaj güçleniyor! Yaklaşıyorlar!
Amy: Hannah, çözmemiz gereken bir cinayet var! Uzaylıların geldiğine, onlar buraya geldikten sonra inanacağım!
Amy: <İsim>'e katılıyorum! Şimdi en önemli şey, 61. Bölgeyi son bir kez süpürmek. Bir konuşurken katil kaçıyor olabilir!

İncele: Barikat.
Amy: Pekala, ne buldun <İsim>? Bu ordu sandığı burada pekte sıra dışı gibi durmuyor. Ama içinde bir delil olduğunu düşünüyorsan, hadi arayalım!
Amy: O şey kanlı bir bisturi mi? Sen şimdi cinayet silahını mı buldun?! Hadi analiz için bir örnek alalım!

İncele: Bisturi.
Amy: O bisturiden gereken kan örneğini aldın mı? Hadi, katil topuklamadan bunu laboratuvara gönderelim!

Analiz et: Kan.
Yann Toussaint: Yine başardın <İsim>! Bisturide bulduğun kan Randolph'a ait!
Amy: Demek oluyor ki bisturi cinayet silahıymış!
Amy: Cinayet silahını teyit ettiğimize sevindim Yann, ama katili yakalamak için daha fazlasına ihtiyacımız var!
Yann: Merak etmeyin! Daha fazlası VAR! Hem Randolph B+ kan grubuna sahipmiş, örnekte başka bir kan grubu da var: B- kan grubu!
Yann: Katil Randolph'u deşerken kendini kesmiş olmalı! Artık kan grubunun B- olduğunu biliyorsunuz!
Amy: Katil Randolph'u kesti ama aslında kendi bindiği dalı kesmiş oldu! Teşekkürler, Yann!

İncele: Askeri Araç Gereç.
Amy: O askeri sandıkta ne buldun? O bir cam parçası mı? Üzerinde bir sürü kan var!
Amy: Ayrıca kusursuz yuvarlak! Bir tür lense benziyor... ama ne tür bir lens? Umarım Yann bu camı en kısa sürede inceler!

Analiz et: Cam Parçası.
Yann: Vay be <İsim>! Kurbanın kanı her yere yayılmış! Bu lense bile gelmiş!
Amy: Demek bu GERÇEKTEN DE lensmiş! Peki ne için kullanılıyormuş?
Yann: Tahmin edemez siniz! Analizden sonra, lenste yeşil fosfor buldum, bu da gece görüş dürbününde kullanılır!
Yann: Katilin Randolph'u öldürürken karanlıkta görmek için bu dürbüne ihtiyaç duyması mantıklı...
Amy: Demek katilin gece görüş dürbünü var! <İsim>, bu bulmacanın kayıp parçası olabilir!

Amy: Yine başardın <İsim>! Krep-9 uzaylıları gelsin gelmesin, seni Randolph'un katilini tutuklamaktan kimse alıkoyamaz!

Katili Tutukla.
Amy: Jarvis Donne, <Rütbe> <İsim> seni Ren Kanyonundaki en zararsız kişi olan Randolph'u öldürmekten tutukluyor!
Jarvis Donne: Gerçekten de zararsızdı... Bende bu durum karşısında en az sizin kadar şaşkınım! Bunu km yapmış olabilir ki?
Amy: Sen yapmışsın, Doktor Donne! Zaten uzmanlık alanın ve Randolph'u deşerken derisinin üstünde şekerinden gıda boyası bırakmışsın!
Jarvis: Onu yarmak mı?! Hem de terk edilmiş bir panayır alanının göbeğinde?! Bu benim profesyonel standartlarıma hiç uygun değil!
Jarvis: Ayrıca, alerjim halen beni rahatsız ediyor! Birisine zarar veremeyecek kadar yorgunum!
Amy: Hazır lafı geçmişken... <Rütbe>> <İsim>, yediğin şekerin paketinin her yerinde Randolph'un kanını buldu, üstelik senin alerji karşıtı ilacınla karışık olarak!
Jarvis: Yanılıyorsun <Rütbe> <İsim>! Sana bir yığın "Aylık Tuhaf Bilim" dergisi üzerine yemin ederim ki Randolph'a zarar vermedim!
Amy: Yeter! <Rütbe> <İsim> cinayet silahını buldu! Üzerinde sadece Randolph'un kanı değil, ayrıca senin kan grubun olan B- grubu kan da vardı!
Jarvis: Anlamıyorsunuz... Cesedini açtım tamam, ama Randolph...
Jarvis: RANDOLPH HALEN HAYATTA!
Amy: Nasıl... Cidden morgdaki cesedin Randolph'a ait olmadığına inanmazı mı bekliyorsun?!
Jarvis: O, onun GERÇEK bedeni değildi! Sadece insan kabuğunu kesip açtım çünkü amacım Randolph'u içinden çıkarmaktı! Ona yardım etmek istedim!
Jarvis: Ama <Rütbe> <İsim> panayır alanına geldiğinde, Randolph'a saklanmasını söyledim, sonra da kaçtım! Çünkü anlattıklarımın hiç birine inanmayacağınızı biliyordum!
Amy: Evet, doğru tahmin etmişsin! Bizim uzaylılar inanan çocuklar olduğumuzu mu düşünüyorsun, Doktor Donne?!
Jarvis: <Rütbe> <İsim>, bana İNANMALISIN! Randolph halen hayatta ve terk edilmiş panayır alanında saklanıyor!
Amy: Doktor Donne, anladığım kadarıyla kendini deli gibi göstermeye çalışıyorsun, ama Randolph ÖLDÜ ve sen de tutuklusun!

Edward Dante: Jarvis Donne, Randolph'un üzerinde otopsi yaptığın için cinayet suçundan mahkeme karşısına çıkarıldın... Bu herifin soyadı falan yok mu yahu? Bir tür artist falan mıydı acaba?
Dante: Ah evet! O, şu kendini uzaylı sanan küçük çatlak!
Dante: Bir saniye! O, uzaylı DEĞİL miymiş?
Jarvis: Evet, o bir uzaylıydı Sayın Yargıç! Ve o ölmedi! Ben GERÇEK Randolph'a insan bedeninden çıkması için yardım ettim!
Jarvis: <Rütbe> <İsim> terk edilmiş panayır alanına gitmeli! Randolph'a diğer Krep-9'lu kardeşleri ile yeniden bir araya gelmesi için yardım etmeli!
Dante: Lisedeyken uzaylı bir hocam vardı... Kendisi Baguetron gezegeninden geliyordu, etkileyici bir adamdı. Ama şahsen onun bir otopsiden sağ çıkabileceğini düşünmüyorum...
Dante: Söylediklerin kulağa hoş geliyor, Bay Donne, ama burada delile göre davranacağım ve deliller bana Randolph'un öldüğünü söylüyor. Mahkeme seni 10 yıl hapse mahkum ediyor!
Jarvis: Fark etmez. Benim hayatım önemli değil. <Rütbe> <İsim>, Randolph'a yardım edeceğine söz ver! Ona yardım ETMELİSİN!

Amy: Vay be <İsim>... Jarvis Donne'un ciddi yardıma ihtiyacı var... Cidden kendisinin Randolph'u öldürmediğine ikna olmuş durumda!
Amy: Ama kendince elinde ne tür masallar olduğu bizi ilgilendirmez, Randolph'un üzerinde otopsi yaptı! Roxie'de bunu doğruladı!
Amy: <İsim>, sence neden içimden bir ses bana bir şey soracağını söylüyor? Cidden panayır alanına geri dönüp "gerçek" Randolph'u aramak istediğini söylemeyeceksin, değil mi?!
Amy: Elbette seninle gelirim! Ama cidden amacını anlamış değilim! Randolph öldü ve hiçbir peri masalı bunu değiştirmeyecek!

Yıldızlar Haritası 7

Panayır alanında...
Amy Young: <İsim>, neden buraya döndüğümüzü anlamıyorum. Donne delinin tekiydi! Randolph'u öldürdü ve suçunu bastırmak için içinde uzaylı yaşadığı masalını ortaya attı!
Amy: Randolph'un bedeninin içinde nasıl bir uzaylı yaşayabilir ki?! Ayrıca onu nasıl arayacağız?
Amy: Pekala, eğer öyle diyorsan... Allah'ım, bunu yaptığıma inanamıyorum...
Amy: RANDOLPH! RANDOLPH! Burada mısın?!
Amy: O da neydi öyle?! Bir şey hareket etti!
Randolph: <Rütbe> <İsim>! Randolph burada! Etraf çıkmak için güvenli mi?!
Amy: AAAYY! O... O da ne... Sen...
Amy: <İsim>, bana bir şeyler oluyor...

-Tekrar karakolda...-
Amy: Beni karakola kadar taşıdığın için sağ ol <İsim>. Şimdi daha iyiyim.
Amy: Bayıldığım için cidden özür dilerim, ama... Bir anlığına gerçekten de bir uzaylı gördüm sandım!
Randolph: Tekrar merhaba!
Amy: Aay! İnanamıyorum! Uzaylılar gerçek değil! Hayal görüyor olmalıyım!
Randolph: Randolph son derece gerçek! Bu benim gerçek halim!
Amy: Hayır, bu mümkün değil! Randolph öldürüldü! Ve o kesinlikle uzaylı değildi!
Randolph: Randolph açıklayabilir. Randolph, onu insan gibi göstermesi için sahte bir bedenin içinde yaşıyordu. Onu makine misali kontrol ediyordu.
Amy: Eğer söylediklerin doğruysa ve ben gerçek bir uzaylıyla konuşuyorsam, o zaman Doktor Donne gerçekten de senin bed-, yani o bedeni açıp senin çıkmanı mı sağladı?
Randolph: Evet! Ama koca kötü bir kedi vardı ve Randolph korkup kaçtı! Randolph <Rütbe> <İsim>'in sesini duyana kadar yerinden kımıldamadı!
Hannah Choi: Selam millet, neler-
Hannah: Nasıl... Bu... Düşündüğüm şey mi?!
Randolph: Selam, Dünyalı!
Hannah: BİR UZAYLI! Sanırsam bayılacağım! <İsim>, uzaylılar gerçek! Biliyordum! Derinlerde bir yerde bunu biliyordum!
Hannah: Bugün Frank'in çalışmaması ne kötü! Buna asla inanmayacak!
Hannah: Sana uzaylı teknolojiniz hakkında soracağım bir sürü soru var, Uzaylı Bey!
Randolph: Randolph seve seve açık-
Russell Crane: Bir saniye! Bu... bir UZAYLI mı?! Onlar gerçekten de var mıymış?! Üzerinde bir kaç psikolojik test uygulamak isterim. Akıl okuyabiliyor musunuz? Telepatik misiniz?
Randolph: Iıı...
Andrea Marquez: Bütün bu gürültü de neyin nesi <İsim>? Sesten...
Randolph: Tekrardan merhaba, Andrea. Randolph halen saçın tokalı küçük kız ki halini hatırlıyor. Randolph'a karşı çok iyiydin!
Andrea: Ran... Randolph?! Sen gerçek misin?!
Andrea: Demek... Demek deli değilmişim... Allah'ım, şimdi ağlayacağım. Seninle konuşmak istediğim bir sürü şey var...
Amy: Haklısın <İsim>. Andrea bütün hayatı boyuncu bu... uzaylıyla yeniden karşıkalmayı bekliyordu. İyisi mi ikisini baş başa bırakalım. Zaten benimde biraz temiz havaya ihtiyacım var...

-Bir süre sonra...-
Andrea: <İsim>, beni Randolph'la yeniyen karşılaştırdığın için sana minnettarım. Bunun benim için önemi çok büyük.
Randolph: Randolph'ta seni yeniden görmek istiyordu, Andrea. Randolph kimsenin sana inanmayacağını fark etti ve bu yüzden kendini kötü hissetti!
Andrea: Randolph yeniden yakalanmadan kaçmasına yardım etmeliyiz, <İsim>! Özellkle insan bedeni olmadan son derece savunmasız, o yüzden acele etmeliyiz!
Randolph: Randolph'un arkadaşları onu eve götürmek için Dünya'ya geliyorlar. Güvenli iniş yapmalarına yardımcı olmalıyız! Randolph gibi çakılmamaları gerekiyor!
Amy: Haklısın <İsim>, Haku'dan yardım isteyebiliriz. Uzaylıların gelişi konusunda son derece heyecanlıydı... Halen bu konuda onun haklı olduğuna inanamıyorum.
Randolph: Randolph minnettar! Ama Randolph'un ayrıca uzay aracına ihtiyacı var. Kötü General onu aldı!
Amy: Merak etme Randolph, <İsim> Freeman'dan korkmuyor. 61. Bölgeye dönüp uzay aracını getireceğiz!
Amy: Hazır mısın <İsim>? Halen bunu söylediğime inanamıyorum, ama... Hadi bir uzaylıya ana gezegenine dönmesi için yardım edelim!

Haku Kamaka'ya iniş sahalarını sor.
Amy: Haku, <Rütbe> <İsim>'in birazdan senden isteyeceği şey aramızda kalacak, anlaşıldı mı? Sakın bunun hakkında blog yazayım falan deme!
Haku Kamaka: Ooooo, kulağa heyecan verici geliyor! Krep-9 uzaylıları hakkında, değil mi? SFAL dünyaya doğru geldiklerine dair veri aldı!
Amy: Şey, aslına bakarsan... ŞU anda geliyorlar ve güvenli iniş yapmalarını sağlamalıyız!
Haku: Ve benim yardımı mı istiyorsunuz? Harika! İnebilecekleri en güvenli yer radar sahası. Hem ihtiyatlı, hem de orta büyüklükte bir uzay gemisinin inebileceği kadar geniş.
Amy: Bu... Harika, Haku. Yani sen bütün bunlara şaşırmadın mı? Uzaylıların gerçek olmasına falan?
Haku: Elbette hayır! Dünyanın uzaylılarla temasta olacağını hep biliyordum!
Haku: Her neyse, <Rütbe> <İsim>, bir iniş pistine ihtiyaçları olacak, yoksa uydulardan birine çakılabilirler. Uzaktan görülebilecek bir ışık kaynağına ihtiyacımız var...
Amy: <Rütbe> <İsim> haklı, o iş bizde. Sen sahaya git. Biz ışıkları panayır alanında ararız!

İncele: Panayır Alanı.
Amy: <İsim>, uzaylılar için iniş pisti yapmaya yarayacak bir şeyler bulabildin mi?
Amy: ...Şu an bunu sana sorduğuma inanamıyorum. Bütün bu olanlar gerçek mi?!
Amy: Ah, en azından bir şeyler bulmuşsun! Kutunun üzerinde "Yedek Işıklar" yazıyor, tam da ihtiyacımız olan şey!
Amy: Kutu kilitli, ama bunu saniyesinde açacağından kuşkum yok!

İncele: Kilitli Kutu.
Amy: Harika işti <İsim>, o kutuyu açmayı başardın! Bak, süs ışıkları!
Amy: Bunlar Randolph'un arkadaşları için iniş pisti olarak kullanılabilir... Çünkü uzaylılar dünyaya geliyor. Bu gerçekten de yaşanıyor yani.
Amy: Affedersin <İsim>, sanırsam duruma alışmak biraz zaman alacak! Senin nasıl bu kadar sakin kalabildiğini anlayamıyorum!
Amy: Her neyse, hadi bu ışıkları Hannah'ya gönderelim, o bunlardan nasıl iniş pisti yapılacağını bilir!

Analiz et: Süs Işıkları.
Hannah: <İsim>, Randolph ve ben bulduğun ışıklara göz attık da...
Hannah: Affedersin ama bağırmak istiyorum! Hala bir uzaylıdan yardım istediğime inanamıyorum. UZAYLIDAN!
Hannah: Hımm, her neyse, Randolph arkadaşlarının buraya inmelerinin güvenli olduklarını anlamaları için süs ışıklarını belirli bir düzende yanıp sönecek şekilde programlamama yardım etti!
Randolph: Hannah çok yetenekli bir dünyalı <İsim>, aynı senin gibi!
Hannah: Ah, yok canım! Senin süper uzaylı zekana kıyasla aptal gibi gözüküyor olmalıyım!
Hannah: <İsim>, işte ışıklar! Onları Haku'ya ver de iniş pisti yapmak için uydu sahasına yerleştirsin!

Haku'ya ışıkları ver.
Amy: Haku, biz... uzaylılara iniş pisti hazırlayabilmen için sana ışık getirdik.
Amy: Kusura bakma, bunları ne kadar söylersem söyleyeyim, yine de kulağıma çılgınca geliyor.
Haku: Haha, çünkü bugüne kadar hiçbirine inanmıyordun da ondan! Merak etme, alışırsın.
Haku: Işıklar için sağ ol <Rütbe> <İsim>! Bunları gidip radar sahasına yerleştiriyorum, hazır olduğun zaman orada buluşalım!
Amy: Harika! <İsim>, her şeyin yerli yerinde olduğundan emin olmalıyız. Bir de yolsa hamburger için duralım mı? Bütün bu yaşananlar beni feci yordu!

İncele: Ordu Üssü.
Amy: <İsim>, Randolph'un uzay aracını buldun mu?!
Amy: Halen böyle şeyler söylediğime inanamıyorum. Resmen bir uzay aracı arıyoruz. Ve bir uzaylı için. Hatta gerçek bir uzaylı için!
Amy: Pardon <İsim>, sallanmaya vaktimizin olmadığının farkındayım! Sadece bu kadarı fazla geliyor!
Amy: Her neyse, bir şey bulmuşsun! Ama kırılmış, bunu onarman gerekecek!

İncele: Kırık Uzay Gemisi.
Amy: Başardın <İsim>, Randolph'un uzay gemisini onardın!
Amy: Çok tuhaf görünüyor! Bu şey gerçekten de uzaya mı uçacak şimdi?!
Amy: Sanırsam bunu ona götürsek iyi olur... Yoksa o "şeye" mi demeliyim?
General Freeman: HEY! SİZİN BURADA NE İŞİNİZ VAR?!?!
Amy: Aaaay! Şey... biz sadece soruşturmayı tamamlıyorduk. Hepsi bu!
Freeman: Yalan söylüyorsun! Ve şu anda ordu mülküne tacizde bulunuyorsunuz! O yüzden seni askeri mahkemeye çıkarmadan konuşmaya başlasan iyi edersin, <Rütbe> <İsim>!

General Freeman ile yüzleş.
General Freeman: Ters bir şeyler var. <Rütbe> <İsim>, şu Randolph denen herife fazla kafayı taktın sanki...
Freeman: O arkanda saklamaya çalıştığın şey de ne? Uzaylının uzay aracı mı yoksa?!
Freeman: O pislik uzaylı bozuntusunun kaçmasına yardım mı edeceksin?!
Amy: General Freeman, siz delisiniz! Uzaylılar... uzaylılar yok ki!
Freeman: İkimiz de bunun doğru olmadığını biliyoruz! Şimdi derhal o uzaylıyı bana ver <Rütbe> <İsim>, ya da ölmeye hazırlan!!!
Amy: Biliyor musun? Bizi korkutmana izin vermeyeceğiz! Burada devlet adına çalışan tek kişi sen değilsin!!!
Amy: Artık soruşturmalarımıza engel olmandan sıkıldım! İşte bir polis memurunu alenen tehdit etmekten ötürü cezan. Şimdi müsaade edersen, yapacak işlerimiz var!
(Freeman ile konuştuktan sonra)
Amy: Off, ucuz atlattık <İsim>! Bir ara Freeman'ın ikimizi birden vuracağını düşünmüştüm!
Amy: Haklısın <İsim>, halen bizi bırakma fikrinden vazgeçebilir! Hadi bir an önce uzayalım!

Daha sonra, radar sahasında...
Amy: Evet, sanırsam her şey hazır! Uzay aracı, iniş pisti...
Amy: Allah'ım, halen kulağa çok gerçek dışı geliyor <İsim>! Resmen burada durmuş ve... uzaylıların inmesini bekliyoruz!
Randolph: Randolph hepinize çok minnettar. Bakın! İşte arkadaşlarım geliyor!
Krep-9 Uzaylıları: ...
Krep-9 Uzaylıları: ......
Randolph: Selam dostlarım! Buradayım!
Krep-9 Uzaylıları: RaN-D-O'lf, sonunda! Yıllardır seni arıyoruz!
Hannah: <İsim>, buna inanabiliyor musun?! İki uzaylı daha... Yani toplamda üç tane!
Krep-9 Uzaylıları: Selam, dünyalılar. Umuyoruz ki RaN-D-O'lf size rahatsızlık vermemiştir. Ona baktığınız için teşekkür ederiz.
Hannah: Önemli değil, uzaylı beyler!
Krep-9 Uzaylıları: RaN-D-O'lf, gitmeye hazır mısın?
Randolph: Aslında, Randolph henüz gidemez. Dünyalı teknisyen Randolph'un gemisini onardı, ama halen bir pile ihtiyacı var.
Amy: Pil mi? Pil derken... uzaktan kumandalara taktığımız pil gibi mi?!
Randolph: Ondan biraz daha güçlü. Randolph onu, dünyaya ilk çakıldığı zaman panayır alanına saklamıştı.
Amy: <İsim>, gidip bakalım mı, ne dersin? Eğer bütün bunlar bir rüyaysa şayet, sonunu da illaki getirebiliriz. Hadi panayır alanına gidelim!

İncele: Panayır Alanı Stantları.
Amy: <İsim>, bunu... şey... uzaylıların yanında söylemek istemedim ama... Bu şey ne kadar çılgınca?!
Amy: Uzaylılar! Dünyada! Hemde bir değil, üç tane!!!
Amy: İyisi mi kimseye bundan bahsetmeyeyim. Gerçi zaten bahsetsem de kimse inanmaz.
Amy: Görüyorum ki elektronik aletler kutusu bulmuşsun! Hadi içini arayalım, Randolph'un pili içinde olabilir!

İncele: Elektronik Aletler Kutusu.
Amy: Katılıyorum <İsim>, elektronik aletler kutusunun içinde bulduğun şey kesinlikle sıradan bir pile benzemiyor! Bu, Randolph'un peşinde olduğu şey olmalı!
Amy: İyisi mi bu pili Hannah'ya gönderelim, bu sayede ikisi gemiyi kullanılır hale getirebilirler.

Analiz et: Pil.
Hannah: Başardık <İsim>! Bulduğun pili Randolph'un uzay gemisine taktık, bir kaç test yaptık... Her şey mükemmel çalışıyor!
Randolph: Randolph mutlu <İsim>! Ama aynı zamanda Randolph çok üzgün, çünkü Randolph arkadaşlarını arkada bırakacak...
Haku: <Rütbe> <İsim>! Burada olacağını söylemişlerdi! Bir...
Haku: AMAN ALLAH'IM, Randolph, bu sensin! Tam da düşündüğüm gibi görünüyorsun!
Randolph: Merhaba Haku! Bir sorun mu var?
Haku: Ah, evet. Konuşmamız gerek!

Haku'ya sorunun ne olduğunu sor.
Haku: <Rütbe> <İsim>, Randolph'u Mars dolaylarında bir meteor yağmuru yaşanması beklendiği konusunda uyarmaya geldim!
Randolph: Aaa, Randolph'un gemisinin rotasını yeniden ayarlaması gerekiyor...
Haku: Merak etme, ben senin yerine yaptım! Tek yapman gereken şey Venüs'ü geçip Plüton etrafında bir tam tur atmak, sonra yine rotana döneceksin!
Randolph: Teşekkürler Haku! Sen her zaman Randolph'a iyi bir arkadaş oldun!
Haku: Hayır, esas uzaylıların varlığını bana ispatladığın için SANA teşekkürler! Lütfen bana Krep-9'dan mesajlar göndereceğini söyle. Halen sana sormam gereken bir sürü şey var!
Randolph: Randolph sana mesaj gönderecek! Ama artık Randolph'un gitme vakti geldi. Radar sahasına gitmeliyiz.
Haku: Elbette! Bu arada <Rütbe> <İsim>, bunları sana getirdim! Özel bir durumda özel bir kostüme ihtiyaç vardır!

Daha sonra, radar sahasında...
Andrea: Ah, Randolph! Keşke daha uzun süre kalsaydın. Seninle konuşmak istediğim o kadar çok şey vardı ki!
Krep-9 Uzaylıları: RaN-D-O'lf, gitme vakti. Dünyalılara elveda de.
Randolph: Hoşçakal, küçük kız. Randolph seni asla unutmayacak!
Amy: Aaah <İsim>, sanırsam ağlayacağım!
Andrea: Ve işte uzay gemisine doğru gidiyor... <İsim>, kendimi tekrar altı yaşındaymış gibi hissediyorum!
Randolph: <Rütbe> <İsim>, Randolph onun adına yaptığın her şey için sana teşekkür ediyor. Randolph Dünyaya olan ziyaretini her zaman hatırlayacak!
Randolph: Ama artık Randolph'un gitme vakti geldi! Hoşçakalın, Dünyalılar! Hoşçakalın!
Randolph: YİİPPİİİİ!!
Andrea: ...Gitti.
Amy: Gerçekten bunun olduğuna inanamıyorum. Ve onu şimdiden özlüyorum bile!
Andrea: <İsim>, seninle karakolda görüşürüz. Benim bir süre... düşünmem gerekiyor.

Daha sonra, karakolda...
Ajan Z: <Rütbe> <İsim>, uzaylının kaçmasına yardım ettiğin için tebrikler.
Amy: Uzaylı mı? Ne uzaylısı? Neyden bahsettiği anlamıyoruz, Ajan Z.
Ajan Z: Artık size bunu açıklama yetkim var. Çalıştığım teşkilat, yani "GIA" aslında "Gizli İstihbarat Ajansı" değil, "Galaktik İstihbarat Ajansı" demek.
Ajan Z: O uzaylının kaçmasına yardım etmeye çalışmamızın sebebi, gezegeni Krep-9 ile yaşanması muhtemel bir savaşın önüne geçmek. O yüzden tebrikler <Rütbe> <İsim>, olası bir galaksiler arası savaşı önledin.
Amy: Bir saniye! Sen aslında şimdiye kadar iyi adamlardan mıydın?!
Ajan Z: Evet, yıllardan beridir uzaylılara yardım ediyoruz, ama kimsenin bunu bilmemesi gerekiyor.
Ajan Z: O yüzden ne yazık ki hiçbirinizin bunları hatırlamamasını sağlamak için önlem almak durumundayım. Kusura bakmayın, ama GIA politikası böyle.
Hannah: Ne demek istiyorsun? Bize ne yapacaksınız?!
Ajan Z: Sadece... hafızanızla biraz oynayacağım.
Andrea: Ajanlarınız bana küçükken bunu mu yaptılar?! O yüzden mi onlar gittikten sonra hiçbir şey hatırlayamadım?!
Ajan Z: Evet. Kusura bakmayın ama başka seçeneğim yok. Bu bizim kadar sizin de güvenliğiniz için.
Ajan Z: <Rütbe> <İsim>, senden güneş gözlüğü benzeri bir şey takmanı istiyorum: zira teşkilatım senin bunu hatırlamanı istiyor. Bilgin olsun ki ileride seninle çalışma şansımızın olmasını umuyorum.
Ajan Z: Şimdi, geriye kalanlar: lütfen elimdeki cihaza bakar mısınız?
Ajan Z: FLAŞ!
Ajan Z: Gördüğünüz her şeyi unutun. Uzaylı yoktu, çünkü uzaylı diye bir şey yok. Ren Kanyonu'nda ki soruşturmalarınız son derece sıradan cinayet soruşturmalarıydı, ve şimdi hep birlikte Gelişim Vadisi'ne gidiyorsunuz.
Amy: Ne... neler oluyor... Başım... başım dönüyor...
Ajan Z: Merak etme <Rütbe> <İsim>, bir kaç dakika içerisinde kendilerine gelecekler. Bir tek sen uzaylıların dünyayı ziyaret ettiklerini hatırlayacaksın. Umuyorum ki bu sırrı iyi saklarsın. Hoşçakal!

Bir süre sonra...
Amy: <İsim>, bugün çalışabileceğimi sanmıyorum. Başım beni öldürecek! Başımı bu kadar ağrıtan şeyin ne olduğunu bile hatırlayamıyorum...
Hannah: Bende! Dün gece parti falan mı yaptık?
Russell: Normalde migrenim olmazdı fakat başım bildiğin zonkluyor!
Andrea: Cidden neler olduğunu hatırlamıyorum, ama nedense kendimi huzurlu hissediyorum.
Frank Knight: Selam <İsim>. Bu sarkık suratlarda neyin nesi?
Frank: ...Bensiz içmeye mi gittiniz yoksa?! Haksızlık bu!
Andrea: Frank, kapa çeneni. Kimse bir şey içmedi... yani, en azından benim hatırladığım kadarıyla.
Andrea: Her neyse <İsim>, sanırsam Ren Kanyonunda işimiz bitti. Yeni bir bölgeye geçmenin zamanı. Gelişim Vadisi bizi bekliyor!
Frank: Harika, SONUNDA şu kaçık uzaylı teorilerini arkamızda bırakıyoruz!
Amy: Ne uzaylı teorisinden bahsediyorsun, Frank?!
Frank: Aaa... Evet. Hiçbir şey olmamış gibi davranıyoruz. Not edildi, ve sağ ol! Artık o saçmalığa dayanamıyordum!
Andrea: Cidden Frank, içmeyi bıraksan iyi olur. Her neyse <İsim>, umarım Gelişim Vadisi'ni seversin. Orası bir sürü çok zeki insanla dolu, eminim kendini evinde hissedeceksin!

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Also on FANDOM

Random Wiki