Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Kılıçla Ölüm/Diyaloglar

< Kılıçla Ölüm

1.263pages on
this wiki
Add New Page
Comments0 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar

Irak'ta...
Ingrid Bjorn: <İsim>, Iraktayız, artık herekete geçme vakti! İş işten geçmeden Büyükelçi Stern'ün kaçırılan oğlunu bulmak zorundayız!
Carmen Martinez: Halen Kılıç'ın Andrew Stern'i kaçırmış olduğuna inanamıyorum!
Ingrid Bjorn: Ben de bu katilin sürekli elimizden kaçmasına inanamıyorum! Biz Büro'muyuz yoksa üç beş yeni yetme trafik polisi mi?!
Carmen Martinez: Derin nefes al Ingrid. Şu an kriz içerisindeyiz ama <İsim> haklı: Bir plan yaparsak bu işi çözeriz!
Carmen Martinez: İlk olarak <İsim> Dubai'de ne bulmuştu onu hatırlayalım: Kılıç bize tuzak kurdu! Ama bu tuzağın tam olarak olduğunu bilmiyoruz...
Carmen Martinez: ...Ama Şef Ripley cinayeti her şeyin başlangıcı olmalı. Kılıç, <İsim>'in suikastçının izini dünyanın neresine giderse gitsin, tehlikesini düşünmeksizin takip edeceğini biliyordu.
Ingrid Bjorn: Yani yaptığımız her şey Kılıç'ın bizi buraya, savaş mağlubu Irak'a getirme planının birer parçasıydı!
Carmen Martinez: Aynen öyle! Ama başka çaremiz yoktu: Hatırlasana, bunu Ripley için yapmıştık. Şimdi ise Andrew için yapacağız!
Carmen Martinez: Ayrıca <İsim> başka bir şey daha öğrendi: Kılıç yanlız bir suikastçı değil. Arkasında SOMBRA denilen küresel bir suç örgütü var.
Carmen Martinez: SOMBRA hakkında fazla bilgimiz yok. Bize kendilerini Şefimizi öldürerek tanıttıklarına göre işi burada bitirmeyecekleri konusunda emin olabiliriz.
Ingrid Bjorn: Peki planın nedir <İsim>? Eğer çocuğu kurtarmaksa, Kılıç'ta senden zaten tam olarak bunu yapmanı beklemiyor mu?
Carmen Martinez: Evet, ama <İsim> haklı: Andrew'ün ölmesine izin veremeyiz! Ripley'in katilinin adaletten kaçmasına müsaade edemeyiz!
Elliot Clayton: <İsim>, sana haberlerim var! Andrew'ün annesinin Andrew'ün oyuncak ayısının içine koyduğu takip cihazı vardı ya?
Elliot Clayton: Ayıdan sinyal almayı başardım! Terk edilmiş bir müzeden geliyor!
Carmen Martinez: Elliot'u duydun <İsim>; Andrew'ün nerede olabileceğine dair yeni bir ipucu bulduk! Hadi hemen o müzeyi arayalım!
Ingrid Bjorn: E hadi o zaman! Jack Archer henüz işbaşı yapmadığı için <İsim> ile sen gidiyorsun Carmen! Müzeyi arayın ve bir şeyler bulmadan da gelmeyin!

1. Bölüm

İncele: Yıkılmış Müze.
Carmen Martinez: <İsim>, Andrew'den iz miz yok! Ama... Şurada başı kesilmiş bir adam var!
Carmen Martinez: <İsim>, sence bu adamın Andrew'ün kaçırılmasında parmağı olabilir mi? Bu adam her kimse Kılıç olamaz, çünkü ölmüş!
Carmen Martinez: Peki Andrew'e ne oldu? Nerede şu anda?
Carmen Martinez: Haklısın <İsim>, bu ölü adam bir yerden tanıdık geliyor. Onunla daha önce karşılaşmamış mıydık?
Carmen Martinez: Doğru dedin! Adı Anir. Hani kampında şu ölü Amerikalıyı bulan göçebe kabile reisi vardı ya!
Carmen Martinez: Ama Anir gibi barışçıl bir kabile üyesi nasıl oldu da Kılıç'ın planlarına takıldı? Sence... Onu Kılıç öldürmüş olmasın?
Carmen Martinez: Bakıyorum kurbanın çantasını bulmuşsun! Hadi içini arayalım, Anir'in bu kaçırılma olayındaki rolünü öğrenmemiz gerek!
Carmen Martinez: Ayrıca Andrew'ün oyuncak ayısını da bulmuşsun. Allah'ım, şunun geldiği hale bak! Anlaşılan Andrew'ü kaçıran her kimse ayının içindeki takip cihazını da söküp atmış!
Carmen Martinez: Doğru diyorsun <İsim>, ayının üzerindeki lekeden bir örnek almak bize bazı adli ipuçları verecektir!
Carmen Martinez: <İsim>, Andrew'ü kurtarmak ve Kılıç'ı yakalamanın tek yolu bu vakayı çözmek! Zaman aleyhimize işliyor, hadi işe koyulalım!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Angela Douglas: <İsim>, küçük bir çocuğun hayatının tehlikede olduğunu biliyorum, o yüzden çabuk olacağım.
Angela Douglas: Kurbanın şah damarı, çok keskin bir bıçakla kesilmiş. Dakikalar içinde kan kaybından ölmüş!
Carmen Martinez: Kurbanın cesedinin yanında kesik başını gördük zaten, yani kesilmiş olduğundan yana şüphe yok!
Carmen Martinez: Ama Andrew'ü bulmak ve Kılıç'a odaklanmak için bundan fazlasına ihtiyacımız var! Acil bir atılıma ihtiyacımız var Angela!
Angela Douglas: O zaman işte işine yarayacak bir şey <İsim>. Kurbanın kellesini tek hamlede uçurabilmek için oldukça kuvvetli bir vücuda dahip olmak gerek!
Angela Douglas: Yaptığım bazı kaba hesaplara göre katilin, kurbanın kellesini uçurabilme kuvvetine sahip olabilmesi için en az 140 pound, yani 63 kilo ağırlığında olması gerekir!
Angela Douglas: <İsim>, eğer benim çocuklarım kaçırılmış olsaydı bende vakaya senin bakmanı isterdim. Umarım Andrew'ü bulursun da annesine kavuşur!

İncele: Andrew'ün Ayısı.
Carmen Martinez: <İsim>, Andrew'ün ayısının üstündeki maddeden örnek almayı başardın!
Carmen Martinez: Biraz şansımız yaver giderse mikroskop yardımıyla maddede DNA bulabiliriz! Andrew'ün hayatı buna bağlı <İsim>!

İncele: Bilinmeyen Madde.
Carmen Martinez: <İsim>, Andrew'ün oyuncak ayısından aldığın DNA örneği Asal Havvaa'nın profiliyle uyuşutu!
Carmen Martinez: Hey, Asal, şu dansöz kılığındaki Mossad ajanı değil miydi? Archer sürekli ondan bahsedip duruyor!
Carmen Martinez: Peki Asal'ın DNA'sı nasıl Andrew'ün oyuncak ayısına bulaşmış? Sence kaçırılma olayında Mossad'ın parmağı olabilir mi?
Carmen Martinez: Bayan Havvaa'nın da bizim gibi ajan olması umurumda değil. Eğer küçük bir çocuğa elini sürmüşse hakkından gelmesini biliriz, değil mi <İsim>? Hadi Asal'ı bulalım!

Asal Havvaa'yı Andrew'ün ayısındaki DNA hakkında sorgula.
Carmen Martinez: Bayan Havvaa, Andrew Stern kayıp ve sizin olaya dahil olduğunuzu biliyoruz! Oyuncak ayısının her yerinde DNA'nız vardı!
Asal Havvaa: Görevim, o ayıdaki sinyali takip etmekti. Mossad kaçırılma olayının arkasında SOMBRA'nın olduğundan şüphelendi, o yüzden de vakaya beni atadı.
Asal Havvaa: Sinyali Irak'a kadar takip ettim ve ayıyı bir cesedin yanında buldum... Ama çocuk ortada yoktu.
Carmen Martinez: O zaman Anir'in öldüğünden haberin var! Kaçırılma olayındaki rolü hakkında ne biliyorsun?
Asal Havvaa: Mossad Anir'le hiçbir zaman ilgilenmedi. Benim tek görevim sinyali takip etmekti. Ama yıkık kasaba da kayboldu. Sana koordinatları vereyim <Rütbe> <İsim>!
Carmen Martinez: Pekala Bayan Havvaa, orayı yoklayacağız. Bundan sonrasını <Rütbe> <İsim> devralıyor. Ama fazla uzaklaşmayın, size tekrar ihtiyacımız olabilir!

İncele: Yıkılmış Kasaba.
Carmen Martinez: <İsim>, burası sanki az önce top ateşine tutulmuş gibi! Andrew ile katilin izlerini bu hengamede nasıl bulacağız?
Carmen Martinez: Sence o lekeli çaput bir ipucu olabilir mi? Tamam, o zaman hemen bundan bir numune alalım!
Carmen Martinez: O keskin nişancı dürbününü pudralamak mı istiyorsun? Tamam, Andrew'ün hayatını kurtarmak için her yolu denemeliyiz!

İncele: Keskin Nişancı Dürbünü.
Carmen Martinez: <İsim>, yıkıntıların arasından topladığın o keskin nişancı dürbünü çentiklerle dolu!
Carmen Martinez: Bu şekilde vurduklarının çetelesini tutan tek bir kişi tanıyorum! <İsim>, bu keskin nişancı tüfeği Jonah Karam'a ait! Onu bulmalıyız!

Jonah Karam'a keskin nişancı dürbününü sor.
Jonah Karam: Keskin nişancı dürbünümü getirdiğin için sağ ol <Rütbe> <İsim>. Şimdi tahliye için ekibini hazırla, güvenli bir çıkış yolu biliyorum!
Carmen Martinez: Andrew Stern olmadan hiçbir yere gitmiyoruz! Halen hayatta olabilir ve bir cinayetin kilit görgü tanığı!
Jonah Karam: Çoğu rehine kaçırıldıktan sonra iki saat içinde ölür. Çocuğu unut ve adamlarını kurtar <Rütbe> <İsim>! Senin ölümüne inatçı olduğunu biliyorum ama burası savaş meydanı!
Carmen Martinez: Jonah, o çocuk daha sekiz yaşında! Belki de Marina haklıdır... Onca yılın şiddeti seni soğukkanlı yapmış! Umarım sen de bir katil değilsindir!
Jonah Karam: Ben bir katilim Carmen! Deneyimli bir katil hemde! Sende eğer deneyimli bir hedef tahtası olmak istemiyorsan <Rütbe> <İsim>, sözümü dinle ve git buradan!

İncele: Lekeli Çaput.
Carmen Martinez: <İsim>, o lekeli çaputtan bir numune almayı başardın! Hadi bunu Lars'a gönderelim!

Analiz et: Yeşil Madde.
Lars Douglas: <İsim>, Andrew'ü kaçıranı bulman için elimden ne gelirse yaparım! Küçük bir çocuğun başına gelebilecek en kötü şey!
Lars Douglas: Ayrıca çaputtan aldığın bu madde de çocuğu kaçıranın Kılıç'ın ta kendisi olduğunu doğruluyor!
Carmen Martinez: Kılıç'la uğraştığımızı biliyoruz Lars, sadece gerçek kimliğini bilmiyoruz! Ve sen yeni bir ipucu bulmadıysan, ona yaklaşamadık demektir!
Lars Douglas: Senin için bir şey buldum <İsim>! Maddede Andrew'ün DNA'sı var... Ayrıca Atlantik Gelinciği özü de buldum!
Lars Douglas: Hatırlarsan <İsim>, Şef Ripley'i öldüren darttaki zehir de Atlantik Gelinciğiydi! Kılıç hep bu zehri kullanıyor!
Carmen Martinez: Allah, o madde Kılıç'ın daha öncede kullandığı zehirse... O zaman Andrew ölmüş müdür?
Carmen Martinez: Kılıç'ın, Anir'e Andrew'ü kaçırma işini yaptırdıktan sonra onu ortadan kaldırdığını biliyoruz... Çocuğu da öldürmeyeceği ne malum?
Lars Douglas: Henüz umudunu yitirme <İsim>! Atlantik Gelinciği sadece yüksek dozlarda ölümcüldür!
Lars Douglas: Ama birilerini öldürmeden bayıltmaya yarayacak dozajı ayarlamak zorlu bir iştir. Bu da katilin kimyasının gayet iyi olduğunu gösterir <İsim>!
Carmen Martinez: <İsim>, eğer Şefimizi öldüren katil küçük bir çocuğun peşindeyse... İşini bitirmeden önce onu bulmalıyız!

İncele: Anir'in Çantası.
Carmen Martinez: <İsim>, Anir'in çantasını almak harika bir fikirdi! Kurban hakkında bize epey bir şey anlattı!
Carmen Martinez: Anir'le en son karşılaştığımızda barışçıl bir göçebeydi... Ama şimdi çantası cephaneyle dolu!
Carmen Martinez: Ayrıca Andrew'ün ayısına sarılırken çekilmiş bu fotoğrafı da Anir'in kaçırılma olayına dahil olduğunu doğruluyor!
Carmen Martinez: Tabii Anir öldüğüne göre, belli ki sadece başka birinin planında bir piyonuymuş.
Carmen Martinez: Sence Anir'in çantasında bulduğun o not bir ipucu mu? Haklısın, mesaj kurbana yazılmış: "Ok yaydan çıktı, Anir" yazıyor!
Carmen Martinez: <İsim>, derhal bu mesajı Marina'ya gönderelim! Andrew'ü bulması için buradaki gizli anlamı bulması gerekecek!

Analiz et: Kurbana Mesaj.
Marina Romanova: <İsim>, kurbanın çantasında bulduğun notu analiz ettim.
Marina Romanova: "Ok yaydan çıktı" Latince menşeili bir atasözü. Artık geri dönülemez noktaya gelindiği anlamına geliyor.
Carmen Martinez: Pekala, Anir öldü. Bu da gayet geri dönülemez bir nokta.
Carmen Martinez: Ama aynı şeyin Andrew'ün de başına gelmesini istemiyorsak, o mesajı kimin yazdığını öğrenmeliyiz Marina!
Marina Romanova: Mesaja dayalı olarak bir ön profil çıkardım. Mesajı yazan kişi kültürlü, edepli ama biraz kibirli, zeki ama...
Carmen Martinez: Kültürlü ama kibirli mi? Bir saniye, sana da sürekli karşımıza çıkan bir şüpheliymiş gibi gelmiyor mu <İsim>? Akademisyen Ömer Bahir tabiiki de! Eğer bu mesajı o yazmışsa, bununla ne anlatmak istediğini öğrenmemiz lazım!
Carmen Martinez: Pekala, Ömer Bey bir çocuğa zarar vermemiş olsa iyi olur! Hadi onu bulalım <İsim>!

Ömer Bahir ile kurbana gönderilen mesaj hakkında konuş.
Carmen Martinez: Ömer Bey, <Rütbe> <İsim> ile ölü göçebe Anir Aznag'ın eşyaları arasında bu mesajı bulduk. Sizin yazdığınızı düşünüyoruz.
Ömer Bahir: Anir öldü mü? Uyarıma kulak asmamış belli ki.
Ömer Bahir: Necva, eskiden barışçıl bir kabileydi <Rütbe> <İsim>. Ama Anir yavaş yavaş onları silahlı bir terörist grubuna dönüştürdü.
Ömer Bahir: Stratejik kabile danışman olarak Anir'i radikalleşmenin tehlikeleri konusunda uyarmıştım. Ama Kılıç denilen hitap gücü kuvvetli bir lider tarafından yoldan çıkarılmıştı ki tahminimce adını duymuş...
Carmen Martinez: Evet duyduk! Anir, Büyükelçi Stern'in sekiz yaşındaki oğlunun kaçırılma olayına dahil olmuş. Nerede olabileceğini biliyor musunuz?
Ömer Bahir: Bir çocuk mu kaçırıldı? Bu çok kötü. Ama şüphelendiğim gibi Kılıç'ın emirleri doğrultusunda kaçırıldıysa onu öldürmeyeceklerdir <Rütbe> <İsim>. Yani işleri bitene kadar.
Ömer Bahir: Kılıç, çocuğu sana karşı yem olarak kullanacaktır <Rütbe> <İsim>. Ona meydan okuduğun için sana saygı duyuyorum. Bu ölmek için aptalca ama aynı zamanda cesurca bir yol!

Tekrar merkezde...
Carmen Martinez: <İsim>, Kılıç bizi peşinden koşturmaya devam ediyor ve biz halen Andrew'ün hayatta olup olmadığını bilmiyoruz!
Ingrid Bjorn: <İsim>, sonunda geldin! Archer halen işbaşı yapmadı ve böyle umursamaz davranmanın hiç zamanı değil!
Ingrid Bjorn: Andrew Stern'i bulma işi nasıl gidiyor <İsim>? İlerleme var mı?
Carmen Martinez: Bütün deliller çocuğun Kılıç'ın emirleri doğrultusunda Anir Aznag tarafından kaçırıldığına işaret ediyor...
Carmen Martinez: ...Ve Kılıç Anir'i öldürerek çocukla birlikte kaçmış.
Carmen Martinez: Çocuğu canlı bulmak için vaktimiz azalıyor. Keşke...
Elliot Clayton: <İsim>! Şuraya bak: Uydu haritasında bir ısı izi buldum! Yıkılmış kasabanın tam altında gizli bir yer altı yapılanması var!
Carmen Martinez: Gizli bir yer altı yapılanması mı? Haklısın <İsim>: Burası katilin saklanma yeri olabilir!

2. Bölüm

Carmen Martinez: <İsim>, Andrew için zaman daralıyor! Şu an hayatta olsa bile ne kadar daha dayanabilir ki?
Carmen Martinez: Haklısın <İsim>, şu işin sakince bir üstünden geçelim. Anir'in Andrew'ü Kılıç'ın emirleri doğrultusunda kaçırıdğını biliyoruz.
Carmen Martinez: Bütün deliller Kılıç'ın Anir'i, çocuğu getirmesinin ardından öldürdüğüne işaret ediyor...
Carmen Martinez: ...Ama şu anda Andrew'ün durumunu ve nerede olduğunu bilmiyoruz!
Elliot Clayton: <İsim>! Şuraya bak: Uydu haritasında bir ısı izi buldum! Kasaba merkezinin tam altında gizli bir yer altı yapılanması var!
Carmen Martinez: Gizli bir yer altı yapılanması mı? <İsim>, ya burası katilin saklanma yeriyse? Ya Andrew orada tutuluyorsa? Hemen oraya gitmeliyiz!
Elliot Clayton: Durun, hey! Bütün bu şeyin Kılıç'ın tuzağı olduğunu söylememişmiydiniz? Çünkü burayı, nasıl derler, bulması aşırı kolay oldu. Benim için bile. Sanki birisi oraya gitmeni istiyor gibi <İsim>!
Carmen Martinez: Bunun bir tuzak olduğunun farkındayız Elliot. Ama <İsim> haklı, bir çocuğun hayatı söz konusu burada! Bizi yer altında bekleyen şey her neyse onunla yüzleşeceğiz. Andrew için!

İncele: Gizli Sığınak.
Carmen Martinez: <İsim>, başardın! Andrew'ü buldun! Üstelik de hayatta!
Andrew Stern: Annemi istiyorum! Eve dönmek istiyorum!
Carmen Martinez: Ah canım yaa!
Carmen Martinez: Haklısın <İsim>: Andrew'ün psikolojik ilgiye ihtiyacı var. Onu Marina'nın ofisine gönderelim, daha sonra ifadesini alır.
Carmen Martinez: Bulduğun o harita da neyin nesi? Ah, evet: Birisi müzeden sığınağa bir rota çizmiş! Üzerindeki lekeden bir örnek almalıyız!
Carmen Martinez: <İsim>, Andrew şu anda güvende ve onu kaçıranın gizlenme yerini bulduk, ama... ya bütün bunlar Kılıç'ın planının birer parçası ise? Elliot bu sığınağı bulmanın biraz fazla kolay olduğunu söylememişmiydi?
Carmen Martinez: Kılıç'ın tuzağına düştük <İsim>! Şimdi kurtulmanın tek yolu onu yakalamak!

İncele: Lekeli Harita.
Carmen Martinez: <İsim>, cinayet mahallinden sığınağa giden yolu gösteren haritanın üstündeki maddeden bir örnek almışsın!
Carmen Martinez: Bakalım mikroskop sayesinde bu haritayı kimin kullanmış olabileceğini öğrenebilecek miyiz! Andrew artık güvende olabilir ama daha yapacak çok işimiz var!

İncele: Kahverengi Madde.
Carmen Martinez: <İsim>, haritadan topladığın o madde... İngiliz çayına mı aitmiş?
Carmen Martinez: Bir saniye... Daha önce de İngiliz çayı bulmuştuk ve bizi... Benjamin Scott'a götürmüştü! Arkadaş İngiliz olduğu için pek şaşırtıcı değil tabii.
Carmen Martinez: <İsim>, bu hiç hoşuma gitmiyor... Bir çocuğu kurtarıyorsun, yerine başka bir tanesi başını belaya sokuyor!
Carmen Martinez: Benjamin'le konuşmalıyız! Teklikeli suçlulara karışması, ihtiyacımız olan son şey!

Benjamin Scott'a sığınağın haritasını sor.
Carmen Martinez: Benjamin, zaten derdimiz başımızdan aşkın, o yüzden direkt soruyorum: Burada ne halt yemeye işin var?
Benjamin Scott: Ben... Gizli bir sığınak buldum sanmıştım <Rütbe> <İsim>! Yoklayıp sonra da bloguma yazmaya karar verdim!
Carmen Martinez: Benjamin, o sığınakta bir çocuk rehin tutuluyordu!
Carmen Martinez: Ya onu kaçıran haritasının sende olduğunu öğrenirse? Ona derdini nasıl anlatmayı düşünüyorsun? Ya da Irak polisine? Duyduğuma göre hapishaneleri çok komforluymuş!
Benjamin Scott: Ah, tabii: Büro yaptıklarıma karışıyor diye gururlanmam gerekir! Tıpkı ailemin beni İleri Kimya sınavlarına gönderirken söyledikleri gibi: "Senin iyiliğin için!"
Benjamin Scott: Siz benim ailem değilsiniz ve ben de haklarımın farkındayım <Rütbe> <İsim>! Şimdi peşimi bırakın da gidip gerçek suçluları yakalayın!

Analiz et: Andrew'ün İfadesi.
Marina Romanova: <İsim>, seni uyarmam gerek: Andrew bir tramva geçirdi. Saatlerce debelenip ağladı durdu. Tekrar güvende olduğunu hissettirmem saatlerimi aldı.
Marina Romanova: Andrew çok zeki bir çocuk, ayrıca gözlemci de. Katil hakkında kritik bir ipucu yakaladığına eminim. Ama soru şu ki, bize anlatacak mı?
Marina Romanova: Andrew'ü getiriyorum <İsim>. Çok zorlamamaya özen göster, yoksa hiç konuşmaz!

-Bikaç dakika sonra...-
Marina Romanova: Andrew, bak bu <Rütbe> <İsim>. Kendisine merhaba de!
Andrew Stern: Seni hatırlıyorum <Rütbe> <İsim>. Ben sığınakta ağlarken gelip beni kurtarmıştın.
Marina Romanova: Başka ne hatırlıyorsun Andrew? Seni kaçıranları tarif edebilir misin?
Andrew Stern: Başı sarılı bir adam vardı. Çok kötüydü... Beni itip kaktı ve... Gözlerimi bağladı!
Andrew Stern: Anne diye ağladım ama beni duyan olmadı... Ellerim bağlıydı... Hiçbir şey göremiyordum!
Marina Romanova: Çok cesursun Andrew. Başka birisini hatırlıyor musun?
Andrew Stern: Ben... Kötü adamı biriyle kavga ederken duydum... Dediklerini anlamıyordum... Arapça konuşuyorlardı.
Andrew Stern: Sonra kötü adamın çığlık atıp düştüğünü duydum... Çok korkmuştum! Eve gitmek istiyordum.
Marina Romanova: Şşşş. Tamam Andrew. Artık güvendesin.
Andrew Stern: Oyuncak ayımı elimden aldılar! Oyuncak ayımı geri alabilir miyim <Rütbe> <İsim>?
Marina Romanova: <İsim>, bu kadarı yeterli. Andrew'ün sakinleşmesi gerek. Onu Lars'ın laboratuvarına götüreceğim, orayı seviyor.

-Bir süre sonra...-
Carmen Martinez: Nasıl gitti <İsim>?
Carmen Martinez: Evet, Anir öldürüldüğünde Andrew'ün gözleri bağlıydı... Elbette Kılıç'ı tarif edemezdi.
Carmen Martinez: Ama Andrew'ün önemli bir detayı mı yakaladı? Tam da Anir ölmeden önce Arapça kavga ettiklerini mi duymuş? Yani katil Arapça konuşuyor!
Carmen Martinez: Ömer Bahir, Jonah Karam ve Asal Havvaa'nın akıcı bir biçimde Arapça konuştuklarını biliyoruz... Yani bunlardan herhangi biri Kılıç olabilir!
Carmen Martinez: <İsim>, artık Andrew güvende olduğuna göre Kılıç'ı bulmaya odaklanabiliriz! Bu sefer ne pahasına olursa olsun onu yakalayacağız!

Kısa bir süre sonra...
Ingrid Bjorn: Andrew'ü kurtardığın için tebrikler <İsim>. Annesine haber verildi.
Carmen Martinez: Çocuğun ifadesi bize Kılıç hakkında önemli bir ipucu verdi: Arapça konuşuyormuş!
Carmen Martinez: <İsim> aynı zamanda Benjamin'in de Irak'ta olduğunu öğrendi. Onun için endişeleniyorum... Ama şimdi genç bir adama bakıcılık yapacak zamanımız yok!
Ingrid Bjorn: Andrew artık güvende olduğuna göre soruşturmaya devam etmeyi düşünüyor musun <İsim>? Bütün bunların Kılıç'ın tuzağı olduğunu biliyoruz. O tuzağa yürümeyi göze alıyor musun?
Carmen Martinez: <İsim> haklı, yolu yarılamışken bırakamayız! Kılıç'ı yakalamak Ripley'e olan borcumuz!
Carmen Martinez: Haklısın <İsim>, yıkık kasabaya dönüp Kılıç'ın izlerini oradan itibaren sürmeliyiz. Orada bir yerde tuzak yerine gerçek bir ipucu olmalı. Hadi gidelim!

İncele: Bombalanmış Cadde.
Carmen Martinez: <İsim>, bir kılıç bulmuşsun! Katılıyorum, bu bir tesadüf olamaz! Kılıç'ın bizimle oyun oynadığını biliyoruz... Ayrıca Angela kurbanın başının bir keskin bir bıçak ile kesildiğini söylemişti!
Carmen Martinez: Cinayet silahı olarak kılıç seçmesi bize karşı bir iğneleme olabilir!
Carmen Martinez: Bıçağın üstünde silik bir yazı mı var? Hadi, derhal ne olduğunu öğrenmeliyiz!
Carmen Martinez: Bir de üzerinde Asal'ın adının yazılı olduğu bir çanta mı buldun?
Carmen Martinez: Haklısın <İsim>, Asal'ın çantasını hızlıca aramaktan zarar gelmez. Eğer dediği gibi bizim tarafımızdaysa bunu sıkıntı yapmaz herhalde!

İncele: Asal'ın Çantası.
Carmen Martinez: <İsim>, Asal'ın çantasında bulduğun o ruj aslında ruj bile değil! Bir USB girişi ve küçük bir ekranı var! Hadi parolayı çözüp gerçekte neyin nesi olduğunu öğrenelim!

İncele: Sahte Ruj.
Carmen Martinez: <İsim>, Asal'ın sahte rujunun parolasını kırmayı başardın! Bir kayıt cihazına benziyor! Hadi bunu Elliot'a gönderelim!

Analiz et: Ruj Cihazı.
Elliot Clayton: <İsim>, çabuk gel! Bunu görmen lazım! Bu... Çok kötü!
Carmen Martinez: Ne oldu Elliot? Normal halinden de solgun görünüyorsun!
Elliot Clayton: Bunu gördüğünde senin de yüzün solacak <İsim>! Senin de keşfettiğin üzere Asal'ın ruju aslında bir kayıt cihazı. Görüntülere bir göz attım...
Elliot Clayton: Ve... Asal'ın Jack'e ne yaptığına bakın!

-Oyuncak Ayı Operasyonu, 2. Gün...-
Jack Archer: Asal, Andrew'ün oyuncak ayısından gelen sinyali kaybettik!
Jack Archer: <Rütbe> <İsim>'e haber vermem gerek. Nerede olduğumu merak ediyordur şimdi. Fakat... Kendimi hiç iyi hissetmiyorum...
Asal Havvaa: Kusura bakma Archer. Seni tanımak, görevin en eğlenceli kısmıydı. Ama başka seçeneğim yok... Yollarımız burada ayrılıyor. Hoşça kal!
Jack Archer: Asal... Bana... Ne yaptın...? Ben... Galiba ölüyorum...
Jack Archer: ... ... ...

-Kaydın sonu...-
Carmen Martinez: Demek Jack bu yüzden ortalarda yokmuş! Asal ona bir şey yapmış! Ölmüş olabilir!
Carmen Martinez: <İsim>, Asal'la Jack'i Andrew'ün kaçırılmasının hemen ardından sana yardım ettiklerini biliyordum da, halen birlikte olduklarından haberim yoktu!
Carmen Martinez: Elliot, merkezi acil durum tecritine al. <İsim> gelene kadar burada kuş uçmasın. Asal'ı bulmaya gidiyoruz!

Asal Havvaa'nın Jack Archer'a ne yaptığını öğren.
Carmen Martinez: Archer'a ne yaptın seni iki yüzlü kaltak?!
Asal Havvaa: Benden yapmamı istediği şeyi tabiiki de: Onu öpmemi yani. Ben de çaktırmadan ağzına yatıştırıcı bir hap yerleştirdim.
Asal Havvaa: Endişelenme <Rütbe> <İsim>, ben toksikoloji eğitimini başarıyla geçmiş birisiyim. Archer ölmeyecek... Şu anda muhtemelen yoğun bakımdaki hemşireleri tavlamaya çalışıyordur.
Carmen Martinez: Archer'ın şu ana kadar seninle olduğundan hiç bahsetmedin! Sonra da onu zehirliedin! Madem Kılıç'ın çifte ajanı değilsin, öyleyse bunu neden yaptın?
Asal Havvaa: Ben miyim çifte ajan? Benimle sürekli flört ederek görevimi tehlikeye sokan Archer'dı! Ona benimle gelmesini söylememiştim! Onu etkisiz hale getirmek kolay bir seçim değildi ama yapmak zorundaydım!
Asal Havvaa: <Rütbe> <İsim>, kusura bakma ama başka bir ajanı tutuklayamayacağını biliyorsun. Büro'nun Mossad'la anlaşması var.
Carmen Martinez: Sen dur bakalım Bayan Havvaa! Eğer Archer ölürse anlaşmayı falan unut! <Rütbe> <İsim> hak ettiğini almanı mutlaka sağlayacaktır!

İncele: Kılıç.
Carmen Martinez: <İsim>, cinayet silahının üstündeki Arapça yazıyı açığa çıkardın! Katilin Arapça konuştuğunu biliyoruz, bu da her şeyi ortaya çıkartabilir!
Carmen Martinez: Hadi bu mesajı Dupont'a gönderelim de bizim için çevirisini yapsın!

Analiz et: Arapça Yazı.
Armand Dupont: <İsim>... Dinle!
Carmen Martinez: Mösyö Dupont? Yorgun görünüyorsun... Umarım <İsim> ile yıkık kasabada bulduğumuz kılıcın üstündeki yazıyı çevirmeyi başarmışsındır. Çünkü...
Armand Dupont: Kılıçtaki... mesaj... zehirli... dokunma...
Carmen Martinez: Dupont? İyi misin?
Armand Dupont: Ömer Bahir... konuşun... O...
Armand Dupont: ... ... ...
Carmen Martinez: Dupont?! Dupont!! <İsim>, doktor çağır!
Ingrid Bjorn: Neler oluyor <İsim>?
Carmen Martinez: Dupont'un ambulansa ihtiyacı var! Kılıç ve Ömer Bahir hakkında bir şeyler söyledi... sonra da bayıldı!
Carmen Martinez: Sence Dupont, onu Bahir'in zehirlediğini mi söylemeye çalıştı? Sence Kılıç, Bahir olabilir mi? Katilin bir kimya uzmanı olduğu biliyoruz...
Carmen Martinez: Silahını ve kelepçeni hazır et <İsim>! Ömer Bahir konusunda risk alamayız!

Ömer Bahir'i zehirli kılıç hakkında sorgula.
Carmen Martinez: Olduğun yerde kal Bahir! <Rütbe> <İsim> seni cinayete teşebbüs şüphesiyle tutukluyor. Armand Dupont'a ne yaptın?
Ömer Bahir: Mösyö Dupont'a mı? Genellikle dil ve tarih konusunda bana danışır? Bir şeyi yoktur umarım?
Carmen Martinez: Dupont hastanede! Kılıca dokunduğu için zehirlendi ve son söylediği şey de senin adındı!
Ömer Bahir: Yani onu benim zehirlediğimi mi düşünüyorsunuz? Kimya benim hobimdir, ama neden başa bir tarihçiye zarar vermek isteyeyim ki? <Rütbe> <İsim>, bence büyük bir yanlış yapıyorsun.
Carmen Martinez: Düşündüğümüz şey, kılıcın üzerine mesajı yazanın sen olduğunun ve Dupont'u onunla zehirlediğinin!
Ömer Bahir: Tercüme konusunda yardım istemiş olmasın? Lütfen silahını indir ve bana o yazıyı göster <Rütbe> <İsim>.
Ömer Bahir: Ah, şimdi anladım <Rütbe> <İsim>. Cümlenin anlamı "her canlı ölümü tadacaktır". Bu, Sultan Mahmud'un sözü.
Carmen Martinez: Diktatör Sultan Mahmud mu? Onun ölümle ilgili bir sözü olduğuna şaşırmadım doğrusu... Ama Sultan neden Anir'i öldürüp, Andrew'ü kaçırıp sonra da Dupont'u zehirlesin ki?
Ömer Bahir: Sence bunu yapmak için başka kimin daha fazla sebebi olabilir ki <Rütbe> <İsim>? Sultan zaten delirmiş... Ama ben şu ana kadar hep sana yardımcı oldum, değil mi?
Carmen Martinez: Ömer Bey, bu iş bitene kadar sizi göz altına alıyoruz.
Carmen Martinez: Hadi gidip hikayeyi bir de sultanın ağzından dinleyelim <İsim>!

Sultan Mahmud'a kılıçın üzerindeki yazıyı sor.
I. Mahmud: Bu kez beni ne sebeple rahatsız ediyorsunuz, yabancı kafirler?
Carmen Martinez: Bir bakalım: bir büyükelçinin kaçırılan çocuğu, öldürülen bir göçebe ve zehirlenen bir Büro ajanı. Bütün bu olanlar dikkatinizi çekecek kadar ciddi sayılır mı?
I. Mahmud: Ağzından çıkanı kulağın duysun kadın! Sanki göçebelerin pis kanıyla elimi kirletip... Batılı çocuklarla uğraşacağım! İğrenç!
I. Mahmud: Bastırmam gereken ayaklanmalar var! Muhaliflerin ölüm fermanını bile imzalamıyorum artık, katiplerime imzalatıyorum. Yoksa başka hiçbir şeye vaktim kalmayacak!
Carmen Martinez: <Rütbe> <İsim> ile suç mahallinde bir kılıç bulduk ve üzerinde "her canlı ölümü tadacaktır" yazıyor. Tanıdık geldi mi?
I. Mahmud: Bu söz, Arapça yazdığım bir şiirden. Her öğrenci bunu bilir. Bu da çok güzel bir kılıç. Bana bununla kellenizi vurdurtmayın.
I. Mahmud: Görüşme bitmiştir, çıkabilirsiniz. Bir dahakine gelirken de selamlaşmanıza çalışıp da gelin... Ya da hiç gelmeyin!

Tekrar merkezde...
Carmen Martinez: <İsim>, Andrew Stern'i kurtardık ama vaka kötüden daha da kötü bir hale girdi!
Carmen Martinez: İki ajanı kaybettik: Archer, Asal Havvaa'nın zehirli öpücüğüyle "etkisiz hale" getirildi...
Carmen Martinez: ...Ve Dupont'ta cinayet silahı tarafından zehirlendi!
Carmen Martinez: Haklısın <İsim>: Kılıç'ın bizi buraya kasten çektiğini biliyorduk ve şimdi de tüm kapılar üzerimize kapandı!
Carmen Martinez: Olamaz! Telefon! Umarım bir kötü haber daha almayız!
Marina Romanova: <İsim>, imdat! Sığınakta kilitli kaldım ve Jonah da elinde silahla dışarıda!

3. Bölüm

Carmen Martinez: <İsim>, Andrew Stern'i kurtardık ama vaka kötüden daha da kötü bir hale girdi!
Carmen Martinez: İki ajanı kaybettik: Archer, Asal Havvaa'nın zehirli öpücüğüyle "etkisiz hale" getirildi...
Carmen Martinez: ...Ve Dupont'ta cinayet silahı tarafından zehirlendi!
Carmen Martinez: Haklısın <İsim>: Kılıç'ın bizi buraya kasten çektiğini biliyorduk ve şimdi de tüm kapılar üzerimize kapandı!
Carmen Martinez: Olamaz! Telefon! Umarım bir kötü haber daha almayız!
Marina Romanova: <İsim>, imdat! Sığınakta kilitli kaldım ve Jonah da elinde silahla dışarıda!
Carmen Martinez: Ne?! Sakin ol Marina, sığınağa geliyoruz!

-Sığınağın dışında...-
Carmen Martinez: Jonah! Ne yaptığını sanıyorsun?! Silahını indir ve içeriye girmemize müsaade et!
Jonah Karam: Tamam, tamam! Marina iyi, endişelenmeyin! Benim amacım onu korumak!
Carmen Martinez: <Rütbe> <İsim> bunu görecek! Marina'nın iyi olduğundan emin olduktan sonra sana sorularımız olacak!

-Sığınakta...-
Carmen Martinez: Marina! İyi misin?
Marina Romanova: Şükürler olsun <İsim>! Öleceğimi sanıyordum!
Carmen Martinez: Ne bekliyordun Marina? Archer ve Dupont'un başına gelenlerden sonra merkezden dışarıya çıkmaman gerekirdi!
Marina Romanova: Andrew'ün daha fazla detayı hatırlamasına yardım etmek için rehin tutulduğu yeri görmek istedim! Herhangi bir tehlikede değildim, tabii o eli silahlı manyak gelene kadar!
Marina Romanova: Sana Jonah Karam'a güvenmemeni söylemiştim <İsim>! Hatırlarsan beni daha önce vurmaya çalışmıştı.
Carmen Martinez: <İsim> şimdi Jonah'ı sorgulayacak. Ve ipucu bulmak için sığınağı tekrar arayacağız! Bundan sonra ya biz ya Kılıç, hiçbir şeyi gözden kaçıramayız!

Jonah Karam'a neden Marina'yı sığınağa kilitlediğini sor.
Carmen Martinez: Jonah, Kılıç Büro'nun peşinde ve sen silahsız bir ajanı silahla korkutuyorsun! Ve bunu onun güvenliği için yaptığına inanmamızı bekliyorsun, öyle mi?
Jonah Karam: <Rütbe> <İsim>, Marina'yı üzmek istemedim... Ona sakinleştirici verdim ama istemedi.
Jonah Karam: Ona orduda kimya uzmanı olduğumu söyledim ama o sırada Marina sana telefonda çığlık atıyordu.
Carmen Martinez: Marina'ya uyuşturucu mu teklif ettin? Hem de silah zoruyla?
Carmen Martinez: Jonah, sen benim dostumsun ve sana her zaman arka çıktım! Ama <Rütbe> <İsim> Kılıç'ın başından beridir sen olduğunu ortaya çıkarırsa benden günah gider!

İncele: İletişim Masası.
Carmen Martinez: O yırtık kağıdı onarmak mı istiyorsun <İsim>? Tamam, ama acele et! Destek olmadan burada fazla kalmasak iyi olur!
Carmen Martinez: O kameranın şifresini mi kırmak istiyorsun? Hadi o zaman!

İncele: Kilitli Kamera.
Carmen Martinez: <İsim>, o kameranın şifresini kırarak harika iş çıkardın! Bu en sağlam ipucumuz olabilir! Hadi bunu Elliot'a götürelim!

Analiz et: Video Kaydı.
Elliot Clayton: <İsim>, bana sürekli üzücü ipuçları getiriyorsun... Ama bu video şu ana kadarki en beteri. Bazen cidden bu işten nefret ediyorum.
Carmen Martinez: Elliot, şimdi depresif takılmanın sırası değil. Bize görüntüyü göster!

-Görüntünün başı...-
Benjamin Scott: Kardeşlerim, Kılıç'ın açtığı yoldan yürümek için eski hayatımı geride bıraktım!
Benjamin Scott: Yeni bir dünya doğuyor ve lideri Kılıç olacak!
Benjamin Scott: Yolumuza çıkanın sonu ölümdür!

-Kaydın sonu...-
Carmen Martinez: <İsim>, Benjamin Scott'tı bu! Ama bir radikal gibi davranıp silah sallıyor!
Carmen Martinez: Ayrıca Kılıç'ın açtığı yol derken ne demek istedi? Benjamin'in beyni nasıl bir propaganda ile yıkanmış?
Carmen Martinez: <İsim>, Benjamin'in hep saf bir çocuk olduğunu düşünürdük... Ama sence daha önce hiç görmediğimiz bir tarafı olabilir mi?
Carmen Martinez: Haklısın <İsim>, artık Benjamin'e bir yetişkin ve şüpheli gibi davranmanın zamanı geldi! Hadi onu getirelim!

Benjamin Scott'la radikal videosu hakkında konuş.
Carmen Martinez: Benjamin, <Rütbe> <İsim> radikal videonu buldu. Tehlikeli bir terörist olan Kılıç'ın izinden yürüdüğünü itiraf etmişsin!
Benjamin Scott: Bani hep saf bir çocuk sanmıştın <Rütbe> <İsim>! O video özümde kim olduğumu gösteriyor!
Carmen Martinez: Benjamin... Kılıç küçük bir çocuğu kaçırdı, bir Polis Şefini öldürdü ve daha bir sürü insanı katletti! Sen de böyle birisi mi olmak istiyorsun?
Benjamin Scott: Şey... Ben... Değişimin her zaman bir bedeli vardır <Rütbe> <İsim>.
Benjamin Scott: Daha da söyleyecek bir şeyim yok!
Carmen Martinez: Öyle olsun Benjamin. Eğer katil olduğun ortaya çıkarsa bir dahaki sefere sana katil gibi davranırız!

İncele: Yırtık Kağıt.
Carmen Martinez: <İsim>, onardığın şey Anir adına çıkarılmış bir... Ölüm fermanı!
Carmen Martinez: Hımm, kendimizi Andrew'ü bulmaya o kadar kaptırmışım ki Anir'i unuttum! Ya kurban hakkında önemli bir detayı atladıysak?
Carmen Martinez: Haklısın <İsim>, kurban adına çıkarılan bu ölüm fermanı vakadaki kilit ipucu olabilir! Hadi metnin geri kalanını kurtaralım!

İncele: Tutuklama Emri.
Carmen Martinez: <İsim>, Anir'in ölüm fermanında Sultan Mahmud'un adını buldun!
Carmen Martinez: Haklısın: ya aradığımız cevap başından beridir burnumuzun dibindeyse? Sultanın istediği tek şey mutlak güç... Ya Kılıç oysa?
Carmen Martinez: Sultan, Büro'da dahil hiçbir şeyin önünde duramayacağını düşünüyor! Haklısın <İsim>, Sultan Hazretlerini kanıt ile sıkıştırmanın vakti geldi!

Sultan Mahmud'u kurbana koyduğu idam hükmü konusunda sorgula.
I. Mahmud: Selam vermen halen tatmin edici değil <Rütbe> <İsim>. Bu sefer ne istiyorsun?
Carmen Martinez: <Rütbe> <İsim>, Anir adına çıkardığınız ölüm fermanını buldu! Neden ölmesini istediniz?
I. Mahmud: Sana baştan da söyledim <Rütbe> <İsim>, çıkardığım her idam fermanının çetelesini tutamam. Çünkü çok fazla var. Ama çok istersen adını listeye ekleyebilirim.
Carmen Martinez: Burada mesele sadece cinayet değil! Anir'i öldüren her kimse bir çok kişinin ölümünden de sorumlu!
I. Mahmud: İstediğim kadar adam öldürebilirim! Benim imparatorluğumda işler böyledir!
I. Mahmud: Ayrıca kanıtınız olmadan beni tutuklayamazsınız, çünkü sizin Batı'da da işler böyledir. Haha!
Carmen Martinez: İnsan öldürmenin sizin için bir önemi olmayabilir Hazretleri. Ama eğer <Rütbe> <İsim> Anir'i ve Şefimizi öldürdüğünüzü ve küçük bir çocuğu kaçırdığınızı öğrenirse... İşte o zaman doğduğunuz güne lanet edersiniz!

Daha sonra, merkezde...
Ingrid Bjorn: <Rütbe> <İsim>, hastaneyle konuştum. Archer ve Dupont'un yaşayıp yaşamayacağı halen belirsiz!
Ingrid Bjorn: Anir'in cinayetinin sadece başlangıç olduğu belliydi! Kılıç, Büro'yu hedefliyor!
Carmen Martinez: Ingrid, <İsim> haklı: Panik yapmak yerine tüm delilleri gözden geçirip şüphelilerimizden hangisinin Kılıç olabileceğine bakalım!
Carmen Martinez: Jonah Karam muhbirimiz ve benim dostumdu! Ona hep güvendim, ama belki de Marina'nın uyarılarını dikkate almalıydık!
Carmen Martinez: Sultan Mahmud güce susamış ve ahlaki açıdan hiçbir çekincesi yok... Kılıç oysa eğer, önünde ne varsa yıkıp geçecektir!
Carmen Martinez: Benjamin'e gelince... Saf bir maceracıdan silahlı bir radikale dönüştü! Ya bu bize son sürprizi değilse?
Carmen Martinez: Ömer Bahir çok zeki birisi ve Armand Dupont'u onun zehirlediğinden şüpheleniyoruz. Ama inkar ediyor ve ona karşı kanıtımız da yok...
Carmen Martinez: Bir de sırf Archer'ı bir öpücükle zehirlemek için onunla flört eden Asal var tabii... Evet, eğer Kılıç bir kadınsa mutlaka Asal gibi baştan çıkarıcı ve sinsi olurdu!
Carmen Martinez: Bunlardan biri Şef'i öldürdü <İsim>. Ve en başından beridir bizimle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor! Peki onu kendi oyununda ve kendi sahasında yenebilir miyiz?
Carmen Martinez: Yıkık müzeye geri mi dönelim? Tamam <İsim>; Kılıç kazanıyormuş gibi görünebilir ama Büro asla savaşmadan yıkılmaz!

İncele: Kırık Heykel.
Carmen Martinez: <İsim>, sence o moloz yığınında bir ipucu olabilir mi? Tamam, hadi arayalım!
Carmen Martinez: Evet, o tozlu kın, yıkık kasabada bulduğun kılıca benziyor! O kılıcın kını olmalı!
Carmen Martinez: Dikkatli ol <İsim>: hatırlarsan kılıç zehirliydi! İyisi mi kına dokunmadan tozu süpürge ile vakumlamak!
Carmen Martinez: <İsim>, bu, Kılıç'ı yenmek için fırsat olabilir. Hadi işe koyulalım!

İncele: Müze Enkazı.
Carmen Martinez: <İsim>, müze enkazında bulduğun o sivri taşın üzerinde kan var!
Carmen Martinez: Bununla vakayı kırabiliriz <İsim>! Hadi bu taşı Lars'a gönderelim!

Analiz et: Keskin Taş.
Lars Douglas: <İsim>, Archer ve Dupont'un durumları halen kritik! Kılıç bu sefer kaçamayacak, değil mi?
Carmen Martinez: <İsim>'in cinayet mahallinde bulduğu kanlı taş hakkında işe yarar bir şeyler söylersen kaçamayacak!
Lars Douglas: İyi haber şu ki taşın üzerindeki kan kurbana ait değil! Silah olarak kullanılmış ama yaralanan katil olmuş!
Carmen Martinez: Yani Anir, bu taşı Kılıç'la dalaşırken mi kullanmış?
Lars Douglas: Aynen öyle! Ama taştaki kandan tam DNA profili çıkarıp katil hakkında daha fazla şey söyleyebilmek için biraz daha zamana ih...
Carmen Martinez: O kadar vaktimiz yok Lars! Bize ŞU ANDA verebileceğin bir şey var mı?
Lars Douglas: Kanın miktarını ve taşın keskinliğini göz önünde bulundurursak, katilin üzerinde belirgin bir yara izi olması gerek! İşine yarar mı <İsim>?
Carmen Martinez: Yarayacak artık! <İsim>, hadi bu yara izi Kılıç'ın çöküşü olsun!

İncele: Tozlu Kın.
Carmen Martinez: Kından toz toplamayı başardın <İsim>! Umarım bıçağa dokunmamışsındır... Seni de hastanede görmek istemeyiz!
Carmen Martinez: Hadi bu örneği Lars'a gönderelim! Nihayet, Kılıç'ın gerçek yüzü tozun altından belirecek <İsim>!

Analiz et: Toz.
Lars Douglas: <İsim>, cinayet silahının kınından o tozu almak dahiyane bir hareketti!
Lars Douglas: Toz önemsiz gibi görünebilir ama içinde cinayet mahallindeki tozlardan fazlası vardı. Çok küçük kumaş iplikleri de içeriyordu!
Carmen Martinez: Lars, gözünü seveyim o ipliklerin Kılıç'ı bulmamıza yardım edeceğini söyle!
Lars Douglas: Elbette edecek! Çünkü iplikleri kurbanın kıyafetiyle karşılaştırdım ve uyuşma olmadı! Yani bu kırmızı kumaş ipliği, katilin kıyafetine ait olmalı.
Carmen Martinez: Yani katil kırmızı giyiyor! Bu kadar eli kanlı birine uygun bir renk! Ama <İsim> artık kan dökülmesine dur diyecek!

Carmen Martinez: <İsim>, artık Kılıç'ı tutuklamak için gereken tüm delile sahibiz! Çok dikkatli ol... Kurdun inine giriyoruz!

Katili Tutukla.
Carmen Martinez: Ömer Bahir, <Rütbe> <İsim> seni Anir Aznag cinayetinden ötürü tutukluyor...
Carmen Martinez: ...Ayrıca Andrew Stern'i kaçırmak ve Şef Ripley'i öldürmekten ötürü de.
Ömer Bahir: Büyük bir yanlış yapıyorsun <Rütbe> <İsim>. Şu anda Kılıç'ın tuzağına düştün.
Carmen Martinez: Kılıç başından beridir sendin! Bizi tuzağa düşüreceğini sandın, ama <Rütbe> <İsim> sana karşı tüm delilleri topladı!
Carmen Martinez: Andrew, Anir'in kellesini uçurmadan önce onunla Arapça konuştuğunu duymuş...
Ömer Bahir: Tramva geçirmiş bir çocuğun şahitliği, mahkeme de pek işe yaramaz <Rütbe> <İsim>.
Carmen Martinez: Anir'in canı için savaşırken taşla yüzünde açtığı yara halen aynı yerde duruyor!
Ömer Bahir: Tesadüfi, yararsız bir kanıt! Savaş mağlubu bu kasaba da daha kaç kişinin yüzünde iz var?
Carmen Martinez: Patoloğumuz, ağırlığının katilin profiline uyduğunu da kanıtladı! Ve uzman bir kimyager olduğunu da biliyoruz...
Ömer Bahir: Bu kadar yeter <Rütbe> <İsim>. Seninle oynamaktan keyif aldığım için önüne ekmek kırıntıları attım. Ama artık oyunun sonuna geldik.
Ömer Bahir: Evet, Kılıç benim. Sahra'da bir görevim vardı: Her yere çatışma ve radikallik tohumları ekmek.
Ömer Bahir: Büro'nun eninde sonunda peşime düşeceğini biliyordum, bu yüzden size bir tuzak kurmaya karar verdim. Tek yaptığım şey Ripley'i öldürerek ve bir çocuğu kaçırarak sizi gaza getirmekti. Geleceğini biliyordum <Rütbe> <İsim>.
Ömer Bahir: Artık Sahra savaşın eşiğine geldiğine göre, Büro'yla da işimi bitirme vakti gelmiş demektir!
Carmen Martinez: O el bombasını yere indir Bahir! Pimi çekersen bizimle birlikte ölürsün!
Ömer Bahir: Nasıl bu kadar saf olabiliyorsun <Rütbe> <İsim>? Ben ölmeyeceğim ki, SOMBRA'nın bana halen ihtiyacı var. Bu bir zehirli gaz bombası ve önceden panzehir aldım. Sadece siz öleceksiniz!
Ömer Bahir: Hoşça kal <Rütbe> <İsim>. Şef Ripley'ine de benden selam söy...
*DIŞIN!!*
Ömer Bahir: Ne... Ben...
Ömer Bahir: ... ... ...
Carmen Martinez: <İsim>, ateş dışarıdan geldi! Siper al!

-Birkaç dakika sonra...-
Carmen Martinez: <İsim>? İyi misin?
Carmen Martinez: Bahir öldü! Birisinin onu vurduğuna inanamıyorum!
Carmen Martinez: İyi de onu kim vurdu ki? Amacı bizi korumak mıydı, yoksa Bahir'in konuşmamasını sağlamak mı?
Jonah Karam: Tehlike geçti <Rütbe> <İsim>! Güvendesiniz!
Carmen Martinez: Jonah? O sen miydin? Ama nasıl...
Jonah Karam: Karşı binanın çatı katındaydım. <Rütbe> <İsim>'in Kılıç'ın kim olduğunu bulduğunu ve onu tutuklamak üzere olduğunu fark ettim...
Jonah Karam: ...Ve biraz da ateş gücüne ihtiyacınız olabileceğini düşündüm. Kılıç'ın pislik yapacağını tahmin etmiştim.
Carmen Martinez: Valla ne diyeyim Jonah, sağlam nişancıymışsın! Ayrıca arada bir aklını da kullanabiliyormuşsun!
Jonah Karam: İşin zor kısmını sen hallettin <Rütbe> <İsim>! Kılıç'ın sana karşı hiç şansı yoktu!
Carmen Martinez: Pekala, hayatta ve güvendeyiz. Ama <İsim> haklı, cevap bekleyen daha bir sürü soru var!
Carmen Martinez: <İsim>, işe hastaneye gidip Dupont ve Archer'ı yoklamakla mı başlayalım sence? Hadi gidelim!

Çölün Öte Yanı 6

Hastanede...
Jack Archer: <İsim>, Kılıç'ı yakalamışsın diye duydum! Ve öldü mü? Ne var ne yok anlatman gerek!
Carmen Martinez: Jack, iyileşmişsin! Dupont nerede?
Armand Dupont: <İsim>'in hızlı düşünmesi sayesinde ben de iyileştim!
Carmen Martinez: Şükürler olsun! Sizin için çok endişelenmiştik!
Jack Archer: Lütfen bizi buradan çıkar <İsim>! Dupont ile aynı odayı paylaşmaktan bıktım! Asal'ın ziyaretlerini bekliyor olmasam kafayı kıracaktım!
Carmen Martinez: Ne? Seni zehirleyen Asal, şimdi de ziyaretine mi geliyor?
Jack Archer: Ne diyeyim, ateşli ve tehlikeli kızlar hoşuma gidiyor <İsim>!
Carmen Martinez: Neyse, en azından...
Carmen Martinez: Efendim?
Ingrid Bjorn: <İsim>, kutlama biraz bekleyecek! Lütfen merkeze geri dön!
Carmen Martinez: Ingrid'i duydun <İsim>: Hadi merkeze geri dönelim!

Daha sonra, merkezde...
Ingrid Bjorn: <İsim>, Ömer Bahir öldü, yani Kılıç artık bir tehdit değil. Ama işimiz henüz bitmiş sayılmaz.
Ingrid Bjorn: Bahir'in tek amacının Büro'yu yok etmek olmadığını, daha büyük bir güç olan SOMBRA adına Sahra'da karmaşa çıkarmaya çalıştığını biliyoruz.
Ingrid Bjorn: Bahir artık ölmüş olduğu için sorularımızı cevaplayamaz. SOMBRA'nın ne olduğunu, ne istediğini ve Şef Ripley'i neden öldürdüklerini bulmak bize kaldı.
Ingrid Bjorn: Ama ilk olarak Sahra'da işlerimizi yarım bırakmadığımızdan emin olmalıyız. Şimdi tekrar sığınağa göz atmanı istiyorum <İsim>.
Angela Douglas: Ayrıca bir mesele daha var <İsim>. Andrew artık annesinin yanına dönebilecek kadar iyileşti.
Angela Douglas: Gitmeden önce Andrew'a Lars'la çektiğim fotoğraflarını vermek istedim. Birlikte çok iyi vakit geçirdiler!
Angela Douglas: Ama resimleri hiçbir yerde bulamıyorum! Galiba onları yıkık müzede kaybettim! Gidip onları bulmam gerek, Andrew için çok önemli bu!
Carmen Martinez: Dışarısı halen güvenli değil Angela. Ama ben <İsim> ile birlikte müzeyi ararım!
Elliot Clayton: Ben de seninle sığınağa geleyim <İsim>! Gizli iletişim araçlarını bulmak için bir teknik uzmana ihtiyacın olacak!

İncele: Yıkılmış Müze.
Carmen Martinez: <İsim>, bu fotoğraf yığını Angela'nın kayıp fotoğrafları olabilir! Hadi merkeze dönüp bunlara bir bakalım!

İncele: Angela'nın Fotoğrafları.
Angela Douglas: Fotoğraflarımı bulduğun için teşekkürler <İsim>! Sence de çok tatlı değiller mi?
Angela Douglas: Bak, burada Lars Andrew'a oyuncak ayısını mumyalamayı öğretiyor!
Carmen Martinez: Yanlış anlama Angela ama tıptan anladığın kadar fotoğrafçılıktan anladığın söylenemez. Bu fotoğrafların hepsi bulanık...
Carmen Martinez: Mesela şu kadın gibi... Yüzünü bile göremiyoruz! Bunca fotoğrafın arasından neden bunu aldın bilmiyorum <İsim>!
Carmen Martinez: Bir saniye... Haklısın <İsim>, bu kadının yüzü bir yerden tanıdık geliyor!
Angela Douglas: Yok ya, kazara o kareye girmiştir. Pekala, fotoğraf makinesini o kadar iyi kullandığım söylenemez...
Carmen Martinez: Bir saniye, sanırım <İsim> bir şey yakaladı: hadi şu kadının yüzünü veri tabanında aratalım!

İncele: Kadın Yüzü.
Carmen Martinez: <İsim>! Angela'nın fotoğrafında belirlediğin kadın Şef Ripley!
Carmen Martinez: Ama... Bu mümkün değil! Şef öldü! Gözlerimizin önünde hemde! İspanya'da öldü, Sahra'da olması imkansız!
Carmen Martinez: Ripley hastaneye kaldırılmıştı ve doktorlar...
Şef Ripley: Öldü demişlerdi. Ama doktorlara öyle demelerini ben söyledim.
Şef Ripley: Merhaba <Rütbe> <İsim>! Seni tekrar görmek ne güzel!
Carmen Martinez: ... ... ...
Carmen Martinez: Şef Ripley, sen... Hayattasın! Ama... Bu nasıl olur?
Carmen Martinez: Ben... Bir süre kendimi toparlamam gerek...
Carmen Martinez: ...Sonra <Rütbe> <İsim> seninle konuşacak! Soracak çok sorumuz var!

Şef Ripley'in neden ölü numarası yapmış olduğunu öğren.
Carmen Martinez: Şef Ripley! Hayatta olduğuna inanamıyorum! Dart oku sana saplandığında ölüşünü gördük!
Şef Ripley: Seni yanılttığım için özür dilerim <Rütbe> <İsim>. Kolay bir seçim değildi, ama yapmak zorundaydım.
Şef Ripley: SOMBRA'nın bana suikast düzenleyeceğini haber aldım. Plan yapacak zamanımız yoktu.
Şef Ripley: Bu yüzden de zaman kazanmak adına Kılıç'ı beni öldürdüğüne inandırmaya karar verdim.
Carmen Martinez: Peki... Dart okundaki zehirden nasıl kurtuldun?
Şef Ripley: Promethianlar'a karşı kazandığın zaferi kutladığımız sırada şampanyamla birlikte panzehir aldım.
Carmen Martinez: Peki, anladık. Bahir'e tuzak kurmak için kendini ölmüş gibi gösterdin. Peki bize niye yalan söyledin? Arkandan ağladık. Allak bullak olduk!
Carmen Martinez: İntikamını almak için hayatlarımızı riske attık! Ve sen de oturup tuzağa düşmemizi mi izledin?!
Şef Ripley: Ben en doğru olduğunu düşündüğüm kararı verdim! Bu yalan kusursuz olmalıydı! SOMBRA'nın beni öldürmeyi başardığına inanması gerekiyordu!
Şef Ripley: Senin de nasıl krizden güç aldığını biliyordum <Rütbe> <İsim>. Sana güveniyordum ve güvenimi kara çıkarmadın.
Carmen Martinez: Bunu yaptığına inanamıyorum! Anlıyorum ama bu... Bunu hoş karşıladığım anlamına gelmez!
Şef Ripley: <İsim>, bunun alışılması zor bir şey olduğunu biliyorum ama hayata devam edebilmek için sıkı çalışmaktan iyisi yoktur. Şimdi cesaret ödülü olarak bu rozeti al...
Şef Ripley: ...Sonra da işine geri dön!

İncele: Gizli Sığınak.
Elliot Clayton: Naber <İsim>, bir telefon mu buldun? Duyduğuma göre çok güzel şifre kırarmışsın? Bana da göstersene!

İncele: Cep Telefonu.
Elliot Clayton: <İsim>, telefonun şifresini kırdığına göre buna laboratuvarda bakayım diyorum. Olurda bomba fünyesi çıkarsa falan diye.

Analiz et: Cep Telefonu.
Elliot Clayton: <İsim>, sığınakta bulduğun fotoğraf Benjamin'inmiş.
Elliot Clayton: Mesajlarına bakacak olursak cihat konusunu yeniden düşünüyormuş. "Gidecek hiçbir yerim kalmadı" diye mesaj yazmış. Ama göndermemiş.
Elliot Clayton: <İsim>, o elemanın gerçekleri anlaması gerek. Ben bile maceralarının yanlış yola saptığını görebiliyorum.
Elliot Clayton: Ben de seninle geleyim <İsim>... Belki Benjamin beni dinler, sonuçta genç ve havalıyım... Belki aklı başına gelir!

Benjamin Scott'ı ailesine dönmeye ikna et.
Elliot Clayton: N'aber birader... <Rütbe> <İsim> mesajını buldu. Sence de eve gitme vakti gelmedi mi?
Benjamin Scott: Sence hangi yüzle eve gidebilirim <Rütbe> <İsim>? Terörist olamıyorum... Hiçbir şey olamıyorum!
Elliot Clayton: Hadi ama, bırak bu ezik durumlarını. Seni seven bir ailen var. N'olmuş yani biraz takıntılılarsa?
Benjamin Scott: İyi de yaptıklarımı duyunca ne diyecekler?
Elliot Clayton: Hacı, hatasız kul olmaz. Bir keresinde az kalsın dizüstümden Londra'yı patlatıyordum...
Elliot Clayton: Hem onlara her şeyi anlatmana gerek yok. Sadece iyi yönlerini anlatsan yeter: Mesela Sahra'yı gezdiğini, develere bindiğini... bir teknik dehayla tanıştığını... falan filan işte.
Benjamin Scott: Sanırım haklısın <Rütbe> <İsim>, onları arasam iyi olacak! Teşekkürler, size bol şans! Alın, bu son hamburgerim!

Daha sonra, merkezde...
Ingrid Bjorn: <İsim>, Şef Ripley'in hayatta olduğunu duydum! Bu doğru mu?
Ingrid Bjorn: Şef bugüne kadar hayattaydı ve kimse bana bundan bahsetmedi mi? Ama nasıl...
Şef Ripley: Evet, hayattayım ve işimin başındayım. <Rütbe> <İsim>, seninle konuşmak istiyorum!
Şef Ripley: Mesele Jonah Karam. Onu saha uzmanı olarak işe alalım diyorum.
Ingrid Bjorn: Saygısızlık etmek istemem Amirim ama, öyle çat kapı gelip de insanları kafanıza göre işe alamazsınız! Ayrıca Marina, Jonah'a güvenmememiz gerektiğini düşünüyor.
Şef Ripley: Neden Jonah'la konuşma işini <Rütbe> <İsim>'e bırakmıyoruz? Sonra son kararımızı veririz.

Jonah Karam'a Büro için çalışmak konusunda ne düşündüğünü sor.
Jonah Karam: Hayatını kurtardığım için başım dertte mi <Rütbe> <İsim>?
Carmen Martinez: Aslında tam tersi Jonah! Şef Ripley <Rütbe> <İsim>'in raporlarını okudu ve senin Büro'ya katılman gerektiğini düşünüyor.
Jonah Karam: Ben, Büro da? Hımm... İlgi çekici ama özgürlüğümü bırakmaya hazır olduğumu sanmıyorum!
Carmen Martinez: Daha işi kaptın demedik Jonah. Ekibin bazı üyelerinin senin hakkında şüpheleri var.
Jonah Karam: Bir fikrim var <Rütbe> <İsim>! Yıkık kasabaya geri dönelim! Orada sana kendimi kanıtlayacağım!

Yıkılmış Kasaba.
Jonah Karam: <Rütbe> <İsim>, ipucu incelemekten ziyade adam vurmaya alışkın birisiyim ben... Bunu gerçekten yapabilir miyim sence?
Jonah Karam: Pekala, şu elindeki şeyi bir göster bakalım! Küçük bir paraşüte benziyor! Ucunda bir USB bellek var!
Jonah Karam: Bir saniye... Orduda paraşütler hakkında her şeyi öğrenmiştim! Bunun bir insansız hava aracından atılmış olduğunu söyleyebilirim.
Jonah Karam: Doğru diyorsun, paraşütün üstünde bir şeyler yazıyor gibi. Eminim ne olduğunu ortaya çıkarırsın <Rütbe> <İsim>!

İncele: Küçük Paraşüt.
Jonah Karam: <Rütbe> <İsim>, paraşütün üstündeki logoyu tanıyorum!
Jonah Karam: Uzay kapsülündeki bu köpek, Rus Uzay Araştırma Servisi COSMORUS'un logosu!
Jonah Karam: Fakat COSMORUS'un neden Irak'a, ucunda USB bellek olan bir paraşüt atabileceği konusunda hiçbir fikrim yok! Bunları nasıl anlıyorsun <Rütbe> <İsim>?
Jonah Karam: Ah, bunlara bakan bir teknik uzman mı var? Tamam o zaman, hadi bu USB bellekli paraşütü ona gönderelim!

Analiz et: COSMORUS Logosu.
Elliot Clayton: <İsim>, Şef Ripley'in hayatta olduğunu duydum!
Elliot Clayton: Süpermiş ya! Öyle herkesin patronu ölümden geri dönmez!
Elliot Clayton: Ayrıca paraşütteki USB bellek de pek hoşmuş! İçinde bir video kaydı var.

-Kaydın başı...-
Nataşa Romanova: <Rütbe> <İsim>, benim adım Nataşa Romanova. Kızım Marina ile çalıştığını duydum. Bu yüzden sana güvenebilirim.
Nataşa Romanova: Ben, Rus Uzay Araştırma Servisi COSMORUS'un başkanıyım. Ve COSMORUS'a yabancı ajanların sızdığına adım gibi eminim.
Nataşa Romanova: <Rütbe> <İsim>, COSMORUS'taki güvenlik ihlali, tüm dünyanın veri altyapısını tehlikeye atabilir! Bu yüzden Büro'nun yardımını talep ediyorum!

-Kaydın sonu...-
Elliot Clayton: <İsim>, videodaki o kadın Marina'nın annesiymiş! Sence de süper değil mi? Marina'nın annesi olduğunu bile bilmiyordum!
Elliot Clayton: Ayrıca da Rus uzay teşkilatının da başkanı! Sanırım Marina'yla bu mesaj hakkında konuşsan iyi olacak!

Marina'ya COSMORUS'tan gelen mesajı sor.
Marina Romanova: <İsim>, neler oluyor? Önce Şef Ripley'in hayatta olduğunu öğreniyorum...
Marina Romanova: Şimdi de annemden bir mesaj getiriyorsun!
Carmen Martinez: Evet Marina, kavraması zor olduğunun farkındayım... Ama annenin mesajı konusunda bir karar vermemiz gerek!
Marina Romanova: Bunu söylemekten nefret ediyorum <İsim> ama, annem güvenilmez biridir! Planı her neyse iyi bir şey çıkmayacaktır, inan bana!
Marina Romanova: Bir düşün <İsim>: Annemin saklayacak bir şeyi olmasa neden USB bellekli bir mesajı bize paraşütle göndersin? Bizi telefonla arayabilirdi!
Carmen Martinez: Marina, <Rütbe> <İsim> haklı: Eğer COSMORUS'a yabancı ajanlar sızmışsa, annenin bizimle el altından temas kurması mantıklı.
Carmen Martinez: Ayrıca Nataşa Romanova COSMORUS'un başı! Resmi bir yardım çağrısını görmezden gelemeyiz!
Marina Romanova: Umarım doğru olanı yaparsın <Rütbe> <İsim>. Tek diyebileceğim şey, elin daima tetikte olsun.
Carmen Martinez: <Rütbe> <İsim>, artık gideceğimiz yeri biliyoruz! Şu parayı al ve bir kaç Rus rublesi satın al!

Daha sonra, merkezde...
Şef Ripley: <Rütbe> <İsim>, artık Büro'nun başkanlığını resmi olarak geri alıyorum. Ve ilk kararımı verdim!
Şef Ripley: Jonah Karam'a Büro'da iş teklif ettim ve kabul etti. Jonah artık yeni saha uzmanımız.
Jonah Karam: Seninla çalışmak için sabırsızlanıyorum <Rütbe> <İsim>!
Şef Ripley: Şimd, gelelim Rus uzay teşkilatından gelen mesaja. Nataşa Romanova'nın güvenlik ihlali iddiasını mutlaka araştırmalıyız <İsim>.
Şef Ripley: COSMORUS, dünyanın elektronik altyapısının büyük bir kısmını kontrolü altında tutuyor. Casuslar uydu sistemlerini ele geçirirse, tek tuşla dünya karanlık çağa dönebilir.
Şef Ripley: <İsim>, Rusya'daki güvenlik ihlalini araştırıp SOMBRA'nın parmağının olup olmadığını bulmalıyız!
Şef Ripley: Elin daima tetikte olsun. Moskova'da görüşürüz <Rütbe> <İsim>!

Also on Fandom

Random Wiki