Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Göl Gelini/Diyaloglar

< Göl Gelini

1.265pages on
this wiki
Add New Page
Comments0 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Gölgelini.png


Eduardo Ramirez: <Rütbe> <İsim>! Göle çağrıldın. Derin sulardan bir araba çıkarıldı!
David Jones: Ramirez, etrafı kirletmenin bir suç olduğunu biliyorum ama <Rütbe> <İsim> bununla vakit kaybetmeli mi sence?
Ramirez: Bu sıradan bir araba değil! Çıkarıldığında bagaj yavaşça açıldı ve içinde bir şey vardı! Ölü gibi görünen bir şey!
Ramirez: Her şeyi durdurmalarını söyledim ve seni almak için hemen buraya geldim <İsim>!
Jones: Doğru olanı yaptın. <İsim>, hadi göle gidelim!

1. Bölüm

İncele: Göl
Jones: Demek kurbanımızın adı Mary Gray. Trajik bir romanın başkahramanı gibi... Şu beyaz elbisesine baksana, sanki evlenmek üzereymiş gibi!
Jones: Hadi cesedi hemen laboratuvara gönderelim. Nathan bize bu zavallı kadının neden öldüğünü söyleyecektir!
Jones: Hadi başka neler var bakalım. Bagajı açtıklarında bir yosun yığını çıkmış. Haklısın, belki içinde bir şeyler bulabiliriz!
Jones: Peki ya bu sırılsıklam yırtık kağıtlara ne demeli? Bunları toparlayabileceğini düşünüyor musun?
Ramirez: <Rütbe> <İsim>, seninle konuşmak isteyen bir kadın var. Kurbanın kız kardeşi olduğunu söylüyor!

Otopsi: Kurbanın Cesedi
Nathan: Bu sefer kurbanın ölüm sebebinin çok açık olduğunu söyleyebildiğime seviniyorum; boğulmuş.
Jones: Yani katil, arabasını göle sürerken Mary hayatta mıymış?
Nathan: Kesinlikle. Vücudunda morluklar vardı, yani katil onu arabanın bagajına koyabilmek için bayıltmış olmalı ama ciğerleri suyla dolmuş.
Jones: Bir arabanın bagajında, yükselen suyla çevrili... Kendini çok yalnız hissetmiş ve korkmuş olmalı.
Nathan: Cesedinde başka bir şey daha buldum. Göğsüne raptiyelenmiş bir mektup vardı. Şöyle yazıyor: "Vadem doldu. Sakinleştim ama öfkem asla tamamen yok olmayacak."
Jones: "Vadem doldu" mu?! Bu ne demek olabilir? Bundan bir anlam çıkartabiliyor musun <İsim>?
Nathan: Ben de çıkartamıyorum. Ama çok ilginç bir şey var: Mektup, bir pul yuvası ile birlikte kurbanın göğsüne raptiyelenmiş. Bu, sadece pul koleksiyoncularının kullandığı yapışkanlı bir parça.
Jones: Yani katilimiz bir pul koleksiyoncusu! Bir pul koleksiyoncusunun katil olabileceğini kim düşünebilirdi ki?

Elizabeth Hopkins ile konuş.
Elizabeth Hopkins: Mary benim ablamdı. Gölde arabasını fark ettim. Öldü, değil mi?
Jones: Kaybınız için çok üzgünüz Bayan Hopkins.
Elizabeth Hopkins: Trajik ama buna şaşırmadım. Mary'nin kendi iyiliğini göz ardı edecek kadar hayalperest olduğunu hep biliyordum...
Jones: Hayalleri insanı nasıl öldürebilir?
Elizabeth Hopkins: Eh, Mary hep "beyaz atlı prens"ini bekledi. Centilmenlik yapan her erkeğin peşinden giderdi!
Elizabeth Hopkins: Kısa bir süre önce biriyle tanışmıştı ama bana o adam hakkında tek bir şey söylemedi. Söylerse "her şeyi berbat edeceğimi" söyledi.

İncele: Yosun
Jones: <İsim>, haklısın; bu yosun yığınında bulduğun pullar, benim de bugüne kadar gördüğüm balık pullarına hiç benzemiyor! Bu renk, doğal bir renk olamaz, değil mi?
Jones: Bak, şurada bir balıkçı var! Belki bunların hangi balığa ait olduğunu biliyordur!

Floyd Russel ile konuş.
Floyd Russel: Soruşturmanın uzun süreceğini düşünüyor musun <Rütbe>? O kadını bulduğunuz yer, balık avlamak için mükemmel bir yer!
Jones: İşinize engel olduğumuz için özür dileriz! Bunun bir cinayet soruşturması olduğunu size hatırlatmamıza gerek var mı?!
Floyd Russel: Tabii, anlıyorum. O kadının başına gelenler çok trajik. Gece olmuş olmalı. 40 yıldır her gün burada avlanırım ben! Gölde batan bir araba gözümden kaçmazdı!
Jones: Aslında bakarsanız kurbanın arabasında bu pulları bulduk. Bunların hangi balığa ait olduğunu biliyor musunuz?
Floyd Russel: Bak şu işe! Bunlar balık pulu değil! Bu pullar Göl Yaratığı'na ait!!!
Jones: Ne?
Floyd Russel: Göl Yaratığı! Ezelden beri gölde yaşayan efsanevi bir canavar yani! Bunu daha önce hiç duymamış olmanıza inanamıyorum, ne zamandır burada yaşıyorsunuz?
Floyd Russel: Onu çok az kişi görebilmiş, ama bazen, gecenin karanlığında yas tutan, insanları denize çağıran çığlıklarını duyabilirsiniz!
(Floyd ile konuştuktan sonra)
Jones: Harika. Bir cinayet soruşturmasında şüphelinin efsanevi bir yaratık olduğunu düşünen bir kaçık.
Jones: Bu "yaratığı" daha önce hiç duymamıştım! Zaten duysam da pek umursamazdım...

İncele: Paramparça Mektuplar
Jones: Çok güzel, sırılsıklam kağıt parçalarını birleştirmeyi başarmışsın! Sen her şeyin üstesinden gelirsin, değil mi?
Jones: Bu mektuplar sırılsıklam olmuş. Hadi laboratuvara gönderelim. Belki Alex bu bulanık mürekkepten bir anlam çıkarabilir.

Analiz et: Mektuplar
Alex Turner: Vay be, oldukça zor oldu! Suç mahallinde bulduğun mektuplar o kadar ıslaktı ki neredeyse pes edecektim ama bazılarının üzerine yazılanları çözmeyi başardım.
Alex: Mektupların hepsi kurbana yazılmış ama gönderenin adı yok... Sadece "Aşk Acısı Çeken Aygırın" diye yazmış.
Jones: Mary bu mektupları özenle saklamış olmalı... Ama yine de hepsini parçalanmış halde bulduk! Onu kim öldürdüyse aşk anlayışı cidden sorunlu olmalı!
Alex: Mektubu yazanın sorunu olmadığı açık. Bulabildiğim en son mektupta şu yazıyordu: "Nihayet tanışacağımız günü sabırsızlıkla bekliyorum. Bahçe satışına koşarak gideceğim aşkım!"
Jones: Bahçe satışı mı? Ah, insanların ihtiyacı olmayan eşyalarını başkalarına sattığı, şu yılda bir düzenlenen şeyi diyorsun değil mi?
Alex: Sanırım öyle. Bu yılki satış, iki gün önce başladı ve halen devam ediyor.
Jones: Mükemmel! Kurbanımızın orada bir tezgahı olmalı! Hadi gidip bakalım <İsim>!

İncele: Kurbanın Tezgahı
(İncelemeden önce)
Jones: İşte bu! Bu tezgah, kurban Mary Gray adına kaydedilmiş! Ne sattığına yakından bir bakalım.
(İncelemeden sonra)
Jones: Pekala, kurbanımız bu bahçe satışında bayağı bir şey satmaya çalışıyormuş! Bulduğun kağıt parçasına bakabilir miyim <İsim>?
Jones: Bu, Yalnız Kalpler köşesinden bir gazete ilanı... Ama yarısı neredeyse silinmiş halde. Belki bize her şeyi açıklarsın <İsim>?

İncele: Gazete
Jones: Bulduğun bu Yalnız Kalpler ilanı, kurban tarafından yayınlanmış! Yeni insanlarla tanışmak istiyormuş...
Jones: "Umutsuz hayalperest, beyaz atlı prensini arıyor. Şiiri ve yıldızları seyretmeyi seviyorsanız bana yazın ve rüyalarımızı paylaşalım!"
Jones: Zavallı Mary. Acaba ona yanıt veren oldu mu...
Thomas Benson: <Rütbe>? Böldüğüm için üzgünüm ama Mary'nin eşyalarına neden bakıyorsunuz?
Jones: Mary Gray'i tanıyor muydunuz? O zaman <Rütbe> <İsim> size birkaç soru soracak, beyefendi.

Thomas Benson ile konuş.
Thomas Benson: Mary... Mary öldü mü? Ama nasıl, kim öldürdü? Onu herkes severdi!
Thomas Benson: Çocukluktan beri arkadaştık onunla. Mary, tanıdığım en iyi insandı, herkese karşı nazikti.
Jones: Yalnız Kalpler'e bıraktığı ilanı biliyor musunuz?
Thomas Benson: Ona bunun kötü bir fikir olduğunu söylemiştim! Ama bu ilanın, ruh ikizini bulmaya yardım edeceğini söyledi.
Thomas Benson: En az bir kişinin ilana yanıt verdiğini biliyorum. Onu gördüm, dün Mary'yi görmeye tezgaha geldi.
Jones: Nasıl biriydi, hatırlıyor musunuz?
Thomas Benson: Sanırım evet... Aşk hikayesi anlatan bir kitaptan çıkmış gibiydi. Uzun, kahverengi saçları vardı, mavi gözlüydü ve kadınsı bir ağzı vardı.


Jones: Thomas'ın anlattığına göre sanırım kurbanın tezgahına gelen adamı bulabiliriz!
Jones: Hadi, Merkezî Polis Veri Tabanı'na bir göz atalım <İsim>! Uzun, kahverengi saçlı; mavi gözlü ve kadınsı bir ağzı olan birini arıyoruz!

İncele: Şüpheli Tanımı
Jones: Tebrikler <İsim>! Thomas'ın tanımına uyan bir şüpheli bulmayı başardın!
Jones: Gizemli erkeğimizin adı Alexander Vladinsky. İki yıl önce, gül çaldığı için tutuklanmış!
Jones: Pekala... Bay Alexander'ı merkeze getirip kurbanımızın Yalnız Kalpler ilanına yanıt verip vermediğini öğrenelim.

Alexander Vladinsky ile konuş.
Alexander Vladinsky: Tatlı Mary'min öldüğünü mü söylüyorsunuz yani? Kalbim! Bu gece kalbimin kırılacağını hissetmiştim zaten!
Jones: ... Pekala. Mary'nin sevgilisiydiniz, değil mi?
Alexander Vladinsky: Kast ettiğiniz anlamda değil. Mary ile ruh ikiziydik. Hayatım boyunca beklediğim insandı.
Alexander Vladinsky: Grimsborough Gazetesi'ndeki ilanını okuduğumda aradığı kişinin ben olduğumu anladım. Denizime doğan mehtap gibiydi.
Jones: Mary ile birbirinize mektup gönderdiniz mi?
Alexander Vladinsky: Kalbiniz, diğer yarısını bulduğunda mektuplar yetersizdir <Rütbe>! Kelimelere harcayacak vaktim yoktu, en kısa süre içinde Mary ile tanışmalıydım!

Daha sonra, polis karakolunda...
Jones: <İsim>, Nathan'ın kurbanın göğsünde bulduğu not aklımdan çıkmıyor.
Jones: "Vadem doldu. Sakinleştim ama öfkem asla tamamen yok olmayacak." ... Bu ne demek olabilir?
Ramirez: Bu benim teorimi kanıtlıyor!
Jones: Ramirez? Senin... bir teorin mi var? BİZİM cinayet vakamızla ilgili?
Ramirez: Evet! Grimsborough Gazetesi'nin arşivlerine baktım... Böyle bir cinayet daha önce de olmuş!
Jones: Ne?!
Ramirez: Gerçekten! <Rütbe> <İsim>, izin ver de sana bir hikaye anlatayım...

2. Bölüm


Jones: Ne demek istiyorsun Ramirez, bu cinayet daha önce yine mi olmuş? Kurbanımız nasıl iki defa boğulabilir?
Ramirez: Bu kurban iki defa boğulmamış, BAŞKA birisi daha önce aynen bu şekilde öldürülmüş! 50 yıl önce, karanlık ve fırtınalı bir gecede, bu göle bir araba gelmiş... Kurbanın adı Sybil Price'mış.
Ramirez: Katilin kim olduğu bulunamamış. Göl Yaratığı'nın öldürdüğüne inanıyorlar!
Jones: İşte yine başladık...
Ramirez: Ama bu doğru! O gölde bir Yaratık var! Bunu kanıtlayan bir fotoğraf bile var!
Jones: Benim tüm gördüğüm, sis ortasında bulanık bir leke. Bu neyi kanıtlıyor?
Ramirez: Bakın, Yaratık 50 yılda bir gölün yüzeyine çıkıyor ve yapacağını yapıyor! 50 yıl önce kasabanın sınırlarında kurbanını kaçırmış.
Ramirez: Ya bu sefer de aynı şeyi yaptıysa? <Rütbe> <İsim>, oraya gidip bakmak doğru değil mi? Ne olur ne olmaz.

İncele: Kasaba Çıkışı
Jones: Vay be, Ramirez'in teorisi doğru çıktı; kurban buradaymış! Bulduğun bu anahtarlığın üzerinde adı var!
Jones: Yani Mary burada kaçırılmış ve göle götürülmüş...
Jones: Başka ne buldun <İsim>? Bir... Bir pençe mi? Kocaman bu... Haklısın, hadi yakından bakalım!
Jones: Ve bu... Bu eldiven bir tür pulla kaplı. Kurbanın yanında bulduğun pullara çok benziyor! Ha! Göl Yaratığıymış!
Jones: Kendisini Yaratık gibi gösterecek kadar kaçık birilerinin olduğuna inanamıyorum! Hadi bu eldiveni hemen laboratuvara gönderelim <İsim>!

Karakolda...
Elizabeth Hopkins: <Rütbe> <İsim>? Bana burada beklememi söylediler. Biraz konuşabilir miyiz? Ablam hakkında.
Jones: Tabii Bayan Hopkins. <Rütbe> <İsim> sizinle ilgilenecek.

İncele: Pençe
Jones: Kasaba çıkışında bulduğun pençenin bu kadar büyük olması çok iyi <İsim>; üzerinden bir sürü parmak izi çıktı!
Jones: Hadi bunları Alex'e gönderip kime ait olduğunu öğrenelim!

Analiz et: Parmak İzi Örneği
Alex Turner: O pençede bulduğun parmak izlerini veri tabanımızda arattım ama aratmasam da olurmuş.
Jones: Neden? Bir eşleşme bulamadın mı?
Alex: Buldum, buldum. Söylemek istediğim, parmak izlerini doğrudan şüphelilerle karşılaştırsaydım, daha hızlı olurdu!
Alex: Kasaba çıkışında bulduğun pençe, Floyd Russel'a ait!
Jones: Göl Yaratığı uzmanımızın böyle bir şeyle ne işi olabilir? Gidip ona bu pençeyi soralım <İsim>!

Floyd Russel ile konuş.
Floyd Russel: Pençem! Aman Tanrım, onu buldun demek <Rütbe> <İsim>! Çok merak etmiştim!
Floyd Russel: O pençeyi büyükbabam Göl Yaratığı'ndan kopartmıştı. Yaratığa zarar vermenin tek yolunun bu pençe olduğunu söylemişti, o yüzden ben de pençeyi hep yanımda taşırım!
Jones: Demek öyle. <Rütbe> <İsim> bu pençeyi Mary'nin kaçırıldığı yerde buldu Floyd.
Floyd Russel: Orada bulmuştur tabii! O zavallı kadını Yaratık'tan kurtarmaya çalışırken kaybetmiştim!
Jones: ... Pardon, yani siz şimdi bize kaçırılma anını GÖRDÜĞÜNÜZÜ mü söylüyorsunuz? Neden bunu daha önce söylemediniz?
Floyd Russel: Sormadınız ki! Göle geri dönüyordum ki yaratığın, kasaba çıkışında birine saldırdığını gördüm.
Floyd Russel: Hiç düşünmeden fırladım! Yaratığa koştum ve suratına pençemle saldırdım. Beni itti ve düşüp bayıldım. Ayıldığımda ise Yaratık da kadın da ortada yoktu.
(Floyd ile konuştuktan sonra)
Jones: Bu kasabada senden başka aklı başında insan var mı diye düşünmeye başladım <İsim>.
Jones: Floyd'un aklını kaçırdığı ve Göl Yaratığı olduğu ortaya çıkarsa şaşırmam, ama onu tutuklayacak kanıtımız yok.
Jones: Yine de yaratığa bu pençeyle saldırdığını söyledi, yani katilin yüzünde çizikler olmalı... Bunu not alalım <İsim>!

Analiz et: Eldiven
Grace Delaney: Kasaba çıkışında bulduğun bu eldiven çok garip <İsim>. Pulların bu sene moda olduğundan haberim yoktu.
Jones: Değiller zaten. Katilin tanınmamak için kostüm giymiş olabileceğini düşünüyoruz.
Grace: Kesinlikle giymiş. Eldivenin dışında kurbana ait DNA buldum ama içinde yoktu.
Grace: Bu da eldivenin katil tarafından giyildiğini doğruluyor! Ve içinde başka bir şey daha buldum: Köpek tüyü!
Jones: Yani katil bir köpeğe mi dokunmuş?
Jones: Thomas Benson'ın bir köpeği var, elinde taşıyordu.
Jones: Ama haklısın, köpeği olan ve kasaba dışında takılan birini daha tanıyoruz! <İsim>, hadi gidip avcı James Savage ile konuşalım!

James Savage ile konuş.
James Savage: Ben yanlış mı anladım? Sadece bir köpeğim var diye bir cinayet davasında şüpheli mi oldum?!
Jones: Sakin ol James. <Rütbe> <İsim> sadece kurban Mary Gray'i tanıyıp tanımadığını öğrenmek istiyor.
James Savage: Zaman zaman onu pazarın orada görürdüm, o kadar. Onunla hiç konuşmuşluğum yoktur.
James Savage: Ama dün onu biriyle gördüm. Onunla kasaba dışına çıktı. Onu öldüren kişi o çıkarsa şaşırmam.
Jones: Onu görmüş olmanız nasıl bir tesadüf. Yüzünü görmemişsinizdir sanırım?
James Savage: Hayır, görmedim. Ama boşuna avcılık yapmıyorum. Mary'nin takip ettiği o kişinin baş belası biri olduğu uzaktan görüldüğünde bile belliydi. Sanki Mary onun avıymış gibi davranıyordu.

Elizabeth Hopkins ile konuş.
Elizabeth Hopkins: <Rütbe> <İsim>, ablamın tüm eşyalarını satıp Grimsborough'yu sonsuza kadar terk etmek istediğini öğrendim!
Elizabeth Hopkins: Birisi onu kandırmış olmalı! O ilanı bırakırsa manyaklara hedef olacağını söylemiştim!
Jones: Kabalık etmek istemem Bayan Hopkins ama ablanızla aranız pek iyi değilmiş gibi.
Elizabeth Hopkins: Kan bağımızın olması, çok yakın olmamız gerektiği anlamına gelmez.
Elizabeth Hopkins: Mary hep yalnız olmaktan şikayet ederdi ama o çirkinliğiyle ona kim bakardı ki? Elindekiyle idare etmesini bilmeliydi.
Elizabeth Hopkins: Zaten aşk denilen şey fazla abartılıyor. Param var, kendi evimin hanımıyım, kocam bana bakıyor! Aşkın bunların hiçbiriyle alakası yok ve ablamın hayatı boyunca olmadığı kadar mutluyum.
Elizabeth Hopkins: Her şeyin düzenli ve temiz olmasını severim, pullar gibi. Mary aşk arıyordu ve bakın ona ne sonuçlar getirdi!
(Elizabeth ile konuştuktan sonra)
Jones: <İsim>, kurban her şeyini satmak istediyse bahçe satışı tezgahına bir baksak fena olmaz! Hadi gidelim!

İncele: Tezgah Rafları
Jones: Bu küçük kutu gereksiz şeylerle dolu! Ama, samanlıkta iğneyi bulabilecek biri varsa o da sensin <İsim>!

İncele: Kutu
Jones: Bu kutuda bulduğun pul, oldukça eskiden kalma gözüküyor, tabi üzerindeki mürekkep hariç. Ve şu resme bak... Çok romantik!
Jones: Haklısın <İsim>! Bu pul, Mary'nin sakladığı mektuplardan birine ait olmalı! Üzerinden DNA alabilirsen ona bu mektupları kimin gönderdiğini öğrenebiliriz!

İncele: Pul
Jones: Muhteşem iş çıkardın <İsim>! Mary'nin tezgahında bulduğun puldan DNA almayı başardın!
Jones: Hadi bu DNA'yı Grace'e gönderelim!

Analiz et: DNA
Grace Delaney: Kurbanın tezgahında tuttuğu pulda bulduğun DNA'yı analiz ettim.
Grace: Çok hasar görmüştü, pul uzun süre önce yalanmış olmalı ama ekstrapolasyon ve kısmi rekonstrüksiyon ile karşılaştırma yapabilecek boyutta bir DNA zinciri almayı başardım.
Grace: <İsim>, bu pul, kurbana Alexander Vladinsky tarafından gönderilmiş!
Jones: Yani Mary ile gerçekten mektuplaşıyorlarmış! Hadi gidip onu sorgulayalım <İsim>!

Alexander Vladinsky ile konuş.
Jones: Bay Vladinsky, <Rütbe> <İsim> DNA'nızı Mary'nin sakladığı pullardan birinin üzerinde buldu!
Jones: Ve bize Mary'ye hiç mektup yazmamış olduğunuzu, hemen onunla buluşmak istediğinizi söylemiştiniz!
Alexander Vladinsky: Şimdi çok utandım <Rütbe>. Bunu itiraf etmem gerektiğini içten içe biliyordum ama kalbim buna izin vermedi.
Alexander Vladinsky: Anlayacağınız gibi, Mary için hissettiklerim saf ve temizdi. Eminim aşkımızın bir soruşturmanın parçası olmasını istemezdi!
Alexander Vladinsky: Mary ile aylarca hissettiklerimizi kağıtlara döktük. Kendi koleksiyonumdan en güzel pulları seçtim, çünkü Mary her şeyin en iyisine layıktı.
Alexander Vladinsky: Bunu anlamalısın <Rütbe>! Mary, benim her şeyimdi! Ona asla zarar veremezdim!

Bir süre sonra...
Jones: Aah... Burada olanlar çok acı. Bu göl o kadar huzurludur ki... Temiz hava zihnimi açıyor, seninkini de açıyor mu <İsim>?
Jones: Ve Ramirez ile Floyd'un bahsettiği şu saçma "yaratığın" izini halen görebilmiş değilim...
Jones: O... o sisin içinde bir şey hareket mi etti?
Göl Yaratığı: KAÇIN ÖLÜMLÜLER!!!
Jones: N'oluyo la...
Jones: Grimsborough Polisi, kanun namına dur!!!

3. Bölüm


Göl Yaratığı: KAÇIN ÖLÜMLÜLER!!!
Jones: O ney lan...
Jones: Grimsborough Polisi, kanun namına dur!!!
Göl Yaratığı: Hahahahaha!
Jones: Kahretsin, göle daldı!
Jones: <İsim>, o her kimse onu takip etmemiz lazım! Hadi dalgıç malzemelerimizi alıp dalalım!

İncele: Sualtı
(İncelemeden önce)
Jones: Yaratık göle daldı <İsim>! Onu takip etmeliyiz! Suya dalmaya hazır mısın? Hadi o zaman!
(İncelemeden sonra)
Jones: Kahretsin, yaratık ortadan kaybolmuş!
Jones: Ah, yani yaratık kıyafeti giyen kişi demek istedim. Yaratığa inandığım yok, haha!
Jones: Neyse. Bu her ne ise, pulları eldivenin üzerindekilerle aynı. Eğer parçaları bir araya getirebilseydin...
Alexander Vladinsky: <Rütbe> <İsim>? Seninle konuşmak istiyorum, Mary'nin katili hakkında.
Jones: Bu da ne... Burada ne arıyorsunuz Bay Vladinsky?
Alexander Vladinsky: Sevgili Mary'min nerede... Nerede öldürüldüğünü görmeye geldim, anlıyorsunuz, değil mi?

Alexander Vladinsky ile konuş.
Alexander Vladinsky: <Rütbe> <İsim>, Mary'nin katilini bulmakla meşgul olduğunu biliyorum ve yardımım olabileceğini düşündüm.
Alexander Vladinsky: Mary, sık sık korktuğu bir adamdan bahsediyordu. Onu takip eden eski bir "dost".
Alexander Vladinsky: Ona bir köpek alıp kendini korumasını söyledim. Mesela benim bir Alman Kurdum var. Dünyada dengesiz çok varlık var...
Alexander Vladinsky: Ama beni dinlemedi. Paranoya yaptığımı söyledi... Peki ya yanıldıysa?
Jones: O adamın kim olduğunu söyledi mi?
Alexander Vladinsky: Onun eski bir aşığı olduğunu ama onu hiç sevmediğini söyledi. Thomas Benson isimli biriymiş.
(Alexander ile konuştuktan sonra)
Jones: Alexander'ın bir köpeği varmış... Ve ayrıca Elizabeth'in de köpekleri varmış ve köpek yetiştiriciliği yapıyormuş! ... Bu kasabadaki HERKESİN köpeği mi var? Kimse balık beslemiyor mu? Balıklar da iyidir!
Jones: Kazanovamız Alexander'a pek güvendiğimi söyleyemem ama her ipucunu takip etmek gerek.
Jones: Hadi gidip tekrar Thomas'la konuşalım ve kurbanımızı gerçekten takip edip etmediğini öğrenelim.

Thomas Benson ile konuş.
Thomas Benson: Size kimin ne söylediği umurumda değil! Ben Mary'yi asla takip etmezdim! Ona saygı duyuyordum!
Jones: Neden bize onu sevdiğini söylemedin?
Thomas Benson: Bunun önemli bir şey olacağını düşünmemiştim! O... O benimle aynı duyguları paylaşmıyordu. Beni hiç sevmedi.
Thomas Benson: Bana izin verseydi tüm dünyayı ayaklarına sererdim! Ama sürekli yalnız olduğunu söylemesine rağmen bana bu şansı hiç tanımadı!
Thomas Benson: Neyse. Bahçe satışına gitmemin tek sebebi, koleksiyonum için yeni pullar bulmaktı! Mary'yi takip etmek için gitmemiştim!
Thomas Benson: Söylediğim gibi, ona asla zarar vermezdim! Hatta... Belki buna güleceksiniz ama köpeğime bile Mary'nin adını verdim. Şimdi tek sahip olduğum Küçük Mary.
(Thomas ile konuştuktan sonra)
Jones: Şüphelilerimiz sinirlerimi bozmaya başlıyor. Biri gölde bir yaratığın yaşadığını sanıyor, öteki Kazanova'nın reenkarnasyonu olduğunu, diğeri de aşk acısı çeken dost...
Jones: Sanırım biraz hava değişikliğine ihtiyacım var. Hadi tekrar kasaba dışına gidelim <İsim>.

İncele: Paramparça Kostüm
Jones: Pullarla kaplı bir dalgıç kıyafeti! Göl Yaratığı BUYMUŞ demek!
Jones: Bu kıyafeti doğruca laboratuvara gönderelim! <İsim>, sonunda Mary'nin katilini bulmaya çok yaklaştık!

Analiz et: Kostüm
Grace Delaney: Gölde bulduğun gibi bir kıyafet hiç görmemiştim <İsim>. Bunu kim yaptıysa oldukça becerikliymiş!
Grace: Ama bir o kadar da dikkatliymiş. Tek bir kıl veya deri parçası bile bulamadım. Su her şeyi götürmüş.
Grace: Sadece biraz çamur kalmış.
Jones: Eh, ne de olsa <İsim> bu kıyafeti gölde buldu, bu yüzden hiçbir şey bulamamış olman normal.
Grace: Beni yanlış anladın, Jones. Bu çamur, kıyafetin iki katmanının arasında sıkışmış vaziyetteydi. Kıyafet göle atılmadan ÖNCE oradaymış.
Grace: Yani bu kostümü kim giydiyse kendi elbiselerine de bu çamurdan bulaşmış olmalı. Ve kostümü yeni çıkardığına göre...
Jones: Elbisesinde halen bir çamur lekesi olmalı! <İsim>, hadi bunu katilimizin profiline ekleyelim!

İncele: Bakımsız Yol
Jones: Kırık bir madalya! Yine turnayı gözünden vurdun <İsim>! Onarabilir misin bunu? Kime ait olduğunu bulmamız gerek!

İncele: Kırık Madalya
Jones: "Mary Gray". Yani bu madalya, kurbanımıza ait!
Jones: Katil onu bayılttığında düşürmüş olmalı... Şuna yakından bir bakalım <İsim>!

İncele: Madalya
Jones: O madalyadan bir deri hücresi almayı başardığına inanamıyorum <İsim>! Grace bunu analiz edebilse bile kurbanımız için pozitif çıkacak, değil mi?
Jones: Haklısın galiba; bekleyip sonuçları görsek iyi olur.

Analiz et: Deri Hücreleri
Grace Delaney: Kuvvetli hislerini alkışlıyorum, <İsim>: Mary'nin madalyasından topladığın bu deri hücreleri, kurbanımıza ait değil!
Jones: Ne? Yani katil madalyaya mı dokunmuş? Ama bu nasıl olur? Üzerine kostüm giymişti!
Jones: OH! Haklısın, <İsim>! Katil, o yerde bir eldiven düşürmüştü! Böylece, Mary'nin madalyasına da çıplak eliyle dokunmuş olmalı!
Grace: Kesinlikle. Böyle hassas deri hücreleri üzerinde çalışmak zaman alır, o yüzden size DNA profilini tamamen verebilmem için birkaç güne ihtiyacım var...
Jones: Ama birkaç gün bekleyemeyiz!
Grace: ... Ama ben birkaç gün bekleyemeyeceğinizi bildiğim için; size dişe dokunur küçük bir bilgi vereceğim.
Grace: Bu DNA profilini kabaca incelediğim için, size Mary'nin katilinin mavi gözlü olduğunu söyleyebilirim!
(Grace ile konuştuktan sonra)
Jones: Pekala, işte bu kadar, <İsim>! Bilimin batıl inançları yendiğini bir kez daha kanıtladık.
Jones: Hadi gidip "Göl Yaratığı"mızı parmaklıkların arkasına atalım!

Katili tutukla.
Jones: Alexander Vladinsky, Mary Gray'i kaçırıp öldürmekten tutuklusun!
Alexander Vladinsky: Hilemi çözdüğüne inanamıyorum <Rütbe> <İsim>! O yaratık kostümünü yapmak için çok vakit harcamıştım, herkesi kandırabileceğimi düşündüm.
Alexander Vladinsky: Keşke Mary'nin madalyasını çimlerde kaybetmemiş olsaydım. Hatıra olarak saklamayı düşünüyordum.
Jones: Anlamıyorum. Mary'i sevdiğini söyleyip durdun! Tüm o romantik mektupları gönderdin! O zaman onu niye öldürdün?!
Alexander Vladinsky: Aşk, tutku, cinayet... Bunların hepsi birbirine çok benziyor, değil mi? Cinayet... Cinayet, ihtirasın en büyük şeklidir.
Jones: Bu... Buna nasıl cevap vereceğimi dahi bilmiyorum... Peki ya kostüm? Bu bir tutku cinayetiyse niye kendini gizledin?
Alexander Vladinsky: Aşk için tabii! Bunu gözünüzde canlandırabiliyor musunuz? Mary, yalnız, beyaz elbisesi içinde beni bekliyor... Arkasından sessizce yaklaşan yaratık, onu kaçırıp su altındaki yuvasına götürüyor!
Alexander Vladinsky: Bundan daha romantik bir şey düşünebiliyor musunuz? Eminim Mary'nin de hoşuna gitmiştir!
Jones: Ulan ben senin!!! <Rütbe> <İsim>, şuna kafa göz dalmadan kelepçeleri takar mısın?!


Yargıç Olivia Hall: Alexander Vladinsky, Mary Gray'i öldürmekten bu mahkemeye çıkarıldınız. Söyleyeceğiniz bir şey var mı?
Alexander Vladinsky: Ben Mary'ye aşıktım. İnsan aşkını uygun gördüğü şekilde gösteremez mi?
Yargıç Hall: Sevdiği insanı bir arabanın bagajına kilitleyip boğulmasına yol açarak gösteremez!
Alexander Vladinsky: Kendi nefesimi onu boğmaya yetecek kadar uzun süre tutamazdım. Başka bir yol bulmalıydım. Araba işimi kolaylaştırdı.
Yargıç Hall: Sizden tek bir kelime daha duymak istemiyorum, Bay Vladinsky. İşlediğiniz suçtan dolayı pişmanlık duymadığınız açıkça ortada, ya da hatanızı algılayamıyorsunuz.
Yargıç Hall: Mahkeme tarafından 30 yıl hapis cezasına çarptırıldınız ve bu süre içinde bir psikiyatrın desteğini almanızı öneriyorum. Mahkeme sona ermiştir!


Jones: Bazen bizim şehirde aşık olmanın bile tehlikeli olduğunu düşünüyorum, <İsim>.
Jones: Diğer birçok kurban gibi Mary de kalbini bir başkasına emanet etti ve bu da bir manyak yüzünden trajik sonunu getirdi...
Jones: Bu karanlık zihinlerle uğraşmak kolay değil. Soğukkanlılığını korumayı nasıl başarıyorsun bilmiyorum, <İsim>. Ben senin kadar güçlü değilim.
Jones: Hadi merkeze geri dönelim. Bir fincan kahve içsem iyi olur. Biraz da şeker lazım.

Ek Soruşturma


Ramirez: <Rütbe> <İsim>! Bir işi daha başarıyla hallettin! Bu sahtekarı ortaya çıkardığına çok sevindim!
Ramirez: Şu "Göl Yaratığı" söylentileri çok etkileyiciydi! Floyd Russel'in göle turist getirdiğini duydum, gerçek Yaratık hakkında her şeyi biliyormuş!
Jones: Hadi ama Ramirez! Bu "Yaratık" dedikleri sadece bir mit! Niye halen bu şehir efsanesinden bahsediyorsun?
Ramirez: Tabii Jones, sen buna inanmaya devam et... Şimdi <İsim>, benimle Göl Turu'na gelir misin? Bay Russel'a soracak çok şeyim var!
(Ramirez ile konuştuktan sonra)
Jones: Hey <İsim>, Ramirez'le işin bittiğinde Thomas Benson'ı görmek istiyorum! İyi birisi o, köpeği ve kendisi için üzülüyorum... Onunla konuşsak iyi olur--
James Savage: <Rütbe> <İsim>! Bir sorun var! Ah, böldüm galiba... Üzgünüm, ama seninle hemen görüşmeliyim <İsim>! Seni orada bekleyeceğim.

James Savage'a ne problemi olduğunu sor.
Jones: James, sorun ne? Seni kasabada görmek pek mümkün olmuyor. Sen ve köpeğin iyi misiniz?
James Savage: Merak etmeyin, yakında ormana geri döneceğim... Köpeğim de iyi ama buraya sohbet etmeye gelmedim!
James Savage: Özür dilerim, benim... Yardımına ihtiyacım var <Rütbe> <İsim>. Kasabanın dışında canı yanan bir hayvan var ama bulamıyorum!
James Savage: Kasaba dışından geçerken çığlıklar duydum. Muhtemelen canı yanan ve bir yerlere sıkışan bir hayvan var. Burada ölmesine izin veremeyiz, değil mi?
James Savage: Becerilerine güveniyorum <Rütbe> <İsim>. Burayı aramama yardım eder misin?

İncele: Kasaba Çıkışı
Jones: James haklıymış <İsim>! Ah, zavallı tilki! Gerçekten çok güçsüz görünüyor. Kendini mi yaralamış? Buradaki bunca çöp yüzünden olmalı...
Jones: Ama yara görmüyorum, belki de hastadır! İnceleyebilir misin? Bu zavallı hayvana ne olduğunu öğrenmeliyiz!

İncele: Hasta Tilki
Jones: Tilkinin kürkünde bulduğun böcekler, sıradan pirelere benzemiyor, bunlar daha çok kurt gibi... Üzgünüm <İsim>, küçük dostumuz çok hasta!
Jones: Grace hayvanlar ve böcekler hakkında çok şey biliyor, bunların ne olduğunu bize söyleyebilir!

Analiz et: Böcekler
Grace: <İsim>! Bulduğun o böcekler çok ilginç bir kurt türü. O tilkiyi bulmanız isabet olmuş! Şehre çok yakın olduğuna göre kaybolmuş olmalı...
Jones: Kurtlar mı? Bunların pire olmadığını biliyordum... Pekala, bu kurtlar tilkimize ne yapmış?
Grace: Bunlar Sarkoptit Uyuz Böcekleri. Tilki ve köpek gibi memeli hayvanlara uyuz hastalığını bulaştırıyorlar. Derileri kaşınıyor ve tüyleri dökülüyor.
Grace: Sebep oldukları rahatsızlık, küçük dostumuzun doğru dürüst yemek yiyememesine yol açmış olmalı. Zayıf düşmesinin sebebi de bu.
Grace: Ama şimdi kurtları öldürmek için biraz ilaç ve biraz istirahat yeterli olacaktır. Bu genç bir tilki, yani iyileşmeden kaçmasa iyi olur.
Jones: Ve ben de evimde vahşi bir hayvana bakacak durumda değilim... Ama eminim James, tilkiler ve onların alışkanlıkları hakkında çok şey biliyordur. Tilkiye o baksa iyi olur!

James Savage'dan tilkiye bakmasını iste.
Jones: İşte kasaba dışında sesini duyduğun tilki, James. Derisinde kurt varmış ve bu yüzden uyuz hastalığına yakalanmış. Görünüşe göre yemek yiyemeyecek hale gelmiş ve çok hasta olmuş.
James Savage: Uyuz mu? Evet, bu hastalığa yakalanan çok hayvan gördüm... Yetişkin hayvanlar üstesinden gelebiliyor, ama bu daha çok genç... Tedavi ettiniz mi?
Jones: Evet, tedavi ettik ama dinlenmesi lazım. Ve gerçekten dinlendiğinden emin olmak için ona baksan iyi olur. Sen, tilkilerden hepimizden daha iyi anlıyorsun.
James Savage: Ah! Bir avcıya bir tilki mi veriyorsun <Rütbe> <İsim>? O hayvanlarla ilgili işimin ne olduğunu biliyorsun, değil mi?
James Savage: Şaka yapıyorum, bana öyle bakma! Bu tilki türünün nesli tükenmek üzere, onu asla avlamaya kalkmam. Merak etmeyin, ormana geri dönecek hale gelene kadar bu tilkiye bakacağım!

Yaratık hakkında Floyd Russel ile konuş.
Floyd Russel: Merhaba <Rütbe> <İsim>! Bu ziyareti neye borçluyum? Göl Turum için mi geldiniz?
Ramirez: Bay Russel, aslında bakarsanız Göl Yaratığı'nı çok merak ediyorum! Biraz araştırma yaptım ve bazı sorularım var... Yaratık yüzünden çok kurban kaybedildi mi?
Floyd Russel: Tabii ki! Yaratık, yıllardır burada yaşayan insanlara saldırdı! Her beş veya altı yılda bir, birileri sırra kadem basıyor! Medyanın bu konuda sessiz olması isteniyor ama bu doğru...
Ramirez: Biliyordum! Göl Yaratığı'nın gerçek olduğunu biliyordum!
Floyd Russel: O kadar meraklıysanız yaratığın hikayesini anlatan ve var olduğunu kanıtlayan bir broşür bastırdım...
Ramirez: Bir tane kaldı... Kahretsin! Çantamdan düşmüş olmalı... Sonuncusuydu! Bulmama yardım edebilir misiniz? Buralarda bir yerde olmalı!

İncele: Göl
Ramirez: Bu göl kocaman, bu kadar kısa sürede bulduğun için sana minnettarım <Rütbe> <İsim>! Muhtemelen haklısın, bu parçalanmış kağıt Göl Yaratığı'yla ilgili gibi gözüküyor!
Ramirez: Bu halinden bir şey anlayamıyorum. Sence bunu toparlayabilir misin?

İncele: Paramparça Kağıt
Ramirez: Paramparça kağıt şimdi pırıl pırıl bir broşür oldu! Yaratığın kendisinden daha da doğa dışı bir varlık olduğunu düşünmeye başladım <Rütbe> <İsim>! Hadi Bay Russel'a geri dönelim!

Floyd Russel'a broşürü bulduğunu söyle.
Floyd Russel: Çok hızlısın <Rütbe> <İsim>! Bu benim son broşürüm! Bulduğunuza çok sevindim! Sizde kalsın.
Floyd Russel: Memur Ramirez, yaratıkla o kadar ilgilisin ki, bulabileceğin en güvenilir kaynak bu! Bu konuda kimse benden daha fazla bilgiye sahip değil!
Ramirez: Bu muhteşem! Teşekkürler Bay Russel, bu broşürü pür dikkat okuyacağım. Ama sana dönüp sormak isteyeceğim sorular olabilir... Yaratık hakkındaki her şeyi bilmek istiyorum!
Floyd Russel: Bunu seninle konuşmak çok güzel olurdu! Ve <Rütbe> <İsim>, turist çekmek için harika bir fikrim var! Yaratık kostümleri satacağım!
Floyd Russel: Bu iyi bir fikir, değil mi? Yakında bir de hediye dükkanı açarım! Al bakalım <Rütbe> <İsim>, ilk kostümümü sana ücretsiz veriyorum!

Thomas Benson'u yokla.
Jones: Merhaba Thomas! İyi misin diye kontrol etmeye geldik. Ee, nasılsın?
Thomas Benson: Çok naziksin <Rütbe> <İsim>, Mary'min ölmüş olduğunu halen kabullenemiyorum. Birbirimizi o kadar uzun süredir tanıyorduk ki... Ama köpeğimin yardımcı olduğunu söylemeliyim.
Thomas Benson: Aslında bir sorunum var: Kısa bir süre içinde Küçük Mary'yi veterinere götürmeliyim. Aşılanması lazım.
Thomas Benson: Ama Mary'nin ailesi yakında gelip bahçe satışından eşyalarını alacak. Mary'nin masal kitabını almama izin verdiler ama kitabı bulamıyorum.
Thomas Benson: En sevdiği kitaptı, bu yüzden Küçük Mary'ye okumak istiyorum. Eminim peri masallarına ve mutlu sonlara olan sevgisini paylaşırlar!
Jones: Ah! Ne kadar da güzel! Konu bir şeyleri bulmak olunca <Rütbe> <İsim> mükemmeldir. Siz köpeğinizi veterinere götürün, biz burada kalıp kitabı buluruz!

İncele: Tezgah Rafları
Jones: Yine çok hızlısın <İsim>. Thomas'ın istediği kitap, bu çantada olmalı.

İncele: Valiz
Jones: Her zamanki gibi haklıydın <İsim>; bu peri masalı kitabı, bulduğun valizden çıktı. Thomas'ın, Küçük Mary'nin kitabını insan Mary'ye okuması fikrine bayıldım...
Jones: Dur bir saniye... Tam tersini yapacak! İnsan Mary'nin en sevdiği kitabı, Mary adlı köpeğe okuyacak... Böylesi daha iyi, değil mi? Bu iki Mary kafamı çok karıştırıyor...
Jones: Neyse <İsim>, ne demek istediğimi sen anladın! Hadi şu kitabı Thomas'a geri götürelim!

Kitabı Thomas Benson'a ver.
Jones: Hey Thomas, istediğin peri masalını bulduk! Umarız köpeğiniz de bu hikayeleri Mary'nin sevdiği kadar sever!
Thomas Benson: Çok teşekkür ederim <Rütbe> <İsim>! Onu bulmasaydınız perişan halde olurdum!
Thomas Benson: Küçük Mary'nin bu hikayelere bayılacağından emin olabilirsiniz. Kendisi en az Mary kadar güzel ve asildir... O kadar iyi anlaşırlardı ki! Çok sevimli, değil mi?
Thomas Benson: Veteriner,onu Köpek Yarışmasına sokmamı önerdi ve sanırım haklı. Kazanacağından eminim! Lütfen onu desteklemeye gelin.
Thomas Benson: Teşekkür mahiyetinde sana bir şey pişireyim <Rütbe> <İsim>!

Also on Fandom

Random Wiki