Fandom

Criminal Case Wiki (TR)

Wastes'e Doğru/Diyaloglar

< Wastes'e Doğru

1.263pages on
this wiki
Add New Page
Comment1 Share

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Vaka Diyaloglar
Wastesedoğru.png

CRIMINAL CASE'TE GEÇEN BÖLÜM...
Andrea Marquez: <İsim>, raporunu okudum. Demek Frank ve Karen Çöl'e kaçtılar, öyle mi? Akıllarını kaybetmiş olmalılar!
Andrea: Onların peşinden gitme cesaretine hayranım. Ama bu hiç de kolay bir görev değil. Daha önce hiç olmadığın kadar büyük bir tehlikenin içinde olacaksın!
Amy Young: Biliyoruz, Amirim. Frank'in cinayet işlediğine inanmak ne kadar zor olsa da... onu adaletin karşısına çıkarmalıyız!
Andrea: Pekala. Giderken yanına bir polis aracı al, hem tehlikelere karşı korunak olarak hem de ipuçlarını incelemek için kullanırsın. Bu iş bitene kadar karakola gidip gelemezsin!
Andrea: Ayrıca analiz ettirmek istediğin örnekleri toplaması için de bir ekip ayarlayacağım. Sonuçlarını öğrenmek için Yann'ı ve diğerlerini telefonla arayabileceksin.
Andrea: Bol şanslar <İsim>. Orada başına ne gelirse gelsin... güvende kalmaya çalış! Hadi artık git, kaybedecek zamanımız yok!

-Şehirden uzakta, Çöl'de...-
Amy: İşte geldik <İsim>. Burası gerçekten de dünyanın sonuymuş, hem de abartısız! Neyse ki korunmak için bu kıyafetleri giymişiz!
Amy: Bu bölge yıllardır kapalı tutuluyor. Aşırı hava kirliliği ve acımasız kum fırtınalarını düşündüğümüzde buraya gelenin aklını kaçırmış olması gerek.
Amy: İşte burası da bu sebeple Frank ve Karen için mükemmel bir saklanma yeri!
Amy: Neyse, haklısın, ipucu aramaya başlasak iyi olacak. Hadi bakalım!

1. Bölüm

İncele: Çöl Girişi.
Amy Young: <İsim>, şuraya bak! Orada bir ceset var!
Amy: Sanki o kırık borudan sızan yeşil sıvı birikintisinden sürüne sürüne çıkmaya çalışıyormuş gibi duruyor.
Amy: Olamaz, haklısın! Bu adamı tanıyoruz! David Rosenberg bu, hani Gelişim Vadisi'nde ki teknoloji dahisi!
Amy: Ama... Çöl kuralsız, cansız bir yer... David'in burada ne işi varmış ki?!
Amy: Neler oluyor <İsim>? Önce Karen ile Frank buraya kaçıyor, şimdi de eski bir tanıdığı ölü olarak buluyoruz... Bütün bunlar tesadüf olamaz, değil mi?
Amy: Katılıyorum, bu bir cinayeti andırıyor! Karen ile Frank'in bunda parmağı olup olmadığını zaman gösterecek...
Amy: İşe şu çöp tenekesinden mi başlamak istiyorsun? Tamam, o zaman polis aracına gidip o...
Andy Pascal: Siz ikiniz, ne yapıyorsunuz burada? Kum fırtınası yaklaşıyor, ahmaklar! Hemen bir barınak bulun!
Amy: Eller yukarı! Kıpırdama! Sen de kimsin ve Çöl'de ne arıyorsun?
Andy: Heey, sakin ol... Aa, ben seni tanıyorum! Sen <Rütbe> <İsim> değil misin? Caz Şehri'ndeyken yeğenim Peggy'nin cinayetini çözmüştün!
Amy: Ah... Efendim, sizinle konuşmamız gereken bir şey var!

Otopsi: Kurbanın Cesedi.
Amy: Roxie, David Rosenberg'in otopsi sonucunu öğrenmemiz gerek! Çabuk ol, telefonlar kesilip duruyor!
Roxie Sparks: <İsim>, David'in cesedindeki... yeşil madde... zehirli radyoaktif bileşik... kurbanı öldüren şey.
Roxie: David... yüksek dozda radyasyon... organları... erimiş... vücudu fosfor gibi... karanlıkta parlıyor!
Amy: David bir radyoaktif maddeyle mi öldürülmüş? Anladım! Peki radyoaktif atık birikintisinin içinde ne işi varmış Roxie?
Roxie: Başında... sert cisimle... yaralar... vardı... David bayıltılmış!
Roxie: Katil... zehirli maddeye maruz... etkilenmiş... radyoaktif hastalık! Mide bulantısı, baş dönmesi... gibi belirtiler...
Amy: Katil, David'i öldüren zehirli maddeye maruz kaldığı için radyasyon hastalığına yakalanmış! Anladım <İsim>!
Amy: <İsim>, katili yakalamaya ve Frank'in peşine düşmeye bir adım daha yaklaştık... Umalım da radyasyon bizi de etkilemesin!

Andy Pascal'ı Çöl'de ne işi olduğu konusunda sorgula.
Amy: Bay Pascal, sizi Çöl'e getiren şey nedir? Buranın yasak bölge olduğunu bilmiyor musunuz?
Andy Pascal: Buraya nükleer kum fırtınasını filme almaya geldim. <Rütbe> <İsim>, hemen bir barınak bulman GEREK!
Amy: Nükleer kum fırtınası mı?! Kulağa geldiği kadar tehlikeli midir?
Andy: Evet! Atmosfer radyoaktif parçacıklarla doludur! Kasırganın kuvveti kafanızı koparmasa bile maruz kaldığınız radyasyon sizi öldürür!
Amy: Söylediğiniz doğru olsa bile, böylesi bir olaya karşı sizden daha hazırlıklıyız.
Andy: Bu kıyafetleri diyorsanız, sizi sonsuza kadar korumayacağını söyleyebilirim!
Amy: Burada çok uzun kalmayı düşünmüyoruz. İki kaçağın peşindeyiz ve bir cinayeti çözmeye çalışıyoruz. Yardım edebilir misiniz?
Andy: Burada kimseyi görmedim ki. Ama... Çöl'ün derinliklerinde eski bir nükleer test sahası var. Ben olsam kaçakları orada arardım!
Amy: Bu test sahasını kontrol edeceğiz. <Rütbe> <İsim> ne kadar tehlikeli olursa olsun hiçbir zaman fırtına yüzünden pes etmedi!

İncele: Test Sahası.
Amy: <İsim>, Andy'nin radyasyon konusunda söylediklerine pek inanamadım ama... yinede acele edelim, olmaz mı?
Amy: Burada her şey hareketsiz, tozla kaplı ve cansız! Evler, şu mankenler... Ne tür bir "test" bunları bu hale getirmiş olabilir ki?
Amy: Paramparça bir kağıt mı buldun? Hadi hemen toparlayalım! Belki de bizi Frank'e götürecek ve David'in cinayetini çözecek bir ipucudur!
Amy: Bir tehlikeli madde kaskı mı buldun? Hımm... Çöl sandığımızın aksine terk edilmiş bir yer değilmiş! Hadi üzerindeki silik yazıyı açığa çıkaralım!

İncele: Paramparça Kağıt.
Amy: <İsim>, nükleer test sahasında bulduğun paramparça fotoğraf kurbanın bir fotoğrafıymış!
Amy: Haklısın, bir uydu resmine benziyor! Burada neler dönüyor <İsim>? David çok önemli biri olduğundan... birileri onu izledi mi dersin?
Amy: Fotoğrafın kenarında bir şey lekesi var... Hadi bir örnek alalım!

İncele: Uydu Resmi.
Amy: Tebrikler <İsim>, nükleer test sahasında bulduğun uydu resminden bir örnek almayı başardın!
Amy: Hadi bu örneği Yann'a gönderelim! Kaçakları kovalayıp radyoaktif fırtınalardan kaçtığımız bu zamanda kaybedecek bir saniyemiz bile yok!

Analiz et: Bilinmeyen Madde.
Amy: Yann? Acele et, be telefon ne kadar daha çeker bilmiyorum! <İsim> kurbanın uydu resminde bir madde bulmuştu, onu tespit edebildin mi?
Yann Toussaint: <İsim>... madde... DNA... eşkali... General Freeman... isim tanıdık geldi mi?
Amy: General Freeman mı? Evet, onunla Ren Kanyonu'nda tanıştık... Ordunun hesap vermeden istediğini yapabileceğine inanan bir kabadayı. Resimdeki onun DNA'sı mı?
Yann: Fotoğraf... kanıt... Freeman... David Rosenberg'i... izliyormuş...
Amy: Bu vaka anbean garipleşiyor... Şimdi de General Freeman çıktı başımıza! Hadi gidip onu bulalım <İsim>!

General Freeman'a kurbanı neden gözetlediğini sor.
General Freeman: <Rütbe> <İsim>?! Derhal buradan gitmelisin! Çöl güvenli bir yer değil!
Amy: İlginiz için teşekkürler General Freeman, ama buraya resmi bir görevle geldik. David Rosenberg hakkında bildiklerinizi anlatın lütfen!
Freeman: Bu gizli bir b...
Amy: Oyalama taktiklerinin ne yeri ne de zamanı General! <Rütbe> <İsim>, uyduları kullanarak David'i izlediğiniz tespit etti. Ama nedenini bilemiyoruz!
Freeman: Bana verilen emir David'i korumaktı! Ne yazık ki görevimde başarısız oldum, siz de biliyorsunuzdur.
Freeman: Çöl'e çok geç vardım, Rosenberg'in hayatını kurtaramadım. Ama seninkini kurtarabilirim <Rütbe> <İsim>. Buradan derhal ayrıl, güvende değilsin!

İncele: Tehlikeli Madde Kaskı.
Amy: Nükleer test sahasında bulduğun tehlikeli madde kaskı "Jess Prakti" diye birisine aitmiş...
Amy: Tabii ya, doğru dedin, Jess Prakti adında birisini tanıyoruz! Onunla Ren Kanyonu'nda karşılaşmıştık, kendisi bir çevre bilim insanı! Çölde mısır yetiştirmeye çalışıyordu.
Amy: Bayan Prakti'nin Çöl'de ne işi olabilir merak ettim... miğferini burada bırakmışsa, yakınlarda bir yerde olmalı!

Jess Prakti'yi Çöl'de ne işi olduğu konusunda sorgula.
Amy: Bayan Prakti, bir biyoloğu Çöl gibi böylesi cansız bir yere getiren şey nedir?
Jess Prakti: Yeni bir bilimsel proje üzerine çalışıyorum. Çöl yeni ve radikal fikirleri denemek için en mükemmel yer <Rütbe> <İsim>.
Amy: Kulağa riskli geliyor... Rosenberg ismi size tanıdık geliyor mu? Onun cinayetini araştırıyoruz.
Jess: Rosenberg? Hımm... Pek değil. Sosyalleşemeyecek kadar çok çalışıyorum.
Amy: Peki iki kaçakla ilgili bir şeyler duydunuz mu, bir erkek ve bir kadın? Tehlikeli olabilirler. Onları gördünüz mü?
Jess: Tehlikeli kaçaklar mı? Buradaki en büyük tehlike çölün kendisidir... radyasyon, fırtınalar... Sen onları yakalayana kadar büyük ihtimalle çoktan ölmüş olurlar <Rütbe> <İsim>.
Jess: Bir an önce şehre dönmezseniz siz de!

İncele: Çöp Tenekesi.
Amy: Harikasın <İsim>, çöp tenekesinde bir cep telefonu buldun!
Amy: Hadi bu telefonun kilidini hemen açalım! Bu cinayeti çözmek ne kadar uzun sürerse, Frank ve Karen'ı bulma şansımız da o kadar azalır!

İncele: Kilitli Telefon.
Amy: Tebrikler <İsim>, cinayet mahallinde bulduğun telefonun kilidini açmayı başardın! Hannah laboratuvarda bekliyor, hadi bunu ona gönderelim!

Analiz et: Telefon.
Amy: Hannah, <İsim> cinayet mahallinde bir cep telefonu buldu, bunun analizine ihtiyacımız var!
Hannah Choi: <İsim>! Telefon ulaştı... video mesajı... gönderiyorum... görebilirsin!
Amy: Ne? Hannah, söylediklerinin yarısı gelmedi! Hat çok kötü!
Amy: <İsim>, sanırım Hannah bize telefonla kaydedilmiş bir video mesajı gönderiyor! Hadi buna yakından bakalım!

-Kaydın başı...-
Karen Knight: Tahminimden daha erken kaçmam gerekti. Bir daha konuşamayacağız. Şimdi beni dinle: David Rosenberg'i öldürdüğünü biliyorum.
Karen: Rosenberg sorun teşkil ediyordu, bu yüzden Meteor Systems onu ortadan kaldırmana sevindi. Ama sana artık daha fazla yardım edemeyeceğiz.
Karen: <Rütbe> <İsim> çoktan peşine düştü bile. Tekrar ediyorum, Meteor Systems'teki patronların artık sana yardım edemez!

-Kaydın sonu...-
Amy: Bu Karen! Bariz bir şekilde David'i öldüren kişiyle konuşuyormuş! Karen katilin kim olduğunu biliyor!
Amy: Sorun şu ki onu sorgulama şansımız yok!
Amy: Tabii ya, doğru dedin! Katilin "Meteor Systems'teki patronlarının" ona yardım edemeyeceğini söyledi... Bu da demek oluyor ki katil Meteor Systems'te çalışıyor!
Amy: Karen bize yine de yardımcı oldu. Umarım bu bilgi sayesinde katili yakalar ve Karen ile Frank'in de nereye kaçtığını öğrenebiliriz!

Daha sonra...
Amy: <İsim>, ne yapacağız şimdi? Bu kum fırtınasında Karen ve Frank'i asla bulamayacağız! Hayatta kalırsak şanslıyız!
Amy: Bunlar da yetmezmiş gibi elimizde çözmemiz gereken bir de cinayet var! Şu ana kadar David'i katilinin Meteor Systems'te çalıştığını öğrenebildik...
Amy: Tüm şüpheliler de bize Çöl'den bir an önce ayrılmamızı salık veren eski tanıdıklar! Onlara güvenebilir miyiz?
Amy: Bir bakalım: General Freeman, David Rosenberg'i korumakla görevlendirildiğini, ama çok geç kaldığını söylüyor...
Amy: Bir de çevre bilim insanı Jess Prakti var, o da... Bir dakika, telefon çalıyor!
Amy: Efendim?
Frank Knight: <İsim>? Dinle.. sadece... bir dakika... konuş!
Amy: Frank?! İnanamıyorum <İsim>, Frank arıyor!

2. Bölüm

Amy Young: Aman Allah'ım <İsim>, Frank arıyor! Frank, neredesin? Lütfen teslim ol!
Frank Knight: Zaman yok... <İsim>... koordinatlar... eski laboratuvar... acele et... anlayacaksın... özür...
Amy: Frank? Frank! <İsim>, kapattı!
Amy: Bizi aradığına inanamıyorum! Sanki... bize yardım etmeye çalışıyordu! Bir yerin koordinatlarını verdi... çöldeki eski bir laboratuvar!
Amy: Ama... ya tuzaksa? Frank sana tuzak kuruyor olabilir mi <İsim>? Seni tenha bir yere çekerek... Onun asla böyle bir şey yapmayacağını söyle bana n'olur!
Amy: Haklısın, o eski laboratuvarda bizi neyin beklediğini ancak oraya giderek anlayabiliriz... ve seni oraya asla yalnız göndermem!

İncele: Terk Edilmiş Laboratuvar.
Amy: Burada kimseyi göremiyorum <İsim>, ya sen? Sanırım tuzak değilmiş. Frank gerçekten de buranın soruşturmamıza yardım edeceğini düşünmüş.
Amy: Acaba bu dev makine de neyin nesi. Bu elektriksel aygıtlar tehlikeli görünüyor. Sence...
Allen Muir: <Rütbe> <İsim>! Seni burada görmeyi beklemiyordum!
Amy: Aaaay!
Amy: Sen... Allen Muir'sin! Evimin yakınındaki Beyaz Tepeler ormanlarında yaşayan münzevi!
Amy: İyi de... Çöl'de ne işin var Allen? <Rütbe> <İsim> seninle konuşmak durumunda! Burada çok garip şeyler oluyor ve... memleketinden uzaktaki bir münzevi de büyük şüphe uyandırıyor!
Amy: Elektronik kutusuna da mı bakmak istiyorsun <İsim>? İyi düşündün... Dışarıda fırtına koparken bizde burada bazı soruların yanıtlarını arayabiliriz!
Amy: Peki bu makine de neyin nesi? Yatı TV yarı daktilo gibi. Hadi kilidini açalım!

Allen Muir'i Çöl'de ne işi olduğu konusunda sorgula.
Amy: Allen, seni ta Beyaz Tepeler'den buralara, Çöl'e getiren şey nedir?
Allen Muir: <Rütbe> <İsim>, kulağa biraz garip gelecek ama... Ben buraya birisiyle tanışmaya geldim. Adı da David Rosenberg.
Amy: Ne?! David Rosenberg'i tanıyor musun? Ama... sen bir münzevisin, ormanlarda yaşıyorsun! David de şehirde yaşayan bir mucit! İkiniz nasıl oldu da tanıştınız?
Allen: Şey... Ben aslında onunla hiç tanışmadım. Kendisi bir mektup gönderdi. Bana söyleyecek çok önemli bir şeyi olduğunu belirtip buraya gelmem konusunda beni ikna etti.
Allen: David yolculuğun parasını bile karşıladı! Ama buraya geldiğimde kimseyi bulamadım. Fırtına da başına bir şey mi geldi acaba...
Amy: Anlattıklarına inanmak güç, Allen! David de bu sözlerine kefil olacak vaziyette değil zira... kendisi öldürüldü de!
Allen: Öldürüldü mü? Yani bu korkunç, berbat yere boşuna mı geldim? <Rütbe> <İsim>, sürekli öksürüyorum! Temiz dağ havasını özledim!

İncele: Teknolojik Çöplük.
Amy: <İsim>, elektronik kutusunun içinde paramparça bir defter buldun! Ya laboratuvar ile cinayet arasındaki eksik halka buysa? Acelet et ve hemen bunu toparla!

İncele: Paramparça Kitap.
Amy: <İsim>, laboratuvarda bulduğun defter aklını kaçırmış birinin günlüğüne benziyor... Şu beyinlere ve kablolara bak!
Amy: Bir de fotoğraf var... Çok da eski görünüyor. Bu adam her kimse çoktan ölmüş olmalı.
Amy: Kafayı kırmış insanlar ve onların hastalıklı zihinleri tam da Russell'ın uzmanlık alanı. Hadi bunu ona gönderelim!

Analiz et: Günlük.
Amy: Russell! Bizi duyabiliyor musun?
Russell Crane: Amy... çok sevindim... sağ salim!
Amy: Bir nükleer kum fırtınasının ortasındayız, sağ salimlik konusunu bilemeyeceğim... <İsim> laboratuvarda bir günlük buldu, bununla ilgili neler söyleyebilirsin?
Russell: Günlük içinde... araştırma... çeviriler... beyin dalgaları...
Amy: Russell, sesin kesik geliyor! Neyi çeviriyormuş?
Russell: Teori... makine... zihin okuma...
Russell: Hatırlar mısın... Doktor Neuman... psikiyatrist... beyin yıkama... Ivywood'da... Ütopyalılar için?
Amy: Ne?! Beyin yıkamayı icat eden Ütopyalı psikiyatrist Doktor Neuman mı? Ama... onun hapiste olması gerekmiyor muydu!
Russell: Hayır... Çöl'de... <İsim>... günlük... önemli...
Amy: <İsim>, buna inanamıyorum! Eski şüphelilerden biri daha Çöl'e gelmiş!
Amy: Doktor Neuman'ın bu olaylara nasıl karıştığını öğrenmemiz gerek! Hadi başlayalım!

Trevor Neuman'ı Çöl'de ne işi olduğu konusunda sorgula.
Amy: Dr. Neuman, Ivywood'da ki beyin yıkama suçuna karıştığınız için sizi hala hapiste sanıyorduk!
Trevor Neuman: Meteor Systems benim adıma Erken Tahliye kuruluna başvuruda bulununca serbest bırakıldım. Bana iş bile teklif ettiler!
Amy: Ne tür bir iş? Yine bir beyin yıkama projesi değildir umarım!
Trevor: Hayır. 1960'ların öncü mucitlerinden Albert Tesla'nın çalışmalarını incelemek için işe başladım. Kendisi tam bir dahidir! Eski icatlarını modern beyin çalışmalarına göre uyarlamak istiyorum!
Trevor: Burası Tesla'nın eski laboratuvarı ve bunlar da onun icatları. Tesla, bir gün iz bırakmadan ortadan kayboluncaya kadar burada çalıştı!
Amy: Uzun lafın kısası, iki kaçak veya David Rosenberg'i öldüren şahıs hakkında bir şey bilmiyorsunuz, öyle mi?
Trevor: Ne yazık ki hayır. Ama nihayet aradığımı buldum <Rütbe> <İsim>! Radyasyon hastalığı bile buna değer!
(Trevor ile konuştuktan sonra)
Amy: <İsim>, David'in cinayetiyle ilgili hiçbir ilerleme kaydedemedik!
Amy: Frank ve Karen neredeler? Onları yakalayacağımızdan da emin değilim artık!
Amy: Haklısın <İsim>, umudumuzu kaybetmemeliyiz... Peki Çöl'de neler olup bittiğini nasıl açğıa çıkaracağız?
Amy: Test sahasına geri dönelim mi diyorsun? Pekala... Arkandayım!

İncele: Nükleer Köy.
Amy: <İsim>, bulduğun bu fotoğraf da neyin nesi? Yine bir tür makineye benziyor...
Amy: Fotoğrafın altında silik bir yazı var. Umarım tekrar okunaklı hale getirebilirsin!
Amy: Kilitli tabletin üstünde Meteor Systems'in logosu var! Hemen kilidini aç <İsim>, bu çok önemli bir ipucu!

İncele: Kilitli Tablet.
Amy: <İsim>, nükleer test sahasında bulduğun tabletin kilidini açtın! Ekranda ne yazıyor: En son erişen kişi General Freeman"!
Amy: Ama nasıl olur... Bu tablet Meteor Systems'e ait! Ordu'nun buna neden erişimi olsun ki?
Amy: Haklısın <İsim>, burnuma kötü kokular geliyor. Gidip General'i bu konuda sorgulayalım!

General Freeman'a Meteor Systems'daki tabletini sor.
Amy: General Freeman, <Rütbe> <İsim> Meteor Systems'in tabletlerinden birine eriştiğinizi tespit etti. Onların David'in cinayetinde parmağı olduğunu biliyoruz... ve şimdi sizden de şüpheleniyoruz!
General Freeman: Aman tamam... ilk kez beni alt ediyor değilsin <Rütbe> <İsim>.
Freeman: Söylemekten utanıyorum ama ben... Ren Kanyonu'nda olanlardan sonra tıbbi gerekçeler gösterilerek Ordu'dan atıldım. Stres yüzünden hafızam etkilendi... Görevimizin nasıl sona erdiğini hala hatırlamıyorum.
Freeman: Artık özel güvenlik sektöründe çalışıyorum. Yeni işim de kendi güvenliği için David Rosenberg'in hareketlerini izlemekti. Meteor Systems'de çalışıyordum.
Amy: Peki Meteor Systems, elemanlarından birini gözetlemesi için neden eski bir askeri işe alsın ki? David ne biliyordu? Ve kimden korunmaya ihtiyacı vardı?
Freeman: Sana bu konuda yardımcı olamam <Rütbe> <İsim>. Ben bir zamanlar savaşta başarılıydım, ama bir görevde daha çuvalladım...
Freeman: Çöl savaş bölgesi gibi <Rütbe> <İsim>, ölmek istemiyorsan öldür. Radyasyon hastalığı bana da bulaştı, buradan gitmem gerek. Bence sen de git!

İncele: Silinmiş Resim.
Amy: Test sahasında bulduğun fotoğrafta yazana bak: "Anlamadığın işe burnunu sokma, David!"
Amy: Birisi kurbanı tehdit etmiş! Ama... bunun şu tuhaf makineyle nasıl bir ilgisi olabilir ki?
Amy: Tamam, fotoğrafı Hannah'ya gönderelim, o bulsun nasıl bir ilgisi olduğunu!

Analiz et: Kurbana Mesaj.
Amy: Umarım telefon hala çalışıyordur! Alo, Hannah?
Hannah Choi: <İsim>... fotoğrafa baktım... arşivlerde... Ordu tarafından gizli!
Hannah: Ama makine... tanıdık... <İsim>, hatırladın mı... Caz Şehri... hava durumu kontrol makinesi!
Amy: Ne? Caz Şehri hava durumu makinesi mi? Hatırlıyorum, o projenin başında Albay Spangler vardı!
Amy: Bir dakika... Albay Spangler öldü! David'in ölümüyle herhangi bir ilgisi olamaz ki!
Hannah: Albay... öldü, ama Andy Pascal... Çöl'de... hava durumu makinesi yüzünden... yeğeni öldü!
Amy: Bu da demek oluyor ki David'i Andy Pascal tehdit etmiş olabilir! Teşekkürler Hannah, şimdi onu bulmaya gidiyoruz!

Andy'ye kurbanı neden tehdit ettiğini sor.
Andy Pascal: <Rütbe> <İsim>, halen hayattasın! Sandığımdan daha güçlüymüşsün!
Amy: Andy, bize kurbanı tanıdığını neden söylemedin? <Rütbe> <İsim> ona yazdığın tehdidi buldu!
Andy: Tabii... bilmem gerekirdi: Sen her zaman bir adım öncesin <Rütbe> <İsim>!
Andy: Evet doğru, David ile Çöl'e gelir gelmez tanıştık. Onun bir mucit olduğunu öğrenince aklıma en kötüsü geldi! Başka bir hava durumu makinesinin daha yaratılmasını istemiyordum!
Amy: Yani... David'in dünyaya başka bir felaketi getireceğini mi sandın? Ve bunu engellemek için de onu öldürdün mü?
Andy: Tek yaptığım şey onu uyarmaktı! David gibi mucitler yüzünden Çöl nükleer bir ölüm kampına dönüştü! Seni de yakında öldürecek <Rütbe> <İsim>!

İncele: Güçlü Makine.
Amy: Harika, terk edilmiş laboratuvarda bulduğun makinenin kilidini açmayı başardın! Hannah bunun ne olduğunu bilir, hadi bunu ona gönderelim!

Analiz et: Güçlü Makine.
Amy: Merhaba Hannah! <İsim> terk edilmiş laboratuvarda bir makine bulmuştu ya, ondan bir haber var mı?
Hannah Choi: Sevdim... makine... inanılmaz... <İsim>! Acaba... kalabilir mi?
Amy: Hannah, tekno çöplüklerle yaşadığın aşk ilişkisine ayıracak vakit yok. Bu mendebur makine ne halta yarıyor, anlat!
Hannah: ...iletişim terminali... mesajlar...
Hannah: ...son mesaj... "David'i öldüren benim... projeyi kurtarmak... Meteor Systems... yardım edin... beni çıkarın!"
Amy: Nasıl yani, katil Meteor Systems'e mesaj göndermek için bu makineyi mi kullanmış? Onlara cinayetten bahsetmiş mi?
Hannah: Evet ve... makine elektrikli çalışıyor... taşınabilir jeneratör... jeneratör kullanıyor!
Hannah: Jeneratör... şahıslara... bak... <İsim>! ...katil... jeneratör kullanıyor!
Amy: Demek katilin taşınabilir jeneratörü var! Elektrik onu kurtarmaya yetmeyecek <İsim>, hele ki peşinde sen varsan!

Daha sonra...
Amy: <İsim>, çok feci başım ağrıyor... acaba radyasyondan mıdır dersin? Sen de bitkin görünüyorsun...
Amy: Katılıyorum, bu soruşturmayı bir an önce bitirmeliyiz ki Frank'i aramaya başlayabilelim ve bir an önce buradan gidebilelim!
Amy: Özetlersek; Andy Pascal, David'in tıpkı yeğenini öldüren makine gibi başka bir ölümcül makine üzerinde çalıştığını sandığından kurbanı tehdit etti.
Amy: Mucitlerden bahsetmişken... Dr. Neuman, yıllar önce Çöl'de kayıplara karışan efsanevi dahiyi araştırdığını iddia ediyor. Bunun olaylarla nasıl bir bağlantısı olduğunu henüz bulamadık.
Amy: Bir de General Freeman var, o da burada... Telefon çalıyor!
Amy: Ben Amy, siz kimsiniz?
Hannah: Çocuklar... buldum! Keşfettiğim... ortak bağlantı... şüpheliler ve kurban... hepsi birlikte çalışıyormuş!

3. Bölüm

Amy Young: Ne diyorsun Hannah?
Hannah Choi: Çocuklar... buldum! Keşfettiğim... ortak bağlantı... şüpheliler ve kurban... hepsi birlikte çalışıyormuş!
Amy: Ne? Şüpheliler ve David birlikte mi çalışıyormuş?! Ne üzerine?
Hannah: Tüm şüpheliler değil... bazı bilim... araştırma laboratuvarı... gidip cevapları arayın!
Amy: <İsim>, terk edilmiş laboratuvara dönmemiz gerek! David ve şüphelilerden bazıları birlikte çalışıyorsa, orası cinayette kilit öneme sahip bir yer olabilir!

İncele: Tesla'nın Laboratuvarı.
Amy: <İsim>, bu laboratuvar David'in cinayetine ışık tutacak yer! Ne de olsa şüphelilerden bazıları burada onunla birlikte çalışıyormuş!
Amy: Acaba ne üzerine çalışıyorlardı... Dr. Neuman'ın bize bahsettiği kişi olan mucit Albert Tesla'nın çalışmalarıyla ilgili olabilir mi ki?
Amy: İyi fikir, bu sandığı arayarak işe başlayabiliriz!
Amy: Bu yeşil sıvı, David'i öldüren radyoaktif maddeye benziyor! Parmak izi için camı temizlerken çok dikkatli ol <İsim>!
Amy: Bu paramparça kağıdı toparlamak mı istiyorsun? Tamam ama çabuk ol, yanıt arayan o kadar çok soru ve o kadar az zaman var ki!

İncele: Cam Konteynır.
Amy: Müthişsin, cam konteynırdan parmak izleri toplamayı başardın!
Amy: Neyse ki veri tabanına polis aracından erişebiliyoruz <İsim>! Hadi bu parmak izlerini hemen sistemden geçirelim!

İncele: Parmak İzleri.
Amy: <İsim>, Tesla'nın laboratuvarında bulduğun cam konteynırın üstündeki parmak izlerinin kime ait olduğunu tespit ettin! Aradığımız şahıs Jess Prakti!
Amy: Yani Jess, David'i öldüren radyoaktif maddeye tıpatıp benzeyen bir şey üzerinde mi çalışıyormuş? Bize bir açıklama borçlu!

Jess'e cam konteynırındaki parmak izlerini sor.
Jess Prakti: Sıvıya dikkat et <Rütbe> <İsim>. Radyoaktiftir... Onun yüzünden hasta oldum.
Amy: Neyse ki David'in aksine sen hayattasın! Buraya bir grup bilim insanı ile çalışmaya geldiğini biliyoruz... O ekipte sen de var mıydın Bayan Prakti?
Jess: Demek öğrendiniz... Sana gerçeği en baştan söylemem gerekirdi <Rütbe> <İsim>!
Jess: David ve ben Meteor Systems projesinde birlikte çalışacaktık, burası doğru, ama kendisini hiç görmedim ki! Çoğu zaman işe gelmeyecek kadar tembeldi!
Amy: Çalıştığınız proje neydi Bayan Prakti?
Jess: Ayrıntıları açıklayamam, ama ortalığı kasıp kavuracak! Dünyayı değiştirebilir! Keşke David'de katkı sağlayabilseydi! Ama tüm gününü gereksiz aygıtlarıyla oynamakla ve lime lime günlükleri okumakla geçirirdi!
Jess: Plütonyum birikintisine düşmesine şaşırmadım. Doğal seçilim. Çöl'de gerektiğinden çok kalma derim <Rütbe> <İsim>, yoksa senin de başına gelebilir!
Amy: Tehditlerinize karnımız tok Bayan Prakti! <Rütbe> <İsim> David'in katilini içeriye tıkana kadar buradan ayrılmayacak!

İncele: Bilim Ekipmanı.
Amy: <İsim>, bu ekipman sandığının içinde bir çıktı buldun! Ama... bu altı üstü bir yığın çizgi!
Amy: Haklısın, üzerinde bir cümle yazıyor! Diyor ki: "Sanırım beni öldürmek istiyorlar!" Sence bunu David'mi yazmıştır?!
Amy: Tahminlerle zaman kaybetmeyelim! Bu çıktıyı hemen Russell'a gönderelim!

Analiz et. Tuhaf Çıktı.
Amy: Russell? Bizi duyabiliyor musun?
Russell Crane: <İsim>! Amy! ...iyi misiniz? ...hemen... Çöl'den ayrıl...
Amy: Bizi merak etme! <İsim> laboratuvarda bir çıktı bulmuştu, onunla ilgili ne söyleyebilirsin bize, bu vakayı artık sonlandırmak istiyoruz!
Russell: Çizgiler... David... beyin dalgaları! ...Makine ile... deney... kayıtları...
Amy: Bu kağıttaki çizgiler David'in beyin dalgaları mı?
Amy: Peki ya cümle? "Sanırım beni öldürmek istiyorlar!" Deney boyunca David'in aklında bu mu varmış?
Russell: İnsanların düşüncelerini... imkansız! Tabii ki... çığır açan bir gelişmeyle... Ama David strese girmiş... korkmuş...
Russell: Bu... Dr. Neuman'ın çalışması! Sor... ama dikkatli ol! Biliyorsun... delidir!
Amy: Dr. Neuman, David üzerinde deney mi yapmış? Şüphelilerin gizli bir projede David ile çalıştıklarını biliyoruz... aradığımız şey bu mu <İsim>?
Amy: Katılıyorum, Dr. Neuman ile konuşmalıyız! Hadi gidelim!

Trevor'ı, David'in beyni üzerinde yaptığı deneyler konusunda sorgula.
Amy: Dr. Neuman, sizi daha önce sorguladığımızda, kurban üzerinde deneyler yaptığınızdan bize bahsetmediniz!
Trevor Neuman: B... Ben önemli değil diye düşündüm <Rütbe> <İsim>!
Trevor: Bir düşünce iletim makinesi test ediyordum. Albert Tesla'nın eski bir icadını uyarlayarak yaptım. O temel prensipleri belirlemişti, ben de sadece modern teknolojiye uyarladım.
Trevor: Ona güvenli olduğunu açıklayınca David test deneğim olmayı kabul etti!
Amy: Yani deney olmayı gönüllü olarak mı kabul etti? Deney sırasındaki "düşünceleri" onun ölümüne korktuğunu gösteriyor ama!
Trevor: Bunun bir anlamı yok! David bunun gerginlikten kaynaklandığını söyledi!
Trevor: Neyse, deneyin yarısında jeneratörüm arızalandı. Bayan Prakti'nin yedek jeneratörünü istedim, ama yardım etmeyi reddetti. Klasik bir pasif agresif tavır işte.
Amy: Deli olduğunuzu anlamak için zihin okuyan bir makine gerekmiyor Dr. Neuman. <Rütbe> <İsim> David'in sizden korktuğunu ortaya çıkarırsa, yeniden hapsi boylayacaksınız!

İncele: Paramparça Kağıt.
Amy: Topladığın kartpostal David'e gönderilmiş <İsim>! Diyor ki: "David, deneylerini hemen durdur, yoksa pişman olursun!" Yazan kişi de... Tesla'nın oğlu mu?!
Amy: Dr. Neuman'ın bize bahsettiği, 60 yıl önce bu laboratuvarda çalışan mucit Tesla'mı yani?
Amy: Anlamıyorum. Tesla'nın oğlu kim? Ve neden kurbanı tehdit etsin?
Amy: Evet, doğru dedin, bu kartpostal Beyaz Tepeler'den gönderilmiş, ama nasıl oluyor da...
Amy: Dur biraz, Beyaz Tepeler'li tek kişi var, o da Allen Muir! Sence... Sence Tesla'nın oğlu o mu?
Amy: Bazı benzerlikler olduğunu söyleyebiliriz... Özellikle ikisinin de deli gibi görünmesi!
Amy: Katılıyorum, kaybedecek bir saniyemiz bile yok, Allen'ı tekrar sorgulamalıyız!

Allen'la kurbana gönderdiği kartpostal hakkında konuş.
Amy: Allen, <Rütbe> <İsim> kurbana göndermiş olduğun bu kartpostalı buldu! Sen gerçekten de Albert Tesla'nın oğlu musun?
Allen Muir: Demek gerçeği öğrendin <Rütbe> <İsim>...
Allen: Evet, ben Tesla'nın oğluyum. Bu yüzden buraya gelip David'le konuşmam gerekiyordu.
Amy: Yani anlattığının aksine, David ile asıl buluşmak isteyen sendin, öyle mi? Peki onun babanla ne ilgisi vardı?
Allen: <Rütbe> <İsim>, herkes babamın müthiş bir bilim adamı olduğunu düşünür. Ama ben onu herkesten iyi tanırım! O tehlikeli biriydi, deliydi ve hepsinden önemlisi vicdandan yoksundu!
Allen: Deneyleri annemi delirtti, onun yüzünden bir akıl hastanesinde öldü! Ben de kaçtım, adımı değiştirdim ve ondan kurtulmak için orduya yazıldım! Sonra bir münzevi oldum ve onu bir daha aklıma getirmedim...
Allen: Ta ki bir bilim insanı ekibinin, onun çalışmalarına devam etmek istediğini duyana kadar! Çok geç olmadan onları durmaya ikna etmem gerekiyordu!
Amy: Yani... Babanın çalışmasının yok olmasını sağlamak için David'i öldürdün, öyle mi?
Allen: Ben kimseyi öldürmedim <Rütbe> <İsim>. Anlamı da yok, Çöl er ya da geç hepimizi öldürecek!
Allen: Jeneratörüm bozuldu, bu fırtınayı çıkaramam. Tabii o ordu mensubu onunkini kullanmama izin verirse. Ama kendisi pek dostane değil, o yüzden sonum yakın!

Bir süre sonra...
Amy: <İsim>, sayende hikayenin ana hatları belirginleşmeye başlıyor! Hadi bulduklarımıza bir göz atalım!
Amy: Bir mucit olan Albert Tesla 1960'larda Çöl'e gelir. Bir gün, arkasında bir laboratuvar ve yarım kalan çalışmalar bırakarak ortadan kaybolur.
Amy: Elli yıl sonra Meteor Systems, Tesla'nın çalışmalarını kaldığı yerden devam ettirmek için bir bilim insanı ekibi toplar.
Amy: Tesla'nın oğlu projeyi öğrenir, Çöl'e gelir ve David'i, babasının çalışmalarının deli işi olduğu konusunda uyarır. Hemen sonra da David öldürülür.
Amy: Dr. Neuman, bir tür düşünce okuyucu makine ile ilgili araştırma yapıyordu ve Jess'de David'i öldüren madde üzerine çalışıyordu.
Amy: Peki bu deneyler ne şekilde bağlantılı? David'in cinayetinin bu deneylerle MUTLAKA ilgisi olmalı, ama bunun ne olduğunu hala bilmiyoruz ve zaman da daralıyor!
Amy: Haklısın, suç mahalline geri dönmemiz gerek. Ama dikkatli olmalıyız! Nükleer fırtına ve radyoaktif atıklar derken, yaptığımız araştırmalar bizim sonumuzu getirebilir!

İncele: Çöl Yol Kenarı.
Amy: <İsim>, cinayet mahallinde bulduğun şu gözlük kanla kaplı!
Amy: Haklısın! Bu David'in gözlüğü! Cesedini bulduğumuzda üzerinde olmadığını fark etmemişim bile! Çok iyi yakaladın <İsim!
Amy: Umarım şanslıyızdır da bu kan katile ait çıkar. Hadi bir örnek alalım!
Amy: Peki ya şu beyzbol sopası da nedir? Sapında bir şey var gibi duruyor... Hadi bir örnek alalım!

İncele: Kanlı Gözlük.
Amy: Harikasın <İsim>! David'in gözlüğünden aldığın kan örneğini hemen laboratuvara gönderelim! Eminim vaka da büyük bir gelişme kaydettik!

Analiz et: Kan.
Amy: Yann, <İsim> David'in gözlüğünden bir kan örneği almıştı, ona bakabildin mi?
Yann Toussaint: <İsim>, sen... ayrılmalısın! Şimdi raporu... gördüm... radyasyon seviyesi... tehlikeli boyutta!
Amy: David'in katilini yakalamadan buradan ayrılamayız! Yann, kan hakkında bize ne söyleyebilirsin?!
Yann: Roxie'ye sordum... onayladı... David'in cesedinde... yara yok!
Yann: Kan... David'e ait değil... katilin kanı! ...kan grubunu... tespit ettim... A+!
Amy: Hepsini anlayamadım, ama görünüşe bakılırsa katilin kan grubu A+ imiş! <İsim>, onu yakalamaya çok az kaldı!

İncele: Beyzbol Sopası.
Amy: Beyzbol sopasında iplik parçaları mı buldun <İsim>?
Amy: Haklısın, birisi sopanın sapındaki parmak izlerini silmeye çalışmışa benziyor... Ama seni alt edecek kadar zeki değilmiş! Hadi hemen bu iplikleri laboratuvara gönderelim!

Analiz et: Lifler.
Amy: Yann? <İsim> cinayet mahallindeki beyzbol sopasından iplik örnekleri toplamıştı, bize bu konuda neler söyleyebilirsin?
Yann: <İsim>, bana söz ver... hemen Çöl'ü terk et! Sen... en dayanıklı polissin, ama...
Amy: Yann, anlamıyor musun! Çöl'de her ne olduysa bizi de aşan bir durum var! Çabuk ol, ipliklerle ilgili bulduğun şeyi bize anlat!
Yann: İplikler... biraz tuhaf... rüzgara dayanıklı şal ama... kumaşı... kimyasal olarak zenginleştirilmiş... radyasyon korumalı!
Yann: Şal takan... bir katil!
Amy: Demek katil şal takıyor! İstediği kadar taksın, artık senden gizlenemez <İsim>! Hadi gidip onu yakalayalım!

Amy: <İsim>, karşımıza çıkan tüm güçlükleri alt ederek David'in katilini yakalamaya yetecek kadar kanıt toplamayı başardık! Hadi gidip onu yakalayalım!

Katili Tutukla.
Amy: Jess Prakti, <Rütbe> <İsim> seni David Rosenberg cinayeti nedeniyle tutukluyor!
Jess Prakti: Ne?! Size söyledim, David'in ölümünün tek sorumlusu yine kendisidir! Bu bir kazaydı!
Amy: David'i öldürmekte kullandığı zehirli atık nedeniyle radyasyon hastalığına yakalanmış durumdasın! Hemen itiraf et, bizde seni mahkeme öncesi hastaneye yetiştirelim!
Jess: İyi denemeydi! Çöl'de herkes radyasyon hastalığına yakalanmış durumda! Sen de yakında hissedeceksin <Rütbe> <İsim>, belki de başlamıştır.
Amy: O zaman Meteor Systems'e yazdığın mesajdan bahset. Karen Knight, David'i öldürdüğün için sana teşekkür etti, ama seni Çöl'den kurtarmayı reddetti, değil mi?
Jess: Saçmalık! Çok zorlu koşullarda çok önemli bir çalışma yapıyorum <Rütbe> <İsim>! Bayan Knight ile yalnızca deneylerin nasıl gittiği hakkında irtibat kurdum!
Amy: David'in gözlüğünde sana ait kan bulduk! Ayrıca David'i bayıltmakta kullandığın beyzbol sopasındaki parmak izlerini temizlediğin şal da hala üzerinde!
Jess: Pekala! İtiraf ediyorum! David'i ben öldürdüm! Ama mecburdum, yoksa o bizi öldürecekti!
Jess: Bildiğiniz gibi, Dr. Neuman zihin okuyan bir makine üzerinde çalışıyor. David'in çıktılarını görünce büyük bir korkuya kapıldım... Projeyi yok etmek için bizi öldürecekti!
Amy: Bu bahaneyi de daha önce hiç duymamıştım! Makine destekli telepati ile masum olduğunu söylerken bakalım yargıç ne diyecek!
Jess: Ciddiyim! David, Tesla'nın çalışmalarıyla ilgili ne kadar çok şey öğrendiyse, projeyle ilgili şüpheleri de o kadar katlandı! İşimize köstek olmasına izin veremezdim!
Jess: Çöl girişinde onunla karşılaştığımda, başına vurarak bayılttım ve doğruca radyoaktif birikintinin içine bıraktım! İzlerimi temizlemeye bile uğraşmadım!
Jess: Çöl'e KİMSE gelmez sanıyordum! Belli ki seni hesaba katmamışım <Rütbe> <İsim>...
Amy: Jess, bize bu projeyle ilgili bildiğin her şeyi anlatmalısın! Karen Knight bir kaçak! Onu bulmamızda yardım edersen, cezanda indirime gidilir.
Jess: Artık çok geç <Rütbe> <İsim>! Sayemde proje çoktan tamamlandı! David yolumuzun üzerindeki son engeldi. Yaptığımız çalışma tüm dünyayı değiştirecek!
Amy: Senin dünyanda bir hapis hücresiyle sınırlanacak Jess. David Rosenberg'i öldürmek suçunda tutuklusun!

Edward Dante: Jess Prekti, David Rosenberg cinayeti nedeniyle mahkeme karşısındasınız. Burada, bilimsel projenizi sabote etmeye çalıştığı için kendisini nükleer atık havuzuna ittiğiniz yazıyor.
Dante: Biraz sert bir disiplin cezası olmamış mı Bayan Prakti? Kovsanız yeterdi.
Jess: Anlamıyorsunuz Sayın Yargıç! Bu nefsi müdafaaydı! David, milyonlarca insanın hayatını kurtaracak bir projeyi durdurmak için bizi öldürecekti!
Dante: Ama o değerli projeniz David'in hayatını kurtarmadı. Otuz yıl hapis cezasına çarptırıldınız. Mahkeme sona ermiştir!
Jess: Kimse bilimin gelişmesini durduramaz! Bu iş henüz bitmedi! Çok yakında, neler başardığımızı herkes görecek!

Amy: <İsim>, Jess'in mahkemesinden gelen raporu okudum. Otuz yıl hapisle cezalandırılmış.
Amy: David Rosenberg'i kimin öldürdüğünü bulmuş olmana rağmen hala yanıt bekleyen birçok soru var!
Amy: Meteor Systems'in Çöl'de başlattığı bu büyük proje ne? Karen'ın buraya gelmesinin sebebi bu olmalı, onları yakalamak için gerekli ipucu bu proje olabilir!
Amy: Peki Frank neden soruşturmaya yardım etti? Günahlarından arınmak mı istiyordu yoksa sandığımızın aksine suçlu olan o değil mi?
Amy: Katılıyorum <İsim>, bu iş daha bitmedi! Nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olursak olalım, yanıtlara ulaşmadan Çöl'den ayrılamayız! Önümüzde çok uzun bir yol var!

Son 1

Amy Young: <İsim>, karakolu arayıp geri dönmeyeceğimizi haber verelim. Hannah'yı arıyorum.
Amy: Hannah? Bizi duyabiliyor musun?
Hannah Choi: Eskisinden daha iyi! Hat sinyalini güçlendirmeyi başardım, artık sana daha iyi yardımcı olabileceğiz <İsim>!
Amy: Teşekkürler! Yeniden eksiksiz cümle duyabilmek çok güzel!
Amy: Özellikle Çöl'de geçirdiğimiz bunca vakitten sonra. <İsim> David'in cinayetini çözdü ama Karen ile Frank halen firari. Onları yakalamadan geri dönemeyiz!
Hannah: Anlıyorum tabii ama... <İsim>, Yann çok endişeli. Hepimiz endişeliyiz. Radyasyon seviyeleri sen Çöl'e girdiğin andan beridir tavan yaptı!
Amy: O zaman bunun arkasında Karen olmalı! Buraya biz varmadan önce, hem de plütonyumla geldi!
Hannah: Yann, kendinden bir kan örneği alıp göndermeni istiyor <İsim>. Bu sayede radyasyon zehirlenme seviyeni kontrol edebilecek.
Amy: Hannah, yanımızda kan setimiz yok ki! Nasıl göndereceğiz?
Amy: Test sahasına mı bakalım diyorsun <İsim>? Sanırım denemeye değer. Hannah, kısa süre içinde bir örnek göndereceğiz!
Amy: Haklısın <İsim>, Meteor Systems'in burada ne işler çevirdiğini de ortaya çıkarmamız gerek! Jess bunu çok yakında göreceğimizi söyledi... Ama o artık her neyse belki de durdurmak için hala vaktimiz vardır!
Amy: İyi fikir, Allen'la konuşalım. Meteor Systems, Tesla'nın icatlarını yeniden hayata geçiriyorsa, Tesla'nın öz oğlundan başka bize kim yardımcı olabilir? Hadi gidelim!

Allen'dan Tesla'nın planlarıyla ilgili daha çok bilgi iste.
Amy: Allen, <Rütbe> <İsim> babanın çalışmalarıyla ilgili daha çok bilgi edinmek istiyor. Meteor Systems'i durdurmak istiyorsak önce ne planladıklarını öğrenmemiz gerek!
Allen Muir: Size yardım edemem. Babam her şeyini gizli tuttu!
Allen: <Rütbe> <İsim>, ortadan kaybolduktan sonra babamın başına ne geldiğini öğrenmek zorundasın. Bu... Burada yaşanmış tüm kötülüklerin arkasında onun olduğuna adım gibi eminim!
Amy: "Kötülükler" derken? Çöl'de olanlardan mı bahsediyorsun?
Allen: Hayır, 1961'den bu yana, yani babamın ortadan kaybolmasından sonra Pasifik Koyu'nda yaşanan kötülüklerden! Tüm bu cinayetler, suçlular... Bunun doğaya aykırı olduğunu görmüyor musunuz?!
Amy: Bazı insanlar korkunç yerler yapar Allen. Ama sanm...
Allen: Babamın laboratuvarını ara <Rütbe> <İsim>! 1961'de başına ne geldiğini öğren, o zaman doğruyu söylediğimi anlayacaksın!
(Allen ile konuştuktan sonra)
Amy: Bu biraz... tuhaftı. Allen gerçekten Pasifik Koyu'ndaki yüksek suç oranlarının babasının ortadan kaybolmasıyla ilgili olduğunu mu düşünüyor yani?!
Amy: Sanırım haklısın, öyle ya da böyle, Albert Tesla'nın gerçekten başına ne geldiğini öğrenirsek Meteor Systems'in ne planladığını da ortaya çıkarabiliriz. Hadi Tesla'nın laboratuvarına bir daha bakalım!

Terk Edilmiş Laboratuvar.
Amy: İyi yakaladın <İsim>! Tesla'nın laboratuvarında bir kasa buldun! Hadi bunu açalım!

İncele: Eski Kasa.
Amy: Müthiş, Tesla'nın kasasını açtın! İçinden eski bir film makarası çıktı...
Amy: Etiket de silinmiş... ama bunun sana sorun çıkaracağını sanmam! Pudra takımını getireyim <İsim>!

İncele: Silinmiş Film Makarası.
Amy: Harika, film makarasının üzerindeki etikette diyor ki: "Albert Tesla - Deney #49". 1961 yılına ait!
Amy: Haklısın, Allen babasının 1961 yılında ortadan kaybolduğunu söylemişti! Bu film Tesla'nın kaybolduğu yıla ait!
Amy: Ama burada filmi oynatacak bir şey yok... Hadi bunu Hannah'ya gönderelim, o bunu dijital formata dönüştürebilir!

Analiz et: Bilimsel Film.
Amy: Hannah, <İsim> Tesla'nın laboratuvarında bir film bulmuştu, onu dijital ortama aktarabildin mi?
Hannah Choi: Evet ve gözlerinize inanamayacaksınız! Videoyu telefonunuza gönderdim, bir bakın!

-Film görüntüsünün başı...-
Albert Tesla: 30 Ocak 1961. Albert Tesla konuşuyor. Bu benim SB'ye yani süper bilgisayara zihnimi yükleme girişiminin 49. ve umarım son denemesi.
Tesla: Bu, bilim tarihinde dev bir çığır açacak! Makine ve insan nihayet bir araya gelecek... olasılıkların ucu bucağı yok!
Tesla: Bildiğimiz dünya tamamen değişecek. Sonsuza kadar... Tabii makine çalışırsa.

-Kamera görüntüsünün sonu...-
Amy: Doğru mu duydum <İsim>? Albert Tesla, bu bilgisayara beynini mi yüklemeye çalışıyormuş?
Amy: Kulağa zırdeli işi gibi geliyor ama... haklısın, Gelişim Vadisi'nde de buna benzer deneylere ŞAHİT olduk. Ama Tesla onlardan yarım asır öndeymiş!
Amy: Baksana <İsim>, acaba diyorum... Yani... Tesla aynı yıl hiç iz bırakmadan ortadan kaybolmadı mı...
Amy: Başarmış olmasın? Belki gerçekten de bir bilgisayara bilincini aktarmış OLMASIN?!
Amy: Biliyorum, kulağa çılgınca geliyor ama... Evet, iyi fikir, gidip Allen'a bu konuyu soralım! Belki o mantıklı bir açıklama bulabilir!

Allen'la Tesla'nın filmi hakkında konuş.
Amy: Allen, <Rütbe> <İsim> babanın 1961 yılına ait bir görüntüsünü buldu.
Amy: Bir süper bilgisayara zihnini yükleme çalıştığını biliyor muydun?!
Allen: Onun deneyleri hakkında konuşmak istemiyorum. Bilim ailemizi paramparça etti, eğer kontrol edemezsek dünyayı da harap edecek!
Amy: Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz. Eğer babanın deneyleri ile ilgili bize bir şey söyleyebilec...
Allen: Onun deneyleri ile ilgili bir şey bilmiyorum, bilmek de istemiyorum! Şu parayı al <Rütbe> <İsim>. Bunu laboratuvarında buldum, çalışmalarını yok etmede kullanabileceksen, bir dakika durma!

İncele: Test Sahası.
Amy: Nefes almak zorlaştı mı, yoksa bana mı öyle geliyor? Radyasyon seviyesinin bizi bu denli etkileyebileceğini düşünmemiştim! Ben biraz korkmaya başladım <İsim>...
Amy: Buradan bir an önce gitmek için daha hızlı çalışmalıyız! Hadi şu bulduğun test mankeni kutusuna bir bakalım!

İncele: Çarpışma Testi Mankeni.
Amy: Bu test mankenlerinin altında bir adet radyasyon seti buldun <İsim>! Her şey aleyhimize işlese de sen ne yapıp edip bir yolunu buluyorsun!
Amy: Artık kan örneği alıp Yann'a gönderebiliriz, böylece radyasyon seviyelerimizi kontrol edebilir!
Amy: Kan tutmasının sırası değil... Kolunu uzat <İsim>, bir miktar kan alacağım!

-Küçük bir iğne sonrasında...-
Amy: İşte bu kadar! Umarım canın yanmamıştır <İsim>?
Amy: Hadi bu şişeleri laboratuvara gönderelim ve Yann'ın bize güzel haberler vermesini umalım!

Analiz et: Kan Şişeleri.
Amy: Yann, <İsim> sana kan örneklerimizi gönderdi, eline geçti mi? Bize iyi haberler verecek misin?
Yann Toussaint: ...korkarım hayır. <İsim>, radyasyon seviyeniz tahminimden daha da kötü çıktı!
Yann: Lütfen karakola geri dönün! Orayı hemen terk edin. HEMEN. Çok geç olmadan...
Amy: Yann, Frank ve Karen buradayken ayrılamayız! Meteor Systems'in ne planladığını öğrenmeden hiçbir yere gidemeyiz!
Yann: Ama buna intihar derler <İsim>!
Yann: Özür dilerim, bağırmamalıydım. Ben... Radyasyonun kanınızdan çıkarmaya yarayacak bir tedavi bulmaya çalışacağım. Ama başarılı olacağım garantisini veremem, üstelik zaman da alacak!
Amy: Başaracağından eminim Yann!
Yann: Anlamıyorsunuz. Eğer bu tedavi üç gün içinde hazır olmazsa... <İsim>, öleceksiniz!
Amy: Ne... ne demek öleceksiniz?! Biz... Bu doğru olamaz!
Yann: Tedavi üzerinde olabildiğim kadar hızlı çalışacağım. <İsim>, dikkatli ol ve her an erişebilmem için lütfen telefonunun şarjını sürekli dolu tut!
Amy: Ben... Yann'ın söylediklerine inanamıyorum! B... Ben radyasyon zehirlenmesinden ölmek istemiyorum <İsim>!
Amy: Haklısın, işimiz bitmeden burayı terk edemeyiz. Umarım iyileşiriz <İsim>!
Amy: Katılıyorum, yapmamız gereken ilk iş, telefonlarımızın şarjını dolu tutmak. Yedek pile ihtiyacımız var... Acaba Andy bize yardım edebilir mi? Hadi gidip soralım!

Andy'den yardım iste.
Amy: Andy, <Rütbe> <İsim>'in yardımına ihtiyacı var! Sende kullanabileceğimiz pil var mı?
Andy Pascal: Demek Çöl'de kalmaya karar verdin. Ya tamamen keçileri kaçırdın, <Rütbe> <İsim> ya da aşırı cesursun!
Andy: Her iki koşulda da pillerimi alıp kullanabilirsin. Artık onlara ihtiyacım kalmadı. Kum fırtınasını filme aldım, çok geç olmadan buradan gidiyorum!
Andy: Lütfen kendine dikkat et <Rütbe> <İsim>. Burada yaklaşmakta olan bir kötülük var ve bahsettiğim şey fırtına değil!
Andy: Rüzgarın bizi uyarmaya çalıştığını duymuyor musun? Birisi, Çöl'ün tam göbeğinde bir hainlik peşinde!
Andy: Al, bunlar benim son kumanyam. Eğer hayatına değer veriyorsan <Rütbe> <İsim>, fırsat varken hemen buradan ayrıl!

Daha sonra...
Amy: <İsim>, Yann'ın bize söylediklerine inanamıyorum... Radyasyon zehirlenmemize üç gün içerisinde tedavi geliştiremezse, biz... yani ikimiz...
Amy: O sözcüğü ağzıma alamıyorum bile <İsim>! Çok korkuyorum!
Amy: Haklısın, kendimizi toparlamamız gerek. Burada yaşananlar kişisel güvenliğimizden çok daha önemli!
Amy: Özellikle, çılgınca olsun ya da olmasın, ya Tesla ile ilgili keşfettiğimiz şey doğru çıkarsa! Hem... Gelişim Vadisi'nde inanılmaz şeylerle karşılaştık, Meteor Systems'in neler yapabileceğinin farkındayız!
Amy: Kim bilir, belki de Tesla GERÇEKTEN bir bilgisayara bilincini yüklemeyi başarmış ve Meteor Systems'te bir şekilde bunu kullanmak istiyor olabilir... Evet, kulağa hala delice geliyor. Ama bu bulmacayı çözmeliyiz!
Amy: İyi fikir, cinayet mahalline geri dönelim ve etrafa son bir kez daha göz atalım. Hadi gidelim!

İncele: Çöl Girişi.
Amy: Paramparça kağıt mı buldun <İsim>? Kaybedecek vaktimiz yok. Hemen toparlayalım!

İncele: Paramparça Resim.
Amy: <İsim>, yine bir uydu resmini bir araya getirdin! Bak, bu Meteor Systems'in Merkezi!
Amy: Yani artık Meteos Systems'in Çöl'de gizli bir üssü olduğunu biliyoruz! Tek sorun, onu nasıl bulacağız?!
Amy: İyi bir öneri <İsim>. General Freeman bize yardım edebilir. Ne de olsa, gizli üslerin yerini belirleme işinde eski bir askerden daha iyisini mi bulacaksın?

General'den merkezin yerini bulma konusunda yardım iste.
Amy: General Freeman, neyse ki hala buradasınız. <Rütbe> <İsim>'in yardımınıza ihtiyacı var.
General Freeman: Tavsiyelerimi dinlemiyorsunuz ki, ne diye size yardım edeyim?
Amy: Çünkü Meteor Systems'in artık neyin peşinde olduğunu biliyoruz ve onları durdurmak istiyoruz! Siz eskiden askerdiniz, ülkeyi güvenli hale getirmenin ne demek olduğunu bilirsiniz!
Amy: Meteor Systems'in gizli üssünü gösteren bir uydu resmine ulaştık. ama tam koordinatları bilmemiz gerekiyor, yoksa asla bulamayız!
Freeman: Size yolu gösterebilirim, ama ben o üsse asla girmem <Rütbe> <İsim>. Meteor Systems'te çalışma teklifini zaten daha en başından kabul etmemeliydim. O insanlar şeytan!
Amy: Bizde bu yüzden onları durdurmak istiyoruz General!
Freeman: <Rütbe> <İsim>, ülken seninle gurur duyuyor. Merkezin nerede olduğunu sana göstereceğim. Ama önce şu kıyafetleri giy; Meteor Systems'in karşısına çıkmak istiyorsan, her türlü güvenlik önlemini almalısın!

Daha sonra...
Amy: İşte geldik! Meteor Systems'in merkezi! General Freeman yalan söylememiş <İsim>! İşte bulduk!
Karen Knight: Gelmekle ne iyi ettin <Rütbe> <İsim>. Bizde seni bekliyorduk!
Amy: Karen?!
Karen: Sakın silahını doğrultayım deme küçük kız. Usul usul yaklaş <Rütbe> <İsim>. Şu andan itibaren artık bizim esirimizsin.

Also on Fandom

Random Wiki