Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Küller, Küllere/Diyaloglar

< Küller, Küllere

1.263pages on
this wiki
Add New Page
Comments20 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Küllerküllere.png

Criminal Case'te geçen bölüm...
Eduardo Ramirez: <Rütbe> <İsim>! Allah'ım, haberler çok kötü! Tess Goodwin, yani Rorschach katili... Hapisten kaçmış!
David Jones: NEYY?! Tess Goodwin kaçtı mı ?!
Jones: <İsim>, o kız yine insanları hipnotize etmeye başlamadan onu derhal içeriye geri tıkmalıyız! Haydi, insan avına çıkıyoruz!

-İnsan avı sırasında...-
Jones: Ah, işte buradasın <İsim>. Tess Goodwin için başlattığımız insan avı senin tarafında nasıl gidiyor? Onu yakalamamız için ufak bir yardıma ihtiyacımız olacağını düşünmüştüm!
Jones: Yanımızda eski dostum Astrid olduğu müddetçe, onu bulmamız pekte uzun sürmeyecek, bundan eminim! Deeeeeeğil mi, kızım?
Jones: Afferin kızıma! Hadi şimdi o kötü seri katili yakalayalım, Astrid!
Jones: HAV! HAV! HAV!
Jones: Ah, bir şey mi buldun, Astrid? Nerede, nehrin orada mı? Bir bakalım...
Jones: Aman yarabbi, orada bir şeyler yanıyor! Ateş, deniz müzesinden geliyor ve bütün şehri yakabilir!
Jones: İtfaiye gelmeden bölgeyi ablukaya almalıyız, <İsim>, hadi gidelim!

1. Bölüm

İncele: Gemi Kopyası.
Jones: Kutsal şenlik ateşi aşkına, bu TESS! Allah'ım bu koku ney?! Bildiğin yanmış pirzola gibi kokuyor! Hapisten kaçmış ama sonu kazıkta yakılmak olmuş!
Jones: Tess'e karşı başlattığımız insan avının böyle biteceğini hiç düşünmemiştim! Ne diyorsun <İsim>? Sence öldürülmesi, kaçmasıyla alakalı olabilir mi?
Jones: Doğru dedin <İsim>, şu ateşten arta kalan kalaslara bir baksak iyi olur, bakarsın içinde bir şeyler buluruz!
Jones: Ayriyetten ateşe doğru giden şu küller var... sanlar sanki katil tarafından saçılmış gibiler! Bundan bir örnek almamız lazım <İsim>! Sence de--
Rebecca Moire: KLİK!
Jones: HOOP!! Kimsin, nesin bilmiyorum, ama derhal cinayet mahallinin fotoğraflarını çekmeyi bırak! Kılını bile kıpırdatayım deme, <Rütbe> <İsim> şimdi seni sorgulayacak!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Nathan Pandit: Demek Tess, eski cadılar gibi kazıkta yakılmış, öyle mi? Otopsi masamda bir cadı göreceğimi hiç düşünmemiştim doğrusu!
Nathan: Grimsborough'nun büyük bir cadı geçmişi olduğunu biliyor muydun? Nehir kıyılarında toplandıkları, bir sürü infaz yaptıkları, ördek avlar gibi cadı avladıkları hakkında söylentiler var!
Jones: Nathan? Sen ciddi misin? Tamam, Tess çok kötü şeyler yapmış olabilir, ama onu ördeğe benzetmen de pek doğru değil hani!
Nathan: Pekala, Tess en azından şanslıymış. 17. Yüzyılda olduğu gibi ateş onu öldürmüş ama duman, onu daha önce etkilemiş.
Nathan: Ama Tess'in savaşmadan ölmediğini SÖYLEYEBİLİRİM! Tırnaklarında deri hücreleri buldum, yani katiline saldırmış olmalı!
Nathan: Ve deri miktarına bakacak olursak ta katlin bayağı kötü çizikleri olduğunu söyleyebilirim!

Rebecca Moire'nın fotoğraf çekmesine engel ol.
Rebecca Moire: Çekilin önümden! Resimde olmamanız gerekiyor, yoksa ruhunuzu alır götürür!
Jones: Ne saçmalıyorsun sen?
Rebecca: Dumanı fark ettiğim sırada vahşi doğanın ruhlarının resimlerini çekiyordum. Sonra buraya koştum ve Tess'in yandığını gördüm!
Rebecca: Ukalanın tekiydi belki ama, harika bir katildi! Böyle korkunç bir şekilde ölmeyi hak etmedi!
Jones: Yani sen şimdi onun... ruhunu yakalaman için mi resmini çektin?
Rebecca: Aynen öyle! Artık sonsuza kadar bu resimlerin içerisinde tutsak kaldı! Böyle harika bir katilin ruhunun heba olmasına müsaade edemezdim, bu çok canice olurdu!
Jones: Diyorum ki, şimdi <Rütbe> <İsim>'in senin fotoğraflarına bakmaya ihtiyacı olacak, Rebecca.
Rebecca: Ne?! Hayatta olmaz! Ölürüm de vermem vallaha, benden bir şey alamazsınız!
Jones: Fotoğrafların cinayet soruşturmasında delil niteliği taşıyor! Adamı hasta etme ve şu hafıza kartını derhal bize ver!

Analiz et: Hafıza Kartı.
Alex Turner: Pekala, şu suç mahallinin fotoğraflarını çeken Rebecca denen kızdan aldığınız hafıza kartını analiz ettim ve bir sürü farklı resim buldum!
Alex: Tess'in yanarken fotoğrafları var... Ama korkunç olmalarının dışında hiçbir sır barındırmıyorlar. Bu nedenle Rebecca'nın diğer resimlerine de baktım ve daha ilginç olduklarını gördüm.
Alex: Görünen o ki kız, Tess'i tutuklanmasından beridir takip ediyormuş! Mahkemeden, Grimsborough Ceza Evinden, her yerden fotoğrafları var!
Jones: Demek Rebecca, Tess'in hayranıymış, öyle mi? İnsanın nasıl bir katilin hayranı olabileceğini asla anlayamayacağım sanırsam...
Alex: Pekala, fotoğraflarda başka bir kadın daha vardı ve o kadının izini bulmayı başardım! Adı Luna Hecate!
Jones: Muhteşem, teşekkürler Alex! Haklısın <İsim>, bu Luna'da Tess'in hayranıysa eğer, cinayet hakkında bir şeyler biliyor olmalı! Hadi gidip onu bulalım!

Luna Hecate'ye Tess Goodwin'e karşı olan ilgisini sor.
Luna Hecate: Size nasıl yardımcı olabilirim, gece yolcuları? Kılavuz mu arıyursunuz?
Jones: Eee, hayır, aslında buraya size Tess Goodwin'in ölümü hakkında sorular sormaya gelmiştik. Onun hayranı olduğunuzu düşünmemiz için gayet uygun bir nedenimiz var.
Luna: Tess öldü mü? Ah, zavallı yolunu kaybetmiş ruh, ölüm diyarında sonsuza dek kayboldu demek! Onun hayatı ile ilgilendiğim doğrudur, bu şehre çok fazla acı ve hüzün getirdi...
Luna: Tam anlamıyla hayranı değildim, ama hayatı gözetleyen birisi olarak, dürtülerini ve yaşam döngüsünü bozmasına sebep olan şeyleri öğrenmek istemiştim...
Jones: Ya, siz tam olarak nesiniz? Bir çeşit... orman hippisi falan mı?
Luna: HİPPİ Mİ?!?! Detektif, bana şu an HAKARET ettiğinizin farkında mısınız siz?! Eğer DERHAL burayı terk etmezseniz, sizi tütsüye boğarım!!!
Jones: Tamam, tamam, gidiyoruz! Hadi <İsim>, her şeye dayanabilirim ama tütsü kokusu başımı döndürüyor!

İncele: Kül Yığını.
Jones: Harika işti <İsim>, küllerden çıkardığın bu kemikler, bizi katilimize bir adım daha yaklaştıracak! Hadi bunları hemen Grace'e gönderelim!

Analiz et: Kemikler.
Grace Delaney: Küllerden aldığın kemiklere baktım ve kurbağalardan, tavuklardan ve yarasalardan oluşan bir kemik karışımı buldum!
Jones: Aman Allah'ım, yoksa katil, kurban ile kurbağada mı pişirmiş? Fransız mutfağını seven bir psikopat mı acaba?
Grace: Hayır Jones, birkaç kitap karıştırdım ve bu malzemelerin, cadı büyülerinde kullanıldığını gördüm!
Grace: Yani katilin cadılıktan anladığını söyleyebilirim.

İncele: Yanan Kalaslar.
Jones: Harika <İsim>, demek Tess'i öldürülürken kullanılan kalasların arasında bir madalyon buldun!
Jones: Şu Tess'in yanındaki kız kim olabilir ki? Haklısın <İsim>, birbirlerine epey bir benziyorlar... sanki akraba gibiler!
Jones: Arkasına da bir şeyler kazınmış... "Morgan ve Tess"?
Jones: Haklısın <İsim>, bu Tess ve küçük kız kardeşi Morgan! Tess'i ilk yakaladığımızda dosyalarında onun adını görmüştüm... Hadi gidip onunla konuşalım!

Morgan Goodwin ile ablası hakkında konuş.
Jones: Merhaba, Bayan Goodwin, korkarım ki ablanız ile ilgili kötü haberlerim var...
Morgan Goodwin: BANA ONDAN BAHSETMEYİN!!! Onun adını anmayın bu evde!!! Benim öyle bir ablam yok, o benim için öldü!!!
Jones: Pekala, artık herkes için öldü. Tess bu gece öldürüldü.
Morgan: ...Öldürüldü mü? Ama nasıl, neden...
Morgan: Boşverin, umrumda değil! bütün o kızları o öldürdü, Madison'ı o öldürdü! Şehirdeki herkes intikam istiyordu!
Morgan: O tutuklandığından beridir hayatım cehenneme döndü! Kimse ailemle muhatap olmak istemiyor, herkes sanki onu durdurabilecekmişim fakat durdurmamışım gibi bana hakaretler yağdırıyor!
Morgan: Belkide ölmesi herkes için daha hayırlıdır! Belki insanlar sakinlerler ve beni rahat bırakırlar!!!
(Morgan ile konuştuktan sonra)
Jones: Morgan'ın tepkisi biraz fazla sert oldu, Tess onun ablasıydı sonuçta! Ama yinede, zavallı kızcağızın neler çektiğini tahmin edebiliyorum. Tess'in yaptıkları yüzünden kızın hayatı mahvoldu resmen...
Jones: Haklısın <İsim>, eğer Tess'in nasıl öldürüldüğünü bulmak istiyorsak, ilk yapmamız gereken şey, hapisten nasıl kaçtığını öğrenmek.
Jones: Haydi Grimsborough Ceza Evine gidelim <İsim>!

İncele: Müdürün Ofisi.
(İncelemeden önce)
Jones: Hapishane müdürü de nerede? Tess'in nasıl kaçtığını bilse bilse o bilir!
Jones: Şuraya baksana! Bu normal bir ofis değil, sanki 17. Yüzyıldan kalma bir yer gibi!
Jones: Herhalde Müdür, onu beklerken ofisine göz attık diye laf etmez, değil mi <İsim>?
(İnceledikten sonra)
Jones: Ceza Evi Müdürünün ofisinde ne buldun <İsim>? Haklısın, bilgisayarı, bize Tess'in nasıl kaçtığı hakkında daha fazla bilgi verebilir!
Jones: Kilitli, ama senin için hiç sorun olmaz <İsim>! Daha sonrada güvenlik kamerası kayıtlarına bir göz atarız.

İncele: Bilgisayar.
Jones: Harika işti <İsim>, Ceza Evinin güvenlik kayıtlarını açmayı başardın! Bakalım Tess'in kaçışı sırasında neler yaşanmış!
Jones: Tabii ya! Gardiyanı hipnotize etmiş, tıpkı o kızları da cinayet işlemeleri için hipnotize ettiği gibi! Hiç şansı yokmuş!
Jones: Demek Tess tek başına kaçtı... ama onu kim buldu ve öldürdü ki? Biran önce Ceza Evi Müdürü ile konuşsak iyi olur!
Milton Grimmes: <Rütbe> <İsim>, beklettiğim için kusura bakmayın, nasılsınız? Ben Milton Grimmes, Ceza Evinin Müdürüyüm.
Jones: Milton Grimmes? Bir saniye, siz yoksa şu ünlü seyyah Solomon Grimmes ile akraba mısınız?
Milton: Evet akrabayım. Atamı tanıyor olmanız beni gururlandırdı.
Jones: Şaka mı yapıyorsunuz? Solomon'un Aloki kızı Inaya ile yaşadığı aşk hikayesi hakkındaki her şeyi biliyoruz. Gerçekten ilham verici!
Milton: Teşekkür ederim, bu konu hakkında saatlerce konuşabilirdim, ama sanırsam Tess'in kaçışı için buradasınız. İstediğin zaman buradayım, <Rütbe> <İsim>!

Milton Grimmes ile Tess'in hapisten kaçışı hakkında konuş.
Milton Grimmes: Tekrardan merhabalar <Rütbe> <İsim>, senin hakkında çok şey duydum! Bu ceza evi senin yakaladığın katillerle dolu... ama maalesef bir tanesi kaçtı.
Jones: Ne yazık ki onu bizden önce başka birisi bulmuş... Tess'in kaçtığını biliyoruz, fakat sıra dışı bir durum fark ettiniz mi hiç?
Milton: Onun zekasını hafife aldığımızı inkar edemem. Onun kaçmasından tamamen bizzat kendim sorumluyum.
Milton: Onun kadar deli gibi çalışan birisini daha görmedim. Ne zaman görsem, ceza evi kütüphanesinde, hayal bile edemeyeceğiniz kadar çok kitabın içine gömülürdü!
Milton: Ama bugünden itibaren ceza evi köklü bir değişikliğe gidecek! Daha katı kurallar, daha katı kontroller, daha katı yasaklar, daha katı HER ŞEY!!!
Milton: Atamın mezarı üzerine yemin ederim ki, kimse bir daha benim gözetimimde kaçamayacak! Bu durum resmen REZİL ÖTESİ!

Daha sonra karakolda...
Ramirez: <Rütbe> <İsim>! <Rütbe> <İsim>! Sana... sana mektup var...!
Jones: Sakin ol Ramirez, sanki hayalet görmüş gibisin! Ne mektubu bu?
Ramirez: M-mektup... Tess Goodwin'den!
Jones: Mektup TESS'den mi?! Ama bu nasıl olur?!?!

2. Bölüm


Jones: Ne vaka ama <İsim>, Tess, aynı cadılara yapıldığı gibi kazıkta yakılarak öldürüldü...
Jones: Bir kaç tane cadıyla da karşılaştık, hepsinin de canı cehenneme, birde ceza evi müdürü Milton Grimmes var!
Jones: Şimdi de Tess'den bir mektup mu?! Sence neden kaçtıktan sonra sana mektup göndersin ki, <İsim>? Hadi okuyalım!
Jones: "<Rütbe> <İsim>, güvenebileceğim tek kişi sensin..."

-Tess'in mektubu...-
Tess Goodwin: <Rütbe> <İsim>, güvenebileceğim tek kişi sensin. Sadece senin gibi gerçeğin ve adaletin peşinde koşan birisinin bana yardım edebileceğini biliyorum!
Tess: Hapiste geçirdiğim süre içerisinde seyyahların geçmişini, daha doğrusu atam Mary Goodwin'in geçmişini araştırmaya başladım.
Tess: 1649 kışında, Marry Goodwin, cadılıkla suçlanarak Seyyah iskelesinde idama mahkum edildi...
Tess: ...Ama asıl öldürülme sebebi Kızıl Tarikat hakkında bir şeyler öğrenmiş olmasıydı. Ve şimdi, beni de öldüreceklerinden korkuyorum!
Tess: <Rütbe> <İsim>, 400 yıl önce Seyyah iskelesinde çok adice bir suç işlendi... O gün gerçekte ne yaşandığı anlamalısın!
Tess: Kütüphaneci Constance Bell'e git. Şehir arşivlerine sadece o ulaşabilir, geçmişe ulaşmanız için gereken kayıtları sizin için bulacaktır!


Jones: Demek Tess, aynı atası gibi kazıkta yakılmış...
Jones: Görünüşe bakılırsa da, iki cinayette de Kızıl Tarikat'ın parmağı var!
Jones: Doğru dedin <İsim>, iyisi mi Tess'in sözünü dinleyip Constance'ı ziyaret etmek. Onda mutlaka aradığımız cevaplardan bazıları vardır.

Constance'a Tess'in mektubunu sor.
Jones: Constance? Rahatsız ettiğimiz için kusura bakma ama az önce Tess Goodwin'den bir mektup aldık. Mektubunda bizden seninle konuşmamızı istedi.
Constance Bell: Rorschach Azraili mi? Yani şimdi Tess, "Hipnoza Giriş" kitabını hiçbir zaman geri getirmediği için özür mü diliyor? Sonunda vudu büyümün işe yarayacağını biliyordum!
Jones: Tahminlerimize göre Tess, 1649'da idam edilen atası Mary Goodwin'in idamında Kızıl Tarikat'ın parmağı olduğunu öğrendiği için öldürüldü.
Jones: Seyyah iskelesinin 1649'daki halini incelemeliyiz... Ve Tess'in yazdıklarına göre bu konuda bize ancak sen yardım edebilirmişsin.
Constance: Doğru demiş! Ailem, seyyahlardan beridir var olan resmi şehir belgelerini güvence altında tutmaktadır!
Constance: Seyyah iskelesi ile alakalı olan belgeler son derece detaylı. Size onları okumaya başladığım anda kendinizi sanki gerçekten de 1649 yılındaymışgibi hissedeceksiniz!
Jones: Ne dersin <İsim>? Constance'ın hikayesini dinleyerek geçmişi tekrardan yaşayabiliriz!

İncele: Rıhtım, 1649.
(İncelemeden önce)
Constance: Evet, <Rütbe> <İsim>, müsaade et sana 1649 yılında Seyyah Rıhtımında neler yaşandığını anlatayım. İnan bana, kendini oradaymış gibi hissedeceksin!
Constance: Sonra da tek yapacağın şey Seyyah Rıhtımından dikkatini çeken şeyleri bana söylemek. Bende gidip o nesnelerin kütüphane arşivlerinde olup olmadıklarına bakarım.
Constance: Şimdi gözlerini kapat ve sesime odaklan... Sesim seni zamanda yolculuğa çıkartacak...
Constance: Kendini 1649 sonbaharında, Seyyah Rıhtımında hayal et... Sağ tarafında, bir sonraki tekneyi bekleyen balık ağları kurumaya bırakılmış...
Constance: Deniz sessiz ve sakin, fakat gökyüzünde fırtına yaklaşıyor... İskeleye baktığında ise, yeni bir kurban almaya hazır bir şenlik ateşi görüyorsun...
Constance: Cadı! Cadı! Tepelerden, Grimsborough'nun derinliklerinden, Mary Goodwin idamına götürülürken insanlar çılgına dönüyorlar...
Constance: Cesurca kendisine karşı olan kalabalığa göğüs geriyor ve son sözlerini söylüyor...

-Seyyah Rıhtımı, 1649, bağıran bir kalabalığın önünde...-
Mary Goodwin: Ölümüm hiçbir şeyi def etmeyecek, ben masumum! Beni suçladığınız günahların hepsi beni susturmak için çıkartılmış yalanlardan başka bir şey değiller!
Mary: İntikamım alınacak! Soyumun üzerine yemin ederim ki, yıllar geçse de, Kızıl Tarikat'tan bunun hesabı sorulacak!


(İnceledikten sonra) -Ve hikaye biter...-
Contance: Haydi <Rütbe> <İsim>, gerçekliğe dönüş zamanı!


Jones: Vay anasını! Amma canlı bir tanımlamaydı ha! Sanki kendimizi bizzat Seyyah Rıhtımındaymış gibi hissettik!
Jones: Constance, şu halat ile idam fermanı <Rütbe> <İsim>'in dikkatini çeken nesneler, acaba onları arşivlerde bulabilir misin?
Constance: Elbette. Bu 400 yıllık halat, Mary Goodwin'i kazığa bağlarken kullanılmış... ama ne hikmetse yanmamış! Belki üzerinde bir şeyler bulabilirsin.
Jones: Şu, Mary Goodwin'in idam kayıtlarına baksana. Mürekkep asırlar içerisinde solmuş, ama kanımca buna bir derman bulursun, değil mi <İsim>?

İncele: Soluk Kayıtlar.
Jones: Şu kurtardığın 400 yıllık kayıtlara göre Mary Goodwin, cadılıkla suçlanmış ve 48 saat içerisinde yargılanıp idam edilmiş!
Jones: O zamana göre bile, insana biraz garip geliyor... Sanki birisi ondan kurtulmak istemiş gibi! Sence Kızıl Tarikat, hakikaten de Mary Goodwin'in ölmesini istemiş olabilir mi?
Jones: Bak, <İsim>! Üzerinde bir çizik var! Oldukça yeni gibi duruyor ve Constance asla kitaplarının üzerine birisinin çizik atmasına müsaade etmez! Buda demek oluyor ki...
Jones: Birisi onun haberi olmadan bu dosyalara erişmiş! Hadi, <İsim>, şu çizikten bir örnek alalım!

İncele: İdam Fermanı.
Jones: Mary Goodwin'in idam kayıtlarının üzerinden o siyah saçı çıkartmakla harika bir iş çıkardın <İsim>! Hadi bunları analiz için Grace'e gönderelim!

Analiz et: Siyah Saç.
Jones: Tess'in atasını direğe bağlamakta kullanılan o halatın üzerinden deri hücreleri toplamakla harika bir iş çıkardın <İsim>!
Jones: Bu deri hücreleri, Mary Goodwin'in ölümü hakkında, ve, Tess'in yazdıklarına göre, kendi ölümü hakkında da bilgi sahibi olmamızı sağlayabilir...
Jones: Hadi bunları analiz için Grace'e gönderelim!

İncele: Halat.
Jones: Tess'in atasının yakılmasında kullanılan o 400 yıllık halattan deri hücreleri toplayarak harika bir iş çıkardın, <İsim>!
Jones: Bu deri hücreleri hem Mary Goodwin'in ölümü hemde, anlattıklarına göre, Tess'in öldürülmesi hakkında bize önemli ipuçları verebilir...
Jones: Haydi bunları analiz için Grace'e yollayalım.

Analiz et: Deri Hücreleri.
Grace Delaney: Tess'in atasını kazığa bağlamak için kullanılan o 400 yıllık halattan aldığın deri hücrelerine baktım ve gayet iyi korunmuş olduklarını gördüm!
Jones: Pekala, işte Constance. Tam bir düzen manyağı ama faydası da görülmüyor değil.
Grace: Ayrıca halata iki kişinin dokunmuş olduğunu da söyleyebilirim! Mary Goodwin'in deri hücrelerinin yanı sıra Milton Grimmes'ın da DNA'sını buldum!
Jones: Milton Grimmes mı?! Pekala, 400 yıl önce orada olamayacağına göre onun atasının deri hücreleri olmalı!
Jones: Yani Solomon Grimmes, Mary Goodwin'in idamı sırasında orada mıymış?
Jones: Milton Grimmes, belkide atasının geçmişini Tess'in öğrenmesini istememiştir! Haklısın <İsim>, hapishaneye bir göz atmalıyız. Belki de bizden bir şeyler saklıyordur...

İncele: Masa.
Jones: Hapishane müdürünün masasını aramakla harika bir iş çıkardın, <İsim>! Bu parçalanmış gazete kağıtları işimize yarayabilir!
Jones: Bunlar da Tess'in eşyalarına benziyor. Anlaşılan hücresini temizlemişler... Hadi içine bir bakalım!

İncele: Tess'in Eşyaları.
Jones: Tess'in eşyalarını aramakla harika bir iş çıkardın, <İsim>! Neler buldun?
Jones: Nasıl mektup la bunlar?! Şuna baksana, kalp çizimleri, ruj izleri... Haklısın, <İsim>: bunlar hayran mektupları!
Jones: Tess'e kimin yazabilecek olduğunu cidden çok merak ediyorum... Bakalım bunları kim göndermiş!

İncele: Mektuplar.
Jones: Tess'e gelen mektupların üzerindeki yazıyı belirginleştirerek hariak bir iş çıkardın, <İsim>! Eee, hayran mektuplarını gönderen kimmiş?
Jones: Rebecca Moire mı?! Yani, bize hayran olduğunu söylemişti de, bunlar bana daha çok aşk mektubu gibi geldi! Bize bir açıklamada bulunsa iyi eder! Hadi gidip şu kızla konuşalım, <İsim>!

Rebecca'ya Tess'e yazdığı hayran mektuplarını sor.
Jones: Rebecca, Tess'e yazdığın hayran mektuplarını bulduk. Şu duruma bir açıklık getirsen hele?
Rebecca Moire: Tess benim ilham kaynağımdı! O çok güçlü ve kararlıydı, bütün o insanları gözünü bile kırpmadan öldürdü!
Jones: Af buyur?!
Rebecca: O benim kahramanımdı, bende onu taklit etmeye çalıştım. Ama ben hipnoz yerine cadılığı seçtim! Bu sayede onunla çalışıp onun yardımcısı olacaktım!
Rebecca: Ama o, benim yüzüme güldü! Bana hakaret etti, hiçbir şey bilmediğimi söyledi! Çok öfkelendim, Tanrılara söz verip intikam yemini ettim!
Rebecca: Tabii tam da gece ruhlarına kara kedimi kurban verecekken, onlar sesimi duydular! Tess gözlerimin önünde yanıyordu!
Rebecca: Yani şunu bilin ki Tess'e karşı olan ufak aşkım fazla sürmedi. Şimdi sek sevdiklerim, Grimsborough'nun karanlık güçleri!

İncele: Parçalanmış Gazete.
Jones: Milton Grimmes'ın masasında bulduğumuz gazete parçalarını harika bir biçimde birleştirdin <İsim>! Bunlar yakın zamandaki cinayetler. Çok garip...
Jones: Nasıl ya?! Stuart Huckabee, Rosie Gatewood ve... Samuel King mi?!
Jones: Bunların hepsi Kızıl Tarikat ile bağlantılı! Peki Milton buna neden bu kadar ilgi göstersin? Doğru dedin <İsim>, iyisi mi gidip kendisine soralım!

Milton Grimmes'a gazete makalesini sor.
Jones: Bay Grimmes, ofisinizde, üzerinde yakın zamanda Grimsborough'da işlenen cinayetlerin bulunduğu bir makale bulduk. Bize bu vakalar ile neden bu kadar ilgilendiğinizi açıklar mısınız?
Milton Grimmes: Pekala, son gönderdiğiniz zanlıların hepsi Kızıl Tarikat ile bağlantılı oldukları için, haklarında doğal olarak araştırma yapmam gerekti. Aslına bakarsanız kara kedimin bunu parçalara ayırdığını düşünmüştüm!
Jones: İşin doğrusu, Tess Goodwin'in Kızıl Tarikat'ın geçmişini kazdığı için öldürüldüğünü öğrendik...
Jones: Ayriyetten, atanız Solomon Grimmes'ın, Mary Goodwin'in idamında bulunduğunu da öğrendik!
Milton: Solomon, Grimsborough'nun kuruluşundan ölümüne kadar yerel yargıçtı! O yüzden herhangi bir idamda bulunması da gayet doğal bir şey.
Milton: Ayriyetten, <Rütbe> <İsim>, seni de geçmişi kazmak konusunda fazla istekli gördüm. Dikkatli ol istersen, bunun ne kadar ölümcül olabileceğini kendi gözlerinle gördün sonuçta...
Jones: Bu ne demek şimdi?!
Milton: Hiçbir şey! Yani, o Allah'ın cezası Kızıl Tarikat'ın neler yapabileceğini hepimiz gördük! <Rütbe> <İsim>'in bir sonraki kurbanları olmasını istemem, yoksa Grimsborough'yu kim korur?

Daha sonra karakolda...
Jones: Bu vakadan hiçbir şey anlamadım <İsim>! Tess'in Kızıl Tarikat tarafından tehdit altıda olduğunu düşündüğünü biliyoruz...
Jones: Tabii bunun, 400 yıl önce atasının idamı ile bağlantılı olduğunu da! İyi de bu ne demek şimdi?!
Jones: Tabii Rebecca'nın yazdığı hayran mektupları, Milton Grimmes'ın Kızıl Tarikat'a karşı olan takıntısı ve Constance'ın vudu ve cadılık ile olan bağlantısını da unutmamak lazım!
Morgan: Ah <Rütbe> <İsim>, lütfen bana yardım et! Kızıl Tarikat'ın beni öldürmeye geleceğinden korkuyorum!
Jones: Nasıl?! Ama neden?
Morgan: Tess'i neden öldürdülerse ondan, bildiğim şey de ötürü!

3. Bölüm


Morgan Goodwin: Ah, <Rütbe> <İsim>, lütfen bana yardım et! Kızıl Tarikat tıpkı Tess'i öldürdükleri gibi beni de öldüreceklerinden korkuyorum!
Jones: Nasıl?! Neden öyle diyorsun, Morgan?
Morgan: Tess, Mary Goodwin'in geçmişi hakkında bildiği şeyden ötürü öldürüldü... Ama sanırsam bende o hikayeleri biliyorum!
Morgan: İşte, bütün bu Tess ve atamın kazıkta yakılması hikayesi... Çocukluğumdan kalan bir kaç anıyı aklıma getirdi.
Morgan: Büyükannemiz bize bir tarihten bahsetmişti. 17 Kasım 1649, yani Mary Goodwin'in, Bell ailesinden yardım aldığı tarih!
Jones: Bell ailesi mi?! O zaman Constance bunun hakkında bir şeyler biliyor olmalı! Bize geçmişe dönüp o tarihi araştırmamıza yardımcı olabilir!
Jones: Sana gelince Morgan, burada güven desin! Haydi <İsim>, zamanda geriye dönelim!

İncele: İndirme Noktası, 1649.
(İncelemeden önce)
Constance Bell: Ah, <Rütbe> <İsim>, tekrardan geçmişe göz atma konusunda yardıma mı ihtiyacın var?
Jones: Evet, daha açık olmak gerekirse, 17 Kasım, 1649'da Seyyah Rıhtımında tam olarak neler yaşandığını bilmemiz gerekiyor.
Constance: 17 Kasım, 1649'mu?! Bu... O tarihi nereden buldunuz bilmiyorum ama bu, benim atam Claire Bell ile alakalı!
Constance: Gerçeği yakın bir zaman içinde kendiniz göreceksiniz. Şimdi gözlerinizi kapatın ve kendinizi 400 yıl öncesinin Seyyah Rıhtımında hayal edin...
Constance: ...1649'un o sabahı, Claire Bell, Mary Goodwin ile konuşmak için hayatını tehlikeye attığı sırada...

-Seyyah Rıhtımı, 1649...
Mary Goodwin: Bayan Bell, buraya geldiğiniz için çok teşekkür ederim, benimle görülmenizin bile sizin için ne kadar tehlikeli olduğunun farkındayım.
Claire Bell: Ne istiyorsun, Bayan Goodwin? Sana yardım edemeyeceğimi biliyorsun. Kızıl Tarikat peşinde! Seni öldürecekler!
Mary: Sizi tehlikeye attığım için kusura bakmayın, ama sizden notlarımı saklamanızı istiyorum! Onların güvende olmaları gerekiyor! Bu, onları alt etmenin tek yolu!
Mary: Notlarımı rıhtıma sakladım. Bu, sizden istediğim son şey. Dua edelim de Kızıl Tarikat, şimdilik bir kurbanla yetinsin!


(İncelemeden sonra)
-Ve hikaye sona erer...-
Constance: Haydi, <Rütbe> <İsim>, gerçekliğe dönmenin zamanı geldi!


Jones: Vay anasını, ne hikayeydi ama! Hikayeyi dinlerken resmen kendimi orada hissettim!
Jones: Yani şimdi atan, yani Claire Bell, Kızıl Tarikat'ı yok etmeye mi çalışıyormuş?
Constance: Tam olarak değil, ama Mary Goodwin'e, <Rütbe> <İsim>'in dikkatini çeken dosyaları saklayarak yardım etmeyi kabul etmiş.
Jones: Dosyarın üzerindeki mürekkep, aradan geçen 400 yıldan sonra solmuş, ama bunu halledersin, değil mi <İsim>?
Jones: İyi dedin, Morgan Goodwin ile de atası hakkında neler öğrendiğimizi konuşmamız gerek!
Constance: Gitmeden önce, <Rütbe> <İsim>, kara kedime de bir bakar mısın? Allah'ın cezası şey yine kaçmış!
Jones: Şimdi fazla vaktimiz yok, ama belki soruşturmadan sonra--
Constance: NE DEDİN SEN?!?! Kusura bakma <Rütbe> <İsim>, ama sanırsam David Jones'un bana yardımcı olmak istemediğini duydum. Eminim ki YANLIŞ duymuşumdur!
Jones: Üzgünüm Constance, ama <Rütbe> <İsim>'in elinde halletmesi iki önemli şey var! Haydi, uzayalım!

Morgan'a atasından kalan notları sor.
Jones: Morgan, atanın Kızıl Tarikat ile olan meselesi hakkında neler biliyorsun?
Morgan Goodwin: Tek bildiğim Kızıl Tarikatın onu, planlarını ifşa etmeye çalıştığı için ortadan kaldırdıkları.
Morgan: O çok cesur bir kadındı, onun torunu olmaktan gurur duyuyorum!
Jones: Yani iddia ettiği gibi iftiraya uğradığını ve aslında cadı olmadığını mı söylüyorsun?
Morgan: Hayır, cadıydı doğru! Bende onun izinden yürümeye çalışıyorum, bu sayede o kadar çok şey öğrendim ki! Fakat bunu, onu ortadan kaldırmak için bahane olarak kullandılar!
Morgan: Sence Kızıl Tarikat, Tess'i tıpkı 400 yıl önce Mary'yi öldürdükleri gibi mi öldürdüler <Rütbe> <İsim>? Peki ama neden? Bir şeyler mi öğrendi? Bizi uyarmaya ve... Beni korumaya mı çalışıyordu?
Morgan: Kefaret girişimi birden bire yarıda kaldı... Bu haksızlık. Belki bazı şeyler değişebilirdi. Fakat artık ablamdan geriye iki şey kaldı, anılar ve bir kara kedi.

İncele: Eski Evraklar.
Jones: Mary Goodwin'in 400 yıllık evraklarındaki yazıyı açığa çıkararak harika iş çıkardın <İsim>! Ne yazıyor üzerinde peki?
Jones: Şuraya bak! Mary Goodwin, Kızıl Tarikat'ın emirlerinin tek bir kişi tarafından verildiğini öğrenmiş! Demek ki mutlaki güce sahip bir liderleri varmış!
Jones: Mary'nin notlarına göre Theodora Hecate Kızıl Tarikat'ın liderinin kim olduğunu biliyormuş! Fakat Mary bir an önce idam edildiği için sorma şansı bile olmamış!
Jones: Doğru dedin <İsim>, bu Theodora Hecate Luna'nın atası olmalı!
Jones: Belki Luna, atasının bildiği şeyi biliyordur... Hadi gidip ona Kızıl Tarikat'ı soralım <İsim>!

Luna'ya ailesinin Kızıl Tarikat ile olan bağlantısını sor.
Jones: Luna, duyduğumuza göre atan, 400 yıl önce Kızıl Tarikat'ın liderinin kim olduğunu biliyormuş. Lütfen bana bu bilginin sana geçtiğini söyle.
Luna Hecate: Atam, Mary Goodwin'in öldüğü günden itibaren Kızıl Tarikat'ın lideri hakkındaki gerçeği söylememeye yemin etti. Çok tehlikeliydi çünkü.
Jones: Bunun tehlikeli bir bilgi olduğunun farkındayız, Luna... Ama hatırlamaya çalış, ailenden birisi bahsetmiş olamaz mı?
Luna: Ben artık ailemin bir üyesi bile değilim. Benim cadılık yaptığımı öğrendikleri anda beni evlatlıktan reddettiler!
Jones: Luna, burada hayatlar tehlikede! Kızıl Tarikat'ın liderinin kim olduğu hakkında bir şeyler bilmediğine emin misin?
Luna: Kızıl Tarikat'ın liderinin kim olduğunu bilen insanların hiçbiri artık yaşamıyor! İşte bu yüzden kara kedimle birlikte ormanda saklanıyoruz. Onlardan sonsuza dek kaçmak için!

Daha sonra karakolda...
Jones: Sence Grimsborough'da yaşanan her olayın arkasında Kızıl Tarikat'mı var?! Birde şu isimsiz lider, sence onun torunu ile yolda bir yerde karşılaşabilir miyiz <İsim>?
Jones: Doğru diyorsun: Bir adım geriye gidip cinayet mahalline değişik bir açıdan bakmalıyız! Hadi cinayet mahalline dönelim <İsim>!

İncele: Gemi Girişi.
Jones: Cinayet mahallini arayarak harika iş çıkardın <İsim>! Eminim bu çöp torbası her zamanki gibi bir altın madenidir!
Jones: Ayrıca bu kırık parçalar harika bir ipucu olabilir! Hadi bunları birleştirelim!

İncele: Kırık Kart.
Jones: Şu rozeti harika birleştirdin <İsim>! Bu, Tess'in ceza evi kartı, katili ile boğuştuğu sırada düşürmüş olmalı!
Jones: Baksana, üzerinde kan var! Hadi bundan bir örnek alalım!

İncele: Mahkum Kartı.
Jones: Tess'in ceza evi kartındaki kandan harika bir örnek topladın <İsim>! Hadi bunu analiz için Grace'e gönderelim!

Analiz et: Kan.
Grace Delaney: Tess'in ceza evi kartından aldığın kanı analiz ettim ve ona ait olmadığını buldum!
Grace: Tess öldürülmeden önce katili ile dalaştığına göre...
Grace: O zaman bu kan katile ait olmalı! Buna hiç şüphe yok!
Grace: Bulduğun kan grubu A negatif. Umarım bu bilgi katili yakalamana yardımcı olur <İsim>!

İncele: Çöp Torbası.
Jones: O çöp torbasını aramakla iyi iş çıkardın <İsim>! Şu yanık kibritler ile dolu kibrit kutusunu katil, Tess'i ateşe verirken kullanılmış olmalı!
Jones: Bakalım bundan bir şeyler toplayabilecek miyiz!

Analiz et: Kibritler.
Jones: Süper işti <İsim>! Şu kibrit kutusundan topladığın yanık kibritler oldukça işimize yarayacak! Hadi bunları analiz için Grace'e gönderelim!

Analiz et: Kibritler.
Grace: Çöp torbasının içinde bulmuş olduğun kibrit kutusundaki kibritleri analiz ettim ve üzerinde bir miktar kıl bulmayı başardım!
Grace: Epey yanmıştı, ama küçük bir kısmı korunmuş... Bunları Tess'in saçı ile karşılaştırdım ve eşleşmediğini gördüm! Demek oluyor ki kıl katile ait!
Grace: Bende onları analiz ettim ve bu kılların sarı saça ait olduğunu keşfettim!
Jones: Harikasın Grace! Demek katil sarı saçlı! İlerleme kaydediyoruz!


Jones: İşte bu <İsim>! Şu cadı avını sonlandırıp Tess'in katilini adalete teslim etme vakti geldi!

Katili Tutukla.
Jones: Demek Tess'i öldüren sensin Luna. Görünürdeki deliliğinin bir aldatmaca olduğunu anlamıştım zaten! Derhal kendini izah et!
Luna Hecate: Anlayamazsınız! Adalet anlayışı şaşmış siz dar görüşlü insanların, resmin tamamını görebilecek yeteneğiniz yok!
Luna: Tess sanıldığı kadar zeki değilmiş aslında, salak gibi Kızıl Tarikat'ı tehdit etti! Elbette liderimiz bunun yanına kalmasına müsaade etmezdi!
Jones: Nasıl? Yani sen şimdi Kızıl Tarikat'ın bir üyesi misin, Luna?!
Luna: Ailemin her ferdi gibi, evet! Yüce liderimiz tarafından bana verilen görev, hain cadıyı ortadan kaldırıp bütün Goodwin'leri yeryüzünden temizlemekti!
Luna: Tess'e ceza evinden kaçabilmesi için bir adet sarkaç gönderdim. Kaçtıktan sonra da onu denizcilik müzesinde kıstırdım! Karşı koydu elbet, fakat ADALET benim yanımdaydı!
Luna: Sonra cayır cayır YANDI! Ateş o küçük yalancıyı yaktı bitirdi! Benim görevim liderimizi koruma ve bende bu görevi SONSUZA kadar devam ettireceğim!
Jones: O zaman Kızıl Tarikat'ın liderinin kim olduğunu biliyorsun! Cevap ver Luna, kim o?!
Luna: ASLA söylemem! Liderimizi satmaktansa hayatımın geri kalanı boyunca hapis yatarım, hatta ÖLÜRÜM daha iyi!


Olivia Hall: Luna Hecate, firari mahkum Tess Goodwin cinayetinden ötürü mahkemeye çıkarıldınız. Söyleyeceğiniz bir şey var mı?
Luna: O bir seri katildi, sayın Yargıç, ben size bir iyilik yaptım! Bu şehre bir iyilik yaptım!
Hall: Bayan Goodwin her ne kadar bir katilde olsa, neticede bir insandı! Onu öldürmeye hakkınız yoktu, onsan bir farkınız kalmıyor!
Luna: Toplumumuz için doğru olanı yaptığımı bildiğim için karşınızda alnım ak, başım dik!
Hall: Luna Hecate, 25 yıl hapis cezasına çarptırıldınız! Umarım Tess Goodwin'in çekemediği cezayı siz çekersiniz. Duruşma sona ermiştir!


Jones: Buna inanabiliyor musun <İsim>? Kızıl Tarikat'a daha önce hiç bu kadar yaklaşmamıştık! Araştırmaya devam etmeliyiz!
Jones: Liderin kim olduğunu ortaya çıkarmaya çok yaklaşmıştık. Fakat Luna bize ser verir sır vermez. O yüzden ondan ümidi kesmeliyiz...
Jones: Ama onu bulacağız <İsim>. Kızıl Tarikat'ın liderini bulup onu adalete teslim edeceğiz! Grimsborough'ya yaşattığı bu acıların cezasını er ya da geç çekecek!

Ek Soruşturma


David Jones: <İsim>, Cathy'nin burada olduğunu duydum, sanırsam seninle konuşmak istiyor... Aa, geldi bile!
Cathy King: Merhaba <İsim>, rahatsız ettiğim için kusura bakma... Dedemi ve öldüğünde beraberinde götürdüğü sırları düşünmeden edemiyorum!
Cathy: Karısının, yani büyükannemin 10 yıl önce öldürüldüğünü biliyor muydun? Öğrendiğim kadarı ile hırsızlık girişimi kötü bir şekilde sonuçlanmış...
Cathy: Ama yerine oturmayan bir şeyler var. Katil Shane Kolinsky tutuklandı fakat tutuklandıktan iki hafta sonra "bilinmeyen bir nedenden" ötürü öldü. Sence de biraz fazla büyük bir tesadüf değil mi?
Jones: Büyükannenin cinayetinin araştırmak sana aradığın yanıtları verir mi pek emin değilim, Cathy... ama sana yardım etmek isteriz. Hapishaneye gidip katilin kayıtlarını isteyebiliriz.
Eduardo Ramirez: <Rütbe> <İsim>, Morgan Goodwin diye birisi seni görmek istiyor. Acil olduğunu söylüyor!


Morgan Goodwin: <Rütbe> <İsim>, Tess'ten bir mektup daha aldım! İçinde Kızıl Tarikat'a ait "değerli bir kaydı" içeren bir kaset var... ama bozuk!
Morgan: Kızıl Tarikat, onları araştırdığı için ablamı öldürdü... Bende bu aptal kaset yüzünden onun gibi ölmek istemiyorum!
Jones: Sen hiç merak etme Morgan, bundan sonrasını <Rütbe> <İsim> halleder.
Jones: Haklısın, bu kaseti hemen Alex'e gönderelim, bakalım neler öğrenebilecek. Sonuçları beklerken bizde Cathy için hapishaneye bir ziyaret yapsak mı, ne dersin?

Analiz et: Konuşma Kayıtları.
Alex Turner: <İsim>, bana vermiş olduğun o kasetleri inceledim... İlk önce tamir edilemeyecek kadar bozulduğunu sandım...
Alex: ...ama bu eski bir kaset, ve sanırsam sorun "yapışkan gözyaşı sendromu" olarak adlandırılan teknik bir hatadan kaynaklanıyor!
Jones: Yapışkan ne?
Alex: Sanırsam kaset su almış. Bende bir süre pişirdim... Şimdi yapmanız gereken teş şey ses dalgalarını senkronize etmek!
Jones: Ben... dediklerinden hiçbir şey anlamadım, ama bu ses dalgaları meselesi <İsim> için sorun olmamalı!

İncele: Ses Kaydı.
Jones: İyi iş çıkardın <İsim>! Şu ses kaydındaki ses dalgalarını saniyesinde senkronize etmeyi başardın!
Jones: Hadi bunu teybe koyup dinleyelim, Tess'in Kızıl Tarikat hakkında ne öğrendiğini öğrenmek için can atıyorum.
Teyp: ...KLİK...

-Gizli konuşma...-
Bilinmeyen #1: ...Peki ya Samuel King? Tarikat'ın inançlarını sorguladığını duydum. Sence bizi terk etmeye yeltenebilir mi?
Bilinmeyen #2: Bende seni bu yüzden aradım zaten. King ayrılamaz, o bizim için fazla değerli.
Bilinmeyen #2: Şimdilik sadık gibi duruyor, fakat bir daha ki ne yalnış bir hareket yaparsa... Ne yapacağınız biliyorsun!
Bilinmeyen #1: Evet, onu doğru yola sokmanın yolunu biliyorum... Merak etme, Samuel King hiçbir zaman Kızıl Tarikat'ı terk edemeyecek!


Teyp: ...*KLİK*...
Jones: Buna inanamıyorum <İsim>, King, Kızıl Tarikat'ı terk etmek mi istiyormuş?!
Jones: Görünüşe bakılırsa Kızıl Tarikat, King'i aralarında tutabilmek için bir şey yapmışlar... Ama ne?!
Jones: Haklısın <İsim>, şu anda cevap bekleyen daha önemli bir soru var: Tess bu kayda nasıl erişti?
Jones: Doğru, bunu Morgan'a sormalıyız... Sonuçta bize ses kayıtlarını veren o idi!

Morgan Goodwin ile kaset hakkında konuş.
Jones: Morgan, Tess'in sana göndermiş olduğu ses kasetlerini dinledik, ve bunlar Kızıl Tarikat'a aitmiş...
Jones: Şimdi bu kısım hayati öneme sahip: Kasetteki sesleri tanıyor musun ve Tess, bu kasetlere nasıl erişti?
Morgan: Size yemin ederim bunlar hakkında hiçbir bilgim yok! Tess'le bir daha hiç konuşmadım, üstelik bu kasetleri nereden ve nasıl bulduğunu bile bilmiyorum!
Jones: Pekala... Bunu bize getirdiğin için teşekkürler, Morgan. Sen doğru olanı yaptın.
Jones: Haklısın <İsim>. Şu anda elimizde olanlar ile fazla bir şey yapamayız, fakat King'in Kızıl Tarikat ile sorunları olduğunu bilmemiz işleri değiştiriyor. Bu konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olmamız gerek!
Jones: Seni bilmem <İsim>, fakat benin enerjim bitmek üzere: ilk önce bir adet hamburger yemeye ne dersin?

İncele: Müdürün Ofisi.
(İncelemeden önce)
Jones: Burada kimse yok, <İsim>. Eminim Donna King'in katilinin dosyalarını Milton'ın yardımı olmadan bulabiliriz.


(İnceledikten sonra)
Jones: Bu kutu, suçlu dosyalarını saklamak için oldukça tuhaf bir şey... Fakat bu hapishanenin genel görüntüsüne de bire bir uyuyor!
Jones: Haklısın <İsim>, şu suçlu kayıtlarına bakmamız gerek!

İncele: Kayıt Kutusu.
Jones: Pekala <İsim>, kayıtların arasından Donna King'in katilinin dosyalarını bulabildin mi?
Jones: Hmm, bu şey parçalara ayrılmış... Fakat bunun aradığımız dosya olduğunu düşünüyorsan eğer, bunu geri birleştirmemiz gerekecek!

İncele: Katil Dosyası.
Jones: İyi iş çıkardın <İsim>! Shane Kolinsky'nin sicil dosyasını saniyesinde onardın! Ne yazıyor üzerinde?
Jones: "30 yıl hapis cezasına çarptırıldı"... "Donna King cinayeti ve soyguna teşebbüsten hüküm giydi"... "Kızıl Tarikat'ın bilinen bir üyesi..."
Jones: Nasıl lan?! Donna King'in katili Kızıl Tarikat'ın bir üyesimiymiş?! Üstelik diğer bir üyenin karısını mı öldürmüş?!
Jones: Cathy bize soygunun ters gitmiş olduğundan bahsetmişti... İyi de Kolinsky, neden başka bir Kızıl Tarikat üyesini soymak istesin ki?
Jones: Ne yazık ki bunu Kolinsky'ye soramayız çünkü kendisi tutuklandıktan iki hafta sonra gıda zehirlenmesinden ötürü ölmüş...
Jones: ...Ama belki Milton Grimmes bize bu konu hakkında bilgi verebilir. Hadi gidip onu bulalım <İsim>!

Milton Grimmes'a Shane Kolinsky'yi sor.
Jones: Bay Grimmes, eski mahkumlarınızın bir tanesi hakkında size sorularımız olacak. Adı Shane Kolinsky. Sicil kaydına göre gıda zehirlenmesinden ötürü ölmüş. Bize bundan biraz bahsedebilir misiniz?
Milton Grimmes: Kusura bakma <Rütbe> <İsim>, fakat bahsettiğin mahkumu tanımıyorum bile.
Jones: Mahkum, Samuel King'in karısını sözde bir soygun sırasında öldürmüş, ayrıca da tutuklandıktan sadece iki hafta sonra öldürülmüş. Bence unutulması pekte kolay bir şey değil hani.
Milton: Benim burada ne tür mahkumlarla baş ettiğimi biliyor musunuz siz? Sizce neden burada sadece iki hafta kalan ve yıllar önce ölen bir mahkumu hatırlayayım?
Milton: Farz edelim ki ölmesi bir kaza sonucu olmadı. Kim bilir, belki Samuel King, karsının ölümüne misilleme amacı ile Kolinsky'yi öldürmenin bir yolunu bulmuştur. Asıl nokta şu ki: bunu asla bilemeyiz.
Milton: Dahası, benim çalışma yöntemlerimi sorgulamanız hiç hoşuma gitmedi. Şimdi rica etsem ofisimi terk edebilir misiniz?!
Milton: Ha, çıkarken şu kıyafetleri de alın. Kimse Tess Goodwin'in kişisel etkilerinden ve bir "hayranın" ona gönderdiği şu saçma cadı kostümünden kurtulamadı da.

Daha sonra karakolda...
Jones: <İsim>, içimden bir ses, King hakkında oldukça büyük bir şey öğrenmek üzere olduğumuzu söylüyor. Sadece bir kaç tane daha delile ihtiyacımız var... Tamam, hadi toparlayalım.
Jones: Bir yandan, Tess'in kayıtlarına bakacak olursak eğer King, Kızıl Tarikat'ı terk etmek istiyormuş fakat buna müsaade etmemişler.
Jones: Diğer yandan ise aynı şekilde bir Kızıl Tarikat üyesi olan Shane Kolinsky, Amir King'in karısını öldürüyor...
Jones: ...İşin daha da tuhaf tarafı Shane, tutuklandıktan sadece iki hafta sonra zehirleniyor!
Jones: Haklısın <İsim>: Kızıl Tarikat King'e şantaj yaptı ve diğer bir üye de karısını öldürdü... ve buna rağmen King, sadık bir üye olarak kaldı. Bu çok mantıksız!
Jones: Fakat görünüşe bakılırsa eğer, şantaj ve karısının ölümü bağlantılı olabilir. Tek eksiğimiz, bunu doğrulayacak olan yapbozun son parçası.
Jones: Haklısın <İsim>, en doğru seçeneğimiz Constance ile konuşmak. Sonuçta King'i tanıyordu ve bize bir takım önemli bilgiler verebilir. Hadi gidelim, kaybedecek vaktimiz yok!

Constance Bell'den dosyalarına bakmak için izin al.
Jones: Constance, Amir King'in karısının, Shane Kolinsky isimli bir şahıs tarafından öldürüldüğünü öğrendik, ayrıca kendisi Kızıl Tarikat'ın bir üyesiymiş. Bunun nasıl olmuş olabileceğini anlamaya çalışıyoruz.
Jones: Acaba arşivlerinde bununla alakalı bir dosya olabilir mi?
Constance Bell: Hay Allah, ne yazık ki yok. Fakat hatırladığım kadarı ile Samuel, karısının ölümünden beridir boş zamanlarında sık sık Denizcilik müzesine gidiyordu.
Constance: Ki o projeyi karısı tasarlamıştı.
Constance: Denizcilik Müzesinin tasarım planı kütüphanenin duvarında asılı. King'e aitti... Daha sonra onu açık arttırma ile aldım... Bilirsiniz ya. Eski gemilerin hayranıyımdır, ve...
Constance: Hey neyse, şu anda oldukça eski ve solmuş durumda... Fakat itiraf etmeliyim ki üzerindeki "gizli bölme" yazısı beni epey bir meraklandırdı.
Jones: Teşekkürler Constance. Doğru dedin <İsim>, eğer bu soluk tasarım planı, King'in etrafındaki sır perdesini aralamamıza yardımcı olacaksa, bize de bunu kurtarmak düşer!

İncele: Deniz Müzesi Planı.
Jones: İyi iş çıkardın <İsim>, Denizcilik Müzesinin planını açığa çıkarmayı başardın! Ayrıca üzerindeki kırmızı çarpı da gemideki belirli bir noktaya işaret ediyor.
Jones: Haklısın, bu ana direk... Yani tam da Tess'in yakıldığı yer! Hadi gemiyi yoklayıp orada saklı olan şeyin de yanmamış olması için dua edelim!

İncele: Gemi Kopyası.
Jones: Ana direğin içinde gizli bir bölme varmış! Anlaşılan Donna King, gemiyi tasarlarken içine bir adet gizli bölme yerleştirmiş... Çok zekice!
Jones: King'in bu bölmeden haberi olduğunu mu düşünüyorsun <İsim>? Hadi şu bulduğun kripteksi açalım: İçinde ne olduğunu öğrenmek için kuduruyorum!

İncele: Kripteks.
Jones: Harika iş çıkardın <İsim>! Bakalım Denizcilik Müzesine saklanmış olan bu kripteksin içinde ne çıkardın... Hımm, bu bir mektup... üstelikte King tarafından yazılmış!
Jones: Bakalım ne yazıyor: "Donna ma..."

-King'in mektubu-
Samuel King: Donna'ma... Biliyorum, bunu okuyamayacaksın, fakat bunu kağıda dökmenin oldukça yardımı dokunuyor. Biliyorum, Kolinsky'nin seni benden almasına engel olamadım...
King: ...fakat Cathy'yi Kızıl Tarikat'tan korumak için ne gerekiyorsa yaparım.
King: Ne yapmam gerektiğinin farkındayım: <Rütbe> <İsim> peşimde ve eğer beni sağ yakalarsa, Kızıl Tarikat benden önce Cathy'yi öldürecek. Onların yöntemi böyle.
King: Sadece buraya, yani senin deyiminle şaheserine elveda demek için geldim. Yakında yanına geleceğim. Seni seviyorum...


Jones: "...Yakında yanına geleceğim. Seni seviyorum"... Demek Kızıl Tarikat, Samuel King'in karısını Tarikattan ayrılmak istediği için öldürmüş...
Jones: Ayrıca King, onu yakalamak üzere olduğunun farkındaymış... Ve tutuklandığı zaman, eğer konuşursa Kızıl Tarikat Cathy'yi öldürecekti.
Jones: Biliyordum, King'in tamamen kötü birisi olmadığını biliyordum: Cathy'yi Kızıl Tarikat'tan korumak için kendi canına kıydı!
Jones: İyide neden bize bir şey anlatmadı? Ona yardım edebilirdik, <İsim>! Onları çökertmek için birlikte çalışabilirdik...
Jones: Haklısın <İsim>, Kızıl Tarikat'ı bitirene kadar Cathy'nin bundan asla haberi olmamalı. Öğrenirse neler yapar kim bilir.
Jones: Ayrıca nerede olduğumuzu bildiğine göre, Constance'a gidip eğer ona soru sormaya giderse hiçbir şey anlatmamasını söyleyelim!

Constance Bell'e keşiflerini anlat.
Jones: Constance, bize verdiğin plan için teşekkürler. Gemideki gizli bölmeyi bulabildik.
Jones: Gizli bölmede Samuel'in rahmetli karısına yazmış olduğu mektubu bulduk... Ayrıca intihar sebebini de yazmış.
Constance: Aman Allah'ım, neden yapmış peki?
Jones: Torunu Cathy'yi korumak için canına kıymış. Çünkü tıpkı karısı gibi onunda Kızıl Tarikat tarafından öldürüleceğinden korkmuş.
Jones: Fakat bunu Cathy'ye kesinlikle söyleyemeyiz. Büyük ihtimalle cevaplarını almak için buraya gelecektir, fakat ona hiçbir şey anlatmamalısın!
Constance: Anladım. Ayrıca sıradaki mesele konusunda bol şans <Rütbe> <İsim>, daha fazla senin gibi insanlara ihtiyacımız var. Bu kuponları memnuniyetimin bir göstergesi olarak kabul et.

Daha sonra karakolda...
Jones: <İsim>, buna inanamıyorum. King kullanılmış, yıllar boyunca Kızıl Tarikat adına hareket etmeye zorlanmış!
Jones: Bırakmak istediği zaman da karısını öldürmüşler!
Jones: En azından neden kendi canına kıydığını artık biliyoruz: Cathy'yi korumak için.
Jones: Yalnız Adam'ı neden öldürdüğünü halen anlamış değilim. Sence Adam, Kızıl Tarikat hakkında duymaması gereken bir şey duymuş olabilir mi? Yani, kendisi gibi artık hayatta olmayan ondan öncekiler gibi?
Jones: Kızıl Tarikat daha fazla var olmamalı, pisliklerini temizlemek için insanları öldürmek, şerefsizler gibi başkalarını kullanmak... Buna bir dur demenin vakti geldi de geçiyor!
Jones: Sonuna kadar haklısın <İsim>! Kızıl Tarikat'ı temelli durdurmanın tek yolu liderlerinin maskesini düşürmek!

Also on Fandom

Random Wiki