Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Sadece Gerçek Kalır/Diyaloglar

< Sadece Gerçek Kalır

1.266pages on
this wiki
Add New Page
Comments0 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar

Şef Ripley: <Rütbe> <İsim>, çok şükür Sankt Peterburg'a vardık!
Şef Ripley: Önceki soruşturmanın da gösterdiği üzere Rus uzay programı, SOMBRA saldırısı altında.
Şef Ripley: Şu anki önceliğimiz SOMBRA'nın ne tür bir bilgi ele geçirdiği ve bununla ne yapmayı planladığını bulmak.
Şef Ripley: Neyse ki Marina'nın annesi Nataşa Romanova bizim tarafımızda! COSMORUS'un başı olarak bize büyük yardımı dokunacak!
Şef Ripley: Ondan aldığımız bilgiye göre Sankt Peterburg'daki şüpheli faaliyetin Lermontov Malikanesi denilen bir yerde yaşandığını öğrendik.
Şef Ripley: Malikane, eksantrik bir Rus milyarder olan Dmitri Lermontov'un sahip olduğu bir lüks bir mülk.
Şef Ripley: Eğer SOMBRA o malikanede bir işler çeviriyorsa onları suç üstü basmalıyız! Hemen oraya git <İsim>!

!. Bölüm

İncele: Konut Bahçesi.
Carmen Martinez: Vay anasını <İsim>, bu konut sanki Rus peri masallarından fırlamış gibi! Ama şu ceset, sanki Grimm Kardeşler'den çıkmış bir karaktere benziyor!
Carmen Martinez: Kafası tamamen içe göçmüş. Haklısın, kaza gibi görünmüyor. Anlaşılan elimizde yeni bir cinayet daha var...
Carmen Martinez: Katili yakalamamıza yarayacak bir şeyler buldun mu?
Carmen Martinez: Kırık tahta mı? Odun olarak kullanmak için fazla şekilli. Belki parçaları bir araya getirince cinayet hakkında daha fazla bilgi sahibi olabiliriz!
Carmen Martinez: Bu at pisliğine yakından bakmak istiyorum mu dedin? İçgüdüleride yanıldığın pek görülmüş bir şey değil ama sanırım bu arama işini sana bırakacağım...
Carmen Martinez: Haklısın <İsim>. Buraya şüpheli bir faaliyeti yoklamaya geldik ve cinayette gayet şüpheli bir hareket. Hadi bu işin dibine inelim!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Angela Douglas: <İsim>! İyi ki geldin! En son yaptığım matruşka bebeğini görmek ister misin?
Angela Douglas: Tanıdın mı? Bu sensin Carmen! Çünkü sen bizim biricik belalımızsın!!
Carmen Martinez: Iıı... Sağ ol... Beni biraz sinirli göstermişsin ya...Her neyse, cinayet kurbanıyla ilgili elinde neler var?
Angela Douglas: Ha, evet! <İsim>, kurban başına aldığı sert bir darbeyle öldürülmüş. Onu öldüren her kimse arkasında gizlice yaklaşıp kurbana sert bir cisimle vurmuş.
Angela Douglas: Aldığı yaralara bakarsak cinayet silahı köşeleri yuvarlak sert bir nesne olmalı!
Carmen Martinez: El yapımı bir matruşka bebeği değil yani...
Angela Douglas: Kesinlikle değil! Ama katilin dikkat çeken bir hobisi var...
Angela Douglas: Katilin elinden kurbanın omzuna bulaşan tuş temizleyicisi izlerine bakarsak katilin piyano çaldığını söyleyebiliriz.
Angela Douglas: Bu da gayet mantıklı! Sankt Peterburg müzikle dolu bir şehir. Bu şehirdeki konservatuvar, "Fındıkkıran" ve "Kuğu Gölü" gibi eserlerin yaratıcısı Çaykovski'yi yetiştirdi!
Carmen Martinez: Demek piyano çalan bir katil, he? <İsim> onu parmaklıklar ardına tıkınca bakalım çalacak tuş bulabilecek mi!

İncele: Kırık Tahta.
Carmen Martinez: Pekala, o kırık tahtayı birleştirdin. Bu, buranın Lermontov Malikanesi olduğunu belirten bir konut tabelasıymış.
Carmen Martinez: Görünüşe bakılırsa malikane bekçisi İvan Vısotskiy adında biri... Büyük ihtimalle güvenlikten de o sorumlu...
Carmen Martinez: Haklısın <İsim>. Konutun bekçisi olduğuna göre bu İvan Vısotskiy bize burada neler yaşandığını söyleyebilir.

İvan Vısotskiy'yle konuttaki cinayet hakkında konuş.
Carmen Martinez: Bay Vısotskiy, <Rütbe> <İsim>, konutta bulunan cesetle ilgili olarak herhangi bir şey bilip bilmediğinizi merak ediyor. Bu adamı tanıyor musunuz?
İvan Vısotskiy: Boje moy! Dualar gerçekten kabul oluyormuş! Mihail Karamazov öldü! HA! Geberdi gitti sonunda!
Carmen Martinez: Ooo! Bu... Pek beklediğimiz bir tepki değildi... O zaman kurbanı tanıyorsunuz zannımca?
İvan Vısotskiy: Evet dedim ya! Mihail Karamazov bu! Kendisi bir noterdi. Buralara sık sık gelirdi. Konuttan onu defalarca kez kovalamak zorunda kaldım!
Carmen Martinez: Silahla kovaladığınız oldu mu peki?
İvan Vısotskiy: Silahla kovaladığım oldu mu... Elbette oldu! Pompalımla hem de! Ama ona hiç ateş etmedim! Tüfeği gördüğü anda tabanları yağlıyordu zaten!
İvan Vısotskiy: Büyük ihtimalle konut sahipleriyle iskambil çevirmek için Akunin Kafe'ye kaçıyordu. Hep oradaydılar! Dünyayı iplerine takmadan bütün gece kumar oynarlardı, ben ise...
Carmen Martinez: Yardımınız için teşekkürler Bay Vısotskiy! Sizinle tekrar konuşmamız gerekebilir, o yüzden Sankt Peterbug'dan ayrılmayın.
İvan Vısotskiy: Peh, nereye gidebilirim ki?
(İvan Vısotskiy ile konuştuktan sonra)
Carmen Martinez: Amma tuhaf adam! İzinsiz misafirleri tüfekle kovalıyor! Ama doğru, işimize yarayacak bir şeyler söyledi.
Carmen Martinez: Kurbanın noter olduğunu öğrendik, yani her türlü yasal belgeye erişimi varmış.
Carmen Martinez: Mihail Karamazov, yasal meseleleri çözme yetkisine sahipti. İyi bir yere parmak bastın <İsim>, güç demek bilgi demek. İnsanlara karşı kullanabileceğin bilgiler demek...
Carmen Martinez: Haklısın. Vısotskiy, Karamazov'un vaktinin çoğunu Akunin Kafe'de geçirdiğini söylemişti...
Carmen Martinez: Eğer kurban orayı bu kadar çok ziyaret etmişse, kafe de cinayeti çözmemize yardımcı olacak ipuçları mutlaka olmalı!

İncele: Rus Kafesi.
Carmen Martinez: Akunin Kafe'de işe yarar ipuçları var mıymış <İsim>? Bir adet gazete bulmuşsun...
Carmen Martinez: Galiba üzerine kar yağmış çünkü hiçbir şey okuyamıyorum! Ama fotorğafta kurbanı görebiliyorum! Pudralayıp kalanını açığa çıkarabilir misin?
Carmen Martinez: Bu vernikli kutu da çok ilginç görünüyor. Kim böyle bir şeye kilit takar ki? Eminim sen şu kilidi kırıp içinde ne varsa ortaya çıkarırsın!

İncele: Silinmiş Gazete.
Carmen Martinez: Şu gazetedeki manşet oldukça ilginçmiş: "Rus Kraliyet Hazinesi'nin Yeni Varisi Bu mu?" Eminim ortadaki şu hoş hanımefendiyi kastediyor, kurbanı değil...
Carmen Martinez: Peki bu hanımefendi kim? Veri tabanında bir eşleşme bulacağından eminim!

İncele: Bilinmeyen Kadın.
Carmen Martinez: Pekala, gazetede kurbanla birlikte görülen o hanımefendi kimmiş? Ne demek tam adı yoktu? Dalga mı geçiyorsun?
Carmen Martinez: Veri tabanında adı sadece Düşes Anastasya diye geçiyor... Şu meşhur Rus kraliyet ailesi mensubu olan Anastasya gibi mi? Hani tüm fertleri 1918 yılında idam edilen?
Carmen Martinez: İyi de bu hanımefendi gerçek Anastasya olduğu konusunda kimseyi ikna edemez ki. 100 yaşını geçmiş olması gerekir!
Carmen Martinez: Haklısın <İsim>, bu Düşes Anastasya olduğunu iddia eden kadın her kimse, kurbanı tanıyormuş ve bu da onunla konuşmamız için yeterli bir sebep!

Düşes Anastasya'yı kurbanla olan ilişkisi konusunda sorgula.
Carmen Martinez: Bayan Anastaya...
Düşes Anastasya: Düşes, lütfen. Anladığım kadarıyla bugünlerde kimse reverans yaparak selam verme eğiliminde değil...
Carmen Martinez: DÜŞES Anastasya... <Rütbe> <İsim> bir gazete makalesinde sizin Mihail Karamazov adlı bir zatla yan yana çekilmiş fotoğrafınızı buldu.
Düşes Anastasya: O resmi seçmiş olduklarına inanabiliyor musunuz? Bir akşam operaya git ve alt tabakadan biriyle fotoğrafın yayımlansın... Üstelik de bir noter parçası ile...
Düşes Anastasya: Karamazov'dan benim Büyük Düşes Anastaya'nın büyük büyük torunu olduğuma dair belgeleri onaylamasını istiyordum.
Carmen Martinez: Durun tahmin edeyim, hayır dedi ve bunun yüzünden de tahtalıköyü boyladı!
Düşes Anastasya: Öldü mü yani?! Ve onu benim öldürdüğümü mü düşünüyorsunuz? Hem de BU elbiseyle?!
Carmen Martinez: Daha resmi bir kıyafet mi olsun isterdiniz? İçimden bir ses tekrar karşılaşacağız diyor, Düşes...

İncele: Mücevher Kutusu.
Carmen Martinez: Kafedeki vernikli kutuyu açtın demek? Peki içinde kilitlenmesini gerektirecek ne varmış? Küçük bir kara defter mi? Dur şu üstündeki Rusça yazı ne manaya geliyormuş bir bakayım...
Carmen Martinez: Harfler Mihail Karamazov diye okunuyor! Bu defter kurbana aitmiş!
Carmen Martinez: Defterin içinde ne varmış? Haklısın, isimler ve tutarlar yazıyor...
Carmen Martinez: Görünüşe göre bu bir hesap defteri! Burada da Lermontov yazıyor! Tıpkı malikane gibi!
Carmen Martinez: Konut sahibinin ve kurbanın birlikte kumar oynadığını biliyoruz. Şimdi de Dmitri Lermontov'un Karamazov'a borçlu olduğunu öğrendik!
Carmen Martinez: Bence gayet güçlü bir cinayet sebebi <İsim>! Hadi şu Dmitri Lermontov'u bulup kurbana olan borcu konusunda onu sorgulayalım!

Dmitri Lermontov'a kumar borcunu sor.
Dmitri Lermontov: Elbette, Karamazov! Doğru, onunla bir iki kez iskambil oynamışlığım var. Tam bir denyoydu! Galiba sizler hıyarağası diyorsunuz, da?
Carmen Martinez: <Rütbe> <İsim>'in Akunin Kafe'de bulduğu hesap defterine bakılırsa ona borcunuz varmış...
Dmitri Lermontov: Aman bre, küçük bir adama küçük bir borcum vardı sadece. Kafaya takılcak mesele değil. Ben bir milyarderim! Rusya'nın en zengin adamıyım!
Carmen Martinez: Artık bu borcu ödemeniz de gerekmiyor Bay Lermontov. Karamazov SİZİN malikanenizde öldürüldü!
Dmitri Lermontov: Malikanemde cinayet! Tıpkı eski Rus romanındaki gibi! Ne heyecanlı!
Carmen Martinez: Umalım da bu "romanın" sonunda hikayenin kötü kahramanı siz çıkmayın Bay Lermontov!

İncele: Gübre.
Carmen Martinez: Şu şey süslü bir yumurta mı? Oldukça pahalı görünüyor, gübrenin içinde ne işi varmış?
Carmen Martinez: Sence kurban bunu çalmış olabilir mi? Belki katil onu durdurmaya çalıştı ama kaş yapayım derken göz çıkardı?
Carmen Martinez: Haklısın <İsim>, tahminlerle bir yere varamayız. Lars bu yumurtayı inceleyip bize gerçek cevaplar verebilir!

Analiz et: Fabergé Yumurtası.
Lars Douglas: Selam <İsim>! Lermontov Malikanesindeki at gübresinin içinde bulduğun bu örnek yumu-hteşemmiş! Orijinal bir Fabergé yumurtası!
Lars Douglas: Fabergé yumurtaları çok değerli bir sanat yapıtıdır! Rus kraliyet ailesi tarafından imparatorluğa ait Paskalya yumurtaları olarak yaptırılmıştır.
Lars Douglas: Ve tabii Rusların, mücevher sanatı ve mekaniğindeki üstün yeteneğini gözler önüne serer.
Lars Douglas: 1885 ila 1917 yılları arasında sadece 50 adet üretildi. Bunlardan ise geriye sadece 43 tanesi kaldı... Ne kadar pahalı olduklarını tahmin ediyorsunuzdur herhalde...
Lars Douglas: Yumurtayı incelerken çok dikkatli davrandım ve üzerinde kan ve kıl artıklarına rastladım!
Lars Douglas: Kan kurbana aitmiş. Kıl ise... bir köpeğe!
Lars Douglas: Örnek kılı veri tabanına sokunca köpeğin safkan bir Rus av köpeğine, diğer adıyla bir Borzoy'a ait olduğunu tespit ettim...
Lars Douglas: O köpekler deli gibi tüy döker, bu yüzden katil bu türle sürekli temas halinde olmalı!
Carmen Martinez: Demek katil, Borzoy köpekleriyle temas halinde... Umarım onlara çok bağlı değildir. Hapse girdiğinde tasma kendi boynuna geçecek çünkü!

Tekrar merkezde...
Carmen Martinez: Evet <İsim>... Şu ana kadar Karamazov'un kafasını patlatmak için yeteri kadar sebebi olan üç şüpheliyle karşılaştık... Bu şüpheliler sana da biraz acayip gelmiyor mu? Sanki hepsi "Eski Rusya"ya tıkılıp kalmış gibi?
Carmen Martinez: Kurbanın cesedini, 19. yüzyılda yaşıyormuşçasına giyinen eksantrik milyarder Dmitri Lermontov'un sahip olduğu konutta bulduk...
Carmen Martinez: Malum konutun bekçisi İvan Vısotskiy'nin izinsiz girenleri pompalı tüfekle kovalamak gibi bir huyu var! Belki de biraz değişiklik yapmak istedi ve bu kez yeni bir silah kullandı, olamaz mı?
Carmen Martinez: Bir de Düşes Anastasya var... Bana düzenbazın teki gibi geliyor, Romanov'lar ile herhangi bir bağının olduğuna inanmıyorum. Hayal dünyasında yaşayan biri ne kadar ileri gidebilir ki acaba?
Ingrid Bjorn: <İsim>, tam da kurbanın ofisinin önünde olay çıktı! Birisi onun ölümünü kutluyor!

2. Bölüm

Carmen Martinez: Bu nasıl iştir <İsim>... SOMBRA'nın peşinden koşarken nasıl oldu da kendimizi eski bir Rus romanından fırlamış gibi görünen bir cinayetle baş başa bulduk?
Carmen Martinez: Sorguladığımız şüphelilerin her birinin Karamazov'un kafasını patlatmaya yetecek sebebe sahip ama hangisinin mahkemeye çıkacak kadar aklı başında ki?
Ingrid Bjorn: <İsim>! Banka Köprüsü üzerinde, üstelik tam da kurbanın ofisinin önünde olay çıktı! Birisi onun ölümünü kutluyor!
Carmen Martinez: Birisi Karamazov'un ölümünü mü kutluyor?! Haklısın <İsim>, hemen o köprüye gitmeliyiz!

-Daha sonra, Banka Köprüsü'nde...-
Agrafena Raskolnikova: Biri gitti, dokuz kaldı! Karamazov tam bir hıyarağası!
Carmen Martinez: Hey! Yavaş ol bakalım! <Rütbe> <İsim> sana bir kaç soru sormak...
Agrafena Raskolnikova: Protestoma engel olamazsınız, Büro yardakçıları!
Carmen Martinez: Büro yardakçıları mı?! Büro'dan olduğumuzu nereden biliyorsun?!
Agrafena Raskolnikova: Bir kız, özgürlüğüne kast eden her kimse onu gördüğü yerde tanımalı!
Carmen Martinez: Özgürlüğüne kast eden mi?! Hey, bir saniye <İsim>! Ben bu kızı tanıyorum! Adı Agrafena Raskolnikova, kendisi Rusya'nın en meşhur sivil özgürlük aktivistlerinden biridir!
Carmen Martinez: Hapisten çıktığını görmek ne hoş Agrafena, ama biraz sakinleşsen iyi olur. <Rütbe> <İsim> sana bir kaç soru soracak.
Carmen Martinez: Haklısın <İsim>, kurbanın ofisine bu kadar yakın bir yerde mutlaka bir ipucu olmalıdır! Ayrıca Banka Köprüsü'nü de yoklamamız gerek!

Agrefena Raskolnikova'yı kurbanın ölümünü kutlaması konusunda sorgula.
Carmen Martinez: Az önce attığın sloganda "Biri gitti, dokuz kaldı! Karamazov tam bir hıyarağası!" derken bahsettiğin kişi Mihail Karamazov'muydu acaba?
Agrafena Raskolnikova: Ben sadece Mihail Karamazov'u örnek olarak gösterdim. Bu onu benim öldürdüğüm anlamına gelmez!
Carmen Martinez: Bilemiyorum artık, sanki öldürülmesi gereken on kişilik listenin başındaymış gibi görünüyor...
Agrafena Raskolnikova: Öldürülmesi gereken mi? Ben katil değilim! Ben sivil özgürlük peşindeyim! Ben adalet istiyorum ve insanlar ölünce sivil özgürlüğe karşı işledikleri suçların hesabını veremezler!
Carmen Martinez: İşledikleri suçların hesabını vermek mi? Nihayet bu yüzyılda yaşayan biriyle sohbet etme şansına eriştiğim için her ne kadar mutlu olsam da, sen biraz fazla gerginsin Bayan Raskolnikova!
Agrafena Raskolnikova: Ayrıca vakayı Büro üstlendiğine göre, kesin Karamazov'un cinayetinde gözle görünenden fazlası var, bundan adım gibi eminim!

İncele: Banka Köprüsü.
Carmen Martinez: Evet <İsim>, Banka Köprüsü'nde Mihail Karamazov'un katilini yakalamamıza yarayacak bir şeyler var mıymış?
Carmen Martinez: Bir adet evrak çantası mı buldun? Hey, üstündeki isme bak! Çanta kurbana aitmiş! İçini ararsak mutlaka bir ipucu buluruz!
Carmen Martinez: Bir adet de şal mı buldun? Ne özelliği var ki bunun?
Carmen Martinez: Ah evet, üzerinde siyah bir sıvı var. Bundan bir örnek vakumlayabilir misin?

İncele: Kurbanın Evrak Çantası.
Carmen Martinez: Kurbanın evrak çantasının içinde bir tür dosya bulmuşsun... Şu kadın sanki bir korku filminden fırlamış gibi duruyor...
Carmen Martinez: Pudra takımını kullanarak bu yüzü bir isimle eşleştirebilir miyiz sence <İsim>?

İncele: Silinmiş Dosya.
Carmen Martinez: Demek dosya da geçen şahsın adı Sveta Rasputina'ymış. Mesleği de... Dur bakalım Kiril alfabesini ne kadar iyi biliyorum...
Carmen Martinez: Medyum mu? Hani şu sözde geleceği okuyabildiklerini ve ölülerle konuştuklarını iddia eden düzenbazlar mı?
Carmen Martinez: Kurban, neden evrak çantasında bir medyuma ait resmi bir belge taşır ki? Gidip Sveta Rasputina ile konuşmalı ve işin aslını öğrenmeliyiz!

Sveta Rasputina'ya üzerinde çıkan kurbanın dosyalarını sor.
Carmen Martinez: Bayan Rasputina, <Rütbe> >İsim>, Mihail Karamazov'un eşyaları arasında sizin adınıza düzenlenmiş bir resmi belge buldu.
Sveta Rasputina: Allah rahmet eylesin...
Sveta Rasputina: Karamazov'la bir ruh çağırma seansında tanışmıştım ama neden benim adıma dosya tuttuğu konusunda hiçbir fikrim yok. Belki de güçlerim konusunda fikrini değiştirmiştir...
Sveta Rasputina: Karamazov ne bana ne de seanstaki diğer kişilere pek ruhani birisi gibi gelmemişti. Borzoy köpeğim bile bütün gece ona hırladı.
Sveta Rasputina: Tüm gece boyunca iğrenç espriler yapıp yellenme sesleri çıkardı... O varken ruhlar alemiyle bağlantı kurmak mümkün olmadı...
Sveta Rasputina: Ama Karamazov artık öbür tarafa geçtiğine göre, belki bilinmeyenle alay edilmeyeceğini anlar!
Carmen Martinez: Umalım da ona bu sebeple bir ders vermeye kalkışmamış olun Bayan Rasputina. Görünebilen gelecekte bizim dünyamızdan bir yere ayrılmayın.

İncele: Kirli Şal.
Carmen Martinez: Harika, şaldaki o siyah sıvıdan örnel almayı başardın!
Carmen Martinez: Şaldaki şu "M.K."... Sence Mihail Karamazov'un "M.K."sı mı?!
Carmen Martinez: Şu siyah sıvı her neyse kurbanın şalına bir yerden bulaşmış. Eminim Lars bize bunun ne olduğunu söyleyebilir!

Analiz et: Siyah Tanecikler.
Lars Douglas: Hacı, kurbanın şalından topladığın o siyah sıvı acayip kaliteli bir şeymiş... Keşke biraz daha olsaydı!
Lars Douglas: Elimde o maddeden biraz daha olsaydı ev yapımı votkamla harika giderdi! Archer'a söyleyeyim de bu gece için biraz bunlardan alsın...
Carmen Martinez: Neylerden alsın, Lars? Cidden bir sadede gel artık. O siyah tanecikler neye aitmiş?
Lars Douglas: Havyara! Şal, Akunun Kafe'de satılan çok pahalı bir Rus havyarına ait!
Carmen Martinez: Tamam, kurban biraz berduş olabilir. Ama havyarı onun yemediği ne malum?
Lars Douglas: Havyarı o yemiş olamaz... Çünkü yumurtaların üstünde ona ait kan izleri buldum! Bu kan şala kurbanın ölümünden sonra bulaşmış!
Lars Douglas: Ama katil her kimse ağzının tadını biliyor!
Carmen Martinez: Nefesi de balık kokuyordur haliyle! Şu havyar yiyen katili yakaladığımızda yanımda biraz naneli ciklet bulundursam iyi olacak galiba <İsim>!
Carmen Martinez: Bir saniye Lars, havyar Akunin Kafe'den mi gelmiş dedin? Katılıyorum <İsim>, gidip orayı tekrar yoklasak iyi olur!

İncele: Kafe Masası.
Carmen Martinez: Kafe'yi ikinci kez aramamızın ardından neler topladın <İsim>? Paramparça bir fotoğraf mı? Parçaları bir araya getirebilir misin?
Carmen Martinez: Hele şükür, işe yarar bir teknoloji! Güvenlik kamerası! Kilidini açabilir misin? Kurbanın burada epey vakit geçirmiş olduğunu biliyoruz, bu yüzden o kameranın illaki bir şeyleri kaydetmiş olması gerekir!

İncele: Yırtık Fotoğraf.
Carmen Martinez: Kafe'de bulduğun fotoğrafı toparlayabildin mi? Bir saniye... Bu Büyük Düşes Anastasya değil mi? Yani gerçek olanı tabii ki de!
Carmen Martinez: Birisi üzerine "Artık bana hayır diyemezsin!" yazmış. Yazan da MK diye biri... Tıpkı Mihail Karamazov'un adının baş harfleri gibi...
Carmen Martinez: Şüphelimiz Düşes Anastasya'nın, kendisinin bu fotoğraftaki kadının soyundan geldiğini kanıtlayacak resmi belgeleri Karamazov'a imzalatmaya çalıştığını da biliyoruz...
Carmen Martinez: Sence Karamazov'un bu mesajla ne ima etmeye çalıştığını gidip Düşes Anastasya'ya soralım mı <İsim>?

Anastasya'yla kurbanın mesajı hakkında konuş.
Düşes Anastasya: Fotoğrafı buldunuz mu?! Ama nasıl?! Onu yırtıp atmıştım!
Carmen Martinez: Peki büyük büyükannenizin bu güzel fotoğrafını neden paramparça etmek istediniz ki? Yoksa Karamazov'un yazdığı mesajla bir ilgisi mi var?
Düşes Anastasya: Fotoğrafı paramparça etmekten başka ne yapabilirdim ki? Beni sahtekarlıkla suçladı!
Düşes Anastasya: Karamazov, Büyük Düşes'in soyundan gelmediğimi bildiğini ve eğer onunla evlenmeyi kabul edersem kimseye lafını bile etmeyeceğini söyledi!
Düşes Anastasya: Ama ben sahtekar değilim! Hangi sahtekar Avrupa'nın en iyi eğitmenleri tarafından piyano eğitimi alır?
Düşes Anastasya: Hangi sahtekar, Rusya'nın en tontiş pompiş safkan Borzoy'una sahip olur?!
Düşes Anastasya: Bir sahtekar, Sankt Peterburg'un en iyi havyarını satın alabilir mi sizce?!
Carmen Martinez: Yeter! Anladık tamam! Sahtekar olun ya da olmayın, bir şantajcıyı ortadan kaldırmak, cinayet için yeterli bir sebeptir...
Düşes Anastasya: Bana inanmalısınz, ben elimi asla o rezil adamın kanına bulamam!
Carmen Martinez: Çaresiz anların çözümleri de çaresiz olur, Düşes Hanım. <Rütbe> <İsim> de ne kadar çaresiz olduğunuzu anlayacak!

İncele: Güvenlik Kamerası.
Carmen Martinez: Kafede bulduğun o kamerayı her zamanki gibi ışık hızında açtın <İsim>! Elliot bize bunun sırlarını gösterebilir!

Analiz et: Güvenlik Kamerası.
Elliot Clayton: Selam <İsim>. Kafede bulduğun güvenlik kamerası bir sürü görüntüyle doluydu. Ama şurası kesin ki kurban, vaktinin çoğunu Akunin Kafe'de geçiriyormuş...
Carmen Martinez: Eyvallah evlat. Bunu zaten biliyorduk...
Elliot Clayton: Daha sözüm bitmedi... Sırf çay içip iskambil çevirmiyormuş tabii. Bir ara işler sarpa sarmış... İzleyin...

-Görüntünün başı...-
İvan Vısotskiy: Buna hakkın yok! Ailem o konutta ta ne zamandır bekçilik ed...
Mihail Karamazov: Ailen mi? Senin ailenden bana ne be?! Tüküreyim ailene!
İvan Vısotskiy: Ne dedin sen?! Mezardaki babuşkamın üzerine yemin ederim ki bir daha gün yüzü göremeyeceksin!

-Görüntünün sonu...-
Carmen Martinez: OHA! İvan Vısotskiy'nin söylediklerini bir tek ben duymadım değil mi?! Karamazov bir daha gün yüzü görmeyecek mi dedi gerçekten?
Armand Dupont: Mes amis, burada devreye girip, asla ve asla bir Rus'un ailesine hakaret etmemeniz gerektiğini söylemeliyim...
Armand Dupont: Rusya'da aile şerefi son derece mühimdir, gün batımından sonra döviz bozdurmamak kadar hemde!
Carmen Martinez: Sence Vısotskiy'nin tehdidi gerçek miydi <İsim>? Yani, Lermontov Malikanesine izinsiz girenleri tüfekle kovaladığını biliyoruz da...
Carmen Martinez: İyisi mi gidip İvan Vısotskiy'ye kurbanla ettiği kavganın aslını astarını soralım!

İvan'ı kurbanla girdiği tartışma konusunda sorgula.
Carmen Martinez: Mihail Karamazov ölmeden kısa bir süre önce kendisiyle kavga etmişsiniz Bay Vısotskiy. Onu öldürmekle tehdit etmişsiniz...
İvan Vısotskiy: O Karamazov denen it soyu bizi konuttan attıracağını söyledi! Ailem bu konutta 1810'dan beri bekçilik yapıyor!
İvan Vısotskiy: Bay Lermontov denen aşk delisi durak ise kafası bir dünya, şiirden başka bir halt düşünmez... O beyinsizin etrafında olan bitenden haberi bile yok!
İvan Vısotskiy: Konutu çekip çeviren kişi benim! O konut nereden bakarsanız benim malım! Borzoy köpeklerinin tüylerini bile neredeyse her Allah'ın günü kendim tarıyorum!
Carmen Martinez: Ama Karamazov planında başarılı olup sizi konuttan attırsaydı konut sizin için uzak bir anı olacaktı...
İvan Vısotskiy: Bakın, arada kilerden havyar arakladığım olmuştur, ama ben katil değilim! Ona sadece konut üzerine hakkı olmadığını kanıtlayacaktım, o kadar!
Carmen Martinez: O zaman dua edin de <Rütbe> <İsim> Karamazov'u sizin öldürdüğünüzü kanıtlamasın! Hapiste havyar yok çünkü!

Tekrar merkezde...
Carmen Martinez: Cidden <İsim>, bu soruşturmada kendimi bir Rus romanın içindeymişim gibi hissediyorum!
Carmen Martinez: Karamazov isimli bir noterin sert bir cisimle beyni patlatılıyor...
Carmen Martinez: Karamazov ona şantaj yapıyorsa Düşes Anastasya'nın onu öldürmek için sağlam bir sebebi var demektir!
Carmen Martinez: Bazılarının Agrafena Raskolnikova'yı kahraman gibi gördüğünü biliyorum. Fakat amacına ulaşma konusunda işe yarayacağına inanırsa adam öldürmeyeceğinden emin miyiz?!
Sveta Rasputina: <Rütbe> <İsim>! Aklındaki sorular yanıt bulacak!
Carmen Martinez: N'oluyor yahu? Bayan Rasputina, burada ne işiniz...
Sveta Rasputina: Beni dinlemelisiniz! İçime bu vakaya yardımı dokunacak bir şeyler doğdu!

3. Bölüm

Carmen Martinez: Cidden <İsim>, bu soruşturmada kendimi bir Rus romanın içindeymişim gibi hissediyorum!
Carmen Martinez: Karamazov denilen bir noterin, başına aldığı sert bir darbeyle öldürülmüş olması yetmiyormuş gibi bir de elimizde Rus soylusu olduğunu iddia eden bir şüpheli var!
Sveta Rasputina: <Rütbe> <İsim>! İçime bu vakaya yardımı dokunacak bir şeyler doğdu!
Sveta Rasputina: Kurbanın sana bir mesajı var <Rütbe> <İsim>! Bu mesajı sana iletmek için aracı olarak beni seçti!
Carmen Martinez: <Rütbe> <İsim>'in son derece gerçek yetenekleri dururken, neden Büro sizin "güçlerinize" ihtiyaç duyalım ki Bayan Rasputina?
Sveta Rasputina: İçimden geçen psişik enerjiyi sekteye uğratma, kuşkucu! Mihail Karamazov <Rütbe> <İsim> ile konuşmak istiyor!
Carmen Martinez: Ciddi misin sen <İsim>? Işıkları söndürmemi mi istiyorsun? Bu bir "iyi polis" taktiği falan mı?
Marina Romanova: Aslına bakarsanız, bence <İsim> bir şey yakaladı. Sveta'nın sorgusuna, pardon seansına katılabilir miyim?

Sveta'nın kurbandan gelen mesajını dinle.
Sveta Rasputina: Gözünüzü seveyim fiziksel bağlantıyı koparmayın!
Marina Romanova: Korkmayın Bayan Rasputina, söyleyeceğiniz her şeyi dikkatle dinliyor olacağız...
Sveta Rasputina: Mihail Karamazov, <Rütbe> <İsim>'e bir mesajın var! Benim aracılığımla konuşabilirsin, ben senin ruhunun elçisiyim!
Sveta Rasputina: "Benim, Mihail Karamazov..."
Sveta Rasputina: "<Rütbe> <İsim>! Ben tam bir insan müsveddesiydim. Çakal, işbirlikçi, ağlayıp sızlayan dümbüğün tekiydim, ölmeyi hak ettim!"
Sveta Rasputina: "Ama şunu bil ki katilim Sveta Rasputina değil! Onu şüpheli listenden çıkarabilirsin!"

-Saniyeler sonra...-
Sveta Rasputina: N... Ne? Neler oldu?
Sveta Rasputina: Beni transtan zorla mı çıkardınız?! Bu yüzden ölebilirdim!
Marina Romanova: Hiç sanmıyorum... Oldukça yavan bir hedef saptırma girişimiydi sadece...
Marina Romanova: Medyum olarak pek de başarılı olmadığınız ortada, sanırım işler pek tıkırında değil... Yoksa başka bir sebep mi var?
Sveta Rasputina: İşler iyi gitmiyor çünkü o Karamazov öküzü bana yardım etmeyi reddetti!
Sveta Rasputina: Sankt Peterburg'da resmi bir medyum sayılabilmem için izin belgemi onaylaması gerekiyordu. Ama onaylamadı!
Sveta Rasputina: Bir türlü idrak edemiyordu! Ben havyar yemek için doğdum, sümüklü bebelere piyano dersi vermek için değil!
Marina Romanova: Artık kendisi yolunuzdan çekildiğine göre, onun yerine geçecek noterin izin konusunda daha anlayışlı olmasını umuyor olmalısınız...
Marina Romanova: Durun el falınıza bakayım Bayan Rasputina... Ooo, şuradaki sıralanmış çizgileri görüyor musun <Rütbe> <İsim>? Sana da demir parmaklıkları andırmıyor mu?

-Bir kaç dakika sonra...-
Marina Romanova: Sorguda bulunmama izin verdiğin için sağ ol <İsim>. Sveta Rasputina'nın ipliğini pazara çıkarmak aklımı annemden uzaklaştırmamda epey yardımcı oldu!
Carmen Martinez: Peki dedikleri doğru mu? Yani Rusya'daki medyumlar çalışabilmek için izin mi almak zorunda?
Marina Romanova: Evet... Ve bu durum Sveta Rasputina için gayet geçerli bir cinayet nedeni... Gördün nasıl hemen dökülüverdi...
Marina Romanova: Karamazov geçim yolunu kapatmaya çalışmışsa, Rasputina'nın onu tutkusu uğruna öldürmesi içten bile değil!
Carmen Martinez: Buraya SOMBRA'yı soruşturmaya geldik ama kendimizi sözde medyumlarla uğraşırken bulduk! Biz tüm bu olanlarda mantık ararken SOMBRA şimdi neler planlıyordur kim bilir!
Carmen Martinez: Haklısın <İsim>, işi savsaklamanın lüzumu yok. Tekrar SOMBRA'nın peşine düşmeden önce bu vakayı tamamlamalıyız! Hadi cinayet mahallini tekrar gözden geçirelim!

İncele: Koç.
Carmen Martinez: Vay canına! Bu külüstür dizüstünün Lermontov Malikanesinde ne işi varmış? Böyle bir aleti görmeyeli epey olmuş...
Carmen Martinez: Bir saniye! Bu Karamazov'un dizüstüsü! Kilidini kırarsan içinden daha fazla bilgi çıkabilir!
Carmen Martinez: Bir adet de iskambil kartı bulmuşsun... Üzerinde de garip mor bir madde var... Bir örnek alabilir misin?
Carmen Martinez: Acele edip katili bir an önce içeriye tıkmalıyız <İsim>! Bu vakada kaybettiğimiz her dakika SOMBRA arayı açıyor!

İncele: Kurbanın Bilgisayarı.
Carmen Martinez: Kurbanın dizüstüsünü açtın mı? Arka plandaki şey de ne? Bir saniye! Bu Agrafena Raskolnikova değil mi?!
Carmen Martinez: Kurban, ne diye bir sivil özgürlük aktivistinin fotoğrafını bilgisayarına koysun ki?
Carmen Martinez: Haklısın! Elliot bu gizemi aydınlatabilir... Hadi bu dizüstünü ona gönderelim!

Analiz et: Kurbanın Bilgisayarı.
Elliot Clayton: Süper! Lermontov Malikanesinde müthiş bir şey bulmuşsun <İsim>! Bu dizüstü modelinin varlığını duymuştum da kendi gözlerimle göreceğim aklımın ucundan bile geçmezdi!
Carmen Martinez: Bu kadar geyik yeter, küçük adam. Arka planın sırrını çözebildin mi?
Elliot Clayton: He, bu bir arka plan değil ki... Bu bir virüs. Hala çözmeye çalışıyorum... Ne zaman bir işlem yapmak istesem yarıda kesilip bu resim karşıma çıkıyor.
Elliot Clayton: Agrafena Raskolnikova kurbanın bilgisayarını bildiğiniz çökertmiş. Adam içindeki hiçbir şeye erişememiş!
Elliot Clayton: Resimdeki Rusça yazı, izcilerin Sovyet versiyonu olan Genç Girişimcilerin sloganı. Anlamı da "Daima hazır"...
Carmen Martinez: Hımm... Anlaşılan Agrafena Raskolnikova kurbanla iddia ettiğinden daha fazla ilgiliymiş... Onunla bir kez daha konuşsak iyi olur <İsim>!

Agrafena'yı kurbanın bilgisayarına yolladığı virüs konusunda sorgula.
Carmen Martinez: Karamazov'un bilgisayarına bulaştırdığın virüs ona karşı bir intikam planı peşinde olduğunu kanıtlıyor Agrafena...
Agrafena Raskolnikova: Karamazov'dan nefret ettiğim doğrudur <Rütbe> <İsim>. Hatta eski piyano hocamdan bile çok! Ki o kadın klavye kapağını parmaklarımın üstüne kapatırdı!
Agrafena Raskolnikova: Mihail Karamazov, dokuz Rus senatörüne hükumetin bizi hayasızca uzaydan takip etmesine izin verecek bir yasa tasarısını yazmalarında yardım ediyordu! Yeni bir Stalin gibi ama daha teknolojik!
Agrafena Raskolnikova: Bu dokuz senatör, Karamazov'dan yasayı geçirmeleri için ihtiyaç duydukları yasal boşlukları araştırmasını istiyordu!
Carmen Martinez: Dur biraz Agrafena! Dokuz Rus senatörü diyorsun. "Dokuz kaldı" derken bunları mı kastediyordun? Yani GERÇEKTEN de bir ölüm listesi hazırlamışsın!
Agrafena Raskolnikova: Bir saniye! Hayır! Onları öldürmek gibi bir niyetim yok! Karamazov'a gönderdiğim virüsün aynısını onlara gönderecektim sadece!
Carmen Martinez: <Rütbe> <İsim>, Karamazov'un bilgisayarını çökertmekle yetinmediğini ortaya çıkarırsa, işte o zaman kendini hapse hazırlamaya başla derim!

İncele: İskambil Kağıdı.
Carmen Martinez: Harika, iskambil kartının üstündeki o mor sıvıdan bir örnek aldık. Sence bunu mikroskopta halledebilir miyiz?

İncele: Mor Sıvı.
Carmen Martinez: İskambil kartındaki o mor sıvı görünmez mürekkep miymiş?! Bana pek de görünmez gelmedi de...
Carmen Martinez: Doğru! Kart limon suyuna temas ederse, görünmez mürekkep de gün gibi ortaya çıkar! Bu işaretlenmiş bir kart! Birileri hile yapıyormuş!
Carmen Martinez: Sende benim düşündüğümü mü düşünüyorsun <İsim>? Dmitri Lermontov'un kurbanla iskambil oynadığını biliyoruz...
Carmen Martinez: Ve bu hileli iskambil kartını kurbanın cesedini bulduğumuz Lermontov Malikanesinde bulduğumuza göre...
Carmen Martinez: Sence Karamazov hile yapmış ve Lermontov'da bunu fark etmiş olabilir mi?! Hadi gidip onu sıkıştıralım!

Dmitri'yi iskambilde kurbana karşı hile yapması konusunda sorgula.
Carmen Martinez: Bay Lermontov, <Rütbe> <İsim> malikanenizde işaretlenmiş bir iskambil kartı buldu, ve...
Dmitri Lermontov: Umarım BENİ hile yapmakla suçlamıyorsunuzdur! Hile yapan ben değildim! Karamazov'du!
Dmitri Lermontov: Sarhoştum... Malikaneyi ortaya sürdüm ve kaybettim!
Carmen Martinez: Lermontov Malikanesini mi kaybettiniz?! Sadece arsayı mı, yoksa...
Dmitri Lermontov: Komple kaybettim! Arsa, köşk, aile yadigarı piyano, hatta Borzoy köpeklerimi bile!
Dmitri Lermontov: Ama Karamazov'un malikanemi zekice bir blöfle değil de hileyle kazandığını fark edince ağzımdaki havyarı tükürdüm!!
Carmen Martinez: Tek yaptığınızın bu olduğuna emin misiniz?!
Dmitri Lermontov: Elbette hayır! Bu bir namus şeref meselesiydi! Karamazov'u gün doğumunda düelloya davet ettim! Ama gelmedi bile...
Carmen Martinez: Ya da düelloyu kazanmayı garantilemek için erken davranıp onun işini bitirdin! Bunlar daha iyi günlerin Lermontov, <Rütbe> <İsim>'le daha işin bitmedi!

Daha sonra...
Carmen Martinez: <İsim>, vakada hiçbir şey netleşmiyor, bir an önce bunun üstesinden gelmeliyiz!
Carmen Martinez: Medyum Sveta soruşturmayı aksatmaya çalıştı, yani onu mutlaka şüpheli havuzunun içinde tutmamız gerek.
Carmen Martinez: Lermontov da kurbanı düelloya davet etmiş! Tam onun karakterine uygun bir hareket ama ya düelloyla yetinmediyse?
Carmen Martinez: Ayrıca cinayet mahallini tekrar yoklamamıza rağmen cinayet silahını hala bulamadık...
Carmen Martinez: Doğru dedin <İsim>. Katil cinayet silahından, kurbanın evrak çantasını ve şalını attığı yerde kurtulmaya çalışmış olabilir! Hadi hemen Banka Köprüsü'ne gidelim!

İncele: Kanatlı Aslan Heykelleri.
Carmen Martinez: Lütfen cinayet silahını buldum de <İsim>! Hayır mı? Peki, o zaman şu çöp tenekesinin içini arayalım!
Carmen Martinez: Şu ana kadar gördüğüm en lüks köpek tasması bu olmalı! Bakalım internetten bu model hakkında bir şey öğrenbilecekmiyim...
Carmen Martinez: Neler buldum neler! Bu tip tasmalar Borzoy köpekleri için özel üretiliyormuş! Doğru, tam da katilin temas ettiği köpek cinsine özel yani!
Carmen Martinez: Arasına bir kıl sıkışmış. Bir örnek alırsan katili yakalamak için ihtiyacımız olan ipucuna ulaşabiliriz!

İncele: Köpek Tasması.
Carmen Martinez: Şu Borzoy tasmasındaki kıldan örnek aldın mı? Hadi bunu Lars'a yetiştirelim!

Analiz et: Saç.
Lars Douglas: Tebrikler <İsim>, tasmada bulduğun kıl bir Borzoy'a aitmiş!
Lars Douglas: Tabii örnekte olanlar bununla sınırlı değil...
Lars Douglas: Örneğin geri kalanı tilki, daha doğrusu gümüş tilki olarak da bilinen "Vulpes vulpes" kürküne ait!
Carmen Martinez: Köpekler derken şimdi de tilkiler mi çıktı? Sırada ne var, Rus koca ayağı falan mı?
Lars Douglas: Rus koca ayağı mı? Albıs mı yani? Komik olma Carmen... Bu bir tilki kürkü ve giyilebilir hale gelebilmesi için şap tuzu ve ve soda külüyle işlenmiş!
Carmen Martinez: Katilin Borzoy köpekleriyle temas halinde olduğunu biliyorduk... Şimdi de tilki kürkü giydiğini öğrendik! Bence <İsim> peşindeyken kendisini o kürkün içinde çok da rahat hissetmesin!

İncele: Çöp Tenekesi.
Carmen Martinez: Çöp tenekesinde ne buldun <İsim>? Pirinç tokmağa benziyor...
Carmen Martinez: Ama olukça ağır ve üzerinde kan var! Bununla birisinin kafatasına feci şekilde hasar verilebilir! Evet, hemen bunu Angela'ya götürmemiz gerek!

Analiz et: Pirinç Tokmak.
Angela Douglas: Nihayet bir vakayı sonlandırmana yardım edeceğim için çok heyecanlıyım <İsim>! Lars, bu pirinç tokmağı onun ekipmanlarıyla analiz edebilmem için laboratuvarını kullanmama izin verdi!
Lars Douglas: Ne zaman istersen, Bayan Buu! Çok harika şeyler bulduu! Hey, kafiyeye gel!
Angela Douglas: Tamam, harika bir şairsin, anladık! Şimdi sus da <İsim>'e harika haberleri vereyim!
Angela Douglas: Pirinç tokmak kesin kez cinayet silahı <İsim>! Üzerinde kurbana ait kurumuş kan izleri buldum!
Lars Douglas: Bu kadar da değil, saldırının şiddeti nedeniyle tokmağa katilin deri hücreleri bulaşmış!
Lars Douglas: Bu hücreler sayesinde de kurbanın yeşil gözlü olduğunu öğrenmiş olduk!
Carmen Martinez: Demek katil yeşil gözlü... <İsim> katili yakalayınca o gözlerden çok yaş akacak!

Carmen Martinez: Sanırım katili paketleyip bu vakayı sonlandırmak için gereken tüm delile sahibiz <İsim>! Hadi bitirelim şu işi!

Katili Tutukla.
Carmen Martinez: Dmitri Lermontov, <Rütbe> <İsim> seni Mihail Karamazov cinayetinden ötürü tutukuluyor!
Dmitri Lermontov: Hey! Şimdi soruşturmanın kanıtlarının sıralandığı bölüme geldik, değil mi? Çok heyecanlıyım <Rütbe> <İsim>!
Carmen Martinez: Lermontov, Borzoylarınla şömine karşısında rahat rahat okuduğun bir cinayet romanı değil bu! Katilin sen olduğunu biliyoruz!
Dmitri Lermontov: Size mukavemet gösteriyorum! Bunu ispatlamalısınız!
Carmen Martinez: İlk olarak, kurbanın şalının üstüne havyar bulaştırmışsın!
Dmitri Lermontov: Belki Karamazov sakarlığından havyarı kendi üzerine bulaştırdı? Beni mahkemeye çıkarmak için bundan fazlası gerek!
Carmen Martinez: O zaman DNA'nı cinayet silahının üzerinde bırakmayacaktın! Yeşil gözlerin seni ele verdi!
Dmitri Lermontov: Blöf yapıp yapmadığınızı anlayacak kadar iskambil çevirdim ben...
Dmitri Lermontov: Evet <Rütbe> <İsim>, yüzde yüz haklısın! Mihail Karamazov'u edebi bir dokunuşla ben öldürdüm! Şansım olsa bin kere daha öldürürüm!
Carmen Martinez: Malikaneni geri kazanıp kumar borcundan kurtulmak için mi?
Dmitri Lermontov: Eğer meselenin para olduğunu düşünüyorsanız feci bir biçimde yanılıyorsunuz! Onu namus uğruna öldürdüm!
Carmen Martinez: Çünkü o, iskambilde hile yaptı...
Dmitri Lermontov: Kendi namusum için değil! Düşes Anastasya'yı korumak için!
Carmen Martinez: Düşes Anastasya mı?! Şu kendisini Rus soylusu sanan kadın mı? Sözde bir düşesin namusunu korumak için mi cinayet işledin yani?
Dmitri Lermontov: Ona başka kim destek olacaktı ki?! Karamazov'un ona şantaj yaparak kendisi ile evlenmeye zorladığını öğrenince cinlerim tepeme çıktı!
Dmitri Lermontov: Anlamadınız mı, ona aşığım! Soylu olup olmaması umurumda değil! O iblisin onun hayatını mahvetmesine izin veremezdim!
Carmen Martinez: Tutkunu hapishane romanına sakla Lermontov. Tutuklusun!

Nigel Adaku: Dmitri Lermontov, Mihail Karamazov'u başını pirinç tokmakla ezerek öldürme suçundan mahkeme karşısına çıkarıldın...
Dmitri Lermontov: Her bir darbeyi ve daha fazlasını sonuna kadar hak ediyordu o adam!
Nigel Adaku: İşte burada görüş ayrılığına düşüyoruz! Karamazov, eline geçirdiği küçük iktidarla insanların hayatlarını mahveden adi bir bürokrat olabilir... Ama bu cinayet için bir neden değil!
Nigel Adaku: Eğer öyle olsaydı, ortada devlet diye bir şey kalmazdı!
Nigel Adaku: Görüş ayrılığımızın sonucu olarak Bay Lermontov, mahkeme sizi 25 yıl hapis cezasına mahkum ediyor!
Dmitri Lermontov: Benim güzel Anastasya'm! Seni bir daha ne zaman görebileceğim?!

Carmen Martinez: Dmitri Lermontov'un onlarca banka hesabı olduğunu düşünecek olursak 25 yılın tamamını hapiste geçireceğini söylemek zor. Ama en azından adalet yerini buldu.
Carmen Martinez: Sonunda artık tekrar SOMBRA'nın peşine düşebiliriz! COSMORUS'taki güvenlik ihlalinin ardından ne tür bilgileri ele geçirdiklerini öğrenmeliyiz!
Carmen Martinez: Ama ne yazık ki SOMBRA bir adım önde ve geriden takip etmekten hiç hoşlanmam <İsim>! Bir an önce peşlerine düşelim!

Karanlık Yaklaşıyor 2

Tekrar merkezde...
Şef Ripley: Dmitri Lermontov'u parmaklılar ardına göndermekle iyi iş çıkardın <İsim>! Artık tekrardan dikkatimizi SOMBRA'ya verebiliriz!
Şef Ripley: SOMBRA'nın, Moskova'daki kurbandan ne tür bir bilgi satın aldığını öğrenmemiz gerekiyor, hem de bir an önce!
Şef Ripley: Banka Köprüsü son derece faal bir bölge, bence SOMBRA'nın izini sürmeye oradan başlayabilirsin.
Marina Romanova: <İsim>, biraz vaktin varsa yardımına ihtiyacım var... Soruşturmadaki şüphelilerden biri olan Düşes Anastasya beni endişelendiriyor.
Marina Romanova: Bir yanda hayal dünyasında yaşaması, diğer yandan onun için işlenen bir cinayet... Tehlikeli birisi olabilir yani!
Marina Romanova: Benimle birlikte onunla konuşmaya gelebilir misin? Bu sayede onun gerçekten kim olduğunu öğrenmiş oluruz.
Carmen Martinez: Valla Marina, annenden şikayet etmeni durduracak bir şey olduktan sonra her şey kabulümdür...
Carmen Martinez: Görünüşe göre gündemin epey meşgul <İsim>! SOMBRA hakkında şu ana kadar tüm bildiklerimizi toplayıp seni Banka Köprüsü'nde bekliyor olacağım!

Anastasya'yla kimliği konusunda konuş.
Marina Romanova: Düşes Anastasya? Rahatsız ettiğimiz için kusurumuza bakmayın... Adım Marina Romanova...
Düşes Anastasya: Soyadınız Romanova mı? Yoksa Rus kraliyet ailesinden misiniz? Kuzen olabiliriz!
Düşes Anastasya: Akraba olma ihtimalimiz olduğuna göre, o zaman bana yardım edebilirsiniz! Rus kraliyet ailesinin bir mensubu olduğumu herkese ispatlamak istiyorum!
Marina Romanova: <Rütbe> <İsim> ve ben size her şekilde yardım etmek isteriz!
Marina Romanova: İyi fikir <Rütbe> <İsim>! Kafede, soyunuzu kanıtlayacak bir DNA örneğini bulabileceğimiz herhangi bir şey var mı, sayın Düşes?
Düşes Anastasya: Çay bardağım var! Şuraya bir yere koymuştum...
Düşes Anastasya: Bu kafede çalışan garsonların, çayımı bitirmeden bardağı önümden alma gibi sinir bozucu bir huyları var... El çırpmamı bile beklemiyorlar!

İncele: Rus Kafesi.
Marina Romanova: Şahane iş çıkardın <İsim>! O çay bardağında Düşes'in rujunun izi var!
Marina Romanova: Bardakta DNA bulabileceğini mi düşünüyorsun? Bu sayede Düşes Anastasya'nın aslında kim olduğunu öğrenebiliriz!

İncele: Rus Çay Bardağı.
Marina Romanova: Anastasya'nın çay bardağından DNA örneği alabildin mi <İsim>?
Marina Romanova: Harika! Hadi bunu Lars'a gönderip şu Düşes Anastasya hikayesine son noktayı koyalım!

Analiz et: Salya.
Lars Douglas: Kafede bulduğun Rus çay bardağının üstündeki DNA örneği sayesinde Anastasya'nın soyu konusunda şüpheye mahal kalmadı <İsim>...
Marina Romanova: Şaka yapıyorsun... Yoksa Düşes Anastasya gerçekten de...
Lars Douglas: Yok, değil. İki farklı adli tıp ekibince onaylandığı üzere Büyük Düşes Anastasya, 1918 Temmuzunda Rus kraliyet ailesinin diğer tüm fertleriyle birlikte idam edildi.
Lars Douglas: Düşes Anastasya'nın DNA'sı, Rus kraliyet ailesinin hiçbir ferdinin DNA'sıyla uyuşmadı...
Lars Douglas: Fakat DNA, İrina Tsvetayeva adlı biriyle eşleşti. Sabıka kaydı temiz, ailesi fırıncıymış ve kendisi 3 yaşında yetim kalmış...
Lars Douglas: <İsim>, senin yerinde olmak istemezdim. Bunu ona nasıl söyleyeceksin?
Marina Romanova: Büyük bir dikkatle... Ama yine de Düşesin soylu olmadığına inanacağı konusunda şüpheliyim...

Anastasya'ya Rus soylularıyla bir akrabalığı olmadığını bildir.
Düşes Anastasya: Sonunda benim Büyük Düşes Anastasya'nın büyük büyük torunu olduğuma dair kanıt buldun mu <Rütbe> <İsim>?!
Marina Romanova: Korkarım ki hayır. DNA'nız, Rus kraliyet ailesiden kimsenin DNA'sıyla eşleşmedi.
Düşes Anastasya: Ne?! Bir yanlışlık olmalı!
Marina Romanova: Adınız İrina Tsvetayeva. Aileniz fırıncıymış fakat siz çok küçükken vefat etmişler...
Marina Romanova: Bu kaybın verdiği tramvayla başa çıkmak için Düşes Anastasya hikayesini uydurmuşsunuz ama huzura erebilmenizin tek yolu gerçekle yüzleşmek.
Düşes Anastasya: Tüm hayatım uydurduğum bir hikayeden ibaretse ben şimdi ne yapacağım?!
Marina Romanova: Yardım alabilirsiniz. Tanıdığım uzmanlar var. Size onların iletişim bilgilerini verebilirim...
Düşes Anastasya: Her şey bir anda tepetaklak oldu... Ama yine de yardımlarınız için teşekkürler. Lütfen bunu teşekkür mahiyetinde kabul edin.
(Düşes Anastasya ile konuştuktan sonra)
Marina Romanova: Neyse ki bu haberi olabildiğince olgun karşıladı... En azından tehlikeli biri olmadığını öğrendik.
Marina Romanova: Yardımın için sağ ol <İsim>. Kafam rahatladı. Artık SOMBRA'nın izini sürmende sana yardım edebilirim!

İncele: Banka Köprüsü.
Carmen Martinez: Banka Köprüsü'nde bir SOMBRA ajanı bulmak biraz fazla iyimserdi, kabul ediyorum. Ama bulduğun şu cep telefonu bize bir ipucu verebilir! Şifresini kırabilir misin?

İncele: Kilitli Akıllı Telefon.
Carmen Martinez: Banka Köprüsü'nde bulduğun telefonun ana ekranında bir arama motoru var... Son arana şey de Global Flux Ltd.
Carmen Martinez: Bu şirket kulağa tanıdık geliyor... Haklısın! Global Flux Ltd, SOMBRA'nın COSMORUS köstebeğine para aktarmak için kullandığı paravan şirket!
Carmen Martinez: İyi fikir! Elliot bu telefonun sahibini bulabilir! Bu da bizi doğruca SOMBRA'ya götürebilir!

Analiz et: Akıllı Telefon.
Elliot Clayton: Selam <İsim>! Banka Köprüsü'nde bulduğun bu telefon sürprizlerle doluymuş!
Elliot Clayton: Ama haberler kötü. Telefon bir SOMBRA ajanına ait değilmiş.
Carmen Martinez: Elbette değil! Yoksa fazla kolay olurdu...
Elliot Clayton: Ama gönüllerin sevgilisi sivil özgürlük aktivisti Agrafena'ya aitmiş! Ve çılgınlar gibi Global Flux Ltd'i araştırıyormuş!
Carmen Martinez: Agrafena neden Global Flux Ltd'i araştırıyormuş ki? Haklısın, gidip ona sorsak çok iyi olacak!

Agrafena'ya SOMBRA araştırmasını sor.
Carmen Martinez: Agrafena, neden telefonunda Global Flux Ltd hakkında bu kadar çok araştırma var?
Agrafena Raskolnikova: Telefonum sizde mi! Belli ki içindekileri de karşıtırmışsınız! Bu benim sivil hak ve özgürlüklerimin çiğnendiği anlamına geliyor!
Carmen Martinez: Konuyu saptırma! Bu şirket hakkında ne biliyorsun?
Agrafena Raskolnikova: Ne yazık ki çok fazla şey değil... Ama hükumet casusluğu araştırmalarım sırasında bu şirket karşıma çıkıp durdu...
Agrafena Raskolnikova: Parayı ve anlaşmaları takip ettim... Beni Lermontov Malikanesine çıkardı!
Agrafena Raskolnikova: Global Flux Ltd, Dmitri Lermontov'un şirketlerinden biriyle çok yüklü bir sözleşme imzalamak üzereymiş.
Agrafena Raskolnikova: İş dünyasında Global Flux Ltd ile Lermontov arasındaki sözleşmenin Malikanede imzalandığı söyleniyor!
Carmen Martinez: Eğer Global Flux Ltd üyeleri Lermontov Malikanesinde vakit geçirmişlerse orayı tekrar yoklamamız gerekebilir!
Agrafena Raskolnikova: Bir şey mi yakalamışım? O şirket suç örgütünün bir paravanı mıymış?
Carmen Martinez: Bu... gizli bir bilgi. Ama <Rütbe> <İsim> ve ben araştırmaların hakkında daha fazla bilgi edinmek isteriz... Bizimle hamburger yemeye ne dersin?

Bir süre sonra...
Carmen Martinez: Vay be... Agrafena'nın amma da çok teorisi varmış! Hepsinin mantıklı olduğu söylenemez ama kız bize bayağı bir ipucu verdi!
Carmen Martinez: Global Flux Ltd, SOMBRA'nın paravan şirketlerinden biri... Şirketin üyeleri Lermontov Malikanesine gitmişse SOMBRA ile ilgili ipuçlarına ulaşabiliriz!

İncele: Konut Bahçesi.
Carmen Martinez: Hey! Şu silinmiş belgede COSMORUS logosu var! SOMBRA'ya satılan bilgi bu olabilir!
Carmen Martinez: Kar yüzünden belge biraz hasara uğramış gerçi. Hiçbir şey okuyamıyorum <İsim>... Bilgileri açığa çıkarabilir misin?

İncele: Silinmiş Belge.
Carmen Martinez: COSMORUS belgesinden bir yığın sayı mı çıktı? Bununla ne yapabiliriz ki?
Carmen Martinez: NE?! Belgenin altında Darya Çernova'nın adı mı var?! O zaman Darya'nın SOMBRA'ya sattığı belge bu!
Carmen Martinez: Doğru dedin! COSMORUS'un başkanı olarak dan Nataşa Romanova'nın bunu derhal görmesi gerek!

Nataşa Romanova'yla COSMORUS belgesi hakkında konuş.
Carmen Martinez: Bayan Romanova, <Rütbe> <İsim> Lermontov Malikanesinde, üzerinde Darya Çernova'nın adının yazdığı bir COSMORUS belgesi buldu!
Nataşa Romanova: Darya Çernova mı?! SOMBRA'ya sattığı COSMORUS belgesi olmalı bu! Belgeyi görebilir miyim?
Nataşa Romanova: Olamaz... Buna inanamıyorum... SOMBRA gerçekten de...
Nataşa Romanova: <Rütbe> <İsim>, bunlar fırlatma kodları!
Carmen Martinez: Fırlatma kodları mı? Neyin fırlatma kodları? Füze mi? Roket mi?!
Nataşa Romanova: Her şeyin olabilir! Ama fırlatılan şey her neyse uzaya gidecek... Ve kontrolü de SOMBRA'nın elinde olacak!
Nataşa Romanova: Bunu bana getirdiğiniz için teşekkürler! Umarım fırlatma kodlarını değiştirecek ve SOMBRA'nın planını bozacak zamanımız vardır!
Nataşa Romanova: SOMBRA'yı yakalamanız için gereken ne kadar fon varsa hizmetinize sunuyorum! Lütfen, acele edin!

Daha sonra, merkezde...
Carmen Martinez: SOMBRA'nın COSMORUS'tan fırlatma kodlarını çalmış olduğuna inanamıyorum! Kim bilir o kodlarla ne yapmayı planlıyorlar!
Carmen Martinez: Nataşa'nın bize daha fazla yardımcı olamaması kötü oldu...
Marina Romanova: Hiç şaşmamak gerek <İsim>! Annem açıkça bizim tarafımızda değil...
Carmen Martinez: Marina, sence de biraz abartmıyor musun? Şu ana kadar elinden geldiğince yardım etti!
Elliot Clayton: Hey <İsim>! Fırlatma kodlarına bir göz gezdirdim de... Nataşa size kodların arasındaki gizli coğrafi koordinatlardan bahsetmiş miydi?
Carmen Martinez: Hayır bahsetmedi... Belki de fark etmemiştir...
Marina Romanova: Fark etmemiş midir?! Tabii canım. Allah rızası için kadın COSMORUS'un başkanı! Annem bizden bilgi saklıyor! Ona güvenemezsiniz!
Carmen Martinez: Marina, şu anda annenle arandaki sorunlarından daha büyük sorunlarımız var! SOMBRA'nın o kodlarla ne yapmak istediğini öğrenmemiz gerek!
Elliot Clayton: En azından SOMBRA'nın nereye gittiğini biliyoruz: Sibirya'ya! Orada COSMORUS'un bir tesisi var!
Carmen Martinez: O zaman üstünü sıkı giyin <İsim>. Görünen o ki bir sonraki durağımız Sibirya!

Also on Fandom

Random Wiki