Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Hileciler Kaybeder/Diyaloglar

< Hileciler Kaybeder

1.262pages on
this wiki
Add New Page
Comments0 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Hilecilerkaybeder.png

Rio de Janeiro, Brezilya...
Elizabeth Ripley: <İsim>, bildiğimiz üzere Luzaguay ilk kez Olimpiyatlarda yarışmak için bir bir sporcu kafilesi gönderdi. Rio'da bulunup Oyunların planlandığı gibi gitmesini sağlamak bir numaralı önceliğimiz.
Elizabeth Ripley: SOMBRA'nın Luzaguay hükümeti üzerinde sağlam bir nüfuzu olduğunu göz önünde bulundurursak, Olimpiyatlarda Luzaguay takımının bulunması tehlikeli olabilir.
Michelle Zuria: SOMBRA'nın kendi hükümeti üstünde eskisi kadar etkisi kalmadı artık. Seçimler yapıldı ve halk bir lider seçti.
Elizabeth Ripley: Yine de her ne kadar daha önce Olimpiyatlara katılamamış da olsa, Luzaguaylı atletler birden bire dünya rekorlarını kırmaya başladılar. Bu da akla SOMBRA'nın sonraki aşama programını getiriyor!
Elizabeth Ripley: Olimpiyatlar dünyanın izlediği bir sahne. SOMBRA burada bir şeyler yapmayı planlıyorsa, tüm dünyada yankıları olabilir!
Michelle Zuria: Biz de bu yüzden buradayız zaten. Luzaguaylı atletleregöz kulak olmamız ve şüpheli davranışları gözümüzden kaçırmamamız gerek.
Michelle Zuria: Olimpiyat kutlamalarının yapıldığı ünlü Copacabana plajında huzur ve asayişin sağlanması için yardımımız istendi.
Elizabeth Ripley: Bu kutlamalara binlerce insan katılacak. SOMBRA saldırı yapacaksa orada yapar!
Michelle Zuria: O zaman Copacabana Plajı'yla başlayabiliriz! En ufak bir SOMBRA varlığına rastladığımızda müdahele ediyoruz!
Michelle Zuria: Sabahın erken saatleri, kalabalık akın etmeden etrafı kolaçan etmek için en uygun zaman.
Michelle Zuria: Copacabana Plajına gidiyoruz <İsim>! Oyunlar başlasın!

1. Bölüm

İncele: Olimpiyat Geçit Töreni.
Michelle Zuria: <İsim>, burada bayağı sağlam bir parti kopmuş. Hatta ölümcül bile denilebilir!
Michelle Zuria: Boynundaki şırıngaya bakılırsa öyle izdihamda falan ezilmemiş... Bu bir cinayet!
Michelle Zuria: Katil bir yaka kartı takıyor! Yazana göre adı Oscar Rojas.
Michelle Zuria: Doğru diyorsun <İsim>! Kurban Luzaguaylı!
Michelle Zuria: Sağlam yakaladın! Kurbanın gözleri sarı. Sarı gözünde ne demek olduğunu biliyoruz...
Michelle Zuria: Yani kurban SOMBRA'dan!
Michelle Zuria: Korkmakta haklıymışız! Luzaguaylı atletler SOMBRA'nın himayesindeymiş!
Michelle Zuria: De bu yine de SOMBRA'nın eğittiği atletlerden birinin neden öldüğünü açıklamıyor!
Michelle Zuria: Bu vakayı kapatmak istiyorsak dikkati elden bırakmamak şart. Neler var elimizde <İsim>?
Michelle Zuria: Kurbanın yanındaki kırık kolye sanki kopmuş gibi.
Michelle Zuria: Kurbanın boynunda herhangi bir iz olmadığına göre kolye de katilin olmalı! Hadi bunu birşeltirelim!
Michelle Zuria: Şu kart da Olimpiyat Komitesinin kurbana kazandığı için gönderdiği bir tebrik kartıymış.
Michelle Zuria: Anlaşılan birisi kartın içine bir not yazmış. İyi de pudraladık mıydı bir karar çıkartabiliriz!
Michelle Zuria: Rio'ya gelmekte haklıymışız <İsim>. SOMBRA bir işler peşinde ve atletlerinin katilini bulmak tam olarak ne çevirdiklerini anlamamızı sağlayabilir!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Grace Delaney: Selam <İsim>! Oscar'ın başına gelenler çok üzücü. Yükselen bir yıldızın çabucak kayması...
Michelle Zuria: Ne yazık ki yıldızlığını SOMBRA'ya borçlu olma ihtimali yüksek. Bize onun hakkında ne söyleyebilirsin?
Grace Delaney: Otopsiye göre Bay Rojas'ı, ölümcül dozda banisteriopsis caapi sarmaşığı ve p. viridis yaprağı ve genellikle tehlikeli olan brugmansia karışımı öldürmüş.
Michelle Zuria: Türkçesi, Bayan Delaney?
Grace Delaney: Affedersin, kendimi kaptırmışım! Kurban ayahuska ve boru çiçeği karışımıyla öldürülmüş.
Michelle Zuria: Ayahuska mı? Amazonlarda yetişen halüsinojekik bitki değil mi bu? Sarmaşık ve yapraklar... Bir insanı öldürebileceğini bilmiyordum.
Grace Delaney: Ayahuska'nın etkisi altındaki ölümler nadirdir. Ama eğer halüsinojen ile boru çiçeği karışırsa, o zaman ölümcül bir karışım ortaya çıkar.
Grace Delaney: Kurbanı öldüren şey şırıngadaki ilaç karışımı!
Michelle Zuria: Yani kurban ölümüne uyutulmuş... Hem de bitkilerle?
Grace Delaney: Bu kadar da değil. Kurbanın dizlerinin alt kısmında morluklar vardı. Bu da kurbanın ilk önce hızlı bir tekmeyle ve bacaklarından yakalanarak yere yatırıldığını gösteriyor.
Grace Delaney: Morlukların yapısını inceleyince, Brezilya savunma sporu capoeira'daki negativa derrubando hareketiyle gerçekleştirilmiş olabileceğini fark ettim.
Grace Delaney: İzlenimlerime dayanarak katilin capoeira yaptığını söyleyebilirim!
Michelle Zuria: <İsim>, katili cinayetten mahkemeye çıkardığında kendi kendini tekmeler gari!

İncele: Silinmiş Mesaj.
Michelle Zuria: <İsim>, kartın içindeki el yazması notta "Bravo Oscar, ülkeni gururlandırdın. Başarılarının devamını dilerim!" yazıyor.
Michelle Zuria: Birisi kurbanın başarılarıyla gurur duymuş... Bu birisi de Hector Montoya.
Michelle Zuria: Burada yazıyor, Hector Montoya Güney Amerika'nın Olimpiyat İyi Niyet Elçisiymiş.
Michelle Zuria: Kim olursa olsun, Bay Montoya'yla bir çift laf etmemiz gerekecek!

Hector Montoya'yla kurbana gönderdiği tebrik notu hakkında konuş.
Michelle Zuria: Bay Montoya, sizinle Oscar Rojas hakkında konuşmak istemiştik.
Hector Montoya: Selam ve Rio'ya hoşgeldin <Rütbe> <İsim>! Umarım hoş vakit geçiriyorsundur.
Michelle Zuria: Geçiriyorduk, tabii atletlerden biri öldürülene kadar.
Hector Montoya: Affedersin querida. Gitmem gerek. Sonra görüşürüz...
Hector Montoya: Rojas'ın ölümünü duydum. Luzaguay için büyük yazık... Tabii Olimpiyatlar için de!
Michelle Zuria: Oscar'la irtibatta olduğunuzu biliyoruz. Kendisine yazıdığınız notu bulduk. Neden kişisel mesaj yazdınız?
Hector Montoya: Kazanan her atlete bir adet tebrik kartı verilir. Ben de Güney Amerika'nın İyi Niyet Elçisi olduğuma göre kartı ona bizzat kendim vermek istedim.
Michelle Zuria: Peki tam olarak ne zaman verdiniz Bay Montoya?
Hector Montoya: Oscar'ı en son geçitten önce dün görmüştüm. Olimpiyat Stadında imza dağıtıyordu.
Michelle Zuria: <İsim>, eğer Oscar öldürülmeden önce en son Olimpiyat Stadında görülmüşse oraya gitmemiz gerek.
Hector Montoya: <Rütbe> <İsim>, lütfen bu trajik olaydan ötürü Brezilya'yı ya da Olimpiyatları sorumlu tutma.

İncele: Olimliyat Stadı.
Michelle Zuria: <İsim>, şu antrenman çantasında kurbanın adı yazılı. Bu da arama yapmamız için yeterli bir neden!
Michelle Zuria: Bir de cep telefonu mu buldun? Bunları bulma konusunda uzmanız desene. Ama bunlar sayesinde adam tutuklayabiliyoruz, o yüzden kilidini açalım!

İncele: Antrenman Çantası.
Michelle Zuria: Kurbanın antrenman çantasında bulduğun süreölçer pek hoşmuş <İsim>.
Michelle Zuria: Arkasındaki kabartma Koç Yamil Albarran'dan bahsediyor. Luzaguay hükümeti tarafından verilen bir hediyeymiş.
Michelle Zuria: Bay Albarran Oscar'ın koçu olmalı! Umarım bize SOMBRA'nın Luzaguay'da nerelere karıştığı hakkında bize bilgi verebilir!

Yamil Albarran'a kurban hakkında soru sor.
Michelle Zuria: Bay Albarran, Oscar Rojas'ın cinayetini araştırıyoruz. Onun koçuymuşsunuz, doğru mu?
Yamil Albarran: Evet... Yani idim. Çok özveriliydi. Harika bir geleceği vardı. Onu kim neden öldürmek istesin ki?
Michelle Zuria: Meyve veren ağaç taşlanır. Ama daha da önemlisi Bay Albarran, Oscar'ın SOMBRA'yla olan bağlantısını öğrenmek istiyoruz. Sarı gözleri kendisini ele verdi!
Yamil Albarran: Sarı göz mü? Ne sarı gözü? Oscar'ın gözleri kahverengiydi.
Michelle Zuria: Şimdi siz sarı gözler ya da SOMBRA'nın Olimpiyat takımıyla bağlantısı hakkında bir şey bilmiyorsunuz, öyle mi?
Yamil Albarran: SOMBRA mı? Neyden bahsettiğinizi bilmiyorum.
Yamil Albarran: Tek bildiğim, devletin Endonezya'da sıkı bir egzersiz kampına sponsorluk yaptığı. Ben kişisel sebeplerden ötürü gidememiştim. Ama takım döndüğünde eskisinden de iyi durumdaydı!
Michelle Zuria: Takım sporcuları antrenman amacıyla yabancı bir ülkeye gönderiliyor ve döndüğünde durdurulamaz savaşçılara dönüşmüş oluyorlar. Bunu daha önce de görmüştük.
Michelle Zuria: Başka sorumuz yok Bay Albarran. Ama lütfen fazla uzaklaşmayın. Size çapraz sorgulama için ihtiyacımız olacak.
(Yamil Albarran ile konuştuktan sonra)
Michelle Zuria: <İsim>, Oscar'ın koçu SOMBRA'nın ne olduğunu bilmediğini iddia ediyor. Öyle de olsa takımın üyeleri SOMBRA'dan.
Michelle Zuria: Asıl soru ise SOMBRA'nın güçlendirdiği atleti kimin öldürmek isteyeceği. Son hamleyi hemen çözmemiz gerek!

İncele: Cep Telefonu.
Michelle Zuria: <İsim>, bu özçekim fotoğrafındaki Oscar mı? Yanında da uzun boylu bir kadın var.
Michelle Zuria: Fotoğraftaki Olimpiyat filtresi kadının yüzünü engellemiş. Hadi şu fotoğrafı veri tabanından geçirelim!

İncele: Bilinmeyen Kadın.
Michelle Zuria: Kurbanla çekilmiş fotoğraftaki gizemli kadının kimliği Büro veri tabanından çıktı!
Michelle Zuria: Olga Çijova adlı Rus bir gülleciymiş. Gülleci mi? O ne ya?
Michelle Zuria: Neyse, en azından gizemli uzun kadının sırrı çözülmüş oldu. <İsim>, gidip Bayan Çijova'yla konuşalım!

Olga Çijova'ya kurbanla ilişkisi hakkında soru sor.
Michelle Zuria: Bayan Çijova, sizinle Oscar Rojas cinayeti hakkında konuşmak istemiştik. Arkadaş olduğunuzu biliyoruz... İkinizin birlikte bir fotoğrafını bulduk.
Olga Çijova: Oscarla birlikte arkadaştanda öte sevgiliydik.
Michelle Zuria: Sevgili mi? Kendisini ne zamandan beridir tanıyorsunuz?
Olga Çijova: Açılış töreninden beridir. Stadyumun iki ucundan gözlerimiz buluştu. İlk el sallamada aşık olmuştuk birbirimize.
Olga Çijova: Olimpiyat "ilişkileri" konusunda uyarılar aldım ama bizimkisi gerçekten romantik bir ilişkiydi... Gülle atmacı ve koşucu. Tıpkı masallardaki gibi.
Michelle Zuria: Bayan Çijova, bize bir iyilik yapın ve masalın sonunu getirmeyin. <Rütbe> <İsim> ile size daha sonra başka sorularımız olabilir.

İncele: Kırılmış Muska.
Michelle Zuria: <İsim>, birleştirdiğin şu muska ev yapımı bir takıya benziyor.
Michelle Zuria: Arkasında bir mesaj var fakat Portekizce yazılmış. Benim Portekizcemin de pek iyi olduğu söylenemez.
Michelle Zuria: Harika dedin. Aramızda diller konusunda becerikli birisi var: Dupont. Hadi bu kolyeyi ona götürelim!

Analiz et: Deniz Kabuğu Tılsımı.
Armand Dupont: Bom dia <İsim>! Bana ne kadar da ilginç bir parça getirmişsin öyle!
Michelle Zuria: İlginç mi? Bu kolye çocuk yapımı gibi duruyor.
Armand Dupont: Hiç de değil! Bu gördüğünüz şey Brezilya ayinlerinde kullanılan önemli bir nesne.
Armand Dupont: Bu bir patuá, bir çeşit tılsım. Çeşitli Afro-Brezilya dinlerinde farklı orixá'lardan, yani tanrılardan istekte bulunmak için kullanılır.
Armand Dupont: <İsim>, bu patuá kırmızı ve üzerine "Ogum" sözcüğü dikilmiş. Ogum Brezilya'da savaş tanrısı olarak bilinir.
Michelle Zuria: Savaş tanrısı mı? Bir takı için biraz fazla iddialı.
Armand Dupont: Asıl iddialı olan arkasındaki mesaj. Çevirince ortaya "Ogum Megê Ejderha'yla savaştı ve onu öldürdü. Selamlar olsun Ogum'a!" cümlesi çıkıyor.
Armand Dupont: Açıklayayım, bu kolyeyi takan ejderhanın katili ve malum ejderha de Oscar!
Armand Dupont: Patuá'yı takmak, takan kişiye varlığıyla psikolojik güvence verir. Bu da demek oluyor ki sizin ejderha katili batıl inançlı biri!
Michelle Zuria: Hiçbir tılsım katili <İsim>'in soruşturma gücünden koruyamaz!

Daha sonra Büro merkezinde...
Michelle Zuria: <İsim>, Brezilya'ya SOMBRA'nın Olimpiyatlarda parmağı olduğu sezgisiyle geldik... Ve haklı da çıktık!
Michelle Zuria: SOMBRA'yı ararken Oscar Rojas adlı Luzaguaylı bir atleti ölümcül bir halüsinojenik karışımla öldürülmüş olarak bulduk.
Michelle Zuria: Luzaguaylı atletleri SOMBRA'nın güçlendirdiğini biliyoruz, yapmamız gereken Oscar'ın ölümünün bunlarla nasıl bir bağlantısının olduğunu çözmek!
Michelle Zuria: Bakalım ilk keşif turundan elimize neler geçmiş.
Michelle Zuria: Kurbanın koçu Bay Albarran var. Kurbanın SOMBRA'dan olduğunu bilmediği konusunda yemin ediyor ama bu bana pek inandırıcı gelmedi.
Michelle Zuria: Bir de kurbanın... sevgilisi olan Rus gülleci Bayan Çijova var. Aşkları uzun bir masal olabilir... Ki kadın da uzun hani!
Michelle Zuria: Eminim...
Jack Archer: Hey <İsim>, kurbanın adı Oscar Rojas'tı değil mi?
Michelle Zuria: Evet, niye sordun?
Jack Archer: Çünkü kurban şu anda televizyonda ve bir barda rezalet çıkartıyor!
Michelle Zuria: Ne?!

2. Bölüm

Michelle Zuria: <İsim>, Brezilya'ya SOMBRA'nın Olimpiyatlarda parmağı olduğu sezgisiyle geldik... Ve haklı da çıktık!
Michelle Zuria: SOMBRA'yı ararken Oscar Rojas adlı Luzaguaylı bir atleti ölümcül bir halüsinojenik karışımla öldürülmüş olarak bulduk.
Michelle Zuria: Luzaguaylı atletleri SOMBRA'nın güçlendirdiğini biliyoruz, yapmamız gereken Oscar'ın ölümünün bunlarla nasıl bir bağlantısının olduğunu çözmek!
Jack Archer: Hey <İsim>, kurbanın adı Oscar Rojas'tı değil mi?
Michelle Zuria: Evet, niye sordun?
Jack Archer: Çünkü kurban şu anda televizyonda ve bir barda rezalet çıkartıyor!
Michelle Zuria: Ne?! İyi de o öldü!
Michelle Zuria: <İsim>, bunu izlememiz gerek!
Cooper Anderson: Olimmiyatların yeni gözdesi Oscar Rojas'ın vahşice öldürülmeden birkaç saat önce öfkeyle etrafa saldırdığının görüntüleri yeni yeni ortaya çıkıyor.
Oscar Rojas: Size ihtiyacım yok! Hiçbirinize yok! Starım ben.
Oscar Rojas: Tüm dünya adımı öğrenecek! Hiçbiriniz buna engel olamayacaksınız!
Oscar Rojas: Çekin şu kamerayı gözümün önü...!
Michelle Zuria: Adam fena patlamış <İsim>! Sebebi ne ola ki?
Michelle Zuria: Her neyse <İsim>, olay barda yaşandıysa bir sonraki durağımız orası!

İncele: Favela Barı.
Michelle Zuria: <İsim>, bulduğun şu ipuçları Oscar'ın kavgasına ışık tutar belki!
Michelle Zuria: O parçalanmış gazeteyi mi birleştireceksin? Bandı getireyim.
Michelle Zuria: Toprak kase sence ipucu olabilir mi? Bilmiyorum ama...
Michelle Zuria: Kase'de saç mı var?
Michelle Zuria: O zaman saçtan bir örnek alalım <İsim>, bakalım neymiş!

İncele: Paramparça Haber Bülteni.
Michelle Zuria: <İsim>, gazetedeki manşet fotoğrafında Oscar finiş çizgisini geçerken görülüyor, arkasındaki koşucu da ikincilik için çabalıyor.
Michelle Zuria: Doğru dedin! Başlıkta "Gitti Brezilya..." yazdığına göre koşucu Brezilyalı olmalı.
Michelle Zuria: Doğru, fotoğrafın alt yazısında "Brezilya'nın altın madalya umudu Edson Caetano, Olimpiyatların yeni gözdesi Luzaguaylı Oscar Rojas'a kaybetti." yazıyor.
Michelle Zuria: Eğer Bay Caetano kurbana kaybetmişse, rekabete kökten son vermek istemiş olabilir. Hadi Edson'la konuşalım!

Edson Caetano'ya altın madalyayı kurbana kaptırmasını sor.
Michelle Zuria: Bay Caetano, rakibiniz Oscar Rojas'ın cinayetini araştırıyoruz. Hakkında ne biliyorsunuz?
Edson Caetano: Oh meu Deus! Oscar öldü mü?! Bu nasıl olur? Daha dün yarışmıştık!
Edson Caetano: Bu yüzden uğurlu çoraplarımı hiç çıkarmıyorum. Nazardan korunmak için!
Michelle Zuria: Lakin kaybettiniz, hem de bayağı bir farkla. Çorapların ne kadar uğurlu olduğu şüpheli.
Michelle Zuria: Rahatlamış olmalısınız. Tahminimce Bay Rojas saf dışı kaldığına göre 200 metre yarışı artık tamamen size kalmış oluyor.
Edson Caetano: Ben asla öyle bir şey yapmam! Kaybettiğime sevinmedim tabii ama Oscar ölmeyi hak etmeedi!
Michelle Zuria: Herkesin bir can damarı vardır Bay Caetano. Belki sizinkisi de buydu. Şimdilik size başka sorumuz yok.

İncele: Kase.
Michelle Zuria: <İsim>, kasedeki saçtan örnek aldığına göre bunu laboratuvara götürebiliriz!

Analiz et: Saç.
Lars Douglas: Olá <İsim>. Aklıma yeni bir tak tak kim o esprisi geldi de. Duymak isteyen?
Michelle Zuria: Lars, aslında şu anda...
Lars Douglas: Tak tak.
Michelle Zuria: Tamam. Kim o?
Lars Douglas: Saçaklı.
Michelle Zuria: Saçaklı?
Michelle Zuria: Ha buldum!... Kasedeki "saç aklı"na bir şey getirdi...
Lars Douglas: Saç aklına...
Lars Douglas: Bir saniye, tahmin yürütmek yok!
Michelle Zuria: Affedersin Lars. Esprilerle aram çok iyi değil. Her neyse, kasede bulduğumuz saç hakkında bize ne söyleyebilirsin?
Lars Douglas: Saç kurbana aitmiş. Kasede ne aradığı sorusuna ise cevap veremiyorum.
Lars Douglas: Ama saçta sadece kurbanın DNA'sı yoktu. Başka birisinin daha vardı. Janaína de Iemanjá diye birinin.
Michelle Zuria: <İsim>, dua edelim de Bayan de Iemanjá bize saç baş yoldurmasın! Hadi onunla konuşalım!

Mãe Janaína'yı kasedeki saçlar hakkında sorgula.
Michelle Zuria: Affedersiniz hanımefendi. Bayan Janaína de Iemanjá siz misiniz?
Mãe Janaína de Iemanjá: Sim, benim. Lakin bana Mãe Janaína deyin lütfen.
Michelle Zuria: Peki, Mãe Janaína... <Rütbe> <İsim> bir kasede Oscar Rojas'ın saçıyla birlikte sizin DNA'nızı buldu. Cinayetini soruşturuyoruz da, bir açıklarsanız.
Mãe Janaína de Iemanjá: Bay Rojas bana geldi ve ruhlardan sonucun olumlu olup olmayacağını öğrenmemi istedi. Ayin için saçlarından bir tutam aldım.
Mãe Janaína de Iemanjá: Gördüğüm şeyin olumluyla alakası yoktu. Geleceğinde tehlike vardı. Ölüm vardı.
Mãe Janaína de Iemanjá: Oscar'ı uyarmaya çalıştım ama sinirlenip çemkirmeye başladı. Sonra da stadyuma gitmesi gerektiğini söylerek çıktı gitti. Ödeme bile yapmadı!
Michelle Zuria: <İsim>, demek kurban bu yüzden televizyondaki haberde bu kadar sinirliymiş.
Michelle Zuria: Bayan Janaína, ifadeniz çok aydınlatıcı oldu ama henüz sizinle işimiz bitmedi. Tekrar soru sorma ihtimaline karşı bir yere ayrılmayın lütfen.
Michelle Zuria: <İsim>, Janaína Oscar'ın stadyuma gittiğini söylediyse biz de oraya gidip ipucu avına çıkabiliriz!

İncele: Koşu Alanları.
Michelle Zuria: <İsim>, şu kamera sanki köyün hediye dükkanından alınmışa benziyor. Belki izleyicilerden biri bir şey yakalamıştır. Hadi kilidini açalım!
Michelle Zuria: O çöp pek çekici görünmese de cinayet, içini aramak için yeterli bir sebep!
Michelle Zuria: Altın madalya mı o? Sandığımdan daha büyükmüş!
Michelle Zuria: Bu madalya erkekler 100 metre koşusunda verilmiş. Oscar'da o koşuyu kazandığına göre madalya onun olmalı!
Michelle Zuria: Üzerindeki beyaz toz da ne peki? Şu maddeden bir örnek alalım!

İncele: Kilitli Ekran.
Michelle Zuria: Kameranın kilidini açtık. Bakalım içinde neler varmış!

-Görüntünün başı...-
Oscar Rojas: Beni steroidlere boğarak ne yaptığını sanıyorsun sen?! En iyi olmak için haplara ihtiyacım yok!
Yamil Albarran: Ne diyorsun sen? Ne hapı?
Oscar Rojas: Dedikoduları duydum! İnsanlar kazanmak için doping yaptığımı düşünüyor!
Yamil Albarran: Oscar, sakin ol! Dediklerin çok mantıksız!
Oscar Rojas: Şimdi gösteririm sana "mantığı"!
Yamil Albarran: .....
Yamil Albarran: Oofff!

-Kaydın sonu...-
Michelle Zuria: Demek Bay Albarran'ın gözündeki morluk buradan geliyormuş. Anlaşılan kurbanın öfke kontrol sorunları varmış!
Michelle Zuria: Lakin söylediklerine bakarsak Oscar, SOMBRA'nın güçlendirdiği bir atlet olduğundan haberdar değilmiş.
Michelle Zuria: Yanıtları en iyi koçtan alabiliriz. Bay Albarran'ı tekrar ziyaret etme vakti geldi!

Yamil'i kurbanla kavgası hakkında sorgula.
Michelle Zuria: Bay Albarran, Oscar'ın gözünüze imzasını attığını gösteren bir video bulduk. Kavga ettiğinizden bahsetmemiştiniz.
Yamil Albarran: Demek öğrendiniz...
Yamil Albarran: Oscar'ın öfkeden gözü dönmüştü! Neyse ki uğurlu tavşan ayağım yanımdaydı. Yoksa kim bilir daha neler yapardı bana!
Michelle Zuria: SOMBRA onu haplamasaydı bu kadar saldırgan olmazdı belki!
Yamil Albarran: Son kez söylüyorum, SOMBRA hakkında hiçbir şey bilmiyorum! Benim işim Oscar'a koçluk edip olabileceği en iyi atlet olmasını sağlamaktı! Bunu sağlamak için de ilaca ihtiyacım yoktu!
Yamil Albarran: Üstelik bana saldırdı! Ben sadece kendimi savundum. Dua etsin üzerinde capoeira hareketleri falan uygulamadım yoksa sonu hiç iyi olmazdı!
Michelle Zuria: Bay Rojas'ın ölmesi gibi mi mesela? Bir saniye. Öldü ki zaten!
Michelle Zuria: <Rütbe> <İsim> hikayenize inanmadı Bay Albarran! Eğer kanıtlar Oscar'ı sizin öldürdüğünüze işaret ederse, dünyadaki hiçbir tavşanın ayağı sizi hapisten kurtaramaz!

İncele: Çöp Torbası.
Michelle Zuria: Çöpü karıştırınca bir şeyler yakaladık! Şu şişenin içindeki bir tür ilaca benziyor ama garip bir rengi var.
Michelle Zuria: Öeğh... Kokusu da iğrenç ayrıca! Bu leş kokan şey de ne? Belki Lars ne olduğunu söyleyebilir!

Analiz et: Şişe.
Lars Douglas: Selam <İsim>, tak tak kim o şakalarım taze bitti...
Michelle Zuria: <İsim>'in stadyumdaki çöpte bulduğu şey şaka değil ama. Şu ilaç şişesi oldukça ölümcül gözüküyor. Öyle kokuyor da ayrıca.
Lars Douglas: Çünkü öyle de ondan. Bu şişede katilin kurbana enjekte ettiği maddenin birebir aynısından var! Yani katil bu şişeyi kullanmış!
Lars Douglas: Katilin bu şişeyi ellediğini bildiğimden katile dair bir iz bulabilmek için analize soktum. Ve aradığımı da buldum!
Lars Douglas: Kapağında şeker, misket limonu ve cachaça'dan oluşan bir bileşim kalıntısı buldum... Bunlar Brezilya'nın milli içkisi caipirinha'da kullanılan malzemeler.
Michelle Zuria: Demek katil caipirinha içiyor!
Michelle Zuria: <İsim>, katili cinayetten ötürü hüküm giydiğinde içmek için gerçek bir sebebi olacak!

İncele: Altın Madalya.
Michelle Zuria: <İsim>, kurbanın altın madalyasındaki beyaz tozdan bir örnek aldığına göre bunu mikroskopta inceleyebiliriz!

İncele: Beyaz Toz.
Michelle Zuria: <İsim>, kurbanın madalyasından aldığın beyaz toz tebeşir mi çıktı? Oraya nasıl bulaşmış ki?
Michelle Zuria: Harika bir gözlem! Bazı sporcular yarışma sırasında elleriyle bir şeyi daha iyi kavramak için tebeşir kullanırlar ama Oscar koşucu olduğu için bu onun için söz konusu olamaz.
Michelle Zuria: Lakin tebeşir kullanabilecek bir atlet tanıdığımız var. Rus güllecimiz Bayan Çijova! Hadi onunla konuşalım!

Olga'ya kurbanın madalyası hakkında soru sor.
Michelle Zuria: Bayan Çijova, Oscar'ın altın madalyasında tebeşirinizin ne işi vardı?
Olga Çijova: Madalyayı mı öğrenmek istiyorsunuz?
Olga Çijova: Onu çaldım! Oscar onu hak etmiyordu. Onda altın madalya hamuru yoktu. Hileciydi o!
Michelle Zuria: Hileci mi? Hap kullanması gibi mi?
Olga Çijova: Hayır! İlişkimize hile karıştırdı demek istiyorum. Oscar beni bir senkronize yüzücüyle aldattı! İnanabiliyor musunuz, senkronize yüzücü!
Olga Çijova: Niye yaptı ki böyle bir şeyi? Gülleciler de aşkı hak eder!
Olga Çijova: O kadar strese girdim ki yarışmayı kaybettim! Gitti altın madalya! Üstelik uğurlu iç çamaşırımı giymiştim!
Olga Çijova: Altınsız ben bir hiçim. Yalnızca ağır nesneleri fırlatabilen ve capoeira yapan bir kadınım.
Michelle Zuria: Ayrıca başkalarının madalyalarını çalan bir kadınsınız...
Olga Çijova: Oscar yüzünden altından oldum, bende onun yerine onunkini aldım. Aşkını kazanamadım ama altın madalya benim oldu.
Michelle Zuria: Kalbiniz kırılmış olabilir Bayan Çijova ama eğer intikam için Oscar Rojas'ı öldürdüyseniz, ağır nesneleri ancak hapiste atarsınız!

Daha sonra Büro merkezinde...
Michelle Zuria: <İsim>, merkeze döndüğümüze göre vaka notlarını bir kez daha gözden geçirelim.
Michelle Zuria: Oscar'ın, SOMBRA'nın güçlendirdiği Luzaguaylı bir atlet olduğunu biliyoruz. Peki ama bu yüzden mi öldürüldü?
Michelle Zuria: Üstelik Oscar'ın SOMBRA tarafından güçlendirildiğini bilmiyor olması da bir tuhaf. Nasıl olabilir ki bu?
Michelle Zuria: Şüphelilere gelince, elimizde Oscar'ın baş rakibi Bay Caetano var. Altın madalyayı Oscar'a kaptırmış. Bu oldukça ağır bir yük ama cinayet işletecek kadar ağır olabilir mi?
Michelle Zuria: Bir de Oscar öldürülmeden önce, ettiği kavgayı bizden saklayan Bay Albarran var. Bunun hiç sportmence bir davranış olmadığını bilmesi gerek!
Ingrid Bjorn: <İsim>, bir sorunumuz var!
Michelle Zuria: Hayırdır Ingrid?
Ingrid Bjorn: Luzaguay Olimpiyatlardan atılıyor!


3. Bölüm

Michelle Zuria: <İsim>, Brezilya'ya Luzaguay'lı sporcuların ilk kez katılacakları Olimpiyatlarda hile yapabileceklerinden şüphelendiğimiz için geldik.
Michelle Zuria: Oscar'ın, SOMBRA'nın güçlendirdiği Luzaguaylı bir atlet olduğunu biliyoruz. Peki ama bu yüzden mi öldürüldü?
Michelle Zuria: Üstelik Oscar'ın SOMBRA tarafından güçlendirildiğini bilmiyor olması da bir tuhaf. Nasıl olabilir ki bu?
Ingrid Bjorn: <İsim>, bir sorunumuz var!
Michelle Zuria: Hayırdır Ingrid?
Ingrid Bjorn: Luzaguay Olimpiyatlardan atılıyor!
Michelle Zuria: Atılıyor mu?! Nasıl yani?
Ingrid Bjorn: Şüpheliniz Edson Caetano buradaki bir barda yaptığı basın toplantısında Luzaguay takımının doping iddiaları nedeniyle elenmesini istiyor.
Michelle Zuria: <İsim>, buna izin veremeyiz! Eğer Luzaguay'ı elerlerse bir şüphelimizi kaybeder ve Oscar'ın katilini de asla bulamayız! Gidip Edson'un aklını başına devşirtelim!

Edson'un basın toplantısı yapmasını engelle.
Michelle Zuria: Bay Caetano, neden Luzaguay'ı zorla Oyunlardan attırmaya çalışıyorsunuz acaba?
Edson Caetano: Adalet yerini bulmalı <Rütbe> <İsim>! Luzaguay takımı gitmeli! Olimpiyatlarda dopinge müsamaha gösterilmez!
Michelle Zuria: Bunlar ciddi suçlamalar... Ayrıca cinayet soruşturmamızı sekteye uğratacak türden. Talebinizi tekrar düşünseniz diyorum.
Edson Caetano: O hilecilerin kalmasına izin mi verelim yani? Nunca!
Edson Caetano: Gerçeği öğrendiğimde Oscar'a hatalarını düzeltme şansı tanıdım: Kalan yarışlardan çekilmesini, yoksa yetkililere ihbar edeceğimi söyledim. O ise suratıma güldü!
Michelle Zuria: Bu da sizi daha fazla kızdırmış olmalı, bir cinayet nedeni daha...
Edson Caetano: Kaybetmek kolay değildir ama bir sahtekara kaybetmek mi? Zinhar!
Edson Caetano: Oscar geceleri o gülleciyle caipirinha alemi yaparken dünya umurunda olmazdı. Ben Brezilyalıyım, eu amo caipirinhas, ama burası Olimpiyatlar, parti yeri değil!
Edson Caetano: Yoğun capoeira antrenmanlarıyla, her gün saatlerce koçarak buralara geldim. Birinin doping yapıp hakkımı yemesi kabul edilemez bir şey!
Michelle Zuria: Bay Caetano, isteseniz de istemeseniz de biz bu soruşturmayı bitirene kadar Luzaguay takımı Rio'da kalacak! Siz de adımınıza dikkat etseniz iyi olur!
(Edson Caetano'yla konuştuktan sonra)
Michelle Zuria: <İsim>, Edson'un ateşini şimdilik söndürmüş olsak da her an yine parlayabilir. Bu soruşturmanın bir an önce köküne inmeliyiz!
Michelle Zuria: Madem ki favela barındayız, öyleyse etrafı bir daha kolaçan edelim!

İncele: Bar Masası.
Michelle Zuria: <İsim>, aldığın şu evrak çantasında Olimpiyat amblemi var.
Michelle Zuria: Bence de! İçinde kurbanımızla ilgili bir şeyler olabilir. Aramaktan zarar gelmez!
Michelle Zuria: O kırık heykeli mi birleştireceksin? Tam bir çılgınlık ama haklı bir nedeni olmalı! Yapıştırıcıyı getireyim!

İncele: Evrak Çantası.
Michelle Zuria: <İsim>, Olimpiyat yetkilisinin çantasında bulduğun bu turuncu sıvı da ne?
Michelle Zuria: Etiketten bir şey çıkar mı diyorsun? Pudra takımını getireyim!

İncele: Etiket.
Michelle Zuria: <İsim>, evrak çantasında bulduğun örnek kabındaki etikette "Biyokimya Enstitüsü - UOD - Örnek No. 8012" yazıyor.
Michelle Zuria: UOD... Uluslararası Olimpiyat Danışmanları'nın kısaltmasıymış. Burada tüm Olimpiyat faaliyetlerini yöneten kuruluş olduğu yazılı.
Michelle Zuria: Biyokimya Enstitüsü UOD'yle bağlantılı bir laboratuvar olmalı.
Michelle Zuria: <İsim>, bu sıvının ne olduğunu bilmiyorum ama Olimpiyat Danışmanları istediğine göre önemli bir şey belli ki. Hadi bunu Lars'a götürelim!

Analiz et: Tuhaf Örnek.
Lars Douglas: <İsim>, sıvı örneğine bir baktım ve...
Michelle Zuria: Dur! Başlamadan önce... Aklımda bir espri var!
Michelle Zuria: Bir kimyager katılar, sıvılar ve gazlara ne demiş?... Ne haliniz varsa görün!
Michelle Zuria: Anladın? Maddenin halleri? <İsim>, işte şimdi kendimi ekibin bir parçası gibi hissetmeye başladım!
Lars Douglas: Hiç fena değil! Bu sanırım UOD çantasında bulduğun sıvının ne olduğunu öğrenmek istediğin anlamına geliyor.
Lars Douglas: O turuncu madde idrarmış. Daha da önemlisi, Oscar'ın idrarı.
Michelle Zuria: Öeğh... O şey Oscar'ın idrarı mıymış? İyi de rengi biraz fazla... turuncu sanki.
Lars Douglas: İdrar steroidler ve çeşitli deneysel kimyasallarla yüklü olunca rengi de öyle oluyor haliyle. Bunlar yalnızca SOMBRA'yla uğraşırken gördüğüm şeyler.
Lars Douglas: Kurbanın idrarının evrak çantasında ne işi olduğunu merak ettim, bu yüzden de Elliot'tan etiketteki numune numarasının izini sürmesini istedim.
Lars Douglas: Görünüşe göre numune imza karşılığı Hector Montoya diye birisine devredilmiş.
Michelle Zuria: Demek evrak çantası Hector'unmuş! Oscar'ın idrar örneğiyle ne yapacaktı ki? Bay Montoya'yı sorgulamamız gerek <İsim>!

Hector'a Oscar'ın idrar örneği hakkında soru sor.
Michelle Zuria: <Rütbe> <İsim> evrak çantanızı buldu Bay Montoya. Ölü atletlerin idrar örneklerini toplamak gibi bir hobiniz mi var?
Hector Montoya: Sizin gibi güzel bir bayan için ne utanç verici bir soru...
Hector Montoya: Bildiğiniz üzere Oscar'ın steroid kullanımı sorgulanıyordu. İyi Niyet Elçisi olarak testi gözlemlemem istendi.
Hector Montoya: Numuneyi teslim etmeye giderken Koç Albarran'la karşılaştım. Biraz caipirinha içtik. Zamanın nasıl geçtiğini anlamamışım.
Michelle Zuria: Yani kısa sürede bozulabilecek bir idrar örneğini yetkililere teslim etmek yerine biraz kafayı çekeyim dediniz, öyle mi?
Hector Montoya: Doping sorunlarını çözmek birinci önceliğim değil. Benim görevim Olimpiyat ruhunu korumak, işaret edip lakap takmak değil.
Hector Montoya: Ama şahsi fikrimi soracak olursanız... Oscar'ın başarısının arkasında yetenekten fazlası vardı.
Michelle Zuria: Eğer <Rütbe> <İsim> Oscar'ı sizin öldürdüğünüzü öğrenirse, o zaman cinayet için sizi işaret edeceğiz!

İncele: Kırık Heykel.
Michelle Zuria: Heykelin kaidesinde bir şey yazıyor: "Templo Cabocla Janaína"...
Michelle Zuria: Bir saniye... Janaína mı? O adı biliyor...
Mãe Janaína de Iemanjá: Ah! Heykelim sende mi <Rütbe> <İsim>? Ona dokunma!
Michelle Zuria: Bayan Janaína... Tahmin etmeliydik. Konuşmamız gerekecek.

Janaína'yla heykeli hakkında konuş.
Mãe Janaína de Iemanjá: Heykelimi bulduğun için muito obrigada <Rütbe> <İsim>! Benim için çok önemli bir şey!
Mãe Janaína de Iemanjá: Oscar olacak o ayı heykelimi paramparça etti!
Michelle Zuria: Bunu Oscar mı kırdı? Tam olarak ne heykeli bu?
Mãe Janaína de Iemanjá: Bu benim kutsal Zé Pilintra heykelim. Barların ve kumarcıların koruyucu ruhu. Bahis koyar ve... kazanırım!
Michelle Zuria: Bahis mi? Sizin bahisçi değil bir şaman olduğunuzu sanıyordum...
Mãe Janaína de Iemanjá: Öyleyim zaten, ama para da kazanmam gerek... Hem de Olimpiyat zamanı! Bu heykel benim şansım!
Mãe Janaína de Iemanjá: Tabii Oscar heykelimi kırdığından beridir bir kere bile kazanamadım!
Mãe Janaína de Iemanjá: Oscar ona yaptığım kehaneti beğenmedi, hani ona öleceğini söylediğim! Bana ya da bu tür varlıklara sataşmayacak kadar akıllı olmasını beklerdim!
Michelle Zuria: Bu da benden size bir kehanet: Eğer <Rütbe> <İsim> Oscar Rojas'ı sizin öldürdüğünüzü öğrenirse, bahislerinizi ancak hapisten tahsil edersiniz!
Michelle Zuria:

Daha sonra Büro merkezinde...
Michelle Zuria: Finiş çizgisine yaklaştık sayılır <İsim>! Biraz daha delil topladıkmı davayı savcılığa teslim edebiliriz!
Michelle Zuria: Uzman sensin, sence ne yapmalıyız şimdi?
Michelle Zuria: Doğru dedin! Bu gecenin geçidi az sonra başlayacak. Sokaklarda parti yapan binlerce insan cinayet mahalline zarar verir!
Michelle Zuria: Geçit başlamadan Copacabana Plajına dönmemiz gerek!

İncele: Olimpiyat Geçit Aracı.
Michelle Zuria: Kutlamalar başlamadan buraya gelmemiz iyi oldu <İsim>! Neler buldun?
Michelle Zuria: Şu su şişesi caipirinha kokuyor!
Michelle Zuria: Doğru dedin. Şişe Olimpiyat Stadında satılan bir hediyelik eşya. Sürekli orada takılan ve caipirinha seven birisi tarafından düşürülmüş olmalı!
Michelle Zuria: Ve o birisi katil olabilir! Üzerindeki salyadan bir örnek alalım!
Michelle Zuria: Çöp karıştırmaya da bayılıyorsun he <İsim>. Şeytan ayrıntıda gizlidir derler... Hadi içini arayalım o zaman!

İncele: Su Şişesi.
Michelle Zuria: <İsim>, katilin şişesinden aldığımız salya örneğini hemen Lars'a götürelim!

Analiz et: Salya.
Lars Douglas: <İsim>, son zamanlarda yeni bir şarkı üzerine çalışıyorum. Duymak ister misin?
Michelle Zuria: Normalde hayır derdim ama... Desem ne değişecek, yine de söyleyeceğini biliyorum...
Lars Douglas: Aşk acıdır ama sorun değil. Seveceğim seni yine de... Çünkü aaaaşk... Benim ilacımdır!
Michelle Zuria: Şarkı... güzelmiş desem? Acelemiz var Lars. <İsim> ile katilin şişesinden topladığımız salya hakkına ne öğrendin?
Lars Douglas: Bildiğiniz üzere şişede, katilin içmeye bayıldığı caipirinhadan vardı.
Lars Douglas: Maalesef alkol DNA tanımlamasına engel olduğu için işe yarar bir şeyler bulunmasını zorlaştırıyor.
Michelle Zuria: Peki... Örnekte bir şey bulabildin mi?
Lars Douglas: Buldum! Örnek sayesinde katilin cinsiyetinin erkek olduğunu tespit edebildim!
Michelle Zuria: <İsim>, koca şehirde cinayet işlemiş bir adamı arıyoruz demek ki!

İncele: Çöp Yığını.
Michelle Zuria: <İsim>, çöpte... Üzerinde çengelli iğne bulunan pis kokulu bir kağıt parçası mı buldun?
Michelle Zuria: İyi gözlemlemişsin! Bu kağıt tıpkı Oscar'ı öldürmekte kullanılan ilaç gibi kokuyor!
Michelle Zuria: Bence de! Bu kağıdı süratle Lars'a götürelim!

Analiz et: Kağıt Parçası.
Lars Douglas: <İsim>, elimde vakaya madalyayı kazandırtacak türden bilgiler var!
Lars Douglas: Sezgilerinde haklıymışsın! Cinayet mahallinde bulduğun kağıttaki koyu lekeler ve iğrenç koku, kurbanı öldürmekte kullanılan ilaçtan gelmiş!
Michelle Zuria: Öyleyse bu kağıt katilin olmalı!
Michelle Zuria: İyi de ilaç bu kağıda nasıl bulaşmış?
Lars Douglas: Sorunuza yanıt vermek için önce bunun basit bir kağıt parçası olmadığını belirteyim. Bu aslında sporcuların müsabakalar sırasında taktıkları numaralı Olimpiyat göğüslüğünden yırtılmış bir parça.
Lars Douglas: Bana ipucu veren şey çengelli iğne oldu. Katil ilacı hazırladığı sırada göğüslük üzerindeymiş ve ilaç üzerine bulaşmış.
Lars Douglas: Sanırsam kurban, saldırıya uğradığı sırada göğüslüğün bu parçasını katilden koparmış! Yani katil Olimpiyat göğüslüğü takıyor!
Michelle Zuria: <İsim>, demek ki boş zamanlarında katillik yapan Olimpiyat göğüslüklü bir sporcu arıyoruz!

Michelle Zuria: <İsim>, sonunda Oscar'ın katiline karşı tüm delilleri sıraladık! Tutuklama zamanı geldi!

Katili Tutukla.
Michelle Zuria: Edson Caetano, Oscar Rojas'ı öldürmekten tutuklusun! Altın için cinayet işlemeye kadar gidilmesi, Olimpiyatlar için acı bir gün demek.
Edson Caetano: Neyden bahsettiğini bilmiyorum <Rütbe> <İsim>. Oscar'ı ben öldürmedim.
Michelle Zuria: Kanıtlar öyle demiyor ama. Cinayet mahallinde Olimpiyat göğüslüğünden bir parça bulduk.
Edson Caetano: Burası Olimpiyatlar. Etrafta bir sürü atlet var. Herkese ait olabilir
Michelle Zuria: Doğru, peki kaç tanesinin göğüslüğü Oscar'ı öldürmekte kullandığın ilaç karışımıyla kaplı olabilir? Ayahuska şişeni bulduk!
Edson Caetano: İlaçlar kötüdür! Birine zarar vermek için asla ilaç kullanmam! Ayahuska'yı yanlış kullanmak uğursuzluktur!
Michelle Zuria: Uğurun senin için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Kırık muskanı Oscar'ın cesedinin yakınında bulduk!
Edson Caetano: Daha fazla yalan söyleyemeyeceğim! Bu suç çok ağır! Oscar'ı öldürdüm... Ama kazaydı!
Michelle Zuria: Kaza mı? Boynuna şırıngayı kazara mı sapladın?
Edson Caetano: Oscar tüm müsabakalarda altını götürecekti. Herif yenilmezdi ama hile yapıyordu!
Edson Caetano: Sadece yolumdan çekilmesini istedim... Kazanmama yetecek kadar... En azından bir kerelik.
Michelle Zuria: Altın için onu öldürmek Olimpiyat ruhuyla fazlasıyla aykırı.
Edson Caetano: Öyle değil. Favela barında otururken yanıma birtakım adam geldi. Bana Oscar'ın hile yaptığını bildiklerini ve yardım etmek istediklerini söylediler.
Edson Caetano: Adamlar bana eğer Oscar'a küçük bir doz ayahuska enjekte edersem, yarışamayacak kadar kafasının güzel olacağını söylediler. Kazanma şansım olacaktı.
Edson Caetano: Ama ayahuskayı enjekte ettikten sonra bir şeylerin ters olduğunu fark ettim. Oscar hareket etmiyordu. Ölmüştü!
Michelle Zuria: Oscar'a "birtakım adamın" sana verdiği halüsinojen ilacı mı enjekte ettin yani?! Kim bu adamlar?
Edson Caetano: Bilmiyorum! Baskı altındaydım! Sadece bana verdikleri şeyi aldım!
Michelle Zuria: Olimpiyatların sporcular üzerinde yarattığı baskıyı anlıyorum ama bu cinayet için bahane olamaz. Edson Caetano, rakibin Oscar Rojas'ı öldürmekten tutuklusun!

Nigel Adaku: Edson Caetano, Olimpiyat şampiyonu Oscar Rojas'ı öldürmekle suçlanıyorsun. Savunman nedir?
Edson Caetano: Suçluyum Hakim Bey! Ama kazara oldu! Oscar'ı öldürmek istememiştim!
Edson Caetano: Aylardır antrenman yapıyorum, ailemi bile adam akıllı göremedim. Yaralar, sürtünmeler, burkulmalar. Hepsinin karşılığı steroid kullanan bir hileciye yenilmek miydi? Haksızlık bu!
Nigel Adaku: Spora olan bağlılığın övgüye değer. Doping bence de sportmenlik ruhunu lekeleyen bir şey lakin cinayete göz yumamam.
Nigel Adaku: Bay Caetano, mahkeme seni Oscar Rojas'ı kasıtsız öldürmekten ötürü 5 yıl hapse mahkum ediyor! Dava kapanmıştır!
Edson Caetano: Kariyerim bitti! Ülkemi ve ailemi hayal kırıklığına uğrattım!

Michelle Zuria: <İsim>, rekabet baskısı hakkında söylenenler doğruymuş. En özverili sporcuyu bile cinayete itmeye yetiyor.
Michelle Zuria: Merak ediyorum da, Edson'a ilacı kim ya da kimler verdi ki? Edson'un kulağına zafer ve altın vaatleri fısıldayan esrarengiz adamlar kimdi acaba?
Michelle Zuria: Avukat sezgilerim bana SOMBRA'nın bir şekilde işin içinde olduğunu söylüyor. Yapmamız gereken neresinde olduklarını bulmak!
Michelle Zuria: <İsim>, Rio'da rezil bir koku var ve bu kokunun nereden geldiğini bulmak da bize düşüyor!

Kötülüğün Kökü 5

Michelle Zuria: <İsim>, Luzaguay'ın yıldız sporcusunun katilini tutukladık ama Olimpiyat Oyunlarındaki gerilim halen sona ermedi.
Michelle Zuria: Oscar'ın inanılmaz sporculuğu SOMBRA güçlendirmeleri sayesindeydi... Lakin dünyanın geri kalanına göre bu bildiğin doping ve bu durum hiç işimize yaramıyor.
Carmen Martinez: Cinayet ve doping, Luzaguay'la Brezilya arasındaki olası diplomatik felakete davetiye çıkartıyor. Diğer ülkeler de durumdan pek memnun değiller.
Carmen Martinez: Daha da kötüsü, cinayetin arkasındaki esas hikayeyi bilmiyoruz! Edson bazı adamların kendisine Oscar'a enjekte etmesi için ilaç verdiklerini söyledi... İyi de kim bunlar?
Carmen Martinez: Tüm bunların arkasında kimin ya da kimlerin olduğunu bulmadan bu soruşturma kapanmaz! <İsim>, bu işin köküne inmede seninleyim!
Michelle Zuria: <İsim> ile Edson'u sorgulamamıza katılabilirsin! Umarım bize işe yarar bir şeyler verir!

Edson'a gizemli adamlar hakkında soru sor.
Michelle Zuria: Edson, Oscar Rojas'ı öldürmekte kullandığın ilacı sana kimin verdiğini öğrenmemiz gerek!
Edson Caetano: Söyledim ya <Rütbe> <İsim>! Eu não sei! Adlarını söylemediler.
Edson Caetano: Adamlar favela barında yanıma geldiklerinde, bana sadece bir sağlık şirketinden olduklarını söylediler.
Carmen Martinez: Hangi şirketten olduklarını söylediler mi?
Edson Caetano: Não. Sormam gerekirdi ama sağlıklı düşünemiyordum. Ne olursa olsun kazanmak istiyordum!
Edson Caetano: Sadece bana verdikleri şeyleri hatırlıyorum: birkaç bitki, şırınga ve şişe.
Edson Caetano: Keşke hiç olur demeseydim! Hayatımı kolaylaştıracaklarını söylediler ama mahvettiler!
Carmen Martinez: <İsim>, belki favela barında halen kanıtlar vardır. Hemen oraya gidelim!
Edson Caetano: <Rütbe> <İsim>, gitmeden önce lütfen bu parayı al. Tüm kazancım bu. En azından böyle yardımım dokunsun!

İncele: Favela Barı.
Michelle Zuria: <İsim>, o kutu çöp gibi duruyor ama önemli olduğunu düşünüyorsan kilidini açalım!
Michelle Zuria: Bulduğun belge yıpranmış görünüyor. Üzerinde İspanyolca bir şeyler yazılı... Carmen, çevirebilir misin?
Carmen Martinez: Elbette! Yazının bir kısmı solmuş ama okuyabilirim: "Devrim bizi bekliyor! Siyasilere ve tiranlara hayır! Halk daha iyi bir gelecek için bir araya geldi!"
Carmen Martinez: Muhtemelen eski bir devrimci afişi. İyi bir tozlamayla daha fazlasını öğrenebiliriz!
Michelle Zuria: <İsim>, afişi araştırmada Carmen'e yardım ettikten sonra gel de şu kutuyu birlikte açalım!

İncele: Solmuş Broşür.
Carmen Martinez: <İsim>, afişin altındaki damga bir bayrağa benziyor. Üzerinde bir de tarih var: "Marzo 1956", yani Mart demek. Yani bu afiş en az altmış yıllık.
Carmen Martinez: Üstelik afişin üstüne "güç, katkı, özgünlük" sözcükleri yazılmış. Sana da tanıdık geldi mi <İsim>?
Carmen Martinez: Aynı sözler Koç Albarran'ın süreölçerinde de yazmıyor muydu? Bu afiş Luzaguay'dan mı?
Carmen Martinez: Bayrağı veri tabanında aratalım. Bakalım bir şey bulabilecek miyiz!

İncele: Amblem.
Carmen Martinez: <İsim>, afişteki damga Komombiya bayrağının eski bir versiyonuymuş. Demek bu afiş Luzaguay'dan değil, Kolombiya'dan!
Carmen Martinez: Ama sözler sanki SOMBRA propagandası gibi... Ayrıca SOMBRA'nın da tıpkı bu afiş gibi neredeyse 60 yıllık olduğunu biliyoruz!
Carmen Martinez: Yani SOMBRA ta o zamandan beridir Kolombiya'da mı faaliyet gösteriyormuş?
Carmen Martinez: Doğru dedin! Eğer bu afiş SOMBRA'nınsa, faaliyetlerinin bilinen ilk kaydı demektir!
Carmen Martinez: Yani bu... Suyun başının Kolombiya olduğu anlamına mı gelir?
Ingrid Bjorn: <İsim>, böldüğüm için kusura bakma ama Bay Montoya diye birisi seni görmek istiyor. Acilmiş dediğine göre.
Carmen Martinez: Hector bizi mi görmek istiyor? Şimdi pek sırası değil ama, yine de gidip bakalım ne istiyormuş!

Hector'a ne istediğini sor.
Hector Montoya: <Rütbe> <İsim>, rahatsız ettiğim için kusura bakma ama bir hırsızlığı bildirecektim. Birisi Kolombiya'dan gelen tarihi belgemi çalmış.
Carmen Martinez: Bahsettiğiniz belge bu mu? Favela barında bulduk da. Sizin mi?
Hector Montoya: Teşekkürler <Rütbe> <İsim>! Bulmanıza çok sevindim! Değerli koleksiyonumun bir parçası.
Hector Montoya: Güney Amerika'dan antika hatıra eşyaları topluyorum. Bu parça içlerinde en sevdiğim. Kolombiya tarihinin pek az bilinen bir dönemine ait.
Carmen Martinez: Ne belgesi bu?
Hector Montoya: 1950'lerin sonlarında devrim yapmak isteyen bir grup entelektüelin hazırladığı bir duyuru. O tarihten sonra ya dağıldılar ya da yeraltına çekildiler.
Carmen Martinez: Bu yeraltı örgürü Kolombiya'damı başladı yani? Bu afiş tam olarak nereden?
Hector Montoya: Kolombiya'nın Campanilla adlı küçük bir kasabasındaki bir antika dükkanında dolanırken elime geçmişti.
Hector Montoya: <Rütbe> <İsim>, yollarımızı ayırmadan önce lütfen sana bu Olimpiyat Oyunları tişörtünü vermeme izin ver. Afişim için bari bu şekilde teşekkür edeyim.

İncele: Kilitli Kutu.
Michelle Zuria: <İsim>, kutuda içi çubuk ve yaprak dolu bir poşet varmış. Bunu kim niye kilitlemek istesin ki?
Michelle Zuria: İyi gördün! Üzerinde Edson'un adının yazdığı bir çıkartma var! Belki de esrarengiz adamların Edson'a verdiği "bitkiler" bunlardır.
Michelle Zuria: <İsim>, hemen bu bitkileri laboratuvara gönderelim!

Analiz et: Çubuk Dolu Poşet.
Lars Douglas: <İsim>, sanrı macelalarına meraklı olduğunu bilmiyordum!
Michelle Zuria: Iıı... Sanrı macerası mı?
Lars Douglas: Bana gönderdiğin laboratuvar örneğini diyorum. Bu poşetteki şey ayahuska. Uçuran maddelerden!
Michelle Zuria: Ayahuska mı?! Hani Oscar'ı öldüren ilaç? İyi de bu sıvı halde değil...
Lars Douglas: Bunlar sıvı halini yapmakta kullanılan sarmaşıklar ve yapraklar. Lakin bunun içinde öldürücü öğe olan boru çiçeği yok... Sadece saf ayahuska var.
Michelle Zuria: Yani Edson'a bu şeyi veren kişi, ilacın iki halini de vermiş. İyi de niye?
Lars Douglas: Bilmiyorum, ama poşeti elleyen tek kişinin Edson olmadığını söyleyebilirim.
Lars Douglas: Edson'un izlerinin dışında poşetin üstünde ikinci şahsa ait izler de vardı. Elliot yokladı. İzler Mãe Janaína'ya ait!
Michelle Zuria: Eğer Janaína'nın Edson'un yanına gelen adamlarla bir bağlantısı varsa onu sorgulamamız gerekir!

Janaína'yı ayahuska poşeti konusunda sıkıştır.
Michelle Zuria: Bayan Janaína, Edson'a gönderilen ayahuska poşetiyle ne yapıyordunuz?
Mãe Janaína de Iemanjá: İyi ki onu buldun <Rütbe> <İsim>! Bitkileri o kutuya koyan bendim ama koymam gerekti!
Mãe Janaína de Iemanjá: Ayahuska mucizevi denilebilecek, şifalı bir bitkidir. Ama kötü ellere geçerse ölümcül sonuçları olabilir.
Mãe Janaína de Iemanjá: Birtakım adamların onu Edson'a verdiğini gördüm ama o ortalık yerde bıraktı. Ben de poşeti korumak için kilit altına koydum.
Michelle Zuria: Edson'a bunu veren adamların kim olduklarını biliyor musunuz peki?
Mãe Janaína de Iemanjá: Não. Fakat aynı adamları başka sporculara yaklaşırken gördüm.
Michelle Zuria: <İsim>, eğer adamlar stadyuma gitmişlerse biz de oraya gitmeliyiz!
Mãe Janaína de Iemanjá: Yolun açık olsun <Rütbe> <İsim>, izninle bu yiyeceği de al, enerjin tazelensin!

İncele: Olimpiyat Stadyumu.
Michelle Zuria: <İsim>, eğer bu kırık anahtarlığın bir ipucu olduğunu düşünüyorsan birleştirelim!

İncele: Kırık Anahtarlık.
Michelle Zuria: Anahtarlığın üstünde bir şey yazıyor <İsim>... "Medicinal Biotech"... Tanıtım hediyesi olmalı.
Michelle Zuria: Doğru dedin! Edson konuştuğu adamların bir sağlık şirketinden olduklarını söylemişti. Şirketin adı pekala Medicinal Biotech olabilir!
Michelle Zuria: <İsim>, bakalım Elliot bu anahtarlıkla ilgili daha neler ortaya çıkartacak!

Analiz et: Anahtarlık.
Elliot Clayton: O.M. MediLab'ı hatırladın mı <İsim>? Hani şu SOMBRA paravanı ecza şirketi? Kendileriyle Hindistan'da karşılaşmıştık...
Michelle Zuria: O.M. MediLab mı? O da nereden çıktı şimdi?
Elliot Clayton: Çünkü izini sürdüğüm bu anahtarlık beni O.M. MediLab'a çıkardı!
Michelle Zuria: Ne? Onları Tibet'te kapattığını duymuştum!
Elliot Clayton: Fonları kestim ama şirketi kapatamadım. Ben bir dahiyim, keramet sahibi değil.
Elliot Clayton: Anahtarlıkta yazan Medicinal Biotech adının izini sürdüm. Laboratuvarlarının bulunduğu Amazon'a kadar ulaştım. O.M.'nin fonlarını kesince bu yeni laboratuvarı açmışlar.
Michelle Zuria: Açık olmak gerekirse... Edson'a yaklaşan adamlar meğersem O.M. MediLab'a çalışıyormuş.
Michelle Zuria: Eğer öyleyse, Edson'u kandırıp cinayeti işleten SOMBRA demektir!
Michelle Zuria: Ama Oscar Luzaguaylıydı ve SOMBRA'nın sporcu güçlendirme projesinin bir parçasıydı. SOMBRA neden kendisinden birini öldürmek istesin ki?
Michelle Zuria: <İsim>, yanı her neyse... SOMBRA tehlikeli bir oyun çeviriyor ve biz bu oyunu kaybetmeyi göze alamayız!

Tekrar Büro merkezinde...
Jack Archer: Doğru mu duydum <İsim>? O.M. MediLab halen faal mi?
Michelle Zuria: Öyle gözüküyor. Edson'a yaklaşmak ve Oscar'ı öldürmesi için kandırmak üzere ajanlarını göndermişler. Yalnız SOMBRA'nın giçlemdirdiği sporcularını öldürmek istemeleri bir garip.
Michelle Zuria: Doğru dedin <İsim>. O.M. MediLab'ın adamlarının başka sporculara da yaklaştıklarını duymuştuk. Onlara da mı cinayet işletmeye çalıştılar acaba?
Jack Archer: Umarım değildir! Şu anda Olimpiyatlardaki ortam fazlasıyla gergin zaten!
Michelle Zuria: Evet öyle! SOMBRA burada büyük bir iş peşinde!
Carmen Martinez: SOMBRA demişken, galiba her şeyin başladığı yeri bulduk!
Carmen Martinez: SOMBRA'nın Kolombiya'nın Campanilla adlı küçük bir köyünde bir entelektüel kulübü olarak kurulduğunu biliyoruz. Eğer oraya gideceksek...
Lars Douglas: Şey... <İsim>, rahatsız ettiğim için kusura bakma da... aaa... Kahve fincanımı gördün mü?
Jack Archer: Bunu mu dedin usta? Kahve bulamadım, ben de seninkinden içeyim dedim.
Michelle Zuria: Jack bana da biraz verdi üstelik.
Jack Archer: Yalnız bil diye söylüyorum... Kahve iğrençti...
Lars Douglas: Çünkü kahve değildi!
Jack Archer: Neydi peki?
Lars Douglas: Ayahuska'ydı. Halüsinojen ilaç. Bana getirdiğin sarmaşık ve yaprak poşetindeki hani.
Jack Archer&Michelle Zuria: NEY?! KAÇ?!

-Kısa bir süre sonra...-
Jack Archer: <İsim>, ben... Usta, sen misin? Usta, ne kadar da kocamansın öyle!
Michelle Zuria: Hayır! Yine mi dolap! Isabel, dolaba girmek istemiyorum!
Jack Archer: Usta, o gocaman gıllı golların beni öyle güvende hissettiriyor ki. Minik bir battaniyeye sarılı minik bir domuzcuk gibi sanki.
Michelle Zuria: Çok kötüsün Isabel! Senden nefret ediyorum! Git başımdan!
Jack Archer: Usta... Şeni şefiyovum usta... Ustaaaa...

-Saatler sonra...-
Elizabeth Ripley: Doğru mu duyduklarım? İki ajanım öğleden sonrayı kafaları bir milyon halde mi geçirdi?!
Lars Douglas: Benim hatam! O ayahuskayı öyle ulu orta yerde bırakmamalıydım.
Michelle Zuria: Ya... Öyle mi?
Jack Archer: Ben süper vakit geçirdim valla! Usta, kocamandın... Sıcacıktın... Sanki kolları olan koca bir balon misali!
Michelle Zuria: Çocukluk tramvalarımı tekrardan yaşamasam da olurdu. Ne diye dadımı hatırladım ki?!
Lars Douglas: Pardon gençler. Bir dahakine daha dikkatli olurum.
Elizabeth Ripley: <İsim>, fantastik ışıklarda yolculuğa çıkan ajanlarımıza bakıcılık yapman bittiyse işimize dönelim!
Elizabeth Ripley: Luzaguaylı atletin cinayetinin arkasındaki ajanların SOMBRA'dan olduklarını öğrendik, lakin bunu halen faal olan yandaşları O.M. MediLab aracılığıyla yapmışlar.
Elizabeth Ripley: Görünüşe bakılırsa SOMBRA'nın bu cinayeti istemesinin sebebi Olimpiyatlarda huzursuz çıkartıp kaos ortamı yaratmak.
Jack Archer: SOMBRA menfur bir oyun çeviriyor ve bunu durdurmamız şart!
Elizabeth Ripley: <İsim>, soruşturman sayesinde SOMBRA'nın Kolombiya'nın küçük bir köyü olan Campanilla'da doğduğunu öğrendik.
Elizabeth Ripley: Şayet doğruysa, SOMBRA'nın inine kadar girip onları temelli olarak durdurabiliriz!
Elizabeth Ripley: <İsim>, SOMBRA'ya kendi çöplüğünde saldırmanın zamanı geldi! Kolombiya'ya gidiyoruz!

Also on Fandom

Random Wiki