Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Son Geri Sayım/Diyaloglar

< Son Geri Sayım

1.262pages on
this wiki
Add New Page
Comment1 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Songerisayım.png

CRIMINAL CASE'TE GEÇEN BÖLÜM...
Albert Tesla: Anlamıyor musun <Rütbe> <İsim>? Meteor Systems BENİM! Pasifik Koyu'na hükmedebilmek için şirketi ben kurdum!
Albert Tesla: Bu şehir benim deneyimdi. Ama suçlularla ve huzursuzlukla dolu bir hayal kırıklığıyla sonuçlandı! Bu yüzden şehri yok edeceğim!
Amy Young: Peki ya halk?! Sanki hiçbir anlamı yokmuş gibi binlerce kişiyi öldüremezsin!
Albert Tesla: Kontrol edilemeyenler ölmek zorunda kalacak. Ama diğerleri... Kendime yaptığım gibi onların da bilincini yükleyebileceğim bir sanal gerçeklik yaratmak için on yılımı harcadım.
Albert Tesla: Kusursuz ütopya, suçsuz bir dünya yaratabileceğim!
Frank Knight: Karen'ı da bu çılgın planın için öldürdün, değil mi?! Geliyorum Tesla! Bu iş burada BİTECEK!!!
Albert Tesla: Hahaha, seni bekliyor olacağım!
Amy Young: Frank, hayır! Geri dön!!!

-Daha sonra...-
Amy Young: <İsim>, Frank giderken gözlerindeki bakışı unutamıyorum... Kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış bir adam gibi görünüyordu...
Amy Young: Umarım tehlikeli bir şey yapmadan ona ulaşa...
*SİLAH SESLERİ*
Amy Young: <İsim>, bu... Silah sesi miydi?! Aman Allah'ım, hemen Frank'i bulmalıyız... HEMEN!

1. Bölüm

İncele: Gözlem Noktası.
Amy Young: FRANK!!! <İsim>, Frank bu! Yaralanmış, onu çözmeliyiz!
Amy Young: Hayır, HAYIR! O ölmedi!
Amy Young: Ah <İsim>, buna... Buna inanamıyorum...
Albert Tesla: Kendi sonuna gidiyor demiştim, değil mi <Rütbe> <İsim>? Kimse beni durduramaz!
Amy Young: Seni canavar!!! Böyle bir şeyi NASIL yaparsın?!?!
Albert Tesla: O cüretkar aptal, işin başından beri başıma belaydı zaten! Bana ihanet edeceğini biliyordum!
Albert Tesla: Bu yüzden Pasifik Koyu hapispanesinden beş mahkumu saldım ve aralarından birinin alınan her kararın bir sonucu olacağını Frank'e göstermesini istedim...
Amy Young: Suçluları serbest mi bıraktın?! Bunu yanına bırakmayacağız Tesla!
Albert Tesla: Pekala, şu an keyfim yerinde. Seninle bir anlaşma yapalım <Rütbe> <İsim>.
Albert Tesla: Ortağını kimin öldürdüğünü bul, adaletin bu dünyada halen bir anlamı olduğunu bana kanıtla, bende sanal gerçekliği terk etmeyi bir düşüneyim.
Amy Young: Oyun oynamak mı istiyorsun?!
Albert Tesla: Çok ciddi bir oyun. Siz soruşturmanızı yaparken bende Pasifik Koyu'nun yıkımını durduracağım. Ama elinizi çabuk tutmazsanız canım sıkılabilir...
Amy Young: Planın geri tepecek Tesla! Gördün mü? <Rütbe> <İsim> şimdiden birkaç ipucu buldu bile! Eminim... Eminim o buzdolabında bir kanıt vardır!
Amy Young: Ve şu kamera da cinayeti kayda almış olabilir! <Rütbe> <İsim> göz açıp kapayıncaya kadar kilidini açacaktır!
Amy Young: Bizden birini öldürmekle büyük yanlış yaptın Tesla! Frank'in ölümünü çözüp seni yeneceğiz!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Amy Young: Otopsi sonuçları hazır olmalı <İsim>. Roxie? Sen... Frank ile... İşini bitirdin mi?
Roxie Sparks: Frank'in cesedini bana gönderdiğine inanamıyorum <İsim>!!! Bunu nasıl yapabildin?!?!
Roxie Sparks: Frank... Frank ile yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi! Bize ihanet etmesi kötü bir şey olabilir ama en azından hayattaydı!
Amy Young: Biliyorum... Artık işten dolayı homurdanmayacağını düiünmek çok garip geliyor...
Amy Young: Ama güçlü olmalıyız Roxie! <İsim> ile Frank'in katilini yakalamamıza yardım edecek bir şey buldun mu?
Roxie Sparks: Pekala, katil onu 22 kalibrelik tabancayla iki gözünün ortasından vurmuş... Silahı da yakında bulacağına inanıyorum <İsim>.
Roxie Sparks: O tabansız, ateş etmeden önce Frank'i bağlamış ama bu hata onun sonunu getirecek! Frank'in kollarında domuz jelatini ile sodyum nitrat izi bırakmış!
Roxie Sparks: Bu kulağa korkunç gelse de, bunlar konserve ette bulunan bileşikler... Çöl'de taze yiyecek bulmak zor olunca katil, konserve yiyecek yiyor olmalı.
Amy Young: Demek katil konserve et yiyor, öyle mi? Yakında...
Amy Young: Hayır, espri yapmayacağım.
Roxie Sparks: Evet, bence de. <İsim>, her ne pahasına olursa olsun Frank'in katilini adalete teslim edeceğine söz ver! Sana güveniyoruz!

İncele: Kilitli Kamera.
Amy Young: Cinayet mahallinde bulduğun kameranın kilidini açtın <İsim>. Buna sevinmem gerektiğini biliyorum ama... Frank'in cinayetini görmekten korkuyorum!
Amy Young: Haklısın, başka çarem yok. Görüntüde katille ilgili çok önemli ipuçları olabilir... Pekala, hadi oynata basalım.

-Kamera görüntüsünün başı...-
Frank Knight: Belki şu düğmeye basarsam...
Frank Knight: Hay lanet giresice! Bu zımbırtı çalışıyor mu? SONUNDA!
Frank Knight: <İsim>, kaçtığım için üzgünüm ama fazla vaktim yok. Tesla'nın içinde saklandığı bilgisayarın yerini sanırım biliyorum!
Frank Knight: Bilgisayarın fişini çekerek bu kabusa bir son verebilirim! Bulduğum haritaya göre o da burada bir yerde olmalı...
Frank Knight: Ama başaramazsam... Özür dilerim. Yanlış yaptığım her şey için özür dilerim. Doğru şeyi yapmayı denedim, gerçekten denedim. Ama hepimiz senin gibi süper polisler olamıyoruz <İsim>!

-Kamera görüntüsünün sonu...-
Amy Young: ...Ah <İsim>, kameranın Frank'in cinayetini çektiğini sanmıştım ama bu neredeyse daha da kötüydü!
Amy Young: Onu canlı ve iyi görmek... Ama yaptığı şeyin tehlikeli olduğunu biliyordu! Ve buna rağmen yine de yaptı!
Amy Young: Hatalar yapmış olabilir ama yine de doğru şeyi yapmaya çalıştı <İsim>. Ve birileri de onu bu sebeple öldürdü!
Amy Young: Süper Bilgisayarın civarda olduğunu söylemişti... Ve fişini çekerse Tesla'nın planlarına son verebileceğimizi!
Amy Young: Haklısın, şurada bir bina var! Bu, o bina olmalı! Hadi gidelim <İsim>, ama dikkatli olalım! Kim bilir orada bizi neler bekliyor!

İncele: Kontrol Odası.
Amy Young: <İsim>, şu sandalyeye bağlanmış bir... Bir adam var!
Amy Young: Ölmüş gibi... Bu nasıl olur?!
Albert Tesla: Beni tanıyamadın mı <Rütbe> <İsim>? Ben de halbuki bedenimin gayet iyi saklandığını sanıyordum...
Amy Young: Bu SENİN bedenin mi?! Ama... 50 yıldan beri bu bilgisayardasın! Cesedinin...
Albert Tesla: Çürümesi mi gerekiyordu? Hayır, canlı olmasını sağladım. Kendimi tamamıyla insan beynimden ayıramadım. Bu bedene hala ihtiyacım var.
Amy Young: <İsim>, hadi vücudu bilgisayardan ayıralım! O zaman Tesla'nın işi bitmiş olacak, değil mi?!
Albert Tesla: Bu pekte adil olmaz bana sorarsanız. Seni uyarıyorum <Rütbe> <İsim>, bu kablolara dokunacak olursan bombalar otomatik olarak Pasifik Koyu'nun her yerinde patlayarak herkesi öldürecek!
Albert Tesla: Bunun yerine Frank'in cinayetini çözmeye dönmeni tavsiye ederim. Unutma, herkesi sanal dünyama göndermekten vazgeçmeyi düşünmemin tek yolu bu!
Amy Young: Bu bilgisayarın sözünü dinlediğimize inanamıyorum <İsim>! Lütfen bana birkaç ipucu bulduğunu söyle!
Amy Young: Paramparça bir kart mı? Eminim bunu göz açıp kapayıncaya kadar birleştirirsin.
Amy Young: Bir de turuncu kumaş parçası ha? Bir tür isim etkitine benziyor ama tamamen solmuş. Hadi kaybolan yazıyı ortaya çıkaralım!
Amy Young: Ama o havlu... Yoksa bu, çamur üzerindeki bir yüz izi mi?!
Amy Young: Bir dakika, havluyu kimin kullandığını bulmak için bu çamurlu yüzü veri tabanında mı aratacağız? İşte bu yüzden biz kazanacağız <İsim>! Sen, zekanla herkesi alt edersin!

İncele: Paramparça Kart.
Amy Young: Çelik gibi sinirlerin var <İsim>! Bu karanlık zamanda bile bilgisayar laboratuvarında bulduğun kartı birleştirmeyi başardın!
Amy Young: Kartın üzerinde vudu rahibesi Erikah Mabayo yazıyor... Bu isim neden kulağıma tanıdık geldi ki?
Amy Young: Aman Allah'ım, haklısın! Erikah Mabayo, Bayou'daki genelevi işleten sözde vudu rahibesiydi!
Amy Young: Ama... Ama onu tutuklamıştın! Vanessa Kimmel öldükten sonra yani!
Amy Young: Tesla'nın hapishaneden çıkardığı suçlulardan biri olmalı! Ama Çöl'e gelmesini nasıl sağladı? Mabayo'yu bulmalıyız <İsim>!

Erikah Mabayo'yo Çöl'de ne işi olduğu konusunda sorgula.
Amy Young: Mabayo! Çöl'de ne arıyorsun? Böylesine tehlikeli bir yere gelmenin karşılığında ne vaatler aldın?!
Erikah Mabayo: <Rütbe> <İsim>, ne hoş bir tesadüf! Sen de Pasifik Koyu'ndaki tüm kötülüklerin buradan geldiğini hissettin, değil mi?
Amy Young: Büyülerini bizim üzerimizde denemeye kalkma Mabayo. Düzenbazın teki olduğunu biliyoruz!
Erikah Mabayo: ESKİDEN öyleydim! Artık değilim. Öbür dünyayı gören gözüm açıldı! Uçan bir ruh, hapishanenin televizyonunda göründü ve bana Çöl'de huzur bulacağımı söyledi!
Amy Young: Televizyonun ekranında uçan bir ruh mu çıktı? Büyük, mavi ve uçan kafaya mı benziyordu?
Erikah Mabayo: Evet! Ruhlar, dualarımı kabul etti ve beni serbest bıraktı! Bende onun isteğini yerine getirmek için buraya geldim!
Amy Young: İsteğini yerine getirmek mi? Bu isteğe, bir polis memurunu öldürmek de dahil mi? Konuş!
Erikah Mabayo: Ben kimseyi öldürmedim! Ben, hayata ve iyi olan her şeye değer veririm! Ruhum arındı!
Amy Young: Pekala, hayata sığınakta değer verirsin Mabayo! Seni hapse geri gönderene kadar geçici olarak tutuklusun!

İncele: Çamurlu Havlu.
Amy Young: Bunu başardığına inanamıyorum <İsim>! Demek o çamurlu havluya yüzünü silip bilgisayar laboratuvarına bırakan kişi Greta Meduse'ymiş!
Amy Young: Bir saniye, Gelişim Vadisi'nde gençliğini kıskandığı için kendi kızını öldüren kadın değil mi bu?!
Amy Young: Demek Tesla'nın hapishaneden çıkardığı suçlulardan biri de o! Hadi Greta'nın izini bulalım ve onu sorgulayalım <İsim>!

Greta Meduse'yi Çöl'de ne işi olduğu konusunda sorgula.
Amy Young: Greta Meduse, neden Çöl'e geldin?! Yüzüne çamur maskesi yapmak için değildir herhalde!
Greta Meduse: Cevabını bildiğin şeyi ne diye soruyorsun? Çamur için geldim tabii ki de!
Amy Young: Buna inanacağımızı mı düşünüyorsun?! Şehir sadece kargaşaya gömülmekle kalmadı, her yer radyoaktif bir hale geldi! Aklı başında olan hiç kimse o çamura dokunmaz!
Greta Meduse: Yanılıyorsun. Çöl'ün özel yaşlanmayı engelleyici çamurunu İnternet'te okudum! Cilde çok iyi geliyormuş!
Greta Meduse: Hücremin kapısının açıldığını görünce ben de buraya gelmek için kaçtım!
Greta Meduse: Ne diyorsun <Rütbe> <İsim>? Sence gençleşmeye başlamış mıyım?
Amy Young: Sen... Sen kafayı yemişsin! Gençleşme sevdan yüzünden aklını kaçırmışsın sen! Hadi <İsim>, onu sığınağa kilitleyip işimize bakalım!

İncele: Kumaş.
Amy Young: Bilgisayar laboratuvarında bulduğun kumaş parçasında ne varmış? Hımm... Etikette "Derek Stone" yazıyor ve bir de numara var...
Amy Young: Bir mahkumun numarasına benziyor! Derek Stone isimli bir mahkum var mıydı ki?
Amy Young: Ah, tabii! Derek Stone'u Okyanus Kıyısı'nda tutuklamıştın! Sıvı azotla bir kızı dondurarak öldürmüştü!
Amy Young: Frank onu yıllarca tutuklamaya çalışmıştı... Ta ki sen gelene kadar! Ya Tesla onu intikam almaya ikna ettiyse?! Hemen Derek'i bulmalıyız!

Derek Stone'a Çöl'de ne işi olduğunu sor.
Derek Stone: Hey <Rütbe> <İsim>! Görüşmeyeli nasılsın bea? Çöl'e adalet dağıtmaya mı geldin?
Amy Young: Adaleti bulmaya geldik. Ortağımız Frank Knight, başından vurularak infaz edildi!
Derek Stone: Frankie öldü mü?! Ah, ne yazık! Onu kendim öldürmek isterdim!
Amy Young: Hapishaneden kaçıp Çöl'e gelmenin sebebi bu muydu?! Tesla, Frank'i öldürmeni mi istedi?!
Derek Stone: "Tesla" da kim bea? Buraya gelmemin tek sebebi, şu anda yerle bir olmayan tek yerin burası oluşu!
Amy Young: Merak etme, hücrende daha da güvende olacaksın! Ellerini kaldır da kelepçeni takayım!
Derek Stone: Sen kime polislik taslıyorsun bea? Burada kanun-manun yok <Rütbe> <İsim>! Kimseyi tutuklama yetkin yok! Şimdi müsaadenle şehrin yanışını izleyeceğim!

İncele: Buz Dolabı.
Amy Young: Frank'in rozetini o buzdolabında buldun <İsim>!
Amy Young: Demek rozetini atmamış! Gördün mü? Frank, özünde hala bir polis!
Amy Young: Haklısın, katil bu rozeti saklamaya çalışmış olmalı... Yani rozete dokunmuş! Hadi bunu laboratuvara gönderelim!

Analiz et: Polis Rozeti.
Amy Young: Yann Frank'in rozetini incelemeyi bitirmiş olmalı. Onu bir arayayım.
Yann Toussaint: Nasılsın <İsim>? Burada herkes yıkılmış durumda... Ama Frank'in katilini bulmana yardımcı olmak için var gücümüzle çalışıyoruz!
Yann Toussaint: Rozetine bir baktım... Parmak izi yoktu ama aralara sıkışmış beyaz toz zerrecikleri buldum!
Yann Toussaint: Farklı enerji haplarının karışımı çıktı. Katil her kimse uyumamak için her şeyi göze almış!
Amy Young: Frank'e yaptıklarından sonra <İsim> ile elimizden kurtulabilmek için enerji haplarından fazlasına ihtiyacı olacak!

Daha sonra, bilgisayar laboratuvarında...
Amy Young: <İsim>, bu bir kabus! Tesla, beş mahkumu hapishaneden çıkardığını söylediğinde onu ciddiye almamıştım!
Amy Young: Ama şu ana kadar Mabayo, Greta ve hatta Derek Stone'u bile gördük! Demek ki Çöl'de iki mahkum daha serbest!
Albert Tesla: Küçük oyunumu nasıl buldun <Rütbe> <İsim>?
Amy Young: Sen aklını kaçırmışsın Tesla! Suçtan arınmış bir dünya yaratmaktan bahsediyorsun ama yaptığın her şey bunun tersine!
Albert Tesla: Bazen baştan yaratmak için yıkman gerekir! Bunu anlamak çok mu zor?! Bugün işlenen bir kaç küçük suç, yarın ömür boyu huzuru sağlayacak!
Albert Tesla: Sanırım sana göstermeliyim <Rütbe> <İsim>. Bir resim bin kelimeye bedeldir, değil mi?
Amy Young: Bize... Bize neler oluyor <İsim>?! Bize ne yapıyorsun Tesla?!

2. Bölüm

Amy Young: Bize neler oluyor <İsim>?!
Albert Tesla: Sanal gerçekliğime aktarılıyorsunuz! Yaptığım kusursuz dünyayı gördüğünüzde bana katılmak isteyeceğinden eminim <Rütbe> <İsim>!
Amy Young: Sana asla katılmayacağız Tesla! Kusursuz olmayan GERÇEK bir dünya, sanal bir dünyadan daha iyidir! Frank'in cinayetini çözüp çılgın planına son vereceğiz!
Albert Tesla: Asla asla deme... Kararını vermeden önce bir bak...

-Sanal gerçeklikte...-
Amy Young: Ne... <İsim>, neredeyiz biz?!
Albert Tesla: Sanal gerçekliğimdesiniz! Herkesi buraya aktarıp yeni bir Pasifik Koyu yaratacağım! Ne kadar huzurlu olduğuna bir bak!
Amy Young: Tesla?! Ah, seni tanıdım! İnsanken böyleydin!
Amy Young: Bir saniye, şimdi biz bilgisayarın İÇİNDE miyiz?! Peki bedenlerimize ne oldu?!
Albert Tesla: Hala bilgisayar laboratuvarındalar. Güvendeler... Yani şimdilik.
Albert Tesla: Pekala <Rütbe> <İsim>, küçük oyunumuza devam edelim! Şüphelilerden bazıları bu sanal gerçekliği gördü ve arkalarında ipuçları bıraktı... Onları bulabilir misin?
Amy Young: Çok zeki olduğunu sanıyorsun ama <İsim> ile tüm ipuçlarını, hatta daha fazlasını bulacağız! Hadi şu... Sanal şehre bir göz atalım <İsim>!

İncele: Sanal Ütopya.
Amy Young: <İsim>, bir şeyler bulabildin mi? Sadece kendimizin dijital halinden ibaretsek eşyaları nasıl alabiliriz bilmiyorum...
Amy Young: Bir sırt çantası mı buldun? İçine bakabilir miyiz? Bir deneyelim...
Amy Young: O siyah kutu da ne? Kilitli gibi görünüyor. Bilgisayarın içindeki bir şeyin kilidini açabilir miyiz? Sanırım bunu yapabilecek biri varsa o da sensin!
Veronica Blade: Bu sen misin <Rütbe> <İsim>? Şükürler olsun, saatlerdir buraya hapsolmuş durumdayım!
Amy Young: Sen de kimsin?! Dur biraz... Sen, hava durumu kontrol makinesiyle bir fırtına yaratarak neredeyse Caz Şehri'ni yerle bir eden kadınsın!
Veronica Blade: İnsanlar hep kötü şeyleri hatırlıyor. <Rütbe> <İsim>, lütfen bana buradan çıkmanın yolunu göster!
Amy Young: Bizde bilmiyoruz. Ama sanal gerçekliğin içinde konuşabildiğimize göre Bayan Blade, sizinle konuşmamız gereken bir şey var.

Veronica Blade'i sanal gerçeklikte ne işi olduğu konusunda sorgula.
Amy Young: Veronica, bu sanal gerçekliğe nasıl girdin?! Tesla'mı seni buraya aktardı?
Veronica Blade: Tesla mı? O isimde birini tanımıyorum. Tam da bilgisayarlarla dolu bir odaya gitmiştim ki kendimi burada buldum!
Amy Young: Masum ayaklarına yatma. Peggy'ye yaptıklarından dolayı hapishanede olman gerekiyor! Tesla, Çöl'e gelmen için sana ne teklif etti?!
Veronica Blade: Hiçbir şey! Etraf tam bir kaos ortamıydı <Rütbe> <İsim>. Hapishanenin yıkılacağından korktum! Hücremin kapısını açık görünce de... Kaçtım!
Amy Young: Ve buraya, Pasiifik Koyu'nun en tehlikeli yerine geldin ve "tesadüfen" süper bilgisayarın laboratuvarına girdin, öyle mi? Bu kadar tesadüf sence de biraz fazla değil mi Veronica?
Veronica Blade: İstediğinize inanmakta özgürsünüz. Zaten beni de tutuklayamazsınız! <Rütbe> <İsim>, tek istediğim şey buradan çıkmak! Hapishaneden çıktığımdan beridir konserve etten başka bir şey yemedim, başım dönüyor!

İncele: Sırt Çantası.
Amy Young: O sanal sırt çantasında yırtık bir kağıt mı buldun <İsim>?
Amy Young: Bu çok kafa karıştırıcı bir durum... Ama gerçek bedenlerimizin sahipsiz bırakılmış olması fikri hiç hoşuma gitmiyor. Hadi bu kağıdı bir an önce birleştirip buradan çıkmanın bir yolunu bulalım!

İncele: Paramparça Kağıt.
Amy Young: Şu kağıt neyin nesiymiş <İsim>? Başlığında "Kıyamette Hayatta Kalma Rehberi" yazıyor... Hayatta kalmak isteyenler için ipuçlarına benziyor.
Amy Young: Ama... Sayfanın altında neden benim adım yazıyor?!
Amy Young: Mesajda... Mesajda "Bobby artı Amy eşittir aşk" yazıyor... Ah olamaz! Bobby mi?!
Amy Young: Lisedeki erkek arkadaşım Bobby Prince'i hatırladın mı <İsim>? O... Uçak pilotunu öldüren oydu...
Amy Young: Tesla'nın onu hapishaneden çıkardığına inanamıyorum! Bunu nasıl yaparsın Tesla?! Yüzlerce mahkumun arasından gidip ONU mu buldun?!?!
Amy Young: Evet, Bobby bu sanal gerçeklikte bir yerdeyse onu sorgulamamız gerek. Ama onu... Onu bir daha göreceğim aklımın ucundan bile geçmezdi!

Bobby Prince'e Çöl'de ne işi olduğunu sor.
Bobby Prince: Amy, sonunda seni buldum! Bana Çöl'de olduğunu söylediğinde koşa koşa geldim! Çok endişelendim!
Amy Young: Ne? Bobby, ben seni çağırmadım ki! Seni hapishaneden Tesla'nın çıkardığını biliyoruz! Daha fazla hikaye anlatma!
Bobby Prince: Ama... Ama hapishanedeyken beni aradın! Bana yardıma ihtiyacın olduğunu söyledin!
Amy Young: Tufaya getirildin Bobby! Hem bu sanal gerçekliğe nasıl girdin? Tesla ile birlikte çalıştığını itiraf et!
Bobby Prince: Tesla diye birini tanımıyorum! Çöl'e seni kurtarmaya gelmiştim ama birden kendimi burada buldum. Ama konserve et ve temiz su, yani hayatta kalmamız için ihtiyacımız olan her şeyimiz var!
Amy Young: Seni sanal dünyada tutuklayamacağımız için şanslısın Bobby. Ama sana asla dönmeyeceğim. Bunu kabullensen iyi olur!

İncele: Kilitli Kutu.
Amy Young: Siyah kutunun kilidini açtın! İçindeki hologram mı? Çok bulanık görünüyor, bununla ne yapacağız?!
Albert Tesla: Ne yapacağını mı şaşırdın <Rütbe> <İsim>? Bu hologram, katil hakkında kritik bir bilgi taşıyor... Tabii daha net bir görüntü elde edebilirsen!
Amy Young: <İsim>, ne yapacağız şimdi? Bu sanal gerçekliğe tıkılıp kaldık, bunu Hannah'ya gönderem-
Hannah Choi: Beni duyabiliyor musun <İsim>? Ben Hannah! Beni duyabiliyor musun?
Amy Young: Hannah?! Ama... Bu... Nasıl yani?!
Hannah Choi: Ben de aynı soruyu soracaktım! Bilgisayar ekranımda görünüyorsunuz! Biri kamerayla sizi mi kaydediyor?!
Amy Young: <İsim>, bunun ardında Tesla olmalı ama neden bize yardım etmek istesin? Haklısın, bundan faydalansak iyi olacak!
Amy Young: Hannah, açıklamaya vaktimiz yok ama Tesla bizi sanal bir gerçekliğe aktardı. Ve <İsim> bunu buldu... Bu sanal kutuda bir kanıt var ve bununla ne yapacağımızı bilmiyoruz!
Hannah Choi: Tamam! Yayına erişebiliyorum ve normal bir veri gibi o kutuyu indirebiliyorum! Kodu görsele dönüştürüp işleyeceğim!
Amy Young: Söylediğinden pek bir şey anlamadım ama bize yardım edebildiğine sevindim!

Analiz et: Hologram.
Amy Young: Acaba Hannah bulduğun o kutudan bir şeyler öğrenmeyi başarabilmiş midir <İsim>?
Hannah Choi: <İsim>, beni duyuyor musun? Bana "gönderdiğiniz" kutuyla ilgili bir şeyler buldum!
Hannah Choi: Hologram'ın kalitesi kötüydü ama üzerinde yeniden yapılandırma algoritmasını çalıştırdım ve yüz belli olmasa da taktığı maske gayet açık bir hale geldi!
Hannah Choi: Bu, BrathPro'nun ürettiği bir gaz maskesi. Katil belli ki Çöl'e hazırlıklı gelmiş. Nefes almanın zor olacağını biliyormuş.
Amy Young: Pekala, Tesla bu kutuyla ilgili doğru söylüyorsa katil bir gaz maskesi takıyor... Doğru diyorsun <İsim>, ona güvenmekten başka çaremiz yok!

Daha sonra...
Amy Young: Tesla, bizimle uğraşmayı bırak artık! Bu sanal gerçekliğe tıkılmışken Frank'in cinayetini çözmemiz mümkün değil!
Albert Tesla: Bu kadar erken mi gidiyorsunuz? Yazık... Sizi gerçekten kazanacağımı düşünüyordum...
Amy Young: Bunu nasıl düşünebilirsin? Bir polis memurunu öldürdün ve koca bir şehri yok etmekle tehdit ediyorsun! Yeni dünyanın temelini bunların üzerine kuracaksan buna ihtiyacımız yok!
Albert Tesla: İnanılmaz derecede safsınız... Ama nasıl isterseniz öyle olsun. Sizi gerçek dünyaya göndereceğim. Ama fişimi çekmeyi aklınızdan bile GEÇİRMEYİN, yoksa ne olacağını biliyorsunuz!

-Tekrar gerçek dünyada...-
Amy Young: Allah'a şükür ki ellerim tekrar normale döndü!
Amy Young: Ah, tekrar kendi bedenimde olmak çok güzel <İsim>!
Amy Young: Hadi, bilgisayar laboratuvarına bir göz atalım. Tesla'nın fişini çekemesek de onu durdurmak için ipuçları arayabiliriz!

İncele: Kontrol Paneli.
Amy Young: Pekala <İsim>, Frank'in katilini yakalamamıza ve Tesla'nın hain planını durdurmamıza yarayacak bir şeyler buldun mu?
Amy Young: Böylesine yüksek teknolojili bir odada bu tahta kutunun işi yok sanki... Ayrıca kilitli ama bu senin için hiçbir zaman bir sorun olmadı!
Amy Young: Bu kadın posterinin burada işi ne?! Bir kısmı solmuş... Dur pudra takımını getireyim!

İncele: Tahta Kutu.
Amy Young: Bilgisayar laboratuvarında bulduğun o tahta kutunun içinde ne vardı <İsim>? Bir çam dalı, gümüş bir yılan ve bir de yumurta mı? Bu şeylerin anlamı ne?
Amy Young: Evet, bu nesneleri Russell'a göndermeliyiz. Sesini duymak için sabırsızlanıyorum... Keşke ilişkimiz daha iyi bir zamanda başlasaydı!

Analiz et: Garip Nesneler.
Amy Young: Pekala, bakalım bilgisayar laboratuvarında bulduğun o garip nesnenin ne anlama geldiğini Russell bulabilecek mi <İsim>?
Russell Crane: Amy, sesini duyduğuma çok sevindim! İyi misin? İşler yolunda mı?
Amy Young: Hayır, iyi değilim. Ama en azından <İsim> yanımda. Tesla'yı durdurmalıyız Russell! Frank'in ölümünün öcünü almalıyız!
Amy Young: Tesla'nın Bobby'yi hapshaneden çıkardığını biliyor muydun?! <İsim> ile işimize köstek olmak için elinden geleni yapmaya hazır!
Russell Crane: ...Bobby serbest mi? Hani şu uçak pilotunu YİYEN ruh hastasından bahsediyoruz, değil mi? O serbest ve sizin yanınızda, öyle mi?
Amy Young: Aaa... Neyse ki şu anda burada değil ama... Buralarda bir yerdedir.
Russell Crane: <İsim>, Bobby'nin Amy'ye elini bile sürmeyeceğine söz ver! Onun gibi biri, Amy'ye kim bilir neler yapar!
Amy Young: Ben kendi başımın çaresine bakarım Russell. <İsim> ile bilgisayar laboratuvarında bulduğumuz nesneler hakkında herhangi bir şey bulabildin mi?
Russell Crane: Bu, vudu ruhu Damballah için adanan bir adak. Ruhun en sevdiği yiyecekler beyazdır... Yumurtanın sebebi bu.
Russell Crane: Damballah, bir yılan ruhu olduğu için gümüş yılan var... Ve ağaç tepelerinde yaşadığı için de çam dalı koyulmuş!
Amy Young: Bir vudu ruhu, öyle mi? Bunun ardında Mabayo olmalı! Belki Frank'te o adağın bir parçasıydı... Hadi ona gidelim <İsim>!

Erikah Mabayo'yu vudu ayini konusunda sorgula.
Amy Young: Mabayo, <Rütbe> <İsim> ile vudu ruhuna adadığın adağı bulduk! Şimdi itiraf et, ayinin bir parçası olarak Frank'i sen mi öldürdün?!
Erikah Mabayo: Tabii ki hayır! Damballah, böylesine düşüncesiz şiddet olaylarına asla göz yummaz!
Erikah Mabayo: Ruhlar, bana kaderimi bulmak için Çöl'e gelmemi söyledi. Bilgisayara bağlı olan adamı korursam bana sınırsız güç vereceklerini söylediler!
Erikah Mabayo: Ama onu gördüğümde... Gerçek kaderimin ne olduğunu öğrendim! Makine, onun ruhunu yoldan çıkarmıştı ve kötülüğünü dışa vuruyordu!
Erikah Mabayo: Bende Damballah'yı çağırdım, kötülüğü o adamın kalbinden çıkarmama yardım edeceğini umuyordum!
Amy Young: Tesla'dan şeytan çıkarmaya mı çalıştın?!
Erikah Mabayo: Evet! Ama işe yaramadı... Bu makinedeki kötülük, vudunun bile çözemeyeceği kadar büyük!

İncele: Solmuş Fotoğraf.
Amy Young: Fotoğraftaki mesajda ne yazıyor? "Tesla, beni tekrar 19 yaşımdaki halime döndür!" Bir de Greta Meduse'nin imzası mı var?
Amy Young: Demek sadece çıldırmakla kalmamış, Tesla'nın onu gençleştirmesini de umuyormuş! Tesla, onun Çöl'e gelmesini böyle sağlamış!
Amy Young: Katılıyorum, Greta ile tekrar konuşmamız gerek! Kaybedecek bir saniyemiz bile yok!

Greta Meduse'yle Tesla'ya yaptığı teklifi konuş.
Amy Young: Bu kadar yalan yeter Greta! <Rütbe> <İsim> Tesla'ya gönderdiğin resmi buldu! Her şeyi biliyoruz!
Greta Meduse: Ah, tabii. Ne yapıp edip doğruyu bulma alışkanlığını bir kenara bırakamadın bir türlü <Rütbe> <İsim>!
Greta Meduse: Pekala, Çöl'e Tesla'nın sanal gerçekliğini görmeye geldim! Tesla'nın yeni dünyasında tekrar gençleşebilirim!
Amy Young: Ama gerçek bedenin, dünyanın dışında durağan bir halde olacak! Bu yeni hayat değil, yalan!
Greta Meduse: Gerçek hayat gereğinden fazla abartılıyor tatlım. Bunu herkes için gerçekliğe dönüştürebilsin diye Tesla'ya elimden gelen yardımı yapardım!
Amy Young: Frank'i bu yüzden mi öldürdün? Sırf yeni dünyaya biletini alabilmek için mi?!
Greta Meduse: Tatlım, artık sadece konserve et ve enerji haplarıyla ayakta durmamak için herkesi öldürebilirdim! Ama o polisin saçının teline bile dokunmadım.

Daha sonra...
Amy Young: Bu çok sinir bozucu bir durum <İsim>! Şüphelilerin her biri suçu kanıtlanmış birer katilken söylediklerine nasıl inanabiliriz?!
Amy Young: Ve durum böyleyken Tesla'ya nasıl güvenebiliriz?
Albert Tesla: Sözlerin, işlemcime dokunuyor! Bu soruşturmanız için bunca zamandır size yardım etmiyor muyum?!
Amy Young: Sen... Sen çıldırmışsın... <İsim>, kendimi hiç iyi hissetmiyorum...
Albert Tesla: Radyasyondan olsa gerek. Yeni dünyamda olmayan bir şey yani. Hastalık ve ölüm diye bir şey olmayacak!
Albert Tesla: Bak <Rütbe> <İsim>, küçük oyunumuzdan artık sıkılmaya başladım. Adaletten bahsediyorsun ama ortağının katili hala serbest!
Albert Tesla: Belki de daha iyi bir teşvike ihtiyacın vardır. Şuna ne dersin: Ortağını kimin öldürdüğünü bulmak için iki saatin var, yoksa Pasifik Koyu'nu yerle bir ederim!

3. Bölüm

Albert Tesla: Hayal kırıklığına uğradım <Rütbe> <İsim>. Şu ana kadar beni etkilemeyi başardığını söyleyemeyeceğim. Ortağının katili hala serbest ve fikrimi değiştirmeye daha yaklaşamadım bile.
Albert Tesla: Belki de daha iyi bir teşvike ihtiyacın vardır...
Albert Tesla: Frank'i şüphelilerden hangisinin öldürdüğünü bulman için iki saatin var, yoksa Pasifik Koyu'nu yerle bir ederim!
Amy Young: Bizi korkutamayacaksın Tesla! <Rütbe> <İsim> seni YENECEK!
Amy Young: <İsim>, ne yapacağız?! Frank'in cinayetini iki saat içinde çözebileceğimizi sanmıyorum!! Pasifik Koyu'nun bizim yüzümüzden yok edilmiş olabileceğine inanamıyorum! Ya da telefonumun böyle bir zamanda çalıyor oluşuna!
Andrea Marquez: <Rütbe> <İsim>? Beni duyabiliyor musun?
Amy Young: Amir Marquez! Karakolda herkes iyi mi?
Andrea Marquez: İyiyiz ama şehrin durumu kritik. Memurlarımız çok yoğun, insanlar korku içinde!
Andrea Marquez: Her şey sana bağlı <Rütbe> <İsim>. Sana yardım edemediğimiz için üzgünüm ama Tesla'nın planlarını durdurmanın bir yolunu bulmak zorundasın!
Amy Young: Tabii, haklısın. En azından denemeliyiz! Hadi cinayet mahalline tekrar bakalım <İsim>!

İncele: Toprak Yol. -Bir saat 45 dakika kaldı...-
Amy Young: Sana güvenebileceğimi biliyordum <İsim>! O kutuda gizli bir şeyler bulacağımızdan eminim!
Amy Young: Bu cam parçalarını birleştirirsen illaki çok önemli şeyler bulacağız!
Amy Young: Ama o solmuş fotoğraflar da neyin nesi? Kayıp bilgilere ulaşabilecek misin <İsim>? Çabuk olmalıyız, vaktimiz yok!

İncele: Kutu.
Amy Young: O kutuda sıvı azot mu buldun? Bu neden kulağa tanıdık geliyor?
Amy Young: Haklısın <İsim>! Sıvı azot... Derek Stone'un Becky Waldenöldürmek için kullandığı şey bu!
Amy Young: Şua bak, bir de mesaj var: "Seni mıhlayacağım Frank!" Bunun Derek'e ait olduğuna şüphe yok! Frank'ten intikam almak için buraya geleceğini BİLİYORDUM!
Amy Young: Hadi gidip Derek'i yakalayalım <İsim>! Hala Tesla'nın minik oyununu kazanma şansımız var!

Derek Stone'a Frank'i neden tehdit ettiğini sor.
Amy Young: <Rütbe> <İsim>, sıvı azot kutunu buldu Derek! Frank'i öldürmeyi planlamışsın!
Derek Stone: Tabii ki onu öldürmeyi planladım! Kötü bir polisin beni tutuklayıp hapse atmaya hakkı yoktu!
Amy Young: Frank kötü bir polis DEĞİLDİ!!!
Derek Stone: Birini öldürmedi mi? Ve sizde kaçmasına göz yumdunuz!
Derek Stone: Bunu duyduğumda intikamımı almam gerektiğini anladım. Hücremin kapısı açıldığında şans elime geçmişti!
Derek Stone: Direk gaz fabrikasına gidip kendime bir sıvı azot aldım. Tam da ona layık bir son olacaktı!
Derek Stone: Günlerce konserve et ve enerji haplarıyla ayakta durdum. Ama ben onu ararken siz gelip onu benden önce başka birinin öldürdüğünü söylediniz!
Amy Young: Ne olduğunu anlamıyor musun?! Şehir yıkılıyor ve senin tek düşündüğün şey intikam! İğrençsin Derek!

İncele: Kırık Cam.
Amy Young: Ah, o resmi hatırlıyorum! Ben polis akademisine katılmadan önceydi... Bobby ile çıktığımız son gün...
Amy Young: Bunu hala saklamasına inanamıyorum! Peki ya o mesaj, "O senin olacak Bobby!"? Sanki bir eşyaymışım gibi!
Amy Young: Bu, Tesla'nın oyunlarından biri! Ama beni kazanmasının karşılığında Bobby ne yapacaktı?
Amy Young: Bir saniye, bu fotoğrafı gerçek dünyada bulduk. Yani Bobby, sanal gerçeklikten çıkmış mı? Onu bulmalıyız <İsim>!

Bobby Prince'e Tesla'nın ona verdiği sözü sor.
Bobby Prince: Amy, döneceğini biliyordum! Aşkımız o kadar güçlü ki ayrılamıyoruz!
Amy Young: Kes zevzekliği! Sanal gerçeklikten nasıl çıktın?!
Bobby Prince: Seninle tekrar konuşabilmem için Tesla gitmeme izin verdi! Bizi gerçekten destekliyor! Hatta buraya koşa koşa gelip seni görebilmem için bana enerji hapları bile verdi!
Amy Young: Söylediklerine bir baksana! O deli tarafından kandırılıyorsun Bobby!
Amy Young: Verdiği yalan sözler karşılığında ne yaptın? Tesla senden Frank'i öldürmeni istedi, değil mi?!
Bobby Prince: Arkadaşlarını asla öldürmem tatlım! Senin için ne kadar önemli olduklarını biliyorum!
Amy Young: Niye hala direniyorsun bilmiyorum. Beni hala sevdiğini biliyorum!
Amy Young: Seni sevmiyorum ve asla sevmeyeceğim! Son gördüğümden daha da kaçıksın! Şimdi itiraz etmeden gel, seni hapishaneye gönderene kadar sığınakta tutacağız!
Bobby Prince: Beni vuramazsın ki! Seni tekrar geri kazanacağım Amy, görürsün!
Amy Young: Bobby!!!
Amy Young: Üzgünüm <İsim>... O haklı, onu vurabileceğimi sanmıyorum. Çok değişti ama hala bir insan...
Amy Young: Haklısın, buna çok kafa yoramayız. Kanıt hala elimizde değil ve onu bulmak için çok fazla vaktimiz kalmadı! Hadi gidelim!

İncele: Solmuş Fotoğraflar.
Amy Young: Fotoğrafı onarmışsın... Ama bu iki kişinin alakasını anlayabilmiş değilim! Büyük ihtimalle yüzyıllar önce ölmüşlerdir!
Amy Young: Pekala, mesaj çok ilgi çekici... "İntikamınız alındı!" Bu insanların intikamını kim neden almak istemiş olabilir ki? Belki de Tesla'yla ilgili bir şeydir!
Amy Young: Sence bu albümü Hannah'ya gönderebilecek kadar vaktimiz var mı? Umarım vardır, hadi gönderelim!

Analiz et: Fotoğraflar.
Amy Young: Eminim Hannah bu albümün kime ait olduğunu artık öğrenmiştir! Hadi onu arayalım!
Amy Young: Hannah, bir şeyler bulabildin mi? Tesla bize Frank'in katilini bulmamız için iki saat verdi, yoksa Pasifik Koyu'nu yerle bir edecek ve iki saatimiz bitmek üzere!
Hannah Choi: Lafı kısa keseceğim. Fotoğraflar, Caz Şehri'nin kurucuları Charles ve Anna Blade'e ait.
Hannah Choi: Ve bil bakalım torunları kim? Veronica Blade!
Amy Young: Yani bu fotoğraflar Veronica'ya mı ait? Caz Şehri'ni kaybetmeyi saplantı haline getiriyor olamaz, değil mi?!
Amy Young: Veronica'yla tekrar konuşmamız gerek! Ama nasıl? Şu an Tesla'nın sanal gerçekliğinde!
Albert Tesla: Ah, eğlencenizi bozmak istemem <İsim>! Sorgulayabilmen için Veronica'yı gerçek dünyaya göndereceğim, merak etme.

Veronica Blade ile atalarının intikamını alması hakkında konuş.
Veronica Blade: Demek bu Allah'ın cezası dünyaya dönmemin sebebi sensin <Rütbe> <isim>! Bunu neden yaptın?! Sanal gerçeklik, bu dünyadan çok daha iyiydi!
Amy Young: Fotoğraf albümünü bulduk Veronica! Atalarının intikamını nasıl aldın?! Tesla ile anlaşma yaparak mı?
Veronica Blade: Her zaman haklı olmak yorucu olsa gerek <Rütbe> <İsim>... Enerji haplarımdan ister misin?
Veronica Blade: Evet, Tesla ile bir anlaşma yaptım. Sanal dünyada kendime ait olacak olan topraklar karşılığında istediğini yapmayı kabul ettim!
Veronica Blade: <Rütbe> <İsim> Caz Şehri'ndeki planlarıma engel oldu ama Tesla, bana minik bir bölgeden çok daha fazlasını teklif etti!
Amy Young: Ve sende sanal topraklar karşılığında Frank'i öldürdün öyle mi? Bunu nasıl yapabildin?!
Veronica Blade: O şapşal, aşık polis öldü mü? Yazık. Ama onu öldüren ben değilim.
Amy Young: Söylediğin hiçbir şeye inanmıyorum Veronica! Frank'in ölümüyle bir ilgin varsa <Rütbe> <İsim> ile bunu bulacağımızdan emin olabilirsin!

Bir saat kaldı...
Amy Young: Dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz <İsim>! Tesla bizimle her fırsatta oyun oynarken Frank'in katilini nasıl bulacağız?
Albert Tesla: Çok iyi bir soru, NASIL kazanacaksınız? Hele ki son kanıtlar sanal gerçeklikteyken!
Albert Tesla: Seni beş dakikalığına sanal gerçekliğime aktaracağım <Rütbe> <İsim>. İçeri girmeden önce alabileceğin her şeyi almanı tavsiye ederim!

İncele: Sanal Park Bankı.
Amy Young: <İsim>, Tesla'nın sakladığını iddia ettiği ipuçlarını buldun mu?
Albert Tesla: Beş dakikan bitti <Rütbe> <İsim>. Umarım ihtiyacın olan her şeyi bulmuşsundur, çünkü gerçek dünyaya dönüyorsun!

-Bilgisayar laboratuvarında, 55 dakika kala...-
Amy Young: Ah, bu histen gerçekten nefret ediyorum <İsim>! Umarım Tesla bize başka oyun oynamaz!
Amy Young: Neyse, sanal gerçeklikte bulduğun ipuçlarına ne oldu?
Albert Tesla: Sen adil oynadığın için ben de adil oynayacağım <Rütbe> <İsim>. Bulduğun bu ipuçları, katilin arkasında bıraktığı şeylerin dijital versiyonları. İşte gerçek hayattaki versiyonları da burada.
Amy Young: Bize neden yardım ettiğini bilmiyorum Tesla ama hiç de kurnaz değilsin! <Rütbe> <İsim> Frank'in katilini bu ipuçlarından BULACAK!
Amy Young: Ne de olsa Frank'i öldürmekte kullanılan silah, bu 22 kalibrelik tabanca olmalı! Cinayet silahını buldun <İsim>!
Amy Young: Doldurma mekanizmasına sıkışmış iplikler var... Hadi bir örnek alalım!
Amy Young: Ve şu halatta Frank'i bağlamakta kullanılan halat olmalı! Üzerindeki siyah maddeden bir örnek alabilir misin?
Amy Young: Eminim Tesla böylesine önemli ipuçları bulacağını düşünmemiştir <İsim>! Ama onu yenebilmek için çok az vaktimiz kaldı!

İncele: Tabanca.
Amy Young: Cinayet silahından iplik örneği almışsın! Hadi hala vakit varken bunu Yann'a yetiştirelim!

Analiz et: İplikler.
Amy Young: Zaman daralıyor <İsim>! Şu laboratuvar sonuçları için hemen Yann'ı arayacağım!
Yann Toussaint: O iplikleri bana gönderdiğin için teşekkürler <İsim>. Frank'in katilini yakalamak için elimden geleni yapacağım!
Amy Young: Pek vaktimiz kalmadı Yann! <İsim> ile cinayet silahının üzerinde bulduğumuz iplikler, katil hakkında bir şey ortaya çıkardı mı?
Yann Toussaint: İplikler, polyester ve pamuk karışımı ve su geçirmez bir özelliğe sahip. Bir yağmurluğun astarından çıkmış!
Amy Young: Yani katilin bir yağmurluk giydiğini mi söylüyorsun? Pekala, <İsim> ile üzerine şakır şakır yağacağız o zaman! Onu yakalayıp Tesla'yı durduracağız!

İncele: Halat.
Amy Young: Sanal gerçeklik odasında bulduğun halattaki siyah yapışkan maddeden bir örnek almışsın! Umarım Yann, bize bunun ne olduğunu derhal söyleyebilir!

Analiz et: Siyah Madde.
Amy Young: <İsim>, vaktimiz tükeniyor! Umarım Yann, o halattan aldığın maddeyle ilgili güzel haberlere sahiptir!
Yann Toussaint: <İsim>, bana gönderdiğin örnek, Frank'in katilini yakalamana yardım edecek! Madde, grafit lityum yağıymış!
Yann Toussaint: Katil, bunu cinayet silahında kullanmış olmalı. Ama bu madde her yere bulaşıyor ve çıkarması çok zor... Ve Çöl'de bunu yıkayıp çıkartacak suyu bulması da imkansız!
Amy Young: Yani katilin üstünde yağ lekeleri var! Bu, onu yakalamamıza yardım edecektir!
Amy Young: Umarım Tesla'yı durdurmak için hala vaktimiz vardır <İsim>. Frank ne yapmış olursa olsun bir hiç uğruna ölmesine göz yumamam!

-On beş dakika kala...
Amy Young: Başardın <İsim>! Frank'in katilini yakalayıp Tesla'nın planını durdurmak için yeterli kanıtı buldun! Sadece on beş dakikamız kaldı, hadi gidip onu tutuklayalım!

Katili Tutukla. -On dakika kala...-
Amy Young: Bobby?1 Hayır... Hayır, bana Frank'i öldürdüğünü söyleme sakın! Bunu NASIL yapabildin?!
Bobby Prince: Aşkımıza engel oluyordu tatlım! Bunu sadece senin için yaptım!
Bobby Prince: Tesla, bana sanal gerçeklikte birlikte olacağımıza dair söz verdi! Bir aile kurabilirdik!
Bobby Prince: Ve karşılığında sadece onu ve geleceğimizi yok etmeye çalışan adamı ortadan kaldırmamı istedi! Bu da bana mantıklı geldi!
Amy Young: Frank miydi bu öldürmeni istediği adam?!
Bobby: Evet. Ama arkadaşın direnmedi bile! Sanki bunun olmasını bekliyor gibiydi!
Amy Young: KES SESİNİ!!! Duymak istemiyorum!!!
Amy Young: Bobby, sen aklını kaçırmışsın! O uçak kazasından beridir aklın yerinde değil! Ama ben, kaçık olmayan başka biriyle yeni bir hayat ve yeni bir gelecek kurdum!
Bobby Prince: Bir erkek arkadaşın mı var?! Ama... Olamaz! Bunu yapamazsın!
Amy Young: Bal gibi de yaparım! Senin gibi bir yamyamın ardından ömür boyu yalnız kalacağımı mı sandın?!
Bobby Prince: Yalan söylüyorsun! Bu, bana Tesla'nın vaat ettiği şey değil! İhtiyacın olan tek kişi benim!
Bobby Prince: Tatlım, sanal gerçekliğe gireceğiz! Beni tekrar seveceksin, buna inanıyorum!
Amy Young: Beni tehdit mi ediyorsun?! Sandığımdan daha da kaçıksın!
Bobby Prince: Ben kaçık falan değilim! Birlikte olman gereken adam benim! Benim olacaksın!
Amy Young: Kimsenin olmayacağım! İndir o silahını Bobby, yoksa bu sefer seni vururum!
Bobby Prince: Hayır! Benim olmazsan kimsenin olamazsın! Birlikte ölürüz daha iyi!!!
Amy Young: O zaman yalnız öleceksin!
Bobby Prince: Beni... Beni vurdun! Ama beni... Seviyordun...
Bobby Prince: Tatlım...
Amy Young: Ben... <İsim>, ne yaptım ben?!?!
Amy Young: Beni ilk öpen erkek Bobby'ydi... Beni seviyordu...
Amy Young: Ve ben onu vurdum!!!
Amy Young: Hayır, haklısın <İsim>, bu sevgi değildi. Öfkeydi. Ve ben onu vurmasaydım o beni vuracaktı!
Amy Young: Bobby, aşık olduğum adam değildi artık. Ve sanırım bende aynı kız değilim.
Amy Young: <İsim>, kusura bakma ama, sanırım bir kaç dakika yalnız kalmam gerek... Kafam... Kafam çok karışık...

-Bir kaç sessiz dakika sonra...-
Amy Young: Russell'ı aramanın bir sakıncası var mı <İsim>? Kısa keseceğim.
Russell Crane: Amy? Her şey yolunda mı? Frank'in katilini yakaladınız mı?
Amy Young: ...Evet. Katil Bobby'ymiş. Tesla, Frank'i öldürürse tekrar birlikte olacağımızı ona vaat etmiş...
Amy Young: Russell, ben... Onu vurmak zorunda kaldım!
Russell Crane: Çok üzüldüm Amy.
Russell Crane: Ama bir yandan da sevindim. Bobby manyağın tekiydi ve onu vurmak zorunda kalmış olduğundan eminim.
Russell Crane: Şimdi <İsim> için güçlü olman gerek. Bugüne kadar başardığın ve hala başarman gereken şeyleri düşün! Kafana koyduğun her şeyi yapabilirsin, bu yüzden sana aşık oldum zaten!
Amy Young: Yani... Sen... Bana aşık mı oldun? Hım, teşekkürler Russell. Benim... Gitmem gerek!
Amy Young: Buna bir son vermenin vakti geldi <İsim>. Hadi Tesla'yla yüzleşelim!
Amy Young: Tesla! Çık ortaya! <Rütbe> <İsim> Frank'in katilini yakaladı! Adalet yerini buldu! Biz kazandık!
Albert Tesla: Nasıl bu kadar saf olabiliyorsun?! O serseriyi yakalamış olabilirsiniz ama BENDEN KURTULAMAYACAKSINIZ!!!

Son 3

Amy Young: Tesla, <Rütbe> <İsim> Bobby'yi yakaladı! Gerçek dünyada hala adalet var!
Albert Tesla: Hem bu kadar saf olup hem de polis kuvvetlerinde nasıl çalışabiliyorsun?! Küçük oyunumun tek amacı, kendimi dışarıdan gelecek saldırılara karşı koruyabilmek için vakit kazanmaktı!
Albert Tesla: Ütopyamı terk etmeyi hiç düşünmedim ve artık kimse beni durduramayacak! Bedenimi bilgisayardan koparmanız hiçbir işe yaramayacak. Makineyle kusursuz bir ortak yaşama ulaştım!
Amy Young: Sen... Tüm bunları kendini bizden koruyabilmek için mi yaptın?
Amy Young: <İsim>, gerçek hayatta Tesla'ya saldıramıyor olabiliriz ama sanal dünyada belki de bunu başarabiliriz! Hadi bilgisayar laboratuvarına gidelim!

İncele: Kontrol Odası.
Amy Young: <İsim>, sanal gerçekliğe girmenin bir yolunu bulamıyorum! Ne yapacağız şimdi?!
Albert Tesla: Pes et <Rütbe> <İsim>. Sanal dünyamda seni çok güçlü yapabilirim! Pes et ve bana katıl!
Amy Young: Asla! <İsim>, şu kırık parçaları görüyor musun? Belki de Tesla, ona karşı kullanabileceğimiz bir şeyden kurtulmak istemiştir! Hadi bunları birleştirelim!

İncele: Metal Parçalar.
Amy Young: <İsim>, bilgisayar laboratuvarında bulduğun o kırık şey, bir başlıkmış! Kablolar buna bağlanıyor gibi görünüyor...
Amy Young: Ümitlenmemeye çalışıyorum ama bu başlığı derhal Hannah'ya göndermeliyiz!

Analiz et: Kask.
Amy Young: Hannah, lütfen bize iyi haberlerin olduğunu söyle!
Hannah Choi: Evet, iyi haberlerim var! <İsim> ile bilgisayar laboratuvarında bulduğunuz o başlık, Tesla'nın kendi bilincini Süper Bilgisayara aktarmak için kullandığı başlığın ta kendisi!
Amy Young: Yani Tesla'nın yardımı olmadan bu başlığı kullanarak sanal gerçekliğe girebilir miyiz?
Hannah Choi: Evet, başlığı Çöl'e geri gönderdim <İsim>. Ve senin için de bir tane yaptım Amy! Biraz basit oldu ama işini görecektir!
Hannah Choi: Ama bir sorun var... <İsim>, dışarıdan yardım almadan sanal gerçeklikten çıkamazsın... Orada tutsak kalırsın.
Amy Young: Ama... O zaman ne yapacağız?!
Amy Young: Hannah?!
Erikah Mabayo: <Rütbe> <İsim>, sana yardım etmeme izin ver!
Amy Young: Mabayo?!

Mabayo'nun Tesla'yı yenmeye nasıl yardım edebileceğini öğren.
Erikah Mabayo: <Rütbe> <İsim>, bırak Tesla'yı yenmene yardım edeyim!
Amy Young: Sığınaktan nasıl çıktın?! Hem sana neden güvenelim ki? Hem katil hem sahtekarsın!
Erikah Mabayo: Ama yine de Tesla kadar kötü birinin serbest kalmaması gerektiğini ben bile algılayabiliyorum! Ben gerçek dünyada kalıp, sonsuza kadar bilgisayara hapsolmanızı önlemek için başlıklarınızı çıkarabilirim!
Amy Young: ...Ne diyorsun <İsim>? Sanal gerçekliğe girmek için başlıkları kullanabiliriz...
Amy Young: Pekala, hadi bunu yapalım! Ama izin verirsen önce bir şeyler yemem gerek. Baş ağrılarım iyice arttı...

İncele: Sanal Ütopya.
(İncelemeden önce)
Erikah Mabayo: <İsim>, siz Tesla'yı yener yenmez başlıklarınızı çıkaracağım. Kötülüğün bilgisayarı terk ettiğini anlarım, merak etmeyin.
Amy Young: Sanırım başka şansımız yok. <İsim>, sanırım Tesla'nın sanal gerçekliğinde bizi bekleyen şeylerle yüzleşmenin vakti geldi... Hadi gidelim!

-Sanal gerçeklikte...-
Amy Young: İşe yaradı! Sanal gerçekliğe döndük!
Amy Young: Tek sorun şu ki Tesla'yı nasıl yeneceğimizi bilmiyorum. Sen biliyor musun?!
Hannah Choi: <İsim>, beni duyabiliyor musun?
Amy Young: Hannah, başlıklar işe yaradı! Sanal gerçekliğe döndük ama şimdi ne yapacağız?
Hannah Choi: Ben de bu yüzden arıyorum! <İsim>, Tesla dijital olduğu için ona sadece dijital bir bilgisayar zarar verebilir! Onu öldürmenizi sağlayacak bir silah modelini bilgisayarımda hazırladım!
Hannah Choi: Silahı şu an sanal dünyaya aktarıyorum. Ama Tesla, sizden önce ona ulaşmasın diye açıkta bırakmayacağım, bu yüzden biraz aramanız gerekecek!
Amy Young: Sorun değil. Ama Tesla, planını öğrenmeden elini çabuk tutman gerek Hannah!
Amy Young: İşte bu <İsim>! Hadi Hannah'nın silahını arayalım!

(İnceledikten sonra)
Albert Tesla: Hahaha, sonunda stresin kurbanı oldun galiba <Rütbe> <İsim>! Beni çiçekle mi yeneceksin? Bundan daha fazlasına ihtiyacın olacak!
Amy Young: Bunu göreceğiz Tesla! Sana güveniyorum <İsim>! Hadi şu çiçeklere bir göz atalım!

İncele: Çiçek Yığını.
Amy Young: <İsim>, Hannah'nın Tesla'yı yenmemiz için yapmış olduğu silahı buldun! O çiçeklerin arasında gizli olduğuna inanamıyorum!
Amy Young: Bunun işe yarayıp yaramayacağından emin değilim ama sanırım kaybedecek bir şeyimiz yok.
Albert Tesla: O ne <Rütbe> <İsim>? Polis silahlarının dijital dünyamda işe yarayacağını düşünmüyorsundur umarım!
Amy Young: Bu bir polis silahı değil Tesla. Dijital bir silah! Ve sana vereceği hasar, gayette gerçek olacak!
Albert Tesla: Ben... Nasıl... Bu ne cürret?! <Rütbe> <İsim>, hemen o silahı bana ver!
Albert Tesla: Bunu yaparak yok ettiğinizin sadece ben olmayacağımı anlayamıyor musunuz?! Vereceğiniz zararı size göstermemi mi istiyorsunuz?
Amy Young: Gösterebileceğin hiçbir şey bizi vazgeçiremez Tesla!
Albert Tesla: Yerinde olsam bu kadar emin olmazdım! Bay Knight, neden buraya gelip dostlarınıza selam vermiyorsunuz?
Amy Young: "Bay Knight" mı? Kastettiğin kişi o olamaz...
Frank Knight: Hey <İsim>. Seni tekrar görmek ne güzel...
Amy Young: Frank!! Ama bu... Nasıl... Sen...
Frank Knight: Öldüm, değil mi? Sanırım evet. Tesla ben ölmeden önce beni bilgisayara aktarmış olmalı, emin değilim. Ama kimi bulduğuma inanamayacaksınız!
Karen Knight: Merhaba <Rütbe> <İsim>. Seni gördüğüme sevindim... Seni kızlarım Laura ve Daisy'yle tanıştırmaktan mutluluk duyacağım. Kızlar, gelin bakayım buraya!
Daisy&Laura Knight: Merhaba <Rütbe> <İsim>!
Amy Young: Ben... Bunu anlamıyorum ama sizi tekrar görmek çok güzel!
Frank Knight: Tekrar bir aile olduk <İsim>. Gerçek dünyada olmasak da hep bunu istiyorduk. Önemli olan da bu.
Amy Young: Biliyorum, uzun zamandır bunu diliyordun...
Albert Tesla: Teşekkürler Bay Knight, bu kadar duygusallık yeterli. Sanal gerçekliğimin neler yapabileceğini gördün mü <İsim>? Artık keder, ölüm yok!
Albert Tesla: Ve sen bunu yok etmek istiyorsun! Arkadaşını tekrar öldürmek mi istiyorsun? Küçük kızlarını da mı öldürmek istiyorsun?!
Amy Young: Ben... Hayır...
Frank Knight: Onu dinleme <İsim>! Biz zaten öldük! Bu, sanal bir hayat... Sadece bir yanılgı! Birlikte olmak için buna ihtiyacımız yok!
Karen Knight: Evet <İsim>, Tesla'nın seni kandırmasına izin verme. Vur onu! Hala imkanın varken onu yok et!
Amy Young: Ama... Ama siz... Bunu yapamayız...
Knight Ailesi: Yap şunu <İsim>! ŞİMDİ YAP!
Amy Young: Hoşça kal Frank! Seni... Seni asla unutmayacağız!
Amy Young: Bu iş burada bitecek Tesla!
Albert Tesla: Buna cesaret edemezsiniz! Beni öldüremezsiniz!!!
Amy Young: Yerinde olsam bu kadar emin olmazdım!
Albert Tesla: HAYIIIIIIRRRRR!!!!!!
Amy Young: <İsim>, bitti mi?
Albert Tesla: Seni ahmak! Bu kadar kolay yenileceğimi mi sandın?! O sadece dijital halimdi! Beynim hala canlı!
Amy Young: <İsim>, işe yaramadı! Şimdi ne yapacağız?!
Knight Ailesi: Tekrar vur! Tekrar vurursan ölecek! Neredeyse başardın!
Amy Young: <İsim>, bu son şansımız!
Albert Tesla: Hayır! <İsim>, seni zengin yapabilirim, ölümsüz yapabilirim!
Amy Young: Artık hiçbir şey yapmayacaksın! Yaptıklarının bedelini ödeme vakti geldi!
Albert Tesla: Hayır... HAYIR! Beynim... Kusursuz beynim...
Albert Tesla: Ben... Aşırı ısınıyorum...
Albert Tesla: HAYIIIIIIRRRRR!!!!!!
Amy Young: O... O öldü! Başardık <İsim>, Tesla'yı yendik!
Amy Young: Ah, ellerim... Mabayo başlıklarımızı çıkarmış olmalı <İsim>! Gerçek dünyaya dönüyoruz!
Knight Ailesi: Hoşça kal <İsim>! Seni asla unutmayacağız!

-Biraz sonra...-
Erikah Mabayo: İyi misin <Rütbe> <İsim>? Kötülüğün Tesla'nın bedenini terk ettiğini hissettim... Umarım başlıklarınızı doğru zamanda çıkarmışımdır.
Amy Young: Evet. Tesla... Tesla öldü! Yok oldu!
Erikah Mabayo: O zaman başardın <Rütbe> <İsim>! Pasifik Koyu'nu kurtardın!
Amy Young: <İsim>, sonunda eve geri dönebileceğiz! Russell'ı tekrar görebileceğim!
Amy Young: Ah, kim arıyor olabilir ki?!
Andrea Marquez: <İsim>, bombalar durdu! Tesla'yı yendiniz mi?
Amy Young: Evet! Öldü! Sanal dünyasında öldü!
Andrea Marquez: Demek tüm bilgisayarlar bu yüzden normale döndü! <İsim>, tüm şehir sana teşekkür borçlu!
Andrea Marquez: Keşke dönmenizi isteyebilseydim ama bir sorunumuz var. Vücutlarınızda hala radyasyon var ve Yann, henüz sizi iyileştirmenin bir yolunu bulabilmiş değil...
Amy Young: Ama... Ne demek istiyorsun Amirim? Biz... Burada kalıp ölmeyeceğiz, değil mi?
Russell Crane: Hayır! Amy, ölmenize izin VERMEYECEĞİM, beni anlıyor musun?!
Russell Crane: <İsim>, Tesla laboratuvarını kurmak için Çöl'e geldiğinde hala insandı! Bir tür anti radyasyon ilacı olmalı!
Amy Young: Tesla'nın laboratuvarı karmakarışık bir halde! Burayı aramak günlerimizi alabilir!
Russell Crane: Belki de almaz. Tesla, Çöl'e mahkumları göndermedi mi? Onları ikna etmek için ilaçta vermiş olmalı...
Amy Young: <İsim>, sence bu konuda Greta'yı sorgulamalı mıyız? Yardım etmek isteyeceğini sanmıyorum ama haklısın, tek şansımız bu!

Greta'ya anti-radyasyon ilacını sor.
Amy Young: Greta, Tesla öldü. Yakında polis memurları gelip seni Pasifik Koyu hapishanesine geri götürecek.
Greta Meduse: Pekala, madem ki Tesla'yı yendin ben de dönsem iyi olacak. Orada kırışıklıklara kimse önem vermiyor zaten.
Amy Young: Ama sen önem veriyorsun... Hem de radyoaktif çamuru yüzüne sürebilecek kadar. Tesla, radyasyondan etkilenmemen için sana bir şeyler vermiş olmalı, değil mi?
Greta Meduse: Tabii. Her şeyi göze almış olabilirim ama aptal da değilim. Bana mavi ve kırmızı haplar verdi, radyasyon seviyesini düşüreceğini söyledi.
Amy Young: Nerede bu haplar?
Greta Meduse: O bilgisayar laboratuvarında bir yerlerde. Hapları en son kullandığımda paketi orada bırakmıştım.
Amy Young: <İsim>, hadi bilgisayar laboratuvarına gidip hapları hapları arayalım! Umarım bizi iyileştirecek kadar güçlüdürler!
Greta Meduse: Bir saniye <Rütbe> <İsim>! Hayallerimi yıkmana rağmen şehri kurtardığının farkındayım. Hapishanede para benim işime yaramayacak ama senin işine yarayabilir.

İncele: Kontrol Paneli.
Amy Young: <İsim>, sence bu haplar, Greta'nın bahsettiği haplar mı?!
Amy Young: Umarım haklısındır. Ama doğru yolda yürüdüğümüzden emin olmak için o çantada yazanları bulsak iyi olur!

İncele: Solmuş Çanta.
Amy Young: Haklıymışsın <İsim>! Bu haplar, anti-radyasyon haplarıymış!
Amy Young: Bunun bir aldatmaca olmadığını öğrenmek için bu hapları Yann'a göndermeye ne dersin? Bence de, ama çabuk olalım!

Analiz et: Anti-Radyasyon Hapı.
Amy Young: Bulduğun o hapların işe yarayıp yaramayacağını öğrenmek için Yann'ı arayacağım...
Yann Toussaint: <İsim>? Hemen konuya gireceğim. Bana gönderdiğiniz hapların son kullanma tarihi geçeli bayağı olmuş... Ama formülü kopyalayıp daha da güçlü haplar üretmeyi başardım!
Amy Young: Yani ölmeyeceğiz, değil mi?!
Yann Toussaint: Ölmeyeceksiniz. Bu kadar zaman aldığı için özür dilerim ama haplar teslimat noktasına gönderildi. Hapları alır almaz buraya gelebilirsiniz!
Amy Young: Şükürler olsun <İsim>, sonunda eve dönüyoruz! Hadi, ilacı alıp bu lanet yerden bir an önce toz olalım!

Karakolda...
Yann Toussaint: <İsim>, seni tekrar görmek çok güzel! Seni ve Amy'yi kaybetmekten çok korktuk!
Yann Toussaint: Korktuğumdan daha iyi görünüyorsunuz. Yani ilaç, umduğumdan daha çabuk işe yaramış.
Amy Young: Bize göz kulak olduğun için teşekkürler Yann. Şimdiden kendimi daha iyi hissediyorum! Ve o kıyafeti çıkarmış olmak da çok güzel bir duygu!
Russell Crane: Amy! Döndüğünü duydum! İyi misin?!
Amy Young: Ben-
Amy Young: .....
Yann Toussaint: Çocuklar, sizi yalnız bırakayım isterseniz?
Amy Young: O kadarına gerek yok Yann!
Russell Crane: Özür dilerim <İsim>. Ama Frank'in ölümünden sonra... Size de bir şey olacağından çok korktuk.
Amy Young: Biz de biraz endişelenmiştik...
Amy Young: Ve Frank demişken, tüm bunları ardımızda bırakmadan önce yapmamız gereken bir şey daha var...

İki gün sonra, mezarlıkta...
Andrea Marquez: Pasifik Koyu'nun polis memurlarından Frank Knight'a son vedamızı etmek için bugün burada toplanmış bulunmaktayız.
Yann Toussaint: Emirlere sık sık karşı gelirdi, otoriteye boyun eğmezdi ve iş üstündeyken içki içerdi...
Hannah Choi: Ve ona olan güvenimize ihanet ederek kariyerini körü körüne bitirdi...
Roxie Sparks: Ama sonunda bunu telafi etti! <İsim> ile Tesla'nın sonunu getirmek için işbirliği yaptı! Pasifik Koyu için hayatını feda etti!
Andrea Marquez: Biliyorum Roxie. Ben de tam bunu söyleyecektim. Frank... Frank her ne olursa olsun iyi bir adamdı.
Andrea Marquez: Bu nedenle onu, aramızdan birini gömer gibi gömeceğiz. Huzur içinde yat, sevgili dostumuz Frank.
Roxie Sparks: Yukarıda Büyük Gold Stag damıtma tesisinin tadını çıkar Frank.
Russell Crane: Frank, bana hayattaki önemli olan tek şeyin zeka olmadığını öğretti... Bazen absürt bir şakanın, akıllıca bir açıklamadan daha faydalı olabileceğini gösterdi.
Amy Young: Hiç usulüne uygun çalışmazdı ama hep doğrunun peşindeydi. Ve huysuzluğunun altında altın bir kalp saklıydı.
Amy Young: Seni gerçekten özleyeceğiz Frank! Umarım... Umarım her neredeysen çok mutlusundur!

Ertesi gün...
Amy Young: <İsim>, Tesla'yı yenmeden önce sanal gerçeklikte gördüklerimizi düşünmeden edemiyorum.
Amy Young: Frank, ailesiyle birlikte olmaktan çok mutlu görünüyordu... Sonsuza kadar birlikte olabilmeleri için bilgisayarı çalışır halde mi bıraksaydık acaba?
Amy Young: Onları tekrardan öldürmüş olduğumuzu düşünmeden edemiyorum!
Russell Crane: Amy, bunu yapmadığını biliyorsun. Frank ile ailesi, Tesla'nın kullandığı bir yansımadan ibaretti.
Russell Crane: ...Bak, Mabayo seninle konuşmak istiyor... Frank'ten bir mesajı varmış. Onu görsen iyi olur.
Amy Young: Mabayo ile konuşmamı mı istiyorsun? Vudunun yalan dolandan ibaret olduğunu düşünmeni beklerdim!
Russell Crane: Öyle düşünüyorum zaten. Ama herkes yasını farklı şekilde tutar. Belki de küçük bir beyaz yalan, şu an ihtiyacın olan tek şeydir.
Amy Young: ...Biliyor musun, bazen çok tatlı oluyorsun.
Amy Young: Mabayo'yu görmeye benimle gelir misin <İsim>? Sanırım ikimizin de bu görüşmeye ihtiyacı var.

Mabayo ile Frank hakkında konuş.
Erikah Mabayo: <Rütbe> <İsim>, benimle konuşmayı kabul etmene sevindim.
Amy Young: Russell, Frank'ten bir mesaj aldığını söyledi. Seni hapishaneden çıkarmaya yetmeyecek, bunu baştan belirteyim.
Erikah Mabayo: Öyle bir şey beklemiyorum. Ben sadece ruhlara yardım etmeye çalışıyorum ve arkadaşınız, size bir mesaj iletmemi istedi.
Erikah Mabayo: Hala birlikte olduklarını, ikiniz sayesinde huzur içinde olduklarını söylüyor ve "Ailem varken ne yapayım viskiyi?" diyor.
Amy Young: Evet... Bu, tam da onun söyleyeceği bir şey.
Amy Young: Teşekkürler Mabayo. Gerçekten de bir nebze de olsa yüreğime su serpti.
Amy Young: Buraya geldiğin için sana da teşekkürler <İsim>... Sana vermek istediğim bir şey var.
Amy Young: Frank'in gömleği. Eminim... Bunun sende kalmasını isterdi. Yönetmeliğin izin vermediği bir gömlekti. Bu yüzden bu kadar sevmiş olsa gerek...

Bir hafta sonra...
Andrea Marquez: Nasılsın <İsim>? Herkes için zor bir dönem... Ben de dahil.
Andrea Marquez: Bu arada bir telefon geldi ve... Seni görmek isteyen biri var.
Jack Archer: Merhaba <Rütbe> <İsim>! Ben Jack Archer. Hakkında ÇOK şey duydum!
Jack Archer: Lafı uzatmayacağım. Beni Büro gönderdi. Yeni personel arıyoruz ve Ajan Z diye biri, ihtiyacımız olan kişinin sen olduğunu söyledi. Sanırım onu tanıyorsun?
Amy Young: Büro mu? Yani... Dünya güvenlik teşkilatı mı? Dünyanın en büyük emniyet kuvvetleri mi yani?!
Jack Archer: Ve bu yüzden en iyilerin bizimle çalışmasını istiyoruz! Ne dersin <Rütbe> <İsim>? Maaşı iyi, sık sık seyahat ediyoruz ve en büyük suçluları yakalıyoruz!
Amy Young: <İsim>, gitmeni asla istemem ama... Bu fırsata evet demen gerek! Böyle bir fırsat için adam bile öldürülür!
Jack Archer: Bu fırsat için zaten adam ÖLDÜRMÜŞ olanlar var...
Andrea Marquez: Amy'ye katılıyorum <İsim>. Pasifik Koyu için çok şey yaptın. Şehir, karanlık bir dönemden geçti ve bu dönem boyunca elinden geleni yaptın.
Andrea Marquez: Ama şehrin artık yeni bir başlangıca ihtiyacı var. Ve Amy'yi de oldukça iyi eğittin. Artık buranın halkını koruma görevini rahatlıkla üstlenebilir.
Andrea Marquez: Sanırım bir terfiden daha fazlasını hak ettin <İsim>. Büro'nun sunduğu bu fırsat, tam da senin isteyeceğin türden.
Jack Archer: Mükemmel! Seni havaalanında bekliyor olacağım <Rütbe> <İsim>. Veda ettikten sonra orada buluşalım!

Aynı gün içinde...
Hannah Choi: <İsim>, söylentiler doğru mu?! Sen... Gidiyor musun?
Roxie Sparks: Önce Frank şimdi de sen... Yani sen ölmüyorsun ama... Ama sensiz çok garip olacak!
Russell Crane: Ama Büro tarafından işe alınıyor olman çok iyi. Ben eskiden başvuru yapmıştım. İnsanlar genelde beni işe almak için sıraya geçseler de onların ilk mülakatını bile geçememiştim!
Amy Young: Biraz daha alçak gönüllü olmaya çalışsan iyi olur Russell...
Amy Young: <İsim>, benim için yaptığın her şeyden dolayı sana teşekkür etmek istiyorum. Sen geldiğinde tam bir acemiydim ama beni kanatlarının altına alıp her zaman olmanın hayalini kurduğum polis olmamı sağladın.
Amy Young: Gerçekten... Gerçekten sana ne kadar müteşekkir olduğumu ifade edebilecek söz yok...
Amy Young: Seni çok... Çok özleyeceğim!
Yann Toussaint: Hepimiz seni çok özleyeceğiz <İsim>. Ailemizin bir parçası gibiydin. Caz Şehri'nde benim için yaptıklarını asla unutmayacağım...
Andrea Marquez: Güle güle <İsim>. Bu ekibe kazandırdığın her şey için teşekkürler. Seni asla unutmayacağız!

Daha sonra, Pasifik Koyu havaalanında...
Jack Archer: Ee <Rütbe> <İsim>, herkese veda ettin mi?
Jack Archer: Güzel, seninle birlikte çalışmak için sabırsızlanıyorum. Öz geçmişini inceledim ve bayağı etkileyici şeyler gördüm... Ki kolay kolay etkilenen biri değilimdir!
Jack Archer: Her neyse, hadi! Uçak kalkmak üzere ve seni görmek için sabırsızlıktan ölen biri var!

Also on Fandom

Random Wiki