Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Rorschach Azraili/Diyaloglar

< Rorschach Azraili

1.263pages on
this wiki
Add New Page
Comments41 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Rorschachazraili.png

David Jones: Şu seri katil olayı bütün teşkilatı iyice altüst etti, he <İsim>?
Jones: Yalnız basının bundan ne ara haberi oldu anlayamadım! Üstüne üstlük olduğundan daha da kötü yansıtmışlar!
Jones: Ama bu gece kafamızı bozmak yok, tamam mı? Sonuçta bu gece büyük gece! Bu gece Üniversite'nin büyük günü olan yıl sonu balosu!
Jones: Bütün ekibin davet edilmiş olması da beni ayrıca mutlu etti! Kendi yıl sonu baloma Charlotte ile gittiğimi hatırlıyorum da... Hayatımızın anıydı!
Jones: Hadi, üstümüzü değişelim de bizimkiler ile baloda buluşalım! Seni bilmem, <İsim>, ama be bizimkilerin neler giydiklerini çok merak ediyorum!

-Üniversite Balo Salonunda...-
Jones: Bütün öğrenciler rollerini layıkıyla yerine getirdiler, değil mi? Hadi <İsim>, diğerlerini bulalım!
Grace Delaney: Selam, <İsim>! Tam zamanında geldiniz, birazdan balo kraliçesini açıklayacaklar!
Nathan Pandit: Benim gönlüm Madison'dan yana, kampanyası son haftalarda bir çok öğrenciyi etkiledi!
Alex Turner: Pft, Madison'ın Cathy'nin yanında hiç şansı yok, ama itiraf etmeliyim ki, kampanyası epey bir dahiceydi!
Jones: Sessiz olun millet! Kazananı açıklıyorlar!

Donna Walker: Ve kazananı açıklıyoruuuummm... Madison Springer! Balo Kraliçesi ve Balo Kralı Chad Baker'a tebrikler!
Madison Springer: Ben mi?! Demek beni seviyorsunuz! Gerçekten seviyorsunuz! Allah'ım çok mutluyum, herkese sonsuz teşekkürler!
Chad Baker: Madison, kazandık! Hadi, Madison, Balo Kraliyet dansımızı yapalım!
Madison: İnanamıyorum, bu hayatımın en mutlu g-
Chad: MADISON!!!!!

Jones: MADISON?!?! <İsim>, sende gördün mü ne olduğunu?! O patlayan şey de neydi öyle?! Madison'ın yanına gitmeliyiz! Ramirez, yetiş!
Eduardo Ramirez: Herkes sakin olsun! <Rütbe> <İsim>'in geçmesine müsaade edin!

1. Bölüm

İncele: Balo Salonu.
David Jones: O... öldü. Madison öldü!!!
Jones: Fakat kim... Kim NEDEN yapar bunu, <İsim>?! Kızın... kızın kafasını uçurdular resmen! Hemde bütün bu çocukların gözleri önünde!
Jones: Tacı da parça-pinçik olmuş... Bunu birleştirme şansın var mı, <İsim>? Belki ne olduğunu anlamamıza yardımı dokunur!
Jones: Dur bir saniye, o bulduğun kağıtta ne <İsim>? Vay tepegözlere gelesice, Bu Rorschach Azraili'nin imzası! Madison'ı o öldürdü!!!
Jones: Sence önceki gibi yine Rorschach Testi'nin üzerine bir mesaj bırakmış mıdır <İsim>? Hadi şuna yakından bir bakalım!
Ramirez: <Rütbe> <İsim>! Chad kaçtı!
Jones: NEY?! Allah rızası için, Ramirez, KİMSE olay yerini terk etmeyecek, anlaşıldı mı?! Önemli görgü tanıklarının kaçlamalarına izin ver-
Caroline Fitzgerald: NE OLDU?! NE OLDU?! BU KIZCAĞIZ ÖLDÜ MÜ?! MADISON ÖLDÜ MÜ?!
Jones: Caroline? <İsim>, sinir krizi geçiriyor! Önce onunla bir konuşalım, Chad'i daha sonra da buluruz!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Nathan Pandit: Madison'ın ölüm nedeni gayet açık ve net. Patlama kafasının üst kısmını patlatmış ve kızı saniyesinde öldürmüş!
Nathan: Ama asıl ilginç olan şey ise patlama son derece iyi ayarlanmış. Tek yaralanan Madison ve başının alt kısmında tek bir iz yok!
Nathan: Ama aynı zamanda patlama, bombanın bir parçasını Madison'ın beynine girmesini sağlayacak kadar güçlüymüş!
Jones: Yani sen şimdi bize... kızın beyninde bomba parçası bulduğunu mu söylüyorsun?!
Nathan: Evet! Parçayı çıkarttım ve üzerinde bir damga olduğunu fark ettim! Daha doğrusu bir seri numarası.
Nathan: Ve bu damga Grimsborough Üniversitesi tarafından, elektrik-elektronik bölümü öğrencilerinin kullandıkları malzemeleri takip etmek amacı ile kullanılıyor!
Jones: Bir dakika, yani şimdi bomba, Üniversiteden gelen malzemeler ile mi yapılmış?!
Nathan: Evet! Bu da demek oluyor ki Madison'ın katili Üniversitenin bir üyesi, yoksa diğer türlü bu malzemelere erişmesi imkansız!

Caroline'ı sakinleştir. Caroline Fitzgerald: İnanamıyorum! Zavallı kızcağız balonun orta yerinde öldürüldü resmen! Sizin göreviniz bizi korumak değil mi, çocuklarımızı korumak değil mi?!
Caroline: Bu balo başlı başına bir hataydı zaten! Cinayet için tam bir açık büfe, ve bundan istifade ettiler tabii!
Jones: Bak, Caroline, üzgün olduğunun farkındayız, HEPİMİZ üzgünüz! Ama kimse bu trajediye engel olamazdı!
Caroline: Eğer insanlar beni dinleselerdi olunabilirdi! Bütün bu korkunç cinayetlerin olmasının sebebi insanların benim dediklerimi kaale almamış olmalarıdır!
Caroline: Ama yok, bu öğrencilerin güvenliklerini düşünen tek bir kişi de hapse atıldı... hemde SENİN tarafından <Rütbe> <İsim>!
Jones: Eğer Bryan Vigman'dan bahsediyorsan, baştan söyleyeyim, o bir öğrenciyi öldürdü! Sen buna güvenlik mi diyorsun?!
Caroline: En azından öğrencileri içeride, kontrol altında tutmayı başarıyordu!!! Üniversitenin de ihtiyacı olan şey BU!
(Caroline ile konuştuktan sonra)
Jones: Tamam, Caroline sarsılmış olabilir, ama bu sefer gerçekten de kantarın topuzunu kaçırıyor! Sence sırf başkalarına haklı olduğunu ispatlamak için, balonun trajedi ile sonlanmasını beklemiş olabilir mi?
Jones: Ama doğru, yapmamız gereken daha önemli işlerimiz var. Chad'in nasıl kaçmayı başardığını bilmiyorum, ama onu bir an önce bulmamız lazım!
Jones: İyi dedin, futbol sahasından başlayalım! Orası onun güvenli mekanı sonuçta.

İncele: Parçalanmış Taç.
Jones: Madison'ın tacını nasıl onarabildin halen çakabilmiş değilim, <İsim>!
Jones: Hadi bunu doğruca laboratuvara yollayalım. Dua edelim de Alex, bu tacı konuşturabilsin!

Analiz et Taç.
Alex Turner: Tanrım, çok fenaydı! Oradakinin Cathy olduğunu düşünsene, vallaha içim titredi resmen!
Alex: Taç cinayet silahınız, abiler! Ev yapımı, başta karışık gözükse de aslında çok basit bir düzenek.
Alex: Ama yinede, Madison'ın tacına bu düzeneği kuran her kimse, oldukça iyi bir elektronik bilgisine sahip olmalı!
Alex: He birde, bu kadar patlayıcıyı taca yükleyebilmek için de, önce ona erişebilmeniz gerekir!
Jones: Hatırladığım kadarı ile taç, kutlamaya kadar Donna Walker'ın ofisinde duruyordu. Katil ona nasıl erişebilir ki?
Jones: İyi fikir, <İsim>, taca erişim konusunda bizi en iyi bilgilendirebilecek şahıs Donna Walker'ın bizzat kendisi. Hadi onunla bir konuşalım!

Donna ile taç hakkında konuş.
Donna Walker: Üniversite adına yaptığınız her şey için teşekkür mahliyetinde sizi baloya davet etmiştim, fakat şimdi elinizde başka bir trajedi var, <Rütbe> <İsim>.
Jones: Doğru, gerçekten de şu aralar Üniversitenin üzerinde kara bulutlar dolanıyor, Donna, ama bununla savaşmalıyız! Ve ilk yapmamız gereken şey de Madison'ın tacına kimin ulaşabileceğini öğrenmek.
Donna: Odamda kilit altındaydı. Yani kimse erişemezdi... tabii bugüne kadar. Tacı dışarıya çıkarmıştım ve balo hazırlıkları yüzünden de yerime oturamadım.
Jones: Bu da demek oluyor ki herhangi birisi gün içinde ofisinize sızıp taca bombayı kurmuş olabilir. Hay lanet giresice!
Donna: Tabii kimi hedef aldıkları da belliydi. Herkes Madison'ın kazanacağını biliyordu! Bu bir seçimden ziyade Kraliçe Arı sıfatının onayıydı!

İncele: Rorschach Testi.
Jones: Rorschach Azraili bize başka bir mesaj bırakmış! "Madison'ın ölümü size mesajım olsun. Oyun şimdi başlıyor."
Jones: "Oyun şimdi başlıyor" da ne demek? Madison'ın ölümü nasıl bir mesaj olabilir?!
Jones : Tabii... Tabii Azrail, Madison'ı kendi elleriyle öldürdüyse! Tabii ya, <İsim>, işte bu! Bu sefer seri katil kendi pis işini yapması için bir başkasını kullanmadı!
Jones: Bir dakika, kim böyle bir zamanda arar ki? Sence... Sence Azrail olabilir mi?!
Jones: Alo, Müfettiş Jones konuşuyor! Sen bizimle nasıl kaçık bir oyun oynadığını sanıyorsun, Azrail efendi?!
Cathy King: Ne? Hayır, benim, Cathy! Rorschach Azraili hakkında bir şeyler biliyorum! Benimle karakolda buluşabilir misin, <Rütbe> <İsim>?

Cathy'ye Rorschach Azraili'ni sor.
Jones: Pekala, Cathy, Bize Rorschach Azraili hakkında neler söyleyeceksin?
Cathy King: Aklımda bir fikir var, <Rütbe> <İsim>! Düşünsene: Rorschach Azraili tam üç defa saldırdı, ve her seferinde bir katil yakalayıp içeriye attın!
Cathy: Fakat bütün bunların tek bir kişinin elinden çıktığını biliyoruz! Sende bu yoldan giderek daha fazla-
Samuel King: CATHY! Ne işin var senin burada? Sana cinayet soruşturmalarına katılmanı yasaklamıştım!
Cathy: Ama dede, yardım edebilirim! Bunu SENDE biliyorsun, Daha öncede yaptım! <Rütbe> <İsim> şahi-
King: Bu son kararım, Cathy! <Rütbe> <İsim>, torunum soruşturmaya KATILMAYACAK, anlaşıldı mı?
Cathy: Sen hep böylesin zaten!!! NEDEN bana güvenmiyorsun?!?! Ben artık küçük bir kız değilim, neden anlamıyorsun?!?! Allah kahretsin, sende neler yapabileceğimi BİLİYORSUN!!!
King: Cathy! Sen benimle polis memurlarının önünde böyle konuşamazsın! Şimdi elimden bir kaza çıkmadan doğru Üniversiteye!!!
(Cathy ile konuştuktan sonra)
Jones: Aile kavgalarından nefret ederim, <İsim>. King küplere bindi resmen... ama Cathy'nin de ondan aşağı kalır yanı yoktu hani!
Jones: Kızcağız dedesi ona güvenmiyor diye bayağı bir üzülmüş. Sence bize de sırf bu yüzden yardım etmiş olabilir mi, <İsim>? Yani dedesine karşı isyan bayrağını çekmek için?
Jones: Kim bilir daha onun dikkatini çekmek için neler yapabilir... Her neyse, bu seferlik onsuz devam edeceğiz! Neyse, Allah'tan sen varsın!

İncele: Futbol Sahası.
Jones: Hmm, ne buldun? Hey, bu Madison'ın çantası! Pembe yeterince kanıtlayıcı olmasa bile, üzerinde adı yazıyor!
Jones: Bunun buraya nasıl geldiği hakkında en ufak bir fikrim yok, ama doğru, içine bir baksak iyi olur!
Jones: Aha Chad'de orada, tribünde oturuyor. Zavallı çocuk, epey bir hüzünlü görünüyor... Hadi onunla konuşalım, <İsim>.

Chad'e iyi olup olmadığını sor.
Chad Baker: YALNIZ BIRAKIN BENİ!!! Allah rızası için yalnız bırakın...
Jones: Aman yarabbim, Chad... üzerindeki Madison'ın kanı mı? Bak, gel bizimle, biz sana bakarız.
Chad: Birden bire düştü, sadece koca bir BOOM ve ardından hemen öldü! Neden?! Bu neden onun başına geldi, neden BİZİM başımıza geldi?!
Chad: Onu seviyordum! Ama onun... onun beni sevmediğinin farkındaydım, ama yinede... yinede bir gün fikrini değiştireceğini umut etmiştim.
Chad: Ama o artık öldü! Kraliçem öldü! NEden, Allahım, Neden?!
(Chad ile konuştuktan sonra)
Jones: Zavallı çocuk. Sevdiği kız kollarında öldü resmen! Bunun nasıl bir his olduğunu hayal bile edemiyorum...
Jones: Haklısın, <İsim>, onu Polis Karakolundaki psikiyatriye göndermemiz lazım. Cinayet mahallinde durmaması lazım.

İncele: Çanta.
Jones: Harika! Madison'ın telefonu halen çantasındaymış! Belki bu bizi en son neler yaptığı hakkında bilgi sahibi eder...
Jones: ...Hay s*çayım, kilitli! Ama bu seni durduramaz, <İsim>, biliyorum!

İncele: Cep Telefonu.
Jones: Madison'ın telefonunu açmakla harika bir iş çıkardın, <İsim>! Bakalım bakalım... en son kiminle konuşmuş?
Jones: Dur bir saniye, arama geçmişi Tess Goodwin'den gelen çağrılarla dolu! Hepside son iki hafta içerisinde!
Jones: İkisinin arkadaş olduklarını düşünmezdim, ikisi de gece ile gündüz kadar birbirlerinden farklılar! Haklısın, <İsim>, Tess ile ufaktan bir sohbet etsek iyi olacak. Önden buyur!

Tess'e Madison'ı sor.
Tess Goodwin: Selam, <Rütbe>. Ne gösteriydi ama, değil mi? İşte ben buna kocaman bir BAM derim!
Jones: Ölüye bir nebze saygın olsun, Tess! <Rütbe> <İsim> Madison ile kısa bir süre önce itibarda olduğunu öğrendi. Bir zahmet bunu açıklar mısın?
Tess: Hee, şu mesele. Şey, onun hakkında ikili hayatın getirdiği psikolojik sorunları ile ilgili bir ödev yazmak istemiştim.
Tess: Onun... küçük sırrını öğrendim de. Benden çenemi kapalı tutmamı istedi, ama çok heyecan vericiydi! Amiş bir ponpon kız mı? Yok artık daha neler!
Jones: Buna düpedüz bir şantaj derler, Tess, ve bu böbürlenecek bir şey değildir. Bazı sırların tam anlamıyla gizli kalması gerekir.
Tess: SENİN sırların var mı peki, <Rütbe> <İsim>? Senin hakkında da bir ödev yazmak isterim. Üzerinde çalışma yapmak için tam bir biçilmiş kaftansın...

Daha sonra karakolda.
Alex: <İsim>! Bana yardım et, çok kötü bir şey oldu! Cathy! Cathy ortalıklarda yok!!!
Alex: Telefonu da kapalı, çevrimiçi de değil... en son dedesine bağırıp çağırdıktan sonra bir hışımla dışarıya fırladığını gördüm, ve o andan sonra da... her şeyle bağını kopardı!
Jones: Iıı, Alex, biraz uçmuyor musun? Kızlar yapışkan erkekleri sevm-
Alex: Bunun benimle bir alakası yok! Bilgisayarına girmeyi denedim, ama kızdan iz miz yok! Sence bu normal mi?!
Alex : Kız bildiğin sırra kadem bastı! Ya onu da Rorschach Azraili aldıysa?!?!

2. Bölüm

Alex Turner: <İsim>, inan bana bu çok ciddi bir mesele! Cathy HER ZAMAN çevrimiçidir! Şimdi bir de telefonu kapalı! Kız bildiğin sırra kadem bastı!
Alex: Bunun Amir yüzünden olduğunu biliyorum! Bir hışımla dışarıya fırladığını gördüm, küplere binmişti resmen!!! Ya gidipte başına bir bela aldıysa?
David Jones: Bak, Alex, Cathy fazla uzağa gitmiş ola- Aha, bak! Kesin o arıyor!
Jones: Alo, Cathy? Yine ne dolaplar peşindesin, burada senin yüzünden üç buçuk attık resmen!
Cathy King: Burada Cathy diye birisi yok. Kimileri onun ateşe dayanamayacağını düşünüyor. Şu ana @rtist ile görüşüyorsunuz.
Cathy: Elimde senin için bir ipucu var, <Rütbe> <İsim>. Bayan Walker'ın ofisinde gözle görülenden daha fazlası var. Ben olsam ilk iş gider oraya bakardım. Görüşürü-
Jones: Dur, kapatma! King'in bundan haberi olmayacak. Seninle konuşmamız lazım, geri arayacağız!

İncele: Dekanın Masası.
Jones: Pekala, <İsim>, Cathy doğruyu mu söylüyormuş? Dekanın ofisinde hakikaten de "gözle görülenden daha fazlası" mı var?
Jones: Haa, doğru bak! Eğer @rtist'in yerinde olsaydım, bu tableti kesinlikle es geçmezdim! Yalnız şifreyi kırman gerekecek!

İncele: Tablet Bilgsayar.
Jones: O tablet bilgisayarı açmak epey bir dahiceydi, <İsim>! İçinde her öğrencinin dosyası var!
Jones: Bak, en son Madison'ın dosyasına erişilmiş! Oyy, bu kadar büyük olduğunu tahmin etmemiştim, burada yığınla bilgi olmalı!
Jones: Doğru, bunu Alex'e yollamamız lazım. Bize bütün değerli bilgileri ayıklar!

Analiz et: Tablet Bilgisayar.
Alex: Madison'ın dosyasını okumak epey bir ilginçti, <İsim>! Kızın dosyasında bir yıl içindeki günden fazla dışarıya çıkma olayı var!
Alex: Bana sorarsanız, pek adil değil bu. En vıttırıvızzık sebeplerden başının derde girmediği gün sayısı bir elin parmak sayısını geçmeyecek kadar az.
Jones: Harbi mi? Katılıyorum, <İsim>, sanırsam bu konu hakkında Donna Walker ile bir sohbet etsek iyi olacak. Neredeyse bütün "popüler" çocuklara karşı bir nefret duyuyor.
Alex: Ha birde, özellikle mesai saati sonraları sürekli futbol sahasında Chad ile birlikte yakalanıyormuş.
Jones: Hee tabii, herkes NE yaptıklarını tahmin edebilir herhalde, değil mi, <İsim>?
Jones: Ah, tabii, haklısın, bizim işimiz daha fazlası olup olmadığını öğrenmek. Hadi gidip Chad ile konuşalım!

Donna'yı Madison hakkında sorgula.
Donna Walker: Şimdi cidden hiç zamanı değil, <Rütbe> <İsim>. Daha halen Madison'ın ailesine öldüğünü haber vermem gerekiyor, ama bize verdiği bilgilerin hepsi sahteymiş!
Donna: Madison, diğer bütün Psi Sigma Gamma üyeleri gibi yalan dolanla dolu, üçkağıtçının tekiymiş! O kız kardeşliği daha ilk dakikadan kapattırmalıydım!
Donna: Bu Üniversitenin canını çok fena yaktılar, bu öğrencilerin... Zavallı Rani onların en son kurbanı, ve kendim neredeyse onların yüzünden ölüyordum!
Donna: Bu kız kardeşlikler, Madison gibi, milletin hayallerini darman-duman edip bide üzerine madalya alan, narsist kişilikler için koca bir oyun alanı.
Donna: Bu tür insanlardan zerre haz etmem, ama şu günlerde etraf onlardan geçinmiyor! Kendilerinden başkalarını düşünmeyen Allah'ın cezası fırsatçılar!
Jones: Biraz vitesi küçült, Donna! Sırf bu yüzden mi Madison'a karşı bu kadar sertsin? Dosyası normalden daha fazla kabarık...
Donna: Madison'ın başına bir şey geleceği belliydi, ve geldi de. Şimdi müsade ederseniz eğer, daha konuşmam gereken acılı aileler var!
(Donna ile konuştuktan sonra)
Jones: Pekala, <İsim>, Donna'nın zamanında Madison'ın kız kardeşliğinin elinde bezdiri görmüş olduğunun farkındayım, ama bunu halen atlatamamış olmasına inanamıyorum!
Jones: Doğru, Rorschach Azrailinin ilk cinayeti de o kız kardeşlikle alakalıydı! Ama... Donna, hakikaten de seri katil olabilir mi ki?!

Chad'e Madison ile buluşmalarını sor.
Jones: Şimdi nasılsın, Chad? Daha iyi misin?
Chad Baker: Değilim. Ama artık önemi yok. O gittikten sonra hiçbir şeyin önemi yok.
Jones: Chad, son bir kaç gün içinde Madison ile birlikte dışarıya çıkma yasasını çiğneyip kaçtığını öğrendik. Şimdi, siz ikiniz... takılıyor muydunuz?
Chad: Hayır! Sadece ilişkimiz hakkında konuşuyorduk, hepsi bu! Okul bittikten sonra onunla aynı eve çıkmayı istiyordum!
Chad: Tabii, Madison birlikte olduğumuzu kabul etmiş olsaydı bu çok daha kolay olurdu! Kız sanki benden utanıyor gibiydi!
Chad: Onun seviyesine ulaşmak için her şeyi denedim! İki defa çalıştım, hatta akşam derslerine bile girdim! Tabii tek girebildiğim ders elektronik ti, ki bu da onu pek etkilemedi sanırsam...

Cathy'yi geri ara. [Cathy burada @rtist olarak görülmektedir.]
Jones: Pekala <İsim>, hadi Cathy'yi arayıp bize daha ne anlatmak istediğini öğrenelim. Yalnız bir etrafı kolaçan ette, King bizi görmesin.
Jones: Cathy, orada mısın? Dedenle olan savaşın umurumuzda falan değil. Eğer seninle konuşmak soruşturmamız yardım edecekse, bizde öyle yaparız! Rorschach Azraili hakkında neler biliyorsun?
Cathy King: Çok acayip, değil mi? Bir seri katil, ama üç tane farklı katil, hepsi de delillerle yakalandılar...
Cathy: Onlardan bir şey öğrenebileceğinizi düşünüyorum. Bende bu yüzden ceza evinin güvenlik kayıtlarına baktım.
Jones: N'aptın, n'aptın?! Cathy, sen gizli dosyalara mı erişiyorsun?
Cathy: Bu bilgisayar korsanının işi, hatırladın mı? Seni saha önce hiç rahatsız etmemişti sanki. Hatta senin, benim senin yerine kanunu çiğnememden memnun kaldığını bile söyleyebilirim!
Cathy: Her neyse, bir kaç tane güvenlik kamerasına erişebildim, ama zaman geçiyor ve videonun şifresini kıracak kadar malzemem yok.
Cathy: Ama korkmayın, eminim Alex bunu fazlasıyla deşifre edecektir. Video kaseti masanda, <Rütbe> <İsim>.
(Cathy ile konuştuktan sonra)
Jones: Acaba Cathy gittikçe ürkütücü olmaya mı başlıyor, yoksa bana mı öyle geliyor? Sesi oldukça mesafeliydi...
Jones: Haklısın, <İsim>. Kızın dedesinden kurtulmak için "@rtist" kimliğine bürüneceğini düşünmüştüm, ama özellikle o kavgalarından sonra, meğersem bütün bunları dedesini ETKİLEMEK için yapmış... tabi bu yolda fena çuvalladı.
Jones: Önceki soruşturmalarımızda da her zaman bir şeylerin üzerindeydi, sanki hep bizden bir adım önde gibi... birde nasıl oldu da biz onu görmeden bu CD'yi masaya bırakabildi?!
Jones: Ah, doğru, şimdi bunlara kafa patlatacak zaman değil!Şu videoyu Alex'e gönderelim de bunun neyin nesi olduğunu anlayalım!

Analiz et: Güvenlik Kamerası Görüntüsü.
Alex: Cathy bu sefer kendini aştı resmen! Bu güvenlik görüntüleri son derece sıkı gözetim altında tutuluyorlar, bunları almayı nasıl becerdi halen anlamış değilim!
Alex: Bu, Grimsborough Ceza Evi'nin güvenlik kamerası görüntülerinden, ve senin daha önceden tutukladığın şüphelilerden birinin hücresini gösteriyor, <Rütbe> <İsim>: Yani Penelope Rivera'nın!
Jones: Penelope mu dedin?! Hani şu arkadaşının ölümüne intihar süsü veren kız?
Alex : Doğru, <İsim>, o cinayet mahallinde de bir adet Rorschach Testi vardı! Buda demek oluyor ki o cinayette de seri katilin parmağı vardı!
Alex: Ne yazık ki videolarda ses yok. Ama onu görebilirsiniz, ve kız bildiğiniz Rorschach testleri ile kafayı bozmuş! Jones: Sende benim düşündüğüm şeyi mi düşünüyorsun, <İsim>? Gidip Penelope ile konuşsak iyi olacak!

-Grimsborough Ceza Evinde...-
Penelope Rivera: <Rütbe> <İsim>! Seni tekrar görmeyi beklemiyordum! Seninle Rorschach Azraili hakkında konuşmaya çalıştım ama müsade etmediler!
Jones: O zaman seninde bu seri katil olayından haberin var. Bak, Penelope, bu hiç bir şeyi değiş-
Penelope: Niyetim cezamdan kaçmak değil, <Rütbe> <İsim>. Lisa'yı öldürdüğümün farkındayım. Ama başka kimsenin o ucube yüzünden ölmesine izin veremem!
Penelope: Bakın, kulağa mantıksız geliyor belki ama, ilk başta Lisa'ya son derece kızgındım, ama daha sonra birden cinayeti işlediğime bin pişman oluyorum! Yani ben bile bir şeyin ters olduğunun farkındayım.
Penelope: Aklımı yitirmeden önce tek hatırladığım şey, birisinin futbol sahasında yanıma yanaştığı, sonra da o lanet olası sarkaç! Bir ileri, bir geri, bir ileri, bir geri...
Penelope: Tabii ondan sonra film koptu. O öldükten sonra bile halen doğru olanı yaptığımı düşünüyordum ama bunu kendime bile açıklayamıyordum.
Penelope: Ama hapiste yeterince düşünecek vaktim oldu. Çok fazla hemde. Tek bildiğim, arkadaşımı öldürmek için hipnotize edilmiş olmam! Bana inanmalısınız! Anahtar o sarkaç!

Jones: Bu hipnoz hikayesi kulağa çok zorlama geliyor... Sen buna inanıyor musun, <İsim>? Yani, bu üçüne karşı delilimiz var, ama şimdi önümüze gelen deliller, bunun hepsinin bir seri katilin işi olduğunu gösteriyor!
Jones: Eğer karşımızda bir tarikat falan yoksa şayet, her şey bu kızların manipüle edildiği yönünde. Sanırsan Penelope'un hikayesi gerçek olabilir.
Jones: Haklısın, <İsim>. Penelope: "Anahtar o sarkaç" demişti. Ya halen futbol sahasındaysa? Hadi şunu arayalım!

İncele: Antrenman Sahası.
Jones: Pekala, <İsim>, Penelope'un hipnoz hikayesini doğrulayacak bir şeyler bulabildin mi?
Jones: Ah olamaz, lütfen çöp deme! Güzelim kıyafetlerimiz mahvolacak şimdi!
Jones: Pekala, pekala, sen bilirsin, <İsim>. Hadi arayalım o zaman!

İncele: Çöp Poşeti.
Jones: Vay anasını arkadaş, bu sarkaç nasıl bu çöpün içine girmiş?!
Jones: Bu sence Penelope'un bize bahsettiği sarkaç mı, <İsim>? Sence gerçekten de buna bakarak hipnotize olmuş olabilir mi?!
Jones: Hee, haklısın, üzerinde bir çeşit numara var! Gerçi silinmiş ama... Sen bunu okunacak hale gelene kadar karartabilirsin herhalde?

İncele: Sarkaç.
Jones: Pekala, sarkacın üzerindeki rakamları okuyabildim mi? "555-6759"... Hey, bu bir telefon numarası!
Jones: Fakat bunun sarkaçık üzerinde ne işi var... Sanırsam doğru dedin, en iyisi bu numarayı kendimiz aramak!
Jones: Çalıyor... Hass*ktir ya, telesekreter bu! Duyabiliyor musun, <İsim>?
???: "Merhabalar, <Rütbe> <İsim>. Şu anda Rorschach Azraili ile konuşuyorsunuz. Gördüğüm kadarı ile sarkacımı bulmuşsunuz. Epey bir vaktinizi aldı ama."
???: "Umarım oyunumuzdan memnun kalmışsınızdır. Çok yakında adam akıllı konuşacağız, o anı sabırsızlıkla bekliyorum!" BİİP!
Jones: İnanamıyorum! Penelope haklıymış! Rorschach Azraili BU sarkacı kullanmış... buda demek oluyor ki kızı hipnotize etmiş!!!
Jones: Yani bütün bu kızlar... Hem suçlu, hemde masumlar! Azrail bir şekilde kurbanlara elini bile sürmeden cinayetleri işlemenin bir yolunu bulmuş!
Jones: Ama doğru, artık ona karşı bir delilimiz var! En azından insanları hipnotize etme yeteneğine sahip bir katil arıyoruz! Dua edelimde bu yeteneğini bize uygulamasın!
Jones: Bir de gidip bu konuyu Tess'e danışalım, ne dersin? Yani, kız sonuçta adli psikoloji okuyor, gerçi her ne kadar beni tırstırsa da, belki de bize yardımı dokunur.

Tess ile katil profili hakkında konuş.
Tess Goodwin: Yine mi sen, <Rütbe> <İsim>? Bildiğim her şeyi anlattım ya!
Jones: Bütün bu cinayetleri cidden fazla hafife alıyorsun, Tess. Seni nasıl harekete geçirmez bu?
Tess: Bilirsiniz ya, bu yıl içinde üzerinde çalıştığım bütün katillerin psikolojik profillerini gördükten sonra, hiçbir şey eskisi gibi tat vermiyor. Yani, patlayan bir kafa da gördük ya, artık kemale erdik demektir!
Jones: Aslında seninle bu psikolojik profiller hakkında konuşmak istemiştik. Hiç daha önce başkası için adam öldürme vakaları oldu mu?
Tess: İşte bu! Yeni bir ipucu mu yoksa? Ne buldun, <Rütbe> <İsim>? Çok heyecanlandım!
Jones: Bu gizli bir bilgi, Tess. Ama yinede, nasıl desem, hipnoz hakkında ne biliyorsun?
Tess: Ah, harika bir bilim dalı, hipnoz! Bu sene görmüştük, hatta suçluları konuşturmak için nasıl kullanacağımızı bile öğrendik!
Tess: İnsanlar bunu hep hokus-pokus sanarlar, ama bilimsel olarak ta kanıtlanmış bir şey. Tabii yetenek meselesi, ama ilginç sonuçlar alabilirsiniz!
Jones: "İlginç sonuçlar", tabii. Neyse, yadımın için teşekkürler, Tess.
Tess: Rica ederim. Seni iş başında görmek her zaman etkileyici, <Rütbe> <İsim>!

Daha sonra karakolda...
Jones: Bu şu ana kadar karşılaştığımız en karman çorman vaka, <İsim>! Eğer sen olmasaydın, bu seri katilin peşinden koşturmayı çoktan bırakırdım, ama harbiden de işini biliyor!
Jones: Rorschach Azraili nasıl oldu da insanları hipnotize etmeyi başarabildi? Daha da önemlisi, neden?!
Jones: Hay ben senin, şu telefonda bir susmak bilmedi! Alo?
???: Sesinizi tekrardan duymak ne hoş, sevgili dostlarım! Artık yüz yüze konuşmanın vakti geldi, öyle değil mi?
Jones: Rorschach Azraili!
???: Tümdengelimlilik yeteneklerine artı bir puan. Şimdi beni dikkatli dinle, <Rütbe> <İsim>. Şimdi sana Madison Springer cinayetini çözmen için ufak bir... teşvikte bulunacağım.
???: Eğer beni sabahın ilk ışıklarına kadar yakalayamzan, şüphelilerinden birisinin cesedini bulursun. Ha birde, onları sorgulayayım falan da deme sakın. Sorgularsan, ölürler.
Jones: Dııt... Dııt... Dııt...

3. Bölüm

David Jones: Alo, alooo?!
???: Beni dikkatli dinle, <Rütbe> <İsim>. Eğer sabahın ilk ışıklarına kadar kim olduğumu bulamazsan, şüphelilerden birisinin cesedini bulursun. Ha birde, onları sorgulayayım falan da deme sakın. Sorgularsan, ölürler.
Jones: Kapattı! <İsim>, ne halt yiyeceğiz şimdi?! Eğer şüphelileri sorgulamazsak, Rorschach Azrailinin kim olduğunu öğrenemeyiz ki!!!
Jones: Ya o ruh hastası bizi birisi ile konuştuğumuzu görüp te onu öldürmek isterse?! Bunu riske atamayız!
Jones: Tamam, tamam, haklısın, sakin olmalıyım. Derin nefes al, işte bu. Nefes al, nefes ver...
Jones : AAHHH, hiç bir işe yaramıyor! Ne yapmalıyız, <İsim>?! Akıllımız sensin, bari sen bir şeyler bul!
Jones: Baloya geri dönüp her şeye farklı bir açıdan mı bakalım? Tamam, süper bir plan! Hadi gidelim!!!

İncele: Büfe.
(İncelemeden Önce)
Eduardo Ramirez: Memur Ramirez emirlerini bekliyor, <Rütbe> <İsim>! Bölgeyi iyice denetim altına aldım, kimse dışarıya adımını atmadı!
Jones: Güzel, güzel. Şimdi, <İsim>, nereye bakıyoruz? Fazla vaktimiz yok!

</u>(İncelemeden Sonra)</u>
Jones: Bir şeyler bulabildin mi, <İsim>? Hızlı davranıp Azrailin tekrar saldırıya geçmesine mani olmalıyız! Ne var ne yok topla!
Jones: Kirli bir tabak mı? Harika, hadi şundan bir numune alalım!
Jones: Not mu? Doğru, Azrailden başka bir mesaj olabilir! Bunu çözebilir misin, <İsim>?
Jones: Birde şu kilitli kutu, başka bir bomba olabilir! Açmamız lazım!
Jones: Sakin olmalıyız, <İsim>! SAKİN OLMALIYIZ!

İncele: Tabak.
Jones: Şu tabaktan bir şeyler toplayabildin mi, <İsim>? Üzerinde zehir mi vardı, Yoksa Rorschach Azra-
Jones: "Sadece kek kırıntıları" da ne demek? Peki üzerindeki şu yeşil şeylerde ne? Bu kesin bir zehi-
Riley Davies: HEEEEEY! Naaber, <Rütbe> <İsim>, keklerimle naapıyorsunuz bakiim? Bu bir sihirdir, baboş! Seni UÇURUUUR!
Jones: Riley Davies?! Senin ne işin var la burada... Her neyse. Haydi yol al! Şu anda kimseyle konuşamayız!
Riley: Vııyyy, sakin ol reyiz! İnsanlar neden böyle diken üstünde gibiler ki? Bana Cathy'yi hatırlattınız, hani şu elektronik dersindeki minik Cathy'yi!
Riley: Tuhaf bir kız, ne yalan söyleyeyim. Sürekli içinde resim olmayan kitaplar okur, misal "Hipnoza giriş" gibi! Oku oku nereye kadar arkadaş!
Jones: İyiymiş, Riley, şimdi Cathy'nin elektronik ve hipnoz bildiğini bildiğimiz için daha bilgeyiz! Haydi şimdi ikile!

İncele: Soluk Kağıt.
Jones: Kağıdın üzerinde ne yazıyormuş, <İsim>? Azrail bize ne yazmış?!
Jones: "Grace'in doğum günü için yapılacaklar listesi" mi... hönk?!
Luke Harris: <Rütbe> <İsim>? Oo, ne güzel, listemi bulmuşsun! Grace'in doğum günü yaklaşıyor ve ben yine bunu batıracağımdan korkuyorum!
Jones: Luke!!! Doğru, hocasın ya, sende balodaydın! Ama ne yazık ki şimdi seninle konuşamayız!
Luke: Anlıyorum, meşgulsünüz. Burada da her yer kaos ortamı. Donna Walker öğrencilerin ailelerini sakinleştirmeye çalışıyor, hemde buraya tıkılmış bir vaziyette!
Luke: Onunla ilk olarak öğrencilik yıllarında tanıştığımızı biliyor muydunuz? Esasında elektrik-elektronik bölümünden mezun, fakat daha sonra birden kariyeri değişiverdi.
Jones: Evet, çok ilginç faka-
Luke: Dürüst olmak gerekirse, bu Üniversitede onun epey kötü anıları var. Neden halen çekilmedi merak ediyorum doğrusu.
Luke: Duyduğuma göre rahatlamak için farklı yöntemler deniyormuş, mesala hipnoz gibi... işe yarıyor mu bilmiyorum ama, bu konuda epey bir hevesliydi!
Jones : Eyvallah, Luke, cidden çok yardımın dokundu, ama artık gitmeliyiz! Hadi, <İsim>, bir an önce şu çenebazdan kurtulalım!

İncele: Metal Kutu.
Jones: Sonunda kutuyu açtı-IIAAAA!!! Pirana!!! Etraf birden Bahar Tatiline döndüüüü!!!
Michael Fletcher: Hey selam, <Rütbe> <İsim>, Brütüs'ü bulmuşsun! Bu da benim Balo için +1 puanım!
Michael: Zavallı Brütüs, büfeden hiçte memnun değil. Üzerinizde ölü bir fare yoktur zannımca?
Jones: Hayır, yok! Şimdi güle güle!
Michael: Normalinden daha bir evhamlı görünüyorsun, Memur Jones. Hatırladım da, Tess bana nasıl birden ruh halinin kaydığından bahsetmişti.
Jones : Hey!... Dur bir saniye, sen Tess'i tanıyor musun?
Michael: Elbette. Onunla akşam verilen elektronik dersinde tanışmıştım. Brütüs'ün tankı bozulup duruyor, bende bunu ilk elden öğrenmek istedim!
Michael: Acayip bir kız, değil mi? Aslında onu baloya davet etmek istemiştim ama... son anda g*tüm yemedi. Ama Brütüs'te harika bir partner!
Jones: Evet, sürekli ısırma fantezileri olduğunu söyleyebilirsin. Her neyse, şimdi derhal toz olmamız lazım, <Rütbe> <İsim>, öyle değil mi?
(Riley, Luke ve Michael ile konuştuktan sonra)
Jones: Hay eşekler tepesice, dua edelimde Rorschach Azraili bizi o insanlarla konuşurken görmüş olmasın!!! Şüpheli değillerdi ama, o kaçık ucubenin ayrım yapacağını hiç sanmıyorum!
Jones: Ama bir yandan da farkında olmadan esas şüphelilerimiz hakkında bilgi verdiler, <İsim>, doğru. Ama yinede elimizde yeterli kanıt yok!
Jones: Dekan'ın Ofisi mi? Oradan okula kuşbakışı bakabilir miyiz?
Jones: İlk olarak Cathy'nin tavsiyesi üzerine gelmiştik, doğru. Şimdi birde taze gözlerle baksak iyi olur! İyi akıl ettin, <İsim>!

İncele: Dekanın Masası.
Jones: Ne buldun, <İsim>? Hee, bunun ne olduğunu biliyorum! Bu bir cep telefonu engelleme aygıtı!
Jones: Normalde yaptığı şey ses bağlantı dalgalarını kırıp telefonların çalışmasına mani olmak, ama bu daha bir gelişmiş gibi duruyor! Ve tabii ki de kilitli.
Jones: O seste neydi? Masanın altından geldi! Silahı hazır et, <İsim>!
Caroline Fitzgerald: Vurmayın! Lütfen vurmayın! Silahsızım, yanlış bir şey yapmadım!
Jones: Caroline? Senin ne işin var burada?! O elindekiler de ne?!
Caroline: Ben... bunları masanın üstünde buldum, sonrada geldiğinizi duydum ve... korktum.
Jones: O parçaları derhal bize ver, Caroline! Ve derhal spor salonuna, diğerlerinin yanına dön! Bizimle konuştuğundan da kimseye bahsetme sakın!
(Caroline ile konuştuktan sonra)
Jones: Caroline burada ne haltlar karıştırıyordu? Sence... Sence bu her neyse bunu masasına koyup suçu Donna'nın üzerine yıkmak istemiş olabilir mi?!
Jones: Haklısın, yapabileceğimiz en iyi şey bu parçaları birleştirmek. Tabii cep telefonu engelleyici aygıtı da unutmamak lazım!

İncele: Cep telefonu Engelleyici Aygıt.
Jones: Harika, cep telefonu engelleyici aygıtı açmayı başardın! Bakalım nasıl çalışıyormuş...
Jones: Ah, işte bu! Bu, Üniversitenin kuşbakışı görünüşü... de, bu kırmızı noktalarda neyin nesi? Ah, tabii ya, <İsim>, bunlar telefon olmalı!
Jones: Tabii ki bütün telefonlar Balo salonunda sahiplerinin yanında, ama bak, bir tanesi Üniversite'nin diğer ucunda!
Jones: Doğru dedin, burası futbol sahası! Hadi gidip bir bakalım, <İsim>! O telefonu bulmalıyız!

İncele: Futbol Sahası.
Jones: İşte buradayız, <İsim>, telefonu bulabilir misin? Çoktan buldun mu?! İşte ben buna verimlilik derim, baba! Bakabilir miyim?
Jones: Bir dakika, bu telefon geliştirilmiş, haklısın... Sanki bir uzaktan kumandaya dönüştürülmüş!
Jones: Doğru, bunu derhal Alex'e gönderelim, hemde derhal!

Analiz et: Uzaktan Kumanda.
Alex Turner: Hislerin her zaman ki gibi kuvvetliymiş, <İsim>! Futbol sahasında bulduğun kumanda, Madison'ın tacındaki bombayı patlatmak için kullanılmış!
Jones : İşte bu! Son durumlar <İsim>: bir, Rorschach Azraili: sıfır!!!
Alex: Dahası da var tabii. İyice inceledikten sonra, parmak izi bulamasam da, bir düğmenin arasına sıkışmış ne buldum sizce? İplikleer!
Alex: Grace'ten bunlara bir bakmasını istedim, o da ipliklerin mavi bir ipeğe ait olduğunu söyledi. Seri katil için pek bir şekilli, değil mi?
Jones : Dur bir saniye, Rorschach Azraili'nin halen mavi giydiğinden nasıl emin olabiliyorsun
Alex : Mezuniyet balosunu kilitlememiş miydin, <İsim>? Düğmeye basan her kimse, şüphe çekmemek için tekrar baloya koşmuş olmalı... tabii oradan da ayrılmış olması imkansız!
Jones : Aman yarabbim, haklısın! <İsim>, müthişsin! Artık Rorschach Azrailinin mavi bir ipek giydiğini biliyoruz!

İncele: Bomba Parçaları.
Jones: Şu metal yapbozu çözmekle harika bir iş çıkardın, <İsim>! Doğru diyorsun, bu Madison'ı öldürmekte kullanılan bombanın bir alt modeli gibi duruyor!
Jones: Sanırsam seri katillerin bile prototipe ihtiyaçları oluyor... Sence bunu da aynı sarkaç gibi buraya kasten biz bulalım diye bırakmış olabilir mi?
Jones : Evet, haklısın, işimizi şansa bırakamayız! Hadi yakından bakalım, belki Azrailin bulmamızı istemeyeceği bir şey buluruz!

İncele: Ev Yapımı Bomba.
Jones: Vay arkadaş, bomba prototipinde kan mı buldun? Buldun, değil mi?!
Jones: Bu harika!!! Bu kesin Rorschach Azrailinin kanıdır, <İsim>! Ve sen onu buldun!!!
Jones: Ahi sonuçları almayı bekleyemiyorum! Hadi bu kanı derhal Grace'e gönderelim!

Analiz et: Kan.
Grace Delaney: <İsim>, keskin gözlerin her zaman beni etkiliyor! Bombada bulduğun kan izleri o kadar soluktular ki, ben bile ararken zorlandım!
Grace: Bu kan buraya kesinlikle bombayı kurandan gelmiş. Bombanın bir kaç yerinde daha izler vardı, sanki şahıs, bombayı kurarken bir tarafını kesmiş gibi.
Grace: Ama dediğim gibi, izler son derece soluktu, ve metal parçalarının paslanması da, örneğe eğey bir zarar vermiş. En ufak bir kan tanesinin bile verebileceği tek bir analiz sonucu var...
Grace: <İsim>, Rorschach Azraili... A+ kan grubuna sahip!

Jones: Ve zurnanın zırt dediği yere geldik, <İsim>! Artık elimizde Rorschach Azrailini yakalayıp bu cinayetlere bir dur diyecek kadar kanıt var!
Jones : Keşke Madison'ı kurtarabilseydik, ama yinede senin sayende, başka kimse bu ruh hastasına av olmayacak.
Jones : Hadi, <İsim>! İlk seri katilimizi tutuklayalım!

Katili Tutukla.
Tess Goodwin: Ah, işte geldik burdayız, <Rütbe> <İsim>. Küçük oyunumu beğendin mi? Eminim bayılmışsındır!
Jones: Demek katil başından beridir sendin, ha Tess? Yoksa Rorschach Azraili mi demeliyim?
Tess: Tamam, çokta yaratıcı bir isim değil, ama n'apayım? Fikrimi soran olmadı ki.
Tess: Ama ne yalan söyleyeyim, beni yakalaman epey bir vaktini aldı. Hatta sana yardım ettiğimi bile söyleyebilirisin. Eğer Madison'ı kendi ellerimle öldürmeseydim, haberiniz falan olmayacaktı.
Jones: Amacın neydi, Tess? Neden bu insanlara kıydın? Neden kendi pis işlerini diğer kızlara yaptırdın? Neden kendini şimdi gösteriyorsun?
Tess: Sanırsam sonunda, her şey tek, basit bir sebebe bağlanıyor. Eğer kimse bilmeyecekse, zeki olmanın ne önemi var ki?
Tess: Ama sen zeki olmak nedir bilemezsin, değil mi, Memur Jones? <Rütbe> <İsim> senin efendin, sende onun hep takip eden, alkışlayan, bir haltı beceremeyen köpeğisin...
Tess: Dayanılmaz olsa gerek, he? <Rütbe> <İsim>'in gölgesinde yaşamak, sırf onun seviyesine ulaşamadığın için azarlanmak... Anlayacağın, çok fazla acı, Memur Jones...
Tess: Ama artık buna bir dur demenin vakti geldi, değil mi?!?! Sonsuza kadar devam edemez, ve şimdi bitmek zorunda!!! Şimdi ve ilelebet! Ve şimdi yapılacak tek bir şey kaldı. Doğru olan şey.
Jones: Doğru... olan... şey...

Jones: Aaaaaağğh...
Ramirez: Üzgünüm, üzgünüm! Başka şansım yoktu, <Rütbe> <İsim>, Jones gerçekten de seni öldürecekmiş gibi duruyordu!
Tess: NE YAPTIN SEN?!?! Bir çuval inciri berbat ettin!!! <Rütbe> <İsim>'in ölümü benim şaheserim olacaktı! ÇALIŞMAMI BATIRDIN!!!
Ramirez: Ne zırvalıyor bu?! Aynen, <Rütbe> <İsim>, niye birine zarar vermeye kalmadan şuna kelepçeyi taksan iyi olacak!
Jones: Doğru olan... şey...

Olivia Hall: Tess Goodwin, buraya Madison Springer, Rani Goshwalla, Lisa Edwards ve Aaliyah Banks cinayetlerinin faili olmak suçundan çıkarıldın.
Tess: Sayın yargıç, bir yanlışınız var. Madison'ın muhteşem kapanışı benim sanatımdı, ama diğer kızlara elimi bile sürmedim.
Hall: Diğer kızları hipnotize edip kendi istekleri dışında senin işini yapmaya zorladığını ret mi ediyorsun yani?
Hall: Derhal kendini mahkeme huzurunda izah et, Bayan Goodwin! O zavallı kızların beyinlerine girip onlara o cinayetleri sen mi işlettirdin?
Tess: Beyinlerine girmek mi? Misha, Penelope, Taylor... Hepsi cinayete meyilliydiler, içlerinde vardı! Benim tek yaptığım şey, onlara ufaktan itici güç vermiş olmam.
Tess: Şuurları çok zayıftı, eminim onları hipnotize etmeden bile işimi görürdüm. Hepimizin içinde bir katil yatar, sayın Yargıç! İşte tezim, tamamen bununla alakalıydı.
Hall: Ayriyetten bir polis memurunu kendi partnerini öldürmeye zorladığını da mı reddediyorsun?!
Tess: Eğer o Allahın belası penguen kılıklı mankafa olmasaydı, işe yarayacaktı!!! Her şey istediğim gibi olacak ve tezim tamamlanmış olacaktı!!!
Tess: Müfettiş Jones, tam bir biçilmiş kaftan... Bu ökfe, bu asabiyet... Tam bir patlamaya hazır çaydanlık sanki. Onun yanında dikkatli olsan iyi olur, <Rütbe> <İsim>.
Tess: Acaba önüne koyduğum Rorschach Testinde ne gördü...
Hall: Bu teslerde neyin nesi, Bayan Goodwin? Bunları kurbanlarını tıfaya getirmek için mi kullandın?
Tess: Onları seçmek için desek daha doğru olur. Herkes doğru şartlar altında bir katil olabilir, ama o narin beyinciklerin mürekkep üzerinde gördükleri şey hayatlarını bitirdi. Hepside benim oyuncağım oldular.
Hall: Peki ya sen, Bayan Goodwin? Sen o Rorschach testlerinde ne gördün?
Tess: İnanın bana, sayın Yargıç: bilmek istemez siniz.
Hall: Öyle olsun o zaman. Tess Goodwin, Madison Springer'ı kasten ve planlayarak öldürmek ve Rani Goshwalla, Lisa Edwards ve Aaliyah Banks cinayetlerinin ikinci dereceden faili olmak suçlarından...
Hall : ...Mahkeme seni şartlı tahliye imkanı olmaksızın müebbet hapis cezasına çarptırdı! Duruşma bitmiştir!

Ramirez: Tess'i götürürlerken, yüzündeki o gülümsemeyi sende fark ettin mi, <İsim>? Sanırsam o gülümseme hep rüyalarıma girecek.
Ramirez: Şu hepimizin içinde bir katil yattığını söylemesi yokmu... Şu Jones hakkında hemen yelkenleri indirdiğini söylemesi...
Ramirez: Haksız, değil mi <İsim>? HAKSIZ olmak zorunda! İnsanların içinde iyilik olmadığına inanmayı reddediyorum!
Ramirez: Jones sana asla zarar vermezdi, kız onun beynine girdi! Sarkacına kurabiye falan koymuş olması lazım--
Jones: Birisi kurabiye mi dedi? Yoksa kek miydi...
Ramirez: Jones, Allah'a şükür iyisin! Oyy, bu oldukça büyük bir bandaj!
Jones: Evet, anladığım kadarı ile Tess'i yakalamaya giderken merdivenlerden düşmüşüm... Kusura bakma, <İsim>.
Ramirez: Ahh, herkesin başına gelebilirdi! Neden karakola dönmüyoruz? Hadi Rorschach Azrailinin tutuklanmasını kutlayalım, <Rütbe> <İsim>!

Ek Soruşturma

David Jones: Merhaba, Amir King! <Rütbe> <İsim>'i görmek istemişsiniz, sorun ne-
Cathy King: ...BEN ARTIK ÇOCUK DEĞİLİM!!! Bu benim hayatım ve ne yapacağıma da kendim karar veririm!!! Hatta şu anda buradan gitmeye karar verdim ve gidiyorum!!!
Samuel King: Cathy, dur! Hay aksi, kusura bakma, <Rütbe> <İsim>, buna tanıklık etmeni istemezdim...
King: Torunum bağımsız takılır, fakat kendisini soruşturmalarda göstermesi çok tehlikeli! Sadece @rtist olmayı bırakmasını istiyorum yoksa üniversitesini değiştireceğim...
King: Tabii bu durum pekte hoşuna gitmedi, ama bu onun iyiliği için! Bunu anlamak zorunda! Lütfen, sana saygı duyduğunu biliyorum, <Rütbe> <İsim>, onunla bu konu hakkında konuşur musun?

Jones: Pekala, bu biraz uygunsuz kaçtı... Doğrusu Cathy'nin Amir King ile böyle kavga edecek kadar üzgün olduğunu düşünmemiştim...
Alex: Cathy üzgün mü? Neden? Ne oldu? Dedesi ne dedi ona? Çok hassas bir kız o, iyi olduğundan emin olmalıyız! Şimdi derhal onu arıyorum!
Jones: Alex? Hey, dur bir sa... Hay ben senin! Fazla hızlı davrandı... Ama bırak Cathy'yi aramasına müsade edelim. Zaten onunla konuşmamız lazımdı, ve Alex onun dilinden gayet iyi anlıyor.
Jones: Zaten şu sinir yıkan soruşturmadan sonra herkesin kafası uçuk! Amir King, Cathy, şimdi de Alex... Ve Caroline! Fena sinir krizi geçirmişti. Acaba sakinleşti mi merak ediyorum?
Jones: Ve Chad! Karakoldan çıktı ama normalin çok daha altında görünüyordu! Endişeleniyorum, onunla da bir konuşsak iyi olacak! Belki ikisi de halen üniversitededirler?

Chad Baker'ı yokla. Chad Baker: K- kusura bakma, <Rütbe> <İsim>, şimdi konuşmak için hiç havamda değilim. Fakat... yardımına ihtiyacım var.
Jones: Elbette, ne lazımsa Chad. Emin ol sana bunun üstesinden gelmekte sonuna kadar yardım edeceğiz.
Chad: Pekala, B- Bahar Tatili sırasında göle gittikten sonra Madison ile çekindiğimiz bir fotoğrafı arıyorum. Sanırsam buralarda bir yerlerde kaybettim.
Chad: Birlikte geçirdiğimiz harika bir gündü... Birlikte... Artık hepsi bitti!
Jones: Hey! Endişelenme, <Rütbe> <İsim> bunu senin için hemen bulacak. Biz buralara bakınırken sen de bizi burada bekle!

İncele: Futbol Sahası.
Jones: Hm, <Rütbe> <İsim>, her yeri aradık... Bir de şu bulduğun çantaya bakalım, Chad'in aradığı resim içinde olabilir.

İncele: Sırt Çantası.
Jones: Şu bulduğun resme bakıyorum da, <İsim>, Chad'in neden böyle yıkıldığını şimdi daha iyi anlıyorum...
Jones: Baksana burada nasıl da kızarmış? Madison ondan hoşlanıyormuş, yani çok belli, ama ne yazık ki...
Jones: Evet, haklısın, hadi bunu Chad'e geri verelim!

Fotoğrafı Chad Baker'a geri ver.
Jones: Buyur Chad, fotoğrafını bulduk, sahadaki çantanın içindeymiş. Şimdi daha iyi misin?
Chad: Evet, en azından artık elimde, sağolasın <Rütbe> <İsim>!
Chad: Madison'ın Amiş olduğuna inanamıyorum... Demek bu yüzden bazen soğuk davranıyormuş; şimdi anlaşıldı. Keşke bana söyleseydi, en azından garip davranmanın nasıl olduğunu anlayabilirdim, ve...
Chad: Cenazesine gitmeyi çok istiyorum, ama gidemem. Lanet olsun!
Jones: Bir yolu vardır illaki, o kadar da katı insanlar değiller...
Chad: Belki eğer sade kıyafetler giyersem... Sen ve <Rütbe> <İsim> benimle bildiğim bir kıyafet mağazasına gelir misiniz? Yalnız gitmek istemiyorum. Belki oradan bir kaç tane mücevher çıkartırsınız!

Cathy King ile itibara geç. (Cathy burada @rtist olarak gözükür)
Alex Turner: ...belki dedenle bir kez daha konuşsan iyi olur, Cathy. Bak! <Rütbe> <İsim> geldi, eminim o ne yapılacağını biliyordur!
Cathy King: <Rütbe> <İsim>? Alex benimle konuşmak istediğini söyledi. Eminim dedem benim korsanlık meselelerime burnunuzu sokmanız emrini vermiştir!
Cathy: Ona söyle reddediyorum! Ben birileri hayatımı kontrol etsin diye @rtist olmadım, ki buna dedemde dahil! Benim hayatım, benim seçimim, konuşma bitmiştir!
Alex: Cathy? @rtist? Alooo? Kusura bakma, <Rütbe> <İsim>, kapattı!
Jones: Yalnız cidden, Cathy ile karşımda kanlı canlı olarak konuşmak isterim... tabletten @rtist olarak değil!
Alex: Pekala, ona gelmesi gerektiğini söylediğimde bizi görmek istemediğini söyledi... Ama sanırsam videoda balo salonunun görüntüsünü yakaladım! Bende sizinle geliyorum!

İncele: Balo Salonu.
Jones: Hey bana bak! Ben bir korsanım, ve daha esrarengiz olmak için maskemin altında saklanıyorum! Ha ha! Tüh, keşke bunu burada görecek birileri olsaydı!
Alex: Aman ne komik, Jones! O maske ve afişi dalga geçmek için almış olamazsın, değil mi <İsim>? Bunlar Cathy'nin burada bulunduğunu gösteriyor!
Jones: Tamam, somurtkan bey, ama artık burada değil! Ve bu afişte de sadece ne olduğu anlaşılmayan bir rakam yığını var...
Jones: Belki bu rakam yığını Cathy ile tekrar itibara geçebilmemizi sağlar, he? <İsim>, lütfen, şunu bir zahmet çözer misin?

İncele: @rtist Afişi.
Jones: Pekala... bu karakter dizisi sayende artık daha belirgin, <İsim>, fakat pek te bir işe yaramıyor! Eğer kimse anlamayacaksa, ipucu vermenin manası ne ki?
Alex: Bu bir oyun! Eğer bu rakam dizisini çözebilecek kadar yetenekli isen, @rtist'in mesajına erişebilecek kapasiteye sahipsin demektir. Ben laboratuvarıma geri dönüyorum, bunu çözmek biraz zaman alabilir!

Analiz et: @rtist'i Kodu.
Alex: Pekala, <İsim>! Sonunda @rtist'in kodunu çözmeyi başardım! Bu aslında Cathy'nin bloğuna açılan bir bağlantı!
Alex: Bir nevi Cathy'nin korsan kimliğinin günlüğü gibi. Anlaşılan epey bir hayranı var ve onlarla itibara geçebilmek için üniversitenin belli başlı yerlerine bu afişlerden bırakıyor!
Jones: Harbi mi? Dur şu bloğa bir bakayım hele... Vay, son gönderiye bak! Başlıkta "@rtist baloya" yazıyor! Ve baloya gideceği için ne kadar mutlu olduğunu yazmış!
Alex: Aynen! Demiş ki: "Oraya sivil kostümümle gideceğim! Bu gece maske yok!". Gerçekten de baloya gitmek istemiş... Ya onu salonda gözümüzden kaçırdıysak?

Cathy King ile uzlaşmaya çalış.
Alex: Cathy! Burada olacağını biliyordum! Neden daha önce görünmedin? Maskeni ve afişini bulduk! Ben- <Rütbe> <İsim> çok endişelendi!
Cathy: Kusura bakmayın, lavaboda saklanıyordum... henüz eve dönmek istemiyorum. Partiye gidecektim! Dedemle kavga etmek istemiyorum! Grimsborough'yu terk etmek istemiyorum!
Cathy: Evet, bunun hakkında konuşmamız lazım, fakat ben... ben sadece dans etmek istiyordum! Söylesene, Alex, benimle dans eder misin? Lütfen, tek istediğim mezuniyet balomda yakışıklı bir erkekle dans etmek...
Alex: D-d-dans mı? Benimle mi? Ama- Ama müzik yok! Ve-
Jones: Elbette bu kazma seninle dans etmek istiyor, Cathy! Haydi, keyfinize bakın!
Jones: Haydi <Rütbe> <İsim>. Gençleri yalnız bırakalım, büfede bir kaç tane hamburger görmüştüm! Şimdi ziyan olmasın cancağazlarım!

Caroline Fitzgerald'ı yokla.
Jones: Caroline? Dekanın ofisinde ne işin var? Soruşturma bitti, Rorschach Azrailini yakaladık!
Caroline Fitzgerald: Donna ofisini bir süreliğine bana bıraktı! Her şeyi baştan tasarlıyorum! Üniversitenin güvenlik sistemini daha önce hiç olmadığı kadar iyi bir hale getireceğim!
Caroline: Lütfen, daha sonra gelir misiniz? Şu an meşgulüm. Bir daha burada böyle pisliklerin olmaması için her şeyi yapmalıyım! Bir daha kimse Grimsborough'nun öğrencilerine zarar veremeyecek!
Caroline: Bir saniye! Aslında bana yardım edebilirsin, <Rütbe> <İsim>! Donna'ya ilk güvenlik fikirlerimi beyanda bulunduğum bir dosya vermiştim. Sen işinin ustasısın, bana bir fikir verir misin!
Caroline: Öğrencilerin güvende olduklarından emin olmalıyız! Donna'nın bu koca ofiste raporumu nereye koyduğunu bilmiyorum, bu yüzden yardımına ihtiyacım var! Lütfen, bulmamda yardım eder misin? Öğrencileri için!

İncele: Dekanın Masası.
Jones: İyi yakaladın <İsim>! Bu kağıt parçalarının üzerinde Okul Aile Birliğinin logosunu görebiliyorum!
Jones: Neden parçalanmış acaba, Caroline bunun önemli olduğunu söylememiş miydi?
Jones: Doğru dedin, <İsim>, bugün hiçte o bildiğimiz aklı başında halinde değil... Şunu bir zahmet tekrardan birleştirir misin, acaba? Ne yazdığını çok merak ediyorum.

İncele: Parçalanmış Kağıt.
Jones: Aferin, <İsim>! Sayende artık Caroline'a üniversitede yeni sorunlar yaşanmasını önlemesi konusunda yardımcı olabiliriz! Bakalım güvenlik konusunda ne tavsiyelerde bulunmuş...
Jones: Bu ne lan?! Yani bazı üniversitelerin girişlerinde silah detektörü olduğunu duymuştum da, Grimsborough Üniversitesi'nin her saat başı helikopter devriyesine ne diye ihtiyacı olur ki?!
Jones: "Her öğrenci GPS cihazı takmak zorundadır" mı? Tuvalette kameralar mı?! Aman yarabbim! Şunu dinle, <İsim>: "Öğrenciler dolaşmak için izin almalıdırlar"!
Jones: Caroline bildiğin keçileri kaçırmış, usta! Bir de öğrencilerden program değişikliklerini iki gün öncesinden belirtmesini istemiş! Gidip şunu sakinleştirelim!

Caroline Fitzgerald ile güvenlik programı hakkında konuş.
Jones: Caroline, program revizyonun hakkında konuşmamız lazım! Bunu ofiste parçalanmış bir halde bulduk, fakat birleştirip bu sefer de kendimiz okuduk. Hepside bildiğin deli saçm-
Caroline: Parçalanmış halde mi?! Ne demek istiyorsunuz? Kim benim revizyon programımı parçalamak ister ki? Onlar benim en iyi tavsiyelerimdi!
Donna Walker: En iyi tavsiyelerin mi?! Dalga geçiyorsun sanmıştım! Kusura bakma Caroline, ama programını okuduktan sonra parçalara ayıran bendim!
Caroline: Donna? Madison'ın ailesi ile ilgilenmekle meşgulsün sanıyordum! Neden programımı parçaladın? Gayet iyiydi! Gayet önemli! O... öğrencilerin ihtiyacı olan şey!
Donna: Hayır, Caroline, değil! Üniversitenin daha sağlam bir güvenliğe ihtiyacı var, evet, ama bu kadar da abartılı ve pahalı bir siteme de ihtiyacı yok! Önce git bir kafanı yatıştır!
Donna: Sakinlediğin zaman yeni program üzerinde çalışırız. Ama artık daha fazla zamanını harcayamayız, <Rütbe> <İsim>, zaten Üniversite ye oldukça yardımın dokundu... Lütfen, bunu teşekkür maliyetinde kabul et.

Daha sonra King'in ofisinde...
King: <Rütbe> <İsim>! Tam da aradığım kişi! Cathy ile konuştun mu? Onu ikna edebildin m-
King: Ah! Pardon, bu biraz beklesin şimdilik. Başkan Johnson'ın sana son derece cazip bir teklifi var!
Howard Johnson: Seni tebrik etmek istiyorum, <Rütbe> <İsim>! Çok şükür medyanın çılgınlığı yüzümüze patlamadan şu Rorschach Azrailini yakalamayı başardın!
Başkan Johnson: Biliyorsun, yerel seçimler yaklaşıyor. Tekrar seçilmeme bu kadar yakın bir zamanda bir seri katilin ortalıklarda kol gezmesi oylarımı fena halde düşürürdü!
Başkan Johnson: Ama sayende artık her şey daha parlak. Bende bu yüzden seni zenginlerin bölgesi olan Akçaağaç Tepeleri'ne terfi ediyorum! Seçimler yaklaşırken en iyi <Rütbe>'nin sahalarda olması lazım.
Başkan Johnson: Akçaağaç Tepelerinin insanları, Grimsborough'nun gerçek liderleridirler, onların üstesinden senden iyi kimse gelemez. Ne diyorsun, <Rütbe> <İsim>?
Jones: Vallaha mı? Bu harika, <İsim>! Akçaağaç Tepeleri tam da olunması gereken yer! Düşünsene, yıldızlarla, politikacılarla, önemli insanlarla tanışacağız! Artık sümüklü öğrenciler yok!
Başkan Johnson: Aynen öyle! Bir kaç gün içinde seçim kampanyamı başlatmak için bir parti vereceğim. Bu da senin Akçaağaç Tepelerinin üst kademe insanları ile tanışman için harika bir fırsat, <Rütbe> <İsim>!

Also on Fandom

Random Wiki