Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Kralın Gölgesinde/Diyaloglar

< Kralın Gölgesinde

1.265pages on
this wiki
Add New Page
Comments0 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar

Kolombiya Campanilla'da...
Jack Archer: <İsim>, Rio'da Olimpik çapta bir macera yaşadık resmen. Sırf halüsinojenik yolculuğumdan da bahsetmiyorum he. Yalnız şu yeni görevimiz hakkıda bir hatırlatma fena olmazdı...
Armand Dupont: Burası Kolombiya'nın Campanilla köyü! Köy adını 12. yüzyıldan kalma güzel bir çandan, İspanyolca adıyla "campana"dan alıyor! Çan, tam da arkamısdaki kulede!
Carmen Martinez: Dupont, şimdi tur rehberliğinin sırası değil! Campanilla'ya başka bir İspanyolca sözcük için geldik: SOMBRA!
Carmen Martinez: Rio'da bulduğumuz eski afişe ve Hector Montoya'nın ifadesine göre...
Carmen Martinez: SOMBRA yıllar önce bu köyde, bir entelektüeller topluluğu olarak doğmuş olabilir!
Armand Dupont: Campanilla'yı derinlemesine araştırmak için bir neden daha! Eğer SOMBRA burada doğmuşsa, El Rey'le ilgili bir şeyler de mutlaka çıkar!
Jack Archer: El Rey mi? Bilmem, sizce herif halen hayatta olabilir mi? Nereden baksan dinozorlarla falan yaşamış olması lazım! Ayrıca...
*DAAANNNNN!*
Jack Archer: Sen de duydun mu <İsim>? Kulaklarım halen çınlıyor!
Carmen Martinez: Şuradaki eski çan kulesinden geldi! <İsim>, gidip neler olduğuna bakalım!

1. Bölüm

İncele: Eski Çan Kulesi.
Jack Archer: Aman Allah'ım! Michelle!
Jack Archer: <İsim>, Michelle'i derhal hastaneye götürmeliyiz!
Carmen Martinez: Jack... Nefes almıyor. Çan onu ezmiş. Geç kaldık.
Jack Archer: Ama ölmüş olamaz! Ofisten bizden beş dakika önce çıkmıştı... Gayet de iyiydi!
Carmen Martinez: İyiydi... Ta ki öldürülene kadar! <İsim>'in aldığı şu halata bak! Birisi çanın ipini kesmiş! O halatın üstünden adli delil bulmaya çalışalım!
Jack Archer: Michelle öldürüldü mü dedin?! İyi de kim yapar bunu?!
Carmen Martinez: Bilmiyorum ama şu vapur bileti bize kimin yaptığını söyleyebilir! Flaş kodu veri tabanında aratıp bileti kimin aldığına bakalım!
Carmen Martinez: SOMBRA'nın çöplüğüne girdik. Bizi Michelle'i öldürerek karşılamalarına şaşmamak gerek...
Carmen Martinez: Aslında <İsim> doğru diyor: bu sayede büyük bir atılıma yaklaştığımız doğrulanmış oluyor! Campanilla'da SOMBRA'nın bulmamızı istemediği bir şey veya birisi var!
Jack Archer: Akıl tutulması yaşıyorum <İsim>! Sanki bir köstebeğin ihanetine uğramak yetmiyormuş gibi bir de ajanımızı öldürdüler!
Jack Archer: Michelle'e pek uyuşmazdık belki ama ona ısınmaya başlamıştım... Bu şekilde ölmeyi hak etmedi!
Carmen Martinez: Michelle'in yasını daha sonra tutarız. Jack, Michelle'in cesedini laboratuvara götür. Ekiptekilere söyle kimse tek başına dışarıya çıkmasın. <İsim> ile ben soruşturmayı başlatıyoruz!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Grace Delaney: Michelle ile Büro'ya neredeyse aynı zamanda katılmıştık <İsim>... Onu otopsi masamda görmek içimi parçaladı!
Carmen Martinez: Michelle'in öldürülmesi hepimizi derinden sarstı. Belki de böyle olacağını tahmin etmeliydik. SOMBRA burayı bulduğumuz için küplere binmiş.
Grace Delaney: Çanı cinayet aleti olarak kullanmak zekice bir hamleydi. Katil ile kurban arasında doğrudan temas olmadan adli ipucu bulunması imkansızdır.
Grace Delaney: Bulabildiğim tek ipucu katilin bulmamızı istediği bir şey. Bakın! Michelle'in cebinde kitaptan yırtılmış bir sayfa vardı. Diyor ki "2. Bölüm: Çanlar Kimin İçin Düşüyor."
Grace Delaney: Kitabı tanımlaması için Mösyö Dupont'a bile sormaya gerek duymadım. Bu Ernesto Cárpena'nın romanı Rayuela de Ficciones. İkinci bölümden bir karakter tıpkı Michelle gibi ölüyor.
Carmen Martinez: Büyük suçluların bile zayıf noktaları olur... Bu katilin ise iki tane var: Kibir ve Arjantin edebiyatı! Katil Rayuela de Ficciones'i okumuş!
Carmen Martinez: Doğru dedin <İsim>, bu kitap tek bir şekilde bitebilir: Katil tutuklanır ve SOMBRA çöker!

İncele: Kesilmiş İp.
Carmen Martinez: <İsim>, çanı tutan halattan kahverengi yapraklar toplamayı başarmışsın! Lars bize ipi kesen hakkında bilgi verebilir!

Analiz et: Kahverengi Yapraklar.
Lars Douglas: Michelle'in öldüğüne inanamıyorum <İsim>!
Lars Douglas: Michelle tak tak kim o esprilerime gerçekten de uyum sağlamaya başlamıştı!
Carmen Martinez: Lars, Angela'yla olanları daha yeni yeni atlatıyorsun. Bunu kaldıramayacağım diyorsan Grace'ten yardım isteyelim.
Lars Douglas: Hayır <İsim>. SOMBRA'yı bitirmede üzerime düşeni yapmak istiyorum!
Lars Douglas: Şimdi gelelim çan kulesinden getirdiğiniz halattaki kalıntının sonuçlarına. Kısacası bu, Corojo adı verilen bir tütünün yaprağıymış.
Lars Douglas: Corojo Küba'nın Vuelta Abajo bölgesinde yetişir ve puro sarılırken dış katman olarak kullanılır!
Lars Douglas: Tütün halata çanı kesmek için kullanılan bıçaktan bulaşmış olmalı!
Lars Douglas: Yani katil aynı bıçağı purolarını kesmek için de kullanıyorumuş!
Carmen Martinez: Demek katil puro içiyor! Kendini herkesin üstünde sanabilir ama Michelle'i çanla öldürmek onun için çöküş çanlarının çaldığı anlamına gelir!

İncele: Vapur Bileti.
Carmen Martinez: <İsim>, cinayet mahallinde bulduğun biletteki flaş koddan bir yolcu çıktı: Adı Alejandro Pratx!
Carmen Martinez: Doğru, bu adı daha önce de duyduk... Alejandro Pratx SOMBRA'dan! 1950'lerde SOMBRA gemisini Antarktika'ya götürmüştü!
Carmen Martinez: Arjantin'de Pratx'ın torununu tutuklamıştın. Kız tam bir SOMBRA fanatiğiydi ve dedesine ne olduğunu bize söylememişti...
Carmen Martinez: Daha sonra Alejandro'nun Luzaguay'a taşındığını öğrendik ama orada izini yine kaybettik.
Carmen Martinez: Doğru dedin <İsim>, Alejandro Pratx'ın SOMBRA'yla derin bir mazisi olduğu aşikar! Acaba onu Campanilla'ya getiren ne? Bu kadar küçük bir köyde onu bulmak pek zor olmayacaktır herhalde!

Alejandro Pratx'a Campanilla ziyareti hakkında soru sor.
Carmen Martinez: Sinyor Pratx, 1950'lerde Antartika'ya bir gemi götüren Alejandro Pratx siz misiniz?
Alejandro Pratx: Evet benim! Emrinize amadeyim <Rütbe> <İsim>!
Alejandro Pratx: O eski keşif gezisini hatırlayan birini görmek beni şaşırttı doğrusu! Bu günlerde ancak vapur seyahatiyle yetiniyorum!
Carmen Martinez: Mütevaziliğin lüzumu yok Sinyor Pratx. Siz ve aileniz SOMBRA adına pek çok iş yürüttünüz. Sizi Campanilla'ya getiren de bu mu?
Alejandro Pratx: SOMBRA mı? <Rütbe> <İsim>, o deli fişek günlerim geride kaldı! Gençlerin işi devralma vakti gelmişti!
Alejandro Pratx: Ben sadece doğduğu yeri ziyaret eden yaşlı bir adamım <Rütbe> <İsim>. Benim yaşımda birinin çan kulesine tırmanması bile soluk kesen bir macera!
Carmen Martinez: "Soluk kestiği" kesin canım. Ajanlarımızdan biri orada öldürüldü.
Alejandro Pratx: Çok üzüldüm <Rütbe> <İsim>. Herkes benim yaşıma kadar yaşama şansına sahip olamıyor ne yazık ki!
(Alejandro Pratx ile konuştuktan sonra)
Carmen Martinez: <İsim>, eğer Pratx dediği gibi "doğduğu yeri ziyaret eden yaşlı bir adamsa" ben de rozetimi bırakıp pazarda sebze meyve satarım arkadaş!
Carmen Martinez: Adam SOMBRA bağlantılarını gizlemeye gerek bile duymadı. Üstelik hayatı boyunca Güney Amerika'da gözden ırak yaşarken neden şimdi memleketine dönsün ki?
Carmen Martinez: Ne diyorum biliyor musun; Adam tam da gözümde canlandırdığım El Rey'e benziyor! Yaşlı, kibirli, emirler veren ve sorulardan ustaca kaçabilen biri. Eğer Michelle'i o öldürdüyse artık daha fazla saklanamayacak!
Carmen Martinez: Doğru dedin, daha köy meydanına bakmadık. Çanın düştüğünü duyduğumuzda buradaydık... Hadi oraya geri gidelim!

İncele: Pazar Yeri.
Carmen Martinez: <İsim>, bu kayıp cüzdan bizi nasıl Michelle'in katiline götürecek bilmiyorum ama yine de bir kimlik araması yap bakalım!
Carmen Martinez: Bu antika sikke pek kaybedilecek türden bir şey değil! Bakalım yüzeyinden üç beş deri hücresi koparabilecek miyiz!
Carmen Martinez: <İsim>, Michelle öldü ama şimdiden katilin izini yakaladık! Partnerimize bulaştığına bin pişman olacak!

İncele: Cüzdan.
Carmen Martinez: <İsim>, Michelle'in eski işyeri kartvizitinin bu cüzdanın içinde ne işi var?!
Carmen Martinez: Yani cüzdanın sahibi Michelle'i tanıyor! Ne tesadüf...
Isabel Amarga: Por Dios, o benim cüzdanım! Verin onu yoksa polisi ararım!
Carmen Martinez: Endişelenmeyin hanımefendi, biz polisiz zaten. Sizinle biraz konuşmamız gerek!

Doña Amarga'ya Michelle'i nereden tanıdığını sor.
Carmen Martinez: Doña Amarga, size cüzdanınızdaki işyeri kartvizitini soracaktık. Michelle Zuria'yı nereden tanırdınız?
Isabel Amarga: Michelle'i küçük kızlığından beridir tanırım <Rütbe> <İsim>. Bana karşı geldiğinde onu defalarca kez dolaba kilitlemişliğim var!
Carmen Martinez: Michelle'i dolaba mı kilitlerdiniz? Çok... Büyüleyiciymiş. Akrabası mısınız?
Isabel Amarga: Dadısıydım. Sinyor Zuria Amerika kıtasında görevli bir subaydı.12 yaşındayken ABD'ye taşındıkları zamana kadar Michelle'e ben baktım.
Isabel Amarga: Por Dios, o kızın ciddi disipline ihtiyacı vardı! Ona faydalı olmayı, katkıda bulunmayı öğretmeye çalıştım ama o hep ters cevaplar verir, küçük bir hanım gibi tırnaklarına bakardı!
Carmen Martinez: Evet, o alışkanlığı yetişkinliğinde de devam ediyordu...
Isabel Amarga: Ben yine de ondan ümitliydim! Dünya da erkeklerin borusu ötse de, güçlü bir kadının hükmünü gösterebileceğini anlattım! Michelle'in avukat olduğunu öğrenince emeklerimin boşa gitmediğini gördüm!
Carmen Martinez: Avukat olması onu bir çanın aldında ezilmekten kurtarmadı ne yazık ki...
Isabel Amarga: Michelle burada mıydı? Hem de öldü mü? Dios mio!
Isabel Amarga: Çok yazık <Rütbe> <İsim>. Fakat belki de Michelle bu kez yanlış kişiye ters bir cevap verdi, kim bilir?
(Isabel Amarga ile konuştuktan sonra)
Carmen Martinez: <İsim>, Michelle'in yaşlı dadısı bana pek anaç gelmedi sanki... Sanjay'i ona emanet etmek isteyeceğimi pek sanmıyorum!
Carmen Martinez: O zamanlar şartlar farklıydı belki ama Michelle'i dolaba kilitlemiş!
Carmen Martinez: Doğru dedin, "katkıda bulunmaktan" bahsetmesi feci şekilde tanıdık geldi. Bu kasabada elini attığın yerden SOMBRA çıkıyor. Bir gözümüz Doña Amarga'nın üzerinde olsun!

İncele: Antika Madeni Para.
Carmen Martinez: <İsim>, hadi şu deri hücresi örneğini mikroskopta inceleyelim!

İncele: Deri Hücresi Örneği.
Carmen Martinez: <İsim>, pazar yerinde bulduğun antika sikkeden aldığın deri örneği Ignacio Muñoz diye birine ait çıktı!
Carmen Martinez: Muñoz, Arjantin'de karşılaştığımız SOMBRA işbirlikçisinin adı değil mi? Gittiğimiz her yere ekmek kırıntısı gibi sikke bırakması ilginç!
Carmen Martinez: Doğru dedin, Muñoz'un tam da Michelle öldürüldüğü sırada burada bulunması şüpheli bir durum! Hadi onu sıkıştıralım!

Ignacio Muñoz'a Campanilla'da ne yaptığını sor.
Ignacio Muñoz: Sizi yeniden görmek ne hoş <Rütbe> <İsim>. Küçük Michelle bugün sizinle değil mi?
Carmen Martinez: Michelle öldürüldü. Bilmiyorum ayağına yatma sakın!
Ignacio Muñoz: Michelle öldü mü?
Ignacio Muñoz: Olamaz, bu olmadı işte. Gerçi şaşırmamak gerek. SOMBRA hainleri sevmez.
Carmen Martinez: Ama senin neyi sevdiğini biliyoruz Muñoz: SOMBRA'da dahil sana antikalarla ödeme yapan herkez! Bu sikkeyi kazanmak için ne yapman gerekti?!
Ignacio Muñoz: Michelle'le ilgili bir şey değil.
Ignacio Muñoz: Güzel şeyleri sevdiğim doğrudur <Rütbe> <İsim>. Michelle'de güzeldi... O güzelliğin yok olmasını asla istemezdim!
Carmen Martinez: Hikayenin tutup tutmadığını göreceğiz Muñoz. Bir yere kaybolma!

Daha sonra merkezde...
Carmen Martinez: Michelle'in öldüğüne halen inanamıyorum <İsim>! Soruşturmayla o kadar meşguldük ki yasını tutmaya bile vakit bulamadık!
Carmen Martinez: Ona gelir gelmez ısınmadığımız doğru... Ama Michelle ekipte yerini bulmuştu bile.
Elizabeth Ripley: Angela'nın ihanetinden kısa süre sonra Büro'nun ikinci bir kayıp daha yaşaması iç karartıcı.
Elizabeth Ripley: Yalnız SOMBRA'ya bu denli yaklaşmışken geri çekilmeni istemiyorum <İsim>!
Carmen Martinez: Campanilla'nın stratejik öneme sahip olduğu ortada. Alejandro Pratx gibi eski bir SOMBRA emektarını bile saklandığı delikten çıktı.
Carmen Martinez: Diğer bir şüpheli olan Ignacio Muñoz'un SOMBRA'yla olan bağlantılarını zaten biliyoruz. Ayrıca Michelle'in disipline ve "katkıya" kafayı fazla takmış dadısına rastladık. Fakat...
Armand Dupont: <İsim>, demek buradasın! Köyden buraya kadar koşarak geldim! Bir şey keşfettim!
Carmen Martinez: Dupont! Köyde tek başına ne yapıyordun?
Armand Dupont: <İsim>... dinle! El Rey'i buldum!

2. Bölüm

Carmen Martinez: Michelle'in öldüğüne halen inanamıyorum <İsim>! Soruşturmayla o kadar meşguldük ki yasını tutmaya bile vakit bulamadık!
Carmen Martinez: Ona gelir gelmez ısınmadığımız doğru... Ama Michelle ekipte yerini bulmuştu bile.
Elizabeth Ripley: Angela'nın ihanetinden kısa süre sonra Büro'nun ikinci bir kayıp daha yaşaması iç karartıcı.
Elizabeth Ripley: Yalnız SOMBRA'ya bu denli yaklaşmışken geri çekilmeni istemiyorum <İsim>!
Carmen Martinez: Campanilla'nın stratejik öneme sahip olduğu ortada ama...
Armand Dupont: <İsim>, demek buradasın! Köyden buraya kadar koşarak geldim! Bir şey keşfettim! El Rey'i buldum!
Carmen Martinez: Dupont! Ne diyorsun sen? Derin bir nefes al ve ne var ne yok anlat!
Armand Dupont: <İsim>... Dinle! Köyde Kralın Gölgesi adlı bir erkekler kulübü var!
Carmen Martinez: Nasıl ya, biz burada Michelle'in katilini bulmakla uğraşıyoruz, sen ise vaktini tavernada mı geçiriyorsun? Dupont, artık...
Armand Dupont: Michelle öldü mü? Ama... Nasıl...
Carmen Martinez: Üzerine düşen çan onu ezmiş. SOMBRA açıkça bizi Campanilla'da istemiyor.
Armand Dupont: Mon Dieu! Onu çok özleyeceğim <İsim>! Dil bilimiyle ilgili açıklamalarımı bir tek o takdir ederdi.
Armand Dupont: Dil bilimi demişken esas noktaya dönelim: <İsim>, bulduğum bu kulübün adı Kralın Gölgesi!
Armand Dupont: El Rey "kral", SOMBRA'da "gölge" demek! Bana anladığını söyle <İsim>! Kralın Gölgesi SOMBRA'nın doğduğu yer olmalı!
Carmen Martinez: Bence de kulağa mantıklı geliyor <İsim>. Dupont, göster bakalım şu Kralın Gölgesi neredeymiş!

İncele: Kralın Gölgesi Kulübü.
Armand Dupont: <İsim>, şu ortama bir bak! Eski halini hayal etsene: içki, siyaset, caz... Tam da SOMBRA'nın entelektüeller grubu olarak kuruluşuna uyuyor!
Carmen Martinez: Görüyorum ki Kralın Gölgesi hayal gücünü canlandırmış Dupont. Buranın SOMBRA'nın ini olduğuna dair kanıta ihtiyacımız var!
Carmen Martinez: Pekala, şu dosyanın üzerinde "gizli" ibaresi var! Hadi içine bakalım!
Carmen Martinez: Umarım şu yırtık kağıt bize SOMBRA ve El Rey hakkında yeni ipuçları verir! Maskelerini düşürmek Michelle'e olan borcumuz!

İncele: Paramparça Kağıt.
Armand Dupont: <İsim>, kurtardığın o eski albüm kapağında "Tropmetin Kralı" yazıyor! Yine bir "Kral" göndermesi! Nihayet El Rey'in izinde olduğumuz konusunda bana güvenebilirsin!
Carmen Martinez: Dupont, hepimiz SOMBRA'yı devirmek ve Michelle'in katilini bulmak için can atıyoruz ama bu çok rastlantı gibi duruyor...
Armand Dupont: Bu albüm bende kalsın <İsim>! Kütüphanemde biraz araştırma yapayım, bu ipucu hakkındaki fikrin değişecek, söz veriyorum!

Analiz et: Caz Plağı.
Armand Dupont: <İsim>, Kralın Gölgesinde bulduğun bu eski albüm soruşturmana caz katacak!
Armand Dupont: 1950-60'larda Trompetin Kralı olarak tanınan müzisyenin kim olduğunu buldum. Adı Arsenio Castillo.
Armand Dupont: Arsenio, SOMBRA'nın kurulduğu dönemlerde Kralın Gölgesi'nde sık sık çalıyormuş!
Carmen Martinez: <İsim>, ben bu konuda halen şüpheciyim... Sırf buralı bir müzisyenin kendisini Tropmetin Kralı diye tanımlaması onun El Rey olduğu anlamına gelmez! Bu Arsenio hakkında başka ne biliyoruz?
Armand Dupont: Campanilla'ya döndüğünü biliyoruz! Üstelik tam da Michelle öldürüldüğü sırada! Buna da rastlantı diyemezsin herhalde!
Carmen Martinez: Pekala, eğer Trompetin Kralı buradaysa, onu yakından görebiliriz <İsim>!

Arsenio Castillo hakkında daha fazla şey öğren.
Arsenio Castillo: Kralın Gölgesine hoş geldin <Rütbe> <İsim>! Bir puro alın ve rahatınıza bakın!
Carmen Martinez: Sinyor Castillo, biz bir cinayeti araştırıyoruz. Gizli bir örgütün yıllar önce bu kulüpte doğduğundan şüpheleniyoruz. O dönemler buranın müdavimiymişsiniz.
Arsenio Castillo: Ah, ne günlerdi ama! Her gece müzik, tartışmalar, içki! Kralın Gölgesi hayat dolu bir yerdi! Müdavimlerin çoğu daha sonra önemli kişiler oldular.
Arsenio Castillo: Alejandro Pratx Antarktika seferine çıkmadan önce geceyi burada geçirmişti! Adolfo Herrera Luzaguay'da yapacağı darbeyi bu masada planladı! Tabii o dönemler hepsi genç delikanlıydılar.
Carmen Martinez: Hepsi de peşinde olduğumuz örgütün parçasıydılar aynı zamanda! Bu genç entelektüeller ne hakkında konuşurlardı?
Arsenio Castillo: Ben müzik yapmakla meşguldüm <Rütbe> <İsim>. Hoş beş etmeye vaktim yoktu.
Carmen Martinez: Pekala... Daha güncel konulardan bahsedelim öyleyse. Michelle Zuria adı tanıdık geldi mi?
Arsenio Castillo: Yok, onu tanıdığımı sanmıyorum. Artık pek dışarıya çıkmıyorum.
Arsenio Castillo: Daha çok okumayı tercih ederim. Rayuela de Ficciones'ten hiç bıkmam mesela. Tam bir başyapıt. Yazarının işkenceyle öldürülmüş olması ne yazık.
Arsenio Castillo: Eski günleri yad etmek hoştu <Rütbe> <İsim>. Bu akşam yine uğra, bana bir içki ısmarlarsan sana dahasını da anlatırım!
(Arsenio Castillo ile konuştuktan sonra)
Carmen Martinez: <İsim>, Arsenio bazı SOMBRA ajanlarının 1950'lerde burada toplandığını doğruladı.
Carmen Martinez: Bu aynı zamanda Dupont'un Kralın Gölgesinin SOMBRA'nın bir grup entelektüel tarafından düşünüldüğü yer olduğu iddiasını da doğruluyor!
Carmen Martinez: Ama halen kilit parça eksik: El Rey! Bütün ipuçları ona işaret ediyor ama herif sürekli parmaklarımızın arasından kayıp gidiyor!
Carmen Martinez: İyi de, Michelle'in ölmesini El Rey'den çok kim ister ki? Sonuçta SOMBRA'ya ihanet etti ve Büro'yu inlerine getirdi!
Carmen Martinez: <İsim>, El Rey'e daha önce hiç bu kadar yaklaşmamıştık ama ufak bir tüyo fena olmazdı! Keşke Michelle bize şimdi yardım edebilseydi!
Carmen Martinez: Doğru dedin: Michelle artık aramızda olmayabilir ama izlerini baştan sürebiliriz! O çan kulesine gitmesinin bir nedeni olmalı! Hadi oraya gidip bu nedeni bulalım!

İncele: Merdiven.
Carmen Martinez: <İsim>, bu Michelle'in telefonu! Hatırladım!
Carmen Martinez: Belki abesçe gelecek ama sanki Michelle bunu buraya biz bulalım diye bırakmış gibi geliyor...
Carmen Martinez: Katil bu dövme demir anahtarı kullanarak kulenin tepesindeki çana ulaşmış olmalı! Muhtemelen kaçarken düşürdü. Üzerindeki kahverengi kalıntıdan bir örnek alalım!
Carmen Martinez: Şu kartpostalın üzerindeki yazı silinmiş... Sonra da kart atılmış! Metni kurtarırsak nedenini anlayabiliriz!
Carmen Martinez: <İsim>, doğru yolda olduğumuza dair bir his var içimde! Michelle için yapalım bunu!

İncele: Silinmiş Kartpostal.
Carmen Martinez: <İsim>, bu kartpostal Lorena Pratx adlı bir tutukluya gönderilmiş! Arjantin'de tutukladığın SOMBRA ajanı bu!
Carmen Martinez: Mesajda da diyor ki, "El Rey sadık olanları unutmaz", imza: "deden".
Carmen Martinez: Demek Lorena'nın dedesi ona yakın zamanda El Rey'den bahsetmiş! Sonunda bir yere varıyoruz <İsim>!
Carmen Martinez: Sinyor Pratx eski bir SOMBRA mensubu ve mizacına bakılırsa El Rey'i tanıyor... Tabii El Rey bizzat kendisi değilse! Michelle'i de o öldürdüyse dönüp dolaşıp aynı noktaya geldik demektir!
Carmen Martinez: Pekala <İsim>, gidip Pratx'ı tekrar sıkıştıralım!

Alejandro Pratx'la kartpostalı hakkında konuş.
Carmen Martinez: Sinyor Pratx, SOMBRA defterini yıllar önce kapattığınızı söylemiştiniz...
Carmen Martinez: Ama El Rey'in yakın çevresinde olduğunuzu gösteren bir kanıt bulduk... Tabii El Rey aslında siz değilseniz!
Alejandro Pratx: El Rey mi? Ben mi? Ne ilginç fikirlerin var <Rütbe> <İsim>!
Alejandro Pratx: El Rey yıllarca gölgelerde yaşadı, kimliğini SOMBRA'nın en sadık müttefiklerinden bile gizledi! Şimdi neden size kendisini göstersin ki?
Carmen Martinez: Artık saklanamaz çünkü! Şüphelendiğimiz gibi partnerimizi El Rey öldürdüyse, hükümdarlığının sonu geldi demektir!
Alejandro Pratx: Saflığının ödülü olarak bir puro al <Rütbe> <İsim>. Campanilla'yı da bir an önce terk et! Tabii sonunun arkadaşın gibi olmasını istemiyorsan. Bu da El Rey'in size mesajı.
Carmen Martinez: Bu da <Rütbe> <İsim>'in sana mesajı: Büro'yu açıkça tehdit etmekten tutuklusun!

İncele: Kilitli Telefon.
Carmen Martinez: Michelle'in telefonunu Elliot'a götürelim <İsim>! Vakanın seyrini değiştirecek bir şeyler bulabilir!

Analiz et: Michelle'in Telefonu.
Elliot Clayton: O kansızların Michelle'i öldürdüklerine inanamıyorum <İsim>!
Elliot Clayton: Telefonuna bakmak bana eski günleri hatırlattı... Bana X adı altında gönderdiği mesajları... Bana Bay Clayton diye hitap edişini...
Elliot Clayton: Ama telefonunda rahatsız edici şeyler de vardı.
Carmen Martinez: Rahatsız edici derken?
Elliot Clayton: Ignacio adlı bir sapık müstehcen mesajlarla onu taciz edip durmuş!
Elliot Clayton: Ignacio zaman zaman Rayuela de Ficciones adlı kitaptan sapıkça alıntılar yapmış... Bazen de Michelle'i "sanat koleksiyonuna" eklemekten bahsetmiş.
Carmen Martinez: Muñoz denen şu yılışık mı?! Öyk! Zavallı Michelle!
Carmen Martinez: Demek her mesajlarını kontrol ettiğinde sinirlenmesi bu yüzdemiş...
Elliot Clayton: Bu dürzü sapık Arjantin'den ayrıldığımızdan beridir onu her yere takip etmiş! Michelle'in bize bundan neden hiç bahsetmediğini anlamıyorum <İsim>!
Elliot Clayton: Yani, Michelle bize güvenebileceğini biliyordu, değil mi? Yani arkadaşı olduğumuzu biliyordu!
Carmen Martinez: Michelle kimseden yardım isteyecek birisi değildi... Ama bu bize güvenmediği anlamına gelmez!
Carmen Martinez: Ve <İsim> Muñoz efendiye hak ettiğini verecek! Elimizden tek gelen bu olsa da!

Muñoz'u Michelle'i taciz etmesi hakkında sorgula.
Carmen Martinez: Muñoz, Arjantin'den ayrıldığımızdan beridir Michelle'i takip ediyormuşsun! Ondan ne istiyordun?
Ignacio Muñoz: Aklınızın fesat olduğunu bilmesem bunu hayal gücünüze bırakın derdim.
Ignacio Muñoz: Michelle siz Büro ezikleri için fazla zarifti. Ben ona daha fazla layıktım!
Carmen Martinez: Michelle'i dört ülkede birden takip etmek hayranlığını göstermek için tuhaf bir yol!
Ignacio Muñoz: Michelle benim için bir bağımlılıktı <Rütbe> <İsim>! Tıpkı sigara gibi! Ya da güzel antikalar! Karşı koyamadığım bir güçtü!
Ignacio Muñoz: SOMBRA'yla çalışmamın sebebi ona daha yakın olmaktı! Size katılmak için ayrıldığında çektiğim acı dayanılmazdı!
Carmen Martinez: Sen de SOMBRA'yı onun üzerine saldın! Belki emirlerini uygulayıp o çanı da kendi ellerinle kestin! Eminim zevk de almışsındır!
Ignacio Muñoz: Bu ne cürret?! Michelle Büro'ya katılmamış olsaydı halen hayatta olacaktı! Onu asıl bitiren sizlersiniz!
Carmen Martinez: Dua et seni sırf tacizden ötürü tutuklayamıyoruz! Ama eğer <Rütbe> <İsim> El Rey'le en ufak bir alakan olduğunu ortaya çıkarırsa o vakit bitersin!

İncele: Çan Kulesi Anahtarı.
Carmen Martinez: <İsim>, şu kahverengi parçacıkları Lars'a gönderelim hemen! O bunların ne olduğunu ve çan kulesi anahtarına nasıl bulaştığını bilir!

Analiz et: Bilinmeyen Madde.
Jack Archer: ...Akşam yemeğinden sonra da birlikte bu filmi izleriz!
Jack Archer: Ha, selam <İsim>!
Carmen Martinez: Akşam yemeği ve film he? Hoş bir randevu olacak gibi!
Lars Douglas: Ne? Randevu falan değil yahu! Erkek erkeğe takılacağız sadece!
Carmen Martinez: Haydaa, alt tarafı kafa bulduk yahu! Birlikte hoş vakit geçirdiğinizi görmek güzel şey...
Lars Douglas: Şey, pekala daha önemli meselelere geçelim... <İsim>, şu bana gönderdiğin örnek vardı ya...
Lars Douglas: Çan kulesi anahtarından topladığın o kahverengi parçacıklar çekilmiş kahveymiş!
Lars Douglas: Klasik bir çapraz kontaminasyon örneği: Katil önce taze kahve çekmiş, sonra da çan kulesini açarken parçacıklarını anahtara bulaştırmış.
Carmen Martinez: Öyleyse katilin kahve içtiğini biliyoruz! İstediği kadar kafein alsın, <İsim> ona er ya da geç yetişecek!

İncele: Dosya.
Carmen Martinez: <İsim>, o not defteriyle ilgilendiğini biliyorum da dosyanın geri kalanı ne olacak? Tamamen Michelle'le ilgili!
Carmen Martinez: Eski şüpheli profili... Avustralya açıklarındaki SOMBRA adasının haritası...
Carmen Martinez: Bunlar gizli bilgiler! Bunu kim nasıl ele geçirmiş?
Carmen Martinez: Şu deftere bir toz atalım, bakalım Michelle'in her hareketini izleyen kimmiş!

İncele: Notlar.
Carmen Martinez: <İsim>, dosyada bulduğun not defterinde "Şahıs Hacienda del Rey'den çıktı. Campanilla'ya gidiyor" yazıyor! Dosyanın geri kalanı Michelle'le ilgiliydi, öyleyse bu da onunla ilgili olmalı.
Carmen Martinez: Ayrıca defter İngiliz İstihbarat Servisinin amblemiyle damgalanmış!
Carmen Martinez: Doğru dedin, daha önce Peru'da bir MI6 ajanıyla karşılaşmıştık!
Carmen Martinez: İyi de bir MI6 ajanı neden Michelle'in hareketlerini izlesin ki? Anlaşılan Pryce'ın bize açıklaması gereken şeyler var!

George Pryce'a Michelle'i gözetlemesi hakkında soru sor.
Carmen Martinez: Bay Pryce, kısa süre önce ölen bir ajanımız hakkında epey kabarık bir dosya derlemişsiniz. Zahmet olmazsa açıklar mısınız?
George Pryce: Aynı safta olduğumuza göre sanırım açıklayabilirim <Rütbe> <İsim>. MI6 Michelle'in eskiden SOMBRA'dan olduğunu biliyordu. Tehlikede olduğundan şüpheleniyorduk.
Carmen Martinez: Michelle'in tehlikede olduğunu biliyordunuz fakat Büro'yu uyarmadınız, öyle mi?
Carmen Martinez: Ayrıca SOMBRA'yı da başından beridir biliyordunuz! Madem aynı saftayız, o zaman Peru'da bize neden bunun hakkında yalan söylediniz?
George Pryce: Ben Büro'ya çalışmıyorum <Rütbe> <İsim>. Ben sadece Majesteleri Kraliçe'ye rapor veririm.
George Pryce: Michelle'i saatlerce takip ettim. Düzinelerce puro içip Rayuela de Ficciones'i baştan sona okuyacak kadar üstelik. Ama onu kurtarmak görev tanımımın ötesindeydi.
Carmen Martinez: Sözünüze güveniyoruz. Ama eğer bir daha yalan söylediğiniz ortaya çıkarsa sizi tutuklamak hiç de görev tanımımızın ötesinde olmayacak!

Daha sonra merkezde...
Elizabeth Ripley: <İsim>, Michelle'in cinayeti ve SOMBRA'nın liderini bulma konusunda ilerleme kaydettiğini söyle!
Carmen Martinez: İyi haber, SOMBRA'nın kurulduğu yerin Kralın Gölgesi adında bir kulüp olduğunu öğrendik.
Carmen Martinez: Sık sık kulüpte çalan bir müzisyenle konuştuk... Lakin SOMBRA'yı kuran genç entelektüellerden biri olmadığı konusunda epey ısrarcı.
Carmen Martinez: Bu arada Alejandro Pratx'ın El Rey hakkında bir şeyler bildiğinden eminiz! Torununa yazdığı bir mesajda ona El Rey'den bahsetmiş!
Carmen Martinez: El Rey kimliğini yıllardır gizli tutmuş, bize kendini kolay kolay göstermeyecektir! Fakat bu aynı zamanda Michelle'in ölmesini herkesten fazla onun istediği anlamına gelir!
Elizabeth Ripley: O zaman yapılacak şeyi biliyorsun <İsim>! Michelle'i öldürenin El Rey olduğunu ortaya çıkar, böylece partnerimizin cinayeti onun çöküşü olsun!
Carmen Martinez: Başüstüne Şef! Şimdi...
Ingrid Bjorn: <İsim>! Az önce MI6 genel merkezi hattaydı!
Ingrid Bjorn: Seninle konuşmak istiyorlar!

3. Bölüm

Carmen Martinez: <İsim>, SOMBRA'nın kurulduğu yerin Kralın Gölgesi adında bir kulüp olduğunu öğrendik...
Carmen Martinez: ...Fakat El Rey'in buralarda olduğunu gösteren kanıtlar bulsak da kim olduğunu halen bilmiyoruz!
Carmen Martinez: ...Alejandro Pratx gibi bazı şüphelilerimiz El Rey'in kimliğini bildikleri halde açıklamaya yanaşmıyorlar!
Carmen Martinez: Fakat bu El Rey her kimse, Michelle'in ölmesini herkesten çok istediği kesin! Michelle'i öldürenin o olduğunu ortaya çıkardıkmı, SOMBRA'nın liderini devirmiş olacağız!
Ingrid Bjorn: <İsim>! Az önce MI6 genel merkezi hattaydı!
Carmen Martinez: MI6 mı? Burada bir dedektifleri var, George Pryce. Onu da sorguladık zaten.
Ingrid Bjorn: Sorun da bu! MI6, George Pryce'ın artık kendileri için çalışmadığını söyledi!
Ingrid Bjorn: Pryce, birkaç yıl önce MI6'nın açıklayamadığı sebeplerden ötürü zorla emekli edilmiş. Fakat bizi ona güvenmememiz konusunda uyardılar!
Carmen Martinez: Yok artık! Eğer Pryce artık MI6'dan değilse, o zaman nasıl oldu da Michelle'le ilgili bir dosyayı elde etti? SOMBRA'yla olan geçmişi, Büro'nun soruşturmaları...
Carmen Martinez: <İsim>, Pryce'ın kime çalıştığını öğrenmemiz gerek. Eğer MI6 söylemiyorsa, biz de adamın kendisinden öğreniriz!
Ingrid Bjorn: İşiniz bittikten sonra Kralın Gölgesine geri dönün! Michelle'in intikamını alıp nihayet El Rey'i yakalama konusunda hepimiz size güveniyoruz!

George Pryce'ın kime çalıştığını bul.
Carmen Martinez: Eller yukarı Pryce! Kim olduğunu ve kime çalıştığını izah et! Artık MI6'ya çalışmadığını biliyoruz!
George Pryce: <Rütbe> <İsim>, beni yine ifşa ettin...
George Pryce: MI6'nın beni zorla emekliye çıkardığı doğru! SOMBRA'ya fazla "kafayı taktığımı" söylediler! Üstelik sırf daha açık bir yaklaşım önerdiğim için...
Carmen Martinez: SOMBRA'ya daha açık bir yaklaşım mı? Bir Büro ajanını izleyip hareketlerini onlara bildirmek gibi mi?
George Pryce: Elbette hayır <Rütbe> <İsim>! SOMBRA'yla etkili bir mücadele için onlara yaklaşıp nasıl hareket ettiklerini anlamamız gerekti!
George Pryce: Eski SOMBRA mensubu arkadaşınızı bu yüzden takip ettim! Başka şahısları da gözetim altına almıştım. Alın bakın notlarıma!
George Pryce: "Dün saat 15:47'de Ignacio Muñoz'la taze çekilmiş bir kahve içtim. Luzaguay'ın Olimpiyatlardaki performansı nedeniyle hayal kırıklığına uğramıştı."
Carmen Martinez: SOMBRA'ya ne kadar yaklaştın öyleyse? El Rey'in kim olduğunu bilecek kadar mesela?
George Pryce: O dediğin şahsın kim olduğunu bilmiyorum <Rütbe> <İsim>. Büro'daki kaynaklar bende yok maalesef...
Carmen Martinez: Eğer Majesteleri Kraliçe'nin safından SOMBRA'nın El Rey'inin safına geçtiysen, seni hapse göndermek için bol bol kaynağımız olacak!

İncele: Salonun Köşesi.
Carmen Martinez: Şu lekeli kağıt oldukça eski görünüyor! Silik metni kurtaralım, şüphelilerimizden birini El Rey'e bağlayabilir!
Carmen Martinez: Şu yırtık fotoğrafı bantlamak da Michelle'in cinayetini çözmemize yardımcı olabilir!

İncele: Lekeli Kağıt.
Carmen Martinez: <İsim>, şu eski kağıtta "El Rey'in Manifestosu" yazıyor!
Carmen Martinez: Metin de tanıdık: "Akıllılar hükmeder, güçlüler yönetir, hızlılar çalışır, zayıflar ölür." SOMBRA ideolojisinin temel taşları bunlar!
Carmen Martinez: Da şu düzeltmelere bak! Sanki sloganlarını tam netleştirememişler gibi...
Carmen Martinez: Doğru dedin, bu SOMBRA'nın manifestosunun orijinal ilk taslağı olmalı! Elilot'tan yazarı bulmasını isteyelim!

Analiz et: El Rey'in Manifestosu.
Elliot Clayton: <İsim>, eski el yazılarını deşirfe etmek tam deli işi! Keşke 1950'lerde tablet kullanılsaydı!
Carmen Martinez: Sadede gel Elliot: El Rey'in Manifestosunu kim yazmış?
Elliot Clayton: Neyse ki belediye binasının veri tabanı 19. yüzyılda kalmış durumda. Bu sayede birçok vatandaşın el yazısı örneğine ulaşabildim.
Elliot Clayton: Ve yazı şüphelilerinizden Doña Amarga ile eşleşti.
Carmen Martinez: Ne?! Michelle'in yaşlı dadısıyla mı?
Carmen Martinez: Muhtemelen "El Rey'in Manifestosu"nun bir erkek tarafından yazıldığını düşündüğünden onu neredeyse unutmuştum...
Carmen Martinez: Doğru diyorsun <İsim>... Doña Amarga SOMBRA'yı kuran entelektüel zümrenin bir parçası olabilir! "Katkı" konusundaki acayip konuşmasını hatırla!
Carmen Martinez: Ayrıca Michelle'i çan kulesinde gördüğü anda tanıyacak kadar iyi tanıyordu... Şimdi parçalar yerine oturmaya başladı <İsim>!
Carmen Martinez: Öyleyse kaybedecek bir dakikamız dahi yok! Gidip Doña Amarga'yı bulalım!

Doña Amarga'ya El Rey'in manifestosunu sor.
Carmen Martinez: Doña Amarga, sırf Michelle'in dadısı olmadığını biliyoruz! SOMBRA kurulduğundan beridir içindeydin! Manifestolarını sen tasarlamışsın!
Isabel Amarga: Bana bunu hiç sormadın ki <Rütbe> <İsim>! Sırf kadın olduğum için göz ardı edilmeye alışkınım nasıl olsa.
Carmen Martinez: Bu yüzden mi erkek kimliğinin arkasına gizlendin? İtiraf et Isabel: El Rey sensin!
Isabel Amarga: El Rey ben olsam, bunu size itiraf edecek kadar salak olamam herhalde, değil mi? Hem de sırf eski bir kompozisyonu suratıma tuttunuz diye hemde?
Isabel Amarga: Hayal kırıklığına uğradım <Rütbe> <İsim>. Senden daha iyisini beklerdim.
Carmen Martinez: SOMBRA'ya katılma fikrini Michelle'in aklına sokan da sensin, değil mi? Ama seni bize ifşa etmeden önce onu öldürmen gerekti!
Isabel Amarga: Tıpkı şu deli saçması Rayuela de Ficciones'ten bir karakter gibi konuşuyorsunuz, sanki kanıt olmadan bir şey itiraf edecekmişim gibi!
Carmen Martinez: <Rütbe> <İsim> kanıt bulacak, merak etme! Ayrıca eğer El Rey sensen ve Michelle'le zarar verdiysen, bir sonraki kompozisyonunu hapiste yazarsın!

İncele: Paramparça Gazete.
Carmen Martinez: <İsim>, bu makale Michelle hakkında! Bu onun fotoğrafı! Manşette de "Yeni kalifiye avukar cinayet davasını kazandı" yazıyor!
Carmen Martinez: Bir saniye, sanığı da tanıyoruz! Arsenio Castillo, hani eskiden burada sahne alan müzisyen!
Carmen Martinez: İyi de Arsenio Michelle', tanımadığını söylemişti... Kendisini cinayetten aklayan avukatı unutmuş olması garip.
Carmen Martinez: Arsenio'nun bunadığını hiç sanmıyorum, yani gözümüzün içine baka baka yalan söylüyor! Gidip hafızasını biraz daha eşeleyelim bakalım!

Arsenio'ya mahkeme davası hakkında soru sor.
Carmen Martinez: Arsenio, bize Michelle Zuria'yı tanımadığını söylemiştin. Lakin kendisi seni mahkemede, üstelik de bir cinayet davasında savunmuş! Adını hatırlayacak kadarda mı minnettar kalmadın?
Arsenio Castillo: Şey, zaten suçsuzdum, bu yüzden önemli olduğunu düşünmedim. Zaten on beş yıl önceydi.
Carmen Martinez: Önemli çünkü Bayan Zuria bizzat mahkemede temsil ettiği suçlular tarafından öldürüldü. Eskiden bu kulüpte toplanan örgüte bağlı suçlular tarafından!
Arsenio Castillo: Size söyledim, onlar hakkında bir şey bilmiyorum! Benim herhangi bir "suç örgütüne" üyeliğim yok... Tabii caz grupları suç örgütünden sayılmıyorsa, haha!
Arsenio Castillo: Şimdi müsaadenizle, taze çekilmiş kahvem beni bekliyor.
Carmen Martinez: Kahvenizin tadını çıkarın Sinyor Castillo. <Rütbe> <İsim> Michelle'e onu öldürerek karşılık verdiğinizi ortaya çıkarırsa içeceğiniz son kahveniz olur!

Daha sonra...
Carmen Martinez: <İsim>, El Rey yıllarca gölgelerde gizlenmeyi başardı ama sonunda yapbozun parçaları yerine oturmaya başladı!
Carmen Martinez: SOMBRA Manifestosunun taslağını çıkartan Isabel Amarga'ymış! Kim bilir, belki "El Rey" ismini akıl eden de oydu... Bu ismin arkasına saklanan da!
Carmen Martinez: Bir de George Pryce var tabii! Peru'da kimliğini ifşa ettik sandık ama MI6 dalaveresi de aynı oranda çakma çıktı!
Carmen Martinez: Arsenio Castillo'nun da sıradan bir caz müzisyeni olmadığına dair nesine iddiaya girersin? Bir zamanlar cinayetle suçlanmış ve avukatı da Michelle'miş! Ayrıca mahkemede SOMBRA'yı temsil ettiğini de biliyoruz!
Carmen Martinez: Bir sürü şey öğrendik ama halen bir şey eksik! Hadi her şeyin başladığı yer olan köy meydanına gidelim!

İncele: Çeşme.
Carmen Martinez: <İsim>, bu Michelle'in kolyesi!
Carmen Martinez: Cesedini bulduğumuzda kolyesi boynunda değildi... Katil bunu burada düşürmüş olmalı! Üzerinde analiz edebileceğimiz bir örnek olmak zorunda!
Carmen Martinez: El Rey çanın halatını bu bıçakla kesmiş olmalı! Şu ipliklerden birer örnek alalım!
Carmen Martinez: <İsim>, El Rey bir suç üstadı ve şüphelilerin hepsi de usta birer yalancı olabilir... Ama kimse bilimden üstün olamaz!

İncele: Michelle'in Kolyesi.
Carmen Martinez: <İsim>, Michelle'in kolyesinden aldığımız maddeyi hemen Lars'a götürelim!

Analiz et: Şeffaf Madde.
Lars Douglas: <İsim>, Michelle'in kolyesinden aldığım sonuçlar katilin kaderini mühürleyecek!
Carmen Martinez: Pek cesaretlendiriciymiş ama biraz daha ayrıntı fena olmazdı hani...
Lars Douglas: Michelle'in kolyesinden aldığın örnek termiş <İsim>. Ayrıca DNA'da Michelle'in DNA'sı değil.
Lars Douglas: Kahverengi gözlere tekabül eden genler tanımladım ama dizinin geri kalanı Michelle'in genetik profiliyle uyuşmadı.
Lars Douglas: Bu durumda ter başka bir kahverengi gözlü şahıstan gelmiş, yani katilden!
Carmen Martinez: Aynen öyle! <İsim>, Michelle için çok geç olabilir ama onu onurlandırmak için El Rey'i devirmekten daha iyi bir yol olamaz!

İncele: Bıçak.
Carmen Martinez: Eğer bıçaktaki bu iplikler kuledeki halattan gelmişse, Lars bize halatı kesenin kim olduğunu söyleyebilir! Hadi bunu laboratuvara ışınlayalım!

Analiz et: İplikler.
Lars Douglas: Haklıymışsın <İsim>! Bıçaktaki iplikler hakikaten de çanı tutan halattan gelmiş!
Carmen Martinez: Demek katil çanı tutan halatı bu bıçakla kesmiş!
Lars Douglas: Örneğe halattan gelmeyen başka iplikler de karışmıştı. Kopma dirençleri daha düşüktü, genelde günlük kıyafetlerde kullanılan tipik kumaşlardan.
Lars Douglas: Ayrıca rengi de farklıydı: koyu kırmızı.
Carmen Martinez: Demek katil koyu kırmızı giyiyor! Asil bir renk olduğu kesin ama El Rey yakında bunu turuncu hapishane tulumuna değişmek zorunda kalacak!

Elizabeth Ripley: <İsim>, SOMBRA'nın başı El Rey'i tutuklamak üzeresin! Git ve Büro'yu gururlandır!

Katili Tutukla.
Carmen Martinez: Arsenio Castillo, <Rütbe> <İsim> seni Michelle Zuria'yı öldürmekten tutukluyor! Bu arada sen inkar etmeden söyleyeyim: her şeyi biliyoruz!
Carmen Martinez: SOMBRA'nın peşinden dünyanın yarısını dolaştık! <Rütbe> <İsim> bir sürü yardakçını yakaladı! Nihayet şimdi de seni yakaladık, "El Rey"!
Arsenio Castillo: Biraz yavaş git <Rütbe> <İsim>. Ben yaşlı bir adamım, takip edemiyorum. Ne yapmışım dediniz?
Carmen Martinez: Ömür boyu SOMBRA'ya liderlik etmen haricinde liste bayağı bir uzuyor valla! Yine de nihayetinde ajanımızı öldürmekten hapse giriyorsun!
Arsenio Castillo: Mesele halen şu kadın mı? Hani avukatlığımı yapan? Size dedim ya, onu hatırlamıyordum bile!
Carmen Martinez: Yalan söylüyorsun! O kadın Büro'ya katılmadan önce SOMBRA'nın avukatıydı! Bu sayede biz Campanilla'ya gelir gelmez onu tanıdın!
Arsenio Castillo: Tekrar söylüyorum <Rütbe <İsim>: O zaman suçsuzdum... Şimdi de suçsuzum!
Carmen Martinez: Daha önce cinayetten yırttın, muhtemelen Michelle sayesinde! Ama bu sefer karşında <Rütbe> <İsim> var!
Carmen Martinez: Çanın Michelle'i ezmesini sağlamak onu öldürmek için zekice bir yöntemdi! Ama bu cinayeti işleyenin sen olduğunu kanıtlayamayacağımız anlamına gelmez! Kolyesinde DNA'nı bulduk!
Arsenio Castillo: Etkilendim <Rütbe> <İsim>. Evet, Michelle'i bizzat kendim öldürdüm.
Arsenio Castillo: Ama sırf bir Büro ajanını öldürdüğüm için hapse girmek bana koymaz. Benim yaşımda biri için büyük bir başarı!
Carmen Martinez: İtiraf ediyorsun yani! Michelle'i sırf Büro'ya katıldığı ve bizi sana getirdiği için öldürdün!
Arsenio Castillo: Bize ihanet ettikten sonra yaşamasına hiç izin vermemeliydik!
Arsenio Castillo: Bir de utanmadan siz Büro haşeratlarını benim köyüme getirme küstahlığını gösterdi!
Arsenio Castillo: Tabii ki kulede onu tanıdım! El Rey onu sırtından vuranları asla unutmaz! Çan o küçük haini pestil gibi dümdüz ettiğinde kahkaha attım!
Arsenio Castillo: Cebine o kitap sayfasını bırakmak muhtemelen sonumu getirdi. Ama en azından o hainin sonu diğerlerine ibret olur.
Arsenio Castillo: Beni yakalamış olman umurumda değil <Rütbe> <İsim>! Bu uzun kariyerim için görkemli bir son oldu!
Carmen Martinez: Hükümdarlığın artık kesin kez sona erdi "El Rey"! Tutuklusun!

Nigel Adaku: Arsenio Castillo, Büro ajanı Michelle Zuria'yı öldürmekten ötürü mahkeme karşısındasın. Fakat suçlarının asıl boyutu bunun çok ötesinde.
Nigel Adaku: <Rütbe> <İsim> senin ve arkadaşlarının yıllar önce SOMBRA'yı kurduğuna dair kanıt buldu. İlk başta fikirleri tartışıyormuşsunuz...
Nigel Adaku: Ama gel gör ki bu fikirler birer kabusa dönüştü! Çocuk kaçakçığı, deneyler, yozlaşma, cinayet!
Nigel Adaku: Hatta Luzaguay'da totaliter bir rejimin oluşmasına dahi neden olmuş!
Nigel Adaku: SOMBRA'nın lideri olarak tüm bunların sorumlusu sensin! Ta ki <Rütbe> <İsim> seni adalet karşısına çıkartana kadar! Söyleyecek bir şeyin var mı?
Arsenio Castillo: Her şeyi çözdük sanıyorsunuz! Halbuki hiçbir şey bilmiyorsunuz!
Arsenio Castillo: İtiraf ediyorum, o Büro ajanını öldürdüm. Fakat gösterişli bir sonla sahneden iniyorsam dert değil!
Arsenio Castillo: Artık sakin emekliliğin tadını çıkartabilirim. Sizin sorunlarınız ise asıl şimdi başlıyor!
Nigel Adaku: Emekliliğin yüksek güvenlikli bir ceza evinde müebbet hapisle geçecek! Sana içeriden yardakçılarınla tezgah kurma şansı vermeyeceğiz!
Arsenio Castillo: Ben tezgahı çoktan kurdum zaten! Bakalım sonuçlarıyla nasıl baş edeceksin <Rütbe> <İsim>!

Daha sonra merkezde...
Elizabeth Ripley: <İsim>, El Rey'i parmaklıklar ardına gönderdiğin için tebrikler! Bu Büro'nun tarihinde kazandığı en büyük zafer!
Elizabeth Ripley: Aynı zamanda Michelle'i onurlandırmanın da en güzel yolu. Kesin seninle gurur duyardı <İsim>, ben de duyuyorum.
Elliot Clayton: <İsim>, El Rey'i tutuklamışsın! Al bakalım SOMBRA!
Jonah Karam: Tebrikler <İsim>! Liderleri yokken toparlansınlar da görelim!
Carmen Martinez: Umarım toparlanamazlar. Ama içimden bir ses SOMBRA'yla henüz işimizin bitmediğini söylüyor.
Elizabeth Ripley: <İsim>, ekip SOMBRA'ya karşı kazandığı bu zaferi kutlamayı hak ediyor...
Elizabeth Ripley: Ama Carmen haklı. Castillo'nun mahkemede ettiği sözler endişe verici.
Elizabeth Ripley: Aklınca kabadayılık taslamış da olabilir ama işi şansa bırakmak istemem. Hazır olduğunda ofisime gel. Gelecek planları tartışmamız gerek!

Kötülüğün Kökü 6

Elizabeth Ripley: <İsim>, Arsenio Castillo'yu Michelle'i öldürmekten tutukladın, ama ayrıca onun El Rey olduğunu da kanıtladın!
Elizabeth Ripley: Ailesine Michelle'in ölüm haberini verdim. Naaşı defnedilmek üzere ABD'ye gönderilecek.
Elizabeth Ripley: Diğer SOMBRA ortakları Isabel Amarga, Ignacio Muñoz ve Alejandro Pratx'ta ceza alacak. Bu harika bir zafer <İsim>!
Elizabeth Ripley: Yine de kendimizi avutmayalım, SOMBRA'yla işimizin bitmediği aşikar. El Rey duruşmasında yabana atılmayacak sözler sarf etti. Onu tekrar sorgulaman gerek!
Carmen Martinez: El Rey'le konuşmak için seninle gelirim <İsim>!
Jack Archer: <İsim>, benim de yardımına ihtiyacım var. Çok tuhaf bir şey oldu. Gitmeden önce konuşabilir miyiz?

El Rey'i tehditleri hakkında sorgula.
Arsenio Castillo: Bakıyorum şimdiden SOMBRA'yı özlemişsin <Rütbe> <İsim>!
Arsenio Castillo: Sen ve Büro en iyi ajanlarımdan bazılarını tutukladınız, bazılarını da öldürdünüz. Ama SOMBRA'da bu arada size bazı darbeler indirdi!
Arsenio Castillo: Mesela adli tabibinizin köstebek çıkması gibi! Bunu fark ettiğinizde yüzünüzün aldığı ifadeyi görmek isterdim!
Carmen Martinez: Artık hepsi bitti "El Rey"! Yardakçıların da doğruca hapse girecek ve lidersiz SOMBRA da yok olup gidecek!
Arsenio Castillo: Sırf yaşlı bir adamı tutuklayarak SOMBRA'yı bitirebileceğini mi sanıyorsun <Rütbe> <İsim>? İyisin hoşsun ama çok boşsun be. Neredeyse seni kendi dengim sanmıştım!
Arsenio Castillo: Yine de ufak oyunlarımız çok hoşuma gittiğinden sana bir tüyo vermeden duramayacağım.
Arsenio Castillo: Kralın Gölgesine git. Sana son bir sürpriz hazırladım. Şu antika sikkeleri de al, en azından sana kin beslemediğimi görmüş ol!
Carmen Martinez: O kulüpte her ne sakladıysan onu bulacağız! Sonra da ininin üzerinden buldozerle geçeceğiz!

İncele: Kralın Gölgesi Kulübü.
Carmen Martinez: <İsim>, El Rey bize bir "sürpriz" sözü vermişti ve burada SOMBRA motifleriyle döşeli bir kutu var! Hadi açalım!

İncele: Kilitli Sandık.
Carmen Martinez: <İsim>, kutuda bulduğun mektup El Rey imzalı!
Carmen Martinez: <İsim>, bu mektup birçok soruya yanıt verebilir... Tabii El Rey'in son tuzağı da olabilir! İspanyolcama yeterince güvenmiyorum, o yüzden bunu Dupont'a versek iyi olur!

Analiz et: El Rey'in Mektubu.
Armand Dupont: <İsim>, El Rey'in bu mektubu korkmakta haklı olduğumuzu doğruluyor! SOMBRA hiç de bitmiş falan değil!
Armand Dupont: Lars'ın kağıt üzerinde yaptığı testlere göre El Rey, bu mektubu en az on sene önce kaleme almış.
Armand Dupont: Ve Castillo mektubunda El Rey unvanını başka bir SOMBRA mensubuna devrettiğinden bahsediyor!
Carmen Martinez: Ne?! Castillo'nun aslında on yıldır SOMBRA'nın lideri olmadığını mı söylüyorsun?!
Carmen Martinez: O zaman bu gerçek El Rey'in halen serbest olduğu anlamına gelir!
Armand Dupont: Korkarım ki dahası da var mes amis. Castillo mektubunda halefine şu tavsiyeyi vermiş: "Bırak düşmanların gölgeleri kovalasın. Gözler önünde saklan."
Armand Dupont: Şöyle devam etmiş: "Henüz ışığa çıkma vakitmiz gelmedi. Fakat güçlülerin hüküm süreceği gün yakındır."
Carmen Martinez: Dur... Eğer on yıl önce "ışığa çıkma vaktinin" yakın olduğunu söylüyorsa, şu anda daha da yakın olmalı!
Carmen Martinez: Haklısın <İsim>, bu Castillo'nun duruşma sırasında attığı nutuğu açıklıyor! Tezgahı çoktan kurduğunu söylemişti... Ve yeni El Rey'in SOMBRA'nın planlarını sürdüreceğini biliyor!
Carmen Martinez: Buna inanamıyorum <İsim>! Bu SOMBRA'nın bir sonu yok mudur?!
Carmen Martinez: Heriflerin peşinden dünyayı turladık! Yığınla ektrikalarını boşa çıkarttık! İki tane ajanımızı kaybettik! Ve tüm bu olanların üstüne halen bitmedi, öyle mi?!
Carmen Martinez: Eğer SOMBRA pes edeceğimizi sanıyorsa avucunu yalar! Gidip Castillo'yu öttürelim!

El Rey'i halefi hakkında sorgula.
Arsenio Castillo: İtiraf et <Rütbe> <İsim>: Seni şaşırtmayı yine başardım!
Carmen Martinez: Demek bir süredir SOMBRA'nın lideri değilsin. Bize asıl büyükbaşın kim olduğunu söyleyecek misin?
Arsenio Castillo: O zaman fazla kolay olur. Ama sana şunu söyleyeyim: halefimle çoktan tanıştın.
Arsenio Castillo: Ama lider o kadar da önemli değil <Rütbe> <İsim>. Önemli olan planlarımızın Kuzey'de işlemeye başlaması.
Arsenio Castillo: Yakında haberlerde duyarsın, henüz duymadıysan tabii.
Carmen Martinez: Kuzey mi? Kuzey'de neresi? Ne diyorsun sen?
Arsenio Castillo: SOMBRA'nın ışığa çıkma vakti sonunda geldi çattı!
Carmen Martinez: Sen hücrenden bir daha asla çıkamayacaksın ama! Hem <Rütbe> <İsim> planladığın şey her neyse onu durduracak, bundan emin olabilirsin!
Arsenio Castillo: Tekrar görüşmeyeceğiz belki <Rütbe> <İsim> ama seninle tanışmak güzeldi. Kralın Gölgesinde bir şeyler ye, benden olsun. Veda hediyem!

Jack'e probleminin ne olduğunu sor.
Carmen Martinez: Jack, fark ettin mi bilmiyorum ama şu anda El Rey'le meşgulüz! Hayırdır?
Jack Archer: Ingrid'e bir haller oldu!
Jack Archer: Siz gittikten sonra Ingrid'e bir telefon geldi...
Jack Archer: ...Daha ne oluyor demeden Ingrid "Ramon, bunu nasıl yaparsın?" diye telefonda bağırmaya başladı, sonra da gözyaşları içinde koşarak gitti!
Carmen Martinez: Ingrid ağladı mı dedin?!
Jack Archer: Biliyorum! <İsim>, Michelle'e olandan sonra başka bir ekip üyesini perişan görmek hoşuma gitmiyor! Ingrid'in iyi olduğundan emin olmalıyız! Çan kulesine doğru gitti!

İncele: Eski Çan Kulesi.
Jack Archer: Ingrid'i hiçbir yerde göremiyorum <İsim>...
Jack Archer: Doğru dedin, çantasını burada bırakmış! İpucu aramaktan başka şansımız var mı?

İncele: Ingrid'in Çantası.
Jack Archer: Ingrid'in çantasında yırtık bir fotoğraf varmış! Şunu bantlayalım bakalım, tuhaf davranışlarına bir açıklama bulabilecek miyiz!

İncele: Paramparça Fotoğraf.
Jack Archer: <İsim>, bu fotoğraf pek hoşmuş da... Bu çift kim?
Jack Archer: Doğru, belki Elliot bu fotorğaftan bir anlam çıkartır!

Analiz et: Çiftin Fotoğrafı.
Elliot Clayton: <İsim>, bu fotoğraf her gün yüzüne baktığımız insanları aslında ne kadar az tanıdığımızın bir kanıtı!
Jack Archer: Nasıl yani? Fotoğraftakileri tanıyor musun?
Elliot Clayton: Kadını tanıyorum. Sen de tanıyorsun <İsim>! Ingrid bu!
Jack Archer: Ney? Bu bikinili sarışın afet Ingrid mi? Ağzı kulaklarında ve sevgi dolu hemde? Yeme bizi Elliot!
Elliot Clayton: Veri tabanı yalan söylemez: Bizim Ingrid işte... Ya da Büro'ya katılmadan yıllar önceki hali.
Jack Archer: Baksana şu Latin elemana nasıl da sarılmış! Kesin erkek arkadaşıymış!
Elliot Clayton: Bu Ingrid'in eski kocası. Adı Ramon Cortez.
Jack Archer: Ingrid evli miymiş?! Hiç bilmiyorduk!
Jack Archer: Doğru dedin <İsim>, Ingrid'i telefonla arayan adamın adı da Ramon'du! Adını bile duymak Ingrid'i gözyaşlarına boğmaya yetti!
Jack Archer: Acılı bir boşanma süreci geçirmiş olmalılar... Acaba Ingrid neden ondan hiç bahsetmedi bize!
Jack Archer: Gerçi emirler yağdırdığı zamanlar dışında pek bir şey söylediği de yok ya!
Jack Archer: <İsim>, Ingrid ofisine dönmüş olabilir. Hadi gidip ona şu Ramon'u soralım!

Ingrid'e Ramon Cortez'le evliliği hakkında soru sor.
Jack Archer: Ingrid, dönmene öylesine sevindik ki! Daha iyi misin?
Ingrid Bjorn: Amatörce davranışım için kusura bakma <İsim>. Fakat Ramon'un adını duyunca bazı kötü anılarım canlandı.
Jack Archer: Evet, bir zamanlar evli olduğunuzu öğrendik. Bu yüzden mi seni aradı?
Ingrid Bjorn: Bilmiyorum. Boşandığımızdan beridir onu görmedim.
Ingrid Bjorn: Ramon hayatımın aşkıydı. Çok muyluyduk... Bir süreliğine.
Ingrid Bjorn: Gerisini hatırlamak istemiyorum <İsim>... Bunca zamana rağmen halen acı veriyor!
Jack Archer: Hadi ama Ingrid, ağlama...
Ingrid Bjorn: Hayatımın o dönemini hafızamdan silmek için elimden geleni yaptım <İsim>. Şimdi tekrar hatırlamak istemiyorum.
Jack Archer: Bu pek sağlıklı bir tavır değil Ingrid. Biliyorsun ki benim de kalbim kırılmıştı... Ama ben gidip de saçımı griye boyamadım! Biraderimle konuştum, bir şeyler içtik ve...
Ingrid Bjorn: BU KONUDA KONUŞMAK İSTEMİYORUM DEDİM! NE ŞİMDİ, NE DE BAŞKA BİR ZAMAN!
Ingrid Bjorn: <İsim>, günün geri kalanını izinli geçireceğim! Gitmeden önce bunları sana vereyim... Michelle'i hatırlaman için bunlar sende kalsın!
(Ingrid Bjorn ile konuştuktan sonra)
Jack Archer: <İsim>, bu fazla... ağır oldu!
Jack Archer: Ingrid'in kalbinin kırılmış olduğuna inanamıyorum! Belki de bu yüzden soğuk ve mesafeli davranıyor. Bize hiç güvenmiyor... Belki tekrar canının yanacağından korkuyordur.
Jack Archer: Doğru diyorsun <İsim>. İyisi mi şu Ramon'u arayıp Ingrid'i bir daha rahatsız etmemesini söyleyelim!

Ramon'u arayıp ne istediğini sor.
Jack Archer: Ramon Cortez'le mi görüşüyorum?
Ramon Cortez: Evet benim. Siz Ingrid'in arkadaşları mısınız? Telefonu yüzüme kapattı!
Ramon Cortez: Bakın, onu rahatsız etmek istememiştim ama Büro'nun acilen Meksika'ya bir ekip göndermesi gerekiyor! Buraya bir duvar örüyorlar!
Jack Archer: Kimler?
Ramon Cortez: ABD! Meksika sınırına duvar örüyorlar! Arkasında hükümet var ama bence işler sanıldığından daha çetrefilli!
Ramon Cortez: Meksika'ya gelmen gerek <Rütbe> <İsim>! Sorun büyüyor!

Daha sonra...
Jack Archer: <İsim>, Michelle'in ölümü ve Ingrid'in sinir krizi derken duygularımız bir o yana bir bu yana savruldu!
Carmen Martinez: Castillo'yu yakalamamıza rağmen SOMBRA'nın liderinin halen dışarıda olduğunu öğrenmek daha pis koydu ne yalan söyleyeyim!
Jack Archer: Tüm bunları hazmetmek çok zor <İsim>. Hem...
Sanjay Korrapati: <İsim>! Sana göstermek istediğim bir şey var! Kahve odasına gel!

Birkaç dakika sonra...
Sanjay Korrapati: <İsim>, bak Michelle'in masasında ne buldum!
Carmen Martinez: Aa, bak, Jack, Michelle ve ben kafetaryada gülüşürken!
Jack Archer: O günü hatırlıyorum <İsim>! Michelle'e şüphelileri nasıl sorgulayacağını öğretiyorduk. Sonunda hep bir laf esprisi yaptığımızı söyleyerek onunla kafa bulmuştum!
Carmen Martinez: Yine de laf esprilerinde iyice ustalaşmıştı!
Sanjay Korrapati: Bak <İsim>, Michelle'in notlarını buldum: "Geçen gece Jack'le kazara kafayı bulduk. Berbattı ama bir o kadar da komikti. Ekiple daha sık takılmalıyım."
Carmen Martinez: Sanjay! İnsanların eşyalarını karıştırma konusunda sana ne demiştim?
Carmen Martinez: Gerçi Michelle'in notlarını iyiki de bulmuşsun. Aramızda mutlu olduğunu bilmek güzel şey.
Jack Archer: Michelle ile ilk karşılaşmamızda onun SOMBRA'dan olduğuna inanmak zor geliyor! Bir gün partnerimiz olacağını kim bilebilirdi? Hatta dostumuz olacağını!
Carmen Martinez: <İsim> doğru diyor, bu resmi kafetaryaya asmalıyız.
Sanjay Korrapati: Ben gidip bir çerçeve bulayım!

Bir süre sonra...
Elizabeth Ripley: <İsim>, Güney Amerika'da SOMBRA'nın geçmişini ortaya çıkartarak iyi iş başardın ama yeni zorluklar bizi bekliyor.
Elizabeth Ripley: Michelle'in katili ve SOMBRA'nın eski liderini tutuklamış olsan da savaş henüz bitmedi.
Elizabeth Ripley: Castillo'nun yıllar önce bir halef atadığını ortaya çıkardın... Ayrıca SOMBRA'nın yeni bir eylem üzerinde çalıştığı da ortada.
Carmen Martinez: Tabii Castillo bize yarım yamalak tüyolar veriyor! Dediklerine göre halefiyle çoktan tanışmışız ve "Kuzey'de" bir şeyler oluyormuş.
Jack Archer: Kuzeyden bahsetmen ilginç! Ingrid'in eski kocasıyla aramızda tuhaf bir konuşma geçti. Dediğine göre Meksika ile ABD arasına dev bir duvar örülüyormuş!
Carmen Martinez: Ingrid evli miymiş?
Jack Archer: Evet. Ama yanında Ramon'dan bahsetme. Hemen ağlıyor.
Jack Archer: Asıl önemli olan şey, Meksika'da bir dümenler döndüğü! SOMBRA'nın bir şekilde işin içinde olduğuna bahse girer misin?
Carmen Martinez: Öyleyse kaybedecek bir şeyimiz yok! SOMBRA'nın planı her neyse bozmamız gerek!
Elizabeth Ripley: Kesinlikle katılıyorum! SOMBRA'ya ağır bir darbe indirdik ama artık onları kökten devirmenin zamanı geldi! Meksika'ya gidiyoruz!

Also on Fandom

Random Wiki