Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Son Yemek/Diyaloglar

< Son Yemek

1.262pages on
this wiki
Add New Page
Comment1 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Sonyemek.png


Samuel King: <Rütbe> <İsim>, yeni bir vaka seni bekliyor! Kadının biri bu sabah evinin mutfağında ölü bulundu. Kurbanın cesedinden anlaşılacağı üzere bir virüsten şüpheleniyoruz.
King: Zehirli bir madde ile temas etmiş olabilir.
King: Riske girmek istemiyorum. Nathan bunun bir hijyen sorunu olup olmadığını öğrenmek için seninle gelecek!

1. Bölüm

İncele: Kurbanın Mutfağı
(İncelemeden Önce)
Jones: Kahretsin, yüzünü gördün mü? Nathan, bizde tehlike altında mıyız? Bölgeyi karantina altına alalım mı?
Nathan: Gerek yok. Kurbanın gıda zehirlenmesinden öldüğü açık. Ama bunun kazara mı yoksa kasıtlı mı olduğu belli değil... Ölmeden önce yemiş olabileceği her şeyi topla!
Jones: Pekala! <Rütbe> <İsim> bu işin üzerinde!
(İnceledikten Sonra)
Nathan: Cesedi hazırladığınız için teşekkür ederim, şimdi onu laboratuvara götüreceğim, otopsi sonuçlarını almaya geldiğinizde görüşürüz!
Jones: <İsim>. kurban gıda zehirlenmesinden öldüğü için bu çikolata kutusuna baksak iyi olur.
Jones: Ve bu yağlı kağıt hala sıcak!... Ama üzerindeki etiket okunamıyor. Bir bakar mısın <İsim>?
Kocasıyla konuşmalız. Cesedi o bulmuş, şu an kendini nasıl hissettiğini düşünemiyorum bile...

Gabriel Thompson'a Kurbanı sor.
Jones: Bay Thompson, kaybınız için üzgünüz.
Gabriel: Evet, Daisy'nin ölümü çok üzücü oldu. Ama... Hayat devam ediyor, değil mi?
Jones: Beni yanlış anlamayın ama karınızın ölümüne pek üzülmemiş gibi bir haliniz var...
Gabriel: Eh... Aşkımız bitmişti. Artık paylaştığımız bir şey kalmamıştı. Mesela dün şık bir restorana gittik ve yemek boyunca tek bir şey söylemedi.
Jones: O zaman neden boşanmadınız?
Gabriel: Çıldırdınız mı siz? Daisy'den boşanmak, yaşam standardımı yarıya indirirdi! Bir evliliğin sürmesi için aşk şart değildir. 
(Gabriel ile konuştuktan sonra)
Jones: Bu şehirde yakınını kaybettiğinde kimse üzülmez mi? Hepsi alaycı çıkıyor, değil mi <İsim>?

İncele: Çikolata Kutusu
Jones: "Tebrikler, Sevgilerle, Ashley" Seni bilmem ama ben sadece tebrik için kalp şekilli bir çikolata kutusu göndermem.
Jones: Hadi bunu Alex'e gönderelim! O Ashley'in kim olduğunu bulacaktır.

İncele: Yağlı Kağıt
Jones: Tebrikler <İsim>! Demek ki bu sosisli kağıdı Alfred Ziegler'ın tezgahından gelmiş...
Jones: Onu hatırladın mı? Şu korkunç bomba krizinde onunla konuşmuştuk!
Jones: Haklısın <İsim>... Bu sosisli, Daisy'nin ölmeden önce yediği son şey olabilir. Alfred'le konuşmamız lazım!

Otopsi: Kurbanın Cesedi
Nathan: Kurban kesinlikle zehirlenmiş. Midesinin yarısı boştu, yani kusmuş ama bu zehirlenmeyi engellememiş.
Nathan: Aslına bakarsanız katil, zehrin etkisini geciktirmek için biraz deterjan eklemiş.
Nathan: Hem deterjan hem de zehrin birleşmesiyle Daisy'nin hayatta kalma şansı kalmamış.
Jones: Hakikaten Daisy'nin zehir ve deterjanın tadını fark etmeden o yemeği nasıl yediğini anlayamıyorum!

Analiz et: Mektup
Alex: Thompson'un mutfağında bulduğun çikolata kutusundaki notu, kurbanın akraba ve arkadaşlarının bir listesiyle karşılaştırdım.
Alex: Ve talihimizin adı... Ashley Collins! Kurbanın kocası Gabriel Tohmpson'ın asistanıymış.
Alex: Ayrıca Gabriel Thompson hakkında da bir şeyler araştırdım ve Eastfield Market'te bir yatırım bankasının CEO'su olduğunu öğrendim.
Alex: Birkaç yıl önce borsada doğru bir tahminle bir servet kazanmış.
Jones: Hadi Miss Collins'i buraya çağıralım! Patronuna neden kalp şekilli bir çikolata kutusuyla kutlamak istediğini öğrenmek için sabırsızlanıyorum...

Ashley'e çikolata kutusunu sor.
Jones: Bayan Collins, patronunuza neden bir çikolata kutusu gönderdiniz? Karısının ölümünü kutlamak için mi?
Ashley: Saçmalamayın! Sonunda bir müşterimizle büyük bir kontrat imzaladı ve ben de bunu kutlamak istedim, hepsi bu!
Jones: "Sevgilerle" diye biten bir notun işle pek alakası olmadığını düşünüyorum, haksız mıyım?
Ashley: Eh. Karısından bıkmıştı ve ben de onu neşelendirmek için elimden geleni yapıyordum diyelim!

Alfred'e Daisy'i sor.
Jones: Merhaba Alfred! <Rütbe> <İsim> dün bu kadına yiyecek satıp satmadığını merak ediyor. Burada yemek yedikten kısa bir süre sonra ölmüş.
Alfred: ...Jones. Bana bir fotoğraf mı göstermeye çalışıyorsun? Benim kör olduğumu unuttun mu?
Jones: Eee. bu biraz utandırıcı oldu... Hm. Daisy Thompson isimli birine dün bir şey satıp satmadığını hatırlıyor musun?
Alfred: Daisy mi? Tabii ki hatırlıyorum onu, her gün buraya gelir! Dün, öğleden sonra saat 3 civarında geldi ama kendini pek iyi hissetmiyordu. Kenara kustuğunu duydum. ÖLMÜŞ mü?
Jones: Evet, gıda zehirlenmesinden. Üzgünün ama Daisy buradan bir şey yediyse senin tezgahına bakmamız lazım Alfred.

İncele: Main Street
Jones: Kusmuk! Iyy, iğrenç bu! Alfred Ziegler haklıymış, görünen o ki kendini iyi hissetmiyormuş. Bunu laboratuvara ne kadar erken götürürsek o kadar iyi olur!

Analiz et: Kusmuk
Grace:  Kurbanın sosisli tezgahının yanına kustuğunu mu söylüyorsun? Tam da öğle yemeğimden önce bunu bana getirdiğiniz için çok teşekkürler, sosisliyi yememe gerek kalmadı artık...
Grace: Ama içinde oje pigmentleri buldum. Nathan, kurbanın tırnaklarında oje olmadığını söylüyor. 
Grace: Kurbanın oje yuttuğuna şüphe yok: mide sıvıları pigmentlere saldırmış.
Jones: Bu da Daisy'yi zehirleyen kişinin oje kullandığı anlamına geliyor!
Grace: Bazen geri kafalı olabiliyorsun Jones, bu yüzden seni uyarmak isterim, artık ojeyi sadece kadınlar değil erkekler de kullanıyor!

2. Bölüm


Jones: Bu çağda hala insanların birilerini öldürmek için zehir kullandığına inanamıyorum. Daisy'nın yüzünü hafızamdan silebileceğimi sanmıyorum.
Jones: Katilin oje kullandığını ve zehrin etkisini geciktirmek için deterjan kullandığını biliyoruz... Ama şimdi takip edecek bir ipucumuz kalmadı.
Jones: O zaman beyin fırtınası yapalım! Nathan şu ana kadar hep faydalı oldu, laboratuvarda onunla görüşsek iyi olur.
Nathan: Beyin fırtınası mı? Hadi başlayalım! Katil yemek pişirme sanatından iyi anlıyor olmalı; çünkü zehrin tadını gizlemek için ne tür bir yemek pişirmesi gerektiğini çok iyi biliyormuş.
Jones: Pekala <isim>, katil iyi bir aşçıysa Alfred'i bir daha görsek iyi olur. Sonuçta şehrin en iyi sosislisini o yapıyor, değil mi? Başka?
Nathan: Zehrin deterjanla karıştırıldığını düşünürsek Daisy'nin zehrin etkilerini hissetmeye başlaması, 12 saate kadar vakit almış olabilir.
Ramirez: Hey! Ben de beyin fırtınasına katılmak istiyorum! Kocasının beyanını okudum ve...
Jones: Ramirez, bu büyük abiler arasında bir tartışma. Sen gidip park cezalarını doldurmaya devam et, hadi bakayım.
Ramirez: Ama benim de faydam dokunabilir! Ben de konuyu araştırdım ve Gabriel ile Daisy'nin öğle yemeği için sık sık gittiği şık restoranın "Chez Valentine" olduğunu öğrendim.
Jones: ...!
Jones: Chez Valentine! Hep oraya gitmek istemişimdir; şimdi en azından mutfaklarını görebileceğim! Pekala <isim>, nereden başlamak istersin?

İncele: Restorant Mutfağı
(İncelemeden Önce)
Jones: Haklıymışsın <İsim>, her şey çok lezzetli görünüyor! Ama bir gıda zehirlenmesi vakası inceliyor olduğumuzu unutmayalım!
Valentine: Ekibiniz restoranımda ne arıyor? böyle bir rezilliğe izin veremem!
Jones: Bayan Montgomery, bu iş size bağlı değil! Şimdi lütfen önümüzden çekilin, <Rütbe> <İsim> etrafa bir göz atacak.
(İnceledikten Sonra)
Jones: Haklısın, önlükteki bu leke yiyecek lekesine benzemiyor! Hadi bir örnek alıp labaratuvara götürelim.
Jones: Ayrıca bir yazı gibi bir şey var ama tamamıyla paramparça edilmiş! Bu işi sana bırakıyorum <İsim>!

Alfred Ziegler'e müşterilerini sor.
Jones: Hm... Üzgünüz Alfred... Ama tezgahına bir daha bakmamız lazım... Daisy, yemek pişirmeyi bilen biri tarafından zehirlenmiş ve...
Alfred: Ha ha! Jones, arkadaşın da sen de çok komiksiniz! Tezgahımı istediğiniz gibi arayabilirsiniz!
Jones: Anlayışın için teşekkürler Alfred. Ama <Rütbe> <İsim> tarafsız davranmamız gerektiğini söylüyor!

İncele: Sosisli Tezgahı
Jones: Ah-ha! Alfred'in sosislilerine bir şeyler dökülmüş!... Bu jöle olmalı, değil mi? 
Jones: İyi madem ısrar ediyorsunuz. Bu sıvının bir kısmını analiz için alalım <İsim>.

İncele: Şef Önlüğü
Jones: Her zamanki gibi iyi iş çıkardın <İsim>! Bu örneği diğer moleküllerle karşılaştırıp önlükte ne olduğunu öğrenebiliriz. Hazır mısın <İsim>?

İncele: Sosisler
Jones: Hadi bu maddeyi laboratuvara götürelim ve Alfred'in tezgahına ne döküldüğünü öğrenelim... Umarım bu Alfred'i suçlu çıkarmaz!

İncele: Paramparça Yazı
Jones: Bu çok sert bir eleştiri! Valentine'nin bunu yırttığına şaşmamalı!
Jones: Yemek eleştirmeni, Tobias Sharp isimli biri. Chez Valentine'in bugüne kadar yemek yediği en pis yer olduğunu ve tabağındaki et, fare eti deseler buna şaşırmayacağını yazmış! 
Jones: Burada yemek yemeyi pek sevmediği açık! Bu biraz şaşırtıcı, aynı yerden mi bahsediyormuş bu adam? Öyle sağlıksız bir yere hiç benzemiyordu! Bu yemek eleştirmeniyle bir konuşalım.

İncele: Molekül Örneği
Jones: Aferin <İsim>! Şimdi şef önlüğündeki lekenin deterjan lekesi olduğunu biliyoruz.
Jones: Aynı deterjan, kurbanın midesinde bulunmuştu.
Jones: <İsim>, gidip Valentine Montgomery ile bir konuşak iyi olur.

Tobias Sharp'a eleştirisini sor.
Jones: Bay Sharp, anlaşılan Chez Valentine'daki yemeğinizi pek beğenmemişsiniz...
Tobias: İki şey hakkında ASLA şaka yapmam: yemeğin kalitesi ve hijyen. Chez Valentine, her ikisinden de sıfır not aldı.
Tobias: Ben, şahsen bakterilerin %100'ünü yok eden bir deterjanla mutfağımı temizlerim. Bayan Montgomery'nin de aynı şeyi yapmasını beklerdim.
Tobias: Ayrıca hizmet de rezalet! Dün bir risotto siparişi verdim ve spagetti bolonez getirdiler!
(Tabias ile konuştuktan sonra)
Jones: Tobias Sharp'ın Valentine'a garezi olduğu kesin! Onu halka karşı rezil etmekten başka bir şey istemiyor gibi...
Jones: Ama aralarındaki bu durumu Daisy'nin ölümüyle bağdaştıramıyorum... Umarım sen bu konuya açıklık getirirsin <İsim>!

Analiz et: Yeşil Sıvı
Grace: Bu sosisler Alfred'in tezgahından mı gelmiş? Umarım müşterilerinden hiçbiri bunlardan yememiştir!
Grace: Üzerine dökülen yeşil sıvı, oldukça konsantre bir deterjan!
Jones: Kahretsin! Haklıymışsın <İsim>. Belki de Daisy, Alfred'in sosislisinden yemeden ÖNCE hasta olmamıştır...


Ramirez: <Rütbe> <İsim>, Memur Jones! Ashley Collins hala şüpheli odasında tutuluyor! Anahtarı evde unuttum, buraya gelmeniz lazım!
Jones: Böyle şeyler neden hep seni buluyor Ramirez? Pekala <İsim>, hadi gidip Bayan Collins'i serbest bırakalım!

Ashley Collins'i şüpheli odasından çıkar.
Jones: Bayan Collins, sizi bu kadar beklettiğimiz için üzgünüz.
Ashley: Üzgünmüş! Neyse, en azından hep yanımda taşıdığım ojemle oyalandım da vakit geçti!
Jones: Ojenizi HEP yanınızda mı taşırsınız?!
Ashley: Gabriel'in tarafındayken tepeden tırnağa HEP mükemmel olmanız gerekir!
Jones: Ve buna rağmen üzerinizde bir leke var...
Ashley: SAYENİZDE! Adamlarınız beni almaya geldiğinde temizlik yapıyordum ve üzerime deterjan döküldü!
(Ashley ile konuştuktan sonra)
Jones: Ashley her saniyede daha da şüpheli hale geliyor! Sevgilisinin, karısını zehirlemediğini ortaya koyacak bir şey var mı?

Valentine Montgomery'e deterjanı sor.
Jones: Bayan Montgomery, bu önlüğü tanıdınız mı?
Valentine: Tabii! Benim önlüğüm bu!
Jones: <Rütbe> <İsim> de bunu öğrenmek istiyordu. Mutfağınızda temizlik yapmak için bu deterjanı mı kullanıyorsunuz?
Valentine: Evet! Neden böyle sorular sorduğunuzu anlamıyorum! Mutfağımda kusur bulamazsınız!
Jones: Pekala! <Rütbe> <İsim> de bunu öğrenmek istemişti!
(Valentine ile konuştuktan sonra)
Jones: Ne kontrol hastası ama! Ama en azından zehrin etkisini ertelemek için kullanılan deterjandan kullandığını öğrenmiş olduk!

3. Bölüm


Ramirez: <Rütbe> <İsim>. görünüşe göre Bay Thompson, karısının zehirlenmesinin ardından büyük bir servete kavuşmuş. Karısının hayat sigortasından 1.000.000$ para alacak!
Jones: Daisy'nin ölümünden etkilenmemesinin çok şüphelendirici olduğunu biliyordum! <Rütbe> <İsim>, hadi, bir şeyleri ortadan kaldırmadan mutfağına bir daha göz atalım!
Jones: Ve hala bir şeyler eksikmiş gibi bir his var içimde...
Jones: Tüm eksiklik karnımda, hadi Chez Valentine'a geri dönelim. Belki bu sefer bedavadan yemek yeriz!

İncele: Mutfak Tezgahı
Jones: Bir oje şişesi! Bu, katilin profiline uyuyor!
Jones: Bu şişeye en son kimin dokunduğunu öğrenmeliyiz! Hadi birkaç parmak izi alalım <İsim>!

İncele: Ocak
Jones: Bu, Valentine Montgomery'nin yıllığı. Oh! Şuna bak <Rütbe> <İsim>; içinde yırtık bir sayfa var. Bunu toparlamalıyız.
Jones: Ve bulduğun bu kek de pembe bir şeyler kaplıydı ve bu pembe şeyin şekerleme olduğunu hiç sanmıyorum! Hadi! Bir örnek alalım.

İncele: Oje
Jones: Bu ojedeki parmak izlerini bularak çok iyi iş çıkardın <İsim>! Hadi bunu laboratuvara götürelim!

İncele: Kek
Jones: Süper! Grace, bize kekin üzerindeki pembe maddenin ne olduğunu söyleyecektir.
Jones: Umarım şekerleme falandır! Nihayetinde Valentine, mutfağının kusursuz olduğunu söylemişti!

İncele: Yıllık
Jones: Ne sürpriz ama! Yemek eleştirmeni Tobias Sharp, Valentine Montgomery ile aynı kıdeme sahipmiş!
Jones: Acaba neden kendi restoranını açmadı... Gidip Tobias Sharp'a bunu soralım mı?

Konuş: Tobias Sharp
Tobias: Evet, Valentine ile aynı aşçılık okuluna gittik. Ondan daha yetenekliydim ama parası olan OYDU.
Tobias: Ve bu sayede o kendi restoranını açarken ben de bir yemek eleştirmeni oldum.
Tobias: Restoranıyla ilgili sert bir eleştiri yazmamın sebebi buydu; hak ettiğini görmesini istedim. O kadar yeteneksiz ki!
(Tobias ile konuştuktan sonra)
Jones: Ve Valentine Montgomery'nin aşçılığından bu kadar nefret eden biri olmasına rağmen oraya çok sık gidiyor gibi! Dün de orada olduğunu unutmamak gerek!
Jones: Ve Tobias Sharp, bir restoran açamamış olsa da aşçılık okuluna gittiği için iyi bir aşçı olmalı!

Analiz Et: Pembe Madde
Grace: Chez Valentine'da bulduğunuz kek üzerindeki pembe madde, ojeymiş!
Jones: Kek üzerinde oje mi? Belki Tobias, Chez Valentine'ın hijyeni konusunda yanılmamıştır... Ama bunun ona ait olduğunu doğrulamalıyız. Hadi gidip ona soralım.

Analiz et: Parmak İzi
Alex: Thompson'ın mutfağında bulduğunuz ojedeki parmak izlerini analiz ettim.
Alex: Bu parmak izleri, kurbanın kocası Gabriel Thompson'a ait.
Jones: Bu çok garip... Hadi gidip kocasının ne diyeceğine bakalım!

Valentine Montgomery'ye ojeyi sor.
Jones: Bayan Montgomery, mutfağınızda oje olan bir kek bulduk. Çalışanlarınıza daha dikkat etseniz iyi olur. Hijyenik açıdan bu hiç de iyi bir şey değil.
Valentine: Aslına bakarsanız o oje benim... Yemek yapmaktan tırnaklarım zayıfladı ve ortadan ikiye ayrılır oldu. Oje kullanmaktan başka çarem kalmadı.
Valentine: Müşterilerimi tatmin etmek için elimden geleni yapıyorum ama Sharp beni o kadar büyük bir baskı altına sokuyor ki yaptığım hatalar, restoranımı kaybetmeme sebep olabilir!

Gabriel Thompson'a ojeyi sor.
Gabriel: Oje kullandığım için benimle dalga mı geçeceksiniz?
Gabriel: Orta çağda yaşamıyoruz. Evet, oje kullanıyorum, hatta beyazlarımı saklamak için saçlarımı da boyuyorum, hatta yemek de pişiriyorum. Mutlu oldunuz mu?
Gabriel: Şimdi müsaadenizle sevgili asistanımı yemeğe çıkaracağım.
(Gabriel ile konuştuktan sonra)
Jones: Bu adam tam bir pislik! Karısı daha yeni öldü ve asistanı Ashley Collins ile olan ilişkisini gizlemiyor bile!
Jones: Ve Gabriel Thompson, karısı için yemek pişiren, oje kullanan biri...
Jones: Haklısın <İsim>, en büyük şüpheli!

(Daha sonra)
Jones: <İsim>, bu vaka beni şaşkına çevirdi! Bir yandan Daisy'yi asistanıyla aldatan kocası...
Jones: Diğer yandan bir yemek eleştirmeniyle şef arasında geçen bir kavga var.
Jones: Ama ikisinin arasındaki bağlantıyı kuramıyorum!... <İsim>, sanırım haklısın. Muhtemelen Alfred'e çok merhametli davrandım.
Jones: Hadi tezgahına geri dönelim! Chez Valentine ile Thompson'ın evi arasındaki yolda. Bayan Thompson'a ne olduğunu anlamak için bulmacanın son parçasını da bulacağız!

İncele: Main Street
Alfred: Ah Jones, çok üzgünüm, Daisy'nin yiyecek paketini burada bıraktığını tamamen unutmuşum!
Jones: Sorun değil Alfred, herkes hata yapabilir.
Jones: <Rütbe> <İsim>, o kadar uzun süredir uğraşıyoruz ve sonunda aradığımız kayıp parçayı bulduk! Hadi bunu hemen labaratuvara gönderelim!

Analiz et: Yemek Paketi
Grace: Daisy'nin, Alfred'in tezgahında bıraktığı Chez Valentine yiyecek paketindekileri inceledim.
Grace: Yiyecekte Daisy'nin midesinde bulunan zehrin aynısı vardı.
Grace: Ama keşfettiğim tek ilginç şey bu değil. Ayrıca yiyecekte 3 adet siyah kıl buldum. Bunların kızıl saçlı kurbana ait olmadığı kesin.
Jones: Teşekkürler Grace, artık katilimizin siyah saçlı biri olduğundan emin olabiliriz.!
Grace: Durun biraz! Henüz bitmedi! Saçtan DNA örneği aldım ve katilin göz rengini belirledim; katilin gözleri mavi.
Jones: Bu yiyecek paketinin bu kadar çok şey anlatacağını düşünmemiştim! Şimdi katili tutuklamak çocuk oyuncağı, değil mi <Rütbe> <İsim>?

Katili Tutukla.
Jones: Valentine Montgomery, Daisy Thompson'ı zehirlemekten tutuklusunuz!
Valentine: Bu kadını zehirlemek istememiştim, onu tanımıyordum bile! Bir hata olmalı!
Jones: O zaman KİMİ zehirlemek istediniz? Bayan Montgomery? Daisy'nin tabağı aslen kim için hazırlanmıştı?
Jones: Dur biraz! ... <Rütbe> <İsim>, haklısın tabii! Tobias Sharp'ı zehirlemeye çalıştınız, değil mi? Bayan Montgomery?!
Valentine: Evet! Aynen öyle! Tobias Sharp, hayatımı yeterince mahvetti! Bana yaptıklarının karşılığını almalıydı! Ama o aptal garsonun siparişleri karıştırmamış olmasını çok isterdim!

Mahkemede
Oliva Hall: Valentinbe Montgomery, Daisy Thompson'ı kasten öldürmekten... 
Valentine: Ama o kadını öldürmek İSTEMEMİŞTİM! Aptal garson, tabağı doğru masaya götüremedi!
Oliva: Sadece öldürmek istediğiniz kişiyi öldürmemiş olmanız, bu kadının ölümünden sorumlu tutulmayacağınız anlamına gelmez Bayan Montgomery!
Oliva: Bu nedenle insan zehirlemekten şartlı tahliye yolu kapalı olmak üzere 10 yıl hapis cezasına çarptırıldınız.


Jones: Aferin <Rütbe> <İsim>! Bir vakayı daha çözdük!
Jones: Kutlamak için seni yemeğe davet etmediğim için kusura bakma ama kim bilir tabağımızdan ne çıkardı!

Ek Soruşturma


King: Chez Valentine'la işimiz bitmemiş anlaşılan <Rütbe> <İsim>. Bay Sharp sorun çıkarıyor. Gidip sorunu çözer misiniz?
King: Daisy!'nin kocası Bsy Thompson'a da bir baksanız iyi olur. Yardımımıza ihtiyacı olabilir.
Jones: Halledeceğiz şef!
Jones: Hey <İsim>, Alfred'in sosisli tezgahı, Bay Thompson'ın evine giden yol üzerinde, ona bir uğrayabilir miyiz? Bu vaka karnımı iyice acıktırdı!

Gabriel Thompson'dan haberleri al.
Jones: Merhaba Bay Thompson. Her şey yolunda mı? İhtiyacınız olan bir şey olursa lütfen söyleyin.
Gabriel: Aslında size ihtiyacım var. Kasamın anahtarını bulamıyorum. Karıma verdiğimi hatırlıyorum ama...
Gabriel: Karımın alyansı içindeydi ve gömülmeden önce tabutunda alyansı taşıyor olmasını istiyorum.
Jones: Anlıyorum. Siz merak etmeyin Bay Thompson. Eminin <Rütbe> <İsim> anahtarınızı çabucak bulacaktır. Önce mutfağınıza bir bakalım.

İncele: Kurbanın Mutfağı
Jones: <İsim>, bir kasa anahtarı bulmak için mutfak çekmecesine bakmak bir tek senin aklına gelirdi!

İncele: Mutfak Çekmecesi
Jones: Kasa anahtarı tabii ki çekmecedeymiş. Bunu nasıl yaptığını bir gün bana mutlaka öğret.

Kasa anahtarını Gabriel Thompson'a ver.
Jones: Bay Thompson, kasa anahtarınızı bulduk!
Gabriel: Mükemmel! ... Ama kasanın bir de koda ihtiyacı olduğunu fark ettim... Ve bu kodu bir tek Daisy biliyordu. Ben hiçbir kodu hatırlayamam.
Jones: Ne istediğinizi anlayabiliyorum. Kasa nerede?
Gabriel: Burada, mutfakta. Gördünüz mü?

İncele: Kurbanın Mutfağı
Jones: Tamam, kasayı bulduk ve anahtar da bizde, e hadi açalım şunu!

İncele: Kasa
Jones: Açıl susam açıl! Ve işte yüzük!
Jones: Görünüşe göre çok pahalı bir yüzük! Hadi bunu Gabriel'a verelim.

Yüzüğü Gabriel Thompson'a ver.
Jones: Bay Thompson, <Rütbe> <İsim> kasanızı açmayı başardı. İşte eşinizin yüzüğü!
Gabriel: Harika! Görebilir miyim? Evet, işte bu yüzük! Teşekkürler <Rütbe>!
Ashley: Merhaba balım, yüzüğü buldun mu? Takmak için sabırsızl... Aaa, merhaba.
Gabriel: Ashley! Eşimi son yolculuğuna uğramak için gelmiş olman ne güzel.
Gabriel: Ben de sevgili eşimin yüzüğünü buldukları için memur arkadaşlara teşekkür ediyordum. Arkadaşlar, gitmeden önce yemek ister misiniz?
Jones: Evet, "bal" yiyebiliriz...

Tobias Sharp'la konuş.
Jones: Tekrar merhaba Bay Sharp. Şikayet için buradayız. Ne oldu?
Tobias: Nihayeet! Bir sorunum var ve bu restorana bunun cezasını ödetmenizi istiyorum! Benim gibi meşhur bir eleştirmene mantardan bozulmuş bir şarap satmanın cezasını görmeliler!
Jones: Pekala Bay Ünlü Yemek Eleştirmeni... Ne içtiniz?
Tobias: 1990 yılına ait Châteu La Toure içmek istemiştim. Ama berbattı. Kanuna göre müşteri, ürünü beğenmediğinde ücretini ödememeyi seçemiyor mu?
Jones: Evet Bay Sharp, seçebiliyorlar... Ama merak etmeyin, <Rütbe> <İsim> yine yeteneklerini konuşturacaktır! Birazdan gerçeği öğreniriz, merak etmeyin!

İncele: Restoran Mutfağı
Jones: Şişe boş... Tobias, içmeyi reddettiyse bu nasıl mümkün olabilir? Ve nasıl örnek alacağız?
Jones: Tabii! Hadi bu peçeteden örnek alalım!

Analiz et: Şarap Örneği
Grace: Örneğinizi analiz ettim. Bu gerçekten iyi bir şarap. Bilmek istediğiniz nedir?
Jones: Mantardan dolayı şarap bozulmuş mu?
Grace: Hayır, kesinlikle bozulmamış! Klor oranı kesinlikle normal. Bu şarap, mükemmel bir şekilde korunmuş!

Tobias Sharp'la şarap analizi hakkında konuş
Jones: Bay Sharp, şarabı analiz ettik. Ve tüm şişeyi bitirmiş olmanıza şaşırmadım... Çünkü şarapta hiçbir sorun yokmuş!
Tobias: Ne demek istiyorsunuz? Bu çok saçma! Bozuk bir şarap için para ödemeyi reddediyorum!
Jones: İsterseniz bizimle karakola gelin? Gayet rahat hücrelerimiz var ama yemeğin lezzetini garanti edemem.

Alfred Ziegler'den haber al
Jones: Merhaba Alfred! İki waffle lütfen!
Alfred: Üzgünüm ama waffle makinemi kaybettim. Mahalle çocukları bana hep oyun oynuyor...
Alfred: Ama bunu bana zarar vermek için yapmadıklarından eminim!
Jones: Umarım öyledir, yoksa bizden fırçayı yiyecekler! Bu arada... <İsim>, sence waffle makinesini nereye saklamış olabilirler?

İncele: Main Street
Jones: Waffle makinesinin gerçekten bu yaprak yığınının içinde olabileceğini mi düşünüyorsun? Saklamak için pek iyi bir yer gibi görünmüyor...

İncele: Yaprak Yığını
Jones: Vay be... HAKİKATEN Alfred'in waffle makinesini yaprak yığınının içine saklamışlar! Bunu nasıl tahmin ettin?
Jones: Ama maalesef bozulmuş. Alfred bununla waffle yapamaz! <İsim>, bir şey yapabilir misin?

İncele: Bozuk Waffle Makinesi
Jones: Vay be... Waffle makinesi yeni gibi görünüyor. Harikasın, <Rütbe> <İsim>!
Jones: Hadi bunu Alfred'e verelim! Bu waffledan yemem lazım!

Alfred Ziegler'a waffle makinesini ver.
Jones: Alfred, iyi haber! <İsim> senin waffle makineni buldu ve tamir etti!
Alfred: HARİKA! <İsim>, gerçekten çok iyisin! Çok teşekkürler <Rütbe> <İsim>!
Alfred: Nankör olduğum düşünülmesin. İşte alın bu şans tılsımını. Bunu hak ettiniz!

Also on Fandom

Random Wiki