Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Grimsborough Bombası/Diyaloglar

< Grimsborough Bombası

1.266pages on
this wiki
Add New Page
Comments7 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Grimsborough Bombası.png


Jones: Hey, öğle yemeğini parkta yemek için harika bir gün öyle değil mi, <İsim>? Bir sosisli alsa...
Bomba: KABOOOMMM
David Jones: Ne oluyoruz....! Bu da neydi böyle?
David Jones: Haklısın, parkın diğer tarafında bir patlama olmuşa benziyor! Hadi hemen gidelim!

Bölüm 1

İncele: W. Cooper Heykeli
(İncelemeden Önce)
Harriet Meadows: Aman Tanrım! Lütfen birisi yardım etsin!
David Jones: İyi misiniz hanımefendi? Neler oldu?
Harriet Meadows: Orada... Şey... Bir şey patladı! Sonra... İki adam kavga ediyordu, birisi... birisi...
David Jones: Siz burada kalın ve 911'e haber verin! Hadi <isim>, şu karmaşaya bir yakından bakalım!
(İncelemeden Sonra)
David Jones: Bu da ne böyle? Hayatımda ilk kez böyle bir ceset gördüm! Ayakları bir yerde vücudu bir yerde! Umarım, geriye kalanlar Nathan'ın neler olduğunu bize açıklamasına yeter.
David Jones: Bir de şu ayakkabı izini de bir incelesek belki bir şey çıkar.
David Jones: Aferin <isim>! Bu parçalanmış kart çok işimize yarayacak. Bunları birleştirebilir misin?
David Jones: Ayrıca Bayan Meadows'la tekrar konuşmamız gerekebilir. Onu şüpheli listesine ekleyelim!

Otopsi: Kurbanın Cesedi
Nathan: Yapboz için teşekkürler, beyler. İlk kez masamda bir bomba kurbanı gördüm!
David Jones: Yani BOMBA olduğu doğru!
Nathan: Kesinlikle. Henry'nin göğsünde bulduğum metal parçalar ne yazık ki bomba türünü belirleme konusunda yeterli olmadı.
Nathan: Emin olduğum tek şey katilin, şu anda kısmi sağırlık çektiği, çünkü böyle bir patlamanın 10 metre yakınında kim olsa sağır olur!

Konuş: Harriet Meadows
David Jones: Hanımefendi, patlamadan önce gördüğünüz her şeyi bize tarif etmenizi istiyoruz. Hiçbir detayı atlamayın.
Harriet Meadows: Dediğim gibi, 2 adam kavga ediyordu... Sonra işte her şey patladı! Ayağa kalktığımda, İlk adamın kaçtığını gördüm, diğeri de... diğeri de...
David Jones: Diğerinin de parçalarını bulduk. İkinci adamın kimliğini bulmamıza yarayacak bir şeyler gördünüz mü?
Harriet Meadows: Her şey çok hızlı gelişti ama, evet adam koşarken üzerinde kamuflaj kıyafeti giydiğini gördüm!
David Jones: İyi bir başlangıç! Ama daha sonra sizle tekrar konuşmamız gerekebilir. Sizi nerede bulabiliriz?
Harriet Meadows: Main Street üzerindeki Greene Banking'de çalışıyorum. Danışmada kime sorsanız tanırlar.
(Harriet ile konuştuktan sonra)
David Jones: Ne, yine mi Greene Holding ile alakalı bir şey! Umarım bununla fazla uğraşmayız.
David Jones: Asıl şirketi Greene Holding, tüm bölgeye yayılmış durumda. Kumarhanesi, bankası ve yarım düzine alt şirketi var!
David Jones: İçimden bir ses, bu olayın, bu adamla ya da çalışanlarıyla ile son karşılaşmamız olmayacağını söylüyor...

İncele: Ayak İzi.
David Jones: Bir eşleşme buldun, <isim>! Suç mahallinde bulduğun ayakkabı izi bir... ortopedik ayakkabıya mı ait?
David Jones: Henry'nin ayağında bunlar yoktu, Bayan Meadows'un da.
David Jones: Bu da demek oluyor ki katil, ortopedik ayakkabı giyiyor! Bunu bir kenara not edelim, <isim>!

İncele: Parçalanmış Kart.
David Jones: Kart işini çok iyi hallettin, <isim>! Demek ki kurbanın adı Henry Crosby.
David Jones: Bu bir gazi kartı. Yaşına bakılırsa muhtemelen Vietnam'da savaşmış. Sen savaştan sağ salim kurtul, yıllar sonra bir patlamada öl!
David Jones: Kartın üzerinde acil durumda aranacak birinin adı yazıyor: Shaun Crosby. Henry'nin oğlu olmalı! Onu sorgulamak için karakola çağırmamız gerek.

Shaun'a babasının öldüğünü bildir.
David Jones: Bay Crosby, babanız bir patlamada hayatını kaybetti. Henüz tam olarak ne olduğunu bilemiyoruz, ama...
Shaun: Patlamada mı! Bombalı saldırıya mı uğradık? Nasıl... Diğerleri nerede? Takviyeye ihtiyacımız var mı?
David Jones: Bay Crosby, iyi misiniz? Bu haberin sizi şoka uğrattığını biliyorum, ama yardımınıza ihtiyacımız var. Babanızla ilgili olarak bizim işimize yarayacağını düşündüğünüz bir şey biliyor musunuz?
Shaun: Elbette... elbette. Babam savaştan sonra Eastfield Pazarı'nda bir tezgah satın aldı. Kafasını dinlemek istiyordu!
Shaun: Zamanının çoğunu orada geçirirdi, ben de elimden geldiğince destek olmaya çalışırdım. İsterseniz tezgahını arayabilirsiniz.
(Shaun ile konuştuktan sonra)
David Jones: Vauv, Shaun'a bombalamadan bahsettiğimde neredeyse kafayı yiyordu! Post
travmatik stres bozukluğu gibi geldi bana, sen ne dersin?
David Jones: En iyisi gidip Henry Crosby'nin tezgahına bakalım. Hazır mısın, <İsim>?

İncele: Henry'nin Tezgahı
David Jones: Bu çanta, kurbana ait olmalı!
David Jones: ... Elbette çantanın bir şifresi var. Bunu sana bırakıyorum, <İsim>!

İncele: Çanta
David Jones: Her zamanki gibi iyi iş çıkardın! Bakalım Crosby'nin çantasının içinde ne var...
David Jones: Bunlar mali belgelere benziyor... Greene Holding'e mi ait? Alden Greene adını bu kadar çabuk duyacağımızı hiç sanmıyordum!
David Jones: Belgelere göre Greene, Eastfield Pazarı tezgahlarını satın almaya çalışıyormuş... Eminim yeni bir kumarhane ya da lüks bir dükkan açmayı planlıyordur...
Rachel Priest: Merhaba. Rahatsız ettiğim için kusura bakmayın, ben Henry Crosby'yi arıyordum. Yarım saat önce burada buluşacaktık. Siz onun arkadaşları mısınız?

Gazeteciye kurbanı sor.
Rachel Priest: Bay Crosby benimle görüşmek istediğini söylemişti. Elinde Greene Holding'le ilgili bazı bilgiler varmış.
Rachel: Bana onun öldüğünü mü söylüyorsunuz yani?
David Jones: Sanırım biraz önce bulduğumuz belgeler hakkında konuşmak istemişti, ancak bu belgeler artık birer kanıt. Bunları almanıza izin veremeyiz, kusura bakmayın hanımefendi.
Rachel: Emin misiniz? Soruşturmanıza yardım edebilirim. Alın, bu benim telefon numaram. Bu belgeler karşılığında yardımımı almak isterseniz beni arayın.
David Jones: Yerinizde olsam pek ümitlenmezdim, hanımefendi. Ama ne olur ne olmaz diyerek telefon numaranızı saklayacağız.
(Rachel ile konuştuktan sonra)
David Jones: Haklısın <İsim>, kurbanımız kesinlikle Greene Holding'le ilgili bir işler karıştırıyormuş. Bu konuda bir şeyler bilip bilmediğini öğrenmek için oğlunu sorgulayalım.

Shaun'la Greene Holding hakkında konuş.
Shaun Crosby: Greene Holding mi? Babamın ölümüyle bir ilişkisi mi var? Açgözlü, arsız şerefsizler! Babama dedim, basına konuşmak yetmez dedim!
Shaun: Buranın halkı kriz nedeniyle Greene Banking'den kredi alıyor. Ama Greene'in toptan satın alımını reddedilince, banka da faizleri deli gibi arttırmaya başladı!
Shaun: Yakında hiçbirinin, tezgahını satmaktan başka çaresi kalmayacak... Bu da zaten Alden Greene'in istediği şey!
Shaun: Babam saf bir adamdı. Bu adamları deşifre edeceğini sandı, bakın başına ne geldi... Özür dilerim, gitmem gerek. Yapmam gereken işler var.


David Jones: Şu anda elimizde epey büyük bir bulmaca var ve bunu derken sadece kurbandan bahsetmiyorum!
David Jones: Ortalıkta gezinip etrafa bomba koyan bir manyak varsa, bir an önce organize olmalıyız, <isim>! Bununla ilgili olarak King ile konuşacağım!

2. Bölüm


David Jones: Off, saatler geçti ama halen bir haber yok! Henry'nin katili başka bir bomba daha patlatmaya niyetliyse, o zaman...
Ramirez: ARKADAŞLAR! Bir sorunumuz var! Main Street üzerinde olası bir bomba saldırısı ile ilgili isimsiz birinden telefon aldım!
David Jones: Keşke başka bir şey isteseymişim! Hadi <İsim>, HEMEN gidelim!

İncele: Sosisli Tezgahı
(İncelemeden önce)
David Jones: Tanrım... işyerlerinin olduğu bu yerde bir bomba patlarsa... tam bir katliam olur!
David Jones: <İsim>, bu bombayı bulmalıyız, hem de HEMEN!
(İncelemeden sonra)
David Jones: Ben... Galiba ilk kez bu kadar yavaş davrandın, <İsim>. Bu bomba patlayacak ve bizim de elimizden hiçbir şey gelmeyecek!
David Jones: Şuna bak, geri sayım... patlamasına sadece 3 saniye kaldı!


Bomba: 3...
Bomba: 2...
Bomba: 1...
Bomba: HATA


David Jones: Hayattayız!!! <İsim>, bomba patlamadı! Hahaha!
David Jones: Bir an yolun sonuna geldim diye düşündüm!
David Jones: Ama bombacımız en büyük hatasını yaptı! Şimdi bu bombayı Alex'e gönderelim, bunu kimin yaptığını bu sefer bize söyleyecektir!
David Jones: Halen hayatta olduğumuza göre, şu bulduğun eski fotoğrafa da bir bakabiliriz... Aa, bu Henry!
David Jones: Yanında da başka bir adam var. Yazı okunmuyor, ama parmak izi tozu, kalemin izini açığa çıkaracaktır. Denemek ister misin, <İsim>?

Analiz et: Etkisiz Hale Getirilmiş Bomba
Alex: Bombanın patlamadığına şaşmamalı. Çünkü PATLAMAMASI için yapılmış!
Alex: Bombacınız sizinle oyun oynamış. Bombayı etkisiz hale getirmeye çalışmış olsaydınız... şöyle diyeyim, alacağınız son şekil Henry'den farklı olmazdı...
Jones: ...
Alex: Her neyse, müthiş bir çalışma bu. Bu bombayı yapan her kimse işine oldukça hakim. Katil kesinlikle bir bomba uzmanı!


Jones: Bir bomba uzmanı... Shaun'un ordudaki sicili, bomba mangasında çalıştığını gösteriyor, yani katil profiline uyuyor.
David Jones: Sence bunun trajik bir kaza olma ihtimali yok mu? Belki de babasını engellemeye çalışıyordu?

İncele: Eski Fotoğraf
David Jones: Bravo <İsim>! Bakalım neymiş... Fotoğrafta Henry'nin yanındaki adamın adı "Donald". Bir de tarih var, 1975.
David Jones: Bu fotoğrafı, Alfred'in sosisli tezgahında buldun, değil mi?
David Jones: Kulağa hiç mantıklı gelmiyor. Bildiğim kadarıyla Alfred doğuştan kör! Gidip onu sorgulayalım.
David Jones: Hazır oraya gitmişken, Bayan Meadows'la da iki çift laf edelim. Belli ki Henry'nin Greene Banking'le ilgili bir rahatsızlığı varmış. Bu konuda bize bilgi verebilir.

Alfred'e Henry'nin fotoğrafını sor.
David Jones: Alfred? Ben Dedektif Jones. Yeni ortağım, <Rütbe> <İsim>. İsim. Bu da Grimsborough'nun en iyi sosislilerini yapan adam!
Alfred Ziegler: Aman Jones, beni utandıracaksın yine! Seni buraya bu kadar hızlı geri getiren nedir?
David Jones: Hmm... Alfred, tezgahında Henry Crosby'nin bir fotoğrafını bulduk. Onu tanır mıydın?
Alfred: Onu tanır MIYDIM? Nasıl... Henry öldü mü? Son konuştuğumuzda bir şeylerin ters gittiğini biliyordum, öyle telaşlı geliyordu ki sesi...
David Jones: Fotoğrafta onun yanında Donald isimli bir adam var. Sana bir şey ifade ediyor mu?
Alfred: Hayır, kusura bakma. Henry bana bu fotoğrafı verip saklamamı istedi. "Savaştan kalan hayalet" gibi bir şeyden bahsetti, sonra da gitti...
(Alfred ile konuştuktan sonra)
David Jones: Haklısın <İsim>, Henry başına bir şeylerin geleceğini biliyor gibi davranmış...
David Jones: Alfred'e bu fotoğrafı, takip edilmesi için bir ipucu niyetine bırakıp bırakmadığını merak ediyorum. "Donald" denen bu adam, onun ölümüyle ilgili olabilir.
David Jones: Ne yazık ki tahminlerle zaman kaybedemeyiz. Ortalıkta başka bombalar da olabilir, daha fazla ölüm riskini göze alamayız!

Harriet'e Henry'nin problemlerini sor.
Harriet Meadows: Henry Crosby... Aa, elbette tanıyorum onu! Bir keresinde oğlu çöp kutusuyla bankamızın penceresini kırmaya çalışmıştı!
David Jones: Bunu Shaun Crosby mi yaptı? Hmm... Sanırım babasının üzerinde kurduğunuz baskıyı pek hoş karşılamamış...
Harriet: Ticaret bugünlerde herkes için zor! Sırf işleriniz yolunda gitmedi diye böyle davranamazsınız!
Harriet: Greene Holding'in, Eastfield pazarcılarına sunduğu teklif oldukça cömertti! Bu bölgede inatçı insanlar yüzünden sekteye uğramaması gereken çok önemli projeler var!
(Harriet ile konuştuktan sonra)
David Jones: Bayan Meadows'ta duygu denen şeyden eser kalmamış... Sanırım bankacılığın insanları düşürdüğü durum bu.
David Jones: Yine de, bir bankaya böyle saldırmak biraz fazla. Sence de Shaun biraz ileri gitmemiş mi? Oldukça öfkeli görünüyordu.
David Jones: Hadi gel, Henry'nin tezgahına bir kez daha bakalım! Shaun, tezgahta babasına yardım ettiğini söylüyordu, belki orada bir şey bırakmıştır!

İncele: Tezgahın Yazarkasası
David Jones: Görünüşe göre birisi bu mektubu parçalamış... Onu tekrar birleştirebilir misin, <İsim>?

İncele: Paramparça Mektup
David Jones: Aman ne mektup! "Eastfield Pazarı'nı rahat bırak açgözlü pislik, yoksa seni havaya uçururum." Bu gayet açık bir mesaj!
David Jones: Ama kurbandan beklemeyeceğim bir hareket. Alex'e, bunu yazanın kimliğiyle ilgili bir ipucu bulup bulamayacağını soralım.

Analiz et: Mektup
Alex: Crosby'nin tezgahında bulduğunuz mektubu inceledim.
Alex: Tahmin ettiğiniz gibi üzerinde hiç parmak izi yoktu. Ben de el yazısını, Henry'nin ve Shaun'un el yazısıyla karşılaştırdım ve... Shaun keşke gazeteden harf kesip kullansaymış derim.
David Jones: Demek bu mektubu Shaun yazmış! Süper, şimdi elimizde ağzındaki baklayı çıkartacak bir şey var, <İsim>!

Shaun'la mektup hakkında konuş.
Shaun Crosby: Savaştan döndüğümde bu lanet ortopedik ayakkabıları giymek zorunda kaldığım ve bir patlama sonrası kısmi sağırlık yaşadığım için bana terörist mi diyorsunuz? Teröristlerle SAVAŞAN benim!
David Jones: Sakin ol, Shaun. Elimizde Greene Banking'e saldırdığına dair bir ifade var, şimdi de bu tehdit mektubu! Nasıl açıklayacaksın bunları?
Shaun: Sonuçta o mektubu GÖNDERMEDİM, değil mi? Banka da zaten çoktan hak etmişti. Böyle bir şeyi yaptığımı unutmuşum bile. Öyle, bir an... celallenmiştim.
Shaun: Ama kendi babamın canını yakacak değilim ben!
David Jones: Kusura bakma, ama senin suçsuz olduğun konusunda emin olana kadar seni tutuklamak zorundayız, Shaun. İşi şansa bırakamayız.


David Jones: Bende fikirler tükendi, <İsim>. Şu anda şehirde başka bir bomba daha olabilir, benimse o bombayı nerede arayacağıma dair tek bir ipucum yok!
Ramirez: <Rütbe> <İsim>! Düşünüyordum da, acaba bu kez nasıl birini arıyorsunuz?
David Jones: Ramirez, bu konuda herkesi bilgilendirmiştik. Şüpheli, kamuflajlı kıyafet ve ortopedik ayakkabı giyiyor.
Ramirez: Ha! Yani şuradaki adam gibi, değil mi?
David Jones: ...
David Jones: HEY, SEN! Grimsborough Polisi, kıpırdama!

Donald Byrd'ün kim olduğunu öğren.
Donald Byrd: Buyurun, bir sorun mu var? Bir yürüyüşe çıkmıştım da...
David Jones: Polis tarafından koruma altına alınmış bir bölgede mi? Dur bir dakika... Sen bu fotoğraftaki adamsın! Sen Donald'sın!
Donald: Donald Byrd, tam olarak... Bu fotoğrafı size Henry mi verdi? Bu yaptığı pek hoş değil, iyi arkadaştık biz, bir zamanlar.
David Jones: Henry bu sabah öldü. Patlayan bir bomba yüzünden.
Donald: Olamaz. Ne mükemmel bir trajedi... En azından gümbürdeterek gitmiş, değil mi? Değil mi?
David Jones: İyi arkadaş olduğunuz konusunda emin misiniz?
Donald: İyi arkadaş-TIK! Uzun zaman önce... Köprünün altından çok sular akması gibi bir şey... Neyse, ben artık gideyim.
(Donald ile konuştuktan sonra)
David Jones: Kalıbımı basarım bu ucube ile Henry'nin "savaştan kalan hayaleti" arasında bir ilişki var! Ramirez haklıymış, Byrd ortopedik ayakkabı giyiyor!
Ramirez: <Rütbe> <İsim>! Şimdi karakoldan aradılar, bombacıdan yine bir telefon almışlar!
Ramirez: Demiş ki... "Sıradaki bomba gerçek, ama bu kez kendi başınıza bulmanız gerekecek!"
David Jones: Kahretsin! Yeni ipucuna ihtiyacımız var, hem de hemen. <İsim>, sanırım gazetecinin teklifini değerlendirme vakti geldi.

Rachel'la bir anlaşma yap.
David Jones: Bayan Priest, bu görüşme kayıt dışıdır. Kameramanınız kayıttan çıkarsa çok seviniriz.
Rachel Priest: Ah, tabii. Carl, ufak bir yürüyüşe çık istersen.
Rachel: Ee. Bu fotoğraftaki adam hakkında bilgi istiyorsanız, adının dışında başka şeyler de söylemelisiniz.
David Jones: Crosby'nin bir Vietnam gazisi olduğunu biliyoruz, o nedenle eğer askeri bağlantılarınız varsa...
David Jones: Bunu bizim için yapabilirseniz, size Crosby'nin belgelerinin bir kopyasını veririz.
Rachel: İşte ben buna anlaşma derim! Size mümkün olduğu kadar çabuk geri döneceğim!


David Jones: Umalım da Rachel işe yarar bir şeyler bulsun. Bu sırada bizim de sonraki hamlemizi belirlememiz gerek!
Ramirez: <Rütbe> <İsim>, sana kötü haberlerim var... yine! Shaun Crosby firarda, gözetimimizden kaçmayı başarmış!
David Jones: NE? İşler sarpa sarıyor! İki kaçık, ellerini sallaya sallaya serbestçe dolaşıyor ve yeni bombanın nereye koyulacağı hakkında hiçbir fikrimiz yok!

3. Bölüm


David Jones: Sıradaki bomba her an patlayabilir, <İsim>! Bombanın yeriyle ilgili de hiçbir şey bilmiyoruz! Yeni ipuçlarına ihtiyacımız var!
David Jones: Hadi suç mahalline tekrar gidelim. Her taraf karman çormandı, belki gözümüzden bir şey kaçmıştır!
Donald Byrd: Şu gelenler benim en sevdiğim polisler değilse kim!
David Jones: Of ya, yine mi bu adam!
David Jones: Parkı gerçekten aramamız gerektiğini düşünüyorum, ama Donald'la da konuşmak istersin belki, ha <İsim>?

Donald Byrd'ün ne istediğini öğren.
Donald Byrd: Özür dilerim, tam olarak ne dediniz?
David Jones: <Rütbe> <İsim>, bize söyleyecek bir şeyin olup olmadığını sordu, Byrd!
Donald: Yoo, sadece temiz hava almaya çıkmıştım, bir merhaba diyeyim dedim. Sonbaharı çok severim. Renkler resmen... patlıyor!
David Jones: Bizi rahatsız etmenin sebebi BU mu yani? Sen benimle dalga mı geçiyorsun!
Donald: Sakinleş, müfettiş. Bir saat gibi tik tak atıyorsunuz! Tik-tak, tik-tak...
David Jones: Bu kadar YETER! Senden sıkıldım artık! Parmaklıkların arkasında birkaç saat geçirirsen belki aklın başına gelir!


David Jones: Bana sorarsan, Byrd yarı sağır ve tam deli. En azından artık bize ayak bağı olmayacak.
David Jones: Nerede kalmıştık? Körler hakkında ne derler, biliyor musun? İŞİTME duyuları çok güçlüdür, bizim katilin aksine. Bence gidip bir kez daha Alfred'le konuşalım. Belki işe yarar bir şeyler duymuştur!

İncele: Park Bankı
David Jones: İyi iş çıkardın, <İsim>! Bu kamuflaj kumaşı katile ait olmalı!
David Jones: Üzerinde de kan var! Bir örnek alıp Grace'e gönderelim!

İncele: Kumaş Parçası
David Jones: Mükemmel! Katil ardında böylesi bir ipucu bıraktığı için şanslıyız!
David Jones: Şimdi bu kan örneğini Grace'e verelim, bakalım katilin kanından ne öğrenebileceğiz!

Analiz et: Kan
Grace: Bulduğunuz kumaş parçasındaki kanı analiz ettim. Haklıymışsınız, kan kurbana ait değil.
David Jones: Henry'nin katilinin kamuflajlı kıyafet giydiğini biliyoruz, bu da demek oluyor ki --
Grace: Katilin kan grubu 0+, evet!

Alfred'den yardım iste.
David Jones: Alfred, yine biz, Jones ve <Rütbe> <İsim>. Son birkaç günde olan her şeyi hatırlamaya çalışmanı istiyoruz...
Alfred: Şimdi siz deyince aklıma geldi... Son 3 gündür tuhaf şeyler duyuyorum. Bir araba, sanki şanzımanı bozulacakmış gibi çok belli bir gürültü çıkarıyor.
Alfred: İşin garibi de, bu araba ortaya her çıktığında Henry'nin birden tuhaflaşıp endişelenmeye başlaması...
Alfred: Caddenin üzerine park etmiş olmalı, çünkü motorun yakınlarda bir yerde durduğunu ve birkaç saat sonra çalıştırıldığını duyuyorum. Bugün yerinden ayrıldığını da duymadım!


David Jones: Tam arkamızdaki arabayı mı diyorsun? Kahretsin, başından beri burnumuzun dibindeymiş!
David Jones: Kaybedecek vakit yok! <İsim>, siper al: Arabanın bagajını tekmeleyip açacağım!

İncele: Araba Bagajı
David Jones: İşte burada! Bombayı bulduk, sonra...
David Jones: HASS*KTİR, bombayı bulduk! Ve birazdan PATLAYACAK! Ne yapacağız şimdi?! ... Ne demek, içime doğuyor?
David Jones: DUR BİRAZ! Bombanın şifresini hatalı girersen, bu mahalle parça pinçik olur!

İncele: Bomba
David Jones: BAŞARDIN! Buna inanamıyorum! Nereden bildin...
Samuel King: Jones! Durum nedir?
David Jones: Bomba etkisiz hale getirildi! <İsim> bunu nasıl becerdi, hala aklım almıyor!
Samuel King: Tebrikler, <Rütbe> <İsim>, bu şehir sana çok şey borçlu! Yine... Ama hala bu bombayı buraya koyanı yakalamanız gerekiyor!


David Jones: Bombayı tam zamanında bulduğumuza çok seviniyorum... İyi de fotoğraftaki tarihin, bombanın şifresi olduğunu nasıl bildin?
David Jones: Attın... tuttu mu? Yani EMİN değil miydin? Şimdi düşüp bayılacağım.
Rachel Priest: Memurlar! Konuşmamız gerek, hem de HEMEN! Şüpheli ile ilgili neler bulduğuma inanamayacaksınız!

Rachel'e, Byrd hakkında ne bildiğini sor.
Rachel Priest: Donald Byrd'ün askeri sicil dosyasına girmeyi başardım! Adam kısa süre önce bir akıl hastanesinden kaçmış ve inanılmaz derecede tehlikeliymiş! Şuna bakın!
David Jones: Hadi bakalım... Vietnam'da işlenen savaş suçlarıyla ilgili olarak 19/01/1975 tarihli savaş suçları mahkemesi... Henry Crosby aleyhinde tanıklık mı etmiş?
David Jones: Asker arkadaşıymışlar! Şuna bak <İsim>, Byrd askerde bomba mangasındaymış. Bomba uzmanı olduğuna şüphe yok!
David Jones: Rachel, yardımların için çok teşekkürler!


David Jones: <İsim>, nihayet Henry'nin katilini sonsuza kadar parmaklıklar ardına atabileceğiz!

Katili tutukla.
David Jones: ... Ramirez, ne demek Byrd kaçtı?
Ramirez: Ben... Bir anlığına başka bir yere bakarken, hücrenin anahtarlarını almak için, sonra...
Ramirez: Ama... o kaçmadan önce parkla ilgili bir şarkı mırıldanıyordu. Belki de oraya gitmiştir?
David Jones: Haklı olsan iyi edersin, Ramirez! <İsim>, başka birini daha öldürmeden gidip yakalayalım şu ucubeyi!


David Jones: BYRD, KIPIRDAMA! Artık bitti! Cinayet ve terörist saldırılar düzenlemekten tutuklusun.
Donald Byrd: Ne zaman bittiğine ben karar veririm! O deli evine gitmektense ölürüm daha iyi, sizi de yanımda götürerek!
Shaun Crosby: Tabii önce ben seni öldürmezsem, or*spu çocuğu!
Donald Byrd: Ay, ne şeker! Ama sende o cesaret yok, aynı baban gibisin!
David Jones: Shaun, git buradan! O adam için değmez!
Donald Byrd: Cehennemde görüşürüz, yavrular!
David Jones: HERKES YERE YATSIN!
Bomba: KABOOM!
David Jones: ... Herkes iyi mi?
David Jones: Gidelim <İsim>, burada yapacağımız fazla bir şey kalmadı...


David Jones: Byrd'ün kendini havaya uçurduğuna inanamıyorum...
David Jones: Bunu neden yaptığını bilmemek de beni DELİ ediyor!
David Jones: Ama galiba çatlak sırlarını mezara götürmek istedi...
David Jones: Aman neyse! Şu sosisliyi mideye indirmeye ne dersin, <İsim>? Açlıktan ölüyorum!

Also on Fandom

Random Wiki