Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Tam Kalp Tutulması/Diyaloglar

< Tam Kalp Tutulması

1.265pages on
this wiki
Add New Page
Comment1 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Tamkalptutulması.png

Peru'da...
Elizabeth Ripley: <İsim>, SOMBRA'nın mevki sahibi müttefiği Luzaguay Başkanının öldürülmesi bize tepilmesi imkansız bir fırsat verdi!
Elizabeth Ripley: Eğer SOMBRA, Başkanı aracılığıyla bütün bir ülkeyi ele geçirmişse, El Rey daha kim bilir neler planlamıştır?
Elizabeth Ripley: Ama şans yanımızda çok şükür. Adolfo Herrera bugün Maçu Piçu'da bir SOMBRA ajanıyla buluşacaktı... Üstelik Herrera'nın öldüğünden haberleri bile yok!
Elizabeth Ripley: İşte tam da bu noktada Jack devreye giriyor! Kendisi Herrera kılığına girip seninle SOMBRA ajanıyla buluşacağınız yere gelecek!
Jack Archer: Sorun değil Amirim! Hazırlanmaya başladım bile!
Elizabeth Ripley: Sizden elinizden gelenin en iyisini bekliyorum! Bu buluşma sayesinde SOMBRA'nın sıradaki hamleleri ve El Rey'in gelecekteki planları hakkında bilgi edinebiliriz!
Jack Archer: İşte bu ilginç olacak <İsim>! Bugün bir güneş tutulması yaşanacak! Şu SOMBRA ajanına karanlığa karışmadan ulaşalım!

-Maçu Piçu'da...
Jack Archer: Tam da düşündüğüm gibi <İsim>. Şu SOMBRA ajanının neye benzediğini bilmiyoruz. Maçu Piçu'daki herkes olabilir!
Jack Archer: Üstelik tutulma da başladı! Eğer yakın zamanda irtibat kurmazsak SOMBRA'nın sıradaki hamlesini öğrenme şansını kaçırabiliriz!
Jack Archer: <İsim>, bir kadın bize doğru geliyor! SOMBRA habercisi o olabilir!
Zoila Huanca: Selamlar Presidente... Kondor güneşi parlayan bir kalple selamlar...
Jack Archer: Ve aleyküm selam!
Zoila Huanca: Öhö... "Kondor güneşi parlayan bir kalple selamlar" dedim!
Jack Archer: Eee... Ben de "manda yuva yapmış söğüt dalına" desem?
Zoila Huanca: Ne?! Bir saniye! Sen El Presidente değilsin! Sen de...
Zoila Huanca: .....
Zoila Huanca: Aaaaaah!
Jack Archer: O seste neydi? <İsim>, neler oluyor?!
Jack Archer: <İsim>, birisi az önce SOMBRA ajanını mı öldürdü?!
Jack Archer: Orada mısın <İsim>? Hiçbir şey göremiyorum!

-Tutulmanın ardından...-
Jack Archer: <İsim>, bu tam bir felaket! Birisi tutulmadan istifade edip SOMBRA ajanını öldürdü ve katil şimdiye çoktan tüymüş olmalı!
Jack Archer: Doğru diyorsun, cesedi kaldırıp cinayet mahallini etraflıca aramalıyız! Ben de şu kostümü çıkartıp geliyorum!

1. Bölüm

İncele: Maçu Piçu.
Jack Archer: Buna inanamıyorum! Daha iki dakika önce konuştuğumuz SOMBRA ajanını iki dakika sonra göğsünde kocaman altın bir bıçakla buluyoruz!
Jack Archer: Birisi bunu fırlatmış olmalı ama kim? Ayrıca güneş ışığı yokken nasıl gördü de atabildi?
Jack Archer: Sanırsam bir fotoğraf bulmuşsun, da üstündeki şu küçük siyah şeyler ne? Bir örnek alabilir misin?
Asal Havvaa: Jack?! Bakıyorum yine dedektifçilik oynuyorsun!
Jack Archer: Asal?! Tesadüfe bak hele! Yine bir cinayeti araştırıyoruz ve sen yine sürpriz yumurtadan çıkar gibi çıkıveriyorsun!
Asal Havvaa: Tahminlerini kendine sakla Jack. Malum kurbanının adı Zoila Huanca ve ben onu izliyordum!
Jack Archer: Demek izliyordun he? Öyleyse <İsim>'e şundan biraz daha bahset Asal!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Grace Delaney: <İsim>, kurbanı öldürmekte kullanılan silah oldukça etkileyiciymiş!
Grace Delaney: Cinayet silahı bir Tumi! Altın Tumiler eski İnka hükümdarları tarafından kurban törenlerinde bıçak niyetine kullanılırdı. Mevki ve otorite sembolüydü.
Jack Archer: Dikkat et Grace. Jonah işinde gözün olduğunu sanacak valla!
Grace Delaney: Eh, Jonah size birazdan söyleyecek olduğum şeyi söyleyemez ama... Silahın kurbanın bedenine girişini hesapladım...
Grace Delaney: Tuminin giriş açısına bakılırsa, hesaplamalarım katilin tumiyi sağ eliyle fırlattığını gösterdi.
Jack Archer: Demek katil sağlak... Not al <İsim>. Kelepçeyi önce sağ bileğe takacağız!

Asal Havvaa'yı kurbanı gizlice gözetlemesi hakkında sorgula.
Jack Archer: Bu kez neyin peşindesin Asal? Bir SOMBRA ajanı tutulma sırasında öldürülüyor ve sen "tesadüfen" burada bitiveriyorsun... Bırak bu ayakları...
Asal Havvaa: Yapma... Mossad Huanca'nın SOMBRA liderlerinden Başkan Herrera'ya haber taşıdğını sizden çok daha önceden biliyordu! Gözümüz üstündeydi!
Jack Archer: Sen de gene öldürme emri almıştın, değil mi? Tam senlik bir hareket...
Asal Havvaa: Hayır, bize canlı lazımdı... Onu takip ederek SOMBRA liderine ulaşmayı planlıyorduk.
Asal Havvaa: Ama sanırım artık cinayet soruşturması Büro'nun elinde... Gitmeden önce size ufak bir tüyo vereyim...
Jack Archer: <Rütbe> <İsim> senin "tüyolarına" ihtiyaç duymaz Asal!
Asal Havvaa: Öyle mi? Ben de Zoila Huanca'nın dağa çıkmak için sürekli otobüsü kullandığını bilmek isteyeceğinizi düşünmüştüm. Öldürülmeden önce bulunduğu son yeri görmek istersiniz herhalde...
Jack Archer: Pek düşüncelisin, eksik olma. Ama sakın yırttığını falan sanma! Kurbanın kim olduğunu biliyordun ve cinayet yaşandığı sırada buradaydın. Bu da seni tekrardan şüpheli havuzuna sokuyor!
(Asal Havvaa ile konuştuktan sonra)
Jack Archer: Asal'ın yaptığına inanamiliyor musun <İsim>? Havaları kes! Tüyo verecekmiş... Hadi oradan!
Jack Archer: Doğru diyorsun gerçi... Fena bir tüyo değil aslında. Gidip şu otobüs durağını yoklasak iyi olur. Eğer kurban orada bulunmuşsa katilin de oradan geçmiş olması gerekir!

İncele: Otobüs Durağı.
Jack Archer: Eee <İsim>, otobüs durağı fos çıktı değil mi? Asal'ın bizi kafakola alacağını biliyordum!
Jack Archer: Kala kala bu kulaklı bereyle kaldık, sanki çok bir işimize yarayacakmış gibi!
Jack Archer: Pekala... Bere kurbanın takacağı türden bir şeye benziyor... Sanırsam ne olur ne olmaz diye üzerindeki saçtan bir örnek alabiliriz!
Jack Archer: Bir de yırtık bir kağıt mı buldun?... Bir harita ya da başka işe yarar bir şey olabilir... Ama bunu geri birleştirmeden bilemeyiz...
Jack Archer. Şu çömleğe bak... Üzerindeki motif sana da tanıdık geldi mi? Sanki SOMBRA amblemindeki "S"ye benziyor!
Jack Archer: SOMBRA'nın bir vazoyla ne işi olur bilmiyorum ama bence de bundan bir parmak izi almamız gerek!
Jack Archer: Tamam tamam! Tükürdüğümü yalayacağım anlaşılan... Otobüs durağı hiç de kötü bir ipucu değilmiş! Hadi gari <İsim>!

İncele: Paramparça Kağıt.
Jack Archer: Bu, Maçu Piçu'nun kuşbakışı haritasıymış... Üstelik tam da kurbanın öldürüldüğü noktada bir "X" işareti var!
Jack Archer: Fotoğrafın üstündeki notta da "Bulursanız lütfen Naymlap Gözlemevi'nden Jorge Precio'ya gönderin"... Gözlemevi mi? Tam olarak neyin gözlemevi?
Jack Archer: Öyleyse bu Precio denen adma halen buralarda olabilir <İsim>! Bir şüpheliyi daha sorgulama vakti!

Jorge Precio'ya fotoğrafı hakkında soru sor.
Jack Archer: Bay Precio, <Rütbe> <İsim> fotoğrafınızı buldu. Şu "X" ile işaretlediğiniz yerde bu kadar önemli ne var?
Jorge Precio: Bu sadece güney yarım kürede güneş tutulmasının en iyi izlenebileceği yerlerden birinin fotoğrafı!
Jack Archer: Yani güneş tutulması için Maçu Piçu'dasınız. Niye?
Jorge Precio: Gayet açık... "Naymap Gözlemevi" desem? Ben bir gökbilimciyim!
Jorge Precio: Lakin Maçu Piçu'ya geldiğimde o noktada birileri vardı... Sanırsam siz ikiniz bir de öldürülen şu genç kadın!
Jorge Precio: Yardımcı olabileceğim bir şey varsa lütfen çekinmeyin, gerçekten...
Jorge Precio: İlginiz için teşekkürler. <Rütbe> <İsim> sizinle daha sonra tekrardan iletişime geçebilir...

İncele: Perulu Beresi.
Jack Archer: Bereden saç örneği almışsın!
Jack Archer: Lars'ın şu sıralar derdi başından aşkın biliyorsun ki... Onun yerine saçın kime ait olduğunu öğrenmek için mikroskoptan geçirmeye ne dersin?

İncele: Saç.
Jack Archer: Demek saç kurbana aitmiş, bu durumda bere de onun olmalı!
Jack Archer: Da... Buradan sonra nereye gideceğiz <İsim>?
Jack Archer: Doğru, etiketten bereyi kurbana kimin sattığını bulabiliriz! Etikette "Kaliteli yün ürünler, Amaru Condor, Maçu Piçu" yazıyor...
Jack Archer: Harika! Elimizde yeni bir şüpheli var! Hadi gidip şu Amaru Condor'a kurbanı soralım!

Amaru Condor'u kurban hakkında sorgula.
Jack Archer: Amaru Condor, bu bereyi bugün burada ölen kadına siz mi sattınız?
Amaru Condor: Doğru. Birisine hediye olarak alacağım dedi ama kendi üstünde denedi.
Jack Archer: Kurbanı ne kadar iyi tanırdınız?
Amaru Condor: Buranın müdavimiydi. Buralı gibi giyinirdi ama aslen buralı değildi. Onu sima olarak hepimiz tanırdık ama kimseyle pek konuşmazdı.
Amaru Condor: Kadında br acayiplik vardı... Ama yine de iyi biriydi. Talihsiz kaza...
Jack Archer: Kaza değildi Bay Condor. Kadın öldürüldü.
Amaru Condor: Öldürüldü mü?! O konuyla bir alakam yok o zaman! Ben sadece ona bere sattım!
Jack Archer: Başınız dertte değil Bay Condor... şimdilik. Ama buralarda olun, <Rütbe> <İsim>'in size başka soruları olabilir.

İncele: Kil Vazo.
Jack Archer: Anlaşılan vazonun her yerinde parmak izleri varmış! Eminim veri tabanından bir eşleşme çıkar!

İncele: Parmak İzleri.
Jack Archer: Demek vazodaki parmak izleri Solstice Spirit diye birisine aitmiş. O nasıl bir isim lan öyle?
Jack Archer: "Solstice Spirit"... Belki de vazodaki "S" mofiti bu anlama geliyordur. İyi de bu bana halen SOMBRA'nın "S"si gibi geliyor...
Jack Archer: Doğru diyorsun, yakında öğreneceğiz nasılsa! Gidip Solstice Spirit'e şu vazoyu soralım!

Solstice Spirit'e şüpheli vazo hakkında soru sor.
Jack Archer: Solstice Spirit, vazonuz <Rütbe> <İsim>'in ilgisini çekti de...
Solstice Spirit: Evet! O vazo benim de ilgimi çekmişti! Bu yüzden onu satın aldım. Üzerindeki sembolü ilk defa görmüştüm, o yüzden tanıyamadım. Ki semboller benim işimdir!
Jack Archer: Evet, biz de o sembolü merak ediyorduk...
Jack Archer: Peki bu kadını tanıyor musunuz? Kendisi tutulma sırasında öldürüldü.
Solstice Spirit: Olamaz! Kötü enerji! Bunun olacağını biliyordum... Rüyamda görmüştüm...
Jack Archer: Rüyanızda mı? Cinayeti "tahmin" mi ettiniz?
Solstice Spirit: Hayır! Rüyamda bir kondor altın bir parçayla vuruluyordu! Düşerken tam da o zavallı kadının öldürüldüğü yere inmişti!
Solstice Spirit: Maçu Piçu gezegendeki başlıca enerji girdaplarından biridir! Buradaki güneş tutulması büyük bir ruhani olaydır! O rüyadan sonra bir cinayet işlenmesi kötü enerji demek!
Jack Archer: Oldu o zaman. Başka uçuk bir rüya görürsen haber ver Solstice. Ayrıca <Rütbe> <İsim> seninle tekrar konuşmak isterse sana haber ederiz!

İncele: Lekeli Fotoğraf.
Jack Archer: <İsim>, şu siyah tohumların altında kurbanın bir fotoğrafı saklıymış!
Jack Archer: Baksana! Birisi fotoğrafın üstüne bir not yazmış: "Hedef: Zoila Huanca"! Birisi kurbanı takip ediyormuş ve kurbanın bakışlarına bakarsak o da bunun farkındaymış!
Jack Archer: Doğru diyorsun! Fotoğraf katile ait olmalı! Hadi şu tohumları, ya da her neyseler işte hemen Lars'a götürelim!

Analiz et: Siyah Tohumlar.
Lars Douglas: Hacılar... Cinayet mahallinden aldığınız örneğe bir göz attım... Tak tak...
Jack Archer: Kim o?
Lars Douglas: Acıların çocuğu!
Jack Archer: Lars, az kalsın basıyordum kahkahayı! Sonunda eski haline dönüyorsun yavaş yavaş!
Lars Douglas: Beni bilirsin, kendimi tutamam!
Lars Douglas: İşimize dönelim! Kurbanın fotoğrafından topladığınız tohumlar rokoto biberine ait çıktı! Biberlerin acılığını gösteren Scoville ölçeğine göre acılık oranı 250.000 SHU değerinde.
Jack Archer: Eh yani... Acı oluyor, değil mi?
Lars Douglas: Hem de ne acı! Yani, bazı acılar gibi adamı öldürmez ama fena süründürür...
Jack Archer: Yani katilin mide yanması var...
Lars Douglas: Mümkün, ama asıl emin olduğumuz şey katilin rokoto biberi yediği!
Jack Archer: Madem katil süper acı biber yiyor, <İsim> de tüm bunların acısını ondan çıkartır!

Tekrar merkezde...
Jack Archer: Sıkıştık gibi sanki <İsim>. Hesapta SOMBRA ajanından bilgi kopartacaktık ama her zaman olduğu gibi evdeki hesap çarşıya uymadı!
Jack Archer: Katil tumiyi Zoila Huanca'nın göğsüne fırlattığı sırada orada olduğumuza halen inanamıyorum!
Jack Archer: Şu ana kadarki şüphelilerin hepsi kaçıktı! Solstice Spirit denen kadınla enerji girdapları da neydi öyle?
Jack Archer: Jorge Precio çatlak bir gökbilimciye benziyor ama saatini sol bileğine takdığını fark ettin mi? Yani sağlak! Tıpkı katil gibi!
Jack Archer: Hayır, benim oyum Asal'a... Daha önce görev icabı cinayet işlemişliği var. Talimat aldıysa yine aynı şeyi yapmakta tereddüt etmez!
Elliot Clayton: <İsim>, sana harika... Yani harika denebilecek bir haberim var!
Elliot Clayton: Buranın dosyalarında El Rey'e ait bir iz var mı diye bakıyordum...
Elliot Clayton: ...Sanırsam evini buldum!
Jack Archer: El Rey'in evini mi buldun?!

2. Bölüm

[[[Jack Archer]]: Sıkıştık gibi sanki <İsim>. Hesapta SOMBRA ajanından bilgi kopartacaktık ama her zaman olduğu gibi evdeki hesap çarşıya uymadı!
Jack Archer: Katil tumiyi Zoila Huanca'nın göğsüne fırlattığı sırada orada olduğumuza halen inanamıyorum!
Elliot Clayton: <İsim>, sana harika... Yani harika denebilecek bir haberim var!
Elliot Clayton: Buranın dosyalarında El Rey'e ait bir iz var mı diye bakıyordum...
Elliot Clayton: ...Sanırsam evini buldum!
Jack Archer: El Rey'in evini mi buldun?! Onun evi olduğunu nasıl anladın?
Elliot Clayton: Adı Hacienda del Rey. Suç örgütü liderlerini bilirsin, egolarına daima yenik düşerler...
Elliot Clayton: Mekan birkaç ay önce lüks bir konukevine dönüştürülmüş...
Jack Archer: Eğer El Rey orada yaşamışsa aradığımız en iyi delili orada mutlaka buluruz! Şu haciendayı yoklamamız gerek!

İncele: Hacienda.
Jack Archer: Şu hacienda denen yer pek bir fiyakalıymış... SOMBRA liderinin bir zamanlar burada yaşamış olduğunu görebiliyorum! İşe yarar bir şeyler buldun mu?
Jack Archer: Şu akıllı telefon kimin olabilir acaba? Elliot buranın artık bir konukevi olduğunu söylemişti, yani bir sürü insan gelip gidiyor. Şunun kilidini açman gerek!
Jack Archer: Cüzdan da aynı şekilde... Sanırsam bunun da içini arayıp kime ait olduğunu bulman gerekecek!

İncele: Kilitli Akıllı Telefon.
Jack Archer: Şu akıllı telefonu dakikasında açtın! Ama sahibini bulmamıza yarayacak bir şey göremiyorum... Belki Elliot sırlarını açığa çıkartır!

Analiz et: Akıllı Telefon.
Elliot Clayton: <İsim>, bana getirdiğin akıllı telefon Claudio Aguirre diye bir adama aitmiş...
Elliot Clayton: Claudio bir müzikolog. Görünüşe göre Peru'ya yaşlı insanlarının şarkı söyleyişlerini kaydetmek için gelmiş... Bir de kurbanı takip etmeye...
Jack Archer: Bu Claudio denen herif Zoila Huanca'yı takip mi ediyormuş?
Elliot Clayton: Şey, telefonunun kurbanın fotoğraflarıyla dolu olduğunu görünce tek açıklaması bu olabilir gibi geldi!
Jack Archer: Şu Claudio Aguirre'yle konuşup kurbanın fotoğraflarının telefonunda ne aradığını öğrenmemiz gerek <İsim>!

Claudio Aguirre'yle telefonunda bulunanlar hakkında konuş.
Jack Archer: Claudio Aguirre, <Rütbe> <İsim> telefonunuzu buldu...
Claudio Aguirre: Ben de nereye gitti diyordum! Daha haciendaya geleli bir hafta bile olmadan az kalsın telefonumu kaybediyordum! Maymunum saklamış olmalı, eşek sıpası!
Jack Archer: Valla bugün Maçu Piçu'da öldürülen kadının fotoğraflarını da maymununuz çekmiş olamaz herhalde...
Claudio Aguirre: Evet, olanları duydum... Ne üzücü ama...
Claudio Aguirre: Fotoğraflara gelince, ne diyebilirim ki? Güzel kadındı... Dün haciendaya gelir gelmez ona aşık olmuştum...
Claudio Aguirre: İkimiz de burada kaldığımız için akşam yemeğine rokoto biberi dolması yapmıştım. Ama kendisi için fazla acı olduğunu söyledi. Tabağında kalanları maymun bitirdi...
Claudio Aguirre: Artık onu bir daha göremeyeceğim düşüncesi kalbimi yaralıyor... Dünya da bir sürü şarkı var ama hiçbirisi şu anki duyduğum acıyı hissettiremez...
Jack Archer: Mükemmel tınıyı ararken fazla uzaklara gitmeyin. <Rütbe> <İsim>'in size başka soruları olabilir.

İncele: Cüzdan.
Jack Archer: Şu eski cüzdanda ne buldun? Nakit ve katlı bir kağıt parçası dışında hiçbir şey mi?
Jack Archer: Bu "Llamas Monthly" adlı dergiden bir sayfaya benziyor <İsim>. Eğer sen içine güveniyorsan ben de güveniyorum. Pudra takımını getireyim de şu kağıtta ne olduğunu görelim!

İncele: Solmuş Kağıt.
Jack Archer: Dergi sayfasındaki şey bir söz bulmaca mıymış? Ne alakası var ki? Daire içindeki kelimeler bir anlam bile ifade etmiyor!
Jack Archer: Yani, şu karmaşaya bir bak: "INTY UNQUY RAMAPANA HURQUY URPI SHUMAQ". Biri sıkılıp uydurma kelimeleri işaretlemiş gibi!
Jack Archer: Mantıklı dedin <İsim>... Eğer bu gerçekten de bir dilse Dupont anlar... Hadi bu söz bulmacayı ona götürelim!

Analiz et: Söz Bulmaca.
Armand Dupont: Banjour, les amis! Bana analiz için gönderdiğiniz şu söz bulmacayı görünce heyecanlandığımı belirtmek isterim!
Jack Archer: Cidden arada bir dışarı çık Dupont...
Armand Dupont: Sen de arada bir yeni dil öğren jeune homme! Söz bulmacadaki daireye alınmış sözler Keçuva dilinde!
Jack Archer: Ketçap mı?
Armand Dupont: Keçuva, Bay Archer, Peru'nun yerli dillerinden biridir!
Armand Dupont: Ama bu bulmacada daha fazlası var... Bir şifre! İlk iki kelime "güneş tutulması" demek. Diğer kelime "otobüs"...
Armand Dupont: Son üç kelime ise açıkça "Güvercin Kadını Kaldır" anlamına geliyor!
Jack Archer: Güvercin kadın mı?
Armand Dupont: Evet, güvercinden kastı haber güvercini galiba. Kurban da haber taşıyan bir SOMBRA ajanı değil miydi?
Jack Archer: Pekala... Şimdi elimizde "güneş tutulması"... "otobüs"... ve "güvercin kadını kaldır" var...
Jack Archer: Doğru <İsim>, bu mesaj açıkça katil tarafından yazılmış ya da onun için bırakılmış! Bu da katilin Keçuva bildiği anlamına gelir!
Jack Archer: Aynı zamanda katilin kurbanın Maçu Piçu'ya otobüsle gideceğini bildiğini de teyit etmiş olduk. Gidip şu otobüs durağına tekrardan göz atsak iyi olur!

İncele: Otobüs.
Jack Archer: Anlaşılan otobüs durağından epey sağlam ipuçları çıktı <İsim>! Şu sırt çantasının üzerinde kurbanın adı yazılı! İçini ararsak mutlaka bir şeyler çıkar!
Jack Archer: Jack Archer: Şu kafatası kristal mi? Havalıymış açıkçası... Ve üstünde birisinin adı yazılı! Pudra takımını getiriyorum!

İncele: Kristal Kafatası.
Jack Archer: Kurbanın adının bu kristal kafatasında ne işi var? Ayrıca şu acayip semboller ne anlama geliyor?
Jack Archer: Doğru dedin! Şu Solstice Spirit denen üşütüğe soralım. Semboller benim işim demişti! Belki bize bunun ne demek olduğunu açıklar!

Solstice'e kristal kafatası hakkında soru sor.
Jack Archer: Solstice Spirit, <Rütbe> <İsim> bir kristal kafatası buldu da, onunla ilgili yardım isteyecektik...
Solstice Spirit: Kristal kafatasını yerinden mi kaldırdınız? Niye?! Çok önemli bir enerji akış düğümündeydi!
Jack Archer: Yani kafatasını bulduğumuz yere yerleştirdiğini itiraf ediyorsun. Üzerinde neden kurbanın adı yazılı peki? Bu semboller ne anlama geliyor?
Solstice Spirit: Bu bir kanal <Rütbe> <İsim>. Kadının enerjisi için. Daha doğrusu bölgede kalan izleri için... Sembol de adının harflerinden oluşuyor... Zoila yolculuğunu tamamlayabilsin diye!
Jack Archer: Oldu. Acaba bu suçluluk duygunu bastırmak için yaptığın bir şey olabilir mi?
Solstice Spirit: Neden suçluluk duyacakmışım ki? Ben ona yardım etmeye çalışıyordum. Ona kadim bilgileri, enerji girdaplarına ve güçlerine saygı saygı duyması gerektiğini anlatmaya çalıştım!
Solstice Spirit: Yardım etmek için rokoto biberi kürüne katılmasını bile önerdim ama hiç oralı olmadı! Birisinin kendi kültürüne yabancı olması çok üzücü. Ama kadimler ona iyi bir ders verdi sanırım!
Jack Archer: Ya da Zoila'ya ders vermeleri konusunda kadimlere bizzat yardım ettin, he Solstice? Kanıtlar yalan söylemez. Bu dalga boyunda kal. Geri gelebiliriz.

İncele: Kurbanın Sırt Çantası.
Jack Archer: Kurbanın sırf çantasında Jorge Precio'nun gözlemevi yaka kartını mı buldun? Zoila o çatlak gökbilimcinin yaka kartıyla ne yapıyormuş ki?
Jack Archer: Doğru dedin <İsim>. En iyisi gidip Bay Precio'ya burada ne haltlar döndüğünü sormak!

Jorge'ye yaka kartının neden kurbanda olduğunu sor.
Jack Archer: Jorge Precio, <Rütbe> <İsim> sizinle ilk sorguladığında kurbanı tanımadığınız izlenimini edinmiştik. Ama o sizi tanıyormuş belli ki. Yaka kartınızı sırt çantasında bulduk.
Jorge Precio: Pekala. Sanırsam gökbilimci kimliğim patlamış oluyor böylece...
Jorge Precio: Zoila yaka kartımı buldu ve benim aslında iddia ettiğim kişi olmadığımı kavradı...
Jorge Precio: Yerlilerin Keçuva dilinde dedikleri gibi: "Tukuy suwan, llapanmi suwa nin". Yani "hırsız herkesi hırsız sanarmış"... Benim durumumda casus tabii...
Jack Archer: Bir saniye, casus olduğunuzu mu söylüyorsunuz yani?!
Jorge Precio: MI6'danım. Gerçe kadım Pryce. George Pryce.
Jack Archer: Dalga geçiyor olmalısınız. MI6'mı? Hani Uluslararası İngiliz İstihbarat Servisi olan MI6?!
Jack Archer: Yani siz de kurbanı takip ediyordunuz, öyle mi?! Siz de SOMBRA'nın peşindesiniz!
Jorge Precio: SOMBRA mı? Korkarım dediğin şeyin kim veya ne olduğunu bilmiyorum, delikanlı!
Jorge Precio: Hayır, biz daha çok Luzaguay Başkanı ile ilgileniyorduk. Maçu Piçu ziyaretinde onu kaçırmakla görevlendirilmiştim. Ama sonra öldürülüğünü öğrendim. Yani işim bitmiş oldu...
Jorge Precio: Ayrıca burada yediğim rokoto biberleri yüzünden midem reflü yaptı! Bir an önce İngiliz yemeklerine kavuşmak için neler vermezdim!
Jack Archer: Şimdilik hiçbir yere gitmiyorsun Precio... Pardon, Pryce. Cinayet soruşturması sürüyor ve sen halen bir şüphelisin!

Tekrar merkezde...
Jack Archer: Hacienda del Rey'den El Rey hakkında pek bir şey çıkmamış olabilir ama SOMBRA ajanı cinayetinin soruşturmasında yeni ipuçları elde ettik...
Jack Archer: Sanırsam en iyisi, aslında MI6 ajanı olan gökbilimci Jorge Precio ya da George Pryce ya da adı her neyse işte...
Ingrid Bjorn: <İsim>! Lars'ı durdurmalısın! Hepten sıyırdı!
Jack Archer: Olamaz! Lars iyi mi?! Neler oluyor?!
Ingrid Bjorn: Asal'ı tutuklamaya gitti!

3. Bölüm

Jack Archer: Hacienda del Rey'den El Rey hakkında pek bir şey çıkmamış olabilir ama SOMBRA ajanı cinayetinin soruşturmasında yeni ipuçları elde ettik...
Jack Archer: Sanırsam en iyisi, aslında MI6 ajanı olan gökbilimci Jorge Precio ya da George Pryce ya da adı her neyse işte...
Ingrid Bjorn: <İsim>! Lars'ı durdurmalısın! Hepten sıyırdı!
Jack Archer: Olamaz! Lars iyi mi?! Neler oluyor?!
Ingrid Bjorn: Maçu Piöu'ya Asal'ı tutuklamaya gitti!
Jack Archer: Ne?! Delirdi mi bu! <İsim>, işler hepten zıvanadan çıkmadan onu durdurmalıyız!

-Maçu Piçu'da...-
Lars Douglas: İtifar et Asal! Buraya Büro'nun başına bela açmak için geldiğini biliyorum!
Asal Havvaa: Lars, biliyorum karın Büro'ya ihanet etti ama yel değirmenleriyle savaşıyorsun!
Lars Douglas: Angela hakkında ne biliyorsun? Birlikte mi iş çevirdiniz yoksa? Aslında SOMBRA'ya çalışıyorsun, değil mi?!
Asal Havvaa: Ne?! Nasıl böyle bir ithamda bulunabilirsin?
Jack Archer: Hop hop hop! Beyler! Bayanlar! Durun yahu! Kimsenin zarar görmesine gerek yok!
Asal Havvaa: Onu kankana söyle bir zahmet! İlk o bana silah çekti!
Lars Douglas: Evet, çektim! Sana kim nasıl güvensin? Jack'in yine aklını çelip ona istediğini yaptırmaya çalışıyorsun kesin! Buna izin vermeyeceğimi bil!
Asal Havvaa: Lars, Jack'le aramızda bir şey kalmadı! Bitti! Finito! Buraya iş için geldim, Mossad işi.
Lars Douglas: Eee, hedefin öldü. İşini yaptın! Hadi git gari!
Asal Havvaa: Cidden buraya Zoila Huanca'yı öldürmek için gönderildim sanıyorsunuz, değil mi?
Lars Douglas: Yarası olan gocunur... Üstelik sen de sağlaksın, tıpkı katil gibi!
Asal Havvaa: Yeter! Ben gidiyorum. Bu saçmalıkları dinleyecek değilim!
Jack Archer:Lars, ne yaptığını sanıyorsun sen? Seni vurabilirdi!
Lars Douglas: Bir şey olmaz usta. Sadece seni korumaya çalışıyordum. Merkezde görüşürüz.
Jack Archer: Kusura bakma <İsim>. Lars'ın içine ne girdi bilmiyorum... Birileri zarar görmeden şu vakayı kapatsak iyi olacak! Hadi ipucu bulmak için Maçu Piçu'ya biraz yakından bakalım!

İncele: İnka Harabeleri.
Jack Archer: Neler buldun <İsim>? Katili yakalamamıza yarayacak bir şeyler?
Jack Archer: Pan flüt mü? Ha gördüm, üzerinde bir etiket var ve "Zoila'ya" yazıyor... İyi de üzerindeki şu kurumuş... şey de ne? Bence de bir örnek alsak iyi olacak!
Jack Archer: Şu sepetin içinde mutlaka bir şeyler olmalı! Arayalım!
Jack Archer: Şu küçük heykelin göbeğindeki şey kamera mı? Doğru diyorsun <İsim>, emin olmak için kilidini açmamız gerek!
Jack Archer: Daha derine inmeliyiz <İsim>! İçimden bir ses bu vakayı çözmenin bize SOMBRA'nın bir sonraki hamlesini göstereceğini söylüyor!

İncele: Heykelcik.
Jack Archer: Casus kameranın kilidini açmışsın! Ben bunun kime ait olduğunu biliyor gibiyim ama Elliot en azından kesin bilgi verir! Hadi bunu ona götürelim!

Analiz et: Gizli Kamera.
Elliot Clayton: Bu heykelciğin bir casus kamera olduğu konusunda haklı çıktın <İsim>. İçinde kurbanın gizli çekilmiş bir sürü fotoğrafı var!
Elliot Clayton: Dahası kamera Asal'a ait. Birkaç tane deneme özçekimi yapmış...
Jack Archer: Niye şaşırmadım acaba? Sıra dışı yerlere kamera saklamaya bayılır...
Elliot Clayton: Aynen. Bu onu şüpheli listesinde en tepesine taşımaya yetiyor. Bir görünüp bir kaybolma konusunda usta olduğu da ortada...
Jack Archer: Bir de bana sor...
Elliot Clayton: Bu yüzden onu sorgularken bu izleme çipini bir şekilde üzerine yerleştirmenizi istiyorum sizden.
Elliot Clayton: Bu çip sayesinde hareketlerini takip edebilir, bu sayede neyin peşinde olduğunu anlayabiliriz...
Jack Archer: Anlaşıldı <İsim>... Asal kurbanı takip ediyordu, biz de onu takip ederiz... Şimdi gidip onunla konuşalım, bakalım neler söyleyecek!

Asal'ı casus kamera hakkında sorgula.
Jack Archer: Asal, <İsim> ufak casus kameranı buldu. Bu senin imzan oldu artık, he? Bu ve insan öldürmek...
Asal Havvaa: Gizleyecek bir şeyim yok. Görevimin Zoila Huanca'yı gözetlemek olduğunu biliyorsunuz zaten.
Asal Havvaa: Her halükarda Mossad onu Büro'dan daha iyi tanıyordu! Siz halen kovalamaca oynayın!
Asal Havvaa: Gerçi iç sorunlarınızı düşününce pek de şaşırmamak lazım... Yani, adli tabibiniz SOMBRA köstebeği çıktı! Cidden nasıl fark etmediniz?
Jack Archer: Bunu da Mossad bizden önce biliyordu demeye mi getireceksin? Oldu anam...
Asal Havvaa: Sana yerel bir atasözünü öğreteyim: "Allinta Uyariyta yachaspaqa, allintataqmi yachanki". Dinleyip dikkatini verirsen belki bir şeyler öğrenirsin!
Jack Archer: Ne güzel. Buralı olmuşsun bakıyorum...
Asal Havvaa: Rokoto biberini çiğ yiyebilirim. Ne kadar sert olduğumu bilirsin...
Jack Archer: Biliyorum... Ama seni nasıl yumuşatacağımı da biliyorum...
Jack Archer: .....
*TOKAT SESİ*
Asal Havvaa: Ne yaptığını sanıyorsun sen?!
Jack Archer: Höst. Öeğh. Bunu yapmamalıydım... Niye yaptığımı da bilmiyorum...
Asal Havvaa: Her zamanki halin.
Jack Archer: Bir kere boş bulundum diye gözümüzü üzerinden ayırıdığımızı düşünme sakın Asal! <İsim>'in gözü üstünde!
(Asal Havvaa ile konuştuktan sonra
Jack Archer: <İsim>, Asal'ı öptüğüm aramızda kalsın, olur mu?
Jack Archer: İzleme çipini üzerine yerleştirmek için aklıma başka bir şey gelmedi!
Jack Archer: Dua edelim de şu lanet çip üzerinde dursun! Bu olay da Lars'ın kulağına gitmesin ayrıca. Şalterinin nasıl attığını gördün...

İncele: Sepet.
Jack Archer: Pekala, sepetin içinden oyuncak bebek çıktı! İyi de bunun soruşturmamızla ne ilgisi var?
Jack Archer: Evet, kurbanınki gibi örgüleri olduğunu görüyorum. Bere de aynı...
Jack Archer: ...Dudağının üstündeki ben bile aynı! <İsim>, bu kurbanın oyuncak bebek hali!
Jack Archer: Üzerindeki etiket sayesinde bunun Amaru Condor'un kreasyonlarından biri olduğunu öğrenmiş olduk! Güya kurbanı iyi tanımıyordu... Bence de gidip onu sıkıştıralım!

Amaru'yla kurbana benzeyen oyuncak bebek hakkıknda konuş.
Jack Archer: Amaru Condor, <Rütbe> <İsim> Maçu Piçu'da bir tasarımını daha buldu... Tıpkı Zoila Huanca gibi giydirilmiş bir oyuncak bebek!
Amaru Condor: Ha o mu! O turistler içindi. Sahte antika eşyalara bayılıyorlar. Kimileri cenaze bebeklerinden istiyor... Hani İnkaların mezarlarına koydukları bebeklerden...
Jack Archer: Anlamadım? Cenaze bebeği mi dedin? Kurbana tıpatıp benzeyen bir cenaze bebeği mi yaptın? Yoo, hiç tuhaf değil valla...
Amaru Condor: Ondan ilham aldım tabiiki de. Bebeği bir şekilde giydirmem gerekiyordu ama bu bebekle onu mezara koymak gibi bir niyetim yoktu!
Amaru Condor: Cinayet işlerimi batırdı zaten! Turistler buraya gelmemeleri için uyarılmış!
Amaru Condor: Ekmek teknemi batıracak bir şeyi neden yapayım ki? Buralarda dediğimiz gibi: "Maypi qollqe kashan, chaypi songo kashan". Para neredeyse kalp de oradadır!
Jack Archer: Güçlü bir iddian var Bay Condor ama biz kanıtlarla hareket ederiz. Kanıtlar seni gösterirse <Rütbe> <İsim>'den kaçamazsın!

İncele: Pan Flüt.
Jack Archer: Pan flütün üstündeki o kurumuş şeyden bir örnek aldın mı? Umarım Lars bunu analiz edebilecek kadar sakinleşmiştir...

Analiz et: Kahverengi Madde.
Lars Douglas: Hoşgeldin <İsim>. Bak, az önce balatayı sıyırdığım için özür dilerim. Hiç profesyonelce değildi ve tehlikeliydi...
Lars Douglas: Yine de söyleyeyim, Asal'da bir nanelik var...
Jack Archer: Not edildi. <İsim> ile pan flütten aldığımız örnek neymiş peki?
Lars Douglas: O mu? O örnek maymun dışkısıymış.
Jack Archer: Biz maymun bokunu mu elledik yani?! Hacı! Yok artık!
Jack Archer: Affedersin <İsim>. Sanırsam haklısın, pan flütü kurbana veren kişi her kimse her tarafı maymun boku olacak maymunlarla haşir neşir olmalı!
Jack Archer: Pekala, tepesinde sürekli maymunla gezinen birisini tanıyoruz...
Jack Archer: Claudio Aguirre kurbana neden maymun... şeysiyle kaplı bir pan flüt versin ki? Acaba kaza mıydı, yoksa kasıtlı mı? En iyisi gidip kendisine sormak!

Claudio'ya kurbana verdiği hediye hakkında soru sor.
Jack Archer: Bay Aguirre, <Rütbe> <İsim> kurbana vermek istediğiniz pan flütü buldu... Maymun pisliği hediyenin bir parçası mıydı yoksa...?
Claudio Aguirre: Pan flüt bir hediyeydi... Bakınız, Zoila'ya çıkma teklif edecektim. Yaptığım yemek başarısız oldu ama orada bırakmak istemedim.
Claudio Aguirre: Tabii şu aptal maymun gidip hediyemi "süslemese" olmazdı... Teklifimi bu yüzden reddetti muhtemelen...
Jack Archer: Sizi reddetmesi hoşunuza gitmemiştir herhalde? İntikam almak istediniz belki?
Claudio Aguirre: Ne?! Hayır! Ne derler bilirsiniz: "Khuyakuyqa yachaypaqmi, maya yachaspaqa usuchiwaqmi". Sevmeyi bilmeyen, aşkını kaybeder!
Claudio Aguirre: Sanırsam hiç onun kalbini kazanabileceğimi düşünmemeliydim... Şimdi onu sonsuza dek kaybettim... Bu bana eski bir İnka şarkısını hatırlattı...
Jack Archer: Hikayenizi türküleştirmeye gerek yok Bay Aguirre. <Rütbe> <İsim> Zoila Huanca'yı sizin öldürdüğünüzü ortaya çıkartırsa ağıt yakarsınız artık!

-Kısa bir süre sonra...-
Jack Archer: Bana mı öyle geldi yoksa Claudio Aguirre sağ elini çok fazla mı kullanıyor? Bunu not alsak iyi olur...

Bir süre sonra...
Jack Archer: Sanki halen bir şeyler eksik gibi... Doğru diyorsun <İsim>, tüm bunlar eninde sonunda SOMBRA'ya bağlanıyor!
Jack Archer: Kurban SOMBRA'ya çalışıyordu, muhtemelen El Rey'e ait olan bir evde kaldığını da biliyoruz!
Jack Archer: Hacienda'ya geri dönmeliyiz! Orada bizi doğrudan katile götürecek ipuçları olabilir!

İncele: Hacienda Oturma Odası.
Jack Archer: Hacienda del Rey'den başka sırlar çıktı mı? Bir yığın kırık tahta parçası mı buldun? Şanslıysak bu tahta yığını vakayı çözmemize yardımcı olur! Hadi birleştirelim!
Jack Archer: Şu kutudaki boşluk da cinayet silahıyla aynı şekle sahip! Tumi'yi taşımak için kullanılmış olmalı!
Jack Archer: Kadifenin üstündeki yağlı madde buraya ait değilmiş gibi duruyor. Hemen bundan bir örnek al <İsim>!

İncele: Tahta Parçalar.
Jack Archer: Kırık tahta parçalarını birleştirdin demek! Bu hedefin parçalanmış olmasına şaşmamalı! Birisi bunu günün 24 saati kullanmış neredeyse!
Jack Archer: Doğru dedin, hedefin üzerindeki izler ile Tumi'nin bıçağının büyüklüğü aynı! Kesin katil bununla atış talimi yaptı!
Jack Archer: Yalarındaki şu tuhaf pembemsi lekeler de neyin nesi? Hedefi Lars'a götürsek iyi olur!

Analiz et: Hedef.
Lars Douglas: <İsim>, bana gönderdiğin hedefle ilgili iyi haberlerim var ama ilk olarak sözü Grace'e veriyorum!
Grace Delaney: Tahminin her zamanki gibi doğru çıktı <İsim>! Hedefin üstündeki izlerin giriş açısı ile kurbanın yarasındaki giriş açısı bire bir aynı!
Grace Delaney: Katil kesinlikle Tumi'yi fırlatma alıştırması yapmak için bu hedefi kullanmış!
Lars Douglas: Yanlarındaki pembe lekeler ise ezilmiş koşnil. Bu, lif ve gıda boyaları için, pembe ve kırmızı boyalar elde etmeye yarayan bir böcek.
Lars Douglas: Lekeler parmak şeklindeydi, yani katilin ellerinde bu lekeden var... Muhtemelen kıyafetlerinde de!
Lars Douglas: Alıştırma yaptığını gösteren kanıtlardan kurtulmaya çalışırken koşnil lekelerini hedefin her tarafına bulaştırmış olmalı!
Jack Archer: Eh, katil nereden bilebilirdi ki <İsim> gelip bunları birleştirecek, değil mi ama? Bazı lekelerin asla çıkmayacağını bilmesi gerekirdi!

İncele: Kadife Astarlı Kutu.
Jack Archer: Kutunun kadife astarındaki yağlı maddeden iyi bir örnek almışsın <İsim>! Hadi bunu hemen Lars'a gönderelim!

Analiz et: Yapışkan Madde.
Jack Archer: Usta, <İsim> ile sana gönderdiğimiz yağlı maddenin ne olduğunu bildiğini söyle! Cinayet silahını taşıyan kutudan çıktı!
Lars Douglas: Merak etme usta. Örneğin ne olduğunu biliyorum! Madde basitrasin çinko, neomisin sülfat ve polimisin B sülfattan yapılmış.
Jack Archer: Ne için kullanılmış peki bu çinkolu sülfatlı şey? Silahı temizlemek için mi?
Lars Douglas: Alakası yok! Bu madde çizik gibi yüzeysel yaraları tedavi etmek ve yara görünümünü gidermek için yüzeye sürülerek kullanılan bir merhem.
Jack Archer: Demek katilin, üzerinde merhem sürecek kadar görülebilir bir yerinde çizikler var... Eh, <İsim> onu yakaladığında hiç kapanmayacak bir yarası açılacak!

Jack Archer: Pekala <İsim>, sanırım Zoila Huanca'nın katili tutuklamaya yetecek tüm kanıta sahibiz! Hadi onu enseleyelim!

Katili Tutukla.
Jack Archer: Claudio Aguirre, Zoila Huanca'yı öldürmekten tutuklusun!
Claudio Aguirre: Böyle bir şeyi yaptığımı nasıl düşünürsünüz? Onu seviyordum ben!
Jack Archer: Bunu gösterme şeklin biraz garip doğrusu. Fırlatma alıştırması yaptığın hedefi bulduk. Üzeri ezilmiş koşnil lekeleriyle doluydu, tıpkı pançon gibi!
Claudio Aguirre: O böceklerden Peru'nun her yerinde var... Çiftlikleri bile var bunların...
Jack Archer: Hadi ama... Tumi'yi tam da onu vuracak açıdan attığını kanıtlayabiliriz!
Claudio Aguirre: Tumi mi?! Öyle eski bir nesneyi nereden bulabilirim sizce?
Jack Archer: Üzerinde yüzündeki çiziklere sürdüğün merhemden izler bıraktığın kutudan tabiiki de!
Claudio Aguirre: .....YETEEER!!!
Claudio Aguirre: Beni dikkatli dinleyin... Zoila Huanca'yı öldürdüm. Önümde engeldi çünkü.
Jack Archer: Neye engeldi?
Claudio Aguirre: Neye mi engeldi? Kazan kaldırmama tabii!
Claudio Aguirre: Buraya Tanrı'nın gazabını Zoila Huanca ve SOMBRA'nın üstüne salmak için gelmiştim!
Jack Archer: Bir saniye! Sen SOMBRA'yı biliyor musun?!
Claudio Aguirre: Bir zamanlar onlara çalışıyordum ama artık çalışmıyorum! Artık kimseye çalışmıyorum!
Claudio Aguirre: SOMBRA'nın fikirleri doğru yol değil. Ama benim fikirlerim öyle!
Claudio Aguirre: Gerizekalılar! Beni içlerine aldılar ama bilmedikleri bir şey vardı... Ben yüce konkistadorum! Dünyayı ele geçireceğim!
Jack Archer: Onun yerine biraz sakinleştirici alsan, Sayın Tanrı'nın gazabı!
Claudio Aguirre: İradem dünyayı titretir! Düşüncelerim kuşları gökten düşürür! Tek başıma insanoğlunun düzenini yıkıp kendi kanunlarımı koyacağım!
Jack Archer: Bu kadar saçmalık yeter! İradenle Zoila Huanca'yı öldürdün, bu yüzden tutuklusun ve bizimle geliyorsun!

Nigel Adaku: Claudio Aguirre, Zoila Huanca'yı öldürmek suçundan mahkeme karşısındasın.
Nigel Adaku: Burada güneş tutulması sırasında göğsüne Tumi fırlattığın yazıyor.
Claudio Aguirre: Ben Tanrı'nın gazabıyım! Dünyaya ben hükmedeceğim!
Nigel Adaku: O dediğin olmayacak işte. Suç tekniğin şaşırtıcı da olsa ahlaken kabul edilemez.
Nigel Adaku: Mahkeme seni 50 yıl hapisle cezalandırdı. Hapishane'nin gazabına hoşgeldin, Bay Aguirre!
Claudio Aguirre: Bunu yapamazsınız! Ben yüce konkistadorum!

Tekrar merkezde...
Jack Archer: Vay be <İsim>... Claudio Aguirre'nin üşütük olduğu soruşturma sırasında da belliydi ama bu dünyaya hükmetme planı falan çok başka bir şeydi!
Jack Archer: Gerçi SOMBRA'ya çalıştığını düşünüyorum da... Ne var ki kendisinden başka bir ajanı öldürmesini beklemiyorlardı herhalde!
Jack Archer: Ayrıca şu kötü şöhretli El Rey hakkında bir şey bilmiyoruz ve Claudio gibi bir zırdelinin de SOMBRA elebaşısıyla tanışmış olabileceğini hiç sanmıyorum!
Jack Archer: Peru'ya geldiğimizde cidden çok yaklaştığımızı sanmıştım fakat...
Elliot Clayton: <İsim>, Asal'a yerleştirdiğin izleme çipinden sinyal aldım!

Kötülüğün Kökü 4

Jack Archer: <İsim>, buraya SOMBRA ajanıyla konuşmaya geldiğimizde ciddi ciddi El Rey'e yaklaşacağımızı sanmıştım ama şimdi...
Elliot Clayton: <İsim>, Asal'a yerleştirdiğin izleme çipinden sinyal aldım!
Elliot Clayton: Havaalanına kadar hareketlerini izlerim, bu yüzden ülkeyi terk ettiğini düşündüm ama Asal geri geldi! Sinyal Maçu Piçu yakınlarındaki otobüs durağından geliyor!
Jack Archer: Neden hala Peru'da geziyiyor? Zoila Huanca öldüğüne göre Asal'da gidebilir... <İsim>, Asal kesin bir şeyler peşinde!
Jack Archer: Ben de otobüs durağına gidip onun peşine takılacağım. Orada görüşürüz!
Michelle Zuria: .....
Michelle Zuria: Ha, selam <İsim>... Seni görmemişim...
Michelle Zuria: Belki zamanı değil ama biraz bakış açısına ihtiyacım var... Gidip biraz dağ havası alayım.
Michelle Zuria: Maçu Piçu'da buluşsak olur mu? Manzaranın tadını bir arkadaşla çıkarmak isterim...

İncele: Otobüs.
Jack Archer: Pekala <İsim>, Asal'ın burada olduğunu kanıtlamamıza yarayacak bir şey bulabildin mi?
Jack Archer: Anam! Bu kolyeyi tanıyorum! Moğolistan'da yaka bindiğimiz sırada bunu ona vermiştim!
Jack Archer: Baş harflerimizi kazıttığım yeri gördün mü?
Jack Archer: Şu zamana kadar bunu sakladığına inanamıyorum... <İsim>, umarım Asal halen bana karşı bir şeyler hissetmiyordur...
Jack Archer: Yok ya, haklısın. Bunu burada bırakması yüksek olasılıkla çıkarcı numaralarından birinden ibaret!
Asal Havvaa: Bu çıkarcı numarayı ne için kullanıyormuşum acaba?
Jack Archer: Bilmem ki Asal. Sen de!

Asal'a neden hala Peru'da olduğunu sor.
Jack Archer: Nasıl bir oyun oynadığını bilmiyorum Asal ama Peru'da bulunman için bir sebep yok artık.
Asal Havvaa: Sizin de yok. Ayrıca görevim değişti. El Rey'i yakalama talimatı aldım.
Jack Archer: El Rey mi? O ismi nereden biliyorsun?!
Asal Havvaa: Dosyalarından okudum tabiiki de! Jack, bir lama bile telefonun şifresini kırabilir!
Jack Archer: Demek El Rey'i Büro'dan önce bulabileceğini düşünüyorsun, he? İstediğin her şey üzerine bahse girerim ki onu ilk biz bulacağız!
Asal Havvaa: Yapma... El Rey'i gözüm kapalı bulurum! Hatta bu konuda o kadar eminim ki <Rütbe> <İsim>, hemen şu anda bahse girebilirim!
(Asal Havvaa ile konuştuktan sonra)
Jack Archer: Ne diyeceğimi bilmiyorum <İsim>... Asal'ın telefonumu nasıl heklediğini bilmiyorum... Merkeze döner dönmez yakacağım o telefonu!
Jack Archer: Ama eğer El Rey'e bizden önce ulaşacağını sanıyorsa daha çok bekler!
Jack Archer: Ayrıca elimizde bir kozumuz daha var <İsim>. Biz Hacienda del Rey'i biliyoruz ama Asal bilmiyor! Hadi gidip orayı biraz daha kurcalayalım!

İncele: Hacienda Oturma Odası.
Jack Archer: Önceki ziyaretlerimizde gözümüzden kaçan bir şeyler var mıymış bari? Asal'dan önce olmamızı sağlayacak bir şeylere ihtiyacımız var!
Jack Archer: Bu bir mektuba benziyor... Bir saniye! Mektup 1957'de, üstelik El Rey'e yazılmış!
Jack Archer: Bu tam da aradığımız ipucu olabilir! Pudra takımını getireyim de iyice inceleyebilelim!

İncele: Solmuş Belge.
Jack Archer: Allah kahretsin! El Rey'e mektup İspanyolca yazılmış!
Jack Archer: Tabii ya <İsim>! Dupont bilir! Hadi bu mektubu ona götürelim!

Analiz et: El Rey'e mektup.
Armand Dupont: Mes amis! El Rey'e yazılmış bu mektup harika bir buluştu!
Armand Dupont: Öncelikle, Hacienda del Rey kesinlikle El Rey'in 1950'lerde vakit geçirdiği bir yer!
Armand Dupont: İkincisi, bu mektubu yazan El Rey'in bir hayranı!
Armand Dupont: Üçüncüsü de ise yazar, El Rey'in kendilerini gölgelerden aydınlığa çıkartacağını söylemiş!
Jack Archer: Gölgelerden aydınlığa demek. Bu bir tür şifre falan mı ne?
Armand Dupont: Düşün Bay Archer, tabii eğer senin için çok zor olmayacaksa... Gölgelerden bahsediyor. "Sombra" İspanyolcada gölge demek.
Jack Archer: Sombra mı?! Belki de örgüt ismini buradan almıştır!
Armand Dupont: Ben de öyle tahmin ediyorum. Bu mektubun kanıtladığı şey ise SOMBRA'nın, en azından ilk başlarda entelektüel bir girişim olduğu, eylemden ziyade fikirlerle ilgilendiği.
Armand Dupont: Mektubu yazan adam El Rey'in fikirlerini koşulsuz benimsediğini söylemiş. Ayrıca bunların soylu ve insanlığın ilerlemesini hedefleyen fikirler olduğuna inanıyor...
Jack Archer: İnsanlığın ilerlemesi konusunda oldukça tuhaf fikirleri olduğu kesin...
Jack Archer: Ben hala SOMBRA'nın bir tür felsefe grubu olarak başlamış olduğuna inanamıyorum <İsim>. Acaba onları eylem yapmaya iten şey ne?
Jack Archer: Hey, az kalsın unutuyordum! Bakalım Asal neler buldu. Eminim bizim istihbaratımız kadar iyi değildir!

Asal'ın El Rey konusunda ilerlemesini kontrol et.
Jack Archer: Eee Asal... El Rey hakkında bir şeyler bulabildin mi?
Asal Havvaa: Birkaç şey buldum... Sizinkinden fazla olduğu kesin!
Jack Archer: Öyle mi? Hacienda del Rey'i bulamadığına bahse girerim!
Jack Archer: Hay s...
Asal Havvaa: Bu küçük yumurta için sağ ol Jack... Kendini böbürlenmekten alıkoyamayacağını biliyordum!
Jack Archer: Hay dilimi eşek arısı sokasıca! Yeter artık! Lars haklıymış! SOMBRA'dan değilsin belki ama güvenilmez olduğun kesin!
Asal Havvaa: Vah yavrucum... Betin benzin attı resmen! Canlandırıcı bir şeyler ye istersen?
(Asal Havvaa ile konuştuktan sonra)
Jack Archer: Asal'ın her seferinde beni kafakola almasını kaldıramıyorum artık!
Jack Archer: Sonra görüşürüz <İsim>. Gidip biraz Lars'la erkek erkeğe takılmalıyım...

İncele: Maçu Piçu.
Michelle Zuria: ...Yok artık yaa...
Michelle Zuria: <Rütbe> <İsim>! Bana katıldığın için sağ ol! Sence de harika bir manzara değil mi?
Michelle Zuria: Kilitli bir kutu bulmuşsun... Tamam! Önce iş, sonra manzara. Açalım!

İncele: Kilitli Kutu.
Michelle Zuria: Kilitli kutuda üç beş bez parçası bulmuşsun... Güzel... Çok güzel...
Michelle Zuria: Dikiş yeteneğini gösterip bezleri birleştir bakalım! Kim bilir? Belki de son derece önemli bir şeydir...

İncele: Bez Parçaları.
Michelle Zuria: Tişörtte "Luzaguay Olimpiyat Takımı" yazıyor... Luzaguay mı?! Hani SOMBRA'nın ele geçirdiği ülke olan?
Michelle Zuria: Hükümeti bile olmayan küçük bir ülke gerçekten Olimpiyatlara katılabilir mi ki?!
Michelle Zuria: Doğru diyorsun <İsim>... Eğer bu takımın kuruluşunda SOMBRA eli varsa, bu Olimpiyatlar için hiç hayra alamet değil!
Michelle Zuria: İyi yakaladın! Tişörtün üstündeki etikette soruşturmadaki şüphelilerden birinin adı yazılı. İyisi mi Bay Condor'la ufak bir sohbet edelim. Önden buyur <İsim>!

Amaru'ya Luzaguay Takımı tişörtü hakkında soru sor.
Michelle Zuria: Amaru Condor, ufak tişört projenizi bulduk. Demek Olimpiyatlarda "Luzaguay Takımını" destekliyorsunuz, öyle mi?
Amaru Condor: Elbette! Bütün madalyaları süpürecekler! "Luzaguay Takımı" tişörtlerini ilk satışa çıkartan ben olacağım! Köşeyi döneceğim anlayacağınız!
Michelle Zuria: Luzaguay'ın Olimpiyatları süpüreceğinden nasıl bu kadar eminsiniz?
Amaru Condor: Birden ortaya çıktılar. Buralı değiller ama harika olduklarını duydum! Atletik makine gibilermiş!
Amaru Condor: Tişörtleri istediğim yerde satabilmek için Brezilya'da dağıtımcılığa gireceğim. Ardından da güle oynaya bankaya gideceğim!
Michelle Zuria: Eh, kimse iyimserliğinizi bozamaz Bay Condor... İyi şanslar.
Amaru Condor: Çok naziksiniz! Ben nezakete nezaketle karşılık veririm. Peru'da geçirdiğin günlerin hatırası olsun <Rütbe> <İsim>!

Tekrar merkezde...
Elizabeth Ripley: Evet <Rütbe> <İsim>, elinde neler var? El Rey'i yakalamaya yaklaştık mı?
Jack Archer: <İsim>, El Rey'in SOMBRA'yı fikirlerini paylaşmak amaçlı bir felsefe kulübü olarak kurduğunu gösteren bir mektup buldu...
Elizabeth Ripley: Uzun zamandır da fikirlerini eyleme döküyor! SOMBRA'nın sıradaki hamlesi hakkında bir şeyler bulabildik mi peki?
Michelle Zuria: Luzaguay'ın Brezilya'daki Olimpiyat oyunlarına bir takım gönderdiğini öğrendik!
Elizabeth Ripley: Luzaguay mı?! Eğer hükümetin arkasında olduğu gibi o takımın arkasında da SOMBRA varsa Olimpiyatlar güvende değil demektir! İşimizi şansa bırakamayız <İsim>!
Elizabeth Ripley: <İsim>, valizlerini topla! Olimpiyatlar için Brezilya'ya gidiyoruz!

Also on Fandom

Random Wiki