Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Gözler Önünde/Diyaloglar

< Gözler Önünde

1.266pages on
this wiki
Add New Page
Comments0 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Gözlerönünde.png

Hızlı Yol Rallisi'nin ardından...
Michelle Zuria: <İsim>, Mazunda'ya SOMBRA'nın elmas kaçakçılığı ile Ralli Yarışı arasında bir bağlantı olduğu şüphesiyle geldik...
Michelle Zuria: SOMBRA adına elmas taşıyan ölü bir ralli pilotu bulduk... Ve katili de elmas varisi Lavinia De Brills çıktı!
Michelle Zuria: Ama sonra Lavinia'nın de SOMBRA'ya çalıştığı ortaya çıktı! Üstelik Büro köstebeğinin kim olduğunu da biliyor! Gidip onu sorgulamalıyız!
Carmen Martinez: Onun için artık çok geç <İsim>! Lavinia hücresinde öldürülmüş!
Michelle Zuria: Ne?! Şahidimiz öldürülmüş mü?!
Michelle Zuria: Öyleyse <İsim> doğru söylüyor! Genel merkezdeki bir tutukluyu ancak köstebek öldürmüş olabilir!
Jonah Karam: <İsim>, eğer köstebek burnumuzun dibinde cinayet işleyecek kadar ileri gidebildiyse o zaman çarşı karışır!
Jack Archer: Sana fikrini soran mı oldu küt kafa?! Şüpheli olmadığını mı sanıyorsun, hem de silah...
Ingrid Bjorn: Beyler! Kırmızı alarm durumunda disiplin ve düzen her şeydir!
Ingrid Bjorn: Prosedür açık: Lavinia'nın katilini bulmak ve bu sayede haini ifşa etmek <İsim>'in görevi! Herkes işbirliği yapmak zorunda!
Ingrid Bjorn: <İsim>'e soruşturmasında Michelle yardımcı olacak. Kendisi köstebek olacak kadar uzun süredir bizimle değil... Üstelik ekiple ilgili kişisel görüşleri olmadığı için tarafsız olacaktır.
Jack Archer: Kişisel görüş mü? Michelle yıllardır SOMBRA'nın avukatlığını yaptı, bundan ala kişisel görüş mü olur?!
Ingrid Bjorn: Archer, tek kelime daha edersen seni kapı dışarı ederim, ona göre!
Michelle Zuria: <İsim>, sana yardımcı olmak benim için bir şereftir.
Ingrid Bjorn: Yetkilerimi kullanarak sana bu rozeti veriyorum Michelle! Artık Büro'nun bir üyesisin!
Michelle Zuria: Sizi yüz üstü bırakmayacağım! İki dakika hazırlanmama izin ver! Cinayet mahallinde görüşürüz!

1. Bölüm

İncele: Lavinia'nın Hücresi.
Michelle Zuria: <İsim>, suçluları hapishanede ziyaret etmeye alışkınım ama onları genelde kafalarında kurşunla bulmam!
Michelle Zuria: En azından kesin bir sebebimiz var: Lavinia köstebeğin kim olduğunu biliyordu! Cinayet tam bir çaresizlik göstergesi. Biz de hissiz mantıkla karşılık vermeliyiz.
Michelle Zuria: Cinayet mahalline zorla girilmemiş... Buraya ait olmayan tek şy şu kırık parçalar.
Michelle Zuria: Doğru dedin <İsim>! Bariz bir ipucunu, yani güvenlik kamerasını gözden kaçırmışım! Kaydedilen görüntüye ulaşabilirsin herhalde!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Angela Douglas: Görev aşkın ilham verici <İsim>. Aramızda bir katil dolanıyor ama sen sakince işini yapıyorsun...
Angela Douglas: Üstelik güvenilir partnerlerin yerine eski bir SOMBRA avukatıyla birlikte çalışman gerekiyor...
Michelle Zuria: Bu benim için de oldukça garip. Geçmişime rağmen bana şans veren ekibi soruşturmayı hiç istemezdim.
Michelle Zuria: Her neyse, <İsim> bana otopsilerde en ufak bir detayı bile atlamadığına dair güvence verdi. Sıra dışı bir şey fark ettin mi?
Angela Douglas: Ölüm nedeni kısa mesafeden tek bir kurşun. Katil hücreye girmiş, Lavinia'yı vurmuş, sonra da çıkıp gitmiş. Bir dakika bile sürmüş olamaz.
Michelle Zuria: Hızlı ve temiz. Sonuçta bir Büro ajanından bahsediyoruz.
Angela Douglas: Yalnız katil bir hata yapmış <İsim>: Kurbanın boynunda kimyasal kalıntı bırakmış. Nabzını yoklamak için şah damarını yoklamış olmalı.
Angela Douglas: Analiz sonucu maddenin asetaminofen, yani ağrı kesicilerin etkin maddesi olduğunu ortaya çıkardı. Büro'nun ilk yardım çantasında da bunlardan var.
Michelle Zuria: Dr Douglas, bu oldukça değerli bir ipucu. Aramızdaki hain ağrı kesici kullanıyor!

İncele: Kırık Parçalar.
Michelle Zuria: <İsim>, bu Carmen'in Büro kimliği!
Michelle Zuria: Doğru dedin, Carmen genelde dikkatsiz değildir. Eminim bir açıklaması vardır!

Carmen'i cinayet mahallinde kimliğini kaybetmesi hakkında sorgula.
Michelle Zuria: Bayan Martinez, <İsim> kimliğinizi Lavinia'nın hücresinde buldu. Kurbanla yalnız mıydınız?
Carmen Martinez: Evet. Duruşmadan sonra Lavinia'yı hücresine ben götürmüştüm.
Carmen Martinez: <İsim>, Lavinia'yı kilitlerken kimlik kartımı düşürmüş olmalıyım. Daha dikkatli olmam gerekirdi. Bu kanıtı kovalamakla haklıydın.
Michelle Zuria: Hücrede sıra dışı bir şey fark ettin mi peki?
Carmen Martinez: Standart güvenlik kontrollerini uyguladım, her şey yolundaydı.
Michelle Zuria: Sorgulanmaktan pek rahatsız olmamışsın gibi. Yıllarca masanın diğer tarafındaki deneyiminden olmalı.
Carmen Martinez: Herkesin işbirliği yapmasına bel bağladığını biliyorum <İsim>. Ben de desteğimi esirgemiyorum.
Michelle Zuria: Başka sorumuz yok Bayan Martinez.
(Carmen Martinez ile konuştuktan sonra)
Michelle Zuria: Carmen ne kadar da sakindi öyle <İsim>... Her zaman mı böyledir yoksa iyi mi rol yapıyor? Yani sonuçta köstebek başından beridir ekipte...
Sanjay Korrapati: <İsim>! Bana bunun doğru olmadığını söyle!
Michelle Zuria: Sanjay? Sen Bayan Martinez'in evlatlık oğluydun, değil mi?
Sanjay Korrapati: Carmen'i tutuklayamazsınız! Onu serbest bırakın! O köstebek değil, SOMBRA'dan da değil!
Michelle Zuria: Eeeee, <İsim>... Ne yapacağım? Çocuk kesinlikle perişan olmuş ama...
Sanjay Korrapati: Carmen'i götüremezsiniz! Götüremez...
Marina Romanova: Sanjay! Demek buradasın! Benimle gel tatlım, <İsim> ile Michelle şu anda meşgul.
Sanjay Korrapati: Pekala... Ama Carmen suçsuz <İsim>!
Michelle Zuria: Zavallı çocuk... Neyse ki Marina ona bakıyor.
Michelle Zuria: <İsim>, ben bir de dinlenme odasını arayalım diyorum. Hücrelerden tek çıkış yolu orası. Katil orada bulunmuş olmalı!

İncele: Dinlenme Odası.
Michelle Zuria: Tanıdık mekanda ipucu bulmak kolay olmasa gerek <İsim>... Sence şu kurabiye kavanozu karıştırmaya değer mi?
Michelle Zuria: Şu elmas kolye biraz daha ümit verici! Hatırladığıma göre bunu kurban takıyordu!
Michelle Zuria: İyi yakaladın, kolye kopmuş! Bakalım üzerinde ne bulacağız!

İncele: Kurabiye Kavanozu.
Michelle Zuria: Haklı çıktın <İsim>! Kurabiye kavanozunun içinde boş bir mermi kovanı varmış!
Michelle Zuria: Şimdi iki ihtimal var: Ya birisi kurabiyelere ateş ediyordu...
Michelle Zuria: ...Ya da kovan Lavinia'yı öldüren kurşuna ait. Hangisinin daha olası olduğunu düşünürsek, bence katil kovanı kavanoza sakladı.
Michelle Zuria: Karara varmadan önce silah uzmanımızın görüşlerini alalım!

Analiz et: Kovan.
Jonah Karam: <İsim>, şu anda yerinde olmayı hiç istemezdim.
Jonah Karam: Kurabiye kavanozunda bulduğun bu kovan Büro'nun kullandığı mühimmatla eşleliyor!
Michelle Zuria: Yani katil Büro tabancası mı kullanmış?
Jonah Karam: Korkarım ki öyle. Ayrıca <İsim>'in de bildiği üzere Büro'nun verdiği her merminin üstünde bir kimlik numarası vardır. Böylece tüm kurşunları bir silahla... Dahası bir ajanla eşleştirebiliriz.
Jonah Karam: <İsim>, Lavinia'yı öldüren kurşun Jack Archer'ın silahından çıkmış.
Michelle Zuria: Jack Archer mı? Gerçekten mi?!
Michelle Zuria: Archer'ın mizacını düşünecek olursak buna pek şaşırmamak gerekir. Başka sorumuz yok Bay Karam.
Jonah Karam: Başka sorunuz yok mu? Bu kadar mı yani?! <İsim>, Jack ile ölümüne kanka olmayabiliriz belki ama... Onun köstebek olması mümkün değil...
Michelle Zuria: Merak etmeyin Bay Karam. <İsim> Bay Archer'a nasıl olup da silahının cinayete karışmış olabileceğini izah etme fırsatı verecektir.

Jack'i silah hakkında sorgula.
Jack Archer: <İsim>, bu ne demek oluyor şimdi? Şaka kaldıracak durumda değilim.
Michelle Zuria: Maalesef mesele ciddi Bay Archer. Silahınızın Lavinia'nın cinayetinde kullanıldığı ortaya çıktı.
Jack Archer: Benim... Silahım mı?! Saçmalık bu!
Jack Archer: Cidden <İsim>, neden Michelle'e tam yetki verildiğini anlamış değilim! Kısa süre önce onu sorgulayan bizdik!
Michelle Zuria: Unutmadım Bay Archer... Ama <İsim>'in hatrına soruya cevap verin: Silahınız nerede şu anda?
Jack Archer: Üstümde tabiiki de!
Jack Archer: Ya da... Kafetarya'da bırakmış olabilirim... Ya da spor salonunda... Ya da...
Jack Archer: Tamam, Allah'ın cezası tabancayı nerede bıraktığımı bilmiyorum! Ama bu onunla birini öldürdüğüm anlamına gelmez!
Michelle Zuria: Yani silahını kaybettiğini mi öne sürüyorsun Bay Archer?
Jack Archer: Hiçbir şeyi "öne sürdüğüm" falan yok! Gerçek bu!
Jack Archer: <İsim>, belki biraz pasaklı olabilirim... Asal beni terk ettiğinden beridir yaşadıklarımı da biliyorsun...
Jack Archer: Ama ben katil değilim! Hele hain hiç değilim! <İsim>, şu kadının beni eleştirmesine izin vermek yerine silahımı çalanın kim olduğunu bulmalısın!
Michelle Zuria: Bay Archer, şu anda <İsim>'e tavsiyede bulunacak durumda değilsin! İkinci bir emre kadar göz altındasın!

İncele: Kurbanın Kolyesi.
Michelle Zuria: Lavinia'nın kolyesindeki maddeden bir örnek almışsın <İsim>. Bakalım laboratuvar buna ne diyecek!

Analiz et: Şeffaf Madde.
Lars Douglas: <İsim>, sonucu ne olursa olsun bu vaka ekibi ortadan ikiye yaracak.
Michelle Zuria: Karanlık düşüncelerin en iyi ilacı çalışmaktır Bay Douglas. <İsim> ile Lavinia'nın kolyesinde bulduğumuz maddeden konuşsak?
Lars Douglas: Madde dezenfektanmış. Bu da bana garip geldi çünkü elmasları temizlemede genellikle dezenfektan kullanılmaz.
Michelle Zuria: Ama dezenfektan genellikle adli delilleri yok etmek için kullanılır! Davalarda bunu defalarca kez duymuştum!
Lars Douglas: Ben de tam öyle düşünmüştüm: Katil kolyeden DNA'sını silmek için dezenfektan kullanmış!
Lars Douglas: İyi de katil neden Lavinia'nın kolyesini kafetaryaya bıraktı?
Michelle Zuria: Katil muhtemelen panikledi... Ya da <İsim>'i şaşırtmak istedi!
Michelle Zuria: Ama artık <İsim> katilin dezenfektan kullandığını biliyor! Bu vakada başarılı olacağımız kesinleşti!

İncele: Güvenlik Kamerası.
Michelle Zuria: <İsim>, güvenlik kamerasının kilidini açtın ama... Üzerinde "devre dışı" yazıyor! Bu normal mi sence?
Michelle Zuria: Bence de değil. Bu da bizi bir ikilemde bırakıyor.
Michelle Zuria: Normalde bu tür ipuçlarını Elliot'a gönderirdik ama... Kamerayla kendisi oynamış olma ihtimali de var.
Michelle Zuria: Bu hiç olmadı işte <İsim>... Bay Clayton artık bir şüpheli!

Elliot'u güvenlik kamerasını devre dışı bırakması hakkında sorgula.
Elliot Clayton: <İsim>? Benden bir konuda yardım isteyeceksin sanmıştım... Neden sorgu odasındayız?
Michelle Zuria: Bay Clayton, <Rütbe> <İsim> Lavinia'nın hücresindeki güvenlik kamerasının devre dışı olduğunu fark etti.
Elliot Clayton: Evet... Ben devre dışı bıraktım. Temel önlemlerden biri. Köstebeğin ağımızı kullandığını biliyoruz. Bizi gözetlemesine izin verecek değildim!
Michelle Zuria: İyi de Lavinia'nın hücresinde olup bitene ait görüntüleri izleyemeyeceğiz!
Elliot Clayton: Anlamıyorsunuz! Eğer kameraları devre dışı bırakmamış olsaydım köstebek şu anda bizi izliyor olurdu!
Michelle Zuria: Bu savunma mahkemede tutmaz. Cinayeti işlememiş olsa da delilleri karartmaktan suçlu bulunursun Bay Clayton.
Elliot Clayton: Bırak bu "Bay Clayton" ayaklarını! Burada suçlu ben miyim sanıyorsun? <İsim>, hatırlarsan SOMBRA ajanı tarafından kaçırılan bendim! Onu savunan da Michelle'di!
Elliot Clayton: Şu anda Büro rozeti takıyorsa X olduğunu iddia ettiğinde ona arka çıktığım için takıyor!
Michelle Zuria: Onu unutmadım merak etme! Ama kanıt kanıttır! Korkarım ki bu vaka kapanana kadar sana güvenemeyeceğiz.
Elliot Clayton: Ne?! <İsim>, bir şeyler desene!
Elliot Clayton: Öyle olsun! Köstebeği bensiz yakalayın da görelim!

Daha sonra...
Armand Dupont: Umarım bu vakayı bir an önce çözersin <İsim>! Ofisin morali hiç bu kadar düşük olmamıştı!
Armand Dupont: Elliot onu sorguladıktan sonra kendisini kütüphaneme kilitledi. Kimseyle konuşmak istemiyor.
Michelle Zuria: Bay Clayton güvenlik kamera sistemimizi devre dışı bıraktı Mösyö Dupont. Onun yüzünden elimizde cinayetin kaydı yok!
Michelle Zuria: Her neyse, bu cinayeti çözüp köstebeği ifşa etmek acısız olmayacaktı zaten.
Lars Douglas: Bir de bana sor! Jack'i tutukladığından beridir onunla takılamıyorum! Angela'da esprilerime onun gibi gülmüyor...
Michelle Zuria: Kanıtlar katilin Bay Archer'ın silahını kullandığı yönünde. Silahını kaybettiğini öne sürüyor. Bunun Bay Archer'ı ciddi bir şüpheli yaptığını anlamanız gerek.
Marina Romanova: <İsim>, Sanjay'de Carmen'in tutuklanmasını bir türlü kaldıramadı. Zaten SOMBRA'yla olan sürtüşmesinden halen tramva geçirmiş durumda. Carmen'i de kaybederse...
Jack Archer: Selaaaam millet! Şansınız varken özgürlüğün tadını çıkarın! Yakında <İsim> hapinize kelepçeyi vuracak ve o SOMBRA avukatı da arkamızdan bakıp gülecek!
Marina Romanova: Archer! Ne halt yediğini sanıyorsun sen?! <İsim>'in işini daha da zorlaştırmaya mı niyetlisin?
Jack Archer: Marina, ne kadaaaar da güzelsin! Çooook da zekisin! Bir o kadaaar da şüphelisin! Lavinia'nın cinayetine dair bir meze... mazhar... ma... şeyin var mı?
Jonah Karam: Ağzından çıkanı kulağın duysun birader! Silahını "kaybedip" de katilin eline düşüren Marina değildi!
Jonah Karam: Hem bilmek istiyorsan... Marina'nın mazereti var! Marina benimleydi ve biz... Meşguldük...
Jack Archer: Ööeğh, ayrıntıları duymak istemiyorum!
Ingrid Bjorn: Neler oluyor burada?! Böyle disiplinsizliklere ayıracak zamanım yok, Archer'ı derhal en yakın hücreye kilitleyin!
Ingrid Bjorn: Senin için acil bir görevim var <İsim>! Michelle'le birlikte Nijerya'ya gidiyorsun!

2. Bölüm

Nijerya uçağında...
Michelle Zuria: <İsim>, Ingrid bizi bu Nijerya uçağına zart diye bindirdi de daha niye oraya gittiğimizi bile bilmiyoruz!
Michelle Zuria: Tabii bu Lavinia De Brills cinayetini ve köstebeği araştırırken karşılaştığımız ilk sürpriz değil.
Michelle Zuria: Kurbanı öldüren kurşunun Jack Archer'ın tabancasından çıktığını öğrendkten sonra onu tutukladın... Gerçi tabancasını kaybettiğini öne sürüyor ya.
Michelle Zuria: Bayan Martinez açıklanamaycak şekilde kimlik kartını hücrede kaybetmiş...
Michelle Zuria: Bay Clayton da kasten güvenlik kamerasını devre dışı bırakarak olası bir cinayet kanıtını yok etti!
Michelle Zuria: Bir de... Hey, Ingrid arıyor olmalı!
Michelle Zuria: Bayan Bjorn?
Ingrid Bjorn: <İsim>, birazdan Abuja'ya ineceksin. Yapacaklarını söylüyorum.
Ingrid Bjorn: Zuma Otel'e git. Orada Lavinia adına bir oda var. Afrika'dayken sık sık orada kalıyormuş. Rezervasyonlarını doğruladım.
Michelle Zuria: Anlaşıldı Bayan Bjorn. SOMBRA köstebeğiyle temas kurduğuna dair kanıt bulmak için Lavinia'nın odasını aramamızı istiyorsun.
Ingrid Bjorn: Doğruca otele git <İsim>! Kimseyle konuşma! En kısa sürede rapor ver!

İncele: Lavinia'nın Otel Odası.
Michelle Zuria: Her yerde Lavinia'nın eşyası var <İsim>! Eğer buluşma yeri olarak bu odayı kullanmışsa köstebeğin de buraya gelmiş olma ihtimali yüksektir!
Michelle Zuria: Şu altın yüzük tam da ihtiyacımız olan ipucu! Alacağımız bir deri örneği bunu kimin kaybettiğini söyler!
Michelle Zuria: Mazunda'ya dönüşümüz sırasında şu el çantasını da ararız! Ingrid bizi merkezde bekliyor, bu yüzden ipuçlarını alıp gidelim!

İncele: El Çantası.
Michelle Zuria: <İsim>, Nijerya'dan getirdiğin o el çantası Lavinia'nın eşyalarıyla doluymuş! Mesele üstünde "Bu sırrı mezara kadar taşımak zorundasın!" yazan bu not gibi!
Michelle Zuria: Mesaj gün gibi ortada <İsim>! Bildiğimiz kadarıyla Lavinia'nın mezara götürdüğü tek sır köstebeğin kimliği!
Michelle Zuria: El yazısını diğer Büro ajanlarının el yazılarıyla karşılaştıralım! Bu kanıtı gören köstebek belki hemen öter, kim bilir!

İncele: Lavinia'ya Not.
Michelle Zuria: <İsim>, Lavinia'ya yazılan nottaki el yazısı Jack Archer'a aitmiş!
Michelle Zuria: Archer zaten başından beridir bir acayip davranıyor. Bu not pek çok şeyi açıkmıyor!
Michelle Zuria: Archer'ı tekrar sorguya alalım <İsim>. Bu sayede ya vakayı çözeceğiz ya da vaka bizi çözecek!

Jack'i Lavinia'ya yazdığı tehdit notu hakkında sorgula.
Jack Archer: <İsim>, Allah rızası için bana bir ağrı kesici ver. Asrın akşamdan kalmasını yaşıyorum burada! Şu viskiyi hiç içmeyecektim...
Michelle Zuria: Lavinia'yı tehdit etmek de pek akıllıca bir hareket değildi. Açık etmemesini istediğin sır neydi?
Jack Archer: Olamaz, öğrenmişsiniz...
Jack Archer: Bana ne sorarsan sor ama bunu sorma <İsim>! Cidden söyleyemem! Niye söyleyemediğimi de söyleyemem! Haysiyetim yerle yeksan olur!
Michelle Zuria: Tren kaçtı Archer! Hem cinayetle, hem de Büro'ya ihanetle suçlanıyorsun! <İsim>'in sorusuna cevap ver, yoksa...
Jack Archer: Tamam! İşte acı gerçeği açıklıyorum. Allah'ım yardım et!
Jack Archer: Lavinia De Brills ile yattım. Yalnızca bir kere! Kenya'dayken Asal'ın hasretine içiyordum ve zil zurna sarhoştum. Lavinia'da... Beni kötü emellerine alet etti.
Jack Archer: Ertesi gün uyandığımda yerin dibine girdim! Lars'a bile bahsetmedim bundan! Lavinia'nın konuşacağı korkusuyla yaşadım. O notu yazmak aptalcaydı biliyorum ama...
Michelle Zuria: Aptalcaydı lafı yaptığının yanında az bile kalır! En iyi ihtimalle <İsim>'in soruşturmasını baltalamış oldun... En kötü ihtimalle de bunu daha büyük bir şeyi saklamak için kullanıyorsun!
Jack Archer: <İsim>, raporunda bundan bahsetmesen? Lavinia'yı öldürmediğime göre bunun vakayla hiçbir ilgisi yok!
Michelle Zuria: Yeter! Sessiz kalma hakkını biliyorsundur! O hakkı şimdi kullansan iyi olur!

İncele: Altın Yüzük.
Michelle Zuria: Lavinia'nın Nijerya'daki otel odasında bulduğun altın yüzükten deri örneği almışsın <İsim>!
Michelle Zuria: Lars'ın analizi uçuşumuzdan da uzun sürecek, o yüzden götürelim de başlasın!

Analiz et: Deri Hücreleri.
Lars Douglas: Kafam karıştı <İsim>... Neden bana karımın DNA'sını gönderdin?
Michelle Zuria: Deri hücresi karına mı aitmiş? O zaman <İsim> ile Nijerya'daki otelde bulduğumuz altın yüzük de onun olmalı!
Lars Douglas: Nasıl? Bir yanlışlık olmasın <İsim>? Angela'nın taktığı tek yüzük alyansıdır! Nasıl Nijerya'ya gitmiş olabilir ki?
Michelle Zuria: Biz de bileceğini ummuştuk Bay Douglas. Karının alyansının kayıp olduğunu fark etmedin mi?
Lars Douglas: İş, rock grubum, üçüzler ve Jack'le erkek erkeğe takılmalarımız derken böyle ufak ayrıntılar gözden kaçabiliyor.
Michelle Zuria: Angela Nijerya'ya gitmekten falan bahsetmiş miydi? Onu da hatırlarsın herhalde!
Lars Douglas: Ne demek oluyor bu <İsim>? Karımın arkamdan işler çevirdiğini mi ima ediyorsun?
Lars Douglas: Hadi ama! Ateşli bir adamın biriyle Nijerya'da bir otele kaçtığını mı...
Michelle Zuria: Yok, Angela'nın ilişki falan yaşadığından şüphelenmiyoruz. Yüzüğünü kaybettiği otel odası Lavinia De Brills adına rezerve edilmişti.
Michelle Zuria: Bu da Angela'nın Lavinia'yla Nijerya'da bir şeyler konuştuğuna işaret ediyor. Gizli bir şeyler.
Lars Douglas: Anlamıyorum! Ne demek...
Michelle Zuria: Endişelenme Bay Douglas, senin başın belada değil. Bizim karınla konuşmamız gerek.

Angela'yı kurbanın odasında bulunan alyansı hakkında sorgula.
Michelle Zuria: Bir konuya açıklık getirir misin Dr Douglas? Alyansın hakkında.
Angela Douglas: Alyansım mı? Şey... Galiba bir yerlerde bıraktım.
Angela Douglas: Lars'a bile söz etmedim, bir yerlerden çıkacağını düşünüyordum.
Michelle Zuria: Çıktı da... Lavinia'nın eşyalarının arasından çıktı. Nijerya'daki otel odasından.
Angela Douglas: Ne? Affedersin <İsim> ama bu çok mantıksız!
Michelle Zuria: Nijerya'ya gittiğini ya da Lavinia ile gizlice buluştuğunu ret mi ediyorsun yani?
Angela Douglas: "Ret" mi? Şimdi suçlu mu oldum? Hem de kazara alyansımı kaybettim diye?
Angela Douglas: <İsim>, müsaadenle Michelle'e bir açıklama yapmak istiyorum! Ben bir adli tabibim, çalışacağım zaman takılarımı çıkartırım! Kullandığım dezenfektanlar değerli metallere zarar verir!
Angela Douglas: Belli ki morgda çıkardığım yüzüğüm kaybolmuş, hatta size kimin aşırıdığını da söyleyeyim!
Angela Douglas: Carmen'e saygımdan ses çıkarmadım ama Sanjay'in elinin uzun olduğu hepimizce bilinen bir şey!
Michelle Zuria: Kızmana gerek yok Dr Douglas. Eğer doğru söylüyorsan <Rütbe> <İsim> bunu doğrulayacaktır. O zamana kadar lütfen bir yerlere kaybolma.
Angela Douglas: Nereye gidebilirim ki? Tüm bunlar başımı ağrıttı. Acilen bir parasetamol alıp biraz kestirmem gerek!

Daha sonra...
Ingrid Bjorn: <İsim>, Nijerya yolculuğun Archer aleyhine yeni kanıtlar çıkardı ve Angela'yı da şüpheli konumuna düşürdü! Bu hızla nezarethanede yer kalmayacak!
Ingrid Bjorn: Aylak aylak dolaşmayın! Dinlenme odasına gidin ve başladığınız işi bitirin!

İncele: Kahve Masası.
Michelle Zuria: Bu cihaz Elliot'un olmalı <İsim>... Şifresini kırabilir misin?
Michelle Zuria: Bu Lavinia'nın safari şapkası! Ama üzeri renkli şekerlemelerle kaplı. Bir örnek çekersek ne olduğunu anlayabiliriz!
Michelle Zuria: Birisi buraya bir hesap özeti bırakmış. İnsanların mali durumu özeldir... Ama bir cinayet soruşturmasında değil! Şuna yakından bakalım!

İncele: Kilitli Cihaz.
Michelle Zuria: Elliot'un cihazının kilidini açtın <İsim>... İklim haritaları ve cephe analizleriyle dolu!
Michelle Zuria: SOMBRA'nın mesajlarını hava raporu halinde şifrelediğini hatırlıyorsundur! Afrika'nın her yerinde görmüştük!
Michelle Zuria: Görünüşe göre Bay Clayton'ı pek güneşli bir hava beklemiyor! Fırtınalı bir konuşmaya hazır ol <İsim>!

Elliot'u şifreli mesajları hakkıda sorgula.
Elliot Clayton: Geri geleceğinizi biliyordum. İtiraf edin, yardımım olmadan bir yere varamıyorsunuz!
Elliot Clayton: Ama ben kin tutmam <İsim>. Beni uzaklaştırdığından beridir tek eğlencem dezenfektanla eski klavyeleri temizlemek. Lütfen bitsin artık bu sıkıntı!
Michelle Zuria: <İsim> cihazını buldu Elliot. Hava verileri olarak şifrelenmiş mesajlar gönderiyormuşsun. Bunun ne demek olduğunu biliyoruz!
Elliot Clayton: Ne ima ediyorsun? SOMBRA'nın iletişimlerine engel olmak için şifrelerini kırmaya çalışıyordum! Ki şu anda yapmam gereken de bu!
Elliot Clayton: Beynime gaz vermek için biraz parasetamol ile kahveye ihtiyacım var!
Michelle Zuria: Yavaş ol bakalım! Önce Büro'nun kamera sistemini devre dışı bırakıyorsun... Şimdi de telefonundan SOMBRA'ya mesaj gönderdiğini itiraf ediyorsun!
Elliot Clayton: Halen beni köstebek olmakla mı suçluyorsunuz? Ben sadece işimi yapıyordum!
Elliot Clayton: Aç gözlerini <İsim>! Eğer benim yeteneklerimde birisi SOMBRA'ya çalışıyor olsaydı şimdiye Büro çoktan tarih olmuştu!
Michelle Zuria: O konuda haklısın bak. Bu yüzden soruşturmanın geri kalanı boyunca iletişimsiz halde hücrede kalacaksın!

İncele: Lavinia'nın Şapkası.
Michelle Zuria: Ben de diyorum Lavinia'nın şapkasından süpürdüğün bu renkli şekerlemeler neden tanıdık geliyor! Bunlar kafetaryanın otomatında satılan W&W's şekerlemeleri!
Michelle Zuria: Ama Lavinia'nın bu şekerlemelere erişimi yoktu! Şekerlemeler onun olmadığına göre... Katilin olmalı.
Michelle Zuria: Neyse ki Lars'a halen güvenebiliriz! Eğer köstebek bu şekerlemelerden bir iki attırdıysa Lars bunu kanıtlar!

Analiz et: Renkli Şekerleme.
Michelle Zuria: Lars, bu şekerlemelerin Lavinia'nın şapkasına katil tarafından bulaştırıldığını düşünüyoruz. Tahminimizi doğrulayabilir misin?
Lars Douglas: Numunenizi moleküler çapraz kontaminasyon açısından test ettim. Genelde aynı kimyasal bileşenler roket yakıtında da peynirli sandviçte de olabileceğinden sonuçlar kesin değildir.
Lars Douglas: Ama bu kez nereye bakacağımı biliyordum! Numuneyi, çoktan katille bağdaştırdığımız asetinofenle karşılaştırdım ve tam on ikiden vurdum!
Michelle Zuria: Demek bu şekerlemeler katile aitmiş! Tam da umduğumuz gibi!
Lars Douglas: <İsim>, köstebeğe bir adım daha yaklaştığın için heyecanlı olduğunu biliyorum ama benim nedense içime bir öküz oturuverdi.
Lars Douglas: W&W's şekerlemeleri ofiste oldukça popülerdir... Jack de karım da bunlara bayılır... Günün birinde bunu delil olarak göreceğim hiç aklıma gelmezdi!
Michelle Zuria: Köstebek bu şekerlemelerden yedi Lars. <İsim> doğru söylüyor, onu adalete teslim etmeliyiz!

İncele: Hesap Özeti.
Michelle Zuria: <İsim>, sanırım bu hesap özeti çıkmaz sokak. Hesap sahibinin adı "Elizabeth Smith" ama Elizabet Smith diye birisini tanımıyoruz! Büro'dan olmadığı kesin!
Michelle Zuria: Doğru dedin, "Elizabeth Smith"in offshore hesabında çok para var...
Michelle Zuria: İşin içinde cinayet varsa genelde para da vardır...
Michelle Zuria: Anladım <İsim>! Bir bağlantı olması ihtimaline karşı bu ipucunu takip etmek istiyorsun!
Michelle Zuria: Ingrid Lavinia'nın Nijerya'daki otel odasını bulmuştu... Bu hesap özetinin de izini sürebilir!

Analiz et: Hesap Bilgileri.
Michelle Zuria: Ingrid, <İsim> ile dinlenme odasında bulduğumuz hesap özetinden ne haber?
Ingrid Bjorn: Soruşturma dosyalarımızda "Elizabeth Smith" adına bir şey bulamadım...
Ingrid Bjorn: Bu yüzden bankayı aradım! Üç beş tatlı söz ve biraz da çemkirmeyle banka müdürü sonunda "Elizabeth Smith"in bana takma bir ad olduğunu söyledi.
Ingrid Bjorn: <İsim>, hesap sahibinin gerçek adı Elizabeth Ripley!
Michelle Zuria: Elizabeth Ripley mi? Şef Ripley mi yani?
Michelle Zuria: Büro Amirinin sahte isimle offshore hesap açması... En hafif tabiriyle alışılmışın dışında!
Ingrid Bjorn: Ripley'in yöntemleri genelde alışılmışın dışındadır zaten. Ama banka müdürü her şeyi kontrol etti. O olduğu kesin.
Ingrid Bjorn: <İsim>, haddim değil belki ama bir izlenimimi dile getirmek istiyorum... Sence de Ripley hakkında bu kadar az şey biliyor olmamız biraz garip değil mi?
Ingrid Bjorn: Bu bizi ilk kandırışı değil! Hatırlıyor musun nasıl hepimiz onu öldü sanmıştık? Gerçeği herkesten sakladı, benden bile!
Michelle Zuria: Sence de Ingrid doğru bir noktaya mı değindi <İsim>? Pekala, hadi Şef Ripley'in sırlarına dalalım!

Ripley'i gizli kimliği hakkında sorgula.
Michelle Zuria: Şef Ripley, şimdi Büro'nun liderine güvenmesine en fazla ihtiyaç olduğu zaman. Bu yüzden umarım sahte isimle açılmış bu offshore hesabını açıklarsınız.
Şef Ripley: Smith annemin kızlık soyadı. Mazunda kanunlarına göre kullanımı gayet yasal.
Şef Ripley: Ama neden sorman gerektiğini anlıyorum <Rütbe> <İsim>. O hesabı Avrupa'da ölü numarası yaptığımda açmıştım.
Şef Ripley: Bildiğin üzere bu SOMBRA'nın Orta Doğu hücresini çökertmek için mühim bir hamleydi!
Michelle Zuria: Evet, <İsim> bahsetti bundan. Sözde tam olarak hangi panzehri ne zaman alacağınızı bildiğiniz için, zehirli dart oku ile yapılan saldırıdan kurtulduktan sonra, Büro'yu aylarca yanlış yönlendirmişsiniz.
Michelle Zuria: Bunu SOMBRA'nın yardımı olmadan nasıl becerdiğiniz bir yana, söyledikleriniz çifte kimliğinizi o zamandan beridir neden sakladığınızı açıklamıyor!
Şef Ripley: Tedbir almak eski bir alışkanlığımdır. Misal çantamda ağrı kesici ve dezenfektan taşımak gibi. Ne olur ne olmaz.
Michelle Zuria: Tedir mi? <İsim>'in başından beridir çifte ajan olduğunuzu ortaya çıkarma ihtimaline karşı kaçmaya hazırlanıyordunuz!
Şef Ripley: Tüm ipuçlarını takip etmeni takdirle karşılıyorum <İsim>. Sen de tahmin ettiğim gibi iyi bir partner oldun Michelle.
Şef Ripley: Ama sandığınız gibi değil. Büro benim hayatım. Büro'ya her zaman sadık oldum ve olacağım da.
Michelle Zuria: Bu yüzden soruşturma kapanana kadar görevinizden çekilmeniz gerektiğini anlıyorsunuzdur Bayan Ripley.
(Şef Ripley ile konuştuktan sonra)
Armand Dupont: Cidden Şef Ripley'i mi tutukladın <İsim>? Mon Dieu! Büro'ya ne olacak şimdi?
Michelle Zuria: Çalkantılı bir dönemden geçiyoruz Mösyö Dupont. Ama <İsim> köstebeği bulacak, Büro da tüm bunları atlatacaktır.
Armand Dupont: Umarım haklısındır <İsim>! Yeni bir hayat için fazla yaşlandım!

Daha sonra...
Michelle Zuria: <İsim>, köstebek hala serbest ve Büro'da dağılmak üzere!
Michelle Zuria: Şef Ripley gizli kimliğini öğrendikten sonra şüpheli listesine girdi.
Michelle Zuria: Elliot SOMBRA'ya şifreli mesajlar gönderdiğini itiraf etti... Angela ile alyansını Nijerya'da nasıl kaybettiğini izah edemiyor.
Michelle Zuria: Neyse ki Lars halen laboratuvar örneklerini inceleyebilir durumda. Ingrid'de paha biçilemez ama...
Michelle Zuria: Ah, bunu açsam iyi olur.
Michelle Zuria: Kiminle görüşüyorum?
Carmen Martinez: Benim <İsim>. Her şeyin bittiğini söylemek için arıyorum.
Michelle Zuria: Carmen?! Neredesin? Neler oluyor?
Carmen Martinez: <İsim>, umarım bir gün yaptığım şey için beni affedersin. Sanjay sana emanet. Beni bir daha göremeyeceksin!

3. Bölüm

Michelle Zuria: <İsim>, köstebek hala serbest ve Büro'da dağılmak üzere!
Michelle Zuria: Artık kime güveneceğimizi bilmiyoruz ve... Ah, bunu açsam iyi olur.
Michelle Zuria: Kiminle görüşüyorum?
Carmen Martinez: Benim <İsim>. Her şeyin bittiğini söylemek için arıyorum.
Michelle Zuria: Carmen?! Neredesin? Neler oluyor?
Carmen Martinez: <İsim>, umarım bir gün yaptığım şey için beni affedersin. Sanjay sana emanet. Beni bir daha göremeyeceksin!
Michelle Zuria: Carmen, dur!
Michelle Zuria: Sen de duydun mu <İsim>? İtiraf mıydı bu? Köstebek Carmen mi?
Ingrid Bjorn: <İsim>, santralden her şeyi duydum! Acil durum planı yapmamız gerek! Derhal toplantıya!

-Birkaç telaşlı andan sonra...-
Ingrid Bjorn: <İsim>, Carmen Lavinia'nın otelinden aramış! Allah'tan arayanın numarasını görebildik. Yoksa Elliot olmadan aramaları takip etmem imkansız...
Ingrid Bjorn: Abuja'ya geri uçuyorsunuz! Carmen'i geri getirin! Kaybedecek vakit yok!
Marina Romanova: Buna emin misin <İsim>? Bu Carmen'den hiç beklenmeyecek bir tavır. Dikkatli olmanı öneririm! Ya SOMBRA'nın seni Nijerya'ya çekmek için planladığı bir tuzaksa?
Michelle Zuria: Dikkatli olmak için çok geç! Eğer hareket etmezsek Carmen kaçacak! Zamanında onu içeriye atmadığımıza inanamıyorum!
Jonah Karam: Herkes dursun! Ya Carmen tehdit altında konuştuysa? Eğer köstebek o değilse şu anda tehlikede demektir!
Ingrid Bjorn: Köstebek oysa da seni bekliyor olacaktır! İki türlü de tehlikeli bir görev ve zaman yanınızda değil!
Ingrid Bjorn: <İsim>, Michelle ve Jonah, hepiniz Nijerya'ya gidiyorsunuz! Carmen'i alın ve sağ salim dönün!

-Nijerya'da...-
Jonah Karam: <İsim>, üç dediğimde kapıyı kırıp giriyoruz!
Michelle Zuria: Ama Jonah...
Jonah Karam: Şşşş! Geride dur Michelle! Bir... İki...
Jonah Karam: ÜÇ!
*ÇAAT!*
Aristide Akintola: Silahlarınızı indirin yoksa beynini patlatırım!
Jonah Karam: Kımıldama Carmen! Bu iş bende!
Aristide Akintola: Hiç şansın yok! Madagaskar'da başladığım işi burada bitireceğim! Hiçbiriniz buradan sağ çıkamayacaksınız!
Carmen Martinez: Vur onu Jonah!
Jonah Karam: Geber köpek!
Aristide Akintola: ......
Jonah Karam: AAAAAAHHHH!
Aristide Akintola: Ne... Nasıl...
Aristide Akintola: ........

-Birkaç dakika sonra...-
Jonah Karam: Carmen, iyi misin?!
Carmen Martinez: İyiyim... Sanırım sana bir açıklama borçluyum <İsim>.
Michelle Zuria: Önce bir soluklan Carmen. Daha sonra <İsim> sana birkaç soru soracak!

Carmen'i kaçırılması hakkında sorgula.
Michelle Zuria: Carmen, iyi olmana sevindik ama seni uyarayım: Lavinia'nın cinayetinde halen şüphelisin. Bü yüzden <İsim>'e ne biliyorsan anlat!
Carmen Martinez: Aristide Akintola'yı hatırlıyorsunuzdur. Madagaskar'da SOMBRA'nın emirleri doğrultusunda önce uçağımızı vurmuş, sonra da pilotu öldürmüştü.
Carmen Martinez: Hapishaneden nasıl kaçtığını bilmiyorum ama genel merkezin dışında bana pusu kurdu ve... Uyandığımda buradaydım!
Carmen Martinez: Ama Aristide'nin asıl hedefi ben değildim <İsim>, sendin! Seni buraya çekmek için beni o konuşmayı yapmaya zorladı!
Michelle Zuria: Aristide tehlikeli bir manyaktı ama sen olmadan planı başarılı olamazdı Carmen.
Carmen Martinez: Ne?! Onun suç ortağı olduğumu mu ima ediyorsun?!
Michelle Zuria: Aristide'yi hapisten çıkartıp hepimizi öldürmesi için tutmuş olabilirsin. Tam da köstebeğin <İsim>'i durdurmak için yapacağı türden çaresiz bir plan.
Michelle Zuria: Jonah planını suya düşürdü... Ama aynı zamanda seni suçlu gösterebilecek tek tanıktan da kurtulmuş oldu!
Carmen Martinez: Mantığında kusur bulamıyorum <İsim>. Sana tek diyeceğim şey benim bu işle bir ilgimin olmadığı. Ben köstebek değilim!
Michelle Zuria: O zaman köstebeğin planının başarısız olmasına ve <İsim>'in halen hayatta olmasına sevinmen lazım!
Michelle Zuria: Seni merkeze geri götürüyoruz. Ama ondan önce odayı arayacağız! Hiçbir şeyi gözden kaçıramayız!

İncele: Göl Manzarası.
Michelle Zuria: <İsim>, Mazunda'ya dönüşümüz sırasında o paramparça kağıdı toparlamamız gerek! Köstebek karşı saldırıya geçti ve zamanımız da daralıyor!
Michelle Zuria: Uçağa binmemiz gerekiyor! Uçuş emniyeti sunumu sırasında şu viski bardaklarından örnek toplayabilirsin!

İncele: Paramparça Kağıt.
Michelle Zuria: Nijerya'da bulduğun şu bilim dergisi tehlikeli hayvanlar hakkında mıymış <İsim>? Eğer durum ciddi olmasaydı köstebekler hakkında bir espri yapardım...
Michelle Zuria: Peki şu yapışkan nota ne demeli? Bir takım harf ve rakamlar var... Her şey olabilir!
Michelle Zuria: Doğru dedin, bilimsel bir şey olduğuna göre Lars bunun ne olduğunu bilir!

Analiz et: Bilim Dergisi.
Lars Douglas: <İsim>, iyi ki geldin! Duyduğuma göre Carmen kaçırılmış ve sen de az kalsın vuruluyor muşsun!
Michelle Zuria: Köstebek serbestçe dolandığı müddetçe daha beter şeyler olacak!
Michelle Zuria: Neyse, bu kadar laklak yeter! <İsim> ile Nijerya'da bulduğumuz bilim dergisinden ne haber?
Lars Douglas: Ee evet... Kısaltmalar yayınlanmış bir makaleyi belirtiyor. Yayınlanma numarası, sayfalar...
Michelle Zuria: Peki ya "A.D." ne?
Lars Douglas: Şey... Bunlar karımın adının baş harfleri: "Angela Douglas". Makale ona ait... Yılan zehriyle ilgili...
Lars Douglas: Tam olarak gergedan engereğinin zehri.
Michelle Zuria: Gergedan engereği mi? <İsim> doğru diyor, bu Lavinia'nın o rallici kızı öldürmekte kullandığı yılan!
Michelle Zuria: Demek Angela Gergedan engereğinin zehri hakkında bir makale yazı ve bu bir şekilde Lavinia'ya ulaştı... İlginç!
Lars Douglas: İyi de <İsim>, o vakayı çözdün zaten! Angela o zehir hakkında makale yazdıysa ne olmuş yani? Nomena'yı o öldürmedi ya!
Michelle Zuria: Ama bunun için Lavinia'yı kullanmış olabilir! Angela'yı tekrar sorgulamalıyız!

Angela'yı yılan zehri üzerine yazdığı makale hakkında sorgula.
Angela Douglas: Nijerya'da olanları duydum <İsim>! Senin ve Carmen'in iyi olmasına sevindim!
Michelle Zuria: Taze ipuçlarıyla döndük. Gergedan engereğinin zehri hakkında bir makale yazmışsın! Geçenki soruşturmamızda bundan bahsetmemiş olman ilginç!
Angela Douglas: Başarılarımla hava atmayı sevmem <İsim>. Sorun varsa sorabilirsin.
Michelle Zuria: Tek bir sorumuz var: Lavinia makaleni nasıl buldu?
Angela Douglas: Bilimsel yayınları herkes okuyabilir <İsim>! Bilim suçlular tarafından kötü emellere alet ediliyorsa bu konuda bilim insanlarını suçlayamazsınız!
Michelle Zuria: Ama eğer Lavinia'ya cinayette yardım ettiysen, yakalandığında onu susturmak için bir nedenin var demektir!
Angela Douglas: Güzel tahminmiş. Ama kanıtsız bir hiç.
Michelle Zuria: Dilin de zekan kadar sivri Angela. Ama <İsim> sana karşı kanıt bulursa ikisinin de sana faydası dokunmayacak!

İncele: Viski Bardakları.
Michelle Zuria: <İsim>, viski bardağından topladığımız şu ruj örneği Lavinia'yla Nijerya'da kimin içtiğini söyleyebilir!
Michelle Zuria: Hadi şu örneği mercek altında inceleyelim!

İncele: Ruj Lekesi.
Michelle Zuria: <İsim>, Lavinia'nın viski bardağındaki ruj izi örneğinden Şef Ripley'in DNA'sı çıktı!
Michelle Zuria: Doğru dedin, bu Ripley ile Lavinia'nın gizlice buluştuğunu kanıtlıyor!
Michelle Zuria: Elmas kaçakçısıyla Büro Amiri içki içerek hangi anlaşmayı kutluyorlardı merak ediyorum!
Michelle Zuria: Unutma <İsim>, Ripley artık bir şüpheli. İstediği kadar bağırıp çağırsın şu anda tüm yetki sende!

Ripley'i Lavinia ile yaptığı gizli görüşme hakkında sorgula.
Michelle Zuria: Bayan Ripley, <Rütbe> <İsim> Lavinia ile buluştuğunuza dair kanıt buldu. Lütfen Nijerya'ya sırf bir kadeh İskoç Viskisi içmek için uğradığınızı söylemeyin!
Şef Ripley: Lavinia'yı soruşturuyordum. SOMBRA'dan olduğundan şüpheleniyordum ama kanıtım yoktu.
Şef Ripley: Bir teklifte bulunmak için onu Nijerya'ya kadar takip ettim... Ama Lavinia konuşmaya korkuyordu.
Michelle Zuria: Bu hayatımda duyduğum en abesçe yalan. Üstelik mahkemede çok yalan duymuş birisiyim!
Michelle Zuria: İtiraf et Ripley: Lavinia'nın SOMBRA'daki irtibatı sendin! "Anlaşman" da onu Büro'dan korumak içindi!
Şef Ripley: Onunla yalnız konuşmanın riskli olduğunu biliyordum! Uçakla geri dönerken planım ters tepecek korkusuyla bir paket W&W's devirdim.
Şef Ripley: Ki W&W's sevmem bile. Hatta bir keresinde Elliot'a dişlerini onunla mahvettiği için kızmıştım...
Şef Ripley: Ama eminim yaşlı bir kadının kuruntularını dinleyecek vaktin yoktur <Rütbe> <İsim>.
Michelle Zuria: İtiraf et o zaman: Büro köstebeği sen misin? Lavinia'yı sen mi öldürdün?
Şef Ripley: <İsim>, o kadar yoruldum ki itiraf ederek bu kabusun biteceğini bilseydim hiç durmazdım.
Şef Ripley: Ama ne benim ne de sizin böyle bir lüksünüz yok! Gidin ve işinizi bitirin!

Daha sonra...
Michelle Zuria: İşler iyice kızışıyor <İsim>! Önce o çılgın haydut bizi Nijerya'da neredeyse vuruyordu...
Michelle Zuria: Sonra da Angela'nın Lavinia'nın işlediği cinayette suç ortağı olabileceğini öğreniyoruz!
Michelle Zuria: Ripley Lavinia'yı el altından soruşturduğunu iddia ediyor... Ama bana daha çok Lavinia'nın SOMBRA irtibatı oymuş gibi geliyor!
Sanjay Korrapati: <İsim>! Jonah Carmen'in kaçırıldığını söyledi! Onu görmek istiyorum!
Ingrid Bjorn: Sanjay sana söyledim: Carmen göz altındayken ziyaretçi kabul edemez. Yönetmeliklere aykırı olur.
Sanjay Korrapati: BANA NE, GÖRECEĞİM İŞTE!
Sanjay Korrapati: Annemi istiyorum <İsim>!
Ingrid Bjorn: Sanjay! Daha önce Carmen'e "anne" dediğini duymamıştım!
Ingrid Bjorn: Tamam, senin için bir istisna yapabiliriz...
Sanjay Korrapati: Çok sürmez <İsim>, merak etme!
Michelle Zuria: Zavallı çocuk... Köstebek Carmen çıkarsa ona ne olacağını düşünmek bile istemiyorum.
Michelle Zuria: Doğru dedin <İsim>, saat işliyor! Cinayet mahalline geri dönelim!

İncele: Ranza Yataklar.
Michelle Zuria: <İsim>, bu tabanca cinayet silahımız olabilir!
Michelle Zuria: Bu tabancayı daha önce gözden kaçırmış olamayız! Sonuçta başından beridir bunu aradığımızı biliyorduk!
Michelle Zuria: Doğru dedin, katil soruşturma devam ederken buraya gelmiş olmalı! Ama ne yapmaya çalışıyor? Suçu birilerine yıkmayı mı yoksa...
Michelle Zuria: Affedersin, şimdi tahmin yürütecek zaman değil! Hadi şu tabancanın seri numarasını alalım!
Michelle Zuria: Ayrıca şu temizlik arabasının burada olması da bir o kadar şüpheli! Temizlikçiler cinayet mahalline giremez!
Michelle Zuria: Belki de köstebek kanıttan kurtulmak istemiştir... Ya da başka bir tuzak olabilir! Her halükarda bu arabayı incelememiz gerek!

İncele: Büro Silahı.
Michelle Zuria: Tabancanın seri numarasını açığa çıkardın <İsim>...
Michelle Zuria: Haklıymışsın: Numara Archer'ın silahıyla eşleşiyor!
Michelle Zuria: Cinayet silahını buldun <İsim>!
Michelle Zuria: Peki katil Jack mi yoksa köstebek suçu ona mı yıkmaya çalışıyor?
Michelle Zuria: <İsim>, şu işi nihayete erdirmenin zamanı geldi! Hadi bu tabancayı Lars'a götürelim!

Analiz et: Jack'in Silahı.
Lars Douglas: <İsim>, Jack'in silahında ne bulmamı beklediğini anlamış değilim... Doğal olarak yer yerinde Jack'in DNA'sı ve parmak izleri vardı!
Michelle Zuria: Bu da ya Jack'in Lavinia'yı tabancasıyla vurduğu ve ardında da DNA'sını bıraktığına...
Michelle Zuria: Ya da gerçek katilin Jack'i suçlu durumuna düşürmek için kasten üzerine onun DNA'sını bıraktığına işaret eder! Hadi Lars, hangisi?
Lars Douglas: Şey, bilmiyorum... Yani şey gibi görünüyor... <İsim>, ben... Ne düşüneceğimi bilemiyorum!
Michelle Zuria: Düşünme kısmını <İsim>'e bırak ve sorumuza cevap ver: Tabancanın üstünde başka DNA var mıydı?
Lars Douglas: Buna cevap verebilirim işte! Kabzada iki tane X kromozomlu küçük bir DNA kalıntısı vardı... Yani bir kadın DNA'sı!
Michelle Zuria: Yani köstebek yanlış bir hamle yaptı! Bir kadın DNA'sını Jack'in silahına ancak katil bırakmış olabilir!
Michelle Zuria: Bu da demek oluyor ki Büro'ya ihanet eden katil bir kadın!

İncele: Temizlik Arabası.
Michelle Zuria: Bunlar ağrı kesici mi <İsim>?
Michelle Zuria: Bu ağrı kesiciler temizlik arabasına nasıl girmiş? Tabii köstebek kanıtlardan kurtulmak için geri dönmediyse!
Michelle Zuria: Eğer köstebek cinayet mahallinden kaçmak zorunda kaldıysa muhtemelen bu hapları kaybettiğinden bile haberi yoktur! Umarım Lars bunu bizim lehimize çevirebilir!

Analiz et: Ağrı Kesici.
Lars Douglas: <İsim>, temizlik arabasında bulduğun bu haplar köstebeğin başını fena ağrıtacak!
Michelle Zuria: İşte duymak istediğimiz şey! Ne buldun?
Lars Douglas: Moleküler pigment parçaları! Rengini belirlemek için de onları tartmam gerekti!
Lars Douglas: Durun açıklayayım: Ömelanin feomelaninden daha ağır, aynı zamanda daha koyudur. Bu iki molekül kişinin saç rengini belirler.
Lars Douglas: Tabii burada hapın üstünden alınmış mikroskobik miktardan bahsediyoruz. Yine de bu bilgiler, ağrı kesiciyi kullanan kişinin siyah saçlı olduğunu belirlemeye yetti!
Michelle Zuria: Bu siyah saçlı şahıs hem Lavinia'yı öldürdü, hem de Büro'ya ihanet etti! Ama <İsim> onu adalete teslim edecek!

Michelle Zuria: Başından beridir güçlü durdun <İsim>. Biraz daha dayan!
Michelle Zuria: Bütün dostlarının rızası için Büro hainiyle yüzleşmen gerekiyor! Kanıtlar ortada; hadi katili tutuklayalım!

Katili Tutukla.
Michelle Zuria: Angela Douglas, <Rütbe> <İsim> seni Lavinia'yı öldürmek ve Büro'ya ihanetten tutukluyor!
Angela Douglas: Ciddi misin sen <İsim>? Cidden köstebek olduğumu düşünüyor olamazsın!
Michelle Zuria: Lavinia'yı susturunca <Rütbe> <İsim> peşini bırakacak mı sandın?
Angela Douglas: Deli saçması! Her vakayı benim otopsilerim sayesinde çözdün <İsim>! Gittiğimiz her yerde sana SOMBRA'ya karşı delil sundum! Sence nasıl köstebek olabilirim?
Michelle Zuria: Rolünün hakkını verdin! Hatta otopsi raporunda belirttikten sonra ağrı kesici aldığını söyleme cesaretini bile gösterdin!
Michelle Zuria: Jack'in silahını kullanmaktan Sanjay'i alyansını çalmakla suçlamaya kadar kitaptaki her numarayı denedin! Ama <İsim>'i kandıramadın!
Angela Douglas: Seni aklını kaçırmışsın <İsim>! Benim bir ailem var. Lars, kızlarım... Nasıl SOMBRA'dan olabilirim?
Michelle Zuria: Benim de bir zamanlar SOMBRA'ya çalıştığımı unuttun herhalde! Kendine bunun sadece iş için olduğunu söylediğini biliyorum...
Michelle Zuria: Ama cinayet işlediğinde, ekip arkadaşlarına tuzak kurduğunda ve bir tetikçi kiraladığında iş iş olmaktan çıktı!
Angela Douglas: <İsim>! Sana asla zarar vermek istememiştim! Çaresiz kaldığım için Aristide'yi tuttum, başka ne yapsam bilemedim!
Michelle Zuria: Demek itiraf ediyorsun! Köstebek sensin!
Angela Douglas: İtiraf ediyorum. SOMBRA'danım. Büro'ya katılmadan önce de SOMBRA'daydım.
Angela Douglas: Yıllardır bir yandan Büro'ya gerçekten yardım ettiğim için paçayı sıyırabildim. Bir yandan da SOMBRA'ya hareketlerinizi bildiriyordum. Lars bile hiçbir şeyden şüphelenmedi.
Angela Douglas: Ama nihayetinde her şey çözülmeye başladı. Uçağımız Madagaskar'a düştüğünde SOMBRA'nın ölmemi istediğini anlamıştım.
Angela Douglas: Büro'ya fazla sadık olduğumu düşünüyorlardı.
Angela Douglas: Lavinia'yı tutmak onları canlı olarak daha değerli olduğuma inandırmak için son hamlemdi.
Angela Douglas: Ama buraya kadarmış <İsim>. Beni yakaladın. Teslim oluyorum.
Michelle Zuria: Angela Douglas, cinayetten ötürü tutuklusun. Ama daha hesabını vermen gereken çok şey var! Mahkemede görüşürüz!

Lars Douglas: Bana bunun doğru olmadığını söyle <İsim>! Karım köstebek olamaz!
Michelle Zuria: Üzgünüm Lars... Şu an neler hissettiğini hayal bile edemiyorum...
Lars Douglas: <İsim>, eğer bu bir hataysa ve karımı haksız yere suçluyorsan...
Jack Archer: Lars, usta! Sakin ol! Benimle gel!
Lars Douglas: Lütfen <İsim>, bu doğru olamaz!
Şef Ripley: <İsim>, sonunda birini tutukladığını duydum. Bugün Büro için karanlık bir gün. Ama gitmemiz gerek... Hakim bekliyor!

Nigel Adaku: Angela Douglas, tutuklanmasından sonra aleyhine konuşacağı korkusuyla Lavinia De Brills'i öldürdün.
Nigel Adaku: Lavinia'nın işlediği cinayette suç ortağı olman yetmiyormuş gibi, üstelik onu SOMBRA'nın elmas kaçakçılığı işine de sen sokmuşsun!
Nigel Adaku: Hepsinden de öte, Büro'da çalıştığın tüm süre boyunca aslında bir SOMBRA ajanıymışsın!
Angela Douglas: İnkar etmeyeceğim: Gençliğimden beridir SOMBRA'nın içindeyim. Yaptıklarımdan pişmanlık duymuyorum. İnandığım şeyi yaptım.
Nigel Adaku: İnandığın şey SOMBRA mı? Sen, bir Büro ajanı ve bir bilim insanı olarak cinayete ve ihanete mi inanıyordun?
Angela Douglas: Burada beni kişisel inançlarımdan ötürü yargılamak için bulunmuyorsunuz Hakim Bey! Beni anlayamayacağınız çok açık!
Nigel Adaku: Burada seni suçlarından ötürü yargılamak için bulunuyorum! Cinayet, komplo, yozlaşma... Daha sayayım mı?!
Nigel Adaku: Angela Douglas, bahsi geçen tüm suçlardan ötürü seni müebbet hapse mahkum ediyorum!
Angela Douglas: Ne yaptıysam çocuklarım daha iyi bir dünyada yetişsinler diye yaptım Hakim Bey. Cezamı kabul ediyorum.

Carmen Martinez: <İsim>, halen uyanıp tüm bunların kötü bir rüya olduğunu fark etmeyi bekliyorum!
Carmen Martinez: Angela'nın başından beridir köstebek olduğunu düşününce! Şaşırsam mı, üzülsem mi, rahatlasam mı bilemedim...
Sanjay Korrapati: Biliyordum <İsim>! Carmen'in köstebek olmadığını biliyordum!
Marina Romanova: <İsim>, gelecek günler hepimiz için sıkıntılı olacak. Özellikle de Lars için... Eğer konuşmak istersen beni nerede bulacağını biliyorsun.
Şef Ripley: Bu karanlık dönemde herkesten merhamet, sıkı çalışma ve işbirliği bekliyorum!
Şef Ripley: <İsim>, köstebeği ortaya çıkarmak başka şey, Büro'nun ayakta tutmak başka şey. Geleceği planlamamız gerekiyor!

İçimizdeki Düşman 6

Şef Ripley: <İsim>, oldukça zor bir görevdi ama Angela'nın köstebek olduğunu ifşa etmek SOMBRA karşı kazandığın en büyük zafer oldu.
Şef Ripley: Ama Angela'nın sebeplerini daha iyi anlamadan Büro'yu toparlayıp önümüze bakamayız.
Lars Douglas: Bütün bunların büyük bir yanlış anlaşılma olduğundan eminim! Eğer <İsim> ile onunla konuşursak Angela her şeyi açıklayacaktır!
Jack Archer: Usta, zor olduğunu biliyorum ama... Angela her şeyi itiraf etti ve mahkemede cezası verildi. Yanlış anlaşılma falan yok.
Lars Douglas: Angela benim karım, onu herkesten iyi tanıyorum! Söylüyorum size, başka bir açıklaması var bu işin!
Şef Ripley: Pekala <İsim>, Lars'ı yanına al. Belki Angela konuşmaya daha istekli olur... Ayrıca belki Lars gerçeği ondan duyarsa daha rahat kabullenir.
Şef Ripley: Sonra da bir ara ofisime uğra! Seninle konuşmam gereken başka bir mevzu var!

Angela ile SOMBRA'ya katılma nedenleri hakkında konuş.
Lars Douglas: Angela, bana bunun doğru olmadığını söyle!
Angela Douglas: Buraya gelmemeliydin Lars. Bu doğru, SOMBRA'danım. Senle tanışmadan önce de öyleydim.
Lars Douglas: Hayır! Bu mümkün değil!
Lars Douglas: Mutluyduk Angela, bir ailemiz vardı! Bizi seçebilirdin! SOMBRA'yı terk edebilirdin, seni korurduk!
Angela Douglas: Anlamanı beklemiyorum Lars. SOMBRA'yı terk etmek istemedim! Her ne kadar bazı yöntemlerine katılmasam da yaptıklarına inanıyordum.
Lars Douglas: Ciddi olamazsın! SOMBRA senin beynini yıkamış!
Angela Douglas: Beynimi falan yıkamadılar! Bana bir hayat verdiler! SOMBRA 8 yaşında yetim kaldığımda beni yanına aldı!
Angela Douglas: Bana bildiğim her şeyi onlar öğretti! Onları sorgulayacak halim yoktu ya!
Lars Douglas: Bu saçmalalıkları daha fazla dinlemiyorum!
Angela Douglas: Yaptıklarımdan pişman değilim <İsim> ama sen her daim bana sadık oldun. Bu yüzden de sana karşılığında bir şey vermek istiyorum.
Angela Douglas: Genç SOMBRA acemilerinin otopsilerini yaparken bir şey keşfettim. Derilerinin altına gizlenmiş izleme çipleri bulmuştum.
Angela Douglas: Ne işe yaradıklarını bilmiyordum... Eğitim gördüğüm dönemlerde SOMBRA bu mikroçipleri kullanmıyordu.
Angela Douglas: Ama artık SOMBRA'ya güvenemeyeceğimi anladığımda mikroçiplerden bir tanesini alıp tedbir amaçlı Lavinia'nın odasına sakladım.
Angela Douglas: Nijerya uçuşunuz için şu parayı alın. Benim artık ihtiyacım olmayacak!

İncele: Lavinia'nın Otel Odası.
Lars Douglas: <İsim>, sence şu ufak parçalar Angela'nın bize bahsettiği mikroçip olabilir mi?
Lars Douglas: Keşke kırılan kalbimi de şu parçaları birleştirdiğin gibi onarabilseydin!

İncele: Kırık Cihaz.
Lars Douglas: <İsim>, o ufak mikroçipi onarmak kolay olmamış olsa gerek ama başardın!
Lars Douglas: Hadi merkeze geri dönüp çipi Elliot'a verelim!

Analiz et: Mikroçip.
Elliot Clayton: <İsim>, sonunda laboratuvarıma dönmek harika bir duygu!
Elliot Clayton: Aramızda küslük yok bu arada. Köstebeğin Angela olduğuna halen...
Lars Douglas: Hey, başka bir konudan konuşsak?
Elliot Clayton: Affedersin Lars...
Elliot Clayton: Her neyse, otelde bulduğun bu mikroçip harika bir buluştu!
Lars Douglas: Angela çipi SOMBRA acemilerinden birinin otopsisini yaparken bulduğunu söylemişti. Ne işe yarıyormuş?
Elliot Clayton: Bu bir takip cihazı! <İsim>, çipteki verilerle, SOMBRA'nın pasif hücrelere çevirip Afrika'ya gönderdiği tüm deneklerin yerini bulabilirim!
Elliot Clayton: Bunlar etkinleştirilmeden önce kurtarma ekipleri gönderebiliriz!
Lars Douglas: Demek Angela gerçekten bize yardım etmiş!
Lars Douglas: Angela'yı son bir kez görebilir miyiz <İsim>? Eğer bize yardım ettiyse, belki sevdiğim kadın hala oralarda bir yerdedir!

Angela ile son bir kez konuş.
Lars Douglas: Angela, ölü suikastçının birinden aldığın çip bir izleme cihazıymış. Elliot artık Afrika'daki tüm SOMBRA acemilerinin yerini tespit edebilir.
Lars Douglas: Ama halen kafam karışık! Madem SOMBRA'ya inanıyorsun, o zaman neden bize yardım ettin?
Angela Douglas: Lars, sana yanıt aramamanı söylemiştim...
Lars Douglas: Ama yanıt almaya ihtiyacım var! Bunu bilmek hakkım!
Angela Douglas: Pekala! Hiçbir zaman onaylamadığım bir şey vardı: SOMBRA'nın çocukları gitgide daha çok kullanması! Çipin de çocuklardan bazılarını kurtarmaya yardımcı olabileceğini umuyordum.
Angela Douglas: <İsim> SOMBRA'nın artık yetimlerin beynini yıkadığını ve gençler üzerinde deneyler yaptığını ortaya çıkarıdığında ise kızlarımız için ölümüne korktum!
Angela Douglas: Bahar Melekleri Vakfını da sırf vicdan azabından kurdum... Ve sırf SOMBRA'ya karşı güvende tutmak için her şeyi senin üzerine yaptım Lars.
Lars Douglas: Kendi kızlarımıza yalan söylemişken nasıl çocukları umursuyormuş gibi davranabilirsin?!
Angela Douglas: Anlamıyor musun?! Sizi güvende tutmak için yalan söyledim!
Lars Douglas: Sırf SOMBRA sana öyle dedi diye benimle evlendin! Ben yalnızca bu kimliğinin bir parçasıydım!!!
Angela Douglas: SOMBRA seninle evlenmemi istemedi! Zaten ilk kez o zaman emirlerine karşı geldim!
Angela Douglas: Ben sana aşık olduğum için seninle evlendim! Ailemizi hep çok sevdim! Bana inanmalısın!
Angela Douglas: Dinlenme odasına git. Orada bilgisayarımı bulabilirsin. Doğruyu söylediğimi anlayacaksın.
Angela Douglas: Ama ondan önce ikiniz de bir şeyler yiyin, çok bitkin gözüküyorsunuz. İkiniz için de her şeyin en iyisini diliyorum. Muhtemelen birbirimizi bir daha hiç görmeyeceğiz.

İncele: Dinlenme Odası.
Lars Douglas: Bu Angela'nın dizüstüsü <İsim>! Bana şifresini hiç söylemedi... Şimdi anlıyorum nedenini!

İncele: Dizüstü Bilgisayar.
Lars Douglas: <İsim>, o dizüstünün içinde ne olduğunu bilmek isteyeceğimi sanmıyorum... İyisi mi bunu Elliot'a verelim!

Analiz et: Angela'nın Dizüstü Bilgisayarı.
Elliot Clayton: <İsim>, Angela dizüstüsünden işle alakalı her şeyi silmiş. Sadece Lars'a bıraktığı bir video vardı.
Lars Douglas: Ne bekliyorsun o zaman? Oynat!

-Kaydın başı...-
Angela Douglas: Lars, üçüzlerimiz olduğuna inanabiliyor musun? Ne güzeller, değil mi?
Lars Douglas: Çok tatlılar!
Lars Douglas: Hey, bence bir tanesi tıpkı babası gibi bir rock yıldızı olacak!
Angela Douglas: Bir tanesi annesi gibi bilim insanı olacak...
Lars Douglas: ...Bir tanesi de muhtemelen pandalarla yaşamak için Çin'e kaçacak!
Angela Douglas: Yaa şapşik! Ah Lars, o kadar mutluyum ki!

-Kaydın sonu...-
Lars Douglas: <İsim>, bu kızlarımızın doğduğu gün!
Lars Douglas: Annelerini çok özleyecekler... Tabii ben de!
Jack Archer: Lars, Angela'yı görmeye gittiğini söylemedin. Yanında olmak için seninle gelirdim!
Lars Douglas: Angela bana beni hep sevdiğini söyledi...
Jack Archer: Usta...
Lars Douglas: .....

Şef'in söyleyeceklerini dinle.
Şef Ripley: <İsim>, son talihsiz gelişmeler ışığında Büro'nun yeni bir adli tabibe ihtiyacı olacak.
Şef Ripley: Birkaç özgeçmişi seninle birlikte gözden geçirmek istedim ama çantamı kafetarya da bırakmış olmalıyım.
Carmen Martinez: Çantayı bulmanda sana yardım ederim <İsim>. Dinlenme odasını aramak bana iyi gelir.
Sanjay Korrapati: Ben de gelebilir miyim? Bir şeyler bulmada üstüme yoktur <İsim>!
Carmen Martinez: Tamam, <İsim>'de olur derse!

İncele: Kahve Masası.
Carmen Martinez: Ripley'in çantasını buldun mu <İsim>? İçini aramak bir garip geliyor...
Sanjay Korrapati: Boş verin, bize öyle yapmamızı söyledi! İşe girişelim!

İncele: Ripley'in Çantası.
Carmen Martinez: <İsim>, Ripley'in çantasında bir sürü belge varmış... Şu fotoğraf onların birinden düşmüş olmalı.
Sanjay Korrapati: Bu bir penguen fotorğafı! Şef Ripley bize penguen alacak!
Carmen Martinez: Bence asıl ilgilendiği şu kadın ama dosyası olmadan kim olduğunu bilemeyiz.
Carmen Martinez: Siması sana tanıdık mı geldi <İsim>? Pekala, yüzünü veri tabanında aratalım!

İncele: Kadın Fotoğrafı.
Carmen Martinez: Ripley'in çantasında bulduğun fotoğraftaki kadının adı Grace Delaney'miş!
Carmen Martinez: Veri tabanına göre Grace, Grimsborough Emniyetinde adli tıp uzmanı olarak görev yapmış...
Carmen Martinez: Demek bu yüzden tanıdık geldi! Sen de daha önce Grimsborough'da çalışmamış mıydın <İsim>?
Carmen Martinez: Ama veri tabanı aynı zamanda Grace'in şu anda Antartika'da bir araştırma istasyonunda olduğunu gösteriyor! Onca yerin arasında...
Carmen Martinez: Eh, eğer iş için mükemmel olacağını düşünüyorsan gidip Şef Ripley'e bildirelim!

Ripley ile Grace'i işe alması konusunda konuş.
Şef Ripley: <İsim>, beğendiğin bir aday bulduğuna sevindim! Dr Delaney'in özgeçmişi gerçekten çok etkileyici!
Carmen Martinez: Yalnız tek sorun Grace'in Antartika'da olması! Orada kilometreler boyunca sadece buz ve kar...
Şef Ripley: Belki ekibin ihtiyacı olan şey tam da budur... Temiz bir sayfa...
Sanjay Korrapati: Bu penguenleri ziyaret edeceğimiz anlamına mı geliyor Şef?
Şef Ripley: Birkaç kişiyi arayıp ne olacağına bakacağım <İsim>! Lütfen bu hediyeyi, Büro için yaptıkların adına kabul et!

Daha sonra...
Şef Ripley: <İsim>, toparlanmamız zaman alacak belki ama yakında yeni zorluklara karşı hazırlıklı olmalıyız.
Şef Ripley: Kararımı verdim: Sıradaki hedefimiz Antartika!
Şef Ripley: Eski ekip arkadaşını bulup ekibimize katılmaya davet etmek için araştırma istasyonuna gidiyoruz!
Armand Dupont: Antartika'da büyüleyici ve vahşi bir yaşam vardır mes amis... Yeni başlangıçlar için iyi bir yere benziyor.
Marina Romanova: Bence de! Sıfırın altındaki sıcaklıklar Afrika'nın sıcağından sonra biraz serinlemek için iyi gelecektir.
Jonah Karam: Senden soğuduğumu düşünemiyorum bile bebeğim!
Lars Douglas: İyi şanslar <İsim>. Ben Antartika gezisine katılamayacağım. Biraz kızlarımla vakit geçirmek istiyorum. Tüm bunları onlara nasıl anlatacağımı bilmiyorum...
Jack Archer: Bir yolunu bulursun usta...
Şef Ripley: İstediğin kadar dinlen Lars. Dönmeye hazır olduğunda ekip seni bekliyor olacak.
Şef Ripley: Biz de bu arada valizlerimizi toplayalım! <İsim>, Antartika bizi bekler!

Also on Fandom

Random Wiki