Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Gizli Deneyler/Diyaloglar

< Gizli Deneyler

1.266pages on
this wiki
Add New Page
Comment1 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Gizlideneyler.png

David Jones: <İsim>, ortalık şu sıralar bayağı bir sessiz, yani bölgedeki bütün katilleri içeriye tıktıysak şaşırmam doğrusu.
Eduardo Ramirez: <Rütbe> <İsim>, Carl Ackerman, Rachel Priest'in kameramanı seninle görüşmek istiyor. Acil olduğunu söyledi.
Jones: Hmm, şimdi düşünecek olursak, Carl ile daha önce hiç konuşmamıştık. Şimdi tam da sırası bence.


Carl: <Rütbe> <İsim>, lütfen bana yardım edin: Rachel kayıp!
Jones: Nasıl kayıp?!
Carl: Başlarda yine bir olayın peşinden koştuğunu düşünüyordum, şimdi ise aklıma kötü kötü şeyler geliyor!
Jones: Haklısın <İsim>, eğer Rachel gerçekten de kayıpsa, işe ofisini aramakla başlayabiliriz: Belki de bizi en son gittiği yere yönlendirecek bir not bırakmıştır!

1. Bölüm

İncele: Grim Gazetesi Ofisi.
Jones: Harika işti <İsim>! Anlaşılan Rachel, kağıdı yanında götürmeden önce üzerine bir şeyler yazmış!
Jones: Eğer bu bir adres ise, illa ki bizi en son gittiği yere götürecektir! Bizim için ipucunu çıkartabilir misin <İsim>?

İncele: Boş Günlük.
Jones: Bravo <İsim>! Rachel gerçekten de buraya bir adres yazmış! Bakalım neresiymiş...
Jones: ...Terk edilmiş fabrika mı?!
(Terk Edilmiş Fabrika'da)
Jones: İyi de Rachel neden bu terk edilmiş fabrikaya gelir ki?! Burada in cin top oynuyor!
Jones: Vay be, harbiden de şahin gözlüymüşsün <İsim>! Ben olsam o gizli kapıyı sittin senede fark edemezdim herhalde!
Jones: Terk edilmiş fabrikada şifre ile açılan bir gizli kapı mı? Acaba Rachel yine başını nasıl bir belaya soktu...
Jones: Bunu anlamanın tek bir yolu var <İsim>, bu da kapının şifresini kırmak, ki ardında ne olduğunu öğrenelim.

İncele: Gizli Kapı.
Jones: Vallaha helal olsun <Rütbe> <İsim>, şifreli kapıyı dakikasında kırdın!
Jones: Anlaşılan burası bir yeraltı tesisine iniyor. Eğer Rachel'ın aradığı şey bu ise, umarım tek başına inmemiştir...
Jones: Yani, kendim inmediğim halde burası beni fena halde korkutuyor... <İsim>, elin tetikte olsun, ne olur ne olmaz.

İncele: Deney Odası.
Jones: Bu iskeletin kafası yok, ayrıca asit yüzünden belli olmuyor, ama umarım bu iskelet Rachel'a ait değildir!
Jones: Ama Rachel buraya bir başına inmiş olamaz, değil mi?
Jones: Bu parçalanmış kafatası kesinlikle iskelete ait: Ve bunun Rachel'a ait olup olmadığını anlamanın tek yolu onu tekrardan birleştirmek.
Jones: Haklısın <İsim>, katilimiz arkasında bir ayakkabı izi bırakmış. Hadi hemen bunu veri tabanında arayalım.
Jones: Bir de unutmadan, cesedi Nathan'a gönderelim, tabii dikkatli olsun da üzerine asit bulaştırmasın.

İncele: Ayakkabı İzi.
Jones: Harika işti <İsim>! Katilimiz gizli laboratuvarda bir iz bıraktığı için oldukça şanslıyız.
Jones: Tabii bunu senin o mükemmel dedektiflik yeteneklerinle birleştirince, katilimizin ofis ayakkabısı giydiğini de öğrenmiş olduk!
Jones: Eminim ki Ramirez seve seve bizim için hangi şüphelilerin ofis ayakkabıları giydiğini öğrenecektir.

İncele: Parçalanmış Kafatası.
Jones: Gerçekten de işinde ustasın <İsim>: Yani yaptığın işin iğrençliğine rağmen soğukkanlılığını yitirmedin.
Jones: Hadi şu kafatasını Grace'e gönderelim ki kurbanımızın kimliğini tanımlayabilsin...
Jones: Yani, cidden umuyorum ki bu Rachel'a ait değildir.

Analiz et: Kafatası.
Grace: O gizli laboratuvarda bulduğunuz kafatasının kimliğini belirlemek için 3 boyutlu bir holografik taramadan geçirmek zorunda kaldım.
Grace: Bu sayede de yüz hatlarından başlayıp tam yüzü çıkana kadar yüzünü sanal olarak yeniden yapılandırdım.
Jones: Sonuç?
Grace: Üzgünüm, bunu söylemek istemesem de... kurbanınız Rachel Priest.
Jones: Biliyordum, Carl bize kaybolduğunu söylediği anda başına bir şey geldiğini anlamıştım zaten! Oh Rachel, nasıl bir belaya bulaştırdın kendini?                                                                                               Grace: Tanıdığınız birisinin ölümünü araştırmak zor olmalı. Eğer konuşmaya ihtiyacın olursa her zaman buradayım, <İsim>.                                                                                                                                     Jones: Teşekkürler Grace... Anlaşılan Carl'a kötü haberi verme vakti geldi... sadece beş dakika toparlanmamız lazım.

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Nathan: Kurbanınız korkunç biyokimyasal deneylere maruz kalmış, bu da onu neden gizli laboratuvarda bulduğunuzu kanıtlıyor.
Nathan: Üzgünüm ama kurbana nasıl bir madde enjekte edildiğini bilmiyorum. Hayatımda böyle bir şey görmedim ben!
Nathan: Madde kemiklerinin aşırı derecede büyümesine neden olmuş... aslında kemikler bayağı bir hızlı büyümüş ve derisini tamamen parçalamış!
Nathan: Cesedin halini gördünüz, o zamanda iskeletin üzerinde neden köpek tüyü bulduğum için şaşırdığımı da fark etmişsinizdir!
Nathan: Anlaşılan bu köpek tüyleri bayağı kalın bir yağ tabakası ile kaplanmış, böylece, kurbanın aksine, asitte erimekten kurtulmuşlar.
Nathan: Ve tabii ki de bu tüyler sayesinde katilin profilini çıkartmaya bir adım daha yaklaştınız. <Rütbe> <İsim>, aradığınız katil bir bekçi köpeğine sahip!

Carl'a Rachel'in ölümünü bildir.
Jones: Üzgünüm Carl, Rachel öldü. Ama neden bize daha önce kayıp olduğunu söylemedin ki, anlamıyorum?
Carl: Çünkü beni kovdu! Bir gün, benim kamera çekmemi beğenmedini söyledi ve beni kovdular!
Carl: Oraya işimi geri almak için geri geldim! İlk başta, onun benden kaçtığını düşündüm, ama sonra bir şeylerin yanlış gittiğini anladım.
Carl: Benim aslında içimde kötü bir his vardı... Walton Meydanı'nda dolaşan Drake Ribbs adında bir kaçık ile iş yaptığından beri.
Carl: Ona neden bu kadar ilgiyle baktığını bilmiyorum, fakat adam bir ucubeye benziyordu! Onu öldüren Drake ise hiç şaşırmam!


Jones: Nedense Carl'ın bizden bir şey sakladığını hissediyorum. Ve Rachel'ın Carl'ı kovsa bile, Carl'ın onun ölümünden altüst olmasını bekliyordum.
Jones: Ayrıca gidip bu "ucube" Drake Ribbs'le konuşmalıyız ve neden Rachel'a bu kadar ilgiyle baktığını öğrenmemiz gerek.
Jones: Ve haklısın, <İsim>, şimdi Rachel'ın Ofisi, bir cinayet soruşturması parçası olduğu için oradaki delilleri incelememiz lazım.

Konuş: Drake Ribbs
Drake Ribbs: Sevimli Rachel’im sık sık beni görmeye gelirdi. Benim hikâyelerimi severdi, hep daha fazlasını duymak isterdi.
Jones: Ne hikâyeleri?
Drake Ribbs: Nasıl “bir canavara” dönüştürüldüğümün üzücü hikâyesini! Ordudayken, beni gizli ilaç deneylerinde kullandılar!
Drake Ribbs: Doktorlar beni canavara çevirdiler, daha sonra da ordudan kovuldum!
Drake Ribbs: Bana hiç kimse inanmadı, tatlı Rachel’cığım dışında. Küçük meleğim benim…


Jones: <İsim>, daha önce hiç böyle “ölüm makinesine” benzeyen bir insan görmemiştim!
Jones: Eğer ordu gerçekten Drake üzerinde gizli ilaç deneyleri yaptıysa, bahse girerim Rachel bu hikâyeyi ortaya çıkartmak peşindeydi…
Jones: Ama ya Drake Rachel’in ilgisini yanlış anlayıp ona aşık olduysa… Ve Rachel de buna karşılık vermediği için onu öldürmüş olamaz mı?

İncele: Grim Gazetesi Merkezi
Jones: İyi iş çıkardın, <İsim>! Rachel’ın gizli dosyalarını buldun! Hadi şunları bir araştıralım, umarım takip edebileceğimiz bir ipucu yakalarız!

İncele: Araştırma Dosyaları
Jones: Rachel’ın araştırma dosyalarını bulmakla turnayı gözünden vurdun, <İsim>!
Jones: Bir bakalım… Rachel’a araştırmasını durdurması için bir sürü uyarı ve tehdit mektubu gönderilmiş!
Jones: Tüm mektuplar aynı adamdan: General James Marsh! Ama mektuplardan birkaçı ölüm tehditleriyle dolu!
Jones: Sanırım bu ordu generaliyle konuşmak için haklı bir nedenimiz var, ne dersin <İsim>?

Konuş: General James Marsh
James Marsh: Ah, sen beni görmek isteyen <Rütbe> olmalısın. Başkan Johnson ile yaptığım toplantıyı bitirmek üzereyim, bilmem onu daha önceden tanıyor musun?
Başkan Johnson: Tabii ki tanışıyoruz! Hatta Sanayi Bölgesi’nden terfi etmesini ben sağlamıştım. O günden bugüne kadar çok yol kat ettiğini görüyorum, <Rütbe>.
Jones: Böldüğüm için üzgünüm General, ama eğer mümkünse, size birkaç özel soru sormak istiyoruz.
James Marsh: Elbette, <Rütbe>. Başkan Johnson’la görüştükten sonra seninle konuşacağım.


James Marsh: Bana çok gizli olarak sınıflandırılan operasyonlar hakkında sorular soruyorsunuz: Size bu konu hakkında hiçbir şey söyleyemem!
James Marsh: O kahrolası gazeteci, sorduğu sorulara bir son vermeyi kabul etmedi, ben de onu durdurmak için elimden geleni yapmak zorunda kaldım!
Jones: Bu, onu öldürmekle tehdit etmek anlamına gelse bile mi?
James Marsh: Bu soruları bana niye sorduğunuzu bilmiyorum bile. Siz ve ben aynı takımdayız <Rütbe> <İsim>.
Jones: Nedense ben buna pek inanamıyorum…


Jones: Bir cinayet, gizli bir laboratuvar ve çözülmesi gereken bir sürü gizem!
Jones: Rachel’ın ne tür işlere karıştığını bilseydik, belki onu durdurabilirdik…


Ramirez: <Rütbe> <İsim>, burada Rachel Priest’ten sesli bir mesaj var! Ama, birkaç gün öncesine ait… şey, yine de onu dinlemek istiyor musun?
Jones: NE? Tabi ki onu dinlemek istiyoruz! ŞU ANDA!

2. Bölüm


Jones: Tabii ki Rachel’ın sesli mesajını dinlemek istiyoruz, Ramirez! Eski de olsa, Rachel’e o gizemli serumu kimin enjekte ettiğini bulmamıza yardımcı olabilir!
Ramirez: Ben, şey… <Rütbe> <İsim>, Jones sakinleşirken sen de Rachel’ın sesli mesajını dinlersin, olur mu?
Telesekreter: “Merhaba, <Rütbe> <İsim>, ben Rachel Priest. Ordunun karıştığı büyük bir hikâyeyi araştırıyorum ve sanırım paranoyak olmaya başladım…”
Telesekreter: “… Ama başıma kötü bir şey geleceğinden korkuyorum. Eğer ben ölürsem, lütfen bu soruşturmaya devam et. Sana daha detaylı bir video bıraktım, ofisimdeki tablet bilgisayarımın içinde. Parolayı verme riskine giremem, ama senin gibi bir profesyonelin şifreyi çözeceğinden şüphem yok.”
Telesekreter: “Bir şey daha, tüm bu işin arkasındaki şirketin Greene PharmaCorp olduğuna eminim, ama bunu ispat edecek kanıtım yok. Sana güveniyorum, <Rütbe> <İsim>.” Biiiip!
Jones: Oh, Rachel… Hadi onun ofisini araştırmaya gidelim, ve gerçekten bu işin arkasında Greene PharmaCorp varsa, doğrudan Alden’le konuşsak iyi olur.

Konuş: Alden Greene
Alden Greene: Rachel Priest, Greene PharmaCorp’un orduyla gizlice birtakım büyük anlaşmalar geliştirdiğini mi düşünüyormuş? Ve bunların yasadışı olduğunu?
Alden Greene: Bu çok saçma! Rachel kariyerini yanlış alanda sürdürüyormuş; bir muhabir değil, bir kurgu yazarı olmalıymış!
Jones: Ne yazık ki artık kariyerini değiştirme şansı yok. Ve birbirinizden pek de hoşlanmadığınız için, onun ölümüne fazla üzülmediğinizi tahmin ediyorum.
Alden Greene: İmalı sözlerinden hiç hoşlanmıyorum! Evet, fikir ayrılıklarımız vardı, ama insan hayatı her şeyden daha değerlidir. Onun katilini yakalamanıza yardımcı olmak için her şeyi yaparım.
Jones: Takdir ediyoruz, Bay Greene. Bu durumda, sakıncası yoksa <Rütbe> <İsim> ofisinizi aramak istiyor.

İncele: CEO’nun Ofisi
Jones: İyi iş çıkardın, <İsim>! Bu halının üzerindeki madde, bir kimya tesisine ya da laboratuvara ait gibi görünüyor, bir CEO’nun ofisine değil!
Jones: <İsim>, ne olduğunu anlayabilmemiz için, bu maddeden bir numune toplayabilir misin?

İncele: Lekeli Halı
Jones: Harikaydı, <İsim>! Şimdi Alden’in ofisindeki halıdan aldığın bu maddeyi Grace’e götürelim ve bunun kimyasal bazlı olup olmadığını öğrenelim!

Analiz et: Mavi Madde
Grace: Greene’in halısından aldığınız madde, Rachel’ı öldüren maddeyle aynı. Ve böyle bir serumu hayatımda ilk defa görüyorum!
Grace: Bana verdiğiniz numuneyle serumu kopyalayıp bir fare üzerinde denemeyi başardım.
Grace: Ve bu kulağa ne kadar çılgınca gelse de, serum, fareyi süper güçlü bir canavar haline getirdi ve bu canavar fare, diğer tüm fareleri birkaç saniye içinde öldürdü!
Jones: Tanrım, yani süper askerler yaratan bir serumun gerçekten yapıldığını mı söylüyorsun?!
Grace: Ve ordu, böyle bir serumu ele geçirirse bu serum milyarlarca dolar değer kazanacak demektir!
Grace: Bu yardımcı olur mu bilmiyorum ama bu serumu yaratabilecek bir bilim adamı varsa o da Kelly Speltz’dir.
Grace: Yarattığı iki kafalı keçi gibi etik dışı ve nispeten yasadışı deneyleriyle bilinir.


Jones: Ah, şehrimizin altında bir süper serum yaratma çabası olduğuna inanamıyorum!
Jones: Finans Merkezi’ndeki insanlar, zengin olmak için ellerinden geleni yapar, bu yüzlerce insanı öldürmek anlamına gelse bile!
Jones: Haklısın <İsim>, buna bir son vereceksek bunu kimin başlattığını öğrenmeliyiz! Hadi bu serumu Kelly Speltz’in yaratıp yaratmadığını öğrenmeye çalışalım.

Konuş: Kelly Speltz
Kelly Speltz: Süper asker serumunu benim yarattığımı mı düşünüyorsun? Gururumu okşadın <Rütbe> <İsim> ama bunu ben yapmadım.
Kelly Speltz: İnsanlar benim zekâmı genellikle hafife alır. Çalışmalarımı insanlık dışı görüp buna bir son vermeye çalışırlar.
Kelly Speltz: O rezil muhabir Rachel Priest gibi. Hayvanlar üzerinde yaptığım deneylerimi bile durdurmaya çalıştı!
Kelly Speltz: Onun neden bahsettiğini bile anlamıyorum; son bekçi köpeğim bugüne kadar üzerinde yaptığım her bir deneye rağmen hayatta kalmayı başardı.
Kelly Speltz: Hayır, Rachel gibi insanlar benim çok önemli bir iş yaptığımı anlayamıyor: Ben daha iyi, daha güçlü, yeni bir insanlık yaratmaya çalışıyorum!


Jones: Kelly’nin, o iğrenç deneylerine son vermek isteyecek olan insanları durdurmak için neler yapabileceğini bilmiyorum!
Jones: Ona dikkat edelim… Ve bekçi köpeğini kurtarmak için hayvan kurtarma merkezini arasak iyi olur.

İncele: Muhabir Masası
Jones: İyi işti, <İsim>! Bu, Rachel’ın bizden bulmamızı istediği tablet bilgisayar olmalı! Şifresini kırıp içinde ne olduğunu öğrenmeye hazır mısın?

İncele: Tablet Bilgisayar
Jones: Rachel haklıymış, bu tablet bilgisayarın senin müthiş becerilerinin karşısında direnme şansı yoktu!
Jones: Bizim için bıraktığı video mesajını izlemeye hazır mısın?
Video: <Rütbe> <İsim>, eğer bunu izliyorsan, o zaman ben artık bu dünyada değilim demektir… ve muhtemelen benim ölümümü soruşturuyorsun.
Video: Drake Ribbs adında eski bir askerle konuştum. O, serumun gizli deneylerle insanlar üzerinde test edildiğinin tek canlı kanıtı!
Video: Ama Drake ile konuşmak kolay değil: Serumun bir yan etkisi onu daha şiddetli ve sert bir insan yapıyor. İtiraf etmeliyim ki ben bile bazen ondan korkuyorum.
Video: Serum şimdiden binlerce kişinin hayatını mahvetti, <İsim>, daha fazla kişinin ölümüne neden olmadan onu durdurmak zorundasın!
Jones: Bu ses kaydı sayesinde, Rachel’in bile Drake’yi tehlikeli bulduğunu anlamaya başladım. Sanırım onunla konuşmanın zamanı geldi!

Drake ile Süper Serum hakkında konuş
Drake Ribbs: Nasıl kızgın olmayayım? General Marsh’ın birliğindeki en iyi askerken birden bir CANAVARA dönüştüm!
Drake Ribbs: General Marsh, bana daha güçlü, daha iyi olacağımı söyledi… Ama uyandığımda bu haldeydim ve beni ordudan attı!
Drake Ribbs: Artık iş bulamıyorum. Gece bekçisi olmak için bir bekçi köpeği aldım ama bu iş için bile fazla korkunç göründüğümü söylediler!
Drake Ribbs: Sevimli Rachel’ımı tekrar görebilseydim belki de hayat bu kadar kötü olmazdı, ama o artık daha iyi bir yerde… Belki ben de yanına gitmeliyim.


Ramirez: <Rütbe> <İsim>, Başkan Johnson seninle konuşmak için geliyor, o gelene kadar burada beklemelisin! Şef böyle emretti!
Jones: Başkan mı? Neden bizimle konuşmak istesin ki, <İsim>?

3. Bölüm


Jones: Hadi bunu etraflıca düşünelim: Deneysel bir serumla öldürüldükten sonra Rachel’ı bir asit küveti içinde bulduk.
Jones: İnsana süper güç veren ve ordunun ellerinde milyarlarca dolarlık bir değeri olacak olan bir serum!
Jones: Bu vaka her geçen gün daha da büyüyor…
Jones: … Ve şimdi de Başkan seninle konuşmak istiyor <İsim>! Hadi, onu daha fazla bekletmeyelim.


Başkan Johnson: Ah <Rütbe> <İsim>, bu benim için bir zevk. Şimdi yaptığın soruşturma hususunda sana biraz zaman kazandırmak için geldim.
Başkan Johnson: General Marsh’ın bu cinayet vakasında olası bir şüpheli olduğunu düşünmen çok yanlış.
Başkan Johnson: Ordunun kimyasal test birimine daha yeni atandı! Ve buralara hata yaparak gelmedi.
Başkan Johnson: Sana güvenebilirim, değil mi <Rütbe> <İsim>? Bu kadar önemli birinin bizim yanımızda olması iyi olur.
(Başkan Johnson'la konuştuktan sonra)
Jones: Sorun bende mi yoksa Marsh paçayı kurtarmak için politik bağlantılarını mı kullanmaya çalışıyor?
Alex: Hey, borsa oynar mısın bilmiyorum ama Greene PharmaCorp, bugüne kadarki en büyük iş sözleşmesini yapacağını anons etti!
Alex: Borsa çılgına döndü ve Greene PharmaCorp’un hisseleri tırmanışa geçti! Acele edip para yatırsan iyi olur!
Jones: <İsim>, ya Greene PharmaCorp’un büyük sözleşmesi bu serumsa?
Jones: Alden bize böyle bir serumla ilgisi olmadığını söylemişti ama ona tekrar sorsak iyi olur!
Jones: Haklısın <İsim>; bir de o ürkütücü laboratuvara tekrar baksak iyi olur, her ne kadar bunu istemesem de.

Konuş: Alden Greene
Alden Greene: Greene PharmaCorp, kesinlikle böyle bir serum için orduyla anlaşma yapmaz; insanlar üzerinde deney yapmak etik açıdan yanlış bir şey!
Jones: Yani bu serum hakkında bilginiz VAR!
Alden Greene: … Yıllar evvel bu serumu yapmam için bir teklif almıştım. Bu teklifi hemen reddetmiştim ve olay bundan ibaretti.
Jones: Bize zaten bir kere yalan söyledin Alden, şimdi sana inanmamızı mı bekliyorsun?
Alden Greene: İstediğiniz şeye inanın ama sizden ve imalı konuşmalarınızdan BIKMAYA başlıyorum! Bir daha habersiz geldiğinizde sizi bekçi köpeğim karşılayacak!
Jones: Pekâlâ, sanırım bu ofisinizi aramamız için son şans.

İncele: Alden Greene’nin Masası
Jones: Hadi bakalım <İsim>! Şimdi bir kripteksin Alden Greene’in ofisinde işi ne?
Jones: Hani sana güvenim sonsuz ama bunu sen bile çözemezsin, değil mi <İsim>?

İncele: Kripteks
Jones: Vay canına, gerçekten mükemmelsin <İsim>! Yani o kripteksin içinde bir USB bellek varmış öyle mi?
Jones: … HEM DE RACHEL PRIEST’A AİT?
Alden Greene: Bir saniye, o kahrolası kameramanı verdi bunu bana! Ama neden verdiğini bilmiyorum: Bir açıklama beklemeden onu dışarı attım!


Jones: Bu da nesi? Carl gerçekten kripteksin içinde Rachel’ın USB belleği olduğunu biliyor muydu ve neden onu Alden’e verdi?
Jones: Haklısın <İsim>, bırakalım da bu soruları Carl cevaplasın!
Jones: Ama onun bile cevabını veremeyeceği bir soru var: Rachel neden bu USB belleği korumayı bu kadar çok istedi?
Jones: Bu USB belleği Alex’e gönderip bir cevap bulup bulamayacağını görelim!

Carl Ackerman ile Rachel’a ihaneti hakkında konuş
Jones: Carl, açıklaman gereken şeyler var! Rachel’ın USB belleğini Alden’a verdiğini biliyoruz!
Carl Ackerman: Bunu açıklayabilirim! Rachel’ın tüm araştırmasının USB bellekte olduğunu ve bunların büyük bir kısmının Greene ile ilgili olduğunu biliyordum.
Carl Ackerman: İşimden doğru dürüst para kazanamıyordum ve paraya gerçekten ihtiyacım vardı… Bu nedenle onu Alden’a sattım. O kadar çok para da kazanmadım zaten!
Carl Ackerman: Rachel bunu öğrendi ve ben daha açıklama yapamadan beni kovdu… Bana doğru dürüst para verseydi bunların hiçbiri olmazdı!
Jones: Buna inanamıyorum, sadece birkaç dolar için… Zavallı Rachel, kendine en yakın olanlara bile güvenemiyormuş.
(Carl ile konuştuktan sonra)
Ramirez: Ah <Rütbe> <İsim>, hangi şüphelilerin ofis ayakkabısı giydiğini öğrendim!
Ramirez: Rachel onu kovduktan sonra, iş başvurularına yardımcı olması için Carl Ackerman’ın bir çift aldığını biliyorum.
Ramirez: Alden Greene’in ayakkabıları mükemmel ve General Marsh da beni şıkır şıkır cilalı ayakkabılarıyla tekmeleyeceği konusunda uyardı…
Jones: Detayları uzun uzun belirttiğin için teşekkürler Ramirez. Pekâlâ, <İsim>, umarım bunun yardımı olur!

Analiz et: USB bellek
Alex: Vay canına, Rachel’ın USB’sinde tonla bilgi varmış, öyle ki bu bilgiler James Marsh’ın itibarına ciddi derecede hasar verebilir!
Alex: Rachel’ın araştırmasına göre Marsh, ordu için süper askerler yapan bir serum geliştirmeye çalışıyormuş…
Alex: … Ama insanlar üzerinde tehlikeli deneyler yaptığını öğrenen ordu, onu durması için zorlamış.
Alex: Rachel; Marsh’ın bu milyar dolarlık serumdan vazgeçmeyi reddettiğine ve Greene PharmaCorp’un da bu işlere gizli gizli fon sağlamaya devam ettiğine inanıyormuş.
Alex: Rachel, Marsh’ın büyük bir ilerleme kaydettiğine inanıyormuş ve serumu seri üretime hazır hale getirmeden onu durdurmak istemiş!
Jones: Başkan Johnson, Marsh’ı kızdırmamızı istemiyor ama Marsh artık baş şüphelimiz haline geldi! Buna hazır mısın <İsim>?

Konuş: James Marsh
James Marsh: Beni yakaladınız! Gerçekten süper askerler yaratmak için bir serum geliştiriyorum. Bu, çağlarca unutulmayacak bilimsel bir mucize.
Jones: Mucize mi? Bu iğrenç bir zehir! Öldürmediğini canavara dönüştürüyor. Drake Ribbs’e bir baksana!
James Marsh: Ribbs’e olanlar çok üzücü… Ama savaştayken fedakârlıklar yapmak zorunda kalıyorsun.
Jones: Ama savaşta değiliz! Her işin kanlı parayla döndüğü Finans Merkezi’ndeyiz!
James Marsh: İstediğiniz kadar bağırın ama serum orduya satıldığında “çok gizli” sınıfına girecek ve serum hakkındaki her araştırma, tutuklanmanıza yol açacak.
James Marsh: Ve o ana kadar da doğrudan bir kanıt bulma şansınız sıfır, yani bu oyunu kaybettin <Rütbe> <İsim>.
(James Marsh ile konuştuktan sonra)
Jones: Marsh’ın Rachel’ı öldürüp öldürmediğini bilmiyoruz ama sayısız suçtan suçlu olduğu ortada!

İncele: Ameliyat Masası
Jones: Bu çok iğrenç ama bu kimyasal atığı incelemeliyiz. Eldivenlerini tak!
Jones: Bu kâğıdın üzerine bir şeyler yazılmış ama okunamayacak kadar soluk. <İsim>, bunu çözebilir misin?
Jones: Ve şu kırık şırıngaya da bir bak. Rachel üzerinde kullanılan şırınganın bu şırınga olduğunu mu düşünüyorsun?
Jones: Haklısın <İsim>, eski haline getirmeden bunu anlayamayız!

İncele: Kâğıt Sayfa
Jones: Muhteşem bir iş çıkardın <İsim>, bu kâğıt, gerçekten bilimsel bir formülmüş… Hatta bilim adamı, baş harflerinden oluşan imzasını bile atmış: K.S! K.S isimli birini tanımıyor muyuz biz?
Jones: Haklısın <İsim>, bu formül Kelly Speltz’e ait!
Jones: Yani serumu yaratan o!
Jones: Ve bu da Speltz’in, Rachel’ın öldürüldüğü laboratuvarda çalışmış olduğu anlamına geliyor! <İsim>, görünüşe göre bu pisliğin işi bitti!

Kelly Speltz’in serumu yarattığını itiraf etmesini sağla
Jones: Kelly Speltz, Rachel’ın öldürüldüğü laboratuvarda, altında senin baş harflerinin yazılı olduğu bilimsel bir formül bulduk. Konuşmaya başlasan iyi olur!
Kelly Speltz: Bunun hiçbir şeyi kanıtlamadığı belliyken, böyle bir tuzağa düşecek kadar aptal olduğumu mu sanıyorsunuz?
Jones: Öyle bile olsa Rachel’ı öldüren serumu senin yarattığını kanıtlıyor!
Kelly Speltz: Benim serumumu Rachel’a enjekte ettiklerini mi söylüyorsun? Sadece erkeklerde işe yarıyordu, umarım böyle bir şey denememişlerdir!
Kelly Speltz: Bir kadın üzerindeki etkilerini hayal bile edemiyorum… Ama görebilmek için orada olmayı dilerdim. Mükemmel bir fırsatı kaçırdım.

İncele: Kimyasal Atık
Jones: Tebrikler, <İsim>, bulduğun şey…
Jones: … Bir insan tırnağı! Lütfen <İsim>, bunu laboratuvara götürebilir misin? Bu şeye bakamıyorum bile!

Analiz et: İnsan tırnağı
Grace: Gizli laboratuvardan aldığın insan tırnağını kontrol ettim. Ve sürpriz; tırnak Rachel Priest’a ait.
Grace: Ama tırnak sökülmemiş. Serum enjekte edildikten sonra Rachel’ın vücudu şekil değiştirdiğinde, tırnak da tıpkı bir ceket düğmesi gibi kopmuş!
Grace: Bu tırnak, asit banyosunda yok olmadığı için, altındaki deri hücrelerini bulabildim!
Grace: Yani katilin kafa derisi hücrelerini.
Grace: Ve bu deri hücrelerinin analizinden katilin kel olduğunu söyleyebilirim!

İncele: Kırık şırınga
Jones: İyi iş çıkardın <İsim>! Suç mahallindeki kırık şırıngayı bir çırpıda toparladın!
Jones: Bu Rachel’ı öldüren şırıngaysa çok şanslıyız demektir…
Jones: Hadi acele edip bunu laboratuvara gönderelim ve ne çıkacağını görelim!

Analiz et: Şırınga
Grace: Gizli laboratuvardan aldığın bu şırıngaya gelince; Rachel’ı öldüren serum bu.
Grace: Ve dahası; iğnenin ucunda Rachel’ın DNA’sı da var. Tebrikler, cinayet silahını buldunuz!
Grace: İlginç olan şu ki şırınganın cam bölmesinde sebum yağı izi buldum.
Grace: Sebum yağı sadece katilden gelmiş olabilir ve bu yağ sayesinde kanıt yok olmamış…
Grace: Çünkü katilin erkek olduğunu biliyoruz!
(Grace ile konuştuktan sonra)
Ramirez: <Rütbe> <İsim>, biraz boş vaktim vardı ve suç mahallini arayarak sana yardımcı olacağımı düşündüm ama orası biraz ürkütücüydü…
Ramirez: … Ben de terk edilmiş fabrikayı aradım ve şüpheli görünen bir mendil buldum!
Ramirez: <Rütbe> <İsim>, lütfen şuna bir bakabilir misin? Gerçekten soruşturmanın önemli bir parçası olabileceğine inanıyorum!
Ramirez: “Şüpheli görünen bir mendilden” daha önemli şeylerle meşgulüz Ramirez, bu yüzden <Rütbe> <İsim> sana vakit ayırdığı için şanslısın.
Jones: Ama tabii <İsim> bu mendili analiz etmek için fazla vakte ihtiyaç duymaz!

İncele: Yırtık Mendil
Jones: Bu iyiydi, <İsim>! Hadi mendilden aldığımız bu örneği Grace’e gönderelim.

Analiz et: Mendil İplikleri
Grace: Buna inanmayacaksınız ama Ramirez’in terk edilmiş fabrikadan aldığı mendil, katile ait!
Jones: Nasıl yani? Yani Ramirez gerçekten faydalı bir şey yaptı, öyle mi? Vay canına!
Grace: Bu mendil asitten dolayı yanmış… Yani Rachel’ın cesedini yok etmek için kullanılan asitten dolayı!
Grace: Katil, üzerindeki laboratuvar önlüğüne asit bulaştığı için kimyasallara batırılmış bu mendili kullanmış…
Grace: … Ama asit yanmasını durdurmak o kadar kolay değildir <Rütbe> <İsim>, bu yüzden katilin kıyafetinde kimyasal bir leke olmalı!
Jones: Teşekkürler Grace, katilin yaptığı son hata olacak bu! <İsim>, tutuklamaya hazır mısın?

Katili tutukla.
Jones: Alden Greene, Rachel Priest’ı öldürmekten tutuklusun. Söyleyeceğin her şey mahkemede aleyhinde delil olarak kullanılabilir…
Alden Greene: Bravo <Rütbe> <İsim>, bu şehirde iyi yerlere geleceğe benziyorsun… Ama birlikte çalışsak daha da yükselirsin.
Jones: Bizi kandırmaya çalışma, Alden! Bu şehirdeki bazı insanların aksine <Rütbe> <İsim> ahlak değerlerine sahiptir!
Alden Greene: Demek tamamen yakalandık, ha? Pekâlâ, <Rütbe> <İsim>, beni yakalayacak kadar yetenekli olduğun için sana işin detaylarını anlatayım…

Birkaç gün önce…
Alden Greene: Tahmin ettiğin gibi Greene PharmaCorp, orduyla milyar dolarlık bir sözleşme imzalamak üzere.
Alden Greene: Bu, sadece Finans Merkezi’ni değil, tüm şehri yönetmem için bir şans… Ve şimdi sen bunu elimden almak mı istiyorsun?
Alden Greene: Üzgünüm Rachel, ama bu şehirde senin gibilere yer yok; doğruluk ve dürüstlük para etmiyor.
James Marsh: Acele et ve onu öldür Alden. Şu kahrolası muhabiri sustur artık!
Alden Greene: Pekâlâ Rachel, serumumuzla bu kadar ilgilendiğine göre… Senin üstünde denesek nasıl olur?
Rachel Priest: Tamam, öldürün beni! Ama günün birinde, senin aslında nasıl bir canavar olduğunu herkes görecek Alden!


Yargıç Hall: Alden Greene, Rachel Priest cinayetinden dolayı cezan açıklanmadan önce söylemek istediğin başka bir şey var mı?
Alden Greene: Her imparator, er ya da geç imparatorluğunun yok oluşuna şahit olmuştur. Ben kendiminkini kurarken farklı olacağını düşünmüştüm ama…
Yargıç Hall: Sizin hatanız, bir şey kurmak değil, bu şehirdeki her şeyi yıkmakmış.
Yargıç Hall: Açgözlülüğü, şehveti ve şiddeti teşvik eden temellerin atılmasına yardım ettiniz.
Alden Greene: Ee, hadi ama! İnsanların içi zaten çürümüş, ben sadece bunu paraya dönüştürmenin bir yolunu buldum!
Yargıç Hall: Yeter! Alden Greene, Rachel Priest’ı acımasızca öldürmekten müebbet hapis cezasına çarptırıldınız!
Yargıç Hall: Size gelince General Marsh, siz de cinayete ortaklıktan müebbet hapis cezasına çarptırıldınız!
James Marsh: Benim suçlu değil, milli bir kahraman olduğumun farkında değil misiniz? Çok büyük bir hata yapıyorsunuz!


Jones: Rachel, “doğru” için savaştı ve bu uğurda öldü; ne kadar güçlü olurlarsa olsun işledikleri suçun, insanların yanına kalmayacağına inanıyordu.
Jones: Ama paranın insanları böyle canavarlara dönüştürebilmesi ne kadar garip, değil mi?
Jones: Finans Merkezi’nden çıkmam lazım <İsim>.
Ramirez: <Rütbe> <İsim>, bu vakada iyi iş çıkardın! Tüm vakalarını not aldığım deftere bunu da ekledim bile! Ve ayrıca Başkan da seni görmek istiyor!


Ek Soruşturma


Samuel King: <Rütbe> <İsim>, bu çok zorlu bir vakaydı ama üstesinden iyi geldin. Seninle gurur duyuyorum!
Samuel King: Ama Finans Merkezi’nde işin bitmemiş. Görünüşe göre Bayan Speltz, yasanın aksine şempanzeler üzerinde deney yapıyormuş. Bunu kanıtlayıp Speltz’i tutukla.
Samuel King: Ayrıca Drake Ribbs de serumu aldığından beri hasta ve Rachel’ın ölümünün ardından artık her zamankinden daha da tehlikeli. Onu bir kontrol etmeni istiyorum.
Jones: Hemen işe koyuluyoruz Şef! <Rütbe> <İsim>, yerinde olsam Carl’a da bir uğrardım. Rachel’a ihanet ettiğini biliyorum ama ne de olsa yakınlardı.

Carl Ackerman’la Rachel’ın ölümü hakkında konuş.
Carl Ackerman: Sen daha bir şey söylemeden ben söyleyeyim; onu Alden’a ispiyonlayarak Rachel’a karşı hata yaptığımı biliyorum ve bunu telafi etmek istiyorum.
Carl Ackerman: Ona çok şey borçluyum, bildiğim her şeyi bana Rachel öğretti. Olağanüstü birisiydi, cesaretinin ve kararlılığının bir sınırı yoktu.
Carl Ackerman: Bu yüzden CCN’in, ona uyuşturucu kaçakçılığı hakkında yazdığı makale için En İyi Muhabir Ödülü’nü vermesine şaşırmadım.
Jones: Bu harika bir haber, bunu duysa çok memnun olurdu…
Carl Ackerman: CCN, ödülü kabul etmesi için Rachel’ın ebeveynlerinden birini bulmamı istedi. Büyükannesinin numarasını yazmıştım ama kaybettim galiba.
Jones: Hatanı telafi etmeye çalıştığını görmek bizi mutlu etti Carl, bu yüzden seve seve sana yardım ederiz. <İsim>, telefon numarasını burada aramaya başlasak nasıl olur?

İncele: Grim Gazetesi Merkezi
Jones: Düşünce tarzını beğendim <İsim>! Carl’ın o telefon numarasını yazdığı kâğıt parçasını aramaktan yerine, onun bir kopyasını çıkartabiliriz!
Jones: Pekâlâ <İsim>, fikrin işe yarıyor mu bir bakalım. İşte Carl’ın not defteri, Rachel’ın büyük annesinin telefon numarasını gerçekten bundan çıkarabilir misin sence?

İncele: Not Defteri
Jones: Mükemmel iş çıkardın <Rütbe>, Rachel’ın büyük annesinin telefon numarasını buldun!
Jones: Senin sayende, Carl, Rachel’ın büyük annesine telefon edebilecek ve Rachel’ın ödülünü almasını isteyebilecek! Hadi gidip ona iyi haberleri verelim!

Rachel’ın büyük annesinin numarasını Carl’a geri ver.
Carl Ackerman: Çok iyi, Rachel’ın büyük annesinin telefon numarasını bulmuşsunuz! İçim rahatladı: Numarayı asla bulamayacağımı ve ailesinin de ödülü hiç alamayacağını sanmıştım.
Jones: Rachel’ın nihayet hak ettiği ilgiyi görmesi çok güzel.
Jones: Rachel’ın büyük annesiyle konuştuğunda, Grimsborough Polisi’nin de en içten duygularıyla baş sağlığı dilediğini iletmeyi unutma.
Carl Ackerman: Unutmam. Ama hemen gitmeyin, Rachel burada olsaydı ödülünü kutlamamızı isterdi. Rachel’ın anısına, gidip onun en sevdiği restoranda birer hamburger yiyelim mi?
Jones: Ah Rachel… Sanırım ağlayacağım…

Yasadışı deneyleri hakkında Kelly Speltz ile konuş.
Jones: Bayan Speltz, illegal olarak şempanzeler üzerinde deneyler yaptığınızı öğrendik.
Kelly Speltz: Ne? Şaka yapıyor olmalısınız!
Jones: Böyle ciddi bir konu olunca <Rütbe> <İsim> asla şaka yapmaz. Bu yüzden eğer sizin için sakıncası yoksa incelememize başlayacağız.
Kelly Speltz: Ee, başlayamazsınız…
Jones: İyi fikir <Rütbe> <İsim>, sen bu odayı incele, ben de diğerini!

İncele: Deney Odası
Jones: Şempanze arıyoruz <İsim>, laboratuvar önlüğü değil…
Jones: Ah, özür dilerim <İsim>. Laboratuvar önlüğünün üzerindeki kılları fark etmemişim. Analiz için birkaç tanesini alabilir misin?

İncele: Laboratuvar Önlüğü
Jones: Aferin <İsim>, eminim laboratuvar önlüğünden aldığın bu örneklere Grace bayılacaktır.
Jones: Şimdi vakit kaybetmeyelim ve Grace’in bu kıllar inceleyip bir şempanzeye ait olup olmadığını bulmasını sağlayalım!

Analiz et: Kıllar
Grace: Laboratuvardan aldığınız bu kıllar, şempanze kılları! Ve; bu mide bulandırıcı ama bu şempanzeler, korkunç deneylerde kullanılıyor!
Grace: 2012’den beri ABD’de yasaklanmış olmasına rağmen, hala şempanzeler üzerinde deneyler yapıldığına inanamıyorum! <İsim>, bunu yapanı tutuklamalısın!
Jones: Merak etme Grace, <İsim> bunun sorumlusunun hakkından gelecektir. Aslına bakarsan hemen Kelly’i görmeye gideceğiz!

Kelly Speltz’i tutukla.
Jones: Bayan Speltz, oyun bitti! Daha da kötü şeyler yapabileceğinizi düşünmemiştik ama laboratuvarınızdan aldığımız laboratuvar önlüğünde şempanze kılları bulduk!
Jones: Bu da deneylerinizi illegal olarak şempanzeler üzerinde yapıyor olduğunuzu kanıtlıyor! Kelly Speltz, işlediğiniz suçlardan tutuklusunuz!
Kelly Speltz: Beni tutuklayamazsınız, ben çok önemli bir iş yapıyorum! Binlerce insanın hayatını kurtarmak için birkaç tane şempanzenin canını alsam ne olur?
Jones: Deneylerinizden gördüğümüz kadarıyla insanların da ölümüne yol açmışsınız. Siz bir bilim insanı değilsiniz, bir canavarsınız!

Hastalığı hakkında Drake Ribbs ile konuş.
Jones: Merhaba Drake, bugün kendini nasıl hissediyorsun?
Drake Ribbs: Çok halsizim, Grimsborough hastanesindeki doktor, kanser olduğumu söyledi.
Jones: Bunu duyduğuma üzüldüm Drake! Senin için yapabileceğimiz bir şey var mı?
Drake Ribbs: Doktorlar beni iyileştirebileceklerini söylüyorlar ama önce hangi kimyasal ürüne maruz kaldığımı belirlemek için tıbbi dosyama ihtiyaç duyuyorlar.
Drake Ribbs: Ama üzerimdeki deneyler çok gizli olduğundan, tıbbi dosyama ulaşamıyorum! Ama Greene de bu işin içinde olduğundan, eminim elinde bir kopya vardır… Keşke ofisine girebilseydim.
Drake Ribbs: Bırak da bunu biz halledelim Drake. <Rütbe> <İsim>, Bay Greene’in ofisine girip tıbbi dosyanı hemen bulacaktır!

İncele: CEO’nun Ofisi
Jones: Drake’nin tıbbi dosyası hiçbir yerde yok, bu paramparça kâğıt bizim son şansımız!
Jones: <İsim>, bunu toparlayabileceğini düşünüyor musun?

İncele: Paramparça Kâğıt
Jones: Bunu yapabileceğini biliyordum <İsim>! Şimdi Drake’nin tıbbi dosyasını toparladığına göre, doktorlar Drake’i tedavi edebilir!

Drake Ribbs’e tıbbi dosyalarını geri ver.
Jones: Drake, sana iyi haberlerimiz var! <Rütbe> <İsim> tıbbi dosyanı buldu. Askeri tedavinle ilgili tüm bilgiler içinde!
Drake Ribbs: Rachel haklıymış, sen gerçekten çok yetenekli birisin! Seni tanımak büyük bir onur <Rütbe> <İsim>.
Jones: Drake, kendine iyi bak ve iyileştiğin zaman bize haber vermeyi unutma.

Daha Sonra Samuel King'in Ofisinde...

Samuel King: Ah, <İsim>, mükemmel bir iş çıkardın, tebrikler! Başkan Johnson seninle konuşmak istiyor.
Başkan Johnson: <İsim>, yeteneklerine hayran kaldım. James Marsh hakkında beni dinlemek yerine içgüdülerini dinlediğin için teşekkür ederim.
Başkan Johnson: Politik kişiliğinin arkasında, aslında onun suçlu biri olduğunu gördün. Senin gibi bir <Rütbe>, yeni bir bölgede oldukça iyi bir iş çıkaracaktır.
Samuel King: <İsim>, Başkan, Tarihi Merkez’e tayin edildiğini söylüyor. Tebrikler!
Jones: Vay canına! Fotoğraf makineni getirmeyi unutma <İsim>, şehrin tarihi kısmı çok güzeldir!

Also on Fandom

Random Wiki